Anasayfaİletişim
  
English

sunu?


OSMANLI ARŞİVİ-YILDIZ TASNİFİ-ERMENİ MESELESİ-CİLT 1[TALORİ OLAYLARI)
 

 .n@ ="justify">SUNU?

“Tarihi Ara?t?rmalar ve Dokümantasyon Merkezleri Kurma ve Geli?tirme Vakf?” ar?ivlerinde bulunan ve “Y?ld?z Tasnifi Ermeni Meselesi” ile “Ermeni Belgeleri - 1331 (1915)” ba?l?klar? alt?nda iki grupta toplanm?? olan k?rk sekiz ciltlik belge koleksiyonu yay?nlamaya ba?l?yor.

On be? ayr? cilt içerisinde yay?nlanacak bu belgeler 1860-1919 y?llar? aras?nda Osmanl? ?mparatorlu?u’nun vatanda?lar? olan ve devlet taraf?ndan “Millet-i Sad?ka” (Sad?k vatanda?lar) ?eklinde nitelendirilen Ermeni az?nl?k topluluklar?n?n durumlar?n?, faaliyetlerini, meydana getirdikleri olaylar?, olaylar? yönlendiren ve yöneten fikir ve dü?ünceleri, devletin varl???n? tehdit eden davran?? ve hareketlerini ve bunlar kar??s?nda izlenen politikalar?, al?nan önlemleri kaps?yor.

Vak?f, ar?ivlerinde bulunduklar? “Foto?raf-Belge” ?ekil ve özelliklerini aynen koruyarak bas?lan belgeleri, transkripsiyonlar?, Türkçe i?lemeleri ve ?ngilizce çevirileriyle okuyucular?n hizmetine sunuyor.

Vakf?n amac?; as?llar? devlet ar?ivlerinde bulunan bu belgeleri yay?nlamak suretiyle, belirtilen tarihi süreç içerisinde meydana gelen olaylar ve hareketler hakk?nda, zaman?m?za kadar çe?itli yakla??mlar ve farkl? beklentilerle yap?lan gerçek d??? sapt?rmalar?n ve spekülasyonlar?n sona ermesine yard?mc? olmak, ilgili kamuoylar?n? ayd?nlatmakt?r.

?çinde ya?ad???m?z ve gücünü yeni yeni ke?fetmeye çal??t???m?z enformasyon ça??nda tarihi varl?k alan?nda yer alm?? olaylar?n insanlar? ve toplumlar? birbirlerine dü?man edecek ?ekilde gerçek d??? yorumlarla tan?tman?n ve yayman?n uzun süre devam edemeyece?i anla??lm??t?r. Enformasyon devrimi insanl??a gerçe?i bütün aç?kl??? ile bulma ve yayma imkanlar?n? haz?rlamaktad?r. Bu sebeple, art?k tarihi olaylar husumetlere, deh?et ve cinayetlere de?il, tam aksine insanlar? ve toplumlar? sevgiye, bar??a, refaha ve huzura yönlendirecek kaynaklar ve deneyimler olarak kabul edilmeli, yorumlanmal? ve yay?lmal?d?r.

Bugün insano?lunun eline geçirdi?i imkân ve araçlarla sonsuz bilgi sa?lama ve üretme ?ans?n? yaln?z ya?ad??? zaman?n olaylar?yla ve gelece?in tahminleriyle s?n?rl? tutmas? ve k?s?tlamas? do?ru de?ildir. ?nsano?lu bu ?ans? geçmi?in sebepli veya sebepsiz karanl?klar alt?nda b?rak?lm??, çe?itli amaçlarla sapt?r?lm?? olaylar?n? ayd?nlatmak için de kullanmal?d?r. Çünkü,  bitmek üzere olan son yüzy?l geçmi?in karanl?klar?n?n, bilinmezliklerinin ve sapt?rmalar?n?n insanl???n gelece?ini ayd?nl??a ç?karamad???n? kan?tlayan yüzlerce örnekle doludur. Ve her örnek, insanl??a çok a??ra mal olmu?tur. Sars?nt?lar? daha henüz sona ermemi? olan Birinci ve ?kinci Dünya Sava?lar?, so?uk harbin süregelen endi?eleri, say?s?z mücadeleler ve yerel sava?lar... Siyasi h?rslar?n, ki?isel arzular?n, ç?kar çat??malar?n?n, toplumsal beklentilerin ve özellikle din, mezhep, ?rk, ideoloji ve kurumsal ba?nazl?klar?n perdeledi?i gerçeklerin insanl??a mutluluk, refah ve huzur getirmedi?i aksine daha çok kana, cana, mutsuzlu?a ve yoklu?a sebep oldu?u art?k bilinmektedir.

??te Vak?f, bu yakla??mlarla ba?latt??? yay?n dizisinin, ilgili kamuoylar?n? ayd?nlataca??n? dü?ünmektedir. Tarihi kaynaklar?n aç?klanan de?erleri sa?lay?c? nitelikleri konusunda üzerinde durulmas? gereken önemli bir nokta bu kaynaklar?n de?erlendirilmesi ve kullan?lmas? meselesidir.

Tarihi varl?k alan?nda yer alan her hareketin ve olay?n belirli sebep ve dü?üncelerin sonucu oldu?u, zaman ve mekân ?artlar?na ba?l? bulundu?u konular?nda bir anla?mazl?k yoktur. Ancak hareketi veya olay? tespit eden, aç?klayan belgelerin incelenmesinde, de?erlendirilmesinde ve yorumunda çe?itli görü?ler vard?r. Farkl? yakla??mlar?n, farkl? sonuçlar meydana getirdi?i de bilinmektedir.

Tarihi varl?k alan?nda yer alan olaylar?n pe?in yarg?larla, yönlendirilmi? yakla??mlarla ve maksatl? görü?lerle ara?t?r?lmas?, yorumlanmas? ve de?erlendirilmesi sonucunda, toplumlar aras? dü?manl?klar?n ve çat??malar?n yüzlerce y?l devam etti?i, kin, nefret ve intikam hislerinin nesilden nesile aktar?l?p canl? tutulma?a çal???ld??? görülmektedìr. Tarihi olaylar?n y?llar sonra ayn? ?artlar alt?nda tekrar?na imkân olmay???, bu olaylar?n gerçek yönlerinin deneme ve s?nama gibi herkesin kabule mecbur oldu?u yöntemlerle ortaya ç?kar?lmas?n?n da mümkün bulunmay??? aç?klanan yakla??m ve görü? sahiplerine her zaman kullanabilecekleri f?rsatlar vermekte, manevra alanlar? haz?rlamaktad?r. Bunlar?n kar??s?nda tarafs?z ara?t?rmac?lar?n ve gerçek bilim adamlar?n?n yapacaklar? ciddi çal??malar ise, insano?lundan her zaman beklenmesi çok güç olan, büyük sab?r ve özen istemekte, a??r sorumluluklar ve yükümlülükleri gerekli k?lmaktad?r.Özellikle ara?t?rmac?lar?n ve bilim adamlar?n?n inceledikleri konular kendi toplumlar?n?, ki?isel ba?l?l?klar?n? ve koruduklar? de?erleri ilgilendiriyorsa psikolojik etkenler olaylar?n yorum ve de?erlendirilmelerini etkilemektedir, Bütün bu durumlarda gerçekleri bulma mücadelesi, pe?in yarg? sahiplerinin, maksatl? görü?lerin ve yönlendirilmi? yakla??mlar?n olaylara verdi?i yorum ve de?erlerle kar?? kar??ya gelmekte, bulundu?u san?lan “gerçek” sürekli tart???lan ve tart???ld?kça de?erinden biraz daha kaybeden, fakat buna kar??l?k çat??malar?, dü?manl?klar?, kini ve nefreti devaml? surette gündemde tutan bir sonuç yaratmaktad?r.

Toplumlararas? husumeti sürekli canl? tutan bir ba?ka önemli durum da; tarihi varl?k alan?nda yer alan hareket ve olaylar? kendi ?artlar? içerisinde de?il, günümüz anlay?? ve de?erleriyle veya tamamen yapay sebeplere ba?lanarak yorumlanmak ve de?erlendirilmek istenmesidir. Bu durumda olaylar?n ve hareketlerin kendi gerçekleri bir yana b?rak?lmakta, arzu edilen ve genellikle propaganda malzemesi yap?lmak istenen gerçekler pazarlanmaktad?r.

Tarihi olaylar?n ara?t?r?l?p, de?erlendirilmesinde aç?klanan sonuçlar? do?rudan veya dolayl? ?ekilde meydana getiren bir yakla??m tarz? da bu olaylar? belirli yeri “belgeler” ve belgeleri kullanma ve yorumlama çal??malar?yla ilgilidir.
?nsano?lunun yaz?l? tarihin ba?lamas?yla birlikte geçmi?te varl?k alan?nda yer alan hareketler ve olaylar hakk?nda do?ru bilgiler edinme imkânlar? artm??t?r. Günümüzde ise bu konularda ele geçen f?rsatlar ak?l almaz boyutlara ula?m?? bulunmaktad?r, Tarihi varl?k alan?nda yer alm?? hareket ve olaylar? bütün yönleri, unsurlar? ile ö?renme, anlama ?ans? insano?luna yeni ufuklar açacak bir düzeye gelmi?tir.

Olaylar? ö?renmemize ve anlamam?za yard?mc? olacak kan?tlar “belgeler” ?eklinde bizlere ula?maktad?r. “Belgeler” do?rudan do?ruya olaylar? tespit edebilmemize, sebep ve sonuçlar?n? ö?renmemize yard?mc? kaynaklard?r. Ancak, belgelerin do?ru anla??labilmesi ve kullan?labilmesi için teknik birçok ?artlar?n yan?nda her ?eyden önce belgenin olu?tu?u zaman?n siyasi, iktisadi, sosyal, kültürel, teknolojik geli?melerinin bilinmesi gerekir. Çünkü, tarihi varl?k alan?nda yer alan her hareket ve her olay bu ?artlar?n etkisi alt?nda olu?ur, devam eder, sonuçlan?r. Ve yeni bir hareketin, olay?n sebebini meydana getirir. Sebebi olur.

Belgelerin ara?t?r?l?p, incelenmesi konusunda ikinci bir önemli nokta da bunlar?n bir bütün oldu?unun gözden uzak tutulmamas?d?r. Geçmi?te meydana gelmi? hareketlerin, olaylar?n rastlant? ?eklinde ele geçirilmi? veya bir yönünü ayd?nlatmaya yarayan belgelerle o hareketin veya olay?n aç?klad??? gerçeklere ula??laca??n? sanmak en az?ndan safl?k olur. Hareket veya olay?n olu?mas?ndan önceki durumlar?, olu?mas?n? ve sonraki safhalar?n? bir bütün olarak ele almak zorunlulu?u, belgelerinde ancak bu ?ekilde incelenmesini, ara?t?r?lmas?n?, anla??lmas?n? gerekli k?lar, olaylar? yaln?z tespit eden de?il, gerçeklerini bize anlatabilen çal??malarla “Belgeler”, tarihi kan?tlard?r. Aksi halde propaganda malzemesinden öteye geçemezler. Ve bir süre sonra unutulup giderler.

Ç?kar ve beklentilerinin gerçekle?mesini toplumlar aras? anla?mazl?klar?n ve çat??malar?n devam?nda, nesilden nesile aktar?lan kin, nefret ve intikam duygular?n?n canl? tutulmas?nda görenlerin tarihi olaylar? sapt?rma ve gerçekleri perdeleme giri?imlerine yak?n geçmi?imizde ve günümüzde en çarp?c? örneklerden biri de “Ermeni olaylar?” - “Ermeni genosidi”... gibi ba?l?klar alt?nda yay?nlanm?? çal??ma ve faaliyetlerde görülmektedir.

1973-1986 y?llar? aras?nda “Ermeni terörüne” kaynak, çevre ve zemin haz?rlayan, psikolojik destek sa?layan bu k??k?rt?c? ve özendirici yay?nlar?n ve çal??malar?n k?sa sürede sona erece?i de beklenmemelidir. Çünkü, aç?klanan giri?im ve uygulamalar yüzy?ld?r birden fazla devletin do?rudan veya dolayl? deste?ine, dini kurumlar?n, gönüllü veya zorla sa?lanan özel kurulu?lar?n k??k?rt?c? ve özendirici yard?mlar?na sahiptir. Uygulamada görünen failler için ise, bu çal??malar, faaliyetler veya yay?nlar birer geçim kayna??, baz? kesimlerde siyasi, sosyal, iktisadi yat?r?mlard?r, Nihayet; onlar?n, bu özendirme, k??k?rtma ve destek sonunda ne çat??an toplumlarla, ne de dökülen kan, kaybedilen zaman ve imkânlarla bir ili?kileri vard?r. Kendileri için en ufak bir tehdit veya tehlike hissettikleri anda ilk cephe alacaklar? ve etkisiz b?rakacaklar? gruplar ve ki?iler tahrik ettikleri, özendirdikleri, destekledikleri olacaklard?r. Ç?kar ve beklentilerinin bu yol ve yöntemlerle gerçekle?meyece?ini anlad?klar? zamanda yeni çat??ma ve anla?mazl?k konular? seçeceklerdir.

Ermeni toplumlar?n?n ve Ermenilerin tümüne mal edilemeyecek bu giri?imlerin ve uygulamalar?n ancak ilgili kamuoylar?n?n ayd?nlat?lmas? ve gerçeklerin gözler önüne serilmesiyle mümkün olabilece?i art?k anla??lm??t?r. Vak?f bu inançla ba?latt??? dizide yay?nlayaca?? belgeleri, yaln?z kamuoylar?n? ayd?nlatmak için de?il tarihi gerçekleri sapt?rma yolu ile toplumlar? birbirine dü?man etmeye çal??anlar?n da dikkatlerine ve vicdanlar?na sunmaktad?r. ?nsanl?k dünyas? için yap?lacak ba?ka bir hizmette yoktur.

Bu dizide yay?nlanacak belgelerin tespit etti?i olaylar? gerçeklere uygun ?ekilde anlay?p, yorumlayabilmek için belgelerin olu?tu?u dönem ve y?llara ili?kin bilgilere ihtiyac?m?z vard?r. Belirlenen tarihi süreç içerisinde Osmanl? ?mparatorlu?u’nun, bu imparatorluk içerisinde yer alan Ermeni az?nl?k topluluklar?n?n ve Ermeni faaliyetlerini kendi ç?kar ve beklentileri do?rultusunda yönlendiren, yöneten yabanc? devletlerin belgelerin kapsam?na giren konular hakk?ndaki görü?, davran?? ve politikalar?n?n ana hatlar?yla bilinmesinde yarar vard?r. A?a??da sunulan bilgilerin amac? da okuyucuya bu yarar? sa?layabilmektir.


 

 

Osmanl? ?mparatorlu?u

Ondokuzuncu yüzy?l?n son otuz y?l? ile Yirminci yüzy?l?n ilk yirmi y?l? aras?nda Osmanl? ?mparatorlu?u’nun kar?? kar??ya kald??? yurtiçi ve yurtd??? tehdit ve tehlikeler, girmek zorunda b?rak?ld??? mücadeleler ve sava?lar, devletin varl???n? koruyabilmek için ba?vurdu?u bütün geli?me çabalar?n? engelleme, yönlendirme, yönetme giri?imleri bilinmeden aç?klanan tarihi süreç içerisinde yer alan olaylar?, izlenen politikalar? anlama?a ve de?erlendirmeye imkân yoktur.

?mparatorlu?un giderek artan bir oranda insan, toprak ve say?s?z kaynak kaybetmesine sebep olan bu dönemin olaylar?, büyük Türk Devletinin parçalanmas?n?, ülkesinin i?gal edilmesini ve tarihe kar??mas?n? kaç?n?lmaz k?lm??t?r.

Osmanl? ?mparatorlu?u 1870-1920 y?llar? aras?nda sahibi oldu?u topraklar?n ve hakimiyet alanlar?n?n % 85’ini, nüfusunun %75’ini kaybetmi?tir. 1880’li y?llarda, Osmanl? Devleti’nin gerçekten koruyabildi?i ve hükümranl?k haklar?n? kullanabildi?i topraklar k?smen Rumeli ve Kuzey Do?u bölgesinde en önemli yerleri kaybedilmi? Anadolu’dan ibaretti. Suriye-Musul-Hicaz ve Yemen’de ?mparatorluk Ordular?n?n bu yerlerde bulunmas? sebebiyle, varsay?labiliyordu.

“1877-1878 Osmanl? - Rus Sava??” ve sonuçlar?; Avrupa Devletlerine, Avrupa’da korumaya çal??t?klar? siyasi dengenin bedelini Osmanl? ?mparatorlu?u’nun topraklar?, hakimiyet alanlar?, kaynaklar? ve insan gücüyle ödenmesi. sisteminin kurulu?unu haz?rl?yor, geli?tirme imkanlar? veriyordu.
“Berlin Antla?mas?” (13.7.1878) bu sistemin uluslararas? düzeyde kabulünü sa?lad?, temel belgesini te?kil etti. “Berlin Antla?mas?”n? haz?rlayan Konferansta, Avrupa ülkelerinin dü?ünceleri Avrupa Dengesinin bozulmamas? idi. Sava?tan yorgun ve peri?an dü?mü? Rusya’n?n da iste?i siyasi dengenin sürdürülmesi idi. Hemen hemen her ülke, bu dengenin bozulmas?yla büyük bir Avrupa sava??n?n kaç?n?lmaz olaca??n? ve mevcut bütün ili?kilerin bozulaca??n? biliyordu. Avrupa sava?a haz?r de?ildi.

