AnasayfaÝletiţim
  
English

Kitap Tahlili: Ermeni Meselesi 1774-2005

Yýldýz DEVECÝ BOZKUŢ*
ERMENÝ ARAŢTIRMALARI, Sayý 18, Yaz 2005

 

Yazar: E. Büyükelçi Bilal N. ÞÝMÞÝR

 

Bilgi yayĂ˝nlarĂ˝, Ýstanbul, 2005, 470 Sayfa, Ýsim Dizini, KĂ˝saltmalar,  ISBN: 975-22-0137-7

 

Emekli büyükelçi Bilal N. ÞimĂžir, Ermeni Sorunu konusunda en fazla kitabĂ˝ olan tarihçimizdir. SayĂ˝n ÞimĂžir son olarak 'Ermeni Meselesi 1774-2005' baĂžlĂ˝klĂ˝ yeni kitabĂ˝nda,  bu uzun süre içinde Türk-Ermeni iliĂžkilerinin kronolojisini fotoĂ°raflar, yabancĂ˝ kaynaklar ve tanĂ˝klar eĂžliĂ°inde ele almaktadĂ˝r.[1]

 

ÞimĂžir’in bu son kitabĂ˝  dokuz bölümden oluĂždevmaktadĂ˝r;

Ermeni Meselesinin Tarihsel Kökenleri (1774-1890), Ermeni Meselesi Tarihçesine Birkaç Ekleme (1856-1890), Washington’da OsmanlĂ˝ Elçisi Alexandre Mavroyeni Bey ve Ermeni Sorunu (1887-1896), Amerika’da Ermeni PropagandasĂ˝ ve Büyükelçi Ahmet Rüstem Bey (24 Haziran-9 Ekim 1914), Amerika’da Ermeni Lobisi ve Lozan AntlaĂžmasĂ˝ KavgasĂ˝ (1923-1927)

KurtuluĂž SavaÞýnda ve Cumhuriyet Döneminde Ermeni Meselesi (1920-1990), Ermeni Terörü KurbanlarĂ˝ Þehit DiplomatlarĂ˝mĂ˝z AnĂ˝ldĂ˝ (19 Mart 2001), Türkiye’nin AB’ye Üyelik Sürecinde Ermeni Meselesi (1964-2005), Ermeni AraĂžtĂ˝rmalarĂ˝na Bir KatkĂ˝, Kronoloji

 

KitabĂ˝n kanĂ˝mĂ˝zca en önemli bölümünü Kronoloji oluĂžturmaktadĂ˝r. Türkiye’de ilk defa bu kadar ayrĂ˝ntĂ˝lĂ˝ ve bu kadar eski bir tarihten baĂžlayan bir Kronoloji yayĂ˝nlanmaktadĂ˝r. 

 

SayĂ˝n ÞimĂžir bu konunun baĂžlangĂ˝cĂ˝nĂ˝ “21 Temmuz 1774 OsmanlĂ˝ Devleti ile Rusya arasĂ˝nda imzalanan Küçük Kaynarca AntlaĂžmasĂ˝’na kadar götürmektedir.  Bu antlaĂžmayla OsmanlĂ˝ Devleti, OsmanlĂ˝ HristiyanlarĂ˝nĂ˝n dinlerini ve kiliselerini koruyacaĂ°Ă˝nĂ˝ Rusya’ya taahhüt etmiĂžti. AntlaĂžmanĂ˝n yedinci maddesi Ăžöyle baĂžlĂ˝yordu: “Devleti Aliyemiz teahhüd ider ki HĂ˝ristiyan diyanetinin hakkĂ˝na ve kinisalarĂ˝na siyanet ide...” Bu madde Rusya’yĂ˝ Türkiye’deki HristiyanlarĂ˝n koruyucusu durumuna getirdi. Rusya, ayrĂ˝ca, BeyoĂ°lu’nda bir Ortodoks kilisesi yapma, eski bir kiliseyi onarma ve bunlarĂ˝ kullanma hakkĂ˝ da elde etti. Bundan sonra Rus Çarlýðý, Kaynarca AntlaĂžmasĂ˝’na dayanarak, OsmanlĂ˝ HĂ˝ristiyanlarĂ˝nĂ˝n “koruyucusu” rolünü üstlendi ve bu bahane ile OsmanlĂ˝ Devleti’nin içiĂžlerine karýÞmaya baĂžladĂ˝. OsmanlĂ˝ tebaasĂ˝ bazĂ˝ HĂ˝ristiyanlar, bu arada Ermeniler de zamanla kendilerini Rus ÇarĂ˝nĂ˝n tebaasĂ˝ gibi görmeye yöneldiler ve sonraki yĂ˝llarda yapĂ˝lan OsmanlĂ˝-Rus savaĂžlarĂ˝nda Ruslara hizmet etmeye baĂžladĂ˝lar. Rusya’nĂ˝n Ermenileri kendi tarafĂ˝na çekmesi, Avrupa’nĂ˝n öteki büyük devletlerini, özellikle Ýngiltere’yi harekete geçirdi. Onlarda OsmanlĂ˝ HĂ˝ristiyanlarĂ˝nĂ˝ kendilerine çekmek için bir fĂ˝rsat gözetlemeye baĂžladĂ˝lar. Bu fĂ˝rsatĂ˝ KĂ˝rĂ˝m SavaÞý sonunda, 1856 Paris BarýÞ AntlaĂžmasĂ˝’yla elde edeceklerdi.”

