AnasayfaÝletiţim
  
English

Ermenilerce Atatürk'e Atfedilen Sözler ve Divan-ý Harb-i Örfi Ýle Ermeni Teröristleri Tarafýndan Þehit Edilenlere Atatürk'ün Gösterdiði Ýlgi

Dr. Ţenol KANTARCI*
ERMENÝ ARAŢTIRMALARI, Sayý 4, Aralýk 2001 - Ocak-Ţubat 2002

 

“Ermeni meselesi denilen ve Ermeni milletinin gerçek çĂ˝karlarĂ˝ndan ziyade dünya kapitalistlerinin ekonomik çĂ˝karlarĂ˝na göre halledilmek istenen mesele, Kars AntlaĂžmasĂ˝'yla en doĂ°ru çözüm Ăžeklini buldu. AsĂ˝rlardan beri dostane yaĂžayan iki çalýÞkan halkĂ˝n dostluk baĂ°larĂ˝ memnuniyetle tekrar kuruldu."

Mustafa Kemal Atatürk

1 Mart 1922
TBMM Üçüncü Toplanma YĂ˝lĂ˝ AçýÞ KonuĂžmasĂ˝

GÝRÝÞ

“Ermenilerce Atatürk’e Atfedilen Sözler ve Divan-Ă˝ Harb-i Örfi[1] Ýle Ermeni Teröristler TarafĂ˝ndan Þehit Edilenlere Atatürk’ün GösterdiĂ°i Ýlgi” adlĂ˝ çalýÞma, Ermeniler ve Ermeni yanlĂ˝sĂ˝ birçok kalemin Türkiye Cumhuriyeti Devletinin kurucusu Mustafa Kemal Atatürk’e yönelik olarak ortaya attĂ˝klarĂ˝ birtakĂ˝m iddialarĂ˝n doĂ°ruluĂ°u-yanlýÞlýðý ve bilimsel olup olmadĂ˝klarĂ˝ üzerine bir araĂžtĂ˝rmayĂ˝ ihtiva etmektedir.

AraĂžtĂ˝rmada öncelikle Atatürk’e yönelik iddialar tespit edilmiĂžtir. Bu aĂžamadan sonra tespit edilen iddialara karÞý tez olabilecek veya bahsi geçen iddialarĂ˝ destekleyecek materyallerin araĂžtĂ˝rma safhasĂ˝na geçilmiĂžtir.

YapĂ˝lan kaynak taramasĂ˝ndan sonra konu ile ilgili olabilecek ana kaynaklarĂ˝n araĂžtĂ˝rĂ˝lmasĂ˝na geçilmiĂž bunun için arĂživ ve kütüphanelerde çalýÞmalar yapĂ˝lmýÞtĂ˝r. BaĂžbakanlĂ˝k Cumhuriyet ArĂživi’nde konuyla doĂ°rudan ilgili orijinal belgelere ulaÞýlmýÞtĂ˝r. AyrĂ˝ca Türkiye Büyük Millet Meclisi ZabĂ˝t Cerideleri,  ortaya atĂ˝lan birtakĂ˝m iddialarĂ˝n doĂ°ru olup olmadĂ˝klarĂ˝nĂ˝ öĂ°renmek için incelenmiĂž ve sonuçlarĂ˝ çalýÞmada sunulmuĂžtur.

AraĂžtĂ˝rmada, Ermeniler tarafĂ˝ndan Atatürk’e yönelik iddialarĂ˝n olduĂ°u, ancak yapĂ˝lan incelemeden sonra bu iddialarĂ˝n tutarsĂ˝z olduĂ°u ortaya çĂ˝kmýÞ ve Atatürk’ün Ermeni meselesine son derece saĂ°duyulu yaklaĂžtýðý görülmüĂžtür.

Ermeniler tarafĂ˝ndan Türkiye’ye yönelik karalama kampanyalarĂ˝nĂ˝n artĂ˝k bir siyasi sloganĂ˝ haline gelmiĂž olan “Ermeni soykĂ˝rĂ˝mĂ˝” iddialarĂ˝na karÞý Atatürk, sadece sözleriyle gerçekleri ortaya koymakla kalmamýÞ yetkileri elinde bulundurduĂ°u bir sĂ˝rada (cumhurbaĂžkanlýðý döneminde) gerek Ýngiliz baskĂ˝sĂ˝yla oluĂžturulan Divan-Ă˝ Harb-i Örf-i maĂ°durlarĂ˝na gerekse Ýttihat ve Terakki üyeleri olarak ön plana çĂ˝kan ve Ermeni teröristlerince katledilenlere yönelik taltif ve yardĂ˝mlarĂ˝yla ortaya konu üzerindeki düĂžüncesini yansĂ˝tmýÞtĂ˝r.

ATATÜRK’E ATFEDÝLEN ERMENÝ ÝDDÝALARI

Atatürk’e Yönelik Birinci Ýddia

Atatürk’e yönelik iddialar, Ermeniler tarafĂ˝ndan deĂ°iĂžik platformlarda sĂ˝k sĂ˝k dile getirilmiĂž ve bunlar propaganda amacĂ˝yla ortaya atĂ˝lmýÞtĂ˝r. (-maktadĂ˝r. ) Konu hakkĂ˝ndaki hata veya kasĂ˝t, Paul du Véou adlĂ˝ FransĂ˝z yazarĂ˝n 1938 yĂ˝lĂ˝nda Paris’te yayĂ˝nladýðý “Lé Désastre d’ Alexandrette, 1934–1938” adlĂ˝ kitabĂ˝nĂ˝n 121. ve 122. sayfasĂ˝nĂ˝n dipnotuna koyduĂ°u ifadeden kaynaklanmýÞtĂ˝r.[2] Paul du Véou’ya göre Mustafa Kemal 27 Ocak 1920 tarihinde Ýstanbul’da Divan-Ă˝ Harb-i Örfi de Ăžahitlik yapmýÞ ve bu ĂžahitliĂ°inde Türklerin Ermenileri katlettiĂ°ini söylemiĂžtir. [3]

FransĂ˝z yazar Paul du Véou, bahsi geçen alĂ˝ntĂ˝yĂ˝ muhtemelen Ýstanbul’un iĂžgal altĂ˝nda olduĂ°u yĂ˝l olan 1919-1920 yĂ˝llarĂ˝nda Ýtilaf devletlerinin denetiminde Ermeniler tarafĂ˝ndan FransĂ˝zca olarak çĂ˝kartĂ˝lan ‘Le Bosphore’ ve ‘La Renaissance’ gazetelerinde “Déclaration de Mustafa Kemal” ismiyle yayĂ˝nlanmýÞ olan haberden etkilenerek ve doĂ°ru olup olmadýðýnĂ˝ tahkik etmeden alarak kitabĂ˝nĂ˝n dipnotuna koymuĂžtur.

Paul du Véou’nun kullandýðý dipnotu daha sonra Ermeni papazĂ˝ Jean Naslian da kullanmýÞtĂ˝r.[4]

“ ‘Hiçbir zaman ellerini kana bulamamakla iftihar eden Mustafa Kemâl, suçu birkaç kiĂžiye yükleyerek 28 Ocak’ta divan-Ă˝ harb’de aĂžaĂ°Ă˝daki itirafta bulunmuĂžtur’ diyen Naslian, Mustafa Kemal’i daha sonra kurulacak mahkeme üyesi olan ve gaddarlýðýndan dolayĂ˝ ‘Nemrud Mustafa’[5] ismiyle veya ‘Nemrud Mustafa PaĂža Divan-Ă˝ Harbi’ adĂ˝yla anĂ˝lan ‘Süleymaniyeli Mustafa PaĂža’yla da karýÞtĂ˝rmýÞtĂ˝r. AdĂ˝ geçen Papaz’Ă˝n kitabĂ˝ basĂ˝lmadan önce durumu öĂ°renip sözkonusu ifadenin bir hata olduĂ°u, kendisine yine bir Ermeni yazarĂ˝, Guerguerian, tarafĂ˝ndan ihtar edilmiĂž ve kitaptan çĂ˝karĂ˝lmasĂ˝ gerektiĂ°i bildirilmiĂžse de, bu yapĂ˝lmamýÞtĂ˝r.

“Benzer hatalar, bir yĂ˝l farkla yani 27 Þubat 1919 veya 28 Ocak 1920 tarihli olarak daha birçok Ermeni yazar tarafĂ˝ndan tekrarlanmýÞtĂ˝r.

“. . . YukarĂ˝da zikrettiĂ°imiz Guergian’dan sonra yine bir Ermeni yazar, James Tashjian da, yazdýðý makalesinde ‘Nemrud Mustafa’ ile Mustafa Kemal Atatürk’ün Ermeni yazarlarĂ˝nca karýÞtĂ˝rĂ˝ldýðýnĂ˝ ve bu hata üzerinde Ă˝srar edildiĂ°ini belirtmiĂžtir. Yine New York’ta oturan bir AmerikalĂ˝ Papaz da 1967’de Beyrut’ta yayĂ˝nlanmýÞ olan Massis haftalýðýnda bu yanlýÞý düzeltici bir makale yayĂ˝nlamýÞtĂ˝r.”[6]

Ýddia edilen Ýstanbul’daki bu mahkeme ĂžahitliĂ°ini çürüten önemli bir diĂ°er nokta ise, Mustafa Kemal Atatürk’ün, 27 Ocak 1920’de Ankara’da olmasĂ˝dĂ˝r. Yani teknik açĂ˝dan dahi Mustafa Kemal’in Ýstanbul’da bu mahkemede ifade vermesi imkansĂ˝zdĂ˝r.[7]

Atatürk’e Yönelik Ýkinci Ýddia


Mustafa Kemal’e atfedilen diĂ°er bir iddia ise 1926 yĂ˝lĂ˝nda Los Angeles Examiner gazetesine verdiĂ°i demeçtir. Bu konu Ermeniler tarafĂ˝ndan deĂ°iĂžik yerlerde, yayĂ˝nlarĂ˝nda tekrarlanmýÞ, hatta Ermeni lobisi tarafĂ˝ndan ABD Kongresine taÞýnmýÞ ve bir propaganda aracĂ˝ olarak kullanĂ˝lmýÞtĂ˝r. ÖrneĂ°in 1985 yĂ˝lĂ˝nda ABD Temsilciler Meclisi’ndeki konuĂžmasĂ˝nda T. M. Ü. Lehman, Atatürk’ün soykĂ˝rĂ˝mĂ˝n meydana geldiĂ°ini kabul ettiĂ°ini, hatta diĂ°er Türklerce de kabul edilmesi gerektiĂ°ini söylediĂ°ini belirtmiĂžtir.[8] Benzer bir diĂ°er konuĂžma ise ABD Senatosunda Senatör Levin tarafĂ˝ndan 1994 yĂ˝lĂ˝nda yapĂ˝lmýÞtĂ˝r.[9] Oysa adĂ˝ geçen röportajĂ˝n tamamĂ˝yla düzmece olduĂ°u Ankara Üniversitesi Siyasal Bilgiler Fakültesi ÖĂ°retim Üyesi Prof. Dr. Türkkaya Ataöv tarafĂ˝ndan hiçbir kuĂžkuya yer vermeyecek Ăžekilde Another Falsification “Statement” (1926) Wrongly Attributed to M. Kemal Atatürk adlĂ˝ eserde kanĂ˝tlanmýÞtĂ˝r.

Prof. Dr. Ataöv’ün eserinde belirttiĂ°i gibi, Atatürk böyle bir beyanatĂ˝ vermemiĂžtir. Zira:

1. Atatürk’ün tüm söylev ve demeçleri birden fazla sayĂ˝daki resmi ve yarĂ˝-resmi statüdeki yayĂ˝nlarca kayĂ˝t edilmiĂžtir. Bunlar arasĂ˝nda adĂ˝ geçen gazetedeki demeç bulunmamaktadĂ˝r.

