Anasayfaİletişim
  
English

TÜRK-ERMEN? KÜLTÜR ?L??L?LER?:E??N ÖRNE??

Prof.Dr. Zeki ARIKAN*
Ermeni Araştırmaları 1. Türkiye Kongresi Bildirileri-III.Cilt
 

 le="text-align: juğÿ‹)TÜRK-ERMEN? KÜLTÜR ?L??L?LER?:E??N ÖRNE??283¸Èstyle="font-family: Verdana;">TÜRK-ERMEN? KÜLTÜR ?L??K?LER?:E??N ÖRNE??

Zeki ARIKAN



E?in,do?uda Munzur,bat?da Sar?çiçek da?lar?n?n uzant?lar? aras?nda,Yukar? F?rat vadisinin bat? k?y?s?na s?k??m?? bir kasabad?r.Vadi taban? burada deniz seviyesine göre 813 metredir.F?rat(Karasu)nehrinden itibaren yükselen üç ana sekiden birincisinde kasaban?n ba? ve bahçeleri,ikincisinde ise yap?lanma alanlar? yer almaktad?r.Yerle?im alan?n? çevreleyen üçüncü sekiden sonra Hotar da?? bir kale duvar? gibi yükselir.Da?l?k arazi,verimsiz ve ç?plak alanlardan ibarettir.[1]Hotar da??n?n dik yamac?ndan(gaban)do?an Kad?gölü,öteden beri E?in’e hayat vermi?tir.Buras? çe?meleri besler,bahçeleri sular,de?irmenleri i?letir ve sonunda Kad?gölü deresiyle F?rat’a akar.

E?in’in ne zaman ve kimler taraf?ndan kuruldu?u sorusunun yan?t? pek aç?k de?ildir.Bu ad?n Ermenice kaynak anlam?na gelen Akn /Agn’dan türedi?i ve kasaban?n da XI.yüzy?lda Vaspuragan’dan göç eden bir grup Ermeni taraf?ndan kuruldu?u rivayet edilmektedir.[2]Yer adlar? konusunda bilimsel olmayan yak??t?rmalara ve zorlamalara kar?? oldu?umuzu ve hatta kökeni ne olursa olsun bugün Türkiye’de birçok köy,mezra,da?,bay?r,vb. adlar?n?n de?i?tirilmesini do?ru bulmad???m?z? belirtmeliyiz. Bununla birlikte E?in ad?n?n kökeni aran?rken Kemaliye yöresi a?z?nda s?rt,yamaç,arka anlam?na gelen eginnik/eginlik sözünün bulundu?unu da belirtmenin gerekli oldu?una inan?yoruz.[3]Evliya Çelebi’nin E?in’in VII-IX.yüzy?llarda var oldu?unu ileri sürmesi pek inand?r?c? görülmemektedir.[4]

XI.yüzy?lda Türklerin Vaspurakan Krall???n? y?kmalar?,burada bulunan Ermenilerin daha bat?ya do?ru kaymalar?na,Çukurova,Urfa, Malatya ve Sivas dolaylar?na yerle?melerine neden olmu?tur.[5]E?in’in kurulmas?n?n da bu göç ve yerle?melere ba?l? oldu?u dü?ünülebilir.Fakat ne var ki E?in’in bu ve onu izleyen yüzy?llarda stratejik,ekonomik ve hatta dinsel bak?mdan önemli bir rol oynad???n? gösteren hiç bir kay?t bulunmamaktad?r.Nitekim Ernst Honigmann’?n Bizans’?n do?u s?n?rlar? üzerinde yapt??? kapsaml? ara?t?rmas?nda ve buna ekledi?i haritalarda E?in’in ad? dahi geçmemektedir.O dönemde E?in’in do?usunda Munzur da?? eteklerinde kurulmu? bulunan Vartenik daha önemli bir merkez olarak görülmektedir.[6]E?in’in bu çevrede egemenlik kuran Türk devletlerine ba?land???,fakat uzun süre yerel güç ve sergerdelerin elinde kald??? genellikle kabul edilmektedir.

E?in,ula??m bak?m?ndan ana yollar?n bir kav?ak noktas? de?ildi.Bu nedenle çevrede yer alan Malatya,Harput,Sivas ve Erzincan’la tali yollar arac?l???yla bir ba?lant? kurulabiliyordu.Bizans döneminde Malatya’dan kuzeye do?ru ilerleyen bir güzergah?n E?in’den geçerek Z?mara üzerinden Kemah’a ba?land??? bilinmektedir.[7]Anadolu Selçuklu Sultanl??? döneminde E?in’i çevre merkezlere ba?layan yollar?n varl??? konusunda daha ayr?nt?l? bilgilere sahibiz.Prof.Muammer Özergen’in bas?lmam?? doktora tezi bu konuda bizi yeterince ayd?nlatmaktad?r.[8]Osmanl? dönemi yol a?? hakk?nda Evliya Çelebi ve Katip Çelebi gibi kaynaklarla Franz Taeschner’in kapsaml? çal??mas?n? an?msatmakla yetiniyoruz.[9]

