Anasayfaİletişim
  
English



E-Bülten Üyeliği

Günlük bültenimize üye olmak için aşağıdaki alanları doldurunuz.
Ad:
Soyad:
Eposta:


DERGİ SAYILARI

Kitap Tahlili: ERMENİLER: SÜRGÜN ve GÖÇ

Yıldız DEVECİ BOZKUŞ*
ERMENİ ARAŞTIRMALARI, Sayı 12-13, Kış 2003 - İlkbahar 2004

 
Yazarlar: Hikmet Özdemir, Kemal Çiçek, Ömer Turan, Ramazan Çalık ve Prof. Dr. Yusuf Halaçoğlu

(Ankara: Türk Tarih Kurumu,2004), 211 sayfa. ISBN 975161708–1
Tarihçiler genelde, bir hadisenin üzeriden elli yıl-bu zaman, arşivlerin açılma süresi olan otuz yıla kadar da inebilir- gibi bir zaman geçmeden tarihinin yazılamayacağına, yazılırsa bu tarihin pek çok eksiklik ve yanlışlarla dolu olacağına inanırlar. Bu inancın altında yatan nedenlerden biri de hadisenin henüz oluşum halinde olması, yani kısa, orta ve uzun vadedeki tüm sonuçlarının henüz ortaya çıkmamış olmasıdır.

İncelemekte olduğumuz eseri de bu açıdan “sürecini tamamlamış tarih perspektifinde değerlendirebiliriz. 1915 tarihi üzerinden yıllar geçmiş fakat yansımaları günümüze kadar ulaşmıştır. İncelediğimiz eserin ana motifi olan “Ermeni Sorunu” üzerinden bugün yaklaşık 90 yıllık bir zaman geçmiştir. Bu zaman sürecide tarihin tamamlanmış bölümünde yer almasına neden olmaktadır.

Türk Tarih Kurumu, Ermeniler'in soykırım iddialarına batılıların belgelerinden yola çıkarak hazırladığı ''matematik hesapları'' ile cevap vermiştir. Türk Tarih Kurumu; ABD, İngiltere, Almanya ve Osmanlı Arşivleri ile misyoner arşivlerinde yaptırdığı ve yaklaşık 2 yıl süren araştırmaların sonuçlarını, ''Ermeniler: Sürgün ve Göç'' adlı kitapla tüm okuyucuların dikkatine sunmuştur.

Kitap genel olarak 3 bölümden oluşmaktadır; Birinci bölümde “Osmanlı Devletinde Ermeni Nüfusu, Nüfus Araştırmaları Üzerine Birkaç Söz, Osmanlı Nüfusu ve Kaynakları, Diplomat Raporları, Ermeni Patrikhanesi İstatistikleri, İngiliz İstatistikleri (1919), Amerikan İstatistikleri (1919), Seçilmiş Kaynaklarda Yer Alan Bilgiler, Nüfus Hesaplamalarında Olağandışı Faktörler, Ermeni Nüfusu Hakkında Yeni Araştırmalar, Ermeni Nüfusuyla İlgili Son Değerlendirme” bölümlerinden oluşmaktadır.
İkinci bölümde ise “Tehcir ve Ermenilerin Suriye’ye Nakli, Tehcire Giden Yol, Tehcir ve Tehcirle İlgili Raporlar, Rusya’ya ve Diğer Yerlere Göçler, Kalanlar ve Kayıplar” bölümlerinden oluşmaktadır.

Üçüncü bölümde de Tehcir Sonrasında Ermeniler, Geri Dönüş Kararnamesi ve Yerlerine Geri Dönen Ermeniler, Geri Dönenlerin Anadolu’da İşgal Kuvvetleriyle İşbirliği Yapmaları, Türk Milli Mücadelesini Takiben Dış Ülkelere Göç Eden Ermeniler” adı altında üç bölümden oluşmaktadır.

Ayrıca Sonuç, Ekler, Bibliyografya ve Dizin bölümü de okuyucuların dikkatine sunulmuştur.
Yabancı belgelere dayanılarak hazırlanmış olan bu kitap, Ermeni soykırımı iddialarına bilimsel olarak açıklık kazandırmakta, 1914'ten 1918'e Ermeni nüfusu ve Ermenilerin durumunu ortaya konmaktadır.

