Anasayfaİletişim
  
English



E-Bülten Üyeliği

Günlük bültenimize üye olmak için aşağıdaki alanları doldurunuz.
Ad:
Soyad:
Eposta:


DERGİ SAYILARI

XIX. YÜZYILDA ERMENİ MİLLİYETÇİLİĞİNİN DOĞUŞU VE BÜYÜK DEVLETLERİN POLİTİKALARI

Yıldız DEVECİ BOZKUŞ*
ERMENİ ARAŞTIRMALARI, 29, 2008

 

Erciyes ve Nevşehir Üniversitelerinin birlikte hazırladıkları ve bu yıl ikincisi düzenlenen sempozyumun konusu “XIX. Yüzyılda Ermeni Milliyetçiliğinin Doğuşu ve Büyük Devletlerin Politikaları” olarak belirlenmiştir.
 
Daha önce 2006 yılında “Osmanlı Toplumunda Birlikte Yaşama Sanatı: Türk-Ermeni İlişkileri Örneği” olarak belirlenen sempozyum da Türk ve yabancı basında büyük yankı uyandırmıştı. Birinci sempozyumda da bugüne kadar gerçekleştirilen sempozyumlardan farklı bir tema seçilmişti. Ayrıca birinci sempozyum bildirilerinin kısa zaman içerisinde dört cilt olarak yayınlanmış olması ve ilgili araştırmacılara ulaştırılması da bu alanda çalışma yapacak olan akademisyenlerin önemli bir temel başvuru kaynağı elde etmelerini sağlamıştı.

Bu yılki sempozyum ise altı oturumdan oluşmuştur.2006’daki sempozyum gibi bu yılki sempozyuma da katılım oldukça yüksek olmuştur. Hemen hemen Türkiye’deki tüm üniversitelerden toplam 100 bilim adamının katıldığı sempozyum,  gerek konuyla ilgili tarihçilerin gerekse de bu konuda araştırma yapanların yararlanacağı önemli bir çalış tay olma özelliğini taşımıştır.

Sempozyum Erciyes Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Cengiz Utaş ile Sempozyum Tertip  Heyeti Başkanı Prof. Dr. M.Metin Hülagü’nun konuşmalarıyla başlamıştır. Açılış konuşmalarının oluşturduğu Birinci Oturuma ASAM Ermeni Araştırmaları Enstitüsü Başkanı E. Büyükelçi Ömer Engin Lütem başkanlık etmiş ve bu oturumda TTK Başkanı Prof. Dr. Yusuf Halaçoğlu, E. Büyükelçi Nüzhet Kandemir, Prof. Dr. Ömer Turan ve Prof. Dr. Mahir Aydın, sempozyum konusundaki görüşlerini belirten birer konuşma yapmışlardır. 

Sunulan tebliğlerin hepsine değinmemiz mümkün değildir. Bunlardan izlemek olanağı bulduğumuz bir kaçı hakkında bilgi verebileceğiz. 

Marmara Üniversitesi’nden sempozyuma katılan Prof. Dr. Mahir Aydın “Emperyalizmin Ermeni Piyonu: Karabet Tomayan” başlıklı bir bildiri sunmuştur. Amerikan misyonerlerinin Merzifon’da kurdukları Amerikan Anadolu Protestan Koleji’nde yetiştirilen Ermeni çocuklarından biri olan Ohannes oğlu Karabet Tomayan’la ilgili önemli bilgilere yer veren Aydın, ilerleyen yıllarda Amerikan Koleji’nde öğretmenlik yapan Tomayan’ın 1887 yılında Merzifon İhtilal komitesinde yürüttüğü çalışmalara geniş yer vermiştir.  Tomayan’ın yürüttüğü faaliyetler neticesinde tutuklandığı ve Tomayan’ın affedilmesi için başta İngiltere olmak üzere, Fransa, ABD, İtalya ve Almanya’nın devreye girdiğini belirten Aydın, özellikle İngiltere’nin daha da ileriye giderek Tomayan’ın serbest bırakılmaması halinde 1882’den beri işgal altında tuttuğu Mısır’a bağımsızlık vereceğini açıklaması neticesinde Tomayan’ın 1893’te affedildiği hususları üzerinde durmuştur. Bu yönüyle Aydın’ın aslında Ermenilerin Anadolu’da yarattıkları gerginliklerin nasıl uluslararası sorunlar haline geldiğini görmemiz açısından önemli bir vaka çalışması olarak değerlendirilebilir. 

