AnasayfaÝletiţim
  
English

Belgeler


ERMENÝ ARAŢTIRMALARI, Sayý 2, Haziran-Temmuz-Ađustos 2001

 
YurtdýÞýnda görev yaparken terörist saldĂ˝rĂ˝lar sonucu yaĂžamlarĂ˝nĂ˝ yitiren veya yaralanan kamu görevlileri için 28 MayĂ˝s 2001 tarihinde Ankara Palas'ta düzenlenen madalya töreninde yapĂ˝lan konuĂžmalar

CumhurbaĂžkanĂ˝ Ahmet Necdet SEZER'in konuĂžmasĂ˝
The Speech of President Ahmet Necdet SEZER

"DeĂ°erli Konuklar,

DýÞiÞleri Bakanlýðýnýn Deðerli Mensuplarý,

YurtdýÞýnda görev baÞýndayken teröre kurban verdiĂ°imiz 34 Ăžehidimiz ile terörist saldĂ˝rĂ˝lar sonucu malul kalan 3 kamu görevlimize Türkiye Cumhuriyeti Devlet Övünç MadalyasĂ˝, bu terör olaylarĂ˝nda yaralanan 16 kamu görevlimize de DýÞiĂžleri Üstün Hizmet Plaketi vermek, Ăžehitlerimize ve kamu görevlilerimize Ăžükran ve takdir duygularĂ˝mĂ˝zĂ˝ yinelemek için burada toplanmýÞ bulunuyoruz.

Devletimizin, yurtdýÞýnda kutsal görevlerini canlarĂ˝ pahasĂ˝na yerine getiren yurttaĂžlarĂ˝na olan Ăžükran duygularĂ˝nĂ˝, gecikmiĂž de olsa, bu madalyalar ve beratlarla tarihe geçirmesini gerekli ve anlamlĂ˝ bir adĂ˝m olarak görüyoruz.

DýÞ politikamĂ˝zĂ˝n temel ögesi, barýÞýn ve insanlĂ˝k deĂ°erlerinin savunulmasĂ˝dĂ˝r. KuruluĂžundan bu yana barýÞçĂ˝ politikalar izlemiĂž, bölge ve dünya barýÞýna katkĂ˝larda bulunmuĂž olan Türkiye ve DýÞiĂžleri Bakanlýðý görevlileri, ne yazĂ˝k ki yalnĂ˝zca Türk düĂžmanlýðýyla beslenen baĂ°naz terörist gruplarĂ˝n hedefi olmuĂžtur. ÝnsanlĂ˝ktan ve gerçeklerden uzak bir dünyada yaĂžayan terörist saldĂ˝rganlar, insanlarĂ˝ kolay hedefler olarak seçmiĂžler, savunmasĂ˝z ve suçsuz insanlarĂ˝ öldürerek amaçlarĂ˝na ulaĂžacaklarĂ˝nĂ˝ sanmýÞlardĂ˝r.

Bu acĂ˝masĂ˝z saldĂ˝rĂ˝lar, yüreĂ°imizde derin yaralar açmýÞ, ancak Türk insanĂ˝nĂ˝n yurtseverliĂ°ini, yurduna baĂ°lĂ˝lýðýnĂ˝ ve özverili çalýÞma anlayýÞýnĂ˝ hiç eksiltmemiĂžtir.

Türkiye, terörle hiçbir yere varĂ˝lamayacaĂ°Ă˝nĂ˝, terörizme karÞý uluslararasĂ˝ düzeyde iĂžbirliĂ°i yapĂ˝lmasĂ˝ ve önlem alĂ˝nmasĂ˝ gerektiĂ°ini her fĂ˝rsatta anlatmakta ve kabul ettirmeye çalýÞmaktadĂ˝r.

Türkiye'yi uluslararasĂ˝ düzeyde yalnĂ˝zlýða itme çabalarĂ˝nĂ˝n yoĂ°unlaĂžtýðý bu dönemde, ülkemizin çĂ˝karlarĂ˝nĂ˝ kanlarĂ˝yla savunmuĂž olan görevlilerimizi anmamĂ˝zĂ˝n daha çok anlam kazandýðýnĂ˝ düĂžünüyoruz. Çünkü, geçmiĂžte yaĂžadýðýmĂ˝z bu acĂ˝ olaylarĂ˝ bilinçli bir biçimde anĂ˝msarsak bugün atmamĂ˝z gereken adĂ˝mlarĂ˝, izlememiz gereken yolu daha iyi belirleyebiliriz.

Türk diplomasisi, her zaman güç koĂžullar içinde görev yapmaktadĂ˝r. Ancak diplomasimiz, deĂ°erli, iyi yetiĂžmiĂž, ülkesine ve devletine olan görevini her Ăžeyin üstünde tutan kadrolarĂ˝yla bu güçlükleri aĂžabilmektedir.

Ulusumuz, yitirdiĂ°i deĂ°erli evlatlarĂ˝nĂ˝n acĂ˝sĂ˝nĂ˝ yüreĂ°ine gömmüĂžtür. Emekli Büyükelçi SayĂ˝n Bilal ÞimĂžir, "Þehit DiplomatlarĂ˝mĂ˝z" adlĂ˝ yapĂ˝tĂ˝nda "GözyaĂžlarĂ˝mĂ˝zĂ˝ içimize akĂ˝tarak görev baÞýna döndük. Ýyice bilenmiĂž, çelikleĂžmiĂž ve bir kat daha güçlenmiĂž olarak Ăžehitlerimizin bĂ˝raktýðý yerden iĂže devam ettik, kendimizi yoĂ°un çalýÞma temposuna bĂ˝raktĂ˝k. Ama iĂže dalĂ˝nca Ăžehitlerimizi hiç unutmadĂ˝k" diyor.

