AnasayfaÝletiţim
  
English

Bir BaÞka Açýdan Ermenilerde Din

Yýldýz DEVECÝ BOZKUŢ*
ERMENÝ ARAŢTIRMALARI, Sayý 14-15, Yaz - Sonbahar 2004

 
Title:  Religion among the Armenians from a Different Perspective

Abstract: It is focused in this study that some Gregorian believers might have been Armenianized through common religious sect. According to our point of view, the community of ethnic Hay and Armenian are different in the political and cultural fields. Mass conversions are also witnessed even today with the help of organized projects. This issue will be exemplified in the study. Some cultural data leads us to such a conclusion and it is planned to analyze the issue under the sub-headings of Cuisine, Handicraft, Folklore, Child Games, Public Calendar, Public Health, Music, Literature, Beliefs and Traditions. In this study, particularly the mythological part of our thesis will be examined as the first part of a two-article work. The Armenian History of Belief is widely studied since we wanted to analyze the topic starting from the mythological periods.

Keywords: Armenian, Gregorian Community, Hay Tribe, Religion of the Armenians before Christianity, Armenianization of Gregorian Turks

Günümüzde Ermeniler; dilleri, dinleri, topraklarĂ˝ ve iddialarĂ˝yla çeĂžitli araĂžtĂ˝rmalarĂ˝n bu arada kongre ve sempozyumlarĂ˝n da konusu olmuĂžtur. Bu sebeple, bu güne kadar, Ermeniler hakkĂ˝nda çeĂžitli eserler yazĂ˝lmýÞtĂ˝r. Fakat bu eserlerin büyük çoĂ°unluĂ°u siyasi ve tarihi niteliklidir.[1]

Kendilerine ‘Haik’ diyen ve ‘Hayk’ adlĂ˝ bir atadan türedikleri efsanesini yaĂžatan ve Türkler’le bütün yabancĂ˝larĂ˝n ‘Ermeni’ dedikleri kavimle Armenia ülkesi adĂ˝nĂ˝n bir alakasĂ˝ yoktur.[2] Ermeni tarihçilerin çoĂ°u köklerini Nuh’un oĂ°lu Yasef’e baĂ°larlar.

Hayk ve Hayastan kelimeleri hakkĂ˝nda her nekadar çeĂžitli açĂ˝klamalar yapĂ˝lmýÞsa da Ermeni tarihçileri Hayk’Ă˝n ulu bir kiĂži olduĂ°unu ve buna uyularak Ermeniler’e Hay denildiĂ°ini bildiriyorlar.  Fakat Hay ve Hayk isimlerinin yalnĂ˝z söyleniĂž yakĂ˝nlýðý yeterli bir kanĂ˝t deĂ°ildir. Böyle bir söylenti Horenli Movses’e kadar yoktur.[3]

Biz bu çalýÞma ile Ermeni toplumu olarak bilinen bir kĂ˝sĂ˝m Gregoryen halkĂ˝n zamanla mezhep birliĂ°inden hareketle ‘Ermeni’leĂžmiĂž olabilecekleri üzerinde duruyoruz. Bize göre Hay etnik toplumunun Ermeni karÞýlýðýnda kullanĂ˝lmasĂ˝ ile siyasi ve kültürel alanda Ermeni farklĂ˝ içeriklidirler. Ýyi yürütülmüĂž projelerle günümüzde de toplu din deĂ°iĂžimlerine Ăžahit olunmaktadĂ˝r. Bu konuyu ayrĂ˝ca örnekleyeceĂ°iz.  Elimizdeki bir takĂ˝m kültürel veriler bizi bu Ăžekilde düĂžünmeye sevk ederken, konuyu;

‘Yemek Kültürü, El SanatlarĂ˝, Halk OyunlarĂ˝, Çocuk OyunlarĂ˝, Halk Takvimi, Halk Tebabeti, Halk Musikisi, Halk EdebiyatĂ˝, Halk ÝnançlarĂ˝, Gelenek ve Görenek’ baĂžlĂ˝klarĂ˝ altĂ˝nda ele almayĂ˝ düĂžünüyoruz. Bu yazĂ˝mĂ˝zda daha ziyade tezimizin mitolojik boyutu üzerinde duracaĂ°Ă˝z. Bu yazĂ˝mĂ˝z konuyu ele alacaĂ°Ă˝mĂ˝z bir seri yazĂ˝nĂ˝n ilki olacaktĂ˝r. Konuyu mitolojik dönemlerden baĂžlayarak ele almak istedik. Bu itibarla Ermeni inanç tarihine geniĂž yer vermemiz gerekmiĂžtir.

BazĂ˝ araĂžtĂ˝rmacĂ˝lar; Ermenilerin eski dinlerinin Hint-Avrupai karaktere sahip olduĂ°unu, AsurlularĂ˝n, Keldanilerin, Ýbranilerin (Yahudilerin), AraplarĂ˝n özellikle ÝranlĂ˝larĂ˝n etkisinde kaldĂ˝klarĂ˝nĂ˝; dinlerinin temelini aydĂ˝nlatan, ýÞýk saçan bir ‘IÞýk-AteĂž tanrĂ˝sĂ˝’nĂ˝n oluĂžturduĂ°unu, bu tanrĂ˝yĂ˝ Aramazd ismi altĂ˝nda, ‘üstün tanrĂ˝’ olarak gördüklerini belirtmektedir.[4]

BazĂ˝ kaynaklarda ise bundan farklĂ˝ olarak Ermenilerin kökeninin Urartulara dayandýðý tezi iddia edilmektedir. Fakat günümüzde artĂ˝k bu tezin geçerliliĂ°i kalmamýÞtĂ˝r çünkü Ankara Üniversitesi Antropoloji Bölümü öĂ°retim üyesi Prof. Dr. Erksin Güleç ile Doktora ÖĂ°rencisi AraĂž. Gör. AyĂžen AçĂ˝kkol’un yaptýðý çalýÞma ‘Urartularla akraba olduklarĂ˝’ yönündeki Ermeni tezlerini bilimsel açĂ˝dan çürütmüĂžtür. Ermeniler, 8–7. yüzyĂ˝llar arasĂ˝nda DoĂ°u Anadolu ve Kafkaslarda güçlü bir uygarlĂ˝k kuran Urartularla tarihsel köken açĂ˝sĂ˝ndan akraba olduklarĂ˝nĂ˝, Van baĂžta olmak üzere Urartu hegemonyasĂ˝ altĂ˝nda bulunan topraklarĂ˝n kendi yurtlarĂ˝ olduĂ°unu iddia etmekteydi.[5] Bu tez, arkeolojik ve dilbilimsel açĂ˝dan geçmiĂžte çürütülmüĂžtü. Þimdi de iddianĂ˝n gerçeĂ°i yansĂ˝tmadýðý antropolojik açĂ˝dan ispat edildi. Bunun öncesinde ise ilk defa dil farklĂ˝lýðýndan hareketle Ermeniler’in UrartularĂ˝n devamĂ˝ olamayacaĂ°Ă˝ kanĂ˝tlanmýÞtĂ˝r.

Ermenilerin kökeniyle ilgili olarak ortaya konan bir diĂ°er tez ise FrikyalĂ˝larla birlikte Anadolu’ya geldikleri iddiasĂ˝dĂ˝r.  

HĂ˝ristiyanlĂ˝k öncesinde ‘Ermenistan’ diye bilinen coĂ°rafyada yaĂžayan toplum; deĂ°iĂžik dini ve etnik cemiyetlere ait tanrĂ˝larĂ˝n da içinde yer aldýðý bir panteona sahipti. Bu panteon içinde bölgelere ve yüzyĂ˝llara göre deĂ°iĂžiklik gösterenlere de, ‘büyük ve meĂžhur’ tanrĂ˝lar  yanĂ˝nda, mahalli kalanlara da rastlamak mümkündür. [6] Bu anlamda Ermenistan bir etnik aidiyeti deĂ°il, yüksek ülke anlamĂ˝na gelmektedir.

Çok çeĂžitli ve sayĂ˝larĂ˝ kabarĂ˝k tanrĂ˝lar arasĂ˝nda öne çĂ˝karĂ˝lan, yücelik atfedilenler de bulunmaktadĂ˝r. TanrĂ˝ sayĂ˝sĂ˝nĂ˝n çokluĂ°u dolayĂ˝sĂ˝yla Ermenileri ‘Politeist’, bunlar arasĂ˝nda birine ‘üstünlük’, ‘yücelik’ atfetmelerinden dolayĂ˝ da ‘Monoteist’  olarak deĂ°erlendirenler bulunmaktadĂ˝r.