Gerçekte, “Berlin Antla?mas?” sava??n sonunda yap?lan “Ayastefanos-Ye?ilköy Antla?mas?yla” Ruslara; “?stanbul Antla?mas?yla” ?ngiltere’ye Osmanl? ülkesi ve hakimiyet haklar? üzerinde sa?lanan imkânlar? küçük de?i?ikliklerle devam ettirmekle kalmad?, bütün Avrupa Devletlerinin zaman içerisinde Osmanl? Devletiyle ilgili her olaya, her giri?ime müdahale f?rsatlar?n? da verdi. Ve Osmanl? Devletini, Avrupa topraklar?ndan silme stratejilerini ba?latt?.

“Berlin Antla?mas?” kurdu?u sistemle genelde Avrupa Devletleri ve Rusya için iki önemli imkan haz?rlam??, bunun uygulama mekanizmalar?n? da kurmu?tu. Bunlar?:
1. Osmanl? ?mparatorlu?u’nun Anadolu’da - özellikle Ermenilerin bulundu?u yerlerde - yapmas? öngörülen reformlar? izleme ve talep etme yoluyla ?mparatorlu?un içi?lerine topluca müdahale mekanizmas?. Bu imkân, tarihe Ermeni Meselesi ad? alt?nda toplanan hareket ve faaliyetleri uluslararas? bir mesele yapma f?rsat? verdi.
2. Bir Avrupa Devletinin Osmanl? ?mparatorlu?u ülkesi ve hakimiyet alanlar? üzerindeki ç?kar ve beklentisini gerçekle?tirmeye çal??t??? zaman di?er ülkelere de ayn? hareket serbestisini tan?mak yolu ile Osmanl? ?mparatorlu?u’nu parçalama, bölme ve tarihten silme f?rsat?...

Birinci Dünya Sava??na kadar devam eden bu sistem, Osmanl? ?mparatorlu?u’nun da sonunu haz?rlad?.
?kinci Abdülhamid’in (1876-1908) aç?klanan sistemin meydana getirdi?i tehdit ve tehlikelere kar?? temel politikas?; elde kalan son “Ata yurdu” Anadolu’yu ve Rumeli’yi korumakt?. Bunun için “Berlin Antla?mas?”nda Kars-Ardahan’?, Ruslara vermekle bozulan Anadolu’nun toprak bütünlü?ünü yeniden kurmak, Rumeli’de Selanik, Manast?r ve Kosova vilayetlerinin sa?lad??? co?rafi birli?i devam ettirmekti. Abdülhamid sosyo/ekonomik ve kültürel alanda geli?menin gerekli oldu?una inan?yor, çok yönlü bir d?? politika izlenmesini zorunlu görüyordu. ?ç politikada ise tam bir merkeziyetçilik ve tek elden bir yönetimle, meselelerin alt?ndan kalkabilece?ine inan?yordu. Osmanl? Devletinin sosyal ve kültürel yap?s?n?n, siyasi hayata yans?mas?n?n ise, aç?klanan ?artlar alt?nda, devleti k?sa bir sürede çökme noktas?na getirece?ini aç?kl?yor ve bunun en belirgin örne?ini 1876 Anayasas?n?n kabulünden sonra kurulan Me?rutiyet ?daresindeki, Osmanl? “Meclis-i Mebusan?’n?n çal??malar?n? örnek gösteriyordu.

?kinci Abdülhamid için Osmanl? ?mparatorlu?u’nun hedefi; uzun süre devam edemeyece?i görünen Avrupa siyasi dengesinin, bir Avrupa sava??yla sonuçlanaca?? ana fikrine dayan?yordu. Bu durumda, Osmanl? Devleti ç?kacak bir Avrupa sava??na kat?lmaz ve tarafs?z kal?rsa, o zamana kadar iktisadi, sosyal; kültürel alanlarda kalk?nmas?n? yapar ve özellikle sa?lam bir para ve sermaye birikimi sa?larsa, sava? sonras?nda meydana gelecek kar???kl?k ve çöküntülerin ortaya koyaca?? f?rsatlar? de?erlendirerek kendisini hem tam güvenceye alabilir, hem bölgede ve Avrupa’da eski gücüne ula?abilirdi. Bu nedenle hedef, bir Avrupa çat??mas?n? beklemek, o zamana kadar hiçbir devletle anla?mazl??a veya çat??maya girmemek, d??ar?da tam bir denge politikas? izlemek gerekirse ve zorunlu da görülürse Yunan Sava?? gibi bir “Güç gösterisinde” bulunulacak yerel mücadeleleri göze almakt?. Bu arada e?itimde, sosyal hayatta en geli?mi? modelleri uygulamak, iktisadi imkânlar? kullanmak, kaynaklar?n i?letilmesini sa?lamak devlet politikas? durumuna gelmi?ti.

Osmanl? ?mparatorlu?u’nun ondokuzuncu yüzy?l?n ba?lar?na kadar savunma hatlar? Tuna-Adriyatik- Basra körfezi -Kafkaslar’dan geçiyordu. Akdeniz-Ege-Karadeniz ve k?smen K?z?ldeniz hakimiyet alanlar? bu savunma hatlar?n?n güvencesini te?kil etmekteydi. Ondokuzuncu yüzy?l?n ilk otuz y?l?nda bu hatlar tamamen kaybedilmi?, hakimiyet alanlar? ba?ka ülkelerin kontrolü alt?na geçmi?ti. “Berlin Antla?mas?n?n” kurdu?u sistem ise, ?mparatorlu?u bir anlamda Avrupa Devletlerinin ve Çarl?k Rusyas?’n?n global tehdit ve tehlikeleri alt?na sokmu?tu.

Kapütilasyonlar, ikili ticaret anla?malar?, çe?itli sebeplerle verilen imtiyazlar, yabanc? sermaye ak?m?n? sa?lamak ve art?rmak için ba?vurulan yap-i?let-devret modelleri Osmanl? ?mparatorlu?u’nun iktisadi, ticari ve mali hayat?n? büyük ölçüde Avrupa Devletlerinin denetimine terk etmi?ti.

Bütün bunlar?n yan?nda XVI. yüzy?l?n ikinci yar?s?ndan ba?layarak Osmanl? ?mparatorlu?u’nun topraklar?, kaynaklar? ve hakimiyet alanlar? üzerinde çe?itli ç?kar ve beklentilerinin gerçekle?tirilmesi için ba?ta Fransa olmak üzere Rusya’n?n ve daha sonra ?ngiltere’nin ?mparatorlu?un çe?itli mezheplere sahip az?nl?k topluluklar?n? himaye perdesi alt?nda Katolik, Ortodoks ve Protestan mezheplerini koruma, yayma ve güçlendirme giri?imleri, yabanc? okullar sistemi, ABD’nin misyoner te?kilatlar? ve benzeri faaliyetleri Osmanl? Devleti’nin sosyal ve kültürel hayat?n? büyük ölçüde etkiliyor, az?nl?k topluluklar?n? isyan ve ihtilallere, kan, kin ve silahl? mücadelelere itiyordu.

Bu durumda Osmanl? ?mparatorlu?u’nun Anadolu ve Rumeli’deki topraklar?n? korumak ve savunmak, bu alanlarda geli?me ve refah? sa?layacak reformlara giri?mek tek amaç oluyordu. Osmanl? Devleti, Anadolu’nun ve Rumeli’nin korunmas? ve savunulmas?n? varl???n?n ve devam?n?n tek ?art? olarak görüyordu. Bu topraklar üzerinde herhangi bir ayr?l?k, parçalanma veya bölünme getirecek hareket ve faaliyetlerin do?rudan varl???na yönelmi? birer sald?r? olarak görülmesi do?ald?. Gerçekten de aç?klanan durum kar??s?nda Rumeli’de ve Anadolu’da herhangi bir kay?p ve parçalanma ?mparatorlu?un sonu demekti. Bu gerçek Balkan Harbinden sonra Rumeli’nin, Birinci Dünya Sava??’n?n sonlar?na do?ru da Anadolu’nun yabanc? kuvvetlerce i?galiyle ya?anacak ve ?mparatorluk tarihe kar??acakt?.

“Berlin Antla?mas?n?n” kurup, geli?me imkânlar?n? haz?rlad??? sistemde Avrupa siyasi dengesinin korunmas? için devletler aras? rekabet, uyu?mazl?k ve ç?kar çat??malar? ödenmesi kararla?t?r?lan bedel üzerinde yo?unla??yordu. Ödenmesi kararla?t?r?lan bedel, Osmanl? ?mparatorlu?u topraklar?, hakimiyet alanlar? ve kaynaklar?yd?. Rusya’n?n, Do?u ve Güney Do?u Anadolu üzerinde hakimiyet haz?rl?klar? - ki, Ermeni Az?nl?k topluluklar?n? tahrik, özendirme yoluyla isyana yönlendirmek ve müdahale imkânlar? haz?rlamak - ?ngiltere’nin petrol siyasetine, Musul-Basra Körfezi stratejilerine ve nihayet Hindistan yolunu tehdit edecek bir nitelikte olmas? dü?üncesine ayk?r? oldu?u için bu bölgede Rus-?ngiliz ç?karlar? çat???yor ve ödenecek bedelden bir pay söz konusu olam?yor, Rusya pay?n tamam?n?, ?ngiltere’de ayn? ?ekilde pay?n kendisine ait olmas?n? istiyordu. Bu rekabet ve ç?kar çat??mas? bir yandan “Ermeni Meselesi” diye tarihe geçmi? olaylar? haz?rl?yor, geni?letip, geli?tiriyor, di?er yandan da ?ngiliz-Rus ittifak?n? geri att??? için Osmanl? ?mparatorlu?u’nun çökü?ünü tedrici ?ekilde uzat?yordu. Bu durumu en aç?k biçimde 28 Haziran 1895 tarihinde ?ngiliz Ba?bakan? Salsbu?y, ?stanbul’daki Elçisi vas?tas?yla Sadrazam Said Pa?a’ya gönderdi?i yaz?da belirtiyordu:

“Osmanl? Devletinin içinde bulundu?u çok büyük tehlikeye dikkatinizi çekerim. ?ktidara geldi?im günden beri ?ngiltere’de kamuoyunun Osmanl? Devleti aleyhine döndü?ünü hayretle görüyorum. Bu devletin devam etmeyece?ine ili?kin kanatlar günden güne artmaktad?r.

?ngiliz kamuoyunun yeniden kazan?lmas? önemlidir, bunun için Ermenilerin lehine talep edilen ?slahat?n, zaman geçirilmeden uygulanmaya konulmas? hayati bir önem ta??maktad?r.

Ermeniler için ba??ms?zl?k söz konusu de?ildir. Yaln?z adalet isteniyor... Do?u vilayetlerinde Avrupa’n?n güvenece?i memurlar bulundurmak ve idarenin kuvvetlendirilmesi gerekir. Memurlar ne mezhepten olursa olsunlar ?ngiltere için e?ittir. Yaln?z bunlar Padi?ah taraf?ndan serbest b?rak?lmal?, i?lerinin gere?ini yapmal?d?rlar...

Ne Almanya, ne ?talya, ne Avusturya ?ngiltere’nin Do?u Meselesindeki politikas?na engel olamazlar. Fransa, Rusya’ya sad?kt?r.

Osmanl? Devleti’nin devam?n? sa?layan ?ey, yaln?z ve yaln?z ?ngiltere’nin Rusya ile müttefik olmamas?, anla?mamas?d?r. E?er ittifak olur ve anla??rlarsa tehlike son noktas?na ve derecesine gelir. Osmanl? Devleti sona erer...” (Said Pa?a’n?n “Hat?rat”? C. 1. 8.271.)


 

 

Ermeniler

Osmanl? ?mparatorlu?u içerisindeki Ermeni az?nl?k topluluklar?n?n durumlar? hakk?nda yap?lacak tarafs?z bir gözlem ve inceleme sonunda dikkati çeken çok önemli iki hususu ortaya koyacakt?r.
1. Osmanl? Devleti içerisinde Ermeni az?nl?k topluluklar?n?n hak ve hürriyetleri, iktisadi imkân ve varl?klar?, sosyal ve kültürel hayatlar? di?er az?nl?k topluluklar?ndan ve hatta müslüman Türk unsurundan daha ileri ve geli?mi? düzeydedir.
2. 1877-1878 Osmanl? - Rus Sava??’na ve hatta bu sava??n sonlar?na kadar Osmanl? Devleti içerisinde bir Ermeni konusu, meselesi yoktur. Ermenilerin kendi aralar?nda, kendi te?kilatlar? içerisinde a??rl?kla mezhep farkl?l?klar?na dayanan anla?mazl?klar? vard?r, fakat Osmanl? devlet ve yönetimiyle bir anla?mazl?klar? olmam??t?r. Aç?klanan tarihten önce, do?u hudutlar?nda ve bu hudutlara yak?n bölgelerde bulunan Ermeni topluluklar?n?n Rusya’n?n veya ?ran’?n etkisiyle göçlere ba?lad?klar?, sava?larda Rusya’ya çe?itli destekleri sa?lad?klar? gibi faaliyetlerin hemen tamam? yereldir, bir isyan veya ihtilâl niteli?inde de?ildir.

Ord. Prof. Enver Ziya Karal’?n, Osmanl? Devleti’nde Ermeniler hakk?ndaki görü?leri, bugün bu konuyla ilgili bütün yazarlar, tarihçiler, ara?t?rmac?lar taraf?ndan payla??lmaktad?r.


 

 

Ermenilerin Osmanl? ?mparatorlu?u’ndaki Durumu

“Ermenilere Osmanl? ?mparatorlu?u’nun her taraf?nda rastlanmakta idi. Anadolu’nun do?usunda ve güney-do?usunda oldukça toplu halde bulunuyorlard?. Fakat hiçbir yerde, Türklere nazaran ço?unluk te?kil etmiyorlard?. Erzurum, Bitlis, Harput, Diyarbak?r, Erzincan ve Harran ?ehirleriyle dolaylar?ndaki nüfusun ancak %39’u Ermeni idi. Adana vilayetinde ise bu oran çok daha da dü?ük idi. Orta ve Bat? Anadolu’yla, Rumeli’de baz? ?ehirlerde oturan Ermenilere gelince, Rumlardan da daha dü?ük oranda az?nl?k halinde bulunmakta idiler. Bundan ba?ka Osmanl? ?mparatorlu?u’na kom?u olan ?ran ve Rus topraklar?nda daha kesif Ermeni topluluklar? ya?amakta idi.

Ermeniler, mezhep yönünden birlik göstermemekte idiler. Üç kilise etraf?nda toplanm?? bulunuyorlard?. Ço?unluk, Gregoriyen kilisesine ba?l? idi. Bundan sonra Ermeni Katolik kilisesi gelmekte idi. Ermeni Protestan kilisesine gelince, XIX. yüzy?l?n ilk yar?s?nda kuruldu?u için henüz geli?me safhas?nda idi.

Ermeniler, hiçbir yerde ço?unluk te?kil etmedikleri ve mezhep yönünden de parçalanm?? olduklar? için Rumlar, Bulgarlar, S?rplar vesaire H?ristiyan topluluklar gibi Türk kültürü d???nda milli kültürlerini muhafaza etmeye yeterli olamam??lar ve birçok yönlerden Türkle?mi?lerdi. Ço?unluk Türkçe konu?makta idi. Papazlarla, ayd?nlardan Ermeniceyi kullanmak isteyenler bile, Türkçe’den pek çok kelimeler aktarmak suretiyle dilerini kullanmakta idiler. Ermeniler, Türk âdetlerini ve folklorunu da benimsemi?lerdi. ?çlerinden Türk edebiyat? ve sanat? hakk?nda ilmî tetkikler yapanlar bile ç?km??t?. Do?u Anadolu kasaba ve köylerinde ya?ayan Ermeniler, umumiyetle çiftçilik, mahallî endüstri ve küçük ticaretle me?gûl oluyorlard?. Çiftçiler, Rumeli’de oldu?u gibi, büyük çiftliklerde a?alar?n hizmetkâr? veya orta?? olarak de?il, fakat sahibi olduklar? topra?? i?lemekte idiler. ?ehirlerde ya?ayan Ermenilere gelince, iç ticaret, d?? ticaret, sarrafl?k, kuyumculuk, bankerlik, müteahhitlik, mültezimlik gibi ekonomi ve malî i?lerle u?ra??yorlard?. Ermeniler, askerlik mecburiyeti yerine hafif bir vergi vermekte idiler. Bu sebeple de daima i?leri ve güçleri ile me?gul olmak imkân?na sahip bulunuyorlard?. Türklerden daha refah bir durumda idiler. Refahlar? Türklerde ve Müslümanlarda k?skançl?k yaratmam??t?r. Bu sebepledir ki, Osmanl? devletinin kurulu?undan II. Abdülhamid devrine gelinceye kadar Türklerle yan yana, huzur ve emniyet içinde arkada?ça ve karde?çe ya?am??lard?r.

