Anasayfaİletişim
  
English
Makaleler

ERMEN? SORUNUYLA ?LG?L? OLARAK TOPLUMSAL BELLEK OLU?TURMAK YÖNÜNDE ERMEN? K?TLE ?LET???M ARAÇLARININ OYNADI?I ROL**

Birsen KARACA, Prof.Dr.
02 2008 - Abant ?zzet Baysal Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü Journal of Social Sciens

="MsoNormal" stylŽÿO sERMEN? SORUNUYLA ?LG?L? OLARAK TOPLUMSAL BELLEK OLU?TURMAK YÖNÜNDE ERMEN? K?TLE ?LET???M ARAÇLARININ OYNADI?I ROL**WToplumlar?n da bireyler gibi, bellek yetisine sahip olup olmad??? tart??mas?, günümüzde yerini toplumsal belleklerin incelenmesine b?rakt?. Konuyla ilgili bilimsel tart??malar?n tarihi yar?m yüzy?ll?k bir geçmi?e sahip.àya?am kadar eskidir. Bu ç?kar?m, toplumlar?n belleklerine bilgi depolamak, bilgileri saklamak ve sonraki ku?aklara aktarmak için kullan?lan araçlar, bellek yitimi ve var olan toplumsal belle?i silip yerine yepyeni bir toplumsal bellek olu?turman?n mümkün olup olmad??? gibi konularla ilgili sorular?n gündeme gelmesine yol aç?yor. Bizim ç?k?? noktam?z özellikle sonuncu sorun. Bu konuda birbiriyle taban tabana z?t görü?ler var. Konuya analiz yöntemiyle yakla?an Paul Connerton, “Toplumlar Nas?l An?msar?” adl? eserinde: “Ne türde olursa olsun belli bir deneyimin akla yak?n oldu?undan emin olmak için onu, daha önceki deneyimlerin olu?turdu?u deneyime ba?lamak zorunda”y?z,[1] der. Sovyetler Birli?i döneminde bunun kar??t? görü?ü temsil eder türden bir uygulaman?n ba?ar?s?zl???na 1991 y?l?nda tüm dünya tan?kl?k etti. Bu örnekte, siyasi erkin yeni bir toplumsal bellek kurma denemesine Rus toplumunun gösterdi?i tepki dikkat çekiciydi. Geçmi?le ba?lar?n? koparmay? reddeden grup bu sürecin d???nda kalm??t? ama yeni bir gelecek ve yeni bir bellek için gönüllü olanlar, kurduklar? yetmi? y?ll?k belle?i y?karken de ayn? derecede gönüllüydüler. 

?imdi bir ba?ka örnekten, Ermeni Sorunundan bahsedelim. Yüzy?llard?r Ermeni toplumunda olu?turulmaya çal???lan toplumsal bellek denemelerinin kuramc?lar? XX. yüzy?lda dü?üncelerini “Ermeni Sorunu” ba?l??? alt?nda yeniden formüle ettiler. Yüzy?l?n sonuna gelindi?i zaman da, kitle ileti?im araçlar?n?n kazand??? niteliklere paralel olarak hayal edemedikleri kadar geni? bir mekanda ve h?zda hareket olana??na sahip oldular. 

 

Bir parantez açarak uzmanl?k alan?m?n önemli sorunlar?ndan ikisine de?inmek istiyorum. ?lki, bir sorunla ilgili yöneltilen sorulara bilimsel yöntemlerle cevap aramak yerine, çözüm için gerekli olan do?ru cevab? alabilmek için kendimize do?ru soru yöneltmemiz gerekiyor. Sorular?n do?ru formüle edilmesi ise söz konusu edilen sorunun önemli bir parças?d?r.[2] Alt? çizilmesi gereken di?er sorun, var olan çok say?daki Ermenice ve Ermeni harfleriyle yaz?lm?? materyallerin Türkiye’de inceleme kapsam?na henüz al?nm?? olmas?d?r. 

