Anasayfaİletişim
  
English



E-Bülten Üyeliği

Günlük bültenimize üye olmak için aşağıdaki alanları doldurunuz.
Ad:
Soyad:
Eposta:


Makaleler

KARABAĞ SORUNUNUN ÇÖZÜMÜ YAKIN MI? (2)

Ömer Engin LÜTEM, Emekli Büyükelçi
15 2008 - ERAREN
Diğer Makaleler

Dünkü yazımızda Rusya Federasyonu Dışişleri Bakanı Sergey Lavrov’un Karabağ sorununun çözümlenmesi konusundaki beyanlarının Azerbaycan ve Ermenistan’da ne gibi resmi tepkilere neden olduğunu anlattık.

îri Ermenistan ve Diaspora basınında da olumsuz yankılar yaratmıştır. Bunların başında Karabağ sorununun Rusya’nın yardım etmesiyle kendi lehlerine çözümlenebileceğine dair Ermenilerde öteden beri yerleşmiş inancın sarsılmasının yarattığı düş kırıklığı gelmektedir. İkinci olarak Lavrov’un Ermenistan’ın içinde bulunduğu güçlüklere temas ederken Azerbaycan’ın geniş imkânlarından söz etmesinin, Karabağ sorununda arabuluculuk yapan bir ülkeye yakışmadığının ifade edilmesidir. Aynı şekilde Lavrov’un Karabağ sorununun çözümünün Türkiye’nin bu konuda yapacağı yardıma (sınırlarını açmasına) bağlı olduğunu ifade etmesi de yerinde bulunmamaktadır. Ayrıca bu sorunun çözümünde Karabağ halkının iradesinden bahsedilmemesi de iyi karşılanmamaktadır. Bir yorumcu Azerbaycan’ın sahibi olduğu doğal kaynakların (petrol ve doğal gaz) tarihte olduğu gibi bugün de Rusya’nın tutumunu tayin ettiğini iddia etmektedir. Bir diğeri ise Moskova’nın Koçaryan zamanında böyle beyanlarda bulunamayacağını, şimdi bu şekilde konuşulmasının Sarkisyan’ın Koçaryan politikalarından vazgeçmiş olduğunu gösterdiği ileri sürülmektedir.

 

Ermeni basınının pek üzerinde durmadığı ancak gerçekte çok önemli olan bir husus Lavrov’un Minsk Grubunun diğer eş başkanlarının da Karabağ sorununun çözümü için halen gerçek olanaklar bulunduğunu kabul ettiklerini söylemesidir. Amerikan Eş Başkanı Matthew Bryza’nın Lavrov’un görüşlerini paylaştığını ifade etmesi, son zamanlarda Kosova, Gürcistan, füze kalkan sistemleri gibi birçok konuda ayrı görüşlere sahip iki büyük devletin Karabağ sorununun bir an önce çözümlenmesi hususunda  birleştiklerini göstermektedir. Bu birleşme, bugün yapılmakta olan Azerbaycan Başkanlık seçimlerinden bir süre sonra Ermenistan ve Azerbaycan üzerinde Karabağ konusunda anlaşmaya varmaları için dostane ancak kararlı bir baskı kurulacağının işaretidir. Özellikle Ermenistan’ın bu baskıya direnmeye çalışacağı görülmektedir. Ancak iki büyük devlet beraber hareket etmeyi sürdürdükleri takdirde Karabağ sorununun makul bir zaman içinde bir çözüme başlanması beklenmelidir.

Lavrov’un sözlerinin diğer önemli bir yönü de Karabağ konusunda Türkiye’nin kilit bir rol oynadığını ortaya koymasıdır. Karabağ sorununun kökeninde 1990’ların başında yaşanan çarpışmalar sonucunda Karabağ ve bu bölgeyi çevreleyen yedi Azerbaycan ilinin işgal edilmesi ve buralarda yaşayan Azerilerin evlerinden kovulması bulunmaktadır. Sorunun çözümü ise Ermenistan’ın gerek işgal edilmiş topraklar gerek Azerilerin evlerine dönmeleri konularında vereceği tavizlere bağlıdır. Oysa Koçaryan döneminin uzlaşmaz politikalarının etkisinde olan Ermenistan kamuoyu ve pek çok siyaset adamı için bu tavizlerin kabul edilmesi zordur. Bu durumda Sarkisyan verdiği tavizlerin karşılığını aldığını ülkesi kamuoyuna inandırmak durumundadır. Karşılık olarak ileri sürülebilecek tek husus ise Türkiye sınırının açılmasıdır. Ermenistan’ın içinde bulunduğu izolasyon son zamanlarda çok endişe yarattığından Ermeni kamuoyu Türk sınırının açılmasını memnuniyetle karşılayacaktır.
(Yarın devam edeceğiz) 

    Makaleye Yorum Yaz    Yazdır    Tavsiye Et

«  Geri
Yorumlar

Henüz Yorum bulunmamaktadır.

« Diğer Makaleler »



 
 
ERAREN - Ermeni Araştırmaları Enstitüsü

Bu site en iyi 1024 x 768 çözünürlükte görüntülenir.