Bu sözler, görevlilerimizin nasĂ˝l bir anlayýÞla ve dayanma gücüyle çalýÞmalarĂ˝nĂ˝ sürdürdüklerini çok iyi özetlemektedir.

DeĂ°erli konuklar,

Bu fĂ˝rsattan yararlanarak, üstün görev anlayýÞý, yurtseverlik duygusu ve özveriyle çalýÞan ve ülkemizi dünyanĂ˝n her köĂžesinde baĂžarĂ˝yla temsil eden DýÞiĂžleri Bakanlýðý görevlilerine teĂžekkür etmek isterim.

YurtdýÞýnda teröre kurban verdiĂ°imiz Ăžehitlerimizin deĂ°erli anĂ˝larĂ˝, terörist saldĂ˝rĂ˝lar sonucu yaralanmýÞ olan görevlilerimizin özverileri hiçbir zaman unutulmayacaktĂ˝r.

Ülkemizi yurtdýÞýnda temsil ederken Ăžehit olan, baĂžta DýÞiĂžleri mensuplarĂ˝mĂ˝z olmak üzere tüm görevlilerimizi ve onlarĂ˝n yakĂ˝nlarĂ˝nĂ˝ rahmetle anĂ˝yor, hepinize esenlikler diliyorum."


Dýþ Ýþleri Bakaný Ýsmail CEM'in konuþmasý /
The Speech of Minister of Foreign Affairs Ýsmail CEM

Sayýn CumhurbaÞkaným, Þehitlerimizin, malullerimizin, yaralanmýÞ mensuplarýmýzýn deðerli aileleri...

Bugün burada Ăžehitlerimizi anmak malullerimize ve Türkiye için yaralanmýÞ olanlara, Türkiye adĂ˝na yaralanmýÞ olanlara ĂžükranĂ˝mĂ˝zĂ˝ sunmak için bir aradayĂ˝z. Þehitlerimizi anmaktayĂ˝z, ĂžükranĂ˝mĂ˝zĂ˝ sunmaktayĂ˝z ama aynĂ˝ zamanda kendilerini örnek almaktayĂ˝z. Þehidimizden, malulümüzden, yaralanmýÞ arkadaÞýmĂ˝zĂ˝n cesaretinden güç almaktayĂ˝z, güç bulmaktayĂ˝z. Türkiye'mize karÞý zaman zaman bu tarz insanlĂ˝k dýÞý giriĂžimler en büyük nimet olan, Allah'Ă˝n verdiĂ°i en büyük nimet olan insan hayatĂ˝na kasteden giriĂžimler olmuĂžtur, umarĂ˝z hiç olmaz gelecekte, ama olabilecektir. Ama herkes görmüĂžtür ve görmelidir ki Türkiye'mizin düĂžüncesi, Türkiye'mizin siyaseti, Türkiye'mizin tercihi bu tarz saldĂ˝rĂ˝dan dolayĂ˝ hiçbir zaman deĂ°iĂžmemiĂžtir ve deĂ°iĂžmeyecektir. Þehitlerimizin sadece bize deĂ°il, ama dünyaya gösterdiĂ°i budur.

EĂ°er bir millet kendi geleceĂ°i adĂ˝na, kendi esenliĂ°i adĂ˝na hayatĂ˝nĂ˝ ortaya koyabilecek, en zor en tehlikeli koĂžullarda kendini feda edebilecek insanlara sahipse, evlatlara sahipse, o milletin iradesini saptĂ˝rtmak, o milletin tercihini deĂ°iĂžtirtmek mümkün deĂ°ildir. Bunu kendi canlarĂ˝ pahasĂ˝na ispat etmiĂž olan arkadaĂžlarĂ˝mĂ˝zĂ˝, mensuplarĂ˝mĂ˝zĂ˝ anmaktayĂ˝z, bunu kendi canlarĂ˝nĂ˝ ortaya atarak ve ne mutlu demeye insanĂ˝n dili varmĂ˝yor, ama kendi canlarĂ˝nĂ˝ ortaya koymuĂž ama yararlĂ˝ olarak gene bizim aramĂ˝zda kalabilmiĂž, malul olarak kalabilmiĂž insanlarĂ˝mĂ˝z sayesinde söylemekteyim. Tabii bunlarĂ˝ söylerken, Ăžehitlerimizin, malullerimizin, yaralanmýÞ arkadaĂžlarĂ˝mĂ˝zĂ˝n ailelerini düĂžünmekteyim. Çünkü en büyük acĂ˝yĂ˝ elbette onlar hissetti, ve bu acĂ˝yla yaĂžadĂ˝ ve bu acĂ˝yla bize, insanĂ˝mĂ˝za güç kattĂ˝. ÝnsanĂ˝mĂ˝zĂ˝n kendine olan inancĂ˝nĂ˝ , milletimizin kendine olan inancĂ˝nĂ˝ pekiĂžtirdi.

Þehitlerimize Allah'tan rahmet diliyorum, malullerimize, yaralĂ˝mĂ˝za ĂžükranĂ˝mĂ˝ sunuyorum ve Türkiye'mizin her zaman bu insanlarĂ˝mĂ˝z sayesinde her zaman en güçlü olacaĂ°Ă˝ inancĂ˝nĂ˝ yineliyorum.

