Anasayfaİletişim
  
English

Ermeni Terörü

Dr. Cengiz KÜRŞAD*
OSMANLI ARŞİVİ-YILDIZ TASNİFİ-ERMENİ MESELESİ-CİLT 1[TALORİ OLAYLARI)
 

 .~A0f="justify">ERMEN? TERÖRÜ

 

G?R??

Tarihi süreci içerisinde Ermeni terörü örgütsel bir nitelik ta??r.
1973-1985 y?llar? aras?nda, da??n?k Ermeni topluluklar?n?, dünya kamuoyunu, teröre hedef seçilmesi bak?m?ndan Türkiye Cumhuriyetini ve Türk vatanda?lar?n? etkilemeye çal??an Ermeni terörü de örgütsel görünümdedir.

Günümüze kadar uzayan, ço?unlukla bir, bazen birden fazla Ermeni örgütünün üstlendi?i katliamlar?n, cinayetlerin, bask?nlar?n, bombalama, tahrip ve yaralamalar?n gerçek sebepleri nelerdir?

Bu olaylar?n failleri olduklar?n? s?ras?nda birbirleriyle yar???r ?ekilde ilân eden, kurulu?lar?n? ve aralar?ndaki rekabetleri, çat??malar? i?ledikleri cinayetlerin, yapabildikleri terör eylemlerinin boyutlar?yla göstermeye çal??an Ermeni örgütlerinin yap?lar?, ili?kileri nas?ld?r? Amaçlar?, beklentileri, politikalar?, stratejileri nedir? Hangi kaynaklardan beslenmektedirler? Desteklerini nereden ve kimlerden almaktad?rlar?

Bu ve benzeri sorulara do?ru ve üzerinde görü? birli?ine var?labilecek cevaplar?n bulunabilmesi için her ?eyden önce 1973 -1985 y?llar? aras?nda Ermeni sorununun veya Ermeni konusunun ne oldu?unun, ne olmad???n?n aç?kl??a kavu?mas? gerekir.
Ermeni sorunu - Ermeni konusu veya aç?klanan dönemde önemli bir yer tutan “Hai Tahd” - “Ermeni Davas?” üzerinde görü? ayr?l?klar? ve farkl? yakla??mlar, Ermeni terörünü sürekli olarak sisler arkas?nda b?rakarak, gerçek anlam?n? ve tehdit niteli?ini dünya kamuoyunun gözlerinden ve bilgisinden gizlemekte, insanl?k dünyas?n?n göstermesi gereken tepkileri pe?inen etkisiz b?rakmaktad?r.

Ermeni sorununun - Ermeni konusunun veya Ermeni davas?n?n do?ru ve tutarl? tan?mlar?n?n yap?lamam?? olmas?n?n nedenini Ermeni terör örgütlerinin tutum ve davran??lar?na ba?lamak, yarat?lan sis perdesini bu örgütlerin eseri saymak yanl??t?r. Aksine bu örgütler, konuyla do?rudan veya dolayl? ilgili olanlar?n, sorunun çe?itli örtüler alt?nda sürekli canl? tutulmas?nda ç?karlar? ve beklentileri bulunanlar?n meydana getirdikleri karma??k ortamdan yararlanmakta ve ancak belirsizliklerle, tart??malarla, çat??malarla haz?rlanm?? bir zemin üzerinde ya?ama ?anslar?n? devam ettirmektedirler. Özellikle 1973- l985 y?llar? aras?nda Ermeni terörü en büyük psikolojik ve moral deste?i, dünyada son elli y?l içerisindeki geli?melerin olu?turdu?u ulusal kurtulu? mücadelesi modellerine; önce Ermeni davas?n?, sonrada terör olaylar?n? oturtmaya çal??an ve bu hareketleri bir ulusal kurtulu? sava??, faillerini de kahramanlar olarak kabul ve ilan eden yazarlardan, ilim adamlar?ndan, yarg? organlar?ndan, bir k?s?m politikac?dan ve Türklere ve Türk dünyas?na kar?? hâlâ haçl? zihniyet ve dü?üncesini b?rakamam?? kilise ve kilise birliklerinden görmü?lerdir.


 

 

 

Propaganda ve Psikolojik Harekât “Temalar?”

Ermeni sorunu - Ermeni konusu üzerinde çe?itli ve birbirleriyle çeli?kili görü?lerin ortaya at?lmas?nda yap?lan sürekli, yayg?n ve yo?un propagandalar?n ve örgütlenmi? psikolojik harekât uygulamalar?n?n etkisi büyüktür. Bu propagandalar?n ve uygulamalar?n belirledikleri “tema” veya “temalar?n” psikolojik bask?s? alt?nda seçilmi? tarihi olaylar?n pe?in yarg?larla yorumlanmas? ve de?erlendirilmesi yakla??m? bir al??kanl?k haline getirilmi?tir. Bu yakla??mla bir yandan sorunlar?n ve konular?n bütünlü?ü gözlerden uzak tutulurken, di?er yandan da sonuçlar? ancak tarihi belge ve ara?t?rmalara dayanan ve tarihin yarg?s?na giren konular siyasi amaçlar ve beklentiler için propaganda malzemesi haline dönü?türülmektedir. Gerçekte bu yöntem yeni de?ildir. Yaz?l? siyasi tarihin binlerce sayfas? bu gibi spekülasyonlarla doludur. Günümüzde de devletler kendilerine rakip veya rakip olmas? beklenen ülkelere kar?? kurduklar? veya destekledikleri, ya?att?klar? örgütler arac?l??? ile onlar?n örtüsü alt?nda aç?klanan yöntemi özendirmektedirler.

1973- 1985 y?llar? Ermeni terörünün yeni evresinde aç?klanan yakla??m?n en belirgin örne?i “Ermeni soyk?r?m?” veya “soyk?r?m” temas?n?n ortaya at?lmas?nda, kullan?lmas?nda ve i?lenmesinde görülür. Ermeni terörünü besleyen bu propaganda ve psikolojik harekât malzemesi terörün failleri kadar birçok ülkenin etkin kamuoylar?n? da ba?lar duruma gelmi?tir. Türkiye’nin içinde bulundu?u bölgedeki ç?karlar? ve beklentileri bak?m?ndan Ermeni terörünü bir y?pratma ve tehdit arac? olarak gören ülkelerle, Türkiye’nin geli?mesini ve güçlenmesini gelecekteki hareket tarzlar? aç?s?ndan engel olarak de?erlendirip terörü bu engeli zay?flatacak bir kar?? güç olarak kabul eden ülkeler “soyk?r?m” temas?n?n her f?rsatta ve her düzeyde kullan?lmas?n?, i?lenmesini özendirmi?lerdir. Sonuçta, tarihin bütün gerçeklerine ayk?r? bir iddia, ulusal düzeyde parlamentolar?n, senatolar?n çe?itli kurum ve kurulu?lar?n gündemine girmi?, uluslararas? düzeyde ise görü?ülüp, tart???l?r bir duruma getirilmi?tir. Bu yolla Ermeni terörüne ba?lang?çtan beri aranan sebep giderek terörün me?rula?t?rma arac? olmu?tur. Do?al olarak, bu yakla??mlardaki çeli?kiler, Ermeni meselesini - Ermeni konusunu gerçek anlamlar?ndan uzakla?t?rarak, terörün ya?ama ?ans?n? art?ran kaosu meydana getirmi?tir. “Soyk?r?m?n?n” varl??? - yoklu?u; yap?ld??? - yap?lmad??? konusundaki bütün tart??malar propagandalar?n ve psikolojik harekât uygulamalar?n?n etkinli?ine ba?l? kalarak yarat?lan kaosun canl? tutulmas?n? sa?lam??t?r. Çünkü, gerçeklerle hiç ilgisi olmayan, gerçeklere dayanmayan iddialar bir propagandan?n gücünü arkas?na ald??? ölçüde, bütün gerçekleri ortaya koymaya çal??an ciddi ve dürüst savunmalardan k?sa ve hatta orta vadede daha ba?ar?l? olmaktad?r. Ayr?ca bu iddialar birçok ç?kan ve amaçlarla da ilgisi oldu?u zaman ilmin, tarihin ve sa?duyunun yerini ancak iddia sahiplerinin veya onlar? özendirip, destekleyenlerin elde edecekleri imkânlar ve yarat?lacak ?artlar almaktad?r. Bu imkânlar ve ?artlar?n ise ne ilimle, ne tarihle, nede sa?duyu ile ilgisi vard?r. Sa?lanan ç?karlar veya ç?kar beklentileri, elde edilecek güç veya güç ihtimalleri, çok kolayl?kla ilmin yerine yalan?, sa?duyunun yerine “vah?et”e daima ilgi duyan hisleri ikame edebilmi?tir.

“Ermeni soy k?r?m?” temas?, ?kinci Dünya Sava??n?n sonlar?na do?ru yeniden ortaya at?l?r. Sava??n sonunda, sava??n galipleri aras?nda ve özellikle A.B.D.’leriyle - Sovyetler Birli?i’nin Bo?azlar, Akdeniz ve Ortado?u konular? üzerindeki anla?mazl?klar? s?ras?nda siyasi görü? ve isteklere malzeme olarak kullan?l?r. Herhangi bir sonuç al?namay?nca tema bu kez psikolojik harekât planlay?c?lar?n?n ve vah?et pazarlamac?lar?n?n eline geçer. Bunlar, 1950’li, 1960’l? y?llarda yalanlarla, uydurulmu? olaylarla, kulaktan dolma kan ve kin kusan haberlerle ve her düzeyde ürettikleri sahte belgelerle temay? i?lerler. Yay?n organlar?nda, yaz?l?, sözlü, görsel eserlerde, intikam törenlerinde ve an?tlar?nda biçimlendirerek uygun pazarlarda, ba?ta Ermeni gençleri olmak üzere, oy kayg?s? içerisinde bulunan politikac?lara, dünyada ve çevrelerinde yeni düzen aray?c?lar?na, ate? ve kan pahas?na sa?lanacak insan haklar? savunucular?na ve nihayet siyaseti ve baz? ç?karlar? ilim sanan bilimsel çevrelere pazarlarlar. Sonuçta, 1973-1985 yeni Ermeni terör evresi haz?rlanm?? olur. Ve bu çal??man?n (IV. Bölümünde) yer alan tablo ortaya ç?kar. Katliamlar, cinayetler, sald?r?lar, bask?nlar, bombalama olaylar?... Bu genel görünüm ve sonuçlar, Ermeni meselesi ve Ermeni konusu hakk?nda belirsizlikleri art?r?r, gerçekleri gözlerden uzak tutarken devletlerin izledikleri politikalar ve uygulad?klar? hareket tarzlar? bak?m?ndan, onlar? birer vah?et pazarlamac?lar? düzeyine indirir.



 

 

Politikada Araçlar ve Bedeller

 

Ermeni meselesi - Ermeni konusu veya Ermeni davas? üzerindeki çeli?kili ortam?n do?mas? sebeplerinden biri de devletlerin aç?k politikalar?yla, gizli emel ve hedeflerinin daima birbirlerinden ayr? oldu?u hakk?ndaki yanl?? yakla??mlar ve kanaatlerdir. Gerçekte, devletler için esas olan amaçlar?d?r, emelleridir ve bu amaçlar? gerçekle?tirecek hedefleridir. Bütün politikalar? bu esaslar üzerine kurulmu?tur. Ana hedefi gözden kaybetmemek üzere imkânlar?n ve ?artlar?n gere?i uygulad?klar? politikalar ve hareket tarzlar? ancak ara hedeflerin ele geçirilmesi içindir. Bu sebeple siyasi süreç içerisinde birçok zigzaglar çizebildikleri gibi, inanmad?klar? davalara inanm?? görünürler, desteklemedikleri fikir ve dü?ünceleri kabul ederler hatta k?sa vadede ç?karlar?n?n bir k?sm?n? da feda edebilirler. Devletler için ç?karlar? kadar önemli olan bu ç?karlar? sa?lamak için kullan?lacak araçlar ve ödenecek bedellerdir. Çünkü, hiçbir politika belirledi?i hedeflere uygun araçlar seçmeden ve gereken bedeli ödemeden ula?amaz. Uluslararas? ili?kilerde, milli hedefleri ve ç?karlar? bak?m?ndan, birbirlerine rakip durumunda bulunan devletlerin amaçlar?n? gerçekle?tirebilmek için kullanacaklar? araçlar Diplomasi - Psikolojik Harekât - Sava?’t?r. Ödeyebilecekleri bedellerin kayna?? ve hududu da milli güçleridir. Ola?anüstü durumlar d???nda devletler orta ve uzun vadede ula?may? öngördükleri hedefler için sava? arac?na ba?vurmad?klar? gibi milli güçlerinin tamam?n? veya önemli bir k?sm?n? da bu hedeflerin ele geçirilmesine tahsis etmezler. Aksine, kendi ç?karlar?n?n sa?lanmas? için ödenmesi gereken bedelleri, güçsüz, içerisinde çe?itli sorunlar? bulunan, irade ve karar do?rulu?undan uzakla?m?? veya ba??ml? devletler ve onlar?n vatanda?lar? taraf?ndan ödenmesini tercih ederler. Bu yolla amaçlar?n gerçekle?tirilmesi, ç?karlar?n sa?lanmas? için ödenmesi gereken bedeller, ba?ka devletlerin insanlar?n?n canlar?, mallar? ve bütün de?erleri ile kar??lanm??, finanse edilmi? olur. Devletler için do?al bir nitelik haline gelmi? olan bu durum, devletlerin aç?k politikalar?yla, gizli davran??lar? aras?ndaki farklar? ve özellikleri ortaya ç?kar?r. Genel olarak, dünya üzerindeki her devletin veya her siyasi kurulu?un amaçlar?n?n ve hedeflerinin saptanmas? mümkündür. Fakat, bu amaç ve hedeflere hangi araçlar? kullanarak, hangi kaynaklar? tahsis ederek varabilece?i konular?nda aç?kl?k yoktur. Gizlilik ve tart??malar, amac? ve hedefi bilinen devletin bu amac? gerçekle?tirmek ve hedefe varmak için kullanaca?? araçlardad?r, ödeyecekleri bedellerdedir. K?saca, bedelin kim taraf?ndan finanse edilece?i her zaman aç?k de?ildir. Ermeni meselesinde - Ermeni konusunda devletlerin aç?k tutum ve davran??lar?yla, kendi hedefleri için kulland?klar? araçlar ve ödenecek bedel aras?ndaki çeli?kinin esas? k?saca de?inilen özelliklerdir. Ancak, bu gerçe?i Ermeniler anlayamam??lar veya anlamaz görünmü?lerdir. Bugün de özellikle Ermeni terör örgütlerinin aç?klamaya çal??t???m?z gerçe?i kabul edebileceklerini söylemek zordur. Veya en az?ndan ümit verici de?ildir.


 
Hatalar - Yan?lmalar

 

 

 

 

 

 

Yak?n tarihin kan?tlad??? olaylardan ve 1973 - 1985 y?llar?nda Ermeni terörünün yeniden ortaya ç?kmas?n?n ba?l?ca sebeplerinden anla??ld???na göre, Ermeni terörünün ba?l?ca failleri ve Ermeni terör kurulu?lar?n?n yöneticileri baz? devletlerin Ermeni davas?na sahip ç?kt?klar?n? ve bunun için gerekti?inde uluslararas? ili?kilerin her türlü araçlar?n? kullanabileceklerini ve terörün bedelini kendi milli güç kaynaklar?ndan kar??layacaklar?n? kabul etmi?lerdir. Her dönemde bu görü?lerini destekleyecek tutum ve davran?? belirtilerine de tan?k olmu?lard?r. Fakat, tarihte ve günümüzde Ermeni terörüne arka ç?kan devletlerin gerçek amaçlar?n? ve bu amaçlara uygun hedefleri te?histe hata etmi?lerdir. Ermeni konusuna arka ç?kan devletlerin, terörü özendirici ve destekleyici hareketlerinin ancak kendi milli hedefleri aç?s?ndan bir de?eri olabilece?ini ve bu hedefleri ele geçirdikleri anda ortada ne bir Ermeni konusunun ne de tek bir Ermeni’nin kalmayaca??n? dü?ünmemi?lerdir. Daha önemli bir hatalar? da, Ermenileri ilgilendiren konularla terörü özendiren ve destekleyen devletlerin milli hedefleri aras?nda bir paralellik görmeleridir. 1960’l? y?llarda genellikle bütün Ermeni yazarlar ve Ermeni liderleri, Avrupa devletlerinin ve Amerika’n?n Sovyetler Birli?i kar??s?nda güvenliklerinin, ancak Anadolu’nun do?u ve güneydo?u bölgelerini kapsayacak bir Ermeni devleti kurulmas? suretiyle sa?lanabilece?ini savunmu?lard?r. 1973-1985 Ermeni terörü evresinde ise, bir k?s?m terör ideologlar? Sovyetler Birli?i’nin güvenli?ini, bir k?sm? Ortado?unun gelece?ini ayn? ?arta ba?larken, bin k?s?m yazarlar da eski iddialar?n? tekrar etmi?lerdir. Durum bugün de pek de?i?mi? say?lamaz. Bütün bunlar Ermeni meselesini - Ermeni konusunu dünya kamuoyundan gizleyen yakla??mlard?r.