 

Bu çal??mada Ermeni Sorunuyla ilgili ve Ermeni görü?ünü benimseyen metinlerde okurda önyarg? olu?turmak amac?yla verilen bilgiler farkl? adresler için Ermenice, Rusça ve Türkçe yaz?lm?? di?er metinlerdeki bilgilerle k?yaslanacak. 

 

21. yüzy?l?n teknolojik geli?imi?lik düzeyinde kazand??? üstün nitelikler sayesinde kitle ileti?im araçlar?, yaln?zca bilgileri depolamak, saklamak ve aktarmak de?il, toplum belle?ini yönlendirmek ve (konu tart??maya aç?k olsa da) yepyeni bir toplumsal bellek olu?turmak yönünde i?lev kazanm?? görüntüsü sunuyor. Bu noktada da kitle ileti?im araçlar?n? kullananlar?n etik de?erleri ve (deyim yerindeyse) ellerindeki gücü kullan?m amaçlar? büyük önem kazan?yor. Örne?in: geçmi?te toplumlar?n belle?indeki sava? imgesi sava?a kat?lanlar?n an?lar?, mektuplar? veya askeri kaynaklar?n yapt??? aç?klamalar ya da Lev Tolstoy gibi, sava? alan?nda bulunma f?rsat?n? yakalam?? birkaç yazar?n kaleminin gücüyle s?n?rl?yd?. Bu nedenle de o döneme ait olaylar?n yanl?? de?erlendirilmi? ve belgelerin tahrif edilmi? olabilece?i tart??mas? hiç eskimeyen önemli gündem maddelerinden birisi olmaya devam ediyor. Tolstoy, “Sava? ve Bar??”?n Önsözünde özellikle bu sorunla ilgili dikkate al?nmas? gereken de?erlendirmeler yapar.[3] Ünlü yazar, çarp??man?n biti? an?ndan sonra geçen her dakikada ifadelerin de?i?meye ba?lad???n?n, hayal gücünün ve duygular?n yo?un bir etkinlik kazand???n?n alt?n? çizer. Bugün ise, televizyon ve internet arac?l???yla sava?? görsel ve i?itsel olarak naklen izleyebilmemize kar??n, röportaj? gerçekle?tiren ?ahs?n elindeki malzemeyi kullan?? ve sunu? yöntemi taraflardan birisini rahats?z edebilecek nitelikte oluyor ço?u zaman. Belgenin güvenirli?i aç?s?ndan tart??maya neden olan bu sorun, ço?unlukla bilinçli tutumlardan kaynaklan?yor. Bir uzman gözüyle Özcan Yüksel, foto?raf?n yans?tt??? gerçekli?i ?öyle de?erlendiriyor: 

 

“Foto?raf pek çok ?eyi ve insan?n dünyaya bak???n? de?i?tirdi. Bu sanat ya da ileti?im arac? gerçe?i tüm ç?plakl???yla gösterme gücüne sahipti. En az?ndan öyle bir inand?r?c?l??? vard?. Öylesine bir güç ki gerçe?i gösterirken saklamay? da ba?aracakt?. Gerçe?i gördü?ünü sanan insanlar?n önüne konan gerçek, gerçekli?i al?nm?? gerçek olabilirdi; gerçe?in bir parças?, öncesi ve sonras? olmayan bir an? örne?in.”[4] 

 