E?in,Osmanl? yönetimi alt?nda ekonomik ve ticari bir önem kazanm??,ayn? zamanda idari bir merkez haline gelmi?tir.Bu,Do?u Anadolu’nun Çald?ran seferinden sonra(1514),Osmanl? yönetimi alt?nda bir bütün olarak birle?tirilmesi ve bunun bir sonucu olarak yörede güvenli?in sa?lanmas?yla ilgilidir.Nitekim Çald?ran’dan sonra Osmanl? yönetimi alt?na giren yöreler Diyarbak?r eyaleti alt?nda örgütlenmi?tir ki Yukar? F?rat vadisi de bu yönetim biriminin s?n?rlar? içinde bulunuyordu.[10]Diyarbak?r Beylerbeyli?i’ne ba?l? sancaklar?n kanunnamelerinde[11]daha önceki dönemde reayan?n çekti?i zulümden,gördü?ü bask?dan ötürü, yerlerini,yurtlar?n? terk ederek da??ld???na;?imdi ise yani Osmanl? yönetiminin kurulmas?ndan sonra geri döndü?üne ili?kin kay?tlar son derece önemli ve dikkat çekicidir.Nitekim 924(1518)tarihini ta??yan Tapu-Tahrir defterlerindeki verilerden anla??laca?? gibi Yukar? F?rat vadisinde,yani E?in çevresinde bulunan ve bugün bile varl???n? sürdüren köylerin nüfusu son derece seyrekti ve ortalama 7-8 haneden olu?uyordu.[12]Oysa daha sonraki say?mlarda nüfusun göze batar bir art?? göstermesinde,do?al etmenlerin yan?nda,perakende olmu? yani da??lm?? ahalinin yerlerine dönmeleri de önemli bir etken olmu?tur,san?yoruz.

E?in’in nüfusuna ili?kin ilk say?sal veriler,?imdiki bilgilerimize göre 1518 tarihinde ba?lamaktad?r.Bu tarihte düzenlenmi?, yukar?da sözü geçen Tapu-Tahrir defterindeki verilere göre E?in,?skender Bey Veled-i Yularkast?’n?n 300.000 akçal?k bir has?lla tasarruf etti?i Arapkir livas?na ba?l? bir karye(=köy)olarak yaz?lm?? bulunmaktad?r.[13]Bu köyde 199 hane ve 97 mücerred(bekar)Aramine reayas? yaz?l?d?r.Buna kar??l?k ayn? köyde 14 hane ve 10 mücerret de Müslüman reaya kay?tl?d?r.Köyün toplam vergi geliri 25.591 akçad?r.

1523 tarihinde E?in’de Ermeni nüfus 92 hane ve 70 mücerret olarak hesaplanmaktad?r.Buna kar??l?k ayn? tarihte Müslüman nüfus 108 hane ve 7 mücerretten olu?uyordu.[14]E?in’in söz konusu tarihte onun hemen yak?n?nda bulunan Venk köyü ile birlikte yaz?ld??? ve y?ll?k gelirinin de 22.596’y? buldu?u anla??lmaktad?r.[15]Prof.Nejat Göyünç’ün yapt??? hesaplara göre iki say?m aras?nda Ermeni nüfusunda %48.4 oran?nda bir azalma sözkonusudur.Bu azal??,E?in köyündeki Ermenilerin yar?ya yak?n bölümünün daha büyük merkezlere göç etmi? olmalar? ?eklinde yorumlanabilir.[16]Müslüman nüfusun ise iki say?m aras?nda yani be? y?l gibi k?sa bir zaman dilimi içinde %682.5 oran?nda artm?? olmas? da ayr?ca dikkat çekicidir.Bunun do?al bir nüfus art???n?n sonucu olamayaca?? kendili?inden anla??l?r.Bu bak?mdan bu art???n,daha kurulu? y?llar?ndan ba?lamak üzere devletin uygulad??? “sürgün”siyasetinin bir uzant?s? olarak dü?ünülmesi akla daha yatk?n görünmektedir.[17]

E?in’deki bu nüfus dengelenmesine kar??n henüz mahalle bölümlenmesinden söz edilmemektedir.Mahalle esas?na dayal? bir yerle?im biçimini daha sonra II.Selim(1566-1574)döneminde düzenlenmi? bir Tapu-Tahrir defterinde görüyoruz.Ancak ne yaz?k ki bu defterin E?in’le ilgili bölümünün sayfalar? yanl?? ciltlenmi? ve birbirine kar??m??t?r.[18]Bu defterde E?in,Arapkir kazas?na ba?l? bir nahiye merkezi olarak görülmekte,fakat karye(köy)niteli?ini korumaktad?r.Bu say?mda Müslümanlar?n bir “cemaat”halinde yaz?ld???,Ermenilerin de 9 mahalleye da??ld??? anla??lmaktad?r.Fakat yukar?da belirtti?imiz gibi defterin ciltlenmesinden do?an kar???kl?k yüzünden baz? sayfalar?n eksik olabilece?ini de gözönünde bulundurmak gerekir.Nitekim E?in’in toplam vergisini göstermesi gereken sayfa da yoktur.Sonuç olarak bu tarihte E?in’deki Müslüman cemaat?n?n say?s? 63 nefer,27 hane ve 36 mücerret olarak kay?tl?d?r.Ermeni cemaat? ise toplam 573 nefer,416 hane ve 157 mücerretten olu?maktad?r. Bu kez köyün Müslüman nüfusunda bir dü?ü?,Ermeni nüfusunda ise bir art?? göze çarpmaktad?r.Bu durum bize E?in’in nüfus aç?s?ndan hala istikrar bulamad???n?,hem d??ar?ya hem içeriye dönük göç hareketlerine sahne oldu?unu ortaya koymaktad?r.