 

 

Modeller

 

Ermeni sorununun - Ermeni konusunun tan?mlanmas?n? güçle?tiren ve konuyu çe?itli kamuoylar? önünde çeli?kiler içerisinde b?rakan sebeplerden biri de Ermeni terörünün siyonizmi ve ?srail’in kurulu?unu model olarak ald??? ve yöntem olarak siyonist yöntemleri seçti?i yolundaki görü?lerdir.

Siyonizmin, Ermeni konular?yla ilgilenmesi II. Abdülhamid’e kar?? olu?turulan cephe döneminde ba?lam??t?r. Bir süre sonra siyonist teorisyenler ve uygulay?c?lar? Ermeni isyan ve terör olaylar?na kar?? Abdülhamid’e yard?m önerisinde bulunmu?lar ve bunun kar??l???nda “bir Yahudi yurdu tesisi” konusunda Sultan’?n yard?mlar?n? istemi?lerdir. Siyonizmin, kendi amaçlar? için Ermeni terör örgütleriyle temas ve ili?kileri de tarihi olaylar aras?nda yer almaktad?r.

Ermeni terörü ile siyonizmin ve ?srail devletinin kurulu?unu özle?tirmeye çal??mak, tarihi olaylar? Ermeni terörüne yeni model ve yöntem aray??lar?na mehaz olarak kabul etmek çabalar?n?n gerçek sebepleri nelerdir?

Bu görü?leri ortaya atan terör özendiricilerinin ve destekleyicilerinin amaçlar?n?n ba??nda; ortaya att?klar? “soyk?r?m” temas?n?n, Yahudilere uygulanan ve bütün dünyan?n nefretini kazanan “Yahudi soyk?r?m?” olaylar? ile ça?r???m?n? yapt?rarak, sürekli canl? tutulmas?n? sa?lamakt?r. ?kinci derecedeki beklentileri ise, tarihi hat?ralar? da dikkate al?p, sapt?rarak Siyonizmi Ermeni terörünün yan?na çekmek ve ?srail’in sözde ortak dü?mana kar?? deste?ini sa?lamakt?r.

Ayn? yeni model ve yöntem aray??lar? içerisinde, Ermeni terörünün Filistin kurtulu? mücadeleleriyle bütünle?ti?i ve bu mücadelelere destek sa?lad???, bölgedeki kurtulu? mücadeleleriyle de yak?ndan ilgisi oldu?u ve bunlarla da bütünle?ti?i gibi görü?ler terör örgütlerinin aç?klad?klar? beyanlardan ve bir k?s?m yazarlar?n eserlerinden anla??lmaktad?r. Ba?ka bir propaganda denemesi de Türk-Yunan ili?kilerindeki geli?melere paralel olarak Ermeni-Yunan (Grek) ve Türk-Bulgar ili?kilerindeki duruma göre “Ermeni-Yunan-Bulgar i?birli?i” temalar?n?n i?lenmesidir.

Bütün bu yakla??mlar, aç?klamalar ve propaganda faaliyetleri Ermeni konusu üzerindeki örtüleri bir kat daha art?rmakta, belirsizlikler ortam?n? geni?letmeye çal??maktad?r.



 

 

Jeopolitik ve Jeopolitik Beklentiler

 

Ermeni sorunu - Ermeni konusu üzerindeki çeli?kileri ve gerçek d??? iddialar? art?ran di?er bir neden de, konunun jeopolitik yönlerinin daima tek yönlü olarak i?lenmesidir. Ermeni yazarlar?n birço?u, terörü özendirici ve destekleyici yaz?lar?yla birlikte, çe?itli ulusal ve uluslararas? düzeylerde haz?rlad?klar? rapor ve ba?vurularda konunun jeopolitik yönlerine de?inmektedirler.

Bu yakla??mlar?n ve çabalar?n Ermeni konusu bak?m?ndan önemi, co?rafyan?n kavram ve terimlerinin propaganda ve psikolojik harekât malzemesi ?eklinde kullan?larak baz? devletlerin jeopolitik beklentileriyle Ermeni isteklerini dengele?tirmeye çal??malar?d?r. Anadolu’nun, Do?u ve Güneydo?u bölgelerinin önemli bir kesimini içerisine alan ve Romal?lar?n Armenia-Armenya, en eski tarihi kaynaklar?n?n ise “Yukar? bölge”-“Yukar? eller bölgesi” olarak tan?mlad?klar? ve isimlendirdikleri alanlar? ”Ermenistan” terimiyle tan?mlama ve tan?tma çabalar?, Ermenileri bir co?rafyaya ba?lamak ve Ermeni tarihi yaratma çal??malar?na co?rafyay? da ekleyerek sanki tarih boyunca Ermenilerin aç?klanan yerlerde ya?ad?klar?na önce kendilerini inand?rmak, sonra da dünya kamuoyunu etkileyerek “Ermenilerin yurtlar?ndan ve ya?ad?klar? bölgelerden hicret ettirilmi?” oldu?una ikna edebilmek amac?na yöneliktir.Ancak, bu gayretler ve çabalar XIX. yüzy?lda “Ermenistan” teriminin co?rafi özelli?ini yitirerek siyasi bir kavram ve deyim olmaya ba?lamas?yla ve özellikle bölgede hiçbir zaman bir Ermeni ço?unlu?unun ya?amad??? gerçeklerinin ortaya ç?kmas?yla Ermeni isteklerine de?il tam aksine Rusya ve Avrupa devletlerinin bölgeye ili?kin jeopolitik beklentilerine hizmet eder bir nitelik ta??maya ba?lam?? t?r.

Y?llar sonra 1973 - 1985 Ermeni terörünü haz?rlayan dönemlerde “Ermenistan” konusu s?k, s?k tekrarlanmaya ba?lam?? ve birçok yazar ve tarihçi ayn? konulara dönmek istemi?lerse de terimi ne propaganda düzeyinin üzerine ç?karabilmi?ler ne de de?i?en ?artlar içerisinde, de?i?en jeopolitik anlam?na kendi isteklerine uygun bir kavram ve deyim özelli?i kazand?rabilmi?lerdir.

Bütün bunlara ra?men Ermeni sorununun - Ermeni konusunun, Ermenilerin tamamen d???nda jeopolitik bir mesele oldu?u hususunda yeterli çal??malar ve de?erlendirmeler yap?lmam??t?r. Çünkü, sorun her defas?nda aç?klanan yazarlar ve örgütler taraf?ndan Ermenilerin d???nda ele al?nmak istenmi? Ermeniler tarihi süreç içerisinde, çe?itli ?artlarda bir tehdit olarak görüldü?ü dikkatlerden uzak tutulmaya çal???lm??t?r.



 

 

Jeopoliti?in Sorunu Olarak Ermeniler

 

XVI. yüzy?ldan günümüze kadar Ermeni konusu üzerindeki jeopolitik nitelikleri yüzeyde de olsa dikkate alan bir yakla??m ?u gerçekleri görmemezlikten gelemeyecektir. Hemen belirtelim ki, a?a??da aç?klanacak görü?lerde “Jeopolitik” kavram? geni? anlam?yla ele al?nm??, yaln?z bir toprak veya co?rafi alana olan ili?kiler de?il, bütünü ile “Güç” ve “Tehdit” kavramlar? da birlikte dü?ünülerek sonuçlara var?lmaya çal???lm??t?r. Böylece bir yakla??m, Ermeni sorununa - Ermeni konusuna do?ru tan?mlar ve anlamlar getirebilecektir.

1. ?stanbul’un fethiyle bir dünya devleti hedefine yönelen ve K?t’a devleti özelli?ine sahip olan Osmanl? ?mparatorlu?u’nun içerisindeki H?ristiyan az?nl?klar aras?nda bulunan Ermeniler dini inançlar?, görenekleri ve dini törenleriyle di?er H?ristiyan az?nl?klardan ayr?yd?lar. Çünkü bunlar, Avrupa’n?n ve H?ristiyan dünyas?n?n kabul etti?i Roma kilisesinin egemenli?ini tan?m?yor, kararlar?n? geçersiz say?yor, bütün H?ristiyan mezheplerinin (Katolik - Protestan - Ortodoks...) ?sa hakk?ndaki inanç ve dü?üncelerini payla?m?yor, Papa ve yetkileriyle ilgilenmiyor kendi dini akidelerini, törelerini ve törenlerini devam ettiriyorlard?. Ermeniler, dil, musiki ve di?er kültür sahalar? ve faaliyetleri bak?m?ndan da di?er az?nl?klardan ayr?l?yorlard?. Büyük ço?unlu?u ile Türkçe konu?uyorlar, kendi harfleriyle Türkçe yaz?yorlar, Türk müzi?i payla??yorlar, icra ediyorlar, Türk gelenek ve göreneklerini uyguluyorlard?.

Gregoryen denilen ve di?er H?ristiyan mezheplerinden ayr?lan inançlar? ile ve aç?klanan özellikleriyle Ermeniler H?ristiyan dünyas? içerisinde farkl? bir “güç” olu?turuyorlard?. Bu güç, Osmanl? ?mparatorlu?u gibi bir devletin çat?s? alt?ndayd?. Her türlü dini, sosyal, kültürel ve ekonomik haklara, imkânlara sahip bulunuyorlard?. Ayr?ca, Osmanl? Devleti içerisinde di?er az?nl?klardan farkl? ve üstün bir duruma getirilmi?lerdi. Devletin en yüksek kamu hizmetleri, saray?n ve devletin hazine görevleri, sanat ve ticaret alanlar? kendilerine aç?kt?. Padi?ah?n en yak?n?nda yer alabiliyorlar, mahremi olabiliyorlard?. Ta?rada da durum farkl? de?ildi. Nihayet, ?mparatorlu?un sad?k ve ba?l? vatanda?lar? olarak “Millet-i sad?ka” idiler.

Müslüman Türk imparatorlu?u içerisinde, H?ristiyan say?lmakla birlikte, bütün H?ristiyan dünyas?ndan farkl? inançlara, dü?üncelere, uygulamalara sahip ve devlet taraf?ndan “Millet-i sad?ka” say?lan Ermenilerin durumu Papal???n ve di?er H?ristiyan devletlerin dikkatlerini çekiyordu. ?mparatorlu?un adalete dayal? gücü, sosyal te?kilâtlanmas?nda düzeni, huzuru, refah? sa?lay?c?, çat??malar? önleyici nizamlar? ve töresi, bunlar?n hiçbirini gerçekle?tirememi? mezhep ve din-devlet çat??malar? içerisinde kalm?? H?ristiyan dünyas? için bir tehlike ve tehdit meydana getiriyordu. Bu tehdit, ?mparatorlu?un bir dünya devleti olmak emelleriyle ve fiilen Viyana kap?lar?na dayanmas?yla kendisini aç?kça göstermekteydi. Böyle güçlü bir imparatorlu?un içerisinde, az?nl?k durumunda olsalar bile, farkl? mezheplerden ve inançlardan H?ristiyan topluluklar?n?n bulunmas? gelecek için büyük tehlikeler yaratabilirdi. Türk imparatorlu?u bilinen güç ve özellikleri yan?nda bu farkl? mezhebi de kullanarak, orta ve uzun vadede belki de silahs?z olarak bütün H?ristiyan dünyas?n? alt üst edebilir, Papal??? ortadan kald?rabilir, Roma’n?n H?ristiyan toplumlar üzerindeki egemenli?ine son verebilirdi. XVI’?nc? yüzy?l?n ikinci yar?s?nda Papal???n Osmanl? ?mparatorlu?u’nun de?erlendirmesi bu noktalara dayan?yordu. ?kinci bir de?erlendirme ise Osmanl? ?mparatorlu?u’ndaki ?slâm anlay??? üzerinde yo?unla??yor ve bu anlay???n, getirdi?i dü?ünce sisteminin ve yaratt??? iman gücünün Avrupa’da yeterince bilinmedi?i sonucuna var?larak, çok iyi ö?renilmesine ve Osmanl? toplumunun bu yönden zaafa u?rat?lmas?na karar veriliyordu. Her iki hususta Papal???n ilk giri?ti?i i?lerin ba??nda bir propaganda te?kilât?n?n kurulmas?, bu te?kilât arac?l??? ile Ermenilerin Gregoryen mezhebinin ortadan kald?r?lmas? veya Ermeni topluluklar?n?n Katolik mezhebine kat?lmalar?n?n sa?lanmas?, Müslüman Türklerin ise iman ve inançlar?n?n çe?itli yollarla çökertilmesi planlan?yordu. XVI’?nc? yüzy?l?n içerisinde bütün bu planlar uygulanmaya konuldu.



 

 

Fransa ve Ermeniler

 

Ayn? yüzy?l içerisinde Fransa’n?n Osmanl? ?mparatorlu?u ile ili?kilerine yeni bir boyut eklendi.Papal???n, Gregoryen Ermenilerin Katolik yap?larak bu yönden gelecek bir tehlikeden uzakla??l?p, tam aksine Müslüman Türk ?mparatorlu?un içerisinde H?ristiyan devletlerin ç?karlar?na hizmet edecek ayn? zamanda sürekli olarak kendi aralar?nda çat??ma içerisinde bulunacak bir az?nl?k grubunun haz?rlanmas? ana fikrinden hareket eden Fransa, Ermenilerin Katolik mezhebine geçmelerini özendirecek, destekleyecek ve gerekti?inde devlet olarak siyasi yard?m ve bask? sa?layacak uygulamalara geçti. Fransa’n?n bu tutum ve davran??lar? sonucu, tarihte ilk defa Gregoryen Ermenilerin baz? papazlar?nda öncülü?ünde Katolik mezhebine girmeye ba?lad?klar? görüldü. Gerçekte, Ermeni din adamlar?n?n aralar?ndaki iktidar ve ç?kar mücadeleleri, baz? Ermeni ailelerine kar?? olan husumetler de Fransa’n?n ba?latt??? propaganda ve psikolojik harekât uygulamalar?n? kolayla?t?r?yordu. Bu mezhep de?i?ikli?i ba?lang?çta küçük oranda da olsa merkezden ta?raya do?ru yay?lmaya ba?lad?. Aç?klanan durum kar??s?nda Ermeni cemaati ikiye bölündü. Aralar?nda büyük çat??malar, kanl? mücadeleler, karde? kavgalar? süreklilik kazanmaya ba?lad?. Devletin müdahalesini gerekli k?lan bu ikiye ayr?lmalar Ermeni cemaati aras?nda eski huzuru, rahat? bozdu. Dü?man kamplar meydana geldi.



 

 

?ngiltere - Rusya ve Ermeniler

 

?ngiltere XVII. yüzy?l?n sonlar?na do?ru Gregoryen hatta Katolik Ermenilerin Protestan mezhebine kat?lmas?n? özendirecek ve destekleyecek faaliyetlerine ba?lad?. Bu kez, Gregoryenlerle - Katolikler çat??mas?, Katoliklerle - Protestan çat??malar?na dönü?tü. Ermeni cemaati bir kez daha parçaland? üç gruba ayr?ld?. Gregoryenler- Katolikler- Protestanlar. Çarl?k Rusya ve Balkanlarda ba?latt??? Slavizmin bir dini arac? olarak Ortodokslu?un hamisi rolü ile Ermeni cemaatine el at?yordu. Özellikle imparatorlu?un Kafkaslar Do?u ve Kuzeydo?u bölgelerinde yerle?mi? bulunan Ermeniler bu etkiyi ilk hissedenler oldu. Yo?un Rus propagandas? ve sindirmeye varan bask?lar? bir k?s?m Ermeni’nin de bu mezhebe girmelerini zorunlu hale soktu. XVIII. yüzy?l?n ba?lar?na gelindi?inde art?k Ermenilerin ne kilise birli?i, ne cemaat birli?i kalmam??, aralar?ndaki çat??malar Osmanl? Devleti için önemli sorunlar do?urmu?, ?mparatorlu?un d?? ili?kileri ve hareket tarzlar? da bu mezhep çat??ma ve ayr?l?klar?ndan önemli ölçüde etkilenir bir duruma gelmi?ti.