2. Atatürk’ün demeç verdiĂ°i öne sürülen Hilderband adlĂ˝ Ýsviçreli gazetecinin Türkiye’ye geldiĂ°ine dair bir kayĂ˝t olmadýðý gibi, Ýsviçre resmi makamlarĂ˝nca verilen belgelerde bu isimde birinin var olduĂ°una iliĂžkin herhangi bir ize rastlanmamýÞtĂ˝r.

3. Atatürk’ün baĂžka yabancĂ˝ basĂ˝n kuruluĂžlarĂ˝na verdiĂ°i demeçler yukarĂ˝da anĂ˝lan gazetenin iddia ettiklerinin tam tersi bilgiler içermektedir.

4. AdĂ˝ geçen yayĂ˝n bahse konu olan olayla ilgili olarak birçok kiĂži ve yer isimleriyle tarih hatalarĂ˝ içermektedir.[10]

Atatürk’e Yönelik Üçüncü Ýddia

8 Ekim 2000 tarihli “Yeni Bin YĂ˝l” gazetesinde ortaya atĂ˝lan bir diĂ°er Ermeni iddiasĂ˝nda ise Mustafa Kemal Atatürk’ün 24 Nisan 1920’de Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde yaptýðý konuĂžmada, Jön Türk liderlerinin soykĂ˝rĂ˝m politikalarĂ˝nĂ˝ kĂ˝nadýðý[11] belirtilmiĂžtir.

TBMM’nin açĂ˝lýÞýnĂ˝n ertesi, yani 24 Nisan 1924 Cumartesi günü Mecliste beĂž (5) celseli bir oturum yapĂ˝lmýÞ ve bu oturumda Mustafa Kemal PaĂža beĂžinci (5.) celse hariç, diĂ°er ilk dört celsede kürsüye çĂ˝karak uzun konuĂžmalar yapmýÞtĂ˝r. Mustafa Kemal PaĂža’nĂ˝n konuĂžma yaptýðý ilk üç celse açĂ˝k görüĂžmeler Ăžeklinde olmuĂž, dördüncü celse ise gizli olarak yapĂ˝lmýÞtĂ˝r.

Mustafa Kemal PaĂža, yaptýðý oldukça uzun konuĂžmalarĂ˝nda Mondros’tan 1920 yĂ˝lĂ˝ Nisan ayĂ˝na kadar geliĂžen olaylarĂ˝n (siyasi, askeri) genel bir deĂ°erlendirmesini yapmýÞtĂ˝r.

Bu oturumda yapĂ˝lan açĂ˝k ve gizli celselerde, Mustafa Kemal PaĂža’nĂ˝n bütün konuĂžmalarĂ˝ tetkik edilmiĂž ancak, 8 Ekim 2000 tarihli “Yeni Bin YĂ˝l” gazetesinde bahsedilen Ăžekliyle hiçbir cümleye rastlanmamýÞ, hatta tam aksine Mustafa Kemal PaĂža’nĂ˝n Ýttihat ve Terakki düĂžmanlýðý yapĂ˝lmasĂ˝nĂ˝ doĂ°ru görmediĂ°ine dair sözler sarfettiĂ°i, Ermeniler ve Ermeni sorunu ile ilgili olarak da aĂžaĂ°Ă˝daki ifadelerde bulunduĂ°u görülmüĂžtür.

Cemal PaĂža tarafĂ˝ndan kendisine çekilen telgrafĂ˝ okuduktan sonra bu telgrafa yazdýðý cevabĂ˝ Meclis kürsüsünden okuyan Mustafa Kemal PaĂža, ÝttihatçĂ˝lĂ˝k ve ÝttihatçĂ˝lar hakkĂ˝ndaki görüĂžünü Ăžöyle ifade etmiĂžtir:

“Biz anasĂ˝rĂ˝ gayrimüslime ile Ýtilaf HükümatĂ˝nĂ˝n makasĂ˝dĂ˝ siyasiye tahtĂ˝nda gördükleri alelitlak ÝttihatçĂ˝lĂ˝k düĂžmanlýðýnĂ˝ esas itibariyle doĂ°ru görmüyoruz. Sadece devleti, memleketi harabeye çeviren suistimal sahiplerine karÞýyĂ˝z.”[12]

MantĂ˝klĂ˝ bir yaklaÞýmla bakĂ˝ldýðý zaman, Birinci TBMM’ni oluĂžturan milletvekillerinin çoĂ°unun ÝttihatçĂ˝lardan oluĂžtuĂ°u farkedilecektir. Böyle olunca da Mustafa Kemal PaĂža’nĂ˝n kürsüye çĂ˝kĂ˝p yukarĂ˝da verdiĂ°imiz “Yeni Bin YĂ˝l” gazetesinde iddia edilen konuĂžmayĂ˝ yapmasĂ˝nĂ˝n imkansĂ˝z olduĂ°u görülür.

Zaten 24 Nisan 1920 tarihli Mustafa Kemal PaĂža’nĂ˝n konuĂžmalarĂ˝ tetkik edildiĂ°inde de iddia edilen konuĂžmayĂ˝ yapmadýðý, aksine konuyla ilgili dikkat çekici açĂ˝klamalar yaptýðý tespit edilmiĂžtir. AĂžaĂ°Ă˝da, Mustafa Kemal PaĂža’nĂ˝n 24 Nisan 1920 tarihinde aĂ°zĂ˝ndan çĂ˝kan “Ermeni-Ermenistan ve Ermeni sorunu” ile ilgili bütün konuĂžmalarĂ˝ aynen verilmiĂžtir.

Mustafa Kemal PaĂža, Damad Ferid PaĂža Hükümeti’nin Ermenistan ile ilgili Ýngiliz kontrollü tavizkâr politikalarĂ˝nĂ˝ sert bir Ăžekilde eleĂžtirdikten sonra, Cemal PaĂža’nĂ˝n kendisine telgrafta yazmýÞ olduĂ°u suallere bir cevap niteliĂ°i taÞýyan Ăžu sözleri söylemiĂžtir:

“Buna bir de Rum ve Ermenilerin Hükümeti tanĂ˝mamalarĂ˝nĂ˝ ve Ýtilaf Devletlerine istinad ederek âdeta hali isyanda ve birtakĂ˝m teĂžkilatĂ˝ mefsedetkâranede bulunduklarĂ˝nĂ˝ ilâve edersek PayitahtĂ˝mĂ˝zĂ˝n içinde bulunduĂ°u vaziyeti elîme ve hatarnaki tamamen tavsif eylemiĂž oluruz.”[13]

Ýkinci celsede Ermenilerin yanýsýra Rumlarla ilgili olarak yukarýdaki konuþmalarý yapan Mustafa Kemal Paþa, doðrudan Ermenilerle ilgili olarak aþaðýdaki konuþmalarý yapmýþtýr:

“Bunu mütaakĂ˝p idi ki, Ýngilizler zâhiren tatlĂ˝, bütün efkârĂ˝ tatyibedecek bir tebliĂ°de bulundular: Ýngiliz mümessili siyasisi Londra’daki Hariciye Nezareti tarafĂ˝ndan Hükümetimize bir tebliĂ°de bulundu ve dedi ki; YunanlĂ˝lar da dâhil olmak üzere Ýtilâf kuvvetlerine karÞý baĂžlamýÞ olan harekâtĂ˝ tatil ediniz, ikincisi Türkiye’de Ermenilere karÞý icra edilmekte bulunan katliamdan sarfĂ˝nazar ediniz![14] Ýþte bu iki Ăžeyi yaptýðýnĂ˝z halde Ýstanbul size terk olunacaktĂ˝r. Fakat bu iki harekette bulunmadýðýnĂ˝z takdirde sulh Ăžeraiti fevkalâde fena olacaktĂ˝r.”[15]

“Ýkinci teklif ki, memleket dâhilinde katliam yapĂ˝lmamasĂ˝, Ermenilere karÞý bu, gayrivarit idi. Memleketimiz cümlemizce malûmdur. Hangi kĂ˝tasĂ˝nda Ermenilere karÞý katliam yapĂ˝lmýÞtĂ˝r. Veya yapĂ˝lmaktadĂ˝r. Harbi umuminin bidayeti safahatĂ˝ndan bahsetmek istemem ve zaten itilaf devletlerinin de bahsettikleri bittabi mâziye ait fazahat deĂ°ildir. Bu gün memleketimizde bu gibi fecayiin icra edildiĂ°ini iddia ederek, bundan sarfĂ˝nazar etmenizi taleb ediyorlardĂ˝...”[16]

“Ýþte menfaatlerini, türlü türlü tazyikat ile bütün alemi hariciyi aleyhimize tahris eylemekte gören bâzĂ˝ mehafil ve anasĂ˝r lehimizde inkiĂžafa baĂžlĂ˝yan bu cereyanĂ˝ temelinden yĂ˝kmak ve bütün âlemi haricinin milletimiz lehine tashihi zehabetmesine meydan vermemek için külliyen kizbi mahz olan en son Ermeni kĂ˝tali saniasĂ˝nĂ˝ tertip ve ilân eylediler. Ve zaten pek mahdut ve basit olan vesaiti teksibiyemizi, gazetelerimizi de kaatilâne bir sansüre tâbi tutarak hiçbir vasĂ˝ta ile cihan medeniyetine karÞý müdafaai hukuk etmemize müsaade eylemediler ve bu suretle hukuku beĂžerin esasatĂ˝ mukaddesesinden bulunan ‘Müdafaai nefis, hakkĂ˝ndan da milletimizi külliyen mahrum ederek efkâr ve temayülâtĂ˝ cihanĂ˝ harap memleketimiz ve mazlum milletimiz aleyhinde yeniden pek müthiĂž ittihamat ile zehirlediler.

“Ýngilizler bir taraftan mevkii hariciyemizi yeni katliam bühtanlarĂ˝ ile sarsmaya, diĂ°er taraftan da Kabine’yi, Meclisi mebusanĂ˝mĂ˝zĂ˝ mevkii faaliyetten Ă˝skat suretiyle vaziyeti dâhiliyemizde eyledikleri Ýstanbul’un iĂžgalini sühuletle tatbik edecek bir zemin izhar eyliyorlardĂ˝”[17]

“Anandolu’da sâkin Ermenilerin ve RumlarĂ˝n evamiri Hükümete ve âmâli millîyeye muhalefetleri vukubulmadĂ˝kça her türlü tecavüzden masun tamamen mesut ve müreffeh bir hayata mazhariyetleri öteden beri kabul edilmiĂž bir esas idi. Klikya ve havalisinde ve Þark hududumuz dahilindeki resmî ve gayrîresmi Ermeni kuvvetlerinin dindaĂž ve Ă˝rkdaĂžlarĂ˝mĂ˝za karÞý vukubulan tecevuzatĂ˝ cinayet kâraneleri karÞýsĂ˝nda dahi memleketimizde yaÞýyan sâkin Ermenilerin her türlü taaruzdan masuniyetlerini temin eylemeyi pek mühim bir vazifei medeniye telâkki eyledik ve Anadolu’nun âlemi haricî ile temasĂ˝nĂ˝n münkati olduĂ°u bugünlerde menafii âliyei vataniyeyi istihdaf eyliyen tedabir meyanĂ˝nda Ermeni ahalinin muhafazai selâmeti lüzumunu bütün makamata bildirdik.