211 sayfadan oluşan kitabın orijinal dili Türkçe ve 1. Hamur kağıdına basılmış ilk baskıdır. Kapak resminde, göçe tabi tutulan Ermeniler'in Alman Arşivleri'nden alınan fotoğrafına yer verilen kitapta; Hikmet Özdemir, Kemal Çiçek, Ömer Turan, Ramazan Çalık ve TTK Başkanı Prof. Dr. Yusuf Halaçoğlu'ndan oluşan ekibin dev araştırmalarının sonuçları, bu tarihsel gerçeğe bilimsel açıdan bakmak isteyenlerin takdirine sunulmuştur.

Kitapta; İngiliz, Amerikan, Alman ve Osmanlı arşivlerindeki belgelerle, katliamın yapıldığı iddia edilen 1915 yılından önceki ve sonraki Ermeni nüfusu, matematiksel olarak ortaya konulmuştur.
Bu kitapta, çok sayıda batılı bilim adamının tarihi belgelerine göre 1914 yılında Osmanlı Devleti sınırları içinde yaklaşık 1,5 milyon Ermeni'nin yaşadığı; 1918 yılında ise bu rakamın 1 milyon 479 bin olduğunun ABD'li araştırmacı David Magie'nin belgelerinde yer aldığı vurgulanmıştır.

Kitapta yer verilen İngiliz arşivindeki bir belge, G. W. Prothero'nun editörlüğünde 1917–1919 yılları arasında yaptırılan nüfus araştırmasında, 1919 yılında Osmanlı topraklarında yaşayan Ermeniler'in toplam sayısının 1 milyon 602 bin olduğunu ortaya koyarken, aynı zamanda 1914 yılında 1,5 milyon Ermeni'nin katledildiği iddialarını da çürütüyor.

1919 yılında Paris Konferansı'na ABD delegasyonunun bir üyesi olarak katılan David Magie'nin 1918 yılında Osmanlı ülkesinde yaptığı nüfus araştırmasına da yer verilen araştırmada, bu rakamların, gerçeğe en yakın rakamlar olduğu vurgulanmıştır. Magie'nin araştırmasına göre, bu dönemde Osmanlı topraklarında 1 milyon 479 bin Ermeni yaşamaktaydı.
Kitapta, batı dünyasının 1914 yılında Osmanlı Devleti'ndeki Ermeni nüfusuna ilişkin çelişkili rakamlarına da yer verilmiştir.

Buna göre, Ludovic Contenson 1914 yılı öncesinde Osmanlı'daki Ermeni sayısını 1 milyon 400 bin olarak gösterirken, ABD'li akademisyen Justin Mc Carthy, bu rakamı 1 milyon 698 bin 301 olarak hesaplıyor. ABD'li Stanford J. Shaw'un araştırmasında ise bu rakam 1 milyon 294 bin olarak belirtilmektedir.

Kitapta, David Magie'nin araştırmasında nüfusun 1 milyon 479 bin, Mc Carthy'nin araştırmasında ise 1 milyon 698 bin 300 olduğu belirtilerek, bu dönemde toplam Ermeni nüfusunun 1 milyon 500 bin civarında olduğunun kabul edilebileceği ifade ediliyor.

Araştırmada, 1915 yılında Ermeniler'in Van, Bitlis, Maraş gibi yerlerde isyana ve Osmanlılar'a karşı bir savaşa girişmesi üzerine alınan ''tehcir'' kararının, Alman Genelkurmayı'nın ''ısrarlı tavsiyeleri'' sonucunda Osmanlı yönetimi tarafından alınmak zorunda kalındığına da değinilmiştir.

Birinci Dünya Savaşı'na da denk gelen bu yıllarda Anadolu'da salgın hastalıklar yaşandığına da işaret edilen araştırmada, Ermeni nüfusunun bu dönemde gerek savaşlar gerekse salgın hastalıklar nedeniyle büyük kayıplar verdiği ifade edilerek, buna ilişkin belgelere yer verilmiştir.

Dokuz Osmanlı Ordusu'nda 1915–1918 yılları arasında 3 milyon 54 bin kişinin hastalandığı, 711 bin 837 kişinin ise yaralandığı belirtilen araştırmada, kamplarda açlık ve hastalıklardan ölen Ermeniler'in sayılarına ilişkin yabancı kaynaklı belgelere de yer verilmiştir.

