Anasayfaİletişim
  
English
Makaleler

ERMEN? ?DD?ALARINI DE?ERLEND?R?RKEN NEDEN ERMEN?CE MET?NLER? DE D?KKATE ALMALIYIZ?*

Birsen KARACA, Prof.Dr.
28 2007 - Soyk?r?m Gerçe?i

="MsoNormal" stylŽÿ7 SERMEN? ?DD?ALARINI DE?ERLEND?R?RKEN NEDEN ERMEN?CE MET?NLER? DE D?KKATE ALMALIYIZ?*

Ermeni sorunu ve Ermenice ayn? çal??maya konu olunca Sözde Ermeni Soyk?r?m? Projesi çerçevesinde yürütülen çal??malar?n gözden kaçan ama Türkiye’yi çok yak?ndan ilgilendiren boyutlar?ndan birisi daha netlik kazan?yor.

 

Ã¥~ize="2">Kendimizi ba?kalar?na dil arac?l???yla anlat?r?z, ba?kalar?n? alg?lamam?z da yine dil arac?l???yla olur. Bu cümlede ve genel olarak çal??malar?mda dil sözcü?ünün kullan?m alan? için çevreyle diyalog kurmam?za yard?m eden tüm araç ve davran?? biçimlerini içine alan oldukça geni? bir yelpaze kastedilmektedir. Oysa dil sözcü?ü bugünkü çal??mama ilk anlamlar?ndan birisiyle, lisanla e? de?er olan  kullan?m?yla konu olacak.

Ermenice belgeleri ve kaynaklar? ara?t?rmalar?n kapsam? d???nda b?rakarak Ermeni sorununu ve Ermeni sorununun ya?am kayna?? olan Ermeni Soyk?r?m? ?ddialar?n? incelemek de?erlendirmelerin önemli bir boyutunun eksik kalmas?na yol açacakt?. Nitekim, öyle de oldu. Doksan iki y?ld?r  (biz de dahil olmak üzere) tüm dünya yaln?zca Ermenilerin Osmanl? ?mparatorlu?unun kurumlar?na ve üst düzey görevlilerine kar?? yönelttikleri suçlamalar? dinliyor. Üstelik bu suçlamalar çok ciddiye al?n?yor. Örne?in: Ermeni tasar?lar?na imza atan Avrupal? parlamenterlerin bu konudaki ciddiyeti tart??ma konusu bile yap?lamaz. Akademik platformlarda da siyasi platformlardakinden farkl? bir yakla??m sergilenmiyor. Yap?lan çal??malarda, istisnas?z olarak suçlayan taraf/lar ara?t?rmalara konu olmuyor. Oysa, Sözde Ermeni  Soyk?r?m? Projesini sahiplenenlerin ak?llara durgunluk verecek da??n?k bir tablonun ard?ndan böylesine organize hareket etmeleri bile bir dizi ara?t?rmaya konu olabilecek karakterde. Üstelik, Ermenice belgelerde olaylar?n, bireylerin ve toplumun ma?dur, mazlum ve kurban edilmi? Ermeni genel önyarg?s?yla hiç uyu?mayan bir içerik, üslup ve tonla anlat?lmas?na ra?men. Bu konuda Sasun isyanlar?n?n eleba??s? olan Andranik’in 1907 y?l?ndaki Ta?nak Partisinin Dördüncü Genel Kongresinde yapt??? savunma dikkat çekicidir. Andranik bu savunmas?nda ?öyle der:

“(Onlar?n) çarp??malar?n?n gücü k?rmaya yetmemi?tir. <...> Biz çarp??anlar, sald?rganlardan iki kat fazlas?yla cephane ele geçirdik. Yiyece?imizin az olmas? bir gerçekken bizler k?r?lmad?k. Kar??m?zdaki güç bizim bin kat?m?zd?. Bizler sadece, elçiliklere sunmalar? için sahte adlar kullanarak 7000 (yedi bin) ki?inin öldü?ü yalan?n? uydurduk”[1]        

