AnasayfaÝletiţim
  
English

Ermeni Sorununda Gözden Kaçýrdýklarýmýzýn Ermeni Basýnýndaki Ýz Düþümleri

Prof.Dr. Birsen KARACA*
ERMENÝ ARAŢTIRMALARI, Sayý 19, Sonbahar 2005

 

Öz: Bu makalede aĂ°Ă˝rlĂ˝klĂ˝ olarak "Ermeni SoykĂ˝rĂ˝mĂ˝" iddialarĂ˝yla ilgili Ermeni basĂ˝nĂ˝nda 2005 yĂ˝lĂ˝nĂ˝n ilk sekiz ayĂ˝ içerisinde yayĂ˝mlanmýÞ olan röportajlar incelenmektedir. Bu röportajlardan ilki Kevork BardakçĂ˝yan'a, ikincisi Armen Rustomyan’a, üçüncüsü ise Davit Þahnazaryan’a aittir. Bu röportajlar çerçevesinde; 1) 2005 yĂ˝lĂ˝ içerisinde Türk kamuoyuna yönelik psikolojik baskĂ˝ unsuru olarak hazĂ˝rlanmýÞ “Ermeni araĂžtĂ˝rmacĂ˝larĂ˝n 90 yĂ˝ldĂ˝r yaptĂ˝klarĂ˝ çalýÞmalarĂ˝ bu aĂžamadan sonra yok etmeye gücünüz yetmez” Ăžeklinde formüle edilen slogan tartýÞýlĂ˝yor. 2)“Ermeni SoykĂ˝rĂ˝mĂ˝” projesini yürütenlerin asĂ˝l hedeflerinin Türkiye’nin bütünlüĂ°ünü bozmaya yönelik olduĂ°u BardakçĂ˝yan’Ă˝n sözleriyle belgeleniyor. 3) “Ermeni TasarĂ˝sĂ˝nĂ˝n” Letonya Milli Meclisinde reddedilmesiyle ilgili Armen Rustomyan’Ă˝n deĂ°erlendirmesine yer veriliyor. 4) Davit Þahnazaryan tarafĂ˝ndan yapĂ˝lan Türkiye-Ermenistan sĂ˝nĂ˝rĂ˝nĂ˝n asĂ˝l sorumlusunun Ermenistan hükümeti olduĂ°una dair açĂ˝klamasĂ˝ deĂ°erlendiriliyor.

 

AyrĂ˝ca, makalede Sasun isyanlarĂ˝nĂ˝n elebaÞýsĂ˝ olan Andranik’in 1907 yĂ˝lĂ˝ndaki TaĂžnak Partisinin Dördüncü Genel Kongresinde yaptýðý savunmaya da dikkat çekiliyor.

 

Anahtar Sözcükler: Ermeni basĂ˝nĂ˝, Sasun ÝsyanĂ˝, Andranik, K.BardakçĂ˝yan, A.Rustomyan, D.Þahnazaryan,

 

Abstract: This essay deals with interviews conducted on the alleged "Armenian Genocide" that appeared in the Armenian press during the first eight months of 2005. The first interviewee is Kevork BardakçĂ˝yan, the second is Armen Rustomyan, and the third Davit Þahnazaryan. The framework of these interviews encompasses 1) the discourse on the slogan "At this point you do not have the power to dissipate the work of Armenian researchers that has been accumulated over the past ninety years" aimed at psychologically pressurizing the Turkish public. 2) Kevork Bardakçiyan's interview proves through documentation  that the true aim of the ones who construed the "Armenian Genocide" project was to dislodge the stability of Turkish national solidarity. 3) The evaluation of Armen Rustomyan regarding the rejection of the  "Armenian Plan" in the Latvian Parliament is presented in the essay. 4)An appraisal is provided for the statement of Davit Þahnazaryan on how  the Armenian government is to be held accountable for the Turkish-Armenian border. Furthermore, in this article, the defense made by Andranik, the chieftain of the Sasun uprisings,  at the Dashnak Party’s Fourth Party Conference draws attention.

 

Key Words: Aremenian press, Sasun uprising, Andranik, K. BardakçĂ˝yan, A. Rustomyan, D. Þahnazaryan.

 

GiriĂž

 

