AnasayfaÝletiţim
  
English

Ermeni Tarihçiler Tarafýndan Yazýlan Kitaplarda Yapýlan Tahrifatlar

Prof.Dr. Birsen KARACA*
ERMENÝ ARAŢTIRMALARI, Sayý 22, Yaz 2006

 

1991 ÖNCESÝ VE SONRASI DÖNEMLERDE ERMENÝ TARÝHÇÝLER TARAFINDAN YAZILAN KÝTAPLARDA YAPILAN TAHRÝFATLAR[1]

 

Öz: Bu makalede 1991 yĂ˝lĂ˝, Ermeni tarihi ve Ermenilerin tarihini konu alan belgeler açĂ˝sĂ˝ndan önemli kĂ˝rĂ˝lma noktalarĂ˝ndan birisi olarak kabul edilmektedir. Çünkü, Ermeni siyaset adamlarĂ˝ ve aydĂ˝nlar SSCB’nin daĂ°Ă˝lmasĂ˝ndan sonra baĂ°Ă˝msĂ˝z bir ülke ve devlet olma ĂžansĂ˝nĂ˝ elde eden Ermenistan için yep yeni bir tarihe gereksinim duymuĂžlardĂ˝r. Bu gereksinim Sovyet döneminde yazĂ˝lmýÞ olan tarih kitaplarĂ˝ndaki bilgilerin unutturulmasĂ˝nĂ˝, belgelerin yok edilmesini içermektedir.

 

1918-1920 yĂ˝llarĂ˝nda bugünkü Ermenistan sĂ˝nĂ˝rlarĂ˝ içerisinde baĂ°Ă˝msĂ˝z bir Ermeni devleti varlĂ˝k gösterdi. AnĂ˝lan dönemde iktidarda, TaĂžnak Partisi vardĂ˝. Sovyetler BirliĂ°i döneminde yazĂ˝lan tarih ve ders kitaplarĂ˝na ise TaĂžnak Partisinin bu dönemdeki baĂžarĂ˝sĂ˝zlĂ˝klarĂ˝ kaydedilmiĂžti. Bu baĂžarĂ˝sĂ˝zlĂ˝klarĂ˝n sonucunda Ermenilerin baĂ°Ă˝msĂ˝zlĂ˝klarĂ˝nĂ˝ Sovyet Rusya’ya teslim etmiĂžlerdi.

 

Ermeniler için, 1991 yĂ˝lĂ˝ndan sonra yeni bir tarih yazĂ˝lĂ˝rken iĂžlenen “Sözde Ermeni SoykĂ˝rĂ˝m”Ă˝ motifi de özellikle dikkat çekmektedir. Bu motif Ermenilerde ulus bilincini uyandĂ˝rmak ve bu bilinci canlĂ˝ tutmak, ayrĂ˝ca dünya kamuoyundan sempati toplamak amacĂ˝yla kullanĂ˝lmaktadĂ˝r. Bu konuda da Ermeni siyaset adamlarĂ˝ ve aydĂ˝nlar tarafĂ˝ndan yaratĂ˝lan çeliĂžkileri yine Ermeni tarihçileri kayĂ˝tlara geçirilmektedir. ÖrneĂ°in: 1991 yĂ˝lĂ˝ndan önceki dönemlerde Ermenistan’da “KahramanlĂ˝k AnĂ˝tĂ˝” olarak dikilen bazĂ˝ anĂ˝tlar bugün dünya kamuoyuna “SoykĂ˝rĂ˝m AnĂ˝tĂ˝” imiĂž gibi tanĂ˝tĂ˝lĂ˝yor.

 

Anahtar Kelimeler: Ermeni tarihçiler, 1991, kitaplar, anĂ˝tlar, Sözde Ermeni SoykĂ˝rĂ˝mĂ˝

 

Abstract: In this article, the year 1991 is perceived as one of the breaking points regarding the Armenian history and its documentation. Because, Armenian intellectuals and politicians necessitated a new history for which had recently gained the opportunity to become an independent state after the disintegration of the Soviet Union. This necessity demanded destruction of the documents and dememorization of the information written in the history books of the Soviet era. Between 1918-1920 an independent stae existed within the boundaries of contemporary . It was governed by the Tashnak Party. In the history books written in Soviet era, failures of Tashnak government was recorded as well. The remedy of this failure was the Armenian deliverance of their independence to the Soviet Union. In the porcess of rewriting history in after 1991, the theme of the so-called Armenian genocide is conspicuous as well. This theme was used for creating a national consciousness, to preserve this consciousness and to gain the sympathy of the world public opinion. In this matter, Armenian historians recorded the dilemmas of Armenian intellectuals and politicians. For example, some monuments erected in before 1991 as monuments of heroism were displayed as monuments of genocide.

 

Key Words: Armenian historians, 1991, books, monuments, so-called Armenian genocide

 

1991 yĂ˝lĂ˝ndan sonra, Sovyetler BirliĂ°i’nin daĂ°Ă˝lmasĂ˝nĂ˝ takip eden süreçte BirliĂ°i oluĂžturan diĂ°er bazĂ˝ halklar gibi, Ermeniler de baĂ°Ă˝msĂ˝z bir devlet olma ĂžansĂ˝nĂ˝ elde ettiler. Bu olayĂ˝n sonucunda, Türkiye’nin dýÞ iliĂžkilerini yakĂ˝ndan ilgilendiren yeni oluĂžumlar ortaya çĂ˝ktĂ˝. KuzeydoĂ°u sĂ˝nĂ˝rĂ˝mĂ˝zda aralarĂ˝nda Ermenistan’Ă˝n da bulunduĂ°u yeni devletler belirmiĂžti. Türkiye’nin Ermenistan’la komĂžuluk iliĂžkileri sorunlu baĂžladĂ˝. Bunun en önemli nedenlerinden birisi, Ermenilerin kendi kamuoylarĂ˝nda ve dünya kamuoyunda Türkiye’nin “Sözde Ermeni SoykĂ˝rĂ˝mĂ˝”nĂ˝ kabul etmesi için onlarca yĂ˝ldĂ˝r sürdürdükleri Ă˝srarlĂ˝ çalýÞmalardĂ˝. Bu çalýÞmalar içerisinde yalnĂ˝zca yazĂ˝lĂ˝ ve görsel metinler yoktu, ASALA gibi örgütlerin gerçekleĂžtirdiĂ°i terörist eylemler de vardĂ˝.[2] Bu eylemlere katĂ˝lan ASALA üyelerinin bugünkü Ermenistan hükümeti tarafĂ˝ndan milli kahraman olarak ilân edilmeleri[3] ve anĂ˝tlarĂ˝nĂ˝n dikilmesi ise, terör de dahil olmak üzere Türkiye’ye karÞý yapĂ˝lan tüm hareketlerin devlet düzeyinde benimsendiĂ°ini gösteren önemli bir veridir. Bunun en son örneĂ°i Talat PaĂža’nĂ˝n katili Tehleryan için 2006 yĂ˝lĂ˝nda Erivan’da dikilen anĂ˝ttĂ˝r.[4]

 