“Ýþte Ýstanbul’un ecnebi iĂžgalinden bugüne kadar güzaran eden eyyamĂ˝ Ă˝stĂ˝rabĂ˝mĂ˝z esnasĂ˝nda hiçbir devleti ecnebiyenin himayei fiiliyesine mazhar olmĂ˝yan Anadolu Ermenilerinden hiçbir ferdin hattâ en basit bir surette mâruzu tecavüz olmamasĂ˝ bize her vesile ile isnadĂ˝ cinayet eden ve hasaisi medeniyeyi tahtĂ˝ inhisara alan entrikacĂ˝ Avrupa’nĂ˝n yüzlerini kĂ˝zartacak ve milletimizin fĂ˝tratan mütehalli olduĂ°u Ăžeairi insaniyenin derecei ulviyetini ispat edecek pek mühim bir noktadĂ˝r.”[18]

Gizli olarak yapýlan celsede ise Mustafa Kemal PaÞa yine Ermenilerle ilgili aÞaðýdaki konuÞmayý yapmýÞtýr.

“Ermenilere gelince, Ermeniler bütün dünyanĂ˝n fevkâlde mazharĂ˝ sahabeti olmuĂž bir vaziyette bulunuyorlar. Âmali siyasiyelerinin tecellisi için nasĂ˝l çalýÞtĂ˝klarĂ˝ malûmdur. Fakat bu günkü vaziyetler bizimle temaslarĂ˝na dair arzedebileceĂ°im noktalar ĂžunlardĂ˝r: Ermeniler Erivan Ermeni Hükûmeti mĂ˝ntakasĂ˝ dahilinde ahalii islâmiyeyi imha etmekle meĂžguldür. Biz Ýngilizleri, AmerikalĂ˝larĂ˝ aleyhimizde tahrik etmemek ve her nasĂ˝lsa harbi umumide yapĂ˝lmýÞ olan vak’anĂ˝n tekerrür ve tevalisine dair hiç bir zan ve Ăžüphe vermemek için bu mĂ˝ntĂ˝kai malûme dahilinde bulunan ahalii islâmiyenin hududumuzu geçmek suretile alenen muavenetlerine dahi Ăžitap etmekte tereddüt ettik. Fakat oradaki ahalii islâmiye her taraftan hamisiz kalĂ˝nca bittabi kendi hayat ve namuslarĂ˝nĂ˝ yine kendiliklerinden muhafaza ve müdafaada tereddüt etmediler. Bu cihetle bidayetten bu güne kadar Erivan Ermeni Hükümeti mĂ˝ntĂ˝kasĂ˝ dahilinde muharebe ve müsademe devam edegelmektedir ve bütün müsademat neticesinde de bittabi dindaĂžlarĂ˝mĂ˝z fevkalâde mutazarrĂ˝r olmakla beraber namus ve haysiyetlerini de muhafaza etmekten geri durmuyorlar. ”[19]

Diyerek Mustafa Kemal PaĂža bölgedeki Müslüman ahalinin son derece zor Ăžartlar altĂ˝nda olduĂ°unu beyan etmiĂž ve Birinci Dünya SavaÞý sĂ˝rasĂ˝nda Müslüman halka karÞý yapĂ˝lmýÞ olan Ermeni tecavüzlerine iĂžgaller yüzünden milletin kendisinin karÞýlĂ˝k vermek zorunda kaldýðýnĂ˝ konuĂžmasĂ˝nda dile getirmiĂžtir.

Netice itibariyle Mustafa Kemal PaĂža’nĂ˝n bahsi geçen tarihte ÝttihatçĂ˝larĂ˝ suçlayĂ˝cĂ˝ ifadeler kullanmamýÞ ayrĂ˝ca Ermenilerin iddia ettikleri sözde soykĂ˝rĂ˝mĂ˝ ifade eden veya vurgulayan bir cümle de sarfetmemiĂžtir. Hatta bu gizli celsedeki konuĂžmasĂ˝nĂ˝n devamĂ˝nda, MaraĂž ve Urfa gibi yerlerde FransĂ˝zlar tarafĂ˝ndan kýÞkĂ˝rtĂ˝lan Ermenilerin Müslüman Türk ahaliye yönelik tecavüz ve katliamlarĂ˝na göz yummayacaklarĂ˝nĂ˝ açĂ˝kça ifade etmiĂžtir.[20]

Atatürk’e Atfedilen Yeni Bir Ýddia

Avrupa Parlamentosu’nun DýÞ ÝliĂžkiler Komitesi’nin 22 KasĂ˝m 2001 tarihinde açĂ˝klamýÞ olduĂ°u tasarĂ˝sĂ˝nda[21] Türkiye’nin Avrupa BirliĂ°i üyeliĂ°i adaylýðý ile ilgili olarak Ăžu açĂ˝klama yapĂ˝lmýÞtĂ˝r:

“Türkiye’nin AB üyeliĂ°i adaylýðý, birliĂ°e bölgede çatýÞmalar konusunda Türkiye’nin esnekliĂ°ini artĂ˝rmasĂ˝nĂ˝ garanti eden özellikle Ermenistan açĂ˝sĂ˝ndan özel fĂ˝rsatlar ve nedenler sunmaktadĂ˝r. Bu hem sĂ˝nĂ˝rĂ˝n kapanmasĂ˝ hem de 1915 soykĂ˝rĂ˝mĂ˝na bakýÞý açĂ˝sĂ˝ndan böyledir...”[22]

Avrupa Parlamentosu’nun bahsi geçen taslaĂ°Ă˝nda yukarĂ˝da verilen paragrafĂ˝na ise Ăžöyle bir dipnot düĂžülmüĂžtür:

“SoykĂ˝rĂ˝mĂ˝n tanĂ˝nmasĂ˝ talebi, çoĂ°unlukla Ermeni politikacĂ˝lar tarafĂ˝ndan yapĂ˝lmaktadĂ˝r. BildirildiĂ°i üzere Kemal Atatürk 10 Nisan 1921’de TBMM’de yaptýðý konuĂžmada Jön Türk rejiminin Birinci Dünya SavaÞý’nda Ermenilere karÞý soykĂ˝rĂ˝m yaptýðýnĂ˝ söylemiĂžtir...”[23]

Atatürk’ün Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde böyle bir konuĂžma yapmýÞ olmasĂ˝ imkansĂ˝zdĂ˝r.

2. IV. 1337 (2 Nisan 1921) ile 30. IV. 1337 (30 Nisan 1921) tarihleri arasĂ˝nda TBMM’nde on üç (13) oturum yapĂ˝lmýÞtĂ˝r. 1921 yĂ˝lĂ˝ Nisan ayĂ˝ içerisinde TBMM’de yapĂ˝lan bütün oturumlar TBMM ZabĂ˝t Ceridelerinden okunmuĂž ve bu  oturumlarĂ˝n hiç birisinde-gizli oturumlar da dahil olmak üzere- TBMM BaĂžkanĂ˝ Mustafa Kemal PaĂža’nĂ˝n bulunmadýðý tespit edilmiĂž, dolayĂ˝sĂ˝yla da konuĂžma yapmadýðý görülmüĂžtür. [24]

YapĂ˝lan inceleme sonucunda sadece 21. IV. 1337 tarihli 23. Ýçtima’Ă˝n (oturum) 4. Celsesinde Mustafa Kemal PaĂža’nĂ˝n 5/2685 numaralĂ˝ 3. XI. 1336 tarihli “VilâyatĂ˝ müstahlasa ahalisine verilmiĂž olan tohumluk zehairin affĂ˝” hakkĂ˝nda kanun lâhiyasĂ˝ gĂ˝yabĂ˝nda okunmuĂž[25] ve yine 28. 4. 1337 tarihli 26. Ýçtima’Ă˝n 2. celsesinde Mustafa Kemal PaĂža’nĂ˝n 27. IV. 1337 tarihli “Âzayi Kiramdan bâzĂ˝larĂ˝na mezuniyet itasĂ˝na dair DivanĂ˝ Riyaset KararĂ˝”nĂ˝n okunduĂ°u[26] tespit edilmiĂž, Ermeni-Ermenistan konularĂ˝nda herhangi bir beyanatĂ˝n olmadýðý görülmüĂžtür.

Mustafa Kemal PaĂža, 1921 yĂ˝lĂ˝ Nisan ayĂ˝ içerisinde TBMM’nde hiçbir oturuma baĂžkanlĂ˝k etmemiĂž hatta bu tarihte Meclis’e dahi gelmemiĂžtir.

Bahsi geçen Nisan 1921 yĂ˝lĂ˝na ait Meclis ZabĂ˝t Cerideleri incelendiĂ°inde ortaya çĂ˝kan bir diĂ°er önemli nokta da, Avrupa Parlamentosu tasarĂ˝sĂ˝nda tarih olarak belirtilen 10 Nisan 1921’de TBMM’nde herhangi bir oturumun yapĂ˝lmamýÞ olmasĂ˝dĂ˝r.

TBMM’de 9 Nisan 1921 tarihinde 18. Oturumun yapĂ˝ldýðý, 10 Nisan 1921 tarihinde herhangi bir oturumun yapĂ˝lmadýðý bir sonraki oturumun 11 Nisan 1921 tarihinde 19. oturum olarak yapĂ˝ldýðý görülmüĂžtür.[27]

Avrupa Parlamentosu rapörtörünün böyle bir yanlýÞ beyanĂ˝ araĂžtĂ˝rĂ˝p incelemeden her ne kadar taslak rapor dahi olsa resmi kayĂ˝tlarĂ˝na geçirmesi bir bakĂ˝ma yadĂ˝rganacak bir hadise de deĂ°ildir. AynĂ˝ durum ABD Parlamentosunda da sĂ˝k aralĂ˝klarla kasĂ˝tlĂ˝ olarak Ermeni Lobisi tarafĂ˝ndan yapĂ˝lmaktadĂ˝r. ÖrneĂ°in, gazetede çĂ˝kmýÞ yalan bir haber, çok önemli bir vesikaymýÞ gibi Kongreye sunulmakta ve Ă˝srarla kayĂ˝tlara geçirilmesi istenmektedir.[28] Sonraki yĂ˝llarda ise kayĂ˝tlara geçirilen bu yalan yanlýÞ haberler, resmi kongre belgesi olarak Ermeni propagandacĂ˝larĂ˝ tarafĂ˝ndan “kaynak ‘Kongre ZabĂ˝tlarĂ˝dĂ˝r!’” diyerek kullanĂ˝lmýÞtĂ˝r (-maktadĂ˝r).