Foto?raf metinlerinin bu özelli?i, Ermeni Sorununu konu alan yaz?l? ve görsel metinlerde çok s?k kullan?l?yor. Bu da, öncesi ve sonras?yla tüm ba?lar? kopart?lm?? anlara ait olaylar ön plana ç?kart?larak yap?l?yor. T?pk? reklamlarda kullan?lan foto?raf kareleri gibi, bireylerin ve toplumlar?n kendilerine sunulan bilgiyi sorgulama yapmadan belleklerine depolamalar için etkili olaca?? öngörülen epizotlar yanyana getiriliyor. Burada alt? çizilmesi gereken ?ey ?udur: Özellikle yaz?l? metinler söz konusu olunca, bir yandan bular?n sanatsal de?il gerçekli?i anlatan belgeler oldu?u iddia ediliyor, di?er yandan da edebiyata dahil edilmesi için çal??malar yap?l?yor. Ancak bu oldukça tart??mal? bir tutumdur. Çünkü kullan?lan malzemelerin gerçeklikle ba?lant?s? ne kadar yüksek olursa olsun edebiyata ait bir eser siyasi tarihin belgesi olamaz, tarihi olaylar? ve ki?ileri konu alm?? bile olsa. O eserlerin tart???lmas? gereken alan edebiyat platformlar?d?r, elbette sanatsal bir de?eri varsa. 

 

Hâlâ üzerinde çal??maya devam etti?im bir ba?ka ara?t?rmaya da konu olan Avusturyal? yazar Franz Werfel’in “Musa Da?’da K?rk Gün” adl? roman? bu konu için örnek olabilecek niteliktedir. 1890-1945 y?llar? aras?nda ya?ayan Werfel roman?n?n konusunu Türk tarihinden seçiyor, materyalleri ise, Suriye ve Antakya’dan toplad???n? iddia ediyor ve diyor ki: 

 

“Bu eser, 1929 y?l?n?n Mart ay?nda, ?am’da, tasarlanm??t?r. Bir hal? Fabrikas?nda çal??an ve açl?ktan ölmü? göçmen çocuklar?n?n sefaletini, bir halk?n ak?l almaz kaderini, olup bitenin ölüler ülkesinden çekip ç?kartmak için belirleyici neden olmu?ur.”[5]  

 

Kitab?n arka kapa??na yerle?tirilen bu metin, okura yazar?n anlat?lanlara kar?? tutumunu ve eserin içeri?iyle ilgili önemli bilgiler aktar?yor. Metnin bir ba?ka iddias? ise, anlat?lanlar?n gerçek oldu?udur. Kitab?n ilk bas?m?ndan yetmi? y?l geçtikten sonra da roman?n sonuna, etkisinin daha çarp?c? olmas? ve gerçeklik iddias?ndaki inan?rl???n? art?rmak için, bir Frans?z?n ki?isel ar?ivinden ç?kart?lan foto?raflar ilave ediliyor. Eserin daha fazla adrese ula?amas?n? sa?lamak amac?yla daha sonra sinemaya da uyarlanm??t?r. Burada tart??ma konumuz için alt? çizilmesi gereken bilgi Franz Werfel’in roman?n? 1933 y?l?nda tamamlad???. 

 

?lk etapta Avusturyal? yazarla farkl? mekanlarda, ama ayn? dönemde ya?am??, dü?ünmü? ve tart??m?? iki yazar?n eserlerinde o günleri nas?l yorumlad?klar?n?, sonra da bir Ermeni ansiklopedisinde 1915 y?l?nda Musa Da??’nda ya?ananlar?n nas?l anlat?ld???n? inceleyelim. 

 

?lk örne?imiz 1906-1972 y?llar? aras?nda ya?am?? Sovyet vatanda?? Ermeni yazar Mk?rtiç Armen’in 1935 y?l?nda kaleme ald??? “Hegnar Çe?mesi”[6] adl? öyküsü olacak. Mk?rtiç Armen’in eseri için seçti?i konu oldukça çarp?c?. Gümrü’de Türk, Ermeni ve Rum etnik kökenli insanlar, uyumlu, sakin ve dostça ya?amlar?n? sürdürürlerken yasak bir a?k?n trajik sonuna tan?k olurlar. Eserin sonunda genç bir Ermeni kad?n?n, o y?llarda Türk kad?nlar?n?n giydi?i çar?af?n alt?na gizlenerek Ermeni e?ini aldatt???, aldat?lan e?in ise bat?l inançlar? kullanarak halk?n iyi niyetini suistimal etti?i ortaya ç?kar. Eserde anlat?lan olaylar zaman olarak Çarl?k dönemin sonu ve Sosyalist idarenin ilk onlu y?llar?na aittir. Seçilen konu, yazar?n an?lar?d?r ve halk?n güncel ya?ant?s?ndan al?nm??t?r. 