 

Kronoloji bölümünde bugüne kadar hiç veya az deĂ°inilmiĂž baĂžka konular da yer almaktadĂ˝r. Bunlar arasĂ˝nda 1831 yĂ˝lĂ˝nda Ýstanbul’da kurulan Protestan misyoner merkezinin Ermenilere Ermenice öĂ°retmeye baĂžladýðý, Islahat FermanĂ˝’nĂ˝n ardĂ˝ndan Amerikan misyonerlerinin Ermeniler için eĂ°itim seferberliĂ°ine giriĂžtikleri ayrĂ˝ca bugün Amerika’da yaĂžayan Ermenilerin büyük bir çoĂ°unluĂ°unun dedelerinin 1860’lĂ˝ yĂ˝llarda AmerikalĂ˝larla ticaret yaptĂ˝klarĂ˝ ve  ABD vatandaĂžlýðýna geçtikleri gibi hususlar bulunmaktadĂ˝r.

 

Kronolojinin bir baĂžka özelliĂ°i ise Ermeni Sorunu  hakkĂ˝nda fazla bir fikri olmayan okuyuculara Ermeni Sorunun baÞýndan bugüne kadar geçirdiĂ°i geliĂžmeler hakkĂ˝nda ayrĂ˝ntĂ˝lĂ˝ bilgi vermesidir.  

 

Adeta bir roman akĂ˝cĂ˝lýðý içinde kaleme alĂ˝nan kronoloji Sultan Abdülhamid’in Ermeniler için genel af ilan etmesinden  Erzurum, Sasun, Yozgat, MaraĂž, Zeytun, Bayburt, Van, Adana, Bitlis, Çatak, Urfa ve diĂ°er illerdeki  Ermeni ayaklanmalarĂ˝na kadar gayet geniĂž bir dönemi kapsamaktadĂ˝r. Kitapta ayrĂ˝ca Ýngilizler tarafĂ˝ndan adasĂ˝na gönderilen sürgünlerden de bahsedilmektedir.

 