Ermeni yazar SandalcĂ˝yan, Ermenilerin milli yazarlarĂ˝nĂ˝n 14 tane tanrĂ˝ ve tabiatüstü varlĂ˝ktan bahsettiklerini, bunlardan üç tanesinin (Arlezk, Kack, Dragonlar) topluluk ifade ettiklerini belirtmektedir. O, bu tanrĂ˝lar grubuna, Hayk[7], Aray ve Vanand’Ă˝ da dahil etmektedir. Ýlk ‘milli yazarlarĂ˝nĂ˝n’, bu tanrĂ˝lardan bazĂ˝sĂ˝nĂ˝n kĂ˝sa süre öncesine kadar, atalarĂ˝nĂ˝n benimseyip ta’zimde bulunduklarĂ˝ tanrĂ˝lar olduĂ°unu bilmediklerini de kaydeden Sandalgiyan; Ermeniler arasĂ˝nda yaĂžayan tanrĂ˝larĂ˝ kökenlerine göre Ăžöyle gruplandĂ˝rmaktadĂ˝r;

1)                             Milli olduĂ°u ifade edilen TanrĂ˝lar; Amanor, Kack, Hayk, Aray, Dragon’lar (TopraĂ°Ă˝n ürünlerini çalan Ejderhalar-Canavarlar), GüneĂž ve Ay.

2)                             Ýran kökenli TanrĂ˝lar: Aramazd, Anahita, Mihr (mithra), Tir, Vanand.

3)                             Hint Kökenli TanrĂ˝lar: Vahakn (Vahagn)

4)                             Sümer-Akad Kökenli TanrĂ˝lar: Astlik (Astgik), Nane, Azlezk(ler).

5)                             Suriye-Fenike Kökenli TanrĂ˝: Bersamin

Ermeniler bunlarĂ˝n dýÞýnda, Grek ve Latin (Yunan ve Roma) tanrĂ˝larĂ˝na saygĂ˝ duymuĂž ve mabetlerinde onlara yer vermiĂžtir. BunlarĂ˝n yanĂ˝nda onlar, daha güçsüz baĂžka tanrĂ˝lara ve ‘varlĂ˝klara’ saygĂ˝ göstermekten de geri kalmamýÞlardĂ˝r. Bu noktada TanrĂ˝ kelimesine yüklenen anlam üzerinde durulabilir.

Ermeniler de ÝranlĂ˝lar gibi ilk zamanlarda güneĂže, aya, ateĂže, suya, topraĂ°a, rüzgara tapar veya kutsiyet atfederlerdi. Masis (Ararat), Nemrud, Süphan (Sipan), Arakaz gibi alev saçan daĂ°lara, yĂ˝ldĂ˝zlara, gezegenlere, burçlara, yalçĂ˝n kayalara, büyük sulara, güvercin, Ăžahin, kartal, boĂ°a gibi hayvanlara, Sos (gümüĂžlü kavak) gibi aĂ°açlara hayali tanrĂ˝lara, iyi ve kötü ruhlara taparlardĂ˝. Horenli Movses, Þamran’Ă˝n, yanĂ˝nda öldürülmüĂž olduĂ°u söylenilen Kaya’nĂ˝n, kutsallaĂžmýÞ ve Ermeniler tarafĂ˝ndan tapĂ˝lmýÞ olduĂ°unu yazmaktadĂ˝r. Dr. Dagavaryan, dünyanĂ˝n bir boĂ°anĂ˝n boynuzlarĂ˝ üzerinde bulunduĂ°u ve depremin bundan ileri geldiĂ°i hakkĂ˝nda efsanesinin Ermeniler, ÝranlĂ˝lar, Türkler arasĂ˝nda aynĂ˝ olduĂ°unu söylüyor. Ermeniler ibadetlerini açĂ˝kça yaparlardĂ˝. Ýlk zamanlarda belirli tapĂ˝naklarĂ˝ yoktu. GüneĂže, daĂ° tepelerinde, aya, genellikle Sebuh daĂ°Ă˝ üstünde, tapĂ˝nĂ˝lĂ˝rdĂ˝. Ermenilerin kiliselerinin hala doĂ°uya dönük bulunmasĂ˝, ayinlerde o yana dönerek yakarmalarĂ˝, güneĂže ait ilahiler okunmasĂ˝, güneĂže Arekak yani, Ar-ek-akn (Allah’Ă˝n bir gözü) denilmesi bu zamandan kalmadĂ˝r. [8]

Türk inanç sisteminde de güneĂž, koruyucu vasfĂ˝ itibarĂ˝ ile gök, ay ve yĂ˝ldĂ˝zlar gibi bir iye mevkiindedir. Hun çaĂ°Ă˝ndan itibaren Türklerin güneĂži, kün diye adlandĂ˝rdýðý bilinmektedir.[9] Kalafat ‘GüneĂž, Türk hayatĂ˝nda kötülüklerle mücadele eden, bereketi saĂ°layan, huzuru temin eden unsurdur’ diyerek bir bakĂ˝ma tezimizi destekler mahiyette bir açĂ˝klama yapmýÞtĂ˝r. Bu özelliklerinin yanĂ˝ sĂ˝ra halk arasĂ˝nda güneĂžin ilk ýÞýklarĂ˝nĂ˝n deĂ°diĂ°i taĂž ve kayalarĂ˝n övülmesi, bu yerlere karÞý saygĂ˝ gösterilmesi de aynĂ˝ inancĂ˝n yaĂžayan biçimidir. GüneĂžin Türk halk inançlarĂ˝nda bir kült oluĂžturduĂ°u bilinen bir husustur. Fakat bu konulara deĂ°inirken bu benzerliklerin sadece bu iki halk arasĂ˝nda deĂ°il aksine bu bölgede yaĂžamýÞ diĂ°er topluluklarĂ˝n da bir özelliĂ°i olabileceĂ°i ihtimalini unutmamak gerekmektedir.

Bir arada yaĂžadĂ˝klarĂ˝ toplumlarĂ˝n etkisinde kalarak bir bakĂ˝ma onlarĂ˝n tanrĂ˝larĂ˝nĂ˝ alan Ermeniler hakim olduklarĂ˝ veya hakimiyeti altĂ˝nda olduklarĂ˝ toplumlarĂ˝n inançlarĂ˝ndan oldukça etkilenmiĂžlerdir. Bu hal, çok karÞýlaÞýlan doĂ°al bir  süreçtir. Burada ister istemez aklĂ˝mĂ˝za Ăžöyle bir soru gelmektedir. Acaba Ermeniler sadece Türklerle yaĂžadĂ˝klarĂ˝ndan dolayĂ˝ mĂ˝ iki kültür arasĂ˝nda bu Ăžekilde bir etkileĂžim olmuĂžtur? Fakat Ăžunu da unutmamak gerekiyor, Ermeniler Ýran’Ă˝n hakimiyetinde yaĂžadĂ˝klarĂ˝ dönemde de Ýran’lĂ˝lardan etkilenmiĂžlerdir. DolayĂ˝sĂ˝yla bu etkilenmenin sadece Türklerden kaynaklĂ˝ olduĂ°unu söylenemez.

AyrĂ˝ca Ermeni mitolojindeki tanrĂ˝larĂ˝n büyük bir kĂ˝smĂ˝nĂ˝n Hindistan ve Ýran’dan geldiĂ°ine dair çeĂžitli iddialar olmakla beraber RomalĂ˝larĂ˝n, YunanlĂ˝larĂ˝n, Asurilerin mitolojilerinden de etkilenmiĂžlerdir.  Ne var ki konumuz Ermeni mitolojisindeki tüm etkileĂžimleri irdelemek deĂ°ildir.

Ermenilerin HĂ˝ristiyanlĂ˝k öncesi dinlerine ait bir baĂžka efsane ise Samani olduklarĂ˝ yönündedir. [10]Bu konuda Bolsohays adlĂ˝ Ermeni sitesi Ermenilerin HĂ˝ristiyanlĂ˝k öncesinde Samani olduklarĂ˝na dair bazĂ˝ sembollerin halen kiliselerde muhafaza edildiĂ°ine deĂ°inmiĂžtir. AyrĂ˝ca yine HĂ˝ristiyanlĂ˝ktan önce Ermenilerin GüneĂži ana, Ay’Ă˝ da ata olarak tanĂ˝dĂ˝klarĂ˝ndan bahsetmiĂžtir. Bu tür benzerliklere, Anadolu ve Azerbaycan Türk halk inançlarĂ˝nda da rastlanmaktadĂ˝r.

Bu nokta itibariyle sonuç olarak Ermenilerin HĂ˝ristiyanlĂ˝k öncesinde büyük oranda Ýran’dan etkilendiĂ°i kuĂžkusuz, bu baĂ°lamda Ermenilerin  HĂ˝ristiyanlĂ˝k öncesi tanrĂ˝larĂ˝nĂ˝ Ăžu Ăžekilde sĂ˝ralamak mümkündür; ‘Ahuramazda: Zeus, Jüpiter, Mihr: Hephaistos, Vulkan, Anahit: Diana, Artemis, Nane: Athena, Minerva, Astgik: Aphrodite, Venüs, Vahakn: Hercule,Tiur, Dir: Mercure, Hermes’

Fakat her ne kadar bu tanrĂ˝lar Ýran kökenli olsalar da diĂ°er mitolojik varsayĂ˝mlar itibariyle Ermenilerin sadece Ýran tanrĂ˝larĂ˝ndan etkilendiĂ°ini söylemek doĂ°ru deĂ°ildir. Ermenilerin Ýran’Ă˝n yanĂ˝ sĂ˝ra Yunan, Hint ve Roma’dan da büyük oranda etkilendiĂ°i görülmektedir.