“SoykĂ˝rĂ˝m” iddiasĂ˝ Türkiye’ye karÞý yürütülen psikolojik savaÞýn temel malzemelerindendir ve çok yönlü kullanĂ˝ma açĂ˝k bir konudur. Türkiye’nin Ermeni iddialarĂ˝nĂ˝ kabul etmesinin Ermeniler için maddi getirisi Türkiye’den talep edilecek toprak ve tazminat olacaktĂ˝r. Bu talepler, Türkiye’ye karÞý yürütülen faaliyetlere yalnĂ˝zca projeyi sahiplenenlerin deĂ°il, Ermeni etnik kökenli her bir bireyin desteĂ°ini ve katĂ˝lĂ˝mĂ˝nĂ˝ saĂ°lamak için önemli bir ödüldür. Böyle bir baĂžarĂ˝nĂ˝n manevi getirisi ise Ermenilerin kimlik sorununu çözmeyi garanti etmektedir. Bu baĂ°lamda, “soykĂ˝rĂ˝m” iddialarĂ˝ Ermeni halkĂ˝nĂ˝ birarada tutacak bir düĂžman imgesi yaratmak için uygun malzemelerin sunulmasĂ˝na da yardĂ˝m etmektedir. DevamĂ˝nda ise, bir zamanlar dünyanĂ˝n süper gücü olan OsmanlĂ˝ ÝmparatorluĂ°u’nu yĂ˝kmýÞ bir “muzaffer” efsanesinin Ermeni tarihine kaydedilmesi vardĂ˝r. Günümüzde yazĂ˝lan tarih kitaplarĂ˝nda ve ansiklopedilerde bile bu motifin iĂžlendiĂ°ini belgeleyecek veriler mevcuttur. Buna çocuklar için hazĂ˝rlanmýÞ Ermenice “Voskeporik” adlĂ˝ ansiklopediden somut bir örnek verelim. Bu baĂžvuru kaynaĂ°Ă˝nda OsmanlĂ˝ Devleti’nin vatandaÞý iken Bulgar ordusunda ve Rus ordusunda OsmanlĂ˝ Devleti’ne karÞý yapĂ˝lan savaĂžlara katĂ˝lmýÞ, DoĂ°u Anadolu Bölgesi’nde Ermeni isyanlarĂ˝nĂ˝ kýÞkĂ˝rtmýÞ ve isyanlara elebaÞýlĂ˝k etmiĂž Andranik Ăžöyle anlatĂ˝lĂ˝yor:

 

“Andranik’e ‘yaĂžantĂ˝nĂ˝zĂ˝n en mutlu günü hangisidir?’ diye sormuĂžlar. O da cevap olarak BatĂ˝ Ermenistan’Ă˝n Gomer köyü yakĂ˝nlarĂ˝nda sayĂ˝ca çok üstün Türk saldĂ˝rganlara karÞý Ermeni erkek ve kadĂ˝nlarĂ˝ndan oluĂžturulan küçük bir grupla kendi yönetiminde yapĂ˝lan çarpýÞmayĂ˝ hatĂ˝rlamýÞ.”[5]

 

Türkiye’nin maddi ve manevi kayĂ˝plarĂ˝nĂ˝n neler olabileceĂ°i sorusuna gelince, bunu öngörmek için, sözde “Ermeni SoykĂ˝rĂ˝mĂ˝” projesini sahiplenenlerin hayal ettikleri sonuçlarĂ˝ temel almak yeterlidir.

 

AraĂžtĂ˝rma sonuçlarĂ˝, toplumsal belleĂ°i korumanĂ˝n temel koĂžullarĂ˝ndan birisinin hatĂ˝rlamak edimini güçlendirmek olduĂ°unu ortaya koymaktadĂ˝r. HatĂ˝rlamak için baĂžvurulan en güvenilir araçlar ise tarih ve sanat metinleri, haritalar, anĂ˝tlar, gelenekler, ritüeller gibi kültürel birikimlerden oluĂžur. Bu baĂ°lamda, kullanacaĂ°Ă˝mĂ˝z yöntemi incelediĂ°imiz metnin ait olduĂ°u sanat ve yazĂ˝n türünün taleplerine uygun olarak belirleyeceĂ°iz: Bu metinler Ermeni tarihinde anĂ˝lan kiĂžilerle ve olaylarla ilgili bilgiler ve bu bilgiler üzerinde tahrifatlar yapĂ˝lĂ˝p yapĂ˝lmadýðýnĂ˝ gösteren belgeler olacak. Belgeler ise kronolojik bir sĂ˝ralamayla deĂ°il içeriklerine uygun olarak karÞýlaĂžtĂ˝rma yöntemiyle sunulacaktĂ˝r.

 

Ýnceleme konumuz, devlet olma deneyimi on dört yĂ˝lla sĂ˝nĂ˝rlĂ˝ bir halkĂ˝n tarihidir. Bunun açĂ˝lĂ˝mĂ˝ Ăžudur: ÝnsanlĂ˝k yazĂ˝nĂ˝n icadĂ˝yla “yazĂ˝lĂ˝ tarihe” geçiĂž yaptĂ˝. ÇaĂ°daĂž tarih, gerçekliĂ°i teknolojinin sunduĂ°u olanaklarla onaylanan ve karÞýlaĂžtĂ˝rma yöntemleriyle doĂ°rulanan belgelere dayanĂ˝larak yazĂ˝lmaktadĂ˝r. Buna karÞýn devlet geleneĂ°i oluĂžturamayan halklar hâlâ sözlü ve bireylerin yaĂžam öykülerine odaklĂ˝ tarihi içselleĂžtirerek sonraki kuĂžaklara aktarma geleneĂ°ini sürdürmektedirler. Bu açĂ˝dan Ermeni tarihi ilginç örneklerden biridir. Çünkü, Ermeni tarihçiliĂ°inde sözlü tarih geleneĂ°inin yalnĂ˝zca devamlĂ˝lýðý için deĂ°il belirleyici olmasĂ˝ için de direnç gösterilmektedir. ÇaĂ°daĂž tarihçiler sözlü tarihi yadsĂ˝mazlar, ancak bireylerin tanĂ˝klĂ˝klarĂ˝ ve anĂ˝larĂ˝yla kaleme alĂ˝nan tarihi yazĂ˝lĂ˝ tarihe alternatif olarak da görmezler. Sözlü tarih geleneĂ°inin sürdürüldüĂ°ü toplumlarda mitler ve efsaneler dikkat çekici bir yoĂ°unlukla üretilir. Bu noktada tarihi yorumlayan kiĂžinin dünya görüĂžü, eĂ°itim düzeyi, psikolojik yapĂ˝sĂ˝, ulaĂžmak istediĂ°i hedefler gibi etmenler önem kazanĂ˝r. Çünkü, yorumcunun adres olarak seçtiĂ°i geniĂž halk kesiminin toplumsal belleĂ°i, önemli ölçüde söz konusu mitler ve efsanelerde yaratĂ˝lan imgelerle, aktarĂ˝lan bilgilerle kurulur. Bu durum tarihe özel bir keyfiyet kazandĂ˝rmaktadĂ˝r. Bunu Ermeni entelektüellerin “özgürlük” anlayýÞýndaki paradoksal nitelikleri sergileyen somut bir veriyle örnekleyelim. Ermenice öĂ°renenlere yönelik olarak  A.S.Garibyan ve C.A Garibyan tarafĂ˝ndan hazĂ˝rlanan ders kitabĂ˝nda Ermeni yazar Haçatur Abovyan (1809-1848)’a ait bir metin yer alĂ˝yor:

 

“KuĂžatmanĂ˝n beĂžinci gününden sonra, artĂ˝k kurtulma umutlarĂ˝nĂ˝n olmadýðýna inanan Persler içlerinden birkaç kiĂžiyi seçtiler. Bunlar son anda dýÞarĂ˝ya çĂ˝karak kalenin anahtarĂ˝nĂ˝ teslim ettiler. Erivan böyle bir manzarayĂ˝ hiç görmemiĂžti. Ermenilerin canĂ˝ saĂ° oldukça ve dilleri yaĂžadĂ˝kça Rus ordularĂ˝nĂ˝n Ermenilerin kurtuluĂžunu kutlamak için kaleye girdiĂ°i o kutsal an unutulmayacaktĂ˝r. Ýhtiyar erkekler, çocuklar, genç kĂ˝zlar, yaĂžlĂ˝ kadĂ˝nlar kurtarĂ˝cĂ˝larĂ˝nĂ˝ karÞýladĂ˝lar, kutsadĂ˝lar, askerlerin boynuna atĂ˝ldĂ˝lar. Rus komutanlar ve askerler coĂžku doluydular. YaĂžamlarĂ˝ Ermeniceyle kutsanmýÞtĂ˝.”[6]

 

Bu metinde Abovyan, bir kurtuluĂž efsanesi anlatmaktan çok, yeni efendiye sadakat yemini etmektedir. Buna karÞýn, Ermeni bilim dünyasĂ˝nda saygĂ˝n bir üne sahip olan dilbilim uzmanĂ˝ GaribyanlarĂ˝n bu metni ders konusu olarak kitaplarĂ˝na yerleĂžtirmeleri, Abovyan’Ă˝n “özgürlük” anlayýÞýnĂ˝n çaĂ°daĂž Ermeni entelektüeller arasĂ˝nda eleĂžtirilmeden benimsendiĂ°ini belgeleyen tipik bir örnektir.

 

Ermeni halkĂ˝nĂ˝n baĂ°Ă˝msĂ˝zlýðý genel itibariyle egemenliĂ°inde olduklarĂ˝ devletlerin ve komĂžu devletlerin zayĂ˝f anlarĂ˝na rastlayan siyasi boĂžluklardan doĂ°an tesadüfler sonucunda kazanĂ˝lmýÞtĂ˝r. Bu düĂžünceyi çok yakĂ˝n geçmiĂžten örneklerde görebiliriz. 1918 yĂ˝lĂ˝nda OsmanlĂ˝ ve Rus ÝmparatorluklarĂ˝nĂ˝n yĂ˝kĂ˝lmasĂ˝nĂ˝n ardĂ˝ndan kurulan ilk baĂ°Ă˝msĂ˝z Ermeni Cumhuriyeti ile 1991 yĂ˝lĂ˝nda Sovyetler BirliĂ°i’nin daĂ°Ă˝lmasĂ˝ ile kurulan Ermenistan Cumhuriyeti bu tezi destekler niteliktedir. Bunlara ilave olarak, biliyoruz ki, Anadolu topraklarĂ˝nda OsmanlĂ˝ ÝmparatorluĂ°u’nun egemen olduĂ°u altĂ˝ yüzyĂ˝llĂ˝k zaman diliminde herhangi bir Ermeni devleti kurulmadĂ˝. OsmanlĂ˝ Devletine katĂ˝ldĂ˝klarĂ˝ dönemde de Ermenilerin bir devleti yoktu.[7] OsmanlĂ˝ Devletinin kurulduĂ°u coĂ°rafyada (SöĂ°üt dolaylarĂ˝nda) Ermenilerin devlet kabul edilebilecek siyasi bir varlĂ˝klarĂ˝ yoktu. Biraz daha geriye gidersek, Selçuklu Türklerinin de Ermenileri devlet kimliĂ°iyle bulmadĂ˝klarĂ˝nĂ˝ söyleyebiliriz.[8] Uzak geçmiĂžte, yani Pers ve Roma ÝmparatorluklarĂ˝ döneminde de bir Ermeni devletinin varlýðý kaydedilmemiĂžtir.[9] Bu nedenledir ki, Ermeni tarih kitaplarĂ˝nda Ermeni devletleri deĂ°il, Ermeni isyanlarĂ˝ anlatĂ˝lĂ˝r. Ermeni tarihinin metinlere yansĂ˝masĂ˝nda ise efsaneler ve mitler ön plandadĂ˝r. Böylece Ermeni tarihinin çok daha geniĂž kesimlere anlatĂ˝lmasĂ˝ kolaylaĂžmaktadĂ˝r. Bu konuda oldukça baĂžarĂ˝lĂ˝ bir çalýÞma yürütüldüĂ°ünden de kuĂžku yoktur; çünkü sözünü ettiĂ°imiz Ermeni yazarlara ait metinler kendi içlerinde ciddi çeliĂžkiler taÞýmasĂ˝na raĂ°men, bu bilgilerin uzmanlar tarafĂ˝ndan bile eleĂžtiri süzgecinden geçirilmemesi mitlerin ve efsanelerin bireylerin ve toplumlarĂ˝n belleĂ°i üzerindeki gücünü göstermektedir. ÖrneĂ°in, bir eserde Ermeni halkĂ˝ sürekli soykĂ˝rĂ˝ma uĂ°rayan zavallĂ˝ kurban, diĂ°erinde ise dünyanĂ˝n süper güçlerini dize getiren bir muzaffer olarak nitelendirilmektedir. Ama ne dünya, ne de Ermeni kamuoyu bu paradoksu görmez. Bunu doĂ°rulamak için, Ermenistan’Ă˝n deĂ°iĂžik bölgelerine dikilen anĂ˝tlarĂ˝n oluĂžturduĂ°u tablodaki sembolleri incelemek yeterli olacaktĂ˝r. Bizim açĂ˝mĂ˝zdan bu tezi doĂ°rulayan iki anĂ˝t dikkat çekicidir. Eçmiadzin bölgesinde 1915 yĂ˝lĂ˝nĂ˝ anlatan ve adĂ˝ “Musa DaĂ°lĂ˝larĂ˝n KahramanlĂ˝k AnĂ˝tĂ˝”[10] olan bir anĂ˝t vardĂ˝r.1991 öncesinde yayĂ˝nlanan kitaplarda verilen bilgilere göre, bu eser OsmanlĂ˝ ordusunu bozguna uĂ°ratan “muzaffer” imgesinin sembolleĂžtirmektedir. Oysa, aynĂ˝ anĂ˝tĂ˝n Lübnan’da ve Suriye’de bulunan versiyonu kurban edilmiĂž bir halkĂ˝ sembolize etmektedir.[11]

 

“SoykĂ˝rĂ˝m” Ermeni tarihinde kullanĂ˝lan ana motiflerden birisidir. Bu motif iĂžlenirken Ermenilerin deĂ°iĂžik halklar tarafĂ˝ndan periodik olarak soykĂ˝rĂ˝ma uĂ°radĂ˝klarĂ˝ bilgisi verilir.  Bu bilgilerde Pesler ve BizanslĂ˝larĂ˝n da Ermenilere soykĂ˝rĂ˝m yaptĂ˝klarĂ˝ dile getirilir. Ermeni yazar Stepan Zoryan (1889-1967) Ermeni tarihinin Persler ve BizanslĂ˝larla iliĂžkili olan bölümünü Ăžöyle anlatĂ˝yor:

 

“VII. yüzyĂ˝lda Ermenistan ikiye ayrĂ˝lmýÞtĂ˝. Bir bölümü Perslerin egemenliĂ°i altĂ˝nda bulunuyordu, diĂ°eri Bizans imparatorunun. Persler gibi, BizanslĂ˝lar da Ermenistan’Ă˝, öncelikle de bu ülkenin askeri gücünü zayĂ˝flatmak ve yok etmek için her çareye baĂžvuruyorlardĂ˝. Bu amaçla YunanlĂ˝larĂ˝n imparatoru Morik Ermeni erkeklerini topladĂ˝ ve onlarĂ˝ baĂžlarĂ˝nda bulunan Ermeni prenslerle birlikte YunanlĂ˝larĂ˝n düĂžmanlarĂ˝na karÞý savaĂžmalarĂ˝ için gönderdi. Bu yöntemi yalnĂ˝zca kendisi uygulamadĂ˝, Perslerin ĂžahĂ˝na da aynĂ˝ Ăžeyi yapmasĂ˝nĂ˝, Perslerin düĂžmanlarĂ˝na karÞý savaĂžmak üzere Ermenileri göndermesini, bu Ăžekilde Ermenileri zayĂ˝flatmasĂ˝nĂ˝ ve yok etmesini tavsiye etti.”[12]

 

Ancak, bir baĂžka Ermeni tarihçi, Zakar Kanakertsi yukarda Ermenilere soykĂ˝rĂ˝m yaptýðý söylenen Bizans Ýmparatoru Maurikios’un (582-602) Ermeni olduĂ°u bilgisini vermektedir.[13] Bu ilginç savĂ˝ destekleyen baĂžka kaynaklar da vardĂ˝r.[14] Burada ortaya çĂ˝kan paradoksa Ermeni tarihinin yapĂ˝lmadan yazĂ˝lmýÞ olmasĂ˝ neden oluyor. Bu noktada dikkatimizi bir baĂžka Ermeni tarihçinin, Nersisyan’Ă˝n tespitleri üzeride yoĂ°unlaĂžtĂ˝racaĂ°Ă˝z. AnĂ˝lan tarihçi “Ermeni HalkĂ˝nĂ˝n Tarihi” adlĂ˝ kitapta aynĂ˝ dönemi çok farklĂ˝ gerçekleriyle anlatĂ˝yor:

 

“VII.-IX. yüzyĂ˝llarda Bizans imparatorunun egemenliĂ°i altĂ˝nda bulunan BatĂ˝ Ermenistan’Ă˝n durumu da aĂ°Ă˝rdĂ˝. VII.yüzyĂ˝lĂ˝n sonunda BatĂ˝ Ermenistan’daki baĂ°Ă˝msĂ˝z köy toplumu nerdeyse yok olmuĂžtu, köylüler feodallere baĂ°Ă˝mlĂ˝ hale gelmiĂžlerdi.”[15]

 

Nersisyan aynĂ˝ zaman diliminde Ermeni halkĂ˝nĂ˝n Müslümanlarla olan iliĂžkisini de Ăžöyle betimliyor:

 

“640 yĂ˝lĂ˝nĂ˝n sonbaharĂ˝nda Halifelik ordularĂ˝ ilk kez Ermenistan’a saldĂ˝rdĂ˝. Ciddi bir direniĂžle karÞýlaĂžmadan AĂ°rĂ˝ ovasĂ˝ndaki çok sayĂ˝da bölgeyi yakĂ˝p yĂ˝ktĂ˝lar, kĂ˝sa süreli kuĂžatma sonunda Dvin Ăžehrini ele geçirdiler ve büyük ganimetler ve binlerce köleyle geri döndüler...Ermeni milliyetçi nahararlar (yöneticiler) ülkeyi yĂ˝kĂ˝mdan kurtarmak için Bizans ve Halifelik arasĂ˝ndaki rekabetten yararlanmaya çalýÞarak görüĂžmeler yaptĂ˝lar.”[16]

 

GörüldüĂ°ü gibi, Stepan Zoryan’Ă˝n çizdiĂ°i savaĂžçĂ˝ Ermeni imgesi, Nersisyan’Ă˝n kitabĂ˝nda savaĂžtan kaçĂ˝nan diplomat Ermeni imgesiyle yer deĂ°iĂžtirmiĂžtir. Bu konuda her iki yazarĂ˝n da amaçlarĂ˝na uygun geçerli nedenleri vardĂ˝r. Zoryan soykĂ˝rĂ˝m motifini iĂžlemektedir; dolayĂ˝sĂ˝yla Ermeni halkĂ˝na karÞý soykĂ˝rĂ˝m yapĂ˝ldýðý görüĂžünü kendince meĂžrulaĂžtĂ˝rarak Ermeni halkĂ˝nĂ˝n belleĂ°ine kaydedilen “soykĂ˝rĂ˝m”a uĂ°rama korkusunu devamlĂ˝ hale getirmekte, böylelikle de unutulmasĂ˝nĂ˝ engellemeye çalýÞmaktadĂ˝r. Çünkü bu motif, Ermeni toplumundaki baĂ°layĂ˝cĂ˝ unsurdur. Nersisyan ise Ermenilerin baĂžarĂ˝sĂ˝nĂ˝n savaĂžta deĂ°il diplomasi alanĂ˝nda olduĂ°unu vurgulayarak baĂžarĂ˝sĂ˝zlýðýn toplum belleĂ°inde neden olabileceĂ°ini düĂžündüĂ°ü olumsuz etkiye kendince direnç göstermektedir. Çünkü, toplumun kendi tarihiyle övünebileceĂ°i öĂ°elerin oluĂžturulmasĂ˝ ve unutturulmamasĂ˝ da toplumsal belleĂ°in devamlĂ˝lýðý açĂ˝sĂ˝ndan önemlidir.

 

Yukardaki alĂ˝ntĂ˝larda dikkati çeken bir diĂ°er unsur, Ermeni halkĂ˝na yönelik olarak hazĂ˝rlanan metinlerde Ermeni olmayan güçler tarafĂ˝ndan yok edileceĂ°i korkusunun sürekli tekrarlanmasĂ˝dĂ˝r. Buna paralel olarak sĂ˝k iĂžlenen bir diĂ°er motif de isyandĂ˝r. Korku motifi isyan etmeleri için Ermeni halkĂ˝na yapĂ˝lan çaĂ°rĂ˝larda birlikte hareket etmelerini saĂ°layan baĂ°layĂ˝cĂ˝ bir güç olarak görülmektedir. Ancak bu noktada Ermeni siyasetçileri ve tarihçilerinin çözmek zorunda olduklarĂ˝ ciddi bir problem vardĂ˝r; zira Ermeni tarihi üzerine yapĂ˝lan araĂžtĂ˝rmalar, bu isyanlarĂ˝n baĂžarĂ˝dan çok baĂžarĂ˝sĂ˝zlĂ˝klarla sonuçlandýðýnĂ˝ göstermektedir. Bu nedenle de isyanlarĂ˝n baĂžarĂ˝sĂ˝zlýðýnĂ˝ kamufle etmek gerekmektedir. BaĂžarĂ˝sĂ˝zlĂ˝klara raĂ°men toplumsal belleĂ°i yönlendirmek konusunda sürekliliĂ°in saĂ°lanmasĂ˝ Ermeni tarihinde gözlemlenen özgün niteliklerdendir.  Yukarda anĂ˝lan “Voskeporik” adlĂ˝ ansiklopedide Ermeni tarihinde ilk baĂžarĂ˝ olarak kaydedilen Ermenilerin Perslere karÞý isyanĂ˝nĂ˝ ve bu isyanda elebaÞý olarak adĂ˝ geçen Vardan Mamikonyan’Ă˝ anlatan satĂ˝rlar bu tutumu belgeleyen tipik örneklerden birisidir:

 

“Vardan Mamikonyan, yĂ˝karak ve Perslerin seçkin atlĂ˝ birliĂ°ini daĂ°Ă˝tarak önde ilerliyordu. Bu savaÞýn tanýðý ve katĂ˝lĂ˝mcĂ˝sĂ˝ olarak beĂžinci yüzyĂ˝lda yaĂžayan Ermeni tarihçi YeĂ°iĂže ‘Vardan ve Ermeni SavaÞý Üzerine’ adlĂ˝ kitabĂ˝nda ‘TaraflarĂ˝n gürültüsü ve çýðlýðý tĂ˝pkĂ˝ kara bulutlarĂ˝n patlamasĂ˝ gibi iĂžitiliyordu. Seslerin gürültüsünden maĂ°aralarĂ˝n taĂžlarĂ˝ oynuyordu...Korkunç seslerin verdiĂ°i bu büyük gürültüyü, birbirine vuran kalkanlarĂ˝n ĂžakĂ˝rtĂ˝sĂ˝nĂ˝, ok yaylarĂ˝nĂ˝n vĂ˝zĂ˝ltĂ˝sĂ˝nĂ˝ kim anlatabilir?’ Vardan Mamikonyan askerleriyle cesurca savaÞýyordu, ancak düĂžman mĂ˝zraklarĂ˝ndan yaralanarak düĂžtü. ÇarpýÞmada 1036 Ermeni, 3544 Pers can verdi. Sparazm [Ermeni ordularĂ˝nĂ˝n baĂžkomutanĂ˝] ve onun gibi pek çok komutanĂ˝n ölümü Ermeni askerlerini geri çekilmek zorunda bĂ˝raktĂ˝, baĂžarĂ˝sĂ˝zlýða uĂ°ramamýÞ olsalar da kalelerde ve sýðýnaklarda güç topladĂ˝lar. Ermeni halkĂ˝nĂ˝n sarsĂ˝lmaz kararlĂ˝lýðýnĂ˝ gören II. Hazkert, Ermenileri PersleĂžtirmek niyetinden vazgeçmek zorunda kaldĂ˝.”[17]

 

Bu metinde kullanĂ˝lan üslup yenen ve yenilen tarafĂ˝n ayĂ˝rt edilmesine olanak vermemektedir. Metne göre, Vartan Mamikonyan Pers askerleri tarafĂ˝ndan öldürülmüĂžtür, Ermeni isyancĂ˝lar maĂ°aralara sýðýnmak zorunda kalmýÞtĂ˝r, ama yenilen taraf Pers imparatorluĂ°unun ordularĂ˝dĂ˝r. Bugün Vartan Mamikonyan’Ă˝n Erivan’da OĂ°akadzev parkĂ˝nda bulunan anĂ˝t heykeli de bu yenilgiden en ufak bir iĂžaret taÞýmaz, aksine galip bir komutan imgesini sembolize eder. Devlet geleneĂ°i olmayan halklarda görülen bu genel eĂ°ilimin psikolojik boyutuyla ilgili olarak MĂ˝sĂ˝rolog A.B.Lloyd Ăžöyle bir saptama yapar: “GeçmiĂž, yenilenlerin...bakýÞ açĂ˝sĂ˝yla bambaĂžka bir biçime bürünür: ...bugünün maĂ°luplarĂ˝ geçmiĂžin tek ve gerçek muzafferleri olarak görülür.”[18] Lloyd ayrĂ˝ca, bu mantĂ˝kla ürün verenlerin bugünün muzafferlerini sefil figürler olarak çizdiklerine de iĂžaret etmektedir.

 

Ermeniler tarafĂ˝ndan kaleme alĂ˝nan metinlerde dikkat çeken bir baĂžka özellik de kaydedilen tarihlerde görülen tutarsĂ˝zlĂ˝klardĂ˝r. 1964 yĂ˝lĂ˝nda A.Martirosyan ve Y. Dukov’un yönetmenliĂ°inde Yerivanskaya kinostudiya tarafĂ˝ndan çekilen “Davit Bek” adlĂ˝ filmde Ermenilerle ilgili olarak yalnĂ˝zca bir öncekinde deĂ°il, yukarda yer alan alĂ˝ntĂ˝larda anlatĂ˝lanlarla uyuĂžmayan bilgiler verilmektedir. Filmde Ermenilerin Ýran ÞahĂ˝na karÞý ayaklanmak istedikleri için 1713 yĂ˝lĂ˝nda yardĂ˝m talebiyle I. Petro’ya bir elçi gönderdikleri,  I. Petro’nun (1672-1725) da Ermenilere kendi savaĂžlarĂ˝ için kendi ordularĂ˝nĂ˝ kurmalarĂ˝nĂ˝ öĂ°ütlediĂ°i yansĂ˝tĂ˝lmaktadĂ˝r. AyrĂ˝ca filmde Ermeni prenslerin I. Petro’yla karÞýlaĂžtĂ˝klarĂ˝ güne kadar askeri bir kimliĂ°e bürünmeyi aĂžaĂ°Ă˝lanma olarak kabul ettikleri vurgulanĂ˝yor.[19] 

 

Jan Assmann’Ă˝n “Kültürel Bellek” adlĂ˝ kitabĂ˝nda J. Vansina’ya ait isabetli bir ifadeye yer verilir. Bu ifade Ăžöyledir: “En yakĂ˝n geçmiĂž için yeteri kadar bilgi vardĂ˝r, ancak geçmiĂže doĂ°ru gidildikçe bu bilgiler azalĂ˝r.”[20] Bu düĂžüncenin devamĂ˝nda ise, tarih bilincinin toplumun veya bireyin kökeni ve bugünü üzerinde yoĂ°unlaĂžtýðý vurgulanmaktadĂ˝r. Bu tespitin Ermenilerin tarih anlayýÞýndaki yansĂ˝masĂ˝, olabildiĂ°ince uzak geçmiĂže duyulan yoĂ°un ilgi Ăžeklinde kendisini göstermekte bunun sonucunda da anlatĂ˝lanlarla ilgili belgeler azalmaktadĂ˝r. Belgeler azaldĂ˝kça, tarihçinin iddialarĂ˝nĂ˝ tartýÞabilecek güçler yok olmaktadĂ˝r. Bu yaklaÞýmĂ˝n mantýðýnĂ˝ Ăžöyle açĂ˝klamak mümkündür: Bir bilginin yanlýÞ veya yalan olduĂ°u belgelenemiyorsa söylenenlerin doĂ°ruluĂ°u kabul edilir. Buna, “Ermeni tarihinin babasĂ˝” diye adlandĂ˝rĂ˝lan Movses Horenatsi’nin yaĂžadýðý dönemle ilgili anlatĂ˝lanlar örnek olarak gösterilebilir. Horenatsi ile ilgili anlatĂ˝lanlarĂ˝n tutarsĂ˝zlýðý karÞýsĂ˝nda Ermeni edebiyat tarihçisi Abegyan  Ăžöyle tepki göstermektedir:

 

“Bir araĂžtĂ˝rmacĂ˝ onun VII. yüzyĂ˝lda, bir diĂ°eri VIII. veya IX. yüzyĂ˝lĂ˝n baĂžlarĂ˝nda, bir üçüncüsü ise IX. yüzyĂ˝lĂ˝n ikinci yarĂ˝sĂ˝nĂ˝n baĂžlarĂ˝nda yaĂžadýðýnĂ˝ söylüyor. Hepsi de “Ermenistan’Ă˝n Tarihi” adlĂ˝ eserin yazarĂ˝ olarak Ăžu ya da bu ĂžahsĂ˝ görmeye çalýÞýyor. ÖrneĂ°in, araĂžtĂ˝rmacĂ˝lardan birisi[21] VII. yüzyĂ˝lda yaĂžamýÞ Varaz Saak Bagratuni adĂ˝nda bir prens ve Movses Kertoh adlĂ˝ bir episkopos bulmuĂž hiçbir dayanaĂ°Ă˝ olmadan bunlarĂ˝n Movses Horennatsi ve onun hamilini yapan Saak Bagratuni ile aynĂ˝ ĂžahĂ˝slar olabileceĂ°ini varsaymýÞtĂ˝r.”[22]

 

Buna dünya kamuoyuna yönelik olarak yapĂ˝lan çalýÞmalarda sĂ˝k sĂ˝k tekrarlanan “HĂ˝ristiyanlýðý devlet düzeyinde ilk kabul eden halk Ermenilerdir,” Ăžeklindeki efsaneyi de ekleyelim. Edebiyat tarihçisi V. S. Nalbandyan “Ermeni EdebiyatĂ˝” adlĂ˝ kitabĂ˝nda bunu yalanlayan bilgiler sunmaktadĂ˝r: 

 

“Ermeni feodalleri, daha önce de söylediĂ°imiz gibi, 301 yĂ˝lĂ˝nda HĂ˝ristiyanlýðý devlet dini yaparken HĂ˝ristiyanlýða büyük umut baĂ°lamýÞlardĂ˝. Kral Büyük Tiridat, HĂ˝ristiyanlýðý kendi siyasi iktidarĂ˝nĂ˝ güçlendirmek için kullanmaya gayret ediyordu, aynĂ˝ zamanda da Roma ÝmparatorluĂ°uyla aynĂ˝ dini paylaĂžmanĂ˝n Pers tiranlýðýna karÞý savaĂžta güçlü bir müttefik kazandĂ˝racaĂ°Ă˝nĂ˝ hesaba katĂ˝yordu. Fakat, IV.-V. yüzyĂ˝llardaki olaylar bu umudu boĂža çĂ˝kardĂ˝.”[23]

 

Bu noktada güçlü bir HĂ˝ristiyan müttefikle ittifak kurmak için HĂ˝ristiyan olan Ermeniler nasĂ˝l olup da “HĂ˝ristiyanlýðý devlet düzeyinde kabul eden ilk halk” oluyorlar ve oluĂžturduklarĂ˝ bu imgeyle dünya kamuoyundan eleĂžtiri almĂ˝yorlar sorusu cevapsĂ˝z kalĂ˝yor. Bu gerçek, toplum belleĂ°inin koĂžullandĂ˝rmalarla yönetilmekte olduĂ°unu bir kez daha belgeliyor.

 

Yukarda yapĂ˝lan alĂ˝ntĂ˝lar Ermeni tarihçilerin belgelere karÞý tutumundaki bir baĂžka özelliĂ°e daha iĂžaret etmeyi gerektirmektedir. Bu tutum, gösterilemeyen belgeyle ilgili efsane yaratmak Ăžeklinde tanĂ˝mlanabilir. Bununla ilgili güncel ve somut bir örnek seçeceĂ°iz. Diaspora Ermenilerinden Kevork BardakçĂ˝yan Sözde “Ermeni SoykĂ˝rĂ˝mĂ˝yla” ilgili özel bir haber bülteni hazĂ˝rlanmak için arĂživ araĂžtĂ˝rmalarĂ˝ yaparken bu bülteni Hitlerin, Yahudi soykĂ˝rĂ˝mĂ˝ için kendini savunmak amacĂ˝yla Türkiye’yi andýðý iddia edilen sözleriyle bitirmeyi hedeflemiĂž ancak bu sözlerin kaynaĂ°Ă˝na ulaĂžamamýÞtĂ˝r. Uzun uĂ°raĂžlar sonunda elde edildiĂ°i söylenen kaynak BardakçĂ˝yan’a Ăžu bilgiyi veriyor:

 

“Polonya’ya saldĂ˝rĂ˝sĂ˝ sĂ˝rasĂ˝nda Hitler, not alĂ˝nmasĂ˝nĂ˝ yasakladýðý 2-3 saatlik konuĂžmasĂ˝nda tüm general kadrosuna acĂ˝masĂ˝zca kĂ˝yĂ˝m yapmalarĂ˝ emrini veriyor, Ermeni SoykĂ˝rĂ˝mĂ˝yla ilgili ünlü sözünü de iĂžte bu anda [yani not almayĂ˝ yasakladýðý saatlerde] ifade ediyor.”[24] 

 

Ermeni tarihinde gözlemlenen bu karakteristik özelliklerin oluĂžmasĂ˝nda Ermenilerin hangi devletin egemenliĂ°i altĂ˝da yaĂžadĂ˝klarĂ˝, bu devletin komĂžularĂ˝yla olan iliĂžkileri ve Ermeni liderlerinin siyasi yönelimleri önemlidir. TĂ˝pkĂ˝ bugün olduĂ°u gibi, 1918-1920 yĂ˝llarĂ˝ arasĂ˝nda da Ermeniler devlet olma sĂ˝navĂ˝ vermiĂžlerdir. O günlerde de iktidarda tĂ˝pkĂ˝ bugün olduĂ°u gibi TaĂžnak Partisi vardĂ˝. Bu deneyim baĂžarĂ˝sĂ˝zlĂ˝kla sonuçlandĂ˝ ve Ermeni halkĂ˝ baĂ°Ă˝msĂ˝z yaĂžamak yerine Sovyetler BirliĂ°i’nin egemenliĂ°i altĂ˝na girmeyi tercih etti. Sovyetler BirliĂ°i döneminde yazĂ˝lan tarih kitaplarĂ˝nda Ermenistan’Ă˝n TaĂžnak Partisi tarafĂ˝ndan nasĂ˝l yönetildiĂ°i, 1918-1920 yĂ˝llarĂ˝ arasĂ˝nda gerçekleĂžen olaylara tanĂ˝klĂ˝k etmiĂž bir nesle hitap edilerek anlatĂ˝lĂ˝yordu. Bu süreç içerisinde Ermeni halkĂ˝nĂ˝n bireyleri Sovyetler BirliĂ°i döneminde yazĂ˝lanlara itiraz etmediler. Üstelik bu tarihi kendileri, kendi anadillerinde yazdĂ˝lar. Bu tarihçilerden birisi de yukarĂ˝da anĂ˝lan Nersisyan’dĂ˝. Ermeni tarihçi “Ermeni HalkĂ˝nĂ˝n Tarihi”  adlĂ˝ kitabĂ˝nda o dönemde Ermenistan’da neler yaĂžandýðýnĂ˝ Ăžöyle anlatĂ˝yor:

 

“TaĂžnak Partisinin yönetiminde iki yĂ˝ldan fazla bulunan ülke felaket sĂ˝nĂ˝rĂ˝na gelmiĂžti, Halk kitleleri yok olma tehdidi altĂ˝ndaydĂ˝. TaĂžnaklarĂ˝n halk karÞýtĂ˝ politikasĂ˝ iĂžçilerin giderek büyüyen direniĂžiyle karÞýlaÞýyordu.”[25]

 

Bugün, Ermeni halkĂ˝nĂ˝n belleĂ°ine yirminci yüzyĂ˝lĂ˝n ilk çeyreĂ°inde TaĂžnak Partisiyle ilgili olarak yerleĂžen bu olumsuz imgelerin silinmesi gerekmektedir. Bu iĂžlem dünya kamuoyunun gözleri önünde o dönemin yöneticilerinin tanĂ˝klĂ˝klarĂ˝ ve kararlarĂ˝ hiçe sayĂ˝larak yapĂ˝lmaktadĂ˝r. 1991 yĂ˝lĂ˝ndan sonra kaleme alĂ˝nan ve aynĂ˝ bilim kuruluĂžlarĂ˝ tarafĂ˝ndan yayĂ˝nlanan tüm kitaplarda konuyla ilgili sayĂ˝sĂ˝z veri toplanabilir. Barhudaryan’Ă˝n redaktörlüĂ°ünde 10. sĂ˝nĂ˝f öĂ°rencileri için hazĂ˝rlanan ve 2001 yĂ˝lĂ˝nda yayĂ˝nlanan tarih kitabĂ˝ da bunlardan birisidir. Bu kitapta H. A. Avetisyan tarafĂ˝nda kaleme alĂ˝nan bölümde yukardaki bilgiler bütünüyle yadsĂ˝nmaktadĂ˝r:

 

“Hükümet hemen önlemlerini aldĂ˝. H. Kacaznuni baĂžkanlýðýnda hükümeti temsil eden bir delegasyon Amerika BirleĂžik Devletleri’ne gönderildi. BuĂ°day alĂ˝mĂ˝yla ilgili bir antlaĂžma imzalandĂ˝...” [26]

 

TaĂžnak Partisinin bu kitapta sĂ˝ralanan baĂžarĂ˝larĂ˝ için tanĂ˝k gösterilen Hovhannes Kacaznuni’nin 1924 yĂ˝lĂ˝nda “DaĂžnaktsutyunn aylyevs anelik çuni” (TaĂžnak Partisinin ArtĂ˝k YapacaĂ°Ă˝ Bir Þey Yoktur) adlĂ˝ kitabĂ˝ Erivan’da yayĂ˝mlanmýÞtĂ˝r. Hovhannes Kacaznuni 1918-1919 yĂ˝llarĂ˝nda Ermenistan’Ă˝n ilk baĂžbakanĂ˝ olarak görev yapmýÞtĂ˝r ve yukarda anĂ˝lan kitabĂ˝nda TaĂžnak Partisinin özeleĂžtirisini yaparak bu partinin baĂžarĂ˝sĂ˝zlýðýnĂ˝n nedeninin partinin kendi güçsüzlüĂ°ünde yattýðýnĂ˝ belirtmiĂžtir.[27] Bu kitapta yer alan bilgiler Barhudaryan ve ekibinin tarihi olaylarĂ˝ deĂ°erlendirirken nesnel olamadĂ˝klarĂ˝nĂ˝ ve kasĂ˝tlĂ˝ olarak yanlýÞ bilgiler sunduklarĂ˝nĂ˝ belgeler niteliktedir. Ama bu yalnĂ˝zca Ermeni tarihini ve kamuoyunu ilgilendiren basit bir tahrifat deĂ°il, dünya kamuoyuna yönelik çalýÞmalarĂ˝n bir parçasĂ˝dĂ˝r. UlaÞýlmak istenen hedefse, toplum belleĂ°inin yeniden oluĂžturulmasĂ˝dĂ˝r.

 

Toplumsal belleĂ°in oluĂžturulmasĂ˝nda ortak bir mekan ve ortak bir tarih, devamlĂ˝lýðýn saĂ°lanmasĂ˝ için ise, baĂ°layĂ˝cĂ˝ unsur olarak imgeler, gelenekler, ritüeller iĂžlevsel bir öneme sahiptir. Sözde “Ermeni SoykĂ˝rĂ˝mĂ˝” projesini hazĂ˝rlayanlar ortak mekan olarak Anadolu’yu, tarih olarak da 24 Nisan 1915’i göstermekte, soykĂ˝rĂ˝m anĂ˝tlarĂ˝nĂ˝ ise “sözde soykĂ˝rĂ˝mĂ˝” hatĂ˝rlamak için kullanmaktadĂ˝rlar.

 

11 Nisan 2006 tarihli Milliyet gazetesinde “Ermenilerin Derdi Türkiye’den Toprak” baĂžlýðýnĂ˝ taÞýyan bir haber yer aldĂ˝. Habere göre, Ermenistan’da yapĂ˝lan bir kamuoyu yoklamasĂ˝, Ermeni gençlerin tamamĂ˝na yakĂ˝nĂ˝nĂ˝n toprak talebinden vazgeçilmemesini ve yüzde doksanĂ˝nĂ˝n Türkiye’nin “SoykĂ˝rĂ˝m” iddialarĂ˝nĂ˝ mutlaka tanĂ˝masĂ˝nĂ˝ istediĂ°ini ortaya koymaktaydĂ˝.[28]

 

Sonuç olarak, “Ermeni SoykĂ˝rĂ˝mĂ˝” iddiasĂ˝nĂ˝ gündemde tutan çevreler, psikolojik savaĂža büyük aĂ°Ă˝rlĂ˝k veriyorlar ve amaçlarĂ˝na ulaĂžmak için kamuoyunun bu bilgileri tüm detaylarĂ˝yla bilmesini kasĂ˝tlĂ˝ olarak engellemektedirler. Bu amaçla bilgileri tahrif etmekte veya kamuoyunu eksik bilgilendirmektedirler. Bu da hem Ermeni, hem de dünya kamuoyunun belleĂ°inde Türk ve Ermeni halklarĂ˝yla ilgili yanlýÞ imgelerin yerleĂžmesine neden olmaktadĂ˝r. Bu açĂ˝dan “Ermeni soykĂ˝rĂ˝mĂ˝” iddialarĂ˝yla yalnĂ˝zca Türk deĂ°il, Ermeni halkĂ˝nĂ˝n da mücadele etmesi gerekmektedir. Ancak veriler, Ermeni halkĂ˝nĂ˝n konuyla ilgili gerçek bilgiye ulaĂžma olanaĂ°Ă˝nĂ˝n bulunmadýðýnĂ˝ ve Ermeni halkĂ˝nda böyle bir eĂ°ilimin olmadýðýnĂ˝ göstermektedir. Nedeni ise Ermeni halkĂ˝nĂ˝n belleĂ°ini oluĂžturan kanallarĂ˝n yalnĂ˝zca “Sözde Ermeni SoykĂ˝rĂ˝mĂ˝” projesinin sahipleri tarafĂ˝ndan besleniyor olmasĂ˝dĂ˝r.