 

 

Örgütlenmi? Propagandalar ve Ermeniler

 

XVI. yy. – XIX yy. aras?nda geçen ortalama üç yüzy?l içerisinde Osmanl? ?mparatorlu?u’nun aç?klanan niteliklere sahip Ermeni vatanda?lar?, ülke d???ndan yönetilen, çok merkezli, çok yönlü, planl?, programl?, orta ve uzun vadeli örgütlenmi? propagandalar?n hedefini te?kil etmi?lerdir. Papal???n ba?latt???, Avrupa devletlerinin ve Rusya’n?n devam ettikleri bu propagandan?n sonucunda yukar?da aç?klanan tablo meydana gelmi?tir. Bu devletler. Osmanl? ?mparatorlu?u’nun içerisinde bulunan ve önemli imkânlara sahip k?l?nan Ermeni az?nl?k topluluklar?n? parçalara ay?rarak, her parçan?n kendi jeopolitik beklentileri için kullan?lmas?n? belirtti?imiz dönemde haz?rlam??lard?r. Bir yandan H?ristiyan dünyas? için bir tehdit olarak de?erlendirdikleri Gregoryen Ermenileri, Katolik yap?p Fransa’n?n himayesine, Protestan yap?p ?ngiliz himayesine, Ortodoks yap?p Rusya’n?n himayesine alma politikalar? ve do?rudan az?nl?klar? hedef seçen psikolojik harekat uygulamalar? bu mezheplerin ba?l? bulunduklar? kiliselerin ve dini merkezlerin co?rafi alanlar?n? da ad? geçen devletlerin gelecekteki emel ve beklentileri için haz?r hale getirmeye çal??m??t?r. Bu dönemin en önemli gözlemlerinden biri de propaganda ve psikolojik harekât uygulamalar?nda kullan?lan bütün temalar?n “dini temalar” olmas?d?r.

Bu dönemin Ermeni sorunu - Ermeni konusu, mezhep ayr?l?klar? ve çat??malar?n?n hem Ermeni cemaati bak?m?ndan hem de kurulmu? düzeni etkilemesi aç?s?ndan ele al?n?p tan?mlanmas? yap?labilir.

2. XIX.yüzy?l, Ermeni konusunda; mezhep ayr?l?klar?n?n yerini siyasi ç?kar ve çat??malar?n ald???, dini temalar?n kald?r?larak veya çok az kullan?larak yerlerine siyasi temalar?n geçirildi?i ve Ermeni az?nl?k topluluklar?n?n, as?rlarca çat?s? alt?nda huzur güven ve refah içerisinde ya?ad?klar? devletlerine isyan ettikleri ve ça??n sonuna do?ru örgütlenmi? terör döneminin ba?lad??? bir yüzy?l olarak tarihe geçmi?tir.

XIX. yüzy?lda Osmanl? imparatorlu?u için Ermeni konusu daima iki yönde ele al?n?p de?erlendirilmi? ve sorunlarda bu de?erlendirmelere ba?l? olarak çözümlenmeye çal???lm??t?r.
 
a. Osmanl? devletine göre, Ermenilerin gerek kendi aralar?ndaki mezhep ve ç?kar çat??malar?ndan, gerekse isyan ve terör olaylar?ndan Ermeni az?nl?k topluluklar?n?n büyük ço?unlu?unun bir suçu ve kusuru yoktur. Bu olaylar kilise rekabetlerinden, kendilerine birtak?m ç?karlar sa?lamak isteyen ve büyük kesimiyle yabanc? devletlerin ajanlar? gibi davranan kilise yöneticilerinden ve ülke d???ndan Osmanl? topraklar?na s?zm?? isyanc?lardan ve teröristlerden meydana gelen küçük bir az?nl???n eseridir. Belki bir k?s?m cahil ve çaresiz Ermeni vatanda?lar? da bunlar?n bask?lar?na dayanamayarak isyanlara kar??abilmi?, terör örgütlerinin eleman? olmu?lard?. Ancak bu durum Osmanl? devletine ba?l?l?klar?n? devam ettiren Ermenilerin tamam?n? suçlamaya yetmezdi. Onlarda olaylardan zarar görüyorlar, onlar da bozulan huzur düzeyinin bir an önce ortadan kalkmas?n? istiyorlard?. Bu durumda yap?lacak uygulamalar, her ?eyden önce az?nl?klar hukukunun yeniden bir düzene konulmas?yd?. Bu sebeplerle, Katolik Protestan Ermenilerin Cemaat haklar?ndan yararlan?lmas?na, ba?ka bir deyimle Ermeni cemaatinden say?lmas?na karar veriliyordu. (1830) Ermenilerin dini, sosyal, kültürel ve hatta kendi kendilerini yönetmeye varabilecek ”Ermeni milleti nizamnamesi” yürürlü?e konuyordu (1861) Osmanl? devlet düzeninin yeniden ele al?nmas? ve Me?ruti bir ?mparatorluk haline dönü?türülmesinde az?nl?k haklar?n?n ve temsillerinin gerçekle?tirilmesi fikirlerinin de önemli bir pay? vard?. (1876) Kanun-i Esasi’nin kabulü gibi birçok hukuki düzenlemeler genelde bütün Osmanl? toplumu için ancak az?nl?klar? da bu toplumun ayr?lmaz parçalar? olarak gören yakla??mlarla gerçekle?tiriliyordu.

b. Osmanl? ?mparatorlu?u, Ermenilerin kendi aralar?ndaki çat??malar?n ve devlete kar?? ba?lat?lan isyan ve terör olaylar?n?n gerçek sebeplerinin, Rusya’n?n ve di?er Avrupa devletlerinin ülkesi üzerindeki jeopolitik hedef ve beklentileri sonucu oldu?unu biliyordu. Olaylar?n ad? geçen devletlerce özendirilen, desteklenen ve büyük ço?unlu?u Osmanl? ülkesi d???nda yeti?tirilen, Ermeni ajanlar? ve bunlar?n meydana getirdikleri terör örgütlerince yap?ld???na ili?kin elinde yeterli bilgi ve belgeler de vard?r.

XIX. yüzy?l?n ba?lar?nda Rus Çarl???n?n Osmanl? Devletinin do?u hudutlar?na kom?u olarak yerle?mesinden hemen sonra Anadolu’nun do?u ve güney bölgelerinde ya?ayan Ermeni az?nl?k üzerinde ba?latt??? yo?un propagandalar ve Rusya’ya kat?lma bayraktarl??? ile ortaya at?lan Ermeni Patriklerinin, kilise yöneticilerinin, bir k?s?m Ermeni ayd?n?n?n tutum ve davran??lar?, ?mparatorlu?un Avrupa topraklar?n?n Osmanl? egemenli?inden ayr?lmas?na ve ayr?lma haz?rl?klar?na yönelen yeni geli?meler, nihayet 1877 - 1878 sava??nda Avrupa devletlerinin izledikleri dostlukla ilgisi olmayan politikalar ve Rus kuvvetlerinin Do?u Anadolu’nun önemli stratejik mevkilerini i?gal etmeleriyle birlikte an?lan az?nl?klar? hedef alan psikolojik harekat uygulamalar? Ermeni konusuna siyasi bir nitelik kazand?rm??, Osmanl? devletiyle - Rusya’y? kar?? kar??ya getiren bir sorun olmu?tur.

Bu durum, Osmanl? imparatorlu?u’nun da konuya bak?? aç?s?n? do?al olarak etkilemi? ve siyasi zeminlere çekmi?tir.Art?k konunun niteli?ine uygun çözümlerin bulunmas?, siyasi düzeylerde ele al?nmas?n? zorunlu k?lm??t?r.



 

 

Dini Temalardan - Siyasi Temalara Geçi?

 

Ayestefanos anla?mas?yla ba?layan yeni dönemde Ermeni konusuyla ilgili bütün temalar siyasi bir nitelik ta??m??t?r. Tarihe kadar, Ermeni az?nl?k topluluklar?n?n iç meseleleri ?eklinde ele al?n?p i?lenen ve genellikle dini temalara dayanan propaganda ve psikolojik harekât uygulamalar? da “siyasi temalar” üzerine bina edilmi?tir.

1856 Paris Kongresiyle bir Avrupa devleti say?lan ve mülkünün tamamiyeti Avrupa devletlerince korunan Osmanl? ?mparatorlu?u Ermeni sorununu Rusya ile kar?? kar??ya kalarak çözecek güce sahip bulunmad???ndan, Ermeni konusuyla bu a?amaya gelinceye kadar dolayl? özendirmeler ve desteklemelerle ilgili olan Avrupa devletlerini de devreye sokmak suretiyle çözümler aramaya veya çözümleri ertelemeye çal??m??t?r.Bu suretle, Ermeni az?nl?klar? konusu bir yönüyle devletlerin Osmanl? topraklar? ve egemenlik alanlar? üzerindeki jeopolitik beklentilerinin çat??t??? ve uluslararas? anla?mazl?klara malzeme te?kil etti?i, di?er yönüyle de ?mparatorlu?un varl??? ile do?rudan ilgili bir sorun haline gelmi?tir.

3.XIX yüzy?l?n sonlar?na do?ru, aç?klanan ortam?n meydana getirdi?i siyasi olaylara ve Osmanl? ?mparatorlu?u’nu daha da güçsüzle?tirme politikalar?na paralel olarak ilk Ermeni terör örgütlerinin kurulduklar? görüldü.

1885 y?l?nda “Armeneganlar örgütü” Van’da, 1887 y?l?nda “H?nçak” örgütü ?sviçre’de, 1890 y?l?nda “Ta?naksagan - Ta?naksutyan -Ta?nak” (Ermeni ?htilâl Cemiyetleri ?ttifak?) ad? alt?nda Tiflis’te kuruldu. Sonuncu ve H?nçak örgütünün kurucular? üç ki?iyi, birincisinin ise be? ki?iyi geçmiyordu. Bu örgütlerin kurulu?lar?n resmi belgelerinin, bildirilerinin ve hemen ba?layan faaliyetlerinin incelenmesinde ortaya ç?kan ve her üç örgütün de ortak yanlar?n? ba?ka bir deyimle birle?tikleri noktalar?n? H?nçak Terör Örgütünün “Siyasi Program?n?n -Dördüncü K?sm?nda” görmek ve bu görü?leri destekleyen Ta?nak örgütünün ana faaliyet programlar?nda izlemek mümkündü.

H?nçak terör örgütünün siyasi program?n?n belirtti?imiz bölümü, aynen ?u ?ekilde yaz?lm??t?. “Ermenileri yak?n amaca –?htilâle - ula?t?rman?n çaresi bir ihtilâlle yani zorla Türkiye’deki Ermeni bölgelerindeki genel kurulu?u alt üst etmek, de?i?tirmek, genel isyanla Türk Hükümetine sava? açmakt?r. Bu mücadelelerin vas?talar?: Türk haber alma elemanlar?n?, hafiyeleri, muhbirleri, hainleri ve ihanet edenleri cezaland?rmak; terörü, ihtilâl örgütlerinin savunmas? için bir vas?ta ve halk? ezenlerin ve alçaklar?n u?ra??lar?na kar?? koruyucu olarak kullanmak” t?r, deniyordu.

Ta?nak Ermeni terör örgütünün özelli?i Ermeni yazar M. Varantyan, “Ta?naksutyun Tarihi” eserinde ?u ?ekilde özetlemekteydi. “Ta?naksutyun komitesinin parolas?, Türk’ü her yerde ve her türlü ko?ullar alt?nda vur, öldür, gericileri, sözünden dönenleri, Ermeni hafiyelerini yok et, öç al. “Ad? geçen terör örgütünün ilk bildirilerinden birinde: “Bugün Avrupa, insan haklar?n? savunan Ermenileri görüyor. Böyle anlarda ç?karlar bir yana itilerek birle?ilmelidir. Bu nedenle Ermeni ihtilâl cemiyetleri bütün Ermenileri bir bayrak alt?nda birle?meye ça??r?r. Türkiye’deki Ermenilerin siyasi ve ekonomik ba??ms?zl???n? amaç olarak ele alan bu birle?me, Ermenilerin Osmanl? Hükümetine kar?? sava? açmas?na ve hürriyet için kanlar?n? son damlas?na kadar ak?tacaklar?na söz vermi?lerdir. Bu nedenle, gençleri, zenginleri, Ermeni kad?n?n?, din adamlar?n? birle?meye ça??r?yoruz.”

Program?n? Ruslar?n “Narotnovolets” ihtilâl te?kilât?ndan alan Ermeni terör örgütü, 1891 tarihli “Tiflis Manifestosunda: Türk makamlar?na kar?? sava? açt?klar?n?” ilan ediyor. 1892 y?l?nda yap?lan ilk genel kurul toplant?s?nda, “Sava?ç? birliklerin haz?rlanmas?n?, doktrine edilmesini, halk?n silahland?r?lmas?n? ve devrimci ihtilâl komitelerinin te?kilâtland?r?lmalar?n? ve sava?lar?n? hükümet yetkililerine, casuslara, hainlere, kaçaklara, bask?da bulunanlara k?saca herkese terör uygulanmas?n?” öngören bir stratejiyi kabul ediyordu.



 

 

Fedai Hareketi

 

Ta?naklar?n 1892 Tiflis’de yapt?klar? Genel Kurul toplant?s?nda, yak?n zamanlar tarihinin kaydetti?i ilk FEDA? HAREKET? ba?lat?l?yor ve te?kilatland?r?l?yordu. Birçok yazar?n, XX. yüzy?lda Arap dünyas?ndaki teröristlerin öncüsü sayd??? bu terör örgütü, çe?itli terör faaliyetlerinde bulunmakla görevli timlerden olu?uyordu. Osmanl? imparatorlu?u s?n?rlar?ndan içerlere s?zarak, katliam ve öldürmeleri, bask?nlar? bu timler üstleniyordu. Birçok isyan?n eleba?lar? da bu timlerde görevliydi veya bu timlerde yeti?mi?ti.

Birinci Dünya Sava??’nda Ermenilerin Osmanl? ?mparatorlu?u’na kar?? sava? ve mücadelelerini de Fedai’ye örgütünün e?itti?i kimseler yapacak.



 

 

Nemses Grubu

 

Ayn? terör örgütünün 1919 y?l?nda Erivan’da toplanan “Dokuzuncu Ta?nak Dünya Kongresinde” sürgündeki eski Osmanl? yetkililerinin izlenmesi ve öldürülmesi karar? al?n?yor ve bunun için bir “?ntikam harekât?” düzenleniyordu. Harekât?n kod ismi “NEMSES” di. Harekât?n ba?kanl???na Sahan Natali isimli, Ermeni as?ll? bir Amerikal? getiriliyordu. Bu harekât?n sonunda, 15.3.1921 tarihinde, Talât Pa?a, Berlin’de ?ehit ediliyor; 5.12.1921 tarihinde Said Halim Pa?a, Roma’da; Bahaddin ?akir ve Cemal Azmi beyler 17.4.1922 tarihinde Berlin’de ve Cemal Pa?a 25.7.1922 tarihinde Tiflis’te ?ehit ediliyordu. Nemses harekât?nda birçok Ermeni ajan? görev alm??t?. Berlin’de, Türkler aras?nda bulunan Hrant Papazyan’da Ta?nak üyesiydi.



 

Türk ve Türkiye Dü?manl??? - Ermenilik ?uuru

 

Bu dönemde kurulan Ermeni terör örgütlerinin üzerinde birle?tikleri ortak hedef, Türk ve Türkiye dü?manl??? ile Osmanl? ?mparatorlu?u’nun kurucusu ve devam ettirici temel unsuru olan Türk Müslüman gücünün zay?flat?lmas?, y?prat?lmas?, eritilmesi ve yok edilmesiydi.

Türk ve Türk dü?manl??? yüzy?llarca devam eden örgütlü propagandalar?n ve ?iddeti siyasi geli?melere paralel olarak artan Rus yave Avrupa devletlerini, jeopolitik amaçl?, psikolojik harekât uygulamalar?n?n sonucuydu. Bu dü?manl?kta ve dü?manl???n yeni nesillere aktar?lmas?nda kilise ba?rolü oynuyor, her türlü ve her düzeyde yap?lan e?itimle yeni nesillere verilmek istenen, “Ermenilik ?uurunu”, Türk dü?manl??? üzerine dayand?r?l?yordu. XVII. yüzy?ldan ba?layarak Ermeni okullar?nda ve çe?itli mezheplere ba?l? kiliselerde, Eçmiyazin, Antilyas, ?stanbul ve di?er Ermeni dini merkezleri içerisinde yap?lan sürekli e?itim de iki ortak nokta hiç de?i?miyordu. “Türk dü?manl??? - Müslüman dü?manl???”. Bunun yan?nda, çe?itli adlar alt?nda kurulan yard?m dernekleri, çevre koruma örgütleri gibi örgütlü propaganda faaliyetleri de ayn? temalar? i?liyorlard?.