HĂ˝ristiyanlýðýn Kabulü
Kilise, Ermenilerde toplanma yeri anlamĂ˝ dýÞýnda sýðýnma yeri anlamĂ˝na da gelmektedir. Bir devlete sahibi olmadan dünyanĂ˝n çeĂžitli yerlerinde, farklĂ˝ din ve milliyetten insanlarla bir arada ya da onlarĂ˝n hakimiyetinde yaĂžayan Ermenilerin hiçbir zaman tamamen asimile olmadan yaĂžamalarĂ˝nĂ˝n en önemli nedeni Gregoryen Kilisesi olsa gerek. Ermeniler, kiliseleri için ‘Ermeni milletinin can verilen ruhunun, yeniden dünyaya gelmek için yaĂžadýðý vücuttur’, demektedir.[11] Gregoryen kilisesi etrafĂ˝nda toplanan Ermeniler bu topluluk etrafĂ˝nda oluĂžturduklarĂ˝ ortamda kendilerine yettikleri için dýÞ kültürel etkilenmelerden etkilenmemiĂžler ve asimilasyona uĂ°ramamýÞlardĂ˝r.

Ermeni kimliĂ°inin oluĂžmasĂ˝nda ve devlet politikasĂ˝na yansĂ˝masĂ˝nda Kilisenin her zaman rolü olmuĂžtur:

‘Öncelikle Ăžunu belirtmek de fayda var ki; Ermenilerin tarihte cemaat olarak, bugünse devlet olarak mono milliyetçi bir politika izledikleri görülmektedir. Mono milliyetçilik; tek milliyetli toplumun hedeflenmesi, azĂ˝nlĂ˝k ve etnik unsurlara kimliklerini yaĂžama ĂžansĂ˝ tanĂ˝mayarak etnik temizliĂ°e gidilmek üzere sĂ˝nĂ˝r dýÞý edilmeleri, fiziki veya kültürel olarak yok edilmeleri düĂžüncesi ve politikadĂ˝r.’[12]

Her ne kadar çeĂžitli kaynaklarda HĂ˝ristiyanlýðýn Ermenistan’a gelmesiyle ilgili farklĂ˝ iddialar yer alĂ˝yorsa da daha çok, HĂ˝ristiyanlýðýn Ermenistan’a ilk kez  dördüncü yüzyĂ˝l baĂžlarĂ˝nda Kapadokya bölgesinden girdiĂ°i tezi  savunulmuĂžtur. Movses Horend ve Kirkor Lusavoriç  HĂ˝ristiyanlýðýn yayĂ˝lmasĂ˝ ile ilgili Ăžöyle bir efsaneyi anlatmaktadĂ˝r:

‘Tridat, çoktan beri kaybettiĂ°i iktidarĂ˝ eline alĂ˝nca bu baĂžarĂ˝yĂ˝, TanrĂ˝ça Anahit’in baðýÞ ve korumasĂ˝na baĂ°layĂ˝p TanrĂ˝ça adĂ˝na tapĂ˝nakta kurbanlar kesti. EtrafĂ˝ndakilere ve bu arada subaylarĂ˝ndan olan Kirkor’a bu TanrĂ˝ça’ya teĂžekkür ederek mihrabĂ˝na, çiçeklerden, dallardan bir çelenk sunmasĂ˝nĂ˝ emretti. Kirkor, Kayseri’de öĂ°renim ve eĂ°itim görmüĂž, HĂ˝ristiyanlýðý kabul etmiĂž olduĂ°u için HĂ˝ristiyanlýðýnĂ˝ açĂ˝klayĂ˝p kralĂ˝n bu isteĂ°ini geri çevirdi. Kral, ‘Benim tapmadýðým bir TanrĂ˝ya tapmaya nasĂ˝l cesaret ediyorsun’ dedi. HĂ˝ristiyanlĂ˝ktan dönmesi için yapĂ˝lan iĂžkenceler fayda vermedi. Bu sĂ˝rada soylulardan birisi, ‘Bu Kirkor’un yaĂžamaya ve güneĂži görmeye hakkĂ˝ yoktur. Ýçimizde bulunduĂ°u sürece kendisinin inancĂ˝nĂ˝ bilmiyorduk. Fakat Ăžimdi onu tanĂ˝yoruz. Bu adam babanĂ˝zĂ˝ öldüren ve Ermenistan’Ă˝n yĂ˝kĂ˝lmasĂ˝na, esirliĂ°ine neden olan ‘Anag’Ă˝n oĂ°ludur’ dedi. Tiridat bunun üzerine Kirkor’u zincire vurdu, Ararat’a gönderdi. ArtaĂžat kalesinde kör bir kuyuya attĂ˝rdĂ˝. Orada herkes tarafĂ˝ndan unutulmuĂž olarak on beĂž yĂ˝l kaldĂ˝...’[13]

Yine bir baĂžka efsaneye göre Tiridat, imparator Dioclétien’in saldĂ˝rĂ˝sĂ˝ndan Ermenistan’a kaçan Heripsim’e, Gaiane isimlerindeki kĂ˝z rahibelerle diĂ°er birçok rahibe arkadaĂžlarĂ˝nĂ˝ yakalĂ˝yor, Heripsime’yi almak ve Ermenistan kraliçesi yapmak istiyor, kĂ˝z boyun eĂ°miyor, hepsi kaçĂ˝yorlar, Tiridat uzun mücadelelerden sonra Heripsime ile beraber 32 rahibe arkadaÞýnĂ˝ öldürtüyor. Bu korkunç olaydan birkaç gün sonra da TanrĂ˝’nĂ˝n gazabĂ˝na uĂ°ruyor, bedenine Ăžeytan giriyor, bir yabani domuz oluyor, aĂ°zĂ˝ köpürüyor, kendi etlerini kemiriyor. Kirkor Lusaroviç’i kuyudan çĂ˝karĂ˝yorlar, kral, Kirkor’un duasĂ˝ ile iyi oluyor, güneĂž doĂ°duĂ°u zaman kral ve çevresindekiler bu kutsal adam huzurunda yere kapanĂ˝yorlar.

Kirkor Lusaroviç, bundan sonra eski tapĂ˝naklarĂ˝ yĂ˝ktĂ˝rĂ˝yor, Ermenistan’a hĂ˝ristiyanlĂ˝k giriyor, kendisi altmýÞ soylu kiĂži ve beyaz katĂ˝rla çekilen bir araba ile Kayseri’ye giderek orada din reisi bulunan Leons’un eliyle Ermenistan’Ă˝n baĂž ruhani reisi olarak kutsallaĂžtĂ˝rĂ˝lĂ˝yor. Dönerken, FĂ˝rat kenarĂ˝nda Pakavan dolaylarĂ˝nda kral ailesini, saray büyüklerini ve büyük bir halk topluluĂ°unu vaftiz ediyor. Kirkor, Suriye ve Kapadokya’dan HĂ˝ristiyan rahipleri de getirmiĂžti.

YukarĂ˝da da belirtildiĂ°i gibi tarihten günümüze Ermenilere kimlik kazandĂ˝ran öĂ°elerden biri yada en önemlisi kilise yada Gregoryen kilisesi olsa gerek. Bu yönüyle adeta farklĂ˝ yerlerdeki Ermeniler arasĂ˝nda bir bakĂ˝ma iletiĂžimi saĂ°layan kilise aynĂ˝ zamanda kültürel birlikteliĂ°in devamĂ˝na da katkĂ˝da bulunarak önemli bir görevi üstlenmiĂž bulunmaktadĂ˝r. Tekrarlamak gerekir ise günümüzde birçok kaynaĂ°a göre bugün Ermeniler çeĂžitli devletlerin hakimiyetinde asimile olmadan ayakta kalabilmiĂžlerse bunu büyük ölçüde Gregoryen HĂ˝ristiyanlĂ˝k sayesinde baĂžarmýÞlardĂ˝r. Din ve onu temsil eden Ermeni kilisesi, Ermeni siyasal kimliĂ°inin de öncüsü olmuĂžtur. Öyle ki Ermeni dini liderlerinin ünvanĂ˝ olan katogigos kelimesi, ‘milletin temsilcisi’ anlamĂ˝na gelmektedir.[14]

Gerçekten Ermenilerin milli ĂžuurlanmalarĂ˝nda da, milli benlik kazanmalarĂ˝nda da en büyük rolü kilise oynamýÞtĂ˝r. Ermeniler; Sasaniler’den ve Bizans’tan çok büyük baskĂ˝lar görüp de milli varlĂ˝klarĂ˝ tehlikeye girdiĂ°i dönemlerde, bunlara karÞý mücadelenin önderliĂ°ini de kilise üstlenmiĂžtir. Ermeni alfabesinin icadĂ˝ ile diĂ°er kültürel geliĂžmelerin merkezi de kilise olmuĂžtur. DahasĂ˝ Ermeni Kilisesi’nin ve katogigoslarĂ˝n tarihte siyasi olarak da önemli roller oynadĂ˝klarĂ˝ görülmektedir. [15]

