AnasayfaÝletiţim
  
English

Fransa Ermeni Toplumu ve TĂźrkiye: Propaganda ve Lobicilik

Dr. Samim AKGÖNÜL*
ERMENÝ ARAŢTIRMALARI, Sayý 5, Bahar 2002

 

GiriĂž

Bu yazĂ˝yĂ˝ yazarken karÞýma bazĂ˝ terminolojik güçlükler çĂ˝ktĂ˝, örneĂ°in makalenin konusu olan toplumu isimlendirmede.[1] Önümdeki seçenekler ĂžunlardĂ˝: Fransa Ermenileri, FransĂ˝z Ermenileri, FransĂ˝z Ermeniler, Ermeni FransĂ˝zlar, Fransa Ermeni topluluĂ°u, Fransa Ermeni Toplumu. Bu yazĂ˝da en sĂ˝k kullanĂ˝lan terim sonuncusudur. Elbette bu seçim eleĂžtirilebilir, Fransa’da Anayasal olarak toplumlarĂ˝n, diĂ°er bir deĂ°iĂžle cemaatlerin bulunmadýðý bilinmektedir. Ancak yazĂ˝nĂ˝n amacĂ˝, de jure olmasa da de facto cemaatlerin bulunduĂ°u tezinden hareketle, bu cemaatin iĂžleyiĂž mekanizmasĂ˝nĂ˝ incelemek olduĂ°undan bu tercih yapĂ˝lmýÞtĂ˝r. KaldĂ˝ ki diĂ°er terimler bizi ilgilendiren bireylerin FransĂ˝zlĂ˝kla Ermenilik arasĂ˝nda bir ayĂ˝rĂ˝m yaptĂ˝klarĂ˝ intibasĂ˝nĂ˝ uyandĂ˝rabilir. Oysa durum böyle görünmemektedir. FransĂ˝z Ermenileri’nin en ünlülerinden biri olan Charles Aznavour “kendimi 100 % FransĂ˝z, 100 % Ermeni hissediyorum” diyebilmektedir.[2] Böyle birĂžeyin mümkün olup olmadýðýnĂ˝ psikologlara bĂ˝rakarak bize bu duyguya uygun olarak yazmak kalĂ˝yor. AĂžaĂ°Ă˝daki makaleyi okurken bu iki güçlüĂ°ü göz önünde bulundurmak gerekmektedir.

Türkiye’nin Ermeni sorunu olarak adlandĂ˝rabileceĂ°imiz bir sorunu var mĂ˝dĂ˝r ? Bu sorunun cevabĂ˝ bakýÞ açĂ˝sĂ˝na, tarihteki dönemlere veya Ermeni sorunu kavramĂ˝na yüklenen anlama göre deĂ°iĂžebilir. Ancak, diaspora olarak adlandĂ˝rĂ˝lan, ve Ermenistan dýÞýnda yaĂžayan Ermeni kökenli baĂžka ülke vatandaĂžlarĂ˝ için Türkiye sorunu olarak tanĂ˝mlayabileceĂ°imiz bir problemler dizisinin olduĂ°u tartýÞýlmaz.  Elbette burada bahsettiĂ°imiz cemaatlerdir ve bireyler bazĂ˝nda bu konuya daha soĂ°uk kanlĂ˝, daha barýÞçĂ˝l ve hatta daha ilgisiz yaklaĂžanlar da vardĂ˝r. Gene de son analizde Ermeni diasporasĂ˝nĂ˝n Türkiye devletinin varlýðýna, prensiplerine, toprak egemenliĂ°ine ve seyrek de olsa bu devletin vatandaĂžlarĂ˝ olan Türklere karÞý bir tutum içerisinde olduĂ°u da bir kuĂžku götürmez. Bu tutumun millî bir politika olduĂ°unu söylemek de mümkündür. Bahsi geçen politikayĂ˝ tarif etmek ilk bakýÞta kolay olabilir. Bütün diasporanĂ˝n kilitlendiĂ°i nokta “soykĂ˝rĂ˝m”Ă˝n Türkiye Cumhuriyeti Devleti tarafĂ˝ndan resmi olarak tanĂ˝nmasĂ˝dĂ˝r. Diasporayla özdeĂžleĂžmiĂž olan hemen hemen bütün kurumlarĂ˝n enerjilerinin büyük bir kĂ˝smĂ˝ bu konuya odaklanmýÞtĂ˝r. “SoykĂ˝rĂ˝m” kavramĂ˝nĂ˝n Türkiye tarafĂ˝ndan tanĂ˝nmasĂ˝ için sarf edilen ve kĂ˝saca lobicilik olarak nitelendirebileceĂ°imiz bu büyük çabanĂ˝n “katmerli” sonuçlarĂ˝ olmasĂ˝ kaçĂ˝nĂ˝lmazdĂ˝r. Bu durum Ermenistan’Ă˝n baĂ°Ă˝msĂ˝z bir devlet olarak uluslararasĂ˝ sahneye çĂ˝kýÞýndan beri daha da karmaÞýk bir hal almýÞtĂ˝r. Bu lobiciliĂ°in kademeli etkilerini Ăžöyle sĂ˝ralayabiliriz:

- Türkiye üzerindeki etkileri ki bunlar Türkiye’nin devlet politikasĂ˝ üzerine olan etkileri ve Türk kamuoyunun Ermenilere bakýÞ açĂ˝sĂ˝na olan etkileri olarak ikiye ayrĂ˝labilir.

- Ermenistan üzerindeki etkileri. Ermenistan’Ă˝n özellikle Türkiye’ye karÞý tutumu ve politikalarĂ˝nĂ˝ diasporanĂ˝n tutumu etkilemektedir. Ancak yakĂ˝ndan bakĂ˝ldýðýnda diaspora içindeki ‘Ăžahinler’ olarak nitelendirebileceĂ°imiz bir grubun Ermenistan’Ă˝n Türkiye politikasĂ˝nĂ˝ fazla yumuĂžak bulduĂ°unu da belirtmek gerekir.

- BatĂ˝ devletleri (Avrupa ve ABD) ve batĂ˝ kamuoyu üzerine olan etkileri ki lobiciliĂ°in en önemli sonuçlarĂ˝ bu alanda görünmektedir. BazĂ˝ batĂ˝ devletlerinin ve yine bazĂ˝ uluslararasĂ˝ kurumlarĂ˝n “soykĂ˝rĂ˝m”Ă˝ tanĂ˝malarĂ˝ bu etkininin sadece görünen kĂ˝smĂ˝ olup, bizce asĂ˝l önemlisi batĂ˝ kamuoyunda yĂ˝llar boyunca yaratĂ˝lan Türkiye ve daha da vahimi Türkler aleyhine yaratĂ˝lan atmosferdir.

- Ve son olarak diasporaya etkileri. Bu Ăžiddetli lobicilik faaliyetlerine Ermenistan’da yaĂžamayan Ermenilerin tepkisini ölçmek bir hayli zordur, ancak iki türlü duygunun varlýðýndan söz edebiliriz. Bunlardan birincisi kelimenin tam anlamĂ˝yla (kelimelerden korkmanĂ˝n gereĂ°i yok) nefrettir. Türkiye ve Türkiye’yle ilgili olan herĂžeye duyulan ve kolayca dile getirilen bir nefret. Ancak bu duygunun tek olduĂ°unu söylemek haksĂ˝zlĂ˝k olur. Günlük yaĂžamda Ermeni diasporasĂ˝na mensup münferit iliĂžkilerde Türkler’e karÞý samîmi duygular besleyen, Türk karÞýtĂ˝ propagandaya tepkilerini dile getiren, konuya biraz nostaljik de olsa barýÞçĂ˝l bir söylemle yaklaĂžanlarĂ˝n sayĂ˝sĂ˝ da az deĂ°ildir. Bu çerçevede bir noktaya dikkat çekmek gerekmektedir. AynĂ˝ kiĂžiler deĂ°iĂžik ortamlarda, deĂ°iĂžik olaylar karÞýsĂ˝nda ve deĂ°iĂžik muhataplarla farklĂ˝, hatta zĂ˝t söylemler telaffuz edebilmektedirler ki bu son derece doĂ°aldĂ˝r. Bu yüzden konuya manichéen bir bakýÞ açĂ˝sĂ˝yla yaklaĂžmak son derece yanlýÞ olur.

Bu yazĂ˝da Ermeni topluluklarĂ˝nĂ˝n en önemlilerinden ve en etkililerinden olan Fransa Ermeni cemaatinin Türkiye’ye bakýÞ açĂ˝sĂ˝nĂ˝ irdelemeye çalýÞacaĂ°Ă˝z. Ýlk olarak bu topluluĂ°u tanĂ˝ttĂ˝ktan sonra cemaatin ileri gelenlerinin lobicilik faaliyetlerini analiz edeceĂ°iz ve Fransa Ermenileri’nin düzenli yayĂ˝nlarĂ˝ ýÞýðýnda bu topluluĂ°un Türkiye’ye ve Türk halkĂ˝na olan duygularĂ˝nĂ˝ ölçmeye çalýÞacaĂ°Ă˝z.

Fransa Ermeni Toplumu

Dünyadaki bütün Ermeni asĂ˝llĂ˝larĂ˝n toplamĂ˝ 6,5 milyon olarak tahmin edilmektedir. GörüldüĂ°ü gibi son derece küçük sayĂ˝labilecek bu milletin en azĂ˝ndan BatĂ˝ DünyasĂ˝’ndaki tanĂ˝nma oranĂ˝ büyüklüĂ°ü ile ters orantĂ˝lĂ˝dĂ˝r, bu da konumuz olan propagandanĂ˝n ne kadar baĂžarĂ˝lĂ˝ olduĂ°unu göstermektedir. Ermenilerin aĂžaĂ°Ă˝ yukarĂ˝ 5 milyonu eski Sovyetler BirliĂ°i ülkelerinde yaĂžamakta ve yaklaÞýk 3,5 milyonu 1991’den beri Ermenistan vatandaÞýdĂ˝rlar. Geriye kalan 1,5 milyon Ermeni diasporasĂ˝nĂ˝ oluĂžturur. DiasporanĂ˝n odaklandýðý en önemli ülke Amerika BirleĂžik Devletleri olmakla birlikte (800 000 kiĂži) Avrupa’daki en önemli topluluk Fransa’da bulunmaktadĂ˝r. Günümüzde Ermeni asĂ˝llĂ˝ FransĂ˝z vatandaĂžlarĂ˝nĂ˝n sayĂ˝sĂ˝ 350 000 ilâ 400 000 arasĂ˝nda tahmin edilmektedir. AyrĂ˝ca 1991’den beri Ermenistan’dan göç devam etmekte ve Fransa, ABD ile birlikte, en önemli göç ülkelerinden biri olarak karÞýmĂ˝za çĂ˝kmaktadĂ˝r.[3] Bu tabloya Lübnan ve KĂ˝brĂ˝s gibi bazĂ˝ Orta DoĂ°u ülkelerini de eklemek gerekir ki sayĂ˝ca küçük de olsa Lübnan Ermeni azĂ˝nlýðýnĂ˝n özellikle 1980’lerde Asala vasĂ˝tasĂ˝yla adĂ˝nĂ˝ duyurduĂ°unu gözden kaçĂ˝rmamak gerekir.

Fransa Ermenilerinin büyük bir kĂ˝smĂ˝ Paris ve çevresinde yaĂžamaktadĂ˝rlar. 1930’lu yĂ˝llardan beri bazĂ˝ Ermeni yerleĂžim birimleri ortaya çĂ˝kmýÞtĂ˝r, yoĂ°un olarak bulunduklarĂ˝ en önemli yerler olarak Alfortville, Maisons-Alfort ve Issy-les-Moulineaux gösterilebilir. AyrĂ˝ca Marsilya ve Lyon gibi büyük Ăžehirlerin etrafĂ˝nda da çeĂžitli Ermeni gruplarĂ˝ yaĂžamaktadĂ˝r.

Ermeni çaĂ°daĂž millî mitolojisinde Fransa’nĂ˝n ayrĂ˝calĂ˝klĂ˝ bir yeri olduĂ°u tartýÞýlmaz. 1914’den önce sadece 4 000 Ermeni barĂ˝ndĂ˝ran bu ülkenin[4] bu gün 400 000 Ermeni asĂ˝llĂ˝ vatandaÞý olmasĂ˝ bunun kanĂ˝tĂ˝dĂ˝r. Fransa’ya göç 1915’den itibaren baĂžlamýÞ, Ermenistan’Ă˝n Sovyetler BirliĂ°i’ne katĂ˝lmasĂ˝, Fransa’nĂ˝n Ermeni asĂ˝llĂ˝ OsmanlĂ˝ vatandaĂžlarĂ˝nĂ˝n yoĂ°un olduĂ°u Adana bölgesinden çekilmesi (1921) ve Sèvres AntlaĂžmasĂ˝’nĂ˝n Lausanne AntlaĂžmasĂ˝’yla kadük olmasĂ˝ (1923) ile devam etmiĂžtir. Ermeniler için Fransa bir sýðýnma devletidir. Birçok araĂžtĂ˝rmacĂ˝ Ermeni diasporasĂ˝nĂ˝n ‘doĂ°um belgesinin’ 1915 olaylarĂ˝ ve ‘doĂ°um yerinin’ Fransa olduĂ°u konusunda birleĂžmektedirler.

1925 ile 1938 yĂ˝larĂ˝ arasĂ˝nda 63 000 Ermeni Suriye’den, Lübnan’dan, Türkiye’den, Yunanistan’dan ve Sovyet Ermenistan’dan Fransa’ya göç etmiĂžlerdir. Fransa seçimi 19. yüzyĂ˝ldan beri bu ülkede aktif olarak bulunan bir Ermeni ticaret kolonisinin bulunmasĂ˝na ve Ermenilerin sürgüne gittikleri Suriye ve Lübnan’daki FransĂ˝z varlýðýna baĂ°lanabilir.