Atatürk, Ermenilerin Türk halkĂ˝na yönelik tedhiĂž hareketlerini bir çok konuĂžmasĂ˝nda belirtmekle kalmamýÞ, CumhurbaĂžkanĂ˝ olduĂ°u dönemde de fiiliyatĂ˝yla söylemlerini pekiĂžtirici faaliyetler yapmýÞtĂ˝r. Þöyle ki, iĂžgal döneminde Ýngilizlerin baskĂ˝sĂ˝yla OsmanlĂ˝ Hükümeti tarafĂ˝ndan kurulan Divan-Ă˝ Harbi Örfi’lerde masum olduklarĂ˝ halde idam edilmiĂž olanlarĂ˝n ve Ermeni teröristlerce Ăžehit edilenlerin geride kalan aile fertlerine Atatürk, CumhurbaĂžkanlýðý sĂ˝rasĂ˝nda sahip çĂ˝kmýÞ, onlara ev vermiĂž ve maaĂž baĂ°latmýÞtĂ˝r.[29]

DÝVAN-I HARB-Ý ÖRFÝ VE ERMENÝ TERÖRÝSTLER TARAFINDAN  ÞEHÝT EDÝLENLERE ATATÜRK’ÜN GÖSTERDÝÐÝ ÝLGÝ VE YAPILAN YARDIMLAR

“BoĂ°azlĂ˝yan KaymakamĂ˝ Kemal Bey OlayĂ˝” ve SonrasĂ˝nda Kemal Bey’in Ailesine YapĂ˝lan YardĂ˝m

Mondros Mütarekesinden sonra gerek Ýtilaf Devletlerinin gerekse beklediĂ°i fĂ˝rsatĂ˝ yakalayan Hürriyet ve Ýtilaf FĂ˝rkasĂ˝’nĂ˝n baskĂ˝sĂ˝ sonucu “memleketi harbe sokanlarla Ermenileri tehcir edenlerin yargĂ˝lanmasĂ˝” istenmiĂž ve bu yönde ilk adĂ˝m Tevfik PaĂža Hükümetinin 1 Mart 1919’da PadiĂžaha sunduklarĂ˝ kararname ile atĂ˝lmýÞtĂ˝. Ancak PadiĂžah, olaĂ°anüstü yetkilere sahip Divan-Ă˝ Harb-i Örfi hüvviyetindeki bir mahkemenin nazĂ˝rlarĂ˝ yargĂ˝lamasĂ˝na Kanun-Ă˝ Esasi’nin izin vermediĂ°ini ve suçlularĂ˝n cezalandĂ˝rĂ˝lmasĂ˝ için yeni mahkemelere ihtiyaç olmadýðýnĂ˝ belirterek kararnameyi geri çevirmiĂžti. Oysa bundan önce Þubat ayĂ˝ içerisinde (NazĂ˝r statüsünde olmayan) ÝttihatçĂ˝larĂ˝ yargĂ˝layan Divan-Ă˝ Harb-i Örfi çalýÞmalarĂ˝na baĂžlamýÞtĂ˝. [30] Çok geçmeden yapĂ˝sĂ˝ itibariyle tam bir Hürriyet ve Ýtilaf hükümeti olan Damad Ferid PaĂža hükümeti kurulmuĂžtu.[31]

Kemal Bey’in YargĂ˝lanmasĂ˝

Damad Ferid Hükümeti, “Ermenilerin, Ýngilizlerin ve diĂ°er büyük Devletlerin arzusu ve mutabakatleriyle müstakil ya da muhtar bir cumhuriyet” vaadiyle iĂž baÞýna gelmiĂžti.[32] Bu hükümet, Ermeni tehciri ile ilgili yargĂ˝lanmalarĂ˝ hem Ermeni ve Ýngilizlere yaranma, hem de amansĂ˝z bir Ăžekilde muhalif olduĂ°u için ÝttihatçĂ˝larĂ˝ cezalandĂ˝rma aracĂ˝ olarak görüyordu. Çok geçmeden bir kararname hazĂ˝rlanarak PadiĂžaha sunulmuĂž ve PadiĂžah tarafĂ˝ndan onanarak yürürlüĂ°e konulmuĂžtur (8 Mart 1919). Bundan sonra Damad Ferid iliĂžki içinde bulunduĂ°u Ýngiltere Sefarethanesi’nin taleplerini yerine getirerek “tehcir ve harp mesulleri bahanesi ile birçok namuslu, vatanperver ricalin tevkifini” istemiĂžti. [33]

Çok geçmeden tutuklamalar baĂžlamýÞ ve kanun yürürlüĂ°e girdikten hemen sonraki iki gün içerisinde 20 den fazla ÝttihatçĂ˝ tutuklanmýÞtĂ˝. 24 Mart‘ta ise Divan-Ă˝ Harb-i Örfi yargĂ˝lamalarĂ˝ baĂžlamýÞtĂ˝. Bu davalar “Yozgad Tehcir ve Taktil DavasĂ˝”, “Trabzon Tehcir ve Taktil DavasĂ˝” gibi davalar olup diĂ°er tehcir davalarĂ˝yla devam etmiĂžtir. Damad Ferid Hükümeti bu davalarĂ˝n süratle yürütülmesi ve bir sonuca varmasĂ˝ için mahkeme üzerinde büyük baskĂ˝lar uygulamýÞ ve sonuç olarak Ýstanbul’daki Divan-Ă˝ Harb-i Örfi, ilk kararĂ˝nĂ˝ 8 Nisan 1919’da bir idam kararĂ˝yla[34] sonuçlandĂ˝rmýÞtĂ˝. Bu karar, BoĂ°azlĂ˝yan KaymakamĂ˝ ve Yozgad MutasarrĂ˝f Vekili Mehmed Kemal Bey’in idam kararĂ˝ydĂ˝...[35]

YukarĂ˝da da zikredildiĂ°i gibi Gotthard Jaescke bu mahkemeler hakkĂ˝nda: "Divan-Ă˝ Harp Mahkemelerinin kuruluĂž ve yargĂ˝lama sürecinde Ýtilâf devletlerinin gerek komiserleri gerekse komutanlarĂ˝ çok yakĂ˝ndan alaka göstererek hükümete devamlĂ˝ baskĂ˝ ve yönlendirmede bulunmuĂžlardĂ˝r." deĂ°erlendirmesini yapmýÞtĂ˝r[36].

Divan-Ă˝ Harp Mahkemeleri her gün Ermeni ve Rum nümayiĂžçilerle dolup taĂžmýÞtĂ˝r. Gazetelerde, tehciri görenleri ĂžahitliĂ°e çaĂ°Ă˝ran ilânlar çĂ˝kmýÞ, mahkemeler ise ömründe BoĂ°azlĂ˝yan ve Bayburt'a gitmemiĂž kiĂžilerin Ýstanbul'da ĂžahitliĂ°ini kabul etmiĂžtir.[37]

Bu günleri "Türklere karÞý Ermeni Komitecileri" adlĂ˝ eserinde Altan Deliorman Ăžöyle anlatĂ˝r:[38]

"...Þimdi, Ermeni komitecileri tekrar Ýstanbul'a doluĂžmuĂž, savaĂž içinde çĂ˝karĂ˝lan tehcir kanununun hesabĂ˝nĂ˝ sormak için, Ýtilâf Devletleri'nin temsilcileri vasĂ˝tasiyle pek kanlĂ˝ hazĂ˝rlĂ˝klar yapmaktaydĂ˝lar. Bu komitecilerin baÞýnda Ermeni PatriĂ°i Zaven Efendi gelmekteydi. Zaven Efendi, Ăžimdi arka arkaya listeler hazĂ˝rlĂ˝yor, Ermeni tehcirinde suçlu gördüĂ°ü kimselerin adlarĂ˝nĂ˝ SadrazamĂ˝n eline tutuĂžturuyordu. Sadrazam Ferid PaĂža Hürriyet ve Ýtilâf FĂ˝rkasĂ˝'nĂ˝n reisiydi. ÝttihadçĂ˝lara karÞý da büyük nefret hisleriyle doluydu. FĂ˝rkacĂ˝lĂ˝k OsmanlĂ˝ Devleti'nin son senelerinde bir hastalĂ˝k haline gelmiĂž en umulmadĂ˝k zamanlarda bile büyük gaileler çĂ˝karmýÞtĂ˝. Damad Ferid PaĂža'nĂ˝n nazarĂ˝nda, kendisinden önceki devrede iĂžbaÞýnda bulunanlar ittihadçĂ˝ydĂ˝; Ăžu halde suçluydular. CezalarĂ˝nĂ˝ çekmeleri lâzĂ˝mdĂ˝.

“Patrik Zaven Efendi'nin nazarĂ˝nda ise, Ermeni tehciri dolayĂ˝sĂ˝yla bütün Türkler suçluydu. ÝttihadçĂ˝lar baĂžta olmak üzere. . . O halde, bunlarĂ˝n da cezalarĂ˝nĂ˝ çekmeleri lazĂ˝mdĂ˝.

“Ýþgal kuvvetlerini arkasĂ˝na alan Patrik, tertiplediĂ°i listeleri Damad Ferid PaĂža'ya gönderiyor. O da bunlarĂ˝, "Nemrut Mustafa Divân-Ă˝ Harb-i" adĂ˝ ile anĂ˝lan idam mekanizmasĂ˝na havale ediyordu. Enver, Talât ve Cemal PaĂžalar Türk topraklarĂ˝nĂ˝ terk etmiĂžler, Avrupa'ya, Kafkasya'ya, Orta Asya'ya doĂ°ru kaybolup gitmiĂžlerdi. Onlardan, Nemrut Mustafa PaĂža eliyle deĂ°il, baĂžka yollardan intikam alĂ˝nacaktĂ˝. Fakat, hiç olmazsa birkaç idarecinin kanĂ˝ dökülmeliydi ki, Ermeni Komitecilerinin iĂžtahĂ˝ tatmin edilebilsin.

“YakĂ˝n günlerde, Ýstanbul halkĂ˝, BeyazĂ˝t MeydanĂ˝'ndaki daraĂ°açlarĂ˝nda can verecek masum ve bahtsĂ˝z Türk idarecilerinin kaderine hep birlikte aĂ°layacaktĂ˝r.”[39]

YaklaÞýk iki ay süren ve üyeleri arasĂ˝nda Ermenilerin de bulunduĂ°u Mehmed Kemal Bey’in mahkemesinde dinlenen Ăžahitlerin çoĂ°u da yine Ermeniler olmuĂžtur. Mehmed Kemal Bey hakkĂ˝nda 8 Nisan 1919’da verilen karar 10 Nisan 1919 PerĂžembe günü BeyazĂ˝t MeydanĂ˝’nda yerine getirilmiĂžtir.[40]

Kemal Bey’in mahkemesinde birçok yalancĂ˝ Ăžahit dinlenmiĂžtir. Konuyla ilgili “özgün” bir çalýÞma olan Nejdet Bilgi’nin “Ermeni Tehciri ve BoĂ°azlĂ˝yan KaymakamĂ˝ Mehmed Kemal Bey’in YargĂ˝lanmasĂ˝” isimli eserde geniĂž izahatta bulunulmuĂžtur.[41]

Kemal Bey’in Yozgad ve BoĂ°azlĂ˝yan’da göreve baĂžladýðý sĂ˝ralar ve görevini sürdürdüĂ°ü dönem içerisinde bölge de birçok Ermeni isyanĂ˝ çĂ˝kmýÞtĂ˝r. OsmanlĂ˝ Devleti’nin savaĂž içerisinde olduĂ°u bu dönemde Ermeniler ya düĂžman saflarĂ˝nda yerlerini almýÞlar ya da kendi bulunduklarĂ˝ bölgelerde isyan haline geçmiĂžlerdi. Devletin savaĂž hali gibi olaĂ°anüstü bir durumda haklĂ˝ olarak almýÞ olduĂ°u ‘tehcir’ kararĂ˝yla birlikte de özellikle Kemal Bey’in görev yaptýðý Yozgad ve BoĂ°azlĂ˝yan çevresinde Ermeni tedhiĂž faaliyetleri yoĂ°unluk kazanmýÞtĂ˝. Kemal Bey, görevinin bir gereĂ°i olarak bu tedhiĂž faaliyetlerine engel olmaya çalýÞmýÞtĂ˝. Kemal Bey, BoĂ°azlĂ˝yan civarĂ˝ndaki köylerde yapmýÞ olduĂ°u aramalarda Ermenilere ait çok sayĂ˝da silah ve cephane ele geçirmiĂžti.[42] Sonuç itibariyle Mehmed Kemal Bey Ýstanbul’dan kendisine verilen emirleri yerine getirmiĂžti.

