Anasayfaİletişim
  
English

1917 Rus ?htilali Sonras? Kafkasya'da Türk Askeri Faaliyetleri: Serdarabad Sava?lar? ve Siyasi Sonuçlar?

Musa GÜRBÜZ*
ERMENİ ARAŞTIRMALARI, Sayı 25, 2007

 .&À €="justify">

 

Anahtar Kelimeler: I. Dünya Sava??, Kafkas Cephesi, Serdarbad Sava??, Türk-Ermeni Sava?lar?, Ermenistan.

 

Abstract: The Caucasian front was one of the major fronts on which Ottomans fought in the First World War. With the withdrawal of Russia from the war because of the Revolution in 1917, the Ottoman Empire gained the opportunity to take back the territories it had lost during the war, even those it had yielded to the Russians prior to the war. However, there were those who opposed that, among them the Ottoman and Russian Armenians. Furthermore, the Ottomans’ aim to be operative in regional politics was not shared by their ally, Germany, let alone the Allied Powers. Therefore, the fighting and the loss of lives in the region did not end when the First World War came to an end. Aspiring to found a great state and encouraged and incited by the international conjuncture, the Armenians continued their military and terrorist activities to make their own homeland a territory where they were a minority group. But the Ottoman state did not allow this to happen. The Armenians were forced to retreat from the territories they had occupied. In a few months, the Ottoman forces were in the vicinity of Yerevan. Fearing that they would lose everything they possessed, the Armenians put everything they had into these battles. Among all the battles in the region, the Armenians attached special importance to those fought on the front in Sardarabad. This study will try to examine the views of the Turkish sources regarding these events and the repercussions, and try to determine why the Armenians had attached such importance to the fighting on that particular front.

 

Key Words: First World War, The Caucasian Front, The battle of Sardarabad, Turkish Armenian Battles, Armenia.

 

Giri?

 

Birinci Dünya Sava?? Osmanl? Devleti’nin ya?ad??? en büyük ve en son sava? oldu. Kendisinin sonunu haz?rlayan bu sava?ta birçok cephede ayn? anda ve farkl? devlet veya devlet guruplar?yla sava?mak zorunda kalan Osmanl? ayr?ca kendi vatanda?? olan çe?itli unsurlar?n rakipleri saf?nda yer almas? nedeniyle de hem kendi s?n?rlar? dâhilinde iç problemlerle hem de ?ttifak devletleriyle mücadele etmek durumunda kald?. Bu kadar çe?itli mekân ve platformda sava?mak zaten sosyo-politik, ekonomik ve askeri aç?dan zay?flam?? olan Bab-? Ali’nin harap ve bitap dü?mesine neden oldu. Devletin bu zay?f haliyle sava?t??? önemli alanlardan biri de Kafkasya cephesi olmu?tur. Bu cephe ayn? zamanda Kafkasya’n?n etnik yap?s?ndan kaynaklanan s?k?nt?lar? da beraberinde ta??maktayd?.

 

Osmanl? Devleti’nin 1914 y?l?nda I. Dünya Sava??’na girmesiyle beraber çok uzun  süredir bir ba??ms?z devlet kurmak fikri etraf?nda mücadele eden Ermeniler ?tilaf Devletleri cephesinde yer alan Ruslarla birlikte hareket ederek Do?u Anadolu bölgesinin birçok ?ehrini bizzat veya Ruslarla birlikte i?gal etmi?lerdir. Çok ciddi ulusal beklentiler içine giren Ermenilerin ümit ettikleri durum Rusya’da Ekim devriminin ortaya ç?kmas?yla yeniden olu?an ?artlar muvacehesinde sekteye u?ram??t?r. Ancak her ?eye ra?men Ermeniler bu beklentilerinden vazgeçmemi?lerdir. Bu nedenle Ruslar?n çekilmesinden sonra Ermeniler ele geçirdikleri topraklar? bir taraftan korumak ve iade etmemek için her ?art, platform ve mekânda her türlü araçla “ölesiye” mücadele etmi?lerdir. Ricata mecbur b?rak?ld?klar?nda ise terk ettikleri bölgelerde ta? üstünde ta? b?rakmam??lard?r.

 

Ermeniler geri çekilme sürecinde asl?nda Osmanl? ordusunu yenmeyi ummuyorlard?. Bu beklentinin çok muhayyel oldu?unun fark?ndayd?lar. Onlar?n bekledi?i ?ey Ruslardan kalan mühimmat ile direnebildikleri kadar direnebilmek ve böylece ?tilaf Devletleri’nin Osmanl? Devletini yendikleri, dize getirdikleri zamanda Osmanl?n?n payla??laca?? masada olabilmek için gerekli zaman? kazanmakt?. Bu kadar önemli beklentilere ?artlanm?? olan Ermeni milisleri sava? hukukunun d???na ç?kmakta bir beis görmemi?ler ve her türlü katliam, mezalim ve etnik temizlik yayg?n bir hal alm??t?.

 

 Bu süreçte Osmanl? kuvvetleriyle Ermeni milisler aras?nda irili ufakl? birçok yerde ayn? anda veya farkl? zamanlarda yüzlerce çarp??ma olmu?tur. Bu çarp??malardan bir tanesi Ermeniler taraf?ndan kendileri için özel bir öneme haiz olarak telakki edilmektedir. 1918 y?l?n?n May?s ay?n?n sonlar?nda gerçekle?en bu sava??n geçti?i yer Serdarabad[1] bölgesidir. Bu bölge bugün Türkiye Cumhuriyeti s?n?r?na yak?n bir konumdad?r ve merkezinde ayn? isimle ve Erivan’a 65 km uzakl?kta bir ?ehir yer almaktad?r. Ermeniler bu bölgede 1918 May?s?nda gerçekle?en sava?a o derece önem atfetmektedirler ki her y?l bu “zaferin” y?ldönümünü kutlamaktad?rlar. Ayr?ca Serdarabad ?ehrinde bir zafer an?t? dikmek ve müze açmaktan da geri kalmam??lard?r. Böylece bu çat??maya kutsiyet de kazand?r?lm??t?r.

 

Bu çal??mam?zda söz konusu bölgede ya?anan çat??malar? Türk kaynaklar?na dayanarak siyasi-askeri bak?mdan de?erlendirmeye çal??aca??z. Gerçekten Serdarabad’da Türk ordusunun büyük bir ma?lubiyeti ve dolay?s?yla Ermenilerin de iddia etti?i ölçekte bir zaferi mi söz konusudur? Bu makalenin s?n?rlar?n? bu soruya verilebilecek cevaplar belirleyecektir.