FransĂ˝z Ermenileri’nin tarihinde ilginç ve acĂ˝lĂ˝ bir tecrübe Ýkinci Dünya SavaÞý’ndan sonra yer alĂ˝r. 1945’den sonra Stalin Ermeni diasporasĂ˝nĂ˝n Sovyet Ermenistan’Ă˝na dönüĂžüne izin verir. Amaç Ermenistan’Ă˝n nüfusunu yükseltip Türkiye’den toprak talebine bahane hazĂ˝rlamaktĂ˝r. Bu çerçevede bütün dünyadan 100 000 Ermeni Ermenistan’a bir ütopyayĂ˝ gerçekleĂžtirmek için (Ýsrail gibi) isteyerek göç eder (NERKATH/ Geri dönüĂž). BunlarĂ˝n arasĂ˝nda 7 000 FransĂ˝z Ermenisi de bulunmaktadĂ˝r. Bu tecrübe tam bir hüsranla sonuçlanmýÞ ve gidenlerin çok büyük bir kĂ˝smĂ˝ geri dönmüĂžlerdir. KĂ˝sacasĂ˝ Fransa ikinci defa bir sýðýnma ülkesi olmuĂžtur. Ermenistan’Ă˝ bu terkediĂž Ermeni toplumunda bir bölünmeye sebep olmuĂžtur. Diaspora ve Ermenistan’daki Ermeniler biraz daha uzaklaĂžmýÞ, siyasi farklĂ˝lĂ˝klar daha da göz önüne çĂ˝kmýÞtĂ˝r. Ermenistan’dakiler daha çok HĂ˝nçak ve Ramgavar gibi partilere yakĂ˝nken (Sovyet yanlĂ˝sĂ˝), diasporada, özellikle Fransa’da, TaĂžnak partisi sempatizanlarĂ˝ öne çĂ˝kmýÞtĂ˝r (Sovyet karÞýtĂ˝). Bu bölünme diaspora ile Sovyet Ermenistan iliĂžkilerini germiĂž, uzun süreli ideolojik bir rekabet ortaya çĂ˝kmýÞtĂ˝r. Bu rekabetin Ermenilerin Türkiye’ye bakýÞ açĂ˝sĂ˝ ve Türkiye’ye karÞý yürütülen politikalar açĂ˝sĂ˝ndan önemi büyüktür. 20. YüzyĂ˝lĂ˝n ikinci yarĂ˝sĂ˝ boyunca diaspora Ermenileri Türkiye’ye karÞý daha ‘Ăžahince’ bir tutum göstermiĂžlerdir. Bu durumda Sovyet Ermenistan’Ă˝n politikalarĂ˝nda serbest olmamasĂ˝nĂ˝n da payĂ˝ vardĂ˝r.

Ermenistan’a giden FransĂ˝z Ermenileri’nin Fransa’ya dönüĂžü ile birlikte, FransĂ˝z Ermeni cemaatinin etnik görünümü de deĂ°iĂžmeye baĂžlamýÞtĂ˝r. 1950’lerin baÞýndan itibaren Filistin ve DoĂ°u Avrupa Ermenileri ve 1975’den sonra Lübnan savaÞýndan kaçan Ermeniler, Ýran Ýslam devriminden kaçanlar ve Türkiye’deki 1980 askeri darbesinden sonra Fransa’ya göç edenler, ayrĂ˝ca Fransa’nĂ˝n göçmen aileleri birleĂžtirme politikasĂ˝yla bu ülkeye gelen Ermeniler, FransĂ˝z Ermeni cemaati için adeta bir taze kan olmuĂžlardĂ˝r. 1980’lerde artĂ˝k 1915 göçünün yarattýðý cemaat deĂ°iĂžmiĂž, geniĂžlemiĂž ve çeĂžitlenmiĂž bir görünüm almýÞtĂ˝r.

1988’deki büyük deprem, batĂ˝ya göçü tekrar canlandĂ˝rmýÞ ve Sovyet Ermenistan’Ă˝nĂ˝n çöküĂžünden itibaren gene batĂ˝ya ve özellikle Fransa’ya göç hĂ˝zlanmýÞtĂ˝r. GörüldüĂ°ü gibi Fransa Ermenileri tek bir kültür, tek bir coĂ°rafi köken ve hatta tek bir dini inanýÞ göstermemektedirler : « Ermeni kökenli FransĂ˝zlarĂ˝ ayĂ˝ran çok büyük farklĂ˝lĂ˝klar vardĂ˝r... FransĂ˝z orta sĂ˝nĂ˝fĂ˝ içinde erimiĂž Lübnan, Ýran, Ýstanbul kökenli Ermenice konuĂžan ama aynĂ˝ zamanda kozmopolit olan Ermeni burjuvazisi... ;  iĂžçi sĂ˝nĂ˝fĂ˝ndan Türkçe veya Kürtçe konuĂžan Anadolu Ermenileri ki bunlarĂ˝n çoĂ°u muhafazakar HĂ˝ristiyan olup, geçmiĂžleriyle ilgileri kalmamýÞtĂ˝r ve Arnouville, Alfortville, Issy-les-Moulineaux gibi banliyö Ăžehirlerinin sosyal kontlarĂ˝nda sĂ˝kýÞýp kalmýÞlardĂ˝r; Beyrut, Þam, Cezayir gibi önemli Ermeni Ăžehirlerinden gelen ‘eski’ Ermeniler ki bunlar da kimliklerine ve dillerine çok baĂ°lĂ˝ ve ‘Ermeni davasĂ˝’nĂ˝n militanlarĂ˝dĂ˝rlar ».[5]

Bu bölünmüĂžlük durumunun Türkiye açĂ˝sĂ˝ndan önemli bir sonucuna dikkati çekmek gerekir. DýÞardan, daha doĂ°rusu Türkiye’den görünenin aksine, Fransa Ermenileri soydaĂžlarĂ˝nĂ˝n FransĂ˝z toplumu içinde gereĂ°inden fazla eridiklerini, kimliklerini kaybettiklerini ve en önemlisi yeterince Ermeni davasĂ˝na angaje olmadĂ˝klarĂ˝nĂ˝ düĂžünmektedirler. AĂžaĂ°Ă˝ yukarĂ˝ 350 000 Ermeni asĂ˝llĂ˝ FransĂ˝z’Ă˝n içinde sadece 5 ilâ 20 bininin ErmeniliĂ°e baĂ°lĂ˝ kaldýðýnĂ˝ iddia etmektedirler. Fransa Ermenileri’nin yayĂ˝nladýðý süreli yayĂ˝nlar aracĂ˝lýðýyla 5 ilâ 10 bin Ermeni, Ermenistan, KarabaĂ° ve diaspora ile ilgili haberleri takip etmekte ve sadece çok azĂ˝ günlük hayatlarĂ˝nda Ermenice’yi kullanmaktadĂ˝rlar. Ermeni okullarĂ˝ndaki çocuklarĂ˝n sayĂ˝sĂ˝ toplam 2 000’i geçmemektedir.[6]

Ermeni cemaatinin ileri gelenlerinin en büyük korkusu genç FransĂ˝z Ermenilerinin ‘dava’dan kopmasĂ˝, “soykĂ˝rĂ˝m”Ă˝ unutmasĂ˝, ve Ermenistan ile ilgilerini kesmesi olarak görünmektedir. Bütün azĂ˝nlĂ˝k gruplarĂ˝nĂ˝n korkulu rüyasĂ˝ olan asimilasyon bu cemaatte de doĂ°al olarak mevcuttur. Bu tehlikeye karÞý alĂ˝nan en önemli önlem, kurumlaĂžma, propaganda, ve dernekleĂžme olarak görünmektedir. Gerçekten de FransĂ˝z Ermenilerinin sĂ˝kĂ˝ olarak nitelendirilebilecek bir dernek ve yayĂ˝n aĂ°Ă˝ olduĂ°unu belirtmek gerekir.

1920’lerden itibaren bütün göçmen gruplarda görüldüĂ°ü gibi, Ermeniler de OsmanlĂ˝ ÝmparatorluĂ°u’ndaki bütün dernek, siyasal gruplaĂžma, kilise gibi kurumlarĂ˝nĂ˝ yeni ülkelerine, yani Fransa’ya taÞýmýÞlardĂ˝r. Kiliselerin yanĂ˝nda en önemli devamlĂ˝lĂ˝k siyasal partilerde görülmektedir. Bu partilerin en önde gelenleri arasĂ˝nda aĂžaĂ°Ă˝dakileri sayabiliriz:

- HĂ˝nçak Partisi Marksist ve popülisttir. Sovyet Ermeni Cumhuriyeti’nin yanĂ˝nda yer alĂ˝r, bu yüzden Fransa’daki etkisi kĂ˝sĂ˝tlĂ˝dĂ˝r.

- TaĂžnak Partisi ya da ‘Ermeni Devrimci Federasyonu’ 1914’den önceki Ermeni faaliyetlerinin önde gelen partilerindendir. 1918–1920 arasĂ˝nda Ermenistan Cumhuriyeti’nin yöneticileri bu partidendirler. Ermenistan’Ă˝n sovyetleĂžmesinden sonra üyelerinin çoĂ°u sürgüne gitmiĂž ve faaliyetlerini diasporada sürdürmüĂžlerdir. Bugün de en geniĂž Ermeni siyasal hareketi TaĂžnak olarak görülmektedir.

- Ramgavar Partisi ise Ermenilerin liberal burjuva kesimini temsil etmektedir. Daha çok elit ve zengin tabakaya hitap eder. Ermeni Genel YardĂ˝mlaĂžma BirliĂ°i isimli kurum bu partiye baĂ°lĂ˝dĂ˝r.

1930’lardan itibaren, bu partilere baĂ°lĂ˝ olarak, OsmanlĂ˝ ÝmparatorluĂ°u’nda bulunan bütün Ermeni teĂžkilatlarĂ˝ Fransa’ya taÞýnmýÞtĂ˝r. Bu teĂžkilatlarĂ˝n ki bir çoĂ°u  yardĂ˝mlaĂžma dernekleridir, Ermeni kimliĂ°inin Fransa’da korunmasĂ˝ndaki katkĂ˝larĂ˝ yadsĂ˝namaz.[7]

Bu dernek aĂ°Ă˝nda en baĂžarĂ˝lĂ˝ olan TaĂžnak Partisi olarak görülmektedir. Partinin Paris’teki merkezi aynĂ˝ zamanda birçok derneĂ°in de merkezi durumundadĂ˝r, bunlardan en önemlileri ‘Nor Seround’[8] ve ‘Fransa Ermenileri’nin Mavi HaçĂ˝’dĂ˝r.[9] Gene bu merkezde ‘Ermeni Kültür Evi’[10], Genç TaĂžnaklar Hareketi (ki Hayastan isimli bir yayĂ˝n organlarĂ˝ vardĂ˝r), ‘Ermeni Ýzcileri’,[11] gibi teĂžkilatlanmalar görülebilir.

Siyasi plandaki iki baĂžlĂ˝lĂ˝k, dernekler bazĂ˝nda da görülmektedir. TaĂžnak Partisi’nin rakibi HĂ˝nçak Partisi’nin de etrafĂ˝nda birçok dernek bulunmaktadĂ˝r. Bu Sovyet yanlĂ˝sĂ˝ Parti’nin kuruluĂžlarĂ˝, Ermenistan kurulduĂ°undan beri diĂ°er derneklere yaklaĂžmaya baĂžlamýÞlardĂ˝r. Bu kuruluĂžlarĂ˝n baĂžlĂ˝calarĂ˝ ‘KĂ˝zĂ˝l Haç’ (ki Mavi Haç’Ă˝n rakibidir), ‘FransĂ˝z Ermeni GençliĂ°i Hareketi’ (Mouvement de la Jeunesse Arménienne de France, J.AF.), ‘JAF yanlĂ˝sĂ˝ Ýzciler Organizasyonu’ (Organisation des Scouts jafistes) olarak belirtilebilir. JAF Fransa’nĂ˝n kurtuluĂžu sĂ˝rasĂ˝nda kurulmuĂžtur, bu dönemde FransĂ˝z Komünist hareketinin ne kadar güçlü olduĂ°u göz önünde bulundurulursa HĂ˝nçak’Ă˝n bu dönemdeki önemi daha iyi anlaÞýlabilir. 1948’den itibaren Décines, Lyon, Valence, Paris, Alfortville, Sevran gibi Ăžehirlere yayĂ˝lmýÞtĂ˝r. Ancak daha çok Sovyet Ermenistan’Ă˝ ile ilgilendiĂ°i için diasporada çok büyük bir yankĂ˝ uyandĂ˝rmamýÞtĂ˝r. Dernek iki bölümden oluĂžur, daha yaĂžlĂ˝larĂ˝n bulunduĂ°u Fransa Ermenileri FransĂ˝z Kültür BirliĂ°i (Union Culturelle Française des Arméniens de France) ve daha gençlerin bulunduĂ°u adĂ˝ geçen JAF. Özellikle 1960’lara kadar bu iki derneĂ°in düzenlediĂ°i balolar, tiyatro gösterileri vb. bütün Ermenilere hitap etmekteydi.

Son olarak Ramgavar Partisi’nin etrafĂ˝ndaki dernekleri belirtebiliriz. Elit tabakasĂ˝nĂ˝n partisi durumunda olan bu partinin en önemli kuruluĂžu ‘Ermeni YardĂ˝mlaĂžma Genel BirliĂ°i’dir (Union Générale Arménienne de Bienfaisance U.G.A.B.). Oldukça eski bir dernek olan bu kuruluĂž (1906’da Kahire’de kurulmuĂžtur), 1910’lu yĂ˝llardan beri Marsilya’da faaliyet göstermektedir. Bütün Avrupa’da 22 000 üyesi vardĂ˝r ve son derece güçlü bir mali yapĂ˝ya sahiptir. 1990’larda sermayesinin 700 milyon Frank’a ulaĂžtýðý söylenmektedir. Bu servet sayesinde birçok okul ve kültür merkezini de iĂžletmektedir. AyrĂ˝ca biri Suriye’de diĂ°eri ise ABD’de olmak üzere iki de tatil kampĂ˝ her yaz bu dernek tarafĂ˝ndan düzenlenmektedir. Ermenistan ile iliĂžkileri oldukça güçlüdür. Ramgavar Partisi’nin görüĂžüne göre Sovyet Ermenistan’Ă˝ Türkiye’ye karÞý en büyük güvenceydi, 1989’dan sonra da mali kaynaklarĂ˝nĂ˝n büyük bir bölümü gene Türkiye’ye karÞý güçlü bir Ermenistan’Ă˝n yapĂ˝landĂ˝rĂ˝lmasĂ˝ için kullanĂ˝lmaktadĂ˝r. KĂ˝sacasĂ˝ bu partinin ve etrafĂ˝ndaki derneklerin kaynaklarĂ˝nĂ˝n büyük bir kĂ˝smĂ˝ Ermenistan’a yönelmekte ve diasporayĂ˝ ihmal etmektedir. Gene de Fransa’daki 5 Ăžubesiyle (Marsilya, Lyon, Vienne, Valence ve Paris) UGAB Fransa Ermenileri’nin zengin tabakasĂ˝na hitap eder, Paris’teki Ermeni Etütleri Kütüphanesi (ki 30.000 cilt belge bulunmaktadĂ˝r) gene bu dernek tarafĂ˝ndan iĂžletilmektedir. AyrĂ˝ca Raimcy’de bulunan Tebrotzassère Ermeni Okulu, Paris’teki Ermeni ÖĂ°renciler Evi ve Manukyan Kültür Merkezi yine bu derneĂ°e baĂ°lĂ˝dĂ˝r.

