Anasayfaİletişim
  
English

Ermenistan'da Türkiye Ýmajý

Hatem CABBARLI*
ERMENİ ARAŞTIRMALARI, Sayı 7, Sonbahar 2002

 ��������="justify"> Turkey’s Image In Armenia

 

Abstract: This article will evaluate Armenian’s opinion about Turkey/Turks through analyzing Armenian history and identity. After Armenia was occupied by Bolsheviks and became a part of the Soviet Union, Turkey’s relations with Armenia were cut off. However, with the independence of Armenia a new period was opened in Turkish-Armenian relations and this article will particularly focus on this period. To normalize the relations between the two nations required that they should get to know each other. 

Keywords: Armenian, Armenia, Kocharian, Ter-Petrosian, National identity, Yerevan, Ottoman, propaganda.

Anahtar Kelimeler:Ermeni, Ermenistan, Koçaryan, Ter-Petrosyan, Milli Kimlik, Erivan, Osmanl?, Propaganda

G?R??

Her devletin uluslararas? alanda bir imaj olu?turma özelli?i vard?r. Bu, bütün devletler için kal?pla?m?? ?ekilde olmay?p, farkl? ?ekillerde de ortaya ç?kabilir. Bu özellik her ?eyden önce, tarihi geli?me sürecinde devletlerin izledi?i siyasî, ekonomik ve kültürel politikayla ba?l?d?r. Devletlerin izledikleri bu politika dünya kamuoyunda onun imaj?n? olu?turan ba?l?ca göstergelerden biridir. Bugünün ko?ullar? içerisinde bas?n, radyo ve televizyon herhangi bir devletin imaj olu?turma özelli?ini etkilemektedir.[1]

Bu makalede yüzy?llarca Türklerle iç içe ya?am?? Ermenilerin (?imdiki Ermenistan’?n) Türkiye/Türkler hakk?ndaki dü?ünceleri, tutumlar? ve tarihi psikolojik görü?leri incelenmi?tir. Konuyu ara?t?r?rken öncelikle Ermeni tarihine de?inilmi?, Ermenilerin kim olduklar?, dili ve kültürü konusundan k?saca söz edilmi? ve Osmanl?n?n son dönemlerinde devlete kar?? tutumlar? ara?t?r?lm??t?r.

1920’de Ermenistan, Bol?evik Rusya taraf?ndan i?gal edilerek SSCB’ye kat?ld?ktan sonra Türkiye-Ermenistan ili?kilerinde bir kopukluk olmu?tur.  Ancak Sovyetler Birli?i’nin çökmesinden sonra Ermenistan Yüksek Sovyeti’nin 23 A?ustos 1990’da ba??ms?zl?k karar? almas?yla Türk-Ermeni ili?kileri yeni bir döneme girdi. Konu a??rl?kl? olarak bu dönemden sonra ele al?nacak ve Ermenilerin Türkiye’yi  alg?lay?? ?ekli, izledi?i politika ve millî görü?leri incelenecektir.

ERMEN? TAR?H? VE K?ML???NE KISA B?R BAKI?
Ermeni toplumunun tarihi hakk?nda Ermeni ve yabanc? tarihçiler aras?nda tam bir görü? birli?i yoktur. Bölgede yerle?ik halklar M.Ö. 516 y?l?nda Aras Nehri bölgesini Medler’den alarak 200 y?l süreyle ?ran’?n bir vilâyeti olarak ?ran Valileri taraf?ndan yönetilmi?tir. ?psos Sava??’ndan sonra Ermenilerin ya?ad?klar? bölgeler ?skender’in komutanlar?ndan Selefküs’ün eline geçmi?tir. Bölge daha sonra M.Ö. 248 y?l?nda Part hükümdar? Arsak taraf?ndan yönetilmi?tir. Saka Türklerinin Parn boyundan olan Arsak, eski O?uz ve Türkmen soyundan gelmi?tir.

Ermeni tarihinde Ermenilerin bir millet olarak M.Ö. I.-II. yüzy?llarda Da?l?k Ermenistan’da ya?ayan soylar?n birle?mesinden ortaya ç?kt??? ifade edilse de bu soylar?n adlar? verilmemektedir.[2] Ermeniler, kendilerinin kadim bir millet olduklar?n? kan?tlamak için tarihi kaynaklardan daha çok efsane ve mitolojiye dayanm??, bunun için de dil ve din faktörünü öne ç?karm??t?r.

Ermeniler XI. yüzy?l?n ortalar?na kadar evvela Kafkasya bölgesine, daha sonra Kafkasya’dan bat?ya ve güneye yay?larak geni? bir alanda, bu bölgelerde egemen olan büyük devletlere ba?l? kalmak suretiyle dil, din, gelenek ve varl?klar?n? korumak için sürekli çabalarda bulunmu?, ancak ba??ms?z bir millet olma olana??n? elde edememi?tir.[3]

Tarihlerini M.Ö. XVIII-XX. yüzy?la kadar geriye götürme kompleksi içinde olan Ermeni tarihçilerden  Ayvazyan, Ermenilerin ‘4000’ y?ll?k tarihini yazm??, ancak nedense sadece Urartu devleti konusunda geni? bilgi vermi?tir. Ermeni bilim adamlar? Urartu devletinin kendilerine ait oldu?unu iddia etseler de bir çok tan?nm?? tarihçi bunun aksini iddia etmektedir.[4]

XIX. yüzy?lda Kafkasya’ya seyahat eden Frans?z bilim adam? De Bay, Eçmiadzin Kilisesini ziyaret ederken, Ermeniler ona baz? e?yalar? göstererek, Ermeni tarihi ve kültürünün kadimli?ini göstermek istemi?tir. Ancak Bay, e?yalar?n en çok 100-150 y?ll?k oldu?unu tespit etmi? ve bu konuda görü? bildirdikten sonra Ermeni gazeteleri ona kar?? hakarete varacak ifadeler kullanmaktan çekinmemi?tir.[5]

Hanrish Pudor, Ermenilerin H?ristiyan olmakla beraber Sami ?rk?ndan oldu?unu, en göze batan niteliklerinin burunlar?n?n kambur, kal?n ve kaba oldu?unu, L. Sufer, Ermenilerin Yahudiler ile Hititlerden geldi?ini, S. Valsinger, Ermeni ve Yahudiler aras?nda göze çarpan benzerlik oldu?unu, bu benzerli?in bedensel benzerli?in yan? s?ra ticarete olan yak?nl?klar? ile de kan?tland???n?, J. Deniker, Ermenilerin esasen kar???k bir ?rk oldu?unu, bunlar aras?nda Hindu-Afgan-Asuri ve Türk ?rklar?ndan ortak noktalar oldu?unu, Robart De Gais, Orta Asya ve Pamir yaylalar?ndan gelen Aryen boylar? ve Mezopotamya’dan kuzeye ç?kan Sami ?rk?na mensup a?iretlerin kar???m? olduklar?n? öne sürmü?tür.[6]

Rus kayna??na göre Ermeniler Babil ve Yahudilerle kar???k bir ?rkt?r. Antropolojik de?erlere göre onlar k?sa kafatasl?d?r. ?antr, Erkert ve Pantyukhov’un de?erlendirmelerine göre Ermeniler Da? Yahudileri ve Asurilere daha çok benzemektedir.[7] Bu kayna??n Ermenilere dayanarak verdi?i bilgiye göre Ermenilerin bir k?sm?n? ise asimile olmu? Çingeneler olu?turmaktad?r. Kaynak, Petersburg Üniversitesi’nin Profesörü Kerobe Patkanyan’?n, ?air Alamdaryan’?n ve Ganeso?lu’nun Ermenile?mi? Çingeneler oldu?unu iddia etmektedir.[8] 