 

Di?er örne?imiz, Ömer Seyfettin’in 1918 y?l?nda yay?nlanan “Ashab-? Kehf’imiz” adl? öyküsü olacak. Yazar kitab?n Önsözünde amac?n?: “Bu küçük roman? be? y?l önce yazm??t?m. Gayem edebi bir eser meydana getirmek de?ildi. Sadece ayd?nlar?m?z?n garib dü?üncelerini içtimaî dü?üncelerle kar??la?t?rmak istiyordum,[7] diye aç?klar. 1914 y?l?nda Anadolu topraklar?nda ya?anan olaylar?n en yo?un hissedildi?i ve tart???ld??? yer, Osmanl? ?mparatorlu?u’nun ba?kenti olan ?stanbul’du. Ömer Seyfettin, eserine kahraman olarak bu zaman dilimi ve ortamdan bir Ermeni genci seçer. Yazar, ad? Hayk olan bu gencin milliyetçi duygular?na sayg? ve ho? görüyle bakar ve onu Türk ayd?n?na örnek gösterir. 

 

Burada yöneltilmesi gereken soru ?u: Franz Werfel’in Avusturya’dan gördü?ü ve kaleme ald??? olaylar?n yaln?zca tan??? de?il, olaylarda taraf olmas? gereken Türk ve Ermeni yazarlar?n bu kadar önemli bir sorunu nas?l fark demedikleri? Ya da Ömer Seyfettin ve Mk?rtiç Armen için böyle bir duyars?zl???n olabilirlik derecesi?  Ermeni Sovyeti Ansiklopedisinde verilen bilgiler bu sorunun cevab? olacak nitelikte.[8] 

 

Ad? geçen Ansiklopedide 1915 y?l?nda Musa Da??’nda ya?ananlar Ermenice olarak anlat?l?yor. Hedef al?nan okur kitlesi de?i?ti?i için, do?al olarak, anlat?m teknikleri de de?i?iyor. Her?eyden önce Werfel’in roman?n?n sonuna görsel obje olarak yerle?tirilen peri?an insanlar?n yerinde art?k eli silahl? çocuklar ve beline silah takm?? genç bir k?z gururla poz veriyorlar. 

 

Yazar? Arzumanyan olan Ermenice yaz?l? metinde dikkat çeken bir bilgi mevcut. Bu, Werfel’in eserinde izinli bir Osmanl? subay? olarak tan?tt??? Gabriel Bagratyan ile Musa Da??’nda olaylar olmadan birkaç gün önce Yo?unoluk’a gelen Zeytun’un protestan kilisesi vaizi Tigran Andreasyan aras?ndaki benzerliktir. 

 

Arzumanyan’?n verilerinde Tigran Adreasyan Zeytun isyan? s?ras?nda Zeytun’dad?r. Musa Da?? isyan? ba?lamadan birkaç gün önce ise Yo?unoluk’a gelir ve isyan?n haz?rlay?c?s? ve de kat?l?mc?lar?ndan birisi olur. 

 

Werfel’in roman?nda ise, Gabriel Bagratyan, Musa Da??’ndaki isyandan birkaç gün önce t?pk? Andreasyan gibi, do?um yeri olan Yo?unoluk’a gelir. Ancak öyküde çok önemli bir de?i?iklik yap?lm??t?r. Bagratyan, uzun y?llar?n? Fransa’da Ermenilerden uzakta geçirmi?; Ermenili?ini büyük ölçüde unutmu?; bir Frans?z kad?nla evlenmi?; bir zamanlar hizmet etti?i Osmanl? Ordusuna sadakatini yitirmemi?; ?imdi bu zor sava? günlerinde devletine kar?? vatanda?l?k görevini yerine getirmek için teskeresini beklerken, kendisini isyan?n ortas?nda isyanc?lardan birisi olarak bulmu?tur. 

