Anasayfaİletişim
  
English
Makaleler

TOPLUMSAL BELLE??N D?NAM?KLER? VE ERMEN? K?ML???N? YEN?LEME ÇABALARINDAK? ROLÜ

Birsen KARACA, Prof.Dr.
15 2007 - 2023 Dergisi

.…à€à="MsoNormal" stylŽÿÎ NTOPLUMSAL BELLE??N D?NAM?KLER? VE ERMEN? K?ML???N? YEN?LEME ÇABALARINDAK? ROLÜ«!Þõàà="MsoNormal" style="MARGIN: 0cm 0cm 0pt; TEXT-ALIGN: justify">2023- Hocam, neden toplumsal bellek? Nedir bu toplumsal bellek, siz niçin toplumsal bellek üzerinde yo?unla?maya karar verdiniz?

 

 

B. Karaca- Toplumsal bellekle ilgilenmeye ba?lamam Moskova’daki e?itim dönemime rastlar. Çünkü, Rusya’ya öyle bir dönemde gitmi?tim ki, Sovyetler Birli?i y?k?lm??t?, Rus halk? için yeni bir toplumsal bir bellek kurma ihtiyac? do?mu?tu. Ben o toplumsal belle?in –en az?ndan bir bölümünün- yeniden in?â edili?ine bizzat ?âhitlik eden ?ah?slardan birisiyim. Bu çok önemli bir olayd? benim için.

Bàaç?lar? de?i?mi?ti, her ?eyden önce ?unu söylemeliyim, örne?in: Gorki’yi –ki kendisi sosyalist olarak bildi?imiz ve tüm sosyalistlerin çok yak?ndan tan?d???, izinden yürüdü?ü, edebiyata çok önemli katk?lar? olmu?, sosyalist edebiyata çok önemli katk?lar? olmu? bir ?ah?st?r- yeniden yorumluyorlard?. Onun kendi dönemiyle ilgili daha önce bahsedilmeyen hayâl k?r?kl?klar?n? dile getiriyorlard?. Bu bana baz? ?eyler verdi. Hiç unutmad???m bir olay vard?r, size de anlatay?m. Felsefe dersleri de al?yorduk ve felsefeden s?nava girmek zorundayd?k. Ayr?ca Rusça’dan, benim için ilave olarak Ermenice’den, bir de edebiyattan girmek zorunda oldu?umuz bilimsel s?navlar?m?z vard?. Ben ilk s?nav?m? felsefeden verdim. S?nav komisyonunda çok önemli bir Rus felsefecisi vard?. Rusya’da bir gelenek vard?r, sorular? bir kavanoza koyarlar, bir tane soru çekersiniz ve o soruyu cevapland?r?rs?n?z. Benim çekti?im soru Frans?z Devrimi ile ilgiliydi. Ben Frans?z Devrimini Türkiye’de çok iyi ö?rendi?imi dü?ündü?üm için hiç çekince duymadan ç?kt?m anlatt?m. Her ?ey son derece güzel olmas?na ra?men o filozof bana ?iddetle kar?? ç?kt?. Bu sorunun yan?t?n?n özellikle kendisine kas?tl? olarak verildi?ini dü?ündü, çünkü o bir sosyalistti ve ben o zamana kadar bunun Rusya’da yasakl? bir konu oldu?unu, Sovyetler Birli?i döneminde yasakl? bir konu oldu?unu hiç dü?ünmemi?tim. Akl?m?n ucundan dahi geçmemi?ti. Bu tür olaylar toplumsal bellekle ilgili çal??malar?m aç?s?ndan tohumlar?n ekilmesiydi benim için.

 

 

Süreç içerisinde toplumsal belle?i incelemeye ba?lad?m. Önce geçmi?te yaz?lan kitaplara yo?unla?t?m, sonra sahaflardaki kitaplarla yeni kitaplar aras?ndaki fark? kar??la?t?rd?m. Gördüm ki farkl?l?klar var, dünyaya yeni bir bak?? aç?s?yla bak?yor insanlar, yeni yorumlar getiriyorlar. Bunu yaparken de yeni süreçlere uyumu keskin bir ?ekilde, k?r?lmayla de?il de esneklikle halletmeye çal???yorlar, çatlaklara girerek bunu düzenlemeye çal???yorlar. Bütün bunlar? da toplumun belle?inde olu?abilecek travmalar? yok edebilmek için yap?yorlar. Kendime “Türkiye’ye döndü?ümde yapaca??m ?eylerden birisi de toplumsal bellek üzerine inceleme yapmak olmal?” dedim ve dönü?te de toplumsal bellek üzerine çal??maya ba?lad?m. Ba?lang?çtaki hedefim asl?nda Ermeni sorunu de?ildi, hedefim Rusya’daki o toplum belle?inin nas?l de?i?ti?ini gösterebilmekti. Ama bir taraftan da görevim icab? Ermenice metinlere bak?yordum. Ermenice metinlere bakarken benim teorilerimle Ermenice metinlerdeki örneklerin birbirini tamamlad???n?, ya?anagelen olaylar?n teorilerimi do?rulad???n? gördüm, bunu görünce de bu metinler üzerinde yo?unla?t?m. Ermeni sorunuyla zâten yine Rusya’da tan??m??t?m -Ermeni hocalar?m sa? olsunlar, bu sorunla tan??mama epeyce yard?m ettiler(!)- Ermeni sorununun kökeninde toplumsal belle?in yeniden kurgulan???n?n izlerini de görmü?tüm. Böylece toplumsal bellek ve Ermeni sorunuyla ilgili çal??malar?m? paralel yürüttüm. Hatta kitab?m?n ilk k?sm?nda da Ermeni sorunun ne oldu?u üzerine bir inceleme vard?r.

