Anasayfaİletişim
  
English

ERMEN? ÖYKÜLER?NE GÖRE OSMANLI-TÜRK TOPLUMUNDE ERMEN?LER

Doç. Dr. Ahmet KANKAL*
Ermeni Araştırmaları 1. Türkiye Kongresi Bildirileri-III.Cilt
 

 le="text-align: juğÿŒ8ERMEN? ÖYKÜLER?NE GÖRE OSMANLI-TÜRK TOPLUMUNDE ERMEN?LER285ò×mily: Verdana;">ERMEN? ÖYKÜLER?NE GÖRE OSMANLI-TÜRK TOPLUMUNDA ERMEN?LER

Doç.Dr.Ahmet KANKAL*



Türkiye Cumhuriyeti Devleti ve Türk milletinin önüne belirli zamanlarda Ermeniler ve taraftarlar?nca konulan;böylece devletimizi ve milletimizi uluslararas? platformlarda suçlamak,s?k??t?rmak,sindirmek,saf d??? b?rakmak vs.gibi gayeleri olan “sözde Ermeni soyk?r?m?”ile ilgili çabalara,toplumumuzun her kesiminden gerekli cevaplar verilmi? ve verilmektedir.Biz bu çal??mada bu türden iddialara cevap vermek yerine,Osmanl?-Türk toplumundaki Ermenileri daha yak?ndan tan?maya ve tan?tmaya çal??aca??z.“Osmanl?-Türk Toplumunda Ermeniler”dememizin sebebi,hem Osmanl? ve hem de Türkiye Cumhuriyeti Devleti’nde ya?ayan Ermenileri incelemi? olmam?zdand?r.

Bugüne kadar biz Türkler,tarihte kurmu? oldu?umuz Türk devletlerine ba?l? olarak ya?am??,çe?itli etnik ve dini gruplar?n Türk toplumundaki yerlerini resmi belgeler,tarih kitaplar?,seyahatnameler,hat?ralar,mektuplar vb. gibi kaynaklara dayanarak ortaya koymaya çal??m?? ve bunda da bir hayli ba?ar? sa?lam???zd?r.Bu defa Türk devletleri taraf?ndan b?rak?lan veya Türkler taraf?ndan yaz?lan resmi olan ya da olmayan belge ve eserleri kullanmak yerine;bizzat Ermeniler taraf?ndan kaleme al?nan öykü ve romanlar ele al?nacakt?r.Böylelikle Osmanl?-Türk toplumundaki Ermeniler,yine Ermenilerin anlatt?klar?na göre tan?nmaya ve tan?t?lmaya çal???lacakt?r.Bundan maksat,özelde Türkler ve Ermeniler,daha geni? dairede ise Müslümanlar ve H?ristiyanlar aras?nda yaln?z kan ve ate?,yani dü?manl?k bulundu?unu dü?ünenlere tersini göstermek,iki milletin veya toplumun ne kadar ahenkli,içiçe,birarada ya?ad?klar?n?,birbirlerine bir zamanlar ne kadar güven duyduklar?n? ve ne kadar yard?mc? olduklar?n?, birbirlerinin dili,dini ve kültüründen ne kadar etkilendiklerini söylemek ve bunu ispata çal??mak de?ildir.Ermeni öykü ve romanlar? okundu?unda,zaten bu kendili?inden ortaya ç?kacak bir durumdur.

Bugün Türkçe olarak yay?nlanm?? Ermeni öykü ve romanlar?ndan yola ç?karak bütün bir Ermeni toplumunun günlük hayat?n?, kom?uluk ili?kilerini,inançlar?n?,örf ve adetlerini,e?itimlerini,dil ve edebiyatlar?n?,bayram ve yas törenlerini,giyim-ku?am tarzlar?n?,yeme ve içmelerini,iktisadi durumlar?n?,sanat anlay??lar?n?,dünyaya bak?? aç?lar?n? ve di?erlerini tam manas?yla ortaya koymak mümkün de?ildir.Zira bugüne kadar yay?nlanm?? olan öykülerde geçen mekanlar ?stanbul, ?zmir, Afyon, Konya, Adana,(?anl?) Urfa, Ad?yaman, Diyarbak?r, Halep, Harput(Elaz??), Malatya, Sivas, Tokat, Erzincan ve Gümü?hane ?ehirleri ile bunlara ba?l? baz? kaza,kasaba ve köylerdir.Öncelikle Anadolu co?rafyas?nda Ermenilerin ya?ad??? yerlerin tamam?na ait öykü ve romanlar yoktur veya en az?ndan henüz Türkçe olarak bas?lmam??t?r.Daha sonra ayn? etnik ve dini gruptan olsalar bile,gerek co?rafi mekan(hem farkl? bölge ve ?ehirler hem de köyde veya ?ehirde ya??yor olmak gibi durumlar)ve gerekse mezhep farkl?l?klar?, toplum hayat? üzerinde farkl? sonuçlar olu?turdu?undan,tek tip bir Ermeni toplumundan ve kültüründen bahsetmek zordur. Örne?in gerek Türk devletlerine bak?? aç?lar?n?,gerek tehcir olay?n?n hakl?l??? ve haks?zl???n? bir tarafa koyacak olsak dahi,Ermeni yazarlar?n Türk milletine bak?? aç?lar? aras?nda keskin ve derin z?tl?klar mevcuttur.Örne?in baz?lar?,kendi millet ve dinda?lar?n? kötülemek pahas?na,Türk milletinden ve Müslümanlardan övgüyle bahsederken;baz?lar? da kendi zor durumlar?na ra?men Yunanl? olmay? kabullenemeyip Ermeni kalmakta ?srar etmekte,fakat Yunanl?lar?n ?zmir’i veya Ege bölgesini ele geçirdi?inde Türklere yapt?klar?n? hiç dile getirmeyip Türk asker ve sivilinin yaral?lar?ndan söz etmezken,Türklerin Mustafa Kemal Pa?a önderli?inde kar?? hücuma geçmesi üzerine,yaralanan Yunan askerlerinin içinde bulunduklar? durumdan ötürü son derecede müteessir olabilmektedir.Bu tür farkl?l?klar Ermenilerin sadece Türklere bak?? aç?lar?nda ortaya ç?kmamakta; bizzat kendi toplumlar?na,kad?nlar?na,dinlerine bak?? aç?lar?nda da olabilmektedir.



1.DEVLET ?DARES?NDE ERMEN?LER

Ermeniler Osmanl? idaresinde geni? imkanlara sahip olmu? bir millettir.XVI.yüzy?lda Vezir Mehmed Pa?a,XVII.yüzy?lda Kaptan-? Derya ve Sadrazam olan Halil Pa?a Ermeni as?ll?d?rlar,ancak Müslüman olmu?lard?r.XVIII.yüzy?lda Divri?ili Düzyan ailesinden saray kuyumcular?,Darphane naz?rlar?;?a?yan ailesinden saray hekimleri;XIX.yüzy?lda Bezciyan ailesinden Darphane müdürleri; Dadyan ailesinden Baruthane naz?rlar?:Balyan ailesinden mimarba??lar;II.Abdulhamid devrinde Ermeni hariciyeciler,Balkan Harbi s?ras?nda Hariciye Naz?r?(Gabriel Noradonghian Efendi)vard?r.Midhat Pa?a’n?n kahyas?,yani en önemli yard?mc?s? Kirkor Odyan Efendi’dir.Kas?m 1879’da Osmanl? Dahiliye Nezareti Genel Sekreteri Artin Dadyan Efendidir.[1]Birçok Tanzimat ve Me?rutiyet devri devlet adamlar?n?n dan??manlar? Ermenidir.II.Mahmud devrinden itibaren Avrupa’ya ö?renci gönderilmeye ba?land???nda bunlar aras?nda ay?r?m yap?lmaks?z?n Ermeni ailelerin çocuklar? da gönderilmi?tir.Özellikle de ö?renciler Fransa’ya gönderilmi?tir.

?ncelenen öyküler siyasi içerikli olmay?p daha çok ta?ray? ve gündelik hayat? anlatt???ndan,eserlerde idare edenler de?il idare edilenler konu edilmi?tir.Dolay?s?yla iki örnek d???nda devlet idaresinde yer alm?? birine rastlamak mümkün de?ildir. Bunlardan birisi Krikor Zohrab’d?r.Zohrab 1909’dan 1915 y?l?na kadar Osmanl? Meclis-i Mebusan?’nda ?stanbul mebuslu?u yapm??t?r.Kendisinin kaleme alm?? oldu?u Öyküler adl? eseri bu çal??ma çerçevesinde incelenip de?erlendirilmi?tir.

Bir di?er görevli de E?inli vergi toplay?c?s? Yeznig Efendidir.Bu ki?i hesaplar?nda aç?k verince görevinden uzakla?t?r?lm??t?r.[2]



2.TOPLUM HAYATI

?ncelemi? oldu?umuz öykü ve romanlarda Ermenilerde toplum anlay??? ve toplum hayat?na ili?kin güzel örnekler ve bilgiler bulunmaktad?r.Bu bilgilere göre ?ehirlerde oturup sanat ve ticaretle u?ra?an Ermeniler oldu?u gibi,köylerde oturup çiftçilikle geçimini temin edenler de bulunmaktad?r.?ehirlerde oturanlar sadece kendilerine ait mahallelerde oturabildikleri gibi(örne?in Diyarbak?r Ermenileri Hançepek veya Müslümanlar taraf?ndan Gavur mahallesi olarak adland?r?lan mahallede oturmaktad?rlar),[3]Müslüman Türklerle birlikte ayn? mahallede ya?ayabilmekteydiler.[4]Yine ta?rada Ermenilerin sadece kendilerinin oturduklar? köyleri bulunabildi?i gibi,Türkler ve di?er unsurlarla beraber ayn? köyde de oturabilmekteydiler.Bu birlikte oturmadan kaynaklanan herhangi bir uygunsuz davran??a,Türklerle Ermeniler aras?nda vuku bulan bir kavgaya öykü ve romanlarda tesadüf olunmam??t?r.Aksine iki toplumun birbiriyle ne kadar uyumlu,ne kadar iç içe olduklar?n?,cenazelerinde ve zor durumlar?nda nas?l bir dayan??ma içinde bulunduklar?n?,birbirlerinin pi?irdikleri yemeklerden yediklerini gösteren o kadar çok örnek vard?r ki,bunlar saymakla bitirilemez.

Yukar?da verilen örneklere sadece Ermenilerle Türkler aras?nda rastlanmaz.Türklerle di?er unsurlar aras?nda da bu türden örneklere rastlamak mümkündür.Örne?in Yahudilerin pi?irdikleri yemeklerden Ermeniler yemezken;Türkler yemektedirler.[5] Türklerle di?er unsurlar aras?nda uyum ve ho?görüye ait olarak,bir tarihçimizin ?u tespitini aktarmakta fayda vard?r:
“Ermeni ve Rum gibi H?ristiyan halk ile ve hele k?z?lba?larla Anadolu’nun köyünde,kasabas?nda,mahalle mahalle,köy köy,kap? bir kom?u ya?ayan Türk kitleleriyle,kendi inanc?na ayk?r? olan bu insanlar aras?nda bütün tarih boyunca kayda de?er geçimsizliklerin görülmeyi?i,hatta Müslüman Türkün hastal??? için papaz?n duas?na bile ba?vurmas?,devletin yap?s?nda ana kütük olan Türk halk?n?n taassup diye bir ?ey tan?mad???n?,din gayretke?li?i yapacaklara uyacak bir heyecana da sahip olmad???n? ispatlayacak kesin delillerdir.Hatta Sünnilik esaslar?n? veya Müslümanl??? kökünden inkar eden,ya da dinsel- toplumsal ahlak kurallar?n? y?k?c? davran??larda bulunan insanlar her zaman görüldü?ü halde,böylelerine halktan gelen bir tecavüz veya linç hadisesi asla görülmez.Bunun yerine,daha do?ru bir yol olmak üzere,hükümete ?ikayetler vard?r.”[6]??te Türklerin millet ve devlet seviyesine ula?malar? ve bundan ötürü de a?iret kurallar?ndan kurtularak uygunsuz davran??lar? devlet mekanizmas? içinde halletmek isteyip ho?görüyle hareket etmeleri,yüzy?llarca gayri Türk unsurlar? hakimiyetleri alt?nda bir ahenk içinde ya?atabilmelerini sa?lam??t?r.Elbette Türk devletleri ve idarecileri,hukuk devleti olman?n,hukuk dahilinde hareket etmenin zaruretine inanm??lar ve ba?arabildikleri ölçüde de bunu gerçekle?tirmi?lerdir.Yaln?z hukuk devleti olmak ve hukuk devletinin gereklerini yerine getirmek de zamanla adet haline dönü?tü?ünden bir Ermeni hakl? olarak ?u sonuca varm??t?r:”...bizde pek uzunca boylu hak,kanun,hukuk düzenlemez hayat?m?z?.Yüzlerce y?ll?k birikmi? ahbapl?klar,kom?uluklar, mertlikler ve ahde vefalar tayin eder devam?m?z?.”[7]

