AnasayfaÝletiţim
  
English

Kitap Tahlili: TĂźrk Tarihinde Ermeniler, Temel Kitap

Doç. Dr. Yücel ACER*
ERMENÝ ARAŢTIRMALARI, Sayý 4, Aralýk 2001 - Ocak-Ţubat 2002

 

(THE ARMENIANS IN THE TURKISH HISTORY)

Azmi SÜSLÜ, Fahrettin KIRZIOÐLU, Refet YÝNANÇ ve Yusuf HALLAÇOÐLU

Kars Kafkas Üniversitesi RektörlüĂ°ü, YayĂ˝n No. 2, 1995, Birinci BasĂ˝m / First Edition. 344 s. Kronoloji+ Kaynaklar+Ekler (Resimler). ISBN: 975–7617–13–3.

Özellikle 19. yy.dan itibaren OsmanlĂ˝ ÝmparatorluĂ°u’nun baÞýnĂ˝ bir yüzyĂ˝ldan fazla aĂ°rĂ˝tan ‘Ermeni sorunu’, günümüzde özellikle ‘Ermeni soykĂ˝rĂ˝mĂ˝’ iddialarĂ˝ ile Türkiye Cumhuriyeti’nin de gündeminde en fazla yer tutan sorunlardan birisi durumundadĂ˝r. ‘Ermeni soykĂ˝rĂ˝mĂ˝’ iddialarĂ˝nĂ˝n bazĂ˝ BatĂ˝lĂ˝ ülke parlamentolarĂ˝nca tanĂ˝nmasĂ˝ ile sorun özellikle son iki yĂ˝l içerisinde Türkiye Cumhuriyeti’ni ve Türk HalkĂ˝’nĂ˝ en fazla tedirgin eden sorunlardan birisi haline gelmiĂžtir. Türk Ulusu’nun ulusal onuruna ve Türkiye’ye çok aĂ°Ă˝r bir darbe vurma potansiyeline sahip bu iddialarĂ˝n hükümet ve halk gündeminde önemli bir yer tutmasĂ˝ oldukça doĂ°al karÞýlanmalĂ˝dĂ˝r. Bu çerçevede ortaya çĂ˝kan ve temelde masumiyet hissinden kaynaklanan en belirgin beklenti, bu iddialarĂ˝n bir Ăžekilde bertaraf edilmesi gereĂ°idir.

Ermeni iddialarĂ˝nĂ˝n özellikle batĂ˝lĂ˝ ülkelerde itibar görmesinin birçok nedeni olmakla beraber[1] ‘bilgisizliĂ°in’ veya ‘yanlýÞ bilgilendirilmenin’ bunlar arasĂ˝nda en önemlilerinden biri olduĂ°unu kabul etmek gerekir. Zira kendi ülkemizde dahi bu konuda hala birincil nitelikteki kaynaklara ve özellikle de arĂživlere dayalĂ˝ bir ‘ciddi bilimsel araĂžtĂ˝rmalar’ yetersizliĂ°inden söz etmek mümkündür.

Dört tarihçi bilim adamĂ˝mĂ˝zĂ˝n birlikte hazĂ˝rladĂ˝klarĂ˝ yaklaÞýk altĂ˝ yĂ˝l önce yayĂ˝nlanmýÞ “Türk Tarihinde Ermeniler” adlĂ˝ eser özellikle ülkemizde bu konudaki temel bilgi eksikliĂ°inin giderilmesi açĂ˝sĂ˝ndan önemli bir çalýÞmayĂ˝ temsil etmekte ve bu çerçevede de hala güncelliĂ°ini korumakta.

‘Temel’ olma iddiasĂ˝ ile uyumlu bir biçimde kitap ilk bölümlerinde, Ermenilerin genel tarihine önemli bir yer ayĂ˝rmakta. Ermenilerin M.Ö.’ki yĂ˝llara uzanacak bir biçimde kökleri, Selçuklu Türkleri’nin hakimiyetine girene kadar çoĂ°u kez de bir baĂžka devlet yada imparatorluĂ°un hakimiyeti altĂ˝nda geçirdikleri aĂžamalar ayrĂ˝ntĂ˝lĂ˝ bir biçimde incelenmekte. OsmanlĂ˝ hakimiyetine girmeleri ile Ermenilerin özellikle Fatih Sultan Mehmet tarafĂ˝ndan 1461’de kurulmasĂ˝na izin verilen Ermeni Patrikhanesi’nin bünyesinde büyük oranda dini ve kültürel özgürlüĂ°e sahip olduklarĂ˝ ve ticari hayatlarĂ˝na iliĂžkin önemli kolaylĂ˝klar saĂ°landýðý vurgulanmakta.

