AnasayfaÝletiţim
  
English

Konferans:

Yýldýz DEVECÝ BOZKUŢ*
ERMENÝ ARAŢTIRMALARI, Sayý 19, Sonbahar 2005

 

Sivil Toplum KuruluĂžlarĂ˝ BirliĂ°i Platformu'nun düzenlediĂ°i ''Türk-Ermeni ÝliĂžkilerinde Tarihi Gerçekler'' konulu sempozyum, 15-16 AralĂ˝k tarihlerinde Ýstanbul Teknik Üniversitesi'nin (ÝTÜ) Maçka kampüsünde gerçekleĂžmiĂžtir.

 

Sempozyumun açĂ˝lýÞ konuĂžmasĂ˝nĂ˝ yapan Prof. Dr. Aysel EkĂži, sempozyuma davet edilen bazĂ˝ Ermeni bilim adamlarĂ˝nĂ˝n ''önce soykĂ˝rĂ˝mĂ˝ tanĂ˝yĂ˝n'' ĂžartĂ˝nĂ˝ koĂžtuklarĂ˝nĂ˝ ve bu nedenle sempozyuma katĂ˝lmadĂ˝klarĂ˝nĂ˝ ifade etmiĂžtir. Prof. Dr. EkĂži sempozyuma davet edilen Erivan Devlet Üniversitesi Rektörü Profesör Radik Martirosyan'Ă˝n, ''Davetinizde soykĂ˝rĂ˝m yerine 'savaĂž trajedisi' demeniz bir gerçeĂ°in inkârĂ˝dĂ˝r. Bu gerçek birçok parlamento tarafĂ˝ndan tanĂ˝nmýÞtĂ˝r. BazĂ˝ ülkelerde 'soykĂ˝rĂ˝m yoktur' demek suçtur'' diyerek daveti kabul etmediĂ°ini, Michigan Üniversitesi Ermeni AraĂžtĂ˝rmalarĂ˝ Merkezi öĂ°retim üyesi Prof. Dennis R. Papazian'Ă˝n da ''Sempozyuma Ermenistan'dan katĂ˝lan olursa geleceĂ°ini, aksi takdirde sempozyumda yalnĂ˝z kalmak istemediĂ°ini''  gerekçe göstererek sempozyuma gelmeyeceĂ°ini bildirmiĂžtir. Prof. Dr. EkĂži, aralarĂ˝nda Bilgi Üniversitesi'nde gerçekleĂžtirilen konferansa katĂ˝lanlarĂ˝n da bulunduĂ°u bazĂ˝ kiĂžilerin ise daveti geri çevirdiĂ°ini ve bir kĂ˝smĂ˝nĂ˝n, tekrar tekrar aranmalarĂ˝na raĂ°men, yanĂ˝t vermediklerini ifade etmiĂžtir.

 

Ýki gün süren sempozyumda emekli büyükelçilerden, Þükrü ElekdaĂ°, Bilal ÞimĂžir, Onur Öymen ve Gündüz Aktan bulunmaktaydĂ˝. AyrĂ˝ca Türk Tarih Kurumu BaĂžkanĂ˝ Yusuf HalaçoĂ°lu, TopkapĂ˝ Müzesi Müdür Vekili Prof. Dr. Ýlber OrtaylĂ˝, Ankara Üniversite’sinden Doç. Dr. Birsen Karaca,  21. YüzyĂ˝l Türkiye Enstitüsü BaĂžkanĂ˝ Prof. Dr. Ümit ÖzdaĂ°, Koç Üniversitesi ÖĂ°retim Üyesi Prof. Dr. Norman Stone ve Prof. Dr. Türkkaya Ataöv’ün katĂ˝lĂ˝mĂ˝yla gerçekleĂžmiĂžtir.

 