Zengin veya fakir,?ehirde veya köyde ya??yor olma gibi durumlar;hem evlerin çat?l? veya daml?, üyük veya küçük,tek veya çok katl?,ta? veya kerpiçten yap?lmas?n?,hem de evin içini dö?emede kullan?lan malzemenin niteli?ini tayin etmekteydi. Ermenilerde de geni? aile anlay??? hakim oldu?undan,3-4 ku?ak ayn? anda ve mekanda bir arada ya?ayabildi?inden,evler de ona göre in?a edilmekteydi.Evler daml? ise ya?murlar gelmeden damda biten otlar temizlenir,her ya?murdan sonra damlar?n üzerine elekle elenen saman veya killi toprak dökülerek lo?lan?rd?.K???n ise dama ya?an karlar küreklerle kürenir-kürünürdü.[8]

Evler yüksek duvarla çevrilmi? bir bahçeye veya avluya sahipti.Bahçeli olan evin etraf?nda sebze ve meyve yeti?tirilirdi. Avluda bir çe?me veya kuyu bulunurdu.Mutfak,kiler,odunluk ve ah?r gibi bölmelerden ba?ka ailenin kalabal???na göre oda, avluda yerini al?rd?.Duruma göre evlerde misafir odas? da bulunabilirdi.Tuvalet evin arkas?nda,avlu veya bahçenin en uç k?sm?nda bulunurdu.[9]Tuvalet olmamas? durumunda,Zara’da da görüldü?ü üzere,evin büyük erkekleri erken kalkar,akarsu kenar?na iner,taharetlenirlerdi.Evdeki kad?n k?z taifesi içerlerde,ah?rlarda ihtiyaçlar?n? giderir,ya karanl?k bast???nda kürekle çöplü?e atarlar ya da hayvan may?s?na kar??t?r?r,yaz?n da tezek yaparlard?.Çocuklar ise evlerin önündeki çöplüklerde ku?ak açar,ellerine geçirdikleri ta? ve a?aç parçalar?yla silinirlerdi.[10]

Ailenin maddi durumuna göre oturma odas? ile yatak odas? ayn? yer olabilmekte,bu durumda,ak?am olunca aç?lan yataklar sabahleyin havaland?r?l?p,katlanarak yüklük veya yükeri[11]denilen bölmeye konulmaktayd?.Diyarbak?r gibi s?cak memleketlerde, yaz gecelerinde damlara kurulan tahtlarda yat?labildi?i gibi,[12]yine yaz?n ba?lara göç edilen bölgelerde yaz boyunca ba? evlerinde kal?nabilirdi.

Zengin evleri zemin art? iki kattan olu?abildi?inden,oturma odas? orta katta yer al?rd?.Pencerenin bulundu?u duvar?n d???nda kalan di?er üç duvar U harfi gibi ba?tan ba?a sedir kapl? olurdu.Hem sedirin ve yast?klar?n hem de perdelerin kalitesi zenginli?e göre de?i?irdi.[13]Bu tür zengin evlerinde hizmetçiler de bulundu?undan,hizmetçiler çat? kat?nda kal?rlard?.[14] Bölgeden bölgeye veya zenginlik durumuna göre evin taban?na serilen sergiler de de?i?ebiliyordu.Zenginlerin evlerinde yerlere Acem hal?lar? serili iken,fakirlerin evlerinde samanla doldurulmu? örtüler bulunurdu.[15]Daha so?uk bölgelerde sedirler kullan?l?yor,sedirlerin üzerine de kilimler yay?l?yordu.[16]

Evlerin ?s?t?lmas? soba veya mangal ile sa?lan?rd?.Duman? ve isi gitmi? kor halindeki odun kömürleri,mangal içinde,odan?n ortas?nda bulunan kuyuya yerle?tirilir;ev halk? ayaklar?n? mangala de?meyecek ?ekilde kuyunun içine sark?t?p,üzerlerine de yorgan örterek s?cakl???n d??ar? ç?kmas?n? önleyip ?s?n?rlard?.

Kad?nlar köylerde ?ayet evin içinde y?kan?lacak bölüm varsa orada,yoksa a??l ve ah?r gibi daha s?cak yerlerde y?kan?rlard?.[17]Erkekler ise bu konuda daha ?ansl?yd?lar,çünkü onlar akarsularda ve göllerde y?kanma ihtiyaçlar?n? giderebilirlerdi.Hastalar?n ü?ümemesi için ah?rda öküz ve ineklerin içinde,s?cakta çimdirildi?ini de biliyoruz.[18] ?ehirlerde y?kanma i?leri haftada bir gidilen hamamlarda olurdu.Beyazlar giyinilir,torbalara beyaz havlular,i?lemeli takunyalar,?arap renginde ipekli çizgili pe?temaller konulur,su dökmek için alt?n renginde bir testi,hamamdan sonra yenmek üzere çe?itli yiyecekler al?narak hamama gidilirdi.Hamam?n sorumlusu kad?nlar gününde kad?n olurdu.Di?er gün ve zamanlarda erkek sorumlu bulunurdu.Hamam sefas?ndan sonra büyükler birbirlerinin ayaklar?na su dökerlerdi.Bu esnada:“?n?aallah su sana ?ifa getirir!”derken di?eri de:“Senin sa?l???n için!”derdi.[19]Bir k?z?n güzelli?ini do?ru dürüst anlaman?n,test etmenin yolu,onu hamamdan ç?karken görmekti.[20]Kad?nlar gelin olarak alacaklar? k?z?n gövde ölçülerini,vücutlar?n?n bütün k?vr?mlar?n? hamamda görerek,al?p almayacaklar?na karar verirlerdi.[21]Yine ?ehirde,haftal?k olan?n?n d???ndaki gündelik y?kanmalar mutfakta gerçekle?irdi.[22]

Erkekler aç?s?ndan t?ra? olmamak ho? kar??lanmazken,y?ldan y?la t?ra? olanlara rastlamak da mümkündü.[23]?ehirlerde çama??rlar?n y?kanmas? avluda veya mutfakta olurken,[24]köylerde akarsu kenar?nda çama??rlar y?kan?rd?.[25]?ster çama??r isterse ba? y?kamakta olsun ço?unlukla kil kullan?l?rd?.Sabun pahal? oldu?undan kil tercih edilirdi.Kad?nlar kil tepelerine giderek kazd?klar? killeri evlere getirirlerdi.[26]

Köyde ve ?ehirde oturuyor olma gibi durumlar,di?er alanlarda oldu?u gibi evlenme dü?üncesi ve evlilik uygulamalar? konusunda da baz? farkl?l?klar?n olu?mas?na sebep oluyordu.Evlilik ?ncil’de“çiftle?in ve ço?al?n!”diyen Tanr?n?n bir buyru?u idi.[27] Yaln?z evlilikler her zaman Tanr? buyru?u oldu?u için gerçekle?miyordu.Örne?in köylerdeki evliliklerin ailenin evde, ba?da-bahçede,tarlada yeni bir i?gücüne duyulan ihtiyaç üzerine gerçekle?ti?i anla??lmaktad?r.Bu sebeple köylerde evlenecek erke?in evlilik ya??na gelip gelmemesi,i?inin olup olmamas?,evlenece?i k?z? görüp görmemesi veya onu sevip sevmemesi önemli de?ildi.Bunlara evlenecek,daha do?rusu evlendirilecek erke?in karar vermesi gerekmiyordu.Onun yerine annesi,babas? veya ailenin büyükleri ile vasi ve yak?n çevre bu karar? veriyordu.[28]Erkek için olan bu durum aynen k?z için de geçerliydi ve onun da r?zas? al?nmazd?.[29]Aileler çocuklar?n? evlendirirken kar?? taraf?n kendi dinlerinden ve hatta mezheplerinden olmas?na a??r? dikkat ederlerdi.Onlara göre do?ru olan ?ey Ermeninin Ermeni ile evlenmesiydi,ancak özellikle ?ehirlerde bu kural?n d???na da ç?k?labilirdi.Süryani ve Keldaniler de H?ristiyan olduklar?ndan Ermeniler zaman zaman bunlarla da k?z al?p verme durumunda olabilirlerdi.Fakat asla yap?lmamas? gereken Müslümanlara k?z vermekti.B?rak?n vermeyi böyle bir ?ey dü?ünülemezdi bile.[30]Süryani Yakub’un k?z? Müslümana varm??t? da ailesi onu evlatl?ktan reddetti?i gibi,babas? da utanc?ndan ölmü?tü.[31]Bir Ermeni erke?i Kürtler içinde ya?ayan gezgin bir eskici oldu?undan ona k?z verilmemi?ti,ancak o da k?z? kaç?rm??t?.Bu erke?in Ermeni olan han?m? öldü?ünde,kendi milletinin kendisine k?z vermemesine kar??l?k,Kürtler bu Ermeniye k?z vermi?lerdi.Kürtler böylelikle Ermeni erke?ini Kürt yapt?klar?na inan?yorlard?.[32]Köylüler güvercin oynatan erke?e de k?z vermiyorlard?.Evli barkl? erke?in güvercin oynatmas? ise ay?p kar??lan?yordu.[33]

Evlendirilecek erke?in evlenece?i k?z? görmesi,onu sevmesi önemli olmad??? gibi,evlenmek için ya?? da önemli de?ildi.Çünkü erkek,evde çal??acak birisi olmad??? veya yeterince bulunmad??? için evlendirilirdi.Daha do?rusu çal??t?rmak için gelin al?n?rd?.Gelin o?ul için de?il,ev için al?n?rd?.Erke?in akl?n?n erip ermemesi önemli de?ildi.Gelin büyük olaca?? için bilmediklerini o?lana ö?retirdi.[34]10 ya??nda evlendirildi?i için bini?i uzun gelip,etekleri gelin alay? taraf?ndan tutulan erkek oldu?u gibi,hece kitab?n? okurken evlendirilen,hatta anas?n?n çaresizli?inden ötürü 4 ya??nda evlendirilen çocuk da görülebilmektedir.Küçük ya?ta evlendirilen çocuk,bütün ikazlara ra?men,gelinin de?il anas?n?n koynuna gitmi?tir.[35]Köydeki bu uygulama ?ehirde farkl?la?maktad?r.?ehirde erke?in evlenebilmesi için okulunu bitirmesi,askerli?ini yapmas?,üç-be? kuru? kazan?p elinin ekmek tutmas? beklenir.[36]Ermenilerde mühim olan oca??n tütmesi,evin ad?n?n devam etmesi oldu?undan,evde erkek çocuk olmasa bile ba?kalar?ndan bir erkek ve bir k?z çocuk al?n?p evlendirilir,o evin ad?n?n devam etmesi sa?lan?rd?.[37]Hatta evin o?lu ölüp gelinleri dul kald???nda,dul gelinlerine d??ar?dan bir koca getirip gelinin d??ar? ç?k?p gitmesini önleyen ve o evin ad?n?n devam etmesini,oca??n tütmesini sa?layanlar da bulunmaktad?r.Böylece dul gelin olsun, d??ar?dan getirilen koca olsun,o evin ad?yla an?l?rd?.[38]

Eve getirilecek gelinin güzel olup olmamas? da önemli de?ildi.Çünkü gelin,güzelli?i seyredilmek için de?il evde çal??t?r?lmak için al?n?rd?.Dolay?s?yla gelinin evde,tarlada,ba?da-bahçede çal??abilecek durumda olmas? yeterlidir.O?landan 6-7 ya? büyük ve güçlü olmal?d?r ki,her ay“vay belim a?r?yor,vay karn?m a?r?yor”deyip surat asmas?n.Çe?meye gidince testiyi kald?rd??? gibi s?rt?na at?p getirsin;çuval? kucaklad??? gibi e?e?e yükleyebilsin.[39]Erkeklerde evlenme ya??n?n 4’e kadar dü?tü?ü görülebilmekle beraber,k?zlarda bu ya??n 13’ün alt?na dü?mesine rastlanmam??t?r.[40]13-14-15-16 ya??na basan k?z çocuklar?n?n,çocuklu?u ve oyunlar? b?rak?p koca koynuna girmeleri beklenir.[41]18 ya? köylerde k?zlar için hayli ilerlemi? bir ya?t?r.[42]Bir Ermeni k?z? için evlenme aç?s?ndan en ideal ya? 15’tir.[43]?ehirdeki k?zlar erke?in önüne mendil atarsa veya üzerine su bo?alt?rsa,bu ona evlenmek için yapt?klar? davet manas?na gelmektedir.[44]Köyde erkekler küçük ya?ta evlendirildiklerinden köy k?zlar?n?n bu türden evlilik daveti yapmalar?na gerek yoktur;onlar kaynanas? olacak kad?nlar?n gözüne girebilmek ve be?enisini kazanmak için çal??mal?d?rlar.