Burada Türk-Ermeni ili?kileri üzerine oldukça derli toplu bir eser yazan Prof.Nejat Göyünç’ün bir tespitini belirtmeyi gerekli görüyoruz.O da ?udur:Osmanl? Devleti’nin Do?u Anadolu’ya hakim olmas?ndan k?sa bir süre sonra,kasabalardaki Ermeni nüfusun büyük bir art?? göstermesi göze batmaktad?r.Bunun nedenini köylerdeki bir k?s?m Ermeni halk?n ticaret ve sanat imkanlar? daha bol kasabalara kaymas? te?kil etme gerektir.Nitekim Prof.Göyünç’ün 1518 ve 1523 say?mlar?na ba?l? olarak verdi?i kar??la?t?rmal? istatistik verilerinde Arapkir, Çermik, Ergani, Harput, vb. kasabalardaki Ermeni nüfusunda önemli bir art?? göze çarpmaktad?r.Art?? oran?,sözgelimi Arapgir’de %81.2,Çermik’te %67,Ergani’de %242.6,Harput’ta ise %60.3’tür.[19]Bu art???n,be? y?ll?k bir süre içinde normal bir art?? olamayaca??n? ve bu bak?mdan bir iç göçün söz konusu olabilece?ini gözönünde bulundurmak gerekir.Öte yandan,E?in’in çevresindeki köylerde de Ermeni nüfusuna rastlanmaktad?r.Tapu-Tahrir defterleri d???nda,cizye kay?tlar? da bunu göstermektedir.Fakat üzerinde durulmas? gereken bir nokta da ?udur:XVI.yüzy?l ba?lar?nda düzenlenmi? say?m defterlerinde Ermenice adlar ta??yan bir tak?m köylerde,mezraalarda tek bir Ermeni nüfusuna dahi rastlanmamaktad?r.Öte yandan burada bir ba?ka noktaya dikkati çekmek istiyoruz.Öteden beri Anadolu’nun Kapadokya bölgesinde, Göller Yöresinde,Antalya ve Alanya’da Karamanl? denilen ve Lozan’dan sonra Yunanistan’a göç ettirilen bir toplulu?un varl??? bilinmektedir.H?ristiyan Ortodoks olan bu Karamanl?lar,Türkçeyi kendilerine özgü bir a??zla konu?uyorlar ve Grek alfabesiyle yaz?yorlard?.Tapu-Tahrir defterlerine bak?l?rsa bunlar H?ristiyan adlar yan?nda Tanr?vermi?,Kutalm??,Aslan,vb. Türkçe adlar da ta??yorlard?.Anadolu’da Türkçe konu?an,Türkler gibi giyinen ve davranan H?ristiyanlar?n bulundu?una ili?kin kay?tlar 1437 y?l?na kadar geri gitmektedir.[20]?mparator Ferdinand’?n Busbecq’in ba?kanl???ndaki elçilik heyeti ile birlikte ?stanbul’dan Amasya’ya kadar giden Hans Dernschwam,?stanbul’da Yedikule civar?nda ya?ayan ve ba?kalar? taraf?ndan Caramonos[=Karamanl?] olarak nitelenen bir topluluktan söz edilmektedir.[21]Dernschwam bunlar?n Sultan I.Selim taraf?ndan Karaman’dan sürülerek buraya getirilip yerle?tirildi?ini yazmaktad?r:

“Yukar?da ad? geçen Yedikule’nin civar?nda k?raç bir yer var.Burada ?ran’a uzak olmayan ve Caramania(Karaman)diyar?ndan gelmi? ve Caramonos(Karamanl?lar)denilen bir halk oturuyor.Bunlar H?ristiyan.?badetlerini Rumca yap?yorlar,fakat Rumcay? anlam?yorlar.Dilleri Rumca de?il,Türkçedir...”

Evliya Çelebi,Antalya ve Alanya’da gördü?ü H?ristiyan Ortodokslar?n“asla Urum lisan?”bilmediklerini ve“Bat?l Türk lisan? üzre kelimat”ettiklerini gözlemlemi?tir.[22]Bunlar aras?nda Türk soyundan geldiklerinin bilincinde olanlar da bulunuyordu. Karamanl?lar?,Anadolu’ya geldikleri zaman H?ristiyanl??? kabul etmi? Türkler olarak kabul etmek yanl?? de?ildir.[23]Kimi Yunan tarihçilerinin,“Kemalist ?rkç? propaganda”n?n etkisiyle Karamanl?lar?n Türk say?ld???n? ileri sürmeleri ve bunlar?n Selçuklu döneminde dillerini de?i?tirmek zorunda kald?klar?n? iddia etmeleri[24]tarihsel gerçekleri yans?tmamaktad?r.??te bu ba?lamda Anadolu’da XVI.yüzy?lda nas?l Karamanl? denilen bir H?ristiyan Ortodoks toplulu?u varsa,bir de H?ristiyan Gregoryen toplulu?unun bulundu?unu ve bu topluluk üyelerinin de t?pk? Karamanl? gibi Türk kökenli olabilece?ini gözden uzak tutmamak gerekir.Nitekim Kayseri ?ehrinde ve köylerinde,Erzincan’da XVI.yüzy?lda pek çok Ermeni Türkçe adlar ta??yordu.[25]Bu örnekleri ço?altabiliriz.Sözgelimi,1522’de Ankara kalesindeki alt? mahalleden biri H?ristiyan mahallesi idi.Bunlardan vergi yükümlüsü olan kimilerinin Vartan,Serkis,Bedros,Kirkor gibi Ermeni adlar? ta??d?klar? görülmektedir.Bunun yan?nda ço?unluk ise Melik?ah, Gökçe, Ayd?n, Kutlu, Arslan, Emir?ah, Murat gibi tamamen Türk adlar?yla ça?r?l?yordu. [26]Kayseri Ermenileri aras?nda da U?urlu, Sefer, Yakup, Hüdaverdi, Aslan, Yah?i, Su, Arslan?ah, Bali, Eymür Dede, Budak vb. Türkçe adlar? olanlar vard?.[27]

Bu çerçeveyi çizdikten sonra yeniden E?in’e dönecek olursak buras?n?n XVII.yüzy?lda önemli ve canl? bir kaza merkezi haline geldi?ini Katip Çelebi ve Evliya Çelebi’nin verdi?i bilgilerden ö?reniyoruz.E?in’i Arapgir’in bir merhale kuzeyinde,F?rat’?n bat? k?y?s?nda ta?tan bir da? dibinde bir yer olarak tan?mlayan Katip Çelebi,buras?n? ba?l?k,bahçelik meyvesi bol bir kasaba olarak anlatmaktad?r.Yine Katip Çelebi’ye göre E?in,Kad?gölü’nün“iki canibine dü?mü? da? yamac?nda birbiri üstünde”kurulmu? ev,mahalle,cami ve hamamlardan olu?maktad?r.[28]