SaĂ°olun Efendim
     


DýÞiĂžleri Bakanlýðý MüsteĂžarĂ˝ SayĂ˝n Faruk LOÐOÐLU'nun DýÞiĂžleri Þehitleri Günü vesilesiyle 28 MayĂ˝s 2001 tarihinde düzenlenen törende yaptýðý konuĂžma
   
 
Aziz Ăžehitlerimizin deĂ°erli aileleri,
Saygýdeðer temsilciler,
Deðerli Mesai arkadaÞlarým,

1973-1994 yĂ˝llarĂ˝ arasĂ˝nda Ermeni teröristler ve iĂžbirlikçiler tarafĂ˝ndan görevleri baÞýnda 34 diplomatĂ˝mĂ˝z ve aile ferdi Ăžehit edildi. Onlar hepimizin gönlünde taht kuran dostumuz, mesai arkadaÞýmĂ˝z, evladĂ˝mĂ˝z, eĂžimiz ve kardeĂžimiz idi. Hepsinin acĂ˝sĂ˝nĂ˝ yüreĂ°imizde derinden hissediyor, Ăžehitlerimizin manevi anĂ˝larĂ˝ önünde Ăžükranla eĂ°iliyoruz. Kimisi mesleĂ°inin doruĂ°undaydĂ˝, kimi henüz hayatĂ˝nĂ˝n baharĂ˝ndaydĂ˝. Kimi henüz çocuk yaĂžtaydĂ˝ ve babasĂ˝ devlet görevlisi olduĂ°u için katledilmiĂžti. Þehitlerimiz arasĂ˝nda tek suçu diplomat eĂži olmak olanlar vardĂ˝. Ama hepsi kendilerini bu ülkeye adamýÞlar ve vatanĂ˝mĂ˝z için can vermiĂžlerdi. KanlĂ˝ Ermeni terörü hiçbir ayĂ˝rĂ˝m yapmadan onlarĂ˝ katletti. DeĂ°erli büyüĂ°üm Emekli Büyükelçi Bilal ÞimĂžir' in "Þehit DiplomatlarĂ˝mĂ˝z" adlĂ˝ eseri bu trajediyi tüm boyutlarĂ˝yla gözler önüne seren, ibret dolu bir belge niteliĂ°indedir. Bu eseri herkes dikkatle okumalĂ˝dĂ˝r.

Bu acĂ˝masĂ˝z saldĂ˝rĂ˝lar Türk ulusunu ve DýÞiĂžleri camiasĂ˝nĂ˝ asla yĂ˝ldĂ˝rtamamýÞtĂ˝r. Þehit ailelerinin en aĂ°Ă˝r bedelini ödediĂ°i, ülkemizin birlik ve toprak bütünlüĂ°ünü hedef alan her türlü Ăžer odaĂ°Ă˝na karÞý mücadelemiz kararlĂ˝lĂ˝kla sürecektir. Bu, Türk devletinin aziz Ăžehitlerimiz ve ailelerine manevi borcudur. Bugün saygĂ˝ ve Ăžükranla andýðýmĂ˝z bu 34 kiĂži Türkiye Cumhuriyeti'nin Ăžehitleridir. Onlara yalnĂ˝zca DýÞiĂžleri olarak deĂ°il, tüm devlet kurumlarĂ˝ ve ulus olarak sahip çĂ˝kmalĂ˝ ve anĂ˝larĂ˝nĂ˝ yaĂžatmalĂ˝yĂ˝z.

MeslektaĂžlarĂ˝mĂ˝zĂ˝ ve aile fertlerini katleden soykĂ˝rĂ˝mcĂ˝ teröristler ve onlarĂ˝n destekçileri, bugün de ülkemizi hedef alan eylemlerini her alanda yaymak için çaba harcamaktadĂ˝rlar. KĂ˝sĂ˝r oy kaygĂ˝larĂ˝yla tarihi çarpĂ˝tan, çocuklarĂ˝n ve gençlerin önyargĂ˝, kin, nefret ve Ăžiddet duygularĂ˝yla yetiĂžmeleri için çaba gösteren zihniyetin çaĂ°Ă˝mĂ˝zda yeri olamaz. Tarih ancak tarihçilerin ciddi ve kapsamlĂ˝ araĂžtĂ˝rmalarla bir sonuç elde edebilecekleri bir bilim dalĂ˝dĂ˝r. Tarih hakkĂ˝nda kulaktan dolma çarpĂ˝tĂ˝lmýÞ bilgilerle bir deĂ°erlendirme yapmak parlamentolarĂ˝n ve siyasetçilerin görevi olamaz. Aksi takdirde bu hem tarihe hem de tarihçilere saygĂ˝sĂ˝zlĂ˝k olur.

Devletimizin ve ulusumuzun gücü ve kararlĂ˝lýðý, ülkemiz üzerinde karanlĂ˝k emeller besleyen bazĂ˝ güçleri ve ortaklarĂ˝nĂ˝ daldĂ˝klarĂ˝ bu anlamsĂ˝z rüyadan uyandĂ˝racaktĂ˝r.

Saygýdeðer Þehit aileleri,

Bizler, her sene olduĂ°u gibi, boĂž hayaller peĂžinde koĂžup Türkiye'yi parçalayabileceklerini sananlarĂ˝n bir kez daha yanĂ˝ldĂ˝klarĂ˝nĂ˝ kendilerine hatĂ˝rlatmak için Ăžehitlerimizin baĂžucunda buluĂžtuk.

Aziz hatĂ˝ralarĂ˝ önünde saygĂ˝ ile eĂ°ilirken, onlara Allah'tan rahmet, acĂ˝lĂ˝ ailelerine, dostlarĂ˝na, mesai arkadaĂžlarĂ˝na en içten duygularĂ˝mla sabĂ˝r ve metanet diliyor, ĂžükranlarĂ˝mĂ˝ sunuyorum.
     