Bütün adĂ˝ geçen siyasi partiler ve bunlara baĂ°lĂ˝ dernekler FransĂ˝z Ermenilerinin sosyal yaĂžam çevrelerini oluĂžturmaktadĂ˝rlar. AralarĂ˝nda ideolojik ayrĂ˝lĂ˝klar olsa da hepsini birleĂžtiren nokta zaten çok küçük olan bu milletin diasporada kaybolmasĂ˝nĂ˝ önlemektir. Hepsi, kendi çaplarĂ˝nda, sosyal faaliyetlerin yanĂ˝nda de facto birer propaganda kurumlarĂ˝ haline gelmiĂžlerdir. Söylemek istediĂ°imiz bu derneklerin sosyal faaliyeterinin yanĂ˝nda Ermeni cemaatinin Fransa’daki görünürlüĂ°üne de (visibilité) katkĂ˝sĂ˝nĂ˝n yadsĂ˝namaz olduĂ°udur.

Genç nesillerin bu dernek faaliyetlerine aktif olarak katĂ˝lmaya devam ettikleri gözlemlenebilir. Ancak bu faaliyetlerin mahiyetinde ve derneklerin doĂ°asĂ˝nda bir deĂ°iĂžiklik olduĂ°u da yadsĂ˝namaz. Bütün göçmen topluluklardaki gibi, ki bu Fransa’daki Türkler için de geçerlidir, üçüncü ve daha genç nesillere mensup olanlar ‘anavatan’ kavramĂ˝ndan uzaklaÞýp kendi vatanlarĂ˝ olarak gördükleri doĂ°duklarĂ˝ ülkeye odaklanmaktadĂ˝rlar. Anavatana olan baĂ°lĂ˝lĂ˝k sürse de göç kavramĂ˝ sulanmakta, faaliyetler her geçen gün yaĂžanĂ˝lan ülkeye yönelmektedir. Bu durum FransĂ˝z Ermenilerinde de görülebilir. Yeni dernek faaliyetleri buna bir örnektir. Fransa’da adĂ˝ geçen partilere baĂ°lĂ˝ olmadan çalýÞan 300’den fazla Ermeni DerneĂ°i bulunmaktadĂ˝r. Bu noktada Fransa’da sivil toplum örgütlerinin çok güçlü ve yaygĂ˝n olduklarĂ˝nĂ˝ da vurgulamak gerekir. Bu dernek aĂ°Ă˝ her meslek ve sosyal kategoriyi içine alacak Ăžekilde geliĂžmiĂžtir. Partilere baĂ°lĂ˝ derneklere bir tepki olarak doĂ°an bu kuruluĂžlar kültürel, sosyal ve mesleki faaliyetlerin yanĂ˝nda dolaylĂ˝ olarak lobicilik aktivitelerine de katkĂ˝da bulunmaktadĂ˝rlar. YardĂ˝mlaĂžma dernekleri, spor klüpleri, dans gruplarĂ˝, kültür dernekleri ve mesleki birlikler bu aĂ°Ă˝ oluĂžtururlar. Ýki önemli meslek kuruluĂžunu belirtmemiz gerek: ‘Fransa Ermeni Doktorlar BirliĂ°i’ ve ‘Ermeni MesleklerarasĂ˝ Grubu’.

Bu listeye eklenmesi gereken birkaç kuruluĂž daha vardĂ˝r. 1975–1985 arasĂ˝, yani Ermeni teröristler Türkiye karÞýtĂ˝ cinayetlerini sürdürürken kurulan ve terörist faaliyetlere destek olma, bu faaliyetlerin lehine kamuoyu oluĂžturma amacĂ˝nĂ˝ güden dernekler de göz ardĂ˝ edilmemelidir. ‘Ermeni Milli Hareketi’ (Mouvement National Arménien, M.N.A), FransĂ˝z Ermeni DayanýÞmasĂ˝ (Solidarité Franco-Arménienne) ve Toprak ve Kültür DerneĂ°i (Terre et Culture) bunlardan bazĂ˝larĂ˝dĂ˝r. Bu son dernek oldukça geniĂž bir aĂ°a sahiptir. 1977’de terörizme destek vermek için Ermeni militanlarca kurulan derneĂ°in bugün Fransa’da 250 üyesi bulunmaktadĂ˝r, ayrĂ˝ca Ýsviçre’de, Ýngiltere’de, Arjantin’de, Ermenistan’da ve ABD’de Ăžubeleri vardĂ˝r. 1991’den beri bu dernekler Union Internationale des Organisations Terre et Culture (UIOTC) isimli bir federasyonda birleĂžmiĂžlerdir. Siyasi partilerden baĂ°Ă˝msĂ˝z olan bu dernek, 1990’larda ‘Ermenistan’a dönüĂž’ için çalýÞmaktadĂ˝r.

7 AralĂ˝k 1988’de Ermenistan’da yaĂžanan büyük deprem yeni apolitik inisiyatiflerin doĂ°masĂ˝na vesile olmuĂžtur, bütün diaspora, özellikle FransĂ˝z Ermenileri, 530 000 evsiz Ermeni’ye yardĂ˝m için çeĂžitli organizasyonlar yapmýÞ, dernekler kurmuĂžlardĂ˝r. Bu olay diaspora Ermenileri’nin ‘yeniden uyanýÞlarĂ˝’ olarak nitelendirilmektedir. Fransa’da yardĂ˝m için bir düzine dernek harekete geçmiĂžtir, bunlar içinde ‘Croix Bleu des Arméniens de  France’ gibi eski dernekler olduĂ°u gibi, ‘Aznavour Pour L’Arménie’, ‘SOS Arménie’ gibi yeni kurulan dernekler de vardĂ˝r. Özellikle sanatçĂ˝ Charles Aznavour’un önderliĂ°inde kurulan ‘Aznavour pour L’Arménie’ 1989’dan beri son derece faal bir Ăžekilde çalýÞmýÞ ve FransĂ˝z kamuoyunda Ermenistan’a karÞý bir sempatinin uyanmasĂ˝nda büyük rol oynamýÞtĂ˝r.

FransĂ˝z Ermenilerinin hayatĂ˝nda Ermenistan’la ilgili son 15 yĂ˝lda önemli geliĂžmeler olmuĂžtur. 1988 depremi, 23 Eylül 1991’de baĂ°Ă˝msĂ˝z Ermenistan’Ă˝n ilanĂ˝ ve Azerbaycan ile yaĂžanan DaĂ°lĂ˝k KarabaĂ° sorunu bunlarĂ˝n arasĂ˝nda sayĂ˝labilir. Ermenistan’Ă˝n kuruluĂžu FransĂ˝z Ermenilerinde yeni bir bölünmeye yol açmýÞtĂ˝r. Bir kĂ˝smĂ˝ Ermenistan’Ă˝n yaĂžamak için komĂžusu Türkiye ile yakĂ˝nlaĂžmasĂ˝ gerektiĂ°ini düĂžünüp, bir Realpolitik duruĂžu savunurken, diĂ°er bir kĂ˝sĂ˝m ne olursa olsun Türkiye ile hiçbir Ăžekilde iliĂžkiyi onaylamamakta, ve Ermenilerin milli davasĂ˝ olan “soykĂ˝rĂ˝m”Ă˝n tanĂ˝nmasĂ˝nĂ˝ her türlü yakĂ˝nlaĂžmaya önkoĂžul olarak görmektedir.

Ermenistan’Ă˝n siyasi geleceĂ°i ile ilgili bölünmeyi önlemek için 1991’de Paris’te ‘Ermeni Dernekleri Forumu’ isimli bir kuruluĂž meydana getirilmiĂžtir.[12] Amaç kilise, siyasi partiler ve bu partilerin etrafĂ˝ndaki eski derneklerin artĂ˝k cevap veremediĂ°i FransĂ˝z Ermenilerini canlandĂ˝rmaktĂ˝r. Günümüzde 1988 depreminden sonra kurulmuĂž 60 kadar Ermeni DerneĂ°i bu foruma üyedir. Forumun kuruluĂžunda üç ana amaç güdülmektedir. Birincisi FransĂ˝z Ermeni topluluĂ°unu resmi olarak temsil edecek bir kurum yaratmak olarak tanĂ˝mlanabilir. Gerçekten de FransĂ˝z siyasal sistemi Türk siyasal sistemine benzer bir Ăžekilde cemaatler üzerine deĂ°il kiĂžiler üzerine kurulmuĂž olduĂ°u için bugüne kadar Ermeni toplumunu resmi olarak temsil eden bir kurum olamamýÞtĂ˝r. Ancak 1990’lardan itibaren Fransa’daki çeĂžitli gruplar, ki bunlarĂ˝n baÞýnda Cezayir, Tunus, Türkiye gibi ülkelerden gelen göçmen gruplarĂ˝ bulunmaktadĂ˝r, bu tip cemaatleĂžme imkanĂ˝nĂ˝ bulmuĂžlardĂ˝r. AynĂ˝ örneĂ°i takip ederek FransĂ˝z Ermenileri de bu Forumla cemaatleĂžme cabasĂ˝ içinde görülmektedirler. Bu çabalarĂ˝n lobicilik faaliyetlerini güçlendireceĂ°i açĂ˝ktĂ˝r. Bu güçlenmenin en büyük kanĂ˝tĂ˝ FransĂ˝z Parlamentosu’ndan geçen “Ermeni SoykĂ˝rĂ˝mĂ˝” Kanunu’dur. KĂ˝sa bir gelecekte bu forumun ABD’deki National Assembly of Armenians kadar güçleneceĂ°i düĂžünülebilir. Bu açĂ˝dan bakĂ˝ldýðýnda Forumun ‘Ermeni DavasĂ˝’na, “soykĂ˝rĂ˝m”Ă˝n tanĂ˝nmasĂ˝, Ermenistan Fransa iliĂžkileri gibi konularda Fransa’da güç kattýðý söylenebilir.[13] Forumun ikinci amacĂ˝ Fransa ErmeniliĂ°i’ni sürdürebilmektir.[14] Hakikaten de Türkiye’den görüldüĂ°ünün aksine Fransa Ermenileri’nin en büyük korkularĂ˝ndan biri asimilasyondur. Bu asimilasyon Ermeni ileri gelenlerinin gözünde ‘dava’nĂ˝n terk edilmesi anlamĂ˝na gelmektedir. Bu yüzden de ErmeniliĂ°i koruyacak her türlü çalýÞma takdir toplamaktadĂ˝r. Gene Ermeni entelektüellerinin gözünde Fransa’da ünlü olmuĂž bir Ermeni asĂ˝llĂ˝ FransĂ˝z’Ă˝n hayattaki amaçlarĂ˝ndan biri ‘Ermeni DavasĂ˝’na faydalĂ˝ olmak olmalĂ˝dĂ˝r. Les Nouvelles D’Arménie isimli dergide yapĂ˝lan bütün röportajlar bu konu üzerinde dönmekte, Ermeni olduĂ°unu açĂ˝k ve net bir Ăžekilde ilan etmeyenler kötü gözle görülmektedir. Mesela asĂ˝l ismini kullanmayan Ermeni asĂ˝llĂ˝ ünlü FransĂ˝z sinema yönetmeni Henry Verneuil’ün Ermeniler’in OsmanĂ˝ ÝmparatorluĂ°u’ndan Marsilya’ya göçünü konu eden Mayrig isimli filmini cemaatin baskĂ˝sĂ˝yla çektiĂ°i bilinen bir gerçektir. Bu açĂ˝dan bakĂ˝ldýðýnda Ermeni ileri gelenlerinin gözünde FransĂ˝z Ermenileri’nin görevi iki tanedir: birincisi asimile olmamak, yani kendi ErmeniliĂ°ini korumak diĂ°eri de ‘davayĂ˝’ FransĂ˝z kamuoyuna mümkün olduĂ°u kadar maletmek.

Son olarak bu forumun amaçlarĂ˝ arasĂ˝nda FransĂ˝z Ermeni cemaatiyle Ermenistan arasĂ˝nda köprü olmak vardĂ˝r. ÇeĂžitli hayĂ˝r faaliyetleri Ermenistan’da bu forum tarafĂ˝ndan organize edilmekte, baĂ°larĂ˝n gevĂžemesine izin verilmemeye çalýÞýlmaktadĂ˝r.

Bütün bu amaçlarĂ˝n önünde, bu forumun baĂž amacĂ˝nĂ˝n Ermeni cemaatini birlik olarak tutmak olduĂ°unu söyleyebiliriz. Ancak bunun için forumun cemaatin güvenini kazanmasĂ˝ gerekmektedir. Ne de olsa partilere baĂ°lĂ˝ dernekler köklü ve tarihi kuruluĂžlardĂ˝r, bu durumda onlarĂ˝n üzerine çĂ˝kmak zor olmaktadĂ˝r. Bu güveni kazanĂ˝p cemaat içinde ve FransĂ˝z kamuoyunda inanĂ˝lĂ˝r olmanĂ˝n tek yolu medyatik olmak gibi görünmektedir. Ýþte bu yüzden de kurulduĂ°undan beri Forum birçok konuda medyada ses getirecek lobicilik faaliyetleri yürütmüĂžtür, AmerikalĂ˝ tarihçi Bernard Lewis’in Le Monde gazetesinde yazdýðý ve “soykĂ˝rĂ˝m”Ă˝ reddeden yazĂ˝sĂ˝ üzerine açĂ˝lan davaya Forum müdahil olarak katĂ˝lmýÞ, ve Lewis aleyhine bir kamuoyu yaratarak, tarihçinin mahkum olmasĂ˝nda önemli katkĂ˝sĂ˝ olmuĂžtur.[15] Gene ünlü FransĂ˝z tarihçi Gilles Veinstein’Ă˝n Collège de France’da kurulacak Türk ve OsmanlĂ˝ ÇalýÞmalarĂ˝ Kürsüsü’ne seçilmesi söz konusu olduĂ°unda, bu tarihçinin 1995’de yazdýðý “Ermeni soykĂ˝rĂ˝mĂ˝”nĂ˝n kesin olmadýðý yönündeki yazĂ˝sĂ˝ tekrar çĂ˝karĂ˝lmýÞ ve kendisine karÞý büyük bir kampanya Forum tarafĂ˝ndan organize edilmiĂžtir. Bütün çabalara karÞýn bugün Gilles Veinstein bu kürsünün baÞýndadĂ˝r. Ancak bu olayda önemli olan, Le Monde, Libération gibi önemli gazetelerin konuya eĂ°ilmeleri ve Ermeni tezlerinin kamuoyunda yankĂ˝lanmasĂ˝nĂ˝ saĂ°lamalarĂ˝dĂ˝r. Bu açĂ˝dan bakĂ˝ldýðýnda Forum, Ermeni cemaatinin güvenini kazanmýÞ, onu resmî olarak temsil etmeye aday olmuĂž görünmektedir. KaldĂ˝ ki, FransĂ˝z Parlamentosu’nda kabul edilen, “Ermeni soykĂ˝rĂ˝mĂ˝”nĂ˝ tanĂ˝yan yasada da Forumun propagandasĂ˝ önemli rol oynamýÞtĂ˝r.[16] Bu propagandayĂ˝ tek parça (monolithique), kemikleĂžmiĂž ve tamamen rasyonel olarak görmek yanlýÞ olur. Þimdi bu konuyu incelemeye çalýÞacaĂ°Ă˝z.