AynĂ˝ konuya Samuel Weems de Ăžu Ăžekilde deĂ°inmektedir; ‘Tarih boyunca Ermeni Kilisesi, Ermeni milletinin kaderiyle öylesine bir paralellik arz etmiĂžtir ki, birinden bahsetmeden diĂ°erini açĂ˝klamak zordur. Bu ikisi, Ermeniler ve Gregoryen Kilisesi, öylesine iç içe geçmiĂžlerdir ki ‘milli kilise’ tabirinin adeta Ermenileri için ortaya çĂ˝ktýðý öne sürülmektedir.  Bu sebeple baĂžlangĂ˝cĂ˝ndan bugüne kilise, siyasi ve soyal olaylarĂ˝n merkezi olmuĂžtur. Milletin problemleri her zaman kiliseyi derinden etkilemiĂžtir.’[16]

Ermeni tarihinin en önemli dönüm noktasĂ˝ hiç Ăžüphe yok ki topluca HĂ˝ristiyanlĂ˝k’Ă˝ kabul ettikleri iddiasĂ˝dĂ˝r. Bu olaydan sonra HĂ˝ristiyanlĂ˝k ve ona takĂ˝lan Gregoryen markasĂ˝ Ermeni kimliĂ°inin baĂžat öĂ°esi olmuĂžtur.

Sonradan Ermeni adĂ˝nĂ˝ kendi tekeline alan Hay kavmi bölgede çoĂ°unluĂ°u da oluĂžturmamaktadĂ˝r. Ancak muhtemeldir ki Hay kavmi Gregoryen cemaat içinde çoĂ°unluktadĂ˝r. Þu halde mensuplarĂ˝na Ermeni denen Gregoryen cemaatinin, Aziz Gregor’un HĂ˝ristiyanlĂ˝k yorumunun bir araya getirdiĂ°i Grek, Türk, Hay, Pers, Süryani gibi bölgedeki etnik gruplardan oluĂžmuĂž bir cemaat toplumu olduĂ°u sonucuna varĂ˝labilir.[17] Ermeni adĂ˝nĂ˝n tarihî anlamĂ˝ ve kökenleriyle ilgili hususu Küçük de Ăžu Ăžekilde ifade etmektedir:

‘Tarihte ‘Ermeni’ kelimesi çeĂžitli anlamlarda kullanĂ˝lmýÞtĂ˝r. ‘Ermenistan’ denen bölgede yaĂžayan veya Gregoryen Kilisesi’ne baĂ°lĂ˝ olan kiĂži anlamlarĂ˝nda olduĂ°u gibi. Ermeni halkĂ˝ tarih boyunca çok çeĂžitli halklarla karýÞmýÞtĂ˝r. Bugün Ermenilerin fiziki görünüĂž itibariyle birbirlerinden çok farklĂ˝ olmalarĂ˝nĂ˝n ve Ermeni kelimesinin Ă˝rki bir anlamĂ˝ bulunmayýÞýnĂ˝n sebepleri de bunlardĂ˝r. Bundan dolayĂ˝ ‘Ermeni’ kelimesinin daha çok kültürel bir içeriĂ°i olduĂ°u söylenebilir.’[18]  

Ve öyle ki; özellikle bu ilk dönemde Hay kavminin bu kültüre katkĂ˝sĂ˝ da pek fazla deĂ°ildir. Mesela Gregoryen mezhebinin kurucusu olan Aziz Gregor, Hay kavmine mensup deĂ°ildir, PartlĂ˝’dĂ˝r.[19] Yine Arsasid hanedanĂ˝ ve Tiridat da Fars kökenlidir. Bu konuda tarihçilerin büyük çoĂ°unluĂ°u hemfikirdir. Bunun yanĂ˝ sĂ˝ra Aziz Gregor’un Türk olduĂ°unu hattâ Dede Korkut’la aynĂ˝ kiĂži olduĂ°unu iddia edenler de vardĂ˝r.[20] DahasĂ˝ Haylar’Ă˝n yazĂ˝ dilleri olmadýðýndan, Aziz Gregor HĂ˝ristiyanlĂ˝k’Ă˝ yaymak için Grekçe ve Süryanice’yi kullanmýÞtĂ˝r.[21] AyrĂ˝ca yine bu dönemde Türkçe’nin Gregoryen dinî eĂ°itiminde oynadýðý role de dikkat çekmek gerekir.[22]

Ermenilerin HĂ˝ristiyanlĂ˝k öncesi inançlarĂ˝nĂ˝n karma bir yapĂ˝ arz ediyor olmasĂ˝ da, bugün Ermeni olarak adlandĂ˝rĂ˝lan toplumun köken itibariyle yalnĂ˝z bir Ă˝rktan deĂ°il, deĂ°iĂžik Ă˝rk, kültür ve inançtan çeĂžitli topluluklarĂ˝n Ermenistan denen coĂ°rafyada karýÞmasĂ˝ndan oluĂžtuĂ°unu göstermektedir. YaĂžadĂ˝klarĂ˝ bölgeye izafeten ‘Ermeni’ ortak adĂ˝yla anĂ˝lan bu gruplar daha sonra HĂ˝ristiyanlĂ˝k Ăžemsiyesi altĂ˝nda birleĂžmiĂž ve yine aynĂ˝ ortak adla cemaatleĂžmiĂžlerdir. Ermeni olarak adlandĂ˝rĂ˝lan bu topluluklarda görülen monoteist inanýÞ ise, Ermenistan bölgesinde yaĂžayan Türklerin varlýðýna baĂ°lanmaktadĂ˝r. DahasĂ˝ Ermeni olarak adlandĂ˝rĂ˝lan topluluklarĂ˝n ölü gömme âdetlerinden bayram Ăženliklerine, mezar taĂžlarĂ˝ndan kurban merasimlerine ve tabiat kültlerine kadar eski Türklerle olan benzerlikleri de dikkate alĂ˝narak, günümüzde Ermeni olarak adlandĂ˝rĂ˝lan milletin köken itibariyle Türk, Hay, Pers, Süryani, Grek gibi gruplardan oluĂžmuĂž ‘uzlaĂžmýÞ’ bir topluluk olduĂ°u sonucuna varĂ˝labilir.[23]

Bölgede Ermeni Hayk kavmi evrensel din olan HĂ˝ristiyanlýða girmeden Pagan dinine inanĂ˝yordu. O dönemde diĂ°er halklarĂ˝n evrensel dini olmadýðýndan dolayĂ˝ Hayk kavmi GregoryenliĂ°i seçerken bölgenin diĂ°er halklarĂ˝n bu evrensel dine tamamen girmemiĂž olduĂ°unu düĂžünmek mümkün deĂ°ildir.

Kirkor Hayk kavminden olsa dahi, tebliĂ° ettiĂ°i ilahi dini muhakkak kendi halkĂ˝na tebliĂ° etmiĂž olamaz. Çünkü o taktirde evrensellikle, TanrĂ˝ buyruĂ°unu iletmekle çeliĂžkiye düĂžer. Nitekim diĂ°er semavi dinler mutlak olan Allah tarafĂ˝ndan onun kullarĂ˝na gönderilmiĂžtir. Mesela Ýslamiyet de Müslüman olabilmek için illa Arap olma ĂžartĂ˝nĂ˝n aranmamýÞ olmasĂ˝ gibi.

KĂ˝saca toparlamak gerekirse; HĂ˝ristiyanlĂ˝k’Ă˝n Gregoryen mezhebi tarih sahnesine çĂ˝kmadan önce, bu mezhebin ortaya çĂ˝kĂ˝p yaygĂ˝nlaĂžtýðý coĂ°rafyada (Ermenistan) çeĂžitli Ă˝rklar bulunmaktaydĂ˝. Gregor isimli bir kimse HĂ˝ristiyanlĂ˝k’Ă˝ yorumlayĂ˝nca, onun vaazĂ˝nĂ˝ benimseyip ona inananlara, bu ĂžahsĂ˝n adĂ˝na izafeten Gregoryen denmeye baĂžlanmýÞtĂ˝r. Tarihî süreç içerisinde bu Gregoryen cemaat içindeki Grek, Türk, Pers vs. gibi etnik topluluklar, dinselleĂžtirilen bir Hay kimliĂ°i içerisinde ve ‘Ermeni’ ortak adĂ˝nĂ˝ alarak kademeli bir Ăžekilde asimile edilmiĂžlerdir. Bugünkü Ermeni anlamĂ˝nda Ermeni milliyetinin oluĂžumu, kilisede din adamlarĂ˝ tarafĂ˝ndan, ‘Ermenilik’ adĂ˝na bir Hay tarihi yaratma çalýÞmalarĂ˝nĂ˝n baĂžladýðý 8. yüzyĂ˝la dayandĂ˝rĂ˝labilir.[24].