?ehir k?z? köydeki hemcinsinin aksine daha serbesttir.Tek ba??na d??ar? ç?k?p çar??da dola?abilir,kahvehaneye gidip kahve içebilir,hatta erkeklerle flört de yapabilir.[45]Ancak ta?rada bulunan? ise,de?il köyde ya?ayan k?z,kasabada ya?ayan kad?n bile olsa,çar??ya kendi ba??na gidemez.[46]

K?z istenirken“Allah’?n ad?yla o?lumuza k?z?n?z? istiyoruz”dendi?i söylenmektedir.K?z,görücüye gelenlere Türk kahvesi pi?irip ikram etmektedir.K?z taraf?n?n görü?ünü belirtmesi için birkaç gün beklenir,bu arada taraflar birbirleri hakk?nda bilgiler edinir,hatta astrolojiden anlayan bir papaza gidilerek kitaba bile bakt?r?labilir.Papaz?n yorumuna göre evlilikten vazgeçildi?i bile olur.[47]

Köylerde olmasa bile ?ehirde ni?an için çar??ya ç?k?ld???,al??-veri? yap?l?p dikilmek üzere elbise sipari?i verildi?i görülmektedir.Bir örne?e göre ni?an Cumartesi günü yap?lm??t?r.Erkek taraf? o gün kuzu kesmi?,kad?nlar ni?an yeme?i,pilav, lava? sarma,çe?itli sebzeler,salata ve baklava haz?rlam??lard?r.Ak?am kom?ular,dostlar,akrabalar ve müzisyenler gelince herkes yemek masas? etraf?nda yerini alm??t?r.Çok say?da rak? ve meze masaya da??t?lm??t?r.Geleneklere göre,içmeye ba?lamadan önce o?lan taraf?ndan bir yetkili konu?ma yapm?? ve barda?? ?erefe kald?rm??t?r.Hem k?z taraf?na hem de aileye yeni gelecek geline ho? geldin denerek sa?l?k ve mutluluk dilenmi?,daha sonra o?lan taraf?ndan birisi k?z?n parma??na ni?an yüzü?ünü takm??t?r.[48]

?ehirde ni?anl? k?z?n ni?anl?s?n?n elini tutmas?na izin verilirken,[49]köylerde buna asla müsaade edilmez.Köylerde k?zla erke?in yan yana gelmesi,konu?mas? için ni?an yeterli olmay?p mutlaka nikah?n gerçekle?mesi beklenir.Bu sebeple ni?anl? k?z tek ba??na ba?a-bahçeye gönderilmez.Bekarete,gerdek gecesi yata?a dökülecek kana çok önem verildi?inden,k?z anas?,yaln?z durumdaki damat aday?n?n bir ?ey yapaca??n?,böylece kendisinin toplum içinde rezil olaca??n? dü?ünerek k?z?n? tek ba??na d??ar? göndermez.[50]

Özellikle zenginlerin dü?ününün duyurulmas? için dü?üne davet etme,dü?ün ça?r?s? yapmak için tecrübeli biri görevlendirilir. Dü?üne ça??r?lan kimseler,kendilerini ça??rmaya gelen bu kimseye mendil,kay??,yemi? gibi hediyeler verirler.[51]

Maddi duruma göre dü?ünler 7 gün sürebilmektedir.Her gün ?afakla ba?lay?p gece yar?lar?na kadar süren e?lenceler,haddi hesab? bilinmeyen yiyecekler,çal?nan davul-zurna ve def e?li?inde oynanan barlar-oyunlar,söylenen türküler bu dü?ünlerin vazgeçilmez yanlar?ndand?r.K?na gecesinden sonra gelin ata bindirilerek dini nikah?n k?y?lmas? için kiliseye götürülür.Papaz veya rahip ad? verilen dini görevli gelinle damad?n ba??n? birbirine birle?tirerek nikahlar?n? k?yar.Gelin üç katl? kutsal duva??, damatsa k?z?l?mt?rak damatl?k bini?iyle atlar? s?rt?nda kiliseden eve gelirler.[52]Dü?ünde gelinler beyaz gelinlik giyiyor, ancak o?lan evinde yas varsa beyaz giyemeyip,bunun yerine pembe olan?n? giyebiliyor.Hatta geline siyah çorap giymesi konusunda bask? da yap?labiliyor.[53]Erkek evine gelen gelinle damat kap? e?i?inden içeri girmeden,üzerlerine maddi güce göre alt?n para at?l?r.Gelinin getirmi? oldu?u çeyizi dü?ün evinde misafirler önünde aç?larak sergilenir ve gerde?e de Pazartesi günü girilir.[54]

Yeni gelin ba??nda s?rmal? saçakl? örtüsü,sürekli k?rm?z? ve all? pullu giyinmesiyle di?erlerinden ayr?l?r.[55]Damatsa damatl???n? ancak ba?ka dü?ünlerde ve bayramlarda giyebilir,bunun d???ndaki günlerde giyecek olsa kendisiyle alay edilir.[56]

Ermeni kad?n? evde büyükler varken gelinlik tutarak konu?maz.[57]Kendisine soru soruldu?unda cevab?n? sesli olarak de?il, hareketleriyle verir veya çocu?u ve kocas? arac?l???yla bu sorular? cevapland?r?r,isteklerini dile getirir.Gelinlik tutan kad?n?n ya?l?lar?n elini öpme biçimi bile de?i?iktir.Ba?parma??n?,i?aret parma??n? ve orta parma??n? birle?tirir,kar??da bulunan ya?l? insan?n elinin üzerine koyar,parmaklar?n? a?z?na ve aln?na götürür.[58]

Eve ad?m?n? atan gelin ailenin gelini olur.Kad?n en az kocas?na aittir.As?l görevi kaynanas?,kay?npederi ve akrabas?na hizmettir.O önce evin mal?d?r,sonra kocas?n?n.Geceden geceye o?lan?n koynuna yatacak,ondan öteye evin gelini sülalenin mal?d?r.[59]Kad?n?n kendi ana babas?n?n evine gitmesi geleneklere ters dü?mektedir.[60]Bir örne?e göre nikahtan 2 hafta sonra erkek,bundan 3 ay sonra da kaynana ölür.Gelin dul ve sahipsiz kal?r.Çocuksuz dahi olsa dul kad?n baba evine dönmez,ölünceye kadar kaynana evinde kal?r.E?er alan isteyen olmazsa.[61]D??ar?dan bir erkek getirilir ve dul kad?nla o evde evlendirilir, bundan sonra o evin ad?yla an?larak hayatlar?n? sürdürürler.?ayet ev halk?ndan birileri hayattaysa dul kad?n?n evi terk etmesi,ba?ka birisiyle evlenmesi ho? kar??lanmaz.Gerek ev halk? ve gerekse kad?n?n çocuklar? kendisiyle konu?mazlar.[62]

Kad?n kocas?na kar?l?k,çocuklar?na annelik,kaynanas? ve kay?nbabas?na gelinlik yapman?n yan? s?ra,erkenden kalk?p ekme?in yap?lmas?,sofran?n kurulup kald?r?lmas?,yataklar?n aç?l?p kald?r?lmas?,bula??klar?n ve çama??rlar?n y?kanmas?,evin temizli?i, hayvanlar?n yemlenip sulanmas?,sa??lmas?,ah?r?n temizlenip hayvan pisliklerinin dökülmesi,dam?n lo?lan?p kürenmesi,ba?-bahçe ve tarlan?n ekilip dikilip biçilmesi,k??l?k yiyeceklerin tedariki,çe?meden su getirilmesi gibi i?lerde çal???r.Onun için gün, gün do?madan ve evin di?er halk? uyanmadan ba?lar,gece herkes yatt?ktan sonra son bulur.Bütün bu i?lerinde en büyük destekçisi k?z çocuklar? ve ?ayet yard?m edecek olursa kocas?d?r.Ancak erkekler ister çocuk isterse büyük olsunlar s?k?nt?ya gelmez,kad?nlar gibi bellerini e?ip dizlerini k?rmazlar.Bu sebepten köylü kad?nlar sonbaharda evlerine kemikleri say?lacak kadar zay?flam?? bir halde girerler.[63]

Kad?n kocas?na ismiyle ba??ramaz,bizimki veya kocam diyemez,[64]büyüklerin yan?nda gelinlik tuttu?undan konu?maz,kendine laf söyletmez,yorgun da olsa kocas?n?n yan?nda e?e?e binemez,[65]ba?ka bir evde kocas?yla yatamaz,[66]evin erke?i gelmeden yeme?e oturamaz.[67]Buna kar??l?k da erkek kar?s?na e?im han?m?m diyemez.Kad?nlar ya memleketlerinin ya da ailelerinin ismiyle an?l?r.[68]

Köyünü b?rak?p da ?stanbul’a para kazanmaya giden erkeklerin oraya yerle?meleri ve memleketlerini terk etmeleri ay?p kar??lan?r.[69]Kad?n ailenin mal? say?ld??? için kar?s?n? da yan?nda götüremez.[70]Bundan dolay? kad?nlar,zavall? bir biçimde kaderlerine boyun e?erek kocalar?n?n yolunu beklerler.[71]Kad?n ve erke?in birbirini aldatmas? hem dinen hem de gelenek olarak ho? kar??lanmasa da toplumda zaman zaman bu tür hadiselere de rastlan?r.[72]?stanbul’daki erkeklerin bu amaçla Pera’ya gittikleri bilinmektedir.[73]Geleneklere göre erke?in k?z karde?lerini evlendirmeden evlenmesi do?ru kar??lanmad???ndan,bu kurala uymakta titizlik gösteren erkek,dinen do?ru bulunmayan gayri me?ru ili?kilere girebiliyor ve nikahs?z ya?ayabiliyordu. Erke?in bu tutumunda,biraz da k?z karde?lerinin ona babas?n?n bedduas?n? kazanaca??n? ve di?er erkek karde?inin böyle bir hareket sonucunda bunun cezas?n? ödedi?ini ileri sürüp,onu böyle bir evlilikten vazgeçirmeleri yatmaktad?r.Kom?ular kapatma bir kad?nla olan ili?kilerini kesmi?lerdir.[74]Gayr?me?ru ili?kiden do?an çocuklar babalar? öldü?ünde mirastan yararlanamazlar.Kad?n çocuklar?n?n halas? ve kiliseden destek göremeyince mahkemeye ba?vurur ve ?er’i memurlar gere?ini yap?p ölen erke?in mallar?n? zabt alt?na al?rlar.[75]Öykülerde bo?anma olay?na hiç rastlanmam??t?r.

Köydeki kad?n?n çal??mas? esas olup çocuk do?urmas? o kadar önemli olmasa da,?ehirde durum farkl?d?r.Kad?n?n y?lda veya iki y?lda bir do?urmas? ve bu i?i de 7-8 kez yapmas? beklenir.[76]K?z çocuk do?urmak utanç kabul edilip k?za“yüz karas?”,o?lana ise“pa?a”denir.[77]Kad?n ancak arka arkaya erkek çocuk do?urabilirse di?ili?iyle övünebilir.Ak?ll? bir erkek çocuk,zeki 4 k?z çocu?una e?it tutulur.[78]Hamile kad?nlar?n bir kayaya ni?an al?p ta? att?klar? ve ta??n kay?p dü?mesi ya da orada kalmas?na bakarak,k?z m? erkek mi do?uracaklar?n? s?nad?klar? görülmektedir.[79]Kad?n do?umdan en fazla 4 gün sonra i?te çal??maya gider,bu bazen bu kadar da uzun sürmez.Bir günlük lo?usa kad?n?n çama??r y?kamaya gitti?i de görülebilir.Çocu?u ilk 3-4 ay s?rt?na ba?lar,ondan sonra çocuk neneye veya kaynanaya b?rak?l?r.Kad?n ö?ünlerde çal??t??? yerden gelerek çocu?u emzirir ve geri döner.[80]

Çocuk do?duktan sonra papaz taraf?ndan vaftiz edilerek kilise defterine kaydolunur.Çocu?a isim olarak ölen baban?n,a?abeyin veya sevdiklerinin ismini koyarak onun ad?n? evde ya?atmak isterler.[81]Çocuklara verilen isimler bölgeden bölgeye de?i?ebilmektedir.Çocu?un di?i ç?kt???nda.“di? bu?day?”töreni yap?l?r.Bu törene kom?ular,mahalleli ve akraba davet edilir. Ortaya serilen çar?af?n ortas?na di?i ç?kan çocuk oturtulur,onun etraf?na da davetliler yerle?ir.Ha?lanm?? olan nohut ve bu?day gelenlere ikram edilir.Kad?nlar birer avuç ?ekerli bu?day? çocu?un ba??ndan a?a??ya dökerler.Çocu?un saçlar? aras?nda kalan bu?day taneleri çocuklar içinde en güzel di?li olan taraf?ndan tek tek di?le toplan?r.Bu toplanan bu?daylar i?neyle ipli?e dizilir ve çocu?un boynuna kolye olarak as?l?r.Bu,çocu?un di?lerinin ileride inci gibi düzgün olmas? içindir.Daha sonra çocu?un önüne çe?itli e?yalar konur.Kalem,?ncil,?im?ir tarak,horozlu ayna,bir çifti alt?n bilezik,yüzük,duvarc? ?akülü, a?aç testeresi,nal,kör bir makas,bir soba ma?as?,çuvald?z,demirci çekici,ustura,di?çi kelpeteni gibi e?yalar içinden çocuk hangi e?yay? seçerse,ileride seçece?i mesle?in o olaca??na inan?l?r.[82]

Toplumsal dayan??ma ve kom?uluk ili?kileri aç?s?ndan cenaze evine yemek yollama,cenaze evinin oca??n? günlerce tüttürmeme,[83]kurulan tur?udan ve yap?lan pekmezden kom?ulara ikram etme,darda kalana yard?m etme gibi pek çok güzel örnek bulunmaktad?r.Kendisine yemek ikram edilen yeme?i verene“ölülerinin can? için”demektedir.[84]Bunun gibi örnekleri ço?altmak mümkündür,ancak bunun tam tersi davran??lar da mevcuttur.?ehirliler köylüleri,zenginler fakirleri küçümseyebilmektedirler.[85]Akraba dahi olsa tehcir esnas?nda kendi menfaatini dü?ünüp yard?m etmeyenler;f?rsat bu f?rsatt?r diyerek durumdan yararlanmaya kalk??anlar da vard?r.[86]Bütün bunlara ra?men bu gibi örnekler istisna olarak kalmaktad?r.