Mondros Mütarekesi üzerine, Ýngilizler Ýstanbul’a ayak basĂ˝nca, Türkiye’de amansĂ˝z bir “insan avĂ˝” baĂžlatĂ˝lmýÞ, ileri gelen siyasi Ăžahsiyetlerden bir çoĂ°u sorgusuz sualsiz tutuklanmýÞ ve bunlarĂ˝n içinden seçilen toplam 144 kiĂži AdasĂ˝’na sürülmüĂžtü. Ýngilizler, bunlardan 58 kiĂžinin, Ermeni katliamĂ˝ suçlamasĂ˝yla yargĂ˝lanmasĂ˝nĂ˝ istiyordu. Bu amaçla suçlularĂ˝n yargĂ˝lanacaklarĂ˝na dair Sevr AntlaĂžmasĂ˝’na bir hüküm koydurmayĂ˝ da ihmal etmediler (Sevr, Md. 230). Ancak, Ýngiliz BaĂžsavcĂ˝lýðý, Malta’daki sürgünlerini mahkeme önüne çĂ˝karabilmek için, katliamla ilgili bir suçu iĂžlediklerine dair delil istedi. Ýstanbul Ýngilizlerin iĂžgali altĂ˝ndaydĂ˝ ve bütün OsmanlĂ˝ arĂživleri ve Ermeni Patrikhanesi arĂživleri Ýngilizlerin ellerinin altĂ˝ndaydĂ˝. Buralarda bir delil bulamadĂ˝lar. 1916’da yayĂ˝mlamýÞ olduklarĂ˝ mahut Mavi Kitap da Ýngilizler tarafĂ˝ndan yazĂ˝lmýÞtĂ˝, ama bu kitaptaki bilgiler güvenilir bulunmadĂ˝. Çaresiz kalan Ýngiliz DýÞiĂžleri Bakanlýðý, ABD’ye baĂžvurdu, 1915 tehciri sĂ˝rasĂ˝nda Türkiye’deki ABD BüyükelçiliĂ°i, ABD konsolosluklarĂ˝ ve Amerikan misyoner örgütleri görevlerini sürdürmüĂžtü. Katliam yapĂ˝lmýÞsa Amerikan arĂživlerinde bir çok delil olabilirdi, olmalĂ˝ydĂ˝. Washington’daki Ýngiliz BüyükelçiliĂ°ine talimat verildi: Büyükelçilik Amerikan makamlarĂ˝ndan özel izin alarak Amerikan arĂživlerinde araĂžtĂ˝rma yaptĂ˝, fakat Ermeni katliamĂ˝ iddiasĂ˝yla ilgili hiçbir delil bulamadĂ˝. Büyükelçi, 13 Temmuz 1921 günü Londra’ya, “Üzülerek arz edeyim ki, bu belgelerin (ABD belgelerinin) içinde yargĂ˝lanmak üzere Malta’da bulunan Türkler aleyhinde delil olarak kullanĂ˝labilecek hiçbir Ăžey yoktur.” ifadelerini içeren bir yazĂ˝ rapor verdi. Ýngiltere’nin savaĂž içinde giriĂžtiĂ°i propaganda da böylece iflas etti ve sürgünleri, sorgulanamdan, mahkeme önüne dahi çĂ˝karĂ˝lamadan, 25 Ekim 1921 günü toptan serbest bĂ˝rakĂ˝ldĂ˝lar. Bu olay Türkler’in daha 1921 yĂ˝lĂ˝nda Ermeni katliamĂ˝ suçlamasĂ˝ndan aklandĂ˝klarĂ˝ anlamĂ˝na gelmektedir.”

 

KitabĂ˝n ikinci bölümünde ÞimĂžir Ermeni Meselesi tarihçesine bazĂ˝ katkĂ˝larda bulunmaktadĂ˝r. Bu arada 1855 Paris AntlaĂžmasĂ˝’nda gözden kaçan bazĂ˝ detaylarĂ˝ ve Berlin BarýÞ AntlaĂžmasĂ˝ hükümlerine geniĂž yer vermektedir. ÞimĂžir, 13 Temmuz 1978 tarihinde imzalanan Berlin AntlaĂžmasĂ˝ ile tarihte ilk defa OsmanlĂ˝ Ermenilerine uluslararasĂ˝ bir antlaĂžmada yer verildiĂ°ini ve böylece Ermeni sorununun, “Avrupa sorunu”  ve “uluslararasĂ˝ sorun” halini almaya baĂžladýðýnĂ˝ ifade etmektedir.

 

KitabĂ˝n üçüncü bölümünde Washington’da OsmanlĂ˝ Elçisi Alexandre Mavroyeni Bey ve Ermeni Sorunu (1887–1896) baĂžlýðý altĂ˝nda 1887 yĂ˝lĂ˝nda itibaren Washington’da görev yapan OsmanlĂ˝ elçilerinin isimlerini ve görev süreleri bildirilmektedir. OsmanlĂ˝ Elçilerinin dördüncüsü olan Mavroyeni Bey’in görevi süresince Ermeni meselesi Amerika’da giderek tĂ˝rmandýðýndan ve bu olaylar sĂ˝rasĂ˝nda Mavroyeni Beyin Ermeni faaliyetleri ile ilgili bilgi toplamak için para karÞýlýðýnda Ermeni ajanlardan nasĂ˝l yararlandýðýndan bahsedilmektedir. AyrĂ˝ca bu dönemde Amerikan vatandaÞý olmuĂž HĂ˝nçak komitesi Ermenilerin OsmanlĂ˝ Ermenilerini kanlĂ˝ bir eyleme nasĂ˝l hazĂ˝rladĂ˝klarĂ˝ anlatĂ˝lmaktadĂ˝r;