Bu makalede "Ermeni SoykĂ˝rĂ˝mĂ˝" iddialarĂ˝yla ilgili çalýÞmalarda gözden kaçĂ˝rĂ˝lan olgularĂ˝n, olaylarĂ˝n, durumlarĂ˝n ve düĂžüncelerin Ermeni basĂ˝nĂ˝ndaki izdüĂžümleri ön plana çĂ˝kartĂ˝larak incelenecek. Konu seçiminde çĂ˝kýÞ noktasĂ˝, kendisini "Ermeni SoykĂ˝rĂ˝mĂ˝" iddialarĂ˝ konusunda konuĂžmaya yetkin gören araĂžtĂ˝rmacĂ˝larĂ˝n, tarihçilerin, medya mensuplarĂ˝nĂ˝n, köĂže yazarlarĂ˝nĂ˝n, siyasilerin kendileri için biçtikleri savcĂ˝, hatta hakim rolü oldu. Bu son cümlenin açĂ˝lĂ˝mĂ˝ Ăžöyle: "Ermeni soykĂ˝rĂ˝mĂ˝" iddialarĂ˝ ile ilgili araĂžtĂ˝rmalar, çalýÞmalar ve tartýÞmalar, sorunun doĂ°asĂ˝ gereĂ°i birbiriyle taban tabana zĂ˝t iki bakýÞ açĂ˝sĂ˝ndan yürütülüyor: Avrupa ve Amerika merkezli çalýÞmalarda araĂžtĂ˝rmacĂ˝lar 90 yĂ˝ldĂ˝r Ă˝srarla Ermenilere soykĂ˝rĂ˝m yapĂ˝ldýðý ve bu konuda Türkiye'nin mutlak suçlu olduĂ°u önyargĂ˝sĂ˝ndan hareket edip Avrupa ve Türk arĂživlerinde "Ermeni ninelerin" anĂ˝larĂ˝nĂ˝ doĂ°rulayan belgeler arĂ˝yorlar. Türkiye'nin bakýÞ açĂ˝sĂ˝yla konuya yaklaĂžan araĂžtĂ˝rmacĂ˝lar da tezlerini arĂživlerde Türkiye'yi suçlayacak herhangi bir belgenin bugüne kadar bulunamamýÞ olmasĂ˝ üzerine kuruyorlar. Soruna Türkiye'nin bakýÞ açĂ˝sĂ˝ndan yaklaĂžan araĂžtĂ˝rmacĂ˝lar genel olarak rahat bir tartýÞma ortamĂ˝nĂ˝ yalnĂ˝zca Türkiye'de bulabiliyorlar. Nedeni ise, Fransa, Ýsviçre ve Belçika gibi bazĂ˝ ülkelerde (Ermeni kaynaklarĂ˝na göre bu ülkelerin toplam sayĂ˝sĂ˝ on beĂž)[1] "Ermeni SoykĂ˝rĂ˝mĂ˝" iddialarĂ˝na karÞý düĂžünce üretilmesi yasalarla açĂ˝k bir Ăžekilde engellenirken, genel eĂ°ilimin Türk tezini savunan bilim adamlarĂ˝na ve araĂžtĂ˝rmacĂ˝lara Avrupa ülkelerinde yaĂžam hakkĂ˝nĂ˝n verilmemesi yönünde olmasĂ˝dĂ˝r. Ýþte bu noktadan itibaren çeliĂžkiler doĂ°uyor ve sorular cevapsĂ˝z kalmaya baĂžlĂ˝yor. Üstelik, bu açĂ˝dan sorun ilkinden çok daha ciddi bir boyut kazanmýÞ durumda. Çünkü Avrupa'da görülen bu fenomen, Avrupa'dan ithal ettiĂ°imiz düĂžüncelerle gerçek anlamda çeliĂžiyor. Bu nedenle gerekli açĂ˝klamanĂ˝n yapĂ˝labilmesi için, söz konusu fenomen psikolojik, sosyolojik, kültürel, hukuksal ve etik açĂ˝dan bilimsel araĂžtĂ˝rmalara ve analizlere gereksinim duyuyor. Çünkü bu, tarihçilerin, bilim adamlarĂ˝nĂ˝n ve araĂžtĂ˝rmacĂ˝larĂ˝n ne yazacaklarĂ˝na araĂžtĂ˝rmalarĂ˝nĂ˝n sonucuna göre deĂ°il, söz konusu ülkelerin yasalarĂ˝nĂ˝n gereklerini yerine getirerek karar vermesi anlamĂ˝na geliyor. Çünkü bu, Avrupa ülkelerinde tarihle ilgili bilimsel çalýÞmalarĂ˝n yalnĂ˝zca güdümlü olarak yapĂ˝labildiĂ°i anlamĂ˝na geliyor. Buna bilim dünyasĂ˝nĂ˝n tepkisiz kalmasĂ˝ ise çaĂ°daĂž bilimin ciddi sorunlarĂ˝ndan bir diĂ°eri. Tüm bunlarĂ˝ deĂ°erlendirince, AydĂ˝nlanma döneminden yüzyĂ˝llar önce geçmiĂž olmamĂ˝za raĂ°men, 'bilim nedir? bilim neye hizmet eder? ve bilim adamĂ˝ kimdir?' sorularĂ˝nĂ˝n tartýÞýlmasĂ˝na duyulan gereksinim giderek büyüyen bir Ăžiddetle hissediliyor. Bu çalýÞmada sorun bu boyutuyla tartýÞýlmayacak, ama bu sorularĂ˝n sĂ˝kça gündeme getirilmesi gerekiyor.

 

Bu çalýÞmanĂ˝n gerçekleĂžtirilmesindeki amaç, konuyla ilgili bugüne kadar yapĂ˝lan deĂ°erlendirmelere farklĂ˝ bir bakýÞ açĂ˝sĂ˝ kazandĂ˝rmak. Bu amaç doĂ°rultusunda Ermeni bakýÞ açĂ˝sĂ˝ araĂžtĂ˝rma ve inceleme konusu olarak seçildi. Çünkü, "Ermeni SoykĂ˝rĂ˝mĂ˝" iddiasĂ˝nĂ˝ bir proje olarak hazĂ˝rlayĂ˝p dünya kamuoyuna sunan grubun bakýÞ açĂ˝sĂ˝nĂ˝n, yani Ermeni bakýÞ açĂ˝sĂ˝nĂ˝n doĂ°ruluk derecesinin, özellikle Avrupa'da tartýÞýlmasĂ˝ bir yana, tartýÞma ortamĂ˝nĂ˝ oluĂžturabilecek tüm koĂžullarĂ˝n bilinçli bir Ăžekilde yok edilmesi ve buna yasal bir zemin oluĂžturulmaya çalýÞýlmasĂ˝ araĂžtĂ˝rmacĂ˝ açĂ˝sĂ˝ndan konuyu cazip bir ilgi alanĂ˝ haline getiriyor. ÇalýÞmamĂ˝zda 2005 yĂ˝lĂ˝nĂ˝n ilk sekiz ayĂ˝ içerisinde yayĂ˝mlanmýÞ Ermeni gazetelerinde yer alan röportajlar veri olarak sunulacak. Söz konusu gazetelerin dili Ermenice ve Ermenistan'da yayĂ˝mlanĂ˝yor, yani yalnĂ˝zca Ermeni kamuoyuna hitap ediyor. Bu veriler yardĂ˝mĂ˝yla "Ermeni SoykĂ˝rĂ˝mĂ˝" iddiasĂ˝nĂ˝n sahibi olan kesimin, bu iddiayĂ˝ gündemde tutarak (bireyler olarak ve yasal ya da terörist gruplar halinde veya devlet olarak) kendileri için ve Ermeni halkĂ˝ için elde etmeye çalýÞtĂ˝klarĂ˝ maddi ve manevi deĂ°erlerin/ belki de çĂ˝karlarĂ˝n neler olduĂ°u ve varĂ˝lmak istenen hedef daha net görülebilecektir. AyrĂ˝ca, belge olarak kullanĂ˝lacak söz konusu materyaller sorunun bu boyutuna farklĂ˝ bir yorum getirecek nitelik taÞýyor. Konunun dikkat çeken bir baĂžka boyutunda ise, Türk kamuoyuna yönelik psikolojik baskĂ˝ unsuru olarak hazĂ˝rlanmýÞ bir slogan var: “Ermeni araĂžtĂ˝rmacĂ˝larĂ˝n 90 yĂ˝ldĂ˝r yaptĂ˝klarĂ˝ çalýÞmalarĂ˝ bu aĂžamadan sonra yok etmeye gücünüz yetmez” Ăžeklinde formüle edebileceĂ°imiz bu slogan özellikle 2005 yĂ˝lĂ˝nda sĂ˝kça tekrar edildi.

