Anasayfaİletişim
  
English

Ermenilerin Amerika'ya Göç Etme Nedenleri

Dr. Ahmet AKTER*
ERMENİ ARAŞTIRMALARI, Sayı 23-24, 2006

 

Öz: Göç, bireysel ve toplumsal olarak köklü karakteristik değişikliklere neden olan bir olgudur. Buna rağmen göç etme duygusu her zaman var olan, sonunda olumlu etkileri yanında yıkıcı etkileri de görülen bir duygudur. Ermenilerin 19. yüzyılda yaşadıkları da başka bir şey değildir. Ancak Ermenilerin toplumsal olarak göç etme nedenlerinin, bir milletin kendi kaderini tayininde olası kararlardan doğrusu olduğu tartışılabilir. Bizim ulaştığımız sonuç ise etkilerinin olumsuz olduğu yönündedir.

 

Anahtar Kelimeler: Göç, Ermeni, Amerika, Osmanlı İmparatorluğu, Anadolu, American Board of Commissioners for Foreign Mission (ABCFM), Misyoner.

 

Abstract: Migration is a phenomenon that leads to radical changes both as an individual and a society. However, the sense of migration is an eternal feeling that creates positive as well as negative effects. What the Armenians experienced in the 19th century is nothing different than that. It is debatable whether the Armenians gave the right decision by migrating to the . Our conclusion is that the decision to migrate was not the right one and created negative impacts.

 

Key Words: Migration, Armenian, the , the Ottoman Empire, Anatolia, American Board of Commissioners for Foreign Mission (ABCFM), Missionary.

 

Giriş

 

Göç, toplumların sürekli yaşadığı bir olgudur. Hiç kimse zorunlu olmadıkça ülkesini, memleketini terk etmek istemez. İnsanların doğup büyüdükleri yere olan bağlılıkları ömür boyu süren duygusal bir durumdur. Ülkesini terk edenlerin vatana duydukları özlem ömür boyu sürer. Başka yerlere göç etme sebeplerinin diğer insanlar tarafından kabul edilir bir sebep olması da beklenemez. Her göçmenin kendine göre anlamlı bir nedeni vardır.

 

19. yüzyıl boyunca eski dünya milletlerinin yeni dünyaya göç etme istekleri artarak devam etmiştir. Bu göçün önemli bir bölümü nüfusunu artırmaya çalışan Amerika Birleşik Devletleri’ne yapılmıştır. Amerika, geniş coğrafyası ve iş gücüne ihtiyacı nedeniyle başlangıçta niteliklerini göz önüne almadan, bulaşıcı hastalıkları olmayan her göçmeni kabul etmiştir. Osmanlı Devleti’nin ise Amerika’ya giderek tabiiyet değiştiren tebaasından ciddi bir şekilde rahatsız olması, Amerika’nın da Osmanlı Devleti’nin sıkıntılarını dikkate almaz bir şekilde davranması iki ülke arasındaki ilişkilerin 19. yy.da zaman zaman gerilmesinin en önemli nedenini oluşturmuştur.

 

A.Göç Etme Nedenleri

 

Osmanlı İmparatorluğu döneminde yüzyıllar boyu süren savaşlar ve halkın savaşan kesimini oluşturmaları nedenleriyle Türkler, sanayiinin bütün dallarını Gayri Müslimlere bırakmıştır. Gayri Müslim tebaa arasındaki Ermeniler de bu alanda kendilerini geliştirmişler ve bankerlik, ticaret ve sanayi alanlarında söz sahibi olmuşlardır. Aynı bölgede ve birlikte yaşamaları nedeniyle Türklerle duyguları ve adetleri birbirine çok benzediğinden kendilerini Türklere uydurmuş ve güvenlerini kazanarak reayanın en nüfuzluları haline gelmişlerdir. Zamanında, Ermenilere bir şekilde borçlu olmayan yüksek rütbeli bir memur yoktur. En yoksul köylü bile ektiği tohumun bedeli için onlara borçlanmıştır[1].

 

Osmanlı topraklarının doğusunda yaşayan Ermeniler, bölge halkının zengin tabakasını teşkil etmişlerdir[2]. Ermeniler ile ilgili çalışmasıyla ünlenen Viladimir Mayewsky, yayımladığı kitabında Ermenilerin, her türlü sanayi dalıyla ve çiftçilikle uğraştığını yazmakta, sosyal ve psikolojik yargılarda bulunmaktadır. Mayewsky’e göre; Ermeniler, sosyal durumları aynı olmayan şehirliler ve köylüler olmak üzere iki grupta toplanmıştır. Göze çarpan huyları, çoğunluğunun makam sevdasında olması fakat bunun için gayret göstermeyi sevmemeleridir. Genel olarak kendileriyle rekabet edilmesi çok zor olan servet kazanma arzuları mevcuttur. Çok tutumlu ve harcamalarını asgari seviyeye indirecek yetenekleri vardır. Eğlence konusunda oldukça cimridirler. Ancak bütün Ermeniler çalışkan olarak bilinirler.

 

Şehirli Ermeniler kendileriyle ciddi olarak rekabet eden Rumların bulunmadığı şehirlerde ticareti tamamen ellerine geçirmişlerdir. Özellikle sanat ve ticaret için şehirlerde toplanmışlardır. Orta derecede eğitim görmüş olan her Ermeni ülkede takip edilen politika hakkında oldukça geniş bir bilgiye sahiptir. Şöhret sahibi olmak, yüksekten atmak ve yalnız kendi fikrini beğenmek her zaman düşüncelerinde var olmuştur. Köylülerin ise çiftçilik ve suni sulama sanatına sahip olmaları, zamanındaki Rus köylülerinin durumundan daha iyidir.

 

Ermeni din adamları ise dinî faaliyetler yerine milli fikirlerin gelişmesi konusunda çalışmışlardır. Bu fikirler esrarengiz manastırların sessiz duvarları arasında yeşerme imkânı bulmuştur. Buralarda dinî ayinler yerine Hıristiyan-Müslüman din düşmanlığı yerleştirilmiştir. Okullar ve Kilise okulları bu konuda dini liderlere yardımcı olmuşlardır. Zaman geçtikçe dinî inançların yerine millî hisler yerleşmiştir. Ermeni’nin kalbine dini hislerden çok mezhep anlayışı yerleştiğinden dolayı Ermeni Komitacıları din adamlarını kolaylıkla etkileri altına almayı başarmışlar ve Türkleri nefretle anmışlardır[3]. Okullarda Ermenistan tabloları en değerli yeri işgal etmiştir. Piskoposluklardan Osmanlı Tuğrası kaldırılarak yerine Ermenistan arması, Ermenistan haritası, martin ve mavzerler asılmıştır. Bombalar temin edilerek bomba yapımını öğrenmek için Rusya’ya, Avrupa’ya ve Amerika’ya adamlar gönderilmiştir[4].