Erciyes Üniversitesi’nden Prof. Dr. Abdullah Saydam “Osmanlı Düzeninin Çökmesinin Ayrılıkçı Hareketlere Olan Etkisi-Ermeni Milleti Örneği” konulu bildirisinde Osmanlı Millet Sisteminde gayrimüslimlerin durumundan bahsetmiştir. Bu bağlamda özellikle XVIII. Yüzyılın ortalarından itibaren Osmanlı düzeninin çökmeye başlamasıyla beraber Osmanlı düzenine sadakat gösteren grupların da yeni taleplerinin ortaya çıkmaya başladığını belirtmiştir. Fransız İhtilali sonrasında ortaya çıkan yeni dünya düzeni şartlarının Osmanlıyı cazibe alanı olmaktan çıkardığını da belirten Saydam, Osmanlının çöküşü ile dünya düzeni arasındaki çelişkiler ve ortaya çıkan yeni şartların ayrılıkçı hareketlerdeki rolü üzerinde durmuştur.

ODTÜ Tarih bölümünden Prof. Dr. Ömer Turan “Amerikan Misyonerlerine Ermenilerin Tepkileri” başlıklı tebliğinde, Amerikan misyonerlerinin açtıkları okullar, yaptıkları yayınlar ve kurdukları hastanelerle nasıl Protestanlık propagandası yaptıklarını ve 1850’li yıllarda Ermeniler arasında Protestan milleti yaratmada ne kadar başarılı olduklarını hususuna değinmiştir. Turan ayrıca, Amerikan misyonerlerinin eğitim ve basın-yayın faaliyetleriyle Ermeni toplumunun ilerleyip güçlenmesinde, Ermeniler arasında milli bilincin yükselmesinde oynadıkları rol ve Anadolu’da meydana gelen olaylarda yarı siyasi kimlikleriyle Ermenileri himaye ettikleri, yine Anadolu’daki gelişmeleri Amerikan kamuoyuna tek taraflı yansıttıkları ve Amerikan kamuoyunda “zalim Türk, mazlum Ermeni” imajının oluşmasına katkıda bulunduklarını belirtmiştir. Ermenilere yönelik Protestan misyonerlik faaliyetlerine zaman zaman bazı Ermeni çevrelerinden de eleştirilerin geldiğini, Ermeni patrikhanesinin Ortodoksları Protestanlığa geçirme çalışmaları sebebiyle Amerikan misyonerlerine karşı çıktıklarını, bazı Ermenilerin ise kendi milli kimliklerinin zarar gördüğü gerekçesiyle Amerikan misyonerlere muhalefet ettiklerini, ateist-sosyalist Ermenilerin ise bir din propagandası yapıyor olmaları sebebiyle misyonerlere karşı çıktıklarını belirtmiştir. 

Bildiriler arasında dikkat çeken bir diğer çalışmada Erciyes Üniversitesi’nden Prof. Dr. Abdulkadir Yuvalı’nın sunmuş olduğu “Ermeni Milliyetçiliği’nin Doğuşunda Şark Meselesi Faktörü” olmuştur. Ermeni milliyetçiliğinin doğuşunda bir çok faktörün etkili olduğunu belirten Yuvalı, Ermenilerin Osmanlı Devleti’nin maddi bakımdan varlıklı ve devlet hayatının hemen hemen bütün kesimlerinde etkin bir toplum iken, Batılı ülkelerin resmi veya gayrı resmi yollardan yapmış olduğu müdahalelerle nasıl isyancı ve katliamcı konuma getirildiği konusunda bilgi vermiştir. 