 

YukarĂ˝da sĂ˝ralanan sorunlarĂ˝ incelemeye sonuncusundan baĂžlayalĂ˝m. Böylece, diĂ°er sorunlarĂ˝ tartýÞmak için gerekli olan zemin de hazĂ˝rlanmýÞ olacaktĂ˝r.

 

BeĂžeri bilimler ve doĂ°a bilimleri arasĂ˝ndaki temel farklĂ˝lĂ˝klardan birisi, beĂžeri bilimlerin araĂžtĂ˝rma alanlarĂ˝na giren konularĂ˝n yoruma açĂ˝k olmasĂ˝dĂ˝r. KaldĂ˝ ki, doĂ°a bilimlerine ait alanlarda bile mutlak doĂ°rular yoktur. Elde edilen yeni veriler, yapĂ˝lan buluĂžlar, (artĂ˝k dünyada diyemiyoruz ama) uzayda yapĂ˝lan keĂžifler, teknoloji, tĂ˝p, genetik mühendisliĂ°i alanlarĂ˝ndaki geliĂžmeler ve daha pek çok etmen geçmiĂžin, hatta bir gün öncesinin tartýÞmasĂ˝z bazĂ˝ doĂ°rularĂ˝nĂ˝ (yenileriyle deĂ°iĂžtirmek için) ders kitaplarĂ˝ndan silmeyi, bireylerin ve toplumlarĂ˝n belleĂ°inden çĂ˝kartĂ˝p atmayĂ˝ gerektirebiliyor. ÝnsanlĂ˝k tarihi, özellikle de BatĂ˝lĂ˝larĂ˝n tarihi bu konuda çarpĂ˝cĂ˝ örneklerle doludur. BirkaçĂ˝nĂ˝ sĂ˝ralayalĂ˝m. Bugün birisi bize dünyanĂ˝n tepsi Ăžeklinde olduĂ°unu ve bir öküzün boynuzlarĂ˝ üzerinde durduĂ°unu, öküzün kafasĂ˝nĂ˝ salladýðý her defasĂ˝nda yeryüzünde depremlerin gerçekleĂžtiĂ°ini söylerse, en iyi olasĂ˝lĂ˝kla bu ĂžahsĂ˝n bir mizah ustasĂ˝ olduĂ°unu düĂžünürüz. Çünkü, elimizdeki veriler ve teknolojinin sunduĂ°u olanaklar geçmiĂže ait olan yukarĂ˝da sĂ˝raladýðýmĂ˝z bilgileri Ăžüpheye yer vermeyecek Ăžekilde yanlýÞlĂ˝yor. Oysa bu, insanlĂ˝k tarihinde kayĂ˝tlĂ˝ bir olgudur. Ya da Albert Einstain'Ă˝n fizik alanĂ˝nda geliĂžtirdiĂ°i görelilik kuramĂ˝yla alĂ˝mlama biçimimizi nasĂ˝l deĂ°iĂžtirdiĂ°ini anĂ˝msayalĂ˝m. ZamanĂ˝n ve uzayĂ˝n göreceli olabileceĂ°ini insanlar Einstein'dan önce düĂžünseler bile delillendirebiliyorlar mĂ˝ydĂ˝? Bir baĂžka örnek. Acaba, 1633 yĂ˝lĂ˝nda "dünya dönüyor" dediĂ°i için Galilei'yi mahkûm eden Engizisyon Mahkemesinin doĂ°ru karar verdiĂ°ini savunacak AvrupalĂ˝lar hâlâ mevcut mudur? Her ne kadar, 2005 yĂ˝lĂ˝nĂ˝n Haziran ayĂ˝nda Associated Press tarafĂ˝ndan dünyaya “bir rahibenin çarmĂ˝ha gerilerek öldürüldüĂ°ü” Ăžeklinde duyurulan haberin konusu olan olayĂ˝n geçtiĂ°i yer Avrupa ise de[2], bu sorunun cevabĂ˝ olumlu olmayacaktĂ˝r. Bu örneklerin seçilmesindeki amaç, aĂžaĂ°Ă˝da yapĂ˝lacak olan çĂ˝karĂ˝m için zemin hazĂ˝rlamaktĂ˝. Bu örneklerden yola çĂ˝karak Ăžunu söyleyebiliriz: Sosyal bilimler alanĂ˝ndaki hiçbir Ăžey mutlak deĂ°ildir. Belgeler bulunur, yeni veriler ortaya çĂ˝kar, buluĂžlar ve keĂžifler yapĂ˝lĂ˝r, eski bilgilerin yerini yenileri alĂ˝r: DeĂ°iĂžen yaĂžam koĂžullarĂ˝yla birlikte gelenekler deĂ°iĂžir, yargĂ˝lar deĂ°iĂžir, imgeler deĂ°iĂžir ve geçmiĂžte doĂ°ru olduĂ°u dikte edilen yanlýÞlar da deĂ°iĂžir. KĂ˝saca, zaman içerisinde deĂ°iĂžmemiĂž ve deĂ°iĂžmeden kalabilecek insana ve sosyal yaĂžama ait hiçbir Ăžey geçmiĂžte mevcut olmadĂ˝, bugün de yok. Buna edebiyattan somut bir örnek verelim. Günümüzde Robin Hood gibi kahramanlarĂ˝n yaratĂ˝lmamasĂ˝, gerçek yaĂžamda artĂ˝k bu tür kahramanlarĂ˝n yaĂžamĂ˝yor olmasĂ˝ndan mĂ˝, yoksa toplumlarĂ˝n bu tür kahramanlara artĂ˝k gereksinim duymuyor olmasĂ˝ndan mĂ˝? Bir düĂžünelim, günümüzde Robin Hood olmak hevesine kapĂ˝lan birisini kahraman olarak mĂ˝ adlandĂ˝rĂ˝rdĂ˝k, yoksa terörist olarak mĂ˝? Robin Hood'la edebiyattan kaynaklanan gönül baĂ°Ă˝mĂ˝z bizi tersini söylemeye zorlasa da, ikinci seçenek gerçeĂ°e daha yakĂ˝n ve doĂ°ru olandĂ˝r.