Lobicilik ve Propaganda

Ýlk önce bu iki kavramĂ˝ tarif etmemiz gerekmektedir. Anglosakson ülkelerde pozitif bir kavram, olarak kabul gören lobicilik Latin siyaset kültüründe (ki buna Türkiye’yi de katabiliriz) tam aksine negatif olarak nitelendirilmektedir. Her devirde ve her toplumda baskĂ˝ gruplarĂ˝, çĂ˝kar gruplarĂ˝ ya da güç gruplarĂ˝ olarak nitelendirebileceĂ°imiz topluluklar olmuĂžtur ve olacaktĂ˝r. Mesleki, siyasi, etnik, dinsel veya coĂ°rafi gruplaĂžmalar bu baskĂ˝ gruplarĂ˝na en iyi örnekleri teĂžkil ederler. Hatta daha ileri giderek sanayileĂžme sonrasĂ˝ batĂ˝ toplumlarĂ˝nda zevk ve boĂž zamanlarĂ˝ deĂ°erlendirme açĂ˝sĂ˝ndan bir araya gelenlerin siyasi baskĂ˝ grubu oluĂžturduklarĂ˝ görünebilir, bu duruma en iyi örnek Fransa’daki çok güçlü avcĂ˝lar lobisidir. Gene de lobicilik deyince akla ekonomik çĂ˝kar gruplarĂ˝ ve etnik gruplar gelmektedir. Bu konuda yeni parametre Avrupa BirliĂ°i’dir, çünkü Avrupa BirliĂ°i’nin gerektirdiĂ°i entegrasyon egemenlik kavramĂ˝nĂ˝ merkezi devletten üç ayrĂ˝ güç odaĂ°Ă˝na kademeli olarak geçmesini öngörmektedir. Bunlar da supranasyonal olarak nitelendirilen Avrupa Komisyonu, intranasyonal olarak nitelendirilen üye ülkeler içindeki bölgesel yönetimler ve toprak kavramĂ˝ndan baĂ°Ă˝msĂ˝z olarak sivil toplumdur.[17] Bu durumda Avrupa BirliĂ°i ülkelerinin tümünde lobiciliĂ°in güçlenmesi kaçĂ˝nĂ˝lmazdĂ˝r.

Bu güne kadar siyaset kültürlerinde bireyleri cemaatlerden üstün tutan Fransa gibi ülkelerde bile bölgesel ve etnik cemaatleĂžme artĂ˝k kabul görmeye baĂžlamýÞ görünmektedir. Bölgesel cemaatleĂžmeye Korsika, Alsace ve Bretagne en iyi örnekleri teĂžkil edebilirler. Yine aynĂ˝ ülkede etnik ve dinsel cemaatleĂžme de sancĂ˝lĂ˝ da olsa kabul görmeye baĂžlamýÞtĂ˝r. Müslüman göçmenlerin kurumlaĂžmasĂ˝na göz yumulmakta, hatta bu kurumlaĂžma cesaretlendirilmektedir. Bu çerçevede ABD’de olduĂ°u gibi Fransa’da da bir kurumlaĂžmýÞ Ermeni lobisinin gitgide güçleneceĂ°ini öngörmek zor deĂ°ildir. Daha önemlisi FransĂ˝z kamuoyunun bu faaliyetleri her geçen gün daha çok kabul etmesi ve normal olarak görmesidir.[18] Ýþte bu durumda Fransa’daki Ermeni toplumunun bazĂ˝ kesimlerinin üzerlerine görev olarak aldĂ˝klarĂ˝ Türkiye aleyhine ve Türkiye’nin “soykĂ˝rĂ˝m”Ă˝ tanĂ˝masĂ˝ yönünde propaganda kamuoyunda yankĂ˝ bulmaktadĂ˝r.

Bu aĂžamada propagandadan ne anladýðýmĂ˝zĂ˝ da belirtmek gerekir. KĂ˝saca ‘propaganda’yĂ˝ kamuoyu oluĂžturma olarak tanĂ˝mlayabiliriz. ÇeĂžitli tarifler arasĂ˝nda siyasi açĂ˝dan en geniĂži Ăžudur:

‘Bir memleketin iç ve dýÞ politikasĂ˝na dair herhangi bir davanĂ˝n kazanĂ˝lmasĂ˝nda rolü ve yardĂ˝mĂ˝ olan ĂžahĂ˝slar, zümreler ve kitlelere tesir yapabilecek faaliyetlere propaganda denir’.[19] Bu tarif konumuz olan propaganda çeĂžidine uymaktadĂ˝r. PropagandanĂ˝n amacĂ˝na gelince Osman Özsoy’un tarifi Ăžöyledir: ‘Fertlerin kabule zorunlu olmadĂ˝klarĂ˝ bir düĂžünceyi, istekleriyle kabule, yapmaya zorlanamayacaklarĂ˝ bir hareketi istekleriyle yapmaya yöneltmektir’.[20] Konumuz açĂ˝sĂ˝ndan bu tarifin eksik olduĂ°unu düĂžünüyorum. Son analizde, prensipte fertlerin hiçbir fikri kabule zorunlu olmadĂ˝klarĂ˝nĂ˝ varsayarsak, bu tarifle her açĂ˝klanan düĂžünceyi propaganda olarak nitelendirmemiz gerekir ki bu da abartĂ˝lĂ˝ olur. KaldĂ˝ ki Ermeni propagandasĂ˝nĂ˝n amacĂ˝ fertleri deĂ°il toplumu ve toplum aracĂ˝lýðýyla siyasi erki etkilemektir.  Bu spesifik propagandada fertleri etkilemek amaç deĂ°il ancak araç olarak görülebilir.

Bu düĂžünceler bizi spesifik olarak Fransa Ermeni cemaatinin propagandasĂ˝na getirdi.  Bu propagandanĂ˝n iç içe geçmiĂž iki amacĂ˝ olduĂ°unu söyleyebiliriz. Birincisi her ne yolla olursa olsun, Fransa’nĂ˝n Türkiye devletine “1915 Ermeni soykĂ˝rĂ˝mĂ˝”nĂ˝ tanĂ˝masĂ˝ yolunda baskĂ˝ yapmasĂ˝nĂ˝ saĂ°lamaktĂ˝r. Bu amaç birkaç etaplĂ˝ bir faaliyet planĂ˝ gerektirmektedir. Birinci etap FransĂ˝z kamuoyunu “soykĂ˝rĂ˝m”Ă˝ gerçek ve tarihî bir olay olduĂ°una ikna etmektir, ikinci etap aynĂ˝ kamuoyunun FransĂ˝z Parlamentosu’na, Senato’suna, Hükümeti’ne, FransĂ˝z Þehirlerinin Belediye Meclisleri’ne, kĂ˝sacasĂ˝ devletin bütün organlarĂ˝na baskĂ˝ yapmasĂ˝nĂ˝ saĂ°lamaktĂ˝r. Üçüncü etap adĂ˝ geçen organlarĂ˝n resmî olarak “soykĂ˝rĂ˝m”Ă˝ tanĂ˝malarĂ˝ ve bu yolla onu bir tez halinden meĂžru bir tarihî gerçeĂ°e çevirmeleridir. BilindiĂ°i gibi bu üç etap Fransa’da hemen hemen tamamen gerçekleĂžtirilmiĂž durumdadĂ˝r. Bundan sonrasĂ˝ etaplar Türkiye’ye yöneliktir. Amaç Fransa’nĂ˝n Türkiye’ye siyasî, ekonomik ve psikolojik baskĂ˝ yapmasĂ˝ ve Türkiye devletinin 1915’olaylarĂ˝nĂ˝n bir “soykĂ˝rĂ˝m” olduĂ°unu tanĂ˝masĂ˝nĂ˝ saĂ°lamaktĂ˝r. FransĂ˝z Ermenileri’nin büyük bir çoĂ°unluĂ°u için son amaç bu gibi görünmektedir. Ancak propagandaya hakim çevrelerin (Ermeni politikacĂ˝lar, gazeteciler, dernek ileri gelenleri vs.)  daha ilerki etaplarĂ˝ da hesap ettikleri görünen bir gerçektir. Bu etaplar tanĂ˝nmadan sonra Türkiye’den tazminat talebi ve en nihayet Ermeni literatüründe ‘BatĂ˝ Ermenistan’ olarak nitelendirilen Kars bölgesinin Türkiye’den kopartĂ˝lĂ˝p Ermenistan’a dahil edilmesi olarak basite indirgenebilir.[21] Elbette bu etaplar ütopyadan ileri geçmemektedir.

Ýkinci amaç daha soyut olarak karÞýmĂ˝za çĂ˝kmaktadĂ˝r, Fransa Ermenileri’nin propaganda çalýÞmalarĂ˝ Türkiye’ye karÞý kamuoyu yaratmayĂ˝ genele yaymýÞ durumdadĂ˝r. Yani Türkiye’yi ilgilendiren her konuda Ermeniler Türkiye’yi haksĂ˝z gösterme çabasĂ˝ndadĂ˝rlar. Bu konunun Ermenilerle ilgili olup olmamasĂ˝ bir önem taÞýmamaktadĂ˝r. Amaç ilkel, antidemokratik, vahĂži bir Türk devleti ve bazen de, ki bu en kötüsüdür, bir Türk milleti imajĂ˝nĂ˝ Fransa’da yaymaktĂ˝r. Les Nouvelles d’Arménie isimli aylĂ˝k dergide Türkiye’nin haksĂ˝z olduĂ°u iddia edilen Ăžu konularda makaleleri bulduk:[22] 

- Türkiye ve komĂžularĂ˝yla iliĂžkileri: doĂ°al olarak Ermenistan’Ă˝n da bulunduĂ°u bölgedeki ikili iliĂžkiler dergide önemli bir yer tutmaktadĂ˝r. Ancak ilginç olanĂ˝ Türkiye’nin bölgede yalnĂ˝z, izole ve bütün komĂžularĂ˝yla kötü ve düĂžmanca iliĂžkiler içinde olduĂ°u intibasĂ˝nĂ˝ uyandĂ˝rmak isteĂ°idir. Savunulmak istenen tez açĂ˝kça Türkiye Devleti’nin uzlaĂžmaz, irrédentiste, ve saldĂ˝rgan olduĂ°udur.[23] Türkiye’nin Yunanistan,[24] KĂ˝brĂ˝s,[25] Bulgaristan, Gürcistan, hatta Ýran ve Irak ve Suriye ve a fortiori Ermenistan ile olan iliĂžkilerinde ‘haklĂ˝’ taraf daima Türkiye’nin karÞýsĂ˝ndaki taraftĂ˝r. Bu iliĂžkilerden en çok yer tutanĂ˝ elbette Türkiye ve Azerbaycan iliĂžkiĂžleridir. Ýki ülke tekmiĂž gibi gösterilmekte[26] Ermenistan’Ă˝n ekonomik ve siyasi sorunlarĂ˝ndan mesul gösterilmektedir. (KarabaĂ° sorunu, Türkiye sĂ˝nĂ˝rĂ˝nĂ˝n kapalĂ˝ olmasĂ˝, ambargo, vs.)

- Türkiye Avrupa BirliĂ°i iliĂžkileri: bu konuda makaleler, röpartajlar, araĂžtĂ˝rma yazĂ˝larĂ˝ sayĂ˝sĂ˝z denecek kadar çok karÞýmĂ˝za çĂ˝kmaktadĂ˝r. Genel olarak yayĂ˝lmak istenen tez Türkiye’nin Avrupa BirliĂ°ine ‘layĂ˝k’ olmadýðýdĂ˝r. Yeterince demokratik olmadýðý, ekonomisinin zayĂ˝f olduĂ°u, insan haklarĂ˝ ihlallerinin olduĂ°u en sĂ˝k tekrarlanan tezlerdir.[27] Ama elbette Türkiye AB yakĂ˝nlaĂžmasĂ˝nĂ˝n en önemli önkoĂžulu “soykĂ˝rĂ˝m”Ă˝ tanĂ˝mak olarak gösterilmektedir. Derginin makalelerinden edinilen intiba, eĂ°er bu tanĂ˝nma yapĂ˝lĂ˝rsa diĂ°er negatif kavramlarĂ˝n bir anda silineceĂ°i yolundadĂ˝r. Dergiye göre Türkiye’deki insan haklarĂ˝ sorunlarĂ˝, demokrasi eksikliĂ°i gibi problemlerin kökünde “soykĂ˝rĂ˝m”Ă˝ tanĂ˝mamak gelmektedir. Bu çerçevede Türkiye AB iliĂžkilerindeki bütün sorunlar alkýÞlanmakta,[28] ve bütün yakĂ˝nlaĂžmalar son derece eleĂžtirilmektedir.[29]
- Gene Türkiye aleyhine yazĂ˝larĂ˝n son derece sĂ˝k olarak bulunduĂ°u bir konu Kürt sorunudur. Bu onlarca makalede verilmek istenen fikir, Kürtlerle Ermenilerin «Türkler tarafĂ˝ndan ezilmiĂž birer millet olarak» bir nevi kader birliĂ°i içinde bulunduklarĂ˝dĂ˝r.[30] Türkiye Kürtleri’ne geniĂž desteĂ°in ötesinde PKK’ya ve Abdullah Öcalan’a verilen yer çarpĂ˝cĂ˝dĂ˝r. Özellikle Öcalan’Ă˝n mahkemesinden sonra dergi yargĂ˝nĂ˝n taraflĂ˝ olduĂ°u, PKK Ăžefinin kötü koĂžullarda tutulduĂ°u gibi konulara geniĂž bir yer ayĂ˝rmýÞtĂ˝r.[31] Bu konuda en önemli sonuç Türkiye’nin Kürt sorununun çözülmesi için yapmasĂ˝ gereken ilk Ăžeyin “soykĂ˝rĂ˝m”Ă˝ tanĂ˝masĂ˝ gerektiĂ°i tezidir. Dergiye göre Ankara’nĂ˝n Güney DoĂ°u politikasĂ˝ 1915’in bir devamĂ˝ndan ibarettir. Bütün makale ve röportajlarĂ˝n okunmasĂ˝ndan sonra geriye kalan intiba, Türklerin Kürtlere kötü davranmasĂ˝nĂ˝n « normal » olduĂ°udur. Bu manichéen yaklaÞým diĂ°er azĂ˝nlĂ˝k konularĂ˝nda da kendini göstermektedir.[32] Ýlginç olan nokta derginin Türkiye Ermenileri konusunda son derece sessiz görünmesidir. AnlaÞýlan Fransa Ermenileri Türkiye Ermeni azĂ˝nlýðýnĂ˝ yeterince angaje bulmamakta, azĂ˝nlýðýn “soykĂ˝rĂ˝m”Ă˝n tanĂ˝nmasĂ˝ için çaba göstermemesine, Ankara’nĂ˝n yanĂ˝nda bir tavĂ˝r koymasĂ˝na içerlemektedir. Türkiye Ermeni AzĂ˝nlýðý ile ilgili tek tük yazĂ˝lar daha çok dini konulardadĂ˝r.[33] Oysa bu azĂ˝nlýðýn çeĂžitli sorunlarĂ˝ olduĂ°u bilinmekle beraber, örneĂ°in vakĂ˝f mallarĂ˝ gibi, bu konularda hemen hemen hiç makale bulunmamaktadĂ˝r. Fransa Ermenileri’ne göre diasporanĂ˝n en pasif kĂ˝smĂ˝nĂ˝ Türkiye Ermenileri oluĂžturmaktadĂ˝r.
- Türkiye’nin ekonomik sorunlarĂ˝ hakkĂ˝nda da sĂ˝k sĂ˝k yazĂ˝lar görmekteyiz. Son analizde bu yazĂ˝lardan çĂ˝kan sonuç Türkiye’nin bir mafya ülkesi olduĂ°u, bir ‘muz cumhuriyeti’ konumunda bulunduĂ°u ve bu ekonomik sorunlarĂ˝n gene ‘normal’ olduĂ°udur. Gene dergiye göre bu problemler her halukarda Türkiye’nin bir Avrupa Devleti olmadýðýnĂ˝ göstermektedirler. ÇeliĂžkili olarak, aynĂ˝ dergi Türkiye’yi büyük ve komplocu bir bölgesel güç olarak göstermekten çekinmemektedir. Etnik merkezci (ethnocentrique) bir bakýÞ açĂ˝sĂ˝yla Türkiye’nin bölgedeki her giriĂžimi Ermenistan’a karÞý yapĂ˝lmýÞ olarak gösterilmektedir.[34]
- Ana hatlarĂ˝yla verdiĂ°imiz bu Türkiye ile ilgili haberler ve yorumlar listesine son olarak Türkiye’nin iç politikasĂ˝yla ilgili olanlarĂ˝ da eklemek gerek. Burada önemli olan nokta Ăžudur: bu iç politikayla ilgili yazĂ˝lar Ermenistan iç politikasĂ˝yla ilgili olanlardan az olsa da paradoksal olarak Fransa iç politikasĂ˝yla ilgili olanlardan kat be kat fazladĂ˝r. Öyleki derginin yazarlarĂ˝nĂ˝n siyasal hayatĂ˝ Ermenistan ve Türkiye etrafĂ˝nda dönmektedir. Fransa iç politikasĂ˝na ait haber ve yorumlar sadece ve sadece Türkiye ve Ermenistan’a yönelik ve daha önemlisi “soykĂ˝rĂ˝m”a yönelik yazĂ˝lar halinde yer almaktadĂ˝r. AÞýsĂ˝ saĂ° dýÞýnda siyasi yelpazenin her kesiminden politikacĂ˝yla röportajlar yapĂ˝lmakta ancak sorular sadece “soykĂ˝rĂ˝m” etrafĂ˝nda dönmektedir. Gene de “soykĂ˝rĂ˝m”Ă˝n Fransa tarafĂ˝ndan tanĂ˝nmasĂ˝na yaklaÞýmĂ˝ndan dolayĂ˝ Sosyalist Parti’ye biraz daha az sempati duyulduĂ°u hissedilmektedir.[35] Bu konuya daha sonra geleceĂ°iz.