Osmanl? ?mparatorlu?u’nun Avrupa topraklar?nda ya?ayan az?nl?klarda kendilerine özgü ?uurlar?, belirtilen yöntemlerle ve iki tema üzerine dayand?rmak suretiyle kurup, geli?tirmeye çal??m??lard?. Ancak, bunlar büyük ço?unlu?u ile Slavizmin ve Avrupa’da yay?lan yeni fikirlerin etkisi alt?ndayd?lar ve Ortodoksluk birli?ine sahiptiler. Ermeniler ise ayr?lan dört mezhep içerisinde Balkanlardaki birli?i gösteremiyorlard?. Ayr?ca, yukar?da aç?klanan Osmanl? ?mparatorlu?u’nun Ermenilere kar?? tutum ve davran??lar? da yarat?lmak istenen ?uurun istenilen ölçülerde gerçekle?mesine engel oluyordu. Bu sebeple, Türk ve Müslüman dü?manl???n?n fikir y???na?? ?eklinden ç?kar?larak, Ermenilik için silah ve kana dönü?mesi Balkanlardaki ve Osmanl? devletinin di?er bölgelerindeki az?nl?klardan daha sert daha ac?mas?z ve daha sürekli ?ekilde devam etmesine sebep oluyordu. Di?er bir önemli husus da, Ermeni az?nl?k topluluklar?n?n Anadolu’nun hiçbir yerinde, hiçbir yerle?im biriminde ço?unlukta olmamas?yd?. Ve ço?unlukta olmayan bu az?nl???n büyük k?sm?n?n köylülerin, esnaflar?n k?saca ta?rada ya?ayanlar?n aç?klanan çabalarla hiçbir ilgilerinin de bulunmamas? durumu çok ba?ka yönlere çekiyordu. Günümüze kadar “Ermenilik ?uuru” konusunda aç?klanan bu özellik ve nitelikler devam edecekti.



 

Devletler ve Terör Örgütleri

 

Osmanl? gücünün ve özellikle Osmanl? ?mparatorlu?u’nun tek temel gücü olan, Türk Müslüman gücünün, zay?flat?lmas?, y?prat?lmas?, eritilmesi ve yok edilmesi ise, çe?itli devletlerin Osmanl? ?mparatorlu?u topraklar?nda ve egemenlik haklar? ve kaynaklar? üze¬rinde jeopolitik beklentilerinin gerçekle?me imkân ve ?artlar?na uygun olarak ortaya ç?k?yor,bazen ?iddetli ve bütün uluslararas? araçlar kullan?lmak suretiyle etkin; bazen hafif ve yaln?z bir araç olarak kullan?l?r ?ekilde devam ediyordu. Bu devletler için Osmanl? ?mparatorlu?u içersinde bulanan her az?nl?k toplulu?u bir imkân, f?rsat ve araç durumundayd?. Önemli olan, az?nl?k gruplar?na baz? imkân ve gelece?e yönelik ümitler vermek suretiyle onlar? çat?s? al¬t?nda ya?ad?klar? devlete kar?? kazanmak, isyanlar, ihtilâller ç?kar¬mak ve terör faaliyetlerinde bulunmalar?n? sa?lamakt?. Bu faaliyet¬lerle Osmanl? devleti, içerisindeki olaylarla me?gul edilecek, gücü¬nü zaman içerisinde yitirecek, devletler de jeopolitik beklentileri¬ne kavu?acaklard?. Berlin Antla?mas?’nda sa?lanan 61. madde im¬kân ve f?rsat? bu yönde kullan?lmal?yd?. Reform tasar?lar? bu amaca hizmet etmeliydi. Müdahale f?rsatlar? aç?klanan araçlar kullan?la¬rak sa?lanmal?yd?. Osmanl? gücü zay?flay?p, çe?itli sorunlara anga¬je oldu?u nispette olumlu ?artlar do?abilirdi. Ermeni terör örgütle¬ri silah olarak bu amaçlara hizmet edecek ?ekilde kullan?lm??t?r. Ancak, yukar?da Ermeni ?uurunun do?mas?ndaki mezhep farkl?l?k¬lar? engeli burada ba?ka bir ?ekilde uluslararas? ili?kiler ve her dev¬letin jeopolitik beklentilerinin farkl? hatta birbirine çat???r ?ekilde olmas? sonucu ortaya ç?k?yordu. Rusya’n?n jeopolitik beklentisi, kom?u oldu?u Do?u Anadolu bölgesiyle buna mücavir güney alanlar?n? ele geçirmeye bu suretle bir yandan güneyden s?cak denizle¬re inme emelini gerçekle?tirirken, di?er yandan da Avrupa devlet¬lerinin özellikle ?ngiltere’nin Hindistan ve Orta- Uzak Asya yollar?¬n? denetim alt?na alma ve ele geçirme imkânlar?na dayan?yordu. Avrupa devletlerinin özellikle ?ngiltere ve Fransa’n?n jeopolitik beklentileri ise, Rus çarl???n?n jeopolitik amaçlar?yla çat???yor, Ruslar?n güneye inmesini ç?karlar? aç?s?ndan büyük bir tehlike olarak gören bu ülkeler üstünlüklerinin merkezden çevreye do?ru en ya¬k?n co?rafi alanlara dolayl? veya do?rudan üstünlükler ve egemen¬likler kurma ?eklinde gerçekle?mesini istiyorlard?. “Yeni sömürge¬cilik” anlay???n?n bu devletlerdeki jeopolitik hedefleri, Osmanl? ?mparatorlu?u’nun, Akdeniz’i sürekli denetim alt?nda tutabilecek stratejik co?rafi alanlar?yla birlikte, geli?en sanayinin seri olarak ve çok miktarda üretti?i mallara Anadolu’nun pazar olmas? ve bu mallar?n üretimine ham madde sa?lanmas?yd?. Bu yakla??m, ?ngil¬tere ve Fransa, bir süre sonra Almanya ve ?talya için, Kuzey Afrika k?y?lar?n?, Do?u Akdeniz’de K?br?s’? - Suriye ve Basra körfezini, Os¬manl? Devletinin Anadolu topraklar? üzerinde de ?zmir - ?skende¬run hatt?n?n güneyi ile ?skenderun- Erzurum hatt?n?n güney ve do¬?usunu jeopolitik hedefler haline getiriyordu.

Rusya ve Avrupa devletlerinin aç?klanan beklenti ve hedefle¬rinin Ermeni terör örgütleri üzerinde büyük etkileri vard?. Önce, bu örgütler aç?klanan beklentilere uygun olarak özendirilip, yönlendi¬rildi?i ve desteklendikleri için hangi taraf a??rl?kl? görülüyorsa o yönde temalar üretiyorlar veya üretilmi? temalar?n uygulay?c?s? gö¬rülüyorlard?. Osmanl? ?mparatorlu?u içinde ya?ayan az?nl?k Erme¬ni topluluklar?n?n genellikle ya?ad?klar? co?rafi alanlar?n tamam?¬n?n Rusya’ya ba?lanmas?ndan (ilhak temas?); bu co?rafi alanlar¬da ?slahat ve reformlar yap?larak an?lan topluluklara daha fazla ay¬r?cal?klar tan?nmas?ndan (Reform - Islahat temalar?); Osmanl? dev¬letine ve Rusya’ya bir veya birden fazla Avrupa devletine ba??ml? bir muhtariyete (muhtariyet temas?) ç?kar?l?yordu.

XIX yüzy?l?n sonlar?nda Ermeni konusu, Ermeni sorunlar?n?n siyasi niteli?ini güçlendiriyor ve a?a??daki anlamlara geliyordu.
a. Anadolu’nun do?u ve güneyinde Ermeni az?nl?klar?n?n ya¬?ad?klar? alanlarda siyasi, iktisadi, sosyal ve kültürel reformlar ya¬p?larak bu az?nl??a yeni ve Türklerden de baz? bak?mlardan üstün ayr?cal?klar verilmesi...
b.Aç?klanan bölgelerin Rusya’ya ilhak? - Bu yolla ?ran - Rus - Türkiye’de bulunan Ermenilerin de kat?laca??, ihtilalle gerçekle?ecek, Sosyalist bir Ermenistan devletinin kurulmas?…



 

Kamuoyu için Terör

 

XIX. yüzy?l?n son y?llar?nda Ermeni terör örgütlerinin faaliyetlerinin özellikle Avrupa kamuoylar?n? etkilemeye yöneldi?i, bunun için yeni yol ve yöntemlerin seçilip uyguland??? görülür. Bu yeni modeller, ortalama yüzy?la yak?n bir zaman sonra 1973- 1985 terör döneminde de benzeri ?ekilde cinayetler ve katliamlarla bu kez dünya kamuoyunu etkilemek için kullan?lacakt?r.

Ermeni teröründe bulunan yeni yöntem, Avrupa ile ilgili ve önemli hedeflerin seçilerek bunlar?n terör timlerince bombalanmas?, bas?lmas?, rehineler al?nmas? gibi ?ekillerde uygulan?yordu. 1896 tarihinde Osmanl? Bankas? bask?n? ve o tarihte Ermeni terör örgütlerinde yay?nlanan bildiriler haz?rlanan planlar, katliam, cinayet ve bombalama eylemleri tümüyle Osmanl? devletinin güçsüzlü?ünü, az?nl?klar? ve Avrupa sermayesini koruyamad???n? ilan etmek içindi. Bu örgütlerin tasarlad?klar? eylem planlar? içerisinde, Bab?-ali’nin sald?r? hedefi seçilmesinin yan?nda, Ermeni patrikhanesinin Credit Lyonais Bankas?’n?n, Aya Tirya’da Rum kilisesinin bulunmas?n?n gerçek aç?klamas? ve sebebi bunlard?.

Bu ça??n son y?llarda ba?ka bir terör geli?mesi de Ermenilerin silahland?r?lmas?yd?. Bir ba?ka ve gelecek yüzy?lda önemli roller oynayacak geli?me ise Ermeni terör örgütlerinin çete hareketlerine ba?lamas? ve hükümet kuvvetleriyle çat??malara giri?meleriydi.

Aç?klanan son geli?meler yirminci yüzy?la girilirken Ermeni konusunun Osmanl? ?mparatorlu?u içerisinde önemli bir asayi? sorununun da ötesinde toprak bütünlü?üne yönelmi? tehdit özelli?i ta??yordu. Bu durumun devlet aç?s?ndan önemi vard?. Uluslararas? ili?kiler bak?m?ndan önemi vard?. Nihayet Avrupa Devletleri ve Rusya’n?n beklentileri, amaçlar? bak?m?ndan önemi vard?.

Ermeni konular?yla Amerika’n?n ilgilenmesi de yüzy?l?n sonlar?na rastl?yordu. Amerikan konsoloslar?n?n, e?itim kurumlar?n?n ve özellikle Protestan misyonerlerinin Ermenilerle ili?kileri ba?ta Amerika resmi makamlar?na, bas?n yoluyla kamuoylar?na çok de?i?ik biçimde aktar?l?yor, Ermenilerle eski Amerika köle sistemi özde?le?tirilmek yolu seçiliyordu. Amerika kamuoyunun ac?nd?r?lmas? art?r?l?rken, para ve silah yard?mlar?n?n sa?lanmas?na çal???l?yordu.



 

XX. Yüzy?lda Ermeni Terörü

 

4. Ya?ad???m?z yirminci yüzy?lda Ermeni konusu çe?itli a?amalardan geçerek günümüze kadar de?i?ik anlamlar kazand?. Yüzy?l?n ilk yirmi be? y?l? içerisinde devletleraras? ili?kilerde de?i?en ?artlar ve sava?a dönü?en mücadeleler, Ermeni terörünü tarihin kaydetti?i en ac?mas?z terör hareket ve olaylar?ndan sava?a kadar sürükledi.Sava?tan sonra, terörün Türk toplumuna, Türk askerine ve Türk ordular?na kar?? giri?ti?i katliamlar?n, cinayetlerin, bask?nlar?n, dü?man devletleriyle i?birli?i yaparak Türk vatan?n? ve varl???n? korumaya çal??an Türk askerini öldürmelerin, ikmal yollar?n? kesmelerin nihayet dü?manla birlikte bir istila ordusu gibi Anadolu topraklar?na girip i?gal etmelerin bedeli ve beklentileri bar?? konferanslar?nda ve anla?malar?nda arand?. Bunlardan da bir sonuç al?namazd?.

Lozan Konferans? ve Lozan Bar?? Antla?mas?ndan sonra ba?layan ikinci yirmi be? y?l içerisinde, bir yandan da??lan Ermeni terör örgütlerinin toparlanmas?na çal???l?rken, di?er yandan “Ermeni konusunun” Avrupa’da ve özellikle A.B.D’ lerinde canl? tutulmas?na çal???ld?. Türkiye aleyhine olan veya gelecekte Türkiye Cumhuriyetini güç duruma dü?ürecek bulunan her hareket nereden ve kimden gelirse gelsin desteklendi. Nihayet, dünyan?n ikinci bir sava?a girmesi f?rsat say?ld?. Önce, sava?an devletlerin Türkiye ve Türk topraklar? üzerinde jeopolitik beklentileri tahrik edilmeye çal???ld?. Sonra, kazanan taraftan olup, sava? sonras? dünyas?n?n yeniden düzenlenmesini üstlenen galiplerin yan?nda yer al?nd?. Ve bunlardan, eski isteklerini beklentilerin yerine getirilmesi talep edildi. Sovyetler Birli?i’nin Türkiye Cumhuriyeti’nden hiçbir esasa dayanmayan, emperyalist taleplerine ümit ba?land?. Bu isteklerde sönünce, dünya kamuoyunu etkilemek ve Ermeni konusunun canl?l???n? kan?tlamak için bu kez uluslararas? kurulu?lara ba?vuruldu. Yeni temalar üretmeye ba?land?. Yüzy?l?n ikinci yirmi be? y?ll?k tarihi de bu hiç de?i?meyen Türk dü?manl???, Türkiye üzerindeki taleplerle sona erdi.

Birinci Dönem 1900 - 1923

Ça??m?z üçüncü yirmi be? y?l?nda yeniden Ermeni terörü ile kar??la?t?. Uzun haz?rl?klar, özendirmeler, destekler sonunda yukar?da aç?klanan 1973- 1985 Ermeni terörü yeniden ba?lat?ld?. Bu kez de, hedef ald??? masum insanlar ve uygulanan yöntemler bak?m?ndan yak?n tarihe say?s?z ac?mas?zl?k ve insanl?k d??? örnekler verildi. Bu üç a?amal? dönemlerde özellikler nelerdir? Ermeni konusu ne anlama geliyordu? Hangi sorunlarla ilgiliydi? Kullan?lan propaganda ve psikolojik harekât temalar? nelerdi?

a. Ya?ad???m?z ça?da, Ermeni konusunun birinci a?amas? olarak görülen ilk yirmi be? y?l içindeki olu?umlar özelliklerine uygun olarak üç evrede ele al?n?p, incelenebilir.

Bunlar; yüzy?l?n?z?n ba??ndan - Balkan sava?lar?n?n sonuna kadar birinci evreyi, Birinci Dünya Sava??’n?n ba?lamas?ndan - Mondros Mütarekesi’nin imzalanmas?na kadar ikinci evreyi ve nihayet Mondros mütarekesinden sonra ba?layan Türk Milli Mücadele ve ?stiklâl Sava??’ndan - Lozan Antla?mas?’n?n imzalanmas?na kadar üçüncü evreyi te?kil eder.

Birinci Evre 1903 - 1913

Ermeni konusunda birinci evre üç nokta etraf?nda geli?ir. 1900- 1913 y?llar? aras?nda Ermeni terör örgütleri esas hedeflerinden sapmadan terörü devam ettirirler. Terör olaylar? yo?unluk kazan?rken, Ermeni az?nl?klar?n?n ev ev, fert fert silahlanmas?na ve silahl? bir isyan ve ihtilâl için haz?rlanmalar?na önem verilir. Silahlar ço?unlukla Rusya’dan ve di?er devletlerden sa?lan?r. Çe?itli yollarla Osmanl? ülkesi içerisine sokulur, depolan?r, da??t?l?r. Bu faaliyetler ve çabalar birinci noktay? te?kil eder. ?kinci nokta, Ermeni terör örgütlerinin hedefini te?kil eden Osmanl? ?mparatorlu?u’nun merkezi yönetimi ve ba?ta bulunan II. Abdülhamid’dir. “K?z?l sultan” ad?n? verdikleri bu padi?ah?n, Ermeni beklentilerini gerçekle?tirmede en önemli engeli te?kil etti?ini ve bu padi?ah var oldukça Ermeni terörünün istenilen amaçlar? sa?layamayaca??n? anlayan terör yöneticileri için tek dü?man Padi?aht?r. Bu yakla??mla, Osmanl? Devlet düzenine ve özellikle II. Abdülhamid’in bask? ve yöntemlerine kar?? olan Türklerle, Türk ihtilâlcileriyle ve siyasi kurulu?larla ittifak içinde olurlar. Y?ld?z suikasti giri?imi 1905’de Ermeni terör örgütlerince gerçekle?tirilir. Ba?ar? sa?lanamazsa da terör örgütlerinin özellikle ta?ra il ve ilçelerinde güç ve bask?lar? artar. Üçüncü nokta ise, ?kinci Me?rutiyetin ilan?yla ba?lar. II. Abdülhamid’in hal’li, yeniden Kanuni Esasi’nin yürürlü?e konmas? ve Meclisi Mebusan’da Ermeni milletvekillerinin bulunmas? bu evrenin en önemli olaylar?d?r. Bu evrede terör olaylar? ?iddetini kaybetmi?tir. Ancak, 13 Mart olay?na paralel olarak Anadolu’da meydana getirilen terörün etkileri devam etmekte, içten içe silahlanma sürdürülmektedir. Ermeni terör örgütlerin yöneticileri yeni düzenin kurulu?unda paylar? olan ki?iler olarak sükûneti seçerler. Ermeni milletvekilleri bu örgütlerin bask?s? alt?ndad?r. Ermenilerle ilgili yeni ?slahat düzenlemelerine giri?ilir. Alt? ilde yap?lacak reformlar?n Avrupa devletlerinin veya Rusya’n?n gözetiminde olmas? konular?nda tart??malar, çat??malar devam eder. Osmanl? hükümeti ise biryandan yeni düzenin kurulu?una ve oturmas?na gayret ederken ve orduyu tam anlam?yla siyaset içerisinde kullanarak ba?ar? kazanmak isterken, bir yandan da reform sorunlar?n? Avrupa devletleriyle ve Rusya’yla çözmeye çal???r. Balkan Sava??, Osmanl? ?mparatorlu?u’nun gücünü ortaya koyar. Tam bir hezimetle sona eren sava?, Rusya ve Avrupa devletleri için jeopolitik beklentilerinin art?k gerçekle?tirilmesi zaman?n?n geldi?ini gösterir. Taksim anla?malar?n?n ilk giri?imleri yap?l?r.