 

“Kusursuz Ýngilizce ve Ermenice konuĂžan ve ihtilalin hararetli savunmasĂ˝nĂ˝ yapan çok zeki bir Ermeni bana, Rusya’nĂ˝n Anadolu’yu istila edip ele geçirmesini hazĂ˝rlamayĂ˝ kuvvetle ümid ettiklerini bildirdi. ‘NasĂ˝l?’ sorusuna da Ăžu karÞýlýðý verdi: ‘Bu HĂ˝nçak çeteleri, ÝmparatorluĂ°un her tarafĂ˝nda örgütlendiler, Türkleri ve Kürtleri öldürmek ve onun köylerini ateĂže vermek, sonra da daĂ°lara çekilmek için fĂ˝rsat kolluyorlar. Bunu yapĂ˝nca gazaba gelecek olan Müslümanlar savunmasĂ˝z Ermenilerin üzerlerine çullanacaklar ve onlarĂ˝ barbarca kĂ˝lĂ˝çtan geçirecekler. Bunun üzerine Rusya, insanlĂ˝k namĂ˝na ve Hristiyan uygarlýðý adĂ˝na Anadolu’ya girecektir.’ Bu tasarĂ˝yĂ˝ dehĂžet verici ve her türlü tahayyülün ötesinde gördüĂ°ümü bildirince de Ăžu cevabĂ˝ verdi: ‘Hiç Ăžüphesiz size öyle gelebilir, fakat biz Ermeniler hür olmaya kararlĂ˝yĂ˝z...’

 

KitabĂ˝n dördüncü bölümünde yine Amerika’da görev yapmýÞ Büyükelçi Ahmet Rüstem Bey’in Amerika’daki Ermeni propagansĂ˝ ve Washington yönetimiyle mücadelesi ayrĂ˝ntĂ˝lĂ˝ olarak ele alĂ˝nmaktadĂ˝r.  O günlerde BaĂžkan Wilson’la bir türlü yĂ˝ldĂ˝zĂ˝ barýÞamayan Ahmet Rüstem Bey için BaĂžkan Wilson’Ă˝n DýÞiĂžleri BakanĂ˝na gönderdiĂ°i mektupta bu sorunu Ăžu Ăžekilde dile getirilmektedir; 

 

“Dün gönderdiĂ°iniz önemli Ăžeyleri aldĂ˝m. Karar vermeden önce düĂžünmem için kendime biraz zaman tanĂ˝dĂ˝m. YalnĂ˝z bir tanesi bence apaçĂ˝ktĂ˝r: Türk büyükelçisi sĂ˝nĂ˝rĂ˝ aĂžmýÞtĂ˝r. Raporda ileri sürdükleri onun önüne serilirse ve raporun doĂ°ru olup olmadýðý kendisine sorulursa iyi olur. EĂ°er doĂ°ru deĂ°ilse onun söylediklerini lütfen bana bildiriniz. Onun söylediklerinin ne olduĂ°unu kesin olarak kendisinden öĂ°rendikten sonra kendisini makbul bir kimse olarak uzun süre aĂ°Ă˝rlayĂ˝p aĂ°Ă˝rlamayacaĂ°Ă˝mĂ˝zĂ˝ düĂžünürüz.” Rüstem Bey sonunda Amerika’dan çaĂ°rĂ˝lmak zorunda kalmýÞtĂ˝r.

 

“Amerika’da Ermeni Lobisi ve Lozan AntlaĂžmasĂ˝ KavgasĂ˝” baĂžlĂ˝klĂ˝ beĂžinci bölümde Ermeni Lobisinin Türkiye-ABD diplomatik iliĂžkilerini nasĂ˝l etkilediĂ°i ve Lozan AntlaĂžmasĂ˝na karÞý giriĂžtiĂ°i Türkiye’yi karalama faaliyetleri ayrĂ˝ntĂ˝lĂ˝ bir Ăžekilde anlatĂ˝lmaktadĂ˝r.