Son on yĂ˝lda Fransa Ermeni cemaatinin Türkiye’ye karÞý (kelimenin her anlamĂ˝yla) yürüttüĂ°ü propagandaya iki yeni parametre eklenmiĂžtir. Bunlardan birincisi daha önce de kĂ˝saca deĂ°indiĂ°imiz Avrupa BirliĂ°i’nin önemli bir siyasi aktör olarak ortaya çĂ˝kmasĂ˝dĂ˝r. SancĂ˝lĂ˝ hatta chaotique de olsa son on yĂ˝lda Türkiye A.B. iliĂžkilerinin sĂ˝klaĂžtýðý yadsĂ˝namaz, daha doĂ°rusu bu son on yĂ˝lda A.B.’ye entegrasyon Türkiye’nin ‘Devlet PolitikasĂ˝’ haline gelmiĂžtir. Bu durumda FransĂ˝z Ermenileri Türkiye’ye karÞý yeni bir koz elde ettiklerini düĂžünmektedirler. Avrupa BirliĂ°i yeni ve Fransa’dan daha güçlü bir baskĂ˝ organĂ˝ olarak görülmektedir. Bu yüzden de hem Brüksel’e doĂ°ru (Avrupa Komisyonu) hem de Strazburg’a doĂ°ru (Avrupa Parlamentosu) yoĂ°un bir baskĂ˝ baĂžlamýÞtĂ˝r. Bu baskĂ˝nĂ˝n amacĂ˝ Komisyon’un ve Parlamento’nun Türkiye’nin adaylýðýna vazgeçilmez önkoĂžul olarak “soykĂ˝rĂ˝m”Ă˝ tanĂ˝masĂ˝nĂ˝ koymasĂ˝nĂ˝ saĂ°lamaktĂ˝r. Avrupa Parlamentosu’nun kabul ettiĂ°i son raporla bu lobicilik kĂ˝smen amacĂ˝na ulaĂžmýÞtĂ˝r, ancak Parlamento’nun gücü ve yetkileri Brüksel’e nazaran son derece düĂžük olduĂ°undan bu baskĂ˝lar devam etmektedir.

Ýkinci parametre daha da karmaÞýk olarak karÞýmĂ˝za çĂ˝kmakta: baĂ°Ă˝msĂ˝z Ermenistan. Ýlk önce Ăžunu belirtmek gerekir: ne olursa olsun Fransa Ermenileri baĂ°Ă˝msĂ˝z bir ‘Anavatan’a sahip olmaktan gurur duymaktadĂ˝rlar. Özellikle Sovyet ErmenistanĂ˝’na soĂ°uk bakan çevreler Anavatan mitosunu yeniden bulmanĂ˝n sevinci içinde Ermenistan’a sarĂ˝lmýÞ görünmektedirler. Elbette Ermenistan içindeki siyasal rekabetler, oradaki kadar keskin olmasa da Fransa’da da vardĂ˝r. YukarĂ˝da saydýðýmĂ˝z siyasal oluĂžumlar Fransa’da da kĂ˝smen bir bölünmeye yol açmaktadĂ˝r, ancak son analizde Ermenistan’Ă˝n varolmasĂ˝ndan rahatsĂ˝z olan kimse yok gibidir. Ermenistan konusunda en önemli nokta diasporanĂ˝n, özellikle kendini ‘gerçek ve saf Ermeni’ olarak kabul eden Fransa Ermenileri’nin Ermenistan politikasĂ˝nda söz sahibi hatta biraz da güç sahibi olmak istemeleridir.[36] Ermenistan’daki aksak demokrasi rahatça eleĂžtirilmekte, hükümetlerin diasporayla daha yakĂ˝ndan ilgilenmesini istemekte, mafyalaĂžma endiĂžeyle karÞýlanmaktadĂ˝r. Ermenistan hakkĂ˝nda FransĂ˝z Ermenileri’ni en çok üzen iki nokta Ermenistan’Ă˝n her geçen gün biraz daha boĂžalmasĂ˝[37] ve Ermeni hükümetlerinin “soykĂ˝rĂ˝m”Ă˝ yeterince savunmamalarĂ˝dĂ˝r. Birinci konuda, göç nedeniyle giderek aĂ°Ă˝rlaĂžan bu kanamanĂ˝n her ne yolla olursa olsun durdurulmasĂ˝ gerektiĂ°ine herkesin hemfikir olduĂ°unu söyleyebiliriz. Elbette Ermeni yayĂ˝n organlarĂ˝ 1991’den sonra Fransa’dan gidip Ermenistan’a yerleĂženleri birer kahraman olarak tanĂ˝tmakta ve ‘tekrar vatana dönüĂžü cesaretlendirmektedirler, ancak bu yazĂ˝lardan da anlaÞýldýðý gibi bu tip tersine göç vakalarĂ˝ son derece marjinaldir.[38] Cesaretlendirilen baĂžka bir konu da Ermenistan’dan göçü önlemek için bol maddi yardĂ˝m kampanyalarĂ˝dĂ˝r. Bir yardĂ˝m konseri, yardĂ˝m gecesi, müzayede veya yardĂ˝m çaĂ°rĂ˝sĂ˝ olmayan bir ay yok gibidir. Elbette bu kadar çok yardĂ˝m kampanyasĂ˝ Ermenistan’Ă˝n çok fakir ve yaĂžanmasĂ˝ zor bir ülke olduĂ°u imajĂ˝nĂ˝ körüklemekte ve yerleĂžmek isteyenlerin cesaretini kĂ˝rmaktadĂ˝r. Þunu da belirtmek gerekir ki artĂ˝k dördüncü nesile ulaĂžmakta olan bir diasporanĂ˝n tekrar Anavatan’a yerleĂžmesi oldukça zor görünmektedir. KaldĂ˝ ki Fransa gibi sanayi ötesi çaĂ°Ă˝ yaĂžayan bir ülkeden Ermenistan’Ă˝n zor ĂžartlarĂ˝na gitmek kolay iĂž deĂ°ildir. FransĂ˝z Ermenileri’ne göre göçün ana sebebi ekonomi ve bu durumun sorumlusu da Ermenistan’a ambargo uygulayan Türkiye ve Azerbaycan’dĂ˝r. Bu durumda dolaylĂ˝ olarak, ülkenin boĂžalmasĂ˝nĂ˝n sebebi de Türkiye olarak gösterilir. DoĂ°al olarak FransĂ˝z Ermeni Toplumu Ermenistan’a Fransa gözlüĂ°ü ile bakmakta, ekonomik sorunlarĂ˝n dýÞýnda siyasi, jeostratejik ve konjonktürel sorunlarĂ˝n da olduĂ°unu göz ardĂ˝ etmektedir.

Ermeni toplumunu, en azĂ˝ndan bir kĂ˝smĂ˝nĂ˝, endiĂželendiren diĂ°er konu Ermenistan’Ă˝n “soykĂ˝rĂ˝m”Ă˝n Türkiye tarafĂ˝ndan tanĂ˝nmasĂ˝na yapĂ˝lan baskĂ˝da diasporaya nazaran isteksiz ve pasif görünmesidir. Diaspora Ermenistan Devletini ekonomik ve siyasi çĂ˝karlar uĂ°runa soykĂ˝rĂ˝m politikasĂ˝nĂ˝ sulandĂ˝rmakla suçlamaktadĂ˝r. ‘DavanĂ˝n herĂžeyin önünde tutulmasĂ˝nĂ˝ istemekte ve tanĂ˝nma olmadan Türkiye ile herhangi bir iliĂžkiyi hoĂž görmemektedir. Mesela son iki yĂ˝ldĂ˝r çalýÞmaya çalýÞan (!) Türkiye-Ermenistan BarýÞma Konseyi’ne hiç de iyi bir gözle bakĂ˝lmadýðý açĂ˝ktĂ˝r.[39] Bu konseyin Türk üyelerinin Ermenistan’Ă˝ ekonomik vaatlerle aldattýðý ve asĂ˝l konu olan “soykĂ˝rĂ˝m”dan uzaklaĂžtĂ˝rdýðý düĂžünülmektedir. Bu açĂ˝dan bakĂ˝ldýðýnda Fransa Ermeni Toplumu ileri gelenlerinin zor bir durumda olduklarĂ˝nĂ˝ kabul etmek gerekir. Cemaat yaĂžamĂ˝ “soykĂ˝rĂ˝m” ve onun anĂ˝lmasĂ˝ üzerine on yĂ˝llardĂ˝r kurulmuĂžken, Türkiye’nin komĂžusu bir Ermenistan’Ă˝n doĂ°uĂžu daha önce son derece kolay olan tavĂ˝rlarĂ˝ zorlaĂžtĂ˝rmýÞtĂ˝r. “SoykĂ˝rĂ˝m”dan ve bunu çevreleyen toplum yaĂžamĂ˝ndan vazgeçmek imkansĂ˝zken, kendini Ermenistan’Ă˝n bugünkü çĂ˝karlarĂ˝na dahi ters düĂžmek zorunda hissetmektedir. Bu da bir kimlik krizine yol açmakta diaspora ‘diasporaca’ düĂžünmekten ve davranmaktan vazgeçememektedir.

LobiciliĂ°in ve propagandanĂ˝n amaçlarĂ˝nĂ˝ kĂ˝saca irdeledikten sonra, araçlar üzerine de bir kaç bilgi vermek gerek. Daha önce de belirttiĂ°imiz gibi üzerinde düĂžündüĂ°ümüz propagandanĂ˝n üç adresi vardĂ˝r:

Fransa Ermenileri (Asimilasyonu önlemek, ErmeniliĂ°i korumak, Türkiye’ye karÞý yeni  nesiller yetiĂžtirmek.)
FransĂ˝zlar (Türkiye aleyhine kamuoyu oluĂžturmak, Türkiye’yi antipatik göstermek, “soykĂ˝rĂ˝m”Ă˝n varlýðýna inandĂ˝rmak.)
Fransa devleti (Türkiye ile iyi iliĂžkilere girmemek, Türkiye AB iliĂžkilerinde Türkiye aleyhine tavĂ˝r alĂ˝nmasĂ˝nĂ˝ saĂ°lamak, Ermenistan’la iyi iliĂžkiler kurulmasĂ˝nĂ˝ saĂ°lamak, “soykĂ˝rĂ˝m”Ă˝ tanĂ˝mak ve Türkiye’nin tanĂ˝masĂ˝ için siyasi baskĂ˝ yapĂ˝lmasĂ˝nĂ˝ saĂ°lamak.)