Kalafat bu tezimizi destekler nitelikte olan ‘Türk-Ermeni ÝliĂžkilerinde Kültürel Boyut’adlĂ˝ çalýÞmasĂ˝nda bu konuya Ăžu Ăžekilde yer vermektedir;‘Anadolu’da çoĂ°unluĂ°u oluĂžturan Müslüman halk arasĂ˝nda daĂ°Ă˝nĂ˝k olarak yaĂžayan Gregoryen toplumu, Ăžüphesiz dar bir sosyal çevrede sĂ˝kýÞmýÞtĂ˝. Evlilikler gibi sosyal zorlamalar, Gregoryen topluluklarĂ˝ arasĂ˝nda iletiĂžimi saĂ°ladĂ˝. Buna bir kĂ˝sĂ˝m Gregoryenlerin ticari bir toplum oluĂžu da eklenince, münferit ve müstakil olan Gregoryenler arasĂ˝nda dayanýÞma yoĂ°unlaĂžtĂ˝. Bütün bunlarĂ˝n üzerinde Gregoryen dinî örgütlenmesi, kilise etrafĂ˝nda bir birliĂ°in saĂ°lanmasĂ˝nĂ˝ amaçlamýÞtĂ˝. Gregoryen Kilisesi etrafĂ˝nda toplanan çeĂžitli Ă˝rklardan insanlar; mimari, musiki, resim, heykel gibi alanlarda zaten ciddi bir senteze girmiĂž ve Gregoryen Kilisesi kültürünü oluĂžturmuĂžtu. Bu toplumdan bir milliyet çĂ˝karmak, emperyalizm için zor olmadĂ˝.’

YukarĂ˝dan da anlaÞýldýðý gibi Müslüman halk içinde adeta azĂ˝nlĂ˝k bir grup gibi yaĂžayan Türkler zamanla müslüman halk arasĂ˝nda birazda dýÞlanmanĂ˝n verdiĂ°i etkiyle kendini diĂ°er Gregoryen topluluklardan biri olan Ermenilere daha yakĂ˝n hissettiĂ°i tezi üzerinde durulabilir. AyrĂ˝ca bu tezimizi Kalafat, KĂ˝rzĂ˝oĂ°lu ve Sezgin’in görüĂžleri de doĂ°rular mahiyettedir.

Buradan yola çĂ˝karak Mahmut Sezgin’in ‘Ermeni Milli KimliĂ°inde ve Toplumsal Zihniyetinde Din Ve Kilise’ adlĂ˝  tezinde fikirlerine yer verdiĂ°i dünyaca ünlü ismi Anthony Smith’in düĂžünceleri ise bu konuya bir baĂžka açĂ˝dan netlik getirmektedir. Smith, milli kimliklerin ve milliyetlerin oluĂžumunu konu alan ‘Milli Kimlik’ adlĂ˝ eserinde, Ermeni milliyetinin teĂžekkülüne çerçeve teĂžkil eden bu milletleĂžme kurgusunu Ăžu Ăžekilde izah etmektedir:

‘Tümüyle dinî bir cemaat olarak yola çĂ˝kmýÞ olan bir topluluk sonunda münhasĂ˝ran etnik bir cemaate varabilir. MĂ˝sĂ˝r’da Þii Müslüman bir mezhep olarak ortaya çĂ˝kan ama burada eziyet ve zulümle karÞýlaĂžan Dürziler, kale gibi korunaklĂ˝ Lübnan DaĂ°Ă˝’na gittiler ve burada 11. yüzyĂ˝lĂ˝n ilk onyĂ˝llarĂ˝nda Araplar kadar Kürtler ve ÝranlĂ˝larĂ˝ da aralarĂ˝na aldĂ˝lar. Ama son büyük hocalarĂ˝ Baha’al Din’in ölümü üzerine mühtediliĂ°i bĂ˝raktĂ˝lar. Cemaate üyelik, daha çok dýÞarĂ˝daki dinî hasĂ˝mlarĂ˝n korkusundan, sabit bir hal aldĂ˝. ÝnananlarĂ˝n cemaatine giriĂž çĂ˝kýÞlara artĂ˝k izin verilmiyordu. Çok geçmeden Dürziler soyu sopu olan, Ăžeceresi belli, toprak sahibi bir cemaat haline geldiler. O nedenle bugün Dürzi olmak ‘etno-dinsel’ bir topluluĂ°a mensup olmak demektir.’[25]  

YukarĂ˝da deĂ°indiĂ°imiz yazarlarĂ˝n fikirlerinden baĂžka yazar Arpee  Gregoryen Kilisesi hakkĂ˝ndaki farklĂ˝ görüĂžleriyle olaya bir baĂžka boyut kazandĂ˝rmaktadĂ˝r. KĂ˝zĂ˝oĂ°lu, Kalafat ve Sezgin’in savunduĂ°u teze büyük ölçüde ters düĂžmektedir.   

Gregoryen Kilisesi, Hay etnisitesinin tarih boyunca kurduĂ°u, siyasi niteliĂ°i ve devamlĂ˝lýðý da olan tek toplumsal kurumdur.[26] Gregoryen cemaat içerisindeki Hay etnisitesinin, kiliseye, cemaat içindeki diĂ°er bütün etnik gruplardan daha fazla baĂ°lanmasĂ˝nĂ˝n ve onu diĂ°erlerinden daha fazla sahiplenmesinin sebebi de budur.

YayĂ˝lmacĂ˝ ve tecritçi bir strateji güden Ermenilerin milli çĂ˝kar doktrini olan Hay Dat’Ă˝n temelinde de bu Ăžekilde meydana getirilmiĂž yapay Ermeni milliyeti vardĂ˝r. Hay kavmi, Ermenistan coĂ°rafyasĂ˝ ve Gregoryenlik arasĂ˝ndaki iliĂžkilerin kurgusu anlaÞýlmadan Ermeni milliyetini ve Ermeni psikolojisini analiz etmek mümkün deĂ°ildir. Ermeniler, kendilerini ilk HĂ˝ristiyan millet olarak dünyaya takdim etmek suretiyle Hay Dat’Ă˝n amaçlarĂ˝nĂ˝ gerçekleĂžtirmek için mono milliyetli Ermeni Kilisesi özelinde inĂža edilen HĂ˝ristiyanlĂ˝k anlayýÞýnĂ˝ kullanmaktadĂ˝r.[27]  

Sonuç olarak denebilir ki, Gregoryen Kilisesi’nin Ermenilerin milli kilisesi olduĂ°u tezi, mono milliyetçi Ermeni milli yapĂ˝lanmasĂ˝nĂ˝ güçlendirmek için ortaya atĂ˝lmýÞtĂ˝r.[28] Bugün Gregoryen inançlĂ˝ Ermeni milleti içinde Hay kavmi dýÞýndaki Türk, Pers, Grek, Süryani ve PartlĂ˝ gibi diĂ°er etnik gruplarĂ˝ görmüyor isek bu, Ermenilerin mono milliyetçilik ve buna baĂ°lĂ˝ asimilasyon ve etnik temizlik politikalarĂ˝ sebebiyledir. Özetlemek gerekirse; Ermeniler, Gregoryen cemaatinin ürettiĂ°i her türlü kültür deĂ°erini Ermenilik adĂ˝na sahiplenmiĂž ve Hay etnik kimliĂ°i dýÞýndaki toplumlarĂ˝ ya zorla asimile etmiĂž ya da bölgeden sürmüĂžtür. Bu tarihî geliĂžim seyri içerisinde, Bulgar Türkleri’nin SlavlaĂžmasĂ˝na benzer bir Ăžekilde Gregoryen inançlĂ˝ Türklerin ‘Hay’laĂžmasĂ˝ süreci yaĂžanmýÞtĂ˝r.

Gregoryen Türklerin HaylaĂžtĂ˝rĂ˝lmasĂ˝

Ankara ve Kayseri sancaklarĂ˝nda 10. ve 11. yüzyĂ˝llara ait mahkeme tutanaklarĂ˝nĂ˝ inceleyen Hasan Fehmi’nin meydana çĂ˝kardýðý belgeler ve yaptýðý tespitler, bu konuya bir hayli ýÞýk tutmaktadĂ˝r. Öncelikle Anadolu’da, SelçuklularĂ˝n geliĂžinden çok daha öncelere kadar geniĂž Türk kitlelerinin yaĂžamakta olduĂ°unu ortaya koyan Fehmi, bunlarĂ˝n pek çoĂ°unun Gregoryen, bir kĂ˝smĂ˝nĂ˝n da Ortodoks mezhebinden olduĂ°unu belirtmektedir.[29] Gerek Selçuklu döneminde gerekse OsmanlĂ˝ döneminde gayrĂ˝ Müslim kategorisinde deĂ°erlendirilen bu Türk topluluklarĂ˝, böylece Müslüman üst kimliĂ°iyle ifade edilen Türklük dairesinden çĂ˝karĂ˝larak, Müslüman olmayan gayrĂ˝ Türk kesimlerle özdeĂžleĂžtirilmiĂžtir. Her ne kadar bu Türk topluluklarĂ˝nĂ˝n çoĂ°unluĂ°u uzunca bir süre ana dilleri olan Türkçe’yi muhafaza etmeyi baĂžarmýÞlarsa da, bir milliyetin çerçevesini oluĂžturan deĂ°erler ve kodlar itibariyle git gide baĂ°lĂ˝ bulunduklarĂ˝ dinî cemaatin baĂžat etnisitesinin yörüngesine girmeye baĂžlamýÞlardĂ˝r. Böylece Gregoryen mezhebine baĂ°lĂ˝ Türklerin, tĂ˝pkĂ˝ Bulgar Türklerinin SlavlaĂžmasĂ˝na benzer bir süreçle, HaylaĂžmasĂ˝, diĂ°er bir deyiĂžle bugünkü anlamda ErmenileĂžmesi süreci yaĂžanmýÞtĂ˝r.