 

Ayn? zamanda kendisi de bir papaz olan Werfel eserinde Tigran Andreasyan’?, isyanlarla olan yak?n ili?kisi nedeniyle okurun sorgulayabilece?i tüm verilerden ar?nd?rm??t?r. A?a??da ön plana ç?kart?lacak olan verilerden Werfel’in eseriyle dünya kamuoyunda Türkiye’ye kar?? önyarg? olu?turmak hedefi güttü?ü net olarak gözlemlenebiliyor. 

 

Arzumanyan’?n makalesinde Yo?unoluk’taki 6 Ermeni köyünün Ta?nak Partisinin görü?leri do?rultusunda içlerindeki muhalif grubu bast?r?p Musa Da??’na ç?karak isyan? ba?latmaya karar verdikleri; Osmanl? Ordusuyla çok say?da silahl? çarp??ma yapt?klar?; hatta Osmanl? ordusuna kay?plar verdirttikleri; askerin “Teslim ol!” ça??r?lar?na her seferinde silahla kar??l?k verdikleri bilgisi yer al?r. 

 

Arzumanyan Musa Da??’n?n isyan için Ermeniler taraf?ndan gerçek bir askeri kampa dönü?türüldü?ünü ?öyle anlat?r: 

 

“... Andreasyan’?n ve önde gelen di?er eylemcilerin yönetiminde Isvendia Ermenileri ellerindeki silahlar?, yiyecekleri ve hayvanlar?yla birlikte geceleri Musa Da??’na ç?kt?lar. K?sa süre sonra buras? gerçek bir askeri kampa dönü?tü. Özel bir askeri te?kilat kuruldu, Ye. Ya?ubyan te?kilat?n  yöneticisi olmu?tu.”[9]   

 

Werfel, okura olay?n bir isyan oldu?unu unutturacak motiflerle dolduruyor eserini ve H?ristiyanl?k imgesini ön plana ç?kart?yor. Bu imge yard?m?yla Musa Da?? ?sa peygamberin çarm?ha gerildi?i da??n sembolü haline dönü?türülmü?tür. Buna paralel olarak, eserde Ermenilerin gözlerinin büyüklü?ü leitmotif olarak s?k s?k tekrarlan?rken yazar taraf?ndan garip bir benzetme yap?l?r: Bu, ?sa peygamberin çarm?ha gerilme an?nda gözlerinin ald??? formla Ermenilerin gözlerinin büyüklü?ü aras?nda kurulan ili?kidir. Böylece, hiçbir H?ristiyan?n duyars?z ve tepkisiz kalamayaca?? bir eser ortaya ç?km??t?r.  

 

Oysa özellikle bu anlat?lan, yani Ermeni ayd?nlar?n?n H?ristiyanl??? Ermeni tarihi içerisinde nas?l yorumlad?klar? ara?t?rma konusu yap?lmam??t?r. Bu konuda Werfel’i onaylamayan veriler mevcut. Bunu küçük bir al?nt?yla örnekleyelim. Ermeni bilim adam? Prof.G.H.Sarkisyan “..H?ristiyanl???n bask?c? yap?s?n?n, en az?ndan di?er dü?üncelere kar?? tahammülsüzlü?ünün Ermeni kültürünün geli?mesine olumsuz etki yapt???n?n alt?n? çizmek gerekiyor,[10] yorumunu yaparken hiç de Werfelle ayn? fikirde de?ildir. 