Bu üç deĂ°iĂžik adrese üç deĂ°iĂžik araçla hitab edilmekte olduĂ°unu görüyoruz. Fransa Ermeni Cemaatine direk hitap süreli yayĂ˝nlardan geçmektedir. Günümüzde Fransa’da Ermenilerce okunan 3 aylĂ˝k dergi (les Nouvelles d'Arménie, France-Arménie, Azad Magazine), iki haftalĂ˝k dergi (Achkhar, Lettre de l’UGAB) ve iki de günlük gazete bulunmaktadĂ˝r (Gamk ve Haratch). Dergiler FransĂ˝zca veya FransĂ˝zca/Ermenice, gazeteler ise Ermenice yayĂ˝nlanmaktadĂ˝rlar. Bütün bu yayĂ˝nlar, aralarĂ˝nda ideoloji ve strateji farklĂ˝lĂ˝klarĂ˝ olsa da Fransa ErmeniliĂ°i’ni korumayĂ˝ amaçlamakta ve kendi çerçevelerinde ‘dava’ya hizmet ettiklerini savunmaktadĂ˝rlar. Ama bu yayĂ˝nlardan çok sözlü ve aile içi ‘eĂ°itimin’ yeni nesillerin Ermeni karakterlerini korumalarĂ˝nĂ˝ saĂ°ladĂ˝klarĂ˝ ve ‘dava’ya yeni neferler yetiĂždirdiklerini savunabiliriz.[40] Les Nouvelles d’Arménie dergisinde her ay ünlü bir Ermeni asĂ˝llĂ˝ FransĂ˝zla röportaj bulunur. Röportaj yapĂ˝lan kiĂžinin faaliyetleri kĂ˝saca geçildikten sonra bütün sorular bu kiĂžinin ne kadar angaje olduĂ°u, ErmeniliĂ°i’ni nasĂ˝l yaĂžadýðý, “soykĂ˝rĂ˝m” için ne yaptýðý gibi konular etrafĂ˝nda dönmektedir. ErmeniliĂ°e uzak olduklarĂ˝nĂ˝, herĂžeyden önce FransĂ˝z olduklarĂ˝nĂ˝ belirtenler ince bir dille eleĂžtirilmekte, onlara bir çeĂžit Ermenilik dersi verilmektedir. BaĂžarĂ˝lĂ˝ Ermeniler tanĂ˝tĂ˝larak yeni nesillere hem FransĂ˝z, hem Ermeni hem de ünlü ve baĂžarĂ˝lĂ˝ olunulabileceĂ°i aÞýlanmakta, ‘dava’ya hizmet etmemenin son derece ayĂ˝p birĂžey olduĂ°u mesajĂ˝ iĂžlenmektedir.

Genel olarak FransĂ˝z kamuoyuna mesajlar ülkesel basĂ˝n aracĂ˝lýðýyla yapĂ˝lmaktadĂ˝r, Le Monde, Libération, Le Figaro, hatta Le Canard Enchainé gibi kamuoyunda son derece etkili gazetelerde, ülkesel ve bölgesel televizyonlarda, radyolarda sĂ˝k sĂ˝k “Ermeni soykĂ˝rĂ˝mĂ˝”nĂ˝ tanĂ˝tan yayĂ˝nlar yapĂ˝lmakta, konferanslar, kolokyumlar düzenlenmekte, broĂžürler, kitaplar basĂ˝lmakta, konulu veya genel dergilerde makaleler basĂ˝lmaktadĂ˝r. Bunun dýÞýnda onlarca FransĂ˝zca kiĂžisel veya kurumsal Ýnternet sitesi dünyanĂ˝n her yerinden takip edilebilmekte ve bu sitelerde en büyük yeri “soykĂ˝rĂ˝m” iddialarĂ˝ tutmaktadĂ˝r.[41] Bütün bu medya organlarĂ˝nĂ˝ kullanmanĂ˝n bir sonucu olarak Les Nouvelles D’Arménie isimli derginin yaptĂ˝rdýðý bir anketin gösterdiĂ°i sonuçlar ĂžaÞýrtĂ˝cĂ˝ olmamalĂ˝dĂ˝r. Bu anketin Türkiye için önem taÞýyan sonuçlarĂ˝ ĂžunlardĂ˝r:[42]

----------------------------------------------------------------------------------------------

Soru 1:

« Ermeni soykĂ˝rĂ˝mĂ˝’nĂ˝, yani 1915’de Türkiye’de Ermeni nüfusa karÞý yapĂ˝lan kĂ˝yĂ˝mlarĂ˝ biliyor musunuz veya bundan bahsedildiĂ°ini daha önce duydunuz mu ? »

69% Evet,  31% HayĂ˝r

Soru 2:

« Türkiye Devleti’nin resmi olarak Ermenilerin maruz kaldýðý bu soykĂ˝rĂ˝m’Ă˝ hiçbir zaman tanĂ˝madýðýnĂ˝ biliyor musunuz ? »

49 % Evet, 51 % Hayýr

Soru 3:

« Sizce FransĂ˝z otoriteleri bugün[43] Ermenilerin maruz kaldýðý bu soykĂ˝rĂ˝m’Ă˝ resmi olarak tanĂ˝malĂ˝ mĂ˝dĂ˝r ? »

75 % Evet, 14 % Hayýr, 11 % Fikri yok

« BildiĂ°iniz gibi 1939 ve 1945 yĂ˝llarĂ˝ arasĂ˝nda yapĂ˝lan Yahudi soykĂ˝rĂ˝mĂ˝’nĂ˝ reddeden açĂ˝klamalar yapmak FransĂ˝z yasalarĂ˝na göre suçtur. Sizce 1915 Ermeni soykĂ˝rĂ˝m’Ă˝ için de aynĂ˝ Ăžekilde olmalĂ˝ mĂ˝dĂ˝r ? »

79 % Evet, 13 % Hayýr, 11 % fikri yok

Sorulara verilen cevaplardan açĂ˝kça görüldüĂ°ü gibi FransĂ˝z kamuoyu soykĂ˝rĂ˝m’Ă˝n bir gerçek olduĂ°una (tam olarak ne olduĂ°unu bilmese bile, ama bunun hiçbir önemi yoktur) inanmýÞ durumdadĂ˝r.[44] Zaten Fransa’nĂ˝n bunu bir yasayla tanĂ˝masĂ˝ da bunun dolaylĂ˝ bir kanĂ˝tĂ˝dĂ˝r, bu tanĂ˝ma sadece seçim ve oy hesaplarĂ˝yla açĂ˝klanamaz. Ancak unutulmamasĂ˝ gereken unsur, kamuoyu kavramĂ˝nĂ˝n hiçbir zaman kemikleĂžmiĂž olmadýðýdĂ˝r. Kamuoyu devamlĂ˝ bir devinim içinde olup kamuoyu yoklamalarĂ˝ sadece ve sadece o anki düĂžüncelerin fotoĂ°rafĂ˝nĂ˝ çeker. Bu durumda FransĂ˝z halkĂ˝nĂ˝n sonsuza dek ‘Türkiye’ye karÞý’ bir tutum içinde kalacaĂ°Ă˝nĂ˝ düĂžünmek yanlýÞ olduĂ°u gibi tehlikelidir de.

Bu anketteki son soruya dikkati çekmek istiyorum. Hakikaten de Ermeni soykĂ˝rĂ˝mĂ˝’nĂ˝n FransĂ˝z Parlamentosu ve Senatosunda resmi olarak tanĂ˝nmasĂ˝ndan sonra FransĂ˝z Ermenileri’nin yeni propaganda çalýÞmalarĂ˝ soykĂ˝rĂ˝m’Ă˝ reddedenlerin yasayla cezalandĂ˝rĂ˝lmalarĂ˝nĂ˝ saĂ°lamak üzere yoĂ°unlaĂžmýÞtĂ˝r.[45] BilindiĂ°i gibi Fransa’da Yahudi soykĂ˝rĂ˝mĂ˝nĂ˝ açĂ˝kça reddetmek hatta bu soykĂ˝rĂ˝mĂ˝ rölativize eden makale, kitap, bilimsel çalýÞma yapmak Gayssot kanunuyla[46] cezalandĂ˝rĂ˝lmaktadĂ˝r. Ermeni lobisinin Fransa’daki yeni amacĂ˝ bu güne kadar sadece Yahudilere uygulanan katliamĂ˝ reddetmeyi kapsayan bu yasanĂ˝n çerçevesini geniĂžletmek ve “Ermeni soykĂ˝rĂ˝mĂ˝”na da uygulanĂ˝r hale getirmektir. Tarihçi Bernard Lewis’e açĂ˝lan davada,[47] gene tarihçi Gilles Veinstein’a karÞý yapĂ˝lan propagandada[48] amaç bu yönde bir ilk, bir jurisprudence, oluĂžturmak gibi görünmektedir. Bu gerçekleĂžtirildiĂ°i takdirde, en azĂ˝ndan Fransa’da, Tükiye’nin on yĂ˝llardĂ˝r savunduĂ°u ‘Tarih’in tarihçilere bĂ˝rakĂ˝lmasĂ˝’ tezi tamamen kadük hale gelecek, “soykĂ˝rĂ˝m” kavramĂ˝ tarih çerçevesinden siyaset çerçevesine geçiĂžini tamamladĂ˝ktan sonra daha da katĂ˝ olan hukuk çerçevesine geçecektir.  Söylemek istediĂ°im, Fransa devletinin “soykĂ˝rĂ˝m”Ă˝ tanĂ˝masĂ˝yla Ermeni LobiciliĂ°inin bitmediĂ°idir.

Son olarak propagandanĂ˝n adresi FransĂ˝z yönetim ve Devlet mekanizmasĂ˝dĂ˝r. Les Nouvelles d’Arménie dergisinde yer alan politikacĂ˝ röportajlarĂ˝ Ermeni cemaatinin her ne partiden olursa olsun, FransĂ˝z iç politikasĂ˝ hakkĂ˝nda pozisyonu ne olursa olsun, bütün siyasi erk sahibi kiĂži ve kurumlarĂ˝n ‘dava’ hakkĂ˝nda görüĂžlerinin alĂ˝ndýðý hatta daha ileri gidilerek bu kiĂžilerin angaje olmasĂ˝ için bir nevi baskĂ˝ yapĂ˝ldýðý açĂ˝kça görülmektedir. Belediye BaĂžkanlarĂ˝, Milletvekilleri, Bakanlar, seçimlere aday olanlar, sendikacĂ˝lar, Dernek BaĂžkanlarĂ˝ vb. Ermeniler, Ermeni “soykĂ˝rĂ˝mĂ˝”, Ermenistan ve Fransa-Türkiye iliĂžkileri konusunda sorulara tabi tutulmakta, bu konular hakkĂ˝nda hiç düĂžünmemiĂž olsalar da röportaj esnasĂ˝nda kendilerini Türkiye aleyhinde pozisyon almak zorunda hissetmektedirler. Bu baskĂ˝ya direndikleri takdirde ‘gazetecinin’ sorularĂ˝ sertleĂžmekte, soru olmaktan çĂ˝kĂ˝p bir ahlak dersi haline gelmekte, röportaj yapĂ˝lan politikacĂ˝ kendini defansif bir durumda bulmaktadĂ˝r. 1994’den 2001’e kadar adĂ˝ geçen dergide yer alan yazĂ˝larĂ˝n niceliĂ°i ve niteliĂ°i, FransĂ˝z politikacĂ˝larĂ˝nĂ˝n ne kadar çok önemsendiĂ°ini gösterebilir:[49]

Ségolène Royale, Deux-Sèvres milletvekili, eski Sosyalist Bakan[50]

Lionel Jospin, CumhurbaĂžkanlýðý seçimine sosyalist aday[51]

Edouard Balladur, CumhurbaĂžkanlýðý seçimine saĂ° aday[52]

Michel Barnier, Avrupa Ýþleri Bakaný[53]

François Mitterrand, CumuhurbaĂžkanĂ˝[54]

François Rochebloine, Fransa Parlamentosu’nda Fransa Ermenistan Dostluk Grubu BaĂžkanĂ˝[55]

Patrick Devedjian, Antony Belediye BaĂžkanĂ˝ ve Milletvekili[56]

Laurant Fabius, eski BaĂžbakan, Mecliste Sosyalist Grubu BaĂžkanĂ˝[57]

Robert Hue, FransĂ˝z Komünist Partisi Birinci Sekreteri[58]

Gilles de Robien, Amiens Belediye BaĂžkanĂ˝ ve Milletvekili, Mecliste UDF (Merkez SaĂ°) partisinin Grup BaĂžkanĂ˝[59]

Philippes De Villers, Mouvement Pour la France Partisi BaĂžkanĂ˝ (Milliyetçi SaĂ°), Avrupa Parlamentosu Milletvekili[60]

François Rochebloine, Loire Milletvekili, Loire Bölgesi genel Konseyi BaĂžkan YardĂ˝mcĂ˝sĂ˝[61]

André Santini, Issy-Les-Moulineaux Belediye BaĂžkanĂ˝ ve Milletvekili[62]

Paul Mercieca, Alfortville Milletvekili[63]

Patrick Devedjian, Antony Belediye BaĂžkanĂ˝ ve Milletvekili[64]

Jean-Pierre Foucher, Clamar Belediye BaĂžkanĂ˝ ve Milletvekili[65]

Jean-Paul Bret, Sosyalist Milletvekili, Villurbane Belediye BaĂžkan YardĂ˝mcĂ˝sĂ˝, Fransa Parlamentosu’nda Fransa Ermenistan Dostluk Grubu BaĂžkanĂ˝[66]

Jacques Oudin, Vendée Senatörü, Senatoda Fransa Ermenistan Dostluk Grubu BaĂžkanĂ˝[67]

Jacques-Richard Delong, Haute Marne Senatörü, Fransa-Türkiye Dostluk Grubu BaĂžkanĂ˝[68]

François Bayrou, Eski Bakan, UDF Partisi BaĂžkanĂ˝[69]

Pierre Lelouche, Paris Milletvekili[70]

François Hollande, Sosyalist Parti Birinci Sekreteri[71]

Noël Mamere, Gironde Milletvekili (YeĂžiller)[72]

Philippes Douste Blazy, Lourdes Belediye BaĂžkanĂ˝ ve Milletvekili[73]

Alain Krivine, Avrupa Parlamentosu Milletvekili, Lutte Communiste Revolutionnaire (Troçkist parti) sözcüsü[74]

Jack Lang, Blois Belediye BaĂžkanĂ˝ ve milletvekili, eski sosyalist kültür bakanĂ˝[75]

Philippe De Villiers, Vendée Miletvekili, RPF Partisi ikinci BaĂžkanĂ˝[76]

Jean Tibéri, Paris Belediye BaĂžkanĂ˝[77]

Christian Poncelet, Senato BaĂžkanĂ˝[78]

Jean-Paul Bret, Fransa Parlamentosu’nda Fransa Ermenistan Dostluk Grubu BaĂžkanĂ˝[79]

François Rochebloine, Loire Milletvekili[80]

Jean-Claude Gaudin, Marsilya Belediye BaĂžkanĂ˝ ve Milletvekili[81]

Bertrand Delanoë, Paris Belediye Meclisi Sosyalist Grubu BaĂžkanĂ˝[82]

Patrick Devedjian, Antony Belediye BaĂžkanĂ˝ ve Milletvekili[83]

Hélène Luc, Val de Marne Senatörü ve Komünist Grubu BaĂžkanĂ˝[84]

Jean-Paul Bret, Fransa Parlamentosu’nda Fransa Ermenistan Dostluk Grubu BaĂžkanĂ˝[85]

Marie Anne Isler Béguin, Avrupa Parlamentosu Milletvekili (YeĂžiller)[86]

André Santini, Issy-Les-Moulineaux Belediye BaĂžkanĂ˝[87]