 

Kafkas Cephesinde ilk i?galler, Rus Ricat? ve Bar?? Görü?meleri

 

Osmanl? Devletinin I. Dünya Sava??na girmesinin akabinde birçok cephede sava?mas? ma?lubiyet ve toprak kayb?n? da beraberinde getirdi. En önemli kay?plar?n verildi?i cephelerin ba??nda Kafkaslar gelmekteydi. 1914–15 k??? gerçekle?tirilen Sar?kam?? harekât?nda so?uktan büyük kay?plar verilmesi neticesinde III. Ordu tamamen erimi? oldu. Bu nedenle Ermenilerin büyük güç katt??? Rus ordular? kolayl?kla Van, Erzurum, Mu?, Bitlis, Trabzon ve Erzincan’? ele geçirdi. Ancak Rusya’daki siyasi çalkant?lar i?galin derinle?mesini engelledi. Hatta 1917 y?l? Mart ay?ndan ba?layarak geli?en olaylar Rusya’da Bol?evik ihtilaline neden oldu. Bunun tabii neticesi olarak da i?gal bölgelerinde ba?layan çözülme geri çekilme karar? olarak ortaya ç?kt?. Ruslar i?gal ettikleri bölgelerden çekilirken Ermeni birliklerini beraberlerinde götürmediler. Hatta onlar? yeniden organize ederek ellerindeki silah ve cephaneyi de b?rakt?lar.  Bir taraftan da atad?klar? Ermeni idareciler vas?tas?yla Osmanl? topraklar?n? Ermenilere b?rakm?? oluyorlard?. Ayr?ca baz? Rus subaylar?n da Ermeni askerlerini sevk ve idare için kald??? göz önüne al?n?rsa Rusya’n?n Ermenilere fiili deste?inin her platformda devam etmekte oldu?unu söylemek yanl?? olmayacakt?r.

 

Ruslar sava?an bütün taraflar? bar??a davet etmi?lerse de bu ça?r?dan somut bir sonuç al?namay?nca direk olarak Almanya’ya ba?vurarak bar?? istemi?lerdir. Alman, Avusturya-Macaristan, Türk ve Bulgar yetkilileriyle bir araya gelen Rus murahhaslar Brest-Litovsk ?ehrinde genel bir mütareke imzalad?lar. Ruslarla sava??lan her cephede görü?melerin sürdürüldü?ünün haber al?nmas? üzerine ba?komutan vekili ve harp naz?r? Enver pa?a III. Ordu Komutan? Vehip Pa?a’ya Ruslara mütareke teklifi yapmas?n? istedi. ?stenen cevap Aral?k 1917 ba?lar?nda Rusya’dan de?il Mavera-yi Kafkasya Komiserli?inden geldi.[2] Buna göre Osmanl? Devleti’nin ate?kes iste?i kabul edilmekteydi.

 

Mütareke ?artlar?n? görü?mek üzere Erzincan’da bir araya gelen Osmanl?-Rus delegasyonlar? 18 Aral?k 1918 tarihinde bir mütareke imzalad?lar. Böylece Ekim 1914 y?l?nda ba?layan Osmanl?-Rus sava?? sona ermi? oldu.

 

Erzincan Mütarekesini takiben taraflar Brest-Litovsk’ta bar?? müzakerelerini tamamlamak için bir araya geldiler. Aral?k 1917 tarihinde ba?layan görü?meler üç evrede ancak 3 Mart 1918 y?l?nda imzalanabildi.  Bu bar?? antla?mas?ndan en kazançl? ç?kan ülke Osmanl? Devleti oldu. Zira Osmanl? ?mparatorlu?u sadece I. Dünya Sava??’ndan kaybetti?i topraklar? de?il, ayn? zamanda 1877–1878 Osmanl?-Rus sava??yla kaybetti?i “elviye-i selâse” denilen Kars, Ardahan ve Batum ?ehirlerini de elde etme imkân?n? buldu. Bu anla?ma asl?nda Osmanl?’n?n söz konusu 93 harbi öncesi s?n?rlara geri dönmesi anlam?na gelmekteydi. Bu anla?man?n bir di?er önemli yönü de Osmanl? Ordular?n?n Kafkasya cephesinde serbest kalmas? olmu?tur. Böylece Türk askerleri Kafkasya ve Azerbaycan içlerine kadar ilerleme imkân? bulmu?lard?r.  Ayr?ca ?ran’da bulunan ?ngiliz ordusunun Ermenilerle birle?me hedefinin önlenmesi ihtimali de do?mu? oldu. Bu durum Azerbaycan’?n ba??ms?z devlet olarak ortaya ç?kmas? ve ayakta kalabilmesi anlam?na gelmekteydi.

 

Erzincan mütarekesiyle Rus kuvvetlerinin Do?u-Anadolu topraklar?ndan çekilmesi uzun bir süredir buralarda ba??ms?z bir devlet kurmak isteyen Ermenileri endi?elendirdi. Ancak bu emellerinden yine de vazgeçmediler. Zaten Rus ve Ermeni Bol?evikler bu durumu dikkate alarak çekilinen yerlerin Türklere de?il Ermenilere b?rak?lmas? yönünde planlar yapm??lard?.[3]  Bu nedenle Ermeniler Ruslar?n terk etti?i bütün alanlarda idareyi ele alarak bölgenin tahkimi yönünde çal??malara ba?lam??lard?r. Tahkim etmek sadece ele geçirilmi? kalelerin veya ?ehirlerin askeri anlamda güçlendirilmesini içermemekteydi. Bu bölgelerdeki demografik yap?n?n da kurulmas? tasavvur edilen devletin yap?s?na uygun olarak de?i?tirilmesi demekti. Bu nedenle katliam, mezalim ve her türlü i?kence yayg?n görülen araçlard?. Ermeni kuvvetlerini kontrol edecek hiçbir mercinin bulunmamas? da ayr?ca bu insani dramlar?n yayg?n olarak ortaya ç?kmas?na neden olmaktayd?.