 

Konuyla ilgili üzerinde durulmas? gereken ara?t?rmac?lar?n/yazarlar?n yakla??m?yla ilgili birkaç sorun var: Bugüne kadar, Ermeni etnik kökenli olmadan “Ermeni sorunu”nu çal??ma konusu olarak seçen ve Ermeni görü?ünü destekleyen tek bir ara?t?rmac?n?n/yazar?n, Ermeniceyle veya Ermeni harfleriyle kaleme al?nm?? Ermeni belgelerine yönelmemesi dikkat çekicidir. Bunun nedenlerinden birisi ara?t?rmac?n?n/yazar?n Ermeniceyle ilgili dil sorunu ya??yor olmas?d?r. Çünkü, t?pk? dün oldu?u gibi bugünün ko?ullar?nda da Ermeni olmayan bir ara?t?rmac?n?n, Ermenice belgelere ula?abilmesinin tek yolu bir Ermeniden alaca?? yard?md?r. Bu konuda Rus edebiyat dünyas?ndan iki ünlü ki?ilik üzerinde durulmaya de?er özellikler ta??yor. Bunlardan birisi Valeri Bryusov. Bu ünlü Rus ?air 1915 y?l?nda Moskova Ermeni Komitesinin para ve bilgi deste?iyle Rusça olarak “Ermenistan ?iir Antolojisi” adl? bir kitap haz?rl?yor ve yay?nl?yor. Kitab?n amac? Rus kamuoyunda Türkiye’ye kar?? tepki uyand?rmakt?r. Bu Antolojinin Önsözünde Bryusov’un Ermeni tarihiyle ilgili bir de makalesi var. Bu makalenin ve Antolojinin özelli?i, çal??mada sunulan bilgilerin Bryusov’a Ermeniler taraf?ndan dikte edilmesi ve Antolojideki çevirilerin Ermeniler taraf?ndan yap?lmas?d?r. Çünkü Bryusov’un çeviri yapabilecek düzeyde Ermenice bilgisi yoktur, ama as?l önemlisi o bu i?e ba?lad???nda Ermeni edebiyat? diye bir edebiyat?n varl???ndan haberder de?ildir.[11] Verece?im ikinci örnek ça?da? Rus gazeteci Andrey Bitov olacak. Yazar Ermenistan üzerine bir yaz? haz?rlamak üzere gazetesi taraf?ndan Ermenistan’a gönderilir. Gazete için yaz? haz?rlanamaz, ama Bitov, bir y?l sonra “Ermeni Dersleri”[12] adl? bir gezi notu yay?nlar. Eser, gelenek oldu?u üzere, an? formunda yaz?lm??t?r. Burada da gelenekler takip edilerek gerçek oldu?u iddia edilen malum an?lar Ermeniler taraf?ndan Rusçala?t?r?larak eserin kurgusuna montaj tekni?iyle yerle?tirilmi?tir. 

 

Bu iki örnek bir ba?ka gerçe?in ayd?nlanmas?na yard?m ediyor: Bat?l? siyasi ve diplomotik çevreler yan?nda, akademik çevreler de, ya konuyu yaln?zca Ermeninin bak?? aç?s?yla anlat?ld??? ?ekilde dinlemek ve alg?lamakta ?srarl? bir tutum sergiliyor veya bu tutumu görmezden gelerek gizli destek veriyor. Oysa bilimsel etik, böylesi bir sorunu ara?t?ran bilim adam?n?n masum bir yakla??mla da olsa taraflardan birisini dikkate almamas?n? affetmez.  