Bu özgürlüklere, haklara ve kolaylĂ˝klara raĂ°men özellikle 1800’lü yĂ˝llarda yoĂ°unluk kazanan bir ‘Ermeni Sorunu’nun sebeplerini açĂ˝klĂ˝mada yazarlarĂ˝n üzerinde en çok durduĂ°u nokta, Ýngiltere ve Fransa gibi bazĂ˝ BatĂ˝lĂ˝ devletlerin ve Rusya’nĂ˝n, OsmanlĂ˝ ÝmparatorluĂ°u sĂ˝nĂ˝rlarĂ˝ içerisinde yaĂžayan Ermenileri, özellikle azĂ˝nlĂ˝k haklarĂ˝nĂ˝n saĂ°lanĂ˝p hukuksal güvenceye alĂ˝nmasĂ˝ ‘bahanesini’ kullanarak kendi maksatlarĂ˝ açĂ˝sĂ˝ndan kýÞkĂ˝rtma ve istismarlarĂ˝dĂ˝r. 1800’lü yĂ˝llarda Anadolu topraĂ°Ă˝nda birçok yerde baĂž gösteren Ermeni unsurlu karýÞýklĂ˝klar, isyanlar ve terör eylemlerinin gerisinde çoĂ°unlukla yurtdýÞýnda kurulmuĂž ve bahsi geçen ülkelerce desteklenen Ermeni cemiyet ve komiteleri ile özgürce faaliyetlerini sürdüren Ermeni kilise ve din adamlarĂ˝ olduĂ°u vurgulanmakta. O dönemlerde zaman zaman aranan Ermeni kilislerinde bol miktarda silah ve mühimmat bulunmakta hatta bu aramalar esnasĂ˝nda çĂ˝kan olaylarda Ăžehit edilen OsmanlĂ˝ görevlilerinin olduĂ°u belirtilmekte.

Bu çerçevede kitabĂ˝n anlatĂ˝mĂ˝ndan çĂ˝kan ana sonuç, OsmanlĂ˝’da ‘Ermeni Sorunu’nun temelde iki unsur etrafĂ˝nda döndüĂ°üdür. Bunlardan birincisi OsmanlĂ˝ Devleti içerisinde yaĂžayan Ermenilere azĂ˝nlĂ˝k haklarĂ˝nĂ˝n saĂ°lanmasĂ˝ ve bu haklarĂ˝n güvence altĂ˝na alĂ˝nmasĂ˝dĂ˝r. Yani, OsmanlĂ˝’da ‘Ermeni Sorunu’ dendiĂ°i vakit anlaÞýlmasĂ˝ gereken temel etmenlerden birisinin Ermenilerin OsmanlĂ˝ hakimiyeti altĂ˝nda azĂ˝nlĂ˝k halklarĂ˝ndan hukuk çerçevesinde yararlanmasĂ˝ sorunu olduĂ°udur. Ýkincisi ise, bu unsurun kullanĂ˝larak Ermenilerin, bazĂ˝ BatĂ˝lĂ˝ devletlerce kýÞkĂ˝rtĂ˝lmasĂ˝ veya kullanĂ˝lmasĂ˝ gerçeĂ°idir.