 

Müslümanlar?n maruz kald??? katliam ve mezalimler Osmanl?lar taraf?ndan sürekli olarak gündeme getirilmi?tir. III. Ordu komutan? Vehip Pa?a Rus Generali Odi?elidze’den Müslümanlar?n u?rad??? bu zulüm ve katliamlar?n durdurulmas?n? istemi? ise de bir sonuç al?namam??t?r.  Brest-Litovsk görü?melerinin ikinci evresi Rus tutumu nedeniyle ç?kmaza girince Almanya’n?n harekâta geçece?ini bildirmesi üzerine Enver Pa?a Vehip Pa?a’dan Rus i?gali alt?ndaki Türk topraklar?n?n kurtar?lmas?n? istemi?tir.[4]

 

Osmanl? Ordusunun ?leri Harekât?[5]

 

12 ?ubat 1918 y?l?nda harekâta geçen Türk birlikleri fazla bir askeri dirençle kar??la?madan ilerlemekteydi. Bir gün sonra 13 ?ubat’ta Erzincan ve Mamahatun (Tercan) kurtar?ld?.19 ?ubat’ta V.Kafkas Tümeni Bayburt’u geri al?rken, II. Kafkas kolordusu da Gürcülerin elinde bulunan Trabzon ve Gümü?hane’yi ald?. Do?u-Anadolu bölgesinden çekilen Ermeni kuvvetleri Erzurum yak?nlar?na y???nak yapm??larsa da Osmanl? ilerleyi?ini durduramam??lard?r. Sonuçta Antranik’in 11 Mart gecesi tahliyesini kararla?t?rd??? Erzurum üç y?ll?k bir Rus hâkimiyetinden sonra 12 Mart 1918 y?l?nda Türk kuvvetlerinin eline geçmi? oldu. Ermeni komutan Antranik’in bölgeye gelmesi de durumu de?i?tirmemi?ti. Art?k bölgedeki Ermeni kuvvetlerinin temel hedefi Ermeni halk?n?n ve askerlerinin tahliyesiydi.[6]  Osmanl? ordusunun bölgedeki varl??? katliam ve mezalimden sorumlu tuttuklar? Ermeniler aras?nda o derece endi?e yaratm??t? ki Erzurum’un do?usunda kalan bölgedeki halk Türk ordusunun gelmesini beklemeden Transkafkas s?n?r?n?n ötesine geçmeye ba?lad?. Yeni kurulan Ermeni ordusunun baz? kuvvetleri bu tahliyenin yap?lmas? i?inden sorumlu k?l?nm??t?.

 

Ermeni ordusunun faaliyetleri stratejik bir plana göre yap?lmaktan uzakt?. Sadece o günün icaplar?na göre konumland?r?lmaktayd?.[7] Çete sava?lar?nda pi?mi? ve kar??s?nda askerden çok sivil halk veya milislerle çat??an Ermeni güçlerinden bu stratejik derinli?i beklememek gerekirdi. Çok geni? bir sahada kontrolü sa?lamak isteyen Nazarbekian komutas?nda Ermeni ordusunda ekseriyetini Ermeni subaylar olu?tursa da aralar?nda yetenekli genç Rus subaylarda bulunmaktayd?. Hatta bu Rus subaylardan müte?ekkil Ermeni kuvvetlerinin gerisinde sava?an bir tabur te?kil edilmi?ti.[8] Ermeni kuvvetlerinin geri çekilmesi, ?ehirleri tahliye etmesi daha fazla katliam ve mezalim demekti. Önce terk edilen ?ehirler yak?l?p y?k?lmaktayd?. Sonra tahliye yolunda yerle?ik Müslümanlar?n mal ve can emniyetine tecavüz edilmekteydi.

 

Brest-Litovsk görü?melerinin 10 ?ubat 1918 de ink?taa u?ramas? üzerine Mavera-y? Kafkas komiserli?i Osmanl? hükümetine bar?? görü?meleri teklifinde bulundu ve müzakerelerin yap?laca?? ?ehir Tiflis olarak belirlendi. Ancak 23 ?ubat’ta ilk oturumunu yapan Seym[9] üyeleri müzakerelerin Trabzon’da yap?lmas? karar?n? ve delegelerin buraya hareket edeceklerini Osmanl? hükümetine bildirdiler. Ancak Brest-Litovsk Bar???’n?n 3 Mart’ta imzalanmas? Transkafkas hükümetinin protestolar?na neden oldu. Bunun temel nedeni Kars-Ardahan ve Batum’un bu anla?mayla Osmanl?’ya b?rak?lm?? olmas?yd?. Osmanl? hükümeti ise bu anla?man?n onaylanmas?n? Kafkas komiserli?inden istemekteydi. III. Ordu komutan? Vehip Pa?a  bu durumdan o derece emindi ki 10 mart 1918’de Kafkas ordular? ba?komutanl???na gönderdi?i telgrafta Brest-Litovsk bar???yla Osmanl?ya terk edilen yerlerin ne zaman iade edilece?ini soruyordu.[10] Ancak Osmanl? Devleti’nin konuyla ilgili ciddiyeti anla??l?nca Kafkasya Komiserli?i görü?melere haz?r oldu?unu bildirdi. Türklerin de temsilcilerini Trabzon’a göndermesiyle ba?layan müzakereler (14 Mart–14 Nisan 1918) zaman zaman kesintiye u?ram??t?r. Kafkasya delegasyonunun Evliye-i selase konusundaki tutumunu de?i?tirmemesi üzerine Hüseyin Rauf Bey 6 Nisan tarihinde yay?nlad??? ültimatomla öncelikle Brest-Litovsk bar???n?n tan?nmas?n? ve ayr?ca Kafkasya Komiserli?i’nin Rusya’dan ba??ms?z oldu?unu ilan etmesini istemi?tir. Bunun üzerine Kafkas heyeti ba?kan? Çhenkeli söz konusu anla?may? kabul ettiklerini bildirdi. Ancak bu antla?ma Seym taraf?ndan onaylanmad?.

 

Bir taraftan siyasi müzakereler yürütülürken di?er taraftan askeri harekât olanca h?z?yla devam ediyordu.  37. tümen 13–14 Nisan’da ya?anan çarp??malardan sonra Batum’u ele geçirmi?tir. Sar?kam?? ve Kars bölgesindeki sava?? yürütmekle görevlendirilen I. Kafkas kolordusu Albay Kaz?m (Karabekir) Bey’in komutas?nda ileri harekâta devam etti. Kars’a kadar birçok yerde direnen Ermeni kuvvetleri her defas?nda geri çekilmek zorunda kald?lar. Sar?kam?? ve Ka??zman kurtar?lan bölgeler aras?nda yer ald?. Kafkas Ordular? Gurup komutanl???na getirilen Yakup ?evki Pa?a’n?n emriyle harekete geçen Kaz?m Bey 22 Nisan’da Selim’deki Ermeni direni?ini k?rd?. Kars tahkim edilmi? kalesiyle, sava?acak yetenekte olan bütün Ermenilerin müdafaas?na kat?laca?? bir yer konumundayd?. Ruslardan kalan cephaneler sava??n sürdürülmesi için yeterliydi. Zaten geri kalan halk e?yalar?yla birlikte Gümrü-Erivan istikametine çekilmi?lerdi.  Bu nedenle Kaz?m Karabekir zayiat olmamas? için ?ehrin ku?at?larak al?nmas? yönünde bir askeri strateji benimsedi.  Ermeni General Nazarbekian bu ku?at?lm??l?k sürecinde iki defa ate?kes iste?inde bulundu. Ancak bu çabalar? zaman kazanmaya yönelik olarak de?erlendiren Kaz?m Bey silah ve mühimmat?n buradan ç?kar?lmamas? için bir an önce hareket edilmesini istiyordu.[11]