3.?KT?SAD? HAYAT

Osmanl?-Türk toplumunda Türkler daha çok ziraat ve hayvanc?l?kla u?ra??p,askerlik yap?p,ilmiye s?n?f?nda yer al?rken;gayr? Müslimler ço?unlukla sanat ve ticaret alan?nda faaliyette bulunmu?lard?r.Bu sebeple de gayr? Müslim nüfus ekseriyetle ?ehirlerde yerle?mi?tir.Osmanl? ülkesinde ticaret alan?nda daha çok Yahudiler ve Rumlar söz sahibi iken,sanat ve mimari alan?nda da Ermeniler ve k?smen de Süryaniler öne ç?km??lard?r.Bunu söylerken,Ermenilerin sadece ?ehirlerde yerle?mi? sanatkar bir millet olduklar?n? ifade etmek istemiyoruz.K?rsal alanda bulunan Ermeniler,hayvanc?l?k alan?nda olmasa bile, hububat üretimi,ba?c?l?k,meyve ve sebze yeti?tiricili?i konusunda bir hayli söz sahibidirler.Hayvanc?l?k alan?nda fazla söz sahibi de?ildirler,çünkü dini hayat k?sm?nda da görülece?i üzere y?l?n yakla??k 184 gününü perhiz-oruçlu geçirmektedirler.Bu günlerde hayvansal g?dalardan uzak durup,bitkisel yiyecekler yemektedirler.Bu sebeple koyun ve s???r besicili?i yapmamakta, ço?unlukla tarla sürmekte kulland?klar? öküz ve ta??mac?l?kta kulland?klar? at,e?ek,kat?r gibi hayvanlar? beslemektedirler.

?ncelenen öykülerin ço?unlu?u ta?ra hayat?na ait oldu?undan,Ermenilerin çiftçilik konusundaki pek çok hat?rat? bu eserlerde yer alm??t?r.Bu konuda en çarp?c? örnek olarak 1908 senesinde bir kaymakam?n tespitini aktarmakta fayda vard?r.Kaymakam Türklere hitaben:”Ben sizlerin ve Ermenilerin tarlalar?n? uzaktan bir bak??ta tan?r?m.Sizin tarlalar?n bu?day? ta??n, dikenin,zararl? otlar?n içinde kaybolmu?tur.Ermenilerin tarlas?nda bir tek ta?,bir tek diken,bir tek demir dikeni görmezsin...”demi?tir.[87]

Ta?ra hayat?nda bu?day çok önemlidir.Di?er yiyecekler olmadan ya?anabilir,ancak ekmek olmadan olmaz.O sebeple F?rat’a girilip,nehrin sürükledi?i budanm?? asma dallar?n?,odun parçalar?n? toplay?p ona buna götürmeli ki bir kap un al?nabilsin. Bir de bo?azdan kesip,büyük ba?lar?n üzümünü,cevizi,kuru dutu,kuru kay?s?y?,pekmezi yemeyip,köylere götürüp bu?dayla takas etmelidir.[88]En çok ekmek yendi?inden birine“yemek yiyelim”denmez“ekmek yiyelim”denir.Yemek yerken gelen misafire“yemek yedin mi?”,“aç m?s?n?”diye sorulmaz.“Ekmek yedin mi?”diye sorulur.Ekmek yememi? bir insan?n tok olmad???na,aç oldu?una inan?l?r.[89]Bu?day?n ve ekme?in kutsal kabul edilmesinden ötürü papaz,herkesin harman?n? okumaya gider ve bu?day y???nlar?n? kutsar.[90]

Köy hayat?nda genelde para kUllan?lmaz.Takas usulü yayg?nd?r.Herkes üretti?i ve yeti?tirdi?i ürünü di?erinin üretti?i ve kendisinin ihtiyac? olan ba?ka bir ürünle takas eder.Her ev,papaza,zangoça ve ö?retmene,para yerine ölçekle bu?day verir.[91] Herkeste para bulunmaz.Para bulunanlar da kendilerini a??ra satarlar.Borç para verirken senet yap?l?r ve harman zaman?na kadar verilen borç paran?n liras?na,ayl?k yüz para faiz al?n?r.[92]Köylünün en çok korktu?u olay,vergi toplayan jandarmalar?n köye gelmesidir.Paras? eksik olan,evindeki e?yas?n? köy meydan?na aç?k art?rmayla satmaya götürür.[93]Cumhuriyet döneminde hane ba??na al?nan 6 liral?k yol vergisi de yine halk?n ?ikayetçi oldu?u konulardan birisidir.

Köylüler,ihtiyaçlar? olan gazya??,gaz lambas?,fitil,cam,cep aynas?,kazma,kürek,orak,çekiç,karasaban,t?rpan,kurt kapan?, tav?an kapan?,tilki tuza??,nal,nal m?h?,yemeni,çar?k,basma,tuz ve ?eker gibi ?eyleri almaya ?ehre geldiklerinde bo? gelmezler;onlar da bir ?eyler satmak yada de?i? toku? yapmak isterler.Bazen keçi k?l?ndan dokunmu? bir heybe dolusu ceviz verip,yerine bir orak al?r veya iki tavu?a kar??l?k bir çar?k,bir torba dolusu çökelek peyniriyle iki yuvarlak cep aynas?n? de?i? toku? ederler.[94]

Para kazanmak için ?ehre gitmek laz?md?r ve bunun için de en uygun ?ehir ?stanbul’dur.?stanbul’a gidenler para kazanmak ve kazand?klar?n? eve yollamak için giderler.Çok çal??acak,ne i? verilirse yapacak,geceni gündüzüne katacak,yemeyecek, harcamayacak,alt?n lira ve gümü? mecidiye kazanacaks?n ki,memleketine ancak ondan sonra dönebilesin.Para kazanabilmek için de ?stanbul’da en az üç y?l kalmak gerekir.[95]Bu sebeple babas? ?stanbul’a para kazanmaya giden çocuklar?n ço?u babalar?n? tan?mazlar.[96]Ço?u Ermeni kad?n?,uysal bir biçimde,y?llarca kocas?n?n yolunu bekler,kocalar? uzun y?llardan sonra evli olduklar?n? hat?rlar ve önemini yitirmi? olan evliliklerini sürdürmek için memleketlerine dönerler.Bu,ailedeki bütün erkeklerin ?stanbul’a gitmesi ?eklinde oldu?u gibi,s?rayla da yap?labilir.Eve dönen erke?in yerine ba?ka bir erkek ?stanbul’a gider ve para kazan?r.[97]Bazen erkek eve dönmez,?stanbul’da ba?ka bir kad?nla hayat?n? birle?tirir ve memleketine de para göndermez.O zaman baba,o?luna yazd??? mektupta,ikinci senedin de ödenmemesi durumunda gelini evden kovaca?? tehdidinde bulunur.[98]

?stanbul’a para kazanmak için gidenler sadece erkekler de?ildir.Bazen kad?nlar da hizmetçilik ve sütannelik yapmak için ?stanbul’un yolunu tutarlar.?zmit,Bahçecik,Arslanbe? ve Adapazar?,?stanbul’a hizmetçi ihraç eden yerlerdir.[99]Kocas? sakatlanm?? ve çocuksuz olan bir kad?n,bu durumundan ötürü kay?npederi ve kay?nvalidesi taraf?ndan adeta suçlan?r.Bir çocuk dünyaya getirebilmi? olsayd? hiç olmazsa ?stanbul’a gider,sütannelik yapar,para kazan?r ve bununla bir ev sat?n al?r diye. [100]

?stanbul’da bulunan Ermenilerin ço?u f?r?nc?l?k yaparlar.Ancak ?stanbul’a yerle?mez,yerle?mek istemezler.Bir de?il on ev alabilecek durumdad?rlar,ancak gurbetçilik yaparlar.Yerlerine karde?lerini,babalar?n?,evlatlar?n? b?rak?r,gene memleketlerine dönerler.Do?duklar? köyü,baba oca??n?,babadan kalma tarlay?,ba?? terk edip göçmeyi ay?plarlar.Bunu yapanlarla ili?kilerini keserler.[101]Karaköy,Emirgan,Galata’daki f?r?nlar? ve de?irmenleri i?letenler Erzincanl? Ermenilerdir.[102]Yine Bo?aziçi’nin iki k?y?s?n?n bütün f?r?nlar?n?n bu?day?n? Erzincanl? Ermeni ö?ütür.[103]Kad?n ve çocuklar?n? köylerinde b?rak?p Romanya’ya kahvecilik yapmaya giden Erzincanl? Ermeniler vard?r.[104]

Çiftçilik ve gurbetçili?in d???nda Ermenilerin ekseriyeti,hayat?n? sanatkarl?kla idame ettirir.Genelde Ermeniler demircilikle u?ra??rlar.Bunun d???nda kalayc?,duvarc? ustas?,s?vac?,ta?ç?,tenekeci,sobac?,kazanc?,bak?rc?,nalbant,marangoz,dülger, yemenici,kundurac?,çar?kç?,çerçi,terzi,kuyumcu,de?irmenci,f?r?nc?,a?ç?,hanc?,külhanc?,bezzaz,bakkal,kasap olan Ermeniler de vard?r.[105]Kad?nlar da sanat hayat?na yapm?? olduklar? testiler[106]ve evlerde dokuduklar? hal? ve kilimler ile kat?l?rlar.[107]



4.D?N? HAYAT

III.yüzy?l?n ilk yar?s?nda ortaya ç?kan Ermeni kilisesi,co?rafi olarak piskoposluk merkezlerinden uzak olmas? dolay?s?yla konsiller veya toplant?larda al?nan pek çok karardan yeterince haberdar olamam??,neticede farkl? zamanlarda farkl? kararlar? uygulamak durumunda kalm??t?r.Bir millet olarak H?ristiyanl??? topluca kabul eden ilk kitle Ermenilerdir.301 y?l?nda vuku bulan bu olay,öncelikle kilisenin geleneksel kurucusu Aziz Gregory(Gregoire,Grigor)’nin misyon faaliyetleri sayesinde gerçekle?mi?tir.Ekümenik konsillerden ilk üçünü(iznik-?stanbul ve Efes) kabul eden Ermeni kilisesi;Kad?köy konsilini tan?maz, di?er konsiller hakk?nda da bir fikir beyan etmez.Ermeni kilisesi vaftiz, ekmek - ?arap ayini, kuvvetlendirme, tövbe, evlilik töreni, ruhbanl?k ve hasta ya?lanmas? olarak adland?r?lan sakramentlerin(dini ayinler) yedisini de kabul etmektedir.

Bu kilise,1198’den beri Katolik dünyas?yla ili?kiye geçmesi sonucunda Katolik Ermeni kilisesi ve Gregoryen Ermeni kilisesi olarak ikiye bölündü.XIX.yüzy?ldan itibaren misyoner faaliyetleri sonucunda Protestan Ermeni kilisesi ad?yla ba??ms?z bir kilise daha ortaya ç?km??t?r.[108]Dolay?s?yla uygulamalar?ndaki farkl?l?klar aç?s?ndan Ermeniler aras?nda üç ayr? mezhep bulundu?Undan,Osmanl?-Türk toplumundaki Ermenilerin inanç ve ibadetler bak?m?ndan farkl? davranabildikleri de görülebilmektedir.Öykülerde yer alan dini hayat ile ilgili bilgileri bu ba?lamda de?erlendirmek gerekir.

Di?er H?ristiyan mezheplerinde oldu?u gibi Ermeni Gregoryen mezhebinde inanç-iman esaslar?n?n yan?nda ibadetler de vard?r. ?badetler günlük,haftal?k ve y?ll?k ibadetler ile bayramlardan olu?maktad?r.Öykülerde dua,tövbe,evlilik,hac ve oruç gibi ibadetlere tesadüf edilmekte olup,bunlar da bireysel ve toplu ?ekilde icra olunmaktad?r.

Osmanl? Devleti di?er gayr? Müslim tebaas?na oldu?u gibi Ermenilere de dinlerinin gerektirdi?i ibadetleri yerine getirmeleri konusunda kolayl?klar sa?lam??,ancak Müslüman tebaaya uygulad??? gibi onlar?n ibadetlerini düzenleme ve takip etme gibi bir uygulamay? gayr? Müslim tebaas?na tatbik etmemi?tir.Bu gibi yetkileri onlar?n kendi din adamlar?na b?rakm??t?r.Nitekim bu durum bir Ermeni k?z?na Yunan generali taraf?ndan:“Ba?piskoposun Ermenilerin hükümeti oldu?unu bilmenizi istiyorum.O,kanun ç?kar?r,kontrol eder ve halk? ad?na tüm kararlar? al?r”?eklinde ifade olunmu?tur.Ermeni k?z? da Ba?piskoposun bu yetkilerini ve oturdu?u yüksek kadife koltu?u dikkate alarak onu Ermeni kral? gibi ha?metli görmü?tür.[109]

Ermenilerin ibadetlerini topluca yapt?klar? yer kiliseleridir.Kiliseler onlar?n hem din ve mezheplerine dayal? inançlar?n?n hem de milliyetçilik duygular?n?n canl? tutulmas? konusunda mühim roller oynam??t?r.Bazen içinde okulun da bulundu?u ana bina ve çan kulesinden olu?an kiliseye giri? ve dUru? biçimleri bölgeden bölgeye farkl?l?klar arz edebilmektedir.Örne?in Erzincan-Arm?dan’daki kilisenin iki kap?s? ve avlu-ta?l??? vard?.Kap?lar?n birinden sadece erkekler,ayakkab?lar?n? ç?kararak çorapla içeri girer;ikincisinden de kad?nlar çediklerini ve ç?lç?llar?n?(arkas? aç?k,topuksuz bir tür terlik)ç?kar?r, cüppelerinin kösteklerini gev?etir,kal?n köylü çoraplar?yla içeri geçerlerdi.Erkeklerle kad?nlar?n yeri ayr?yd?.Kilisenin iki vernadununun(balkon)arka k?sm? kad?nlara,ön k?sm? sa?l? sollu erkeklere aitti.Kad?nlar k?sm?,yerden tavana kafesle örülmü?tü. Kafes o kadar s?kt? ki erkekler kad?nlar? göremezlerdi;ama kad?nlar kafes aralar?ndan erkekleri görür,ayini izlerlerdi. A?a??da en ya?l?lar dururdu.Onlar?n yukar?s?nda orta ya?l?lar ve evli k?z?,o?lu olanlar.En üstteki vernadun da gelinlere aitti.