??te bu ?artlar içerisinde, 1912 y?l?nda Tiflis’te yap?lan Ermeni terör örgütleri toplant?s?ndan sonra Eçmiyazin devreye girer. Eçmiyazin’de yap?lan toplant? sonunda ise tarihte ilk defa Eçmiyazin’i ve Ermeni isteklerini temsil etmek üzere Katagigos taraf?ndan seçilen Bogos Nubar Pa?a ile Patrik Ormanyan 1913 y?l?nda, Balkan Sava?lar?n?n sonunu tayin ve tespit edecek Londra Konferans?na kat?lmak için Avrupa’ya gönderilirler. Bu davran?? Ermenilerin, hiçbir ?ekilde ilgileri olmayan bir konferansa kat?lma isteklerinin ilk örne?idir. Londra konferans?na kabul edilmezler. Ancak, Avrupa’da yo?un ?ekilde propagandalara imkân haz?rlarlar. Ve Avrupa kamuoyunu etkilemeye çal???rlar. Bu arada, Rusya-?ngiltere-Fransa - hatta Türk yetkilileriyle Ermeni konusunu tart???rlar. Rusya’ya ba?lanmaktan - Muhtariyete, Muhtariyetten - Osmanl? Devleti çat?s? alt?nda reform ve ?slahat çal??malar?na kadar çe?itli talepler bir kere daha dile getirilir. Ermenilerin arzusu, ?mparatorlu?un taksiminden bir pay almakt?r. Bu pay?n ?ekli, niteli?i önemli de?ildir. Tam veya yar? muhtariyette büyük önem ta??maz. Islahatta ise Avrupa veya Rusya devletlerinin gözetimlerinden birinin veya hepsinin olmas? yeterli görülür.

Temalar

1900- 1913 y?llar? aras?nda, Ermeni konusu üzerinde yap?lan propagandalar?n ve Avrupa kamuoyunu etkilemeyi amaçlayan psikolojik harekât uygulamalar?n kulland?klar? “temalar” siyasi niteliklerini korumakta, Osmanl? ?mparatorlu?u’nun devlet düzenini ve merkezi yönetimini ilgilendirenler a??rl?k kazanmaktad?r.

1880 y?llar?nda yo?un ?ekilde ba?lat?lan “Reform” - “Islahat” temalar?na bu dönemde de yer verilmektedir. Ancak, propagandalar da bu temalar, sürekli olarak Avrupa devletlerinin aç?klanan konularda daha etkin olmas? hedeflerine yönelmekte ve bu devletlerin birbirleriyle olan rekabetleri tahrik edilmek istenmektedir. Osmanl? ?mparatorlu?u’nun, devlet düzenine, merkezi yönetimine bizzat Padi?ah?n ?ahs?na kar?? kullan?lan temalar ise, “Hürriyet” - “Adalet” - “Uhuvvet”(karde?lik) temalar? ile birlikte “K?z?l Sultan” temas?d?r. “K?z?l Sultan” temas?, Ermeni terör örgütlerinin propagandalar?yla ortaya at?lm?? ve Avrupa kamuoylar?n? oldu?u kadar bütün Osmanl? ülkesini de etkilemeye ba?lam??t?r. Bugün dahi II. Abdülhamid hakl?ndà bu teman?n kullan?ld??? görülmektedir.

Aç?klanan temalar, Osmanl? devlet düzenine, merkezi yönetime, II. Abdülhamid’e kar?? olan muhalefetin, ihtilâlcilerin, Siyasi partilerin propaganda malzemelerini de te?kil etmi?lerdir. Ermeni konular?, aç?klanan örtüler alt?nda, zaman zaman bu muhalefetler ve siyasi kurulu?larla birlikte, zaman zaman ayr? ayr? olarak i?lenmektedir.

Bu dönemin bir ba?ka özelli?i de Osmanl? Devletinin, yurt d???nda en çok konu?ulan ve hakk?nda en çok yaz? yaz?lan bir devlet olmas?d?r. Ancak, bütün bu yaz?lar ve yay?nlar da belirtilen temalar? esas almakta, hatta Avrupa’da topraklar? bulunan ?mparatorlu?un, Hürriyet-Adalet-Uhuvvet gibi soyut kavramlar?, devlet düzenine almad?kça Avrupa ile ili?kilerinin kesilmesi gerekti?i, Osmanl? devletinin Avrupa’dan ç?kar?lmas?n?n zorunlu oldu?u vurgulanmaktad?r.

Devletlerin aç?klanan dönemde Osmanl? ?mparatorlu?u topraklar? ve kaynaklar? üzerindeki beklentilerini güçlendirecek, buna kar??l?k rekabetleri art?racak yeni bir unsur kat?lm??t?r. Petrolün, Kerkük - Basra bölgelerinde bulunmas?, ?ran’da k?smen üretime geçilmesi ve petrolün ayd?nlatman?n d???nda bir güç kayna?? olarak uygulanmaya konulmas? ?ngiltere ba?ta olmak üzere Osmanl? ülkesi üzerindeki jeopolitik beklentilerini hem geni?letmi? hem de bunlar?n gerçekle?tirilmesini acil bir duruma koymu?tur.

Osmanl? ?mparatorlu?u’nun ise, özellikle Balkan Sava??ndan sonra, çözülmesi ve giderek güçsüzlü?e u?ramas? Avrupa devletlerinin ve Rusya’n?n beklentilerini süratle gerçekle?tirecek f?rsatlar?n do?du?u konusunda dü?ünmeye yöneltmi?tir. Sonuç olarak da bu ?mparatorlu?un taksimi görü?melerinin geldi?ine karar verilmi?tir.

?kinci Evre 1914 - 1918

Birinci Dünya Sava??’nda Ermeni konusu önemli geli?meler gösterir. Osmanl? devletinin sava? haz?rl?klar?na giri?ip, seferberlik ilan etti?i günlerden ba?layarak, sava??n bütün hudutlar?na ve egemenlik alanlar?na yay?ld??? dört y?l süresince ve Mondros Mütarekesi’nin imzalanmas?na kadar Ermeni konusundaki çe?itli geli?meler günümüze kadar etkilerini devam ettirecek özellikler ta??r. Bu uzun ve s?cak sava? y?llar?nda meydana gelen olaylar?n çe?itli amaçlarla sürekli olarak istismar? sonucunda Ermeni konusu yeniden Ermeni terörü haline getirilir ve yüzlerce masum insan 1973 -1985 y?llar? aras?nda yeni Ermeni terörünün olu?turdu?u vah?etin kurban? olur.

Terörden Sava?a

Bu sava? evresinde Ermeni konusu, Ermeni terörü boyutunu da a?arak sava?a dönü?ür. Y?llarca ba?ta kiliselerin ve Katagigosluklar?n olmak üzere Osmanl? topraklar? ve egemenlik alanlar?nda jeopolitik emel ve beklentileri olan devletlerin, misyonerlerin, misyoner örgütlerinin, aç?k veya kapal? ?ekilde özendirdikleri, destekledikleri Ermeni terör örgütlerini Ermeni az?nl?k topluluklar? üzerinde yapt?klar? tahrik edici propaganda ve psikolojik harekât uygulamalar?n?n sonuçlar? al?n?r. Art?k bu topluluklar ve bu topluluklar? meydana getiren Ermeniler kin ve nefretin, intikam ve kan?n esiri olan silahl?, bombal?, hançerli çeteleridir. Yüzy?llarca birlikte ya?ad?klar?, kederlerini ve sevinçlerini payla?t?klar? Türklere ve Müslümanlara kar?? vah?et ve ölüm kusan birer makine haline gelmi?lerdir. Çat?s? alt?nda yüzlerce y?l huzur, güven ve refah? bulduklar? devletlerine isyan etmeyi, bu devlet içerisinde ihtilaller ç?karmay? haklar? olarak görmekte; anlamlar?n? bile bilmedikleri soyut sloganlar?n kendilerine vaad etti?i ümitlerin; öldürdükleri, ?rz ve namuslar?na tecavüz ettikleri Türklerin, yakt?klar?, harabeye çevirdikleri Müslüman köy ve kasabalar?n say?lar?n?n çoklu?u ile gerçekle?ece?ine inanmaktad?rlar. Bu durum, tarihi süreci içerisinde Ermeni teröründe temel dü?üncenin Türk dü?manl??? oldu?unu bir kere daha kan?tlayacak ve ya?ad???m?z dönemde de ayn? anlay?? devam edecektir.

?ki Ayr? Alanda Terör ve Sava?

1914-1918 y?llar? aras?nda Ermeni terör örgütlerinin ve bunlar?n bask?s? alt?nda Ermeni az?nl?k topluluklar?n?n genellikle planl?, programl? ve d?? merkezlerden yönetilen faaliyetleri iki ayr? alanda ve iki ayr? ?ekilde sürdürülmü?tür. A?a??da belirtilmeye çal???lacak Ermeni terörünün iç hatlar?n? gösteren alan, Türkiye topraklar?nda ve özellikle Güney ve Do?u Anadolu bölgeleriyle bunlara mücavir sahalarda yo?unla?m?? ve süreklilik kazanm??t?r.

Bu iç hatlar:
Adapazar? - Bursa - ?zmir; ?zmir - Adana, Adana - Bitlis - Siirt -Van; Van - Erzurum; Erzurum -Trabzon ve Trabzon’un bat?s?nda Karadeniz k?y?lar?na do?ru geli?en Tokat- Sivas bölgesinin kuzeyinde ba?lay?p güneye inen hatlard?r.

Aç?klanan hatlar?n üzerinde ve bir yandan Anadolu içlerine, di?er yandan Osmanl? ?mparatorlu?u’nun hudutlar?na do?ru yürütülen faaliyetler, Osmanl? Devletinin seferberli?ini ilan etti?i tarihten ba?lam??t?r. Bu faaliyetler özetlenirse; Türk silahl? kuvvetlerinin içerisinde bulunan veya seferberlik gere?i bu kuvvetlere kat?lan Ermeni erlerinin ve Ermeni personelin gruplar halinde, silâhlar? ve donat?mlar?yla birlikte firarlar?, çete faaliyetleri ?eklinde Türk ordular?n?n ikmal ve ba?lant? yollar?n?n, haberle?me sistemlerinin kesilmesi, ilk defa Zeytun’dan ba?layarak güneye ve iç hatlara do?ru isyanlara, yollar?n kesilmesi, Müslüman halk?n katliam?, Türk köylerinin, kasabalar?n?n bas?larak toptan öldürmeler, ?rza, namusa tecavüzler,ya?malar, bu yerlerin tahribi ve yak?lmas?, casusluk, k??k?rtmalar gibi ?ekillerde olu?mu?tur.

?kinci alan, sava? alan?d?r. Çarl?k ordular?n?n içlerinde meydana getirilen gönüllü Ermeni Taburlar?, Türkiye’den kaçan Ermeniler taraf?ndan kurulmu?tur. Bir örnek vermek gerekirse, Osmanl? Meclisi Mebusan’?nda Erzurum milletvekili olarak bulunan Karakin Past?rmac?yan, etraf?na toplad??? Ermeni çete mensuplar?yla Türkiye’den kaçarak Rus Çarl?k ordular?na kat?lm?? ve bu ordular?n taarruzlar?n? kolayla?t?racak öncü hareketlerine giri?mi?lerdir. Çeteler halinde Müslüman halka kar?? yap?lan tüyler ürpertici katliamlar, bizzat Rus subay ve generalleri taraf?ndan deh?etle izlenmi? bunlar daha sonra yazd?klar? hat?ralar?na ve harekât alan?ndaki günlük emirlerine geçmi?tir.

Bu gönüllü Ermeni taburlar?, Çarl?k kuvvetlerine ke?if, rehberlik, haber toplama hizmetleri yapmakta, öncü taarruz kuvvetleriyle i?birli?inde bulunmakta, özellikle Çarl?k kuvvetlerinin harekât alan?ndaki Türk ve Müslüman köylerini, yerle?im birimlerini tahrip ve yakmakta, Anadolu içlerindeki katliamlar?n birkaç mislini icra etmekteydiler.