 

Vehip Pa?a’n?n Kars’?n bir an önce teslimi yönünde görü? bildirmesi üzerine Kaz?m Bey Ermenilerle müzakerelere ba?lad?. Albay Morel ve Kaz?m Bey aras?nda sürdürülen görü?melerde Kars kalesinin muhasara alt?nda oldu?u ve Türk ordusunun kararl? oldu?u anla??l?nca ?ehri Türklere teslim etmeyi kabul etti. Osmanl? Ordusu 25 Nisan ak?am? ?ehre girdi. Ermenilerin b?rakt??? silah, mühimmat ve erzak göz önüne al?nd???nda niçin zaman kazanmak istedikleri ve depolar?n tahliyesinde ?srarc? olduklar? anla??lmaktad?r.[12]

 

Türk Ordusu Arpaçay’?n Do?usunda

 

Türk ordusunun Kars’a yerle?mi? olmas? bar?? müzakerelerine ivme kazand?rd?. Trabzon’da kesilen bar?? görü?meleri 11 May?s’ta Batum’da yeniden ba?lad?. Ancak Vehip Pa?a daha önceki müzakerelere konu olan yerlerin silahla al?nm?? olmalar? nedeniyle müzakere edilemeyece?ini ve dolay?s?yla yeni ?artlarda yeni teklifleri konu?mak gerekti?ini bildirdi.  Bunun anlam? ?u idi:[13]

 

Ah?ska, Ah?lkelek ve Gümrü bölgelerinin Türk kuvvetleri taraf?ndan i?gali.
Gümrü-Nahç?van-Culfa tren hatt?n?n Türklerin kontrolüne b?rak?lmas?.
?ngiltere ile sava? sürdü?ü müddetçe bütün Kafkas demiryollar?n?n Osmanl?lar taraf?ndan kullan?lmas?.
 

Osmanl? talepleri asl?nda bölgede uygulamak istedi?i politikalar?n da i?aretini vermekteydi. Bakü’ye yard?m yollar?n? elde tutmak, Ermenilerle ?ran’da bulunan ?ngilizlerin bulu?mas?n? engellemek, Azerbaycan’?n bölünmesine mani olmak, bölgede ayyuka ç?km?? olan Müslümanlara kar?? i?lenmekte olan katliam ve mezalimleri önlemek[14], Müslümanlarla meskûn alanlar? içine alan bir güçlü Ermenistan devletinin ortaya ç?kmamas?n? sa?lamak ve daha pragmatik bir talep olarak bar???n yap?labilmesi için önerdi?i tekliflerin kabulünü kolayla?t?rmak, Osmanl? Devleti’nin politik hedeflerini olu?turmaktayd?. Yak?n dönemde Kafkasya ve Azerbaycan’? kontrol alt?nda tutma politikas? uzak hedef olarakda Hindistan ve Afganistan’? da içine alan Orta-Asya eksenli bir gaye güdülüyordu. Bu nedenle III. Ordu Komutan? Vehip Pa?a 15 May?s 1918’de Arpaçay’?n do?usuna geçme emrini verdi.

 

16 May?s’ta Gümrü’nün ele geçirilmesi Batum’da devam eden görü?melerde Türk isteklerinin Mavera-yi Kafkas Hükümeti taraf?ndan kabul edilmesinde etkin oldu. Ayr?ca Gümrü-Culfa ve Gümrü-Tiflis demiryolu kontrol alt?na al?nm?? oldu. Ancak daha önemli olan Azerbaycan içlerine yap?lacak olan bir askeri faaliyetin yap?labilmesi için Erivan, Gence, Tiflis ve Kars’a giden stratejik noktalar? kontrol eden Karakilis’in ele geçirilmesi ?artt?. Gümrü’den çekilen Ermenilerin yerle?ti?i bu bölgede (Karakilis ve Delican) sa?lam mevkiler elde etmesi de önlenmi? olacakt?.

 

Enver Pa?a’n?n iste?i[15] do?rultusunda I ve II. Kafkas Kolordular? Karakilis, Serdarabad, Tiflis ve Erivan istikametinde harekete geçti. Burada esas hedef Karakilis olmas?na ra?men Tiflis ve Erivan bask? alt?nda tutulmu? olacakt?.

 

Osmanl? Kuvvetleri Kaz?m Karabekir komutas?nda bulunan I. Kolordu ve ayr?ca gurup komutanl???n? deruhte eden Yakup ?evki Pa?a idaresinde II. Kolordu ile bölgeyi hâkimiyet alt?na almak için 20 May?s’ta harekete geçti. Güneydeki faaliyetleri I. Kolordu ve Karakilis’in ele geçirilmesi görevi ise II. Kolorduya verildi.

 

Karakilis’in ele geçirilmesi için II. Kolorduya ba?l? 11. Kafkas tümeni 27 May?s’a kadar ?ehri ele geçiremedi.[16] Türk ordusu zaman zaman say?sal üstünlü?ün Ermenilerde oldu?u 21–22 May?s günlerinde Nazarbekian kuvvetlerini geriye itmi? ise de 24 May?s’ta oldu?u gibi Hamamlu bölgesine geri çekilmek durumunda kalm??t?r. 9. Tümenin bu geri çekilmesine kar??l?k 5. Kafkas Tümeni ilerleyi?ine devam ederek Antranik kuvvetlerini geri çekilmeye mecbur etmi?tir. Ancak istenilen zamanda Karakilis’nin zapt edilememesi üzerine görev Kaz?m Karabekir’e verilmi?tir. 26–28 May?s’ta gerçekle?en ?iddetli çat??malardan sonra 9. ve 11. tümenler 28 May?s’ta Karakilis’i zapt etmi?lerdir.[17]  Nazarbekian elindeki kuvvetlerin büyük k?sm?n? kaybederek Delican’a çekilmi?tir. Bir gün sonra Antranik kuvvetleri de ayn? bölgeye çekilerek Nazarbekian’la bulu?mu?tur.[18]