ASAM BaĂžkanĂ˝ E. Büyükelçi Gündüz Aktan “Ermeni ÝddialarĂ˝nĂ˝n Hukuki Boyutu” baĂžlĂ˝klĂ˝ konuĂžmasĂ˝nda, soykĂ˝rĂ˝mĂ˝n hukuki bir terim olduĂ°unu ve 1948 BM SoykĂ˝rĂ˝m Suçunun Önlenmesi ve CezalandĂ˝rĂ˝lmasĂ˝ SözleĂžmesine göre bir suçun soykĂ˝rĂ˝m olarak nitelendirilebilmesi için bazĂ˝ ĂžartlarĂ˝n yerine getirilmesi gerektiĂ°ini vurguladĂ˝ktan sonra tehcirin, Cenevre SözleĂžmesi'ne uygun olarak bir "askeri gereklilik" çerçevesinde uygulandýðýnĂ˝ ifade etmiĂžtir. Aktan; “Dönemin yönetiminde ve Türk toplumunda Ermenilere karÞý yok etme kastĂ˝ mevcut olmamýÞtĂ˝r. Çünkü Ermenileri aĂžaĂ°Ă˝lĂ˝k gören bir Ă˝rkçĂ˝ nefret ne daha önce, ne de o sĂ˝rada ortaya çĂ˝kmýÞtĂ˝r. Böyle bir duygunun ne yazĂ˝lĂ˝, ne sözlü örneĂ°i vardĂ˝r. Tam tersine Ermeniler OsmanlĂ˝ Türklerini aĂžaĂ°Ă˝, gayri medeni, hatta barbar görmüĂžlerdir. OsmanlĂ˝ ÝmparatorluĂ°u, Avrupa'nĂ˝n tarihi önyargĂ˝larĂ˝ ya da Ă˝rkçĂ˝lýðýnĂ˝n yol açtýðý savaĂžlarda ve bu Ă˝rkçĂ˝lĂ˝ktan esinlenerek Türkleri aĂžaĂ°Ă˝ gören Balkan HĂ˝ristiyanlarĂ˝ ve Ermenilerin isyanlarĂ˝yla yĂ˝kĂ˝lmýÞtĂ˝r. OsmanlĂ˝ hâkimiyetinden çĂ˝kan bölgelerdeki Türk ve Müslümanlar Ă˝rkçĂ˝ nefretle katledilerek Anadolu'ya sürülmüĂžlerdir. Dünya bu trajedilere kayĂ˝tsĂ˝z kalmýÞtĂ˝r.” demiĂžtir.

 

Koç Üniversitesi ÖĂ°retim Üyesi Prof. Dr. Norman Stone konuĂžmasĂ˝na, "Ermeni diasporasĂ˝ ne oyun oynuyor, neden buradayĂ˝z? Neden öĂ°renciler, insanlar bir Ăžekilde milliyetçi akĂ˝mlara kapĂ˝lĂ˝yor?" sorularĂ˝na cevap aramýÞ ve diasporanĂ˝n aÞýrĂ˝ milliyetçi tavĂ˝rlarĂ˝nĂ˝n Türk-Ermeni iliĂžkilerine zarar verdiĂ°ini belirterek, Türklerin savlarĂ˝nĂ˝ yabancĂ˝lara sunma tarzlarĂ˝nĂ˝n iyi olmadýðýnĂ˝ da ifade etmiĂžtir.

 

CHP Ýstanbul Milletvekili Þükrü ElekdaĂ° da Ermeni Sorununun giderek Türkiye'ye yönelen küresel bir tehdide dönüĂžtüĂ°ünü ve bu suçlamalarĂ˝n Türk dýÞ politikasĂ˝ üzerinde baskĂ˝ yaptýðýnĂ˝ ifade ederek, batĂ˝lĂ˝ devletlerin Ermeni iddialarĂ˝nĂ˝ Türkiye'ye karÞý koz olarak kullandĂ˝klarĂ˝nĂ˝ söylemiĂžtir.

 

Sempozyumda Ermeni Sorununun hukuki boyutu üzerinde duran Nazan MoroĂ°lu Diaspora Ermenilerini birleĂžtiren tek noktanĂ˝n sözde soykĂ˝rĂ˝m olduĂ°unu açĂ˝klamýÞtĂ˝r. Diaspora Ermenilerinin soykĂ˝rĂ˝mĂ˝ savĂ˝nĂ˝ tüm Avrupa ülkelerine kabul ettirme çabalarĂ˝na deĂ°inen MoroĂ°lu Ăžu ifadeleri kullanmýÞtĂ˝r; “Ermenilerin soykĂ˝rĂ˝mĂ˝ dayatma çabalarĂ˝nĂ˝n aslĂ˝nda sadece onlarĂ˝n tek baÞýna sürdürdüĂ°ü bir giriĂžim olarak görmemeliyiz. Bunun küresel emperyalist bir giriĂžim olduĂ°unu gözden uzak tutmamalĂ˝yĂ˝z. Emperyalist devletler bu konuyu kullanarak Türkiye üzerinde baskĂ˝ oluĂžturmayĂ˝ sürdürüyorlar.”