 

 

Toplumsal bellek hakk?ndaki sorunuza dönersek… Toplumun belle?i dedi?imizde kastetti?imiz ?ey nedir? Günlük ya?amda baz? uygulamalar?m?z vard?r. Örne?in: Resmî bir kuruma giderken kravat?m?z? takar?z, ??k k?yafetlerimizi giyeriz. Pijamalar?m?zla okula gitmeyiz, örne?in. Bunlar? kim denetliyor, yaz?l? bir kural m? var pijama ile soka?a ç?kmam?z? engelleyen? Hay?r, yok. Ama birileri bize ö?retiyor bunlar?. Kim ö?retiyor? Aileden ö?reniyoruz. Aileye kim ö?retiyor? Toplum ö?retiyor. Ya da dinî bayramlar? ele alal?m. O bayramlarda Müslümanlar de?i?ik ?ekilde seviniyor, H?ristiyanlar de?i?ik ?ekilde kutluyor bu bayramlar?, Budistler de?i?ik ?ekilde alg?l?yor.  Herkesin Tanr?ya olan duas? farkl?, ama ayn? toplum içinde ya?ayan insanlar?n yakar??lar? benze?iyor. Benim cenazenin arkas?ndan a?lay???mla bir H?ristiyan’?n cenazenin arkas?ndan gidi?i aras?nda ya da bir Budist’in gidi?i aras?nda farkl?l?klar var. Bunlar toplumsal belle?in de?i?ik yans?malar?d?r. Hepsini birle?tirdi?imizde ortaya bir toplumun belle?i ç?k?yor.  Di?er taraftan yaz?l? metinler, sözlü ve görsel sanat ürünleri, törenler, gelenekler, inan??lar bellek aktar?m?n? sa?l?yor. Sözgelimi bellek mekan? olarak görev yapan ar?ivler var, müzeler var, galeriler var. K?saca geçmi?e yönelik bilgilerin çe?itli araçlarla aktar?lmas? ve korunmas? belle?i canl? tutuyor ve besliyor.

 

 

2023- Siz bu araçlar? aktif-pasif diye de ay?r?yorsunuz kitab?n?zda. Meselâ bellek aktar?m?nda gelenek ve törenlerin aktif, müze ve ar?ivlerin pasif bir rol üstlenmi? oldu?unu söylüyorsunuz.

 

 

B. Karaca- Evet, evet. Bellek aktar?m? ve belle?in süreklili?ini sa?layan araçlar?n say?s? oldukça fazlad?r. Bunlardan güncel ya?ant?m?zda bilgi dola??m?na yard?m eden araçlar aktiftir. Bilgilerin depoland??? mekanlar ise pasiftir. Bazen harabe hâlinde bir ?ehir, tesadüfen bulunmu? bir mezar ta??, bir heykelcik, küçük bir kuma? parças?, kimi zaman da öylesine m?r?ldanan ?ark?lar, anlat?lan efsâneler, dü?ün veya cenâze törenleri toplumsal bellekle ilgili bilgileri korur. Nereye dönerseniz dönün toplumsal bellek olu?umuna, belle?in korunmas?na ve aktar?lmas?na yard?m eden ö?elere rastlars?n?z. Resimleri duvara as?? biçiminden tutun da kitaplar?m?z? kütüphaneye yerle?tiri? biçimine kadar her bir ?ey asl?nda toplumsal belle?in bir i?aretidir. Ve e?er bir ileti?im kuruyorsan?z, diyalog kuruyorsan?z, kar??l?kl? etkile?imin olmamas? diye bir ?ey söz konusu de?ildir. Bunlar?n hepsinin toplum belle?iyle ilgili baz? özellikler ta??d?klar?n?, topluma ait baz? ortak özellikler ta??d?klar?n? rahatl?kla söyleyebiliriz.

 

 

2023- Peki salt gerçe?e ula?mak için bunlardan hangisi daha muteberdir; ar?ivler mi anlat?lar m??

 

B. Karaca- Bildi?iniz gibi geçmi?te ar?iv belgeleri çok yalanlan?yordu, özellikle Türkiye’dekiler, Ermeni sorunuyla ilgili ç?kan ar?iv belgeleri çok yalanlan?yordu. Bunun kar??l???na ne konuluyordu? An?lar konuluyordu. Zâten bana mant?ks?z gelen ya da anla??lmaz gelen buydu. Örne?in: Benim, bir birey olarak herhangi bir etkiyle kar??la??p tepki verdi?im andaki alg?lay???m, anlamland?r???m ve anlat???mla olay?n üzerinden y?llar geçtikten sonra bunu aktar?? biçimim çok farkl? olacakt?r. Asl?nda bunun için çok güzel bir örnek vard?r ve kitab?m için ç?k?? noktas? olarak da onu kulland?m. Tolstoy “Sava? ve Bar??”? yazd??? zaman tepkiler al?r. Derler ki: “Siz neden o dönemdeki kölelik sistemini yermediniz, i?te Çar’?n olumsuzluklar?n? yermediniz de sadece sava?? anlatt?n?z?” Ki natüralisttir Tolstoy, bire bir anlatm??t?r her ?eyi. Tolstoy bu serzeni?lere “Sava? ve Bar??”?n daha sonraki bask?lar? için haz?rlad??? Önsöz’de çok güzel bir örnek vermi?tir. Bu, onun kendisini savunmak için verdi?i bir örnektir. Diyor ki: Sava? s?ras?nda bir öncüyü ke?if yapmas? ve arka taraf?nda ne oldu?unu görmesi için bir tepeye do?ru gönderirseniz, o da tepenin arkas?na geçmeden ön yüzünden bakar ve tepenin üzerinde birkaç tane a?aç tepesi görür ve size dönüp de derse ki “tepenin arka taraf?nda a?açlar var,” evet bu do?rudur, ama bu do?runun yaln?zca küçük bir bölümüdür, belki de bu bilgi o an?n ve durumun gerçekleriyle ilgisi olan bir ?ey de?ildir, sizi yanl??a götürecek bir do?rudur.

 

 

2023- Gerçe?in ancak s?n?rl? bir k?sm?d?r…

 

B. Karaca- Tabiî, çok çok s?n?rl? bir k?sm?d?r. O zaman ne yapacaks?n?z? Hatta yöntemim de odur benim, Tolstoy’un yöntemidir. Ne yapacaks?n?z? Edebiyatta Tanr?sal konum dedi?imiz bir konum vard?r, yani belirli bir uzakl?kta durmal?s?n?z. Ne çok yükse?e ç?kacaks?n?z, çünkü çok yükse?e ç?kt???n?z zaman görü? mesafenizdeki baz? küçük ayr?nt?lar kaybolabilir, ne çok yak?na geleceksiniz, o zaman da bütünü kaybedebilirsiniz. Öyle bir mesafede durmal?s?n?z ki her ?eyi görmelisiniz.