Kad?n erkek herkesin kilisede,bas?p ayakta duraca?? bir minderi olurdu.Sahiplerinin ya? s?ras?na göre de yan yana dizilirlerdi.Erkeklere ait en arka iki s?rada kilise bekçisiyle köyün ya?l?lar?n?n minderleri dururdu;ama zenginlerin çok ya?l? olmayanlar?n?n da yeri oras?yd?.Köyün zenginiyle fakiri minderlerinden belli olurdu.Zenginlerinki bol yünlü ve parlak renkliydiler.Ayaklar içine gömülür ve hemen ?s?n?rd?.Fakirlerinki ise eski çaputlardand?.

Kilisede üç mihrap,kuca??nda ?sa’y? ta??yan Meryem Ana,azizlerin resimleri,haçlar,?amdanlar bulunmaktayd?.Papaz s?rt?nda cüppesi,ba??nda ba?l???,sakal? ve elinde bastonuyla cemaatin önünde yerini al?rd?.Korodaki çocuklar kitap ve ilahiler okur, cemaat de onlara para verirdi.[110]

Erkekler kilisede ba?? aç?k olarak duramazlar,[111]üst ba? temizlenir,minderlerin tozu silkelenir,sonra duaya ba?lan?rd?. Kilisede dua diz çökerek yap?l?rd?.[112]Minderler üzerinde dize gelinir,al?n yere konulur ve yer öpülür,aya?a kalk?l?r,dik bir biçimde haç ç?kar?larak dua merasimi tamamlan?rd?.Tövbede de diz çökülürdü.Günahlardan ötürü tövbe edildikten sonra papaz,affedilmeye lay?k olmalar? için tövbe edenlerin diz çökmesini isterdi.Bu diz çökme ya?,sa?l?k durumu ve yapan?n gücüne göre 3 diz çökmeden 15-20 diz çökmeye kadar yap?l?rd?.Ermeniler günde iki defa bir sabah ve bir ak?am bunu yapmak zorundayd?lar.Aksat?ld??? zaman günaha girerlerdi.Kilisede olmasa bile evde,tarlada,da?da da olsa geçerliydi.Zadig ve Dz?nunt ad? verilen bayramlarda diz çöküp tövbeyi yapmak ?artt?.Son gün yap?l?rsa geçersiz say?l?rd?.Bir hafta veya daha öncesinden ba?lan?rd? diz çökmeye.En çok diz çökme gelinlere yapt?r?l?rd?.Onlar sürekli cinselliklerini kulland?klar?ndan,daha çok diz çökme gelinlere yapt?r?l?rd?.Onlar sürekli cinselliklerini kulland?klar?ndan daha çok günah sahibi olabileceklerine inan?l?rd?.Onlar da say?y? unutmamak için sol ellerinde tuttuklar? Kudüs i?i tespihleri çekerek diz çökerlerdi.Bu diz çökme uyumlu bir ini? ç?k?? ve tespih ?ak?rdamas? ile yap?l?rd?.

Tövbe sadece dua ve yere diz çökmeyle yerine getirilmezdi.Ayn? ölçüde önemli ve daha büyük bir zorunluluk vard?.Tövbe eden her kad?n ve erkek,okunmu? kutsal ekmekten yiyene kadar cinsel temasta bulunamaz;birbirlerine dokunmamak için,yatakta birbirinden uzakta yatarlard?.Öpmek de oruca dahildi.Kad?nlar kocalar?n?n kendilerini öpmelerine müsaade etmemeliydiler.Aksi takdirde kad?n daha günahkar olurdu.[113]

Kilisede ayin bittikten sonra ?ncil öpülür,[114]mihrab?n önünden geçilirken de ba? e?ilirdi.E?meden geçmek sayg?s?zl?k olarak görülürdü.[115]Kilisenin çan? sabah ve ak?am olmak üzere günde iki defa çal?n?rd?.[116]Çan?n çal?nmas? bu iki vaktin d???nda önemli bir duyurunun yap?lmas?,ölen birisi varsa ölümünün haber verilmesi gibi durumlarda da olurdu.[117]

Ermeni cemaatini dinlerine kar?? ilgili k?labilmek,onlara dinlerinin vecibelerini yapt?rabilmek,dinlerinin yasaklad?klar?ndan kaç?nmalar?n? sa?layabilmek için çe?itli uygulamalar geli?tirilmi?tir.Özellikle XIX.yüzy?lda dini inançlar?n krizle kar?? kar??ya kalmas?,[118]insanlar?n dinlerine kar?? kay?ts?z olmalar?,baz? din adamlar?n? kat? davran??lara iterken,baz?lar?n? da krizi büyütüp de onlar?n tamamen din d??? kalmalar?n? önlemek için baz? tavizler vermeye sevketmi?tir.Bu tavizlerde, muhtemelen bu yüzy?lda kilisenin sadece dini bir merkez olarak kalmay?p,ayn? zamanda siyasi olaylara kar??arak cemaati yönlendirmek iste?i de rol oynam??t?r.Bu sebeple kilisenin,cemaatini milli hislerle bir arada tutabilmek için baz? tavizler vermekten geri kalmad??? anla??lmaktad?r.[119]Adanal? bir Müslüman?n tespiti ile XIX.yüzy?l?n sonlar?na kadar hiçbir Ermeni kilisesinin kutsall??? bozulmam??ken,özellikle XX.yüzy?l ba?lar?ndaki siyasi olaylardan ötürü kilisenin bu kutsall??? bozulmu?tur.[120]

Kiliselerde günlük kokular? tüttürüldü?ünden,üzerinde günlük kokusu bulunan ki?iler toplumda makbul tutulmaktad?r.[121]Bu bütün ya?takiler için geçerli bir durumken,özellikle ya?l?lardan beklenen art?k i? de?il;kilise ve duad?r.[122]Çocu?u hasta olan kad?n,papazdan o?lunun ba??nda ?ncil okumas?n? ister,papaz ise ona verdi?i cevapta“Pazar günleri kiliseye gelmeyen, Kutsal Ayin’e kat?lmayan o?lunun ba??nda ben ?ncil okumam!Günaha girmem!Sen var git söyle o günahkar o?luna...”der.[123]

Ölüm dö?e?inde olan hastalara papaz?n ?ncil okumas?ndan ba?ka kutsal ekmek de verilirdi.[124]Fahi?elik yaparak karde?lerinin geçimini sa?layan günahkar,ancak paskalya perhizini tutacak kadar da dindar olan bir Ermeni kad?n?,ölüm dö?e?indeyken kendisine kutsal ekmek verilmeyece?ini bile bile kutsal ekmek ister.Fakat papaz gelmeyi reddeder.[125]Üst rütbeli bir din görevlisi,kap?l?p aldanm?? bir k?zla fahi?elik aras?ndaki fark? belirtir.[126]

H?rs?z?n ni?an töreni Patrikhane’nin büyük salonunda yap?lmam??,Patrik vekili onu kutsamam?? ve ni?an gazetelerde de duyurulmam??t?r.[127] Ermeni dinince intihar edenin cenazesi de dual? törenli yap?lmamaktad?r.Ancak Müslümanlar?n,geride kalan çocuklar?n?n ömür boyu bu kirle ya?amamalar?n? ileri sürerek devreye girmesiyle,intihar edene görkemli bir cenaze töreni yap?l?r.[128]Günah ç?karmadan ölmek kabul edilecek bir davran?? de?ildir.[129]

BazI kilise ve papazlar?n dini kurallar gere?i hareket etmedikleri,çe?itli,sebeplerle kurallar?n d???na ç?kt?klar?na da tesadüf olunmu?tur.Örne?in ?stanbul’a çal???p para kazanmak üzere giden evli bir erkek,memleketine dönmeyip orada ba?ka bir kad?nla evlenmek ister.Bu normalde mümkün olmad???ndan Patrikhane’ye haber vermeden,h?rs?zlar gibi,papaza bir lira vererek gizlice ve sessizce nikahlan?rlar.[130]

K?y?da kö?ede kalm??,unutulmaya yüz tutmu?,çan kulesi y?k?lmak üzere ve daha pek çok onar?m i?leri olan kilisenin yönetim kurulu ise ?öyle bir harekette bulunur:Bakirelerin namusunu kirleterek kovan,teslim alm?? oldu?u emanetleri geri vermeyen, yalan yere yemin eden zengin bir insan?n ölümünden sonra yak?nlar? onun kilise avlusunda gömülmesine izin verilmesini isterler.Kilise yönetim kurulunda bu istek tart??maya aç?l?r.150 lira verilirse onunla hiç olmazsa çan kulesini ve di?er tamiratlar? yapacaklar?n? söyleyenler oldu?u gibi,böyle birisinin kilisenin avlusuna gömülmesine ve hatta çan kulesine isminin verilmesine itiraz edenler olur.Cenazenin sahipleri gelir konu aç?l?r ve 100 lira daha verilirse bu iste?in yerine getirilebilece?i söylenir.Cenaze sahipleri di?er ana kilisede gömülen birisinin ödedi?i para ile kendilerinin ödeyece?i aras?nda bir mukayese yaparlar ve miktar? çok bulurlar.Pazarl?klar yap?l?r,cenazenin kirli çama??rlar? ortaya dökülür.Cenaze sahipleri cenazeyi ba?ka bir yere götürecekleri tehdidinde bulunurlar.Araya girenler iki taraf? 200 liraya anla?t?r?rlar.[131]Fakat kilisenin k?demli papaz?,yönetim kurulu üyelerini aziz kiliseyi kirletmeyin diye uyar?r.Ancak kilisenin sadece duayla ayakta durmad???n? dü?ünen üyeler,bu ikaz? dikkate almazlar.K?demli papaz(vaiz),konuyu piskoposla görü?ür.Piskopos din görevlileri olmazsa kilisenin ayakta kalamayaca??n?;papaz ise kilisenin inananlarla ayakta kalabilece?ini söyler.Piskopos mezarl???n da kiliseye ait oldu?unu, dolay?s?yla kilisenin avlusuna gömülmeyen birisinin mezarl??a da gömülmemesi gerekti?ini ileri sürerek papaz?n iste?ini geri çevirir.[132]

Gayr?me?ru ili?kiden çocu?u olan kad?n?n,çocu?u nas?l vaftiz ettirip kilise defterine ne ?ekilde kaydettirdi?i bilinmemekle beraber,çocuk öldü?ünde yüklü bir para ödeyerek ve mezar yeri sat?n alarak,iki papaz e?li?inde bir sürü mum yakt?r?p, görkemli bir cenaze merasimi yapt?rtt??? zikredilir.[133]

Vaftiz,nikah ve cenaze i?leri gibi dini hizmetler kilise taraf?ndan gerçekle?tirilirdi.Bu hizmetler baz? bölgelerde paral? olabildi?i gibi,örne?in Arm?dan’da ücretsiz olarak gerçekle?tiriliyordu.Fakat Arm?danl?lar papazlar?na y?lda hane ba??na iki ölçek;zangoçlar?na da bir ölçek bu?day veriyorlard?.[134]Yine vaftiz töreni de baz? bölgelerde kilisede yap?l?rken,örne?in Diyarbak?r’da evlerde yap?l?yordu.Kirve(vaftiz babas?),papaz,le?en ve s?cak su haz?rsa vaftiz töreni gerçekle?tirilirdi.[135] Vaftiz töreninin yap?lmas?nda acele edilirdi.Ermeni kilisesi papaz? ba?ka bir yere gittiyse,bu görevi Diyarbak?r’daki Keldani kilisesi rahibi de gerçekle?tirebilirdi.[136]Nikah?n geçerli olabilmesi için nikah?n mutlaka kilisede gerçekle?mesi laz?md?.[137]

?stanbul’da papaza kabri okutmak-kutsatmak ve kar??l???nda ücret ödemek adeti varken,[138]Arm?dan’da mezarl?k okutma adeti yoktur.Papaz sadece evleri okur,bunu zenginine de fakirine de ücretsiz yapard?.[139]Diyarbak?r’da bu adet y?lda iki kez bayramlarda yap?l?r,papaz eve gelerek evi kutsar ve Tanr?n?n o eve bereket vermesini diler.[140]Arm?dan’da papaz herkesin harman?n? okumaya gider,bu?day y???nlar?n? kutsard?.[141]Yine kutsanan ba?ka bir ?ey de üzümdü.A?ustos ortas?nda Pazar gününde üzüm kilisede kutsan?r ve yenmesi için mubah k?l?n?rd?.[142]O gün Meryem Ana günü olarak bilinir.