Devletler ve Terör

Osmanl? ?mparatorlu?u’nu belirlenen hareket alanlar?nda ve hatlar?nda y?pratmay?, içerden ve d??ardan meydana getirilecek bask?larla çözmeyi ve çökertmeyi esas alan bu hareketler tamamen Rusya taraf?ndan koordine edilmekte, Anadolu içlerindeki Ermeni faaliyetleri, Kafkasya ve ?ran alanlar?nda Çarl?k kuvvetlerinin hareketlerine paralel olarak geli?mekteydi. Ruslar?n aç?klanan destekleri yan?nda, müttefikleri olan devletler de Ermeni terör örgütlerini silah, donat?m bak?m?ndan desteklemekteydiler. Bunlar?n en önemli etkileri ise Avrupa kamuoyunda yapt?rd?klar? propagandalarla olumlu sonuçlar almak, yard?mlar? sürekli k?lmak suretiyle, Ermeni terörünü canl? tutmakt?. Çünkü, müttefik olmalar?na ra?men, gelecekte Rusya’n?n kar??s?na ad? geçen bölgelerde ancak bu unsurlarla gereken köprüba?lar?n? sa?layabileceklerdi. Osmanl? devleti içindeki bu mücadelelere A.B.D.’leri de seyirci kalm?yordu. Amerika’da bulanan Ermeni kiliselerinin ve Ermenilerin yapt?klar? propagandalar?n yan?nda Amerikan resmi misyonlar? da ad? geçen az?nl?klarla yak?ndan ilgileniyor, her türlü yard?m ve deste?i yap?yorlard?. Dikkat edilmesi gereken bir nokta, daima gözlerden uzak tutulmu?tu. ?ngiltere’nin, Fransa’n?n, Rusya’n?n ve Almanya’n?n Osmanl? ?mparatorlu?u topraklar?nda ve egemenlik alanlar? üzerinde jeopolitik emel ve beklentileri vard?. Bunlar? gerçekle?tirecek ili?kileri, ekonomik yat?r?mlar?, y?llarca haz?rlanm?? çe?itli az?nl?k gruplar? da mevcuttu. Ayr?ca, ?mparatorlukla ayn? k?tay? payla??yorlar, bir Avrupa devleti sayd?klar? Osmanl? ?mparatorlu?u’nun her zaaf?ndan yararlanarak haz?rlanm?? siyasi antla?malarla çe?itli kapitülasyon haklar?na da sahip bulunuyorlard?. A.B.D.’lerinin ise, bu co?rafyada ve bölgede hiçbir ili?kisi mevcut de?ildi. 1820’lerde ba?layan k?s?tl? ticari ili?kiler ise A.B.D.’lerinin Osmanl? topraklar?nda ve egemenlik alanlar?nda jeopolitik hedef beklentilerini olu?turacak güçte bulunmuyordu. Ad? geçen devletin Avrupa devletleri yan?nda aç?klanan alanlarda ilgi ve irtibat kurma ?ans?n? ancak kendisine yak?nl?k duyan az?nl?k gruplar?yla sa?layabilirdi. Amerika’da ya?ayan ve son y?llarda göçmen olarak kabul edilen Ermenilerin ve Ermeni kiliselerinin bu ihtiyac? hissetmeleri konunun çözümünü kolayla?t?rd?. Ermeni az?nl?klar hem A.B.D,’leri içerisinde baz? siyasi oy ve ç?kar sa?lamalarda bir yat?r?m malzemesi ?eklinde kullan?lmaya, hem de bu devletin Anadolu topraklar?nda ve petrol kaynaklar?na yak?n alanlarda Avrupa ve Rusya’ya kar?? rekabet mücadelelerinde atlama tahtas? olarak kullan?lmaya ba?land?. Bu yakla??mla, Amerikan resmi ve özel misyonlar?, e?itim ve hay?r kurumlar? Ermeni az?nl?k gruplar?yla s?k? temas ve ili?kilerde bulunmay? gerekli gördüler. Ayn? ili?kileri Karadeniz bölgesinde Pontus emellerini besleyen Rumlarla da yap?yorlard?. Fakat Rumlar Amerikan misyonlar?n? ve kurulu?lar?n? kullan?yorlar, onlar?n isteklerini anlamak da zorluk çekiyorlard?. Ermeniler ise kolay anla??l?r, Rumlara oranla medeni ve Amerika ile ba?l? görünmekteydiler. Bütün bu ?artlar ve imkânlar Amerika’n?n Osmanl? devleti içerisinde bulunan Ermeni az?nl?klar?yla yak?n ili?kilerini meydana getirdi. Ve Ermenilerin istek ve iddialar?na ilgi duydular. Ayr?ca, Amerika’da yap?lan propagandalar sonucunda Amerika’n?n etkin kamuoyu, anlat?lan, yaz?lan ve günlük haberlere geçen olaylarla “Ermenilere yap?lanlar?” (?) zencilere bir zamanlar yap?lanlarla özde?tirmeye ba?lad?lar. ?nsan haklar? savunucusu ve demokrasinin koruyucusu say?lan bu ülkede aç?klanan özde?tirmeyle, bir anlamda kendi hayatlar?n? ya?amaya ba?l?yorlar, bunun sona erdirilmesi için kampanyalar düzenliyorlard?. Anadolu’da bulunan her Amerikan misyonunun ba?l?ca görevi, Ermeni çocuk ve gençlerinin ilk imkânda Amerika’ya götürülerek e?itilmesi ve orada birer Amerika vatanda?? olarak yeti?tirilip, tekrar Türkiye’ye gönderilmesiydi. Bütün bunlar sava? y?llar?nda daha etkin ve daha büyük çaplarda yap?lmaya ba?land?. Dolayl? olarak Ermeni terör örgütleri aç?klanan yollarla desteklendi. Ermeni isyan ve ihtilal hareketleri Amerika’n?n moral yard?m?na kavu?tu. Ve ilk defa Amerika’n?n bölge ile ili?kilerinde iki kavram ortaya ç?kt?, “Resmi Amerika” - “Resmi olmayan Amerika” Resmi Amerika, Amerika yönetimini tan?ml?yor, di?eri ise A.B.D.’lerinin sözde kamuoyunu yans?t?yordu. Kongre ikinci gruba giriyordu. Gelecekte bu kavramlarda geli?tirilecek, Osmanl? Devleti içerisinde Amerika yanl?s? politikalar desteklerini resmi olmayan Amerika’dan almaya giri?ecek veya Türkiye’de bulunan Amerika resmi temsilcileriyle ili?kilerde bulunanlar?n beklentileri gerçekle?mezse o takdirde de gene resmi olmayan Amerika’n?n arzu edilen konulara ters davrand??? iddialar? ortaya at?lacakt?. Ermeni konusunda her iki durumda hem sava? s?ralar?nda hem sava?tan sonra devam edecekti.

Nisan 1915 Durum ve Önlemler

Birinci Dünya Sava?? içerisinde 1915 y?l?n?n Nisan ay?n?n ve bu ay?n bazen “15.” bazen “24.” günlerinin, “Ermeni katliam?n?n” - “Ermeni soyk?r?m?n?n” yap?ld??? günler olarak an?ld???n? hemen hemen bilmeyen kalmam??t?r. Bu yayg?nla?t?r?lan propaganda ve Psikolojik harekât “temas?n?n” nitelikleri hakk?nda yukar?da k?sa aç?klamalar yap?lm??t?r. ?ncelenen dönemde yer almas? bak?m?ndan durumun yeniden, ancak bu kez olaylar aç?s?ndan incelenmesinde gerek vard?r.

Günümüze kadar, Ermeni kiliseleri, Ermeni dostlar?, Ermeni terör örgütleri ve çe?itli çevrelerce istismar edilen ve propaganda faaliyetlerinde psikolojik harekât uygulamalar?nda vazgeçilmez bir tema olarak kullan?lan, 1973 - 1985 yeni Ermeni terörünün de dayana?? yap?lmak istenen, 1915/Nisan olaylar?n?n gerçek yönleri nelerdir? Bu konularda dünya kamuoyu bir bask? alt?nda tutulmaktad?r. Ancak, bu bask? nas?l kald?r?lacak, dünya kamuoyu nas?l ayd?nlat?lacakt?r?.. Türkiye ile ne co?rafi, ne tarihi bir ba?? olmayan hiçbir ili?kisi bulunmayan ve halk?n?n belki de yüzde yüze yak?n? “Türkiye”yi, haritada bile gösteremeyecek bir devletin, “Uruguay’?n”, “Ermeni soyk?r?m? (?)“ n?, Birle?mi? Milletler Komisyonlar?nda savunup, bunun uluslararas? dünyada an?lmas?n? istemesinin sebepleri nelerdir?.. Bugün çe?itli devletlerin Türkiye ve Türk topraklar? üzerinde jeopolitik emel ve beklentilerine aç?klanan ”temalar” neler getirebilir?.. gibi sorular yeterince aç?kl??a ula?t?r?lmam??, yeterince dünya kamuoyuna yans?t?lamam??t?r.

Ermeni konusundaki bu tarihi yan?lg?n?n ve istismar edilen olaylar?n gerçek yönlerinin ortaya konmas? için önce, 1915/Nisan ay?nda “Osmanl? Devletinin Durumu”nun ana hatlar?yla belirlenmesi gerekir. ?kinci olarak, bu durum içerisinde, yukar?da daha sava?a haz?rl?k aylar?nda ba?lad???na dikkatleri çekmeye çal??t???m?z Ermeni faaliyetlerinin geli?melerini aç?klamak zorunlulu?u vard?r. Nihayet, son olarak “Katliam edilen (?)“— “Soyk?r?m?na u?rad??? (?) iddia edilen bu az?nl???n, olaylardan üç-dört y?l sonra iskân edildikleri yerlerden ayn? topraklara neden geri dönmek istediklerinin, geri dönenlerin neler yapt?klar?n?n, nelerle kar??la?t?klar?n?n belirtilmesinde gerçekleri bulabilmek bak?m?ndan fayda vard?r.

Osmanl? ?mparatorlu?u için 1915 y?l?, önemli geli?melerle ba?lam??t?r. Bu geli?meler bir anlamda Osmanl? Devletinin gelece?ini etkileyecek niteliktedir. Ve belki de bu Büyük Türk ?mparatorlu?u’nun sonunun ba?lang?c?n? meydana getiren olaylar 1 915 y?l? içerisinde meydana gelmi? ve devam etmi?tir.

Bat?da

Ocak 1915’de Çanakkale Bo?az? önünde ?ngiliz donanmas?n?n yapt??? gösteri manevras?n?, Mart ay?nda ?ngiliz ve Frans?z donanmalar?n?n olu?turdu?u ortak Müttefik Deniz gücünün Çanakkale Bo?az?na, tarihin en büyük ve önemli sald?r?s? izler. Bu sald?r?n?n amaçlar? çok yönlüdür. Do?u cephesinde Almanlara kar?? geri çekilme durumuna gelen Çarl?k Ordular?n?n silah, cephane ve donat?m ihtiyac?n?n Bo?azlar yoluyla kar??lanmas?, buna kar??l?k Çarl?k depolar?ndaki tah?l stoklar?n?n ?ngiltere ve Fransa’ya aktar?lmas?n? sa?lamak; Bo?azlar?n ele geçirilmesi suretiyle Osmanl? ?mparatorlu?u’nun merkezi ?stanbul’un i?galini gerçekle?tirebilmek ve bu suretle ?mparatorlu?u sava? d??? b?rakmak; Balkan Devletlerinin sava?a kendi yanlar?nda kat?lmas?n? gerçekle?tirmek gibi sebepler ba?ta gelmektedir.Bu sebeplerden daha önemlisi, 1913 y?l?nda ba?layan Osmanl? Devleti topraklar?n?n ve özellikle Türkiye’nin taksimi planlar?n?n görü?ülmesinin karar safhas?nda ?stanbul ve Bo?azlar bölgesinin Rusya’ya b?rak?lm?? olmas? gelmektedir.
?ngiliz ve Frans?z ortak deniz kuvvetlerinin Bo?azlara kar?? giri?ti?i harekat s?ras?nda Rusya herhangi bir deniz sald?r?s?nda bulunamam??, Yavuzun yaral? olmas?ndan yararlanarak ?stanbul Bo?az?n? etkisiz bombard?manlara tutmaya çal??m??t?.

1915 y?l?n?n ba??nda Ruslar?n Karadeniz’de hedefleri üç grupta toplan?yordu. Bunlardan birincisi, Batum - Artvin -Trabzon hatt?yd?. ?kincisi, Zonguldak kömür havzalar?yd?: Üçüncüsü ise, Müttefiklerinin Çanakkale ve Gelibolu harekâtlar?ndan da yararlanarak ?stanbul’u ele geçirmeyi dü?ünüyorlard?. Çünkü, Ruslar?n Karadeniz’deki deniz kuvvetlerinin gücüne Bo?azlara yap?lacak bir deniz harekat?na yeterli olabiliyor, ne de Türk donanmas? kar??s?nda di?er hedefler üzerinde tam bir etki sa?layabilecek imkan ve kabiliyetlere sahip olabiliyorlard?. Buna kar??l?k, ?ngiltere ve Fransa, Çanakkale ve Gelibolu ç?karmalar?yla çok önemli bir amac? da sakl? tutuyorlard?. E?er Gelibolu ç?karmas? ba?ar?l? olur, Çanakkale bo?az? ellerine geçerse ?stanbul’un fiilen i?gali de sa?lanabilirdi. Bu suretle, 1913’de ba?layan taksim sözle?melerinde Rusya’ya verilen ?stanbul ve bölgesi üzerinde taahhütlerini yeniden gözden geçirebilirlerdi. Fiili durum, her zaman antla?malarla sa?lanan ancak kâ??t üstünde kalan taahhütlerden daha önemliydi. Her ?eyden önce bu alanlarda pazarl?k güçlerini koruyacaklar? gibi Osmanl? Devletinin Do?u ve Güneydo?u alanlar?nda Ruslar?n faaliyetlerine kar?? ellerine bir yeni koz da geçireceklerdi. Gerçekte, Ermeni terör örgütlerine yapt?klar? dolayl? yard?mlarda bu amaca yönelikti.

18 Mart 1915 tarihinde müttefik donanmas?n?n Çanakkale önlerinde beklemedikleri bir hezimete u?ramas? ve geri çekilmesiyle aç?klanan amaçlar üzerinde önemli tart??malar yap?ld?ysa da bu kez Gelibolu Yar?madas?’na karadan bir ç?karma ile sava??n kara kuvvetleriyle devam?na karar verildi. Bu yolla Bo?azlar?n ve ?stanbul’un ele geçirilmesi planland?. Nisan ay?n?n ilk iki haftas? içinde yap?lan haz?rl?klar sonucunda, 19 Nisan tarihinde önce ?zmir liman? ve tabyalar? bombaland?, 25 Nisan tarihinde de ?ngiliz - Frans?z ve ?ngiltere’nin sömürgeleri olan Avusturalya - Yeni Zelanda kuvvetlerinden meydana getirilen ç?karma birlikleri, donanmalar?n?n da yard?m?yla Gelibolu Yar?madas?na ç?kmay? ba?ard?lar. Bundan sonraki günler ve aylar tarihin en kanl? muharebeleri ve mücadeleleriyle geçti. Osmanl? Devleti, Bat? cephesinde; en önemli birliklerin yer ald??? bir ordusunu bu suretle Gelibolu’ya ba?lam?? oldu.

Do?uda

Do?u Cephesinde durum; 1915 y?l?, Sar?kam?? harekât?n?n yenilgi ile sonuçlanmas?n?n meydana getirdi?i bütün geli?meleri kapsam?na alan bir y?l oldu. Sar?kam?? harekât?n?n sona ermesiyle Ermeniler yukar?da de?inilen hatlar üzerinde ve do?u - güneydo?u alanlar?nda yo?unlu?u artarak isyana ba?lad?lar. Bu isyanlar?n özellikle Bitlis -Van bölgesinde yo?unla?t??? görülüyordu. Rus kuvvetleri ise Nisan 1915 tarihinde (Arhavi-Oltu -Horasan-Karaköse-Diyadin - Kotar - Dilman ve Tebriz) hatt?na y???lm?? durumda idi. Mevcut Rus Çarl?k ordusunun toplam er, silah ve di?er donat?m gücü, Sar?kam?? harekât?n?n bir misli art?r?lm??t?. Türk kuvvetleri ise büyük ölçüde kayba u?ram??, bu kay?plar?n? giderecek zaman bulamam??t?. Ruslar?n hedefleri, Osmanl? ?mparatorlu?u’nun ordular?n? Do?udan ve Güneydo?udan çevirmek ve bu çember alt?nda imha etmekti. Bu hedefi sa?layabilmek de en önemli destekleri ise Ermeni isyan hareketleri ve Ermenilerin iç hatlar üzerindeki faaliyetleriydi.

Di?er cephelerde durum: Osmanl? ordular? Irak - Filistin cephelerinde de tamamen ba?lanm?? bulunuyor, ?ngilizlere kar?? yap?lan manevralar gereken sonuçlar? vermiyordu. 12 Nisan tarihinde Irak cephesindeki ?uayyibe yenilgisiyle bu bölgedeki sava?lar?nda kaderi Türk kuvvetlerinin aleyhine dönmeye ba?lam??t?.

Özetlenirse, Nisan 1915 tarihinde, Osmanl? ?mparatorlu?u do?rudan do?ruya varl???na yönelmi? ve Türkiye’yi çepe çevre sarm?? iki büyük tehlike içerisine girmi?ti. Bat?da ?ngiliz ve Frans?zlar?n Gelibolu seferi ve deniz ablukas?, do?u ve güney do?uda Ruslar?n çevirme harekât?. Bu durumda bulunan bir devletin içerisinde ve “iç hatlar” olarak gösterdi?imiz yerlerde de Ermeni isyanlar?yla kar?? kar??ya kal?nm??t?.

Nisan 1915 ba?lar?nda Van - Bitlis-Mu? bölgelerinde ba?layan isyan hareketleri haz?rl?klar? ve mevzii ba?kald?rmalar 3/4 Nisan gecesi Van ilinin ?itak ilçesinde büyük ölçüde bir ayaklanmaya dönü?tü. Bütün Van ilini sarmaya ba?lad?. 15 Nisan’da Van merkezini de içerisine alacak ?ekilde geli?ti, Van, Ermeniler taraf?ndan bir nevi i?gal edildi. Binlerce Türk ?ehit edildi. Otuz bine yak?n Türk, ?ehri ve bölgeyi terk ederek ba?ka yerlere göçe ba?lad?. ?syan 18 Nisan’da Bitlis’e s?çrad?. Ve bölgeyi çember içerisine ald?.

Ermenilerin Van isyan? ve Van’? bir dü?man topra?? gibi ele geçirip katliamlarla, tahriplerle i?gali sürdürmeleri üzerine Rus kuvvetleri bu durumdan yararlanarak önce Van’? sonra Malazgirt’i ve daha sonra Bitlis’i i?gal ettiler. Bütün bunlar bir ayl?k bir süre içerisinde gerçekle?ti. Ve Ruslar?n her askeri harekât?, Ermeni isyanlar?n sonucunda hedefine ula?t?. Ermeni çeteleri taraf?ndan desteklendi. K?saca, Ermeni - Rus i?birli?i ile Türkiye’nin aç?klanan bölgesi Rus i?gali alt?na girdi. Bundan sonra Ruslar Azerbaycan bölgesine yöneldiler.

??te, “Ermeni Katliam?” - “Ermeni soy k?r?m?” ?eklinde adland?r?lan ve sloganla?t?r?lan olaylar bunlard?. Bu durumda ne yap?labilirdi?.. Bir devlet olarak, kendi vatanda?lar?n?n isyanlarla, ihtilâllerle, katliamlarla, dü?man kuvvetleriyle birlik olup, ülkesini i?gal edenlere ne yap?l?rd??

