AnasayfaÝletiţim
  
English

Ermeni Ýsyanlarý ve Osmanlýlar

Prof. Dr. Justin MCCARTHY*
ERMENÝ ARAŢTIRMALARI, Sayý 16-17, Kýţ 2004-Ýlkbahar 2005

 

Title: Armenian Rebellions and Ottomans

 

Abstract: When World War I began, the Armenians and Turks had been living together for 800 years in peace. Regions where Muslims and Christians had been living torn asunder when the Russians invaded the Caucasian Muslim lands. Against this invasion, most of the Armenians were neutral but a significant part of them took side of , they served as advance guards and spies for the Russian Army. The Russian Armenian revolutionaries began to infiltrate the Ottoman Empire. They smuggled rifles, explosives across ill-defended Ottoman borders. On the other side when the Ottoman Army mobilized, Armenians living in the Ottoman Eastern regions rebelled. Those areas were strategicly very important for Russia.

         

Keywords: Armenian Question, Genocide, Ottoman Empire, Historical Process, Russian Influence, Rebellion, Ottoman Records

 

 

GeçmiĂž

 

OsmanlĂ˝ Vilayetleri

         

Türklerle Ermeniler arasĂ˝ndaki çatýÞma kaçĂ˝nĂ˝lmaz deĂ°ildi. Bu iki halkĂ˝n birbiriyle dost olmasĂ˝ gerekirdi. Birinci Dünya SavaÞý baĂžlamadan önce Ermenilerle Türkler 800 yĂ˝l bir arada yaĂžamýÞtĂ˝. Anadolu ve Rumeli Ermenileri yaklaÞýk 400 yĂ˝ldan beri OsmanlĂ˝ tebaasĂ˝ydĂ˝lar. Bu yüzyĂ˝llar içinde bazĂ˝ sorunlar oldu. Bu sorunlarĂ˝ yaratanlar esas itibariyle OsmanlĂ˝ ÝmparatorluĂ°u’na saldĂ˝ran ve neticede onu yĂ˝kanlardĂ˝. Ermeniler OsmanlĂ˝ yönetimi altĂ˝nda her türlü ekonomik ve sosyal kĂ˝stasa göre iyi durumda yaĂžadĂ˝lar. Ýmparatorluktaki herkes zarar gördü ama en çok zarar gören Türkler ve diĂ°er MüslümanlardĂ˝. Tüm ekonomik ve toplumsal standartlar göz önüne alĂ˝ndýðýnda, Ermeniler OsmanlĂ˝ yönetimi altĂ˝nda iyi iĂžler baĂžardĂ˝lar. On dokuzuncu YüzyĂ˝l sonlarĂ˝na gelindiĂ°inde OsmanlĂ˝ vilayetlerinin hangisinde olurlarsa olsunlar, Ermeniler Müslümanlardan daha iyi eĂ°itimli ve daha varlĂ˝klĂ˝ydĂ˝. Ermenilerin çok fazla çalýÞmýÞ olduklarĂ˝ doĂ°rudur, ancak daha varlĂ˝klĂ˝ olmalarĂ˝nĂ˝n ana nedeni Avrupa’nĂ˝n ve Amerika’nĂ˝n etkisi ve OsmanlĂ˝larĂ˝n gösterdiĂ°i hoĂžgörüydü. AvrupalĂ˝ tüccarlar OsmanlĂ˝ HristiyanlarĂ˝nĂ˝ mümessilleri olarak kullandĂ˝lar ve onlara iĂžlerini verdiler. Avrupa ülkelerinin konsoloslarĂ˝ onlarĂ˝n lehine müdahalelerde bulundu. Ermeniler AmerikalĂ˝ misyonerlerin Türkler yerine kendilerine verdiĂ°i eĂ°itimden yararlandĂ˝lar.

 

 Bir grup olarak Ermenilerin hayatlarĂ˝ iyileĂžirken Müslümanlar modern çaĂ° tarihinin en büyük acĂ˝larĂ˝ndan birini yaĂžadĂ˝lar: On dokuzuncu YüzyĂ˝lda ve Yirminci YüzyĂ˝l baĂžlarĂ˝nda BoĂžnaklar SĂ˝rp katliamĂ˝na maruz kaldĂ˝; Çerkezler, Abazalar ve Lazlar Ruslarca öldürüldüler, yurtlarĂ˝ndan sürüldüler ve Türkler, Ruslar, Bulgarlar, YunanlĂ˝lar ve SĂ˝rplar tarafĂ˝ndan öldürüldüler, yurtlarĂ˝ndan çĂ˝karĂ˝ldĂ˝lar. Yine de MüslümanlarĂ˝n çektiĂ°i bütün bu acĂ˝larĂ˝n ortasĂ˝nda OsmanlĂ˝ Ermenilerinin siyasal konumu sürekli iyileĂžmeye devam etti. Önce Hristiyanlar ve Yahudiler için eĂžit haklar yasayla teminat altĂ˝na alĂ˝ndĂ˝. EĂžit haklar giderek bir gerçek olarak hayata da geçirildi. Hristiyanlar devlette yüksek kademelerde görev aldĂ˝lar. AralarĂ˝ndan büyükelçiler, hazine yetkilileri, hatta dýÞiĂžleri bakanlarĂ˝ çĂ˝ktĂ˝. AslĂ˝nda güçlü Avrupa devletleri onlarĂ˝n lehine müdahalelerde bulunduklarĂ˝ için birçok yönden Hristiyanlar Müslümanlardan daha geniĂž haklara sahip oldu. AvrupalĂ˝lar, Hristiyanlar için özel muamele istediler ve istediklerini aldĂ˝lar. MüslümanlarĂ˝n ise bu gibi avantajlarĂ˝ yoktu.

 

Ýþte Ermeniler OsmanlĂ˝ ÝmparatorluĂ°u’na  böyle bir ortamda isyan ettiler: yüzyĂ˝llarca süren bir barýÞ, ekonomik üstünlük ve sürekli iyiye giden bir siyasal konum. Böyle bir ortam isyan nedeni olarak görülemez. Yine de On dokuzuncu YüzyĂ˝l sonu, iki taraf için de felaketle sonuçlanacak olan bir Ermeni isyanĂ˝nĂ˝n baĂžlangĂ˝cĂ˝nĂ˝ gördü. Ermenilerle Türklerin arasĂ˝nĂ˝ ne açmýÞtĂ˝?

 

Rus Yayýlmasý

Ruslar

 

Bunun nedeni herĂžeyden önce RuslardĂ˝. HĂ˝ristiyanlarĂ˝n ve MüslümanlarĂ˝n nispi bir barýÞ içinde yaĂžadĂ˝klarĂ˝ bölgeler RuslarĂ˝n KafkasyalĂ˝ MüslümanlarĂ˝n topraklarĂ˝nĂ˝ istila etmesiyle parçalandĂ˝. Ermenilerin çoĂ°u muhtemelen tarafsĂ˝z kaldĂ˝, ancak kayda deĂ°er sayĂ˝da Ermeni de RuslarĂ˝n yanĂ˝nda yer aldĂ˝. Ermeniler casusluk yaptĂ˝lar hatta Ruslara silahlĂ˝ askerlerden oluĂžan birlikler verdiler. Ermenilerin bundan saĂ°ladĂ˝klarĂ˝ önemli çĂ˝karlar vardĂ˝: Ruslar 1828 yĂ˝lĂ˝nda günümüzde Ermenistan Cumhuriyeti’nin baĂžkenti olan Erivan ilini aldĂ˝.




HARÝTA 1 RUS YAYILMASI

Türkleri oradan çĂ˝kardĂ˝ ve Türk topraklarĂ˝nĂ˝ vergi bile almadan Ermenilere verdi. Ruslar biliyorlardĂ˝ ki Türkler orada kalsalardĂ˝ daima topraklarĂ˝nĂ˝ fethedenlere karÞý düĂžmanlĂ˝k besleyeceklerdi. O yüzden Türkleri oradan çĂ˝karĂ˝p yerine dost bir halkĂ˝ yani Ermenileri yerleĂžtirdiler.

 

 MüslümanlarĂ˝n zorunlu sürgüne tabi tutulmalarĂ˝ Birinci Dünya SavaÞý’nĂ˝n ilk günlerine kadar devam etti: 300,000 KĂ˝rĂ˝m TatarĂ˝, 1,200,000 Çerkez ve Abaza, 40,000 Laz ve 70,000 Türk. Ruslar 1877-78 savaÞý sĂ˝rasĂ˝nda Anadolu’yu istila ettiler ve bir kez daha Ermenilerin birçoĂ°u RuslarĂ˝n tarafĂ˝nĂ˝ tutup onlara rehberlik ve casusluk yaptĂ˝. Ermeniler iĂžgal edilmiĂž topraklarda Türk halkĂ˝na eziyet ederek ‘polis gücü’ görevini üstlendiler. 1878 BarýÞ AntlaĂžmasĂ˝ sonucunda KuzeydoĂ°u Anadolu’nun büyük bir kĂ˝smĂ˝ OsmanlĂ˝lara geri verildi. Ruslara yardĂ˝m etmiĂž olan Ermeniler kendilerinden intikam alĂ˝nacaĂ°Ă˝ndan korkarak kaçtĂ˝lar. Halbuki Türkler hiç de intikam almak yoluna gitmedi.

 

Hem Müslümanlar hem de Ermeniler Rus istilalarĂ˝ sĂ˝rasĂ˝ndaki olaylarĂ˝ unutmamýÞlardĂ˝. Ermeniler Ruslar kazanĂ˝rsa daha kolay zenginleĂžeceklerini gördüler. Bedava toprak edinme umudu –bu toprak Müslümanlardan çalĂ˝nmýÞ olsa bile—Ermeni çiftçileri harekete geçiren güçlü bir dürtüydü.  Ayaklanan OsmanlĂ˝ Ermenileri Rusya’nĂ˝n ĂžahsĂ˝nda kendilerine güçlü bir hami bulmuĂžlardĂ˝. Rusya ayrĂ˝ca isyancĂ˝larĂ˝n ayaklanmayĂ˝ örgütlemelerini ve OsmanlĂ˝ ÝmparatorluĂ°u’na gizlice insan ve silah sokmalarĂ˝nĂ˝ saĂ°layan bir üs durumundaydĂ˝. Müslümanlar biliyorlardĂ˝ ki eĂ°er Ruslar Ermenilerin koruyucu meleĂ°i ise MüslümanlarĂ˝n da ĂžeytanĂ˝ydĂ˝. Ne zaman Ruslar zafer kazansa topraklarĂ˝nĂ˝ ve canlarĂ˝nĂ˝ kaybettiklerini görmüĂžlerdi. Ruslar yeniden gelecek olurlarsa neler olacaĂ°Ă˝nĂ˝ biliyorlardĂ˝. Ermenilerin RuslarĂ˝n safĂ˝nda olduĂ°unu da görebiliyorlardĂ˝. Böylece 800 yĂ˝llĂ˝k barýÞ içinde birlikte yaĂžamĂ˝n sonu geldi.

 

Ermeni Ýhtilalciler

 

Rus Ermenileri milliyetçi ideolojilerini DoĂ°u Anadolu’ya getirinceye dek Ermeni isyanĂ˝ OsmanlĂ˝ Devleti için gerçek bir tehlike teĂžkil etmemiĂžti. BaĂžka partiler var olsa da Ermeni isyanĂ˝na iki parti önderlik etti. BunlarĂ˝n birincisi olan HĂ˝nçak Ýhtilalci Partisi -ki kendilerine HĂ˝nçaklar denir- Rusya’dan gelen Ermeniler tarafĂ˝ndan 1877’de Ýsviçre’nin Cenevre kentinde kuruldu. Bu partilerin ikincisi olan Ermeni Ýhtilalci Federasyonu -yani TaĂžnaklar- 1890’da Rus ÝmparatorluĂ°u’nun Tiflis kentinde kuruldu. Ýki parti de Marksistti. Ýkisi de Ăžiddete dayanan yöntemler kullanĂ˝yordu. HĂ˝nçak ve TaĂžnak parti bildirgelerinde OsmanlĂ˝ ÝmparatorluĂ°u’na karÞý silahlĂ˝ ihtilal çaĂ°rĂ˝sĂ˝ yer almýÞtĂ˝. Hem OsmanlĂ˝ yetkililerinin hem de bu iki partiye karÞý çĂ˝kan Ermenilerin öldürülmesi dahil terorizm, bu partilerin temel amaçlarĂ˝nĂ˝n bir parçasĂ˝ydĂ˝. Marksist olmalarĂ˝na raĂ°men her iki grup da milliyetçiliĂ°i ihtilal felsefelerinin en önemli kĂ˝smĂ˝ haline getirmiĂžti. Bu bakĂ˝mdan Bulgaristan, Makedonya ve Yunanistan’daki milliyetçi ihtilalcilere çok benziyorlardĂ˝.