Do?um,ölüm,nikah gibi merasimler kilise taraf?ndan gerçekle?tirilir ve do?anlar kilise defterine geçirilir,ölenler de defterden silinirdi.Nüfus memurlu?u gibi hareket eden kiliselerin bir di?er müdahale alan? da evlatl?k edinme konusundayd?. Evlatl?k alma i?leminin gerçekle?mesi için kilisenin iznini almak gerekiyordu.[143]

Papaz?n bu törende bulunup bulunmad??? aç?kça söylenmemesine ra?men,kanaatimizce papaz ba?ta olmak üzere,bütün halk?n kat?l?m?yla gerçekle?tirilen bir merasim de h?sgum denilen ya?mur duas?na ç?kmayd?.[144]

Ermenilerin kutlad?klar? be? büyük bayram oldu?u görülmektedir.Birisi Dz?nunt ad?yla 6 Ocak’ta kutlad?klar? ?sa’n?n do?umu ve vaftiz yortusudur.[145]?sa Mesih’in öldükten üç gün sonra dirilmesi ve insanl??a görünmesinin bayram?,paskalya,Zadik ismiyle an?lmaktad?r.Her y?l 22 Mart 25 Nisan aras?ndaki Pazar günlerinden birinde,ilkbahara giri?in hemen sonras?na rastlayan dolunay?n Pazar?nda kutlan?r.[146]Tufan’dan kurtulu?u simgeleyen bayram,Vartavar ad?yla an?lmaktad?r.[147]Meryem Ana’n?n gö?e al?n???n?n y?ldönümü Asdvadzadzin ad?yla an?l?r.A?ustos ortas?na rastlar ve o Pazar Ermeni kilisesinde üzüm kutsan?r.Bu yüzden“Üzüm Bayram?”da denir.[144]Son büyük bayram da Haçveratz ad?yla an?lan Büyük Haç Yortusu’dur.14 Eylül’ü izleyen Pazar günü kutlanan bayram 614’te Kudüs’ü i?gal edip ?sa’n?n haç?n? ele geçiren Perslerden 628’de Kutsal Haç’?n geri al?n???na ve Anadolu’da dola?t?r?l?p geri götürülü?üne atfen yap?l?r.[149]Bunlardan ba?ka ikinci derecede kutsal günleri de vard?r. Karnavala e? ?enlik ise Paregentan ad?yla an?l?r.[150]Be? büyük yortunun ertesi gününe rastlayan Merelots ve Paskalya günlerinde mezarl?klar ziyaret edilir ve ölüler an?l?r.[151]

Bayramlarda Ermeni kad?nlar?n süslendikleri,özellikle de mavi renkteki elbiseleri tercih ettikleri görülmektedir.[152]Mavi renk papazlar taraf?ndan da tercih edilen bir renk olmal?d?r.[153]Erkekler ise özenle saklad?klar? damatl?klar?n? giyerler.[154]

Ermenilerin y?l?n 184 gününü perhiz-oruçlu geçirdikleri anla??lmaktad?r.Bu oruçlar?n Çar?amba ve Cuma günleri tutulanlar? oldu?u gibi,Büyük Perhiz ad?yla an?lan?nda yedi hafta tutulmaktad?r.Bu perhizler herkes için geçerliydi.Anas?n?n sütünü emen bir ya??ndaki de,ya?l?s? da,hastas? da kim olursa olsun tutmal?yd?.[155]Dini bir yortudan önce haz?rl?k dönemi boyunca, ki?inin yiyeceklerini k?sarak kendini daha çok meditasyona verebilmesi amaçlanmaktad?r.Hafif olan?nda,günbat?m?ndan ertesi günün bat?m?na dek üç kez sadece bitkisel besinler al?n?r.Daha a??r olan?nda ise(oruç)bütün gün hiçbir ?ey yenmez,ak?am ö?ününde de sadece bitkisel besin al?n?r.[156]Bu günlerde her türlü hayvansal g?dan?n,yumurta da dahil,al?nmas? yasakt?r. Oruç sonras? gerçekle?en yortularda insanlar cömertle?ti?i için dilenciler bu günlerde epey has?lat toplarlard?.[157]

Dini ibadetlerden bir di?eri de Hac? olmakt?r.Bu amaçla Kudüs’e gidilir,orada bulunan azizlerin makamlar? ziyaret edilirdi. Özellikle kad?nlar Kudüs’te bileklerine mavi dövme vurdururlar ve bununla da ö?ünürlerdi.Hac? olanlar?n toplum içindeki itibarlar? hayli yüksek olup,onlara kar?? sayg?s?zl?k yapmaktan kaç?n?l?rd?.[158]

Dinden dönülmesi ve Ermeni kad?n?n?n Müslüman birisiyle evlenmesi kabul edilebilecek bir davran?? de?ildi.Böyleleri evlatl?ktan reddedilir,akrabas? onunla ili?kisini keser,hatta onunla konu?anlar bile azarlan?rd?.[159]?htida ile ilgili örnek tehcir zaman?na aittir.O da gerçekte olan bir din de?i?tirme de?ildir.Müslüman bir binba??n?n,yöresinde bulunan sad?k Ermenileri tehcirden kurtarabilmek için geli?tirdi?i bir yöntemdir.Buna ra?men gizli gizli kendi ibadetlerini yapmay? sürdürmü?lerdir.[160]Zaten tehcir uygulamas? kald?r?ld?ktan sonra ihtida edenler tekrar eski dinlerine,yani H?ristiyanl??a dönmü?lerdir.

Bütün bunlardan sonra Ermenilere ait inan??lardan da bahsetmek gerekir.Ceviz yemenin ba?? kel yapaca??na inan?lmaktad?r.[161] Kiliseden al?nan kutsal ekme?in yiyecek küplerinin içine b?rak?lmas?yla onlar?n bereketlenece?i inanc? yayg?nd?r.[162] Diyarbak?r’da haram su ad? verilen suyun üzerinden üç kez atlay?p,dönen girdaplara,de?irmen çarklar? aras?na dü?üp ölmeyenin o andaki dileklerinin Tanr? kat?na ula?t??? ve tez elden cevapland?r?ld???na;[163]güne? tutulmas?n?n kötüye i?aret oldu?una;[164]öküzlerin gözlerinin kara olmas?n?n bollu?a,k?z?l aç?k renk olmas?n?n kötüye i?aret etti?ine;[165]yemekte hikaye ve masal anlatman?n günah oldu?una;[166]Köpek ulumas?n?n u?ursuzluk getirece?ine;[167]kilisenin üzerinden her y?ld?z kayd???nda köyden bir cenaze ç?kaCa??na;[168]evin her yan?nda sevi?ilemeyece?ine,sevi?ilecek olursa bereketin kaçaca??na;[169]Cumartesi gecesi cinsel ili?kide bulunman?n günah oldu?una inan?l?yordu.Bundan ötürü yaramaz çocuklara “Cumartesi gecesi dölü”denilmekteydi.[170]Korkan birisi için geldi?i yoldan kiliseye kadar bir ip gezdirilir,sonra bu ip papaza okutulurdu.[171]Birine nazar de?erse,köyde ad? ç?km?? bütün kem gözlülerin kap?lar?n?n e?i?inden gece vakti yontulup getirilen tala?lar yata??n yan?nda yak?l?r,duman? hastan?n üzerinde gezdirilirdi.[172]Kocas?n?n kalbini kazanmak isteyen bir kad?na falc?,kilisenin avlusunda bir bayku? yakalamas?n?,gün a?ar?rken boynunu kesmesini,sonra da sa? aya??n?n kemi?ini ç?kar?p üç parçaya bölmesini,bir parças?n? derenin yata??na gömmesini,öbürünü de becerebilirse kilisenin buhurdanl???na koymas?n?,üçüncü parçay? ise gece yar?s? horoz üç kez ötünce yak?p,uyurken kocas?n?n burnuna koklatmas?n? söyler.Bu da fayda etmezse ba?ka hiçbir ?eyin fayda etmeyece?ini de ekler.[173]Yine bir di?er inan?? da al basmas? ad? verilen bebekli kad?nlara,yeni do?mu? bebeklere ve gençlere dü?man oldu?una,üzerlerine çökerek bo?du?una inan?lan efsanevi kötü cinle alakal?d?r.[174]

Yukar?da say?lan inan??lara ek olarak en kuvvetli inan?? güvercinlerle alakal? olan?d?r.Çünkü bunun sonucunda bir yapt?r?m bulunmaktad?r,bu yapt?r?m da güvercin besleyen erkeklere k?z verilmemesidir.[175]Evli barkl? adam?n güvercin oynatmas? ise ay?p kar??lan?r.Güvercin kanad? evin üzerinde u?ursuzluk olarak alg?lanmaktad?r.[176]Güvercin ço?al?rsa ya?mur ya?mayaca?? inanc?n?n yan?nda,güvercin besleyenin evinde bereket olmayaca?? söylenir.[177]Papaz?n yorumuna göre,güvercini evde beslemek iyi olmay?p,ölümlüler bunlara el sürmeye lay?k de?ildir.Onlar göklerin kutsal ku?lar?d?r.Kutsal ruh güvercin ?ekline bürünüp aziz bakireye inmi?tir.[178]Bu gibi inan??lar güvercinlerine hastal?k gelen birisinin intihar etmesi gibi bir olayla somutla?t?r?lm??t?r.[179]



5.E??T?M

Osmanl? Devleti’nin z?mmi statüsündeki gayr?müslim tebaas?na bah?etti?i hürriyetlerden birisi de,her milletin kendi dilinde e?itim al?p verebilmesidir.Dolay?s?yla Osmanl? Ermenileri de,kendi toplumunun e?itim almas?n? sa?lamak için gerekli müessesele?meyi sa?lam??t?r.Özellikle ?stanbul merkez olmak üzere te?kil olunan e?itim müesseseleri,imparatorlu?un geneline yayg?nla?t?r?lmaya çal???lm??t?r.E?itim,aile içinde,okul ve kilisede,ilgili meslek kollar?nda verilen e?itim olarak tasnif edilebilir.

Ta?ra esas al?nd???nda,bir evde genelde üç dört ku?ak bir arada ya?ayabildi?inden,aile içinde verilen e?itim,dede ve nineler taraf?ndan,a??rl?kl? olarak da dine ve gelene?e dayal? olarak verilmektedir.Toplum hayat? k?sm?nda da görüldü?ü üzere genç kad?n-gelin ev,ba?-bahçe i?lerinden sorumlu oldu?undan,kendi çocu?u ile ilgilenme f?rsat? bulamamakta,bu görevi ninesine veya kay?nvalidesine devretmektedir.[180]Kad?n?n kendi çocu?uyla ilgilenmesi de,anla??ld??? kadar?yla ho? kar??lanmamaktad?r. Dolay?s?yla çocuk,bir manada dede ve ninesinin terbiyesine,onun din ve dünya görü?üne terkedilmi? demektir.Dede,nine veya annenin çocuklar? korkutarak terbiye etmek ve e?itmek yolunu seçti?i görülmektedir.[181]Özellikle din e?itiminde Tevrat’tan ve ?ncil’den ac? çeken insanlar?n hikayesinin okunmas?,çocuklar üzerinde psikolojik bak?mdan olumsuz etki yapabilmektedir. Neticede bu türden bir e?itime tabi tutulan çocuk,büyüdü?ünde,ba?ka olaylar?n da tesiriyle günah olmas?na ra?men intihar edebilmektedir.[182]

Di?er bir e?itim ?ekli de okulda örgün olarak verilen e?itimdir.Okulda verilen e?itim dini yönü a??r basan bir e?itimdir. Okul kiliseden ayr? bir binada e?itim verebildi?i gibi,kilisenin üst kat?nda da olabiliyordu.[183]Ta?raya da yay?lm?? olan Ermeni okullar?,cemaatin yard?m?yla ayakta kalabiliyordu.?stanbul’daki Ermeni okullar? Osmanl? topraklar? içinde en iyi e?itimin verildi?i okullard?.Bu sebeple hali vakti yerinde olanlar veya çocu?unun daha iyi e?itim almas?n? isteyen aileler, onlar? ?stanbul’da bulunan Ermeni okullar?na gönderiyorlard?.[184]

Ermeni toplumu içinde tarihe merakl? olanlar bulunabildi?i gibi,[185]Sivas’ta bir de?irmenci olmas?na ra?men dünya siyasetine ilgili olan ve bu sebeple gazeteleri takip edip gelecek hakk?nda tahminlerde bulunabilenler de vard?.[186]Buna kar??l?k okuman?n gereksizli?ine inanan,halk?n ev ba??na birer ölçek bu?day vermezse Ermeni ö?retmenlerin açl?ktan öleceklerini öne sürerek,çocu?u okula göndermenin yersizli?ini dile getirenler de bulunabilmektedir.[187]Bu dü?üncede olan kad?n,ö?retmenli?i sadece kar?n doyurmak için yap?lan bir meslek olarak ele ald???ndan,köylülerin ö?retmenlerden daha iyi kar?nlar?n? doyurduklar?n?,aç kalmad?klar?n?,ancak ö?retmenlerin her evin verece?i bir ölçek bu?daya muhtaç olduklar?n? dile getirmektedir.