Ermeniler, kendilerinin Kafkasya’n?n yerlisi olduklar?n? iddia etseler de ait olduklar? dil gurubu bak?m?ndan bunun aksi bir görü?ü savunmak mümkündür. Ermeni dili Hint-Avrupa dillerinin do?u grubuna aittir. Bu sistemde Ermeni dilinin kendine has özelli?i vard?r. Ermeni dili M.S. IV. yüzy?l?n sonlar? ve V. yüzy?l?n ba?lar?nda yaz? ?eklini alm??t?r. Baz? bak?mlardan Ermeni dili özellikle Hint-Avrupa dillerinden Snaskritçeye (eski Hint yaz?s?), Latince’ye, Yunanca’ya, eski Slavca’ya ve eski Almanca’ya yak?nd?r.[9]     

OSMANLININ SON DÖNEMLER?NDE ERMEN? SORUNUNUN ORTAYA ÇIKI?I

1877-1878 Osmanl?-Rus Sava??’na kadar ‘millet-i sad?ka’ olarak bilinen Ermeniler Ayastefanos Anla?mas?’ndan sonra Osmanl? Devleti’nin son y?llar?na kadar en çok sorun ç?karan tebaa olmu?tur. Ayastefanos Antla?mas?’n?n imzalanaca?? s?rada Ermeni Patri?i Nerses Varjabedyan ba?kanl???nda toplanan Ermeni Meclisi, Rus ordusunu kendilerinin kurtar?c?s? gibi kabul ederek Rus Çar?’na ba?vurmay? kararla?t?rd?. Osmanl? ve Rusya aras?nda 31 Mart 1878’de yap?lan bar?? görü?melerinde Ermeniler tart??ma konusu olmam??t?. Ancak Osmanl? Ermenileri, kendi ç?karlar?n?n görü?melerde gündeme ta??nmas? için Ba?piskopos taraf?ndan görevlendirilen Rahip Kevork Vartabet Rusjukliyan ve Osmanl? murahhas heyetinde bulunan Stephan Aslanyan Pa?a ve Hovannes Efendi’yi görevlendirdi.[10] Anla?ma metni haz?rland??? zaman Ruslar, Ermenilerle ilgili olan bir maddenin kabul edilmesini ba?ard?lar. Buna göre Ayastefanos Anla?mas?’n?n 16. maddesi gere?ince Osmanl?, Ermenilerin can ve mal güvenli?ini korumay? taahhüt etti.

Ayastefanos Anla?mas?’n?n ?artlar? ?ngiltere’nin ç?karlar?na ters dü?tü?ü için Osmanl? ile görü?erek Rusya’ya kar?? savunaca??n? bildirdi ve yeni bar?? konferans?n?n toplanmas?n? teklif etti. Büyük devletlerin görü?melerinden sonra konferans?n Berlin’de toplanmas?na karar verildi. Berlin Konferans?’n?n kararlar?nda Ermeni meselesi 61. maddede ele al?nd?. Daha Berlin Konferans? ba?lamadan önce Ermeniler Hrimyan Mkrtiç-Ayrik, Horen Harbey ve Minas Çeraz Papazyan’? temsilci olarak Berlin’e gönderdi. Temsilciler Berlin’e gitmeden önce yap?lan bir toplant?da Ermeniler, Hrimyan’dan Ermenice’den ba?ka bir dil bilmedi?ini ve konferansta hangi dilde konu?aca??n? sordukta, ‘Ben göz ya?lar? dilinde konu?aca??m’ diye cevap vermi?ti.[11]

Berlin Konferans?’ndan Birinci Dünya Sava??’n?n sonlar?na kadar büyük devletler ?stanbul’daki elçilikleri vas?tas? ile Ermeniler lehindeki talep ve zorlamalar?n? aral?ks?z olarak sürdürdüler.

Birinci Dünya Sava??’n?n ba?lamas?yla, Osmanl? ülkeyi savunmak için 2 A?ustos 1914’te seferberlik ilân ederek, me?rutiyet anayasas?na göre askere al?nmalar? mümkün hâle gelmi? az?nl?klar-Ermeniler dahil-vatanda?lar? silah alt?na ça??rd?. Patrikhane ve Ermeni komiteleri seferberlik ça?r?s?na bir yandan ?eklen olumlu tav?r tak?n?rken, bir yandan da te?kilatlar?na, dü?man?n ilerlemesi hâlinde hizmete haz?r olmak üzere çeteler te?kilini, askere al?nanlar?n silahlar? ile birlikte bu çetelere kat?lmalar?n? tebli? etmeye ba?lad?.

Ermenilerin Kafkasya cephesinde Rus ordular? ile i?birli?i yaparak Osmanl?ya kar?? sava?mas?, ula??m ve haberle?me yollar?n? kapatmas? Osmanl? ordusunu güç duruma dü?ürdü. Bu durum kar??s?nda Ba?kumandanl?k cephe bölgesinde Ruslarla i?birli?i içinde bulunan Ermenilerin ba?ka bölgelere göç ettirilmesi için 25 ?ubat 1915 ve 26 May?s 1915 tarihli kararlar? kabul etti.[12] Sonradan bu kararlar Ermeniler taraf?ndan dünya kamuoyuna soyk?r?m belgesi olarak tan?t?lmaya ba?lad? ve bugüne kadar da bunun propagandas? yap?lmaktad?r. 1920’de Ermenistan Cumhuriyeti’nin Bol?evikler taraf?ndan i?gal edilmesinden ve 1923’te Türkiye Cumhuriyeti kurulduktan sonra Ermenilerin sözde soyk?r?m propagandas? 1960’l? y?llara kadar bir kesintiye u?ram??, ancak 1965’te Ermenistan’?n resmi olarak sözde soyk?r?m anma törenleri düzenlemesinin ard?ndan ‘soyk?r?m’ propagandas? yeniden canl?l?k kazanm??t?r.

TAR?H? SÜREÇTE ERMEN?LER?N K?ML?K P?S?KOLOJ?S?

Ermeniler ‘Ben kimim?’ sorusunu yan?tlarken kendi geçmi?lerini Nuh Peygambere kadar dayatmakta, H?ristiyanl??? ilk kabul eden topluluk olarak övünmekte[13], kendi tarihlerini inan?lmaz derecede abartarak, dünya medeniyetini-yaz?y?, astrolojiyi, bak?r ve demir madencili?ini kendilerinin ke?fetti?ini ve dünyada insan hayat?n?n Gökçe Gölü sahilinden ba?lad???n? iddia etmektedir.[14] Ermenilerin kimlik psikolojisini incelemek için Ermeni tarihindeki geli?meleri ele almakta yarar vard?r. Ermeniler, yüzy?llar boyunca tebaa  psikolojisini ya?am?? bir millettir. Ermeniler, XI.-XIV. yüzy?llarda Kilikya Çarl???’n? kurma yetene?ine sahip olmu? ve bu devletin çökü?ünden XX. yüzy?l?n ba?lar?na kadar ba??ms?z bir devlet  kuramam?? ve Kilikya Çarl??? tarihini inan?lmaz derecede abartm??t?r.[15] Ermeniler tarihlerini oldu?u gibi de?il, görmek istedikleri gibi yazm?? ve bunun propagandas?n? yapm??t?r. Ya?ad?klar? co?rafyada Bizans, Roma, Pers, Arap, Selçuk ve Osmanl? gibi büyük imparatorluk ve devlet kurmu? milletlerin çevresinde kendilerini zay?f ve ba?ar?s?z olarak gören Ermeniler 700 y?ll?k kompleksten kurtulabilmek için kendilerini yüce ve büyük millet olduklar?na inand?rmaya çal??m??t?r.[16] Hay Tad ideologlar?ndan olan ve a??r? milliyetçi görü?leri ile tan?nan yazar Zori Balayan, Erivan’?n (Ermenice Yerevan) 2702 y?l önce in?a edildi?ini ifade etmektedir. Balayan’a göre Erivan, Roma ve Babil kadar antik bir kenttir.[17]