 

Nüfus

 

Öte yandan Yunan ve Bulgar ihtilalcilerin aksine nüfus yapĂ˝sĂ˝ Ermeniler için sorundu. Yunanistan’da nüfusun çoĂ°unluĂ°u Yunan; Bulgaristan’da ise BulgardĂ˝. Ermenilerin üzerinde hak iddia ettikleri topraklarda ise Ermeniler oldukça küçük bir azĂ˝nlĂ˝ktĂ˝. “OsmanlĂ˝ Ermenistan’Ă˝” olarak adlandĂ˝rĂ˝lan “AltĂ˝ Vilayet” in (Sivas, Mamüretülaziz, DiyarbakĂ˝r, Bitlis, Van ve Erzurum) nüfusunun sadece yüzde 17’si Ermenilerden oluĂžuyordu. Bu bölgede nüfusun yüzde 78’i MüslümandĂ˝. Bu durum Ermeni ihtilalciler açĂ˝sĂ˝ndan önemli sonuçlar doĂ°uracaktĂ˝, çünkü Ermenistan’Ă˝ yaratabilmek için ihtilalcilerin izlemek istediĂ°i tek yol orada yaĂžayan MüslümanlarĂ˝n bölgeden çĂ˝karĂ˝lmasĂ˝ydĂ˝.




ÞEMA 1 ANADOLU’DA VE ALTI VÝLAYETTE NÜFUS DURUMU

KaçakçĂ˝lĂ˝k YollarĂ˝

 

Esas itibariyle 1890’lardan itibaren Ermeni asĂ˝llĂ˝ Rus ihtilalciler OsmanlĂ˝ ÝmparatorluĂ°u’na sĂ˝zmaya baĂžladĂ˝lar.




HARÝTA 2 RUSYA’DAN OSMANLI ÝMPARATORLUÐU’NA SIZMA YOLLARI

Haritada görülen yollarĂ˝ izleyerek Van, Erzurum ve Bitlis vilayetlerinin iyi korunamayan sĂ˝nĂ˝rlarĂ˝ndan içeri kaçak olarak tüfek, mermi, dinamit ve savaĂžçĂ˝ sokuluyordu. OsmanlĂ˝larĂ˝n durumu bu ihtilalcilerle savaĂžmaya pek uygun deĂ°ildi. Bunun nedeni sorunlardĂ˝. OsmanlĂ˝lar hala Rusya’yla yapĂ˝lan 1877-78 savaÞýnĂ˝n yol açtýðý korkunç kayĂ˝plardan dolayĂ˝ sĂ˝kĂ˝ntĂ˝ içindeydi. Kapitülasyonlar, borçlar ve av peĂžindeki AvrupalĂ˝ bankacĂ˝lar yüzünden hala sĂ˝kĂ˝ntĂ˝ çekiyorlardĂ˝. AyrĂ˝ca, kabul etmek gerekir ki OsmanlĂ˝lar ekonomi yönetimini iyi bilmiyorlardĂ˝. Bunun sonucunda, bu ihtilalcilerle savaĂžmak ve Kürt aĂžiretlerini dizginlemek için gerekli yeni polis ve askeri birlikleri destekleyecek para yoktu. DoĂ°u’daki asker ve jandarma sayĂ˝sĂ˝ hiçbir zaman yeterli olmamýÞtĂ˝ ve bu insanlar çoĂ°u kez maaĂžlarĂ˝nĂ˝ aylarca alamamýÞlardĂ˝. Bu kadar az para ile asileri yenmek imkansĂ˝zdĂ˝.

 

En baĂžarĂ˝lĂ˝ ihtilalciler kesinlikle TaĂžnaklardĂ˝. Rusya’dan gelen TaĂžnaklar isyanĂ˝n liderliĂ°ini yapĂ˝yordu. AyaklanmayĂ˝ örgütleyen ve Anadolu Ermenilerini isyancĂ˝ askerlere dönüĂžtüren “infazcĂ˝” onlardĂ˝. Bu kolay bir iĂž deĂ°ildi çünkü baĂžlangĂ˝çta OsmanlĂ˝ Ermenilerinin büyük kĂ˝smĂ˝nĂ˝n isyan etmek gibi bir isteĂ°i yoktu. BarýÞý ve güvenliĂ°i yeĂ°liyorlar ve dinsiz sosyalist ihtilalcileri onaylamĂ˝yorlardĂ˝. AyrĂ˝lĂ˝kçĂ˝lĂ˝k ve hatta üstünlük duygusu ihtilalcilere bir miktar yardĂ˝mcĂ˝ olduysa da OsmanlĂ˝nĂ˝n doĂ°usundaki Ermenileri asilere dönüĂžtüren baĂžlĂ˝ca silah terorizm oldu. Ermenileri kendi devletlerine karÞý birleĂžtiren ana neden korkuydu.

 

Ermenileri isyancĂ˝ya dönüĂžtürebilmek için önce bu insanlarĂ˝n geleneksel olarak kendi kiliselerine ve kendi cemaat liderlerine karÞý duyduklarĂ˝ baĂ°lĂ˝lýðýn yok edilmesi gerekiyordu. ÝsyancĂ˝lar Ermenilerin en büyük sevgi ve saygĂ˝yĂ˝ ihtilale karÞý deĂ°il kiliseye karÞý duyduklarĂ˝nĂ˝ gördüler. Bu yüzden TaĂžnak Partisi kiliseyi etkin bir biçimde kendi kontrolü altĂ˝na almaya azmetti. Ancak din adamlarĂ˝nĂ˝n büyük kĂ˝smĂ˝ dinsiz TaĂžnaklara destek vermiyordu.  Kilise ancak Ăžiddet kullanarak ele geçirilebilirdi.

 

 TaĂžnaklara karÞý çĂ˝kan kilise görevlilerine ne oldu? Köylerde ve kentlerde rahipler öldürüldü. SuçlarĂ˝ neydi? SuçlarĂ˝ OsmanlĂ˝ devletinin sadĂ˝k tebaasĂ˝ olmalarĂ˝ydĂ˝. Van Ermeni Piskoposu Bogos, Noel arifesinde kendi katedralinde öldürüldü. Suçu sadĂ˝k bir OsmanlĂ˝ vatandaÞý olmaktĂ˝. TaĂžnaklar Ýstanbul’daki Ermeni PatriĂ°i Malakya Ormanyan’Ă˝ da öldürmeye teĂžebbüs ettiler. Suçu ihtilalcilere karÞý olmaktĂ˝. OsmanlĂ˝da DoĂ°u Ermenilerinin dini merkezi olarak büyük önem taÞýyan Van’daki Akdamar Kilisesi’nden sorumlu rahip Arsen Van’daki TaĂžnaklarĂ˝n liderlerinden Ýskan tarafĂ˝ndan öldürüldü. Suçu TaĂžnaklara karÞý çĂ˝kmaktĂ˝. Ancak onun öldürülmesi için ikinci bir neden daha vardĂ˝: TaĂžnaklar merkezi Akdamar’da olan Ermeni eĂ°itim sistemine hakim olmak istiyorlardĂ˝. Peder Arsen öldürüldükten sonra TaĂžnaklardan biri olan Aram Manukyan (ki kendisinin bilinen herhangi bir dini inancĂ˝ yoktu), Ermeni okullarĂ˝nĂ˝n baÞýna getirildi. Manukyan dini eĂ°itime “son verdi” ve ihtilalci eĂ°itimi baĂžlattĂ˝. Sözde “din öĂ°retmenleri” Van vilayetine yayĂ˝larak din yerine Ýhtilalcilik dersleri verdiler.

Ýsyancýlarýn sadakati sadece ihtilallerineydi. Kendi kiliseleri bile onlarýn saldýrýlarýndan kurtulamýyordu.

 

ÝsyancĂ˝larĂ˝n gücünü en fazla tehdit eden diĂ°er bir grup da Ermeni tüccar sĂ˝nĂ˝fĂ˝ydĂ˝. Bir grup olarak hükümetten yana idiler. Ýþ yapabilmek için barýÞ ve düzen istiyorlardĂ˝. Onlar eskiden beri Ermeni toplumunun laik önderleriydi ama isyancĂ˝lar, kendileri Ermeni toplumunun lideri olmak istiyorlardĂ˝ ve bu durumda tacirlerin susturulmasĂ˝ gerekiyordu. AçĂ˝ktan açýða ve kuvvetle hükümeti destekleyenler, örneĂ°in Van belediye baĂžkanĂ˝ Bedros Kapamaciyan ve GevaĂž kaymakamĂ˝ Armarak, suikaste kurban gittiler. AyrĂ˝ca pek çok Ermeni polis memuru, en azĂ˝ndan bir Ermeni polis Ăžefi ve hükümetin Ermeni danýÞmanlarĂ˝ öldürüldüler. Ermeniler için hükümetten yana olmak büyük cesaret gerektiriyordu.

 

TaĂžnaklar tacirleri para kaynaĂ°Ă˝ olarak gördüler. Tüccarlar ihtilal için asla kendi istekleriyle baðýÞ yapmazlardĂ˝. Bunu yapmaya zorlanmalarĂ˝ gerekiyordu. Tüccarlardan haraç alĂ˝nmasĂ˝na iliĂžkin bilinen ilk olay 1895’te, yani TaĂžnak Partisi’nin OsmanlĂ˝ topraklarĂ˝nda faaliyete geçmesinden hemen sonra Erzurum’da meydana geldi. Bu kampanya 1901’de tam olarak baĂžlatĂ˝ldĂ˝. O yĂ˝l tehdit ve suikastler yoluyla para toplamak TaĂžnak Partisi’nin resmi politikasĂ˝ haline geldi. Bu kampanya sadece OsmanlĂ˝ ÝmporatorluĂ°u’nda deĂ°il Rusya ve Balkanlarda da yürütüldü. Ýshak Zamharyan adlĂ˝ tanĂ˝nmýÞ bir Ermeni tüccar ödeme yapmayĂ˝ reddetti ve TaĂžnaklarĂ˝ polise ihbar etti. Zamharyan bir Ermeni Kilisesi’nin avlusunda katledildi. Para ödemeyen baĂžkalarĂ˝ da öldürüldü. Bunun üzerine geriye kalan tüccarlar istenen parayĂ˝ ödedi.

 

1902-1904 dönemindeki bu “asĂ˝l” haraç alma kampanyasĂ˝ sĂ˝rasĂ˝nda, bugünün parasĂ˝yla sekiz milyon dolardan fazla bir meblaĂ° toplandĂ˝. Bu rakam, kĂ˝sa bir sürede sadece Merkezi TaĂžnak Komitesi tarafĂ˝ndan toplanan ve neredeyse tamamĂ˝ OsmanlĂ˝ ÝmparatorluĂ°u dýÞýndaki Ermenilerden elde edilen haracĂ˝ göstermektedir. 1895-1914 döneminde OsmanlĂ˝ ÝmparatorluĂ°u’nun çeĂžitli bölgelerinden toplanan haraçlar bu rakama dahil deĂ°ildir. KĂ˝sa sürede tüccarlar vergilerini hükümet yerine ihtilalcilere öder hale geldiler. Van’daki hükümet görevlileri tüccarlardan vergi istediĂ°inde, tüccarlar vergilerini ödemiĂž olduklarĂ˝nĂ˝ ancak ödemeyi ihtilalcilere yaptĂ˝klarĂ˝nĂ˝ arz ettiler. Ancak hükümet kendilerini ihtilalcilerden koruyacak olursa ödemeyi hükümete yapacaklarĂ˝nĂ˝ söylediler. DoĂ°u Anadolu’nun her yerinde, Ýzmir’de ve Kilikya’da (Adana bölgesi) da durum aynĂ˝ydĂ˝. 

 

SĂ˝radan Ermeniler de haraç isteyen isyancĂ˝lardan kurtulamadĂ˝. Bu insanlar isyancĂ˝lara yiyecek ve yatacak yer vermeye zorlandĂ˝. Ýngiliz Konsolosu Eliot raporunda ĂžunlarĂ˝ bildirdi: “Onlar [TaĂžnaklar] Hristiyan köylerine yerleĂžiyorlar, sahip olunabilecek en iyi Ăžartlarda yaÞýyorlar, kendi giderleri için zorla katkĂ˝ topluyorlar ve genç kadĂ˝nlar ve kĂ˝zlarĂ˝ kendi isteklerine boyun eĂ°mek zorunda bĂ˝rakĂ˝yorlar. OnlarĂ˝ hoĂžnut edemeyenler soĂ°ukkanlĂ˝lĂ˝kla katlediliyor.” 