Osmanlı arşiv belgeleri, tehcir edilen Ermeniler'in büyük bir çoğunluğunun nakil bölgelerine vardıklarını ve Suriye'ye yerleştirildiklerini ortaya koymaktadır. Bu bilgi, aynı şekilde Ermeni, Amerikan ve İngiliz belgeleriyle de teyid edilmektedir.

Araştırmada, Birinci Dünya Savaşı'nın sona ermesinden sonra, 1918 yılında, Osmanlı hükümetinin tehcire tabi tutulan Ermeniler'den isteyenlerin geri dönebileceğine ilişkin kararnamesi üzerine, Ermeniler'in büyük bir kısmının sürgün öncesi topraklarına geri döndüğü de belgelendi. Bu durumun belgelerden anlaşıldığı vurgulanan araştırmada, ''Ayrıca, tehcir edilenler dışında tehcire tabi tutulmayan küçümsenmeyecek sayıda bir Ermeni nüfusun da yerlerinde kaldığı anlaşılmaktadır.

Ayrıca, geri dönmeyen veya kayıp olarak çeşitli belgelerde yer alan Ermeniler'den büyük çoğunluğunun da Ortadoğu ülkeleri, Rusya, Amerika, Fransa, Güney Amerika ülkeleri ile Avustralya, Hindistan ve İran gibi ülkelere göç ettikleri belgelendi.

Anadolu'dan göç eden Ermeni nüfusunun yanında salgın hastalık ve kıtlıklardan dolayı verilen Ermeni kayıplarının da önemli bir yer tuttuğu vurgulanan araştırmada, NER'in (Near East Relief); ''1 Haziran 1921–31 Ocak 1922 tarihleri arasında tifo ve salgın hastalıklar yüzünden Harput, Malatya, Sivas ve Diyarbakır bölgesinde 12 bin Ermeni'nin hayatını kaybettiği'', ''Kafkasya'da 1918'de Ahılkelek'ten gelen 80 bin Ermeni mülteci içinden 30 bin kişinin koleradan öldüğü'' ve ''1919'da tifüs salgınından ve açlıktan 200 bin Ermeni'nin kaybedildiği''ne ilişkin raporlarına da yer verilmiştir.

Araştırmada, soykırım yapıldığı iddia edilen 1915'ten sonra Türkiye'den göç eden Ermeniler'in sayılarına ilişkin batılıların araştırma sonuçları da yer aldı.
Buna göre, Justin Mc Carthy, 1919'da Anadolu'dan sürgün ve göç yoluyla ayrılan Ermeni sayısını yaklaşık 810 bin olarak belirlerken, ABD'deki Archives Nara'da bulunan 1923 tarihli bir belgede de, Dünya'daki Ermeniler'in yaklaşık 817 bin 873'ünün Türkiye'den sürülen veya göç eden Ermeniler olduğu ifade ediliyor.

16 Eylül 1925 tarihli bir Amerikan belgesinde ise Türkiye, ABD, Yunanistan ve Ermenistan'da yaşayanlar hariç diğer ülkelere göç edenlerin sayısı toplam 1 milyon 399 bin olarak veriliyor.

Ermeni iddialarının geçersizliğinin tamamen batılı kaynakların belgelerinden ortaya konulduğu araştırmanın sonuç bölümünde, şu görüşler yer almaktadır;
Ermeni tehcirinin, Osmanlı toplumunda kendi halinde yaşayan bir topluluğa karşı alınmış bir karar olmadığı, yani Ermenilerin bu konuda hiç de masum olmadığı ortaya konmuştur.

Araştırmada, Ermeniler'in, Osmanlı Devleti'ne karşı verdikleri mücadeleyi kazanmaları halinde Yunanistan, Sırbistan, Bulgaristan gibi bağımsız bir devlet kuracakları hatırlatılmıştır.

Kitaptaki verilerden yola çıkarak nüfusun tamamen nakledilmemesi ve yerlerinde bırakılması, bir soykırım yapıldığı tezini de ortadan kaldırmaktadır.
 ----------------------
* ERAREN Uzmanı - ydeveci@iksaren.org
- ERMENİ ARAŞTIRMALARI, Sayı 12-13, Kış 2003 - İlkbahar 2004
    İçeriğe Yorum Yaz    Yazdır    Tavsiye Et

   «  Geri
Yorumlar

Henüz Yorum bulunmamaktadır.


 
 
ERAREN - Ermeni Araştırmaları Enstitüsü

Bu site en iyi 1024 x 768 çözünürlükte görüntülenir.