        

“Ermeni Kitle ÝletiĂžim AraçlarĂ˝nda Ermeni Sorunu”  baĂžlĂ˝klĂ˝ konuyla sempozyuma katĂ˝lan Doç. Dr. Birsen Karaca ise Ermeni Sorununu bir edebiyatçĂ˝nĂ˝n bakýÞ açĂ˝yla ele almýÞ ve Avrupa ve Amerika’da baĂžta dikilen anĂ˝tlarda olmak üzere, romanlarda, öykülerde, Ăžiirlerde, ders kitaplarĂ˝nda, tarih kitaplarĂ˝nda, düĂžünce yazĂ˝larĂ˝nda, yüz yüze yaptýðýnĂ˝z diyaloglarda, çizgi romanlarda, filmlerde, yontularda, tablolarda ve akla gelebilecek her yerde Ermeni entelektüeller tarafĂ˝ndan oluĂžturulan Türk imgesinin negatif olarak ĂžekillendirildiĂ°ini açĂ˝klamýÞtĂ˝r. Ermeni görüĂžünü destekleyen tüm araĂžtĂ˝rmacĂ˝larĂ˝n, tĂ˝pkĂ˝ hazine avcĂ˝larĂ˝ gibi, Türkler tarafĂ˝ndan Ermenilere soykĂ˝rĂ˝m yapĂ˝ldýðýnĂ˝ gösteren belgeleri bulan kiĂži olmak amacĂ˝yla arĂživlerde çalýÞtýðýna deĂ°inen Karaca, Avrupa’da durumun daha vahim olduĂ°unu herhangi bir araĂžtĂ˝rma yapĂ˝lmadan Türk karÞýtĂ˝ tezlerin gözü kapalĂ˝ kabul edildiĂ°ini vurgulamýÞtĂ˝r. Ermeni Sorunu konusunda dünya kamuoyuna sunulan bilgi ve belgelerin, aĂ°Ă˝rlĂ˝klĂ˝ olarak Türk kamuoyuna psikolojik baskĂ˝ yapmak amacĂ˝yla hazĂ˝rlandýðýna deĂ°inen Karaca, bu konuda Türk kamuoyunun bilinçlenmesi gerektiĂ°inin altĂ˝nĂ˝ çizmiĂžtir. 

 

Sempozyuma katĂ˝lan Türk Tarih Kurumu BaĂžkanĂ˝ Prof. Dr. Yusuf HalaçoĂ°lu ise I. Dünya SavaÞý'nda Ermenilerin de diĂ°er insanlarla aynĂ˝ acĂ˝yĂ˝ paylaĂžtĂ˝klarĂ˝na deĂ°inerek, bu konuyla ilgili OsmanlĂ˝ arĂživleri gibi diĂ°er arĂživlerin henüz tam anlamĂ˝yla incelenemediĂ°ini Ăžöyle açĂ˝klamýÞtĂ˝r; “OsmanlĂ˝ arĂživleri son 1 yĂ˝ldĂ˝r internet ortamĂ˝ndadĂ˝r. OsmanlĂ˝ arĂživlerinin yüzde 10'u incelenebilmiĂžtir. Buna raĂ°men soykĂ˝rĂ˝ma uĂ°radĂ˝klarĂ˝nĂ˝ söylemektedirler. Bu durumda verilecek yanĂ˝t 'hayĂ˝r' olacaktĂ˝r. Bu takdirde iddianameyi hazĂ˝rlayanlar ile kararĂ˝ verenlerin varmak istedikleri sonuç nedir? Yok eĂ°er 'yeterli bilgilerimiz var' deniyorsa, bu durumda ellerindeki verileri dünya kamuoyuna sunmalarĂ˝ gerekir. Ama görülen o ki ellerinde böyle bir veri yok.”

 