 

Köylüler için en masraflĂ˝ olan ise almak zorunda bĂ˝rakĂ˝ldĂ˝klarĂ˝ ateĂžli silahlardĂ˝. Köylüler isteseler de istemeseler de isyancĂ˝ “askerlere” dönüĂžtürüldüler. EĂ°er Türklerle savaĂžacak iseler onlara silah gerekecekti. Ýhtilalciler Rusya’dan kaçak olarak silah getiriyor ve Ermeni köylüleri bu silahlarĂ˝ satĂ˝n almaya zorluyorlardĂ˝. Ýngiliz Konsolos Seele’in bildirdiĂ°i Ă°ibi köylüleri zorlamak için çok etkili yöntemler kullanĂ˝lĂ˝yordu: “Bir köye gelen bir ajan köylülerden birine Mauser marka bir silah satĂ˝n almasĂ˝ gerektiĂ°ini bildirdi. Yoksul köylü hiç parasĂ˝ olmadýðýnĂ˝ söyledi. Ajan Ăžu karÞýlýðý verdi: ‘O zaman öküzlerini satman lazĂ˝m.’ ZavallĂ˝ köylü ekim zamanĂ˝nĂ˝n yakĂ˝n olduĂ°unu anlatmaya çalýÞarak Mauser’le nasĂ˝l tarlalarĂ˝mĂ˝ ekebilirim ki diye sordu. Ajan buna cevap olarak silahĂ˝yla adamĂ˝n öküzlerini öldürdü ve oradan ayrĂ˝ldĂ˝.”

 

ÝsyancĂ˝lar köylüleri silah almaya sadece örgütlenme amacĂ˝yla zorlamĂ˝yorlardĂ˝. Köylülerden silahĂ˝n normal fiyatĂ˝nĂ˝n iki katĂ˝ alĂ˝nĂ˝yordu. BeĂž paund deĂ°erindeki bir tüfek on paunda satĂ˝lĂ˝yordu. Hem isyancĂ˝larĂ˝n örgütü hem de isyancĂ˝larĂ˝n kendileri bu satýÞlardan çok kazançlĂ˝ çĂ˝ktĂ˝.

 

En fazla zarar gören ise köylüler oldu. Ýhtilalcilerin en temel politikasĂ˝ Ermenilerin yaĂžamlarĂ˝nĂ˝n büyük bir duyarsĂ˝zlĂ˝kla sömürülmesiydi: ÝsyancĂ˝lar, Kürt aĂžiretlerinin masum Ermeni köylülerinden intikam alacaklarĂ˝nĂ˝ bildikleri halde Kürt aĂžiretlerine ve köylerine saldĂ˝rdĂ˝lar ve daha sonra kaçarak Ermeni soydaĂžlarĂ˝nĂ˝ ölüme terkettiler.

 

AvrupalĂ˝lar bile Ermenilerin dostu olduklarĂ˝ halde DoĂ°u Anadolu’nun üzerine çöken lanetin nedeninin isyancĂ˝lar olduĂ°unu görebiliyorlardĂ˝. Konsolos Steele 1911’de ĂžunlarĂ˝ yazdĂ˝:

 

“Ülkenin ziyaret ettiĂ°im yerlerinde gördüklerim yüzünden Ermenilerin ve Türkiye’nin bu bölgesinin genelinin esenliĂ°ine TaĂžnak Komitesi’nin çok zararlĂ˝ bir etki yaptýðýna eskisinden de daha fazla emin oldum. Þu gerçeĂ°i gözden kaçĂ˝rmak mümkün deĂ°il: Ermeni siyasal örgütlerinin bulunmadýðý ya da bu örgütlerin yeterince geliĂžmemiĂž olduĂ°u her yerde Ermeniler Türkler ve Kürtlerle nisbi bir barýÞ içerisinde yaÞýyorlar.”

 

Sözkonusu Ýngiliz DoĂ°u’daki karýÞýklýðýn nedeninin Ermeni ihtilalciler olduĂ°unu görmüĂžtü ve bu doĂ°ru bir tespitti. TaĂžnaklar olmasaydĂ˝ Türkler ve Ermeniler barýÞ içinde bir arada yaĂžayacaklardĂ˝. OsmanlĂ˝ Hükümeti bunu biliyordu. O halde hükümet neden isyancĂ˝larĂ˝n bu kadar ileri gitmesine katlandĂ˝? Hükümet neden isyancĂ˝larĂ˝ ezip ortadan kaldĂ˝rmadĂ˝?

 

OsmanlĂ˝nĂ˝n isyancĂ˝lara etkili bir Ăžekilde karÞý koymamýÞ olmasĂ˝nĂ˝  anlamak  gerçekten kolay  deĂ°il. DüĂžünün ki bir ülkede, çoĂ°u yabancĂ˝ bir ülkeden gelmiĂž radikal ihtilalciler bir isyan örgütlüyorlar. YabancĂ˝ ülkeden bu ülkeye gizlice savaĂžçĂ˝ ve silah sokuyor, hükümete ve halka karÞý saldĂ˝rĂ˝lara öncülük ediyorlar. Bu radikal görüĂžlü insanlar halkĂ˝n çoĂ°unluĂ°unun iktidardan uzak tutulacaĂ°Ă˝ bir devlet kurmak istediklerini açĂ˝klĂ˝yorlar. Kendi davalarĂ˝nĂ˝ desteklemeye zorlamak için kendi soydaĂžlarĂ˝na karÞý teröre baĂžvuruyorlar. Bunun için kendi soydaĂžlarĂ˝nĂ˝n bir kĂ˝smĂ˝nĂ˝ katlediyorlar. Hükümet görevlilerini öldürüyorlar. Misillemelerin yabancĂ˝ ülkelerin istilasĂ˝na yolaçacaĂ°Ă˝ umuduyla kasten çoĂ°unluktaki grubun üyelerini de öldürüyorlar. Ýsyana hazĂ˝rlĂ˝k olarak binlerce silah depoluyorlar. Ýsyan ediyorlar, yenilgiye uĂ°ruyorlar, sonra tekrar tekrar yeni ayaklanmalar düzenliyorlar. ÝsyancĂ˝larĂ˝n faaliyetlerinden en fazla çĂ˝kar saĂ°layan Rusya yani isyancĂ˝larĂ˝n geldikleri yer, ana üslerinin bulunduĂ°u ülke oluyor.

 

 Hangi hükümet buna katlanĂ˝r? Bu gibi isyancĂ˝larĂ˝ hapse atmayan ve muhtemelen asmayan bir ülke olmuĂž mudur? Bu gibi isyancĂ˝larĂ˝n açĂ˝ktan açýða faaliyetlerini sürdürmelerine izin veren bir ülke bulunabilir mi? Evet. O ülke OsmanlĂ˝ ÝmparatorluĂ°u’dur. OsmanlĂ˝ ÝmparatorluĂ°u’nda Ermeni isyancĂ˝lar açĂ˝ktan açýða faaliyette bulundular, binlerce silah depoladĂ˝lar, hem MüslümanlarĂ˝ hem de Ermenileri katlettiler, valileri ve baĂžka görevlileri öldürdüler ve tekrar tekrar  ayaklandĂ˝lar. OnlarĂ˝n faaliyetlerinden gerçekten istifade eden, içerisinde örgütlendikleri ve liderlerinin geldiĂ°i yer olan Rusya idi.

    

Bu nasĂ˝l olabildi? OsmanlĂ˝lar korkak deĂ°ildiler. Aptal da deĂ°ildiler. ÝsyancĂ˝larĂ˝n ne yaptýðýnĂ˝ biliyorlardĂ˝. OsmanlĂ˝lar Ermeni ihtilalcilere katlandĂ˝lar çünkü baĂžka çareleri yoktu.

 

 

Unutmamak gerekir ki OsmanlĂ˝ ÝmparatorluĂ°u’nun varlýðý tehlikedeydi. SĂ˝rbistan, Bosna, Yunanistan ve Bulgaristan Avrupa’nĂ˝n müdahalesi yüzünden zaten kaybedilmiĂžti. AvrupalĂ˝lar 1978’de OsmanlĂ˝ ÝmparatorluĂ°’nu neredeyse parçalamýÞlardĂ˝ ve 1890’larda da bunu gerçekleĂžtirmeyi tasarlamýÞlardĂ˝. OnlarĂ˝ durduran tek Ăžey Rusya’nĂ˝n çok fazla güçleneceĂ°i korkusuydu.  Ýngiltere ve Fransa’daki kamuoyu bu durumu kolayca deĂ°iĂžtirebilirdi. AslĂ˝nda Ermeni ihtilalcilerin istediĂ°i tam da buydu. Onlar OsmanlĂ˝larĂ˝n Ermeni isyancĂ˝larĂ˝ hapse atmasĂ˝nĂ˝ ve idam etmesini istiyorlardĂ˝. Avrupa gazeteleri bunu OsmanlĂ˝ hükümetinin masum Ermenilere yaptýðý zulüm olarak yansĂ˝tacaktĂ˝. Ermeni ihtilalciler OsmanlĂ˝ hükümetinin ihtilalci Ermeni partilerine karÞý dava açmasĂ˝nĂ˝ istiyorlardĂ˝. Avrupa gazeteleri bunu Ermenilere siyasal özgürlük tanĂ˝nmadýðý Ăžeklinde yansĂ˝tacaklardĂ˝. Ermeni ihtilalciler Ermeni kýÞkĂ˝rtmalarĂ˝na ve saldĂ˝rĂ˝larĂ˝na tepki olarak MüslümanlarĂ˝n Ermenileri öldürmesini istiyorlardĂ˝. Böylece Avrupa gazeteleri sadece Ermenilerin öldürüldüĂ°ünü haber yapacak, öldürülen Müslümanlardan ise hiç söz etmeyecekti. Kamuoyu baskĂ˝sĂ˝ Ýngilizlerle FransĂ˝zlarĂ˝ Ruslarla iĂžbirliĂ°i yapĂ˝p OsmanlĂ˝ ÝmparatorluĂ°’nu parçalara ayĂ˝rmaya mecbur edecekti.

 

Avrupa’daki birçok siyaset adamĂ˝ –ki Gladstone bunlardan biriydi—tĂ˝pkĂ˝ basĂ˝n ve kamuoyu gibi Türklere karÞý ön yargĂ˝lĂ˝ydĂ˝. Onlar sadece OsmanlĂ˝ ÝmparatorluĂ°u’nu ortadan kaldĂ˝rmak için uygun bir fĂ˝rsat bekliyorlardĂ˝.

 

Sonuçta OsmanlĂ˝larĂ˝n isyancĂ˝larĂ˝ gereken Ăžekilde cezalandĂ˝rmasĂ˝ neredeyse imkansĂ˝zdĂ˝. AvrupalĂ˝lar, OsmanlĂ˝larĂ˝n Ermeni ihtilalcilerinin faaliyetlerini kabul etmesini istediler. Ama bu faaliyetler AvrupalĂ˝larĂ˝n kendi ülkelerinde olmasĂ˝na asla katlanamayacaklarĂ˝ türdendi. TaĂžnaklar OsmanlĂ˝ BankasĂ˝’nĂ˝ iĂžgal ettikleri zaman AvrupalĂ˝lar onlarĂ˝n serbest bĂ˝rakĂ˝lmasĂ˝nĂ˝ saĂ°ladĂ˝. Avrupa ülkelerinin büyükelçileri OsmanlĂ˝larĂ˝ Zeytun’daki isyancĂ˝larĂ˝ affetmeye mecbur etti. Sultan Ýkinci Abdulhamid’i öldürmeye teĂžebbüs edenler için af çĂ˝karĂ˝lmasĂ˝nĂ˝ onlar saĂ°ladĂ˝. Rus konsolosu Rus vatandaÞý olduklarĂ˝ için TaĂžnak ÝsyancĂ˝larĂ˝n OsmanlĂ˝ mahkemelerinde yargĂ˝lanmasĂ˝na izin vermedi. OsmanlĂ˝larĂ˝n yargĂ˝lanĂ˝p hüküm giymelerini saĂ°ladýðý birçok isyancĂ˝ daha sonra serbest bĂ˝rakĂ˝ldĂ˝ çünkü AvrupalĂ˝lar bu isyancĂ˝ ve katillerin affedilmesini istediler ve padiĂžahĂ˝ tehdit etme anlamĂ˝na gelecek sözlerle bu isteklerini kabul ettirdiler. Hatta Rusya’nĂ˝n Van Konsolosu açĂ˝ktan açýða Ermeni isyancĂ˝larĂ˝ eĂ°iterek silah kullanĂ˝mĂ˝nĂ˝ onlara bizzat öĂ°retti. OsmanlĂ˝larĂ˝n tek yapabildiĂ°i mümkün olduĂ°u kadar olan bitenin duyulmamasĂ˝nĂ˝ saĂ°lamaya çalýÞmaktĂ˝. Bu, isyancĂ˝larĂ˝n hakettikleri Ăžekilde cezalandĂ˝rĂ˝lmamasĂ˝ anlamĂ˝na geliyordu. Ýnsan OsmanlĂ˝lara karÞý bu konuda ancak acĂ˝ma hissi duyabilir. EĂ°er gereken Ăžekilde davransalardĂ˝ bunun OsmanlĂ˝ Devleti’nin sonu olacaĂ°Ă˝nĂ˝ biliyorlardĂ˝.