Bu belgeler say?sal olarak bir veya ikiyle s?n?rl? de?il. Bir örnek de sanat dünyas?ndan verelim. Franz Werfel’in “Musa Da?’da 40 Gün” adl? roman?na konu olan ve Amerikal? oyuncu Slvester Stalone’nin film çekme karar?yla yeniden gündeme gelen Ermenilerle ilgili olarak Ermenice metinlerde dünya kamuoyunun haberdar olmad??? ?u bilgiler veriliyor:

“Kahraman Musa Da?l?lar, kar?? sald?r?ya geçtiler ve avangard Türk birli?ine y?k?c? darbeyi vurdular, (Türk birli?inin) kalanlar? ise panik içerisinde geri çekildi. 10 Eylülde 2 tane Frans?z sava? gemisi göründü ve Türk mevzilerini top ate?ine tutmaya ba?lad?. Ak?ama do?ru, Frans?z hükümetinin Ermenileri Port-Said’a götürece?i vaadini bildirdi. 13—15 Eylülde kahraman Isvedial?l?r (4000 ki?i civar?nda) Janne d’ Arc ve di?er gemilerle Port–Said’a do?ru hareket ettiler. Orada M?s?rl? Ermeni kolonisinin yard?m? için beklediler. Frans?z filosunda hizmet veren subay Tiran Tekeyan Isvendia Ermenilerinin sevkini yürüten organizasyonda çok büyük yararl?l?klar gösterdi.”[2]

??te bu nedenle Ermenice belgelere ula??lmas? gerekiyor ve bu belgelerin Türk ara?t?rmac?lar?n, diplomatlar?n ve siyasilerin ilgi alan?na girmesi gerekiyor. Bu belgelere ula?man?n tek yolu ise Ermeniceyi bilmekten geçiyor. Bu belgeler arac?l???yla bugüne kadar Ermeni Soyk?r?m? ?ddialar?nda yukarda alt?n? çizdi?im ve tüm dünyan?n görmemekte ?srar etti?i boyutun da de?erlendirmelerde etkili olmas? sa?lanabilir ve gerçeklerin ortaya ç?kmas?n? engelleyen önyarg?larla mücadele edilebilir.

Sorunun Türkiye için vurgulanmas? gereken bir boyutu daha var. Bu boyut Ermenice bilen akademisyenlerin niceli?iyle ilgili. Türk Tarih Kurumu Ba?kan? Say?n Yusuf Halaço?lu 23.02.2007 tarihinde Vatan gazetesine verdi?i röportaj?nda sorunu kamuoyunun da dikkatine sundu. Haberin ald??? tepkiler dikkat çekiciydi. Röportaja verilen tepkilere iki nedenle duyarl?yd?m:1) Say?n Halaço?lu’nun Ankara’da akademik düzeyde Ermenice bilen tek ö?retim üyesi olarak ad?n? and??? ?ah?s bendim. 2) Verilen tepkiler imge olu?turmakta mahir baz? kesimler taraf?ndan kamuoyunun yaln?zca Ermeni sorunu de?il, Ermenice, Ermeni kültürü diye uzay?p giden pek çok sorun hakk?nda yeterli bilgi sahibi olmadan fikir sahibi olmas? isteniyormu? izlenimini uyand?r?yordu. 

 

Bu noktada öncelikle alt? çizilmesi gereken bir bilgi var. Ankara Üniversitesi DTCF bünyesinde 1992 y?l?ndan bu yana Ermeni Dili ve Kültürü ad? alt?nda bir anabilim dal? bulunmas?na kar??n ö?retime aç?k de?il. Ö?retime aç?k olan Ankara Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsünün yüksek lisans program?.  DTCF’de verilen Ermenice dersi Rus Dili ve Edebiyat? Anabilim Dal?n?n program? içerisinde yer alan seçmeli bir derstir. Bu bilgiyi aktar?rken i?aret etmek istedi?im ?ey, Türkiye’de Ermenice ö?retimiyle ilgili süreç henüz ba?lamad?, olu?um a?amas?nda. Bu nedenle, Ermenice ö?retimiyle ilgili çal??malarda ilerde do?abilece?ini ve zaman kay?b?na neden olabilece?ini öngördü?üm baz? sorunlardan kendimi de bir ölçüde sorumlu hissediyorum. Bu ba?lamda, bugün dikkatinize sunaca??m sorunlar öncelikle Ermenice ve Ermenice metinlerin özellikleriyle ilgili olacak. Bunun için baz? tespitlerim var:

1) Ermeni Soyk?r?m? ?ddilar? ba?lam?nda kar?? kar??ya oldu?umuz sorunun birbiriyle içiçe girmi? iki çerçevesi var. Sorunun güncel olan boyutunda uluslararas? ili?kiler, ça?da? hukuk sistemleri ve alg?lama mekanizmalar?yla ilgili verilerin ara?t?r?lmas?na, incelenmesine analizine ve de?erlendirilmesine duyulan gereksinim önplana ç?k?yor. Sorunun tarihle ilgili boyutunda ise ar?iv belgelerinin ara?t?r?lmas?, incelenmesi, analizi ve de?erlendirilmesine gereksinim var. Son cümlede dikkate al?nmas? önerilen tarih öncelikle Ermeni sorununun ortaya ç?k???ndan bugüne uzanan süreç. Çünkü sorunun güncel boyutu tarihsel boyutuyla beslenerek bugünkü halini alm??t?r. Dolay?s?yla, sorunun tarihsel boyutunu dikkate almadan güncel boyutu için bir çözüm bulunmas? olanaks?za yak?n görünüyor. 

 

2) Ermenice metinlerin displinleraras? bir yöntemle incelenmesi gerekiyor. Hem ar?iv belgeleri, hem medya, hem de yay?n dünyas? arac?l???yla kamuoyuna Ermenice olarak sunulan ürünleri ara?t?rmak ve incelemek için yaln?zca tarih biliminin de?il di?er disiplinlerin deneyimine ve bilgi birikimine de gereksinim var. Atom Egoyan’?n “A?r? Da??” örne?inde oldu?u gibi, Sinema dünyas?nda propaganda için üretilmi? bir eser de?i?ik ülkelerden sanat ödülleri al?yor, tarih uzman? elindeki bilgi ve belgeleri sanat dünyas?nda kullanam?yor, sinema ele?tirmeni ise tarih bilgisinden yoksun oldu?u için susuyor. Dolay?s?yla kamuoyu tek yönlü bilgilerle besleniyor. Ayn? sorunun ya?and??? alanlarla ilgili olarak uluslararas? ili?kiler, siyaset, hukuk, e?itim, ileti?im, insan haklar?, sanat tarihi, co?rafya diye uzay?p giden büyükçe bir liste yap?labilir. 

 

3) Kamuoyu Ermenicenin özelliklerini bilmiyor: Kamuoyunun tamam?n?n Ermenicenin özelliklerinden haberdar olmas? beklenemez. Ama Sözde Ermeni Soyk?r?m? ?ddialar?yla ilgili olarak kamuoyunu bilgilendirme görevini üzerine alm?? uzmanlar?n, hele hele Ermenice ö?renmeye aday olanlar?n bu bilgiden yoksun olmamas? gerekiyor.

 

Ermeni kaynaklar?na göre, Ermeni alfabesi V.yüzy?lda Ermeni kilisesinin Bizans ve Pers taraf?ndan asimile edilme tehlikesine kar?? duydu?u gereksinim üzerine bir din adam? olan Mesrop Ma?tots taraf?ndan olu?turulmu?, dönemin kao?ikosu Sahak Partev’in deste?i ile de kilise taraf?ndan resmen kabul edilmi?tir. Mesrop Ma?tots’un olu?turdu?u alfabe Grabar olarak adland?r?lmaktad?r ve bugün hâlâ kilise taraf?ndan kullan?lmaktad?r. Türkçeye “Yaz? Dili” olarak aktarabilece?imiz Grabar 36 sembolden olu?maktad?r. Bugün ça?da? Ermenice için kullan?lan ve “Dünya Dili” anlam?na gelen alfabenin ad? A?harabard?r. Bu alfabe XIX.yüzy?l?n 50’li y?llar?nda edebiyat dünyas?nda duyulan gereksinim üzerine Grabara üç sembolün daha eklenmesiyle olu?turulmu?tur. Dolay?s?yla, A?harabar?n 39 sembolü vard?r. 