Yine de kitabĂ˝n Ermeni sorununun temelindeki nedenlerden sadece bu etmenler üzerinde durmasĂ˝ ve OsmanlĂ˝’dan kaynaklanmýÞ olabilecek uygulamalar üzerinde hiç durulmamasĂ˝ objektiflik adĂ˝na bir eksiklik gibi görülebilir. OsmanlĂ˝’nĂ˝n gerileme ve daĂ°Ă˝lma dönemlerinde, Ermenilere yönelik uygulamalarĂ˝nĂ˝n inceleme konusu yapĂ˝lmasĂ˝nĂ˝n sonuçta illa da OsmanlĂ˝’yĂ˝ suçlama amacĂ˝ güdeceĂ°i yada OsmanlĂ˝’nĂ˝n da suçlu olduĂ°u sonucunun çĂ˝karĂ˝lacaĂ°Ă˝ varsayĂ˝mĂ˝ yanlýÞtĂ˝r. Önemli olan, bu kapsamda bir kitabĂ˝n, resmin bu yönünü de yansĂ˝tmasĂ˝ ihtiyacĂ˝na cevap veriyor olmasĂ˝, yani olayĂ˝n bu yönünü de sonuç ne olursa olsun inceleme konusu yapĂ˝yor olmasĂ˝ gereĂ°idir. AyrĂ˝ca, Ermeni huzursuzluĂ°unun asĂ˝l nedeninin geliĂžen milliyetçilik akĂ˝mĂ˝ olduĂ°u belirtilmekle birlikte yeterince vurgulanmamakta. AslĂ˝nda bu çerçevede BatĂ˝ kökenli kýÞkĂ˝rtmalarĂ˝n hĂ˝zlandĂ˝rĂ˝cĂ˝ bir etmen olduĂ°u da düĂžünülebilir. Zira kitapta da sĂ˝kça belirtildiĂ°i gibi bütün Ermeni cemiyet yada komitelerinin amaçlarĂ˝nĂ˝n ortak yönü Anadolu’nun doĂ°usunda ve hatta Çukurova (Kilikya) bölgesini de kapsayan baĂ°Ă˝msĂ˝z bir Ermeni devleti kurulmasĂ˝ maksadĂ˝dĂ˝r.

KitabĂ˝n, bu dönemlerde yaĂžanan Ermeni olay ve isyanlarĂ˝na yeteri derecede yer verdiĂ°i özellikle belirtilmeli. Ýlgili bölümlerdeki incelemelerde sĂ˝k sĂ˝k birincil nitelikte dokümanlara dayanĂ˝lmasĂ˝, incelemeleri oldukça zenginleĂžtirmekte ve bilimsel niteliĂ°ini artĂ˝rmaktadĂ˝r. Bir o kadar önemli nokta, bu tür belgelerin aslĂ˝nda Ermeni sorununun geliĂžmesinde BatĂ˝nĂ˝n, iddia edildiĂ°i gibi masum Ermeni halkĂ˝nĂ˝ koruma niyeti ile deĂ°il, OsmanlĂ˝’nĂ˝n bu unsurunu kendi maksatlarĂ˝ için kýÞkĂ˝rtma ve üzerinde oyunlar oynama niyeti ile hareket ettiĂ°ini açĂ˝kça ortaya koyuyor olmasĂ˝dĂ˝r. Zira bir taraftan Ermenilere DoĂ°u Anadolu’da I. Dünya SavaÞý sonunda kurulacak bir baĂ°Ă˝msĂ˝z Ermenistan vaat ederlerken diĂ°er taraftan kendi aralarĂ˝nda bölgeyi paylaÞýyor olmalarĂ˝nĂ˝n açĂ˝kça ortaya konmasĂ˝, tehcire giden sürecin aslĂ˝nda asla OsmanlĂ˝lar tarafĂ˝nda deĂ°il ama BatĂ˝lĂ˝ ülkeler tarafĂ˝ndan baĂžlatĂ˝ldýðýnĂ˝n açĂ˝k göstergesi olmalĂ˝dĂ˝r.