GörüldüĂ°ü gibi siyaset yelpazesinin her tarafĂ˝ndan politikacĂ˝larĂ˝n görüĂžleri alĂ˝nmakta, konuyla ilgili olmalarĂ˝ saĂ°lanmaktadĂ˝r. Bütün bu politikacĂ˝larĂ˝n dýÞýnda, sĂ˝k sĂ˝k Ermeni yayĂ˝n organlarĂ˝nda Milletvekili ve Senatörlerin adresleri verilmekte ve FransĂ˝z Ermenileri’nden bu politikacĂ˝lara baskĂ˝ yapmalarĂ˝ istenmektedir[88]. Bu baskĂ˝ özellikle “Ermeni soykĂ˝rĂ˝mĂ˝”nĂ˝ tanĂ˝yan yasa parlamentodan geçip[89] Senato’da görüĂžülmeyi beklerken yoĂ°unlaĂžmýÞtĂ˝r. Büyük gösteriler düzenlenmiĂž (11 Mart 2000’de 12 000 kiĂži Paris’te yürüyüĂž yapmýÞtĂ˝r[90]) « La Turquie massacre, le Sénat enterre » (Türkiye kĂ˝yĂ˝yor, Senato gömüyor) gibi hem Türkiye’yi hem de FransĂ˝z devletini rencide eden sloganlar kullanĂ˝lmýÞtĂ˝r. Bu baskĂ˝lara herhangi bir politikacĂ˝nĂ˝n dayanmasĂ˝ elbette söz konusu olamazdĂ˝. Sonunda 8 KasĂ˝m 2000’de Senato 164 Evet 40 HayĂ˝r oyla yasayĂ˝ kabul etti.[91] 18 Ocak 2001 tarihinde Senato ve Parlemento’nun toplamĂ˝ olan Milli Meclis yasayĂ˝ oybirliĂ°i ile kabul etmiĂžtir.[92] Bu olayĂ˝n Fransa’da herkes tarafĂ˝ndan iyi bir gözle görüldüĂ°ünü söylemek yanlýÞ olur. Ýtirazlar, eleĂžtiriler olmuĂžtur[93] ancak gene de FransĂ˝z kamuoyunun bu kararĂ˝ fazla bir tepki göstermeden kabul ettiĂ°ini de belirtmek gerekir. Bu kabulden sonra, daha önce de dediĂ°imiz gibi, Ermeni lobisinin iki amacĂ˝ devam etmektedir, birincisi “soykĂ˝rĂ˝m”Ă˝ Türkiye’nin tanĂ˝masĂ˝ için Fransa’nĂ˝n ve Avrupa’nĂ˝n Ankara’ya baskĂ˝ yapmasĂ˝nĂ˝ saĂ°lamak - ve bunun sonucu olarak réparation (tamir) yani tazminat isteyebilmek, ikincisi ise Fransa’da “soykĂ˝rĂ˝m”Ă˝ reddedenlerin yasayla cezalandĂ˝rĂ˝lmasĂ˝nĂ˝ elde etmektir.[94] AyrĂ˝ca diĂ°er ülkelerin ve Ăžehirlerin “soykĂ˝rĂ˝m”Ă˝ tanĂ˝malarĂ˝ yakĂ˝ndan izlenmekte,[95] baskĂ˝lar ve propaganda Avrupa Parlamentosu’na yönelmektedir.[96]

Sonuç

Bu yazĂ˝yĂ˝ önemli bir noktaya dikkat çekerek bitirmek istiyorum. Fransa kamuoyunda Ermenilere karÞý bir sempati duyulduĂ°u bir gerçektir. Bu sempatinin nedenleri hem sosyolojik, hem güncel, hem de tarihseldir. Sosyolojik olarak FransĂ˝z kamuoyunun SilahlĂ˝ Mücadeleye, terörizm de olsa genel olarak sĂ˝cak baktýðýnĂ˝ söylemek herhalde yanlýÞ olmaz. FKÖ, IRA, ETA, PKK gibi örgütlerin faaliyetleri bir kĂ˝sĂ˝m FransĂ˝z tarafĂ˝ndan kurtuluĂž faaliyetleri olarak nitelendirilmekte ve Türkiye, Ýspanya, Ýngiltere gibi ülkelerde çektikleri tepkiyi Fransa’da çekmemektedirler. Hatta Korsika’daki FLNC örgütünün terörü bile kamuoyunun bir kĂ˝smĂ˝nda onay bulmaktadĂ˝r. Bu baĂ°lamda ASALA gibi bir örgütün iĂžlediĂ°i cinayetler beklenen tepkiyi çekmemiĂž, Orly olayĂ˝ndan sonra dahi Ermeni teröristler ‘kötüler’ kategorisine tamamen girmemiĂžlerdir. Bu teröristlerin en ünlülerinden Varoujan Garabedian yakĂ˝n bir tarihte, 18 yĂ˝l hapis yattĂ˝ktan sonra serbest bĂ˝rakĂ˝labilmiĂž ve Ermenistan’a yerleĂžmiĂž, böylece son Asala teröristi de FransĂ˝z hapishanelerini terk etmiĂž[97] ancak kamuoyundan hiçbir negatif tepki gelmemiĂžtir.

Bu sempatinin altĂ˝nda son derece popüler ve sevilen Ermeni asĂ˝llĂ˝ FransĂ˝zlarĂ˝n yattýðý da düĂžünülebilir. SanatçĂ˝ Charles Aznavour, sinema yönetmenleri Henri Verneuil ve Robert Guédiguian, televizyon haber spikeri Daniel Bilalian, futbolcular Youri Djorkaeff ve Alain Boghossian bunlara verilebilecek güncel örneklerden sadece birkaçĂ˝dĂ˝r. Ama bütün bu ünlüler tek baĂžlarĂ˝na « ian » ekli isimli kiĂžilere Fransa’da duyulan sempatiyi açĂ˝klamaya yetmez. Bunun bilinçaltĂ˝ndaki tarihi kökünün Michel Manoukian olduĂ°unu düĂžünmekten kendimi alamĂ˝yorum. 15 yaÞýnĂ˝n üzerindeki bütün FransĂ˝zlar bu ismi duymuĂžlardĂ˝r. Nazi iĂžgali sĂ˝rasĂ˝nda iĂžbirlikçi Vichy hükümetinin öldürdüĂ°ü ve bunu ‘KĂ˝rmĂ˝zĂ˝ AfiĂžlerle’ (Affiche rouge) duyurduĂ°u bu Ermeni asĂ˝llĂ˝ komünist direniĂžçi FransĂ˝zlar’Ă˝n bilinçaltĂ˝nda özgürlük, direniĂž, kahramanlĂ˝k, ve Ăžehit olmak gibi pozitif kavramlarla özdeĂžleĂžmiĂžtir. Dikkat edilirse baĂžta adĂ˝ geçen Manoukian olmak üzere bütün bu kiĂžiler Ermeni olduklarĂ˝ için deĂ°il yaptĂ˝klarĂ˝ Ăžeyler sebebiyle Fransa’da popülerdirler, dolayĂ˝sĂ˝yla bu kiĂžilere karÞý duyulan münferit sempati bütün bir topluma dolaylĂ˝ bir yoldan yansĂ˝maktadĂ˝r.

Sonuç olarak Ăžunu söylemek istiyorum. Birçok Ermeni’nin samimi olarak “soykĂ˝rĂ˝m”Ă˝n varlýðýna inandĂ˝klarĂ˝ ve sosyologlarĂ˝n ‘yas çalýÞmasĂ˝’ (Travail de deuil)  olarak nitelendirdikleri psikolojik kiĂžisel çalýÞmayĂ˝ baĂžlatmak için Türkiye’nin bu olayĂ˝ tanĂ˝masĂ˝nĂ˝ bekledikleri söylenebilir. Bu kiĂžilerin ferdi olarak Türkiye’den maddi bir talepleri olduĂ°unu ya da Türklerden bütünsel olarak nefret ettiklerini düĂžünmüyorum. Sorun diasporanĂ˝n içindeki lobicilik ve propaganda çalýÞmalarĂ˝nĂ˝ elinde tutan ileri gelenlerin “soykĂ˝rĂ˝m”Ă˝, daha doĂ°rusu “soykĂ˝rĂ˝m” propagandasĂ˝nĂ˝ kendileri için bir varoluĂž sebebi haline getirmiĂž olmalarĂ˝dĂ˝r. Bu olay o kadar kemikleĂžmiĂžtir ki sancĂ˝lĂ˝ Türkiye Ermenistan yakĂ˝nlaĂžma çalýÞmalarĂ˝ bile bu kesim tarafĂ˝ndan iyi bir gözle görülmemektedir.