Her taraf? dü?manlarla sar?lm??, topraktan sava? ve muharebe meydanlar? haline gelmi? bir devletin içerisinde isyanlarla, katliamlarla, ordular?n gerilerini kesmekle, savunmalar?n? güçle?tirmekle me?gul olan ve bunu “neyin u?runa yapt?klar?n?” dahi bilmeyen az?nl?k topluluklara ne yap?labilirdi?.. Hangi devlet, boynunu bu ihanet ve cinayet ?ebekesinin ve topluluklar?n?n ellerine uzatabilecekti?..

Al?nan Önlemler

Ermenilerin Bitlis, Van, Mu?, Erzurum, Beyazit, Zeytun, Sivas bölgelerinde isyanlar? ve yukar?da aç?klanan Rus kuvvetleriyle i?birli?i üzerine Osmanl? hükümeti baz? önlemlerin al?nmas?n? bir zorunluluk olarak görmü?tü. Bu zorunlulu?un kökeninde yatan fikir ve esas dü?ünce tamamen bir devletin “me?ru savunmas?” ve ”varl???” ile ilgiliydi. Bunun için çe?itli yerlerden al?nan raporlar, bilgiler, Askeri Birliklerin durumu, nihayet ortada bulunan isyan, katliam ve dü?manlarla i?birli?i gibi olaylar de?erlendirilerek 24Nisan 1915 tarihinde yürürlü?e giren bir hükümet kararnamesi ç?kar?ld?,

Bu kararnameye göre

a. 16-55 ya?lar?nda bulunan Ermenilerin yurt d???ndan içeriye, içeriden yurt d???na ç?k??lar? yasakland?,
b. Ermenilerin bütün haberle?melerinin Türkçe yap?lmas?na karar verildi.
c. Ermenilerin yeni okullar açamayacaklar?, Ermeni çocuklar?n?n Devlet okullar?nda okuyacaklar? kararla?t?r?ld?.
d. ?llerde ç?kar?lan Ermenice gazeteler kapat?ld?.

Geli?en olaylar kar??s?nda, Osmanl? ?mparatorlu?u Ba?komutanl??? gerek ordular?n güvenli?i bak?m?ndan, gerekse ülkenin bütünlü?ünün girdi?i tehlikeyi de dikkate alarak 26 May?s 1915 tarihinde ?çi?leri Bakanl???na (Dahiliye Nezaretine) a?a??daki öneride bulundu. Buna göre:

“Ermenilerin, Do?u Anadolu ilerinden, Zeytun’dan ve di?er bir arada topluca bulunduklar? yerlerden Diyarbak?r güneyine, F?rat nehri vadisine, Urfa ve Süleymaniye yak?nlar?na iskân edilmeleri” istendi, Bu zorunlu bir iskân gereklili?inin sonucuydu. Aksi halde, aç?klanan hatlar üzerinde Anadolu içlerine do?ru yay?lan isyan ve ihtilaller, katliamlar hem cephedeki ordular? güç duruma dü?ürüyor ve dü?mana hemen hemen her hareket yönünde serbesti sa?l?yor, hem de bu ordular? iç sorunlarla ba?l?yordu.

Osmanl? ?mparatorlu?u tarihinde “iskân” yeni bir durumda de?ildi. Gerçekte ise bütün devletler çe?itli nedenlerle vatanda?lar?n? veya vatanda?? olmayanlar? zorunlu iskâna tabi tutabilmekte bunun için gerekli yasal çal??malar? her zaman yapabilmekteydiler. Ermeni konusunda iskân sorunlar? ise Bizans döneminden ba?layan bir uygulamayd?. Osmanl? ?mparatorlu?u, 1828 y?l?nda Ruslarla yapt??? sava? s?ras?nda da böyle bir önleme ba?vurmu?, hudut bölgelerinde sürekli olarak Rusya’ya geçerek, casusluk ve di?er hizmetleri yapan, dü?mana yard?m eden Katolik ve Ortodoks Ermenilerin bir k?sm?n? iç taraflara iskân etmi?, bir k?sm?n? da Ermeni Patri?inin güvence vermemesi sonucu ülke d???na atm??t?r. (Tehcir bu dönemde söz konusu olabilirdi.) Bir süre sonra, yurtd???na gönderilenler Padi?ah?n aff? ile gene eski yerlerine dönebilmi?ti.

Ba?kumandanl???n bu önerisi kanunla?t?. (Kanunun metni ve di?er de?i?iklikler kitab?n ilgili bölümlerinde yer alm??t?r.)
Bugüne kadar “Tehcir Kanunu” olarak an?lan, bu yasama çal??mas?n?n niteli?i, kapsam? ve uygulamas?n?n hiçbir ?ekilde “tehcirle” ilgili olmad???m göstermektedir. Ortada ne bir tehcir olay? vard?r. Ne de tek bir Ermeni tehcir edilmi?tir. Çünkü, “Tehcir” bir devletin, vatanda??n? veya vatanda? olmamas?na ra?men çe?itli nedenlerle uzun süre o ülkede kalm?? ki?iyi, kendi ülkesi hudutlar? d???na ç?karmas? atmas?d?r. “Tehcir” ad?n?, Ermenilerde koymu? de?illerdir. Bu isimlendirme ilk defa 1918’de ?stanbul’un i?gali sonunda, ?ttihat Terakki partisini dünya ve Türk kamuoyunda küçültmek ve hain ilan etmek ve sava?a girme sorumlulu?unu bu partiye yüklemek için kurulan ola?anüstü mahkemede ve ola?anüstü Meclis soru?turmalar?na geçmi?tir. K?saca, tehciri, ?ttihat Terakki dü?manlar? ile ?stanbul’un i?galinden sonra ?ngilizlerin etkisinde kalan yönetim ve iktidarlar bulmu? ve kullanm??lard?r. Ermeniler ise bu de?imi ve kavram?, propagandalar?n?n önemli bir temas? haline getirmi?ler, ne yaz?k ki ayn? tema günümüzde de hemen hemen herkesin kulland??? bir terim haline gelmi?tir.

Ermenilerin aç?klanan zorunlu iskân? sebebiyle, çe?itli sebeplerle ölmeleri veya öldürülmeleri iddialar? da Ermeni konusunda yap?lan propagandalar?n ayr? bir yönünü te?kil etmektedir. Özellikle “soyk?r?m” temas?yla birle?tirilen bu propagandalar, ba?lang?çta 500 binden günümüze kadar artarak iki milyonu bulmu?tur. Gelecekte de bu say?n?n ne olaca?? bilinmemektedir.



 

Say?larla Ermeni Propagandas?

 

Ermeni konusunda yap?lan propagandalarda ve özellikle 1955 - 1985 y?llar? aras?nda “Ermeni soyk?r?m?” temas?n?n yo?un ve yayg?n biçimde kullan?ld??? psikolojik harekat uygulamalar?nda ortaya at?lan ve “soyk?r?m?” iddialar?n? daha gerçekçi, daha kabul edilebilir bir duruma getirmek amac?n? güden, ikinci bir temada “soyk?r?m? sonucu öldürülen (?)“ Ermenilerin say?lar?d?r. Her iki tema birbirlerini bütünleyecek, birbirlerine kaynak ve kan?t te?kil edecek ?ekilde y?llarca kullan?lm??t?r. Bugün de ayn? uygulama devam etmektedir.

Gerçekte, “Soyk?r?m? “temas?, ?kinci Dünya Sava??’ndan sonra “Yahudilere yap?lan soyk?r?m?” konusundaki dünya kamuoyunun büyük ilgi ve hassasiyetinin görülmesinden sonra Ermeni konusunda ortaya at?lm??t?r. Bundan önce münferit ?ekilde çe?itli vesilelerle kullan?lan bu tema giderek “Irkç?l?k” - “Soyk?r?m” e? anlamlar?na getirilmeye çal???lm??t?r. Say?lar?n zaman?m?za kadar her y?l artt?r?lmas?n?n sebebi say?larla propagandan?n daha kand?r?c? oldu?u görü?ünden hareket edilmesi sonucudur.

Bu konuda de?eri devlet adam?m?z Say?n Kamuran Gürün’ün, 1983 y?l?nda yay?nlad??? “Ermeni Dosyas?” adl? önemli ara?t?rmalara dayanan eserinden a?a??ya alaca??m?z bölüm yeterince aç?kl?k sa?layacak niteliktedir.

Say?n Gürün, eserinin 223- 227. sayfalar?nda kan?tlar?yla konuyu ortaya koymaktad?r. Hemen belirtelim ki, a?a??ya aynen ald???m?z bu bölümde Say?n Gürün’ün de “göç ettirme” ?eklinde kaleme ald??? konular, yukar?da aç?klamaya çal??t???m?z gibi “?skân ettirme” ?eklinde dikkate al?nmas?, hukuki terim ve kavramlar aç?s?ndan oldu?u kadar, Osmanl? Devlet düzeni ve o tarihteki Osmanl? hudutlar? bak?m?ndan da gerekli görülmelidir. Ortada, göç ettirme diye de bir husus yoktur. Esasta, Say?n Gürün de ayn? ?ekilde konuya yakla?m??, fakat Türkçe’deki, dil ve kavram de?i?ikliklerini aç?klanan terimle daha iyi anla??l?r hale getirmek için “göç ettirme” yi kullanm??t?r kan?s?nday?z. Çünkü Say?n Gürün de, “tehcir” den de?il “yer de?i?tirmeden” söz etmektedir.

“Üzerinde bitmeyen bir anti Türk propaganda yürütülen bir konu, yer de?i?tirme s?ras?nda Ermenilerin katliama tabi tutulmu? olduklar? ve bu ?ekilde öldürülenlerin say?s?n?n 2 milyona vard???d?r.

Bu ölü rakam? 1915’lerde 300.000 den ba?lam??, her sene biraz artarak 1980’lerde 2.000.000’u bulmu?tur. Seneler geçtikçe bir toplumun nüfusunun art??? normal bir olay ise de, belirli bir tarihte ölmü? ki?ilerin seneler geçtikçe üremesi bu olaya has bir icatt?r.

Kim, hangi tarihte, ne demi?, hangi miktar? vermi?, bunun üzerinde durmayaca??z. Göç ettirme s?ras?nda çe?itli sebeplerden ölümler olmu?tur. Ölenlerin bir k?sm? hastal?ktan, bir k?sm? iklim ?artlar?ndan, bir k?sm? yolculu?un me?akkatinden, bir k?sm? da vuku bulan sald?r?lar dolay?s?yla ve muhaf?zlar?n kendilerini koruyamamalar? sebebiyle, yahut baz? idare amirlerinin gayri kanuni davran??lar? sonucu ölmü?lerdir. Ayr?ca 1914’de daha sava?, ba?lamadan ba?lat?lan ve göç karar?ndan sonra da hemen hemen 1916 y?l?nda yürütülen isyan hareketleri yahut çete faaliyeti s?ras?nda, gönüllü olarak kat?ld??? Rus Ordusunda Türklere kar?? sava??rken büyük say?larda ölenler de olmu?tur.

Bu ölüm vakalar? içinde “katil” diye gösterilebilecek olanlar hangileridir? Herhalde vuru?arak ölenler de?ildir, Bütün Türkiye’yi k?r?p geçiren tifüs, tifo, çiçek salg?n?ndan veya g?das?zl?ktan ölenler de?ildir. Evlerinde kalsalard? ölmezlerdi denemez. Çünkü salg?n evlerinin oldu?u bölgelere de yay?lm?? ve yüz binlerce cana k?ym??t?r. Türkiye’de Birinci Cihan Harbinde cephelerde ölenlerin adedi 550- 600.000 ki?idir. Gerisi 2 milyonu geçen ki?i de hastal?ktan, g?das?zl?ktan veya askerlikle ilgisi olmad??? halde, Ermeni ve Rum çetelerinin sald?r?lar?ndan ölenlerdir. Binaenaleyh bu grubu da d??ar?da b?rakmak zaruridir.

Göç esnas?nda iklim ?artlar?ndan veya yol me?akkatinden ölenler bu gruba girecek mi? Hiç zannetmiyoruz. Gene, evlerinde kalsalard? ölmezlerdi denecektir. Do?rudur, ancak unutulan bir husus var. Türkiye’nin Birinci Cihan Harbinde sava?t??? milletlerin aras?nda Ermeniler de vard?r. Hem de Türkiye’de ya?ayan, Türk vatanda?? Ermeniler. Aynen 1916 May?s’?ndan sonra Arap’lar?n da olmas? gibi. Herhalde Türkiye’nin Türkiye’deki Ermenilerle harp halinde oldu?u inkâr edilmeyecektir.

Van’?n dü?mesinden sonra Rus Çar?n?n 18 May?s 1915 de Beyaz?t bölgesi Rus Askeri Komutanl??? yolu ile gönderdi?i “Van halk?na fedakârl??? dolay?s?yla te?ekkürlerimi bildiriniz” telgraf?n?n ifade etti?i mana aç?kt?r. 13 A?ustos 1915 günü Paris’in “Le Temps” gazetesinde ç?kan Aram Manukyan’la ilgili ?u yaz? da ayn? fikri i?ler. “Bu sava??n ba??nda Aram rahat?n? ve i?ini b?rak?p bir kere daha silâha sar?ld? ve Van’da ayaklanm?? olanlar?n ba??na geçti. ?imdi bu vilayeti elinde tutan Rusya, Türkiye’ye kar?? sava?a bu derece parlak biçimde kat?lm?? olan Ermeni unsurunu memnun etmek için Aram’? oraya vali yapt?.”

Sonra 9 ?ubat 1916’da Soleil de Midi’de ç?kan ?u yaz?:
“...Bize gelen teferruatl? bilgiler, özetle, M. Sazanoff’un Duma’daki beyanlar?, Van’da Aram Manukyan’?n ba?kanl???ndaki 10.000 civar?ndaki Ermeni’nin Türk askerlerine bir ay süreyle mukavemet ettiklerini ve Rus askerleri gelmeden onlar? ricata mecbur ettiklerini göstermektedir.

“Sasun da?lar?nda 9 aydan beri 30.000 Ermeni ihtilâlci, Rus ordular?n?n ve Ermeni gönüllü birliklerinin gelmesini bekleyerek ümitsizce çarp???yorlar.

“Kilikya’da Kessab da?lar?nda binlerce Ermeni ?ngiliz - Frans?z yard?m? bekliyor ...”
Sazanof’un Duma’da söyledi?i söz “Ermeniler bu sava?ta Ruslarla birlikte Osmanl? ?mparatorlu?u’na kar?? dövü?üyorlar” idi.

Bu bahis de daha evvel verdi?imiz bilgiler ve bu ?imdi ilâve ettiklerimiz Türkiye Ermenilerinin sava? esnas?nda dü?man devletleri cephesinde olduklar? hususunda herhangi bir tereddüde yer b?rakmaz. Esasen bu hususu Sèvres’de kendileri de söyleyeceklerdir.

Osmanl? Ba?komutanl???nda Kurmay Ba?kanl??? yapm?? General Bronsart’?n 24 Temmuz 1921 tarihli Deutsche Allgemeine Zeitung Gazetesinde ç?kan bir yaz?s?nda da ?u cümleler var:

“Ermenilerin bulunduklar? her yerde ele geçen say?s?z bas?l? bildirilerin tahrik edici bro?ürlerin, silâh - cephane, patlay?c? maddeler ve di?erlerinin ispat etti?i gibi isyan, uzun zamandan beri haz?rlanm??, Rusya taraf?ndan kurulmu?, kuvvetlendirilmi? ve finanse olmu?tu. Yüksek devlet memurlar?na ve subaylar?na tavsiye edilmi? olan bir Ermeni suikasti ?stanbul’da, zaman?nda haber al?nm??t?.”

“Eli silâh tutan Müslümanlar?n hepsi, Türk Ordusunda bulundu?u için Ermeniler taraf?ndan savunmas?z kalan halk aras?nda korkunç bir katliam yapmak kolayd?. Çünkü Ermeniler cephede Ruslar taraf?ndan ba?lanm?? olan Do?u Ordusunun yanlar?na ve gerilerine saklamakla yetinmeyerek bu bölgedeki Müslüman halk? silip süpürüyordu. Tan?k oldu?um Ermenilerin zulümleri, Türklerin yapt??? iddia edilen zulümlerden çok daha kötü idi.”

Bir de tamamen Türk aleyhtar? bir kitaptan bir iki cümle alal?m. Hassan Arfa ?unlar? yazar:
“1914 Sar?kam?? bozgununda Rus ordular? Türkiye’yi i?gal edince, Kafkas ve Türk Ermenilerinden olu?an Ermeni gönüllü taburlar? önden geldiler. Bunlardan birisi kana susam?? Antranik nam?nda biri taraf?ndan kumanda ediliyordu... Bu Ermeniler, Kürtler taraf?ndan öldürülmü? hem?erilerinin intikam?n? almak maksad?yla, her türlü vah?eti yapt?lar. 1915 ile 1918 aras?nda Türkiye’nin do?u vilayetlerinde 600.000’den fazla Kürdü katlettiler.”