Erivan (Yerevan) toponimini aç?klamaya çal??an Balayan, birbiri ile çeli?kili iki iddia ileri sürmektedir. ‘...Efsaneye göre Nuh Peygamber tufandan sonra ilk gördü?ü  bir kara parças?na ‘Erevume’-‘Gözüküyor’ diye ba??rm?? ve bu kara parças?n?n ad? Yerevan olarak kalm??t?r’.[18] (Balayan, ayn? zamanda sat?r aras?nda Nuh Peygamberin Ermeni oldu?unu (!) söylemektedir). Hemen sonra ise ‘Menua’n?n o?lu Çar Argu?ti bu kaleyi in?a etti ve buraya Erebuni ad?n? verdi’ diye yazmaktad?r.[19] Balayan kendisini Ermeni tarihini övmeye o kadar kapt?rm?? ki bazen büyük gaf yapt???n?n fark?na varmamaktad?r. Örne?in, Erivan hakk?nda bilgi verirken  önceki iddialar?n?n tam tersine ‘Buran?n (Erivan’?n) sakinleri göçmenlerdir.  Gerçek Erivan’l? yoktur.’[20] ifadesini kullanm??t?r.

XVIII. yüzy?lda Avrupa’da ba?layan Rönesans ve Reform hareketleri Osmanl?’da ya?ayan gayri Müslimlerin de ayr?mc?l?k faaliyetlerinin ba?lamas?na neden oldu.[21] XIX. yüzy?l?n ikinci yar?s?ndan itibaren özellikle Osmanl?’da ya?ayan ve ticaretle u?ra?an Ermenilerin zenginle?mesi Ermeni millî burjuvas?n?n temelini olu?turmaya ba?lad?. Bu, ayn? zamanda Ermenilerin millî dü?üncelerinin geli?mesine yard?mc? oldu. Özellikle Birinci Dünya Sava?? y?llar?nda ba??ms?z devlet kurma f?rsat?n? kollayan Ermeniler Bat? devletlerinin deste?i ile isyan ç?kararak Osmanl?’y? zor duruma dü?ürdüler.

XX. yüzy?l?n ba?lar?ndan itibaren ayr?mc?l?k faaliyetlerinde bulunan Ermeniler, Avrupa ve Amerika’n?n deste?ini kazanmak için Osmanl?’n?n 1915 y?l?nda Ermenilerin ayr?mc? faaliyetlerinin kar??s?n? almak amac?yla kabul etti?i tehcir karar?n? f?rsat bilerek sözde soyk?r?m propagandas?na ba?lad?lar. Ermenilerin, özellikle de Ermeni diasporas?n?n sözde soyk?r?m propagandas? faaliyetlerini de?erlendirirken, milli kimli?ini, gelenek ve göreneklerini koruma içgüdüsünden çok, duygu sömürüsü yaparak Avrupa ve Amerika’da daha rahat bir hayat ya?amas? için ma?durluk izlenimi b?rakt?klar?n? söylemek mümkündür. Özellikle ?kinci Dünya Sava??’ndan sonra insan haklar? kavram?n?n ulus devletler ve uluslararas? kamuoyunda yer edinmesinden bugüne kadar Ermeniler bundan fazlas?yla yararlanm??t?r. Ara?t?rmac? psikiyatris yazar Erol Göka ise diapora Ermenilerinin psikolojik durumunu ?öyle ifade etmi?tir. ‘...Diaspora Ermenileri için, ya?ad?klar? zengin Bat? ülkesinin kimli?ine  sar?lmak d???nda, bir ulusal kimlik ?ans? hiç yoktur ama grup (cemaat) kimlikleri aç?s?ndan  Türk dü?manl??? ve intikam duygular?  kurucu bir i?leve sahip olabilir. Grup kimli?ine sahip olman?n  ve ma?duriyet psikolojisinin avantajlar?n? Türk dü?manl??? sayesinde ya?ayabilirler...’[22]

Ermenistan’da ya?ayan Ermeniler ise k?sa da olsa bir ba??ms?zl?k dönemi (1918-1920) ya?am??, daha sonra ise Bol?evik Rusya taraf?ndan i?gal edilmi? ve 1991’de tekrar ba??ms?zl???na kavu?mu?tur. 1965’e kadar Ermenistan’da soyk?r?m konusu fazla gündeme ta??nmasa da tamamen unutulmam??t?r. Özellikle 1965’te sözde Ermeni soyk?r?m?n?n 50. y?ldönümü anma törenlerine izin verilmesinden sonra Ermenistan kamuoyunda Türk dü?manl??? psikolojisi yer edinmeye ba?lad?.[23]

Ermeniler hiçbir zaman bugünkü Ermenistan s?n?rlar?nda toplu halde ya?amam??t?r. Ermeniler XIX. yüzy?l?n sonu XX. yüzy?l?n ba?lar?ndan itibaren Osmanl? ve ?ran’dan göç ederek Kafkasya’daki Müslüman Türk nüfusu s?k??t?rmaya ba?lad?. Özellikle 1918-1920 Ermenistan Cumhuriyeti Erivan, Zengibasar, Vedi, Gümrü, Gökçe’de ya?ayan Azerbaycan Türklerini göçe mecbur etti. 1918’de Ermenistan Cumhuriyeti ilân edildi?inde toplam nüfusun %50’sini Ermeniler olu?tururken bugün nüfus oran? %98 olarak Ermenilerin lehine de?i?mi?tir.[24] 1948-1953 y?llar? aras?nda Ermenistan’dan 144.654 Azerbaycan Türkü Azerbaycan’a göç ettirildi ve yurtd???nda ya?ayan Ermeniler bu bölgelere yerle?tirildi.[25] Disporada ya?ayan Ermenilerin Ermenistan’a göç ettirilmesi politikas?na 1930’lu y?llarda ba?land?. Buna göre, Ermenistan’da ya?ayan Azerbaycan Türklerinin göç ettirilmesi sonucunda Ermenilerin say?s? artt?r?lacak ve daha sonra Ermenistan topraklar?n?n yetersizli?i  konusu gündeme ta??nacak ve Do?u Anadolu’nun Ermenistan’a verilmesi talep edilecekti.[26]

Bu gün dünyadaki Ermeni nüfusunun (7.5 milyon) 2/3’sinden fazlas? Ermenistan d???nda bulunmaktad?r. Baz? istatistiklere göre Ermenistan’da en fazla 1.200.000, Rusya’da bir milyon civar?nda, Gürcistan’da 397.000, ABD’de 1.100 000, Fransa’da 300.000, ?ran’da 200.000, Suriye’de 180.000, Türkiye’de 70.000 ve Lübnan’da 170.000 Ermeni ya?amaktad?r.[27] Yüzy?llar boyunca ba??ms?z devlet kurma hayalleri ile ya?am?? Ermenilerin bugün ilk f?rsatta Ermenistan’dan göç etmesinin nedenlerini ekonomik sorunlar?n yan? s?ra yurt d???nda ya?ama bilinci ile aç?klamak mümkündür.