 

Verilen tüm örneklerden ve yapĂ˝lan çĂ˝karĂ˝mdan hareketle altĂ˝ çizilmesi gereken, "Ermeni soykĂ˝rĂ˝mĂ˝" iddiasĂ˝yla yola çĂ˝kĂ˝p biz onlarca yĂ˝ldĂ˝r çalýÞýyoruz, dünya kamuoyunda da yeterince olumsuz bir Türk imgesi yarattĂ˝k, Avrupa ülkeleri de teker teker aldĂ˝klarĂ˝ kararlarla yasalarĂ˝na bizim bakýÞ açĂ˝mĂ˝zĂ˝n dýÞýnda düĂžünce üretilmesini yasaklayan cezai müeyyideler koyuyor, o halde mutlak doĂ°ru olan bizim bakýÞ açĂ˝mĂ˝zdĂ˝r ve bu aĂžamadan sonra geriye dönüĂž olamaz yanĂ˝lgĂ˝sĂ˝dĂ˝r. Nitekim, bir grup FransĂ˝z tarihçinin 2005 yĂ˝lĂ˝ AralĂ˝k ayĂ˝nda FransĂ˝z parlamentosunun tarihi özgür bĂ˝rakmasĂ˝ için yaptĂ˝klarĂ˝ giriĂžim de bu tezi doĂ°ruluyor.[3]

 

Bu veriler, olanlarĂ˝ bir baĂžka perspektiften daha deĂ°erlendirmeyi gerektiriyor: Bugün "Ermeni TasarĂ˝sĂ˝" baĂžlýðýyla da kaÞýmĂ˝za çĂ˝kan fenomen, aslĂ˝nda Avrupa parlamentolarĂ˝nda çĂ˝kartĂ˝lan yasalarĂ˝n boĂžluklarĂ˝ndan yararlanĂ˝larak "Ermeni SoykĂ˝rĂ˝mĂ˝" iddialarĂ˝ çerçevesinde gerçekleĂžtirilen etkinliklerle hukuk sistemlerinin nasĂ˝l dünya ölçeĂ°inde kötüye kullanĂ˝labileceĂ°ini gösteren sĂ˝ra dýÞý bir örnektir. Konunun bu açĂ˝dan ele alĂ˝narak incelendikten sonra sonuçlarĂ˝nĂ˝n (gerekirse dünya kamuoyu ile) paylaÞýlmasĂ˝ yasa koyucularĂ˝ daha dikkatli olmalarĂ˝ için uyaracaktĂ˝r.

 

Sözü edebiyatla, ama özellikle de kara mizaha en güzel örnek olarak gösterilen bir eserle baĂ°layalĂ˝m. Edebiyatta, temasĂ˝ bakĂ˝mĂ˝ndan bu kadar büyük ölçekli olmayan, hatta "Ermeni soykĂ˝rĂ˝mĂ˝" iddialarĂ˝yla kĂ˝yaslandýðýnda son derece nahif kalan bir örnek vardĂ˝r. Bu, Rus edebiyatĂ˝ndan Nikolay Vasilyeviç Gogol'ün "Ölü Canlar" adlĂ˝ eseridir. Gogol'e bu eserin konusunu A.S.PuĂžkin vermiĂžtir. "Ölü Canlar"Ă˝n konusunun edebiyatĂ˝n mutfaĂ°Ă˝na girme macerasĂ˝nĂ˝ oluĂžturan olaylar zinciri Ăžöyle geliĂžir: PuĂžkin, bir yazar ve Ăžair olarak baĂžarĂ˝sĂ˝nĂ˝n doruk noktasĂ˝nda olduĂ°u dönemde tarih konulu bir eser yazmak amacĂ˝yla ArĂživde özel izinle araĂžtĂ˝rmalar yapar. Bu araĂžtĂ˝rmalarĂ˝ sĂ˝rasĂ˝nda bazĂ˝ mahkeme kayĂ˝tlarĂ˝ bulur. Bu kayĂ˝tlar arasĂ˝nda bir davanĂ˝n konusu kendisine çok ilginç gelir. Ýþte bu dava, ilerleyen dönem içerisinde "Ölü Canlar" adlĂ˝ eserin konusu olacaktĂ˝r. PuĂžkin'in niyeti arĂživde bulduĂ°u söz konusu davaya konu olan olayĂ˝ eserlerinden birisinde iĂžlemektir. Ama Gogol'ün bir Ăžekilde bu konudan haberi olur ve PuĂžkin'i ikna ederek konuyu kendi eseri olan "Ölü Canlar" da iĂžlemek üzere izin alĂ˝r. Davaya konu olan olaya yasalardaki boĂžluĂ°u kiĂžisel çĂ˝karlarĂ˝ doĂ°rultusunda kullanmak isteyen birisi neden olmuĂžtur. Zaman, ÇarlĂ˝k Rusya'da kölelik sisteminin hakim olduĂ°u bir dönemdir. Bu dönemde, devlet köle sayĂ˝sĂ˝nĂ˝ dikkate alarak köle sahiplerine kredi vermektedir. Gogol iĂžte bu gerçek olaydan yola çĂ˝karak yazĂ˝yor eserini. Eserin konusu da kĂ˝saca Ăžöyle: Gogol'ün Çiçikov adĂ˝nĂ˝ verdiĂ°i "kahraman" söz konusu yasadan yararlanmak istiyor. Kendisine orta halli bir çiftlik sahibi görüntüsü vererek Rusya'da seyahate çĂ˝kĂ˝yor. AmacĂ˝, köle sahipleriyle iliĂžkiye geçerek onlardan ölmüĂž ama henüz kayĂ˝tlardan düĂžmemiĂž, yani yaÞýyor görünen kölelerini satĂ˝n almaktĂ˝r. Böylece köleler ölü olduĂ°u için yemek, barĂ˝nak, hastalĂ˝k vs masraflarĂ˝ olmayacaktĂ˝r, ama Çiçikov'un devletten kredi talep etmek için gerekli sayĂ˝da kölesi olacaktĂ˝r. Eserin adĂ˝nĂ˝n ölü canlar olmasĂ˝nĂ˝n nedeni de budur. Bu, ahlaki açĂ˝dan, hukuki açĂ˝dan ve dini açĂ˝dan büyük bir rezalettir. Eserin sonunda bu skandal ortaya çĂ˝kĂ˝nca Çiçikov, hiç de kahramanlara yakýÞmayacak bir Ăžekilde kaçĂ˝yor. Bu eser, 19. yüzyĂ˝lda Rusya'da yaĂžananlardan ve insanĂ˝n kirlenmesinden dolayĂ˝ Rus aydĂ˝nĂ˝n duyduĂ°u Ă˝stĂ˝rabĂ˝ anlatĂ˝r.