[1] DiĂ°er bir terminolojik güçlük 1915 olaylarĂ˝nĂ˝ nitelendirmede karÞýma çĂ˝ktĂ˝. AĂžaĂ°Ă˝daki makale iki tezden birini savunmak amacĂ˝yla yazĂ˝lmamýÞtĂ˝r, varoluĂž sebebi bu olmadýðý gibi iki tezden birinin ‘ispat’ edildiĂ°i deliller de içinde bulunmamaktadĂ˝r. Ýþte bu yüzden yazĂ˝ boyunca “soykĂ˝rĂ˝m” terimi tĂ˝rnak içinde kullanĂ˝lacaktĂ˝r. 
[2] Les Nouvelles d’Arménie, Ekim 2000, s.35.
[3] « Sur la route avec les émigrés clandestins » in Les Nouvelles d’Arménie, MayĂ˝s 20001, s. 12-21.
[4] Hovanessian Martine, Les Arméniens et leurs territoires, Paris : Autrement, 1995, s. 32.
[5] Ter Minassian Anahide, « Les Arméniens de Paris depuis 1945 » in Le Paris des étrangers, Paris : publications de la Sorbonne, 1994, s. 205-239.
[6] La Lettre de l'U.G.A.B, 15 Temmuz 1995, s. 2
[7] Hovanessian Martine, Le lien communautaire, trois générations d'Arméniens, Paris : Armand Colin, 1992, s. 122.
[8] Nor Seround TaĂžnak Partisi’nin gençlik koludur. Bir çok panel bu teĂžkilat tarafĂ˝ndan organize edilir. Fransa ileri gelenlerinin davet edildiĂ°i bu haftalĂ˝k panellerin konusu ‘tekrar birleĂžmiĂž’ Ermenistan üzerinedir. Lobcilik faaliyetleri oldukça ileridir.
[9] « La Croix Bleu des Arméniens de France », TaĂžnak Partisi’nin bir organĂ˝dĂ˝r, 99 %’u kadĂ˝n olmak üzere bin kadar üyesi vardĂ˝r. 18 Ăžubesi bütün Fransa’yĂ˝ kapsar. Dil, dans, tiyatro,  koro dersleri düzenler ayrĂ˝ca birçok konferans, seminer de bu dernek tarafĂ˝ndan düzenlenmektedir. Çocuk kamplarĂ˝, yaĂžlĂ˝ Ermenilere yardĂ˝m gibi faaliyetleri de vardĂ˝r.
[10] Ýlk önce TaĂžnak Partisi’nin inisiyatifiyle kurulan ‘Ermeni Kültür Evleri’ günümüzde Fransa’nĂ˝n bütününe yayĂ˝lmýÞ olarak çalýÞmaktadĂ˝rlar. Ancak Fransa topraklarĂ˝ndaki on kadar evin birkaçĂ˝ TaĂžnak’Ă˝n kontrolünden çĂ˝kmýÞtĂ˝r. En aktifi Paris banlĂ˝yösündeki Alfortville’de bulunan evdir. 1977 yĂ˝lĂ˝nda 7 öĂ°renciyle kurulan bu ev bugün 200 öĂ°renciye ulaĂžmýÞ, 20’den fazla devamlĂ˝ aktiviteler sunmaktadĂ˝r. Bu evler de Ermeni kimliĂ°ini korumada ve lobicilik faaliyetlerinde önemli bir rol oynamaktadĂ˝rlar. Alfortville’deki Ermeni Kültür Evi’nin dinamik olmasĂ˝nĂ˝n baĂžlĂ˝ca sebebi bu Ăžehrin belediyesinden büyük destek almasĂ˝dĂ˝r, bu küçük Ăžehrin nüfusunun 1/6’sĂ˝nĂ˝n Ermeni asĂ˝llĂ˝ olduĂ°unu unutmamak gerekir.
[11] Ermeni Ýzcileri sportif müsabakalarla gençleri kendine çekebilmektedir. Avrupa’ya ve Amerika’ya yerleĂžmiĂž 57 Ăžubesi bulunur. Son derece güçlü bir iliĂžkiler aĂ°Ă˝na sahiptir. Bütün Ăžubeler ‘Homenetmen’ isimli bir merkezden yönetilir.
[12] « Les associations arméniennes ont décidé d'évoluer vers une structure à l'image du Conseil représentatif des institutions juives de France (Crif) », Libération, 22.02.2001.
[13] « Etats-Unis : un modèle à méditer. Lobbying mode d’emploi » in Les Nouvelles d’Arménie, MayĂ˝s 1996, s. 8-9.
[14] La Lettre de l’UGAB, 15 Temmuz 1995, s. 2.
[15] « Procès Lewis » in Les Nouvelles d’Arménie, AralĂ˝k 1994, s. 17.
[16] Forum’un çalýÞmalarĂ˝nĂ˝n geniĂž bir özeti içim bakĂ˝nĂ˝z : « Les 3 ans du Forum » in Les Nouvelles d’Arménie, haziran 1996, s. 30-31.
[17] AB’deki lobicilik faaliyetleri hakkĂ˝nda bakĂ˝nĂ˝z, Quermonne Jean-Louis, Le système de l’Union européenne, Paris : Montchrestien, 1994, s. 93.
[18] Fransa’daki lobicilik faaliyetlerinin geliĂžimi üzerine bakĂ˝nĂ˝z Lamarque Gilles, Le Lobbying, Paris : Presses Universitaires de France, 1994.
[19] BaÞdoðan Ferhat, Propaganda, Ankara : kara Kuvvetleri Komutanlýðý yayýnlarý, 1960, s. 3.
[20] Özsoy Osman, Propaganda ve Kamuoyu oluĂžturma, Ýstanbul : Alfa, 1998, s. 7.
[21] « Séparer les bourreaux et les victimes » in Les Nouvelles d’Arménie, Haziran 1995, s. 40-41
[22] Bu aĂžamada önemli birkaç noktayĂ˝ belirtmek gerekir. Les Nouvelles d’Arménie isimli dergi 1994’den beri aylĂ˝k olarak yayĂ˝nlanmakta ve sert sayĂ˝labilecek bir çizgiye sahiptir. Sadece abonelere gönderilen kuĂže kaĂ°Ă˝da basĂ˝lĂ˝, tamamen FransĂ˝zca, bol reklam içeren bir dergidir. Hitab ettiĂ°i topluluk FransĂ˝z kamuoyu deĂ°il FransĂ˝z Ermenileri’dir. Bu satĂ˝rlarĂ˝n yazarĂ˝ gibi bir avuç araĂžtĂ˝rmacĂ˝ dýÞýnda dergiyi sürekli okuyanlar genelde genç nesil Ermeniler’dir. KĂ˝sacasĂ˝ bu dergide yayĂ˝lan kötü Türkiye imajĂ˝ FransĂ˝zlar’Ă˝ deĂ°il FransĂ˝z Ermenileri’ni etkilemektedir ki yeni nesil Ermeniler’in Türkiye’ye ve Türkler’e bakýÞ açĂ˝sĂ˝nĂ˝ deĂ°iĂžtirmelerine engel olmaktadĂ˝r.
[23] « Turquie et ses voisins : le torchon brûle » in Les Nouvelles d’Arménie, MayĂ˝s 1996, s. 27.
[24] « Le retour des tensions gréco-turques » in Les Nouvelles d’Arménie, AralĂ˝k 1994, s. 32-33, « Tensions en Mer Egée » in Les Nouvelles d’Arménie, Mart 1996, s. 22.
[25] « Une République bananière au cœur de la Méditerranée : les multiples casinos de la zone occupée servent au blanchiment de l’argent sale de la mafia turque » in Les Nouvelles d’Arménie, Haziran 2000, s. 20, « Chypre : Ankara cloué au pilori » in Les Nouvelles d’Arménie, Haziran 2001, s. 12.
[26] Les Nouvelles d’Arménie, KasĂ˝m 1994, s. 16-19.
[27] Les Nouvelles d’Arménie, Þubat 1995, s. 18.
[28] « Le camouflet des Quinze : l’Europe ferme ses portes à la Turquie » in Les Nouvelles d’Arménie, Þubat 1998, s 24-25.
[29] « Turquie: quelle place en Europe ? Contradiction entre la Commission européenne et le Parlement de Strasbourg sur les conditions de l’intégration d’Ankara » in Les Nouvelles d’Arménie, AralĂ˝k 2000, s. 32-35.
[30] « Arménie-Kurdistan : une alliance naturelle » in Les Nouvelles d’Arménie, Ocak 1996, s. 22-23, « Tous avec le PKK » in Les Nouvelles d’Arménie, Nisan 1999, s. 8-9.
[31] « Abdullah Öcalan va mal » in Les Nouvelles d’Arménie, Temmuz-AĂ°ustos 2000, s. 11.
[32] « Anatolie où sont tes enfants Grecs ? » in Les Nouvelles d’Arménie, MayĂ˝s 2000, s. 8.
[33] « Décès de Sa Béatitude karékine II : la communauté d’Istanbul en deuil » in Les Nouvelles d’Arménie, Nisan 1998, s. 34-35.
[34] «Gaz Turkmène et allumettes turques » in Les Nouvelles d’Arménie, KasĂ˝m 2000, s. 7.
[35] «SoykĂ˝rĂ˝m »Ă˝n Fransa Parlamentosu’nca tanĂ˝nmasĂ˝ndan önce yazĂ˝lan bir yazĂ˝da, ünlü bir western filmine atĂ˝fta bulunarak bazĂ˝ milletvekilleri ‘iyi’ (ki hepsi saĂ° kanattan), bazĂ˝larĂ˝ ‘haydut’ (ki hepsi Sosyalist Partiden) ve bazĂ˝larĂ˝ da ‘kaba’ (ki hepsi diplomasiye yakĂ˝n milletvekillerinden) olarak nitelendirilmektedir, «Les bons, les truands et les brutes » in Les Nouvelles d’Arménie, Haziran 1998, s. 4-6.
[36] « Arménie-Diaspora » in Les Nouvelles d’Arménie, Eylül 2001, s. 74.
[37], « Hémorragie » in Les Nouvelles d’Arménie, MayĂ˝s 20001, s. 22-25.
[38] « Portrait de trois femmes qui ont choisi de travailler en Arménie : il faut y aller » in Les Nouvelles d’Arménie, Þubat 1996, s. 14-15.
[39] « Le dialogue arméno-turc » in Les Nouvelles d’Arménie, Ocak 2000, s. 32-35, « Dialogue de demi-sourds » in Les Nouvelles d’Arménie, Temmuz-AĂ°ustos 2000, s. 34-35.
[40] Bu konuda detaylĂ˝ bir çalýÞma için bakĂ˝nĂ˝z Hovanessian Martine, Le lien communautaire, trois générations d’Arméniens, Paris : Armand Colin, 1992.
[41] Ermenilere göre 650’den çok kurumsal ve kiĂžisel Ermeni Ýnternet sitesi “soykĂ˝rĂ˝m”Ă˝ tanĂ˝tmakta ve Türkiye karÞýtĂ˝ propagandaya katĂ˝lmaktadĂ˝r, Les Nouvelles d’Arménie, Ocak 2000, s. 11-15, bizim görebildiĂ°imiz siteler arasĂ˝nda ĂžunlarĂ˝ sayabiliriz :
www.armenews.com (Les nouvelles d’Arménie dergisinin sitesi)
www.acam-france.org (Association Culturelle Arménienne de Marne-la-Vallée derneĂ°i)
www.agbu.org (Armenian General Benevolent Union)
http://giia.armenweb.org (Groupement International Interprofessionnel Arménien)
www.internews.am (Internews Armenia)
www.armenpress.am (Armenian News Agency)
http://com24.armenweb.org (Conseil de coordination des organisations arméniennes de France)
www.cdca.asso.fr (Comité de défense de la cause arménienne)
www.guiank.com (Amicale des Arméniens de Toulouse Midi-Pyrénées)
www.ifrance.com/japel (association artistique arménienne)
http://azadakroutioun.free.fr (Association d’Aide et de Coopération à l’Arménie)
www.netarmenie.com
http://mattlnp.free.fr/index.htm (Educational Link and Entertainment For Armenian New Talents)
http://perso.club-internet.fr/sarafian (France-Arménie)
[42] Les Nouvelles d’Arménie, Nisan 1996, s. 4-9. Anket son derece ciddi ve tanĂ˝nmýÞ bir kurum olan Louis Harris firmasĂ˝na yaptĂ˝rĂ˝lmýÞtĂ˝r.
[43] 1996’da yani bu tanĂ˝nma henüz yapĂ˝lmamýÞken.
[44] Son derece popüler olan ve her akĂžam milyonlarca FransĂ˝z’Ă˝n seyrettiĂ°i Haber sunucusu Patrick Poivre d’Arvor « Je pense que le génocide des Arméniens est maintenant quelque chose d’entendu dans l’esprit des Français » (FransĂ˝zlarĂ˝n artĂ˝k Ermeni SoykrĂ˝mĂ˝’nĂ˝ bilinen bir Ăžey olarak kabul ettiklerini düĂžünüyorum) demektedir, in Les Nouvelles d’Arménie, Nisan 2001, s. 40-41.
[45] La lettre de l’UGAB, 12 Ocak 2002.
[46] Fransa’da kanunlar kanunu sunan milletvekilinin ismiyle anĂ˝lĂ˝rlar.
[47] « Le procès de Bernard Lewis. Le génocide et la loi française » in Les Nouvelles d’Arménie, KasĂ˝m 1994, s, 8-13.
[48] « Gilles Veinstein élu de peu » in Les Nouvelles d’Arménie, Ocak 1999, s. 34-35.
[49] AynĂ˝ kiĂžiyle birkaç defa röportaj yapĂ˝lmýÞ olabilir, dikkat edilirse kiĂžinin siyasi görevi ve dolayĂ˝sĂ˝yla gücü deĂ°iĂžmiĂžtir, ayrĂ˝ca Ăžunu da belirtmek gerekir ki bu yazĂ˝larĂ˝n bir kĂ˝smĂ˝ röportaj deĂ°il politikacĂ˝nĂ˝n kendi kaleminden çĂ˝kan makalelerdir.
[50] « Elle porte plainte contre la Turquie » in Les Nouvelles d’Arménie, Ocak 1995, s. 22-23.
[51] « Le candidat de la gauche s’adresse aux Arméniens » in Les Nouvelles d’Arménie, Nisan 1995, s. 32-33.
[52] « Edouard Balladur s’adresse à la communauté » in Les Nouvelles d’Arménie, MayĂ˝s 1995, s. 34-35.
[53] « De retour d’Arménie, le Ministre des Affaires européennes nous livre ses impressions », Les Nouvelles d’Arménie, AralĂ˝k 1995, s. 30-31.
[54] « Mitterrand et les Arméniens »  in Les Nouvelles d’Arménie, Þubat 1996, s. 4-5 (bu makalede François Mitterrand’Ă˝n Haratch gazetesine 23 Nisan 1981’de verdiĂ°i bir demeç de yer almaktadĂ˝r)
[55] « Le Président du groupe d’amitié France Arménie au Parlement » in Les Nouvelles d’Arménie, Mart 1996, s. 26-27.
[56] Les Nouvelles d’Arménie, Nisan 1996, s. 10 (Ermeni toplumunun tek milletvekili olduĂ°undan dolayĂ˝ Patrick Devedjian’la birçok röportaj yapĂ˝lmýÞtĂ˝r, Ermeni lobisinin en önemli kiĂžiliklerindendir)
[57] Les Nouvelles d’Arménie, Nisan 1996, s. 11.
[58] Les Nouvelles d’Arménie, Nisan 1996, s. 12.
[59] Les Nouvelles d’Arménie, Nisan 1996, s. 13.
[60] Les Nouvelles d’Arménie, MayĂ˝s 1996, s. 5.
[61] Les Nouvelles d’Arménie, MayĂ˝s 1996, s. 5.
[62] Les Nouvelles d’Arménie, MayĂ˝s 1996, s. 6.
[63] Les Nouvelles d’Arménie, MayĂ˝s 1996, s. 6.
[64] « Plaidoyer pour une vraie justice » in Les Nouvelles d’Arménie, Haziran 1996, s. 28-29.
[65] « L’UDF doit reconnaître le génocide » in Les Nouvelles d’Arménie, Ocak 1998, s. 24-25.
[66] « Le nouveau Président du groupe d’amitié France-Arménie » in Les Nouvelles d’Arménie, Þubat 1998, s. 30-31
[67] « Les pressions turques ne peuvent toucher le Sénat » in Les Nouvelles d’Arménie, Eylül-Ekim 1998, s. 34-35.
[68] « Quel est l’intérêt de la France dans cette affaire » in Les Nouvelles d’Arménie, KasĂ˝m 1998, s. 34-35, (Bu röportajda Jacques-Richard Delong, kendini savunmak zorunda kalmýÞ ve sonunda Türkiye’nin deĂ°il Fransa’nĂ˝n çĂ˝karlarĂ˝nĂ˝ düĂžündüĂ°ünü açĂ˝klamaktadĂ˝r)
[69] « Pour la reconnaissance… » in Les Nouvelles d’Arménie, Nisan 1999, s. 24.
[70] « Histoire d’un coup fourré » in Les Nouvelles d’Arménie, Temmuz-AĂ°ustos 1999, s. 66.
[71] « Réponse à Pierre Lelouche » in Les Nouvelles d’Arménie, Eylül-Ekim 1999, s. 66.
[72] « Du génocide arménien à la solution du problème kurde » in Les Nouvelles d’Arménie, AralĂ˝k 1999, s. 64.
[73] « Pour rejoindre l’Union, la Turquie devra reconnaître le génocide arménien » in Les Nouvelles d’Arménie, Ocak 2000, s. 66.
[74] « La reconnaissance du génocide est un enjeu pour l’avenir de l’Europe » in Les Nouvelles d’Arménie, Þubat 2000, s. 66.
[75] « La victoire de mémoire sur la realpolitik » in Les Nouvelles d’Arménie, Mart 2000, s. 66.
[76] « Le blocage au Sénat est de fait imputable au gouvernement Jospin », in Les Nouvelles d’Arménie, Nisan 2000, s. 66.
[77] « La reconnaissance du génocide arménien : de l’enjeu français à l’exigence européenne » in Les Nouvelles d’Arménie, MayĂ˝s 2000, s. 66.
[78] « Devoir de mémoire et de réconciliation à l’aube du 21e siècle » in Les Nouvelles d’Arménie, Haziran 2000, s. 65.
[79] « Puisque la vérité est dite » in Les Nouvelles d’Arménie, Temmuz-AĂ°ustos 2000, s. 66.
[80] « Responsabilité partagée » in Les Nouvelles d’Arménie, Eylül 2000, s. 66.
[81] « Une nécessaire reconnaissance » in Les Nouvelles d’Arménie, Ekim 2000, s. 66.
[82] « Au nom de l’avenir » in Les Nouvelles d’Arménie, KasĂ˝m 2000, s. 66.
[83] « Un devoir républicain universel » in Les Nouvelles d’Arménie, AralĂ˝k 2000, s. 74.
[84] « Ensemble nous avons réussi » in Les Nouvelles d’Arménie, Ocak 2001, s. 66.
[85] « Quel sens donner à l’imprescriptibilité si la réparation n’est pas envisagée » in Les Nouvelles d’Arménie, Haziran 2001, s. 66
[86] « Caucase : la solution européenne » in Les Nouvelles d’Arménie, Temmuz-AĂ°ustos 2001, s. 74
[87] « Un nouvel espoir pour l’Arménie » in Les Nouvelles d’Arménie, Eylül 2001, s. 66
[88] « Ecrivez à votre sénateur » in Les Nouvelles d’Arménie, Nisan 2000, s. 64.
[89] « La France reconnaît publiquement le génocide arménien de 1915 » olarak kabul edilen tek maddeli yasa 29 MayĂ˝s 1998 tarihinde FransĂ˝z Meclisinde Oy birliĂ°i ile kabul edilmiĂžtir.
[90] Le Monde,12.03.2000
[91] Le Monde, 08.11.2000.
[92] Le Monde, 18.01.2001
[93] Mesela Pascal Boniface, « Une diplomatie sous influence ? » in Le Figaro, 26.01.2001.
[94] « Et maintenant ? » in Les Nouvelles d’Arménie, Nisan 2001, s.18.
[95] « Génocide : il n’y a pas le feu au lac » in Les Nouvelles d’Arménie, Nisan 2001, s. 7, « Génocide : le scandale anglais » in Les Nouvelles d’Arménie, Nisan 2001, s. 13, « Le parlement italien reconnaît le génocide arménien » in Les Nouvelles d’Arménie, AralĂ˝k 2000, s. 6.
[96] « Le parlement européen prend prétexte de la commission de réconciliation arméno-turque pour zapper le génocide » in Les Nouvelles d’Arménie, KasĂ˝m 2001, s. 16-17
[97] « Les premiers pas d’un homme libre » in Les nouvelles d’Arménie, Haziran 2001, s. 20-21.

 ----------------------
* -
- ERMENÝ ARAŢTIRMALARI, Sayý 5, Bahar 2002
            Tavsiye Et

   «  Geri
Yorumlar