Mahkemedeki savunmasĂ˝nda Kemal Bey, Türklerin hiçbir zaman “müsebbib ve zâlim” olmadĂ˝klarĂ˝nĂ˝, ancak Ermenilerin baĂ°Ă˝msĂ˝zlĂ˝k kazanmak amacĂ˝yla yüz binlerce masum Türk’ü katlettiklerini bunun da savaÞýn acĂ˝larĂ˝nĂ˝ çok çekmiĂž olan Müslüman halkĂ˝n kinini tahrik ettiĂ°ini belirtmiĂžtir.[43]

BoĂ°azlĂ˝yan KaymakamĂ˝ Mehmed Kemal Bey’in Vasiyeti

Kemal Beyin Mülkiyeden sĂ˝nĂ˝f arkadaÞý e sonradan BekiraĂ°a BölüĂ°ü’nde hapishane arkadaÞý olan Ýbrahim ZaĂ°ra, Kemal Bey hakkĂ˝nda ĂžunlarĂ˝ anlatmýÞtĂ˝r:[44]

“Kemal ile, mevfuken kaldýðým BekiraĂ°a BölüĂ°ü’nde tutuklu olarak buluĂžtuk. BoĂ°azlĂ˝yan Ermenileri’nin tehciri sebebiyle muhakeme ediliyordu. Mülkiye sĂ˝ralarĂ˝nda Ăžûh ve ĂžâtĂ˝r ve dâima gülen Kemal’in bu meseledeki kahramanca hareketine daima hayran kalmýÞtĂ˝k. Kendisiyle bir gün görüĂžürken: ‘Ýbrahim beni asacaklar’ demiĂž; çocuklarĂ˝nĂ˝ ve ailesini düĂžünerek, derinden bir ‘Ah!’ çekmiĂžti. Zirâ, gerek tehcir esnasĂ˝nda, gerek önemli memuriyetleri sĂ˝rasĂ˝nda, ahlâkî salâbetini o derece muhafaza etmiĂž, o kadar temiz kalmýÞtĂ˝ ki, ilk tevkifi sĂ˝rasĂ˝nda, kendisini ziyarete gelen eniĂžtesinden bir tek sigara isteyecek on parasĂ˝ olmadýðýnĂ˝ söyleyecek kadar irtikab ve tenezzülden uzak bulunmuĂž; ailesine maddî hiçbir servet bĂ˝rakmayarak, ‘Bayrak kadar temiz kalĂ˝p’, ebediyete ulaĂžmýÞtĂ˝r. Ýç çekiĂžinin sebebi bu idi.”

Vasiyet[45]

“Merhum sevgili oĂ°lum Adnan’Ă˝n medfun bulunduĂ°u KadĂ˝köy KuĂždili çayĂ˝rĂ˝ndaki kabristanda yavrumun yanĂ˝nda gömülmemi diliyorum. Teyzem ve kardeĂžim KadĂ˝köyünde sâkindirler. Teyzemin adresi Mühürdar Caddesinde 67 numaralĂ˝ hanedir, adĂ˝ Ýsmet HanĂ˝mdĂ˝r. Defin masrafĂ˝ teyzeme tevdî buyurulmalĂ˝dĂ˝r. Kabir taÞým, hamiyetli Türk ve Müslüman kardeĂžlerim tarafĂ˝ndan dikilmeli ve üstüne Ăžöyle yazĂ˝lmalĂ˝dĂ˝r: ‘Millet ve memleket uĂ°runda Ăžehid olan BoĂ°azlĂ˝yan KaymakamĂ˝ Kemal’in ruhuna fatiha.’ PeriĂžan zevcem Hatice’ye, yavrularĂ˝m Müzehher ve MüĂžerref’e muavenet edilmesini, yavrularĂ˝mĂ˝n tahsil ve terbiyesine ihtimam buyurulmasĂ˝nĂ˝ vatandaĂžlarĂ˝mdan beklerim. Babam, Karamürsel âĂžâr memur-u sâbĂ˝kĂ˝ Arif Bey de acizdir. KardeĂžim Münir de kimsesizdir. Bunlara da muavenat olunursa memnun olurum. Türk milleti ebediyyen yaĂžayacak, MüslümanlĂ˝k asla zevâl bulmayacaktĂ˝r. Allah millet ve memlekete zevâl vermesin. Ferdler ölür, millet yaĂžar. ÝnĂžallah Türk milleti ebediyete kadar yaĂžayacaktĂ˝r.

30 Mart 1335

BoĂ°azlĂ˝yan Kaymakam-Ă˝ SâbĂ˝kĂ˝ Kemal. ”

BoĂ°azlĂ˝yan KaymakamĂ˝ Mehmed Kemal Bey’in idamĂ˝ndan yaklaÞýk bir yĂ˝l sonra açĂ˝lan Türkiye Büyük Millet Meclisi’nin aldýðý ilk kararlardan birisi Ermeni tehciri bahanesiyle tutuklu bulunanlarĂ˝n tahliye edilmesi Ăžeklinde olmuĂžtur (8 MayĂ˝s 1920).[46] Konuyla ilgisini kesmeyen TBMM, 11 AĂ°ustos 1920 tarihinde de tehcir mahkemelerini tamamen kaldĂ˝rmýÞtĂ˝r.[47] Bununla da yetinmeyen Mustafa Kemal baĂžkanlýðýndaki TBMM, PadiĂžah-Ýstanbul Hükümeti ve Ýtilaf Devletleri’nin cuntasĂ˝ tarafĂ˝ndan katledilen “Ermeni davasĂ˝” Ăžehitlerine sahip çĂ˝kmýÞ ve ilki 25 AralĂ˝k 1921’de Urfa MutasarrĂ˝fĂ˝ Nusret Bey olmak üzere ikincisi 14 Ekim 1922 tarihinde de BoĂ°azlĂ˝yan KaymakamĂ˝ Kemal Bey’i ‘Milli Þehit’ ilân eden kararlarĂ˝ çĂ˝kartmýÞ, bu Ăžehitlerin arkalarĂ˝nda bĂ˝raktĂ˝klarĂ˝ eĂž ve çocuklarĂ˝na maaĂž baĂ°lamýÞtĂ˝r.[48]

Cumhuriyetin kuruluĂžunu takip eden yĂ˝llarda Mustafa Kemal, konu üzerindeki hassasiyetini korumaya devam etmiĂž ve kendisinin CumhurbaĂžkanlýðý döneminde 2 Þubat 1927 yĂ˝lĂ˝nda BoĂ°azlĂ˝yan KaymakamĂ˝ Kemal Bey’in arkasĂ˝nda bĂ˝raktýðý ailesine Maliye Bakanlýðý VakĂ˝flar Ýdaresine devr olunmuĂž olan evi kendi üzerlerine tapu edip yerleĂžmelerini saĂ°lamýÞtĂ˝r.[49]

Türkiye Cumhuriyeti

BaĂžvekalet

Kalem-i Mahsus Müdüriyyeti

Aded

4710

Kararnâme

Ermeni emvâl-i metrûkesinden bulunmasĂ˝ hasebiyle Maliye Vekâlet-i Celilesince Evkaf Ýdaresine devir olunan ve Ýstanbul Ýdare Hey’etince yirmibin lira kĂ˝ymet takdîr edildiĂ°i anlaÞýlan merbût cedvelde muharrer apartmanla hanenin, 31 MayĂ˝s 926 tarih ve 882 numrolu kanun ahkâmĂ˝na tevikân(tevirân), BoĂ°azlĂ˝yan Ka’imakamĂ˝ Kemal Bey’in hîn-i vefatĂ˝nda nafakasiyle mükellef bulunduĂ°u zevcesi Hatice ve kerimeleri Müzehher ve MüĂžerref HanĂ˝mlarla Mahdumu Adnan Bey nâmlarĂ˝na tahsîs ve temlîki, Evkaf Müdüriyyet-i Umûmiyyesinin 2 Þubat 927 tarih ve 31667/17 numrolu tezkiresiyle vukû’bulan teklifi üzerine, Ýcra Vekilleri Hey’etinin 2 Þubat 927 tarihli icitmâ’Ă˝nda tasvib ve kabul olunmuĂždur. 2 Þubat 927

Reisicumhur

Gazi M. Kemâl

 

BaĂžvekîl                           Adliye Vekîli      Müdâfa’a-i Milliye Vek.

  Ýsmet                                  M. Esâd                                                Receb

 

Bahriye Vekâleti Vek.                Dahiliyye Vek.                                       Hariciyye Vek.

         Ýhsan                                    M. Cemil                                              Dr. T. RüĂžtü

 

Maliyye Vek.                     Ma’arif Vek. Vek.                                 NafĂ˝’a Vek.

         M. AbdülhâlĂ˝k                            Dr. Refik                                                 Behiç

 

Ziraat Vek.                              Ticaret Vek.                            SĂ˝h. Ve Mua. Ýct.Vek.

M. Sabri                                     M. Rahmi                                       Dr. Refik

Urfa  MutasarrĂ˝fĂ˝  Nusret  Bey  OlayĂ˝  ve  SonrasĂ˝nda   Nusret  Bey’in  Ailesine YapĂ˝lan  YardĂ˝m

Divan-Ă˝ Harb-i Örfi’nin kurbanlarĂ˝ndan birisi de Urfa MutasarrĂ˝fĂ˝ Nusret Bey’dir. Nusret Bey, Mondros Mütarekesinden sonra Dahiliye VekilliĂ°ine atanan Artin Cemal adĂ˝yla tanĂ˝nmýÞ Cemal Bey tarafĂ˝ndan görevinden azledilmiĂž, Ýstanbul’a getirilmiĂž ve o dönemde HurĂžid PaĂža’nĂ˝n baĂžkanlýðýnda kurulan Divan-Ă˝ Harb-i Örfi’de “Ermeni tehciri davasĂ˝” sanýðý olarak yargĂ˝lanmýÞ ancak hiçbir suçu olmadýðý için beraat kararĂ˝ almýÞtĂ˝. Ancak çok geçmeden Nusret Bey, tekrar tutuklanarak BekiraĂ°a BölüĂ°ü denilen meĂžrutiyet sonrasĂ˝ siyâsi sanĂ˝klarĂ˝n tutulduĂ°u zindana götürülmüĂžtür. Urfa MutasarrĂ˝fĂ˝ Nusret Bey, bu hapishaneye geldiĂ°inde yalnĂ˝z deĂ°ildi. Zira eski (BaĂžbakan) Sadrâzâm Said Halim PaĂža’dan Þükrü (Kaya)’ya, Tevfik RüĂždü (Aras)’dan Memduh Þevket’e ve Mithat Þükrü (Bleda) Beylere kadar, Ziya Gökalp’ten Adiye NazĂ˝rĂ˝ Ýbrahim Bey ve Dahiliye NazĂ˝rĂ˝ HacĂ˝ Adil Beyler hatta Tanin Gazetesi BaĂžyazarĂ˝ Hüseyin Cahit (YalçĂ˝n) Bey de dahil olmak üzere birçok ÝttihatçĂ˝nĂ˝n orada mahbus olduĂ°unu görmüĂžtür.[50]

Nusret Bey’in getiriliĂž sebebi daha önce yargĂ˝lanĂ˝p beraat ettiĂ°i dava olan “Ermeni tehciri davasĂ˝”dĂ˝r. Tehcir sĂ˝rasĂ˝nda Urfa’nĂ˝n en büyük idari amirliĂ°i olan MutasarrĂ˝flĂ˝k görevini yürütmekteydi. Nusret Bey, Ýstanbul’dan kendisine gelen emirleri yerine getirmiĂž, savaĂž gibi olaĂ°anüstü Ăžartlar içerisinde isyanlarĂ˝, ihanetleri ve tedhiĂž hareketleriyle devlet için birinci derecede tehdit unsuru olan Ermenilerin sevkiyatĂ˝ iĂžini onlarĂ˝n güvenliklerini temin ederek yerine getirmiĂžti.