 

Ýçerisinde tazminat ve toprak talepleri bulunan ve adĂ˝na "Ermeni SoykĂ˝rĂ˝mĂ˝" denen proje kapsamĂ˝na giren iddialara sahip çĂ˝kanlara neler vaat edildiĂ°i dikkate alĂ˝nĂ˝rsa “Ölü Canlar”a konu olan olayla benzerlikler net olarak görülebilir. Öncelikle, “Ermeni SoykĂ˝rĂ˝mĂ˝” iddialarĂ˝nĂ˝ bilinçli bir çalýÞmanĂ˝n ürünü olarak gösteren belgeler var: Sasun isyanlarĂ˝nĂ˝n elebaÞýsĂ˝ olan Andranik’in 1907 yĂ˝lĂ˝ndaki TaĂžnak Partisinin Dördüncü Genel Kongresinde yaptýðý savunma “soykĂ˝rĂ˝m” adĂ˝ verilen fenomenim gerçekte bir senaryo olduĂ°unu belgeliyor:

 

“Sasun için hiçbir yarar saĂ°lamadan kĂ˝rĂ˝ldĂ˝lar . Bu bir iftiradĂ˝r. Daima kĂ˝rĂ˝ldýðýmĂ˝zĂ˝ hatĂ˝rlarlar da aynĂ˝ Ăžekilde kĂ˝rdýðýmĂ˝zĂ˝ niye konuĂžmazlar? (OnlarĂ˝n) ÇarpýÞmalarĂ˝nĂ˝n gücü kĂ˝rmaya yetmemiĂžtir. <...> Biz çarpýÞanlar, saldĂ˝rganlardan iki kat fazlasĂ˝yla cephane ele geçirdik. YiyeceĂ°imizin az olmasĂ˝ bir gerçekken bizler kĂ˝rĂ˝lmadĂ˝k. KarÞýmĂ˝zdaki güç bizim bin katĂ˝mĂ˝zdĂ˝. Bizler sadece, elçiliklere sunmalarĂ˝ için sahte adlar kullanarak 7000 (yedi bin) kiĂžinin öldüĂ°ü yalanĂ˝nĂ˝ uydurduk”[4]

 

Sorunun paradoksal olan yönü, “Ermeni SoykĂ˝rĂ˝mĂ˝” iddiasĂ˝nĂ˝ kurgulayan ve sahiplenen kesimin özellikle Ermeni entelektüelleri olmasĂ˝dĂ˝r.

 

Bu noktada sorunun bir baĂžka boyutuna dikkat çekelim.  Diyasporada ve Ermenistan'da faaliyet gösteren "Ermeni SoykĂ˝rĂ˝mĂ˝" iddiasĂ˝nĂ˝n propagandistleri ve eylemcileri Ermeni gazetelerine verdikleri demeçler ve röportajlarda 90 yĂ˝ldĂ˝r yaptĂ˝klarĂ˝ çalýÞmalarĂ˝n sonucunda dünya kamuoyunda kazandĂ˝klarĂ˝ baĂžarĂ˝larla ilgili olarak, "Ermeni SoykĂ˝rĂ˝mĂ˝" iddiasĂ˝nĂ˝n Türkiye'deki propagandistleri ve eylemcileri kadar emin ve tek doĂ°rultuda konuĂžmuyorlar. Bu düĂžünceyi belgelemek amacĂ˝yla, önce “Ermeniler ‘Ermeni SoykĂ˝rĂ˝mĂ˝’ iddialarĂ˝yla ilgili olarak 90 yĂ˝lda aldĂ˝klarĂ˝ yolu nasĂ˝l deĂ°erlendiriyorlar?” Ăžeklinde bir soru yöneltelim, ardĂ˝ndan da üç farklĂ˝ kiĂžiden cevap alalĂ˝m. Bu amaçla görüĂžlerine baĂžvuracaĂ°Ă˝mĂ˝z ĂžahĂ˝slardan ilki, diaspora'dan Kevork BardakçĂ˝yan, bilim adamĂ˝ kimliĂ°i taÞýyor; ikincisi, Ermeni Milli Meclisi DýÞ ÝliĂžkiler Komisyonu BaĂžkanĂ˝ Armen Rustomyan; üçüncüsü, Ermenistan'dan bir muhalif, Davit Þahnazaryan olacak.

 

Konuyla ilgili olarak, diaspora Ermenilerinden Kevork BardakçĂ˝yan'Ă˝n 11 Haziran 2005 tarihinde Azg gazetesine verdiĂ°i ve "'Türklere Rehin Olan ÖzgürlüĂ°ümüz' 'BaĂ°Ă˝msĂ˝zlĂ˝ktan' Sonraki Ýdealimiz OlacaktĂ˝r" baĂžlýðýyla yayĂ˝mlanan röportajda kendisine sorulan bir soru üzerine söylediklerini alĂ˝ntĂ˝lamadan önce, alt yapĂ˝ oluĂžturmak için, Erivan'dan bir haberle giriĂž yapalĂ˝m. 2005 yĂ˝lĂ˝ Nisan ayĂ˝nda Erivan'da Ermeni SoykĂ˝rĂ˝m iddialarĂ˝nĂ˝n kazandýðý boyutlarĂ˝n tartýÞýldýðý uluslararasĂ˝ bir konferans düzenlendi. Kevork BardakçĂ˝yan da bu konferansĂ˝n organizatörlerinden ve katĂ˝lĂ˝mcĂ˝larĂ˝ndandĂ˝r. Bu nedenle Erivan'da bulunan BardakçĂ˝yan 27 Nisan 2005 tarihinde Azg gazetesine yaptýðý ziyaret sĂ˝rasĂ˝nda bir de röportaj vermiĂž. Muhabirin sorusu Ăžöyle: "—Bu yolla harcadýðýmĂ˝z çabalar niteliksel olarak yeni bir aĂžamaya girmiĂž olmalĂ˝, bu konuda ne söyleyeceksiniz?"[5]