 

Osmanlı Ermeni toplumunda ayrıca, banker ve tefecilerden oluşan ve “Amira” diye isimlendirilen bir sınıf bulunmaktaydı. Amira sınıfının Ermeni toplumunda İstanbul Ermeni Patriğinden daha fazla etkisi bulunmaktaydı[5].

 

Peki, Ermeniler neden göç etmişlerdir? Ermeni araştırmacıların bazılarına göre Ermeniler, politik etkenler, çevresel etkenler, vatandaşı olduğu ülkeye iade, ekonomik ve eğitimsel etkenler ve geçici göç nedenleriyle göç etmişlerdir[6]. Oshagan Minasyan’a göre ise Ermeniler politik baskı, dinsel zulüm, ekonomik durumlarını yükseltmek ve iyi eğitim almak için göç etmeye karar vermişlerdir[7]. Ermeni tarihçi Robert Mirak’a göre de Ermenileri 1900’lü yıllarda göç düşüncesine sevk eden durumlardan birincisi tüccarların seyahat özgürlüğünün olmaması, ikincisi vergilerin yüksekliği ve üçüncüsü katliama uğrama korkusudur[8]. Justin McCarthy’e göre ise Ermenilerin önemli bir bölümü ekonomik nedenlerle göç etmiştir[9].

 

Ermenilerin politik etkenlerden anladığı katliama maruz kalındığı propagandasını yaymaktır. Ancak aynı kişiler politik baskı da dâhil olmak üzere bahse konu dönemde göç edenlerin geçici olarak Amerika’ya geldiklerini itiraf etmektedirler[10]. Dönem içinde çıkan Amerikan ve Avrupa gazeteleri incelendiğinde binlerce katliam haberi ve ölen Ermenilerin miktarlarının yayımlandığı görülmektedir. Bu propaganda yazılarındaki miktarlar ile o dönemdeki ermeni nüfusunun karşılaştırılması ayrı bir araştırma konusudur.

 

Osmanlı Devleti’nin tespitine göre; Ermeniler, vatandaşlık hakkı kazanmak için yabancı ülke yetkililerine, göç edenleri koruyan kötü niyetlilere alet olduklarını ve memleketlerinde gördükleri eğitim ve öğretimden kurtulmak için göç ve sefaleti seçtiklerini beyan eden, fakat gittikleri yerlerde fikirlerini duyurduktan sonra yabancı ülke vatandaşı olarak Osmanlı topraklarına dönerek zararlı faaliyetlerde bulunan kişilerdir[11].

 

Ermenilerin göç sebebi olarak iddia ettiği eğitim öğretim konusuna gelince; Osmanlı Devleti azınlıklarına kötü davranmamıştır. Nitekim 1864 yılında Paris Sefareti 22 azınlık öğrenciyi dönüşlerinde devlet görevlerinde bulunmak üzere yurt dışına eğitim için göndermiştir[12].

 

Aksine eğitim öğretimde engelleme olmamış ve 1880’lerde Amerikan misyonerlerinin faaliyetleri (kilise kurma, okul ve kolej açma vd.) gelişip yayılınca Ermenilerin göçü her şehirden, özellikle Harput (%40)’tan ve genellikle bekârlar (%95) olmak üzere artmıştır[13]. 1834 yılında ailelerini anavatanlarında bırakan genç bekârlar ve erkekler eğitim için çoğunlukla New York’a gitmişlerdir[14]. Öğrencilerin çoğunluğu dini eğitim için olsa da tıp, mühendislik ve bilim okumak üzere gitmişlerdir[15]. American Board of Commissioners for Foreign Mission (ABCFM)’un Doğu Türkiye Misyonundan Misyoner O. P. Allen’in, 12 Ağustos 1890 tarihinde Doktor Judson Smith’e yazdığı mektuba göre misyonerler Amerika’ya eğitim maksadıyla gidilmesinden hoşnut değillerdir. Köylere ulaşamadıklarından dolayı ilerleme kaydedemediklerini, öncelikle bölgede ilahiyat mezunlarına ihtiyaç duymadıklarını, temel Hıristiyanlık doktrinini bilen tecrübeli gönüllülerin yeterli olacağını belirtmiştir[16]. O. P. Allen, 30 Mart tarihli mektubunda kadınlara yönelik çalışmaları yürütecek hanımları beklediklerini, kalıcı sonuç alınabilmesi için kadınların eğitilmesinin şart olduğunu da belirtmektedir. Misyonerler, geleceğin yetişkinleri olacak çocuklara yönelinmesi gerektiğinin, Misyon evlerinde yetişmiş çocuklara hayatın her türlü zorluğu da öğretildiğinde hayatlarını misyonerliğe adamış neferler haline geleceğinin farkındadırlar. Misyonerler, Misyonlarını emin ellere devredeceklerinden dolayı mutludurlar. Ancak Misyonerlerin ümitlerini kaybetmelerine sebep olan olaylardan birini Amerika’ya eğitim için gidenler teşkil etmektedir. Amerika’ya giden gençlerin orada kalmak istemesi ve işçi olarak hayatlarına devam etme çabaları misyonerler için hayal kırıklığı yanında utanç kaynağı da olmaktadır. Misyonerler için önemli olan yerli misyonerlerin yeterli miktarda ve kalitede nasıl yetiştirilebileceği ve bunların yaşadıkları topraklarda kalmasının nasıl sağlanacağı sorusuna cevap bulunmasıdır[17]. Misyoner O. P. Allen, 26 Ocak 1892 tarihinde yazdığı mektupta tasvip etmedikleri halde yurt dışına gidenlerin isim listesini de bildirmiştir. Bu kişilerin Amerika’ya göç edişi Türkiye’deki işlerin düzgün yürümesini engellemektedir. Ermeniler Misyonerleri kandırmıştır. Misyoner O. P. Allen, bazılarının maddi kaygılarla kendileriyle birlikte olduğunu ve güvenilmez olduğunu belirtmektedir.  Birçoğu Misyon içerisinde önemli görevleri yerine getirdikten sonra Misyonerleri yanıltarak yön değiştirmişlerdir. Misyoner O. P. Allen, Misyonda kalacağını umduğu ancak Amerika’da ilahiyat eğitimi yapmaya karar veren gençlerin aynı eğitimi Türkiye’de almalarının daha iyi olacağını düşünmektedir. Misyonerler, Ermenilerin Amerika’ya gitmelerine karşı olmalarına rağmen onları engellemeyi düşünmemişlerdir. Doğu Misyonunda sadece 10–15 yurt dışında eğitim almış elemana yer bulabileceklerini ve giden onlarcasını dönüşlerinde nerelerde görevlendireceklerinin endişesini yaşamışlar; Amerika’da okuyup dönenlerin dönüp bakmayacağı yerlerde görevlendirmek için özverili ve fedakâr insanlara ihtiyaç duymuşlardır. Halkın büyük bir çoğunluğu köylerde yaşadığından dışarıda eğitim görenler buralara gitmek istememektedir. Misyoner O. P. Allen ayrıca, Türkiye’deki büyük kiliselerin çoğunda kendi yetiştirdikleri görevlilerin çalıştığını ve yurt dışında alınan eğitimin asla daha üstün olmadığını, gençlerin çoğunun maalesef kendilerini daha iyi yerlere gidecekmiş gibi hazırladıklarını, Amerika’daki gibi bir sistem kurdukları takdirde hedef kitleden uzaklaşılacağını düşünmektedir[18].

