Anasayfaİletişim
  
English



E-Bülten Üyeliği

Günlük bültenimize üye olmak için aşağıdaki alanları doldurunuz.
Ad:
Soyad:
Eposta:


Makaleler

RUSYA'NIN GÜRCİSTAN'A MÜDAHALESİNİN ERMENiSTAN'DAKİ YANKILARI

Yıldız DEVECİ BOZKUŞ
11 2008 - ERAREN
Diğer Makaleler

1991’de Sovyetler Birliği’nin dağılmasından sonra Gürcistan, Ermenistan ve Azerbaycan bölgelerinde birbirlerinden farklı siyasetler izlemiştir. Gürcistan ve Azerbaycan Türkiye ile birçok ortak proje geliştirip Rusya’ya bağımlılıklarını azaltma yönünde adımlar atarken, Ermenistan bunun tam tersi bir politika izlemiş ve Moskova’ya bağımlılığını giderek arttırmıştır. Hâlihazırda Ermenistan enerji, ulaşım ve ekonomi alanları ile siyasi meselelerde büyük ölçüde Rusya’ya bağımlı bir devlet durumundadır.

Ancak Gürcistan-Azerbaycan-Türkiye ilişkilerinde sağlanan derinlik, Ermenistan kadar Rusya’yı da rahatsız etmektedir. Gürcistan’ın özellikle NATO’ya üyelik çabalarından rahatsız olan Moskova, Gürcistan’ı doğrudan ve dolaylı yollarla uyarmıştır. 

 

Rusya Dışişleri Bakanı Sergey Lavrov, geçtiğimiz Mayıs ayında Londra'da düzenlenen 'Yakındoğu Problemleri Dörtlü Toplantısı”nda Gürcistan ile yaşanan sorunların ve bunlara bağlı diğer sorunların çözülmemesinin nedenini NATO planlarına bağlamış ve Batılı başkentleri usturuplu biçimde uyarmıştır. 

 

Ermenistan ise NATO ile yürüttüğü görüşmelerde çok daha temkinli bir tutum sergilemiş ve 23-29 Haziran 2008 tarihleri arasında Ermenistan’da gerçekle?tirilen NATO haftas? etkinlikleri sırasında Devlet Başkanı Sarkisyan, Ermenistan’ın NATO’ya katılma hedefinin bulunmadığını yinelemiştir. Sarkisyan, ülkesinin Bağımsız Devletler Topluluğu (BDT) çerçevesinde yer alan Kollektif Güvenlik Antlaşması Organizasyonu (KGAO) içinde  bulunmaktan memnun olduğunu vurgulayarak, Ermenistan-NATO ilişkilerinin Rusya’yı hedef almadığını belirten açıklamalarda bulunmuştur. Ermenistan yönetiminin bu duruşunda şüphesiz, Rusya ile stratejik işbirliğini koruma kaygısı başlıca etkendir. 

 

Rusya’nın Güney Osetya’da yaşanan sorunları bahane ederek Gürcistan’a askeri bir müdahalede bulunması karşısında başta ABD olmak üzere Almanya, Türkiye gibi ülkeler ile birçok uluslararası kuruluştan tepki yağarken Ermenistan’ın çatışmaların üzerinden dört gün geçmiş olmasına rağmen henüz resmi bir açıklamada bulunmaması dikkat çekicidir.

Ermeni basınında, çatışmaların başlamasından bu yana Gürcistan’da hayatını kaybeden veya yaralananlarla ilgili herhangi bir habere yer verilmezken, 8 Ağustos’ta Taşnak Partisi sözcüsü Kiro Manoyan ilginç bir açıklamada bulunmuştur. Manoyan, Güney Osetya’daki çatışmaların Karabağ’a sıçrama olasılığıyla ilgili yaptığı değerlendirmede, Karabağ’ın siyasi ve jeopolitik yapısının Güney Osetya ile karşılaştırılamayacağını ve çatışmaların Karabağ’a sıçrama ihtimalinin söz konusu olmadığını belirmiştir.