Ermenilerin milli kimliklerinin ve de?erlerinin korunmas?nda Ermeni kilisesinin faaliyeti büyük önem ta??maktad?r. XI. yüzy?la kadar Ermenistan Katogikoslu?u unvan?na sahip olan kilise, Ermenilerin Orta Do?u ve Kafkasya’ya göç etmesinden sonra bu unvan? de?il, etnik grubu ifade eden Ermeni Katogikoslu?u ad?n? ald?. Devlet kurumuna sahip olmayan Ermeniler kiliseye bir anlamda devlet statüsü vermi? ve kararlar?n? kabul etmi?tir.[28] Ünlü Rus yazar? Veliçko, ?stanbul ve Eçmiadzin Katogikoslu?u’nu devlet içinde ‘teokratik devlet’ olarak tan?mlam??t?r.[29]

Rusya’da ya?ayan Ermeni Piskoposu ?osif, 1799’da yay?mlanan ‘Ermeni Kilisesinin H?ristiyan Mezhebi’ adl? kitab?nda Rus Kilisesinin deste?ini almak için monofizit görü?lerini gizlemeye çal??m??t?r. Anianskiy ise 1900’de yay?mlanan ‘Ermeni Kilisesinin Tarihi’ adl? çal??mas?nda Ermenilerin monofizit görü?lerini yakla??k 200 y?l gizleyebildiklerini ifade ederek, Ermeni H?ristiyan mezhebinin gerçeklerini aç?klam??t?r.[30] Ermeni kilisesinin Gregoryen mezhebini benimsemesi ve bu nedenle H?ristiyan dünyas? taraf?ndan d??lanmas? Ermenilerin din ve milliyetçilik duygular?n? kenetlemi?tir.[31]

Ermenilerin milli kimliklerinin koruyabilmesinin nedenlerinden biri de ya?ad?klar? ülkelerde koloniler kurmalar? ve genellikle bu koloni d???na ç?kmamalar? ile aç?klamak mümkündür. Bu konuda bir ba?ka etken de Ermenilerin ya?ad?klar? ülkelerde kendilerine tan?nm?? ayr?cal?klar olmu?tur. Örne?in Ermeni cemaati Ukrayna’y? yöneten Letonya Prensli?i’nden ekonomik ve sosyal ayr?cal?k haklar? almalar? sayesinde kendi milli kimliklerini koruyabilmi?,[32] Polonya’da ise Ermenilere verilen haklar geri al?nd??? için XVIII. yüzy?ldan sonra Katolikler taraf?ndan k?sa bir zamanda asimle edilmi?tir.[33]

ERMEN?STAN’DA TÜRK?YE/TÜRK ?MAJINI ETK?LEYEN FAKTÖRLER      
Ermenistan’da Türkiye/Türk imaj?n? etkileyen faktörleri a?a??daki alt ba?l?klar olarak gösterebiliriz. 1) Tarihsel olgu, 2) 1918-1920 Birinci Ermenistan Cumhuriyeti’nin Osmanl? ile ili?kileri, 3) 1920-1964 y?llar?nda propaganda faaliyetleri, 4) 1965-1990 y?llar?nda propaganda faaliyetleri ve 5) Ba??ms?zl?k sonras? Ermenistan - Türkiye ili?kileri (1990 2002).

Tarihsel olgu. Ermeni kamuoyunda Türklere kar?? tarihi bir dü?manl?k duygusu yüzy?llar boyunca var olmu?tur. Ermeni tarihinin ‘babas?’ olarak tan?nan Movses Horenatsi ‘Ermeni Tarihi’ isimli kitab?nda yazd???na göre Türkler göçebe hayat? ya?ad???ndan Ermeni Tanr?s? onlara A?r? Da??'n?n eteklerinde ya?ama hakk? (!) verdi. Horenatsi ba?ka bir kaynakta ?öyle demektedir: ‘Her Türkü do?du?u anda ölüme mahkum edin. Onlara do?ulma ?ans? vermeyin. Çünkü do?ulmu? her Türk fesada sebep olur ve bize facia getirir’[34]. Özellikle 1054’te Selçuklar?n,[35] 1512’de ise Osmanl?n?n tebaas? olduktan sonra Ermenilerin bilincinde Türk dü?manl??? yer edinmeye ba?lad?. Ermeni tarihçilere göre Ermenistan’?n bölünmesindeki en önemli nedenlerden biri de Osmanl? ve Safeviler aras?ndaki sava?lar olmu?tur.[36]

1918-1920 Birinci Ermenistan Cumhuriyeti’nin Osmanl? ile ili?kileri. Birinci Dünya Sava??’nda Osmanl?n?n Kafkasya’ya girmesi, Ta?naklara kar?? verilen mücadele bugün de Ermenilerin bilincinde ya?amaktad?r. Birinci Ermenistan Cumhuriyeti konusunda  ara?t?rma yapan Ermeni yazarlar Ta?nak hükümetinin ba?ar?s?zl?klar?n?n nedenlerini Osmanl?n?n ‘emperyalist’ politikas? ile aç?klamaya çal??m??t?r.[37] Osmanl? ile sava? durumunda olan, Gürcistan ve Azerbaycan ile s?n?r sorunlar?n?n devam etti?i ve Sovyet Rusya taraf?ndan i?gal edilmesi tehlikesi ile kar?? kar??ya kalan ve toplam 9.000 km²’lik bir alana sahip olan Ermenistan’?n, 29 Kas?m 1920’de Osmanl? ile yap?lan bar?? görü?melerinde 3 milyon insan?n ya?ad??? 100 bin km²’lik bir alan? kapsayan Van, Malazgirt ve Rize’nin kendilerine verilmesini talep etmesinin denizden denize Ermenistan projesinin bir parças? oldu?unu söyleyebiliriz.[38]

1920 -1964 y?llar?nda propaganda faaliyetleri. Sovyetler Birli?i zaman?nda Ermeniler 1960’l? y?llar?n ortalar?na kadar Türkiye aleyhinde ciddi propaganda yapma f?rsat? bulamam??t?r. Ancak Haziran 1945’te Eçmiadzin Katogikoslu?u seçimleri nedeniyle dünya Ermeni kurulu?lar?n?n ileri gelenleri Eçmiadzinde toplanarak  amaçlar? d???nda siyasi karar alarak Kars ve Ardahan’?n Sovyetler Birli?i taraf?ndan ilhak edilmesini talep etmi?tir. Ermeniler bu taleplerini Temmuz 1945’de Potsdam Konferans?’na da iletmi? ancak sonuç alamam??lard?.[39]  1960’l? y?llar?n ba?lar?nda Udjan köyünde Antranik’in an?t?n?n aç?lmas?na hükümet sessiz kald?ktan sonra propaganda faaliyetleri daha da geni?ledi.  Bu dönemi bir sonraki dönem için sözde soyk?r?m propagandas?n?n altyap?s?n?n haz?rland??? dönem olarak da tan?mlamak mümkündür.

1950’li y?llara kadar Ermenistan’da Türkiyat ara?t?rmalar? merkezi olmam??t?r. Ancak 1954’te Ermenistan Bilimler Akademisi Tarih Enstitüsünde ?arkiyat Kürsüsü aç?lm?? daha sonra ba??ms?z bir bilim dal? olmu? ve 1971’de ?arkiyat Enstitüsüne dönü?türülmü?tür. ?leriki y?llarda ise ?arkiyat Enstitüsünde Türkoloji bölümü geni?letilmi? ve enstitünün önde gelen bölümlerinden biri olmu?tur. Türkoloji Bölümü Türkiye’nin siyasi, sosyal, ekonomik geli?meleri, co?rafyas?, toplumsal yap?s?, tarihi ve kültürü üzerine ara?t?rmalar yapm?? makaleler ve kitaplar yay?nlam??t?r.[40]

1965-1990 y?llar?nda propaganda faaliyetleri. 1965’ten itibaren Ermenistan’?n resmen 24 Nisan sözde Ermeni soyk?r?m?n? anma törenleri düzenlemesi Ermeni kamuoyunda Türk dü?manl???n?n yeni bir dalgas?n? ba?latt?. 1965’e kadar sözde soyk?r?m s?n?rl? say?da akademisyenler ve toplumun baz? kesimlerinde tart???l?yorken, bu tarihten itibaren resmi devlet politikas?na dönü?tü. Sözde soyk?r?m kurbanlar?n?n an?s?na büyük bir an?t dikildi, her y?l 24 Nisanda bu an?t? ziyaret ederek çiçek koymak ve mum yakmak gelenek haline geldi. Soyk?r?m konusu Ermeni toplumsal hayat?n?n bir parças? oldu. Propaganda faaliyetleri güçlendi; yüzlerce kitap, makale yay?nland? ve Erivan’da ‘soyk?r?m’ müzesi aç?ld?.