 

Göç eden Ermenilerin hepsi Amerika’ya yerleşmemiştir. Bunlardan tıp eğitimini Filadelfiya’da yapan Doktor Melcon Altounian 1890’lı yıllarda Merzifon’da kolej doktoru olarak çalışmıştır. Profesör A.G. Sivaslian, 1894 yılında Carleton College’de matematik ve astronomi konularında aldığı üç yıllık doktora eğitiminden sonra geriye dönmüştür[19].

 

Osmanlı Devleti yetkililerine göre; Ermeniler, Amerika vatandaşlığının Osmanlı Devletindeki ayrıcalıklarından faydalanmak maksadıyla çeşitli yollarla Amerika’ya giderek tabiiyet değiştirmiş ve tekrar memleketlerine dönmüşlerdir. Bu şekilde her türlü kanunsuz faaliyetlerinin cezalarından, Osmanlı kanunlarındaki yaptırımlardan kurtulmaya çalışmışlardır[20]. Bir Ermeni için Amerika, bolluğun, iyiliğin ve özgürlüğün yüksek idealiyle eşdeğer[21] olsa da eğitim, ekonomik ve kısmen politik sebeplerle gelen Ermenilerin çoğu ABD’yi geçici servet, iş ve çalışma yeri olarak görmüştür. Ermenilerin çoğunluğu ABD’ye yerleşmeyi düşünmemiş, ailelerinin yaşamını sağlayacak serveti edindikten sonra ABD’den dönmeyi planlamıştır. ABD’de uygun sosyoekonomik şartları bulanlar giderek yerleşmeye başlamışlardır. Ermeniler, bununla birlikte vatanlarıyla ilişkilerini de koparmayıp akraba ve yakınlarının Amerika’ya göç etmesini desteklemişlerdir[22].

 

Ermeni gazetesi Gotchnag’ın 10 Kasım 1904 tarihli sayısına göre, Ermeni göçü, 1848–1875 öğrenci dönemi, 1875–1896 ticaret dönemi ve 1896–1904 işçi dönemi olmak üzere üç döneme ayrılmaktadır. Bazı ermeni yazarları birinci ve ikinci dönemleri birleştirerek iki döneme ayırmışlardır[23]. Aslında temelde göç olgusu misyonerlerin etkisindeki göç ve Ermenilerin etkisindeki göç olmak üzere iki döneme ayrılmaktadır. Birinci dönem, ister istemez misyonerlerin mezheplerini yaymak için sebep oldukları ve çoğunlukla kontrol edemedikleri dönemdir. İkinci dönem ise Ermenilerin daha iyi şartlarda yaşama hayalleri, güvenlik kaygısı ve Ermeni örgütlerinin etkisi nedeniyle gerçekleşmiştir. Oldukça uzun olan ikinci dönemde sosyal ve politik etkiler zaman zaman diğerine baskın çıkmıştır.

 

Bir kısım Ermeni, 1877–78 Osmanlı-Rus Savaşı esnasında para kazanıp memleketlerine geri dönmek için Amerika’ya gitmiştir. Bu dönemde gidenlerin çok azı geriye dönmüştür[24]. 1877–78 Osmanlı-Rus Savaşı’ndan sonra ülkenin düştüğü ekonomik kriz nedeniyle zanaatkâr ve tüccar Ermeniler ülkeden göç etmişler, Amerikan iç savaşı (Civil War) (1861–65) sonrası Amerika’daki ekonomik, sosyal ve politik gelişmeler Ermenileri Amerika’ya göç etmeleri konusunda cesaretlendirmiştir. 1880’lerde ise zengin Ermeniler daha çok Avrupa’ya göç etmişlerdir[25]. 1896 tarihli bir belge, Amerika’ya ticaret yapmak maksadıyla giden birçok kişinin bulunduğunu belirtmektedir[26]. 1830 tarihli ticaret anlaşmasının imzalanmasından sonra İzmir ve İstanbullu ermeni tüccarları özellikle New York, Boston ve Chicago’da büro açmışlardır[27].

 

Amerikalı misyoner ailelerinin erkek ve kadın yerli Ermenileri hizmetçi olarak beraberlerinde Amerika’ya götürmek istemeleri, ABD’ye göçe neden olduğundan Osmanlı Devleti’nce yasaklanmıştır[28]. Bu konu hakkında ABD ile diplomatik yazışmalar yapılmıştır[29].

 

Amerika’da bulunan Ermeni kuruluşları ve yardım örgütleri de Ermenilerin topluca göç etmeleri için çaba sarf etmişlerdir[30].

 

Amerika, aynı zamanda devrimci Ermeni parti üyelerinin politik bir sığınağı olmuştur[31].

 

Amerika’ya göç ederek tabiiyet değiştirenlerin ailelerinin geride kalması göçün artmasının sebeplerinden birini oluşturmuştur. Ailelerin birleşmesi için çabalar devam etmiş ve ülkeler arası yazışmalara da neden olmuştur[32]. Eğitim ve ticaret maksadıyla gidenler, Amerika’daki şartları uygun bulup ailelerini yanlarına almak için çalışmış ve akrabalarına göç hakkında bilgi vererek göçü kolaylaştırmışlardır[33].

 

Osmanlı ülkesinde olaylara karışmış Ermenilerden bazıları kendi iradeleriyle bazıları da yapılan kötü muamelelerden dolayı ülkeyi terk ettiklerini ifade etmişlerdir[34].

