Anasayfaİletişim
  
English



E-Bülten Üyeliği

Günlük bültenimize üye olmak için aşağıdaki alanları doldurunuz.
Ad:
Soyad:
Eposta:


DERGİ SAYILARI

Kitap Tahlili: Prof. Dr. Yavuz ERCAN: Toplu Eserler I: Ermenilerle İlgili Araştırmalar

Yıldız DEVECİ BOZKUŞ*
ERMENİ ARAŞTIRMALARI, Sayı 22, Yaz 2006

 

 

Yazar: Prof. Dr. Yavuz Ercan

Ankara: Turhan Kitabevi Yayınları, 2006, 449 Sayfa.

Prof. Dr. Yavuz Ercan’ın “Ermenilerle İlgili Araştırmalar” adlı eseri yedi bölümden oluşmaktadır. İlk bölümde “Ermenilerin Maskesi Düşüyor” başlığı altında Charles Boswell Norman’ın “The Armenian Unmasked” adlı yirmi yedi sayfalık raporuna ve raporun daha fazla okuyucuya ulaşması için metnin orijinalinin yanı sıra Türkçe’sine de yer verilmiştir.

 

Yüzbaşı Norman raporunda Hınçakların istedikleri reformlara değinilmekte ve bunların hiç de masumane istekler olmadıkları belirtilmektedir.

 

Bu istekleri şöyle sıralamak mümkündür; Osmanlı İmparatorluğu’nun bütün şehir ve köylerinde Ermeni temsilcileri nüfus oranlarına göre faaliyet göstereceklerdir. Basın ve söz hürriyeti verilecektir. Devlete ait topraklardan yoksul Ermenilere bağış yapılacaktır. Zoraki çalışma kaldırılacaktır. Askerlik yapmamak için verilen bedel kaldırılacaktır. Eğitim parasız olacaktır. Ermenilerin ödediği doğrudan vergilerin hepsi kaldırılacaktır.

 

Prof. Dr. Yavuz Ercan’ın kitabında Norman’ın raporuna yönelik bazı eleştirilerde bulunduğu da görülmektedir. Örneğin Türklerin dünyaya yanlış tanıtılmasının ilk defa Ermeni olayları sırasında ortaya çıktığını ifade eden Norman’ın bu fikirlerine karşılık Prof. Dr. Yavuz Ercan, bu negatif Türk imgesinin Haçlı Seferlerine kadar götürülebileceğini vurgulamıştır.

 

Türklerle Ermeniler arasında yaşanan sorunun temelinde Hınçak komitesinin önemli bir rolü olduğunu belirten Norman bu düşüncelerini şöyle ifade etmektedir: “Son beş yılda Anadolu’da akan kandan doğrudan sorumlu olan Hınçak Komitesi”dir. Ayrıca Anadolu’da yaşanan olayların Ermeniler ve Batı devletleri tarafından adeta Müslümanların Hıristiyanlara zulmüymüş gibi yansıtıldığına dikkat çekmektedir. “Anadolu’yu kana bulayan bu esef verici olayları Müslümanların Hıristiyanlara nedensiz saldırılarıymış gibi yapmak doğru değil…Olayları başlatanlar Ermenilerdir”

 

Yüzbaşı Norman ayrıca Ermenilerin hem Ermeni nüfusu konusunda hem de Ermeni zayiatı konusunda kullandıkları rakamların son derece abartılı olduğunu ve buna başta İngilizler olmak üzere tüm Avrupa ülkelerinin inandığını da belirtmektedir.

 

Kitabın “Tarihi Belgeler Işığında Ermeni İddiaları” adlı bölümünde ise Ermenilerin geçmişten günümüze kadarki tarihleri ele alınmıştır. Ermeni sorunun ortaya çıkışını hazırlayan olaylara ise kitabın üçüncü bölümünde yer verilmiştir. Ermeni sorununun Osmanlı İmparatorluğu’nun dağılması süreci içinde ortaya çıktığına değinen Ercan, bu sorunun sorumluluğunun o dönemin büyük devletleri olan Rusya, Amerika, İngiltere, Fransa ve Ermenilerin kendilerine ait olduğunu vurgulamaktadır.