Prof. Dr. HalaçoĂ°lu, yazar Orhan Pamuk'un bir Ýsviçre gazetesinde yayĂ˝mlanan "Türkiye'nin Ermeni katliamĂ˝ gibi tabulaĂžmýÞ konularĂ˝ tartýÞmaya baĂžlamasĂ˝nĂ˝n zamanĂ˝ geldi. Bu bilgiler Türk halkĂ˝ndan saklanĂ˝yor ve iyi bir Ăžey deĂ°il. Bu konunun tabu olduĂ°u ve tartýÞýlamadýðý bir ülkede yaĂžamak utanç verici" Ăžeklindeki açĂ˝klamalarĂ˝na cevaben ĂžunlarĂ˝ söylemiĂžtir; "Konunun tartýÞýlmasĂ˝nĂ˝ engelleyen kim? Beyefendi, geliniz her ortamda tartýÞalĂ˝m. DaĂ°arcýðýnĂ˝zda ne varsa söyleyiniz ve cevabĂ˝nĂ˝zĂ˝ alĂ˝nĂ˝z. TabulaĂžtĂ˝ran sizsiniz. Bu toplantĂ˝ya katĂ˝lmayanlar da sizin gibi aynĂ˝ düĂžüncede olanlar. Ben bu ülkede yaĂžamaktan, bu milletin bir ferdi olmaktan gurur duyuyorum. Bizim tartýÞmaktan utanacak ne bir tarihi geçmiĂžimiz ne de sizin bilmeden söylediĂ°iniz bir soykĂ˝rĂ˝m vardĂ˝r. Ancak sizler gibi ellerinde hiçbir araĂžtĂ˝rma olmadan, bilimsel çalýÞma yapmadan sorumsuzca ve insanlĂ˝k deĂ°erlerini ayaklar altĂ˝na alarak konuĂžan kimseler var. Bize demokrasi dersi vermeye hakkĂ˝nĂ˝z yok. Siz önce Fransa'ya ve demeç verdiĂ°iniz Ýsviçre'ye bakĂ˝nĂ˝z ve sözlerinizde samimiyseniz oradaki yasaklara bakĂ˝nĂ˝z ve bu ülkelerdeki yasaklarĂ˝ dile getiriniz. Kendinizi nasĂ˝l savcĂ˝ ve hakim yerine koyabiliyorsunuz, nasĂ˝l rahat uyuyabiliyorsunuz?"

 

Prof. Dr. Yusuf HalaçoĂ°lu çeĂžitli parlamentolarda parmak kaldĂ˝rmak suretiyle Türkiye aleyhine kararlar alĂ˝nmasĂ˝nĂ˝n ve Türkiye’nin mahkûm edilmesinin yanlýÞ olduĂ°unu dile getirerek Ăžu ifadeleri kullanmýÞtĂ˝r; "Ermeniler, tehcir öncesinde iddia edildiĂ°i gibi hiçbir faaliyette bulunmayan bir durumda deĂ°ildiler. Anadolu'nun hemen yer yerinde isyan etmiĂžler ve en önemlisi de OsmanlĂ˝ Devleti'nin savaĂž içinde olduĂ°u devletlerle anlaĂžmýÞlar, onlarĂ˝n ordularĂ˝na asker vermiĂžler, onlardan silah alarak fiilen OsmanlĂ˝ Devleti'ne karÞý resmen ilan edilmemiĂž bir savaĂža giriĂžmiĂžlerdir. DolayĂ˝sĂ˝yla OsmanlĂ˝ Devleti, güvenlik nedeniyle onlarĂ˝ savaĂž alanĂ˝ dýÞýna sürmüĂžtür.”

 

Sempozyuma katĂ˝lan CHP Genel BaĂžkan YardĂ˝mcĂ˝sĂ˝ Onur Öymen de arĂživlerin önemini vurgulayarak halen Ermeni arĂživlerinin kapalĂ˝ olduĂ°unu ve bu konularda çalýÞan bilim adamlarĂ˝nĂ˝n büyük bir kĂ˝smĂ˝nĂ˝n objektif olmadýðý üzerinde durmuĂžtur. Sovyetler BirliĂ°inin daĂ°Ă˝lmasĂ˝nĂ˝n ardĂ˝ndan Ermenilerin KarabaĂ°’Ă˝ iĂžgal ettiklerinin ve 18 bin kiĂžinin hayatĂ˝nĂ˝ kaybetmelerine neden olduklarĂ˝nĂ˝ ifade eden Öymen, konuĂžmasĂ˝na Ăžöyle devam etmiĂžtir; “YukarĂ˝-KarabaĂ° ve diĂ°er altĂ˝ Azeri eyaleti Ermeni iĂžgaline geçti ve 1 milyon Azeri göç etti. o tarihten beri Azerbaycan topraklarĂ˝nĂ˝n % 20’si Ermeni iĂžgali altĂ˝ndadĂ˝r. Bu soruna çözüm bulmak için Avrupa Güvenlik ve iĂžbirliĂ°i Örgütü çerçevesinde oluĂžturulan Minsk süreci içinde çok çaba sarf edilmiĂž, ancak hiçbir sonuç alĂ˝nmamýÞtĂ˝r. Bugün hala bu topraklar iĂžgal altĂ˝ndadĂ˝r ve o bölgede yaĂžayanlar çok aĂ°Ă˝r koĂžullar altĂ˝nda hayatlarĂ˝nĂ˝ sürdürmeye çalýÞýyorlar.”