Mesela Hicri 1031 yĂ˝lĂ˝nda OsmanlĂ˝ padiĂžahĂ˝nĂ˝n Ankara ve Kayseri sancakbeylerine hitaben yazdýðý bir fermanda, Anadolu’daki Gregoryen Türk ailelerinin çocuklarĂ˝nĂ˝n, Gregoryen kilisesindeki Ermeni papazlarca ayartĂ˝lĂ˝p eĂ°itim bahanesiyle manastĂ˝rlara götürüldüĂ°ü ve buralarda asimile edilerek ErmenileĂžtirildiĂ°i ve ahalinin bu durumdan kaynaklanan Ăžikayetlerinin giderilmesi belirtilmektedir.[30]

Bir diĂ°er örnek ise kiĂži adlarĂ˝nĂ˝n deĂ°iĂžiminde gözlemlenmektedir. Önceleri ana dillerini olduĂ°u gibi kiĂži adlarĂ˝nĂ˝ da, hatta kilise görevlisi olan Türkler dahil olmak üzere, korumayĂ˝ baĂžaran Gregoryen Türk topluluklarĂ˝, daha sonra zamanla Hay (Ermeni) adlarĂ˝ almaya baĂžlamýÞlardĂ˝r. Fehmi bu konuda, makalesinde pek çok mahkeme kaydĂ˝na yer vermektedir. Böylece YahÞý, Kaya, Toman, Demir, Arslan gibi kiĂži adlarĂ˝ zamanla, özellikle din eĂ°itimi alan veya papaz olan Türkler arasĂ˝nda, yerini Aram, Sarkis, Hayk, Nikol, Ruben gibi adlara bĂ˝rakmýÞtĂ˝r.[31] NasĂ˝l ki Ýslam’Ă˝ kabul eden Türkler, kendi adlarĂ˝nĂ˝ Arap ve Fars adlarĂ˝yla deĂ°iĂžtirdilerse, papaz olanlardan baĂžlayarak Gregoryen Türkler de, Türkçe adlarĂ˝nĂ˝ bĂ˝rakĂ˝p yerlerine Hay (Ermeni) adlarĂ˝nĂ˝ kullanmaya baĂžlamýÞlardĂ˝r.

Bu süreç zamanla tekmil bir asimilasyona, Türklerin HaylaĂžmasĂ˝na, dönüĂžtüyse de, asimile edilen etnisite, baĂžat etnisite üzerinde, ona damgasĂ˝nĂ˝ vuracak kadar köklü kültürel izler de bĂ˝rakmýÞtĂ˝r. Nitekim Gregoryen Türklerde Türkçe kiĂži adlarĂ˝ neredeyse tamamen kaybolmasĂ˝na raĂ°men, meslekî lakaplar ve aile ünvanlarĂ˝ ile bunlarĂ˝n bugün soyadĂ˝ halini almýÞ Ăžekilleri, sonlarĂ˝na eklenen Farsça kökenli -yan eki hariç Türkçe formlarĂ˝nĂ˝ korumuĂžlardĂ˝r. Öyle ki bugün Ermenistan’da devletin zirvesinden toplumun geneline kadar nüfusun önemli bir oranĂ˝nĂ˝n soyadlarĂ˝ böylesi Türkçe soyadlarĂ˝dĂ˝r. Bu çerçevede PastĂ˝rmacĂ˝yan, Demirciyan, Allahverdiyan, Koçaryan, Þahgeldiyan, AĂ°abekyan, ÞýracĂ˝yan, BoyacĂ˝yan, TahtacĂ˝yan, ÇuhacĂ˝yan, BasmacĂ˝yan, TaĂžçĂ˝yan, Tumanyan, Çilingiryan, Nalbantyan, Ormanyan, BardakçĂ˝yan, Zekiyan gibi soyadlarĂ˝nĂ˝n Ermenistan’da yaygĂ˝n biçimde kullanĂ˝lĂ˝yor olmasĂ˝, bugünkü Ermeni milletinin, önemli oranda, Türk kökenli bir bileĂženden meydana geldiĂ°ine delil kabul edilebilir. Keza bugün Ermeni milletinin müzik, folklor, mutfak, giyim-kuĂžam, halk inançlarĂ˝ gibi çeĂžitli kültürel açĂ˝lardan Türk milletiyle ĂžaÞýrtĂ˝cĂ˝ ortaklĂ˝klar ve benzerlikler sergiliyor olmasĂ˝, en az, Ermenilerin Sovyet dönemi öncesindeki tarihinin Müslüman Türk çoĂ°unluĂ°u içerisindeki etnik adacĂ˝klarda geçmiĂž olmasĂ˝ ve bu sayede hakim Türk kültüründen oldukça etkilenmiĂž olmalarĂ˝ kadar ve hatta ondan daha fazla, bugünkü Ermeni milliyetine eklemlenmiĂž Türk varlýðý ve onun Ermeni milliyeti ile kültürü üzerindeki etkisinde aranmalĂ˝dĂ˝r.

Bu etkileĂžim konusundaki çok çarpĂ˝cĂ˝ örnek ve tespitlerden bir tanesi, de Gregoryen kültüründe görülen koç baĂžlĂ˝ mezar taĂžlarĂ˝dĂ˝r. Koç baĂžlĂ˝ mezar taÞý, Orta Asya’dan Anadolu’ya kadar geniĂž bir coĂ°rafyada uygulanagelen bir Türk kültür motifidir. AynĂ˝ tarzda mezar taĂžlarĂ˝ bugün Ermenistan’da da, bir farkla, boyunlarĂ˝nda Arapça harflerle yazĂ˝lmýÞ yazĂ˝lar ve dualar yerine haç figürü ile, aynen bulunmaktadĂ˝r.[32] Yine Ermeni alfabesindeki çeĂžitli harflerin Türk oyma yazĂ˝sĂ˝ndan alĂ˝nmýÞ olmasĂ˝ da Gregoryen Kilisesi’nin kurulduĂ°u ilk dönemlerden itibaren bu kilise cemaati içerisinde bir Türk varlýðýnĂ˝n bulunduĂ°u konusunda ortaya konan delillerdir.[33] AyrĂ˝ca Türkçe’nin, Ermenice üzerindeki köklü etkisi, antik Ermenice’de kullanĂ˝lan yüzlerce Türkçe kelime, söz ve deyim alĂ˝ntĂ˝larĂ˝, Ermenice dilbilgisinin ses bilgisi, Ăžekil bilgisi ve söz dizimi gibi hususlarda Türkçe’den etkileniĂži ve bütün bu etkileĂžimler sonucu Grabar Ăžeklinde adlandĂ˝rĂ˝lan antik Ermenice’nin bugünkü, Türkçe’nin dil yapĂ˝sĂ˝na çok yakĂ˝n, AĂžharabar olarak adlandĂ˝rĂ˝lan forma dönüĂžmesi de ortaya konabilecek diĂ°er delillerdendir. Bu süreç içerisinde Ermenice, gramatik yapĂ˝sĂ˝ deĂ°iĂžen tek dil olmuĂžtur. Türk ve Ermeni folklor ve edebiyat eserlerinin karÞýlaĂžtĂ˝rĂ˝lmasĂ˝[34] ile KĂ˝pçaklar ve Ermeniler arasĂ˝ndaki kültürel etkileĂžimin mahiyeti de bizi aynĂ˝ sonuca götürmektedir.[35]

AslĂ˝nda bu dönüĂžümün, Gregoryen Türklerin HaylaĂžtĂ˝rĂ˝lmasĂ˝/ErmenileĂžtirilmesi, daha 18. yüzyĂ˝lda Mekhitaristler[36] tarafĂ˝ndan baĂžlatĂ˝ldýðýnĂ˝ iddia etmek mümkündür. Mekhitaristlerin, Anadou’ya kaçak yollardan getirip daĂ°Ă˝ttĂ˝klarĂ˝ yayĂ˝nlar vasĂ˝tasĂ˝yla Gregoryen Kilisesi mensuplarĂ˝nĂ˝n homojen bir Ermeni milleti teĂžkil ettikleri düĂžüncesini yayarak daha sonra yaratĂ˝lacak olan Ermeni milliyetinin tohumlarĂ˝nĂ˝ attĂ˝klarĂ˝ söylenebilir. Böylelikle Mekhitaristlerin, her ne kadar aydĂ˝nlanmacĂ˝, laik bir felsefenin savunucularĂ˝ da olsalar, ortak din ve kilise kökeni üzerine kurguladĂ˝klarĂ˝ milliyet teorisi, Gregoryen Türklerin, Hay kavmi temelli Ermeni milliyetinde asimile edilmelerine basamak teĂžkil etmiĂžtir.