 

 

K?sacas? ben toplum belle?ini incelerken bu mesafeyi kaybetmemeye çal??t?m. Bu kitapta çok yak?ndan gördü?üm ve takip etti?im Ermeni sorunuyla ilgili belgelere yer verdim, ama bir taraftan da bu kitab?n içerisine girmeyen ?eyleri ara?t?rd?m. Örne?in böceklerin belleklerinin nas?l olu?tu?u, örne?in kalbimizin, organlar?m?z?n da birer belle?i oldu?u… Sonra beni dü?ündüren sorunlardan bir tanesi ?uydu: Ya?l?lar da kalp krizi geçiriyor gençler de, ne var ki ya?l?larda ölüm oran? çok az ama gençler çabucak ölüyor. Bu nereden kaynaklan?yor? T?p uzmanlar?yla konu?tum ve uzmanlar bana belirli bir süre sonra kalbin bir belle?inin olu?tu?unu söylediler.

 

 

2023- Biyolojik bellek?

 

B. Karaca- Tabiî ama biyolojik bellek deyince genellikle beynimizi kastediyoruz, yani bellek mekân? olarak beynimizi kastediyoruz. Burada farkl? bir ?ey var, bilginin depolanmas? de?il de deneyim kazan?lmas? gibi. ?öyle bir örnek daha vereyim. Hiç bedeni çal??mam?? bir insana ko?u yapt?rd???n?z zaman belirli bir mesafeden sonra y???l?p kalacakt?r. Ama antrenmanl? olan bir insan bunu yapmayacak, çok daha uzun mesafede ko?acakt?r, çünkü onun kaslar? al??m??t?r. Bedeninin belirli bir deneyimi vard?r.

 

 

2023- Hocam, genetik bellek diye bir ?ey oldu?unu iddia edenler de var. Meselâ yeni do?mu? bir çocu?u suya bat?rd???m?zda ilk yapt??? ?ey ses tellerini kapatmak oluyor. Yeni do?mu? bir çocu?un böyle bir ?eyi bilmesi mümkün de?il, bu bir genetik bellektir. Dahas? o çocuk yüzemeyebiliyor büyüyünce.

 

 

B. Karaca- Unutuyor çünkü…

 

 

2023- Bu çerçevede bedende genetik bir bellek oldu?unu iddia edenler var.

 

 

B. Karaca- Bak?n, çok güzel bir örnek sizin söyledi?iniz, unutmak ve yeniden an?msamak olay?. Yani asl?nda çocuk anne karn?nda zaten suyun içinde, do?um olay? suyun içinde gerçekle?ti?i zaman da yüzebiliyor. Ama daha sonra yüzmeyi unutuyoruz ve yeniden yüzmeyi ö?reniyoruz. Böyle bir özelli?imiz var ve bu bellekle ilgili, yani bireysel bellekle ilgili bir durum, toplum belle?iyle de?il; yaln?z birey belle?ini toplum belle?inden ayr?, toplumun belle?ini de bireysel bellekten ayr? dü?ünmek olanaks?z. Bunlar?n birbirleriyle son derece girift ili?kileri vard?r. Unutmayal?m an?lar yaln?zca toplumsal ya?am?n oldu?u yerde vard?r. Bir de ?u önemli: Toplum bize neyi söylerse, nas?l dikte ederse biz öyle an?ms?yoruz. Hatta öyle ki, en mahrem an?lar?m?za var?ncaya kadar birçok ?eyi toplumun bize ö?retti?i biçimde an?ms?yoruz. ?sterseniz bu konuda bir örnek vereyim: Bir i?e ba?vuruyorsunuz, sizden özgeçmi?inizi istiyorlar ve siz özgeçmi? metninde sâdece iyi olan yönlerinizi anlat?yorsunuz. Neden? Çünkü i?veren sizden bunu istiyor, kötü yönlerinizle sizi almak istemiyor ki, kötü yönlerinize göre seçmeyecek sizi. Oysa siz pekâlâ biliyorsunuz kötü yönlerinizin neler oldu?unu.

 

 

2023- Ayn? ?ey toplumsal bellek için de geçerli diyebilir miyiz? Meselâ Ermeniler 1915’i anlat?rlarken, sizin kitab?n?zdan aktararak söylüyorum, 1915 öncesinde as?rlarca birlikte karde?lik içinde ya?ayan iki toplumun hat?ralar?n? unutturarak, âdeta biraz önceki verdi?iniz örnekteki gibi bir seçicilik yaparak bugüne aktar?yorlar.

 

 

B. Karaca- ??in garip taraf? nedir biliyor musunuz? 1915 y?l?yla ilgili an?s? yoksa bir Ermeni’nin o Ermeni de?il ki. Yani mutlaka bir an? bulmak zorunda o da. Bana teyzem söyledi, ona da i?te ninesi söylemi?ti ?eklinde, böyle bir ?eyi etiket sunar gibi anlatmak zorunda. Toplum içerisinde ya?ayabilmek, bir toplumsal kabul görmek için her Ermeni’nin o döneme ait bir an?s? olmak zorunda. O zamana ait bir an?n?z yoksa ne yapacaks?n?z? Kurgulayacaks?n?z, kopyalayacaks?n?z do?al olarak, Atom Egoyan’?n yapt??? gibi. “A?r? Da??” adl? filmde bununla ilgili ilginç örnekler vard?r. Bir tanesini anlatay?m. Ar?iv belgeleri  -yaln?zca Türk de?il, Ermeni ve tüm ar?ivlerde korunan belgeler- tehcir karar?n?n 27 May?s 1915 tarihinde al?nd??? ve hemen uyguland???n? söylüyor. Atom Egoyan’?n filminde sohbet konusu olan annenin de tehcirle ilgili bir an?s? vard?r: Osmanl? Ordusunun görevlileri tehcir karar? çerçevesinde kendisini götürmek için geldiklerinde bahçesindeki nar a?ac?ndan bir nar  kopartm??t?r bu anne, yolda açl?ktan ölmemek için. ?imdi bana söyler misiniz? May?s ay?nda henüz çiçek açmaya ba?layan bir a?açtan olgun meyveyi toplayabilen bir ki?inin anlatt??? tehcir hikayesinde ne kadar gerçeklik pay? vard?r? Bence, filmde o?luna Ermeni tarihiyle ilgili bilgileri ve gerçekleri aktard??? iddia edilen o anne b?rak?n tehciri, o çok sevdi?i, üstüne efsaneler kurgulad??? nar?n ne zaman çiçek açt???n?, ne zaman meyve verdi?ini, bu meyvenin ne zaman olgunla?t???n? bile bilmiyor. 