 

Birinci Dünya SavaÞý

 

OsmanlĂ˝larĂ˝n Birinci Dünya SavaÞý sĂ˝rasĂ˝nda DoĂ°u’da uĂ°radýðý kayĂ˝plar iki etkenden kaynaklandĂ˝. BunlarĂ˝n ilki Enver PaĂža’nĂ˝n felaketle sonuçlanan SarĂ˝kamýÞ taarruzuydu. Enver PaĂža’nĂ˝n AralĂ˝k 1914’teki Rusya taarruzu her bakĂ˝mdan felaket oldu. Rusya’ya saldĂ˝ran 95,000 Türk askerinden 75,000’i öldü. Ýkinci etken ise Ermeni ÝsyanĂ˝ idi ki burada bizi ilgilendiren bu etkendir.

 

Askerlikten Kaçma Bölgesi

 

Birinci Dünya SavaÞý tehlikesi karÞýsĂ˝nda OsmanlĂ˝ Ordusu seferberlik durumuna geçerken Ermenilerin kendi ülkelerine hizmet etmeleri gerekirdi. Bunun yerine RuslarĂ˝n tarafĂ˝nĂ˝ tuttular. OsmanlĂ˝ Ordusu’nun bildirdiĂ°ine göre: “Askerlik yapma mecburiyeti olan Ermenilerden Hopa-Erzurum-Hinis-Van hattĂ˝nĂ˝n doĂ°usundaki kent ve köylerde yaĂžayanlar askere yazĂ˝lma çaĂ°rĂ˝sĂ˝na cevap vermeyip Rusya’daki örgüte katĂ˝lmak üzere DoĂ°u sĂ˝nĂ˝rĂ˝na gitmiĂžtir.”




HARÝTA 3 ASKERLÝKTEN KAÇMA BÖLGESÝ

Bunun etkileri açĂ˝ktĂ˝r: EĂ°er “askerlikten kaçma bölgesi”ndeki genç Ermeni erkekleri orduda görev yapsalardĂ˝ orduya  50,000’den fazla asker katĂ˝lmýÞ olacaktĂ˝. Askerlik görevlerini  yapsalardĂ˝ belki de SarĂ˝kamýÞ yenilgisi yaĂžanmayacaktĂ˝.

 

Asker kaçaĂ°Ă˝ olanlar sadece Hopa’dan Erzurum, Hinis ve Van’a uzanan bölgedeki Ermeniler deĂ°ildi. Ne Zeytun’daki ve Kilikya’nĂ˝n baĂžka kesimlerindeki isyancĂ˝lar ne de çeteler kurmuĂž olan onbinlerce SivaslĂ˝ Ermeni askerlik görevini yerine getirdi. BazĂ˝ Ermeniler de Yunan AdalarĂ˝’na, MĂ˝sĂ˝r’a ya da KĂ˝brĂ˝s’a kaçarak askerlik görevinden kurtuldu. Daha doĂ°rusu bu Ermeni gençlerinin büyük bir kĂ˝smĂ˝ askerlik yaptĂ˝ ama katĂ˝ldĂ˝klarĂ˝ ordular OsmanlĂ˝ Devleti’nin düĂžmanlarĂ˝nĂ˝n ordularĂ˝ydĂ˝. Onlar kendi vatanlarĂ˝nĂ˝ korumadĂ˝lar. Aksine, kendi vatanlarĂ˝na saldĂ˝rdĂ˝lar.

 

DoĂ°u Anadolu’da Ermeniler kendi hükümetlerine karÞý gerilla savaÞý yapmak üzere çeteler kurdular. BazĂ˝ Ermeniler ise kaçtĂ˝lar ama Rus ordusuyla geri döndüler. Rus iĂžgal güçlerine rehberlik yaptĂ˝lar ve Rus ordusunun öncü birliklerini oluĂžturdular. OsmanlĂ˝larĂ˝n savaĂžtaki çabalarĂ˝na ve DoĂ°u Anadolu MüslümanlarĂ˝nĂ˝n hayatlarĂ˝na yönelik en büyük tehdidi ise cephe gerisinde, yani yerlerinde kalan Ermeniler oluĂžturdu.

 

Ermeni milliyetçiler çoĂ°u kez Ăžunu iddia etmiĂžlerdir: OsmanlĂ˝larĂ˝n tehcir emri vermelerine sebep Ermeni isyanĂ˝ deĂ°ildi. KanĂ˝t olarak da tehcir emrinin MayĂ˝s 1915’te yani aĂžaĂ°Ă˝ yukarĂ˝ Van’Ă˝n Ermenilerce ele geçirildiĂ°i tarihte yayĂ˝nlanmýÞ olduĂ°unu hatĂ˝rlatĂ˝rlar. Bu iddianĂ˝n ardĂ˝ndaki mantýða göre OsmanlĂ˝lar, tehciri o tarihten bir süre önce tasarlamýÞ olmalĂ˝ydĂ˝lar; dolayĂ˝sĂ˝yla isyan tehcirin nedeni olamazdĂ˝. OsmanlĂ˝larĂ˝n tehcir olasĂ˝lýðýnĂ˝ düĂžünmeye MayĂ˝s 1915’ten birkaç ay önce baĂžlamýÞ olduklarĂ˝ doĂ°rudur. MayĂ˝s 1915’in Ermeni isyanĂ˝nĂ˝n baĂžlangĂ˝cĂ˝ olduĂ°u ise doĂ°ru deĂ°ildir. Ýsyan bundan çok önce baĂžlamýÞtĂ˝r.

 

AvrupalĂ˝ gözlemciler savaĂž çĂ˝karsa Ermenilerin Rusya’nĂ˝n safĂ˝nda yer alacaĂ°Ă˝nĂ˝ 1914’ten çok önce biliyorlardĂ˝. Daha 1908’de Ýngiliz Konsolosu Dickson ĂžunlarĂ˝ bildirmiĂžti:

 

“Van’daki ve SalmaĂž’daki [Ýran] Ermeni ihtilalcilere Tiflis’teki komiteleri tarafĂ˝ndan savaĂž çĂ˝kmasĂ˝ halinde Türkiye’ye karÞý Rusya’nĂ˝n yanĂ˝nda yer almalarĂ˝ bildirildi. RuslarĂ˝n yardĂ˝mĂ˝ olmadan sĂ˝nĂ˝r bölgesindeki Türklere ve onlarĂ˝n iletiĂžim hatlarĂ˝na tacizde bulunmak üzere 3,500 silahlĂ˝ keskin niĂžancĂ˝ seferber edebilirler.”

 

Ýngiliz diplomatik kaynaklarĂ˝nĂ˝n bildirmiĂž olduĂ°una göre savaĂža hazĂ˝rlĂ˝k yapan Ermeni ihtilalci gruplarĂ˝ 1913’te toplandĂ˝lar ve OsmanlĂ˝lara karÞý sürdürdükleri faaliyetler arasĂ˝nda eĂž güdüm saĂ°lamayĂ˝ kararlaĂžtĂ˝rdĂ˝lar. Ýngilizler raporlarĂ˝nda bu ittifakĂ˝n “Rus makamlarĂ˝yla” yapĂ˝lan toplantĂ˝larĂ˝n sonucu olduĂ°unu bildirdiler. TaĂžnak lider (ve OsmanlĂ˝ Parlamentosu üyesi) Vramyan Tiflis’e giderek Rus makamlarĂ˝yla görüĂžmüĂžtü. Ýngilizler aynĂ˝ zamanda Ăžu geliĂžmeyi rapor ettiler: “[Ermeniler] bir zamanlar vermiĂž olabilecekleri sadakat görüntüsünü tümüyle bir kenara atmýÞ bulunmaktadĂ˝r. RuslarĂ˝n Ermeni Vilayetleri’ni iĂžgal etmesi olasĂ˝lýðýndan çok  memnun olduklarĂ˝nĂ˝ açĂ˝kça belli ediyorlar.”

 

TaĂžnak liderleri bile TaĂžnaklarĂ˝n RuslarĂ˝n müttefiki olduĂ°unu açĂ˝kça kabul ediyordu. Hovhannes Katcaznuni, yani Ermenistan Cumhuriyeti’nin kendisi de TaĂžnak olan cumhurbaĂžkanĂ˝, savaÞýn baÞýndaki planlarĂ˝nĂ˝n Rusya ile ittifak olduĂ°unu söylemiĂžtir. 1910’dan beri ihtilalciler DoĂ°u Anadolu’nun her yerinde broĂžürler daĂ°Ă˝ttĂ˝lar. Birbirinin aynĂ˝ olan bu broĂžürlerde Ermeni köylerinin bölgesel komutanlĂ˝klar meydana getirmek üzere nasĂ˝l örgütlenecekleri ve MüslümanlarĂ˝n köylerine nasĂ˝l saldĂ˝rĂ˝lacaĂ°Ă˝ anlatĂ˝lĂ˝yor ve gerilla savaÞýnĂ˝n incelikleri hakkĂ˝nda bilgi veriliyordu.

 

SavaĂžtan önce OsmanlĂ˝ ordusunun istihbarat birimleri TaĂžnaklarĂ˝n planlarĂ˝ hakkĂ˝nda raporlar gönderdiler: TaĂžnaklar bir yandan OsmanlĂ˝ devletine baĂ°lĂ˝ olduklarĂ˝nĂ˝ ilan ederken bir yandan da kendilerini destekleyenlerin silahlandĂ˝rĂ˝lmasĂ˝ iĂžine hĂ˝z vereceklerdi. SavaĂž ilan edilirse Ermeni askerler OsmanlĂ˝ ordusundan firar edip silahlarĂ˝yla birlikte Rus ordusuna katĂ˝lacaklardĂ˝. EĂ°er OsmalĂ˝lar Ruslara galip gelmeye baĂžlarsa Ermeniler hiç birĂžey yapmayacaklardĂ˝. Ama bunun aksi olur da OsmanlĂ˝lar geri çekilmeye baĂžlarlarsa Ermeniler silahlĂ˝ gerilla çeteleri oluĂžturup plana göre saldĂ˝rĂ˝larda bulunacaklardĂ˝. OsmanlĂ˝ istihbaratĂ˝ yanĂ˝lmamýÞtĂ˝ çünkü bütün bunlar aynen oldu.

 

SavaĂž

 

Ruslar OsmanlĂ˝ Ermenilerini silahlandĂ˝rmak için TaĂžnaklara 2.4 milyon ruble verdiler. Onlar da Eylül 1914’te Kafkasya ve Ýran’daki Ermenilere silah daĂ°Ă˝tmaya baĂžladĂ˝lar. Sözü geçen ay içerisinde yani Tehcir emrinin verilmesinden yedi ay önce Ermenilerin OsmanlĂ˝ askerlerine ve sivil yetkililere saldĂ˝rĂ˝larĂ˝ baĂžladĂ˝. OsmanlĂ˝ ordusundan firar edenler önce yetkililerin “eĂžkiya çeteleri” dedikleri çeteleri kurdular. Askere alma iĂžlemlerini yürüten subaylara, vergi tahsildarlarĂ˝na, jandarma karakollarĂ˝na ve yollardaki Müslümanlara saldĂ˝rdĂ˝lar. AralĂ˝k ayĂ˝ geldiĂ°inde Van vilayetinde genel bir isyan patlak verdi. KarayollarĂ˝ ve telgraf telleri kesildi, jandarma karakollarĂ˝ saldĂ˝rĂ˝ya uĂ°radĂ˝ ve Müslüman köyleri yakĂ˝larak köylüler öldürüldü. Ýsyan kĂ˝sa zamanda geniĂžledi. AralĂ˝k ayĂ˝ sona ermeden Kotun Geçidi yakĂ˝nĂ˝nda (ki OsmanlĂ˝larĂ˝n Ýran yonundan gelecek olan Rus istilasĂ˝na karÞý ülkeyi savunmak için bu geçidi ellerinde tutmalarĂ˝ gerekiyordu) kalabalĂ˝k bir Ermeni muharip grubu OsmanlĂ˝ ordusunun birliklerini yenilgiye uĂ°ratarak 400 OsmanlĂ˝ askerini öldürdü ve orduyu Saray’a çekilmek zorunda bĂ˝raktĂ˝. SaldĂ˝rĂ˝lar sadece Van’da olmuyordu: Erzurum Valisi Tahsin gönderdiĂ°i telgrafta vilayette patlak veren Ermeni saldĂ˝rĂ˝larĂ˝nĂ˝ püskürtemediĂ°ini bildirerek cepheden buraya takviye birlikler gönderilmesini istedi.