BoĂ°azlĂ˝yan KaymakamĂ˝ Mehmed Kemal Bey’in mahkemesinde olduĂ°u gibi Nusret Bey’in yargĂ˝landýðý Divan-Ă˝ Harb-i Örfi’nin de BaĂžkanlýðýnĂ˝ Nemrud Mustafa PaĂža yapmýÞtĂ˝r.

Ýngiliz himayesinde cesaret bulan Ermeni Patrikhanesi mahkemeye sürekli olarak yalancĂ˝ Ăžahit tedarikinde bulunmuĂž hatta Ăžahit bulunamadýðý zamanlarda da gazetelere ilanlar verilmiĂžtir.[51]

ÖrneĂ°in 29 Nisan 1920 tarihli Serbestî gazetesinde Ăžöyle bir ilan çĂ˝kmýÞtĂ˝r:[52]

“Divan-Ă˝ Harb-i Örfî Riyâsetinden:

Bayburt ve Ergani Madeni taktil ve tehciri meselesine dair malûmat ve meĂžhudatĂ˝ olanlarĂ˝n DivânĂ˝ Harbe gelmeleri ilân olunur. ”

30 Nisan 1920 tarihli Peyam Sabah gazetesinde ise “Davet” baĂžlĂ˝klĂ˝ bir baĂžka ilân çĂ˝kmýÞtĂ˝r. Ýlân Ăžöyledir:[53]

“Divân-Ă˝ Harb-i Örfî Riyâsetinden:

Bayburt ve Ergani Madeninden tehcir olunup âhiren avdet eden müslim ve gayrimüslimlerden Dersaâde’de bulunanlarĂ˝n önümüzdeki cumartesi günü zevâli saat 10’da Divân-Ă˝ Harb-i Örfi’de hazĂ˝r bulunmalarĂ˝ beyân olunur. ”

AslĂ˝nda yukarĂ˝da gazetelerdeki bu ilânlar, Ermenilerin bugün hala iddia ettikleri sözde 1.5 milyon Ermeni’nin öldüĂ°ü iddiasĂ˝nĂ˝ çürüten en büyük delillerdendir. Zira eĂ°er iddia edildiĂ°i gibi böyle bir olay olmuĂž olsaydĂ˝, bu mahkemeler sĂ˝rasĂ˝nda neredeyse sona eren bir imparatorluk içinde Ýstanbul’da Ýtilaf Devletlerinin tam desteĂ°ini almýÞ olan  Ermenilerin konuya çok yakĂ˝n ilgi gösterecekleri muhakkaktĂ˝.  Böylelikle de bahsi geçen mahkemeler yüz binlerce Ermeni Ăžahidiyle dolup taĂžardĂ˝. Zira, iddia edilen olayĂ˝n doĂ°asĂ˝ bunu gerektirirdi. Oysa yukarĂ˝da da görüldüĂ°ü üzere olaylarla ilgili Ăžahitlik için artĂ˝k gazete ilânlarĂ˝na baĂžvuruya kadar gidilmiĂžtir.

Gerek bu ilânlarla gerekse Ermeni komitecileri ve Patrikhanenin üstün uĂ°raĂžlarĂ˝ neticesinde mahkemeye getirtilen Ăžahitlerin iddia edilen hiçbir olaya Ăžahit olmadĂ˝klarĂ˝ görülmektedir. ÖrneĂ°in, kendisinin Bayburt’ta doĂ°up büyüdüĂ°ünü söylediĂ°i halde sorulan sorular neticesinde Bayburt’a hayatĂ˝nda hiç gitmediĂ°i anlaÞýlan hatta Ăživesi dahi Bayburt Ăživesi olmayĂ˝p Ýstanbul Ăživesiyle konuĂžan yalancĂ˝ Ăžahitler bunun en önemli delillerindendir. Nemrud Mustafa PaĂža’nĂ˝n BaĂžkanlýðýndaki bu mahkemede 10 yaÞýndaki Ermeni çocuklarĂ˝ dahi Ăžahit olarak dinlenmiĂžtir. Nusret Bey’in mahkemesinin 1920 yĂ˝lĂ˝ ortalarĂ˝nda yapĂ˝ldýðý düĂžünülürse tehcir sĂ˝rasĂ˝nda henüz beĂž yaÞýnda olan ve henüz aklĂ˝ bir Ăžeye ermeyecek yaĂžtaki çocuklarĂ˝n kendilerine öĂ°retilenleri mahkemede yalan yanlýÞ söylemeleri ve bu ifadelerin Nemrud Mustafa PaĂža tarafĂ˝ndan son derece dikkate alĂ˝nmasĂ˝ düĂžündürücüdür. Ancak sonuç itibariyle Urfa MutasarrĂ˝fĂ˝ Nusret Bey’in kaderi de BoĂ°azlĂ˝yan KaymakamĂ˝ Mehmed Kemal Bey’in çizgisiyle birleĂžmiĂžtir. Yani idam. . . [54]

Nusret Bey’in KardeĂžine Son MektuplarĂ˝ ve Vasiyeti[55]

“KardeĂžim,

Müretteb ve musanna birtakĂ˝m cerâime istinaden hakkĂ˝mda hükm-ü idam lâhik olduĂ°unu ve infazĂ˝nĂ˝ temin için Mustafa PaĂža’nĂ˝n[56]bizzat çalýÞmakta bulunduĂ°unu gördüm ve iĂžittim. VicdanĂ˝m kat’iyyen azap hissetmiyor. Çünkü bîgünahĂ˝m (günahsĂ˝zĂ˝m), masumum. MeĂ°er muazzep olanlar, alçak olanlarmýÞ. Elhamdülillâh alçaklĂ˝k etmedim. Namusumu ve vicdanĂ˝mĂ˝ daima muhafaza ettim. Cemal Bey[57] ve Mustafa PaĂža ile Ermenilerin tertip eyledikleri Ăžu cerâimden hiçbirinin faili deĂ°ilim. Bundan emin olabilirsiniz.

Siz bana kardeĂžlik deĂ°il, pederlik ettiniz. Mahfuzen getirilip ertesi günü tahliye edildiĂ°im zaman da söylediĂ°im gibi, tekrar temin ederim ki, bana isnad edilen fiillerin fâili deĂ°ilim. Orduya ve binaenaleyh vatanĂ˝ma ettiĂ°im hizmetlerle binâen vâki olan terfilerim, niĂžan alýÞlarĂ˝m bu adamlarĂ˝n beni fĂ˝rkacĂ˝ zannederek hakkĂ˝mda Ăžu Ermeni meselesini icad eylemelerine sebep oldu. Ýþte benden fĂ˝rka intikamĂ˝nĂ˝ Ăžu suretle bîgayri hakkĂ˝n alĂ˝yorlar. AlsĂ˝nlar. Allah âdil-i mutlaktĂ˝r. Elbet bir gün onlar da gazaba düçâr olurlar.

Nusret”

“KardeĂžim,

Bugün hayatĂ˝mĂ˝n son dakikalarĂ˝nĂ˝ yaÞýyorum. VicdanĂ˝m kat’iyyen muazzeb deĂ°ildir. HayatĂ˝mda millet ve vatanĂ˝ma hizmetten baĂžka gayem yoktu. Onu elhamdülillâh kemali sĂ˝dk ve istikamette (tam bir sadakât ve doĂ°rulukla) ifa ettim. Bana isnad olunan cerâimin hiçbirisinin faili deĂ°ilim. Masum ve bîgünahĂ˝m. Garaza kurban oluyorum. Mustafa PaĂža, garazĂ˝nĂ˝ bugün de gösterdi. Ýzzeddin (Nusret Bey’in kayĂ˝nbiraderi) tafsilâtĂ˝yla anlatsĂ˝n. Küçük çocuklarĂ˝mĂ˝, zevcemi yalnĂ˝z ve pek fakir olarak bĂ˝rakĂ˝yorum. BeĂž gün sonra yiyecekleri bile kalmayacaktĂ˝r.

Allah aĂžkĂ˝na sokaklarda bĂ˝rakma. Valdesi, çocuklarĂ˝mĂ˝n terbiyelerine baksĂ˝n, intikamĂ˝mĂ˝ almak için çocuklarĂ˝mĂ˝ ona göre terbiye ederek büyütsün. BabalarĂ˝ mücrim (suçlu) deĂ°il, Ăžehiddir. Ýþte son nefesimde hiçbir Ăžeyden korkmayarak vicdanĂ˝mdan kopup gelen Ăžu ifadelerimi sana iblâĂ° ediyorum. VatanĂ˝m yaĂžasĂ˝n, elbet bir gün gelir, intikamĂ˝mĂ˝ alĂ˝r. MasumlarĂ˝n âhĂ˝ büyüktür.

Bir masumun kaniyle oynayan Ăžu Mustafa PaĂža’nĂ˝n hainâne hareketleri Ăžu dünyada kendisine acaba kâr kalacak mĂ˝? SabĂ˝r tavsiye eder ve aileme sefalet çektirmemenizi rica ederim. Bilirim, senin de halin müsait deĂ°ildir. Fakat ne yapalĂ˝m, senden baĂžka kimsem yok.

Elveda kardeĂžim, hakkĂ˝nĂ˝zĂ˝ helâl ediniz.

Nusret”

Nusret Bey’in ÝdamĂ˝ndan Sonra Nusret Bey’in Ailesine YapĂ˝lan YardĂ˝m

1 AĂ°ustos 1920 sabahĂ˝ tĂ˝pkĂ˝ Kemal Bey gibi Bayezid MeydanĂ˝nda idam edilen Urfa MutasarrĂ˝fĂ˝ Nusret Bey’in bu acĂ˝ sonundan hemen sonra Ankara’da Mustafa Kemal PaĂža BaĂžkanlýðýndaki TBMM 11 AĂ°ustos 1920 tarihli kararĂ˝yla yukarĂ˝da da bahsedildiĂ°i gibi bu mahkemeleri laĂ°vetmiĂžtir. Daha sonra ise 25 AralĂ˝k 1921 tarihli Nusret Bey’i “Milli Þehit” ilân eden kanunu çĂ˝karmýÞ ve Nusret Bey’in geride bĂ˝rakmýÞ olduĂ°u hanĂ˝mĂ˝ ve çocuklarĂ˝na maaĂž baĂ°lamýÞtĂ˝r.[58]

Mustafa Kemal Atatürk, Kemal Bey’in ailesine gösterdiĂ°i yakĂ˝n ilgiyi Nusret Bey’in ailesi için de göstermiĂž ve aĂžaĂ°Ă˝daki belgede de[59]görüldüĂ°ü üzere kendi imzasĂ˝yla bu aile için yardĂ˝mlarĂ˝nĂ˝ esirgememiĂž ve vatan için Ăžehit düĂžen bu ailelere sahip çĂ˝kmýÞtĂ˝r.