Ermenilerin, Türk kültürünü benimsemi? olmalar? ve Avrupa medeniyeti hakk?nda fikir sahibi olmalar?, Osmanl? ?mparatorlu?u’ndaki di?er H?ristiyan topluluklar gibi, istiklal fikri pe?ine tak?lmamalar?, devlet memuriyetlerinde de kullan?lmalar?na sebep olmu?tur. Bilhassa Yunan isyanlar?ndan sonra ve Gülhane Hatt?n? müteakip Sarayda, Hariciye Nezaretinde evvelce Rumlar taraf?ndan görülen i?ler Ermenilere verilmeye ba?lanm??t?r. II. Abdülhamid Ermenilerin Saray ile münasebetleri hakk?nda ?unlar? anlatmaktad?r: “Babam Sultan Mecid zaman?ndan bilirim; kilercilere var?ncaya kadar Ermeni idi. Hassa Hazinesinde Artin Pa?alar, Gümü? Gerdanlar vard?. Eski bir aile bilirim, Validemin terzisi idi. Adeta Harem A?alar? vazifesi onlara verilmi?ti. Bütün vüzera, kübera konaklar?nda Ayvazlar mutemetler onlard?. Pederim her hafta Gümü? Gerdanlar ailesine gider orada yemek yerdi. Onlar da gelirler Harem-i Hümâyunda kal?rlar yatarlard?. Islahat ferman?ndan sonra ise devletin birinci s?n?f hizmetlerine getirildikleri görülmü?tür. Nitekim Vali, Genel Vali, Müfetti?, Elçi ve hatta Naz?r tayin edilmi?lerdir. Bundan ba?ka Mustafa Re?it Pa?a, Ali ve Fuat Pa?a’lar, hattA Mithat Pa?a, Ermeni mü?avirler kullanm??lard?r. Mithat Pa?a’n?n Kanunu Esasiyi haz?rlamas?nda Odian Efendi’nin yard?mlar?ndan faydaland??? hususunda kay?tlara rastlanmaktad?r. II. Abdülhamid bile 1893 y?l?na kadar Ermenilerle iyi geçinmi? ve Ermeni Naz?rlar (Bakanlar) tayin etmi?tir. Böyle bir duruma ra?men bu Padi?ah devrinde birden bire kanl? Ermeni olaylar?n?n meydana geldi?i görülmü?tür.”



Osmanl? ?mparatorlu?u'nun Ermeni Konusuna Bak???

 

 

Osmanl? ?mparatorlu?u’nun Ermeni hareket ve faaliyetlerine bak???n? en belirgin ?ekilde ortaya koyan belgelerden biri de Padi?ah II. Abdülhamid’in 16.1.1894 tarihinde, o tarihte Alman Büyükelçisi olan Prens de Radolen’le görü?mesinde aç?klad??? durum ve görü?leridir.

Belge

Kimden: Osmanl? Padi?ah? II. Abdülhamid’den
Kime: Alman Kayzerine iletilmek üzere Almanya’n?n ?stanbul’daki Büyükelçisi Prens de Radolen’e
Tarih: 16.1.1894
Görü?me - Metin yaz?l? olarak Kayzere verilmi?tir.

“Ermeni tahrikçileri Sus (Van gölü güneyi) Ermenilerini vergi vermemeye ve memurlarla müslümanlara kar?? ?iddet göstermeye te?vik ettiler. Ermeniler aç?ktan aç??a isyan etmi?lerdir.

Son derecede zalimcesine davranm??lar Türklerden savunmas?z baz? kimseleri parçalam??lar ve ate? verilen barutla onlara i?kence etmi?lerdir. Ermenilerin gözle görülen amaçlar? Türkleri k??k?rtmak ve ondan sonra kendilerini bast?rmak için üzerlerine kuvvet gelince zulüm gördüklerini ileri sürerek Avrupa ve özellikle ?ngiltere’nin merhametini üzerlerine çekmektir. “Bulgaristan mezalimi” efsanesinin yenilenmesi sayesinde Ermeniler Balkanl?lar gibi bir çe?it muhtariyet kazanmak istiyorlar, fakat Ermeniler hiçbir yerde toplu de?illerdir ve ço?unluk te?kil etmezler ve dolay?s?yla hakl? olarak muhtariyet isteyemezler.

Ermenilerin âsi durumlar?nda Van’daki ?ngiliz konsolosunun güya ülke ve halk? tetkik amac?yla yer yer dola?mas?ndan cesaret alm??lard?r. Ve bu dola??? co?kun Ermenilere konsolosun kendileriyle ve hareketleriyle ilgilendi?i inanc?n? vermi?tir. Bundan ba?ka “K?z?l elbiselilerin” yani ?ngiliz askerlerinin, yak?nda memleketi kurtarmaya gelecekleri inanc? Ermeni bölgesinde pek yay?lm??t?r. Kendilerine Türk süsü veren birkaç Ermeni yakalanm??t?r, bunlar Ermenileri öldüren tahrikçilerdi ve bu suretle Ermenileri Türkler aleyhine k??k?rtmaktayd?lar. ?ngiliz Büyükelçisine Ermeni öldürmü? baz? Türklerin isimleri verilmi? idi, fakat ben kan?tlad?m ki, aksine bu ismi verilen Türkler, Ermeniler taraf?ndan öldürülmü?lerdir.

??ittim ki, ?ngiltere Büyükelçisi Erzurum’a tahkikat için “ate?e militerini göndermek istiyormu?, bunu uygun bulamam zira orada bir ?ngiliz subay?n?n görünmesi Ermenilerin en aç?k surette isyan etmelerine sebep olur. Yemin ederim ki, Ermenilerin haks?z tazyiklerine kesinlikle boyun e?meyece?im ve muhtariyete götürecek herhangi bir ?slâhat? kabulden ise ölmeyi tercih ederim...” *


 

 

Ermeni Hareket ve Faaliyetleriyle ?lgili Yabanc? Temsilcilerin Görü?leri

Osmanl? Devleti içerisinde ve Osmanl? vatanda?? kimli?ini ta??yarak Ermeni az?nl?k gruplar?n?n 1880-1913 tarihleri aras?ndaki faaliyetlerine ve hareketlerine ili?kin yabanc? ülke temsilcilerinin görü?lerini belgelemek, özellikle yay?nlanacak eserlerin anla??lmas? bak?m?ndan yararl? görülmü?tür.

?stanbul’da uzun y?llar ?ngiltere temsilciliklerinde bulunmu? George Washborn, “Fifty years in Costantinople” adl? eserinde 1894 olaylar? için ?u cümleleri yazmaktad?r:

“Ermenilerin durumu, özellikle Anadolu içlerinde, Berlin Kongresinden sonra de?i?meye ve güçle?meye ba?lad?. Bu durumdan ?ngiliz politikas?n?n büyük sorumluluk pay? vard?r. ?ngiltere, Ermenilerin haklar?n? savunma iddias? ile ortaya at?lm??, onlar için ?slahat sa?layaca??n? ve Ermenilere ba??ms?z bir Ermenistan eyaletini kurduraca?? telkinlerinde bulunarak onlar? tahrik etmi?tir. Bunun k?smen H?ristiyanl?k gayreti ile fakat daha çok bizzat kendi menfaatleri için yani ba??ms?z bir Ermenistan’?n, Rusya’n?n Anadolu’ya ilerlemesine engel olaca?? dü?üncesiyle yapm??t?r. Sonunda Ermenileri Osmanl? Devleti’ne kar?? isyan ettirmi?tir...”

?stanbul’daki Alman Büyükelçisi Vangenheim’in, Alman D?? ??leri Bakanl???na 10 Haziran 1913 tarihinde gönderdi?i ve “Ermeni Meselesi”ni konu alan rapor, Ermeni hareket ve faaliyetleri konusunda en ciddi ve tarafs?z görü?lerden biri olmakla kalmamakta, devletleraras? ili?kileri konunun nas?l etkiledi?ini de göstermektedir.

Belge

“Türk devletinde Ermenilerin durumunun fevkalâde iyi oldu?unu hiç kimse iddia edemez, fakat öte yandan da Türkiye’nin öbür sakinlerinin ve bilhassa Türklerin, Ermenilerden daha iyi bir durumda oldu?unu, yahut da Ermenilerin durumunun Türk tarihin herhangi ba?ka bir zaman?ndakinden daha fena oldu?unu da hemen hemen hiç kimse ispat edemeyecektir. ?u muhakkakt?r ki ?imdiki Türk hükümeti, Ermeniler için bir ?ey yapmak zaruretine tamamen kani ve devletin muhtelif k?s?mlar?n? birbirinden ay?rmak tehlikesine dü?meden Ermeni emellerini elinden geldi?i kadar yerine getirme?e haz?rd?r. Ermeniler, Türkiye’de bugün, Rusya’da Yahudilerin, Lehlilerin ve Finlerin bulunduklar? duruma oranla daha iyi bir durumda bulunuyorlar. Buna ra?men, bugün en cezri vas?talarla çal??an bir propaganda, dünyan?n her taraf?nda, Ermenilerin çektikleri azaplar?n günden güne fazlala?t??? ve bugün, Avrupa’n?n müdahalesini elzem k?lacak bir yüksek noktaya eri?ti?i ?ntiba?n? uyand?rmaya u?ra?maktad?r. Birtak?m Ermeni murahhaslar?, tazallum ederek, Avrupa ba?kentlerini dola?maktad?rlar; burada da, Türk eyaletlerinden gelen Ermeni ?ikâyetlerini toplayan, sonra bunlar? ustal?kla yaz?lm?? bültenler ?eklinde dünyaya yayan bir büro kurulmu?tur. ?mparatorluk büyükelçili?ine (Alman) evvelleri, bu gibi bas?lm?? ?ikâyetler haftada bir defa gelirdi. Halbuki ?imdi bunlardan günde bir yahut iki defa al?yorum. Ermeni olmayan kaynaklardan gelen haberler, Türklerin ta?k?nl?klar?n?n ço?ald???na dair hiçbir bilgi vermedi?i halde, ‘agitation’un sistematik (yap?lan gürültünün düzenli) bir tarzda fazlala?t??? aç?kça görülmektedir. Ermeni “agitation”unun sebepleri oldukça aç?k ve meydandad?r. Avrupa Türkiyesi’ndeki H?ristiyan ?rklar Türk boyunduru?undan kurtuldular. ?imdi art?k Küçük Asyal?lar H?ristiyanlar? da kurtulmak istiyorlar. Bilhassa Ermenilerin, onlar? kurtarmak için k?l?ca sar?lacak bir karde? ittifaklar? yoktur. (Rum, Bulgar ve S?rplar gibi ba??ms?z devlet halinde Ermeniler yoktur anlam?nda). Onun için onlar?n ümitleri Büyük devletlerin iyi niyetine ba?l?d?r. Ermenilerin fikrince, kabinelerin Avrupa Türkiyesi’nin tasfiyesi ve Asya Türkiyesi’nin gelece?i ile me?gul olduklar? böyle bir zaman? kullanmadan (ondan faydalanmadan) geçirmek caiz de?ildir. Ermeniler makul olsalard?, bugünkü ?artlar içinde, mukadderatlar?n?n düzeltilmesi hususunda devletlerle Türkiye aras?nda bir anla?ma kolay olurdu. Fakat Ermenilerin talepleri, Türkiye’nin kendi varl???n? tehlikeye dü?ürmeden verebilece?i ?eyleri ziyadesiyle a?maktad?r. Ermeni taleplerinin yükselmesine sebep olan devlet, Rusya’d?r. Katogikos’un, buradaki Ermeni patri?inin, ve Ermeni m?nt?kas?ndaki çal??an hesaps?z ajanlar?n yard?m? ve büyük para meblâ?lar?n?n sarf? ile Rusya, y?llardan beri Ermenilerin memnunsuzluklar?n? tahrik etmektedir. O, Do?u Anadolu’da yol ve demiryolu yap?lmas?na mâni olmaktad?r. Halbuki yol ve demiryolu olmadan Türk hükümeti Kürtlerle Ermeniler aras?nda sükuneti tesis edemez. Hatta Rusya, Ermenilerden ba?ka Kürtlere de, Ermenilerin s?rt?nda e?k?ya hayatlar?n? idame ettirsinler diye, para ve silâhla yard?m etmektedir. Buradaki Ermeni merkez komitesi, Rus Büyükelçili?inden para ve tavsiyeler almaktad?r. Rusya için Ermeni hareketi, öyle bir vas?tad?r ki, Rusya bununla Asya Türkiyesi’ni daimi bir heyecan halinde ve zaman? gelince alâkal? kom?u devlet s?fat?yla müdahale hakk?n? iddia etmesini mümkün k?lacak bir durumda tutmaktad?r. Rusya, Ermeni meselesinin yard?m?yla ?stanbul yolunu aç?k tutmak istiyor. Bu onun için günü gelince Bo?azlar? açacak olan anahtard?r. Bo?azlarla Ermeni meselesi, Rusya için birbirine ba?l?d?r ve ?unu kat’i olarak kabul edebiliriz ki, Petersburg’da Ermenilerin haline dair ?ikâyet yükselince, hemen arkas?nda ?stanbul istikametinde bir hareket beklenebilir. Onun için ben, Rusya’n?n ?imdiki hareketini, bu devletin Balkan blokunun suya dü?mesi yüzünden Avrupa’da kaybetti?i prestiji, Küçük Asya’da yeniden elde etmek arzusuyla izah eden birçok meslekta??m?n fikrine i?tirak edemeyece?im. Herhalde burada, Rus siyasetinin, âni bir kalk?nmas? de?il, büyük üslûpta dikkatle haz?rlanm?? bir hareketin sonu bahse mevzudur. Balkan devletleri daha mü?tereken Zafer Bayramlar? kutlamakta iken Ruslar Ermenileri ?srarla i?liyorlard?.

“?stanbul üzerine Rus ‘taarruzlar?’ gittikçe daha s?k tekrarlanmaktad?r. Sonuncusu, Bay Çarikof un Avrupa ile birlikte muvaffakiyetsizli?e u?ratt???m?z te?ebbüsü olmu?tur. Bunun üzerine Bay Çarikof azledildi. Bay Van Giers, selefinin plân?n? geni? bir ?ekilde yeniden ele ald? ve iki y?l önce deniz yoluyla ba?ar?lamam?? olan i?e kara yoluyla te?ebbüs etti.

“Onun içindir ki, Petersburg kabinesinden gelen ilham? ne kadar ciddiye al?rsak o kadar yeri vard?r. Rusya’ya hareket serbestli?i verildi?i takdirde, o zaman konferans için haz?rlad???, oldukça zarars?z programdan büyük bir hareket ç?kabilir, bu da Türkiye’nin parçalanmas?na götürebilir. Ermeniler, Bay Von Giers’in elinde, meslekta?lar? (?stanbul’daki öbür büyükelçiler) üzerinde yapaca?? bask? için kuvvetli bir vas?tad?r. Müzakereler ilerlemezse, Rusya’n?n bir i?areti üzerine her tarafta kar???kl?klar patlayabilir. Bu kar???kl?klar da konferans?n neticesi üzerinde tesirsiz kalamaz. Rus hududunda vukua gelecek ilk katliam, yürümek için (Rus ordusunun yürümesi için) bahane olabilir.

“Bununla beraber Mark? Pallaviçini’nin Türkiye’nin taksimi, Üçlü Anla?ma (?ngiltere, Fransa, Rusya) taraf?ndan kararla?t?r?ld??? ve Türk dram?n?n son perdesi yak?nda ba?layaca?? yollu fikirlerine i?tirak edemeyece?im. Rusya ile Fransa’n?n Türkiye i?ini sonuna getirmek istedikleri vak?a burada oldukça aç?k bir ?ekilde hissedilmektedir. Daha dün, Bay Von Giers, ekselans?n?zdan, her iki taraf?n menfaat alanlar?n?n kesin bir ?ekilde s?n?rland?r?lmas? için Rus hükümeti ile temas buyurman?z hususundaki ricas?n? tekrar etti. Onun fikrince bunun zaman? art?k gelmi?tir. Bay Pompar da, araziye ait menfaatlerimizin ayr?lmas? hususunda aram?zda anla?mam?z?n arzuya ?ayan oldu?u fikrini ileri sürmü?tür. Demek ki Rusya ile Fransa, Küçük Asya’y? bizimle çeki?meden parçalamak istiyorlar. Bu iki devletin karanl?k emellerinin gerçekle?ip gerçekle?meyece?ine, Ermeni meselesi hakk?nda konferans?n bir miras payla?mas? muhakemesine kalb olup olmayaca??na gelince, bu yaln?z Fransa ile Rusya’ya de?il, fakat evvel emirde ?ngiltere’ye ba?l? bir keyfiyettir. Üçlü Anla?ma dayan??mal? bir ?ekilde hareket ederse, Almanya Türkiye’yi muhafaza etmek arzusuyla, Adalar meselesinde oldu?u gibi, a?a?? yukar? yaln?z kalacakt?r. O, müttefiklerinin yard?m?n? ancak mahdut mikyasta umabilir. Bu, görünü?e göre, Avusturyal? meslekta??m?n da nokta-i nazar?d?r. Almanya, yaln?z ba??na Türkiye’yi kurtaramaz. Son aylarda buradan ?ngiliz politikas?n? takip etmek f?rsat?n? buldum; bu mü?ahedelerim do?ru ise, sanmam ki ?ngiltere, Rusya ile Fransa’ya Türkiye i?inde hareket serbestli?i versin. ?ngiltere, ?ran’da edindi?i tecrübelerden sonra, faydalar? daha ziyade Rus taraf?ndan olan bir mü?terek i?e Rusya ile birlikte giri?mek istemez. ?ngiltere, Almanya’n?n, taksimde d??ar?da kalmak istememesi imkân?n? hesaba katmak zorundad?r. ?ngiltere’nin son zamanlarda yapt??? ?eylerden anla??l?yor ki, o, isteyerek de?il, zaruret kar??s?nda Türkiye’nin muhafazas?na çal??acakt?r ve bu maksatla Almanya’ya bir dereceye kadar yana?maya te?ebbüs etmi?tir. E?er ?ngiltere, Do?u Anadolu’nun Rusya’ya terkini ciddi olarak derpi? ederse, Türkiye’ye Ermenistan için ?slâhatç?lar göndermeye karar vermesi pek muhtemel de?ildir.