 

Þubat ayĂ˝ geldiĂ°inde DoĂ°u’nun her yerinden saldĂ˝rĂ˝ haberleri gelmeye baĂžlamýÞtĂ˝. MuĂž yakĂ˝nĂ˝nda iki saat süren bir meydan savaÞý oldu. Abaak’taki savaĂž ise sekiz saat sürdü. Timar yakĂ˝nĂ˝nda 1,000 Ermeni bir saldĂ˝rĂ˝ düzenledi. Ermeni çeteler Sivas, Erzurum, Adana, DiyarbakĂ˝r, Bitlis ve Van vilayetlerinde baskĂ˝nlar düzenlediler. Hem cepheyi geriye hem de doĂ°udaki OsmanlĂ˝ kentlerini ülkenin batĂ˝sĂ˝ndaki kentlere baĂ°layan telgraf hatlarĂ˝ tekrar tekrar kesildi, tamir edildi ve yeniden kesildi. Sadece ordunun ikmal katarlarĂ˝ deĂ°il yaralĂ˝ OsmanlĂ˝ askerlerinden oluĂžan gruplar da saldĂ˝rĂ˝ya uĂ°radĂ˝. Telgraf hatlarĂ˝nĂ˝ onarmak ya da ikmal katarlarĂ˝nĂ˝ korumak için gönderilen jandarma birliklerinin kendileri saldĂ˝rĂ˝ya uĂ°radĂ˝lar. Sorunun vahametini anlatabilmek için Ăžöyle bir örnek verilebilir: Nisan ayĂ˝ ortalarĂ˝nda bir jandarma tümenine Çatak’ta patlak veren büyük çaptaki bir ayaklanmayĂ˝ bastĂ˝rmak için Hakkari’den Çatak’a gitmesi emredildi ancak tümen Ermeni savunma hatlarĂ˝nĂ˝ savaĂžarak yarĂ˝p geçemediĂ°i için Çatak’a ulaĂžamadĂ˝. Bu yüzden OsmanlĂ˝lar bir kĂ˝sĂ˝m askeri cepheden çekip Çatak’a göndermek zorunda kaldĂ˝lar.

 

Ermeniler önceden itinayla hazĂ˝rlĂ˝klar yaptĂ˝ktan sonra Van kentinde ayaklandĂ˝lar. BirçoĂ°u askeri uniforma giyen iyice silahlanmýÞ Ermeni askerinden oluĂžan birlikler kenti ele geçirdiler ve OsmanlĂ˝ kuvvetlerini kendi kalesine sĂ˝kýÞtĂ˝rdĂ˝lar. ÝsyancĂ˝lar kentteki binalarĂ˝n çoĂ°unluĂ°unu ateĂže verdi. BazĂ˝ binalar ise OsmanlĂ˝ askerleri kaledeki iki havan topuyla ateĂž açtĂ˝klarĂ˝ için tahrip oldu. Erzurum ve Ýran cephesinden Van’a bir kĂ˝sĂ˝m OsmanlĂ˝ askeri gönderildiyse de bu birlikler kenti kurtaramadĂ˝lar. Ruslar ve Ermeniler kuzeyden ve güneybatĂ˝dan ilerlemekteydiler. 17 MayĂ˝s günü OsmanlĂ˝lar kaleyi boĂžalttĂ˝. OsmanlĂ˝ askerleri ve siviller savaĂžarak Van Gölü’nün çevresini dolaÞýp güneybatĂ˝ya yöneldiler. Bir kĂ˝smĂ˝ Van Gölü’nü teknelerle geçmeyi denedi ancak bunlarĂ˝n yarĂ˝dan fazlasĂ˝ kĂ˝yĂ˝daki isyancĂ˝larĂ˝n açtýðý ateĂž ya da teknelerinin karaya oturmasĂ˝ sonucunda hayatlarĂ˝nĂ˝ kaybettiler. VanlĂ˝ MüslümanlarĂ˝n bir kĂ˝smĂ˝ en azĂ˝ndan bir süre daha hayatta kalmayĂ˝ baĂžarabildi. AmerikalĂ˝ misyonerler bunlarĂ˝n bakĂ˝mĂ˝nĂ˝ üstlenmiĂžti. KaçmayanlarĂ˝n büyük kĂ˝smĂ˝ öldürüldü. Köylüler ya evlerinde öldürüldüler ya da gittikleri çevre alanlardan toplanarak Zeve’deki büyük katliama gönderildiler.

 

Bu olaylarĂ˝n sonucunda MüslümanlarĂ˝n ve Ermenilerin çektikleri acĂ˝lar malumdur. Bu, halklar arasĂ˝ndaki kanlĂ˝ bir savaÞýn hikayesidir ve bu savaĂž sĂ˝rasĂ˝nda ilgili taraflarĂ˝n hepsi büyük kayĂ˝plar vermiĂžtir. OsmanlĂ˝lar DoĂ°u’nun büyük bir bölümünü geri aldĂ˝klarĂ˝nda Ermeni halk Rusya’ya kaçtĂ˝. Orada açlĂ˝k ve hastalĂ˝klar yüzünden öldüler. Ruslar Van ve Bitlis vilayetlerini geri aldĂ˝klarĂ˝ zaman Ermenilerin buraya dönmesine izin vermediler. OnlarĂ˝ Kuzey’de açlýða terkettiler. Ruslar bu topraklarĂ˝ kendileri için istiyorlardĂ˝. AyrĂ˝ca Ăžu çok iyi bilinmektedir ki OsmanlĂ˝ topraklarĂ˝nda kalmayĂ˝ seçen Ermeniler, yani Erzurum vilayetindekiler, savaÞýn sonunda büyük sayĂ˝da MüslümanĂ˝ topluca öldürdüler.

 

Burada benim amacĂ˝m tarihin bu dönemini yeniden anlatmak deĂ°ildir. Göstermek istediĂ°im -eĂ°er daha fazla kanĂ˝t gerekiyorsa- OsmanlĂ˝larĂ˝n Ermenileri düĂžman olarak görmekte haklĂ˝ olduklarĂ˝dĂ˝r. VerdiĂ°im haritada Ermeni isyancĂ˝larĂ˝nĂ˝n gerçekte Rusya’nĂ˝n ajanlarĂ˝ olduĂ°unun kanĂ˝tlarĂ˝ bulunmaktadĂ˝r.

 

OsmanlĂ˝ ÝmparatorluĂ°u’nun doĂ°u bölgesindeki Ermeniler tam tamĂ˝na Rusya için en büyük önem taÞýyan yerlerde isyan çĂ˝karmýÞlardĂ˝r. OsmanlĂ˝’nĂ˝n GüneydoĂ°u’daki idari merkezi olan Van kentindeki isyandan RuslarĂ˝n saĂ°ladĂ˝klarĂ˝ yarar açĂ˝kça görülebilir.

 

AslĂ˝nda isyana sahne olan diĂ°er yerlerin önemi daha da büyüktü: Erzurum’daki isyan yüzünden OsmanlĂ˝ ordusunun ikmal ve haberleĂžme hatlarĂ˝ kesildi. Bu isyan doĂ°rudan doĂ°ruya RuslarĂ˝n kuzeyden ilerledikleri hat üzerinde Ruslar bölgeye ulaĂžmadan önce çĂ˝kmýÞtĂ˝. Ermeniler Saray ve BaĂžkale bölgelerinde de ayaklandĂ˝lar ki bu iki bölgede Ýran üzerinden gelen Rus birliklerinin OsmanlĂ˝ topraklarĂ˝nĂ˝ istila edebilmek için geçmek zorunda olduklarĂ˝ iki önemli geçit bulunmaktaydĂ˝. Ermeniler Çatak yakĂ˝nĂ˝ndaki bir bölgede de ayaklandĂ˝lar ki bu bölgede OsmanlĂ˝larĂ˝n Ýran sĂ˝nĂ˝rĂ˝na asker gönderebilmek için kullanmak zorunda olduklarĂ˝ daĂ° geçitleri bulunmaktaydĂ˝. Bu geçitler gerektiĂ°inde OsmanlĂ˝ askerlerinin geri çekilmesi için de kullanĂ˝lacaktĂ˝. Çok sayĂ˝da Ermeni Sivas vilayetinde ve Þebinkarahisar’da da ayaklandĂ˝. Bu bölgede bir Ermeni isyanĂ˝ olmasĂ˝ garip bir olay olarak görülebilir çünkü bölgede Müslüman nüfus Ermeni nüfusun on katĂ˝ydĂ˝. Ancak Sivas taktik açĂ˝dan önemli bir yerdi. 

   

Cepheye ikmal malzemesi ve asker sevki esas itibariyle bir tek yoldan yapĂ˝lĂ˝yordu ve Sivas sevkiyatĂ˝n yapĂ˝ldýðý demiryolunun baĂžlangĂ˝ç noktasĂ˝ydĂ˝. Sivas, OsmanlĂ˝ ikmal yollarĂ˝na taciz saldĂ˝rĂ˝larĂ˝nda bulunmak üzere gerilla eylemleri yapmak isteyenler için bulunabilecek en mükemmel yerdi. Ermeniler Kilikya’da da ayaklandĂ˝lar. Kilikya Ýngilizlerin, OsmanlĂ˝larĂ˝n güneye giden tren yollarĂ˝nĂ˝ kesmek amacĂ˝yla istila etmeyi tasarladĂ˝klarĂ˝ yerdi. Ýngilizler sonunda Kilikya’ya saldĂ˝rmak yerine -ki bu mutlaka çok daha baĂžarĂ˝lĂ˝ olurdu- Gelibolu’daki çĂ˝lgĂ˝nlýðý yapmayĂ˝ tercih ettiler. Tabii Ermeniler böyle bir deĂ°iĂžikliĂ°i tahmin edemezlerdi.




HARÝTA 4 OSMANLI ORDUSU ÝKMAL VE ÝLETÝÞÝM YOLLARI

Bütün bu bölgeler, tam da askeri bir planlama uzmanĂ˝nĂ˝n, OsmanlĂ˝nĂ˝n savaĂžtaki çabalarĂ˝na en büyük zararĂ˝ verebilmek için özenle seçeceĂ°i yerlerdi. ÝsyanlarĂ˝n OsmanlĂ˝ ordusu için bir felaket olduĂ°unu herkes görebilir. ÝsyancĂ˝larĂ˝n OsmanlĂ˝ ordusunun mücadelesine verdiĂ°i zarar bundan ibaret de deĂ°ildi. OsmanlĂ˝lar ayrĂ˝ca isyancĂ˝larla savaĂžmak üzere cepheden bazĂ˝ tümenlerini topluca çekip isyan bölgelerine göndermek zorunda kaldĂ˝lar. Bu tümenler  isyancĂ˝lar yerine Ruslarla savaĂžabilselerdi savaÞýn sonucu çok farklĂ˝ olabilirdi. Feldmaresal Pomiankowski Ermeni isyanĂ˝nĂ˝n DoĂ°u’da OsmanlĂ˝ yenilgisinin tek nedeni olduĂ°unu söylemiĂžti. Birinci Dünya SavaÞý sĂ˝rasĂ˝nda OsmanlĂ˝ ÝmparatorluĂ°u’nda bulunan yegane AvrupalĂ˝ gerçek tarihçi olan Pomiankowski’nin görüĂžüne katĂ˝lĂ˝yorum.

 

OsmanlĂ˝lar ancak Ermeni isyanĂ˝nĂ˝n baĂžlangĂ˝cĂ˝ndan yedi ay sonra (26-30 MayĂ˝s, 1915) Ermeniler için tehcir emrini verdiler.

 

Osmanlý Kayýtlarý

 

Peki, bu analizin doĂ°ru olduĂ°unu nereden bileceĂ°iz? Sonuçta, genelde Ermenilerin tarihi olarak anlatĂ˝lanlardan çok farklĂ˝ burada bahsedilenler. Bu analiz doĂ°rudur çünkü bu sonuca herhangi bir ideolojiyi izleyerek deĂ°il tarihi akĂ˝l yoluyla çözümleyerek ulaÞýlmýÞtĂ˝r.

 

Bunu anlamak için tarih ile ideoloji arasĂ˝ndaki farka bakmamĂ˝z lazĂ˝m. Bilimsel analiz ile milliyetçi inanýÞ ve gerçek tarihçi ile ideolog arasĂ˝ndaki farklara bakmamĂ˝z lazĂ˝m. Tarihçi için önemli olan nesnel gerçeĂ°i ortaya çĂ˝karmaya çalýÞmaktĂ˝r. Milliyetçi bir ideolog içinse önemli olan davasĂ˝nĂ˝n baĂžarĂ˝ya ulaĂžmasĂ˝dĂ˝r. DoĂ°ru dürüst bir tarihçi önce kanĂ˝t arar sonra kararĂ˝nĂ˝ verir. Ýdeolog ise önce kararĂ˝nĂ˝ verir sonra bunu destekleyecek kanĂ˝t arar.