 

Ça?da? Ermenicenin iki lehçesi vard?r. Bu lehçeler Do?u Ermenice ve Bat? Ermenice olarak adland?r?l?r. Do?u Ermenice Ermenistan’?n resmi dilidir. Do?u Ermeniceyi Ermenistan d???nda Rusya’da, Orta Asya ülkelerinde, ?ran’da ve Hindistan’da ya?ayan Ermeniler kullanmaktad?r. Bat? Ermenice ise Türkiye’de, Avrupa ülkelerinde ve Amerika  k?tas?nda ya?ayan Ermenilerin dilidir. 

 

Do?u Ermenice ve Bat? Ermenice için ayn? alfabe kullan?l?r, ancak sembollerin kar??l??? olan sesler farkl?d?r. Örne?in: Do?u Ermeni alfabesindeki “b” sembolünün Bat? Ermenicedeki ses de?eri “p”dir. Ayn? sorun “d-t”, “g-k” “h-y” sembolleriyle de ya?an?r.  Özellikle ?ah?s adlar?n?n ve yer adlar?n?n Türkçeye yap?lan transkripsiyonlar?nda ve tarnsliterasyonlar?nda ara?t?rmac?lar? zor durumda b?rakacak, hatta yanl?? yapmas?na neden olabilecek bu farkl?l?ktan kaynaklanan uygulamalar vard?r. Bunlar?n yan? s?ra, fiil ve ad çekimlerinde, söz diziminde, sözcüklerin kullan?m alanlar?nda da farkl?l?klar gözlemlenir. Bu spesifik sorunlar? dikkatinize sunuyorum çünkü kamuoyunda Do?u Ermeniceyi bilenin Bat? Ermeniceyi ve Grabar? da bilebilece?i gibi bir yan?lg? var. Bu bilgi yaln?zca belirli bir e?itim sürecinden sonra söz konusu edilebilir. 

 

4) Ermenice metinler okunam?yor, çünkü Ermenice bilen uzmanlar yok. Bunun do?al sonucu olarak, Osmanl? ?mparatorlu?unun çökü? döneminde Ermenilerin Anadolu topraklar?ndaki ve yurt d???ndaki faaliyetleriyle ilgili Ermenice olarak yaz?lm?? kay?tlar hâlâ ara?t?rma konusu yap?lm?yor ve incelenemiyor. 

 

Ara?t?r?lmas? ve incelenmesi gereken kay?tlar aras?nda yaln?zca ar?iv belgeleri de?il, ders kitaplar? ve Ermeni kamuoyunu adres seçen kitle ileti?im araçlar?n?n tamam? olmal?d?r. Ayr?ca, yaln?zca geçmi?te de?il, bugün de Ermeni kamuoyunun Sözde Ermeni Soyk?r?m? iddialar?n? nas?l alg?lad??? ve gelecek nesillere nas?l aktard??? sorunun güncel boyutuyla yak?ndan ilgilidir. Bu bilgilere yaln?zca s?cak diyalogla de?il, güncel bas?n?n ve yay?nlar?n yak?ndan takip edilmesiyle de ula??lmal?d?r.