 

            Hepimizin belle?ine kaz?nmaya çal???lan bir ba?ka bilgiyi sorgulayal?m ?imdi de: Tüm dünyaya soyk?r?m günü olarak kabul ettirilmeye çal???lan 24 Nisan 1915 tarihinde gerçekte ne olmu?tu? Komitac?lar tutukland? de?il mi? Peki, bu komitac?lar kimdi? Ne i? yaparlard?? Bunlar?n birincil görevleri Osmanl? ?mparatorlu?u’nu y?kmak için ülkede karga?a ve isyan ç?kartmak de?il miydi, amaçlar?na ula?mak için de masum insanlar? öldürmek de?il miydi? Bu konuda Türk belgelerine inanm?yorsan?z, Ermeni ar?ivlerine bakman?z? tavsiye edece?im. Bak?n, ula??lmas? çok kolay olan 24 Nisan 1915 gerçe?i bile soyk?r?m efsaneleriyle perdelendi?inde nas?l gözümüzden kaçabiliyor.

 

 

2023-  Bunu tespit etti?iniz için de toplumsal bellekle ilgili çal??malar?n?z? Ermeni sorunuyla ilgili çal??malar?n?za eklediniz veya ikisini ayn? düzlemde sürdürüyorsunuz, diyebilir miyiz?

 

 

B. Karaca- Beraber gidiyor, çünkü Ermeni toplumu çok ilginç veriler sunuyor. Yani Ermeni toplumuyla ilgili, ?u anda yürütülmekte olan kimlik olu?turma çal??malar?nda -ki bu toplumsal bellekle yak?ndan ilgilidir- çok ilginç veriler var ve ben dikkati onun üzerine çekmeye çal???yorum. Yeni bir toplumsal bellek olu?tururken neleri kurguluyorlar ve neleri yapmaya çal???yorlar? Örne?in: Ar?iv belgelerinin kar??s?na bireyin belle?ini koyuyorlar. ?imdi biz kendi an?lar?m?z? - itiraf etmek istemezsek de- kendimizi yüceltece?ini dü?ündü?ümüz ve bizim için referans olaca??n? dü?ündü?ümüz ö?elerle ön plâna ç?kart?r?z, seçicili?i buna göre yapar?z. Oysa ar?iv belgeleri öyle de?ildir. Onun için de Emekli Sand??? Ar?ivlerine girdim. Emekli Sand??? ar?ivlerine giri?imin nedeni oydu, çünkü ?öyle dü?ündüm: E?er 1915 y?l?nda toplu bir katliam olduysa, plânl? bir katliam olduysa, yap?ld?ysa Ermenilere kar?? böyle bir hareket, topluca maa?lar?n?n kesilmi? olmas? lâz?md?. Çünkü devlet görevinde çal??an çok say?da Ermeni vard?. ?nanmayacaks?n?z ama 1915 y?l? itibariyle Osmanl? Devletinin memuru s?fat?yla çal??makta olan veya emekli olmu? ki?ilerin yak?nlar?na bugün dahi maa? veriyoruz. Art?k 1910’lu, 20’li, 30’lu, 40’l?... y?llarda oldu?u gibi emeklilerin kendilerine de?il, mirasç?lar?na ödeme yap?l?yor. Bir de maa? alanlar?n say?s? geçmi?teki kadar çok de?il ama onlar da t?pk? babalar?n?n yapt??? gibi kimliklerini gizleme gereksinmesi duymadan haklar? olan maa?lar?n? al?yorlar. Emekli Sand??? Ar?ivlerinde belgeleri var.

 

 

2023- Hocam, burada ?eytan’?n avukatl???n? yap?p ?öyle bir soru soral?m. Sizinle konu?an ki?i biz de?il de sözde Ermeni soyk?r?m?n?n do?ru oldu?una inanan bir ki?i olsayd?, muhtemelen size bu soruyu soracakt?. Devlet ar?ivindeki resmî belgeler daima toplumda olan bir tak?m ?eyleri, e?er o ?eyler devletin resmî ideolojisine uygun de?ilse gözden kaç?rmaya veya gözden saklamaya yönelik bir e?ilime sahiptir. Olan baz? ?eyleri devlet ar?ivlerinde göremeyi?imiz bunlar?n olmad??? anlam?na gelir mi? Size böyle bir itiraz gelebilir: Efendim, i?te benim okuma yazma bilmeyen bir ninem vard?, onun ba??na gelenleri ben devlet ar?ivlerinde göremeyebilirim, onun söyledi?ine inanmamak zorunda m?y?m?

 

 