 

Tarihçi öncelikle olaylarĂ˝n hangi tarihsel baĂ°lamda meydana geldiĂ°ine bakar. Özellikle de tanĂ˝klarĂ˝n ne derece güvenilir olduklarĂ˝ konusunda bir yargĂ˝ya varĂ˝r. Bu konuda konuĂžmuĂž ya da yazmýÞ  olanlarĂ˝n yalan söylemeleri için bir neden olup olmadýðý konusunda bir hüküm verir. Ýdeolog ise nereden gelirse gelsin her kanĂ˝tĂ˝ kabul eder ve kanĂ˝t bulamadýðý zaman kanĂ˝tĂ˝ kendisi uydurma yoluna gidebilir. Belki de bulacaĂ°Ă˝ Ăžeylerden korktuĂ°u için kanĂ˝tlarĂ˝ çok yakĂ˝ndan incelemez. ÖrneĂ°in ideologlar, Birinci Dünya SavaÞý’nĂ˝n ardĂ˝ndan OsmanlĂ˝ liderlerinin yargĂ˝lanmasĂ˝nĂ˝ Türklerin soykĂ˝rĂ˝m suçu iĂžlediklerinin bir kanĂ˝tĂ˝ olarak öne sürerler. Bu sözde mahkemelerin bu hükümleri Ýngiliz hakimiyetindeki Ýstanbul’da verdiklerini söylemeye gerek görmezler. Bu mahkemelerin iĂžgalcilerle iĂžbirliĂ°i yapan Damat Ferid PaĂža hükümetinin kontrolünde olduĂ°una da deĂ°inmezler, ki sözü geçen hükümet düĂžmanĂ˝, Ýttihad ve Terakki Komitesi hakkĂ˝nda daha önce pek çok yalan söylemiĂžti. Damad Ferid’in Ýngilizleri memnun etmek ve iĂžini kaybetmemek için herĂžeyi yapabileceĂ°inden bahsetmezler. Ýngilizlerin uĂžaklarĂ˝ndan daha dürüst davranĂ˝p herhangi bir “soykĂ˝rĂ˝m” kanĂ˝tĂ˝ bulamadĂ˝klarĂ˝nĂ˝ kabul ettiklerini aktarmazlar. SanĂ˝klarĂ˝n kendi avukatlarĂ˝ tarafĂ˝ndan temsil edilmemiĂž olduklarĂ˝nĂ˝ bildirmezler. SanĂ˝klarĂ˝n sözde suçlarĂ˝nĂ˝n çok uzun bir liste oluĂžturduĂ°unu -görünüĂže göre yargĂ˝çlar akĂ˝llarĂ˝na gelen her suçu listeye doldurmuĂžlardĂ˝r- ve Ermenilere karÞý suç iĂžledikleri ithamĂ˝nĂ˝n bu listenin sadece küçük bir bölümünü oluĂžturduĂ°unu belirtmezler. Ýdeologlar bu mahkemelerin ancak Jozef Stalin tarafĂ˝ndan oluĂžturulan mahkemelerle kĂ˝yaslanabileceĂ°ini belirtmezler.

 

Tarihçi önce gerçekte ne olduĂ°unu keĂžfeder sonra olanlarĂ˝n nedenlerini açĂ˝klamaya çalýÞýr. Ýdeolog bu keĂžif sürecini unutur ve inandýðý Ăžeylerin doĂ°ru olduĂ°unu farzedip bunu açĂ˝klamak  için bir kuram geliĂžtirir. Dr. Taner Akçam’Ă˝n çalýÞmasĂ˝ buna örnektir. Önce Ermeni Milliyetçilerinin inançlarĂ˝nĂ˝ tam olarak doĂ°ru kabul ediyor, sonra karmaÞýk bir sosyolojik kuram inĂža ederek soykĂ˝rĂ˝mĂ˝n Türk tarihinin ve Türklerin kiĂžiliĂ°inin bir sonucu olduĂ°unu iddia ediyor. Bu çeĂžit bir analiz yapmak kumdan bir temel üzerine bir ev inĂža etmek gibidir. Ev saĂ°lam görünür ama ilk Ăžiddetli rüzgarda devrilir. Bizim üzerinde konuĂžtuĂ°umuz konuda ise kuramĂ˝ yĂ˝kan Ăžiddetli rüzgar, gerçeĂ°in gücüdür.

   

Tarihçi olaylarĂ˝n nedenlerini bulmak için tarihe -bazen tarihin derinliklerine- bakmak gerektiĂ°ini bilir. Ýdeolog ise bu zahmete katlanmaz. YukarĂ˝da söylediĂ°imiz gibi istemediĂ°i Ăžeyler bulacaĂ°Ă˝ndan korkuyor olabilir. Ýnsan, Ermeni Milliyetçilerinin yazĂ˝larĂ˝nĂ˝ okuduĂ°u zaman Ermeni Sorunu’nun 1894’te baĂžladýðýnĂ˝ zannedebilir. Ermenilerin Türklere karÞý Ruslarla daha 18. YüzyĂ˝ldan beri ittifak yapmýÞ olduklarĂ˝na bu yazĂ˝larda deĂ°inildiĂ°i çok nadirdir.  Bu yazĂ˝lardan, yazarlarĂ˝n Türklerle Ermeniler arasĂ˝ndaki 700 yĂ˝llĂ˝k barýÞý yĂ˝kma iĂžini baĂžlatanlarĂ˝n Ruslar ve Ermenilerin kendileri olduĂ°unun bilincine hiç bir Ăžekilde varmamýÞ olduklarĂ˝ anlaÞýlĂ˝r. Tarihçiler için bu gibi Ăžeyler önemlidir, ideloĂ°un ise davasĂ˝na zarar verir.

 

Tarihçi inceler. Ýdeolog ise siyasi bir mücadele yürütür. Ermeni Sorunu baĂžtan beri siyasi bir kampanya olmuĂžtur. Ermeni Sorunu’nun uzun zamandan beri kabul edilmiĂž olan düzmece tarihini yazmak için kullanĂ˝lan materyel, ortaya siyasi belgeler çĂ˝karmýÞtĂ˝r. Bunlar siyasal bir etki yaratmak üzere yazĂ˝lmýÞ metinlerdi. Ýster TaĂžnaklarĂ˝n gazetesinde yayĂ˝nlanan makaleler olsun ister Ýngiliz Propaganda Dairesi’nin imal ettiĂ°i sahte belgeler olsun, hepsi de güvenilir tarihi kaynaklar deĂ°il propaganda malzemesiydi. Tarihçiler bu sözde “tarihi belgeleri” incelemiĂž ve hepsini reddetmiĂžlerdir. Buna raĂ°men aynĂ˝ uydurma belgeler bir Ermeni soykĂ˝rĂ˝mĂ˝ yapĂ˝lmýÞ olmasĂ˝nĂ˝n kanĂ˝tĂ˝ olarak sürekli öne sürülmektedir. Bu yalanlar o kadar uzun bir süreden beri devam etmiĂž ve o kadar çok tekrarlanmýÞtĂ˝r ki gerçek tarihi bilmeyenler bu yalanlarĂ˝ doĂ°ru olarak kabul etmektedir.

 

KandĂ˝rĂ˝lmýÞ olan sadece AmerikalĂ˝lar ve AvrupalĂ˝lar deĂ°ildir. KĂ˝sa bir süre önce bir Türk akademisyenin yazdýðý iki ciltlik bir kitabĂ˝ okudum. Sözkonusu kitabĂ˝n Ermenilerle ilgili kĂ˝sĂ˝mlarĂ˝nĂ˝n çoĂ°u kesinlikle saçmalĂ˝ktan öteye gitmiyor. ÖrneĂ°in, 1908’de OsmanlĂ˝ devlet görevlileri Van kentinde bir TaĂžnak cephaneliĂ°ini ortaya çĂ˝kardĂ˝lar. Burada Ermeni ayaklanmasĂ˝na hazĂ˝rlĂ˝k olarak depolanmýÞ 2.000 silah, yüzbinlerce kutu mermi ve 5.000 bomba ele geçirildi. Ermeni isyancĂ˝lar OsmanlĂ˝ askerleriyle kĂ˝sa bir süre çatýÞtĂ˝ktan sonra kaçtĂ˝lar. Bu olay tüm diplomatik literatürde ve Van’a iliĂžkin kitaplarda anlatĂ˝lmýÞtĂ˝r. Buna raĂ°men sözü geçen kitabĂ˝n yazarĂ˝ olayĂ˝ 1.000 Türkün (!) hükümete karÞý ayaklanmasĂ˝ olarak anlatmakta ve isyancĂ˝larĂ˝n silahlarĂ˝ndan hiç söz etmemektedir. Böyle bir hatayĂ˝ nasĂ˝l yapmýÞ olabilir? Çünkü yazar bütün bilgileri TaĂžnak Partisi’nin gazetesinden almýÞtĂ˝r!

 

Temel bir ilkeyi vurgulamamýz gerekiyor: Kaynak olarak propaganda malzemesi alanlar tarih yazmak yerine kendileri de propaganda malzemesi yazmýÞ olurlar.

 

Birçok yazar -ki bunlarĂ˝n arasĂ˝nda Türkler de vardĂ˝r- OsmanlĂ˝larĂ˝n kendi “iç” kayĂ˝tlarĂ˝na hiç bakmadan TaĂžnak Partisi gibi gruplarĂ˝n söylediĂ°i yalanlarĂ˝ doĂ°ru olarak kabul etmiĂžtir. Akademisyenlerin de bazen hata yapmaya hakkĂ˝ vardĂ˝r. Ancak bu hakkĂ˝ olduĂ°u kadar, eserlerini yazmadan önce konuya iliĂžkin bütün bilgi kaynaklarĂ˝nĂ˝ incelemek gibi görevleri de vardĂ˝r. Siyasi propaganda malzemesi olarak hazĂ˝rlanmýÞ metinlere dayanan yazĂ˝lar yazmak ve OsmanlĂ˝larĂ˝n dürüstçe tuttuklarĂ˝ kayĂ˝tlarĂ˝ göz önüne almamak yanlýÞtĂ˝r. OsmanlĂ˝ tarihini araĂžtĂ˝rĂ˝rken ilk bakĂ˝lmasĂ˝ gereken yer OsmanlĂ˝larĂ˝n kendi kayĂ˝tlarĂ˝dĂ˝r.

 

Tarih yazarken neden OsmanlĂ˝ arĂživlerindeki belgelere dayanmak gerekli olsun? Çünkü bu çeĂžit belgeler tarih konusunda saĂ°lĂ˝klĂ˝ bir eser yazmak için gerekli olan somut verilerdir. OsmanlĂ˝lar bugünün medyasĂ˝na yönelik propaganda yazmamýÞtĂ˝r. OsmanlĂ˝ askerlerinin ve yetkililerinin raporlarĂ˝ siyasal belgeler ya da halkla iliĂžkiler giriĂžimleri deĂ°ildi. Bunlar sorumluluk duygusu taÞýyan insanlarĂ˝n kendi hükümetlerine doĂ°ru olduĂ°una inandĂ˝klarĂ˝ Ăžeyleri bildirmek üzere yazdĂ˝klarĂ˝ gizli iç hizmet raporlarĂ˝ydĂ˝. Bu raporlarĂ˝ yazanlar zaman zaman yanĂ˝lmýÞ olabilirler ancak bu insanlar asla yalan yazmĂ˝yorlardĂ˝. OsmanlĂ˝ arĂživlerinde bilerek kandĂ˝rmaca yapĂ˝ldýðýna dair hiçbir ize rastlanmamýÞtĂ˝r. Bunu Ermeni Milliyetçilerin yalan söyleme konusundaki kötü siciliyle kĂ˝yaslayĂ˝n. Nüfusla ilgili uydurma istatistiki bilgiler, söylemediĂ°i halde Mustafa Kemal’e atfedilen sözler, Talat PaĂža’ya atfedilen sahte telgraflar, “Mavi Kitap” taki sahte raporlar, mahkeme kayĂ˝tlarĂ˝nĂ˝n kötüye kullanĂ˝lmasĂ˝ ve hepsinden de kötüsü, Ermenilerce öldürülen Türklerden hiç bahsedilmemesi.

 

Türkler bu yanlýÞ tarihi düzeltmek için neler yapabilir sorusuyla birçok kez karÞýlaĂžtĂ˝m. Bu konuda öneride bulunmaya çekiniyorum çünkü Türkler ne yapĂ˝lmasĂ˝ gerektiĂ°ini zaten biliyorlar. YapĂ˝lmasĂ˝ gereken atalarĂ˝ hakkĂ˝nda söylenen yalanlara karÞý çĂ˝kmaktĂ˝r ki bunu da zaten yapĂ˝yorsunuz. Bu zorlu bir mücadeledir. Türkler hakkĂ˝ndaki önyargĂ˝lar sizi engelliyor ve size karÞý çĂ˝kanlar siyasal açĂ˝dan güçlü konumdadĂ˝r. Ancak, gerçek sizden yanadĂ˝r. Türklerin ve Türk Parlamentosunun Türkler hakkĂ˝nda söylenen yalanlara karÞý koymak üzere birleĂžmeleri beni çok sevindirdi. BaĂžbakan ErdoĂ°an ile meclisteki azĂ˝nlĂ˝k lideri Baykal’Ă˝n bir süre önce bu konuda aralarĂ˝nda anlaĂžmalarĂ˝ Türklerin harekete geçmekte olduklarĂ˝nĂ˝n kanĂ˝tĂ˝dĂ˝r. Tarih Kurumu’nun Ermeni bilim adamlarĂ˝yla görüĂžme ve tartýÞmalar yapma giriĂžimi de Türklerin harekete geçmekte olduklarĂ˝nĂ˝n kanĂ˝tĂ˝dĂ˝r. Türk akademisyenler tarafĂ˝ndan artĂ˝k bu konuda birçok kitap yayĂ˝nlanmakta oluĂžu da Türklerin harekete geçmekte olduklarĂ˝nĂ˝n kanĂ˝tĂ˝dĂ˝r. Þükrü ElekdaĂ° gibi insanlar gerçek uĂ°runa mücalede vermektedir. Ben ve benim gibi uzun zamandan beri yalanlara karÞý çĂ˝kmýÞ olanlar yalnĂ˝z olmadýðýmĂ˝zĂ˝ gördüĂ°ümüz için memnunuz.