 

Eserin altĂ˝ncĂ˝ bölümünde KurtuluĂž SavaÞý ve Cumhuriyet yĂ˝llarĂ˝nda Erzurum, Sivas Kongresi, Sevr, Moskova ve Kars AntlaĂžmalarĂ˝na göre Türkiye-Ermenistan iliĂžkilerinin nasĂ˝l iniĂžli çĂ˝kýÞlĂ˝ bir yol izlediĂ°inden bahsedilmektedir. Kitapta belki de bir çok okuyucunun bilmediĂ°i önemli bir konu olan Ermenilerin Mustafa Kemal Atatürk’e düzenlediĂ°i suikastler de ele alĂ˝nmaktadĂ˝r. Ermeni teröristler Atatürk’e karÞý 1924–1927 yĂ˝llarĂ˝ arasĂ˝nda bazĂ˝ suikast giriĂžimlerinde bulunmuĂž fakat her defasĂ˝nda da Türk istihbaratĂ˝ sayesinde amaçlarĂ˝na ulaĂžamamýÞlardĂ˝r. ÞimĂžir’e göre “AralĂ˝k 1924: Ýstanbul’da, Artin Karabet adlĂ˝ bir Ermeninin elebaÞýlĂ˝k ettiĂ°i bir suikast çetesi ortaya çĂ˝karĂ˝lmýÞtĂ˝r. CumhurbaĂžkanĂ˝ Gazi Mustafa Kemal’e suikast planlayan bu çetenin içinde 4 Türk, 1 Kürt, 2 Laz, 3 Ermeni vardĂ˝r. 1925 baĂžlarĂ˝: Viyana’daki Ermeni Kulübü, Mustafa Kemal’e suikast düzenlemek üzere Ýstepan, Atanas, Agopyan adlarĂ˝nda üç kiĂžiyi görevlendirmiĂžtir.  Nisan 1925: Yunanistan’daki Ermeni örgütü, Gazi Mustafa Kemal’i öldürmek amacĂ˝yla üç azĂ˝lĂ˝ komitacĂ˝yĂ˝ Türkiye’ye sokmuĂžtur. Fakat dikkati çekmemek için çeteyi ikiye bölerek göndermiĂž, Manok Manokyan adlĂ˝ suikastçĂ˝ Selanik yoluyla Trakya’dan, diĂ°er ikisi Ýskenderun yoluyla Adana’dan Türkiye’ye girmiĂžtir...”

 

KitabĂ˝n sekizinci bölümünde Türkiye’nin AB’ye üyelik sürecinde Ermeni sorunu ele alĂ˝nmakta ve Türkiye’nin AB’ye üyeliĂ°ine karÞý olan Patriklerden, Türkiye’ye karÞý yürütülen propaganda faaliyetlerinden, yurtdýÞýnda dikilen Ermeni ‘soykĂ˝rĂ˝mĂ˝’ anĂ˝tlarĂ˝ndan, yurtdýÞýnda Ermeni teröristleri tarafĂ˝nda Ăžehit edilen diplomatlardan bahsedilmektedir. ÞimĂžir bu konuda “Ermeniler, 1970’lerde yurtdýÞýnda görevli Türk diplomatlarĂ˝na karÞý silahlĂ˝-bombalĂ˝ saldĂ˝rĂ˝lara baĂžladĂ˝lar. Ýlk Ermeni anĂ˝tĂ˝nĂ˝n Amerika BirleĂžik Devletleri’nde dikildiĂ°i gibi, Türk diplomatlarĂ˝na karÞý ilk Ermeni cinayeti de ABD’de iĂžlendi. 27 Ocak 1973 günü, Türkiye’nin Los Angels BaĂžkonsolosu Mehmet Baydar ile yardĂ˝mcĂ˝sĂ˝ Konsolos BahadĂ˝r Demir, California’nĂ˝n Santa Barbara kasabasĂ˝nda MĂ˝gĂ˝rdĂ˝ç YanĂ˝kyan adlĂ˝ Ermeni tarafĂ˝ndan” katledildiĂ°ini yazmaktadĂ˝r.