Kitap kronolojik olarak ilerlemekte ve I. Dünya SavaÞý’nda, baĂ°Ă˝msĂ˝z Ermenistan vaadine dayalĂ˝ olarak Ermenilerin OsmanlĂ˝larĂ˝n savaĂžta olduĂ°u düĂžman devletlere ve özellikle de Ruslara nasĂ˝l yardĂ˝m ettikleri, savaÞýn ilk yĂ˝llarĂ˝nda Anadolu’da ki Türk köy ve kasabalarĂ˝nda nasĂ˝l bir katliama ve yĂ˝ldĂ˝rmaya giriĂžtikleri ve sonuçta OsmanlĂ˝’nĂ˝n 27 MayĂ˝s 1915 de bu bölgelerdeki unsurlarĂ˝ ‘Sevk ve Ýskan’ a (tehcire) nasĂ˝l mecbur kaldýðý anlatĂ˝lmakta. Kitap, Kanunun, Ermeniler’den bahsetmediĂ°ini ve dolayasĂ˝ ile sadece Ermenilere yönelik deĂ°il bölgede OsmanlĂ˝ya savaĂž esnasĂ˝nda tehdit oluĂžturan bütün unsurlara yönelik olduĂ°unu özellikle vurgulamakta ve bunun bir sürgün (deportation) deĂ°il bir nakletme olduĂ°una dikkat çekilmekte.[2] Özellikle OsmanlĂ˝ belgelerine dayanĂ˝larak göç esnasĂ˝nda hayatĂ˝nĂ˝ kaybetmiĂž Ermeni nüfusun 1 milyon yada daha yukarĂ˝ bir miktar olamayacaĂ°Ă˝ gösterilmekte ve bu dönemdeki olaylar sonucu ölen Türk nüfusun is 1 milyon civarĂ˝nda olduĂ°unu gösterir kanĂ˝tlar olduĂ°u belirtilmekte.

I. Dünya SavaÞý sonunda ve özellikle Lozan’da, Ermeniler’in batĂ˝lĂ˝ devletlerce yüzüstü bĂ˝rakĂ˝lmasĂ˝ ile OsmanlĂ˝ dönemindeki ‘Ermeni Sorunu’nun gündemden silindiĂ°i vurgulanmakta. Lozan KonferansĂ˝ AzĂ˝nlĂ˝klar Alt Komitesi’nde OsmanlĂ˝ Ermenileri üzerine yapĂ˝lan tartýÞmalar ayrĂ˝ntĂ˝sĂ˝ ile verilmekte ve Ýngiltere’nin sonuçta vaatlerle kullandýðý Ermenileri zamanĂ˝ gelince fazla zorlanmadan nasĂ˝l yüzüstü bĂ˝raktýðý çarpĂ˝cĂ˝ biçimde ortaya konmakta.[3]

Ýþte bu noktadan itibaren bu gün Türkiye Cumhuriyeti’nin gündemine sokulmuĂž ‘Ermeni Sorunu’nun kökeninde de bunun yattýðý vurgulanmakta. O dönemler özellikle azĂ˝nlĂ˝k haklarĂ˝ ve baĂ°Ă˝msĂ˝z Ermeni devleti temelinde ortaya çĂ˝kan sorunun bu açĂ˝dan tĂ˝kanmasĂ˝ ile, tekrar dünya gündemine sokulmasĂ˝ maksadĂ˝ ile ‘Ermeni SoykĂ˝rĂ˝mĂ˝’ iddialarĂ˝nĂ˝n ayyuka çĂ˝karĂ˝ldýðý vurgulanmakta. Bu iddianĂ˝n yaygĂ˝nlaĂžtĂ˝rĂ˝lmasĂ˝nĂ˝n yolunun ise suçlu olduĂ°u iddia edilen OsmanlĂ˝ yöneticilerine yönelik suikastlar, ve 1965 den itibaren de sözde Ermeni SoykĂ˝rĂ˝mĂ˝ için yĂ˝ldönümleri düzenlenmesi olduĂ°unun görüldüĂ°ü vurgulanmakta. Böylelikle, ta OsmanlĂ˝ döneminde BatĂ˝ kamuoyunun gözünde kendilerine acĂ˝ndĂ˝rmayĂ˝ baĂžarmýÞ olan Ermenileri, bu konumlarĂ˝nĂ˝ bu iddialarla çok daha etkili saĂ°lamaya baĂžlamýÞlar ve dünya kamuoyunun gündemine tekrar bir ‘Ermeni Sorunu’ sokmayĂ˝ baĂžarmýÞlardĂ˝r.

KitabĂ˝n, Lozan’dan beri Ermeni meselesinin geçirdiĂ°i aĂžamalarĂ˝ da yeterince yansĂ˝tĂ˝yor olmasĂ˝ temel kitap olma niteliĂ°ine uygun bir yaklaÞým olmakta. 1970’lerde baĂžlayan ve dýÞarĂ˝daki Türk temsilci yada yakĂ˝nlarĂ˝na yöneltilen Ermeni terörü de inceleme konusu yapĂ˝lmakta. Vurgulanan bir diĂ°er nokta da Ermeni terör örgütleri ile PKK dahil diĂ°er uluslararasĂ˝ terör örgütleri arasĂ˝nda Türkiye ye yönelik yapĂ˝lan iĂžbirliĂ°idir. 

