Anasayfaİletişim
  
English
Makaleler

AB YOLU RÖGARDAN GEÇ?YOR

Semih İDİZ
19 2007 - Milliyet

!âJÐ="justify">Sedat Ergin ve Fikret Bila ile birlikte D??i?leri Bakan? Abdullah Gül ile yapt???m?z söyle?inin mevcut ortamda "iç siyaset" a??rl?kl? olmas? kaç?n?lmazd?. Ancak, kendisine yine de Irak, AB ve Ermeni tasar?s?yla ilgili sorular sorma f?rsat?n? bulduk. Irak'ta Türkiye'nin, söylenenin aksine, "oyun d???" kalmad???n? belirten Gül, i?in "arka plan?"n? asl?nda iyi çizdi. Geriye do?ru bakt???m?zda, Ankara'n?n, genel seçimlere kat?lmalar? için Sünnileri ikna etmesinde oldu?u gibi, gerçekten de çok önemli roller üstlendi?ini görüyoruz. Gül, o kadar belirgin olmasa da Türkiye'nin ayn? rolü bugün de oynamaya devam etti?ini söylüyor. Bunun Türkiye'nin, Irak için ?imdi kurulmakta olan "büyük masa"da ön planda bir yer almas?n? sa?lay?p sa?lamayaca??n? yak?nda görece?iz.

Ítasar?s?nda umutlu
Gül ABD'deki Ermeni tasar?s? konusunda da "ihtiyatl?" ama "umutlu" oldu?unu ortaya koydu. K?sa bir süre önce Washington'a yapt??? ziyaret s?ras?nda muhataplar?yla yapt??? görü?melerden memnun gözüken Gül söz konusu tasar?n?n geçmesinin "kesin olmad???n?" belirtiyor.
Burada önemli olan tabii ki Gül'ün Kongre'deki Demokratlar? ikna edip edemedi?idir. Bu sorunun yan?t? için de çok beklememiz gerekmeyecek. Ama Ermeni tasar?s?n?n geçmesinin birkaç hafta öncesine kadar kesin olmad??? da bir gerçek.
AB ile ili?kileri sordu?umuzda Gül'ün verdi?i "rögar" örne?i ise güncel oldu?u kadar somut bir gerçe?i de ortaya koyuyor. Gül'ün de belirtti?i gibi, Türk-AB ili?kileri siyasi boyuta o kadar bo?ulmu? durumda ki i?in pragmatik ve Türkiye aç?s?ndan kat kat daha önemli olan boyutu neredeyse göz ard? ediliyor.

Türkiye'ye yans?yacak yarar
??in garip yan? ise sözünü etti?imiz boyutun biliniyor olmas?na kar??n, bizdeki AB tart??malar?nda gerekti?i ölçüde üzerinde durulmamas?d?r. Üzerinde durulan ise genellikle "Avrupa bizi istemez" türünden "farazi" yönü a??r basan siyasi tart??malard?r.
Oysa önemli olan "AB'nin Türkiye'yi isteyip istemedi?i" meselesi de?ildir. AB perspektifi sayesinde Türk insan?na yans?yacak olan somut yarard?r. Yoksa, mevcut konjonktürde Avrupa'da baz?lar? Türkiye'yi AB'de görmek istemeyebilirler. Ama bundan 10 sene sonraki konjonktürde ne olaca??n? kimse saptayamaz.
Unutmamak gerekir ki hem Avrupa Konseyi hem de NATO üyeli?imiz kolay olmam??t?r. Avrupa'da birçok ki?i bu kurumlara üye olmam?z? istemezken, meseleyi sonunda ki?isel görü?ler de?il, günün fiili konjonktürü çözmü?tür. Türkiye de o s?rada ortaya ç?kan iki kutuplu dünyada bu kurumlarda yer almas? gerekti?i için yer alm??t?r.

AB 'standart' anlam?na gelir
Hep söyledik ve söylemeye de devam edece?iz. D??i?leri Bakan? Gül'ün söylediklerinden de bu ç?k?yor. AB Türkler için "Almanla?ma" veya "Frans?zla?ma" anlam?na gelmiyor. Bu zaten mümkün de?il. Kald? ki AB içinde bugün ne Frans?z Almanla?m?? ne de tersi olmu?tur.
AB tek kelimeyle "standart" anlam?na gelmektedir. Siyasette, insan haklar?nda, hukukta, az?nl?k ve bireysel haklarda, sa?l?k sektöründe, yol yap?m?nda, çevre korumas?nda ve akla gelebilecek her türlü somut alanda insan odakl? standartlar?n geli?tirilmesidir.
Bu çerçevede AB üyeli?i, tabii ki minicik bir çocu?un ?ehrin göbe?indeki la??m rögar?na dü?üp o küçücük cesedinin yer alt?nda bir buçuk kilometre sürüklenmemesi, sürükleniyorsa da bir daha olmamas? için en üstteki sorumlusunun bunun cezas?n? mutlaka çekmesi anlam?na geliyor.

    Makaleye Yorum Yaz        Tavsiye Et

«  Geri
Yorumlar


«  »