“Onun için, Ekselans?n?z?n muvafakati kayd?yla, yak?nda vuku bulacak olan büyükelçiler konferans?nda durumumu bu görü?e uydurmak istiyorum. ?ngiltere, ihtimal ki, müfrit Rus taleplerine Almanya’n?n kar?? gelmesini isteyecektir; maksad?, bu i?i kendi üzerine almamakt?r. Tabii, ‘ate?ten kestaneleri’ s?rf ?ngiltere için ç?karmam?z bir hata olur, Ben, ?ngiltere’nin müfrit Rus taleplerine ad?m uydurdu?u tebeyyün etmedi?i müddetçe, ihtiyatl? bir tarzda ?ngiltere’nin gerisinde duraca??m. ?ngiltere, Türkiye’nin parçalanmas?n? istiyorsa, bize, mirastan pay?m?z? resmen istemekten ba?ka bir ?ey kalmaz.

“?imdilik - ?ngiltere’yi Türkiye’nin muhafazas?na ilgili k?lmak için - ?imdiye kadar yap?ld??? gibi miras?n muayyen parçalar?na, aç?k vak?alarla i?aret etmek kifayet eder f?krindeyim.”


 

Rusya’n?n Görü?leri

1877-1878 Osmanl? - Rus Sava??’nda, Rusya’n?n sa?lamak istedi?i ç?kar ve beklentiler, Osmanl? Devletinin Balkan-Madekonya topraklar? ve bu topraklar üzerinde ya?ayan topluluklar?n “Pan Slavizm” temas? alt?nda kendisine ba?l? olarak belirli haklara sahip bulunmas? idi. Rusya’n?n Do?u ve Güneydo?u Anadolu üzerindeki beklentisi ise, Kafkas-?skenderun hatt?n?n aç?lmas? ?eklinde özetlenebilirdi. Ancak, bu hat tamamen kendi hakimiyeti alt?nda bulunmal?yd?. Bu sebeple, Rusya aç?klanan alanlarda bir Ermeni ba??ms?zl?k hareketinin özellikle ?ngiltere’ye ba?l? bir Ermeni ba??ms?zl???n?n tamamen kar??s?nda yer almaktayd?. Aç?klanan bölgede Ermenilerin herhangi bir üstünlü?e, ba??ms?zl??a kavu?mas? ayn? zamanda kendi içerisinde bulunan ve zaman zaman isyana dönü?en hareketlere de giri?en Ermenileri de harekete geçirebilirdi. Bu nedenle Rusya, kesinlikle Ermeni isyan ve ihtilallerini uygun bulmuyor ancak bunlar?n kendisine ba?l? olmalar? imkanlar?n? da ihmal etmiyordu. Ayn? zamanda Osmanl? ?mparatorlu?unun daha da güçsüz kalmas? için Ermeni az?nl?klar?n? birer araç gibi kullanmak istiyor, silah, araç, gereç deste?ini de esirgemiyordu. Rusya Berlin Antla?mas?ndan sonra eline geçirdi?i Kars-Ardahan ve Batum’u bir anlamda Do?u ve Güneydo?u ekseninin hareket noktas? kabul etmi?ti. Bu dü?üncelerle, ?stanbul’daki, Rus elçisi Giers, Ta?naksutyun temsilcisi Ermeni doktor Zavaryan’? kabul ederek, kendisine son derece ilgi çekici ve Ermeni komitelerinin Rusya’n?n en ufak bir i?aretiyle sevk ve idare edildiklerini gösteren ?u bilgiyi verdi:

“?mparatorluk hükümeti, Ermeni kaderinin en büyük bir k?sm?na katk?da bulunuyor. Bununla beraber, Ermeniler ?imdiki istisnai ?artlar?n? göz önünden kaybetmemeli, ihtiyats?z hareketlerle durumlar?n? zorla?t?rmamal?d?rlar. Ermeniler bütün Avrupa gözünde Türk istibdad?n?n keyfi idaresinin kurbanlar? olarak görünmeli ve milli gayelerini gerçekle?tirmek için Türklerin askeri yenilgilerinden istifade etmeyi arzu eden siyasî ihtilâlciler ?ekline dönü?memelidirler. Ermeniler, hiçbir ?ekilde Türkleri tahrik etmemeli ve en küçük bir isyan hareketine de ba?lamamal?d?rlar. Avrupa’dan herhangi bir siyasî istekte bulunmamal?d?rlar. Buna kar??l?k, bas?n yoluyla, bildiriler ile Kürtlerden ve Türk memurlar?ndan görmü? olduklar? öldürücü haks?zl?klar üzerinde kamuoyunu uyarmaya çal??mak kendilerinin tabii haklar?d?r” dedi.


 

Fransa’n?n Görü?ü

?ngiltere’nin ?stanbul Antla?mas?yla K?br?s üzerinde hakimiyet kurma yolunda sa?lad??? imkânlar ve bu imkân?n özellikle anla?mada yer alan Anadolu’da H?ristiyan vatanda?lar?n ve di?erlerinin bulunduklar? yerlerde Osmanl? ?mparatorlu?u’nun ?slahat yapma yükümlülü?ü ile kuvvetlendirilmi? bulunmas? Fransa’y? tedirgin etmekteydi. Bu sebeple Fransa, Anadolu’da özellikle ?ngiltere’nin yönlendirdi?i bir Ermeni isyan?na, ihtilaline ve bunun sonucu ba??ms?zl??a taraftar de?ildi. Esasen bu gibi bir duruma imkan bulunmad???n? da biliyordu. Bu sebeplerle, Fransa, Ermeni faaliyetlerini ve hareketlerini izleyen, kendi kamuoyunu tatmin etmek için de destekler görünen bir durum alm??t?.

A?a??da ?stanbul’daki Frans?z Büyük Elçisinin 1895 y?l?ndaki görü?leri ve Ermeni konusundaki aç?klamalar? belirtilen politikalara kaynak ve destek oluyordu.

Belge

“?stanbul’daki Frans?z Büyükelçisi M.P.Cambon’dan Frans?z Konsey Ba?kan?, D??i?leri Bakan? M.Casimir-Perier’ye.

Beyo?lu, 20 ?ubat 1894

?ki y?l önce yüksek düzeyden bir Türk memuru bana: “Ermeni meselesi yoktur, ama, onu biz yarat?yoruz.” diyordu. Kehanet gerçekle?mi? bulunuyor. Bugün Ermeni meselesi vard?r. Bir y?ldan fazla bir zamandan beri tam deyimiyle Ermenistan ve buna kom?u eyaletler ciddi hâdiselere sahne olmaktad?r. Türkler, Asya cihetinde ?ark meselesini yeniden açmaktad?rlar. ?imdiki olaylar?n önemini belirtmek ve Ermeni meselesinde onunla ilgili devletlerin durumlar?n? kesinlikle tâyin etmek için, son y?llarda kat edilmi? olan safhalar? k?saca kaydetmenin zaman? gelmi? görünüyor. Say?n Bakan, siz, Ermenistan’?n askeri ve siyasi önemini bilmektesiniz. Onu tehlikeli ?eylerle takviye eden a??lmaz da?lar onu iki parçaya ay?r?rlar ve Osmanl? imparatorlu?u’nun iki müslüman bölümü olan Mezopotamya ile Anadolu’yu tamam?yla tecrit ederler. Berlin antla?mas?n?n 61. maddesi Avrupa’y? Ermenistan’?n kaderiyle ilgilendiriyordu ve 1878 K?br?s antla?mas? “Ermenilerin hayat ?artlar?n?n iyile?tirilmesinin” gere?ini kabul ediyordu. Bu devirde Ermeni milliyetçili?inin uyan??? henüz meydana gelmemi?ti. Ermeni ba??ms?zl??? fikri mevcut de?ildi, ya da, var olsa bile bu fikir yaln?z, Avrupa’ya s???nm?? olan birkaç ayd?n?n kafas?nda vard?. Kitle sadece reformlar dilemekteydi ve Osmanl? egemenli?i alt?nda düzenli bir yönetimden ba?ka bir ?eyin hayali pe?inde de?ildi. Osmanl? Hükümetinin uyu?uklu?u Ermenilerin iyi niyetine bezginlik veriyordu. Vaad edilen reformlar yerine getirilmedi. Memurlar?n zulüm ve ihtilas? utanç verici idi; adalet ?slah edilmemi?ti, sözde s?n?rlar? gözetim alt?nda tutmak için kurulmu? olan Kürt Hamidiye alaylar?, H?ristiyan Ermenilerin zarar?na resmi ya?ma ve soygun te?kilat?ndan ba?ka bir ?ey olmad?. ?mparatorlu?un bir ucundan öteki ucuna kadar Rumlar, Arnavutlar, Araplar adaletsizlikten, memurlar?n çürümü?lü?ünden ve hayat?n emniyet alt?nda bulunmamas?ndan ?ikâyetçi idiler. Fakat, Ermenistan’?n siyasî önemi devletlerin dikkatini özellikle burada oturanlar üzerine çekiyordu. 1885’e do?rudur ki, Avrupa’da ilk defa olarak bir Ermeni hareketinden haberdar olunuyordu. Fransa’da, ?ngiltere’de, Avusturya’da, Amerika’da da??lm?? olan Ermeniler ortak bir eylem için birle?tiler: Milli komite meydana geldi, milli hak davalar?n?n organ? olan gazeteler Frans?zca ve ?ngilizce olarak yay?nland?; Birbirleriyle, çok ustaca bir ?ekilde, Türk idaresinin kötülüklerini ortaya koymaya giri?tiler. Bununla, Türkler taraf?ndan Berlin antla?mas?n?n ihlal edildi?i Avrupa’ya ihbar ediliyordu. Ermeni propagandas? önce Fransa’y? kendi davas?na kazand?rmaya çal??t? ve “?övalyece, yi?itçe” denilen duygulara seslendi. Dergilerde birkaç makale yay?mland?, ?ölenler düzenlendi, nutuklar söylendi, Lusignan’?n Saint-Denis’deki mezar? ba??nda gösteriler yap?ld?. Kabul edilmelidir ki Fransa bundan bir ?ey anlamad? ve kendisine Ararat da??ndan, Noée’den, Haçl? seferlerinden bahseden ki?ilerle ilgilenmedi. Ermeniler Londra’da daha iyi kabul gördüler. Gladston hükümeti memnun olmayanlar? kendine çekti, onlar? bir araya getirdi, disiplin alt?na ald?, onlara kendilerini desteklemek vaadinde bulundu, o zamandan beri propaganda komitesi Londra’da yerle?ti ve ilhamlar?n? oradan ald?. Ermeni halk kitlesine çok basit iki fikri, milliyetçilik fikrini ve özgürlük fikrini nüfuz ettirmek gerekiyordu. Komiteler bunlar? yapmay? üzerlerine ald?lar. Yava? yava?, köleliklerine al??m?? olan halklar için hayat, dayan?lmaz, çekilmez ve katlan?lmaz oldular. Türklerin komplo kurduklar?n? Ermenilere söyleye söyleye, sonunda Ermeniler komplo yapt?lar; Ermenistan’?n var olmad???n? söyleye söyleye, sonunda Ermeniler onun varl???na inand?lar ve böylece, birkaç y?lda gizli cemiyetler kuruldu ve kendi propagandalar?n?n lehinde olarak, Türk yönetiminin kötülüklerini ve hatalar?n?, milli uyan?? ve ba??ms?zl?k fikrini bütün Ermenistan’da yayd?lar. Bir defa zemin haz?rlan?nca, hareketin belirmesi ve olu?mas? için art?k bir bahaneden veya bir te?vik ve destekten ba?ka bir?ey kalm?yordu. Bu bahaneyi veya bu te?viki ve cesaretlendirmeyi Ermeniler, yurtseverli?i dolay?s?yla, Kudüs’e sürülmü? olan, ?stanbul’daki eski Ermeni patri?i Monseigneur Kirimian’?n Catholicos makam?na atanmas?nda buldular. Geçen y?lki resmi yaz?lar?n?n, Kayseri ve Merzifon olaylar?nda (Ocak 1893), bunu izleyen tutuklamalardan, Ankara dâvas?ndan (May?s-Haziran), be? mahkûmun idam?ndan (Temmuz) sizi haberdar etmi?tir. ??te, 1894’ün ba??nda Ermeni meselesinin gerçek durumu: bu kar???k duruma hangi çözüm yollar? önerilebilir ve tahmin edilebilir? Ba??ms?z bir Ermenistan m?? Bunu dü?ünmemelidir. Ermenistan, Bulgaristan veya Yunanistan gibi, do?al s?n?rlarla s?n?rland?r?lm?? veya halk y???nlar? taraf?ndan belirlenmi? bir devleti olu?turmuyor. Ermeniler Türkiye’nin dört kö?esine da??lm??lard?r ve gerçek anlam?yla Ermenistan’da, her tarafta müslümanlarla kar??m??lard?r. ?lâve ediniz ki zaten Ermenistan, Türkiye, Iran ve Rusya aras?nda bölünmü?tür. Ve pek az ihtimal verilebilecek bir durumda ki, bir harp sonunda, Avrupa’n?n bir Ermenistan’?n olu?turulmas?n? ileri sürece?i bir halde, yeni devletin hudutlar?n? tespit etmek hemen hemen mümkün olmayacakt?r. Yar? muhtariyete sahip imtiyazl? bir eyaletin kurulmas? dü?ünüldü?ünde yine ayn? zorluk, Ermenistan nerede ba?lar, nerede biter? Geriye reformlar vâadi kal?yor. Ama, bu çe?it vaatlerin Türkiye’de ne de?er ta??d??? bilinmektedir. Bir reformu getirmek için önce her ?eyi yeniden kurmak, olu?turmak gerekecektir. Belki de Ermenileri on y?l önce memnun etmi? bulunan teferruatta düzeltmelere gelince, art?k bununla yetinmeyeceklerinden korkulur. Buna göre Ermeni meselesinin mümkün çözümü yoktur; aç?k kalacakt?r ve Türkler kötü idareleri ve adaletleriyle onu ?iddetlendirmekten ba?ka bir ?ey yapmayacaklard?r. Zaman zaman bir kaba hareket krizi daha ?iddetli ?ikâyetleri uyand?racak ya da ba?kald?rmalar? k??k?rtacakt?r. Sonunda Avrupa Bas?n? aras?z olarak yenilenen bu olaylar? ele alacak, H?ristiyan memlekette kamuoyu, mazlumlara ac?yacak, bugün ?ngiltere’de ve Amerika’da s?n?rlanm?? bulunan hareket öteki H?ristiyan memleketlere ula?acak, Berlin antla?mas? tekrar tart??ma konusu olarak ele al?nacak ve bir müdahale zorunlu olacakt?r. Bu, yar?n m? olacak? Birçok y?l sonram? olacak? Hiçbir tarihi belirleyemeyiz. Denilebilecek ?ey ?udur ki, Türkiye’de en ola?anüstü durumlar uzun zaman sürer. Onlar?n çöktü?ünü görmek ve bundan ?a??rmamak her zaman mümkündür.”


 

Berlin Antla?mas?ndan Sonra Ermeni Faaliyetleri ve ?syanlar?