Türkiye Cumhuriyeti

BaĂžvekalet

Muamelât Müdüriyyeti

Aded

5973

Kararnâme

Ermeni Sûikasd Komiteleri tarafĂ˝ndan Ăžehid edilen Urfa MutasarrĂ˝f-Ă˝ sâbĂ˝kĂ˝ Nusret Bey’in vârislerine verilmesi muktazi yirmi bin lira kĂ˝ymetinde müstakil bir mülk bulunmadýðý Ýstanbul vilâyetinin iĂž’ârĂ˝ndan anlaÞýlmasĂ˝na mebnî, BeyoĂ°lu’nda AsmalĂ˝ Mescid mahallesinde cadde-i kebîrde kâ’in atîk 264-264 ve on bir def’a mükerrer 266 ve 266 ve Cedîd 212 numrolu yirmi üç bâb ma’auda dukkânĂ˝ müĂžtemil tevsi’i intikali ve yüz kĂ˝rk bin kuruĂž vâridat-Ă˝ Sâfiyeli Anzavur HanĂ˝ nâmĂ˝yla ma’rûf bir bâb apartmanda Bedros nâm ĂžahĂ˝sdan metrûk bulunan ve Ýstanbul Vilâyeti Ýdâre Hey’etince hey’et-i mecmûasĂ˝na takdir edilen elli bin liradan otuz iki hisse itibâriyle isâbet eden on beĂž bin altĂ˝ yüz yirmi beĂž liralĂ˝k on hissesinin 31 MayĂ˝s 926 tarih ve 882 numrolu Kanun mûcibince müteveffayĂ˝ muma ileyhin hîn-i vefâtĂ˝nda nafakasĂ˝ üzerine vâcip iken terk ettiĂ°i zevcesi Hayriyye HanĂ˝m ile mahdûmlarĂ˝ TârĂ˝k, Mazlum ve Nasûhi Beylere tahsis ve temlîki, Evkâf Müdiriyyeti Umûmiyesinin 14 Kânun-Ă˝ evvel 927 târih ve 43044/141 numrolu tezkiresiyle vukû’ bulan tekîfi üzerine, Ýcrâ Vekîlleri Hey’etinin 25 Kânûn-Ă˝ evvel 927 târihli ictimâ’Ă˝nda tasvip ve kabûl olunmuĂžtur. 25 Kânûn-Ă˝ evvel 927

Reisicumhur

Gazi M. Kemâl

 

BaĂžvekîl                           Adliyye Vekîli                            Müdâfa’a-i Milliye Vek.

  Ýsmet                                  M. Esâd                                       M. AbdülhâlĂ˝k

 

Bahriye Vekâleti Vek.       Dahiliyye Vek.                                    Hariciyye Vek.

   M. AbdülhâlĂ˝k                    Þ. Kaya                                            Dr. T. RüĂždi

 

Maliyye Vek.                    Ma’arif Vek.     NafĂ˝’a Vek.

  M. Rahmi                       M. Rahmi                                                    Dr. Refik

 

Ermeniler TarafĂ˝ndan Þehit Edilen Doktor ReĂžit Bey’in Ailesine YapĂ˝lan YardĂ˝mĂ˝ Gösteren Belge:[60]

Türkiye Cumhuriyeti

BAÞVEKÂLET

Muamelât MüdürlüĂ°ü

Aded

8855

Kararname

3 Temmuz 927 tarih ve 5894 numaralĂ˝ Kararnameye zeyildir:

Ermeni komitalarĂ˝ tarafĂ˝ndan Ăžehit edilen ricalden Doktor ReĂžid Bey’in ailesine evvelce verilen on beĂž bin lira kĂ˝ymetindeki emvale ilâveten istanbul’da Feri Köyünde KĂ˝r SokaĂ°Ă˝nda Tahtaburunyan’dan metruk atik 12 Cedid 143 numaralĂ˝ hane ile birinci kĂ˝sĂ˝m atik KurtuluĂž Caddesinde Hokaçyan Viçen’den metruk FransĂ˝z mezarlýðýnda 115 numaralĂ˝ orta yerinden tahta perde ile tefrik edilen dükkân için 1500 lira olmak üzere ceman takdir edilen beĂž bin lira üzerinden temliki; Evkaf Umum MüdürlüĂ°ü’nün 12/12/929 tarih ve 71877/122 numaralĂ˝ tezkiresiyle yapĂ˝lan teklifi üzerine Ýcra Vekilleri Heyetinin 12/2/930 tarihli içtimaĂ˝nda tasvip ve kabul olunmuĂžtur. 12/2/930.

REÝSÝCUMHUR

Ýmza

BĂž. V.                              Ad. V.                                     M. M. V.

Ýmza                                 Ýmza                                         Ýmza

 

Da. V.                              Ha. V.                                      Ma. V.

Ýmza                                 Ýmza                                         Ýmza

 

Mf. V.                              Na. V.                 Ýk. V.                                 S. Ý. M. V.

Ýmza                                 Ýmza                     Ýmza                                        Ýmza

 

Ermeniler TarafĂ˝ndan Þehit Edilen Doktor Bahaeddin Þakir Bey’in Ailesine YapĂ˝lan YardĂ˝mĂ˝ Gösteren Belge[61]

Türkiye Cumhuriyeti

BAÞVEKÂLET

Kalem-i Mahsus Müdüriyyeti

Aded

4716

Kararnâme

Ermeni emval-i metrukesinden olub maliyece vaz-Ă˝ yed olunarak bilâhara Evkafa devir edilen ve Ýstanbul Vilâyeti Ýdare Hey’etince onyedibin beĂžyüz altmýÞ yedi lira kĂ˝ymet takdir edildiĂ°i anlaÞýlan ÞiĂžli’de KĂ˝r SokaĂ°Ă˝nda atîk üç ve Cedîd bir numrolu hanenin, 31 mayĂ˝s 926 tarih ve 882 numrolu kanun mucibince, Ermeni su-i kasd komiteleri tarafĂ˝ndan Ăžehid edilen ricalden doktor Bahaeddin Þakir Bey’in hîn-i vefatĂ˝nda nafakasĂ˝yle mükellef bulunduĂ°u zevcesi Cenan HanĂ˝m’la oĂ°lu Alp ve Mehmet Celasin Beyler namĂ˝na temlîki, Efkaf Müdiriyyet-i Umumiyesinin 23 Kânûn-Ă˝ sâni 927 tarih ve 31453/9 numrolu tezkiresiyle vukû’bulan teklifi üzerine, Ýcra Vekilleri Hey’etinin 13 Þubat 927 tarihli ictimâ’Ă˝nda tasvip ve kabul olunmuĂžtur. 13 Þubat 927.

Reisicumhur

Gazi M. Kemâl

 

BaĂžvekîl                           Adliye Vekîli      Müdâfa’a-i Milliye Vek.

  Ýsmet                                  M. Esâd                                                Receb

 

        Bahriye Vek.                      Dahiliyye Vek.                                          Hariciyye Vek.

         Ýhsan                                     M. Cemil                                                 Dr. T. RüĂžtü

 

Maliyye Vek.                     Ma’arif Vek. Vek.                                        NafĂ˝’a Vek.

         M. AbdülhâlĂ˝k                            Dr. Refik                                                         Behiç

 

Ziraat Vek.                            Ticaret Vek                                        SĂ˝h. Ve Mua. Ýct. Vek. .                           

M. Sabri                                   M. Rahmi                                                Dr. Refik                                                  

 

 

Ermeniler TarafĂ˝ndan Þehit Edilen Cemal PaĂža’nĂ˝n Yaveri Nusret Bey’in Ailesine YapĂ˝lan YardĂ˝mĂ˝ Gösteren Belge[62]

Türkiye Cumhuriyeti

BAÞVEKÂLET

Kalem-i Mahsus Müdüriyyeti

Aded

5570                                         

Kararnâme

Firarî Ermeni Mihran Bezoryan ile Kirkor Esmeryan’dan metrûk olup Hazinece vaz’Ă˝ yedle bilâhare Evkafa devir edildiĂ°i ve Ýstanbul Ýdare Hey’etince hey’et-i mecmu’asĂ˝na on dokuz bin dört yüz kĂ˝rk lira kĂ˝ymet takdir olunduĂ°u anlaÞýlan Ýstanbul’da BeyoĂ°lu’nda Feriköy Büyükdere Caddesinde 83/123 numrolu hane ile KadĂ˝köy’ünde CaferaĂ°a Mahallesinin atik PapasoĂ°lu cedîd Moda Caddesinde kâ’in atik ve cedid 34 numrolu dükkân ve cedid 36 numrolu apartmanĂ˝n nâmlarĂ˝na tahsîsi; Ermeni komitalarĂ˝ tarafĂ˝ndan Ăžehit edilen ricalden Cemal PaĂža Yaveri Nusret Bey’in veresesinden zevcesi Elmas Perinan ve hemĂžireleri Nebiye ve Münire HanĂ˝mlarla biraderi Aziz Nihad Bey . . . mezkûr hane, dükkân ve apartmanĂ˝n 31 MayĂ˝s 926 tarih ve 882 numrolu kanun mucibince . . .  nâmlarĂ˝na tahsis ve temlîki, Evkaf Müdüriyyeti Umumiyesi’nin 6 AĂ°ustos 927 tarih ve 38004/102 numrolu tezkiresiyle vukû bulan teklifi üzerine Ýcra Vekîlleri Hey’etince 30 AĂ°ustos 927 tarihinde tasvîp ve kabûl olunmuĂždur.   30 AĂ°ustos 927

Reisicumhur

Gazi M. Kemâl

 

BaĂžvekîl                           Adliyye  Vekâleti Vekîli              Müdâfa’a-i Milliye Vek.

  Ýsmet                                             Receb                                        Receb

 

        Bahriye Vek.                           Dahiliyye Vek.                                     Hariciyye Vek.

            Ýhsan                                   M. Cemil                                               Dr. T. RüĂžtü

 

Maliyye Vek. Vek.                  Ma’arif Vek.                                     NafĂ˝’a Vek.

              M. Rahmi                                M. Necati                                              Behiç

 

Ziraat Vek.                          Ticaret Vek                                        SĂ˝h. Ve Mua. Ýct. Vek. .                           

M. Sabri                                   M. Rahmi                                                Dr. Refik                                                  

 

 

YukarĂ˝da görülmektedir ki, Mustafa Kemal Atatürk hakkĂ˝nda sürekli olarak birtakĂ˝m iddialar ortaya atĂ˝lmýÞtĂ˝r (-maktadĂ˝r). Oysa bu çalýÞmanĂ˝n objektif bir eleĂžtirisi yapĂ˝ldýðýnda, Mustafa Kemal’in Ăžu ana kadar iddia edilen veya bundan sonra iddia edilecek benzer ithamlarĂ˝ söyleyecek ve savunacak bir düĂžünce yapĂ˝sĂ˝na sahip olmadýðý görülür.

1915 Göçü’nü soykĂ˝rĂ˝m olarak göstermek isteyen ve bu amaçla her türlü bilimsel etik kuralĂ˝nĂ˝ çiĂ°neyen çevrelerin Atatürk’e atfen bu tür yanĂ˝ltĂ˝cĂ˝ düzmece ifadelerin yanĂ˝nda, bilim çevrelerinin çok iyi bildiĂ°i gibi, Talat PaĂža’ya atfen soykĂ˝rĂ˝m emreden sahte dokümanlar oluĂžturduklarĂ˝ da hatĂ˝rlanmalĂ˝dĂ˝r.

 

EKLER

 Urfa MutasarrĂ˝fĂ˝ Nusret Bey'in Ailesine YapĂ˝lan YardĂ˝m

BCA, 030 18 01, 027-70-0.

EK I
Urfa Mutasarrýfý Nusret Bey'in Ailesine Yapýlan Yardým

BCA, 030 18 01, 8-8-2.

EK II
Cemal PaÞa'nýn Yaveri Nusret Bey'in Ailesine Yapýlan Yardým

BCA, 030 18 01, 025-49-19.

EK III
Doktor ReÞit Bey'in Ailesine Yapýlan Yardým

BCA, 030 18 01, 023-7-18.