 

 

Kitabın dördüncü bölümünde “Ermeni Terörüne Karşı Yapılan ve Yapılması Gereken Yayın Faaliyeti”ne değinilmektedir. Ermeni terör olaylarının sözde soykırımın 50. yılı olan 1965’den sonra yoğunlaştığını vurgulayan Ercan, o dönemde Avrupa devletlerinin ve dünya kamuoyunun Ermeni terörizmine verdikleri desteğin altını çizmektedir. Türkiye’nin, Ermeni terörünü neden engelleyemediği ve neden dünya kamuoyunun Ermenileri desteklediği gibi soruların yanıtlarına da cevap arandığı bu bölümde yazar, Türkiye’nin bilimsel ve propagandaya yönelik yayın çalışmalarında yeterince aktif olmadığını ifade etmektedir. Ermenilerle ilgili yayınların değerlendirildiği ve bundan sonra nasıl bir yol izlenilmesi gerektiğinin detaylı bir şekilde açıklandığı bu bölümde ayrıca, okuyucuya Eski Çağ’dan on dokuzuncu yüzyılın ikinci yarısına kadar Ermenilerle ilgili yapılmış çalışmalar hakkında da bilgi verilmektedir.

 

“Ermeni-Bulgar İşbirliği” başlıklı bölümde ise geçmişte başta İtalya’daki Mıkhitarist merkez olmak üzere Eçmiyazin, Kudüs, Viyana ve Fransa’daki merkezlerde Osmanlı Devleti’ne karşı etkili ve sürekli çalışmaların yapıldığına değinilmektedir. Bu çalışmaların zamanla daha köklü ve etkili örgütler tarafından yürütüldüğünü ve bütün dünyaya yayıldığı, işte böyle bir ortamda Ermenilerle Bulgarların Osmanlı Devletine karşı olan çıkarlarının örtüştüğünün altı çizilmektedir.

 

Kitabın altıncı bölümünde “Ermeniler ve İran” üzerinde durulmaktadır. Özellikle İran’da yaşayan Ermenilerin ve İran yönetiminin Ermenilere olan tutumlarının irdelendiği bu bölümde Mehmet-zade Mirza Bala’nın “Ermeniler ve İran” adlı eserine yer verilmiştir. Mirza Bala’nın eserinde Ararat Ermeni Hükümeti’nin yıkılmasından sonra kaçan Ermenilerden bir kısmının Tebriz’e yerleştiği ve burayı Ermeni hareketinin en önemli merkezlerinden biri haline getirildiğine değinilmektedir. Ayrıca İran’daki Ermeni faaliyetlerinin İran devletinin bilgisi dışında olmadığını ve İran’daki Ermeniler’in ülkede çok önemli görevlere getirildiği, hatta ordu ve meclis içinde de görev aldıkları vurgulanmaktadır. İran’da devlet desteğiyle yapılan Türkiye aleyhindeki Ermeni faaliyetlerinin son İran Şah’ı dönemine kadar sürdüğünü ve bu durumun günümüze kadar geldiği belirtilmektedir.

 

Kitabın yedinci ve son bölümünde Kudüs Ermeni Patrikhanesi başlığı altında Yavuz Sultan Selim’in Mısır Seferi, Ermenilere tanınan ayrıcalıklar, Kudüs Ermeni Patriği’ne verilen ilk ferman, konu ile ilgili yabancı tarihçilerin görüşleri, diğer fermanlara yer verilmiş ve bu fermanların karşılaştırılması yapılmıştır. Yine bu bölümde Rum ve Ermeni kiliseleri arasındaki mücadelelerden de bahsedilmektedir. Bu bölüm detaylı bir şekilde incelendiğinde I. Selim’in ve ondan sonra gelen padişahların Kudüs Ermeni patriklerine verdikleri fermanlarla tanıdıkları ayrıcalıklar Osmanlı Devleti’nin Gayrimüslimlere karşı nasıl bir politika izlediğini göstermektedir. 

 

Sonuç olarak anılan kitap Ermeni sorunu konusunda çalışan bilim adamları ve bu konuya ilgi duyan araştırmacının istifade edebileceği değerli bir kaynak olduğunu söylemek mümkündür. Ayrıca Ermeni sorununun sık sık gündeme geldiği bu günlerde herkesin Ermeni sorununun güncel boyutuyla ilgilendiği ve olayın tarihi boyutunun genelde göz ardı edildiği bir ortamda, geçmişi anlamadan bugünü yorumlamak da mümkün olmadığından Prof. Dr. Yavuz Ercan’ınki gibi Ermeni tarihi, Ermeni iddiaları, Ermeni sorunu ve Ermeni sorunu konusunda yapılması gerekenlerin özetlendiği bu tür eserler birinci derecede önem arz etmektedir.

 ----------------------
* ERAREN Uzmanı - ydeveci@iksaren.org
- ERMENİ ARAŞTIRMALARI, Sayı 22, Yaz 2006
    İçeriğe Yorum Yaz    Yazdır    Tavsiye Et

   «  Geri
Yorumlar

Henüz Yorum bulunmamaktadır.


 
 
ERAREN - Ermeni Araştırmaları Enstitüsü

Bu site en iyi 1024 x 768 çözünürlükte görüntülenir.