Ermeni AraĂžtĂ˝rmalarĂ˝ Enstitüsü'nün açĂ˝lýÞý ve Ermeni AraĂžtĂ˝rmalarĂ˝ Dergisi'nin birinci sayĂ˝sĂ˝nĂ˝n yayĂ˝nlanmasĂ˝ münasebetiyle 12 Haziran 2001 tarihinde düzenlenen toplantĂ˝da yapĂ˝lan konuĂžmalar:
 

Prof. Dr. Ümit ÖZDAÐ, Avrasya Stratejik AraĂžtĂ˝rmalar Enstitüsü BaĂžkanĂ˝ President, Centre for Eurasian Strategic Studies

"SayĂ˝n BakanĂ˝m, SayĂ˝n Milletvekilleri, deĂ°erli öĂ°retim üyeleri, deĂ°erli misafirler,

ASAM Ermeni AraĂžtĂ˝rmalarĂ˝ Enstitüsü' nün açĂ˝lýÞý için düzenlenen bu toplantĂ˝ya katĂ˝larak bize verdiĂ°iniz destekten dolayĂ˝ ASAM Yönetim Kurulu adĂ˝na hepinize içten saygĂ˝larĂ˝mĂ˝ sunarĂ˝m, teĂžekkürlerimi ifade ederim. HoĂž geldiniz.

Ermeni diasporasĂ˝nĂ˝n bir bölümünün 1970'li yĂ˝llarĂ˝n baÞýnda baĂžlattýðý ve 1990'larda Ermenistan'Ă˝n da dahil olduĂ°u Türkiye' ye yönelik terörist, ideolojik, politik, psikolojik savaĂž 30 yĂ˝ldan bu yana kesintisiz olarak sürmektedir. Ülkemizi bu savaĂžta savunan bütün kiĂži ve kurumlar, bu görevi büyük bir baĂžarĂ˝ ve fedakarlĂ˝k ile ancak çoĂ°u kez, asli vazifelerinden geriye kalan vakitlerinde gerçekleĂžtirmiĂžlerdir.

Bu husus, insanĂ˝n kulaĂ°Ă˝na ne kadar garip gelse de, ne yazĂ˝k ki doĂ°rudur. Türkiye' ye karÞý yürütülen mücadele, saldĂ˝rganlarĂ˝n koordineli ve uzun vadeli çalýÞmalarĂ˝nĂ˝ örgütleyen karargahlar tarafĂ˝ndan yönetilirken, Türkiye herhangi bir koordinasyon merkezine dahi sahip olmadan bugüne kadar gelebilmiĂžtir.

Ancak önümüzdeki dönemde Türkiye' ye yönelik bu saldĂ˝rĂ˝lara imece usulü yaklaÞýmlarĂ˝yla karÞý koymak mümkün deĂ°ildir.

Türkiye'nin ve Türk Ulusu'nun onurunu, bütün dünyada etkili olarak savunmasĂ˝ ancak tek misyonu bu savunma olan bir kuruluĂž tarafĂ˝ndan baĂžarĂ˝labilir.

Ermeni AraĂžtĂ˝rmalarĂ˝ Enstitüsü 30 yĂ˝l önce kurulmasĂ˝ gereken bir kurum olmasĂ˝na raĂ°men, ancak Ăžimdi onur verdiĂ°iniz bu toplantĂ˝yla çalýÞmalarĂ˝na baĂžlamýÞtĂ˝r.

ASAM, Ermeni AraĂžtĂ˝rmalarĂ˝ Enstitüsü' nün kuruluĂžunda öncülük yapan kurum olmakla birlikte, Enstitü' nün kuruluĂžuna Yüksek ÖĂ°retim Kurulu baĂžta olmak üzere birçok kurum ve kiĂži sonsuz destek vermiĂžtir. Huzurunuzda bütün bu kurum ve kuruluĂžlara teĂžekkür ediyorum ve Ermeni AraĂžtĂ˝rmalarĂ˝ Enstitüsü' e baĂžarĂ˝lĂ˝ bir çalýÞma dönemi diliyorum.

Saygýlarýmla."



Ömer E. LÜTEM, Ermeni AraĂžtĂ˝rmalarĂ˝ Enstitüsü BaĂžkanĂ˝
Director, The Institute for Armenian Studies

Ermeni AraĂžtĂ˝rmalarĂ˝ Enstitüsü bir ihtiyaçtan doĂ°muĂžtur. Bu ihtiyaç, yĂ˝llardan beri süre gelen ve son zamanlarda Ăžiddetini de arttĂ˝rmýÞ görülen Türkiye'yi karalama kampanyasĂ˝na bilimsel alanda ve devamlĂ˝ bir Ăžekilde cevap verilmesi ihtiyacĂ˝dĂ˝r.

Türkiye'ye yönelik Ermeni propagandasĂ˝ Ăžu anda doruk noktasĂ˝na varmýÞ bulunmaktadĂ˝r. Bu propaganda, biri Ermenistan Devleti diĂ°eri Ermeni DiasporasĂ˝ olmak üzere iki ayrĂ˝ merkezden ve iki ayrĂ˝ konuda yönetilmektedir.