 

Yine aynĂ˝ bölümde sözde Ermeni soykĂ˝rĂ˝mĂ˝nĂ˝n 90 yĂ˝lĂ˝dönümü nedeniyle dünya çapĂ˝nda baĂžalatĂ˝lan Türkiye’yi karalama kampanyalarĂ˝na Türkiye’den geç de olsa cevap geldiĂ°ine deĂ°inilmektedir. Kitapta SayĂ˝n CumhurbaĂžkanĂ˝ Ahmet Necdet Sezer’in, BaĂžbakan Recep Tayyip ErdoĂ°an’Ă˝n, CHP milletvekili Þükrü ElekdaĂ°’Ă˝n, dokuzuncu cumhurbaĂžkanĂ˝ Süleyman Demirel’in ve Genelkurmay baĂžkanĂ˝ Orgeneral Hilmi Özkök’ün Ermeni iddialarĂ˝na yanĂ˝tlarĂ˝nĂ˝n tam metnine yer verilmektedir. 

 

ÞimĂžir kitabĂ˝n dokuzuncu bölümünde ise Ermeni AraĂžtĂ˝rmalarĂ˝ hakkĂ˝nda genel bir deĂ°erlendirmeye yer vermektedir. Bu bölüm yazarĂ˝n Malta Sürgünleri ile baĂžlayan Ermeni sorunuyla ilgili toplam 36 eserinin içeriĂ°inden bahsedilmekteir. Bu bölümün ardĂ˝ndan Ermeni sorunu kronolojisi gelmektedir.

 

Sade ve anlaÞýlĂ˝r bi dille kalem alĂ˝nan bu eserde Ermeni sorununun ne olduĂ°u,  nasĂ˝l baĂžladýðý, nasĂ˝l uluslararasĂ˝ bir sorun haline geldiĂ°i ve ilerde Türkiye’nin baÞýnĂ˝ nasĂ˝l aĂ°rĂ˝tmaya devam edeceĂ°ini anlatmaktadĂ˝r. Tüm bunlarĂ˝n yanĂ˝sĂ˝ra Ăžehit edilen Türk diplomatlarĂ˝ndan, diaspora Ermenilerinin büyük Ermenistan hayalinden, yabancĂ˝ belgeler ýÞýðýnda OsmanlĂ˝’daki Ermeni nüfusundan, yabancĂ˝ devletlerin nasĂ˝l ayaklanmalarĂ˝ için Ermenileri teĂžvik ettiklerinden bahsedilmektedir. Bu bilgilerin neredeyse tamamĂ˝nĂ˝n yabancĂ˝ ülkelerin resmi belgelerinden yararlanĂ˝larak ortaya konmuĂž olmasĂ˝ da kitabĂ˝n ne kadar zahmetli ve özenle hazĂ˝rlandýðýnĂ˝n bir kanĂ˝tĂ˝dĂ˝r. Türkiye’de Ermeni sorunu üzerine uzmanlaĂžmýÞ ve sayĂ˝sĂ˝z eserler yazmýÞ olan ÞimĂžir’in ‘Ermeni Meselesi’ adlĂ˝ kitabĂ˝ bu konuyla ilgili her araĂžtĂ˝rmacĂ˝nĂ˝n baĂžucunda bulundurmasĂ˝ gereken kaynak eser niteliĂ°ini taÞýmaktadĂ˝r. 

 

 



[1] Bilal ÞimĂžir’in Ermeni sorunu hakkĂ˝ndaki baĂžlĂ˝ca yayĂ˝nlarĂ˝ ĂžunlardĂ˝r; 

 

1-       Sürgünleri (1976)

2-       Ýngiliz Belgelerinde OsmanlĂ˝ Ermenileri, Cilt I (1982), Cilt II (1983), Cilt III (1989), Cilt IV (1990)

3-       Ermeni Sorununun DoĂ°uĂžu (1983)

4-       Malta Sürgünleri ve Ermeni Sorunu (1984)

5-       OsmanlĂ˝ Diplomatik Belgelerinde Ermeni Sorunu, Cilt I(1985), Cilt II(1989), Cilt III(1999), Cilt IV (1999)

6-       Ermeni Sorununa Tarihsel Bir BakýÞ (1985)

7-       Þehit DiplomatlarĂ˝mĂ˝z, 2 Cilt, (2000) )

8-       Geçen YüzyĂ˝lda Ermeni Terörizmi, (2001)

 ----------------------
* ERAREN Uzmaný - ydeveci@iksaren.org
- ERMENÝ ARAŢTIRMALARI, Sayý 18, Yaz 2005
            Tavsiye Et

   «  Geri
Yorumlar