Bütün bu tarihî ve sosyal analizden ortaya çĂ˝kan sonuç, Ermeni mono milliyetçiliĂ°inin Türklük aleyhine geliĂžtiĂ°idir. Bu çerçevede, Gregoryen Türkleri asimile edilerek ErmenileĂžtirilmesi noktasĂ˝nda etkili olan bir baĂžka husus da yabancĂ˝ ve azĂ˝nlĂ˝k okullarĂ˝ ile misyonerlik faaliyetleridir. Bu HĂ˝ristiyan kurumlarĂ˝, amaçlarĂ˝ ve müfredatlarĂ˝ ile, Gregoryen Türkleri, dindaĂžlĂ˝ktan hareketle milliyet deĂ°iĂžimine uĂ°ratmýÞtĂ˝r. 1850’li yĂ˝llara kadar tamamen kilise cemaati durumunda bulunan Gregoryen toplumuna bu dönemden itibaren bu müesseseler yoluyla milliyet Ăžuuru verilmeye baĂžlanmýÞtĂ˝r. DeĂ°iĂžik merkezlerden misyonerlik merkezleri taraftar kazanma mücadelelerinde, dinî veya siyasi bir sözcüden mahrum olan Gregoryen Türkler üzerinde eĂ°itim faaliyetlerini sürdürerek onlara Ermeni kimliĂ°ini aÞýlamýÞlardĂ˝r.[37] Bu kurumlar tarafĂ˝ndan basĂ˝lan ve daĂ°Ă˝tĂ˝lan Ermeni harfli Türkçe Ýnciller ve diĂ°er yayĂ˝nlar da bu faaliyetler arasĂ˝ndadĂ˝r.[38]

Bu okullarda Gregoryen Türk çocuklarĂ˝na sĂ˝kĂ˝ bir Ermenice eĂ°itim verilmeye baĂžlanmýÞ ve Türkçe konuĂžmak yasaklanmýÞtĂ˝r. Tanzimat’tan sonra OsmanlĂ˝ Devleti, ilk ve orta okullarda azĂ˝nlĂ˝klarĂ˝n ve din ve kültür derslerini kendi dinlerinin diliyle okutmuĂž ve bu derslere giren öĂ°retmenlere maaĂž ödenmiĂžtir. Gregoryen mezhebinin dili olarak ise Ermenice kabul edildiĂ°inden, bu yönde bir uygulamaya gidilmiĂžtir. DiĂ°er bir deyiĂžle, Gregoryen Türk çocuklarĂ˝na devlet imkânlarĂ˝yla Ermenice, ana dili olarak, okutulmuĂžtur.[39]

Sonuçta, tĂ˝pkĂ˝ Türkiye ile Yunanistan arasĂ˝ndaki nüfus mübadelesinde, Ortodoks Türklerin, Ortodoks Rum muamelesine tabi tutularak Yunanistan’a gönderilmeleri gibi Gregoryen Türkler de, Gregoryen Ermeni muamelesine tabi tutulup önce asimilasyonlarĂ˝na göz yumularak, daha sonra mecburi iskân kapsamĂ˝na dahil edilerek Türklük dairesinden çĂ˝karĂ˝lmýÞlardĂ˝r. Bugün gerek Ermenistan’daki gerekse Orta DoĂ°u’nun pek çok bölgesindeki Gregoryen topluluklar içerisindeki ĂžaÞýrtĂ˝cĂ˝ Türk varlýðý ve Türkçe ile Türk kültürü yaygĂ˝nlýðý bunun en bariz delilidir.[40]

Bu seri araĂžtĂ˝rma dizisi ile bazĂ˝ çevrelerce algĂ˝landýðý gibi Ermenilerin Türk olduklarĂ˝nĂ˝ ileri sürmek gibi bir iddiamĂ˝z olamaz. AyrĂ˝ca Niyetimiz Ermeni ulusal bütünlüĂ°ü üzerinde tez üreterek, stratejik amaçlar aramakta deĂ°ildir. Biz bir takĂ˝m Gregoryenlerin Türk de olabilecekleri üzerinde çalýÞýrken bir gerçeĂ°e ýÞýk tutmayĂ˝ amaçlĂ˝yoruz.



[1] Abdurrahman Küçük, Ermeni Kilisesi ve Türkler, (Ankara: Ocak YayĂ˝nlarĂ˝, 1997), s. 1.

[2] Kafkas dilleri hususiyle eski Ermenice ve eski Gürcüce uzmanĂ˝ Sovyet dilbilimcisi Profesör N. Marr (1864-1934)’Ă˝n, ‘çok doĂ°ru bir mütalaa olarak’ dediĂ°i gibi : ‘Ermeni Kilisesinin Ortodoks kilisesinden ayrĂ˝lmasĂ˝na kadar, Ermeniler’in milli bir isimleri yoktu.’ Bkz, Esat Uras, Tarihte Ermeniler ve Ermeni Meselesi, (Ýstanbul: Belge yayĂ˝nlarĂ˝, 1987), s. 97.

[3] Esat Uras,Tarihte Ermeniler ve Ermeni Meselesi, (Ýstanbul: Belge Yayýnlarý, 1987), s. 101.

[4] Küçük, Ermeni....,  s. 17.

[5] Prof. Dr. Erksin Güleç ve AraĂž. Gör. AyĂžen AçĂ˝kkol Van ve Hakkarideki arkeolojik kazĂ˝larda çĂ˝karĂ˝lan 288 farklĂ˝ bireye ait iskeleti antropolojik açĂ˝dan inceledi. GeçmiĂžte Tilkitepe ve Erzincan’da bulunan Urartu iskeletleri de araĂžtĂ˝rmaya dahil edildi. ‘Distance analizi’ adĂ˝ verilen özel bir yöntemle popülasyonlann olasĂ˝ akrabalĂ˝k fiiĂžkileri irdelendi. Son olarak Urartularla Ermenilerin morfolojik özellikleri karÞýlaĂžtĂ˝rĂ˝ldĂ˝. Van’da, Ankara Üniversitesi TĂ˝p Fakültesi Adli TĂ˝p Anabilim DalĂ˝ ile Dil ve Tarih-CoĂ°rafya Fakültesi, Yüzüncü YĂ˝l Üniversitesi, Emniyet Genel MüdürlüĂ°ü, Jandarma Kriminal Laboratuvarlan, Adli TĂ˝p Kurumu ve Adli Bilimciler DerneĂ°i’nce 5-6 MayĂ˝s 2004 tarihlerinde düzenlenen Birinci Ulusal DVI Kongresi’nde çalýÞmasĂ˝nĂ˝ sunan Profesör Güleç, Ermeni morfolojik yapĂ˝sĂ˝na sahip gruplarĂ˝n, Urartu devletini kuran ve Akdeniz Ă˝rkĂ˝ morfolojisi sergileyen insanlarla hiçbir iliĂžkisi bulunmadýðýnĂ˝ açĂ˝klamýÞtĂ˝r. 

[6] Küçük, Ermeni...., s. 12.

[7] AdĂ˝ geçen Hayk’Ă˝n Ermeniler’in eserlerinde sĂ˝k sĂ˝k deĂ°indiĂ°i Nuh’un torunu olan Hayk’la sadece isim benzerliĂ°i vardĂ˝r.

[8] Uras, Tarihte....,  s. 115.

[9] YaĂžar Kalafat, DoĂ°u Anadolu’da Eski Türk ÝnançlarĂ˝nĂ˝n Ýzleri ,  (Ankara: Atatürk Kültür Merkezi YayĂ˝nlarĂ˝, 1999), s. 32.

[10] Saman kelimesinin etimolojik kökeni üzerinde simdiye kadar çok durulmustur. Bu terimin Tunguzcadan Rusça yolu ile Bati ilim dünyasina geçtigi bilinmektedir. Aslen Sanskritçenin bir koluna bagli oldugu sanilan kelimenin, Hind-Avrupa dillerinden Toharca (Samane=budist rahip) ve Sogdçadaki (Saman) transkripsiyonlari kesfedilince, bu terimin Hind-Avrupa menseili oldugu görüsü kuvvet kazanmistir. Çünkü bu kelime Tunguzcaya yabanci görünmekte ve Samanligin güneyden kuzeye dogru yayilisinda Budizmin tesiri sezilmektedir. 