 

4) Ermeni harfleriyle yaz?lm?? Osmanl?ca metinler okunam?yor: Ermeni harfleriyle yaz?lm?? Osmanl?ca kaynaklara ula??lmas? yaln?zca Ermeni Soyk?r?m? ?ddialar?yla de?il kültürümüzle ve edebiyat?m?zla ilgili olarak da pek çok yeni bilginin gün ?????na ç?kmas? anlam?na geliyor. Zira veriler, genel olarak gayri müslimlerin, özel olarak da Ermenilerin Osmanl? ?mparatorlu?u döneminde Türkçeye de?il, ama Arap harflerine tepki gösterdiklerini, bu nedenle de Türkçeyi yaz? dilinde Ermeni harfleriyle kulland?klar?n? belgeliyor. Örne?in: Vartan Pa?a’n?n “Akabi Hikayesi” 1851 y?l?nda Ermeni harfleriyle yaz?lm?? ilk Türkçe romand?r.[3] Ermeni Türkolog H.A.Stepanyan bu konuyla ilgili yapt??? ara?t?rman?n sonuçlar?n? ?öyle de?erlendiriyor:

 

“Osmanl? Türkiye’sindeki Ermeni halk?n?n sosyal ve tarihsel ko?ullar içerisinde kendili?inden olu?an Ermeni harfleriyle Türkçe edebiyat, Ermeni kültürünün özgün ve önemli bir aya??d?r. Ermeni harfli Türkçe edebiyat olu?um ve geli?im süreci içerisinde iki evre geçirmi?tir: el yazmas? ve matbaa harfleri dönemi. XIV.yüzy?ldan itibaren ba?lat?lan el yazmas? dönemi, XVIII.yüzy?l?n ba?lar?nda matbaa harfleriyle yaz?lan eserlerin görülmesine kadar aral?ks?z olarak, matbaadan sonra da bir yüzy?l daha varl???n? sürdürmü?tür.”[4]

 

H.A.Stepanyan ayr?ca el yazmas? olarak günümüze kadar 300 eserin fragmanlar?n?n ula?t???n? bildiriyor.[5] Ayn? ara?t?rmac?n?n dikkatimizi çeken bir ba?ka çal??mas? daha var. Bu çal??mada 1727-1968 y?llar? aras?nda Ermeni harfleriyle bas?lm?? eserlerin bir bibliyografyas? haz?rlanm?? ve binin üzerinde esere ait veriler sunulmu?tur.[6]

 

Zaman olarak Ermenice harfli Türkçe metinlerden çok daha derin bir geçmi?e sahip olan Yunan ve ?brani harfleriyle yaz?lm?? Türkçe eserlerden konumuzun d???nda kald??? için burada bahsetmeyece?im. Ama konuyla ilgili çal??malarda hangi noktada oldu?umuzu k?yaslamaya olanak vermek için bat?l? ara?t?rmac?lar?n bu sorunu ne zamandan beri incelediklerini belgeleyen bir çal??may? anaca??m. Çal??may? yapan ?ah?s Fredrich von Kraelitz-Greifenhorst. Bu ara?t?rmac? 8 Mart 1911 tarihinde Viyana ?limler Akademisinde düzenlenen sempozyumda “Ermeni Harfleriyle Türkçe Hakk?nda Ara?t?rmalar” ba?l???yla bir bildiri sunmu?tur. Bu bildiride Ermeni alfabesindeki sembollerin ve Türkçe seslerin özellikleri dikkate al?narak Ermeni harfli Türkçe metinlerde kar??la??lan sorunlar incelenmi?tir.[7] 

 

Bu Türkiye aç?s?ndan a??lmas? en kolay olan sorunlardan birisidir. Çünkü ara?t?rmac?lar?n Ermeni harfli Türkçe metinleri okuyabilmesi için, Osmanl?can?n yan?nda Ermeniceyi okur düzeyde biliyor olmas? yeterli olacakt?r. 