 

Kuzeyde merkez konumundaki Karakilis’nin dü?mesi Erivan’?n güneyinde mevzilenmi? olan Silikian kuvvetlerini endi?eye te?vik etti. Kuzeyden sar?ld???n? dü?ünen Silikian Türklerin 18–19 May?s’ta Aras’?n güneyinden taarruza ba?lamas? üzerine çete reisi Dro’yu emrindeki 1000 ki?ilik kuvvetle Ba?abaran geçidinde pusuya yat?rd?. Güneyde faaliyet gösteren Kaz?m Karabekir’in idare etti?i I. Kafkas Kolordusuna verilen görev 20 May?s’ta Güzeldere-Avdi Bey hatt?n? tutmak ve en az bir alay müfrezesiyle ciddi bir mukavemetle kar??la??ncaya kadar Serdarabad yönünde ilerlemeye devam etmekti.[19]

 

20 May?s için hedeflenen bölgelere mukavemetsiz ula??ld?. Sadece Karzak bölgesine çat??malar ya?and?. Serdarabad bölgesinde ilerleyen Zihni Bey müfrezesi Alagöz istasyonu ve Mahtaka hatt?na kadar ilerledi. Grup birlikleri 21 May?s’ta da genelde muharebesiz istenilen hedeflere ula?t?lar. Ancak, Zihni Bey müfrezesi 600 piyade ve 250 ki?ilik süvariden olu?an Ermeni kuvvetleriyle çarp??arak Serdarabad’? i?gal etti.[20]

 

Güneyde faaliyet gösteren Osmanl? ordular?na verilen emir, Batum’da ki bar?? görü?melerine katk?da bulunmak ad?na 21 May?s tarihinde bulunan noktalarda kal?n?lmas? ve ileri harekât yap?lmamas? oldu.[21]

 

Bu emrin politik anlam? Osmanl? Devleti’nin Erivan bölgesini i?gal etmek istemedi?idir. Devletin bütün amac? tren güzergâh?n? kontrol etmek ve dolay?s?yla Bakû’ye zaman?nda ve yeterli yard?m? sa?layabilmektir. Bu nedenle harekât planlar?n? zaman zaman Transkafkas hükümetine duyurmaktan imtina etmemi?tir. Hatta sadece Ermeni komutan Nazarbekian ile problemleri yüz yüze halledebilmek için daha önceden mutab?k kal?nd??? üzere Vehip Pa?a ve Dâhiliye Nezareti müste?ar? Abdulhalik Bey’le Gümrü’ye gelmi?tir. Ancak Nazarbekian’?n gelmemesi üzerine bu bulu?ma gerçekle?ememi?tir. Bunun üzerine Yakup ?evki Pa?a imzal? Nazarbekian’a hitaben yaz?lm?? bir uyar? mektubu gönderilmi?tir.[22]

 

21 May?s genelde sükûnet içinde geçmi?tir. Celalo?lu m?nt?kas?nda ise Ermeni kuvvetleri ?ehri sava?madan Türklere teslim etmi?lerdir. Ancak 11. Kafkas Tümeni ve Zihni Bey birliklerine kar?? Ermeni sald?r?lar? devam etmektedir. Üstünlü?ü ele geçiren Ermeni kuvvetleri Zihni Bey müfrezesini Serdarabad’?n 4 km kadar kuzeyine çekilmesini sa?lam??lard?r. Bunun üzerine I. Avc? taburu bu müfrezenin emrine verilmi?tir.[23]

 

26 May?s 1918’de Serdarabad’?n 6 km kuzeyinde ko?ullanm?? Zihni Bey müfrezesine 2000 piyade, 200 süvari, 6 top ve 3 makineli tüfekle yap?lan Ermeni taarruzu geri püskürtülmü?tür. Hatta Ermeniler kaçmakta olan askerlerini cayd?rmak için üzerlerine top ate?i açmak durumunda kalm??t?r. Ancak Ermeni tazyikleri durmadan devam etmi?tir.  27 May?s günü 2500 ki?ilik Ermeni birliklerinin tazyiki alt?nda Zihni Bey müfrezesi çok da s?k? takibe u?ramadan A?niyak güney s?rtlar?na çekilmek durumunda kalm??t?r. Zihni Bey kuvvetlerinin kuzeye çekilmesi Osmanl? karargâh?n? rahats?z etmeye ba?lam??t?r. Bu geri çekilme Gurup komutanl??? için tehlikeli durumlar arz etmeye ba?lam??t?r.[24]

 

Bunun üzerine Hac? Hamdi Bey komutas?nda bir k?s?m kuvvet Zihni Bey birliklerine takviye için gönderilmi? ve böylece idareyi ele alacak ve Serdarabad cephesindeki harekât? sevk ve idare edecekti. 28 May?s’ta Ermeni kuvvetleri Zihni Bey kuvvetlerini ku?atmaya çal???rken kendisine yard?m için yolda olan Hamdi Bey kuvvetleri Ermeni sald?r?s?na u?ram??t?r. Sava?tan Türk kuvvetleri galip ç?km?? fakat Zihni Bey müfrezesine zaman?nda yard?m ula?mam??t?r.[25] 29 May?sta söz konusu Türk birli?i Alagöz istasyonu-Boyunluda? hatt?n? tutmaya devam etmi?tir.

 

Çat??malar bir süre daha devam edecek ancak daha önce hareketsiz kalan 12. Türk piyade tümeni Aras’? geçerek 11. Kafkas tümeniyle birle?ecektir. Sonuçta 7–9 Haziran aras?nda Serdarabad, Eçmiyazin ve Uluhanlu tren istasyonlar? Türklerin eline geçecektir.[26]

 

Bölgedeki bu sava?lar gerçekten askeri niteli?i ve siyasi sonuçlar? bak?m?ndan kimlik ve ba??ms?zl?k niteli?inin temel argüman? olabilecek ölçekte midir? Bu sorunun cevab?n? Kafkas cephesi sava?lar? uzman? W.E.D Allen-Paul Muratoff çok net ortaya koymaktad?rlar. “Böylece, kar???k bir ba?lang?ç devresinden sonra üç hafta sürmü? olan Türk-Ermeni harbinde General Silikof ve çeteci lider Dro –mütevaz? denilebilen- yegâne Ermeni ba?ar?s?n? sa?lam?? oluyorlard?. Bu harekâtta Türkler dört tümen hasretmi?lerdi fakat Ermenilerin, Türklerin Kafkasya üzerindeki emellerini geciktirecek ciddi bir mukavemette de bulunduklar? söylenemez. Ciddi oyalama harekât?, Ermenilerin sava?a devam üzerinde verdikleri cüretkâr karardan çok, Gürcü liderlerin siyasi manevralar?yla temin edilmi?tir.”[27]