Cumhuriyet döneminde Tevhid-i Tedrisat Kanunu’nun kabulüyle Ermeni okullar?n?n ço?u eski fonksiyonlar?n? yitirerek kapanm??lard?r.[188]Ermeni çocuklar? devlet okullar?na giderek Türkçe ve laik bir e?itime tabi olmu?lard?r.Bu durum,yeni ku?aktan ço?unun Ermenice ö?renememesine sebebiyet vermi?tir.[189]



6-Dil ve Edebiyat

Osmanl? Devleti’nin z?mmi statüsündeki gayr?müslim tebaas?na bah?etti?i hürriyetlerden birinin de,her milletin kendi dilinde e?itim al?p verebilmesi oldu?unu söylemi?tik.Osmanl?-Türk toplumunda Ermenilerin hangi dili konu?tuklar? konusuna gelince: Öncelikle devletin resmi dili Türkçe oldu?una göre,bütün tebaan?n devletle olan münasebetlerinde Türkçe’yi bilmesi gerekir. Ayr?ca gerek ?ehir ve gerekse köylerde bulunan nüfusun büyük ço?unlu?unu Türkler te?kil etti?ine göre,toplumdaki ili?kilerin ahengi aç?s?ndan da yine gayr?müslim ve gayr? Türk unsurlar?n Türkçe’yi bilmeleri icap eder.Muhtemelen Ermeniler kendi içlerinde Ermenice’yi konu?urken,Türkler ve di?er unsurlarla olan münasebetlerinde ortak ve birle?tirici dil olan Türkçe’yi konu?uyorlard?.

?ehirlerde ya?ayan Ermenilerin pek ço?ununun,birkaç nesil sonra kendi dillerini unutmu? olmalar? bile muhtemeldir.Nitekim 1610’lu tarihlerde Anadolu’dan geçen Polonyal? Simeon,u?ram?? oldu?u Kayseri,Konya,Ankara gibi ?ehirlerde bulunan Ermenilerin,Ermenice bilmeyip Türkçe konu?tuklar?n?,ancak ?ehir d???nda,yani köylerde oturan Ermenilerin Ermenice bildiklerini söylüyor.[190]Köylerde oturanlar?n Ermenice bilmeleri tabiidir,çünkü köyler ?ehirlere nazaran daha homojen bir nüfusa sahiptir.Ayr?ca köyler kapal? bir ekonomik yap?ya sahip olduklar?ndan,köylülerin ba?ka unsurlarla temaslar? çok az, devletle olan münasebetleri de,vergi toplanmas? hariç tutulacak olursa,asgari düzeydedir.

?stanbul hariç tutulacak olursa,Anadolu’da Ermenice e?itim veren rnüesseseler dil aç?s?ndan yetersiz olmal?d?r.Nitekim öykülerde de zikrolundu?u üzere e?itim konusunda hassas olan aileler,erkek çocuklar?n? ?stanbul’daki Ermeni okullar?na göndermektedirler.Kiliselerdeki e?itim a??rl?kl? olarak dini konuda oldu?undan,dil e?itimi konusunda kiliselerin çok ba?ar?l? olacaklar? da dü?ünülemez.Diyarbak?r’daki kilisede Der Arsen taraf?ndan Pazar ayinlerinde okunan eski Ermenice ?ncil’den halk?n bir ?ey anlamad??? söylenmektedir.[191]

Büyükler için olmasa bile,özellikle gençler aç?s?ndan bunun bir sebebi,Cumhuriyet döneminde Tevhid-i Tedrisat Kanunu’nun ç?kmas? üzerine Ermeni okullar?n?n eski fonksiyonlar?n? yitirmi? olmalar?d?r.

Ermeniler yo?un bir ?ekilde Türk kültürünün ve dilinin tesirinde kald?klar?ndan Ermeni-Türk Edebiyat? ad? verilen Ermeni harfleri ile yaz?lm??,metni Türkçe bir edebiyat türü geli?tirmi?lerdir.Bir müzik aletinin e?li?inde,gezginci Ermeni a??klar?n?n söyledikleri halk hikayeleri aras?nda Köro?lu,A??k Garip,Kerem ile Asil gibi geni? kitlelere mal olmu?lar? bulunmaktad?r.

Sivasl? de?irmenci ?imavon(?imon)ustan?n,çalg? aleti e?li?inde,Pir Sultan’dan girip Karacao?lan’dan ç?kmas?na ?a?mamak gerekir.[192]Yine öykülerden,Zara’daki Ermeniler aras?nda geceleri Dede Korkut masallar?n?n anlat?ld???n? da biliyoruz.[193] Tehcir esnas?nda Afyon’dan Adana’ya gönderilen Ermenilerin kendi aralar?nda bile Türkçe konu?tuklar? aç?kt?r.[194]Ermeni birinin vermi? oldu?u ziyafette Ermenice ?ark?lar?n yan?nda Türkçe ?ark?lar,Urfa,Harput ve E?in ezgileri söylenmi?tir.[195]

Erzincan’?n Ermenileri ve Türklerinin Türkçe“k”harfiyle ba?layan bütün kelimeleri“?”ile söyledikleri zikrolunmaktad?r.[196] Bu durumun bütün do?u illerinde yayg?n oldu?u da eklenmektedir.Kuruçay’a ?uruçay,Karakaya’ya ?ara?aya,Akkaya’ya A??aya örne?inde oldu?u gibi.Mesela ?stanbul’dan dönen bir genç,k?rlarda kara keçileri görüp de:

“Kom?ular ?u karaca karaca gezinenler ne öyle?”diye sorunca,

“Olan,?stanbollu mu kesildin?Baban?n dilini b?ra?m??s?n,?araca ?araca diyorsun.?ara keçileri tan?maz m? oldun?”der ya?l? köylülerden birisi.Çevresindekiler sevinir,gülerler.[197]

Bu örneklere kar??l?k,kendi geleneklerinde Ermeni olmayan birisiyle evlenmek ay?p bir ?ey olmas?na ra?men,muhtemelen Müslüman bir Kürtle evlenen ve bu sebepten ailesi taraf?ndan d??lanan,kendisiyle konu?ulmayan,hatta konu?anlar dahi azarlanan Ermeni kad?n?,o?ullar?na Ermenice’yi ö?retmi?tir ve onlarla Ermenice konu?mu?tur.Kad?n geceleri de haç?n? ç?karmadan,Göklerdeki Babam?z duas?n? söylemeden yatmad???n?,buna kar??l?k kocas?n?n kendisine bir ?ey demedi?ini söylemi?tir.[198]

Ermenilerin Türk musikisi ve tiyatrosuna olan hizmetlerini de unutmamak gerekir.Bugün Türk Sanat Musikisinde söylenen pek çok ?ark?n?n güftesini yazan ve bestesini yapanlar aras?nda Ermeniler bulunmaktad?r.

Türk atasözleri de Ermeniler aras?nda aynen kullan?lm??t?r.



SONUÇ

Buraya kadar anlat?lanlar da göstermi?tir ki,asl?nda baz? istisnalar hariç tutulacak olursa Anadolu’daki Ermeniler ile Müslümanlar aras?nda dü?ünü? ve ya?ay?? aç?s?ndan çok büyük farkl?l?klar yoktur.Bu da yüzlerce y?l ayn? devletin çat?s? alt?nda,köy köy,mahalle mahalle,kap? kom?u bir ya?amaktan kaynaklanmaktad?r.Ermenilerin kulland?klar? dil olsun,söyledikleri atasözleri olsun ço?unlukla Türkçe’dir.Çünkü her ?eyden önce onlardan devletle olan yaz??malar?nda devletin resmi dili olan Türkçe’yi bilmeleri beklenirdi.

?nan??lar aç?s?ndan Ermenilerin dini olan H?ristiyanl?kta da ?slam dininde oldu?u gibi gayr?me?ru ili?kilerde bulunmak, nikahs?z ya?amak,emanete h?yanet etmek,yalan yere yemin etmek,ibadetleri terk etmek günaht?.Onlarda da dua,oruç,tövbe,hac gibi ibadetler vard?.Onlar da baz? bat?l inançlara sahiptiler.Onlarda da dü?üne okuma,di? hedi?i ve çocu?un önüne konulan e?yalardan çocu?un gelece?ini belirlemek gibi bir tak?m uygulamalar vard?.

Müslümanlar daha çok devlet idaresinde yer al?p,tar?m ve hayvanc?l?kla u?ra??rken,onlar da ticaret ve s?nai alan?nda faaliyet göstermi?;böylelikle bir toplumun birbirini tamamlayan parçalar? gibi hareket etmi?lerdir.

Sömürgeci devletlerin oyununa gelen baz? Anadolu Ermenileri,maalesef yapm?? olduklar? hareketler ile bu benzerlikler ve birlikteliklerin devam ettirilmesi gerekirken,farkl?l?klar?n ön plana ç?kar?lmas?n? sa?lam??lard?r.Bu yüzden de yüzlerce y?ll?k dostluklar?n bozulmas?na sebep olmu?lard?r.Yeni yeti?en nesillerden beklenen,bu tür ayr?l?kç? hareketlerin tarihte kimlere neye mal oldu?unu ve gelecekte de neye mal olaca??n? bilerek hareket etmeleridir.