 

Ermenistan’Ă˝n BM Güvenlik Konseyi, Avrupa Parlamentosu ve Avrupa Konseyi Parlamenterler Meclisi tarafĂ˝ndan iĂžgalci olduĂ°unun ilan edilmesine raĂ°men Ermenistan’Ă˝n bu topraklardan çekilmediĂ°ini ifade eden Öymen Ăžöyle devam etmiĂžtir; “Ermenistan dikkatleri baĂžka tarafa çekmek için 1915 olaylarĂ˝nĂ˝ dünya kamuoyunda ön plana çĂ˝kartmaya çalýÞtĂ˝ ve Azerilere yaptýðý zulmü unutturarak zulme uĂ°rayan taraf görüntüsü sergilemeye gayret etti. Bugün Ermenistan konusundan bahsedilince YukarĂ˝ KarabaĂ°’da yaĂžanan büyük insanlĂ˝k dramĂ˝nĂ˝, 20 bine yakĂ˝n insanĂ˝n ölümünü, 1 milyon mültecinin periĂžan vaziyette yaĂžadýðýnĂ˝ dünyada kaç kiĂži hatĂ˝rlĂ˝yor? Ne yazĂ˝k ki Türkiye’de de bu oyuna gelenler çok oldu. 1915 yĂ˝lĂ˝ndaki olaylar hakkĂ˝nda kendi ülkelerini en aĂ°Ă˝r bir dille suçlayan Türk aydĂ˝nlarĂ˝ndan kaç tanesi YukarĂ˝ KarabaĂ° konusuna deĂ°indi?”

 

Öymen konuĂžmasĂ˝nda Ýngiltere’nin I. Dünya SavaÞý sĂ˝rasĂ˝nda Almanya ve Türkiye aleyhine çok sayĂ˝da propaganda kitap ve broĂžürü yayĂ˝nladýðýna dikkat çekerek Mavi Kitap’la ilgili ĂžunlarĂ˝ belirtmiĂžtir; “Üzerinde tartýÞma konusu olmayan noktalardan biri Mavi Kitap’Ă˝n bir propaganda belgesi olduĂ°udur. Ankara’daki Ýngiliz Büyükelçisinin geçen Temmuz ayĂ˝nda Meclis BaĂžkanĂ˝mĂ˝za gönderdiĂ°i mektupta da bu belgenin bir propaganda belgesi olduĂ°u açĂ˝kça ifade ediliyor. Bir kitap hem propaganda belgesi hem de tarafsĂ˝z bir bilimsel eser olabilir mi? EĂ°er bir propaganda bürosu tarafĂ˝ndan Ă˝smarlanmamýÞ olan, baĂžka dönemde baĂžka koĂžullarda ve tamamen bilimsel düĂžüncelerle tarafsĂ˝z bir anlayýÞla yazĂ˝lmýÞ olup da sonradan bir propaganda bürosu tarafĂ˝ndan baĂžka amaçlarla kullanĂ˝lan bir kitap bilimsel özelliĂ°ini kaybetmemiĂžtir denilebilir ama Mavi Kitap’ta durum farklĂ˝dĂ˝r. O, bir Propaganda bürosu tarafĂ˝ndan Ă˝smarlanmýÞ olan bir kitaptĂ˝r.” 

 

Sempozyuma katĂ˝lan E. Büyükelçi Bilal ÞimĂžir ise ASALA tarafĂ˝ndan öldürülen Ăžehit diplomatlarĂ˝mĂ˝zĂ˝ hatĂ˝rlatarak bugün bu Ăžehitler için hiçbir yerde herhangi bir anĂ˝t dikilmediĂ°ini buna karÞýn Ermeni suikastçilerin Ermenistan’da adeta birer milli kahraman ilan edildiklerini ifade etmiĂžtir.  Ermeni sorununun tarihi ve siyasi yönü üzerinde duran ÞimĂžir, diasporadaki Ermenilerin bugünkü davranýÞlarĂ˝nda BatĂ˝lĂ˝ devletlerin önemli etkisi olduĂ°unu vurgulamýÞtĂ˝r. ÞimĂžir ayrĂ˝ca, Ermenistan’Ă˝n BaĂ°Ă˝msĂ˝zlĂ˝k bildirgesinde sözde soykĂ˝rĂ˝mĂ˝n uluslar arasĂ˝ alanda tanĂ˝nmasĂ˝na deĂ°inildiĂ°ini ve DoĂ°u Anadolu’dan BatĂ˝ Ermenistan olarak bahsedildiĂ°ini söylemiĂžtir.