 

Ermenilerden, güvenlik kaygısıyla göç kararı alanlar da mevcuttur. Ayrıca güvenlik konusunu suiistimal ederek göç etmeye teşebbüs edildiği de bugüne kalan belgelerden anlaşılmaktadır[35]. Ermeni İhtilal örgütleri amaçlarına ulaşabilmek için kendi halkına da cefa çektirmiştir. Zengin Ermenilerden para istemişler ve alamadıkları takdirde onları öldürmüşlerdir[36]. Papaz Mampre Üsküdar’da, avukatlardan Haçik Topkapı’da, Dikran Karagözyan Galata köprüsü üstünde, tüccarlardan Apik Uncuyan Galata’da ve avukat Sebah Galata’da Havyar Hanı kapısında öldürülmüştür[37]. Yurt dışına gidenleri de rahatsız etmişler ve para istedikleri Avrupa’da bulunan bir zengin Ermeni’den cevaben “ Ben, kendi paramla memleketin cellâdı olmak istemem” yanıtını almışlardır. Moskova’da Ermeni yetimhanesi idare eden Jamharyan ve Novorosisk’te yaşayan Bakalyan da bu nedenle öldürülmüştür. Aynı sebeplerle İzmir’de tüccar Balyozyan öldürülmüştür. Bu hareketlere kendi yandaşları dahi şikâyette bulunsa ölüme mahkûm etmişlerdir[38].

 

Ermeni parti temsilcileri, zorla yardımlar toplayarak Sason ve Muş Ermenilerine önceden verilmiş olan silahları satmışlar, bazen de zorla silah aldırmak için Ermenilerin ev eşyalarını, hayvanlarını ve sürülerini kaybetmelerine neden olmuşlardır[39]. Tedhişçilerin bu davranışları Ermeni Devleti’nin kurulmasına rağmen devam etmiştir. Taşnak belgelerinden anlaşıldığına göre, Ermeni köylüleri Ermeni hükümetinin inanılmaz şiddetine maruz kalmıştır. Örnek olarak Taşnak hükümeti komiseri V. Agamyan'ın ordudan firarları önlemek bahanesiyle soruşturma veya mahkeme olmaksızın insanları cezalandırdığı ve kurşuna dizdiği belgelere yansımıştır. Agamyan, firarla suçlanan kişilerin eşlerini, annelerini ve kız kardeşlerini toplayıp, çırılçıplak kalana kadar soyup, köy meydanında bütün insanların gözü önünde kaz yürüyüşünü taklit etmek zorunda bırakmıştır. Taşnak yetkilisi, daha sonra çıplak kadınları dövmüş ve onları saatlerce suyun içinde tutmuştur. Ardından kadınları tutuklama emri veren Agamyan, geceleyin de genç kadınların ve kızların ırzına geçmiştir[40].

 

Almanya’da bir gazete 1893 yılında Erzurum’da meydana gelen kuraklık nedeniyle Müslüman ve Ermenilerin bölgeden göç ettiklerini yazmıştır. Her ne kadar Osmanlı yönetimi, Rusya’ya gidenler olduğunu ancak Amerika’ya gidenlerin tespit edilmediğini söylese de o dönemde Amerika’ya da gitmeleri mümkündür[41]. 1895 – 1896 yıllarındaki sert kış ve yaşanan olaylar nedeniyle “fakirlik ve sefaletin her sınıf ahaliyi etkilediği, ticaret ve zanaat yapılamadığı, ziraatın kesintiye uğradığı, binlerce kişinin işsiz güçsüz serseri bir şekilde sokaklarda dolaştığı” tespit edilmiştir[42]. Bütün bu nedenler halkın göç düşüncesini pekiştirerek ülkeyi terk etmeye yönlendirmiştir.

 

Adi suç işlemiş Ermeniler de göç etmeyi kurtuluş olarak görmüşlerdir. Agop adlı bir Ermeni Diyarbakır’da 39.950 lira parayı zimmetine geçirerek İstanbul’a gelmiş, üç yıl çinko ticaretiyle uğraştıktan sonra ailesiyle beraber Amerika’ya göç etmiştir[43]. Yine Washington Sefiri Mavroyeni Bey’in bildirdiğine göre; Van vilayetinde 1.900 lira çalarak New York’a kaçan Cideciyan’ın yakalanması için yerel makamlara başvurulmuştur[44].

 

Bazı göçmenler, Amerika’ya gidenlerin kazandıkları paraları gördükçe ve öğrendikçe ister istemez göç etme isteği duymuş ve daha iyi şartlarda yaşamak arzusu göç etmelerine neden olmuştur[45].

 

Sonuç olarak Ermenilerin Amerika’ya göç etme nedenlerini aşağıdaki başlıklarda toplayabiliriz.

 

1. Misyonerlerin teşviki ile eğitim-öğretim isteği,

2. Ekonomik sıkıntılardan kurtulup daha iyi şartlarda yaşama arzusu,

3. Servet edinme maksadı,

4. Ticaret yapma isteği,

5. Amerika’daki Ermenilerin teşvik etmesi,

6. Amerika’yı politik sığınak olarak görme,

7. Parçalanmış ailelerin birleştirilmesi,

8. Daha güvenli bir ortamda yaşama isteği,

9. Suçluların adaletten kurtulma isteği.

 

B.Osmanlı Devletinin Göçe Bakışı

 

Osmanlı Devleti, göçün sonuçlarını tahmin etmekte ve kendine göre tedbirler almaktadır. New York Şehbenderliği[46], 22 Mayıs 1893 yılında Amerika’da bulunan Ermenilerin ailelerini getirmek istediklerini ve bunu başardıklarında zararlı faaliyetlerinde kesinlikle daha çok ileri gideceklerini belirtmiştir. Şehbender’e göre; ailelerini getirmelerine izin verilmemeli ve firarlar da engellenmelidir. Mamuret-ül Aziz vilayeti Perçeniç köylü Hınçak cemiyeti ileri gelenlerinden Manuk Zarunyan (Derunyan?) ve İçme köylü Çitçiyan’ın ailelerinin kesinlikle hicretine müsaade edilmemelidir. Çünkü bahsedilen şahıslar Amerika’daki fesat faaliyetlerinin yöneticileridir[47].

 

Osmanlı Devleti’nin bu davranışı üzerine Amerikan Dışişleri Bakanlığı, 1894 yılında Ermenilerin Amerikan tabiiyetine geçmelerinin Osmanlı Devleti’nce yasaklanmasının nedenlerini sormuştur. Sefaret, Amerikan Dışişleri Bakanlığına malını satıp ailesiyle birlikte yerleşmek için gidenlere izin verildiğini, fakat Ermenilerin gayelerinin bir yabancı pasaport temininden sonra yurda dönerek zararlı faaliyetlerini kolaylaştırmak olduğunu bildirmiştir[48].