 

Ermeni tarihçi Ter Minassian da Nzarbekian, Slikian ve Daniel Beg Pirumian ile Dro’nun simültane olarak sürdürdükleri direni? için benzer bir kanaati ortaya koymaktad?r: “Ermeniler Erivan’a do?ru yönelen Türk askeri yürüyü?ünü askeri olmaktan ziyade moral zaferiyle durdururlar…”[28]

 

Ancak di?er baz? ara?t?rmac?lar abart?da s?n?r tan?mamaktad?rlar. A. Vandouny’nin 1919 tarihli “Les Arménieniens dans la Guerre mondiale”, ba?l?kl? makalesinde Ermenilerin Türk kuvvetlerini Gümrü’ye kadar geri çekilmeye mecbur b?rakt?klar?ndan bahsetmektedir.[29] Ancak di?er pro-Ermeni ara?t?rmac?lar bile bu yönde bir görü?e i?tirak etmemektedirler. 

 

Kahramanl?k öyküleri k?sa sürede destanla??r ve bütün ara?t?rmac?lar ana kaynak olarak bu mitoslar? kullan?rlar.  Ancak destanlar?n olu?turulmas?nda omurga görevi din adamlar?n?n sava? meydanlar?nda gösterdikleri ola?anüstü kahramanl?klara ve politikac?-sava?ç? komutanlar?n nutuklar?na yüklenmektedir. Ancak bu nutuklar aras?nda Ermenice bilmedi?i anla??lan Silikian gibi komutanlar?n varl??? da bilinmektedir. 

 

Zafer ?htiyac? ve ?ç Çeki?meler

 

Bar?? görü?melerinin sürdü?ü evrede ortaya ç?kan siyasi geli?meler ve Seym’in 26 May?s’ta da??lma karar? almas? ve birkaç saat sonra Almanya’n?n deste?ini alan Gürcülerin ba??ms?zl???n? ilan etmesi ve arkas?ndan 27 May?sta Azerbaycan’?n ba??ms?zl?k ilan? Ermeni cephesinde de hareketlenmelere neden oldu. Onlarda Türk ültimatomunu kabul ederek bir gün sonra ba??ms?zl?klar?n? ilan ettiler. Bu ba??ms?zl?k Ermenileri memnun etmedi. Çünkü kurduklar? hayallerin tam aksine, Büyük Ermenistan yerine 11000 km2 bir alanla yetinmek zorunda kald?lar.[30] Bu durumu geçici, ar?zi bir olu?um olarak kabul edip hedeflerini daha sonraki evrelerde gerçekle?tirmeleri mümkün olabilirdi. Ancak yeni devlet Türk kuvvetlerinin dayatmas?yla ortaya ç?km??t?. Bu unutturulamayacak bir vak?a idi. Bu nedenle ba??ms?zl???n yeni bir olgu üzerine in?a edilmesi gerekiyordu.  Bu sevimsiz olay?n izalesi için bir “büyük zafer” gerekiyordu. En yak?n askeri olaylar?n geçti?i Serdarabad iyi bir numune olabilirdi.

 

Bu “zaferden” sonra neden Türk ültimatomunun kabul edildi?i sorusuna da bir cevap bulmak gerekiyordu: Görü?melerde bulunan delegasyona Serdarabad zaferinin haberi ula?mad?. Bu nedenle antla?maya imza kondu. Bu durumu Antranik Çelebyan ?öyle ifade etmektedir. [31] “Batum’daki Ermeni delegeleri 29 May?s ak?am? saat 19’da Osmanl? ko?ullar?n? ültimatomdan bir saat önce kabul ettiklerine dair mektubu ilettiklerinde, Sardarabat zaferinden haberleri dahi yoktu.”[32]

 

“Bu ba??ms?zl?k akti sözde ve geçici bir ?eydi. Hayk Khocasaryan’a göre bu alçalt?c? bir ?ekilde kendini kand?rmacan?n bir sonucuydu. Batum antla?mas?yla zorla kabul ettirilen sözde ba??ms?zl???n y?ldönümü gülünç bir kendini kand?rmaca olacakt?r. Fakat tam da o günlerde gerçekle?en Sardarabat zaferi Ermenistan’?n ba??ms?zl???n?n aç?klanmas?n?n ikinci yüzünü olu?turmu?tur...” Asl?nda tart??malar?n merkezi ba??ms?zl?k günü ve bu günün temel al?naca?? olayla ilgiliydi. “Her neyse, Sardarabat zaferi ve Do?u Ermenistan’?n devletsel hayat?n?n ba?lang?c? o günlerden biriyle seçilmek durumundayd?. E?er do?u Ermenistan hükümetinin ilk oturumu ya da Tiflis’teki Ermeni ulusal konseyi Erivan cumhuriyetinin ba??ms?zl?k ve Sardarabat zaferi günü olarak 28 May?s gününü seçmi?se neden bu tarih üzerinde Ermeni bas?n?nda on y?llardan beri f?rt?nalar kopart?l?yor? Anla??l?r de?il!” “Sardarabat zaferi ve Do?u Ermenistan devletinin ba?lang?ç tarihi ba?kalar?n?n dayatmas?yla ba?ka bir gün olarak belirlense idi daha m? iyi olurdu acaba?...”[33]

 

Ermenilerin kabulde zorland?klar? olgu esasen bir taraftan Türklerin kurulmas?na izin verdi?i bir ba??ms?z Ermeni devleti fikri ve di?er taraftan Osmanl? s?n?rlar? içinde hak iddia ettikleri topraklardan vazgeçmelerini onaylam?? olmakt?.[34] Bu asla kabul edilecek bir durum de?ildi. Bu nedenle Antranik gibi sava?ç?lar bunu asla kabul etmemi?ler ve sonuna kadar “Büyük Ermenistan” hülyalar?ndan vazgeçmemi?lerdir.