 

“Ay’da Petrol Var MĂ˝? baĂžlĂ˝klĂ˝ konuĂžmasĂ˝yla baĂžlayan 21. YüzyĂ˝l Türkiye Enstitüsü BaĂžkanĂ˝ Prof. Dr. Ümit ÖzdaĂ° Ermeni Meselesinin bir tür oyuna benzediĂ°ini, bu oyunlarla Türk milletinin tarihinden koparĂ˝lmaya çalýÞýldýðýna deĂ°inmiĂžtir. Avrupa BirliĂ°ine üyelik sürecinde bu sorunun giderek adeta ön koĂžul haline geleceĂ°ine deĂ°inen ÖzdaĂ°, birçok Avrupa ülkesinde Türkiye aleyhinde kararlar alĂ˝ndýðýnĂ˝ da ifade etmiĂžtir.

 

“Genocide” kavramĂ˝ üzerinde duran TopkapĂ˝ Müzesi Müdürü Prof. Dr. Ýlber OrtaylĂ˝ bu kavramĂ˝n Türk toplumunda hiçbir zaman var olmadýðýnĂ˝ ve bunu kullananlarĂ˝n devletle hesaplaĂžmasĂ˝nĂ˝ tamamlayamayan aydĂ˝nlar olduĂ°unun altĂ˝nĂ˝ çizmiĂžtir. OrtaylĂ˝, ayrĂ˝ca geçmiĂžten günümüze hiçbir zaman Türk toplumunda Ermenilere karÞý önyargĂ˝nĂ˝n olmadýðýnĂ˝ da söylemiĂžtir. OrtaylĂ˝ “genocide” olmuĂžtur yönündeki fikirlerin tamamen politik olduĂ°unu, tarihi bilgi ve hukuki yoruma dayanmadýðýnĂ˝n da altĂ˝nĂ˝ çizmiĂžtir.

 

Sempozyum sonunda yayĂ˝nlanan “Sonuç Bildirgesi”nin metni aĂžaĂ°Ă˝dadĂ˝r.

 

“TÜRK ERMENÝ ÝLÝÞKÝLERÝNDE TARÝHÝ GERÇEKLER” SEMPOZYUMU

SONUÇ BÝLDÝRGESÝ

 

Sivil Toplum KuruluĂžlarĂ˝ BirliĂ°i Platformu’nun ÝTÜ RektörlüĂ°ü ile birlikte düzenlediĂ°i “Türk Ermeni ÝliĂžkilerinde Tarihi Gerçekler” konusundaki ikinci Sempozyum 15 – 16 AralĂ˝k 2005 tarihlerinde yapĂ˝ldĂ˝. Sempozyuma, Prof. Dr. Türkkaya ATAÖV, Doç. Dr. Birsen KARACA, Dr. Abdullah KEHALE, Þükrü ELEKDAÐ, Gündüz AKTAN, Prof. Dr. Yusuf HALAÇOÐLU, Onur ÖYMEN, Prof. Dr. Norman STONE, Nazan MOROÐLU, Prof. Dr. Ýlber ORTAYLI, Prof. Dr. Ümit ÖZDAÐ ve Bilal ÞÝMÞÝR konuĂžmacĂ˝ olarak katĂ˝ldĂ˝lar. AnĂ˝lar bölümünde;1915 olaylarĂ˝ndan somut örnekler, Tuncay Özkan, BoĂ°azlayan KaymakamĂ˝’nĂ˝n torunu Kemal Ergüder, IĂ°dĂ˝r ve KaĂ°Ă˝zman toplu mezar kazĂ˝larĂ˝nda bulunan Ali EĂžref Uzundere ve Latif KaraaĂ°aç tarafĂ˝ndan sunulan görüntüler ilgi ile izlendi.

 

Düzenleme kurulu, Ermeni diasporasĂ˝ ve destek veren emperyalist güçler tarafĂ˝nda yĂ˝llardĂ˝r tek yanlĂ˝ olarak sürdürülen sözde Ermeni soykĂ˝rĂ˝m konusunun farklĂ˝ ve eleĂžtirel bakýÞ açĂ˝sĂ˝yla ele alĂ˝nmasĂ˝na özen göstermiĂž, Ermeni tezini savunmakta olan Türk ve yabancĂ˝larĂ˝ da davet etmiĂžtir. Ancak, baĂžvurulanlardan bir kĂ˝smĂ˝ hiç yanĂ˝t vermemiĂž, bir kĂ˝smĂ˝ da “gerçek kanĂ˝tlanmýÞtĂ˝r, konunun tartýÞýlacak bir yanĂ˝ yoktur” diyerek katĂ˝lmayĂ˝ reddetmiĂžlerdir.