 

Ermenistan basınındaki bazı haberlerde ise, Güney Osetya’daki çatışmaların Karabağ’a sıçraması halinde Azerbaycan’ın Karabağ’a yönelik bir harekâtta bulunmasının ihtimal dâhilinde olduğuna dikkat çekilmekle beraber, Azerbaycan’ın bu yönde bir girişimi için gerekli askeri kapasiteye sahip olmadığını, aksi halde şimdiye çoktan kadar böyle bir girişimde bulunmuş olacağı vurgulanmaktadır. Ermeni kamuoyunda ayrıca, Rusya’nın Gürcistan’a verdiği dersin dolaylı da olsa Azerbaycan’a verilen bir mesaj niteliği taşıdığı üzerinde de duruluyor.

 

Güney Osetya’da başlayan çatışmaların ise iki şekilde son bulması mümkün olabilir: Birinci olasılık Gürcistan’ın Güney Osetya’nın bağımsızlığını tanımasıdır. Bu kabulün Kafkaslarda bir domino etkisi yaratması ve Kafkasya’nın diğer sorunlu bölgelerine de emsal teşkil etmesi ihtimal dâhilindedir. İki ülke arasında süren savaşla ilgili olarak uluslararası kamuoyunun en büyük endişesi savaşın Güney Osetya’dan sonra Abhazya’ya da sıçramasıdır. İkinci ihtimal ise Gürcistan’ın geri adım atmamasıdır. Ancak Gürcistan’ın böyle bir tutum sergileyebilmesi için Batı’dan ciddi anlamda destek alması gerekmektedir. Şu an için her ne kadar ABD ve Avrupa, Rusya’yı eleştiren açıklamalarda bulunsalar da bunu doğrudan Gürcistan’a verilen bir destek olarak yorumlamak pek de mümkün görünmüyor. Gürcistan’ın geri adım atmayarak arkasına ABD ve Avrupa’yı alması halinde ise Rusya ile ABD’nin karşı karşıya gelme ihtimali oldukça yüksek. Ancak burada göz önünde bulundurulması gereken bir diğer husus, ABD’nin İran’la nükleer program nedeniyle sorunlar yaşadığı bir ortamda Rusya’yı karşısına alıp almayacağıdır. ABD’nin tam da başkanlık seçimleri arifesinde nasıl bir tutum sergileyeceği ise merakla bekleniyor. 

 

Ermenistan’ın söz konusu gelişmeler karşısında istemeyerek de olsa Rusya güdümlü bir politika izleyeceğini söylemek mümkündür. Nitekim gerek Ermenistan’ın Rusya’ya çok boyutlu bağımlılığı gerek geçmişte Gürcistan’a karşı izlediği politikaları (ayrılıkçı Cevaheti Ermenileri örneğinde olduğu gibi) nedeniyle bu şekilde hareket etmeye mecbur kaldığı da söylenebilir. Ancak Gürcistan’daki çatışmalar Ermenistan’ı ekonomik açıdan olumsuz etkileyecek niteliktedir. Çünkü Ermenistan’ın dış dünya ile ticaretinin neredeyse yüzde 80’i Gürcistan üzerinden gerçekleştirilmektedir.

 

Savaşın Türkiye açısından etkilerine baktığımızda ise, özellikle Türkiye’nin Gürcistan ile yürüttüğü enerji ve ulaşım projeleri dikkat çekmektedir. Her ne kadar resmi a??zlardan Gürcistan-Rusya arasında yaşanan savaşın Bakü-Tiflis-Ceyhan Petrol Boru Hattı’nı etkilemeyeceği yönünde açıklamalar gelse de, savaşın gerek boru hattını gerek Bakü-Tiflis-Kars demiryolu projesinin hayata geçirilmesini sekteye uğratması ihtimal dâhilindedir.

 

    Makaleye Yorum Yaz    Yazdır    Tavsiye Et

«  Geri
Yorumlar

Henüz Yorum bulunmamaktadır.

« Diğer Makaleler »



 
 
ERAREN - Ermeni Araştırmaları Enstitüsü

Bu site en iyi 1024 x 768 çözünürlükte görüntülenir.