 

De?erlendirme yapmak için, yeniden toplumsal bellek konusuna dönelim. “Bellek” sözcü?ünün sözlük kar??l??? “Zihnin belleme ve hat?rlama gücü. Alg?lanan nesnelerin ve durumlar?n, ya?an?lanlar?n insan bilincinde iz b?rakmas?, birikmesi ve gere?inde yeniden üretilmesi yetene?i.[13] Bu çal??mada “toplumsal bellek”le kastedilen ise, küçük veya büyük insan gruplar?n?n ortak belle?idir. Belle?in en temel i?levlerinden birini yerine getirmesi, yani ?imdi ile geçmi? aras?nda ba?lant? kurmas? için an?msaman?n devreye girmesi ?artt?r. Ancak, bireylerin ve toplumlar?n geçmi?le ilgili an?msamalar?, psikolojik yap?ya, ç?karlara, alg?lama gücüne, e?itim düzeyine, özlemlere, ya? faktörüne ve çevreden gelen etkilere ba?l? olarak inan?lmaz derecede yan?lt?c? olabilir. K?saca, ayn? olaya tan?kl?k etmi? bir grup insana olup bitenleri anlatt?rmak istersek, tan?k say?s? kadar öykü toplanacakt?r elimizde. Türk edebiyat dünyas?ndan Ferit Edgü’nün, bu ç?kar?m? örneklemede kullan?labilecek “Yazmak Eylemi (Sel Yay?nlar?, ?stanbul, 2005) adl? ilginç bir denemesi vard?r. Yazar  an?lan eserinde siyasi içerikli tek bir olay? yüz bir ki?inin bak?? aç?s? ve anlat?m biçimiyle sunmu?tur okurlar?na. Di?er örne?imiz Frans?z edebiyat?ndan: Bellekle ilgili bilimsel çal??malar?n vazgeçilmez ba?vuru kayna?? Marcel Proust, “Kay?p Zaman?n ?zinde”[14] adl? roman?nda küçük Marcel’in ve di?er aile bireylerinin kom?ular? Swann’la ilgili an?lar?n? anlat?r. Ortaya ç?kan sonuç oldukça renklidir: Aile bireylerinin her birinin kafas?nda kendileri için yaratt?klar? farkl? bir Swann ya?amaktad?r. 

 

Arkeolog Prof. Dr. Mehmet Özdo?an’?n konuya uygun dü?en bir yorumu var: 

“Geçmi?i dü?ünmek insanlara özgü bir davran?? ?eklidir. Geçmi?i “masals? geçmi?” ve “ölçekli somut” geçmi? olarak birbirinden farkl? iki ?ekilde alg?layabiliriz. Bunlar?n ilki gerçek ile söylentilerin, inanc?n birbirine kar??t??? zaman ölçe?i, derinli?i olmayan yass? bir geçmi?tir. Bu tür bak?? aç?s?ndan geçmi?in kan?tlanmas? gerekli de?ildir, anlat?lanlara, söylencelere inanmak yeterlidir. Geçmi?i dü?ünmek inanç sisteminin bir parças?d?r. Bunun kar??t? somut, zaman ölçe?iyle geçmi?e bakman?n esas? ise sorgulamaya dayan?r. Her söylenenin ölçekli bir zaman boyutunda kan?tlanmas? ve birbiriyle ili?kilendirilmesi gerekir...”[15] 

 

Werfel ve Bitov örneklerinde de görüldü?ü gibi, bugüne kadar hiçbir bilimsel teknik kullanma gereksinimi duyulmadan, an? formunda kaleme al?nm?? ve Ermeni Sorunuyla ilgili belge olarak sunulmu? materyallerdeki geçmi?, yukarda “yass? geçmi?” diye nitelendirlen özellikler ta??yor ve tek boyutlu kurmaca gerçekleri yans?t?yor. Ayr?ca bu eserlerin sanatsall??? ve güdümlülükleri sorununun da gündeme getirilmesi ve dünya kamuoyunun dikkatine sunulmas? gerekiyor. 