 

GeçmiĂžte bazĂ˝  akademisyenler -ki bunlardan biri de bendim- Türk ve Ermeni tarihçilerinin bu konuyu çalýÞan diĂ°er araĂžtĂ˝rmacĂ˝larla birlikte toplanarak Türklerle Ermenilerin tarihini araĂžtĂ˝rmalarĂ˝nĂ˝ ve tartýÞmalarĂ˝nĂ˝ önerdi. BaĂžbakan ErdoĂ°an ve Dr. Baykal bütün arĂživlerin Ermeni Sorunu konusunda kurulacak bir ortak komisyona açĂ˝lmasĂ˝ önerisinde bulundular. YapĂ˝lmasĂ˝ gereken iĂžte tam olarak budur. En önemlisi, BaĂžbakan ErdoĂ°an ve Dr. Baykal bu sorunu tarihçilerin çözmesi gerektiĂ°ini ilan ettiler. Böylece Türklerin gerçeĂ°in ortaya çĂ˝kmasĂ˝ndan korkmalarĂ˝ için bir neden olmadýðýnĂ˝ gösterdiler.

 

Akademik dürüstlüĂ°ün siyasete galip geleceĂ°ini ve Ermeni Milliyetçilerinin de tartýÞmaya katĂ˝lacaklarĂ˝nĂ˝ ümidedelim. Ancak ben bunu yapacaklarĂ˝nĂ˝ sanmĂ˝yorum. Bir süre önce Minnesota Üniversitesi’nde “Ermeni SoykĂ˝rĂ˝m AraĂžtĂ˝rmalarĂ˝ Merkezi” denilen bir yerde bir konferans verdim. Dr. Akçam orada ders vermektedir. Davetli olduĂ°u halde kendisi konferanslarĂ˝ma gelmedi. AslĂ˝nda hiçbir Ermeni konferanslarĂ˝ma gelmedi. Bunun yerine baĂžkalarĂ˝nĂ˝n konuĂžacaĂ°Ă˝mdan haberleri olmasĂ˝n diye, konferans ilanlarĂ˝nĂ˝n tümü asĂ˝ldĂ˝klarĂ˝ yerlerden yĂ˝rtĂ˝lĂ˝p atĂ˝ldĂ˝.

 

Bu akademisyenlere yakýÞýr bir yaklaÞým deĂ°ildir. Bu siyasal bir yaklaÞýmdĂ˝r. Ermeni Milliyetçileri kendi ideolojilerine akademisyenlerden bir itiraz gelmezse, bu siyasal mücadeleyi kazanmýÞ olacaklarĂ˝na hükmetmiĂžler. Bu yüzden sadece Türklerin soykĂ˝rĂ˝m yapmýÞ olduĂ°unu söyleyen Türklerle görüĂžüyorlar. Bu gibi Türkler Amerikan ve Avrupa basĂ˝nĂ˝nda “Türk akademisyenleri” olarak tanĂ˝mlanĂ˝yor. Yani okuyucularda Türk akademisyenlerinin soykĂ˝rĂ˝m iddialarĂ˝na inanmakta olduklarĂ˝ izlenimini yaratmak için özenle çaba harcanĂ˝yor. Okuyuculara Türk hükümetinden baĂžka kimsenin soykĂ˝rĂ˝m olduĂ°unu inkar etmediĂ°i izlenimi veriliyor.

 

Bunun doĂ°ru olmadýðýnĂ˝ biliyoruz. Her yĂ˝l Türkiye’de sadece “Ermeni soykĂ˝rĂ˝mĂ˝”nĂ˝ reddetmekle kalmayĂ˝p Ermenilerin Türklere yaptýðý zulmü de belgeleyen birçok kitap ve makale yayĂ˝nlanĂ˝yor, konferanslar düzenleniyor. Ermeniler tarafĂ˝ndan katledilmiĂž masum Türklerin toplu mezarlarĂ˝ ortaya çĂ˝karĂ˝lĂ˝yor. Ölen Türklerin anĂ˝sĂ˝na müzeler açĂ˝lĂ˝yor ve anĂ˝tlar dikiliyor. OsmanlĂ˝ arĂživlerindeki belgeleri görmüĂž ya da Ermeni Sorununa iliĂžkin Türkler tarafĂ˝ndan yazĂ˝lmýÞ kitaplarĂ˝ okumuĂž olan tarihçiler soykĂ˝rĂ˝m iddiasĂ˝nĂ˝ kabul etmiyor. SavaĂž sĂ˝rasĂ˝nda birçok Ermeninin Türkler tarafĂ˝ndan ve bir o kadar da Türkün Ermeniler tarafĂ˝ndan  öldürüldüĂ°ünü biliyorlar. Bunun soykĂ˝rĂ˝m deĂ°il savaĂž olduĂ°unu biliyorlar.

 

Benim ülkemde ve Avrupa’da neden onca insan Ermeni Milliyetçilerinin görüĂžlerini benimseyen küçük bir Türk grubunun Türk bilim dünyasĂ˝nĂ˝ temsil ettiĂ°ine inaniyor? Neden söz konusu Türklerin Türk profösörlerinin gerçek inançlarĂ˝nĂ˝ dile getirdiklerine inanĂ˝lĂ˝yor? Bunun sebebi kĂ˝smen ön yargĂ˝lardĂ˝r. Türklere karÞý ön yargĂ˝lar o kadar uzun zamandan beri varolmuĂžtur ki, insanlar kolayca Türklerin suçlu olduklarĂ˝na inanabilmektedir. Ancak baĂžka bir neden daha var: Avrupa ve Amerika’da pek az insan bu konuda gerçek Türk akademisyenlerin eserlerinin varolduĂ°unu biliyor.

 

Günümüzde Türkiye’de Ermeni Sorunu konusunda mükemmel kitaplar yazĂ˝lmaktadĂ˝r. BildiĂ°iniz gibi Türkler çok uzun (fazla uzun) bir süre Türk-Ermeni iliĂžkilerinin tarihini incelemediler. ArtĂ˝k bu durum deĂ°iĂžti. Modern Türkiye’de Ermeni Sorunu konusunda yapĂ˝lan çalýÞmalarĂ˝ görenlerin etkilenmemeleri mümkün deĂ°il. Tarih Kurumu’nun bu konuda baÞý çekmesi gerekirdi ve bunu da yapĂ˝yor. Tabii Türk tarihinin sadece Türk tarihçilerince yazĂ˝lmasĂ˝ gerektiĂ°ini söylüyor deĂ°ilim. Ama Türkiye tarihi konusunda çalýÞan baĂžlĂ˝ca tarihçiler Türk olmalĂ˝dĂ˝r. Bu sizin ülkeniz ve sizin tarihiniz. Sorun artĂ˝k Türkiye’de tarih konusunda yazĂ˝lmakta olan mükemmel eserleri ve Türk tarihine iliĂžkin belgeleri diĂ°er ülkelerin akademisyenlerine, siyaset adamlarĂ˝na ve kamuoyuna ulaĂžtĂ˝rabilmektir. Sorun Ăžu ki; Türk tarihçileri doĂ°al olarak kitaplarĂ˝nĂ˝ Türkçe yazĂ˝yorlar ve AvrupalĂ˝larla AmerikalĂ˝lar da Türkçe bilmiyor.

 

Türkiye’nin tarihini yazanlar Türkçe yazĂ˝larĂ˝ okuyabilmeli midir? Evet, tabii ki Türkçe yazĂ˝lmýÞ yazĂ˝larĂ˝ okuyabilmelidirler. Bu kiĂžiler Türk tarihi konusunda Türkçe yazĂ˝lmýÞ pek çok kitabĂ˝ okuyabilmeli midir? Tabii ki evet. Kendileri bu konuda bir Ăžey yazmaya baĂžlamadan önce ilgili bütün taraflarĂ˝n ve bu arada Türklerin görüĂžlerini anlayabilmeli midirler? Evet, çünkü bu bir bilim adamĂ˝nĂ˝n görevidir. Her zaman böyle mi davranĂ˝yorlar? HayĂ˝r. Özellikle sözde “Ermeni SoykĂ˝rĂ˝mĂ˝”nĂ˝ anlatan kitaplarĂ˝n büyük kĂ˝smĂ˝ bu konudaki modern Türk eserlerine deĂ°inmemektedir. Bunun yanlýÞ olduĂ°unu söylemenin faydasĂ˝ yok. Akademisyenlere Türkçe öĂ°renin demenin de faydasĂ˝ yok. ÖĂ°renmek istemiyorlar ya da öĂ°renemiyorlar. HaksĂ˝zlĂ˝k etmemek için Ăžunu belirtmem lazĂ˝m: Benim ülkemde Türk dilinin öĂ°retildiĂ°i çok az sayĂ˝da yer var. Tek çözüm Türkçe kitaplarĂ˝n yabancĂ˝ dillere özellikle bütün dünyada anlaÞýlabilmesi için Ýngilizceye çevrilmesidir. Ýlk adĂ˝m atĂ˝lmýÞ, aslĂ˝ Türkçe olan birçok deĂ°erli kitap tercüme edilmiĂžtir. Bunlar arasĂ˝nda Esat Uras’Ă˝n artĂ˝k eskimiĂž olsa da mükemmel yazĂ˝lmýÞ tarihi, Türk Parlamentosu’nun bir süre önce Ermeni Sorunu konusunda yayĂ˝nladýðý kitap, Türk DýÞiĂžleri Bakanlýðýnca yazĂ˝lan tarih, muteveffa Kamuran Gürün’ün yazdýðý “Armenia File”, Orel ve Yuca’nin yazdýðý “Talat Pasha Telegrams” ve birçok baĂžka eser bulunmaktadĂ˝r. BunlarĂ˝n arasĂ˝nda muhtemelen en deĂ°erlisi Genelkurmay, OsmanlĂ˝ ArĂživleri, Tarih Kurumu ve DýÞiĂžleri Bakanlýðýnca tercüme edilerek basĂ˝lan Ermeni Sorunu’na iliĂžkin OsmanlĂ˝ belgeleri dizisidir. Ancak bunlardan daha pek çoĂ°una ihtiyaç var. Bunlar o kadar çok ki burada saymak mümkün deĂ°il. Ancak Kazim Karabekir’in ve Ahmet Refik’in anĂ˝larĂ˝nĂ˝n bile daha tercüme edilmemiĂž olduĂ°unu kaydetmeden geçemeyeceĂ°im.  Bütün bu kitaplarĂ˝n mümkün olduĂ°unca geniĂž bir okuyucu kitlesine ulaĂžtĂ˝rĂ˝lmasĂ˝ gerekir. Bu kitaplar tercüme edilmelidir.

 

AyrĂ˝ca, tercüme edilecek kitaplar arasĂ˝nda Ermeni Sorunu ile ilgili deĂ°ilmiĂž gibi görünen bazĂ˝ konulardaki kitaplar da bulunmalĂ˝dĂ˝r. ÖrneĂ°in, OsmanlĂ˝ ÝmparatorluĂ°u’nda Birinci Dünya SavaÞý’nĂ˝n askeri tarihini anlatan doĂ°ru, ayrĂ˝ntĂ˝lĂ˝ ve Avrupa dillerinden birine çevrilmiĂž bir kitap bulunmamaktadĂ˝r. Varolan kitaplarda bazĂ˝ yanlýÞlar vardĂ˝r ve bu yanlýÞlar sadece Ermenilerle ilgili deĂ°ildir. ÖrneĂ°in Birinci Dünya SavaÞý’nĂ˝ ana hatlarĂ˝yla anlatan kitaplar generallerin isimlerini yanlýÞ veriyor, birlikleri yanlýÞ yerlere intikal ettiriyor, üstelik de OsmanlĂ˝ stratejisini hiç anlamamýÞ gibidir. SavaĂžtaki en önemli etkenlerden biri olan Türk askerinin inanĂ˝lmaz gücü ve dayanĂ˝klĂ˝lýðýndan nadiren söz ederler. Bu neden Ermeni Sorunu açĂ˝sĂ˝ndan önemlidir? Bu etken önemlidir çünkü askeri durum anlaÞýlmadan Ermeni isyanĂ˝nĂ˝n yarattýðý tehlike ve Ermeni tehcirinin nedenleri anlaÞýlamaz. OsmanlĂ˝ kaynaklarĂ˝ Ermeni isyanĂ˝nĂ˝n Rusya’nĂ˝n askeri planĂ˝nĂ˝n temel öĂ°elerinden biri olduĂ°unu kanĂ˝tlĂ˝yor. OsmanlĂ˝ kaynaklarĂ˝ Ermeni isyanĂ˝nĂ˝n Rus zaferininin önemli bir parçasĂ˝ olduĂ°unu da kanĂ˝tlĂ˝yor, ve yine OsmanlĂ˝ kaynaklarĂ˝ Ermeni isyancĂ˝larĂ˝n aslĂ˝nda Rus ordusunun askerleri olduĂ°unu da kanĂ˝tlĂ˝yor. Türkiye’de Genelkurmay’Ă˝n yayĂ˝nladýðý bir çok cilt ve ayrĂ˝ntĂ˝larla dolu tarih kitabĂ˝ var. Bu kitaplar OsmanlĂ˝larĂ˝n savaĂžlarĂ˝na ve Türk BaĂ°Ă˝msĂ˝zlĂ˝k SavaÞýna iliĂžkin olaylarĂ˝ doĂ°ru olarak anlatĂ˝yor. OsmanlĂ˝larĂ˝n planlarĂ˝ ve eylemlerini ortaya koyuyor. Bu kitaplar sadece OsmanlĂ˝nĂ˝n düĂžmanlarĂ˝nĂ˝n verdikleri bilgiler deĂ°il, OsmanlĂ˝ askerlerinin kendilerinin de verdikleri bilgiler esas alĂ˝narak yazĂ˝lmýÞtĂ˝r. Birinci Dünya SavaÞý’nĂ˝ inceleyen her tarihçinin bu kitaplari okumasĂ˝ gerekir. Ancak bu kitaplar Türkçedir. EĂ°er Amerika ve Avrupa’da kullanĂ˝lacaklarsa Ýngilizceye çevrilmeleri gerekir.