 

Modern ara?t?rmac?lar çok çe?itli nedenlerle ve özellikle sava?ta yer alm?? ki?ilerin hat?ralar?ndaki bilgileri do?rulatma ihtiyac? bile duymadan kullanma yoluna gitmi?lerdir. Bunun en iyi örneklerinden birini Serge Afanasyan taraf?ndan yay?nlanan “La Victoire de Sardarabad, Arménie 21–29 Mai 1918” ba?l?kl? çal??mas? olu?turur. Kendi sava??n? anlatan insan psikolojisi dikkate al?nmayan bu nevi çal??malarda bu kadar büyük bir zaferin siyasi ve askeri yans?malar?ndan hareketle sonuçlara var?lmam??t?r. C. J. Walker “Ermenilerin inisiyatif ald??? ve Türkleri Gümrü ve hatta Kars’a kadar itebilecekleri kapasitede göründükleri bir anda Silikian Nazarbekian’dan ate?kes emri alm??t?r”[35] cümlesiyle objektifli?ini ortaya koymaktad?r.

 

 Ermeni kilisesinin bu zaferi yaratmada ald??? rolün de alt?n? çizmek gereklidir. Öncelikle Türk ordusunun Erivan önlerine gelmi? olmas? ve kutsal beldeleri Ecmiyadzin’i kaybetme riski bütün Ermenilerde oldu?u gibi Kilise mensuplar?nda da büyük bir endi?eye yaratm??t?r. Bu nedenle din adamlar? öncelikle insanlar?n askere al?nmas?, ia?e temininde görev alm??lar, daha sonra da bizzat cephelere gelerek sava?lara kat?lm??lard?r. Bu nedenle önce kahramanl?klar daha mistik bir atmosferde anlat?lm??t?r. ?kincisi ba??ms?zl???n kazan?lmas? sürecine bir kutsiyet kazand?rmak için bir zafer ihtiyac? giderilmi?tir. Günümüzde Ermeni diasporas? ve dolay?s?yla kilisesi de bu günü ulusal zafer olarak kutlamaktad?r. Hatta diaspora Ermeni kiliseleri bu günü kutlanacak gün listelerinde y?ll?k olarak yapt?klar? programlar?nda yer vermektedirler. Fransa’da (Paris) Ermenilere ait  “Saint-Jean-Baptiste”[36] katedralinin 2003 y?l? kutlanacak kutsal günler aras?nda Serdarabad “zaferi” de yer almaktad?r.

 

Sonuç

 

Ermenilerin Do?u Anadolu’dan geri çekilmesi ve çok k?sa denilebilecek sürede Türk kuvvetlerinin Erivan önlerinde vaziyet almas? çok kolay kabul edilebilir bir durum de?ildir. Bu nedenle May?s 1918’de Ermenilerin dirençlerinin artt???n? söylemek mümkündür. Ancak bu direnci tetikleyen temel olgu Türk kuvvetlerini yenmek yoluyla o topraklardan atmak de?ildir. Sadece genel bar???n yap?laca?? ve ?tilaf devletlerinin Osmanl?y? parçalayacak metni kabul ettirdikleri ana kadar zaman kazanmak istemektedirler. Böylece milliyetçilik ve Kilisenin tahrikiyle olu?turulan büyük devlet kurma ülküsü Bat?l? devletlerin yard?m?yla gerçekle?mi? olacakt?.

 

Di?er bölgelere göre direncin bu bölgede daha fazla oldu?unu söyleyebiliriz. Ancak “büyük zafer” diye nitelendirilebilecek bir askeri faaliyetten bahsetmek mümkün de?ildir. Bir çok cephede onlarca kez yap?lan sava?larda sonuçlar? de?i?tirmeyecek mevzi ba?ar?lar?n büyük zafer diye takdim edilmesi ve hele hele Pers Ermeni sava?lar?yla mukayese edilmesi anla??l?r bir durum de?ildir. Ayr?ca, Osmanl?lar bu bölgenin tamam?n? ele geçirmek istememektedirler. Bunun politik olarak do?ru olmayaca??na inanmaktad?rlar. Dolay?s?yla ifade edilmeye çal???ld??? gibi kendi bölgesel politikas?n? kolayla?t?r?c? aktivitelerde bulunan bir Osmanl? devletinden bahsedebiliriz.

 

Bölgede çok say?da cephe sava?? olmu?tur. Bu nedenle tek bir sava? ad?yla konuyu ele almak yanl?? olacakt?r. Zaten bölgede bir çok alana askeri faaliyetler ve dolay?s?yla az da olsa gel-gitler ya?anmaktad?r. Bu nedenle bir tek Serdarabad sava?? ve zaferinden bahsetmek mümkün de?ildir. Ayr?ca bölgesel sava?lar? bir bütün olarak ve bir periyodu kapsayacak ?ekilde de?erlendirmemenin daha sübjektif sonuçlar verece?i de ortadad?r. Sava?a kat?lan Ermeniler ve dönemin devlet adamlar?n?n ba?ar? ve ba?ar?s?zl?klar?n?n konu?ulmas?, uygulanan politikalar?n hedef-vas?ta korelâsyonuna sahip olup olmad?klar?n? irdelemek yerine taçland?r?lm?? bir zaferden bahsetmeyi daha uygun bulmu?lard?r. Ermenistan’?n ba??ms?z devlet olarak ortaya ç?kmas?ndan günümüze kadar olan süreçte bu politika ve anlay??tan vazgeçilmemi?tir.

 

 
 EK I

 

Kaynak: Genelkurmay Ba?kanl???. I. Dünya Harbinde Türk Harbi: Kafkas Cephesi. II. Cilt, Ankara: Genelkurmay bas?mevi, 1993.

 

[1] Bu ?ehrin yaz?l??? baz? kaynaklarda Sardarabad/Sardarapat ?eklinde geçmektedir, ancak biz daha çok Serdarabad yaz?l???n? kullanmay? ye?ledik.

[2] ?brahim Ethem Atnur, Osmanl? Yönetiminden Sovyet Yönetimine Kadar Nahç?van (1918-1921), Bas?lmam?? Doktora Tezi, Atatürk Ünv. Atatürk ilkeleri ve ?nk?lâp Tar. Ens. Erzurum, 1996, s. 2.

[3] ?brahim Ethem Atnur, Osmanl? Yönetiminden…, s. 2.

[4] ?brahim Ethem Atnur, Osmanl? Yönetiminden…, s. 5.

[5] Osmanl? kuvvetlerinin ilerleyi?i görev alan birlikler ve çat??malar için bkz: Ek I.

[6] W.E.D Allen-Paul Muratoff, 1828-1921 Türk Kafkas S?n?r?ndaki Harplerin Tarihi, Ankara: Genelkurmay

Bas?mevi, 1966, ss.429-430.

[7] W.E.D Allen-Paul Muratoff, 1828-1921 Türk Kafkas…, s.430.

[8] W.E.D Allen-Paul Muratoff, 1828-1921 Türk Kafkas…, ss.430-431.