 



[1] 11 Mayýs 2006 tarihli konferans metni (KHO).

[2]ASALA’nĂ˝n gerçekleĂžtirdiĂ°i terörist eylemlerle ilgili olarak bkz. Bilal N.ÞimĂžir, Þehit DiplomatlarĂ˝mĂ˝z Cilt.1—2, Ankara: Bilgi YayĂ˝nevi, 2000.

[3] AyrĂ˝ntĂ˝lĂ˝ bilgi için bkz. Mikael Danielyan, ‘Ýdeoloji Olan Terörizm’, Çev. Birsen Karaca, Ermeni AraĂžtĂ˝rmalarĂ˝, SayĂ˝:14—15, Ankara, 2004, ss. 165—166.

[4] Bkz. Milliyet, 17 Mart 2006;  Agos 24 Mart 2006.

[5]Andranik, Voskepokrik, Erivan: 1993, Cilt 1 s. 62.

[6]A.S.Garibyan ve C.A. Garibyan, Kratkiy Kurs Armyanskogo Yazýka, Erivan: 1970, s. 90.

[7] Konuyla ilgili ayrĂ˝ntĂ˝lĂ˝ bilgi bu makalenin yazarĂ˝ tarafĂ˝ndan kaleme alĂ˝nan ve yayĂ˝n aĂžamasĂ˝nda olan “Sözde Ermeni SoykĂ˝rĂ˝mĂ˝ Projesi, Toplumsal Bellek ve Sinema” adlĂ˝ kitapta sunuluyor.

[8] M.G.Nersisyan “Ermeni HalkĂ˝nĂ˝n Tarihi”nde Ermenilerin Selçuklularla karĂ˝laĂžtĂ˝klarĂ˝ dönemde Bizans ÝmparatorluĂ°u’nun egemenliĂ°i altĂ˝nda olduklarĂ˝nĂ˝ söyler. Bkz. M.G.Nersisyan, Ýstoriya Armyanskogo Naroda, Erivan: 1980, s. 139.

[9] Bkz. M.G.Nersisyan, Ýstoriya Armyanskogo..., s.50. AyrĂ˝ca, Ermenilerin yaĂžadĂ˝klarĂ˝ bölgenin Pers ve Roma ÝmparatorluklarĂ˝nĂ˝n savaĂž alanĂ˝ olduĂ°u, bu nedenle bu iki büyük devletin yöneticileri arasĂ˝nda çözüm bekleyen bir sorun olarak hep gündemde kaldĂ˝klarĂ˝ elinizdeki makalenin yazarĂ˝ tarafĂ˝ndan deĂ°iĂžik vesilelerle dile getirildi ve belgeler sunuldu. Ermenice ve Rusça kaleme alĂ˝nmýÞ kitaplarĂ˝n Ermeni “devletini”nin, hatta “imparatorluĂ°u” nun varlýðýndan bahseden sayfalarĂ˝nda anlatĂ˝lanlarĂ˝n somut belgelerden yoksun olduĂ°u da  ilerde münferit bir çalýÞmayla kamuoyuna sunulacaktĂ˝r.

[10]Musa Leran Herosamant, Voskeporik, Cilt 2, Erivan: 1996, s.349.

[11] URL: www.Armenian-genocide.org; www.musaler.com/photo-album; http://images.google.com.tr/imgres?imgurl= http: //www.mousaler.com/photoalbum/images/zmonumnt.jpg&imgrefurl=http://www.mousaler.com/photoalbum/&h=488 &w=329&sz=44&tbnid=NirJchqrjWVrlM:&tbnh=127&tbnw=85&hl=tr&start=1&prev=/images%3Fq%3DThe%2BMonument%2Bin%2BMusa%2BDagh%26svnum%3D10%26hl%3Dtr%26lr%3D%26sa%3DG adresinden alýnmýÞtýr

[12]A.S.Garibyan ve C.A. Garibyan, Kratkiy Kurs Armyanskogo…, s.177.

[13] Zakar Kanakertsi, Hronika, URL: http://www.vostlit.info/Texts/rus7/Kanakerci/text21.htm

[14] AyrĂ˝ca Ermeni kaynaklarĂ˝na göre Bizans Ýmparatoru sĂ˝fatĂ˝nĂ˝ almýÞ yirmi Ermeni vardĂ˝r. Bkz. http://www. armico.com/hayknet/ellib/znaete.htm. Bu ilginç sava, YunanlĂ˝ tarihçilerin vereceĂ°i tepki de bir o kadar ilginç olacaktĂ˝r.

[15] M.G.Nersisyan, Ýstorya Arniyanskogo…, s. 111

[16]M.G. Nersisyan, Ýstorya Armiyanskogo…, s.109.

[17]Vardan Mamikonyan, Voskeporik, Cilt 3, Erivan: 1999, s. 155.

[18]AlĂ˝ntĂ˝ için bkz. Jan Assmann, Kültürel Bellek, Çev. AyĂže Tekin, Ýstanbul: AyrĂ˝ntĂ˝, 2001, s.86

[19]A.Martirosyan ve Y. Dukov, Davit Bek, Pro-vo Armyanskoy Kinostudii, Moskova: 1943

[20]Jan Assmann, Kültürel Bellek…, s.52.

[21] Yazar, eleĂžtirisini yaptýðý araĂžtĂ˝rmacĂ˝nĂ˝n adĂ˝nĂ˝ dip notla veriyor. Zaminyan, Hay Grakan Patmutyun, Nor Nahçevan: 1914.

[22]Manuk Abegyan, Istoriya Drevnearmyanskoy LiteraturĂ˝, Erivan: 1975, s.142.

[23]V.S.Nalbandyan, Armyanskaya Literatura, Moskova: 1976, s. 9.

[24]Kevork BardakçĂ˝yan, “Türklere Rehin Olan ÖzgürlüĂ°ümüz BaĂ°Ă˝msĂ˝zlĂ˝ktan Sonraki Ýdealimiz OlacaktĂ˝r”, Azg, 11 Hunusi (Haziran) 2005

[25]M.G.Nersisyan, Ýstoriya Arniyanskogo…, s.284.

[26]Hrant Aleksani Avetisyan, Hayastani HanrapetutyunĂ˝ (1918 t. Mayis—1920 t. Noyember), Erivan: 2001, s. 193.

[27]Ovannes Kaçaznuni, TaĂžnak Partisi ‘nin YapacaĂ°Ă˝ Bir Þey Yok, çev. Arif AcaloĂ°lu, Ýstanbul: Kaynak YayĂ˝nlarĂ˝, 2005, s.63.

[28]Milliyet, 11 Nisan 2006.

 

 ----------------------
* Ankara Üniversitesi Dil ve Tarih-Cođrafya Fakültesi Öđretim Üyesi -
- ERMENÝ ARAŢTIRMALARI, Sayý 22, Yaz 2006
            Tavsiye Et

   «  Geri
Yorumlar