Sonuç olarak, “Ermeni Sorunu” ba?l???yla dünya kamuoyuna sunulan yaz?l?, sözlü, görsel materyalleri incelerken Türkiye’ye kar?? sistemli bir psikolojik sava? plan?n?n uyguland??? gözlemleniyor. Ermeniler için hedeflenense, yeni bir toplumsal bellek olu?turmak. Bu amaç do?rultusunda, Ermenilere Türk halk?yla olan ortak geçmi?lerini unutturmak yönünde çaba harcan?yor. Dolay?s?yla, toplum belle?iyle ilgili ara?t?rmalar?n stratejik çal??malar kapsam?na al?nmas? ve konuya disiplinleraras? ara?t?rma ve inceleme yöntemiyle yakla??lmas? gerekiyor. Özellikle son y?llarda toplum belle?i üzerine yap?lan ara?t?rma, inceleme ve de?erlendirmelere paralel olarak kuramsal çal??malarda da yo?un bir art?? gözlemlenmekte. Konuyla ilgili öncelik, Fransa ba?ta olmak üzere Amerika Birle?ik Devletleri, ?ngiltere ve Rusya gibi ülkelere ait. Uluslararas? alandaki uygulamalarda elde edilen birimkimlerin ve kuramsal çal??malar?n Türk bilim dünyas?na aktar?lmas?, çözüm için gerekli yöntemlerin geli?tirilmesini kolayla?t?racakt?r.  



[1] Connerton, Paul, Toplumlar Nas?l An?msar?, çev: Alaaddin ?enel, Ayr?nt? Yay?nlar?, 1999, s.14.  

[2] Bu teoriyle ilgili ayr?nt?l? bilgi için  bkz. Lotman, Yu.M., O poetah i o poezii, Petersburg, 1996.  

[3] Tolstoy, L.N., “Sava? ve Bar??”, Çeviren Attilla Tokatl?, Cilt 1, Soysal Yay?nlar, ?stanbul, 1985.  

[4] Yüksel, Özcan, Gerçekle Görüntü Aras?ndaki Kamera, Atlas/ Sava??n Kitab?, May?s 2003, 36.  

[5] Werfel, Franz, Musa Da?’da K?rk Gün, çev: Saliha Nazl? Kaya, Belge Yay?nlar?, 1997. Arka kapak.  

[6] Armen M?g?rdiç, Hegnar Çe?mesi, Çev: Hasan Polat, Belge Yay?nlar?, 1998. 

[7] Seyfettin, Ömer, Bir Ermeni Gencin Hat?ra Defteri, Malazgirt Yay?nevi, ?stanbul, 1972, s. 9.  

[8] Arzumanyan, M., Musa leran herosamart 1915, Haykakan sovetakan hanragitutyun, hator 8, Erivan, 1982.  

[9] A.g.e.  

[10] Nersisyan, M.G., ?storiya armyanskogo naroda, Erivan, 1980, s.89.  

[11] Ayr?nt?l? bilgi için bkz. Karaca, Birsen, V.Ya. Bryusov kak perevodçik armyanskoy poezii (Ermeni Manzum Eserlerin Çevirmeni olarak V.Ya. Bryusov), dissertatsiya na coiskanie uçyonoy stepeni, Moskova, 1999 nauçn?y rukovaditel: Hal?k Guseynoviç Kor-ogl?, Moskva, 1999 (Rusça); ayr?ca bkz. Karaca, Birsen, Ermeni Edebiyat? Seçkisi, kültür Bakanl???, 2001.  

[12] Bitov, Andrey, Voskresn?y den, M.: 1980, s. 265-393.  

[13] Tu?lac?, Pars, Okyanus. Ansiklopedik Türkçe sözlük, cilt: 1, ?STANBUL, 1995.  

[14] Proust, Marcel, Kay?p zaman?n ?zinde (Swann’lar?n Taraf?), çev: Roza Hakmen, YKY, ?stanbul, 1999.  

[15] Özdo?an, Mehmet, Tarih Öncesi Arkeolojisine Giri?, Atlas/Arkeo, say?: 1, 2002, s. 10.  

 

 

    Makaleye Yorum Yaz        Tavsiye Et

«  Geri
Yorumlar


«  »