5) Ba??ms?zl?k sonras? Ermenistan - Türkiye ili?kileri (1990 2002). Sovyetler Birli?i’nin çökmesi sonucu ba??ms?zl???na kavu?an Ermenistan’?n kar??la?t??? ekonomik ve sosyal sorunlar? göz önüne alarak en yak?n ve güçlü kom?usu Türkiye ile normal siyasi ve ekonomik ili?kiler kurmas? beklenirken 23 Eylül 1990’da kabul etti?i ‘Ba??ms?zl?k Deklarasyonu’nun 11. maddesinde ‘Ermenistan Cumhuriyeti 1915’te Osmanl? Türkiye’si ve Bat? Ermenistan’da Ermenilere kar?? yap?lan soyk?r?m?n uluslararas? alanda tan?nmas?n? desteklemektedir’[41] ifadesi kullan?lm??t?r.

ERMEN? KAYNAKLARINDA TÜRK?YE/TÜRK DÜ?MANLI?I
Yakla??k 70 y?ldan sonra Ermenistan ikinci defa ba??ms?z olma ?ans?n? yakalad?. 1980’li y?llar?n sonlar?nda Sovyetler Birli?i’nin da??lma sürecinin ba?lamas? birlik devletlerinde milliyetçilik ve ba??ms?zl?k hareketini güçlendirdi. Özellikle 1988’de Ermenistan’da ya?ayan Azerbaycan Türklerini ve Müslüman Kürtleri zorla göç ettirdikten sonra Ermeni kamuoyunda özgüven duygusu ?ekillenmeye ba?lad?. Hay Tad ideologlar?ndan olan Silva Kaputikyan ve Zori Balayan’?n yazd?klar? kitaplarda ve meydanlarda yapt?klar? konu?malar?nda ba?l?ca konu Türk dü?manl???  ve denizden denize Ermenistan olmu?tur. Kaputikyan, 1988’de Erivan’da düzenlenen mitingde yapt??? konu?mada Türk dü?manl???n? ‘....IV. yüzy?ldan itibaren Türklerin zulmüne katlan?yoruz. Daha ne kadar sabredece?iz’ ?eklinde dile getirmi?tir. Kaputikyan’?n Türklere kar?? kin ve nefreti Ermenistan’?n ba??ms?zl?k sürecinde ortaya ç?kmam??t?r. 1950’li y?llarda Moskova’da yap?lan bir toplant?da Naz?m Hikmet Kaputikyan’la görü?mek isterken, Kaputikyan onu kabaca iterek ‘...?lk önce topraklar?m?z? verin! Bizim topraklar?m?z?! Sonra kucakla??r?z!’ diyerek toplant?da Naz?m’? zor duruma dü?ürmü?tür.[42] Kaputikyan, Kervan Henüz Yoldad?r, Haritan?n ve Kalbin Enlemleri adl? kitaplar?nda da Ermeni toplumunun kadimli?inden bahsetmi?, Türklerin Ermenilerin en büyük dü?man? oldu?unu, ba??ms?zl?klar?n? kazanmak için yüzy?llard?r Türklere kar?? mücadele verdiklerini ve tarihi haks?zl??? gidererek ‘Büyük Ermenistan’ s?n?rlar?n? çizeceklerini söylemektedir.[43]

Kaputikyan, Zaman?n Ba?lang?c? adl? kitab?nda ise Ermenilere nasihat olarak ?öyle demektedir: ‘Hayk bilmelidir ki Ermeni ailesinde do?an bir Ermeni  sadece kendi hayat?n? ya?amak için do?mam??t?r, o Ermeni milleti için ya?amal? ve çal??mal?d?r. Bunun için yeni do?an bir Ermeni bebe?inin kula??na – ‘Eyyyy...Aram! Türkler senin dü?man?nd?r!-demek gerekiyor ki dü?man?n?n kim oldu?unu tan?s?n’[44]

Ermeni ayd?nlar? ve kamuoyunda Ermenistan’?n Türkiye taraf?ndan bat? ve do?u Ermenistan olarak ikiye bölünmesi hükmü kabul edilmi?tir. Ermeni ayd?nlar bu hükmün propagandas?n? yapar veya yapmaz bu ba?ka bir konu. Ancak kesinlikle Ermeni ‘soyk?r?m?n?’ ve bölünmü? Ermenistan hükmünün yanl?? oldu?unu savunamaz. Türk kamuoyunun yak?ndan tan?d???, Türkiye-Ermenistan aras?nda diplomatik ve ekonomik ili?kilerinin kurulmas? için yo?un çaba harcayan, bir dönem Ermenistan’?n ilk Cumhurba?kan? Levon Ter- Petrosyan’?n Güvenlik Konseyi Sekreteri görevini üstlenen Gerard Libaridyan da ‘soyk?r?m’ ve ‘bölünmü? Ermenistan’ hükmünü kabul etmekte, ancak bu hükümlerin Ermenistan d?? politikas?n? yönlendiren bir faktör olmas?na kar?? ç?kmaktad?r.[45] Libaridyan’?n bu tutumu radikal Ermeni gruplar? taraf?ndan ciddî olarak ele?tirilmi?tir. Özellikle a??r? milliyetçi görü?leri ile tan?nan Ta?naksutyun Partisi (Ermeni Devrimci Federasyonu) Türkiye ve Türklere kar?? önyarg?l? davranmakta, ASALA ve ba?ka Ermeni terör te?kilatlar?n?n Türklere kar?? yapt?klar? terör eylemlerini desteklemekte ve teröristleri birer halk kahraman? olarak kabul etmektedir.[46]

Ermeniler taraf?ndan ça?da? Ermeni edebiyat?n?n önde gelen temsilcilerinden biri olarak kabul edilen Balayan’?n Oçag (Ocak), Rasplata (Ceza) Doroga (Yol) kitab?nda Türk dü?manl??? konu edilmi?, Türkler katil, barbar ve vah?i olarak gösterilmi?tir.[47] Balayan, ?kinci Dünya Sava??’nda Almanlara esir dü?en bir Ermeninin hat?ralar?n? ?u ?ekilde anlatmaktad?r: ‘Bana i?kence eden Alman askeri sanki zevk al?yordu. O zaman ben Almanlar?n –hocalar?n?n - Ermenilere soyk?r?m yapm?? Türklerin yapt?klar? i?kenceleri aynen tekrar ettiklerini dü?ündüm. Türkler de 1915’te bizim dedelerimize ayn? i?kenceleri yapm??lard?.’ Bir çok Ermeni yazar gibi Balayan da dünyada sadece Ermenilerin yakalanm?? oldu?u bir hastal?ktan bahsetmektedir. Hatta doktorlar bu hastal??a te?his koyam?yor. Bu, ‘soyk?r?ma’ u?ram?? Ermenilerin hastal???d?r. Bu hastal???n tedavisi için Türkiye ‘soyk?r?m’ yapt???n? kabul etmeli ve Ermeni halk?ndan özür dilemelidir. Ba?ka bir tedavi alternatifi yoktur.[48]