[9] Transkafkasya hükümeti parlamentosu.

[10] ?brahim Ethem Atnur, Osmanl? Yönetiminden Sovyet Yönetimine Kadar Nahç?van (1918-1921), Bas?lmam?? Doktora Tezi, Atatürk Ünv. Atatürk ilkeleri ve ?nk?lâp Tar. Ens. Erzurum, 1996,  s. 6.

[11] I. Kolordu’nun bu bölgedeki faaliyetleri için bkz; Nas?r Yüceer, I. Dünya sava??’nda Osmanl? Ordusunun

Azerbeycan ve Da??stan Hareketi, Azerbeycan ve Da??stan’?n Ba??ms?zl???n? Kazanmas?, 1918, Ankara:

Genelkurmay Bas?mevi, 2002, ss. 24-28; Genelkurmay Ba?kanl???, I. Dünya Harbinde Türk Harbi: Kafkas

Cephesi, II. Cilt, Ankara: Genelkurmay Bas?mevi, 1993.

[12] Nas?r Yüceer, I. Dünya Sava??’nda..., s. 25’den ATASE ar?ivi; BDH. Koll. K. 3955.H-100, 108 F. 1-41, 1-4;

W.E.D Allen-Paul Muratoff, 1828-1921 Türk Kafkas…, s.435; Ruslar?n b?rakt??? silah ve mühimmat-erzak ve

Ermeni ve Türk kuvvetlerinin mukayesesi için bkz:  Antranik Çelebyan, Antranik Pa?a, ?stanbul: Peri Yay?nlar?,

2003, ss.221-223.

[13] W.E.D Allen-Paul Muratoff, 1828-1921 Türk Kafkas…, ss.435-436; Joseph Pamiankowski, Osmanl?

?mparatorlu?u’nun Çökü?ü  1914-1918 I. Dünya Sava??, ?stanbul: Kay?han Yay. 1990, s.321.

[14] Cemal Pa?a bar?? görü?melerinde bulunmak üzere geldi?i Batum’da yapt??? konu?mada bu konuyu tekrar

hat?rlat?r. Antranik Çelebyan, Antranik Pa?a, ?stanbul: Peri Yay?nlar?, 2003, s. 272.

[15] Genelkurmay Ba?kanl???, Kafkas Cephesi, II. Cilt, s.514’den ATASE, No. 4/3671, Kls. 2919, F.3-10.

[16] Bu bölgede ya?anan sava?lar ve Nazarbekian’?n muharebe düzeni için bkz: W.E.D Allen-Paul Muratoff, 1828-

1921 Türk Kafkas S?n?r?ndaki Harplerin Tarihi, Ankara: Genelkurmay Bas?mevi, 1966, ss.439-441.

[17] Karakilis’in zapt?n?n geçikme nedenleri hakk?nda bkz: Nas?r Yüceer, I. Dünya sava??’nda Osmanl? Ordusunun

Azerbeycan ve Da??stan Hareketi, Azerbeycan ve Da??stan’?n Ba??ms?zl???n? Kazanmas?, 1918, Ankara:

Genelkurmay Bas?mevi, 2002, s. 28.

[18] W.E.D Allen-Paul Muratoff,  1828-1921 Türk Kafkas S?n?r?ndaki Harplerin Tarihi, Ankara: Genelkurmay

Bas?mevi, 1966, s.441.

[19] Genelkurmay Ba?kanl???, Kafkas Cephesi, II. Cilt, s.515’den ATASE, No. 5/2743, Kls. 3955,H–110, F.1-20, 21.

[20] Genelkurmay Ba?kanl???, Kafkas Cephesi, II. Cilt, s.516’den ATASE, No.5/12510, Kls. 4070, H–108, F.1–20; ATASE, No.5/5649, Kls. 3941, H–23, F.1-15

[21] Genelkurmay Ba?kanl???, Kafkas Cephesi, II. Cilt, s.516’den ATASE, No.5/2743, Kls. 3955, H–111, F.1–27; ATASE, No.5/5649, Kls. 3941, H–23, F.1–11, 13,14.

[22] Mektubun detaylar? için bkz: Genelkurmay Ba?kanl???, Kafkas Cephesi, II. Cilt, s.521.

[23] Genelkurmay Ba?kanl???, Kafkas Cephesi, II. Cilt, s.517’den ATASE, No. 5/2743, Kls. 3955,H–110, F.1-14.,

[24] Bu konudaki ar?iv belgeleri için bkz: Genelkurmay Ba?kanl???, Kafkas Cephesi, II. Cilt, s.519.

[25] Genelkurmay Ba?kanl???, Kafkas Cephesi, II. Cilt, s.521’den ATASE, No. 5/2743, Kls. 3955,H–117, F.1-7; ATASE, No. 5/5649, Kls. 3941, H–24, F.1-6.

[26] W.E.D Allen-Paul Muratoff, 1828-1921 Türk Kafkas S?n?r?ndaki Harplerin Tarihi, Ankara: Genelkurmay

Bas?mevi, 1966, s.442.

[27] W.E.D Allen-Paul Muratoff, 1828-1921 Türk Kafkas…, s.442-443.

[28] Anahide Ter Minassian, La République d’Arménie, Bruxelles: Editions Complexe, 1989, s.78.

[29] A. Vandouny, “Les Arménieniens dan la Guerre mondiale”, La Revue de Paris, Juillet-aout 1919, s.891.

[30] Anahide Ter Minassian, La République d’Arménie, Bruxelles: Editions Complexe, 1989, s.81.

[31] Antranik Çelebyan, Antranik Pa?a, ?stanbul: Peri Yay?nlar?, 2003, s. 272.

[32] Batum’da bulunan Ermeni delegasyonun Serdarabad zaferinden haberdar oldu?una dair bkz: Anahide Ter Minassian, La République d’Arménie, Bruxelles: Editions Complexe, 1989, s.80.

[33] Antranik Çelebyan, Antranik Pa?a, ?stanbul: Peri Yay?nlar?, 2003, s. 272.

[34] Antranik Çelebyan, Antranik Pa?a, s. 274.

[35] Christopher J Walker, Armenia: The Survival of a Nation, London: Routledge, 1991, s.254-255.

[36] 2003 y?l? May?s ay? program? için bkz: http://www.acam-france.org/pratique/eglise-calendrier/calendrier2003.htm 

 ----------------------
* ASAM Türkiye Araştırmaları - mgurbuz@avsam.org
- ERMENİ ARAŞTIRMALARI, Sayı 25, 2007
            Tavsiye Et

   «  Geri
Yorumlar