 

5) Ermeni sorunuyla ilgili gerekli bilgileri kamuoyuna anla??l?r bir dille aktar?lam?yor: Bugüne kadar Sözde Ermeni Soyk?r?m? ?ddialar?n? konu alan çal??malar?n nerdeyse tamam?na yak?n? tarih uzmanlar? taraf?ndan yap?lm??t?r. Bunun d???da kalanlar ise uluslararas? ili?kiler alan?nda yap?lm?? olan çal??malard?r. Bu çal??malar?n ortak özelli?i uzmanlara hitap eden bir dille yaz?lm?? olmas?d?r. Bu özellik kitab?n incelenmesi ve de?erlendirilmesi aç?s?ndan bir art? olmas? gerekirken, tam tersi bir tepki veriliyor. Kitap okurla bulu?tuktan sonra kaderine terk ediliyor. Art?k kitap hakk?nda okurun dikkatini çekecek ve onun eksik bilgilerini tamamlayacak en ufak bir yaz? ya da çal??ma görmeye olanak yok. Oysa popüler bir dille yaz?lm?? kitaplar?n bile okurlar?na ula?abilmesi için bu türden çal??malar zorunludur. Çünkü bu çal??malar kitab?n okunmas?n? kolayla?t?r?r, raflardan okuma masalar?na inmesine yard?m eder. K?saca, destek vermek için yazar?n ad?n? dipnotlarda ve kaynakçada anman?n d???nda, konunun uzmanlar?n?n kitab?n nas?l okunaca?? konusunda okuru bilgilendirmesi ve e?er varsa ele?tirilerini okurla payla?mas? gerekiyor.

 

Tart??ma platformlar?ndaki duruma gelince. Bu alanda sorun yaln?zca tarih, uluslararas? ili?kiler, hukuk ve siyaset boyutuyla ele al?n?yor. Oysa Sözde Ermeni Soyk?r?m? Projesini sahiplenenlerin çal??ma alanlar? yaln?zca bu disiplinlerle s?n?rl? de?il, en önemlisi de adres olarak seçtikleri kesim konunun uzmanlar? de?il s?radan insanlar. 

 

2006 Nobel edebiyat ödülüyle birlikte Türkiye’de yap?lan tart??malar gösterdi ki yaln?zca s?radan okura de?il entelektüellere bilgi aktarmakta da sorun ya?an?yor. Her ?ey bir yana, öncelikle Türk kamuoyunun etkilere kar?? tepkisini duygular?yla de?il, bilgisine dayanarak verebilmesi için do?ru bilgi ak???n? sa?layacak bir üslubun geli?tirilmesi gerekiyor. 

 

Sonuç olarak, bir sorunu tespit etmek önemli bir a?amad?r, ama esas olan söz konusu sorunu inceleyip verileri de?erlendirdikten sonra çözüme kavu?turmakt?r.



*21 Nisan 2007 tarihinde “Uluslararas? Ermeni Sorunu Sempozyumu”nda sunulan bildiri metnidir.

[1] Dasnabedyan, Y.Gh. Sarkisyan, Ta?nak Partisi  için belgeler, üçüncü Cilt, s.118. Al?nt? için bkz. Andranik Çelebyan, Zoravar Andranik, (Erivan; Arevek, 1990), ec. 191.  (Ermenice) 

[2] M.Arzumayan, “1915 Y?l?ndaki Efsanevi Musa Da?? Çarp??mas?”, Haykakan sovetakan hanragitaran, hator: 8, Erivan, 1982.

[3] Vartan Pa?a, Akabi Hikayesi, Eren Yay?nc?l?k, ?stanbul, 1991.

[4] H.A.Stefanyan, Hayatar turkeren grakanutyun, Erivan, 2001, ec. 235.

[5] A.g.e., ec. 235.

[6] H.A.Stefanyan, Hayatar turkeren grkeri matsenagrutyun 1727-1968, Erivan, 1985.

[7] Fredrich von Kraelitz-Greifenhorst, “Ermeni Harfleriyle Türkçe Hakk?nda Ara?t?rmalar”, çev.Hakan Karateke, Kebikeç, say?:4, Ankara,1996, s. 13-33.

    Makaleye Yorum Yaz        Tavsiye Et

«  Geri
Yorumlar


«  »