Ermeni yazarlar sadece Ermenistan’da de?il, ayn? zamanda Sovyetler Birli?i’nde de Türklere kar?? ciddi ve sürekli propaganda faaliyetlerinde bulunmu?tur. Ermeni tarihçi M. G. Nersisyan SSCB Bilimler Akademisi ve Kafkasya Cumhuriyetleri Bilimler Akademilerinin 1954’te yap?lan ortak toplant?s?nda yapt??? bir konu?mada Türkiye’yi suçlam??, Kafkasya’da ve Orta Asya’da ya?ayan Müslüman halklar?-Azerbaycanl?lar?, Kazaklar?, Türkmenleri, K?rg?zlar? ve Özbekleri Türk halklar? olarak tan?mlayan Türk bilim adamlar? ?emsettin Günaltay’?, Hikmet Bayar’? ve Zeki Velidi Togan’? Turanc? adland?rm??t?r.[49]

‘Bölünmü? Ermenistan’, ‘soyk?r?m’ ve Türk dü?manl??? Ermeni milliyetçili?inin temel ö?esi ve birle?tirici unsuru olarak bütün tarih kitaplar?nda yer alm??t?r. Ermenistan tarihi hakk?nda yaz?lm?? kitaplara dikkat etti?imiz zaman Ermenistan’?n Bat? ve Do?u Ermenistan olarak ayr? ayr?  ara?t?r?ld???n? görmekteyiz. Tarihçi Vardan Parsamyanc da bu gelene?i devam ettirerek ?storiya Armyanskogo Naroda (Ermeni Halk? Tarihi) adl? kitab?nda Erzurum’u, Kars’?, Erzincan’?, I?d?r’?, Van’?, Mu?’u ve Rize’yi Bat? Ermenistan olarak telakki etmi?tir.[50] Ermenistan’da yay?mlanan kitaplar?n konusu ne olursa olsun mutlaka ‘büyük katliamdan’ (mets yegerni) ve ‘soyk?r?mdan’ (çe?aspanutyundan) k?sa da olsa bahsedilmektedir. Rusça yay?mlanm?? ‘Ermeni Dilinin K?sa Kursu’ dilbilgisi kitab?n? yazan Ararat Garibyan ve Culyetta Garibyan Türk dü?manl???n? dilbilgisi kitaplar?na kadar indirgemi?, ve Türkleri soyk?r?m yapmakla suçlam??t?r.[51] Tarih ve edebiyat dal?nda ara?t?rma yapan Ermenilerin yapt?klar? soyk?r?m propagandas?n? anlamak mümkün olabilir, ancak  bir gramer kitab?nda da ‘soyk?r?mdan’ bahsedilmesi ucuz propaganda malzemesinden ba?ka bir ?ey de?ildir. Maalesef Ermeni ayd?nlar? ve bilim adamlar? bir türlü kendilerini bu i?in d???nda tutmay? ba?aramamaktad?r.

Ermeni ayd?nlar?, siyasileri ve kamuoyunun zihninde Türk dü?manl??? o kadar abart?lm??t?r ki her iki taraftan sivil insanlar?n bir araya gelerek sorunlar? tart??mas?n? bile kabullenememektedirler. Türkiye-Ermenistan aras?ndaki sorunlar? çözmek amac?yla 2001’de kurulmu? Bar??ma Komisyonu çal??malar?na ba?lad?ktan hemen sonra Ermeniler taraf?ndan ciddi bir ?ekilde ele?tirilmeye ba?land?. Özellikle Ermeni diasporas? bu komisyonda e?it temsil edilmediklerini ve Komisyonun herhangi bir anla?maya vard??? taktirde diasporay? parçalayaca??n? öne sürerek Komisyon çal??malar?na itiraz ettiler.[52] Konuyla ilgili görü?lerini aç?klayan hükümet ve sivil toplum kurulu?lar? temsilcileri yapt?klar? aç?klamalarda prensip itibariyle görü?melere kar?? olmad?klar?n? ancak görü?melere ba?lamadan önce Türk temsilcilerin soyk?r?m? kabul etmeleri gerekti?ini ve bu konunun tart???lmas?n?n söz konusu olmamas?n?n alt? çizilmi?tir. Ermenilerin, özellikle diaspora Ermenilerinin ciddi bask?lar? sonucunda Ermeni temsilciler Komisyondan ayr?ld?.

1990’l? y?llardan ba?layarak Ermeni bas?n?nda baz? radikal gruplar taraf?ndan Türkiye’nin Ermenistan’a yapaca?? sald?r?n?n planlar?n? ‘ele geçirdiklerini’ veya ‘güvenilir’ kaynaklardan edindikleri bilgilere göre Türk ordusunun Metsamor Nükleer Elektrik Santrali’ni bombalayaca?? konusunda haberler vererek kamuoyunu kand?rmakta ve böylece Türk dü?manl???n?n gündemde kalmas?na çal??t?klar?n? görmekteyiz.[53] Özellikle Ekim 2002 tarihinde Ermeni bas?n? 1993-1994 y?llar?nda Yunanistan’?n Erivan Büyükelçili?i görevinde bulunmu? Leonidis Krizantopulos’un verdi?i bilgilere dayanarak 1993’te Türkiye’nin Ermenistan’a sald?rmay? planlad???n? iddia etmi?tir. Noyan Tapan Haber Ajans?’n?n muhabiri dönemin Savunma Bakan? Eduard Simonyan’la görü?erek bu konuda bilgi alm??, Simonyan da haberi do?rulam??, Türkiye’nin Ermenistan için her zaman büyük tehdit olu?turdu?unu ve Ermenistan’?n bu tehditlere kar?? koyabilecek bir güce sahip olmas? gerekti?ini özellikle vurgulam??t?r.[54]

‘Bat? Ermenistan’ da kalm?? ‘ata’ topraklar? ve A?r? Da??, Ermenilerin ruhunu sarsan, gözlerinin önünde olup da kendilerinin olmayan, elini uzatacak kadar yak?n olan ancak dokunamad?klar? için y?llard?r hasret ve ac? çeken bir milletin-Ermenilerin sembolü olmu?tur. 1999’da Ermenistan’dan bir grup da?c? A?r? Da??’na t?rmanmak için Türkiye’ye gelen da?c?lar s?n?r? geçer geçmez buralar? ata topraklar? olarak tan?mlam??, gümrük memurlar?ndan nefretle bahsederek onlar? kaba ve kültürsüz olarak tan?mlam??t?r.

A?r? Da??’n?n Ermeni milletinin anas? oldu?unu ve evlatlar?n?n yüzy?llard?r analar?ndan ayr? kald?klar?n? ve bunun en büyük nedenlerinden birinin de Türkler oldu?unu, Ermenileri ata topraklar?ndan kopararak küçük bir bölgeye s?k??t?rm?? Türkleri hiçbir zaman affetmeyeceklerini ve mutlaka dedelerinin intikam?n? alacaklar?n? bildirmeleri Türk dü?manl???n? unutmad?klar?n? göstermektedir.[55]

1998 cumhurba?kanl??? seçimlerini Robert Koçaryan kazand?ktan sonra Ermenistan yurtiçi ve yurtd???nda sözde soyk?r?m propagandas?na ba?lad? ve ba?ar?l? oldu. Koçaryan cumhurba?kan? seçildikten sonra 1999 ve 2002’de olmak üzere iki diaspora konferans? düzenledi.[56] Bu konferanslar? düzenlemekte ba?l?ca amaç ise diaspora Ermenilerinin faaliyet alanlar?n? belirleyerek koordine etmek, zengin diaspora Ermenilerinin siyasi deste?ini kazanmak ve ülkeye yat?r?m yapmalar?n? te?vik etmekti.