 

Bu soru karÞýsĂ˝nda BardakçĂ˝yan bir açĂ˝klama yapma gereksinmesi duyuyor:

 

—Çok sayĂ˝da devletin Ermeni SoykĂ˝rĂ˝mĂ˝nĂ˝ tanĂ˝mýÞ olmasĂ˝ gerçeĂ°ine raĂ°men, sorunun geliĂžiminde çok da aĂžama kaydedilmediĂ°ini düĂžünüyorum, ancak bu, Almanya tarafĂ˝ndan soykĂ˝rĂ˝mĂ˝n tanĂ˝nmasĂ˝nĂ˝ vurgulayarak devam ettirilmeli. OsmanlĂ˝, aynĂ˝ Ăžekilde çaĂ°daĂž Türk tarihi içerisinde ve ders kitaplarĂ˝nda yer alan Ermenistan’Ă˝n ve Ermeni halkĂ˝nĂ˝n isyanĂ˝nĂ˝n daha önemli olduĂ°unu düĂžünüyorum, çünkü Türk ders kitaplarĂ˝nda Ermenilerin varlĂ˝klarĂ˝ yok, yalnĂ˝zca toprak olarak deĂ°il, kültürel ve sosyal perspektifleriyle de. DolayĂ˝sĂ˝yla, geniĂž düĂžünceli Türk tarihçilerle birlikte ortak çalýÞmayĂ˝ öneriyorum,  bilim adamlarĂ˝ soykĂ˝rĂ˝m gerçeĂ°ini kabul edince, Türk devletinin politikasĂ˝ temelsizleĂžecek ve absürd bir Ăžey haline dönecek."[6] 

 

GörüldüĂ°ü gibi, diyaspora için, Avrupa parlamentolarĂ˝nda alĂ˝nan kararlar tek baÞýna yeterli deĂ°il. Onlar için gerekli olan, Türkiye'nin Ermeni soykĂ˝rĂ˝m iddiasĂ˝nĂ˝ kabul etmesi gerektiĂ°ini Ă˝srarla vurgulayarak kendilerini destekleyen Türkiyeli grubun etkinlikleri sonucunda Türkiye tarafĂ˝ndan alĂ˝nacaĂ°Ă˝na inandĂ˝klarĂ˝ karar. Zaten Avrupa parlamentolarĂ˝ da "Ermeni tasarĂ˝larĂ˝nĂ˝" bu amaçla kabul etmiyorlar mĂ˝?

 

BardakçĂ˝yan'Ă˝n röportajĂ˝ndaki ayrĂ˝ntĂ˝larĂ˝ deĂ°erlendirmeyi daha sonraya bĂ˝rakalĂ˝m ve sorumuzun cevabĂ˝nĂ˝ aramaya devam edelim. Þimdi de Ermeni Milli Meclisi DýÞ ÝliĂžkiler Komisyonu BaĂžkanĂ˝ Armen Rustomyan’Ă˝n Hayots aĂžhar gazetesi muhabirine verdiĂ°i röportajdan bir alĂ˝ntĂ˝ yapacaĂ°Ă˝z. Türk kamuoyuna da yansĂ˝dýðý Ăžekliyle 2005 yĂ˝lĂ˝nda Ermenistan'Ă˝n Letonya Büyükelçisi AĂžot Hovakimyan’Ă˝n ve yerel Ermeni cemaatinin ortak çalýÞmasĂ˝ sonucunda, Avrupa'dakilerin benzeri bir taslak Letonya Milli Meclisinin gündemine girdi, ancak kabul edilmeden kaldĂ˝rĂ˝ldĂ˝. AlĂ˝ntĂ˝ yapacaĂ°Ă˝mĂ˝z röportajĂ˝n ana konusu bu, baĂžlýðý ise "Türkler Ýyi HazĂ˝rlanmýÞ Durumdalar, Bizse Ýhmal Ediyoruz". Röportaj sĂ˝rasĂ˝nda yapĂ˝lan açĂ˝klamayĂ˝ eksik bulan Hayots aĂžhar gazetesi muhabirinin "Ama Türk BüyükelçiliĂ°inin aktif propagandalarĂ˝ nedeniyle sorunun gündemden çekildiĂ°i haberleri vardĂ˝" [7] bilgisinin altĂ˝nĂ˝ çizmesi üzerine Hovakimyan'Ă˝n açĂ˝klamasĂ˝ Ăžöyle oluyor:

 

"—Mesai arkadaĂžlarĂ˝mĂ˝zĂ˝n açĂ˝klamasĂ˝na göre, soykĂ˝rĂ˝mĂ˝n tanĂ˝nmasĂ˝ sorununun müzakeresi gündemden çekilmedi. Gerçi, sorunun müzakeresinden hemen sonra Türk BüyükelçiliĂ°i’nin aktif propaganda yöntemlerine giriĂžtiĂ°i doĂ°ru. Özellikle, Letonya Milli Meclisindeki tüm milletvekillerine soykĂ˝rĂ˝m sorunuyla ilgili Türkiye'nin olumsuz pozisyonunu 'delillendiren belgelerle' hazĂ˝rlanmýÞ lazer disketler gönderdiler."[8] 

 

Hovakimyan konuÞmasý sýrasýnda Þunlara da iÞaret ediyor:

 

"Ancak Türkiye artĂ˝k iyi hazĂ˝rlanmýÞ bulunuyor. Þöyle ki, farklĂ˝ dillerde hazĂ˝rlanmýÞ cd’ler bile var, eĂ°er bir ülkede soykĂ˝rĂ˝mĂ˝n tanĂ˝nmasĂ˝ gündeme gelecek olursa cerrahi bir yöntemle diplomatik temsilcilikleri yaygĂ˝nlaĂžtĂ˝rĂ˝yorlar.