B. Karaca- Önce ?öyle bir ?ey yapal?m m?, verileri bir s?n?fland?rmaya sokal?m. Nine devlet de?ildir, öncelikle onu bir bilelim. Nine sâdece kendi ba??na gelen olaylar? bilir ve kendi menfaatleri do?rultusunda olanlar? bilir. Diyelim ki sizi ben spiker olarak bir maç? anlatmak üzere görevlendirdim ve sahadaki futbol maç?nda o?lunuz da oynuyor: Do?al olarak siz o?lunuzun oynad??? tak?m? anlat?rken farkl? bir tonla anlatacaks?n?z de?il mi? Bireysel belle?i devlet belle?inden ay?ran en önemli özelliklerden birisi budur. ?kincisi, Osmanl? ?mparatorlu?u y?k?ld? ama unutmayal?m ki Osmanl? Devleti bürokrasisi çok güçlü olan devletlerden biridir. Bu ne demektir? Sizin tavu?unuza var?ncaya kadar kayd? tutuluyor demektir. Devlet sizi yok ettiyse, tavu?unuzu da yok etmesi lâz?m ve bunun kay?tlardan dü?ülmesi lâz?m. Ve tavu?u kaydeden birimle bireyi kaydeden birim ayn? de?ildir, birbirinden farkl?d?r; yani sizi yok eden birim sizin kayd?n?z? silerse, tavu?unuzla ilgili kayd? silemez, akl?na getirmemi?tir bile bunu. Daha anla??l?r k?lmak ad?na ?öyle bir örnek vereyim. Bugün üniversite ö?rencilerin kay?tlar?n? kim yapar? Ö?renci her ?eyden önce bir s?navdan geçecek, s?nav listesi olacak, yani ÖSYM’de kayd? olacak onun. Ondan sonra gelecek kayd?n? yapt?racak buraya, ö?renci i?leri biriminde bir kayd? olacak. Kayd?n? yapt?rd?ktan sonra ne yapacak? Bu sistemin içerisinde bölümlere da??t?lacak, bölümlerde kay?tlar? olacak, en son a?amada bende s?nav ka??tlar? olacak. ÖSYM’deki kayd? yok ettiniz, ö?renci i?lerindekini de yok ettiniz, diyelim bölümü de yok ettiniz. Bu ö?renci hastaneye gitmi?tir hastanede kay?tlar? vard?r; dansa gitmi?tir, dans kursunda kay?tlar? vard?r; ?ark? söylemek için gitmi?tir, müzik kursunda kay?tlar? vard?r; kaç tanesini yok edeceksiniz? O zaman ar?iv diye bir ?ey kalmaz ki! Hepsini nas?l kurgulayacaks?n?z? Dahas?, bir ki?iden bahsetmiyoruz, milyonlarca nüfusu olan bir imparatorluktan bahsediyoruz. Bunu yapmaya gücü olan, buna muktedir olan bir devlet var m?d?r bugün sizce, bugün ?u günkü teknolojik olanaklara ra?men… Osmanl?’y? b?rakt?m bir kö?eye, o günkü teknolojiyi b?rakt?m bir kö?eye, bugün bile bu mümkün de?ildir. Bunlar?n hepsini, teker teker hepsini dikkate ald???m?z zaman görülmektedir ki bu mümkün de?il, yani bana mümkün görünmüyor, böyle bir olas?l??? ben dü?ünemiyorum. Bu sâdece ve sâdece kendisinin ula?amad??? belgeler için konu?an ya da belgeyi görmek istemeyen insanlar?n söyleyebilece?i bir ?eydir. Biz küçücük bir toplumdan bahsetmiyoruz, koskocaman bir imparatorluktan bahsediyoruz. S?n?rlar? üç k?taya yay?lm?? bir imparatorluktan bahsediyoruz, bir de bürokrasisi bu kadar güçlü olan bir imparatorluktan bahsediyoruz, sonra da bunlar ar?ivlerde yok! O zaman adama derler ki “A taraftaki belge kaybolduysa B’ye git, B de kaybolduysa C’ye git, C de kaybolduysa D’ye git”, buyurun size o kadar çok olanak var ki.

 

 

2023- Dolay?s?yla böyle bir argüman asla kabul edilebilir bir argüman de?il.

 

 

B. Karaca- Bence de?il ve devlet belle?inin kar??s?na bireysel belle?i koyamazs?n?z. B?rak?n her ?eyi, ben en üst düzeydeki bireylerin dahi, yönetici konumunda olan en üst düzeydeki bireylerin bellekleriyle ilgili kay?tlar?n dahi devlet belle?inin yerine, devlet ar?ivlerinin kar??s?na konulamayaca??n? dü?ünüyorum. Çünkü mekanizman?n o bireyin haberi olmadan da i?ledi?i bölümleri vard?r,  tek bir bireyin mekanizma içerisinde olup biten ?eylerin hepsine birden hâkim olmas? olanaks?zd?r, olursa o muazzam bir insan demektir ki, o muazzam insan?n da, varsa e?er, ancak de?erli bir elmas parças? gibi bir cam fanusun içine konulup orada seyredilmesi gerekir!

 

 

2023- Hocam biraz da sinemayla ilgili konu?al?m. Kitapta Egoyan’?n “A?r? Da??”, Henri Verneul’in “Anne” ve Sarky Mouradian’?n “Sason’un O?ullar?” adl? filmlerini ele alm??s?n?z. Ermenilerin yapt?klar? bu filmlerin tarih in?âs?ndaki, toplumsal bilinç in?âs?ndaki rolü nedir? Bu kapsamda, sinema nas?l bir araçt?r?

 

 

B. Karaca- Sineman?n kitab?ma al?nmas?n?n nedeni Egoyan’?n “A?r? Da??” adl? filmi oldu. Çünkü, biliyorsunuz film önce yasakland? Türkiye’de, daha sonra da gösterime girdi. ?yi ki de gösterildi, çünkü gösterime girmese benim böyle bir inceleme yapmam söz konusu olmayacakt?. Yurtd???nda izleseydim diyecektim ki “öbürlerini oldu?u gibi bunu da izledim”. Öbürleri bana derste gösterildi. Örne?in: “Musa Da?’da 40 Gün”ü de derste izledim, gerçi kitapta analizini yapmad?m, ama bunun nedeni Franz Werfel’in yazd??? metnin senaryo de?il roman olmas?yd?. Bir de yeri gelmi?ken söylemek istiyorum, tüm dünyan?n bildi?i, izledi?i bir ?eyi yasaklaman?n bir anlam? yok. Yani benim öyle bir yakla??m?m var. Bilgi e?er tek tarafl? olursa, kar?? taraf?n elindeki argümanlar?n detaylar?n? bilemezsiniz, o zaman dü?ünce de üretemezsiniz, refleks de veremezsiniz. Burada bir parantez açmak istiyorum, di?er yandan bu tür filmlere yat?r?m yapanlar?n Türkiye’yi kazanç kap?s? olarak görmesine de olanak verilmemeli. Biz fark?nda de?iliz ama bu sektörden kazanç sa?layanlar Türkiye’nin nüfusunun ne kadar oldu?unu çok iyi biliyorlar ve seyirci kapasitesine i?tahla bak?yorlar. Yani öyle bir yöntem geli?tirilmeli ki seyirci o film için sinemaya gitmeden izleme olana?? bulmal?. Bu aç?dan Atom Egoyan’?n filmi için gecikmeli ama ba?ar?l? bir politika uyguland??? görü?ündeyim. Yeniden konumuza dönersek, Atom Egoyan’?n filmi benim için motivasyon kayna?? oldu. Filmi izlerken geçmi?e dayanan bilgilerimi an?msad?m,  filmle ilgi izlenimlerimi derslerde gördü?üm bilgilerimle birle?tirdim. Bunlar aras?nda hem çak??an, hem örtü?en sahneler vard?. Filmde anlat?lanlar benim için dikkat çekiciydi.