 

Daha 1891 yılında Washington Sefiri Mavroyeni Bey, Hariciye Nazırı Sait Paşaya Ermenilerin Amerika’ya göçünün tehlikeli boyutlara ulaştığını bildirmiştir[49]. Osmanlı Devleti’nin Ermeni meselesiyle en fazla karşılaşan Sefiri Mavroyeni Bey, 1895 yılında da Ermenilerin göç etmelerinin engellenmesini isteyen Haik gazetesinin teklifine karşılık Ermenilerin istediklerinin tersinin yapılması gerektiğini, göçün yasaklanmamasını ve gidenlerin de geriye alınmamaları gerektiğini Hariciye Nazırı Turhan Paşa’ya teklif etmiştir[50].

 

Göç tamamen engellenemeyen bir olgudur. Yasaklamak kanunsuz yollara sevk etmeye neden olmaktadır. Osmanlı Devleti’nin göçü yasaklaması da Ermenilerin göçünü engellememiş, izinsiz tabiiyet değiştirmelerine neden olmuştur. Bu durum daha çok tabiiyet sorununu ortaya çıkararak, iki devletin ilişkilerinin zaman zaman gerilmesine neden olmuştur. Osmanlı Devleti, sorunun çözümünü, diğer Avrupa devletlerinin çözdüğü şekilde emlak ve emvalini satarak ve ailesini de götürmek suretiyle Amerika’da ikamet etmek üzere hicret edenlere müsaade etmekte bulmuştur[51]. 1896 yılına gelindiğinde, Osmanlı Devleti’ne göre, Amerikan vatandaşı olan Ermenilerin Osmanlı topraklarına dönmeleri sakıncalıdır. Ayrıca ailelerinin Amerika’ya gitmelerine izin verilmesi gerekmektedir. Çünkü izin verilmezse Osmanlı topraklarına dönemeyecek olan Ermenilerin, ailelerini de yanlarına aldıramazlarsa üzüntüye düşerek her türlü kötülüğü yapabileceklerinden çekinilmektedir. Ancak 23 Haziran 1896 tarihli Meclis-i Vükela mazbatasıyla Ermenilerin Amerika’ya gitmeleri yasaklanmışsa da, bir kısım Ermenilerin ticaret yapmak veya başka maksatlarla Avrupa pasaportu alarak Amerika’ya gittiği tespit edilmiştir. Bazı memurlar da menfaat sağlayarak Ermenilerin kaçmalarına yardım etmektedir. Bundan dolayı göç yasağından istenen sonuca ulaşılamadığından bir daha dönmemek ve Osmanlı Devletindeki mallarını satıp ilişkilerini tamamen kesmek şartıyla isteyen Ermenilerin Amerika’ya gitmelerine izin verilmesi uygun bulunmuştur[52].

 

Bunun yanında tabiiyet değiştirerek göç edenlerin, ailelerinin yanlarına gönderilmesi ile ilgili sorun devam etmiştir. Osmanlı Hükümeti, Osmanlı tebaası olup ticaret maksadıyla gidenlerin ailelerine izin vermekten kaçınarak[53] diğer Ermenilere de örnek olmaması için izin verilmesini uygun bulmamıştır[54]. Halkın en çok işe yarar kesiminin, Amerika’dan yakınlarına gönderdikleri paraların halkın diğer kesimini de etkileyebileceğinden ülke toprakları ve siyaset açısından haiz olacağı önem nedeniyle göç edeceklerin engellenmesine karar verilmiştir[55].

 

Osmanlı Devleti, 1903 yılında Ermenilerin göç etmemeleri için Hükümet tarafından öğütte bulunulduğunu ancak, başarılı olunamadığını kabul etmiştir[56]. 1907 yılında, Amerika’ya Türkler ve Kürtlerden başka Cebel-i Lübnan’dan, Suriyelilerden, Ermenilerden, Bulgarlardan, Arnavutlardan ve Rumlardan gidenlerin olduğu, ayrıca Yunanistan, Bulgaristan, Sırbistan, Karadağ, İtalya ve Macaristan’dan da Amerika’ya göç edildiği tespit edilmiştir. Gidenlerin Amerika’da iş bulamadıklarından dolayı perişan bir halde geri döndükleri öğrenilmiştir. Bu maksatla Osmanlı tebaasının Amerika’ya göç etmesinin uygun olmadığı ve engellenmesi için gerekli tedbirlerin alınmasına karar verilmiştir[57]. 

 

Meşrutiyetin ilanından sonra göç politikası değişmiştir. 1894 yılında meydana gelen Ermeni isyanından sonra eski yönetim tarafından konulan Ermenilerin Amerika’ya göç yasağı, Meşrutiyetin ilanı ile kaldırılmış ve herkes istediği yere gitmekte serbest bırakılmıştır[58].

 

C.Amerika’nın Göçe Bakışı

 

Amerikan Hükümeti, Ermenilerin, Amerika tabiiyetine geçerek Amerika’nın korumasından faydalanma düşüncelerinin Osmanlı Devleti’nin Ermeni göçünü engellemesinin en önemli sebebini oluşturduğunu bilmektedir. Ermenilerin Anadolu vilayetlerinden bazılarını kopararak bir Ermeni Devleti kurma amaçlarından da haberdar olan Amerikan Hükümeti buna rağmen Ermeni göçünü engellemeye çalışmamıştır[59].

 

Nüfusunu artırmaya ve özellikle vasıflı elemana ihtiyacı olan Amerika, Osmanlı Devleti ile ilgili olmamak kaydıyla, fakat Osmanlı Devleti’ni ilgilendiren bir kanunu 23 Mayıs 1896 tarihinde kabul etmiştir. Kanuna göre, 16 yaşından büyük olmayan ve bir dilde okuma yazma bilmeyen şahıslar Amerika’ya göçmen olarak kabul edilmeyecektir. Göçmen olarak kabul edilenler karısını, küçük çocuklarını, torunlarını, baba, anne ve atalarını beraberinde getirmek veya daha sonra getirmek hakkına sahip olacaktır[60]. Ancak kanun Başkan Grover Cleveland tarafından eşitliğe aykırı olduğu gerekçesiyle veto edilmiştir[61].

 

Zamanla göçmen kabul şartlarını zorlaştıran Amerikan Hükümeti, istenen özelliklere sahip olmadığı bahanesiyle göç eden Ermenilerin bir kısmını kabul etmemiştir. Bu şahısların sefil ve perişan oldukları Hariciye Nezaretince 1910 yılında öğrenilmiştir[62].