Petrosyan döneminde Türkiye'yi KarabaĂ° konusunda kýÞkĂ˝rtmamak amacĂ˝yla sözde soykĂ˝rĂ˝mĂ˝nĂ˝ hemen hiç ele almayan Ermenistan, Koçeryan'Ă˝n BaĂžkan olmasĂ˝yla bu politikayĂ˝ terk ederek, kendi tabirleri ile "soykĂ˝rĂ˝mĂ˝nĂ˝n tanĂ˝tĂ˝lmasĂ˝nĂ˝ Ermenistan dýÞ politikasĂ˝nĂ˝n öncelikleri arasĂ˝na" almýÞtĂ˝r. Ermenistan yaklaÞýk üç yĂ˝ldĂ˝r sözde soykĂ˝rĂ˝mĂ˝nĂ˝n tanĂ˝nmasĂ˝ için çaba sarf etmekte bu hususu diĂ°er devletlerle olan ikili iliĂžkilerinde dile getirmektedir. BazĂ˝ uluslararasĂ˝ kuruluĂžlarda da bu hususta kararlar alĂ˝nmasĂ˝na uĂ°raĂžmaktadĂ˝r. Ermenistan'Ă˝n bu Ăžekilde davranýÞýnĂ˝n baĂžlĂ˝ca nedeni çok muhtaç olduĂ°u DiasporanĂ˝n bu yöndeki talebidir. Bunun yanĂ˝nda sözde soykĂ˝rĂ˝mĂ˝ konusunun Türkiye üzerinde baskĂ˝ kurmak için de kullanĂ˝ldýðý anlaÞýlmaktadĂ˝r.

Diaspora'nĂ˝n soykĂ˝rĂ˝mĂ˝nĂ˝ tanĂ˝tmak hususundaki çabalarĂ˝ ise çok daha çeĂžitli ve eskidir. YaklaÞýk olarak 1965 yĂ˝lĂ˝nda, sözde soykĂ˝rĂ˝mĂ˝nĂ˝n 50. yĂ˝ldönümünde, baĂžlayan bu çabalar son 15 yĂ˝lda özellikle önem kazanmýÞtĂ˝r. BunlarĂ˝ kĂ˝saca Ăžu Ăžekilde özetleyebiliriz:

Her yĂ˝l sözde soykĂ˝rĂ˝mĂ˝ hakkĂ˝nda çok sayĂ˝da makale ve kitap yayĂ˝nlanmaktadĂ˝r. Burada dikkati çeken husus son yĂ˝llarda Ermeni tezleri doĂ°rultusunda faaliyet gösteren Ermeni asĂ˝llĂ˝ olmayan bazĂ˝ yazarlarĂ˝n ortaya çĂ˝kmýÞ olmasĂ˝dĂ˝r. Ýþin hazin tarafĂ˝ bunlarĂ˝n içinde, sayĂ˝larĂ˝ az da olsa, Türklerin de bulunmasĂ˝dĂ˝r.

Bu sözde bilimsel kitap ve makalelerin baĂžlĂ˝ca kaynaĂ°Ă˝ Morgenthau'nun veya Toynbee'nin kitaplarĂ˝nda yer alan, doĂ°ruluĂ°u Ăžüphe götürür, bilgilerdir. AyrĂ˝ca tehcire tabi olmuĂž bazĂ˝ çok yaĂžlĂ˝ kiĂžilerin de ne derecede gerçek olduĂ°u bilinemeyen ifadelerinden yararlanĂ˝lmaktadĂ˝r.

1915 tehcirinin bilimsel kaynaklarĂ˝ OsmanlĂ˝ arĂživleridir. Bunun dýÞýndaki arĂživler ve diĂ°er kaynaklar ikincil derecede öneme haizdir. Oysa Ermeni AraĂžtĂ˝rmacĂ˝lar ve onlarĂ˝n yandaĂžlarĂ˝ OsmanlĂ˝ belgelerine hemen hiç yer vermemektedirler BilindiĂ°i gibi OsmanlĂ˝ arĂživleri araĂžtĂ˝rmacĂ˝lara açĂ˝ktĂ˝r ve esasen Ermeni olaylarĂ˝nĂ˝ ilgilendirenlerin belgelerin önemli bir kĂ˝smĂ˝ da yayĂ˝nlanmýÞ bulunmaktadĂ˝r. Ermeni yazarlar ve yandaĂžlarĂ˝ OsmanlĂ˝ ArĂživlerini hemen hiç kullanmazken Birinci Dünya SavaÞý sonunda müttefiklerin baskĂ˝sĂ˝ ile kurulmuĂž ve baĂžlĂ˝ca görevi ittihatçĂ˝larĂ˝ temizlemek olan bir Divan-Ă˝ Harbi, sanki normal bir mahkeme imiĂž gibi kabul ederek, aldýðý kararlar sözde soykĂ˝rĂ˝mĂ˝nĂ˝n daha 1920'ler de kabul edildiĂ°i Ăžeklinde yorumlamaktadĂ˝rlar

Ermenilerin sözde bilimsel faaliyetleri arasĂ˝nda her yĂ˝l, baĂžta Amerika olmak üzere, dünyanĂ˝n bir çok ülkesinde düzenlenen, çok sayĂ˝da kongre , konferans, panel, sempozyum vardĂ˝r. Bu toplantĂ˝lara genellikle Ermeni ve Ermeni yandaĂžlarĂ˝ çaĂ°rĂ˝lĂ˝r. Böyle olmayanlarĂ˝n toplantĂ˝lara katĂ˝lmamasĂ˝ için elden gelen her Ăžeyin yapĂ˝ldýðýnĂ˝ Ăžahsi tecrübelerimiz göstermiĂžtir.

BunlarĂ˝n dýÞýndaki faaliyetler Ăžöyle belirtilebilir:

Hemen her yýl bu konuda roman veya Þiir kitaplarý yazýlýr. Piyesler oynanýr.

Özellikle Amerika'da her yĂ˝l soykĂ˝rĂ˝mĂ˝ hakkĂ˝nda sergiler açĂ˝lĂ˝r. Geçen yĂ˝l Washington'da Beyaz Saray'a yakĂ˝n bir yerde 7 milyon dolar verilerek alĂ˝nan ve halen düzenlenmesi devam eden bir binada, muhtemelen gelecek yĂ˝l, devamlĂ˝ bir Ermeni SoykĂ˝rĂ˝mĂ˝ Müzesi açĂ˝lacaktĂ˝r.