Divri?i’den E?in’e giden Evliya Çelebi,kasabada ya?ayan 300 H?ristiyan?n“tekalif-i örfiyeden muaf”oldu?unu belirtmektedir. Yine ona göre F?rat kenar?nda bulunan E?in,“iç il olmakla o kadar müzeyyen de?ildir.”Evlerinin üzeri toprak örtülüdür fakat bak?ml?d?r.Yeteri kadar cami ve mescidin yan?nda üç medrese ve k?rk s?byan okulu vard?r.Buran?n yaylar? çok ünlüdür ve çar??s? ba?tanba?a yayc?larla doludur.“Halk? ekseriya kemandar olduklar?ndan...bu ?ehre‘Dar-? kemendaran”denilmektedir.[29]

E?in kasabas? XVIII-XIX.yüzy?llarda önemli bir üretim ve ticaret merkezi haline gelmi?,ayn? zamanda d??a,özellikle ?stanbul’a yönelik göçler de h?zlanm??t?r.[30]1839 y?l?nda E?in’i ziyaret etmi? olan Moltke’nin verdi?i bilgiye göre,E?inliler öteden beri ?stanbul’a giderek orada çe?itli i?lere girerler;kasapl?k,hamall?k,bakkall?k,yap? kalfal???,ticaret,sarrafl?k yapar ve para kazan?p,ya?lan?nca kasabalar?na dönerek yapt?klar? güzel evlere yerle?irlerdi.[31]E?in,ince pamuklu bezler,ipekli dokumalar,hamam tak?mlar?,yazma ba?örtüleri ve mendil üretimi aç?s?ndan önemli idi.Hal?c?l?k ve ayakkab? yap?m? da bu üretimde önemli bir yer tutuyordu.Çerçi denilen seyyar sat?c?lar,bu mallar? kat?r ve merkep s?rt?nda köy köy dola?arak satarlard?.Böyle bir ticaretin yak?n zamanlara kadar devam etti?ini belirtmekle yetiniyoruz.

E?in’i ziyaret etmi? gezginler ve XIX.yüzy?l?n sonlar?na do?ru düzenlenmi? istatistikler kasaban?n nüfusu konusunda bir tak?m say?lar vermektedirler.Nitekim 1835’te E?in’e gelmi? olan J.Brant,burada bulunan 2700 evin 2000’inde Türklerin,700’ünde ise Ermenilerin oturdu?unu yazmaktad?r.[32]Bu say?lar daha sonra C.Ritter[33]ve Charles Texier[34]taraf?ndan oldu?u gibi yinelenmi?tir.Vital Cuinet, 1890 y?l?na do?ru E?in’in nüfusunu 19.000 olarak göstermekte, bunun 11.439’unun Müslüman, 7.561’inin de Gregoryen Ermeni oldu?unu kaydetmektedir.[35] 1298(1882) tarihinden ba?lamak üzere düzenlenen Mamuretülaziz vilayeti salnamelerinde E?in’in nüfusu hakk?nda ayr?nt?l? veriler bulunmaktad?r.Ancak E?in’in nüfusu ço?u kez onun nahiyesi Ag?n’la birlikte gösterilmi?tir.Sözgelimi 1301(1885) tarihli salnamede E?in’in Ag?n’la birlikte nüfusu ?öyle hesaplanmaktad?r.[36]

Hane 
Yekün 
Müslim Gayrimüslim
8233
18.207 12.700 5.570

Yine Salnamelerin verdi?i bilgilere göre,XIX.yüzy?l?n sonlar?na do?ru E?in’de gayrimüslimlere(Ermene-Rum)11 mektep,13 kilise ve 14 kabristan bulunuyordu.Bu say? yaln?z kasabay? de?il çevre köyleri de kapsamaktad?r.

1878 Berlin antla?mas?yla birlikte Ermeni sorunu gündeme gelmi? ve giderek uluslararas? bir nitelik kazanm??t?.Bu bak?mdan Osmanl? yönetiminden ayr? olarak ?stanbul patrikhanesi de Do?u vilayetleriyle ilgili olarak bir tak?m istatistikler düzenlemeye ba?lam??t?.Burada Ermeni ya da gayrimüslimlerin say?s?n? fazla,Müslüman nüfusu da dü?ük göstermek gibi ideolojik bir tercihin söz konusu oldu?una ?üphe yoktur.Özellikle Annuaire Oriental(Do?u Y?ll???)ba?l?kl? Frans?zca Salnamenin de?i?ik bas?mlar?ndaki veriler,E?in’de ve bu arada bütün Do?u Anadolu’da hatta Bat?’da hiçbir Türk ve Müslüman i?adam?n?n bulunmad??? tezini i?lemektedir.Sonralar? adeta bir kal?p halinde tekrarlanan“Türkler ziraat ve askerlikten ba?ka bir ?ey bilmezler,ne ticaret ne de sanayide yokturlar”de?erlendirmesinin,bu rehberleri gören Bat?l?lar taraf?ndan do?ru addedilmesine ?a?mamak gerekir.[37]

E?in ve çevresinde ya?ayan Ermeni ya da gayrimüslimlerle Müslümanlar aralar?nda önemli bir çat??ma ve gerginlik olmadan yüzy?llarca bir arada ya?aman?n,ya?ayabilmenin ilgi çekici örneklerini verdiler.Fakat ne var ki zaman zaman E?in kasabas? ?slam ahalisi aras?nda bulunan“yeniçeri ve erazil”tak?m?n?n reayaya(yani gayrimüslim halka)zaman zaman zulüm ve bask? yapt?klar? anla??lmaktad?r.Bu yüzden olmal? ki kime gayrimüslimler herhalde tan?nmamak için Müslümanlar gibi giyinmeye ba?lam??lard?.Al?nan önlemlerin sonucunda reayaya bask? yapanlar yakalan?p cezaland?r?lm??,reayan?n as?l k?yafetiyle gezmesi sa?lanm?? ve böylece asayi?sizli?in önüne geçilmi?tir.[38]