 

Sempozyumda özellikle “Ermeni Belge SahtekârlĂ˝klarĂ˝”; “Ermeni Kitle ÝletiĂžim AraçlarĂ˝nda Ermeni Sorunu”, “ABD’deki Ermeni Lobi Faaliyetleri”; “Hukuki ve Psikolojik AçĂ˝dan Ermeni SoykĂ˝rĂ˝mĂ˝ ÝddialarĂ˝” ve “Jenosit KavramĂ˝” tarihi belgelere dayanĂ˝larak ele alĂ˝nmýÞ ve aĂžaĂ°Ă˝daki hususlarĂ˝n kamuoyuyla paylaÞýlmasĂ˝na karar verilmiĂžtir:

 

Ermeni iddialarĂ˝nĂ˝ kuvvetlendirmek üzere, diaspora Ermenileri tarafĂ˝ndan çok sayĂ˝da sahte belge düzenlenmiĂžtir.

 

Türk Ermeni iliĂžkileri konusunun, ilgili bütün ülkelerden konunun uzmanĂ˝ olan bilim adamlarĂ˝nĂ˝n katĂ˝lĂ˝mĂ˝yla objektif ve bilimsel bir yaklaÞýmla görüĂžülüp deĂ°erlendirilmesi gerekmektedir. Bunun için ilgili bütün ülkelerin ve kuruluĂžlarĂ˝n ellerindeki arĂživler bilim adamlarĂ˝nĂ˝n istifadesine sunulmalĂ˝dĂ˝r. Bütün bilgilere ulaÞýlmadan doĂ°ru ve saĂ°lĂ˝klĂ˝ deĂ°erlendirme yapĂ˝lmasĂ˝ mümkün deĂ°ildir. Hele Ermenistan gibi bu konuda iddia sahibi olan bir ülkenin arĂživlerini henüz açmamýÞ olmasĂ˝nĂ˝n izah edilebilir ve savunulabilir bir tarafĂ˝ bulunmamaktadĂ˝r.

 

OsmanlĂ˝ Ýdaresinin Ermenilerin yok edilmesini kararĂ˝nĂ˝ kanĂ˝tlayacak bir belgenin yokluĂ°u nedeniyle Ýngiliz Hükümetleri 1915 ve 1916’daki olaylarĂ˝ soykĂ˝rĂ˝m olarak tanĂ˝mamaktadĂ˝r. Malta mahkemesi bunun kanĂ˝tĂ˝dĂ˝r. Ýngiltere soykĂ˝rĂ˝m iddialarĂ˝nĂ˝ kabul etmezken Fransa ve bazĂ˝ baĂžka ülkelerin ParlamentolarĂ˝ soykĂ˝rĂ˝m iddiasĂ˝nĂ˝ kabul eden kararlar almýÞlardĂ˝r. Tarihi ve hukuki gerçekler gözardĂ˝ edilerek olay siyasi propaganda aracĂ˝ olarak kullanĂ˝lmaktadĂ˝r.

 

BirleĂžmiĂž Milletler SoykĂ˝rĂ˝mĂ˝ Önleme ve CezalandĂ˝rma SözleĂžmesi’ne göre sözde Ermeni soykĂ˝rĂ˝mĂ˝ suçu hukuken oluĂžmamýÞtĂ˝r. Ermeniler bir ‘politik’ gruptur. Anadolu’nun doĂ°usunda çoĂ°unlukta olmadĂ˝klarĂ˝ yerleri alĂ˝p baĂ°Ă˝msĂ˝z bir devlet kurmayĂ˝ amaçlamýÞlardĂ˝r. Bu baĂ°lamda düĂžmanla iĂžbirliĂ°i yapmýÞlar; Türklere saldĂ˝rmýÞlar; Türk ordularĂ˝yla nizami ve gayrĂ˝ nizami savaĂžmýÞlardĂ˝r. 