[1]Daha geni? bilgi için bkz.Nejat GÖYÜNÇ,Osmanl? ?daresinde Ermeniler,(?stanbul:1983),ss.49-56.
[2]Hagop MINTZUR?,Kapand? Kirve Kap?lar?,Çev.Nurhan BÜYÜK KÜRKC?YAN,(?stanbul:Aras Yay?nc?l?k,2001),s.116.
[3]M?g?rdiç MARGOSYAN,Gavur Mahallesi,(?stanbul:Aras Yay?nc?l?k,1999),s.10(7.Bask?).
[4]Kherdian DAVID,Hilalin Gölgesinde Bir Ermeni K?z?n Yazg?s?,Çev.Haydar I??k,(?stanbul:Peri Yay?nlar?,2001),s.10.;Kirkor CEYHAN,Seferberlik Türküleriyle Büyüdüm,Aras Yay?nc?l?k s.12-13(2.Bask?).
[5]Hagop MINTZUR?,Atina,Tuzun Var m??,Çev.Silva KUYUMCUYAN,?stanbul 2000,Aras Yay?nc?l?k,s.127.
[6]Mustafa AKDA?,Türkiye’nin ?ktisadi ve ?çtimai Tarihi,C.II,?stanbul 1995,s.50.
[7]CEYHAN,Seferberlik Türküleri,s.99.
[8]MINTZUR?,Atina,s.14.
[9]DAVID,Hilalin Gölgesinde,s.8.
[10]CEYHAN,Seferberlik Türküleri,s.12.
[11]M?g?rdiç MARGOSYAN,Söyle Margos Nerelisen?,?stanbul 2000,Aras Yay?nc?l?k,s.34,96(6.Bask?).;MARGOSYAN,Gavur Mahallesi,s.63.
[12]MARGOSYAN,Gavur Mahallesi,s.63.
[13]Krikor ZOHRAB,Öyküler,Çev.Hermon ARAKS,?stanbul 2001,Aras Yay?nc?l?k,s.47.
[14]zOHRAB,Öyküler,s.37.
[15]DAVID,Hilalin Gölgesinde,s.8.
[16]Hagop MINTZUR?,Arm?dan F?rat’?n Öte Yan?,Çev.Silva KUYUMCUYAN,?stanbul 1998,Aras Yay?nc?l?k,s.19(2.Bask?).
[17]MINTZUR?,Kapand? Kirve Kap?lar?,s.77.
[18]MINTZUR?,Arm?dan,s.55.
[19]DAVID,Hilalin Gölgesinde,s.19-21.
[20]MARGOSYAN,Gavur Mahallesi,s.54.
[21]Kirkor CEYHAN,At?n? Nallad? Felek Dü?tü Pe?imize,?stanbul 1999,Aras Yay?nc?l?k,s.122.
[22]MARGOSYAN,Söyle Margos,s.44.
[23]MINTZUR?,Arm?dan,s.19,25.
[24]MARGOSYAN,Söyle Margos,s.44.
[25]MINTZUR?,Atina,s.65,123.
[26]MINTZUR?,Arm?dan,s.24-26.
[27]MARGOSYAN,Gavur Mahallesi,s.23.
[28]DAVID,Hilalin Gölgesinde,s.151.
[29]MINTZUR?,Atina,s.106.;DAVID,Hilalin Gölgesinde,s.142.;ZOHRAB,Öyküler,s.130.
[30]MARGOSYAN,Söyle Margos,s.59.
[31]MARGOSYAN,Söyle Margos,s.60-62.
[32]MINTZUR?,Kapand? Kirve Kap?lar?,s.52,55.
[33]HAMASDE?(Hampartsum GELENYAN),Güvercinim Harput’ta Kald?,Çev.Sarkis SEROPYAN,?stanbul 1998,Aras Yay?nc?l?k,s.85,91(2. Bask?).
[34]MINTZUR?,Arm?dan,s.28-29.
[35]MINTZUR?,Arm?dan,s.27,28,29,31,32,76.
[36]MARGOSYAN,Gavur Mahallesi,s.57.
[37]MINTZUR?,Arm?dan,s.28.
[38]MINTZUR?,Arm?dan,s.107.
[39]MINTZUR?,Arm?dan,s.77.
[40]Örne?in M?g?rdiç Margosyan’?n anas? 13 ya??ndayken evlenmi?tir.Bkz.Gavur Mahallesi,s.45.
[41]MARGOSYAN,Gavur Mahallesi,s.22.
[42]Z0HRAB,Öyküler,s.35.
[43]DAVID,Hilalin Gölgesinde,s.140-143.
[44]MARGOSYAN,Gavur Mahallesi,s.55.
[45]DAVID,Hilalin Gölgesinde,s.125-126.
[46]CEYHAN,Seferberlik Türküleri,s.22.
[47]DAVID,Hilalin Gölgesinde,s.143,144,147.
[48]DAVID,Hilalin Gölgesinde,s.156-158.
[49]DAVID,Hilalin Gölgesinde,s.145.
[50]MINTZUR?,Atina,s.93-97.
[51]MINTZUR?,Kapand? Kirve Kap?lar?,s.30-38.
[52]MINTZUR?,Atina,s.25-26.
[53]DAVID,Hilalin Gölgesinde,s.145-146.
[54]MINTZUR?,Atina,s.23-26.
[55]MINTZUR?,Atina,s.89.
[56]HAMASDE?,Güvercinim Harput’ta Kald?,s.76-77.
[57]MINTZUR?,Atina,s.11,60.;MINTZUR?,Kapand? Kirve Kap?lar?,s.118.
[58]MINTZUR?,Atina,s.71.
[59]ZOHRAB,Öyküler,s.131.;DAVID,Hilalin Gölgesinde,s.6.;MINTZUR?,Arm?dan,s.77.
[60]DAVID,Hilalin Gölgesinde,s.7.
[61]MINTZUR?,Arm?dan,s.107.
[62]MINTZUR?,Kapand? Kirve Kap?lar?,s.14-17.
[63]MINTZUR?,Arm?dan,s.13,53.
[64]MINTZUR?,Atina,s.60.;MINTZUR?,Arm?dan,s.13-14.
[65]MINTZUR?,Atina,s.12-15.
[66]MINTZUR?,Atina,s.62-63.
[67]MINTZUR?,Atina,s.74.
[68]MINTZUR?,Atina,s.58,88.
[69]MINTZUR?,Atina,s.27.;MINTZUR?,Arm?dan,s.70.
[70]MINTZUR?,Atina,s.127.
[71]ZOHRAB,Öyküler,s.131
[72]ZOHRAB,Öyküler,s.137.;MINTZUR?,Kapand? Kirve Kap?lar?,s.41-42.
[73]ZOHRAB,Öyküler,s.48.
[74]ZOHRAB,Öyküler,s.46,51,53.
[75]ZOHRAB,Öyküler,s.55-56.
[76]MARGOSYAN,Gavur Mahallesi,s.15,22.
[77]MARGOSYAN,Gavur Mahallesi,s.21.;MARGOSYAN,Söyle Margos,s.21.
[78]MARGOSYAN,Gavur Mahallesi,s.22.
[79]MINTZUR?,Atina,s.35.
[80]MINTZUR?,Atina,s.16,65.
[81]MINTZUR?,Arm?dan,s.28.;MARGOSYAN,Söyle Margos,s.24,28.
[82]MARGOSYAN,Söyle Margos,s.33-38.
[83]CEYHAN,At?n? Nallad? Felek,s.21.
[84]MINTZUR?,Arm?dan,s.21.
[85]DAVID,Hilalin Gölgesinde,s.121-123.;MINTZUR?,Kapand? Kirve Kap?lar?,s.18-23
[86]CEYHAN,Kap?y? Kimler Çal?yor,s.22-40.
[87]MINTZUR?,Atina,s.129.
[88]MINTZUR?,Atina,s.47-48.
[89]MARGOSYAN,Gavur Mahallesi,s.65.
[90]MINTZUR?,Atina,s.41.
[91]MINTZUR?,Atina,s.19.;MINTZUR?,Arm?dan,s.60-61.
[92]HAMASDE?,Güvercinim Harput’ta Kald?,s.62.
[93]HAMASDE?,Güvercinim Harput’ta Kald?,s.73-75.
[94]MARGOSYAN,Gavur Mahallesi,s.83.
[95]MINTZUR?,Arm?dan,s.89.
[96]MINTZUR?,Kapand? Kirve Kap?lar?,s.121-122.
[97]ZOHRAB,Öyküler,s.131.
[98]ZOHRAB,Öyküler,s.137.
[99]ZOHRAB,Öyküler,s.32.
[100]ZOHRAB,Öyküler,s.35.
[101]MINTZUR?,Arm?dan,s.70.
[102]MINTZUR?,Arm?dan,s.69.;MINTZUR?,Atina s.27.
[103]MINTZUR?,Arm?dan,s.69.
[104]MINTZUR?,Kapand? Kirve Kap?lar?,s.103..
[105]MARGOSYAN,Gavur Mahallesi,s.49.;CEYHAN,At?n? Nallad? Felek,s.37.;CEYHAN,Seferberlik Türküleri,s.22.
[106]MINTZUR?,Atina,s.30.
[107]CEYHAN,Seferberlik Türküleri,s.23.
[108]Mehmet AYDIN,“H?ristiyanl?k”maddesi,Türkiye Diyanet Vakf? ?slam Ansiklopedisi,C.17,s.355.
[109]DAVID,Hilalin Gölgesinde,s.114.
[110]MINTZUR?,Atina,s.17-19.
[111]MINTZUR?,Atina,s.18.;HAMASDE?,Güvercinim Harput’ta Kald?,s.13.
[112]MINTZUR?,Atina,s.20.;HAMASDE?,Güvercinim Harput’ta Kald?,s.13.
[113]MINTZUR?,Atina,s.17-22.
[114]MINTZUR?,Atina,s.50.
[115]HAMASDE?,Güvercinim Harput’ta Kald?,s.11.
[116]HAMASDE?,Güvercinim Harput’ta Kald?,s.16-17.
[117]MARGOSYAN,Gavur Mahallesi,s.11.
[119]ZOHRAB,Öyküler,s.82.
[119]ZOHRAB,Öyküler,s.82.
[120]DAVID,Hilalin Gölgesinde,s.48.
[121]HAMASDE?,Güvercinim Harput’ta Kald?,s.91.
[122]HAMASDE?,Güvercinim Harput’ta Kald?,s.20.
[123]MARGOSYAN,Gavur Mahallesi,s.51.
[124]ZOHRAB,Öyküler,s.44.
[125]Z0HRAB,Öyküler,s.105-107.
[126]ZOHRAB,Öyküler,s.108.
[127]ZOHRAB,Öyküler,s.121.
[128]CEYHAN,At?n? Nallad? Felek,s.19.
[129]MINTZUR?,Kapand? Kirve Kap?lar?,s.25.
[130]ZOHRAB,Öyküler,s.137.
[131]ZOHRAB,Öyküler,s.78-80.
[132]ZOHRAB,Öyküler,s.80-83.
[133]ZOHRAB,Öyküler,s.44.
[134]MINTZUR?,Atina,s.19.
[135]MARGOSYAN,Gavur Mahallesi,s.46.;MARGOSYAN,Söyle Margos,s.22-24.
[136]MARGOSYAN,Söyle Margos,s.27-28.
[137]MINTZUR?,Atina,s.26.
[138]ZOHRAB,Öyküler,s.45.
[139]MINTZUR?,Atina,s.19.
[140]MARGOSYAN,Gavur Mahallesi,s.46.
[141]MINTZUR?,Atina,s.41.
[142]HAMASDE?,Güvercinim Harput’ta Kald?,s.102.
[143]DAVID,Hilalin Gölgesinde,s.113.
[144]HAMASDE?,Güvercinim Harput’ta Kald?,s.65-66.
[145]MINTZUR?,Arm?dan,s.75 çevirmenin notu.
[146]MINTZUR?,Arm?dan,s.19 çevirmenin notu.
[147]MINTZUR?,Arm?dan,s.12 çevirmenin notu.
[148]MINTZUR?,Arm?dan,s.68 çevirmenin notu.
[149]MINTZUR?,Arm?dan,s.78 çevirmenin notu.
[150]MINTZUR?,Arm?dan,s.82-83 çevirmenin notu.
[151]ZOHRAB,Öyküler,s.45 çevirmenin notu.
[152]DAVID,Hilalin Gölgesinde,s.124.
[153]MINTZUR?,Atina,s.42.
[154]HAMASDE?,Güvercinim Harput’ta Kald?,s.76.
[155]MINTZUR?,Atina,s.21.;MINTZUR?,Kapand? Kirve Kap?lar?,s.117,119
[156]MINTZUR?,Atina,s.21 çevirmenin notu.
[157]HAMASDE?,Güvercinim Harput’ta Kald?,s.52.
[158]MARGOSYAN,Söyle Margos,s.48.;MINTZURI, Arm?dan,s.45.
[159]MINTZUR?,Atina,s.124.
[160]Kirkor CEYHAN,Kap?y? Kimler Çal?yor,?stanbul 1999,Belge Yay?nlar?,s.11,26,27,38.
[161]MINTZUR?,Atina,s.48.
[162]MARGOSYAN,Gavur Mahallesi,s.66.
[163]MARGOSYAN,Gavur Mahallesi,s.25.
[164]HAMASDE?,Güvercinim Harput’ta Kald?,s.68.
[165]HAMASDEG,Güvercinim Harput’ta Kald?,s.63.
[166]MINTZUR?,Kapand? Kirve Kap?lar?,s.120.
[167]HAMASDE?,Güvercinim Harput’ta Kald?,s.117.
[168]HAMASDE?,Güvercinim Harput’ta Kald?,s.113.
[169]MINTZUR?,Atina,s.22.
[170]MINTZUR?,Atina,s.22.
[171]MINTZUR?,Arm?dan,s.66.
[172]MINTZUR?,Arm?dan,s.54.
[173]HAMASDE?,Güvercinim Harput’ta Kald?,s.81.
[174]HAMASDE?,Güvercinim Harput’ta Kald?,s.75.
[175]HAMASDE?,Güvercinim Harput’ta Kald?,s.85.
[176]HAMASDE?,Güvercinim Harput’ta Kald?,s.91,92,110.
[177]HAMASDE?,Güvercinim Harput’ta Kald?,s.93-94.
[178]HAMASDE?,Güvercinim Harput’ta Kald?,s.104.
[179]HAMASDE?,Güvercinim Harput’ta Kald?,s.94.
[180]Kad?n do?umdan en fazla dört gün sonra i?te çal??maya gider,ilk üç-dört ay çocu?u s?rt?na ba?lar,ondan sonra çocuk nineye veya kaynanaya b?rak?l?r.Kad?n ö?ün ö?ün gelerek çocu?unu emzirir ve i?ine döner.Bkz.MINTZUR?,Atina,s.16.
[181]MINTZUR?,Kapand? Kirve Kap?lar?,s.119.;CEYHAN,Seferberlik Türküleri,s.13.;CEYHAN,At?n? Nallad? Felek,s.15-16.
[182]CEYHAN,At?n? Nallad? Felek,s.15-16.
[183]DAVID,Hilalin Gölgesinde,s.10.
[184]Örne?in Ara Güler’in babas? 6 ya??ndayken ?ebinkarahisar’?n Yayc? köyünden okumak için ?stanbul’a gitmi?tir.Bkz.Ara GÜLER,Babilden Sonra Ya?ayaca??z,Çev.Sirvart MALHASYAN,?stanbul 1996,Aras Yay?nc?l?k,s.122.;Yine kocas? intihar eden bir kad?n çocu?unun da kocas? gibi ayn? mesle?i seçmemesi ve ayn? ak?bete u?ramamas? için onu Zara’dan ?stanbul’a yollam??t?r. Bkz.Kirkor CEYHAN,At?n? Nallad? Felek,s.23.;Cumhuriyet döneminde ana dilini ö?renebilmesi için M?g?rdiç Margosyan da ailesi taraf?ndan ?stanbul’a gönderilmi?tir.Bkz.M?g?rdiç MARGOSYAN,Biletimiz ?stanbul’a Kesildi,?stanbul 1998,Aras Yay?nc?l?k,s.30 (4.Bask?).
[185]CEYHAN,Seferberlik Türküleri,s.59.
[186]CEYHAN,At?n? Nallad? Felek,61-66.
[187]MINTZUR?,Arm?dan,s.60-61.
[188]Zara’daki örne?i için bkz.CEYHAN,At?n? Nallad? Felek,s.38.
[189]MARGOSYAN,Söyle Margos,s.48.
[180]Hrand D.ANDREASYAN,Polonyal? Simeon’un Seyahatnamesi 1608-1619,?stanbul 1964,s.158-163.
[191]MARGOSYAN,Biletimiz ?stanbul’a Kesildi,s.11.
[192]CEYHAN,At?n? Nallad? Felek,s.64.
[193]CEYHAN,Kap?y? Kimler Çal?yor,s.27.
[194]DAVID,Hilalin Gölgesinde,s.46.
[195]MINTZUR?,Arm?dan,s.70.
[196]MINTZUR?,Armidan,s.33-37.
[197]MINTZUR?,Arm?dan,s.37.?talik yaz?lan bölüm Ermenice eserde ayn? ?ekilde geçmektedir.
[198]MINTZUR?,Atina,s.124.
 ----------------------
* -
- Ermeni Araştırmaları 1. Türkiye Kongresi Bildirileri-III.Cilt
        
   «  Geri