Her iki toplulu?un birlikte ya?amas?n?n benzer ekonomik ko?ullar alt?nda ya?amas?n?n do?al sonucu olarak kar??l?kl? bir kültürel etkile?imin söz konusu oldu?unu özellikle vurgulamak gerekir.?ki toplumun birbirini seven gençleri aras?nda din, birle?meye engel bir etken gibi görünmektedir.Seven genç,Ahçik’le evlenebilmek için k?z? kendi dinine yani Müslümanl??a dönmeye ça??rmaktad?r.Belki kendisi de bu a?k için dinini de?i?tirmeye raz? olabilecektir.Ama kamunun bask?s?ndan, k?nanmaktan çekinmektedir:

Gel k?z Müslüman ol alay?m seni
Ben dinimden dönsem el k?nar beni

Bu ve buna benzer E?in türküleri iki toplum aras?ndaki ili?kiler a??n?n önemli ipuçlar?n? vermektedir.Nitekim bir ba?ka türküde erkek,Ermeni olmay?,yani Ahçik’e kavu?mak için onun dinine girmeyi dahi kabul eder görünmektedir.

Bahçelerde mar meni
Verem ettin sen beni
Ya sen ?slam ol Ahçik
Ya ben olam Ermeni

E?in ve çevresinde anlat?lan masallar içinde ke?i? motifli ö?eler ta??yan önemli bir yer tutmaktad?r.Ke?i? Da??’n?n ku? uçmaz kervan geçmez eteklerinde üzüm yeti?tirmeye,meyve elde etmeye çal??an ke?i?in öyküsünü çocuklu?umuzda içimiz burkularak dinledi?imizi an?ms?yorum.Ke?i? didinir durur,asmalar yaprak verir,tomurcuklan?r,a?açlar çiçek açar,fakat yeniden bast?ran kar her?eyi berbat ederdi.Bu durum yine bir halk türküsünde dile getirilmi?ti:

Yememi?im ayvas?n? nar?n?
Koy desinler ?ah Budak’?n ba?? var[39]

E?in ve çevresinde Ermenice pek çok köy ve mezraa adlar?na rastlanmaktad?r.Ancak her köyün s?n?rlar? içinde kayna??n? Divanü Lugati’t Türk ve buna benzer kaynaklardan alan yüzlerce Türkçe ad?n bulundu?unu da gözönünde bulundurmak gerekir.Bunun yan?nda Türkçe-Ermenice aras?nda pek çok ödünçlemelerin bulundu?unu da özellikle belirtmek gerekir.Arm?danl? yazar Hagop Mintzuri’nin öykü ve an?lar?nda bunlardan y???nla örnek bulmak olanakl?d?r.[40]Ayn? zamanda Erzincan yöresi a??zlar?nda yap?lan derlemelerin de bu konuda önemli bir kaynak olu?turdu?unu vurgulamak gerekir.[41]Ödünçlemelerin günlük ekonomik, sosyal ve kültürel ya?am?n her alan?n? kapsayan bir geni?likte oldu?unu unutmamak gerekir.Ev yap?m tekni?inde kullan?lan birçok sözcükler ortakt?r: Hat?l, [42]mertek, [42]örtme, [44]lo?, [45]hapenk, [46]hakuka, [47]ca? [48]sözlerini bu arada sayabiliriz.

Tar?mla ilgili birçok kavramlar?n da ortak sözcüklerle ifade edildi?ini belirtmek gerekir.Sürülerek nadasa b?rak?lan tarla herg edilmi?tir.[49]Ekini yeni biçilmi? tarla hozand?r.[50]Davarlar?n kald??? a??l,komdur.[51]Bu benzerliklerin,bu ortakl?klar?n ekmek ve yemek yap?m tekni?ine,yemeklere,kap ve kacaklara da yans?d???n? belirtmek gerekir.Burada,sözcüklerin, kavramlar?n,deyimlerin kökeninin Türkçe ya da Ermeniceden gelmesi,bizce pek o kadar önemli de?ildir.Önemli olan,sosyal ve ekonomik ya?am?n çe?itli etkinliklerinin ortak bir“dil”ile aç?klanmas?d?r.Nitekim oca??n tütmesi,bir evin içindeki insanlarla birlikte süreklili?ini vurgulayan ortak bir deyimdir.[52]Her iki toplumda da lo?usa kad?nlara al bast???na inan?l?rd?.[53] Ermeni ve Türk kad?nlar?n?n,k?zlar?n?n ba?lar?na örttükleri ba?örtüsünün ad? lacag,leçek,neçek idi.[54]Ayakkab? ise genellikle kalik olarak adland?r?l?yordu.[55]

Toplumsal ve ekonomik dayan??man?n da dili ortakt?r.Bu konuda iki örnek vermek istiyoruz.Bunlardan birincisi bac?l?k, ikincisi hap sözcükleriyle anlat?lmaktad?r.Bac?l?k Derleme Sözlü?ü’nde ?öyle tan?mlanmaktad?r:Karde? yerine tutulan yak?n arkada?,karde?lik(k?zlar ve kad?nlar aras?nda).[56]Mintzuri ise yaln?zca annesinin bac?l???ndan söz etmektedir.[57]Ancak bu bilgiler bac?l??? tam olarak anlatmaktan uzakt?r.Çünkü bac?l?k,kad?nlar aras?nda,karde? yerine tutulman?n ötesinde sözüm tam anlam?yla bir toplumsal ve ekonomik dayan??may?,yard?mla?may? anlatmaktad?r.Bac?l???n köy d???nda tutulmas? halinde,bu
dayan??ma ve yard?mla?ma daha geni? boyutlara ula??r.Farkl? köylerdeki bac?l?klar rahatl?kla,teklifsiz ve habersiz birbirlerinin evlerine konarlar.Sat?lacak daha do?rusu de?i?tirilecek ürünlerini bu evlere getirirler:Meyve kar??l??? patates;so?an kar??l??? ya? vb.Bu örnekleri ço?altabiliriz.Bac?l???n sona ermesi söz konusu de?ildir.Ya?am boyu devam eder ve bac?l?klar birbirlerini aile bireyleri gibi alg?larlar.[58]?imdi böyle bir dayan??man?n,böyle bir kurumun Ermeniler içinde de var olmas?n?n ne kadar büyük bir anlam ta??d???n? herhalde belirtmeye bile gerek yoktur,san?r?z.