SONUÇ

Bireyler sosyal ili?kiye girdi?i zaman sonuçlar?ndan sadece kendisinin sorumlu olmas?na kar??n bir toplum herhangi ba?ka bir toplumla sosyal ili?kiye girdi?i zaman sonuçlar? bir millete veya ulusa isnat edilmektedir. Birey iyi geçinemedi?i kom?usundan kurtulmak için ya ba?ka bir mahalleye veya köye göç eder ya da kom?usunu göç ettirir. Ancak milletler ve devletler bu ?ansa sahip de?ildir. Maalesef, Ermeniler yüzy?llard?r Türklere kar?? nefret ve dü?manl?k duygular?na kendilerini o kadar kapt?rm??lar ki bu gerçe?i görmezlikten geliyorlar.


Ermenilerin iddias? çok büyüktür. Türkiye’nin do?usunda alt? vilayeti kendi s?n?rlar? içinde görmek, maddi ve manevi tazminat almak ve ‘Büyük Ermenistan’? kurmak. Yüzy?llar boyunca Ermeni kilisesi taraf?ndan Türk dü?manl??? propagandas? yap?lm??, dünyan?n dört bir yan?na da??lm?? Ermenilerin milli birlik ve beraberli?inin korunmas?nda Türk dü?manl??? faktöründen ustal?kla yararlan?lm??t?r. Ermeni din adamlar?na göre belirli bir co?rafyada yerle?meyen ve ya?ad?klar? bölgelerde az?nl?kta kalan Ermenilerin milli kimliklerini korumak için en uygun yol onlara kendilerinin Türkler taraf?ndan istismar edildi?ini, zulüm gördüklerinin propagandas?n? yapmak olacakt?r. Bu durum kar??s?nda Ermeni toplumu içgüdüsel olarak kendini korumak için kilise etraf?nda birle?ecek ve mücadele edeceklerdi. Türk-Ermeni ili?kileri özellikle XIX. yüzy?l?n sonu, XX. yüzy?l?n ba?lar?ndan itibaren belirginlik kazanmaya ba?lad?. Ermeniler, Osmanl? Devleti egemenli?inden kurtulmak için Osmanl?y? yok etmeye çal??an Avrupa devletlerinin siyasi, ekonomik, zaman zaman da askeri deste?ini alarak Osmanl?y? zor duruma dü?ürdüler. Birinci Dünya Sava??nda Osmanl? taraf?ndan devletin güvenli?ini sa?lamak nedeniyle tehcir edilen Ermeniler büyük bir ustal?kla 100 y?ld?r ‘soyk?r?m’ propagandas?n? yapmakta ve baz? Avrupa devletleri onlar? desteklemektedir. 1918’de Birinci Ermenistan Cumhuriyeti kuruldu?u zaman Erivan’? kendisine ba?kent olarak seçmek için Azerbaycan Cumhuriyeti’nden izin alan Ermenistan hükümeti bugün topraklar?n? üç kat?na ç?karm??, Da?l?k Karaba?’? i?gal etmi? ve Türkiye’den toprak talebinde bulunmu?tur. XX. yüzy?l?n ba?lar?ndan itibaren Türkiye’ye kar?? yap?lan propaganda faaliyetlerini göz önüne al?rsak, bugünkü Ermeni toplumunun psikolojik durumunun k?sa vadede de?i?ece?ine inanmak çok zordur. Özellikle Da?l?k Karaba?’?n Ermeniler taraf?ndan i?gal edilmesi, Gürcistan’?n Cevaheti bölgesinin kontrolünün fiilen Ermenilerin elinde olmas?, sözde soyk?r?m konusunda Avrupa devletleri Parlâmentolar?n?n sözde soyk?r?mla ilgili karar almalar?, siyasi, ekonomik ve manevi destek vermeleri Ermenileri oldukça umutland?rm??t?r.

Ermenistan’da Türkiye/Türk imaj? tablosu çok karma??kt?r ve uzun bir belirginle?me süreci ya?amas? gerekmektedir. Bu her ?eyden önce taraflar?n ekonomik ve diplomatik ili?kiler kurmas?ndan sonraki dönemde büyük önem ta??yacakt?r. S?n?r kap?lar?n?n aç?lmas?, Türk ve Ermeni halklar?n?n birbirilerini daha yak?ndan tan?mas? her iki halk?n da görü?lerinde ciddi de?i?ikliklere neden olacakt?r. Ekonomik ve kültürel ili?kiler sonucunda mant?kl? dü?ünen Ermeni halk? Türkleri daha yak?ndan tan?yacak, dedelerinden duyduklar?n?n ve tarih kitaplar?ndan okuduklar?n?n gerçek olmad???n? anlayacakt?r. Bunun için Ermenistan’da devletçilik gelene?ini sözde soyk?r?m üzerine in?a etmeyen, günün siyasi ve ekonomik ko?ullar?n? iyi de?erlendiren bir hükümet i?ba??na gelmeli ve Türkiye de bu konuda yard?m elini uzatmal?d?r. Taraflar aras?nda diplomatik ve ekonomik ili?kiler kurulsa da Ermeni kamuoyunda dü?man Türk kimli?i tan?m?n?n uzun y?llar devam edece?ini söyleyebiliriz.