1877-1878 Osmanl? - Rus Sava??’ndan sonra Ayastefanos (Ye?ilköy) ?stanbul ve nihayet Berlin Antla?malar?yla ba?ta ?ngiltere olmak üzere, Avrupa Devletlerinin ve Rusya’n?n Osmanl? ?mparatorlu?u’nun var olma esas?n? ve merkezini te?kil eden Anadolu topraklar?na, bu topraklarda da??n?k ve hiçbir yerinde ço?unluk sa?layamadan ya?ayan Ermeni az?nl?klar?n? bahane ederek müdahale etmesi sisteminin ilk uygulamalar? 1880’li y?llarda ba?lam??t?r. Ermeni gizli örgütlerinin kurulu?lar? da bu tarihlerde gerçekle?tirilmi?tir. l890’lar ba?larken art?k bu gizli örgütlerin ve bu örgütleri özendiren, destekleyen devletlerin tarihe “Ermeni isyanlar?” - “Ermeni faaliyetleri” olarak geçen uygulamalar? da ba?lam??t?r. A?a??da, konuyla ilgili en geni? ve en gerçekçi ara?t?rmalar? yapan Esat Uras’?n “Tarihte Ermeniler ve Ermeni Meselesi” adl? eserinden al?narak okuyuculara sunulan bölüm 20 Haziran 1890 - Mart 1894 tarihleri aras?nda ortalama dört y?ll?k Ermeni Faaliyet ve isyanlar?n? özetlemektedir. Özette yer alan “Talori Olaylar?” veya ba?ka deyimiyle “Birinci Sasun isyan?” bu ciltte yay?nlanan belgelerle ilgilidir.


 

?syanlar

Komitelerin ç?kard?klar? isyanlardan önemli olanlar ?unlard?r


 

Erzurum Olay?

Erzurum isyan?, 20 Haziran 1890’da ç?kar?lm??t?r. O zaman Vali bulunan Samih Pa?a’ya ve di?er baz? ilgililere, Ermenilerin Rusya’dan silâh ve cephane getirdikleri ve bunlar? Sanasaryan okulunda, kiliselerde saklad?klar? haber verilmi?ti. O y?l Temmuz ay? içinde, zaptiye ve polislerle kilise, ara?t?r?lmak istendi. Ermeniler de, daha önce bu te?ebbüsten haberli olduklar? için gereken tertibat? alm?? ve kar?? koymaya haz?rlanm?? bulunuyorlard?. ?lk emir üzerine komiteci Ermeniler, olay yerine gelen askerler üzerine ate? ederek bir subay ile iki eri yere serdiler. Bir polis de öldü. Kilise arand?. Olay? gözüyle gören bir Ermeni, özetle ?öyle diyor:

“Sanasaryan okulu kurucusu, 1890’da öldü. Kendisinin ruhunun istirahat? için âyin yap?ld?, yas tutuldu. Hükümete, okulda bir silâh atölyesi oldu?u haber verilmi?ti. Haber verenlerin Ermeni katolik papazlar? oldu?u san?l?yordu. Aramadan önce, “müdafi vatanda?lar” te?kilât?na mensup Köpek Bogos ad?nda biri, iki saate kadar okulun aranaca??n? haber verdi. Derhal; milli tarih kitaplar?, defterler, ilk bak??ta ilgi çekecek ?eyler ortadan kald?r?ld?. Arama sonunda ele bir ?ey geçmedi. Ermeniler, “Türklerin kiliseye girmesi, pislik, murdarl?kt?r!” diye ba?r??t?lar. Daha sonra, Ta?naksutyun komitesi Erzurum merkezi karar?yla öldürülen ve müdafi vatanda?lar cemiyetinin kurucular?ndan olan Gergesyan’?n adamlar?, halk aras?nda k??k?rtmalara ba?lad?lar. Dükkânlar kapand?. Kiliselerde ayinler yasakland?, çanlar çald?r?lmad?. Duruma Ermeniler hâkim bulunuyorlard?. Bu f?rsattan istifade ederek isyanc?lar; “Ermeniler üç gündür hürdürler, bu hürriyetlerini silahla koruyaca??z!” diye ba??r?yorlar ve hükümetin vergileri hafifletmesini, askeri bedelin kalkmas?n?, kutsall??? bozulmu? olan kilisenin yak?l?p tekrar yap?lmas?n?, 61. maddenin uygulanmas?n? istiyorlard?.

Üç-dört gün, mezarl?kta, kilisede, okul avlusunda kald?lar. Ermenilerin da??lmalar? için çal??an Ermeni ileri gelenlerine dayak at?ld?. Hükümetin, herkesin i?i gücü ile me?gul olmas? hakk?ndaki emri dinlenmedi. Komite mensuplar? yer yer dola?arak halka cesaret veriyorlard?. Bu s?rada Gergesyan’?n karde?i ate? ederek iki eri öldürdü. ?ki taraf aras?nda, iki saatlik bir çarp??ma oldu. Ertesi günü konsoloslar ?ehri gezdiler. ?ki taraftan 100’den fazla ölü, 200-300 kadar da yaral? vard?. Konsoloslara Ermeniler ad?na rapor vermi? olan Doktor Aslanyan, hükümetçe takip olundu?u için ?ehirden kaçt?.”

Bu an?lar?n en önemli noktas? ?udur:
“Bu olaylar içinde bir yabanc? rüzgâr?, kuzeyin so?uk yelleri esiyordu. Ermenilerin gösterileri dolay?s?yla Rus konsolosu Tevet’in, Valiyi ziyaret ederek, böyle âsi bir halk?, Rusya’da olsa mutlaka k?rarlar, deyi?i, ve ayn? zamanda Ermeni marhasas?na da, Türkiye gibi vah?i bir hükümetin idaresi alt?nda ya?amak de?mez” demesidir.
 
Hanazadyan an?lar?nda ?öyle diyor:

“En fazla dikkati çeken ?ey, Trabzon’da ve ba?ka yerlerde bulunan bizlerin durumuydu. Biz inan?yorduk ki, Erzurum’daki Avrupa devletleri konsoloslar? derhal bu olay? müthi? bir ?ekilde hükümetlerine yans?tacaklar ve Ermeni sorunu da bu suretle hemen bir sonuca ba?lanm?? olacakt?. Fakat bu olmay?nca, herkesi büyük bir ?a?k?nl?k kaplad?. ?dare heyetimizde de bu sorunu tart??arak ?u neticeye vard?k:

Büyük Avrupa devletlerini bu ta? gibi duygusuzluklar?ndan ç?karmak için, Padi?ah?n ba?kentinde, elçilerin burunlar?n?n dibinde büyük bir gösteri tertiplemek.”

Erzurum isyan?na epeyce umut ba?lanm??t?. Fakat istenildi?i gibi bir netice elde edilemedi. Bununla beraber ilk ad?md?.


 

Musa Bey Olay?

H?nçak komitesi taraf?ndan ?stanbul’da yap?lan Kumkap? gösterisinden önce, komiteciler taraf?ndan bütün Avrupa’ya kar?? türlü ?ekillerde propaganda arac? olarak kullan?lm?? bir de Musa Bey meselesi vard?r. Bu mesele dolay?s?yla Türkiye’deki Ermenilerin can ve mal emniyeti, H?ristiyanl???n güvenli?i ileri sürülmek suretiyle feryatlar kopar?lm??t?.

Mutki’li olan bu adam hakk?nda ileri sürülen ?ikayetler ?öyle özetlenebilir:
Musa Bey hakk?ndaki ?ikâyetlere, müracaatlara bulundu?u yerde önem verilmemi?. Kendisi, birçok ya?malar, zulümler yapm??. Özellikle Mu?’lu bir Papas?n karde?inin k?z? olan Gülizar ad?nda bir Ermeni k?z?n? kaç?rarak evine getirmi?, ?rz?na geçmi?, sonra karde?ine vermi?; fakat ?slâm olmas?n? da ?art ko?mu?. K?z, H?ristiyanl?ktan dönmeyi kabul etmemi?. Musa’n?n att??? sopalardan bir gözü sakatlanm?? ve Musa Bey’in evinden kaçarak ?ikâyette bulunmak üzere ?stanbul’a giden Mu?’lularla birlikte ?stanbul’a gelmi?.

Bu k?z ve papas da dahil 58 Mu?’lu, Ermeni, Ba?bakanl??a, Adliyeye dilekçe vermi?ler. Kar??l?k alamam??lar. Kendileri, komite ve Patrikhane taraf?ndan hanlara yerle?tiriliyorlar. Yine komitenin te?viki ile selâml?k resminde, kendileri “merhamet!” diye ba??rt?l?yorlar ve bunun üzerine Mabeyin dairesine getirtilerek sorguya çekiliyorlar.

Musa Bey, muhakeme edilmek üzere ?stanbul’a getiriliyor. Yabanc? siyasî temsilcilerin, gazetecilerin de haz?r bulundu?u büyük bir dinleyici kitlesi önünde muhakeme ediliyor, Altm?? kadar ?ikayetçi ve tan?k dinleniyor. Neticede, sorumlulu?u gerektiren bir ?ey görülmedi?i için, Musa Bey, suçsuz bulunuyor ve komitecilerin bu kadar önem verdikleri bu gösteri de istenilen sonucu veremiyor. Bununla beraber, bu mesele, kuvvetli bir propaganda arac? oluyor. Ermeni k?z? Gülizar’?n anas? ve amcas? olan papasla birlikte foto?raflar? çekilerek her tarafa, özellikle yabanc? ülkelere gönderiliyor. Bu suretle de H?ristiyan yobazl??? tahrik edilmek isteniyor.

Komitecilere ve patrikhanaye göre çok taraf tutucu bir ?ekilde, gerçekte ise yabanc?lar?n gözü önünde bütün davac?lar?n dinlenmesi suretiyle yap?lm?? olan bu duru?man?n, bütün ayr?nt?lar?, o zamanki gazetelerde (13 Kas?m 1890) gösterilmi?tir.



Kumkap? Gösterisi (Temmuz 1890)

(Temmuz 1890)

 

H?nçak’l?lar?n, ilk defa ?stanbul’da, s?rf adalet istemek amac?yla silahs?z olarak yapt?klar?n? öne sürdükleri bu gösteriyi, o hareketi idare etmi? olan H. Cangülyan ?öyle anlat?yor:

1— “?stanbul’da Musa Bey sorunu ve Erzurum olay? dolay?s?yla bir kar?? hareket yap?lmazsa Ermeniler kendilerini unutulmu? sanacaklard?. Bundan ötürü, bir misilleme hareketi gerekliydi.
2—Anadolu’da i?lenecek cinayetler, Avrupa’y? belki ilgilendirmezdi. Bundan dolay?, elçilerin gözlerinin önünde, Avrupa’n?n ilgisini çekmek için bir ?ikayet hareketi yapmak ?art oluyordu.
3— Ermeni heyecan? yaln?z ve tamamen Ermenistan’a ba?l? kalm?? olsayd?, Rusya’n?n dikkatini çekerdi. Rusya, bundan ?üphelenir ve günün birinde, Ermenistan’? zapt ederdi, E?er hareket, di?er illerde ve özellikle merkezde olursa, o zaman, öteki devletlerin de ilgisini çekerdi. Bu suretle, Ermeni sorununu, özellikle ?ngiltere’yi Rusya’dan daha fazla davam?za yatk?n buldu?umuz için, milli ç?karlar aç?s?ndan daha faydal? bir ?ekle sokmak mümkün olacakt?.
4—Milletin, anavatanda da??n?k ve ba?ka ?rklarla kar???k bulunmas?, sadece anavatanda yap?lacak hareketleri ba?ar?s?zl??a u?rat?rd?. Bundan dolay?, Ermenili?in bu durumu dolay?s?yla Ermeni hareketlerinin Ermenistan hudutlar? d???nda yap?lmas? gerekirdi. Bu sebeplerle de elveri?li bir hareket merkezi olarak ?stanbul’u görmemek mümkün olamazd?. ?stanbul’da (bekâr ve öteki illerden gelmi? i?çilerle beraber) 200.000 Ermeni vard?.
5— Kötülü?ün ba?? ?stanbul’dayd?. Bundan ötürü, hareketi orada, saray?n burnunun dibinde yapmak daha uygun olacakt?.
6—Be?-alt? yüzy?ldan beri esaret alt?nda kalm?? bir halk içinde, ihtilâl ve isyan ruhu uyan?nca, ihtilâlcilerin bundan istifade etmeleri, bu ruhu, daha sa?lam, daha esasl?, daha yayg?n bir ?ekle getirmeleri gerekliydi. ?htilâl dü?üncesini halk aras?nda yaymak, bunu verimli ve etkili bir vas?ta haline sokmak, ihtilal faaliyetlerinin hedefleri aras?ndayd?.
7—Türk Hükümeti ve Türk halk?, Ermeniler içinde hüküm süren birlik ruhunu, Ermenistan’a bunlar taraf?ndan indirilecek bir darbenin mutlaka di?er bir tarafta ve özellikle ?stanbul’da uluslararas? menfaatlerin topland??? bu merkezde, ters etkisini göreceklerine inan?rlar ve bunu görürlerse, daha ihtiyatl? bir siyaset izleyecekler, memleket içinde yeni bir katliâm düzenlemeye art?k cesaret edemeyeceklerdi.

Komitenin ba?l?ca ileri gelenleri, Beyo?lu’nun arka sokaklar?ndan birinde bir yabanc?n?n evinde oturan Rus tebaas?ndan Megavoryan’?n yan?nda toplan?yorlar. Bu toplant?da:
1— 15 Temmuz’da Kumkap?’daki ana kilisesinde ve patrikhanede, silâhs?z bir gösteri yap?lmas?na ve kurban bayram?n?n ilk günü Patrik A??kyan vas?tas?yla kararlar?n?n Sultan Hamid’e bildirilmesine.
2— Üyelerden, Hanazad, Megavoryan, Simeon, Rapael, Rus tabiiyetinde bulunduklar? için, bunlar?n harekete kat?lmamalar?na.
3-Biri, ayin s?ras?nda ayin kürsüsünde bildiriyi halka okumak, öteki de H?nçak temsilcisi olarak Patrik A??kyan’la birlikte saraya giderek isteklerini padi?aha sunmak üzere iki arkada? seçilmesine karar veriliyor. Gösteriyi idare etmek üzere gizli oylama ile iki arkada? seçiliyor. Cangülyan, patri?i saraya götürmeyi, Murad bildiriyi okumay? üzerlerine al?yorlar.

Anadolu yakas?ndaki telgraf hatlar? kesiliyor. H?nçak’l?lar kilisede toplan?yorlar. Bildiri, el yaz?s?yla ço?alt?larak halka da??t?l?yor. Ayin s?ras?nda Cangülyan, kürsüye at?larak bildiriyi okuyor. Ayini yapan patrik Â??kyan, kaçarak Patrikhaneye s???n?yor. Komitecilerle birlikte saraya gitmeye, raz? olmuyor. H?nçak komitecileri patrikhaneyi i?gal ediyorlar. Silahlar patl?yor, bütün yap?n?n camlar?, tavanlar parça parça oluyor.

Sonunda patrik A??kyan zorla kand?r?larak kendileriyle birlikte saraya gitmek üzere bir arabaya sokuluyor. Toplanan halk ve komiteciler, “Ya?as?n H?nçak komitesi, ya?as?n Ermeni milleti, ya?as?n Ermenistan, ya?as?n hürriyet!” diye hayk?r?yorlar. Fakat Dacat ve Mampre Vartabetler, hükümete durumu haber vermi? olduklar? için yolda yeti?en askeri kuvvet taraf?ndan araba çevriliyor. Komiteciler askerlere ate? ediyorlar. Cangülyan “Bizimkiler vah?ice bir ?ekilde askerlere üst üste ate? ediyorlar, askerler de silah atanlar? tutuklamaya u?ra??yorlard?. 6-7 asker a??r yaral? olarak yere serildi. 10 kadar?n?n da yaras? hafifti. Biz iki ölü verdik.” Diyor. “Silahs?z “ gösteri de bu ?ekilde bitiyor.