Üzerinde duraca??m?z ikinci konu ise hab’d?r.Hab,ekonomik bir dayan??mad?r.Kooperatifçili?in basit ve ilkel bir biçimi olarak görülmektedir.Hab,özellikle sütün ortakla?a kullan?m?nda kendini göstermektedir.Hab etmek biçiminde kullan?l?r.Sütün,s?rayla ve kar??l?kl? ödünç al?n?p verilmesi i?lemidir.[59]Uygulamada sütü toplayan ev ya da çad?r sahibi haz denilen çubuklarla ölçüm i?ini yapar.Ölçme i?i bir çentikle belirlenir ve ölçüm için kullan?lan kap de?i?mez.Böylece k?sa sürede sütün daha bol olarak bir elde toplanmas?,ya?, peynir üretimine dönü?mesi sa?lanm?? olur.Hab?n yaln?z Anadolu’da de?il,ekonomik yap?s? hayvanc?l??a dayal? Türk topluluklar?nda geni? bir uygulama alan? buldu?u anla??lmaktad?r.??te bu süt ortakl???nIn E?in çevresindeki Ermeni köylerinde de yayg?n oldu?unu Mintzuri’nin verdi?i bilgilerden anla??lmaktad?r.[60]Yine onun verdi?i ayr?nt?lara bak?l?rsa hab için yap?lan i?lem,iki toplum aras?nda büyük bir benzerlik gösteriyordu,daha do?rusu uygulamada hiç ay?r?m yoktu.[61]

E?in ve çevresinde köylerde ya?ayan Türklerle Ermeniler aras?nda ortak bir toplumsal davran?? da gelinlik etmek idi. Mintzuri’nin Arm?dan?nda ?u bölüm dikkati çekmektedir:[62]

“Çok az konu?urdu.Bir ?ey soracak olsan,öyle bir cevapland?r?rd? ki,konu?maz denmezdi ona.?a?ard?n.Taze gelindir,gelinlik tutuyor derlerdi.”

Burada gelinlik tutmakla ilgili olarak sayfa alt?nda ?u aç?klamaya yer verilmi?tir.

“gelinlik tutmak/dil saklamak:Köy yerinde yeni gelinler,bir sayg? ifadesi olarak konu?maz,çok gerekti?inde arac? kullan?r, veya ba??yla,eliyle cevaplar verir,bazen pek hafiften tek kelime söylerdi.Bu suskunluk uzun y?llar sürebilirdi.Büyükler bir hediye ile gelinin konu?mas?na izin verirlerdi.Bu gelenek,Müslüman,H?ristiyan, herkes için ortakt?”

Derleme Sözlü?ü’nde[63]gelinlik etmek/gelinlik tutmak deyimiyle ilgili olarak verilen tan?m da buna yak?nd?r:
 
“Gelin bir zaman kocas?n?n akrabalar?n?n yan?nda ba??n? örtmek,konu?mamak.”

Bu ba?lamda gelin kaynatas? ve kay?nlar? ile uzun süre yüzyüze konu?maz.Arac? kullan?r.Kaynana ile olan gelinlik alt? ay ya da bir y?l sürebilir.Di?er kad?n akrabalar(elti,görümce,bibi,hala vb.)gelinlik etmek söz konusu de?ildir.Bu gelene?in ad? geçen yörede hala devam etti?ini belirtmek gerekir.

Sonuç olarak denebilir ki,Berlin Antla?mas?ndan sonra Türkiye’de Ermeni sorunu uluslararas? bir nitelik kazand?.D?? destekle ba??ms?z bir Ermenistan devleti kuraca??n? sanan Ermeni sava?ç?lar?,örgütlenerek ?stanbul’da ve Anadolu’da y???nla kanl? olaylara imza atmaktan çekinmediler.Bu,yüzy?llardan beri Türk-Ermeni halklar? aras?nda var olan dengeyi alt üst etti.1915 y?l?nda sava? ko?ullar? nedeniyle uygulanan zorunlu göç(sürgün)Bat? dünyas?nda y?llarca katliam(massacre),daha sonra ve günümüzde ise soyk?r?m(genocide)olarak adland?r?lmakta,Türkiye ve Türkler sürekli olarak san?k sandalyesine oturtulmaktad?r. Çe?itli ülkelerin,Türkiye’ye uygulamak istedikleri bask? siyasetinde Ermeni davas?n? bir koz olarak ileri sürdükleri ve me?rulu?u tart???labilir yasalar ç?kard?klar? görülmektedir.Tehcir olay?n?n,1915’te,yani Osmanl? ?mparatorlu?u döneminde olmas?,bugün bizim bunun d???nda kald???m?z? söyleyerek bir kö?eye çekilmemiz için do?ru ve hakl? bir gerekçe olu?turmaz. Kald? ki sürekli olarak suçlanan?n ve özür dilemesi(?)gerekenin bugünkü Türkiye Cumhuriyeti ve bugünkü Türkler oldu?u s?k s?k vurgulanmaktad?r.Bu konuda bize yöneltilen suçlamalar? tarihsel bilgi ve belgelerle çürütmeye çal???rken Türklerle Ermenileri geçmi?te birbirine ba?layan kültürel ili?kiler ve kar??l?kl? etkile?im üzerinde önemle durman?n yararl? olaca??na inan?yoruz. Biz bu çal??mam?zla s?n?rl? bir alanda,yüzy?llarca birlikte ya?ayan Türklerle Ermeniler aras?ndaki sosyal,ekonomik ve kültürel ili?kilere küçük bir katk?da bulunmaya çal??t?k.Bu tür çal??malar?n artmas?,Türklerle Ermeniler aras?nda tarihte var olan ba?lar? günümüze ta??yacakt?r.