 

Ç.Ermenilerin Göçe Bakışı

 

Ermeni ahalinin göç etme isteğinin ekonomik, sosyal ve siyasal nedenleri vardır. Barselona Şehbenderi Yusuf Bey, 1899 yılında yurt dışına kaçan göçmenlerin, göç etme gerekçelerini katliam, zulüm ve dehşetli hikâyelerle süslediklerini rapor etmiştir[63]. Yusuf Bey’in tespitleri Amerikan Hükümeti ve kamuoyu tarafından doğruluğu veya yanlışlığı araştırılmadan kabul edilmiştir. Bugün dahi bu süslemeler gerçek vakalar olarak karşımıza çıkarılmaktadır.

 

New York Ermeni Yardım Cemiyeti misyonerleri, özellikle Barton’u kullanarak göçe yardım etmeye çalışmıştır[64]. Chicago Ermeni Yardım cemiyetinden Garaterin(?), 1896 yılında Chicago’da Sanzal müzikholünde yapılan bir toplantıda gerekli ihtiyaçları karşılamak şartıyla Ermenilerin Amerika ve Kanada’ya göç etmelerine izin verilmesine karar verildiğini Chicago Şehbenderliğine bildirmiştir[65]. Yine Amerika’daki Ermeni taraftarı bazı Demiryolu Şirketleri de Ermenilerin Amerika’ya göç etmelerini desteklemektedir[66]. Misyoner J. Rendel Harris, 12 Nisan 1896 tarihinde yazdığı mektubunda, İzmir’e Fransız vapuru ile gelen zengin bir Amerikalı demiryolu şirketi sahibinden yaklaşık bin Ermeni’nin New York’a getirildiği takdirde Amerika’nın batı eyaletlerine yerleştirme sözü aldığından bahsetmektedir[67].

 

“Haik” isimli Amerika’da çıkan bir Ermeni gazetesine göre, Hınçak ve Çeraz partileri maddi yardım bekledikleri için Ermenilerin göç etmelerini desteklemektedir[68]. Osmanlı Devleti’nin Boston’da Ermenileri izlemekle görevlendirdiği dedektiflik bürosunun raporlarından anlaşıldığına göre; Ermeni partileri, Ermenileri Amerika’ya göç ettirerek yardım toplamayı amaçlamaktadırlar[69]. Yine aynı gazete 1895 yılında, Ermenilerin Anadolu’daki nüfuslarının artırılması gerektiğini, Ermenilerin göç etmelerinin yasaklanmasını ve Osmanlı toprağına geri dönmeleri gerektiğini yazmaktadır[70].

 

Anadolu’daki Ermeniler ise göçe destek vermemiş ve Harput murahhasasının Ermenileri göçe teşvik ettiğinden şikâyetçi olmuştur[71].

 

1911 yılında ise Ermeni Patriği, tabiiyet değiştirenlerden bir daha dönmeyeceğine dair alınan senetlerin mecburiyetten imzalandığını, nasıl Osmanlı vatandaşlığı her Osmanlının tabii hakkı ise başka bir ülkeye gitme hakkının da Kanun-u Esasi ve kanunların korumasında olan hürriyet hakkına müteallik açık bir hak olduğunu iddia ederek bu anlayışla zorla vatandaşlıktan çıkarılanların tekrar vatandaşlığa alınmasını istemiştir[72]. Patrik, Ermenilerin göç etmesini desteklemekle beraber arzu edenlerin tekrar vatandaşlığa alınmasını istemektedir. Dolayısıyla hem ayrılıkçı Ermenilerin Amerikan pasaportunu kullanarak Osmanlı Devleti’nin kovuşturmasından kaçmasını hem de Ermenilerle meskûn vilayetlerin nüfusunun azalmasını engellemeyi tercih etmektedir.

 

Sonuç

 

19ncu Yüzyılda yaşanan bu göç hareketi hem Ermenileri hem de Osmanlı Devletini memnun etmemiştir. Ermenilerin göç nedeniyle çektikleri sıkıntıların sorumluluğu yine kendilerine aittir. Ermeniler çektikleri sıkıntıları devletin, hatta Türk milletinin üzerine atmaya çalışmaktadır. Bu konuda kendi hatalarından hiç bahsetmeyip kamuoyunu yanıltmaya devam etmektedir.

 



[1] Kamuran Gürün, Ermeni Dosyası, 5. Baskı, Ş.Y: Rüstem yay. 2001, ss. 89-90’dan C. Oscanyan, The Sultan and His People, New York, 1857.

[2] Osmanlı topraklarının batısında Ermenilerin pozisyonunda Rumlar ve Museviler bulunmaktadır. Daha fazla bilgi için bkz. Ali Güler, XX. Yüzyıl Başlarının Askeri ve Stratejik Dengeleri İçinde Türkiye’deki Gayri Müslimler (Sosyo – Ekonomik Durum Analizi), Ankara: ATASE Yay. 1996.

[3] Viladimir Mayewsky, Yabancı Gözüyle Ermeni Meselesi, Çev. Bnb. Sadık Ahmet, Osmanlıcadan Çev. Eyüp Şahin, Ankara: Askerlik Dairesi Başkanlığı Yay., 2001, ss. 4 - 5.

[4] Cemal Anadol, Tarihin Işığında Ermeni Dosyası, 3. Baskı, İstanbul: IQ Kültür Sanat Yay. 2002, s. 113.

[5] Mirak, Robert, Torn Between Two Lands: Armenians in 1890 to World War I, Cambridge: Harvard University Press, 1983, s. 9.

[6] Meliné Karakashian ve Gevorg Poghosyan, “Armenian Migration and Diaspora: A Way of Life”, Leonore Loeb Adler ve Uwe Gielen, Der., Migration: Immigration an Emigration in İnternational Perspective, Westport: Praeger/Greenwood, 2003, ss. 225–242.

[7] Oshagan Minassian, A History of the Armenian Holy Apostolic Orthodox Church in the (1888–1944), Yayımlanmamış Teoloji Doktora Tezi, Boston: Boston University School of Theology, 1974, ss. 41-42.

[8] Robert Mirak, Torn Between..., ss. 50–51.

[9] Justin McCarthy, Ölüm ve Sürgün, 3. Baskı, İstanbul: İnkılap Kitabevi, 1995, s. 134.

[10] Oshagan Minassian, A History of …, s. 62.

[11] BOA. Y. PRK. AZJ, Dos. 47, No. 48.

[12] Osmanlı Belgelerinde Ermeniler, (Katalog), İstanbul: Devlet Arşivleri Genel Müdürlüğü Osmanlı Arşivi Daire Başkanlığı Yayını, Cilt 1, Belge No. 158.