Kumkap? gösterisini tertip edenlerin da??tt?klar? bildirinin Ermeniceden aynen tercümesi ?öyledir:
“Ermeni milletei.
Bugünkü gösteriyle sen, bütün dünyaya isteklerinin neler oldu?unu göstermek istiyorsun. Çok iyi biliyorsun ki, bu dileklerin de kolayl?kla gerçekle?emez. Her kanuni, hakl? ad?mla hayat?n? tehlikeye at?yorsun. Fakat, art?k yapacak bir ?ey kalmad?. Can?n a?z?na gelmi? oldu?u halde, sen, her türlü a??r? te?ebbüslerde bulunarak ancak o vas?talarla sesini dünyaya duyurmaya ve hakl? isteklerinle amac?na ula?maya mecbursun. ??te bugünkü hareketlerimizin gayesi budur. ??imizi ileri götürmeyi, davam?z? savunmay?, bunlar?n en a??r ve en pahal? de?erlerle ödenmesi gerekti?ini bilelim.
Senin isteklerin nelerdir?
Bütün yoksullu?unun sebebi iktisadi durumundad?r. Bunun de?i?mesi gereklidir. Vatan?n topra?? asla senin de?il. Sen sürüsün, sen e?ersin. Koyunlar? otla beslersin, sonunda zorluklar alt?nda çal???rs?n. Fakat, bunun verimi, ürünü senin de?ildir. Sen, topra??n çiftçilere ait olmas?n?, sen herkesin geçimini temin ve elde etmek için namusuyla çal??mas?n? istersin. ?ktisadi isteklerin gerçekle?ince, yetkili meclisin olacak ve bas?n, söz, vicdan, toplanma, cemiyet kurma ve seçim hürriyeti ve özgürlü?ü ile kaderini kendin çizeceksin.
?steklerimiz.
Sayg?de?er, kutsal, patrik babam?z;
Uzun zamand?r Ermenistan’da sebepsiz tutuklamalar, haks?z hükümler, merhametsizce sürgünler görülmekte, halk?n büyük sab?r ve dayan?kl?l???na kar??l?k y?ldan y?la bu gibi olaylar?n daha da dayan?lmaz bir ?ekilde ço?alarak özellikle son y?llarda okullarda, manast?rlarda, kiliselerde, evlerde aral?ks?z ve s?k s?k tahribat yap?lmakta oldu?u anla??lmaktad?r. ??te Erzurum’da da ayn? ?eyler yap?lm?? ve halk?n hakl? ?ikayetleri yüzünden bu suçsuz ve silahs?z halk, azg?n askerler taraf?ndan koyun gibi süngülenerek merhametsizce öldürülmü?tür, birçok Ermeni cesetlerine yüzlerce, binlerce yaral?ya, çocuklar?n? dü?üren analar?n kad?nlar?n feryatlar?na asla önem verilmedi?i ve bu gibi olaylar?n Van, Mu? ve öteki Ermeni kasabalar?nda her gün tekrarlanmaktad?r. Ermenilerin evlerinden hatta ekmek kesecek b?çaklar? bile topland??? halde, aksine Türklere, Kürtlere silah da??t?ld??? ve sonunda anavatan?m?z?n s?k? bir ku?atma alt?nda bulundu?u ve bu suretle Ermeni halktan birinin yapt??? bir tek hareketin bile daima ?üpheli kabul edildi?i görülmektedir. Biz, bütün Ermeni halk? ad?na herkesin bilmesi için ilan ediyoruz ki, bu durumun devam? ile hayat, namus ve mal güvenli?ine sahip olmak mümkün de?ildir. Ayn? zamanda kutsal patrik, milli idare heyeti de bu hususta ilgisiz davran?yorlar. Daha do?rusu seri bir çare bulmak; dermek yeti?tirmek hususunda yetersizsiniz. Bu yüzden, sizden bize önderlik ederek bizi Ermeni halk?n?n halini ve dileklerini bildirmek için hükümete götürmenizi isteriz.


 

Merzifon, Kayseri, Yozgat Olaylar?

1892-1893 y?llar?nda Kayseri, Develi, Yozgat, Çorum, Merzifon, Tenüs, Aziziye ve öteki bölgelerde H?nçak komitesinin faaliyeti daha aç?k bir ?ekil ald?. Bütün bu yerlerde cami kap?lar?na ilanlar as?ld?, her tarafa, H?nçak armal? bildiriler da??t?ld?.

H?nçak faaliyetini yöneten merkez, Merzifon’du. Buras? (Küçük Ermenistan ?htilal Komitesi Merkezi) ad?n? ta??yordu. Komitenin reisi, Merzifon Amerikan Kolejinde ö?retmen Karabet Tomayan, sekreteri de yine o okulda ö?retmen Ohannes Kayayan’d?. Bunlar?n her ikisi de Protestan Ermeniydiler. Tomayan, Baron Meleh, Kayayn da Vahram sahte adlar?yla haberle?iyorlard?.

Bu iki adam ile Protestan vaizi Mardiros faaliyete geçmek için önce Çorum, Yozgat, Kayseri, Burhaniye, Tenüs, Sivas, Tokat ve Amasya’y? gezerek Ermenilere telkinlerde bulunmu?lar, vaaz ?eklinde konferanslar vermi?ler, ?ubeler açm??lar, idare heyetleri seçmi?ler 93 Osmanl?-Rus Sava??’n?n Ermenileri k?rd???n? öne sürerek bütün Ermenili?in birle?mesinin ?art oldu?unu, yabanc?, devletlerin müdahalesini sa?lamak için etkili olaylar ç?kar?lmas? gerekti?ini söylemi?ler ve propagandalar yapm??lard?. Ba?l?ca faaliyetlerinden birisini de, milli gaye u?runda Protestan Ermenilerle Katolik Ermenileri birle?tirmek te?kil ediyordu.

1892’de Merzifon’da, büyük bir komite meclisi topland?. Bu mecliste:
1— Beylik silah sa?lanmas?,
2—?syanc?lar?n Gürcü elbisesi ve ba?l??? giymeleri,
3— Komite mensuplar?n?n silah ve cephanelerini kendilerinin sat?n almalar?,
4— Komitecilerin bölüklere bölünmesi,
5— Giri?te ödenen para ve ayl?k aidatla yoksul olanlara silâh temin olunmas?,
6— H?nçak gazetesine abone sa?lanmas? kararla?t?r?lm??t?.

Tomayan, görünü?te Merzifon’da bir hastane yap?lmas?, gerçekteyse komite için para toplamak amac?yla ?sviçreli olan kar?s?n?n Fransa ve ?ngiltere’ye göndermi?, dört buçuk y?l dola?t?rarak H?nçak ad?na (3.000) ?ngiliz liras? yard?m toplatm??t?. Bir taraftan da te?kilatta görevli olan Haçinli Jirayr (Hamparsum Boyac?yan’?n karde?i), Ermenilerin, bir sava? an?nda hayatlar?n?n tehlikede kalmamas? için silâhlanmak gerekti?ini halka yay?yordu.

Merzifon merkezi, yak?n bölgelerde bu ?ekilde faaliyette bulunurken Kayseriye, H?nçak temsilcilerinden Andon R??duni ad?ndaki ?ah?s geldi.

?stanbul’lu olan bu adam, önceleri Galata, Beyo?lu, Çorlu Ermeni okullar?nda ö?retmenlik, bir süre de tiyatro oyunculu?u yapm?? ve sonra ?skenderiye’ye giderek orada bir iki say? Ermenice gazete ç?kard?ktan sonra, yoksul bir durumda ?skenderiye’den ?stanbul’a dönmü?tü, Kumkap? olay?n? tertipleyenlerle temas?, hükümetin dikkatini çekti?i için ?stanbul’dan Atina’ya kaçm?? ve H?nçak komitesi merkezinin emriyle oradan Rus Leon Parseh ile birlikte Adana Ermenileri aras?nda fesat ç?karmakla görevlendirilmi?ti. Bu iki komiteci, K?br?s’a gelerek oradan temin ettikleri ?ngiliz pasaportlar?yla Mersin’e ç?km??lar, Leon, hükümet taraf?ndan sürülmü?, Ri?duni ise Adana’ya girmi?ti. Ri?duni, bir süre sonra Kayseri’de Everek’e gelmi?, orada kiliselerde konferanslar vermi?, sonra Talas’a, oradan da faaliyet merkezi seçti?i Divonik (Derevenk) manast?r?nda rahip Daniel’in yan?na yerle?mi?ti. Oradayken, rahip Daniel arac?l???yla tahriklere ve faaliyete giri?ti. Jirayr ile birle?ti ve Merzifon örgütünün ilânlar?n?, bildirilerini halka, köylere da??tmaya ba?lad?.

Komitenin Derevenk ve Merzifon merkezinden yönetilen çeteleri, düzenli bir plân alt?nda i?e giri?tiler: Osmanc?k postas?n?n yolu kesildi, posta sürücüleri, zaptiyeler sald?r?ya u?rad?lar.

Gürün’lü Zaropyan, Toros, Gülbenk, Kasbar, Serope adlar?ndaki çeteciler, Yozgat’a giden postan?n koruyucusu ?brahim ile posta sürücüsünü öldürdüler. Atlar?, silâhlar?, paralar? al?nd?, Çorum-Merzifon aras?ndaki Derbend karakolu bas?larak Derbend zaptiyeleri öldürüldü.

Panos ve Misak ad?ndaki çeteciler, Panos tuzlas?n?n postas?n? soydular. Düyun-u Umumiye kolcusu ?zzet’in at?n? alarak Dererenk’e getirdiler. Papas Daniel bu at? önce boyam?? ve sonra öldürmü?tür.

Maden postas? sürücüsü ?smail ile zaptiye Necip öldürüldü.
Gülbenk, Panos, Mihircan ad?nda üç komiteci, ?stanbul’dan dönü?lerinde Ankara’da tuttuklar? bir araban?n sürücüsü olan (Kaltakç?o?lu Köse Hasan)’? Yozgat yolunda bo?dular, bir çukura gömdüler. Atlar?n?, saatini, paras?n? ald?lar, atlar? da daha sonra Tokat’da satt?lar.
Derevenk manast?r?nda bulunan Ri?duni tutukland?. Üzerinde 29 Temmuz 1892 tarihli H?nçak komitesinin görev belgesi ve mührü bulundu. Di?er bir Ermeni tutuklunun zoruyla manast?rda yap?lan aramada birçok belge elde edildi. Hareketin yöneticilerinin Amerikan okulunda ö?retmen olan Tomayan, Kayayan olduklar? anla??ld?.

Bu iki adam, y?llardan beri kolej matbaas?nda komite bildirilerini bast?rm??lar, okula gelen bütün Ermeni gençlerini komite hesab?na haz?rlam??lard?. Kendilerinin tutuklanmas? Merzifon’da bir Ermeni isyan? do?urdu. Yakalananlar, Ankara istinaf ceza mahkemesinde muhakeme olundular. Tomayan, Kayayan ve ötekilerden baz?lar? idama, di?er komiteciler de çe?itli cezalara mahkûm oldular.

Mahkûmlardan yaln?z Protestan olan Tomayan ve Kayayan’? aff? için ?ngiltere’deki Protestan gazeteleri ve dini çevreleri, Osmanl? hükümetine, padi?aha müracaatta bulundular. Bu ikisi affedildi. Tomayan Londra’ya gitti ve art?k ihtilâl komitesinin nüfuzlu üyelerinden biri oldu, Bundan sonra mitinglerde, (suçsuz, zulüm görmü? bir Ermeni) olarak tan?t?l?yordu.

Merzifon’daki Ermeni faaliyeti ve Ermenilerin durumu hakk?nda Clare Ford taraf?ndan Lord Rosebery’ye gönderilen yaz?lara ili?ik olan rapor çok esasl? ve ilgi çekici bilgi vermektedir:

Sir Clare Ford’dan Lord Rosebery’ye

?stanbul: 27 May?s 1893

Maylord;

Merzifon ve bölgesinden henüz gelmi? olan baz? Amerikal?larla, dün yapt??? görü?meye dair, Sir A. Nicolson taraf?ndan ald???m muht?ran?n örne?ini size ba?l? olarak sunmakla ?eref duyar?m.
Bu vesile ile ilâh...

Franc. Clare Ford

?li?ik muht?ra

Gizlidir:

Sayg?de?er doktor Joseph Green taraf?ndan takdim edilmi? olan sayg?de?er doktor Smith, Dr. Fransworth ve operatör Dodd, bu sabah beni görmeye geldiler. Bu ?ah?slardan birincisi Merzifon’da, Dr. Fransworth ile Mister Dood da Kayseri’de oturmaktad?rlar. Bütün bu ?ah?slar, Ermeniler aras?nda gizli cemiyetler bulundu?undan, bu cemiyetlerin üyelerinin milliyetçi de?il korkunç kimseler olduklar?ndan, silâh temin ettiklerinden, para toplad?klar?ndan, amaçlar?n?n aç?k bir ?ekilde ihtilâl ç?karmak oldu?undan, emir verilince öldürmekten çekinmediklerinden ve kendi hallerinde, sakin bir durumda bulunan vatanda?lar?na kar?? tedhi? uygulamaya ba?lad?klar?ndan ?üphelenmektedirler. Doktor Fransworth ve Mr.Dodd, di?er ikisinden daha çok konu üzerinde bilgi sahibi ve aç?k sözlü görünüyorlar.

Bu ?ah?slar bana, fesat ve isyan hareketlerinin yaln?z Gregorien Ermenileri aras?nda kalmayarak Protestanlar aras?nda da yay?ld???n?, komite üyelerinin yaz?n da?lara ç?kacaklar?m, e?kiyal?k edeceklerini, zaptiyelerin canlar?n? burunlar?ndan getireceklerini, Ermeni sorunu konusuna yabanc? devletlerin ilgilerini çekmek için u?ra?acaklar?n?, amaçlar?n?, görü?lerini aç?ktan aç??a söylemekte olduklar?n?, Müslüman halk?n telâ? ve heyecan içinde bulundu?unu ve ?slâmlar, H?ristiyanlar aras?nda ciddi bir gerginlik oldu?unu da söylediler.

Doktor Smith, ald??? bilgiye göre Merzifon, Amasya ve di?er yerlerde adlar?n? unuttu?um baz? Rus ajanlar?n?n da bu hareketleri te?vik ve himaye ettiklerini bana bildirdi.

Mister Smith, ihtilâl cemiyetinin, Ermeni ?st?raplar?n?n ?ngiltere ve di?er memleketlerde kendilerine kar?? uyand?rd??? alâka ve dostluktan cesaret ald?klar?n? ve son zamanlarda hareketlerinin daha cesurca ve sald?rgan oldu?unu da eklemi?tir. En sakin vatanda?lara yapmakta olduklar? vah?ice tedhi?, bir kat daha artm?? ve kendilerine ilgi göstermeyen, taraftar olmayanlar? öldürmeleri, sakin ve kendi halinde ya?ayanlar aras?ndaki korkuyu daha çok derinle?tirmi?tir. Bu sonrakiler, çok zaman gizlice para vermeye zorlanm??lard?r. Kabul etmemi? olsalar feci ak?betlere u?rayacaklar, boyun e?seler, hükümet taraf?ndan bulunup isyanc? olarak suçlanmak tehlikesine u?rayacaklard?r. Berbat ve ç?kmaz bir yol.

Doktor Fransworth, Ermenilerin ço?unun hareket ?ekline de?ilse de isyan hareketlerinin konusuna, gayesine kar?? ilgi ve sevgi göstermekte olduklar? dü?üncesindedir. Gerek kendisi ve gerek Mr.Dodd, Ermenilerin, Ermeni olarak özel bir ?st?raplar?, s?k?nt?lar? bulunmad??? ve hiçbir vaziyette Rum halktan daha kötü durumda olmad?klar?n?, birçok yönlerden Müslüman tebaa ile e?it derecede s?k?nt?da bulunduklar? görü?ündedirler.

Bozuk ve âdil olmayan bir idarenin kötü sonuçlar? e?it ?ekilde Müslüman ve H?ristiyanlar üzerine yüklenmektedir. Halbuki Müslümanlar?n menfaatlerini savunacak hiçbir yabanc? devlet de yoktur.

?htimal ki, kanun önünde e?itlik mevcut de?ildir. Bir H?ristiyan’?n tan?kl??? belki pek az yerde bir Müslüman’?n tan?kl??? kadar de?er ta??r. Fakat bunlar daima, bir aksakl?k olarak görülüp düzeltilebilecek ?eylerdir. Son on y?l içinde H?ristiyanlar?n durumunda bir düzelme vard?r. Doktor Fransworth ve Mister Dodd, bütün hal ve durumun, Ermeniler aras?da çok güçlü olarak bulunan ve ihtimal ki, yak?n bir gelecekte çok tehlikeli bir ?ekil alacak olan isyan hareketlerini hakl? gösteremeyece?i ve bu vaziyetin pek aç?k ?ekilde görülmekte oldu?u görü?ündedirler. Her ikisi de, daha yak?nda Ankara’da Tomayan’? görmü?ler, kendisinin sa?l?kl? bulundu?unu ve ona iyi davran?ld???n? anlam??lard?r.

Bu ki?ilerle yapt???m?z görü?menin bende b?rakt??? etki ?u oldu:
Memleket hakk?nda iyi bilgi ve tecrübe sahibi bütün insanlar, özellikle Ermeniler, isyan hareketlerinin bizim sand???m?zdan fazla geni?ledi?ine, daha fiili oldu?una, ihtilâl f?rkas? önderlerinin san?ld???ndan daha müthi? ?ahsiyetler olup bunlar?n, ba?ka bir alanda ve ba?ka bir ölçüde; herhalde, sava?tan önce Bulgaristan’daki duruma benzer bir idare kurulmas?n? arzu etmekte olduklar?na inanm??lard?r.

26 May?s 1893

Kumkap? gösterisinden sonra H?nçak komitesi, durumlar?ndan ?üphelendi?i, hükümet taraftar? kabul etti?i Ermenilere suikastler uygulamaya ba?lad?.

Avukat Haçik 15 ya??nda Armenak ad?nda bir Ermeni taraf?ndan öldürüldü.
Gedikpa?a kilisesi vaizi (Dacat Vartabet) parçaland?.
Ruhani meclise üye seçilen (Mampre Vartabet), hükümete ajanl?k etti?i için suikaste u?rad?, yaraland?.
Patrik Â??kyan’?n komitenin plânlar?n? hükümete haber vermi? olmas?ndan ?üphe ediliyordu. Bu sebeple, komite taraf?ndan kur’a ile görevlendirilen Diyarbak?rl? Agop ad?nda bir Ermeni genci taraf?ndan 1894 Mart?n?n yirmi be?inci günü, kendisine patrikhane kilisesinde bir suikast yap?ld?. Suikastç?n?n kulland??? Karada? tabancas? bozuk oldu?u için ate? almad?, genç Ermeni tutukland?.