 

Bu arada Türk halk?n?n göstermi? oldu?u tepki de üzerinde durmaya de?er bir konudur. Ben kendimizi k?zg?n saç üzerine konmu? çetenelere benzetiyorum. Bu türden bir olayla kar??la??nca z?pl?yoruz, z?pl?yoruz, z?pl?yoruz, ta ki yoruluncaya kadar. Ba??r?p ça??r?yoruz, sonra elle tutulur herhangi bir ?ey kalm?yor. Biz sâdece enerjimizi sarf ediyoruz, ba?ka bir ?ey olmuyor, yani ak?ll? bir tepki de?il bu. Çünkü bilgiyle dolu bir tepki de?il, bilgiyle dolu olmay?nca da tabiî ki sâdece kendi enerjimizi tüketen, sâdece kendimizi yormam?za neden olan tepkiler vermekle kal?yoruz. Oysa Ermenilere bu konuda hizmet veren kocaman bir sektör var.

 

 

2023- Devam etmeden önce gene kitapta yapt???n?z bir tespitin alt?n? çizmek istiyorum. Sineman?n toplumsal bellek in?âs?ndaki rolünün eskisinden farkl? oldu?unu söylüyorsunuz. Eskiden sâdece sinemaya giden insanlar?n yönetmenin kurgusu do?rultusunda varolan ?eyleri izledi?ini, ama bugün art?k geli?en teknolojiler sâyesinde insanlar?n bilgisayar ve videolar?nda filmi yeniden izleyip yönetmenin nas?l izleyici yönlendirmeye yönelik bir kurgu içinde oldu?unu tespit edebilece?ini, bu aç?dan da esas?nda sineman?n di?er sanat dallar?ndan farkl? bir ?ekilde ele al?nmas?n? gerekti?ini söylüyorsunuz.

 

 

B. Karaca- Sinema sanat dal? olarak di?erlerinden farkl? bir dal. Sineman?n inceleme yöntemleri de farkl?, ben edebiyat bilimciyim, beni ilgilendiren bölümü kurgusu ve kurmacalar?. Bunlar edebiyat biliminin ara?t?rma konular?d?r. Sinema da bir sanat dal? olmas? dolay?s?yla kurmaca ürünler üretir, ama hedef adrese ula?mak için kitaptan farkl? olan araçlardan yararlan?r, edebiyat gibi sâdece yaz?l? de?ildir. Yaln?z, sizin sözünüzden yola ç?karak ?unu söyleyeyim: Yaz?l? metinlerin bir özelli?i vard?r, yazars?n?z, oraya kaydetti?iniz zaman tekrar dönü? yap?p ya da ba?ka belgeden bir veri bulup kar??la?t?r?rsan?z, bilgiler aras?ndaki farkl?l?k dikkatinizi çekmi?tir ya da ayn?l?k dikkatinizi çekmi?tir. E?er verilen bilgiler aras?nda gerçekten farkl?l?k ya da ayn?l?k varsa onu izini takip edebilirsiniz. Oysa sinemada, geçmi?te böyle bir olanak yoktu, farkl?l?klar? ve ayn?l?klar? izlemek için olanak bulam?yordunuz. Çünkü size sâniyeler içinde gösterilen bir ?ey var ve sahneler öyle bir h?zla veriliyor ki, zekâ seviyeniz ve alg?lama gücünüze ba?l? olarak bunu ya alg?layabiliyorsunuz ya da kaç?rabiliyorsunuz. Örne?in “A?r? Da??” bir belgesel olarak sunuldu seyirciye, ama bu belgesel eroin kaçakç?l???yla ilgili bir belgesel ve kamuoyuna böyle bir bilgi verilmedi: Kanada’da eroin kaçakç?l???n?n nas?l yap?ld???n? ve yap?labilece?ini gösteren bir belgesel bu, e?er yap?mc?lar?n?n iddia etti?i gibi bir belgeselse. Ama filmi izlerken çok ilginç ?eyler ya??yorsunuz. Bir eroin kaçakç?l??? yap?l?yor olmas?na ra?men, anlat?lan soyk?r?m hikâyeleri nedeniyle eroin kaçakç?l???n? fark etmedik hiçbirimiz.

 

 

2023- Kaçakç?lar? sorgulayan Kanadal? ve emeklili?i gelmi? olan o polis müfetti?i bu ?eyin üzerini örttü gibi bir durum has?l oldu sonunda.

 

 

B. Karaca- Has?l oldu de?il, kendisi bizzat örttü?ünü söyledi. Nas?l söyledi? O?luyla yapt???, David o?lu Philip ile yapt??? görü?mede “Ben senin için yapt?m bunu” diyor. Yani kendi o?lunun gelece?ini kurtard???n? dü?ünüyor bunu yaparken. O filmde dikkatimi çeken bir ?ey daha var: O aile yap?lar? içerisinde, orada anne-baba-çocuklar yok: anne var, baba var, çocuk var ama herkes birbirinden farkl? yerlerde ve kendi dünyas?nda ya??yor, ileti?im yok, etkile?im söz konusu de?il, kopukluk var. Orada bir tek ki?i rahats?z oluyor bu aile yap?s?ndan, o da o polis komiseri: David o?lunun e?cinsel ili?kilerinden rahats?z, torununun anne-babas?ndan ve o?lunun e?inden ayr? olmas?ndan, yani aile ortam?nda olmamas?ndan rahats?z, o?lunun Türk Ali’yle ya??yor olmas?ndan rahats?z, ama buna ra?men b?rakm?yor. Bir taraftan da böyle bir gerçe?i var David’in: aileyi birarada tutmaya çal???yor, geliniyle s?k s?k görü?üyor. Gelini, torunu ve o?luyla olan diyaloglar?nda -evet ön plâna ç?kart?lmam?? ama- adamca??z?n bunu yaparken göstermi? oldu?u çaba, o aileyi yeniden kurmak, o çekirdek aileyi yeniden kurmak yolunda gösterdi?i bir çabas? vard?r.