Yrd. Doç. Dr. Hatice Erdemir ve Yrd. Doç. Dr. Halil Erdemir tarafından hazırlanan “Fransa’nın Türkiye Politikalarında Ermenilerin Kullanımı ve Yahudilerin Rolü” başlıklı bildirisi, Ermeni ve Yahudi toplumunun söz konusu dönemde ne tür sorunlar yaşadıklarının incelenmesi bakımından önem arz etmektedir. Emperyalist Avrupa devletlerinin Osmanlı Devleti’ndeki dini ve milli azınlıkları kullanarak Anadolu’da milli çıkarlarını gerçekleştirdiklerine değinen Erdemir, Fransa’nın Osmanlı Ermenilerinin yanı sıra Yahudi ve Arapları da kullandığının altını çizmiştir. Osmanlı Yahudilerinin ve Ermenilerinin kullanılması arasında bir benzerlik kuran Erdemir bildirisinde Fransa’nın bu vesileyle Osmanlının iç işlerine nasıl müdahale ettiğini belgeler ışığında değerlendirmiştir.

Dikkat çeken bir diğer makale ise Afyon Kocatepe Üniversitesi’nden Yrd. Doç. Dr. Gürsoy Şahin’in sunmuş olduğu “Sivaslı Mihitar (1676-1749), Mihitaristler ve Ermeni Milliyetçiliğine Katkıları” konulu tebliğ olmuştur.  1676’lı yıllarda Sivas’ta doğan, daha sonra Katolik bir Ermeni rahip olan Mihitar ve öğrencilerinin, Ermeni milli kimliğinin oluşması için yaptığı katkılar hakkında bilgilere yer veren Şahin, ayrıca Mihitarist rahiplerin 1715 yılında Venedik’te St. Lazar Adasında kurdukları akademi sayesinde, Ermeni toplumu içinde milli bilincin uyanmasında, Ermeni dilinin ve kültürünün dünyaya yayılmasında son derece etkili hizmetleri olduğuna da değinmiştir.

Dr. Nejla Günay’ın “Ermenilerin Avrupa ve Amerika Birleşik Devletleri’nde Yaptıkları Propaganda Faaliyetleri” konulu bildiride Anadolu’da Ermenilerin Müslümanlara yaptıkları saldırılara Avrupa’daki gazetelerde değinilmediği, Osmanlı Devleti’nde faaliyet gösteren değişik ülkelerin gönderdiği misyonerlerin ise Ermeni amaçlarına hizmet eden  bazı gazetelerin muhabiri gibi çalıştıklarını ve söz konusu misyonerlerin genellikle Ermeniler için yardım kampanyaları düzenledikleri bilgilerine yer verilmiştir.

Gazi Üniversitesi’nden Arş. Gör. Aytül Tamer’in “ABD Dış Politikası Bağlamında Ermeni Ulusçuluğunun Dönüşümü” başlıklı bildirisinde ise 19. yüzyıl savaşlarının temelinde emperyalist devletlerin özgürlük ve devlet kurma vaadiyle küçük ve topraksız ulusları kendi çıkarları için kullandıkları belirtilmiştir. Tamer, ABD’de yaşayan diaspora Ermenilerinin söz konusu dönemde yayınladıkları dergileri incelediğini ve ABD’nin Türkiye ve Ortadoğu’ya yönelik dış politikası bağlamında Ermeni ulusçuluğunun dönüşümünün Armenia (1904-1907), The New Armenia (1908-1929) ve The Armenian Herald (1917-1919) dergilerindeki haberlere nasıl yansıdığına makalesinde geniş yer vermiştir. Tamer çalışmasında ayrıca  politik yazıların yanı sıra ulusal bir toplumsal bellek yaratmada etkili olan kahramanlık hikayeleri, anılar ve görsel materyallerin nasıl kullanıldığına da değinmiştir.  

Sempozyuma Ankara Üniversitesi’nden katılan Arş. Gör. Özlem Karsandık da “Ermeni Milliyetçiliğinin Oluşmasında Yasadışı Ermeni Örgütlerinin Rolü: Hınçak Cemiyeti Örneği” başlıklı bir bildiri sunmuştur. Karsandık, Ermenilerin 1860’larda kültürel ve sosyal amaçlı başladıkları örgütlenmelerini 1880’lerde hızlandırdıklarını ve siyasallaştırdıklarını belirterek, söz konusu örgütlerin bağımsızlıklarını ancak silahlı eylem yoluyla gerçekleştirebileceklerini inandıklarını ifade etmiştir. Ermeni bağımsızlık mücadelesinin ilk ve en önemli örgütünün 1887 yılında Cenevre’de kurulan Hınçak Cemiyeti olduğuna değinen Karsandık, bu cemiyetin kuruluşunda Osmanlı Ermenilerinden hiç kimsenin bulunmadığını ve cemiyetin kurucularının eğitimini Avrupa’da sürdüren birkaç Rus uyruklu Ermeni öğrenci olduğunu ve bunlarında Marksist olduğunu vurgulamıştır.