10 May?s 1894’de H?nçak komitesi; A??kyan’?n arkada?? kabul ettikleri Simon Maksut’a, Galata’da Havyar Han? önünde iki komiteci vas?tas?yla suikast yapt?rd?lar.

Bu suikastler hakk?nda Frans?z elçisi Mösyö Cambon, Fransa D??i?leri Bakanl???na ?u bilgiyi vermi?ti:

Cambon’dan - Casimir Perier’ye

Beyo?lu, 27 Mart 1894
 
Geçen ye dönmek üzere Kumkap? kilisesini terk ederken on sekiz ya?lar?n da bir Ermeni genci, tabancas? ile ni?an alarak üstüne birkaç defa ate? etmi?tir. Silâh bozuk oldu?undan, patri?e hiçbir kur?un isabet etmemi?tir. Patrik bay?lm?? ve evinde tedavi görmü?tür. Genç Ermeni karakola götürülmü? ve cinayetin sebebi konusunda sorguya çekilince Â??kyan’?n Ermenilerin dü?man? oldu?unu, s?k s?k hükümete ihbarlar yapt???n? ve Ermenilerin de milleti bu adamdan kurtarmak için and içtiklerini söylemi?tir. Ayn? zamanda kendisinin ve mezhepda?lar?n?n padi?aha ba?l? olduklar?n? belirtmi?tir.

Cambon

Cambon’dan D?? ??leri Bakan? Hanotaux’ya

Beyo?lu, 3 Haziran 1894

Son günlerde ?stanbul’da Ermeni cemaatinden birine suikast yap?lm??t?r. Bugün tehlikeden kurtulmu? olan bu ?ah?s, Patrikhane kap? kâhyas? ya da ba? tercüman?, zengin bir banker, Harbiye Bakanl??? müteahhitlerinden Simon Maksud Bey’dir. Patrikhane halk meclisi üyelerinden olan Maksud Bey, çoktan beri mezhepda?lar?nca Türklere sat?lm?? ve millet haini olarak tan?nm??t?. Geçen y?l, Ermenilere Sultan Mecit taraf?ndan verilmi? olan anayasan?n kutlanmas? padi?ah taraf?ndan yasak edildi?i zaman Maksud Bey, bu yasa??n kald?r?lmas? hakk?nda te?ebbüste bulunulmas?n? reddetmi?tir. O zamandan beri Ermenilerin tahrikçi ve fesatç?lar?n?n ?iddetle nefretini çekmi?ti.

Kendisini öldürmeye te?ebbüs eden Van’l? Ermeni hamallar?, Kürtlerden, Türk memurlardan Van’da çok s?k?nt? çekmi? kimselerdir.

Siyasi bir cinayet kar??s?nda bulundu?umuz ?üphesizdir. Katiller, Ermeni komiteleri taraf?ndan yaz?lm?? belge ve mektuplar? ta??yorlard?. Kendileri Levon ad?nda biri taraf?ndan para verilmek suretiyle bu i? için tutulmu? olduklar?n? kabul etmi?lerdir. Bunlara silah vermek suretiyle komiteler, patri?e yap?lan suikastten sonra Türk dostu olan, millî davaya ihanet etmekle suçlad?klar? yüksek Ermeni s?n?flar?na mensup kimselere kar?? bu suretle bir uyar?da bulunmak istemi?lerdir. Bu hareketleriyle komiteler, art?k illerde de?il, merkezî hükümette darbelerini indirmek, faaliyetlerine daha büyük bir alan temin etmek ve padi?ah üzerinde kuvvetli bir etki yapmak istemi?lerdir.

Bu suikastten, padi?ah çok heyecanlanm??t?r. ?stanbul’da polis taraf?ndan yap?lan birçok tutuklama da bunu kan?tlar.

P. Cambon

Kumkap? gösterisinden sonra H?nçak komitesinin ?stanbul ?ubesi reisi Murad (Hamparsum Boyac?yan) idi.
H?nçak temsilcisi olarak da Kafkasya’dan (Vart Badrikyan) ad?nda bir adam gelmi?ti. Bu adam bir iki ay sonra tutukland?. Rus tebaas? oldu?u için Rusya elçili?i taraf?ndan al?nd?. Bunun yerine yine Kafkasya’dan (Ardavazt Ohancanyan) gönderildi. Suikastler, bu temsilciler zaman?nda ortaya ç?kt?.


 

Birinci Sasun ?syan?

?syanlar?yla ün salan Sasun, o zamanki sivil te?kilâta göre, yüzden fazla köyü olan, idari ve adli i?ler yönünden Siirt’e ba?l?, Mu?’a 14 saat uzakl?kta bir ilçeydi. Yak?n?nda Mutki ve Garzan ilçeleri vard?. Arazisi da?l?k ve yerin sarpl??? yüzünden hükümet nüfuzundan uzak bir durumdayd?. Halk?, Ermeniler de dahil oldu?u hal de Zazaca ve Kürtçe kar???k bir dille konu?uyorlard?.
 
Cuinet’ye göre Sasun’da:
Müslüman 10.370
Ermeni 8.389
Yezidi 970
Di?erleri 372 olmak üzere
Toplam  20.101 nüfusu vard?.

Nüfus say?m? yap?lmam?? olmakla beraber, o zamanda bu ilçe halk?n?n, be?te biri Ermeni, kalan? Kürt olarak tahmin edilmekteydi.

Buralarda 1890 tarihlerinde (Mihran Damadyan) adl? bir Ermeni, üç y?l kadar dola?m??, H?nçak ad?na propaganda ve tahriklerde bulunarak Ermenileri ayakland?rmak için u?ra?m??t?. Sasun Ermenilerinin haber vermesi üzerine bu adam 1893’de yakalanarak muhakeme edilmek üzere ?stanbul’a getirilmi? ve sonra serbest b?rak?lm??t?.

Kumkap? gösterisinden sonra ç?kar?lan bu Sasun isyan?, s?rf yabanc? devletlerin müdahalesini davet etmek amac?yla H?nçak komitesince düzenlenmi? ve Murat (Hamparsum Boyac?yan) vas?tas?yla uygulanan bir plânla yap?lm??t?.

Murad, Sasun’a gitmek üzere Kafkasya’dan geçerek orada Ta?naksutyun komitesinden destek ve yard?m görmü?tü. Sasun’a var?nca etraf?na bir tak?m Ermenileri toplayarak isyan plânlar?n? haz?rlamaya ba?lad?.

1904 ikinci Sasun isyan?na kadar o bölgede çal??m?? olan ve (Hrayr-Tjokh) takma adlar?n? ta??yan Mu?’un K?z?la?aç köyünden Armenak bu olaydan önce, 1894 tarih ve 3 numaral? H?nçak gazetesine H?nçak te?kilât? ad?na gelecek f?rt?nay? gösteren, ?u mektubu göndermi?ti[1]:

“Ermeni karde?ler,
Nihayet yüzy?llardan beri beklenilen k?z?l gün geldi. ??te Sasun tepelerinden çan sesleri aksediyor, i?te bu da?lardan Ermenili?in ve insanl???n ayaklar alt?nda çi?nenmi? olan haklar?n?n k?z?l bayra?? yükseliyor. ??te intikam saati, müstebidin hayat ve ölümü hakk?nda kesin karar verilecek saat.

Bugün Ermeni sorunu yeni ve en güzel bir döneme ayak bas?yor. Bugün yoksul sab?r ve boyun bükme, alçalt?c? iç çekmeler, sessizlik, bo?uk ?ikâyetler son buluyor, onlar?n yerine aslan homurdanmalar? geçiyor”.

Varantyan:

“H?nçak’lar?n te?kilât? zay?ft?. Bir ?ey yapm?? olmak, gürültü ç?karmak için acele etmi?lerdi.
Sasun’lular ise ilkel silâhlar?yla bile Kürtlere kar?? kahramanca sava?m??lar, ancak düzenli asker kar??s?nda ba?ar?l? olamam??lard?r. (1894 A?ustos) Çok ba?ar?l? çarp??malardan sonra Ermeniler Kürtleri yok ederek[3] onlar?n koyun sürülerini ya?ma etmi?lerdi ki, birdenbire her yandan askerler taraf?ndan sar?ld?lar. Ölen Ermenilerin say?s?n? bugüne kadar yakla??k olarak kimse bilmez. Baz?lar? 6-7 bin diyorlar, baz?lar? da bine yak?n oldu?unu söylüyorlar. Hakikat, ?üphesiz bu sonuncu tahmine daha yak?nd?r.” diyor.

Asl?nda s?rf yabanc? müdahalesinin çekilmesi amac?yla yap?lm?? olan bu isyan hareketi, Ermeni komiteleri ve patrikhanesi vas?tas?yla her tarafa pek kanl? ve heyecanl? bir ?ekilde duyuruldu. Avrupa’n?n çe?itli ba?kentlerinde Ermeniler lehine mitingler, parlâmentolarda aç?klamalar yap?ld?. Her yanda ?ngiltere’nin K?br?s antla?mas?yla kabullenmi? oldu?u sorumluluktan söz edildi.

Van ?ngiliz Konsolosu Holward, inceleme için Sasun’a gitmek istedi. Hükümet, bu adam? isyan?n tahrikçisi olarak kabul etti?inden gitmesine izin vermedi.
Hükümet, olay? yerinde incelemek ve tespit etmek üzere bir soru?turma komisyonu kurdu ve bu komisyona bir konsolos kat?lmas? için Amerika hükümetine müracaatta bulundu; fakat bu müracaat, Amerika hükümeti taraf?ndan kabul edilmedi.
?ngiltere elçili?i, askeri ata?esi Albay Chermside’? olay yerine yollamak istedi. Sonra bundan da vazgeçti. Elçilik tercüman? Mister Shipley, Elçilikçe Erzurum konsolosu yard?mc?s? tâyin olundu ve kendisine olay yerine gitmesi bildirildi.

Uzun haberle?melerden sonra, Erzurum’da konsoloslar? bulunan devletlerin, yani Fransa, ?ngiltere ve Rusya’n?n, Osmanl? inceleme komisyonuna, oradaki konsoloslar?n?n kat?lmalar? esas kabul olundu. Bunlar toplant?larda gözlemci olarak bulunacaklar ve gere?inde soru sorabileceklerdi.

Hükümet taraf?ndan:

Yarg?tay Dilekçe Dairesi Ba?kan? ?efik Bey’in ba?kanl???nda:
Emniyet Sand??? Müdürü Ömer Bey, ?stinaf Cinayet Mahkemesi Reisi Celâlettin Bey, ?çi?leri Bakanl??? memurlar?ndan Mecit Efendi’den olu?an bir soru?turma heyeti kuruldu.
Konsoloslar da:
Frans?z Konsolosu Vilbert, Rus Konsolosu General Pr. Jevalsky, ?ngiliz Konsolosu Shipley idiler.
Komisyon, 4 Ocak 1895’den, 21 Temmuz’a kadar alt? ay incelemelerde bulundu, 108 toplant? yapt?. 190’dan fazla tan?k dinlendi.

Heyetten Ömer Bey’in, Bitlis Vali Yard?mc?l???na tayini dolay?s?yla 29 Ocak’ta komisyondan ayr?lmas? gerekti. 23 A?ustos’ta Murad tutukland?.

Konsoloslar?n pek tabii olmas? gereken taraf tutucu ve Ermeniler lehine olan raporlar?ndan gerçe?e uyabilen ?u k?s?mlar durumu ayd?nlatabilir. Raporda:

“... bu olaylar üzerine 1894 ilkbahar?nda aslen Adanal? ve ?stanbul’da Cenevre’de t?p tahsil etmi? Hamparsum Boyac?yan ad?nda biri tan?nmamak için Murad ad?n? kullanarak içlerinde önceden rastlam?? oldu?u Damadyan’?n eski arkada?lar?ndan birisi de bulunan, silâhl? bir çeteyle, Talori bölgesine geldi.

Kâvar bölgesindeki köylerde, iddias?na göre doktorluk yapmak üzere dola??yor ve Ermenileri, kendilerini Kürtlerin yönetimine sokan Haf?rl?k ve Hatal?k’tan kurtulmalar? için k??k?rt?yordu. Fakat ne kendisi ve ne de kendilerine sava?mak için silâh ve cephane vermi? oldu?u be? arkada??ndan hiçbiri, da?larda bulunmalar?n?n sebebini do?ru dürüst aç?kl?yamam??lard?. Bunlardan birisi do?ru yoldan ç?km?? olmas?n?n sebebinin, kendisinin ve ailesinin Kürtlerden gördü?ü bask? oldu?unu ifade etmi?tir. Hemen hemen bütün Ermeni tan?klar, Murad’?n ad?n? duymad?klar?n? söylüyorlar. Kürtler ya da hükümetle ilgileri olan tan?klar da Murad’dan, ad?n? duymu? olmalar? dolay?s?yla söz ediyorlard?. Bu ?artlar alt?nda soru?turma komisyonu, bu olay ve hareketin tam anlam?yla aç?klanmas? için gerekli olan bilgiyi toplayamam??t?r. Bütün al?nabilecek sonuçlara göre,  Murad, ba?l?ca yerle?ti?i yerler olan Kâvar ve Talori bölgelerini ve yak?n?ndaki köyleri ve bazen da?lar? arkada?lar?yla dola?arak, kendinin de kabul etti?i üzere Ermeni-Kürt ili?kileri hakk?nda ö?ütler vermi?, Tono Talori’de de birincilerde k?yas?ya mücadele edilmesini ve ikincilere de, dikkati çekmek için hükümete vergi verilmemesi dü?üncesini a??lam??t?r.

Bundan ba?ka Murad’?n üzerinde bulunan ve onun tahriklerde bulundu?unu gösteren vatanseverlik ?iirleri dolu defter,  Murad’?n olmasa da bundan ba?ka kur?un kalemle yaz?lm?? olan ve kendisinin oldu?unu kabul etti?i 1894 olay?n? anlatan bir mektubun ba??n? te?kil eden notlar, (Damadyan) gibi Murad’?n da bu memlekete gizli bir siyasî amaçla gelmi? oldu?unu ve Ermenilerle Kürtler aras?nda çarp??malar ç?karmaya çal??t???n? kesin olarak kan?tlar.” deniliyor.
 
Yine bu raporun di?er bir k?sm?nda:
“Ne bir propagandan?n mevcudiyeti ve ne de Murad’la arkada?lar?n?n Kavar, Talori’de bulunduklar? ve bunlar?n ilk çarp??malara kat?ld?klar? inkar olunamaz.” denilmektedir.

Sasun isyan?na Ermeniler pek büyük umutlar ba?lam??lard?. Orada kopacak bir isyan üzerine Avrupa derhal müdahale edecek, Ermeni istekleri temin olunacak ve bu isyanla çok büyük menfaatler elde edilecekti.

?syan? devam ettirmek için H?nçak’l?lar ?stanbul’da ve illerde komite mührü ile onaylanm?? yard?m biletleri ile hayli para toplam??lard?.

Sasun olaylar? s?ralar?nda Rus Ermenileri, Eçmiyazin’de Kategikos bulunan (Hrimyan)a müracaat ederek Türkiye Ermenileri hakk?nda müdahalesini istediler. Katogikos, ilerlemi? olan ya??na ve mevsimin k?? olmas?na ra?men Petersburg’a gitti. Orada ?mparatora[1]: “Ermenilerin tek koruyucusu Rus ?mparatorudur. Ermeniler kendisinden yard?m ve himaye bekliyorlar dedi,” Hrimyan’?n bu müracaat ve konu?mas? büyük bir siyasi etki yapt?. ?stanbul’daki ?ngiliz Elçisi Sir Philip Currie, Patrik ?zmirliyan’a, Ermeni sorunu devletleraras? bir inceleme konusu olurken Katogikos’un bu surette müracaatta bulunmas?ndan do?an ?a?k?nl???n? bildirdi.

V. te R. Des Coursons, Sasun isyan? hakk?nda[2]:
“Murad (Hamparsum Boyac?yan), Sasun isyan?nda ?ngiliz’lerin deste?inden söz ederek halk? kand?rm??t?. 1895 Mart?nda Frans?z gazeteleri Londra’dan gönderilmi? bir sirküler metni yay?nlam??lard?. Bu sirküler, Adana marhasas? Vehabedyan ile Ermeni ruhani reisli?ine gönderilmi?ti.
Olaya gelince, Türkler için hiçbir hat?r gözetme ve taraftarl?kla suçlanamayacak olan New York Herald Amerikan gazetesinin yaz?s?n? buraya kaydetmekten daha iyi bir ?ey yap?lamaz. Bu gazetenin çok basit ve kesin olan sözlerinin tercümesi i?te ?udur:

“Avrupa incelemesi, Ermenilerin, yabanc? ülkelerden gelen tahrikçilerle birlikte isyan etmi? olduklar?n? göstermi?tir.
Asiler ?ngiltere’den gelmi? modern silâhlarla her ?eyi yapm??lar, yang?n, adam öldürme, ya?madan sonra düzenli askere de kar?? durmu?lar, kafa tutmu?lar, da?lara çekilmi?lerdir. Soru?turma heyeti Osmanl? hükümetinin asilere kar?? asker göndermekle en kanunî hakk?n? kulland???n? saptam??t?r. Bu askerler, kanl? çarp??malardan sonra asileri yenebilmi?lerdir. Hemen geçilmez da?lara s???nm?? olan yakla??k üç bin kadar tamamen silahl? asinin, inand?r?c? sözlerle, gazete yaz?lar?yla hakk?ndan gelinemez.