Sonuç olarak kitap, OsmanlĂ˝ ÝmparatorluĂ°u ve Türkiye Cumhuriyeti açĂ˝sĂ˝ndan Ermeni meselesinin temel yönlerini yansĂ˝tmayĂ˝ amaç edinmekte ve bu açĂ˝dan da yeterli bir içeriĂ°i sahip olduĂ°u kolayca görülebilir. Okuyucu, sonuç olarak OsmanlĂ˝ Devleti ve Türkiye Cumhuriyeti için Ermeni tarihinin ve Ermeni meselesinin bütün ana unsurlarĂ˝nĂ˝ kitapta bulabilmekte. Fakat yine de belirtilmesi gerekir ki, kitaba yön veren temel unsur, OsmanlĂ˝ ve Türkiye Cumhuriyeti açĂ˝sĂ˝ndan Ermeni tarihinin ana hatlarĂ˝nĂ˝n anlatĂ˝lmasĂ˝ deĂ°il, OsmanlĂ˝ ve Türkiye Cumhuriyeti’ne yönelik olarak ortaya atĂ˝lan Ermeni yada yabancĂ˝ kökenli iddialarĂ˝n cevaplanmasĂ˝ çabasĂ˝dĂ˝r. Bu nedenle kitap, bir yandan Ermenilerce yada destekçilerince ortaya atĂ˝lan bazĂ˝ belge ve iddialarĂ˝n[4] asĂ˝lsĂ˝zlýðýnĂ˝ ispatlamaya çalýÞýrken, diĂ°er yandan da söz konusu olaylarĂ˝n yada iliĂžkilerin aslĂ˝nda nasĂ˝l olduĂ°unu bu türden iddialar çerçevesinde açĂ˝klamaya çalýÞmakta. Sonuç itibarĂ˝yla Türk tarihinde Ermeni meselesi bütün önemli yanlarĂ˝ ile ortaya serilmekte.



[1] BatĂ˝’nĂ˝n Ermenilere yaklaÞýmĂ˝nda yanlýÞ bilĂ°ilendirmeden çok daha ziyade artniyet ve istismar unsurlarĂ˝nĂ˝n bulunduĂ°u, incelenmekte olan bu kitapta da tarihi bir gerçek olarak yeterince vurgulanmakta.
[2] Bakýnýz, s. 193 ve devamý.
[3] Nerdeyse 1000 yĂ˝llĂ˝k Ermeni tarihi üzerinde tartýÞma ortamĂ˝ saĂ°layan ve Ýngiliz temsilci Lord Curzon’un düĂžündürücü beyanlarĂ˝na sahne olan AzĂ˝nlĂ˝klar Alt Komitesi’ndeki görüĂžmeler için, bakĂ˝nĂ˝z, s. 276 ve devamĂ˝.
[4] Kitap, yüzlerce asĂ˝lsĂ˝z Ermeni yada yabancĂ˝ kaynaklĂ˝ iddalarĂ˝ inceleme konusu yapmakta. Bunlar arasĂ˝nda oldukça çarpĂ˝cĂ˝ olanlarĂ˝ da bulunuyor. ÖrneĂ°in, FransĂ˝z yazar Paul du Veou’nun Atatürk’ün 28 Ocak 1920’de Divan-Ă˝ Harb’e, OsmanlĂ˝larĂ˝n Ermenilere çok zulüm yaptýðý yönünde ifadeler verdiĂ°ini iddia etmesi karÞýsĂ˝nda kitap, bunun aslĂ˝nda ‘Mustafa Kemal’ isimlerinin karýÞtĂ˝rĂ˝lmasĂ˝yla ortaya çĂ˝ktĂ˝nĂ˝n vurgulanmasĂ˝dĂ˝r. BakĂ˝nĂ˝z, s. 245-246.

 ----------------------
* Çanakkale Onsekiz Mart Üniversitesi Öđretim Üyesi,Çanakkale -
- ERMENÝ ARAŢTIRMALARI, Sayý 4, Aralýk 2001 - Ocak-Ţubat 2002
            Tavsiye Et

   «  Geri
Yorumlar