SoykĂ˝rĂ˝mĂ˝nĂ˝n tanĂ˝tĂ˝lmasĂ˝nda filmlerden de yararlanĂ˝lmaktadĂ˝r. Bu konuda çok sayĂ˝da belgesel film yapĂ˝lmýÞtĂ˝r.

Konulu filimler de vardĂ˝r: BunlarĂ˝n arasĂ˝nda Ermeni asĂ˝llĂ˝ FransĂ˝z Rejisörü Henri Verneuil (AĂžot Malakyan)'Ă˝n 1991 yĂ˝lĂ˝nda çevirdiĂ°i ve Fransa'da büyük ilgi ile karÞýlanan Mayrig filmini saymak mümkündür. Ermeni asĂ˝llĂ˝ KanadalĂ˝ tanĂ˝nmýÞ rejisör Atom Egoyan da bu günlerde Ararat adĂ˝ verilen ve soykĂ˝rĂ˝mĂ˝nĂ˝ konu alan bir filmin çekimine baĂžlamýÞtĂ˝r. Filimde tanĂ˝nmýÞ ĂžarkĂ˝cĂ˝ Charles Aznavour da rol alacaktĂ˝r.

YukarĂ˝da bahsettiĂ°imiz çok sayĂ˝da kitap ve makale ile kongreler, konferanslar, sempozyumlar paneller, sergiler, romanlar, Ăžiir kitaplarĂ˝, piyesler ve filimler, Ermeni soykĂ˝rĂ˝mĂ˝nĂ˝ tanĂ˝tmak için bir kamu oyu yönlendirme kampanyasĂ˝nĂ˝n, eski deyimle bir propaganda kampanyasĂ˝nĂ˝n, mevcudiyetine iĂžaret etmektedir. Bu kampanya sayesindedir ki halen dünyada 11 ülke, parlamentolarĂ˝ aracĂ˝lýðýyla, sözde soykĂ˝rĂ˝mĂ˝nĂ˝ tanĂ˝mýÞtĂ˝r. Bugün BatĂ˝lĂ˝ ülkelerde Ermenilerin Türkler tarafĂ˝ndan soykĂ˝rĂ˝mĂ˝na uĂ°ratĂ˝ldýðýna hemen herkes inanmaktadĂ˝r.

Bu faaliyetlerin hedefi, herkesin bildiĂ°i gibi, Türkiye'nin de sözde soykĂ˝rĂ˝mĂ˝nĂ˝ tanĂ˝masĂ˝, tehcire tabi tutulanlara veya onlarĂ˝n yakĂ˝nlarĂ˝na tazminat ödemesi ve nihayet DoĂ°u Anadolu'dan Ermenistan'a toprak verilmesidir.

Ermeni emellerinin gerçekleĂžmesine hiçbir Ăžekilde imkân olmadýðý açĂ˝ktĂ˝r. Bu gerçek ortada Türkiye bakĂ˝mĂ˝ndan endiĂže edilecek bir durum olmadýðýnĂ˝ düĂžündürebilir. Ancak aslĂ˝nda ortaya ciddi olarak endiĂželenmemizi gerektirecek bir durum vardĂ˝r.

Türkiye uzun süreden beri insan haklarĂ˝nĂ˝ ihlâl etmekle suçlanmakta ve bu nedenle de BatĂ˝ ülkeleri kamu oyunda kötü bir imaja sahip bulunmaktadĂ˝r. SoykĂ˝rĂ˝mĂ˝ insanlýða karÞý iĂžlenmiĂž bir suçtur. Bu konudaki ithamlar imajĂ˝mĂ˝zĂ˝ daha da lekelemektedir. GloballeĂžmenin süratle arttýðý günümüzde imaja veya itibar kavramlarĂ˝na önem vermemek mümkün deĂ°ildir. Mesela böyle bir imajla Avrupa BirliĂ°ine girmenin çok zor olacaĂ°Ă˝ rahatlĂ˝kla söylenebilir.

Ýkinci olarak, Fransa ile olduĂ°u gibi, soykĂ˝rĂ˝mĂ˝nĂ˝ tanĂ˝yan devletlerle Türkiye'nin ikili iliĂžkilerinin bozulmasĂ˝nĂ˝ zikretmek mümkündür. Ermeni iddialarĂ˝nĂ˝n baĂžka ülkelerle olan iliĂžkilerimize olumsuz etkiler yapmasĂ˝ kabul edilemez bir durumdur.

Halen içinde bulunduĂ°umuz ve hiç de lehimize olmayan bu durumun artĂ˝k deĂ°iĂžmesi zamanĂ˝nĂ˝n gelmiĂž olduĂ°u muhakkaktĂ˝r.

Ne yapmamĂ˝z gerektiĂ°ine gelince bunlarĂ˝ kĂ˝saca Ăžu Ăžekilde özetleyebiliriz.