Ermeni tahrikçileri, Talori da?lar?nda (Sasun ve Mu?’un güneyinde, Bitlis ili ve Genç mutasarr?fl??? aras?nda) görünmü?lerdi. Önceleri Murad ad?yla bu bölgede kar???klar ç?karm?? olan Hamparsum ad?ndaki ?ah?sla birle?mi?ler ve bunun hareketlerine kat?larak kuvvetlerini onun emrine vermi?lerdi. Bu Hamparsum, Haçin’de do?mu? ve sekiz y?l ?stanbul’da T?p ö?renimi yapt?ktan sonra Kumkap? hareketine kat?lm??, Atina’ya kaçm??, oradan da Cenevre’ye gelmi?, sonra k?l?k ve ad de?i?tirip ?skenderun-Diyarbak?r yoluyla Bitlis yak?n?na gitmi? ve ötede beride, di?er be? ki?iyle birlikte tahriklere ba?lam??t?. Hamparsum, saf halka kendisinin Türk hâkimiyetini devirmek amac?yla Avrupa devletleri taraf?ndan gönderilmi? oldu?unu söyleyerek güven veriyordu. Bu suretle canice projesini uygulamay? ba?ard?.

Siner, Simai, Gülli-Güzat, Ahi, Hedenk Sinank, Çekind, Effard, Musson, Etek, Akcesser köylerini ve dört küçük köyü olan Talori’yi kazand?. Ermeniler, 1894’de bu eri?ilmez yerlere, kar?lar?n?, çocuklar?n?, mallar?n? koyduktan sonra köylerini terkettiler ve Mu? ovas?nda Silvan ilçelerinden gelmi? öteki silahl? asilerle ba?lant? ve ili?ki kurarak birle?tikten sonra, üç bin ki?i olduklar? halde Anduk Da??nda topland?lar. Aralar?nda be?-alt? yüzü, Mu? kasabas?n? sarmak istediler. Bu amaçla Mu? güneyindeki Delican a?iretine hücum ettiler. Bunlardan bir k?sm?n? öldürdüler, mallar?n? ald?lar. “Ellerine dü?en bütün Müslümanlar?n dini inançlar? a?a??land? ve kendileri korkunç ?ekillerde öldürüldü”. Bu asiler, Mu? yak?n?ndaki düzenli askere kar?? da sald?r?da bulundular, fakat oradaki askeri kuvvetin çoklu?u yüzünden Mu? kasabas?n? i?gal edemediler.

Asiler, Anduk Da??ndakilerle birlikte çeteler te?kil ettiler. Bu çeteler de yak?ndaki a?iretlerde korkunç cinayetler i?lediler ve ya?malar yapt?lar. Ömer A?an?n ye?enini diri diri yakt?lar. Gülligüzat köyünden üç dört saat ötede ?slâm kad?nlar?n?n ?rz?na geçtiler, bunlar? bo?azlad?lar.

Birçok Müslümanlar, gözleri oyularak, kulaklar? kesilerek, en müthi? ve alçakças?na hakarete u?rat?larak, H?ristiyanl??? kabule ve Haç? öpmeye zorland?lar.

Bu asiler, A?ustos ba?lar?nda Faninar, Bekiran, Badikan a?iretlerine de sald?rarak ayn? zulümleri yapm??lard?r. Çal ilçesine ba?l? Cinan buca??n?n Yermut ve Ealigernuk köyleri asileri de bu çevredeki Kürtlere ve Kaisser, Çatçat köylerine sald?r?larda bulundular.

A?ustos sonuna do?ru Ermeniler, Mu? yak?n?nda Kürtlere hücum ederek Gülli-Güzat ile beraber iki-üç köyü yakt?lar. Talori’deki (3.000) Ermeni asisine gelince, bunlar, Müslümanlarla di?er H?ristiyanlar aras?nda yas ve deh?et saçt?ktan sonra silâhlar?n? b?rakmay? reddederek ya?ma ve adam öldürmeye devam ettiler. O zaman, yola getirmek için buralara ordu askeri gönderildi.

Asi Hamparsum, on bin suç orta??yla yüksek bir da?a kaçt?. Diri olarak yakaland?. Fakat iki eri öldürdü, alt?s?n? da yaralad? A?ustos sonunda bütün asi çeteler da??lm??t?.

Türkler taraf?ndan kad?nlara, çocuklara, ihtiyarlara, sakatlara, ?slâmî ve insanî hükümlere uygun davran??ta bulunulmu?tur. Ölen asiler, teslim olmay? kabul etmeyen ve ülkenin kanunî hâkimiyetine kar?? sava?may? tercih edenlerdi.”

??te, çevresinde Avrupa bas?n?n?n duyulmam?? bir gürültü, pat?rt? kopartt?klar? Talori olaylar?na ait objektif ve iddias?z özet.
E?er, cezaland?rma hareketleri konusunda daha ba?ka aç?klama istenilirse, 1894 Kas?m?na kadar ki olaylar s?ras?nda Mu?’ta kalm?? olan M. Ximénès’in görü?ünü okumak faydal? olur. Bu bilgin diyor ki:

“Bitlis Valisinin iste?i üzerine, asker gönderilerek düzenin sa?lanmas? için Zeki Pa?a’ya emir verildi. Asileri da??tmak üzere derhal dört tabur topland?. Bu asker kuvveti bir da? yamac?nda 3.000 ki?ilik Ermeni asileriyle kar??la?t?. Asker a?a??land?. Üzerlerine ta?lar at?ld?. Sonra da ate? aç?ld?. Askerler kar??l?k verdi. Ermeniler bu çarp??madan sonra kaçt?lar. Daha sonradan bir vadide topland?lar. Askerler oraya da yeti?ti. Askere kumanda eden Türk subay?, asilere ö?ütler verdi, uzla?mak istedi, kendilerine da??lmalar?n? teklif etti. Baz?lar? bu teklifi kabul ettiler. Birço?u da inat ve sab?rla kar?? koydular. Asker iki defa ate? açt?. Toplam 300 asi vuruldu.

Bütün bu olaylarda, tek ciddî kar??la?ma ve çarp??ma bu oldu. Birçok esir al?nd??? do?rudur. Fakat sonradan bunlar?n hepsi de serbest b?rak?ld?.” diyor.

Mu?’ta soru?turma devam ederken, yine ?ngiltere, Rusya ve Fransa, alt? ilde ?slahat için müracaat ettiler ve devletlerle ortakla?a, bilinen May?s ?slahat önergesini verdiler. Önergenin müzakere ve tart??malar? yap?l?rken, H?nçak’lar taraf?ndan Bab-? Ali olay? ç?kar?ld?.


Sonuçlar

1973-1985 y?llar? aras?nda sürdürülen Ermeni Terörünün Türkiye’yi ve Türk vatanda?lar?n? hedef alan cinayetlerinin, katliamlar?n?n, adam kaç?rma, yaralama, bombalama gibi eylemlerinin görünen amac?; on dokuzuncu yüzy?lda, Osmanl? ?mparatorlu?u döneminde ba?layan ve bu büyük devletin topraklar?n?n taksimine, parçalanmas?na ve i?galine kadar devam eden “Ermeni Konusunu” yeni bir kavram alt?nda, “Ermeni Davas?” ad?yla dünya kamu oyunun gündeminde konu?ulan, tart???lan ve çözümler geli?tirilen bir konuma getirmekti. Ancak, ortada ne Osmanl? ?mparatorlu?u vard? ve ne de Anadolu topraklar? üzerinde bir Ermeni az?nl???ndan söz edilebilirdi. Osmanl? ?mparatorlu?u’nun tarihi varl?k alan?ndan ayr?lmas? Türk Milletinin yapt??? bir millet mücadelesiyle gerçekle?mi? ve Türkiye Cumhuriyeti kurulmu?tu. Bütün insanl?k tarihine örnek olacak bu mücadele ve yeni devletin kurulu? temeli insan haklar?na, hürriyete, ba??ms?zl?k esaslar?na dayan?yor, topraklar? üzerinde ya?ayan bütün halk Türk vatanda?? olarak refah, huzur ve mutluluk do?rultusunda geli?me mücadelesi veriyordu. Türkiye Cumhuriyeti bir Avrupa devletiydi. NATO üyesiydi. Birle?mi? Milletlerin en sayg?n ve ilk üyelerindendi. Dünyan?n herhangi bin noktas?ndaki huzursuzluktan, rahats?zl?ktan endi?e duyan ve bunun ortadan kald?r?lmas? için elinden gelen bütün çabalar? gösteren bir ülkeydi. Türkiye bulundu?u bölgede, Büyük okyanustan-Ege’ye; Kuzey denizlerden-Akdeniz’e kadar olan alanda tek Demokrasi ilkesiyle kalk?nmay?, geli?meyi gerçekle?tiren bir ülkeydi. Demokrasi ilkelerini varl???n?n vazgeçilmez bir unsuru say?yordu. Hiçbir ülkeyle de ne toprak ve ne de ba?ka anlamda bir ç?kar çat??mas?nda bulunmuyordu.

??te Ermeni terörünün hedef ald??? ülke ve bu ülkenin vatanda?lar?n?n genel hatlarla durumu 1973 y?l?nda belirtilen tabloyu çiziyordu.

Hiçbir sebep ve gerekçe ile hakl?l?k kazanamayacak ve dünya üzerinde ya?ayan Ermenilerin hemen hemen tamam?n?n kat?lmad??? terör, aç?klanan amac?n? gerçekle?tirmek için dünya kamuoyunun gözleri önünde yüze yak?n Türk çocu?unun ölümüne, bu say?n?n üç misli Türk vatanda??n?n yaralanmas?na sebep oldu. Her biri bulunduklar? ülkenin güvencesi alt?nda oldu?u san?lan Türk Diplomatlar?na yap?lan sald?r?lar ve cinayetlerle Türkiye Cumhuriyetinin D?? ??leri misyonuna a??r ve yerine konmas? imkâns?z kay?plar verdirdi, Bu kay?plar, özellikle Avrupa devletlerinin genel politikalar?nda ve özellikle Orta Do?u ve Do?u ülkeleri ile ili?kilerinde önemli zafiyetler do?urdu, etkinlikleri azaltt?, do?an bo?luk uzun süre doldurulamad?.

Ermeni terörü, y?llarca yay?nlarla, propagandalarla haz?rl?klar? yap?lan ve tarihi olaylar? sapt?rmak suretiyle Ermeni konular?n? canl? tutmak isteyenlerin ortaya att?klar? bir tezi tema olarak kulland?. Psikolojik etki gücünü de bu temaya dayand?rd?. 1915 y?l?nda Osmanl? ?mparatorlu?u’nun vatanda?? Ermenileri maksatl?, plânl? ve örgütlü ?ekilde k?y?ma yöneldi?i, ülke topraklar? d???na sürdü?ü ve bu yolla Ermeni ?rk?n? yok etmeye çal??t???n? yayg?n ?ekilde i?lemeye ba?lad?. Yarat?lan terörün bu olaylar?n intikam?n? almak için yap?ld??? ve 1915 olaylar?n?n sorumlulu?unun günümüzde Türkiye’ye ait bulundu?unu aç?klad?. ??lenen cinayetlerin, katliamlar?n ise Türkiye Cumhuriyeti üzerinde bir bask? olu?turarak talep edilen hususlar?n gerçekle?mesinin sa?lanaca?? ilân ediliyordu. O kadar ki, Ermeni terörünü “Yeni bir kurtulu? sava??” modeli olarak yayan, yorumlayan eserlere, makalelere rastlan?l?yordu. Terörün temas? i?lendikçe, i?lendi. Her cinayet ve her öldürme olay?, tema için yap?l?yor, temay? yay?yor, temay? i?liyordu. K?saca neredeyse, Türkiye Ermeni teröristlerin isteklerini kabul etmedi?i için öldürülen, yok edilen, sakat b?rak?lan evlatlar?n?n sorumlusu durumuna dü?ürülmeye çal???l?yòrdu. Polis dosyalar?ndan - Mahkeme koridorlar?na, Kongre kulislerinden - Genel Kurul salonlar?na kadar hemen hemen konuyla ilgili her ara?t?rma, inceleme ve yarg?lamada veya siyasi yat?r?m malzemesi olarak kullanmada “Tehcir tezi” tart???lan bir konuma getirildi. Dikkatler bu noktada topland?.

Türkiye’nin sahibi oldu?u vatan topraklar?nda, kaynaklar? üzerinde bir tak?m ç?kar ve beklentileri olan ülkelerin bu ç?kar ve beklentilerinin gerçekle?mesi veya en az?ndan gerçekle?me ortam?n?n orta veya uzun vadede de olsa haz?rlanmas?n? Ermeni teröründe bulan ve ümitlerini bu teröre ba?layan baz? devletler geçmi?te oldu?u gibi terörün özendiricisi, destekleyicisi oldular. Teröristlere para, yer ve imkân sa?lad?lar. Bunlar için de “Ermeni tehciri” tutunacak bir dald?. Ülkelerindeki, yay?nlarla, sözde ara?t?rma ve incelemelerle “Ermeni davas?na” sahip ç?kma?a çal??t?lar. Kendi kamuoylar?n? ve seçmenlerini Ermeni konular?yla do?rudan veya dolayl? olarak ilgili k?ld?lar. K?saca Ermeni meselesini gerek d??, gerek iç politikalar?n?n birer arac? ve malzemesi haline getirmeye çal??t?lar. Sonuçta zihinlerde tak?lan konu ve sorular, art?k Ermeni terörü ile çözülemez duruma geldi. Ve terör, kendisini destekleyenleri, özendirenleri de tehdit etmeye ba?lad?. O güne kadar Türk çocuklar?na kar?? i?lenen cinayetler ve katliamlar? önemsemeyen ve hatta tarihi h?rslar? ile alk??layanlar birden Terör kar??s?nda cephe almaya ba?lad?lar ve terör durdu. Ancak, propagandalar durmad?. Çe?itli hedefleri esas atan ve birçok hedef kitleye yönelen planl? psikolojik harekât uygulamalar? devam etti. Konu, tehcirin varl??? veya yoklu?u hususunda tarihi kaynaklar?n incelenmesi ?eklinde yeni bir görüntü ald?. Bugün durum ve al?nan sonuçlar, ar?ivler ve belgeler üzerindeki çal??malar ?ekline dönü?mü? görünüyor.

??te Vak?f, bu yay?n dizisiyle, gerçekleri aramak, bulmak, ö?renmek isteyen vicdanlara yay?nlayaca?? belgelerle bir hizmet sunmak istiyor. Yukar?da “Berlin Kongresinin” getirdi?i ve geli?tirdi?i sistem içinde Rusya ve Avrupa Devletlerinin Ermeni konusuna nas?l yakla?t?klar? özetlendi. Bu ciltle de sistemin harekete geçirilmesi için bulunan mekanizman?n en önemli ve en tipik bir modelini, uygulamas?n? “Talori Olaylar?”n? dünya kamuoyunun dikkatlerine sunuyor. Bulunan mekanizma 1890’larda, Ermeni vatanda?lar?n? isyana, ihtilale sürüklemek, ac?lar, ?st?raplar yaratarak dünya kamuoyunu Osmanl? ?mparatorlu?u’nun üzerine çekmek ve Avrupa devletlerinin müdahalesini sa?lamakt?. Yüzy?l sonra, bu kez hedefler Türk topraklar? d???nda, Türk çocuklar?na yönelmi? terörle dünya kamuoyunu etkilemek ve Türkiye üzerinde belirli devletlerin bask?s?n? art?rmak, Türkiye Cumhuriyetinin geli?mesini önlemek, içerde ve d??ar?da tehdit ve tehlikeler yaratarak bölgede sa?l?kl? bir varl???n devam?n? engellemekti. ??te bu yay?n dizisiyle okuyucu bir anlamda tarihi varl?k alan?nda yer alan hareket ve olaylar? izlerken, di?er yandan da ya?ad??? günlerin olaylar?n? k?yaslayabilirse o zaman gelecek yüzy?la daha büyük ümitler ve insani de?erlerle bakabilecektir.
Vakf?n yapaca?? hizmette tek amaç; art?k olaylar?n sapt?r?lmas?na, toplumlar?n ve insanlar?n birbirlerine dü?manca hislerle bakmas?na gerçekleri ortaya koyarak engel olmak ve nihayet insanl???n kin, nefret ve intikam duygular?n?, hiç olmazsa bu konuda, terk etmesine katk? sa?lamakt?r.

 ----------------------
- OSMANLI ARŞİVİ-YILDIZ TASNİFİ-ERMENİ MESELESİ-CİLT 1[TALORİ OLAYLARI)
        
   «  Geri