[13] Ercüment Kuran, “Başlangıçtan Günümüze Ermeni-Türk İlişkileri” (Röportaj), Ermeni Sorunu Özel Sayısı I, Sayı 37, Ankara: Yeni Türkiye, Ocak-Şubat 2001, s. 95; Knarik Avakian, “The History of the Armenian Community of the United States of America (From the Beginning to 1924)”, http://www.geocities.com/lira777/summaryE.html.

[14] Knarik Avakian, The History of...

[15] Oshagan Minassian, A History of …, s. 32.

[16] ABCFM Arşivi, ABC 16.9.7, Reel 695, Vol. 4.

[17] ABCFM Arşivi, ABC 16.9.7, Reel 695 (69), Vol. 8.

[18] ABCFM Arşivi, ABC 16.9.7, Reel 695 (78), Vol. 8.

[19] George E. White, “Adventuring with Anatolia College, The First College Decade, 1861–1940”, http://www. hastings. edu/html/library/rerumvol5_2firstcoldec.htm.

[20] BOA. Y. MTV. Dos. 67, No. 31.

[21] Galust A. Galoyan, “The Armenian Question and İnternational Diplomacy After World War I”, Armenian Perspectives: 10th Anniversary Conference of The Association İnternationale Des Betudes Armbenienes, Richmond: Routledge, , 1997, ss. 294 – 311.

[22] Knarik Avakian, The History of...

[23] Oshagan Minassian, A History of …, s. 27.

[24] Vahan M Kurkjian,, A History of , U.S: Armenian General Benevolent Union of , 1958, s. 473.

[25] Knarik Avakian, The History of...; Amerikan iç savaşına bazı Ermeniler katılmıştır. Garabed Kaloustian, Baronig Mateosian ve Philadelphia hastanesi baş cerrahı Simon Minasian hekim olarak; Armenag of Khas, Narinian of Smyrna ve Zora Tateosian asker olarak görev almıştır. Oshagan Minassian, A History of …,  s. 33.

[26] BOA. A. MKT. MHM. Dos. 658, No. 42, Lef 3.

[27] Oshagan Minassian, A History of …,  s. 34.

[28] BOA. Y. A. RES. Dos. 80, No. 37, Lef 3.

[29] BOA. A. MKT. MHM. Dos. 628, No. 44; Erdal Açıkses, “Osmanlı Devletindeki Misyonerlik Faaliyetleri ile İlgili Bir Değerlendirme (İki Merkezden Örnekler)”, Yeni Türkiye, Özel Sayı 38, Ankara: Mart-Nisan 2001, s. 943.

[30] Bkz. BOA. HR. SYS. Dos. 2859, No. 52; Y.A. RES. Dos. 80, No. 37.

[31] Knarik Avakian, The History of...

[32] Bu konu ile ilgili Osmanlı Arşivinde bulunan belge sayısı oldukça fazladır. Belgelerden bazıları şunlardır: BOA., Y. A. RES. Dos. 80, No. 114; A. MKT. MHM. Dos. 658, No. 29; ZB. Dos. 315, No. 32; Y. A. RES. Dos. 80, No. 37; A. MKT. MHM. Dos. 658, No. 42; Y. PRK. EŞA. Dos. 17, No. 51; HR. SYS. Dos. 2743.

[33] Işıl Acehan, “Eski Dünya’dan Yeni Dünya’ya: Anadolu’dan ABD’ye İlk Müslüman Türk Göçü Üzerine”, Doğu Batı, Sayı:32, Ankara: Doğu Batı Yay. Mayıs, Haziran, Temmuz 2005, ss. 221–238.

[34] Osmanlı Belgelerinde Ermeni-Fransız İlişkileri (1879–1918), Cilt I, Ankara: Devlet Arşivleri Genel Müdürlüğü, 2002, ss. 94 – 116.

[35] BOA. DH. MUİ. Dos. 8–3, No. 12.

[36] Erdal İlter, “Taşnak Partisinin Ermeni İsyanlarındaki Rolü (1892–1914)”, 21. Yy. Girerken Tarihe Dostça Bakış, Türk-Ermeni ilişkileri Uluslararası Sempozyumu, Ankara: Atatürk Kültür, Dil ve Tarih Yüksek Kurumu Atatürk Araştırma Merkezi Yay. 2000, ss. 87–88’den Sempat Gabrielyan, Ermeni Bunalımı ve Tekrar Doğuş, Boston: 1905, s. 94 –157, K.S.Papazian, Patriotizm Perverted, Boston, 1934, Leonard Ramsden Hartill, Men Are Like That, İndianapolis, 1928, s. 97-98; Erdal Açıkses, “Göçün Ermeni Meselesi’ndeki Rolü Üzerine”, Ermeni Araştırmaları: 1. Türkiye Kongresi Bildirileri, II. Cilt, Ankara: ASAM Ermeni Araştırmaları Enstitüsü Yay. 2003, ss. 3–13.

[37] Ermeni Komitelerinin Amaçları ve İhtilal Hareketleri (Meşrutiyetin İlanından Önce ve Sonra), Ankara: ATASE Yay. 2003, s. 12.

[38] Esat Uras, Tarihte Ermeniler ve Ermeni Meselesi, 2. Baskı, İstanbul: Belge yay. 1987, s. 452; BOA. HR. SYS. Dos. 2743, No. 65.

[39] Esat Uras, Tarihte Ermeniler ...., s. 454.

[40] Mehmet Perinçek, “Taşnak ve Sovyet Ermenistanı Kaynaklarında Taşnaksutyun Gerçeği” 23–25 Kasım 2005, Gazi Üniversitesi Ermeni Sempozyumu Bildirisi, http://www.turksam.org/tr/ yazilar.asp?kat=45&yazi=646.

[41] BOA. Y. PRK. A. Dos. 9, No. 21.

[42] Osmanlı Belgelerinde Osmanlı – Fransız İlişkileri I, s. 79.

[43] BOA. ZB. Dos. 419, No. 162.

[44] Osmanlı Belgelerinde Ermeniler, Cilt 11, Belge No. 113.

[45] Göçmenlerin zengin kıyafetlerle evlerine dönmesi memleketlerinde hayranlıkla karşılanmıştır. Akram Fouad Khater, Inventing Home: Emigration, Gender, and The Middle Class in Lebanon 1870-1920, California: University of California Press, 2001, s. 57; Harput’a 1888 yılında Amerika’dan 33,000 lira, 1892 yılında 88,000 lira gelmiştir. Chiristofer Clay, “Labour Migration and Economic Conditions in Nineteenth-Century Anatolia”, Silvia Kedouire, Der., Before and After Ataturk: Internal and External Affairs, London: Routledge, 1999, ss. 1–32.