Ermeniler 1915 yĂ˝lĂ˝ tehcirinin aslĂ˝nda bir soykĂ˝rĂ˝mĂ˝ olduĂ°unu iddia etmektedirler. Bunun böyle olmadýðýnĂ˝ bilimsel olarak kanĂ˝tlamalĂ˝yĂ˝z. Bunun zaten yapĂ˝lmýÞ olduĂ°u düĂžünülebilir. Ancak bu alandaki çok deĂ°erli bazĂ˝ çalýÞmalarĂ˝n yabancĂ˝ ülkelerde yeterince yankĂ˝ ve etki yapmadýðý muhakkaktĂ˝r. Ortada aslĂ˝nda bilimsel bir tartýÞmanĂ˝n deĂ°il bir propaganda kampanyasĂ˝nĂ˝n bulunduĂ°unu dikkate alarak bilimsel eserlerimizin yabancĂ˝ ülkelerde dikkate alĂ˝nmasĂ˝na büyük önem vermeli bunun için Ýnternet gibi modern iletiĂžim araçlarĂ˝ndan yararlanmalĂ˝yĂ˝z. UluslararasĂ˝ toplantĂ˝lara katĂ˝lmaya ve bunlarĂ˝ ülkemizde düzenlemeye çalýÞmalĂ˝yĂ˝z. Ermeni sorununun daha çok uzun yĂ˝llar süreceĂ°ini dikkate alarak bu alanda genç bilim adamlarĂ˝ yetiĂžtirilmesine öncelik vermeliyiz.

DýÞ siyasette ise Ermenistan ile olan iliĂžkilerimizi sadece KarabaĂ° sorunu ile deĂ°il bundan böyle soykĂ˝rĂ˝m ithamlarĂ˝nĂ˝ da dikkate alarak deĂ°erlendirmeli ve düzenlemeliyiz. AyrĂ˝ca Ăžimdiye kadar yaptýðýmĂ˝zĂ˝n aksine, soykĂ˝rĂ˝mĂ˝ iddialarĂ˝nĂ˝n uluslararasĂ˝ hukuka uygunluĂ°unu da incelemeli ve tartýÞmaya açmalĂ˝yĂ˝z.

Son olarak, Ermeni sorununun nedenlerinin ve boyutlarĂ˝nĂ˝n ülkemizde iyi bilinmediĂ°ini dikkate alarak halkĂ˝mĂ˝za bu hususta bilgi vermeliyiz ve özellikle Ermeni mezaliminin ne büyük ne hazin bir dram olduĂ°unu halkĂ˝mĂ˝za anlatmalĂ˝yĂ˝z.

GörüldüĂ°ü gibi Ermeni sorunu hakkĂ˝nda yapĂ˝lacak çok Ăžey vardĂ˝r ve son aylarda bunlardan bir kĂ˝smĂ˝ hakkĂ˝nda çeĂžitli çevrelerde ciddi gayretlerin görülmesi gerçekten sevindiricidir. Temennimiz bu gayretlerin zaman içinde erozyona uĂ°ramamasĂ˝ ve devam etmesidir.

Ermeni AraĂžtĂ˝rmalarĂ˝ Enstitüsü, dýÞ siyaset hariç, yukarĂ˝da saydýðým hususlarĂ˝n gerçekleĂžmesine, imkanlarĂ˝ oranĂ˝nda katkĂ˝da bulunmak üzere kurulmuĂžtur.

Enstitü'nün birinci amacĂ˝ Ermeni Sorunu, Ermeniler ve Ermenistan hakkĂ˝nda bilimsel araĂžtĂ˝rmalar ve yayĂ˝nlar yapmaktĂ˝r.

Bu baĂ°lamda Ermeni AraĂžtĂ˝rmalarĂ˝/Armenian Studies baĂžlýðýnĂ˝ taÞýyan dergimizin ilk sayĂ˝sĂ˝ çĂ˝kmýÞ bulunmaktadĂ˝r. Üç aylĂ˝k olan bu dergide Türkçe ve Ýngilizce yazĂ˝lar bulunmaktadĂ˝r. Dergi, Türkçe yazĂ˝larĂ˝n Ýngilizce, Ýngilizce yazĂ˝larĂ˝ ise Türkçe geniĂž özetlerini içermektedir. Dergimiz bilim adamlarĂ˝mĂ˝zĂ˝n yazĂ˝larĂ˝na açĂ˝ktĂ˝r. Gelecek yĂ˝l, imkânlarĂ˝mĂ˝z müsait olduĂ°u taktirde, bu dergiyi Ýngilizce yayĂ˝nlamaya çalýÞacaĂ°Ă˝z.

Enstitümüz bu konuda kitaplar da yayĂ˝nlamayĂ˝ planlamaktadĂ˝r. OsmanlĂ˝ ArĂživi belgelerine dayanan özgün kitaplarĂ˝ üniversitelerimizin deĂ°erli mensuplarĂ˝ndan beklemekte olduĂ°umuzu ifade etmek isterim.

Enstitümüz elemanlarĂ˝ Ermeni konusunda yurt içinde ve yurt dýÞýnda düzenlenecek tüm toplantĂ˝lara gitmeyi ve basĂ˝nĂ˝mĂ˝zdan veya televizyonlarĂ˝mĂ˝zdan gelecek mülakat taleplerini kabul etmeyi bir görev telakki edeceklerdir. Enstitümüz ayrĂ˝ca bu sonbahardan itibaren bir dizi bilimsel toplantĂ˝ düzenlemeyi de öngörmektedir.

YukarĂ˝da da deĂ°indim gibi bu konuda genç bilim adamĂ˝ yetiĂžtirmek özel bir önem arz etmektedir. Enstitümüzün baĂžlĂ˝ca amaçlarĂ˝ndan biri de budur.

DiĂ°er yandan Enstitümüz Ermeni Sorunu, Ermeniler ve Ermenistan hakkĂ˝nda araĂžtĂ˝rmacĂ˝larĂ˝n baĂžvuracaĂ°Ă˝ bir kaynak merkezi ve bir bilgi bankasĂ˝ olmayĂ˝ hedeflemektedir.