[11] H.Pasdermadjian, Histoire de l’Armenie, s.23’ten nakleden Kamuran Gürün, Ermeni DosyasĂ˝, (Ankara: Türk Tarih Kurumu YayĂ˝nlarĂ˝,2001), s. 46.

[12] YaĂžar Kalafat, ‘Mono Milliyetçilik ve Milli Kilise’, Sekizinci Askeri Tarih Semineri (Ýstanbul: 24-27 Ekim 2001)

[13] Uras, Tarihte , s. 115.

[14] Erdal Ýlter, Ermeni Kilisesi ve Terör, (Ankara:KÖKSAV YayĂ˝nlarĂ˝,1999), s. 17.

[15] Küçük, Ermeni...., s. 2.

[16]  Samuel A. Weems, Secrets of a ‘Christian’ Terrorist State: Armenia, (Dallas: St. John Press,  2002), s. 7.

[17] M. F. KĂ˝rzĂ˝oĂ°lu, ‘Milli DestanlarĂ˝mĂ˝zda Dede Korkut OĂ°uznamelerinin Tarih Belgeleri BakĂ˝mĂ˝ndan DeĂ°erleri- Armenya/YukarĂ˝ Eller Tarihinin Ýçyüzü’, Belleten, Cilt 50, s.198 (AralĂ˝k,1986)’dan ayrĂ˝ basĂ˝m, s. 920.

[18] Monte Melkonian, ‘The Right To Struggle’, içinde Markar Melkonian (ed.), (San Francisco, Sardarabad Collective, 1993), s.  26.  zikreden Mahmut Niyazi Sezgin Ermeni Milli KimliĂ°inde ve Toplumsal Zihniyetinde Din Ve Kilise, YayĂ˝nlanmamýÞ Yüksek Lisans Tezi, (Ankara:2003)

[19] Uras, Tarihte...., s. 92. 

[20] M. Fahrettin KĂ˝rzĂ˝oĂ°lu, ‘Albanlar Tarihi Üzerine’ (M.Ö. IV.-M.S. X. YüzyĂ˝llar), XI. Türk Tarih Kongresi Bildiriler kitabĂ˝ndan ayrĂ˝basĂ˝m, s. 49.

[21] Malachia Ormanian, The Church of Armenia, (Londra: A. R. Mowbray & Co. Olimited, 1955) ss. 15-16.,

 Abdurrahman Küçük, ‘Gregoryen Ermeni Kilisenin OluĂžmasĂ˝ ve Konsil KararlarĂ˝ KarÞýsĂ˝ndaki Tutumu’, A. Ü. Ýlahiyat Fakültesi Dergisi, Cilt 35, 1996, ss. 130-131; Kalafat, ‘Mono Milliyetçilik ve Milli Kilise’.

[22] Ý. Necdet Çetinok, ‘SarĂ˝ Gelin Türküsü ve Ermenilik’, Erciyes, Cilt 282, Haziran 2001, ss. 7-13; zikreden Mahmut Niyazi Sezgin Ermeni....

[23] Küçük, Ermeni...., ss. 34-35.

[24] Erdal Ýlter, Ermeni Meselesinin Perspektifi ve Zeytun ÝsyanlarĂ˝,(Ankara: KÖKSAV YayĂ˝nlarĂ˝), s. 40.

[25] Anthony D. Smith, Milli Kimlik,  (Ýsatanbul: ÝletiĂžim YayĂ˝nlarĂ˝, 1999), ss. 21-22. zikreden Sezgin, Ermeni...

 

[27] Bkz. Wolfgang Gust, Der Völkermord an den Armeniern, zikreden Sezgin, Ermeni...

[28] Kalafat, Mono Milliyetçilik...

[29] Hasan Fehmi, ‘Anadolu’da Gregoryen ve Ortodoks Türkler’, Ülkü, Cilt 4, No. 21, (Ýkinci TeĂžrin 1934), ss. 173-182.

[30] Fehmi, ‘Anadolu’da ...’, s. 174, 182.

[31] Fehmi, ‘Anadolu’da ...’, s. 175.

[32] YaĂžar Kalafat, ‘Türk-Ermeni Kültür ÝliĂžkilerinde Mitolojik Boyut’, EĂ°itim, No. 38, (Nisan 2003), ss. 95-100.

[33] Gregoryen Kilisesi’nin kuruluĂž dönemlerinde, Türklerin bu kilisedeki yeri ve rolü konusunda ayrĂ˝ntĂ˝lĂ˝ bilgi için bkz. Murat Adji, KĂ˝pçaklar: Türklerin ve Büyük BozkĂ˝rĂ˝n Kadim Tarihi, , (Ankara: Atatürk Kültür Merkezi BaĂžkanlýðý YayĂ˝nlarĂ˝, 2002); Kaybolan Millet: DeĂžt-i KĂ˝pçak Medeniyeti, (Ankara: Atatürk Kültür Merkezi BaĂžkanlýðý YayĂ˝nlarĂ˝, 2002)

[34] Bkz. Fikret Türkmen, Türk Halk EdebiyatĂ˝nĂ˝n Ermeni Kültürüne Tesiri, (Ýzmir: Akademi Kitabevi, 1992)

[35] Mehmet KutalmýÞ, ‘TürkleĂžen Ermeniler: KĂ˝pçak-Ermeni Dil ve Kültür ÝliĂžkileri’, Tarih ve DüĂžünce, Temmuz 2002, ss. 16-22.

[36]Mekhitaristler, 17. yüzyĂ˝lda Sivas’ta doĂ°an Katolik Ermeni rahibi Mekhitar’Ă˝n inanç yorumunu benimseyenlere verilen addĂ˝r. OsmanlĂ˝ hakimiyetindeki Ermenilerin zamanla eriyeceĂ°inden endiĂže eden Mekhitar, Ermeniler arasĂ˝nda milliyet Ăžuurunu uyandĂ˝rmak çabasĂ˝ içine girmiĂžtir. Bu amaçla Anadolu’yu dolaĂžmaya baĂžlayan Mekhitar, Roma Kilisesi ile Ermeni Kilisesi’ni birleĂžtirmek için çalýÞmýÞtĂ˝r. Ýstanbul Ermeni PatrikliĂ°i’nin, OsmanlĂ˝ makamlarĂ˝ndan yardĂ˝m istemesi üzerine Fransa’ya kaçmýÞ, oradan Venedik’e giderek mücadelesini burada sürdürmüĂžtür. Kendisine baĂ°lĂ˝ olanlar, daha sonra onun Venedik’te kaldýðý manastĂ˝rda varlĂ˝klarĂ˝nĂ˝ devam ettirmiĂžlerdir. Napolyon’un Ýtalya’yĂ˝ iĂžgalinin ardĂ˝ndan bu manastĂ˝r kapatĂ˝lmýÞ ve Ermeni Akademisi haline getirilmiĂžtir. Mekhitaristler, Avrupa’daki aydĂ˝nlanma felsefesi ve milliyetçilik akĂ˝mĂ˝nĂ˝n OsmanlĂ˝ Ermenileri arasĂ˝nda yayĂ˝lmasĂ˝nda çok etkili olmuĂžlardĂ˝r. 1715’ten itibaren Venedik’in San Lazaro adasĂ˝nda faaliyette bulunan Mekhitaristler, 1811 yĂ˝lĂ˝nda Viyana’da da ayrĂ˝ bir merkez kurmuĂžlardĂ˝r. 

[37] YaĂžar Kalafat, ‘Misyonerlik-AzĂ˝nlĂ˝k OkullarĂ˝ Gergefinde Gregoryen Türkler’, Türk DünyasĂ˝na BakýÞlar (Prof. Dr. Mehmet Saray’a ArmaĂ°an), Halil Bal, Muhammet Erat (der.), Da YayĂ˝ncĂ˝lĂ˝k, (Ýstanbul: 2003), ss. 377-385, s. 378.

[38] AynĂ˝ dönemde bir kĂ˝sĂ˝m Gregoryen Kürt’ün de asimile edilerek ErmenileĂžtirildiĂ°i ve bu döneme ait iki adet Ermeni harfli Kürtçe Ýncil’in bulunduĂ°u iddia edilmektedir. Bkz. Osman Köker, ‘Ermeni Alfabesiyle Kürtçe Ýncil’, Özgür Gündem, 29 Ocak 2003.

[39] Çetinok, ‘SarĂ˝ Gelin...’

[40] Bütün bu açĂ˝klamalardan sonra zaman zaman gündeme gelen ve hararetli tartýÞmalara konu olan bazĂ˝ kültür ürünlerinin Ermenilere mi, Türklere mi ait olduĂ°u konusu biraz daha belirginlik kazanmaktadĂ˝r. Zira bu kültür eserlerinin en azĂ˝ndan bir kĂ˝smĂ˝ Gregoryen Türklere aittir.

 ----------------------
* ERAREN Uzmaný - ydeveci@iksaren.org
- ERMENÝ ARAŢTIRMALARI, Sayý 14-15, Yaz - Sonbahar 2004
            Tavsiye Et

   «  Geri
Yorumlar