 

Tehcir, bir teamüli hukuk hükmü olan ve Cenevre SözleĂžmelerine ek 2 nolu protokolun 18 maddesinde yer alan ‘askeri gereklilik’ çerçevesinde uygulanmýÞtĂ˝r. SözleĂžme’de aranan milli, etnik, Ă˝rksal ve dinsel bir grubu yok etme kastĂ˝ yoktur, hiç olmamýÞtĂ˝r.

 

Ermenilerin Sevk ve Nakledilmeleri 30 MayĂ˝s 1915’de çĂ˝karĂ˝lan bir talimatname çerçevesinde yapĂ˝lmýÞ, talimatnamede tehcire tabi tutulan Ermenilerin mallarĂ˝nĂ˝n tesbiti, hazĂ˝rlanmalarĂ˝ Ýçin 15 güne kadar bir süre verilmesi gibi hususlara yer verilmiĂžtir. Nakillerinin güvenli bir Ăžekilde yapĂ˝lmasĂ˝ konusunda da bir talimatname çĂ˝karĂ˝lmýÞtĂ˝r. Gerekli güvenlik tedbiri almayĂ˝ ihmal eden devlet görevlileri yargĂ˝lanmýÞtĂ˝r. SavaĂž sonrasĂ˝nda geri dönüĂžlerine iliĂžkin çĂ˝karĂ˝lan 31 AralĂ˝k 1918 tarihli talimatname de göstermektedir ki, OsmanlĂ˝nĂ˝n SoykĂ˝rĂ˝m yapma, Ermenileri yok etme kastĂ˝ hiçbir zaman olmamýÞtĂ˝r. Ermenileri yok etmek isteyen bir devlet sevk ve nakilleri için, geri dönüĂžleri için, yolda güvenlikleri için talimatnameler ve yönetmelikler çĂ˝kararak SoykĂ˝rĂ˝m yapĂ˝lamayacaĂ°Ă˝ açĂ˝ktĂ˝r.

 

Türk bilim adamlarĂ˝ geçtiĂ°imiz ve yaĂžadýðýmĂ˝z yüzyĂ˝lda dünyanĂ˝n baĂžka ülkelerinde yaĂžanan ve milyonlarca insanĂ˝n hayatĂ˝na mal olan insanlĂ˝k suçlarĂ˝yla da ilgilenmeli ve onlarĂ˝ da bilimsel bir yaklaÞýmla incelemelidir. Tarihçilerin tarihi geniĂž bir pencereden ve bütün dünyayĂ˝ kapsayacak biçimde incelemeleri tarihe ve bilime yapĂ˝lacak en büyük hizmettir.

 

Tarihi gerçekleri bilimsel yöntemler ve objektif olarak araĂžtĂ˝rmak yerine, siyasi amaçlĂ˝ psikolojik propaganda oyunlarĂ˝ ile saptĂ˝rarak, Türk toplumunun asĂ˝lsĂ˝z suçlamalarĂ˝ kabul edecek kĂ˝vama getirilmesi amacĂ˝ güdülmektedir.

 

BazĂ˝ bilim adamlarĂ˝nĂ˝n ve aydĂ˝nlarĂ˝n dahi; katliam, cinayet ve sürgün gibi olaylarla jenosit gibi aĂ°Ă˝r bir suçu karýÞtĂ˝rdĂ˝klarĂ˝ anlaÞýlmaktadĂ˝r.

 

Konunun gelecek nesillere ve gençlerimize çok iyi anlatĂ˝lmasĂ˝, kamuoyunun bilinçlendirilmesi, soykĂ˝rĂ˝m gibi çok aĂ°Ă˝r bir suçun sorumsuzca kabullenilmemesi için karÞý önlemler alĂ˝nmasĂ˝ gerekmektedir.

 

Bu amaçla, STKB Platformu olarak, demokrasi anlayýÞý, fikir özgürlüĂ°ü ve bilimin tarafsĂ˝zlýðý çerçevesinde konferans ve paneller düzenlemeye sabĂ˝rla devam edeceĂ°iz.

 

STKB Platformu Dönem Sözcüleri: Gökhan ECEVÝT, Zafer FORTACI

 

STKB Platformu Yürütme Kurulu Üyesi ve Proje Öncüsü: Prof. Dr. Aysel EKÞÝ

 

Sivil Toplum KuruluĂžlarĂ˝ BirliĂ°i Platformu Onur BaĂžkanĂ˝: Prof. Dr. Bülent BERKARDA
 ----------------------
* ERAREN Uzmaný - ydeveci@iksaren.org
- ERMENÝ ARAŢTIRMALARI, Sayý 19, Sonbahar 2005
            Tavsiye Et

   «  Geri
Yorumlar