Nihayet Enstitümüz Ermeni sorunu hakkĂ˝nda özellikle yabancĂ˝lar tarafĂ˝ndan araĂžtĂ˝rmalar yapĂ˝lmasĂ˝nĂ˝ teĂžvik etmeyi arzulamaktadĂ˝r.
GörüldüĂ°ü üzere Enstitümüz büyük bir iĂže baĂžlamýÞ bulunmaktadĂ˝r. Görevini baĂžarĂ˝ ile sürdürebilmesi mensuplarĂ˝nĂ˝n çalýÞkanlýðýna, azmine ve fedakarlýðýna baĂ°lĂ˝ olduĂ°u kadar, bu soruna önem veren herkesin kendi imkanlarĂ˝ ölçüsünde Enstitü'ye yapacaĂ°Ă˝ yardĂ˝m ve katkĂ˝lara da baĂ°lĂ˝ olacaktĂ˝r.
Bu toplantĂ˝ya katĂ˝ldýðýnĂ˝z için hepinize ĂžükranlarĂ˝mĂ˝ sunuyorum.



Prof. Dr. Tunca TOSKAY, Devlet BakanĂ˝ / State Minister of Turkey

"SayĂ˝n Bakanlar, SayĂ˝n Milletvekilleri, çok deĂ°erli konuklar, ASAM' Ă˝n çok deĂ°erli yönetici ve mensuplarĂ˝,

Sözlerime baĂžlarken hepinize sevgi ve saygĂ˝lar sunuyorum.

Bugün yine ASAM' Ă˝n çok güzel bir giriĂžimi münasebetiyle sizlerle birlikte olmaktan da büyük bir mutluluk duymaktayĂ˝m.

Ermeni AraĂžtĂ˝rmalarĂ˝ VakfĂ˝, SayĂ˝n BaĂžkanĂ˝m ve Enstitü Müdürümüzün de ifade ettikleri gibi belki Türkiye'nin gerçekleĂžtirmekte epey geç kaldýðý, ama çok isabetli bir adĂ˝mĂ˝ teĂžkil ediyor bu alanda. Ben Türkiye'nin dýÞýnda yapĂ˝lan çok yoĂ°un, adeta bir cephe Ăžeklinde Türkiye'ye tevcih edilmiĂž olan bu Ermeni tehdidinin cevabĂ˝nĂ˝ verebilecek bir dizi iç dinamiĂ°e ve imkana sahip olduĂ°unu düĂžünüyorum.

DýÞiĂžleri Bakanlýðý'nda, Genel Kurmay BaĂžkanlýðý'nda, üniversitelerimizde ve toplumun birçok kesiminde bu konuda yapĂ˝lmýÞ çok güzel çalýÞmalar ve biriktirilmiĂž tecrübeler var. Ancak Ăžimdiye kadar, bunlar hepsi, ayrĂ˝ kurumlarda ve münferit hareketler olarak kalmak durumunda idiler. Ben öyle tahmin ediyorum ki ASAM, bu isabetli giriĂžimiyle kurduĂ°u güzel enstitüyle, bütün bu birikimi bir araya getirip koordine edip çok daha etkin bir Ăžekilde kullanĂ˝lma imkanĂ˝nĂ˝ Türk toplumuna sunacaktĂ˝r. Bizim bir diĂ°er avantajĂ˝mĂ˝z da sayĂ˝n Enstitü BaĂžkanĂ˝mĂ˝zĂ˝n da ifade ettiĂ°i gibi bu konudaki bu sorunun aydĂ˝nlatĂ˝lmasĂ˝nda tek bilimsel kaynak olabilecek OsmanlĂ˝ arĂživine sahip olmamĂ˝z.

Bu arĂživin Türkiye tarafĂ˝ndan yalnĂ˝z bu konuda deĂ°il, bütün diĂ°er önemli konularda Ăžimdiye kadar çok daha etkin kullanĂ˝lmasĂ˝ gerekirdi. Enstitü' nün bu konuya da dikkat sarf edip, OsmanlĂ˝ arĂživini bu amaçla çok etkin bir Ăžekilde kullanacaĂ°Ă˝na ben Ăžahsen inanĂ˝yorum. Modern teknolojileri kullanmak tabii ki bu karÞýmĂ˝zdaki büyük propaganda gücüne cevap vermek açĂ˝sĂ˝ndan kaçĂ˝nĂ˝lmaz bir ihtiyaç, internet ve iletiĂžim teknolojilerini kullanmak. Bu birikimi koordine ettiĂ°imiz zaman önemli bir nokta da içeride gerçekten biz Ermeni soykĂ˝rĂ˝mĂ˝ konusunda kendi toplumumuzu da bilinçlendirmek ve onu da aktif hale getirmek mecburiyetindeyiz. Biz toplumu ne kadar bilinçlendirirsek, dýÞarĂ˝ya karÞý birlikte karÞý koyacaĂ°Ă˝mĂ˝z gücü de o derece takviye edeceĂ°imiz kanaatindeyim. Ben tekrar bu kadar güzel bir teĂžebbüsü düĂžünüp hayata geçirdiĂ°i için deĂ°erli ASAM yetkililerine ve yöneticilerine candan teĂžekkür ediyorum ve hepimizin milli görevi elimizdeki bütün imkanlarla bu güzel teĂžebbüsleri desteklemek ve onun yanĂ˝nda olmak, gibi bir görevimiz olduĂ°unu da hepinize hatĂ˝rlatmak istiyorum.

Hepinize sevgi ve saygýlar sunuyorum.

Hayýrlý olsun efendim."
 ----------------------
- ERMENÝ ARAŢTIRMALARI, Sayý 2, Haziran-Temmuz-Ađustos 2001
            Tavsiye Et

   «  Geri
Yorumlar