 

 

2023- Buradan nereye var?yoruz hocam? Bu filmin as?l mesaj?n?n sözde Ermeni soyk?r?m?n? ön plâna ç?karmak de?il, ba?ka bir ?ey oldu?unu, ama biz filmin öbür taraf?na kilitlendi?imiz için di?er detaylar? kaç?rd???m?z? m? söylüyorsunuz?

 

 

B. Karaca- Konu?mam?z?n en ba??nda söyledi?im o Tanr?sal konum var ya, i?te ondan bahsediyorum. Örne?in: “A?r? Da??”nda Ermenilerin gitmi? olduklar? toplumlarda nas?l ya?ad?klar? gösteriliyor, orada Raffi önemli bir figür. Babas? bir kâtil, ASALA örgütü üyesi bir terörist. Gurur duyabilece?i bir babas?n?n olmamas?, babas?n?n polis taraf?ndan öldürülmü? olmas? önemlidir. Raffi kimli?ini in?â ederken babas?ndan nefret ediyorduysa ya da babas?yla gurur duyam?yorduysa, Egoyan’a göre, o insan? aya?a kald?rmak için sözde Ermeni soyk?r?m? iddialar?n?n ön plâna ç?kart?lmas? söz konusu, bu nedenle de filmde Raffi’nin terörist olan babas?yla gurur duymas? gerekti?i mesaj? veriliyor, bir sava? kahraman?ym?? gibi gösterilmek isteniyor. Di?er taraftan, biliyoruz ki Ani –Raffi’nin annesi- bu olaylar olurken Raffi’nin babas?n? terörist oldu?u için terk etmi?ti ve Celia’nin babas?yla evlenmi?ti.  Sonra da Celia’nin iddias?na göre, bu kocas?n? da uçurumdan iterek öldürmü?tü.  Hangi aç?dan bakarsak bakal?m, anne ve babas?n?n Raffi için ölçü al?nabilecek ki?iler olmad??? aç?k.

 

 

2023- Yani siz filmde esas?nda bunlar?n yarg?land???n?, sorguland???n? m? dü?ünüyorsunuz?

 

 

B. Karaca- Hay?r. Onu dü?ünmüyorum. Egoyan, asl?nda sözde Ermeni soyk?r?m?yla ilgili iddialar? ön plâna ç?kart?rken, bir ?eyin fark?ndayd?, bilgileri tahrip ederken bir ?eyin fark?ndayd?. Sinema izleyicisinin, seyircisinin o h?zla Raffi’nin ya?ant?s?n?n o parçalanm??l???n? ve bölünmü?lü?ünü de?il, sâdece ve sâdece soyk?r?m iddialar?n? görece?inin fark?ndayd?. Nitekim de öyle gördü de?il mi? Yaln?zca Egoyan’?n istediklerini gördük. Oradaki uyu?turucu hikâyesi, çocu?un s?k?nt?l? sosyal ya?ant?s?n?, kimlik aray??lar?n?, bunlar?n hepsini gözden kaç?rd?k.

 

Görüyor musunuz, terörizm nas?l efsanele?tiriliyor? Böyle bir ?ey söz konusu olabilir mi? ASALA’n?n fonksiyonu bellidir, görevi bellidir, e?er bunlar unutulmu?sa ASALA’n?n kendi internet sitelerinde verdi?i mesajlar? bellidir. Kalk?yorsunuz bir ASALA tetikçisini kahraman ilân ediyorsunuz, olacak ?ey mi yani bu? Üstelik, bu argüman? sinema arac?l???yla Ermeni toplumunun belle?ini olu?turmak için de kullan?yorsunuz, yani yaln?zca kurmaca bir kahraman de?il ki?ili?ini in?â etmeye çal??t???n?z, reel bir topluma o “kadim” tarihinizden ASALA’dan ba?ka model gösteremiyorsunuz. Bunlar sanat aç?s?ndan çok tehlikeli ?eyler. Sanat kötüyü konu al?r ama onu model olarak sunmaz.

 

 

2023- Yani ortalama bir Bat?l? film izleyicisinin 6 ay sonra akl?nda kalan bu hikâyeler de?il, Türklerin uygulad??? vah?etlerdir, diyorsunuz…

 

 

B. Karaca- E?cinsel çünkü soyk?r?ma u?ram??, uyu?turucu kaç?r?yor çünkü babas? öldürülmü?. O insanlar?n maddî durumlar? çok iyi, çok iyi olmas?na ra?men, kötü i?ler yap?yorlar, ama yine de ma?durlar! Örne?in Celia’n?n evinde keten yeti?tiriyor olmas?, eroin üretimi yap?yor olmas? ve Raffi’nin bizzat eroin üretimine ve sat???na katk?da bulunmas? bize gösterildi, ama biz bunlar?n hiçbirisini görmedik, gördük de onu müzik e?li?inde, keman e?li?inde gördük. ?nsan zihninin kodlanm?? bilgileri vard?r. Örne?in: Keman e?itim alm??san?z, bu ?u demektir, sizin kültürel düzeyiniz belirli bir noktadad?r. Birden fazla dil biliyorsan?z, siz kültürel olarak belirli bir noktaya gelmi?sinizdir. Bu bizim beynimizde yer eden ve insanlar?n ço?unda olan bir ?eydir. ?imdi ben dil ö?renmek için Rusya’ya kadar gittim. Bunca y?ld?r ?ngilizce, Rusça ve Ermenice ö?renmek için verdi?im çabaya bir bak?n. Benim kafamda iki dil konu?an birisini gördü?üm zaman olu?an imge an?nda “bu lisan?n/insan?n arkas?nda büyük bir emek var, kültürel aç?dan kendisi için yapt??? büyük bir yat?r?m var” olacakt?r. O zaman da Raffi’nin hiç okumam?? olabilece?i akl?n?z?n ucundan geçmez. Raffi’nin bir gerçe?i vard?r: Raffi hangi topluma gittiyse kendi anadilinin d???nda bir ba?ka dili bilmekle yükümlüdür, tüm Ermeniler öyledir. Kap?c? da olsa, ilkokula dahi gitmemi? de olsa, bunu bilmekle yükümlüdür. Ekme?ini alabilmek için bunu yapmakla yükümlüdür. Ortalama izleyici bunu yakalayamaz, ortalama izleyici Ermeni as?ll? Kanada vatanda?lar?n?n ne kadar kültürlü oldu?unu dü?ünür: dil biliyor, keman çal?yor bilgisinden yola ç?karak yapar bunu. Egoyan, dünya genelindeki yayg?n imgelerin nas?l olu?tu?unu gâyet iyi biliyor. Çünkü bir Amerikal?n?n kafas?ndaki dil imgesiyle, bir Rus’un kafas?ndaki dil imgesiyle, benim kafamdaki dil imgesi, bir Frans?z’?n kafas?ndaki dil imgesi örtü?üyor. Ben Raffi’nin iki dil konu?tu?unu görünce nas?l “bu çocu?un arkas?nda kültürel birikim epeyce fazlad?r” hissine kap?l?yorsam, emin olun bir ?ngiliz, bir Frans?z, bir Rus da ayn?s?n? dü?ünür.