EK IV
Avrupa Parlamentosu Taslak Raporu


 

 


 

[1] Divan-Ă˝ Harb-i Örfi: SĂ˝kĂ˝yönetim Mahkemesi.
[2] Azmi Süslü, Ermeniler ve 1915 Tehcir OlayĂ˝, Ankara, 1990, s. 154–155.
[3] Paul du Véou,  Lé Désastre d’ Alexandrette 1934–1938, Paris, 1938, s. 121–122.
[4] Süslü, Ermeniler ve 1915 . . . . , s. 155–156.
[5] “Nemrud” lakaplĂ˝ bu kiĂžinin bir diĂ°er lakabĂ˝ da “Kürd Mustafa PaĂža”dĂ˝r. Bunun için bkz. Osman Selim KocahanoĂ°lu, Ýttihat-Terakki’nin SorgulanmasĂ˝ veYargĂ˝lanmasĂ˝, Ýstanbul, 1998, s. 41; Altan Deliorman, Türklere KarÞý Ermeni Komitecileri, Ýstanbul, 1973, s. 229.
[6] Süslü, Ermeniler ve 1915 . . . . , s. 155–156.
[7] Bunun için bkz. Gotthard Jaeschke, KurtuluĂž SavaÞý ile Ýlgili Ýngiliz Belgeleri, Çev. Cemal Köprülü,  Ankara, 1986, s. 148–156.
[8] U. S. Congressional Record, 12 December, 1985.
[9] U. S. Congressional Record, April19, 1994, s. S4461.
[10] Türkkaya Ataöv, Another Falsification “Statement” (1926) Wrongly Attributed to M. Kemal Atatürk, Ankara, 1988, s. 3–17.
[11] Yeni Bin Yýl, 8 Ekim 2000.
[12] TBMM Zabýt Ceridesi, C. 1. , s. 20.
[13] TBMM Zabýt Ceridesi, C. 1. , s. 23.
[14] Bu sözler Mustafa Kemal PaĂža’nĂ˝n kendi düĂžünceleri deĂ°ildir, Ýngiltere DýÞiĂžleri Bakanlýðý’nĂ˝n kendi ifadeleridir.
[15] TBMM Zabýt Ceridesi, C. 1. , s. 26.
[16] TBMM ZabĂ˝t Ceridesi, C. 1. , s. 26–27.
[17] TBMM Zabýt Ceridesi, C. 1. , s. 27.
[18] TBMM Zabýt Ceridesi, C. 1. , s. 29.
[19] TBMM Gizli Celse Zabýtlarý, C. 1. , s. 4.
[20] TBMM Gizli Celse Zabýtlarý, C. 1. , s. 4.
[21] European Parliament, Draft Report, 22 November 2001. (Rapor’un aslĂ˝ için bkz. Ekler bölümüne)
[22] European Parliament, Draft Report, 22 November 2001.
[23] European Parliament, Draft Report, 22 November 2001. Verilen dipnotun devamĂ˝ Ăžöyledir: “CumhurbaĂžkanĂ˝ Koçaryan’da Türkiye’nin soykĂ˝rĂ˝mĂ˝ tanĂ˝masĂ˝nĂ˝ talep etmektedir. Bu iki ülke arasĂ˝ndaki iliĂžkilerin normalleĂžmesi açĂ˝sĂ˝ndan olmassa olmaz koĂžulu deĂ°ildir” (European Parliament, Draft Report, 22 November 2001. )
[24] TBMM Zabýt Ceridesi, C. 9-10.
[25] TBMM Zabýt Ceridesi, C. 10. , s. 60.
[26] TBMM Zabýt Ceridesi, C. 10. , s. 134.
[27] TBMM Zabýt Ceridesi, C. 9. , s. 442-443.
[28] Bunun çok açĂ˝k bir örneĂ°i için bkz. Þenol KantarcĂ˝, “Ermeni Sorunu: EzilmiĂž Millet KimliĂ°iyle Meselenin Psikolojik Boyutu”, Yeni Türkiye: Ermeni Sorunu Özel SayĂ˝sĂ˝, I, Sa:37 (Ocak-Þubat 2001), s. 518-519.
[29] Konuyla ilgili Atatürk imzalĂ˝ arĂživ belgeleri aĂžaĂ°Ă˝da verilmiĂžtir.
[30] 1918 AralĂ˝k ortalarĂ˝nda tutuklanarak Ýstanbul’a getirilen Mehmed Kemal Bey’in yargĂ˝lamasĂ˝na 5 Þubat 1919’a baĂžlanmýÞtĂ˝r. Nejdet Bilgi, Ermeni Tehciri ve BoĂ°azlĂ˝yan KaymakamĂ˝ Mehmed Kemal Bey’in YargĂ˝lanmasĂ˝, Ankara, 1999, s. 86–87.
[31] Bilgi, Ermeni Tehciri. . . , s. 57–58.
[32] Jaeschke, Ýngiliz Belgeleri. . . , s. 41. “Sultan arzu ettiĂ°imiz (yani Ýngilizlerin arzu ettikleri) her bir ĂžahsĂ˝n cezalandĂ˝rĂ˝lmalarĂ˝na hazĂ˝r olduĂ°unu. . . ” diye devam eden yazĂ˝sĂ˝nda Jaeschke, bu mahkemelerin iĂžgal altĂ˝nda bulunan Ýstanbul’da Ýngiliz baskĂ˝sĂ˝yla oluĂžturulduĂ°unu ve verilen kararlar üzerinde de Ýngilizlerin son derece etkili olduklarĂ˝nĂ˝ yazmýÞtĂ˝r (Jaeschke, Ýngiliz Belgeleri. . . , s. 174. )
[33] Bilgi, Ermeni Tehciri. . . , s. 59. , AyrĂ˝ca bkz. Kemalettin Þükrü, Mütareke AcĂ˝larĂ˝, Ýstanbul, 1930, s. 123.
[34] Jaeschke, Ýngiliz Belgeleri. . . , s. 178.
[35] Bilgi, Ermeni Tehciri. . . , s. 59. , 1918 yĂ˝lĂ˝ 10 Nisan’Ă˝ndan Kemal Bey hakkĂ˝nda idam kararĂ˝nĂ˝n verildiĂ°i 8 Nisan 1919’a kadar Meclis-i Vükelâ’nĂ˝n kararĂ˝yla Rum, Ermeni ve Arap muhacirlerinin yeniden iskân ve iaĂželeri için seferberlik tahsisatĂ˝ndan altmýÞ milyon kuruĂžun tahsisini kararlaĂžtĂ˝rmýÞtĂ˝ (Ýbrahim Ethem Atnur, OsmanlĂ˝ Hükümetleri ve Tehcir Edilen Rum ve Ermenilerin Yeniden ÝskânĂ˝ Meselesi, Ankara Üniversitesi Türk ÝnkĂ˝lâp Tarihi Enstitüsü Dergisi, (KasĂ˝m 1994) YĂ˝l:7 Sa:14’den AyrĂ˝ BasĂ˝m, Ankara, 1994, s. 121–122. )
[36]Osman Selim Kocahanoðlu, Ýttihat-Terakki'nin Sorgulanmasý ve Yargýlanmasý, Ýstanbul, 1998, s. 40.
[37]Kocahanoðlu, Ýttihat-Terakki'nin Sorgulanmasý. . . , s. 40.
[38] Deliorman, Ermeni Komitecileri, s. 215–216.
[39] Deliorman, Ermeni Komitecileri, s. 215–216.
[40] Bilgi, Ermeni Tehciri. . . , s. 85; Jaeschke, Ýngiliz Belgeleri. . . , s. 178.
[41]Bu Ăžahitliklerle ilgili olarak, örneĂ°in Kemal Bey’in aleyhine Ăžahitlik yapan Ermeni Leon Nahabetyan, Kemal ve Tevfik Beyler tarafĂ˝ndan Keller köyünde 4 kiĂžinin öldürüldüĂ°ünü iddia etmiĂž, isimleri kendisine sorulunca da birinin ismini vermiĂž diĂ°erleri için de “anlar haber veririm” cevabĂ˝nĂ˝ vermiĂžtir. Yine tehcir sĂ˝rasĂ˝nda 12 yaÞýnda olan Artin oĂ°lu Agob, akrabalarĂ˝nĂ˝n öldürüldüĂ°ünü söylemiĂž, akrabalarĂ˝nĂ˝n isimleri sorulduĂ°unda iki isim vermiĂž diĂ°erlerinin isimlerini unuttuĂ°unu söylemiĂžtir. Bir baĂžka Ăžahit Ojeni Varvaryan, Ermenilerin öldürülmesine Ăžahit olduĂ°unu, Kemal ve Tevfik Beyleri adam öldürürken görmediĂ°ini ancak iĂžittiĂ°ini söylemiĂž ancak savcĂ˝ tarafĂ˝ndan bu ifadeler de çeliĂžkili bulunmuĂžtur. Bir baĂžka çeliĂžkili ifade ise Ohannes oĂ°lu Ýstopan’dan gelmiĂžtir. Ýstopan, önceki ifadesinde binlerce Ermeni’nin öldürüldüĂ°ünü ve bunlarĂ˝ gözüyle gördüĂ°ünü söylemiĂž ancak mahkeme tarafĂ˝ndan kendisine öldürülen kimseyi görüp görmediĂ°i sorulunca görmediĂ°ini belirtmiĂžtir. (Bilgi, Ermeni Tehciri. . . , s. 104–105. )
[42] Sabah, 9 Þubat 1919; Memleket, 8 Mart 1919.
[43] Bilgi, Ermeni Tehciri. . . , s. 147.
[44] Bilgi, Ermeni Tehciri. . . , s. 88–89.
[45] Deliorman, Ermeni Komitecileri. . . , s. 233. AyrĂ˝ca bkz. Bilgi, Ermeni Tehciri. . . , s. 162–163.
[46] Düstur, Üçüncü Tertip, I, Ankara, 1953, s. 7–8; AyrĂ˝ca bkz. Jaeschke, Türk KurtuluĂž SavaÞý Kronolojisi-Mondros’tan Mudanya’ya, Ankara, 1970, s. 102.
[47] Düstur, Üçüncü Tertip, I, s. 33.
[48] Bilgi, Ermeni Tehciri. . . , s. 184–185.
[49] BaĂžbakanlĂ˝k Cumhuriyet ArĂživi (BCA), 030 18 01,  023 – 7 – 12. Bundan sonraki dipnotlarda BaĂžbakanlĂ˝k Cumhuriyet ArĂživi “BCA” olarak gösterilmiĂžtir.
[50] Deliorman, Ermeni Komitecileri, s. 236.
[51] Deliorman, Ermeni Komitecileri, s. 238.
[52] Deliorman, Ermeni Komitecileri, s. 238.
[53] Deliorman, Ermeni Komitecileri, s. 238.
[54] Deliorman, Ermeni Komitecileri, s. 239-242.
[55] Deliorman, Ermeni Komitecileri, s. 245–246.
[56] Mustafa PaĂža tabirliyle Nemrud Mustafa PaĂža kastedilmektedir.
[57] Cemal Bey tabiriyle NamĂ˝ diĂ°er Artin Cemal kastedilmiĂžtir.
[58] Bunun için yukarĂ˝da anlatĂ˝lan BoĂ°azlĂ˝yan KaymakamĂ˝ Mehmed Kemal Bey mevzusuna bkz.
[59] BCA, 030 18 01, 027 – 70 – 3.  (Belgelerin orijinal metni çalýÞmanĂ˝n sonunda ekler kĂ˝smĂ˝nda verilmiĂžtir. )
[60] BCA, 030 18 01, 8 – 7 – 7.
[61] BCA, 030 18 01. 023 – 7 – 18.
[62] BCA, 030 18 01. 025 – 49 – 19.

 ----------------------
* -
- ERMENÝ ARAŢTIRMALARI, Sayý 4, Aralýk 2001 - Ocak-Ţubat 2002
            Tavsiye Et

   «  Geri
Yorumlar