 

Bu, bizim genel politikamĂ˝zĂ˝n yakĂ˝n gelecekte atacaĂ°Ă˝mĂ˝z aktif adĂ˝mlarla düzeltmeye çalýÞmak zorunda olduĂ°umuz bir kusurudur”[9]  

 

Letonya'daki Türk BüyükelçiliĂ°i aracĂ˝lýðý ile elde edilen sonuç ve Hovakimyan'Ă˝n bu saptamasĂ˝ da "Ermeni SoykĂ˝rĂ˝mĂ˝" iddialarĂ˝yla ilgili mutlak olduĂ°u savunulan doĂ°rularĂ˝n ne kadar temelsiz ve kaygan bir zeminde durduĂ°una yeterince dikkat çekiyor. AyrĂ˝ca, Hovakimyan’Ă˝n söyledikleri yukarĂ˝da tartýÞma konusu yapĂ˝lan ve Türk kamuoyu üzerinde psikolojik baskĂ˝ aracĂ˝ olarak kullanĂ˝lan propaganda malzemesinin temelsizliĂ°ini vurgulayan bir nitelik taÞýyor.

 

Sorumuza üçüncü bir bakýÞ açĂ˝sĂ˝ndan nasĂ˝l cevap verildiĂ°ini incelemek için, Ermenistan’daki muhalefetin görüĂžlerine baĂžvuracaĂ°Ă˝z. 5 AĂ°ustos 2005 tarihinde Aravot adlĂ˝ gazetede Davit Þahnazaryan'Ă˝n ABD'de sunduĂ°u bir bildiride Türk-Ermeni iliĂžkilerini deĂ°erlendirdiĂ°ini bildiren bir haber yer aldĂ˝. Bu habere göre, Davit Þahnazaryan Washington’a gerçekleĂžtirdiĂ°i ziyaret sĂ˝rasĂ˝nda ABD Devlet BakanlýðýnĂ˝n programĂ˝yla 25—29 Temmuz tarihlerinde ABD Devlet Bakanlýðýnda, ABD Parlamentosunda, Pentagon'da, Güvenlik Konseyinde, Beyaz Saray’da, ayrĂ˝ca bir dizi araĂžtĂ˝rma ve inceleme merkezinde görüĂžmelerde bulunuyor. Bu davet çerçevesinde D.Þahnazaryan World Security Enstitüsünün himayesiyle gerçekleĂžtirilen etkinlik sĂ˝rasĂ˝nda Washington’un The Atlantic Counsil kurumunda bir de bildiri sunmuĂž. AlĂ˝ntĂ˝mĂ˝z iĂžte bu bildiriden yapacaĂ°Ă˝z. Þahnazaryan'Ă˝n görüĂžüne göre, öncelikle "Ermeni-Türk iliĂžkilerinin düzelmesinin DaĂ°lĂ˝k KarabaĂ° anlaĂžmazlýðýnĂ˝n geliĂžiminde olumlu etkisi olacaktĂ˝r ki, bu Robert Koçaryan’Ă˝n iktidarĂ˝ için tehlikelidir. Ýkincisi, Ermeni-Türk sĂ˝nĂ˝rĂ˝nĂ˝n açĂ˝lmasĂ˝, Ermenistan ekonomisine hakim olan kriminal-erk sistemi için bir tehdittir ki, bu erk Ermenistan Cumhuriyetinin siyasi iktidarĂ˝nĂ˝ aracĂ˝sĂ˝z olarak kontrolü altĂ˝nda tutuyor ve hükümeti korumak için güçlü bir siyasi araçtĂ˝r." [10]

 

Þahnazaryan'Ă˝n açĂ˝klamasĂ˝, özellikle sĂ˝nĂ˝rĂ˝n açĂ˝lmamasĂ˝ konusunda Türkiye'ye Türkiye'den yöneltilen eleĂžtirileri çürütür nitelikte. Bu ve daha önceki alĂ˝ntĂ˝lar, olup bitenleri aracĂ˝sĂ˝z olarak doĂ°rudan Ermenistan Ermenilerinden ve diaspora Ermenilerinden öĂ°renmemizin ne kadar elzem olduĂ°unu gösteren önemli ve ciddi verilerdir. Zira üçüncü ĂžahĂ˝s konumundaki kiĂžilerin aracĂ˝lĂ˝klarĂ˝yla aktarĂ˝lan bilgiler kiĂžisel çĂ˝karlarĂ˝n ve ihtiraslarĂ˝n kurbanĂ˝ olabiliyor.

 

 

***

 

Þimdi Ăžu ana kadar tartýÞtýðýmĂ˝z konuyla yakĂ˝n iliĂžkisi olan bir baĂžka sorunun cevabĂ˝nĂ˝ arayalĂ˝m. Sorumuz, “Türkiye'de ‘Ermeni SoykĂ˝rĂ˝mĂ˝’ iddiasĂ˝nĂ˝n sahiplerince yürütülen Ă˝srarlĂ˝ propagandalarla varĂ˝lmaya çalýÞýlan nokta nedir?” olacak. Bu sorunun cevabĂ˝nĂ˝ ararken BardakçĂ˝yan'Ă˝n röportajĂ˝ daha da dikkat çekici bir nitelik kazanĂ˝yor. DiasporalĂ˝ Ermeni bilim adamĂ˝nĂ˝n yukarĂ˝daki alĂ˝ntĂ˝da yer alan son cümlesinin altĂ˝nĂ˝ çizelim: "(Böylece) Türk devletinin politikasĂ˝ temelsizleĂžecek ve absürd bir Ăžey haline dönecek." Bu cümlenin yorumunu uluslararasĂ˝ hukuk alanĂ˝nda çalýÞan uzmanlara bĂ˝rakalĂ˝m ve BardakçĂ˝yan'Ă˝n aynĂ˝ röportajĂ˝ndan yeni bir alĂ˝ntĂ˝ yaparak çizmeye çalýÞtýðýmĂ˝z tabloyu tamamlayalĂ˝m. Azg gazetesi muhabiri biraz da endiĂžeyle BardakçĂ˝yan'a Ăžöyle bir soru yöneltiyor: "Konferanslar, bilimsel toplantĂ˝lar, buluĂžmalar, yayĂ˝nlar yoluyla bunun kabul ettirileceĂ°i düĂžünülüyor. Acaba Türk hükümeti geri dönüĂž yapacak mĂ˝, yoksa bunlar yalnĂ˝zca bilim çevrelerinin görüĂžü olarak mĂ˝ kalacak?" [11]  