 

 

2023- Hâlbuki çift dillilik bir mecburiyetten kaynaklan?yor.

 

 

B. Karaca- ??te toplum belle?inin içine bu da giriyor. Yani kodlanm?? olan bilgilerimizden ve kendi deneyimlerimizden yola ç?karak ba?kas?n? dü?ünememek asl?nda belki budur. Raffi’nin güncel gerçeklerinde birden fazla dili bilmek zorunlulu?u olmas?, kendi anadilini yabanc? bir dilmi? gibi ö?renmek durumunda olmas? var. Bunlar çok önemli verilerdir; çünkü biz kendimizi olu?tururken, belle?imizi olu?tururken, birden fazla kaynaktan yararlan?rken, buradan yola ç?kar?z, kendi gerçeklerimizden yola ç?kar?z.

 

 

2023- Kitab?n?zda Ermeni kültüründe an?lar?n öneminden bahsetmi?siniz. Bu an?lar?n o filmlere yans?t?lmas? var. An?lar sanki asla unutulmamas?, unutturulmamas? gereken ?eyler olarak, belirli mesajlar?n gelecek ku?aklara aktar?lmas?nda müthi? bir araç olarak kullan?l?yor. Bazen hayatta olmayan insanlar?n an?lar? oldu?u iddia edilen ?eyler perdeye aktar?l?yor. Peki siz bunu etik buluyor musunuz?

 

 

B. Karaca- Ben Ermeni soyk?r?m? iddialar?yla ilgili anlat?lan hiçbir ?eyi etik bulmuyorum ki bunu bulay?m. Bu kadar büyük bir yalan?n etraf?nda dola??p duruyorsunuz, art?k neresinden tutaca??n?z? bile bilemiyorsunuz. Hakl? diye elinize alabilece?iniz bir ?ey bulam?yorsunuz. Yine Tolstoy’dan bir örnek vereyim. Tolstoy Sivastopol sava?lar?na kat?lm??t?r. Sava? an?lar?n? kaleme almak gibi bir misyonu vard?r. O dönemde Rus ordusunda böyle bir uygulama vard?r. Tolstoy görevini yaparken sava?ta canl? çarp??man?n oldu?u anlarda, çarp??ma biter bitmez, yani at??lar, s?cak at??lar biter bitmez hemen Rus ordusunun de?i?ik kademelerindeki bireylerin yan?na gidip “ne oldu?” diye sormu?tur. Diyor ki; “Biraz önce at?? olurken herkesin sa?a sola kaç??t???n? görüyordum, kimileri arkas?na bakmadan kaç?yordu, ama ate? kesildi?inde sordu?um zaman ilk önce herkes bombo? bakt?, herhangi bir ?ey anlatamad?, ama sonra zaman ilerledikçe en üstünden en alt?na kadar insanlar kendi hikâyelerini anlatmaya ba?lad?.” Buna kaçanlar da dahil… ?imdi aradan y?llar geçtikten sonra bu sözde kahramanl???n ne kadar ?i?irilerek anlat?labilece?ini bir dü?ünün.

 

 

2023- Ve ma?duriyetlerin ne kadar çarp?t?labilece?ini…

 

 

B. Karaca- Örne?in “Sason’un O?ullar?”nda anlat?lanlar hiç de Ermenilerin ma?dur oldu?unu göstermiyor. Ermenilerin Türkleri, Osmanl?’y?, Osmanl? Ordusunu nas?l ma?dur etti?ini gösteren çok ilginç bir filmdir o. Bir de Ermeni kamuoyuna anlat?lanlar, bir de dünyada kamuoyuna anlat?lanlar var. Çok ilginç bir ?ey daha söyleyeyim size -bunu birkaç defa aç?klad?m, ilk defa aç?klam?yorum- 1991 y?l?na kadar kahramanl?k an?t? olan an?tlar, Ermenistan ba??ms?zl???n? ald?ktan sonra soyk?r?m an?t? olarak de?i?tirilmeye ba?land?. Bunu nas?l anlars?n?z, nas?l yorumlars?n?z siz?

 

 

2023- Son olarak, bu filmlerde rastlad???n?z ortak özelliklere k?saca de?inebilir misiniz?

 

 

B. Karaca- ?lk mesaj hiç ku?kusuz Türklerin Ermenilere soyk?r?m yapt??? mesaj?d?r. Ard?ndan, farkl? ses tonlar?yla Ermenilerin göç ettikleri ülkelerde ya?ad?klar? s?k?nt?lar?n suçlusu olarak Türkler gösterilir. Baz? filmlerde bugün ya?ayan Ermenilerin, hayatlar?n? Osmanl?’ya kar?? isyan eden atalar?na borçlu olduklar? mesaj? da verilmektedir. Yine baz? filmlerde sat?r aralar?na s?k??t?r?lm?? ya da münferit olarak kurgulanm?? bir ?ekilde Ermenilerin çok eski bir halk oldu?una de?inilmektedir. Daha önce de?indi?imiz gibi, Ermenilerin içinde ya?ad?klar? toplumlar? rahats?z eden yaramazl?klar?n?n (!) –eroin kaçakç?l??? gibi- ho? görülmesi gerekti?i, çünkü onlar?n büyük bir toplumsal travma ya?am?? bir halk oldu?u da bu tür filmlerin ortak mesaj?d?r.

 

 

 

    Makaleye Yorum Yaz        Tavsiye Et

«  Geri
Yorumlar


«  »