Yine Erciyes Üniversitesi’nden Okt. Cengiz Kartın’ın hazırlamış olduğu “Ermeni Komitelerinin Faaliyetleri Çerçevesinde Ermeni Milliyetçiliğinin doğuşu” konulu bildiri de ise Batılı devletlerin Ermeni topluluğu içindeki milli duyguları kullanarak onları devlete isyan ettirme gayretiyle hareket ettiklerini, bu nedenle Ermeni milliyetçiliğini canlandırmak için çeşitli yolları denedikleri ve bu yollardan birinin de Ermeni komitelerinin olduğunun altını çizmiştir. 

Azerbaycan Sumgayıt Devlet Üniversitesi’nden sempozyuma katılan Abbasova Aygün, mevcut Ermenistan devletinin tarihi Azerbaycan toprakları üzerinde kurulduğu, bugünkü başkent Erivan’ın aslında Azerbaycanlıların asırlarca yaşadıkları bir yer olduğu ve burada geçmişte Azerbaycanlıların çoğunluk teşkil ettiklerini belirtmiştir. Aygün ayrıca, Ermenilerin, Rusların denizlere ve Hindistan’a olan ulaşabileceği en kısa ve en uygun yol olan Hazar denizine olan ilgisini keşfetmeleriyle beraber Hıristiyanlara yardım adı altında Rus Çarının bu eyaletlere girmesini kolaylaştırdıklarını ifade etmiştir. Karabağ konusunda yaşanan gelişmeleri de kısaca değerlendiren Aygün, Azerbaycan’nın Karabağ konusunda yaşadığı sorunları uluslararası arenada gündeme getirebilmesi için Türkiye ve Azerbaycan diasporalarının daha aktif çalışmaları gerektiğine de vurgu yapmıştır.

Biz de Konferansa “Yayınlanmış Olan Osmanlı Arşiv Belgelerinde Ermeni-Fransız İlişkileri, 1879-1918” başlıklı bir bildiri sunarak bu bağlamda Osmanlı Ermenilerinin Fransa’ya göç etmeleri, Fransa’daki Ermenilerin faaliyetleri, Fransız diplomatlarının Ermenilere sağladıkları destek ve Fransız misyonerlerle Ermeniler arasındaki ilişkileri belgeler ışığında değerlendirmeye çalıştık.

Konferansın Kapanış Oturumuna ASAM Ermeni Araştırmaları Enstitüsü Başkanı E. Büyükelçi Ömer Engin Lütem başkanlık yapmış ve bu oturumda Prof. Dr. Mahir Aydın, Prof. Dr. Ömer Turan, Doç. Dr. Selma Yel, Prof. Dr. Abdullah Saydam, Prof. Dr. Kamil Veli Nerimanoğlu ve Prof. Dr. Mustafa Keskin söz alarak Sempozyumun ele aldığı dönem hakkında görüşlerini dile getirmişlerdir.

Sonuç olarak  Erciyes ve Nevşehir Üniversiteleri tarafından düzenlenen bu sempozyum, konuyla ilgili bilim adamlarını bir araya getirerek bilgi ve fikir alışverişinde bulunmalarını sağlaması ayrıca sunulan tebliğlerin kalitesi bakımından önemli bir bilimsel faaliyet olmuş, tebliğler bu dönemi inceleyecek olanlar için yararlı bir kaynak oluşturmuştur.

Başta Sayın Prof. Dr. Metin Hülagü olmak üzere sempozyumu düzenleyenleri candan kutlarız.

 

 ----------------------
* ERAREN Uzmanı - ydeveci@iksaren.org
- ERMENİ ARAŞTIRMALARI, 29, 2008
    İçeriğe Yorum Yaz    Yazdır    Tavsiye Et

   «  Geri
Yorumlar

Henüz Yorum bulunmamaktadır.


 
 
ERAREN - Ermeni Araştırmaları Enstitüsü

Bu site en iyi 1024 x 768 çözünürlükte görüntülenir.