[1]Besim Darkot,“E?in”,?slam Ansiklopedisi(?.A.),IV,194-196.Berrin Alper,Kemaliye(E?in),Yerle?me Dokusu ve Evleri Üzerine Bir Ara?t?rma,?TÜ Fen Bilimleri Enstitüsü,Doktora tezi(1990),Bas?lmam??.
[2]j.Saint Martin,Memoire sur l’Armenie,Paris,1818,89;Charles Texier,Asie Mineure,Paris,1862,590;C.F.Lehmann,Armenien Einst und Jetzt,Berlin,1910,I,496.
[3]Zeki Ar?kan,“Uluyamaç(Sergevil)Köyü ve Yer Adlar?”,Be?inci Milletleraras? Türkoloji Kongresi,I,(?stanbul:1986),ss.65-86.
[4]Evliya Çelebi Seyahatnamesi,(?stanbul:1314),III,214-215.
[5]Mükrimin Halil Yinanç,Türkiye Tarihi Selçuklular Devri,(?stanbul,1944),Tür.yer.Kr?.Rene Grousset,L’Empire du Levant, Histoire de la question d’Orient,Payot,(Paris,1949),ss.173-182;385-424.
[6]Ernst Honigmann,Bizans Devletinin Do?u S?n?r?,(Çev.Fitret I??ltan),(?stanbul:Edebiyat Fak.Yay.,1970),ss.69-70.
[7]Friedrich Hild,Bas Byzantinische strassesystem in Kappadokien,(Viyana:Österreiche Akademie Wissenschaifien,1977),s.148, harita 15.
[8]Bu tezin özeti için bkz.Muammer Özergin,“Anadolu Selçuklu Kervansaraylar?”,Tarih Dergisi,20(1965),ss.141-170.
[9]Franz Taeschner,Das Anatolisch Wegenetz nach Osmanischen Quellen,Leipzig,1924-1926,2 cilt.
[10]Nejat Göyünç,XVI.Yüzy?lda Mardin Sanca??,(?stanbul,1969),s.34;ayn? yazar,“Diyarbekir Beylerbeyli?inin ?lk ?dari Taksimat?”,Tarih Dergisi,23(1969),23-34.
[11]Ömer Lütfi Barkan,Osmanl? ?mparatorlu?unda Zirai Ekonominin Hukuki ve Mali Esaslar?,Kanunlar,(?stanbul:1943),ss.110-170.
[12]Ba?bakanl?k Osmanl? Ar?ivi(BOA),Tapu-Tahrir(77),Kr?.Göyünç,Mardin,s.26.
[13]BOA,U,64,676-678.Kr?.Göyünç,“Diyarbekir”,göst.yer.,s.27.
[14]BOA,U,998,93.
[15]BOA,U,387,93.
[16]Nejat Göyünç,Osmanl? ?daresinde Ermeniler,(?stanbul,Gültepe Yay.,1983),s.94.
[17]Sahir Koziko?lu,E?in(Tarih,Edebiyat,Folklor,Ekonomi),(Ankara:1968).
[18]Tapu ve Kadastro Genel Müdürlü?ü Ar?ivi,Kuyud-? Kadime,no.127,64b—67a.
[19]Göyünç,Osmanl?...,49.
[20]Speros vryonis,The Decline of Medieval Hellenism in Asia Minor,Berkeley-Los Angeles-London,1971,453.
[21]Hans Dernschwam,?stanbul ve Anadolu’ya Yolculuk Günlü?ü,(Çev.Ya?ar Önen),Kültür ve Turizm Bakanl???,(Ankara:1987),s.78.
[22]Evliya Çelebi Seyahatnamesi,(?stanbul:1935),IX,288,297.Anadolu’nun ve hatta Balkanlar?n birçok yerinde gayrimüslim reaya da bir tak?m hizmetlere kar??l?k çe?itli vergilerden muaf tutulmu?lard?r.E?in Kasabas?ndaki Ermenilerin de köprü bekçili?i vb. hizmetler kar??l??? vergiden ba????k tutuldu?unu ar?iv belgeleri ortaya koymaktad?r.Bu konuda henüz bas?lmam?? E?in’le ilgili bir ara?t?rmam?zda yeterli bilgi verilmi?tir.
[23]Cami[Baykut],Osmanl? Ülkesinde H?ristiyan Türkler,(?stanbul:1338).
[24]Vryonis,Decline...,ss.448-463.
[25]Ömer Lütfi Barkan,“Osmanl? ?mparatorlu?unda Bir ?skan ve Kolonizasyon Metodu Olarak Sürgünler”,iktisat Fakültesi Mecmuas? (?FM), XI / 1-4 (1949-1959), ss. 524-570.
[26]Göyünç,Osmanl?...,s.28.
[27]Göyünç,Osmanl?...,s.28.
[28]Katip Çelebi,Cihannüma,(?stanbul,1145),s.624.
[29]Evliya Çelebi Seyahatnamesi,(?stanbul,1314),III,ss.214-215.
[30]Zeki Ar?kan,“Tanzimat Döneminde E?in ve Çevresinden ?stanbul’a Yönelik Göçler”,Tanzimat’?n 150.Y?ldönümü u?uslararas? Sempozyumu, UK, Ankara, 1994, ss. 467-480.
[31]Femldmare?al H.von Moltke,Türkiye Mektuplar?,(Çev.Hayrullah Örs),(?stanbul:Remzi,1969),ss.245-247.E?indeki ev mimarisi için bk.Berrin Alper,E?in(Kemaliye).
[32]J.Brant,“journey through a part of Armenia and Asia Minor in the year 1835”,The Journal of the Royal Geographical Society,VI(1846),s.204.