 

AyrĂ˝ca, Amerika ve Avrupa’da öĂ°retmenler ve öĂ°renciler için Türkiye konusunda daha doĂ°ru olarak ve dürüstçe yazĂ˝lmýÞ daha fazla kitap olmasĂ˝ gerekir. Türkiye’ye iliĂžkin ön yargĂ˝lar ancak gençlere doĂ°rular söylenerek kĂ˝rĂ˝labilir. Bir baĂžlangĂ˝ç yaptĂ˝k. Ýstanbul Ticaret OdasĂ˝ AmerikalĂ˝ öĂ°retmenler için ilk ayrĂ˝ntĂ˝lĂ˝ Türkiye kitabĂ˝nĂ˝ finanse etti. Daha birçok kitaba ihtiyaç var.

 

Ve nihayet günümüzdeki politikalara iliĂžkin yorumlar yapmak istiyorum. Bunu yapmamam gerektiĂ°ini düĂžünenler olabilir. Ben Türk deĂ°ilim ve bu kesinlikle Türkleri ilgilendiren bir sorun. Ben siyasal bilimci ya da siyaset adamĂ˝ da deĂ°ilim. Ben tarihçiyim. Bu, temelde tarihi bir konu olduĂ°u için bu sorundan bahsediyorum. Bir tarihçi olarak da herhangi bir grup ya da ülkeye kendi tarihi hakkĂ˝nda yalan söylemesi emredildiĂ°inde öfkeleniyorum. Sözünü ettiĂ°im siyasi sorun Avrupa’dan yükselen sestir. Türkiye’nin Avrupa BirliĂ°i’ne girebilmek için “Ermeni SoykĂ˝rĂ˝mĂ˝”nĂ˝ kabul etmesi gerektiĂ°ini söylüyorlar. Türk tarihine iliĂžkin bir yalanĂ˝n doĂ°ru olarak kabul edilmesinin Avrupa BirliĂ°i’ne ya da Türkiye’ye bir yarar saĂ°layacaĂ°Ă˝na inanabilen birilerinin çĂ˝kmasĂ˝ beni kĂ˝zdĂ˝rĂ˝yor. Ben biliyorum ve inanĂ˝yorum ki sizler de biliyorsunuz, böyle bir Ăžey durumu çok daha kötüleĂžtirir.

 

Bugün Ermeni Milliyetçileri Avrupa parlamentolarĂ˝nda ve ABD Kongresi’nde Ăžunu ilan ediyorlar: Türkiye’nin sadece soykĂ˝rĂ˝mĂ˝n vuku bulmuĂž olduĂ°unu kabul etmesini istiyoruz, ondan sonra herĂžey iyi olacak. Bir süre önce görüĂžtüĂ°üm bir AmerikalĂ˝ yetkili bana Ăžöyle demiĂžti: Türkler “Evet, yaptĂ˝k, afedersiniz” demeli ve sonra bu konuyu unutmalĂ˝lar. Ona Türklerin soykĂ˝rĂ˝m yapmýÞ olduklarĂ˝na inanĂ˝p inanmadýðýnĂ˝ sordum. Bunu bilmediĂ°ini ve umursamadýðýnĂ˝ söyledi. Ona Türklerin bu Ăžekilde babalarĂ˝ ve büyükbabalarĂ˝ hakkĂ˝nda asla yalan söylemeyeceklerini söyledim. O da bana çok saf olduĂ°umu söyledi. Bence saf olan kendisiydi çünkü Ermeni Milliyetçilerinin bir özürle yetineceklerine inanĂ˝yordu.

 

Ermeni Ýddialarý

 

YüzyĂ˝lĂ˝ aĂžkĂ˝n bir süreden beri Ermeni Milliyetçilerinin planĂ˝ deĂ°iĂžmemiĂžtir. Bu, bu bölgelerde yaĂžayan halklar bunu istesin ya da istemesin, DoĂ°u Anadolu ve Güney Kafkasya’da bir Ermenistan yaratma planĂ˝dĂ˝r. Ermeni Milliyetçileri planlarĂ˝nĂ˝ açĂ˝kça anlatmaktadĂ˝rlar. Birinci adĂ˝mda Türkiye Cumhuriyeti “Ermeni SoykĂ˝rĂ˝mĂ˝”nĂ˝n gerçekleĂžmiĂž olduĂ°unu kabul edecek ve özür dileyecek. Ýkincisi, Türkler tazminat ödeyecekler. Üçüncüsü, bir Ermeni Devleti kurulacak. Ermeni Milliyetçileri bu devletin sĂ˝nĂ˝rlarĂ˝nĂ˝ kesin ve ayrĂ˝ntĂ˝lĂ˝ bir biçimde çiziyorlar. GördüĂ°ünüz harita TaĂžnak Partisi’nin ve Ermenistan Cumhuriyeti’nin programĂ˝na dayanarak çizilmiĂžtir ve Ermeni Milliyetçilerinin üzerinde hak iddia ettikleri yerleri göstermektedir. Bu harita ayrĂ˝ca Türkiye’den istenen topraklarĂ˝ ve dünyadaki Ermeni nüfusu göstermektedir.




HARÝTA 5 ERMENÝ MÝLLÝYETÇÝLERÝN TOPRAK TALEPLERÝ

EĂ°er Ermenilere istedikleri verilecek olsa ve dünyadaki bütün Ermeniler DoĂ°u Anadolu’ya gelecek olsalar; yine de DoĂ°u Anadolu’daki Ermeni nüfusu bugün DoĂ°u Anadolu’da yaĂžayan Türk vatandaĂžlarĂ˝nĂ˝n sayĂ˝sĂ˝nĂ˝n ancak yarĂ˝sĂ˝ kadar olacaktĂ˝r.

 

DoĂ°al olarak California, Massachusetts ve Fransa’da yasayan Ermeniler arasĂ˝ndan DoĂ°u’ya gelmek isteyen çok sayĂ˝da insan asla çĂ˝kmayacaktĂ˝r. Bu yeni “Ermenistan”Ă˝n nüfusunun en iyi ihtimalle ancak dörtte biri Ermeni olacaktĂ˝r. Böyle bir devlet uzun süre varlýðýnĂ˝ sürdürebilir mi?  Evet, sürdürebilir, ama bu ancak Türkler sĂ˝nĂ˝rdýÞý edilirse mümkün olabilir. Ermeni Milliyetçilerinin 1915’teki politikasĂ˝ buydu, gelecekteki politikalarĂ˝ da bu olacaktĂ˝r.

 

Ermenilerin iddialarĂ˝nĂ˝ çok iyi anlamamĂ˝z lazĂ˝m. Bu iddialar tarihi temel almĂ˝yor çünkü 900 yĂ˝ldan beri DoĂ°u Anadolu’da hüküm süren Ermeniler deĂ°il. Bu iddialar kültür esasĂ˝na dayalĂ˝ da deĂ°il çünkü Ruslar gelip de barýÞý tümüyle yoketmeden önce Ermenilerle Türkler aynĂ˝ kültürü paylaÞýyorlardĂ˝. Ermeniler OsmanlĂ˝ sistemine uyum saĂ°lamýÞtĂ˝ ve çoĂ°unluĂ°u Türkçe konuĂžuyordu. Türklerle aynĂ˝ yemekleri yiyor, aynĂ˝ müziĂ°i paylaÞýyor ve benzer evlerde oturuyorlardĂ˝. Ermeni iddialarĂ˝ kesinlikle demokrasi inancĂ˝na da dayanmĂ˝yor çünkü Ermeniler yüzyĂ˝llardan beri DoĂ°u Anadolu’da çoĂ°unlukta deĂ°ildi ve bugün oraya gitseler yine ancak küçük bir azĂ˝nlĂ˝k oluĂžturabilecekler. OnlarĂ˝n iddialarĂ˝ milliyetçi ideolojiye dayanĂ˝yor. Bu ideoloji ise hiç deĂ°iĂžmiyor. 2005’te ne ise 1895’te ve 1915’te de oydu. Tarihi ve orada yaĂžamakta olan insanlarĂ˝n haklarĂ˝nĂ˝ bir kenara bĂ˝rakarak Türkiye’nin doĂ°u bölgesinde bir “Ermenistan” olmasĂ˝ gerektiĂ°ine inanĂ˝yorlar.

 

Tarih Ăžunu öĂ°retiyor: Türkler gerçeĂ°i unutup Ermeni soykĂ˝rĂ˝mĂ˝nĂ˝n gerçekleĂžtiĂ°ini söylerlerse, Ermeni Milliyetçileri iddialarĂ˝ndan vazgeçmeyecekler. Türkler iĂžlemedikleri bir suç için özür dilediler diye Erzurum ve Van üzerinde hak iddia etmekten vazgeçmeyecekler. HayĂ˝r. ÇabalarĂ˝nĂ˝ daha da arttĂ˝racaklar. “Türkler soykĂ˝rĂ˝m yaptĂ˝klarĂ˝nĂ˝ kabul ettiler. Þimdi suçlarĂ˝nĂ˝n bedelini ödemeleri lazĂ˝m” diyecekler. Þimdi Türkiye’yi eleĂžtirerek Türkiye’nin soykĂ˝rĂ˝mĂ˝ kabul etmesi gerekir diyenler o zaman da Türklerin tazminat ödemesi gerektiĂ°ini söyleyecekler. Ondan sonra da Türklerin Erzurum, Van, Elazýð, Sivas, Bitlis ve Trabzon’u Ermenilere vermesi gerektiĂ°ini söyleyecekler.

 

Türklerin bu baskĂ˝ya boyun eĂ°meyeceklerini biliyorum. Türkler bunu yapmayacaklar çünkü bunun yanlýÞ olacaĂ°Ă˝nĂ˝ biliyorlar. GiriĂž ücreti olarak sizden yalan söylemenizi isteyen bir örgüte üye olmak nasĂ˝l doĂ°ru olabilir? Hangi dürüst insan kendisine “Ancak babanĂ˝n katil olduĂ°u yalanĂ˝nĂ˝ söylersen bize katĂ˝labilirsin,” diyen bir örgüte girer?

 

Avrupa BirliĂ°i’nin Ermeni Milliyetçilerinin isteklerini reddedeceĂ°ini umuyor ve buna güveniyorum. Ümidederim ki Ermeni Milliyetçilerinin Avrupa’nĂ˝n iyiliĂ°ini düĂžünmediklerini anlayacaklar. Zaten Avrupa BirliĂ°i’nin istekleri ne olursa olsun Türklerin onuruna inanĂ˝yorum. Türkleri tanĂ˝dýðým kadarĂ˝yla gerçekte olmadýðý halde Ermeni SoykĂ˝rĂ˝mĂ˝’nĂ˝n vuku bulmuĂž olduĂ°unu asla söylemeyeceklerdir. Biliyorum ki, dürüstlüĂ°ün bedeli ne olursa olsun, Türkler iĂžlemedikleri bir suçu itiraf etmeleri yolundaki taleplere direneceklerdir. Türklerin dürüstlüĂ°üne inanĂ˝yorum. Türklerin tarih konusunda yalan söylemeyeceklerini biliyorum. Biliyorum ki Türkler asla babalarĂ˝nĂ˝n katil olduĂ°unu söylemeyecekler. Türklere güveniyorum.

 

 

 

 

 

 ----------------------
* Louisville Üniversitesi Öđretim Üyesi -
- ERMENÝ ARAŢTIRMALARI, Sayý 16-17, Kýţ 2004-Ýlkbahar 2005
            Tavsiye Et

   «  Geri
Yorumlar