[46] ticaret Nezareti’nin kurulmasından önce ticaret işlerine bakmak ve tüccarlar arasındaki ihtilafları halletmek üzere görevlendirilen memurdur. II. Mahmud devrinde mahalli ticaretin yabancıların eline geçmekte olduğunun görülmesi üzerine ticaret iki kısma ayrılarak Müslüman tüccarlara “Hayriyye Tüccarı”, gayrimüslim tüccarlara “Avrupa Tüccarı” denildi. “Hayriyye Tüccarı” na birtakım imtiyazlar da verilerek aralarından birisi “ şehbender” olarak seçildi. Şehbenderler, baş şehbender, şehbender, şehbender vekili, şehbender memuru olmak üzere dört sınıftı. Ticaretle ilgili işleri halletmek üzere 1838’de “Meclis-i Ziraat ve Sanayi” kurulmuş birkaç gün sonra bu kuruluşun ismi “Meclis-i Umur-i Nafia” şeklinde değiştirilmiştir. 1839’da ise “Ticaret Vezareti” ihdas edilerek bu meclis de oraya bağlanmıştır. “ Şehbender” tabiri daha sonra konsolos karşılığı yabancı devletlerde kendi devletinin menfaatlerini korumakla görevli kimselere unvan olarak da kullanılmıştır. 1908’den itibaren de bunun yerine konsolos tabiri kullanılmıştır. M. Zeki Pakalın, Osmanlı Tarih Deyimleri ve Terimleri Sözlüğü, III. Cilt, İstanbul: Millî Eğitim Bakanlığı, 1954, s.316.

[47] BOA. Y. PRK. EŞA. Dos. 17, No.51.

[48] Osmanlı Belgelerinde Ermeniler, Cilt 22, Belge No. 53.

[49] BOA. HR. SYS. Dos. 2735, No. 29.

[50] Osmanlı Belgelerinde Ermeniler, Cilt 32, Belge No. 30.

[51] BOA. A. MKT. MHM. Dos. 533, No.2.

[52] BOA. Y. A. RES. Dos. 80, No. 114.

[53] BOA. A. MKT. MHM. Dos. 658, No.42, Lef 3.

[54] BOA. A. MKT. MHM. Dos. 658, No.42, Lef 4.

[55] BOA. Y. A. RES. Dos. 55, No.53. Lef 4.

[56] BOA. Y. PRK. AZJ. Dos. 47, No. 48.

[57] BOA. Y. A. HUS. Dos. 517, No. 41, Lef 2.

[58] Tabiiyet Nizamnamesi 6. madde: Saltanat-ı Seniye tarafından mezun olmaksızın diyar-ı ecnebiyeye tebdil-i tabiiyet eden veyahut bir ecnebi devletin hizmet-i askeriyesine giren şahsı Devlet-i Âliye ister ise tabiiyetinden ıskat edilebileceği ve bu makule-i Tabiiyeti ıskat olunan eşhasın Memalik-i Şahaneye avdeti memnu olur veya muharrer olmasına mebni taba-i osmaniyeden bir kimsenin bila müsaade-i seniyye memalik-i ecnebiyede tebdil-i tabiiyet etmesiyle tabiiyet-i osmaniyeden tecriti lazım gelmeyip böyle bir şahsı hükümet-i Osmaniye tensip eylediği halde cezaen tabiiyetten ıskat eyler ve badel ıskat kendisinin artık memalik-i osmaniyeye avdeti memnu olur. BOA. DH. SYS. Dos. 67, No. 1–6; BOA. DH. MUİ. Dos. 8–3, No. 12, Lef 4; BOA. Y. A. RES. Dos. 68, No. 63.

[59] Başkan Cleveland bu düşüncesini yıllık konuşmasında belirtmiştir. BOA. Y. PRK. A. Dos. 8, No. 66; Amerika, anarşistlerin ülkeye kabul edilmemesiyle ilgili yasayı 1918 yılında kabul etmiştir. Edwin Munsell Bliss, and the Armenian Atrocities, Edgewood Publishing Company, 1896, s.549; Edith Abbott, İmmigration:Select documents and Case Records, , Chicago: The University of Chicago Press, 1924, s. 231.

[60] Kuban Ermenileri bu kanun kapsamı dışında bırakılmışlardır. BOA. HR. SYS. Dos. 74, No. 49; Daha önce, 3 Haziran 1889 tarihinde Washington Sefiri Mavroyeni Bey, ABD. Dışişleri Sekreteri Blaine’den lisan bilmeyen Türk göçmenlerin güçlük çekmemesi için karaya çıkışlarının New York Baş şehbenderinin huzurunda olmasını istemiştir. 22 Haziran 1889 tarihinde de uygulamaya geçmesinden dolayı teşekkür etmiştir. Osmanlı Belgelerinde Ermeniler, Cilt 7, Belge No. 49, 57:

[61] Sean Dennis Cashman, in The Gilded Age, New York: New York University Press, 1993, s. 98–99

[62] BOA. ŞD. Dos. 2794, No. 3.

[63] Akram Fouad Khater, Home: Emigration..., s. 48.

[64] Hatta 1896 yılında “New York Times” gazetesi yoluyla bir milyon dolar toplamayı teklif etmişlerdir. BOA. HR. SYS. Dos. 74, No. 28.

[65] Ermenilerin, Amerika ve Kanada’nın ziraata aç bölgelerine yerleştirilmeleri planlanmıştır. BOA. HR. SYS. Dos. 2859, No. 52.

[66] BOA. Y. A. RES. Dos. 80, No. 37, Lef 1.

[67] J. Rendel Harris ve B. Helen Harris. Letters from the Scenes of the Recent Massacres in , London: James Nisbet & Co., Limited, 1897, s. 19.

[68] BOA. Y. A. HUS. Dos. 285, No. 3.

[69] BOA. HR. SYS. Dos. 2855, No. 68.

[70] Osmanlı Belgelerinde Ermeniler, Cilt 32, Belge No. 30.

[71] Recep Karacakaya, Türk Kamuoyu ve Ermeni Meselesi, İstanbul: Toplumsal Dönüşüm Yay. 2005, s. 135.

[72] BOA. DH. SYS. Dos. 67, No.1–6.


 

 ----------------------
* - ahmetakter@gmail.com
- ERMENİ ARAŞTIRMALARI, Sayı 23-24, 2006
            Tavsiye Et

   «  Geri
Yorumlar