[33]C.Ritter,Die Erkunde von Asien,VII(19843),s.791.
[34]Charles Texier,L’asie Mineure,(Paris,1862),s.591.
[35]Vital Cuinet,La Turquie d’Asie,(Paris,1890-1894),I,s.363.
[36]Salname-i Vilayet-i Mamuretülaziz,1301,97.Burada verilen say?lar daha sonraki salnamelerde de aynen korunmu?tur.Kr?.Kemal Karpat,Ottoman Population 1830-1914,(University of Wisconsin Press,1985),s.144.
[37]Orhan Kolo?lu,Reklamc?l???n ?lk Yüzy?l? 1840-1940,(?stanbul:Reklamc?lar Derne?i,1999),107.Ayr?ca bk.Annuaire Oriental, 1905,1913.?ki say?s? aras?ndaki büyük fark? aç?klamaya olanak yoktur.
[38]BOA,Hatt-? Hümayun(HH),33904 A.Bu belge II.Mahmut dönemiyle ilgilidir.Bu olay?n vukubuldu?u tarihte henüz Yeniçeri Oca?? kald?r?lmam??t?.
[39]Kaynak:Yengem Duriye Ar?kan.
[40]Hagop Mintzuri,?stanbul An?lar? 1897-1940,(?stanbul:Tarih Vakf? Yurt Yay?nlar?,1993);Ayn? yazar,Arm?dan F?rat’?n Öte Yan?,(?stanbul:Aras,1996).Ayr?ca bk.Ayn? yazar,Atina Tuzun Varm??,(Çev.Silva Kuyumcuyan),(?stanbul:Aras,2000).
[41]Mukim Sa??r, Erzincan ve Yöresi A??zlar?, ?nceleme-Metinler-Sözlük, TOK, Ankara, 1995; Türk Dil Kurumu, Türkiye’de Halk A?z?ndar? Derleme Sözlü?ü (DS), (Ankara: TDK, 1963-1982),12 cilt.
[42]Hat?l:Duvar örülürken araya konulan kal?n,yuvarlak a?aç(DS,VII,2306).,“Duvar? hat?l,gelini hat?r saklar”(Erzincan yöresi ataSözü).“Dikmelerin üstünde,birkaç yerde hat?l,onlar?n üstünde duvardan duvara direkler,direklerin aras?nda ku?aklar, mertekler uzat?lm?? olurdu”(Mintzuri,Arm?dan,106).
[43]Merteg/mertek:Dam?n üzerindeki k?sa a?aç örtü;mezarda ölü üzerini örten tahtalar(Sa??r,Erzincan,423).
[44]Örtme/ertme:Evin önü aç?k ve ta? dö?eli bölümü DS,IX,3350.“Biz yiyeceklerimizi Ertmelerde depolard?k.Ertmeler damlardaki ek bölmelerdi.”(Mintzuri,Arm?dan,85).
[45]Lo?:Toprak damlarda,topra?? ezmek[s?k??t?rmak)için kullan?lan ta? silindir.DS,IX,3082.“Ya?mur ya?ar,dam?n üstüne bir elek saman tozu serpen,topra??n oturup sertle?mesi için üstünden bir lo? geçiren olmaz”(Mintzuri,Arm?dan,80).
[46]Hapeng:Kepenk(Sa??r,Erzincan,419).
[47]Hakuka(Hekürge):Toprak veya kilden yap?lm?? Su yolu;bahçe duvarlar?ndaki ark suyunun geçmesini sa?layan göz(Mintzuri, Arm?dan,12).Duvar alt?ndan geçen su yolu deli?i,Ds,VI,2225.
[48]Ca?:Parmal?k,korkuluk.DS,III,841.“??de dallar?ndan yap?lm?? ca?l? kap?y? açmak üzereydi ki...”(Mintzuri,Arm?dan,12).
[49]Sa??r,Erzincan,419.Kr?.Mintzuri,Arm?dan,s.123.
[50]DS,VII,2424;Sa??r,Erzincan,s.420.
[51]DS,VIII,2913;Mintzuri,Arm?dan,s.19.
[52]Mintzuri,Arm?dan,107:“Bizim için önemli olan soyun sürdürülmesi de?ildi,evdi.Oca??n tütmesi,içinde insan olmas?,isminin kaybolmamas?yd?”.
[53]Mintzuri,Arm?dan,s.113.
[54]Mintzuri,Arm?dan,16.“Bezden,tülbentten yap?lm?? ba?örtüsü.”(DS,IX,3243).
[55]Sa??r,Erzincan,420.E?in’de yap?lan ve üzeri süslü oldu?u için pullu kalik olarak adland?r?lan bir ayakkab? genellikle genç k?z ve kad?nlara özgü idi.?imdi yap?lm?yor.
[56]DS,II,458.
[57]Mintzuri,Arm?dan,s.30.
[58]Ki?isel gözlemlerim.
[59]DS,VII,2246.
[60]Abdülkadir,“?ktisadi bir adet:Hab”,Halk Bilgisi Haberleri,1(1919),11-12.
[61]Mintzuri,Arm?dan,s.65:“?ah kad?n?n gelini Turan,süt kab?yla içeri girdi.Ak?am ve Sabah sa??mlar?n?n ?hab?n? getirdi.Dört ?hab borcu vard?.Maro sütü sö?üt dal?ndan bir çubukla ölçtü.Önceden i?aretledi?i dört çentikten ikisini çak?yla kaz?yarak sildi,ikisini b?rakt?.”
[62]Mintzuri,Arm?dan,s.74.
[63]DS,VI,1981.
 ----------------------
* -
- Ermeni Araştırmaları 1. Türkiye Kongresi Bildirileri-III.Cilt
        
   «  Geri