[1] ?kinci Dünya Sava??’ndan önce ?talyan radyosu Arapça yay?na ba?layarak ?ngiltere aleyhine propaganda yapmaya ba?lad?. Buna kar??l?k Avam Kamaras?n?n izniyle ?ngiltere radyosu da Arapça yay?na ba?lad? ancak ?talyan propagandas?na kar?? koyamayaca??n? anlay?nca radyodan Kuran okutmaya ba?lad? ve ba?ar?l? oldu. 1950’li y?llardan itibaren televizyonun propaganda arac? olarak kullan?lmas? devletlerin imaj?n? etkileyen en önemli bir araç olmu?tur. Daha geni? bilgi için bkz:  Osman Özsoy,  Türkiye’nin ?maj Sorunu, (?stanbul: ALFA Yay?nevi, 1998),  ss. 141-150.
[2] Daha geni? bilgi için bkz: ?storiya Armyanskogo Naroda: 
http://www.armenica.wizard.am/history/history2.html
[3] Tarih Boyunca Ermeni Meselesi, (Ankara: Gn. Kur. ATASE Yay?nlar?, 1979), s. 3.
[4] Ünlü Rus tarihçisi B. Piotrovski Urartu devletinin bir Ermeni devleti olmad???n? iddia etmektedir. Piotrovski’ye göre MÖ. IX.yüzy?lda  Ermeniler veya Ermeni soyundan olan bir kabile Urartu’nun zay?flad??? zaman hücum ederek i?gal etmi? ve oraya yerle?mi?lerdir. Bir çok tarihçi de Piotrovski’nin iddialar?n? kabul etmektedir.
[5] Vasili Lvoviç Veliçko, Russkoe Deloi Mejduplemenn?ye Vopros?, (Petersburg: Arteli Peçatnogo Dela Yay?nevi, 1904),  s. 71.
[6]  Mesut Hakk? Ça??n, ‘Ermenistan Silahl? Kuvvetleri’, Avrasya Dosyas?, Cilt 11, Say?. 4 (Sonbahar 1995-1996), s. 54.
[7] Veliçko, Russkoe Delo..., s. 65.
[8] Veliçko, Russkoe Delo..., s. 66.
[9] Ararat Saakoviç Garibyan ve Cülyetta Araratovna Garibyan, Kratkiy Kurs Armyanskogo Yaz?ka, (Erivan: 1987, Luys Yay?nevi), s. 5.
[10] Eduard Oganisyan,  Vek Borb?,   (Münih-Moskova: Feniks Yay?nevi, 1991), s. 53.
[11] Oganisyan, Vek...,  s. 59.
[12] Kâmuran Gürün, Ermeni Meselesi, (Rüstem Yay?mevi, Be?inci Bask?, Mart 2001),  ss. 276-280.
[13] M. ?aginyan, Vajnoe Sob?tiye ?storii, , Literaturnaya Gazeta,  13 Eylül 1978.
[14] Bu konuda daha geni? bilgi için bkz: ‘Kol?bel Çeloveçstva na Territorii ?storiçeskoy Armenii’:
http://www.azg.Am/_RU/20020108/2002010817.shtm   
[15] Bu konuda daha geni? bilgi için bkz: ?storiya Armyanskogo Naroda:
http://www.armenica.wizard.am/history  Suren Ayvazyan. ?storiya Rossii: Armyanskoy Sled,  (Moskova: 2000, Kron-Press Yay?nevi), ss. 226-251.
[16] Bu konuda daha geni? bilgi için bkz: ?storiya Armyanskogo Naroda.
http://www.armenica.wizard.am/    Rafael Abramyan, ‘Armyanskoe R?çarstva’, Armyanskiy Vestnik, Mo 1-2, 1999,  http://www.hayastan.ru/Armvest/Jurnal04/j04_stat27.html;  R. V. Ter-Gazaryan, ‘Armyane na Vizantiyskom Perestole’, http://www.armenia.ru/history/history.php3?page=author;
[17] Zori Balayan, Oçag, (Erivan: Sovetakan Grog Yay?nevi, 1984), s. 19.
[18] Balayan, Oçag,...,s. 30.
[19] Balayan, Oçag,.. .,s. 31.
[20] Balayan, Oçag..., s. 110.
[21] Ça??n, Ermenistan..., s. 57.
[22] Erol Göka, ‘Ermeni Sorunu’nun (Gözden Kaçan) Psikolojik Boyutu’, Ermeni Ara?t?rmalar?, Mart-Nisan-May?s 2001, Say?. 1, s. 135.
[23] Hatem Cabbarl?, ‘Geçmi?ten Günümüze Ermenistan’da Azerbaycan Türkleri’, Ermeni Ara?t?rmalar?, Aral?k 2001-Ocak-?ubat 2002, Say?. 4, s. 142.
[24] Saleh Bey, Armyanstvo, (Bakü: Bilim Yay?nevi, 1994),  s. 206.
[25] Cabbarl?, Geçmi?ten Günümüze..., s. 141.
[26] Esat Uras, Tarihte Ermeniler ve Ermeni Meselesi, (?stanbul: 1987, Belge Yay?nlar?), s. LXXV.
[27] Daha geni? bilgi için bkz: http: dangerdav.narod.ru/Htm_files/armenianinformation.htm  [28] Levon Abramyan, ‘Armeniya i Armyanskkaya Diaspora: Raskhojdenie i Vstreça’, Planeta Diaspor?, Moskova, No 1-2, 2000, s. 53.
[29] Veliçko, Russkoe Delo..., s. 81.
[30] Veliçko, Russkoe Delo..., s. 80.
[31] Sedat Laçiner, ‘Ermenistan D?? Politikas? ve Belirleyici Temel Faktörler’, Ermeni Ara?t?rmalar?,  Bahar 2002, Say?. 5, s. 183.
[32] Diaspora v Rossi vXI-XVIII. Vekakh, Daha geni? bilgi için bkz:
www.armenianews.narod.ru
[33] Abramyan, Armeniya...,  s. 56.
[34] Korenadi, Ararat gazetesi, Beyrut, 1999, s. 2, Lübnan, Aktaran
http://www.karabakh-terror.com/wmview.php?ArtID=185
[35] ?storiya Armyanskogo Naroda, (Armeniya v XI-XIV Vekakh), Daha geni? bilgi için bkz:   http://www.armenica.wizard.am/Hystory/history10.html
[36] ?storiya Armyanskogo Naroda, (Nov?y Etap Osvoboditelnego Dvijeniya), Daha geni? bilgi için bkz: 
http://www.armenica.wizard.am/Hystory/history13.html
[37] E. K. Sarkisyan, Tureçskaya Agresiya v Armenii Osenyu 1920 Goda i Poziçiya Sovetskoy Rossii, Mergavor yev Micin Arevelki Erkrner yev Jo?ovordner X. Turkiya, (Erivan: Ermenistan SSCB Bilimler Akademisi Yay?nlar?, 1979),  ss. 71-89.
[38] Sarkisyan, Tureçskaya Agresiya..., s. 84.
[39] Uras, Tarihte...,  s. LXXIV.
[40] E. K. Sarkisyan, ?z ?storii Turkologii v Sovetskoy Armenii, Mergavor yev Micin Arevelki Erkrner yev Jo?ovordner XII. Turkiya, (Erivan: Ermenistan SSCB Bilimler Akademisi Yay?nlar?, 1985),  ss. 248-274.
[41]Ermenistan Parlamentosu Resmi Web Sitesi. Ermenistan’?n Ba??ms?zl??? Hakk?nda Deklarasyon: http:/www.parliament.am/hdoc/Laws/ru/9t9w4k.html.
[42] Yurii Pompeev, Krovav?y Omut Karabakha, (Bakü: Azerbaycan Yay?nevi), s. 31.
[43] ?grar Aliyev, Da?l?k Garaba?: Tarih, Faktlar, Hadiseler, (Bakü: Bilim Yay?nevi, 1989), s. 33.
[44] Si?lva Kaputikyan, Zaman?n Ba?lang?c?, (Erivan: 1998), ss. 46-48
[45] Gerard J. Libaridyan, Ermenilerin Devletle?me S?nav?, (?stanbul: ?leti?im Yay?nlar?, 2000).
[46] Ayk Nakka?yan, A Ne Prav? Li B?li Parni, ?zbrav?ie Put Vozmezdiya?..., Azg, 11 Ocak 2001, Azg, 24 Mart 2001,  Azg, 26 Nisan 2001
[47] Zori Balayan, Rasplata, (Moskova: Sovyet Yazar? Yay?nevi, 1986); Doroga, (Moskova: Sovyet Yazar? Yay?nevi, 1988).
[48] Balayan, Oçag, s. 289.
[49] Sarkisyan, ?z ?storii..., s. 263.
[50] Vardan Parsamyan, ?storiya Armyansogo Naroda, (Erivan: Hayastan Yay?nevi, 1972).
[51] Ararat Garibyan ve Cülyetta Garibyan, Kratkiy Kurs..., s. 180.
[52] Lilit Grigoryan, ‘Politiçeskie i ?ntellektualn?ye Krugi Armenii Ne Svyaz?vaet Nadejd s Komissiey Po Primirenuyu’, Daha geni? bilgi için bkz:
http://www.azg.am./_RU/20010726/2001072601.shtml
[53] Yasin Aslan, Ermenistan Tarihi Yol Ayr?m?nda, (Ankara:  1996), s. 18.
[54] Susanna Petrosyan, ‘Turçiya Deystvitelno Sobiralas Napast Na Armeniyu Osenyu 1993 Goda’, Daha geni? bilgi için bkz: 
http://www.noev-kovcheg.ru/article.asp?n=55&a=16
[55] Daha geni? bilgi için bkz: http://www.artsakworld.com/travel/index.html

 

 ----------------------
* -
- ERMENİ ARAŞTIRMALARI, Sayı 7, Sonbahar 2002
            Tavsiye Et

   «  Geri
Yorumlar