 

BardakçĂ˝yan yalnĂ˝zca gazetecinin deĂ°il bizim sorumuzun cevabĂ˝nĂ˝ da veriyor, hem de hedeflerinin ne olduĂ°unu yoruma gereksinim duymayacak netlikte ve sadelikte dile getirerek:

 

"Bu çalýÞma yöntemini denemek zorundayĂ˝z. Avrupa veya Amerika’da düzenlenen konferanslardan sonra Türkiye’de gerçekleĂžtirilecek olan konferanslarĂ˝n çok daha önemli olduĂ°unu düĂžünüyorum. Ýstanbul’dan baĂžlamalĂ˝ ve DoĂ°uya; Ankara, Erzurum, Van, Kars, Ani, Gümrü, Erivan’a kadar gitmeli. Ermeni Türk Komisyonu kurulmuĂžtu, bunlar tuzaktĂ˝, geçici önlemlerdi, Türk Hükümeti kendi politikasĂ˝nĂ˝ devam ettirmek için, bilim adamlarĂ˝nĂ˝ bunlarla oyalamak istiyordu. Demek ki, bu bölgedeki Ermenileri ayaklandĂ˝rmak için karÞýlĂ˝klĂ˝ bilimsel diyalog geliĂžtirilmeli. DeĂ°ilse, tanĂ˝manĂ˝n bizim için anlamĂ˝ ne? Özür dilenmesi mi?.."[12] 

 

BardakçĂ˝yan’Ă˝n bilim adamĂ˝ kimliĂ°iyle Türkiye’nin toprak bütünlüĂ°üne karÞý yöneldiĂ°i bu hedef Amerika’daki ve Avrupa’daki bilim kuruluĂžlarĂ˝nĂ˝n bilimsellik kimliklerini ve iĂžlevlerini tartýÞmaya açacak karakterde. Bu ise baĂ°Ă˝msĂ˝z bir dizi çalýÞmaya konu olabilir ve de olmalĂ˝dĂ˝r.

 

Sonuç olarak. 1) Bu çalýÞmada sunulan bilgilerin niteliĂ°i Ermeni kamuoyuna sunulan Ermenice bilgileri yakĂ˝ndan takip etmenin gerekliliĂ°ini vurguluyor. 2) Bir toplumun belleĂ°i, tarihçilerin, yazarlarĂ˝n, bilim adamlarĂ˝nĂ˝n, araĂžtĂ˝rmacĂ˝larĂ˝n, gazetecilerin, mimarlarĂ˝n, ressamlarĂ˝n, kĂ˝saca yaratĂ˝cĂ˝ entelektüellerin ürünleriyle ve entelektüellerin çabalarĂ˝yla korunur. Bu baĂ°lamda, kamuoyunun doĂ°ru bilgilendirilmesi, ortaya çĂ˝kacak olan ürünlerin niteliĂ°ine de yansĂ˝yacaktĂ˝r. 3) Veriler, iddia edilenin aksine "Ermeni Sorunu" ile ilgili yĂ˝kĂ˝lmasĂ˝ gereken tabularĂ˝n Türkiye'nin deĂ°il, BatĂ˝'nĂ˝n entelektüel dünyasĂ˝nda beslendiĂ°ini belgeliyor. Bu gerçek, dünya kamuoyuna yönelik çalýÞmalarda sorunun bu yönüne de aĂ°Ă˝rlĂ˝k verilmesini gerektiriyor.

 



[1] Kevork Bardakç?yan, 'Mer inknutyun? patand e turkerun' vorn e linelu mer idael? 'azatagrveluts' heto ('Türklere Rehin Olan Özgürlü?ümüz' 'Ba??ms?zl?ktan' Sonraki ?dealimiz Olacakt?r), zruyts Melanya Ba?alyan?, Azg, 11 hunisi 2005, ec. d (4)—ye (6)(Ermenice).
[2]Bu haber Türkiye'de 17.06.2005 tarihinde Star gazetesinde "Çarm?ha Gerilen Rahibe Öldü", 18.06.2005 tarihinde Sabah gazetesinde "Son Nefesini Çarm?hta Verdi" ba?l???yla verildi. Türk bas?n?nda haber kayna?? gösterilmemekle birlikte yurtd??? bas?n, foto?raflar ve haberin kayna?? olarak Associated Pres'i gösteriyor. (Konuyla ilgili belgeleri toplamamda yard?mc? olan Ermeni Dili ve Kültürü yüksek lisans ö?rencisi Melek Sar? Güven'e te?ekkür ederim)
[3]
http://www.zaman.com.tr/?hn=238148&bl=dishaberler&trh=20051215 http://www.aksiyon.com.tr/detay.php?id=23060 http://www.milliyet.com.tr/2005/12/22/dunya/axdun01.html
[4]Dasnabedyan, Y.Gh. Sarkisyan, Ta?nak Partisi için belgeler, üçüncü Cilt, s.118. Al?nt? için bkz. Andranik Çelebyan, Zoravar Andranik, (Erivan; Arevek, 1990), ec. 191. (Ermenice)
[5] Kevork Bardakç?yan, a.g.y.
[6] A.g.y.
[7] Armen Rustomyan, Zruyts. Vahan Vardanyan, Hayots a?harh (Ermenice günlük gazete), 11 Hunisi 2005, 109/1932, s.1—2.
[8] A.g.y.
[9] A.g.y.
[10] Davit ?ahnazaryan, Aravot, 5 ogostosi 2005, ec. 1.
[11] Kevork Bardakç?yan, a.g.y.
[12] A.g.y.

 

 ----------------------
* Ankara Üniversitesi Dil ve Tarih-Cođrafya Fakültesi Öđretim Üyesi -
- ERMENÝ ARAŢTIRMALARI, Sayý 19, Sonbahar 2005
            Tavsiye Et

   «  Geri
Yorumlar