Ermenilerin göç ettirilmesi dü?man cephesine mensup olu?lar? sebebiyledir. Sivil olmalar? durumu de?i?tirmiyor, ?kinci Cihan Harbinde Hiro?ima’da, Nagazaki’de ölenler de sivil halkt?. Londra muharebelerinde, Londra’da ölenler de sivil halkt?. Birinci Cihan Harbinde, Fransa’da, Belçika’da, Hollanda’da ölenler de sivil halkt?.
 
Sivil halk?n nas?l öldürüldü?üne dair baz? ba?ka misalleri de yukar?da verdik, Türkiye’nin yapt??? bunlar? öldürmek de?il, göç ettirmekti. O günün imkânlar?na göre daha mükemmeli temin edilemedi?i için yol me?akkatine tahammül edememi? olduklar?ndan ölenlerin Türkler taraf?ndan katledildi?ini kabul etmeye imkân yoktur.

Benzer bir misal verelim. ?stiklâl mücadelesi s?ras?nda Frans?zlar Mara?’? tahliye ediyorlar. Frans?zlarla birlikte 5.000 Ermeni de Mara?’tan ayr?l?yor. Günlerden 10 ?ubat 1920’dir. Yürüyü? 14 ?ubat’a kadar sürüyor. “Bilanço: aralar?nda Binba?? Marty de olmak üzere 7’si subay 200 ölü, 200 yaral?, 11 a??r yaral? Mara?’ta b?rak?lm??t?; ayaklar? donan 150 ki?i, geri çekilme s?ras?nda ölen 2.000 - 3.000 Ermeni.”

?imdi bu Ermenileri, Frans?zlar m? katletti?
Evet geriye sadece yolda, müdafaas?z durumda öldürülenler kal?yor. Bunlar?n mesuliyeti, korunamad?klar? için yahut öldürülmelerine göz yumuldu?u için hükümetindir. Hükümet bunlar?n mesullerini, tespit edebildi?i ölçüde tutuklam?? ve örfi idare mahkemesine vermi?tir. Bir haylisi de idam edilmi?tir.

Böyle müdafaas?z ?ekilde öldürülerek hayat?n? kaybeden kaç ki?i vard?r? Bunun o tarihlerde dahi tespitine imkân olamam??t?r. Bugün tespiti ise hiç mümkün de?ildir.

Ölü rakam? olarak verilen istatistikler daima harbin ilân?ndan mütarekeye kadar, yukar?da belirtti?imiz sebeplerin cümlesinden ölmü? olanlar?n toplam?d?r. Halen 2 milyona ç?kar?lm?? olan rakam bu toplamd?r. Toynbee, mavi kitab?nda yapt??? hesaplarla ölen Ermenilerin 600.000 olabilece?ini yazmaktayd?. Hesap tarz? da harpten evvelki Ermeni nüfusundan, göç ettirmeden sonra sa? kalanlar? dü?erek ölü rakam?na varmakt?. O zaman elde mevcut bilgilere k?yasen, bu hesab? bugün çok daha rahatl?kla yapabiliriz.

Milletler Cemiyeti Göçmenler Komitesinin, Birinci Cihan Harbi süresince Türkiye’den Rusya’ya göç eden Ermenileri 400.000 -420.000 olarak göstermi? oldu?unu, bunun Dr. Fridtjob Nansen’in raporunda kay?tl? bulundu?unu anl?yoruz. Bu rakam harbin sonunda Rusya’da ya?ayan, Türkiye’den göçme Ermenilerdir. Rusya ile Moskova Anla?mas? 16 Mart 1921’de imzalan?p Do?u Cephesi kapat?ld??? cihetle bu göçmenlerin 16 Mart’tan önce Rusya’ya geçmi? olanlar oldu?u anla??l?r.

?stanbul Patri?i 1921 y?l?nda, ?ngilizlere verdi?i bir istatistikte, o tarihte, Sevres Anla?mas?ndan önceki Osmanl? hudutlar? içinde bulunan Ermenileri, göç ettirilmi? olanlardan yerlerine dönmü? olanlar da dâhil 625.000 olarak göstermi?tir.

Rusya’ya göç etmi? olanlarla birlikte 1.045.000 rakam?na var?r?z.
Türkiye’nin 1914’deki Ermeni nüfusu 1.300.000 civar?nda oldu?una göre, sava? içinde ölen Ermenilerin toplam? 300.000’i bulamaz.

Ba?ka türlü bir hesap daha yapabiliriz. Toynbee’nin yukar?da temas etti?imiz dokümandaki hesab?nda 5 Nisan 1916 tarihinde, Zor, ?am ve Halep bölgelerinde 500.000 sa? göçmenin birikmi? oldu?u kay?tl?d?r. Göç ameliyesi 1916 Ekim’ine kadar sürdü?üne ve bütün göç ettirilenler de bu 3 bölgeye gönderilmedi?ine göre, bu rakam?n 1916 sonuna kadar hayli artaca?? tabiidir.

Göçe tabi tutulanlar?n say?s?n?n 702.900 oldu?unu kaydettik, 5 Nisan 1916 tarihinde sa? olan göçmenler o üç bölgedekilerden ibaret olsa ve o tarihten sonra göç ettirilenlerin tamam? da ölse, göçlerde ölenlerin adedi 200,000 olur. Bu söyledi?imiz ihtimalin tahakkukuna, yani 5 Nisan 1916’da, ?am, Halep, Zor bölgesi d???na göç ettirilenlerin cümlesi ile, o tarihten sonra göç ettirilecek olanlar?n cümlesinin de ölmesi mümkün olamayaca??na göre, bu hesaba göre göçler s?ras?nda ölenlerin adedinin herhalde 100.000’in çok alt?nda olaca?? anla??l?r. Bu da as?l zayiat?n göç ameliyesi d???nda, silâhl? çat??malarda oldu?unu gösterse gerekir.

Bir üçüncü hesap yolu Cumhuriyet Türkiye’sinden hareket etmektir. Cumhuriyet Türkiye’sinde ilk nüfus say?m? 1927’de yap?ld?. O tarihte ülkede mevcut Ermeni say?s? 123.602 idi.
 
— Fransa’n?n 1931 say?m?nda, 29.227’si yabanc?, 5.114 Türkiye do?umlu, fakat Frans?z tabiiyetinde, yani cem’an 35.000 civar?nda Ermeni tespit edilmi?tir. Bunlar?n hepsinin Türkiye’den geldi?i a?ikârd?r.
— Kanada kay?tlar? 1912 ile 1924 aras?nda Türkiye’den 1.244 Ermeni geldi?ini gösteriyor (?mre Ferenczi, International Migration, Vol 1, New York 1929, P.891)
— Ayn? tarihlerde hepsi de Türkiye’den olmak üzere Amerika’ya 34.136 Ermeni göç etti?ini görüyoruz. (Robert Mirak, Armenian Emigration to the U.S. to 1915)
— 1928’deYunanistan’a göç etmi? Ermeni say?s? 42.200 olarak görülüyor. (Milletler Cemiyeti A. 33 - 1927)
— Bulgar istatistikleri 1920 y?l?nda 10.848, 1926 y?l?nda 25.402 Gregoryen Ermeni kaydediyor. (Annuaire statistique du Royaume de Bulgarie 1931, P. 35). Aradaki 15.000 Ermeni’nin Türkiye’den göç etti?i anla??l?yor.
— Gene Milletler Cemiyeti istatistiklerinde 2.500 Ermeni’nin K?br?s’a gitti?ini anl?yoruz.
—Arap ülkelerine ve ?ran’a göç etmi? Ermenileri Hovannisian ?öyle gösteriyor. (The Ebb and Flow of the Armenian Minority in the Arab Middle East, Middle East Journal, Vol 28, No 1, Winter 1974, P. 20).

Suriye  100.000
Lübnan 50.000
Ürdün  10.000
M?s?r 40.000
Irak 25.000
?ran 50.000

— Bunlara Rusya’ya göç etmi? 420.000 Ermeni’yi de ilâve ederek toplarsak 824.560, yani yuvarlak rakam 825.000’e var?r?z. Ba?ka Avrupa ülkelerine gidenleri, kay?plar? ve unutulanlar? da 50.000 sayarsak 875.000 rakam?na ula??r?z. Türkiye’deki 123.000’le birlikte 998.000 eder. Türkiye’nin 1914 Ermeni nüfusu olan 1.300.000’den bu rakam? dü?ünce 302.000 kal?r.

Binaenaleyh hangi hesab? yaparsak yapal?m Türkiye Ermenilerinin Birinci Cihan Harbi içinde her türlü sebepten zayiat (harp halinde bir toplum oldu?u için bu tabiri kullan?yoruz) miktar? 300.000’i geçmez. Bu zayiat?n göç ettirme s?ras?nda gene her türlü sebepten mütevvellid ölümlere isabet edecek miktar? tabiat?yla daha az ve bunlar aras?nda, katledildikleri kabul edilebilecek olanlar?n ise çok daha az olaca?? a?ikârd?r.

Katil katildir, mazur görülmez. Biz Ermenilerin Türkleri katletmi? olmalar?n? nas?l mazur görmüyorsak, Türklerin Ermenileri katletmelerini de mazur görmemekteyiz. Ancak, bu katledilen Ermeniler, hükümetin emri üzerine katledilmi? de?ildirler. Yakalanabilen suçlular yukar?da belirtti?imiz gibi mahkemeye verilmi? ve idam dâhil mahkûm edilerek cezalar? infaz olunmu?tur.

Gönül arzu ederdi ki, Türkleri katleden Ermeniler de bu ?ekilde cezaland?r?ls?nlar. Hâlbuki onlar, Ermeni kitaplar?nda Milli Kahraman olarak gösterilmektedirler. Talat Pa?a’y? katleden Tellirian ile dünyaca me?hur kompozitör Haçaturyan ayn? önemde iki ki?i olarak kitaplara geçmektedir. Biz buna Haçaturyan hesab?na üzülmekteyiz. Haçaturyan ne dü?ünür tabii bilemeyiz.

Bu bahsi bitirmeden belirtilmesi gereken bir husus daha vard?r. Birinci Cihan Harbinde Ermeni katliam? konusunu dünyaya yayan ve inand?rmaya çal??anlar?n ba??nda ?ngilizler gelir. Propaganda bahsinde bahsetti?imiz me?hur Mastermann bürosu, özellikle Amerika kamuoyunu kazanmak ve ayr?ca ?slâm dünyas?n? Türkiye aleyhine çevirmek için çe?itli yerlerde at?f yapm?? oldu?umuz mavi kitab? ç?kararak bir katliam masal? yaratm??t?. Toynbee, sonralar? bu kendisine gönderilen bilgileri tevsik etmeye çok u?ra?m?? ama ba?ar? sa?layamam??t?r.

Ayn? ?ekilde bu konuyu kendine dert edinen birisi daha vard?r, o da Dr. Johannes Lepsius’dür. Bugün Ermeniler Lepsius’un yazd?klar?n?, mavi kitab?n propaganda bürosundan ç?kt??? bilindi?inden, daha da k?ymetli telâkki etmektedirler.

Dr, Lepsius kimdir, gayesi nedir, bunu anlatmakta fayda görüyoruz. Bu maksatla Frank G. Weber’e müracaat edece?iz.
“Osmanl? ?mparatorlu?undaki di?er Ermenilerin de Van asilerini taklit etmesinden korkan Enver, bütün Ermeni okullar? ile gazetelerini kapamak karar?n? ald?. Wangenheim bu konuda verilen emirleri Almanya’n?n davas? bak?m?ndan zararl? gördü... Ermenilerin durumunu kolayla?t?rmak için Almanlar?n gayret gösterdi?ini belirtecek her türlü bilginin toplanmas?n? Konsoloslar?ndan istedi. Bu bilgiler hem Alman, hem de ?tilaf devletleri kamuoylar?n? etkilemek için bir beyaz kitap halinde ne?redilecekti. (Alman Ar?ivleri Band 37, No. A. 20525).”

Bu husus Dr. Johannes Lepsius’da kuvvetli bir sözcü buldu. Me?hur bir arkeolo?un o?lu ve kendisi de bir seyyah ve yak?n do?u konular?nda yazar olan Lepsius, birçok Evangelik Protestan Cemiyeti taraf?ndan Ermenistan’a gidip, katliam hikâyelerini ilk elden ö?renmekle görevlendirilmi?ti. Wangenheim, profesörün gelmesini istemiyordu. Türk’lerin kendilerine böyle s?k?nt?lar ç?kard?klar? için Almanlar? itham edece?ini ve herhalde Lepsius’un gayretleri sebebiyle tek bir Ermeni’nin bile ak?betinin de?i?meyece?ini dü?ünüyordu. Ancak Lepsius, gayesinin Türkleri tazyik etmek de?il, fakat Patrikhaneyi devlete daha sadakat göstermeye çal??mak oldu?u hususunda Alman Hariciyesini ikna etti. Bunu sebep göstererek ?stanbul’a gitti. Patrik kendisini sevinçle kar??lad?, fakat Talat, Anadolu içine gitmesine izin vermedi, Lepsius Wangenheim’i mektup ya?muruna tuttu. Bu arada Sefirin zay?f taraf? olan argüman üzerinde durdu: Ermenilerin tasfiyesi, harpten sonra Almanya’n?n Türkiye’deki nüfuzunun art???n? ciddi ve belki de tamir edilmez ?ekilde zorla?t?rabilecekti.

“Lepsius, Almanya’ya dönünce, kendisini Ermeni katliam?n? Alman halk?na duyurmaya vakfetti. Yazd?klar? çok kere güncel ve objektif de?ildi. Bunlar?n ço?u Türkiye ba??ehrindeki Ermeni muhbirlerden geliyordu, çok büyük bir kayna?? da 1915 Temmuz’unda ?stanbul’dayken kendisine Amerikan Sefiri Morgenthau taraf?ndan verilip kendisinin tadil etti?i hususlard?. Morgenthau kendisine Amerikan Konsoloslar?ndan gelmi? bir k?sm? raporlar? göstermi? ve Ermenilerin Türkiye’den ç?kar?l?p Bat? Amerika’ya yerle?tirilmesi fikrini açm??t?. Lepsius bu fikre sar?ld?... Lepsius Alman ?ansölyesine, e?er Almanya, Türkiye Ermenileri nezdinde popülarite kazanabilirse harpten sonra Rusya Ermenistan’? daha kolayl?kla Alman himayesi alt?na girer fikrini satt?.”

??te Dr. Lepsius bu ki?idir. Anadolu’ya aya??n? basm??, orada bir tek Ermeni ile konu?mu? de?ildir. Toplad??? bütün bilgi Patrikhaneden ö?rendi?i hususlar ve bir ölçüde dè Amerikan Sefiri Morgenthau’nun kendisine gösterdi?i raporlard?r. Bu raporlar?n da kulaktan dolma oldu?unu “Mütareke ve Suçlu Av?” k?sm?nda görece?iz.

Dr, Lepsius’ü de, Protestan Misyonerlere ayn? cepheye koymak ve yazd?klar?na da ayn? de?eri vermek zarureti vard?r.



Rus ?stilâs? ve Ermeniler

 

1915 y?l?nda Rusya, Anadolu’nun Do?u ve Güneydo?u bölgesindeki ilk istila çemberini olu?turmaya çal??m?? Kars-Sar?kam??-Van-Bitlis-Mu? çemberinde durmu?tu. Bu y?l?n Eylül ay?nda, Çar Rus Ordular? Ba?kumandanl???n? üstlenmi?, amcas? Büyük Dük Nikola Nikolayeviç’i Kafkas Kral Naibi olarak atayarak, Kafkas cephesi Komutanl???na getirmi?ti. Büyük Dükün görevi, Çarl???n Kafkasya-?ran ve Anadolu üzerindeki Rus istilâs?n? tamamlamak, Rusya’n?n ad? geçen bölgelerdeki jeopolitik beklentilerini gerçekle?tirmekti. 1915 y?l?n?n sonlar?na do?ru Kafkas Cephesi komutan?n?n emrinde 300 bini sava?an kuvvet olarak, 800 bine ula?an bir güç olu?turulmu?tu. Anadolu’nun savunmas? için bu gücün kar??s?ndaki Türk Silahl? Kuvvetleri ise ancak atm?? bin ki?i bulabiliyordu. Gelibolu zaferinden sonra bo?ta kalan üç Osmanl? ordusundan ancak biri, Do?unun savunmas? için tahsis edilmi? bu orduda hemen hemen bütün istilalar tamamland?ktan sonra ancak cepheye yeti?ebilmi?ti.

1916 y?l?n?n Ocak ay?ndan ba?layarak Temmuz ay?n?n sonuna kadar Ruslar, s?ras?yla: Köprüköy-Hasankale-Erzurum’u; Rize-Sürmene-Trabzon’u ve Mamahatun-Bayburt-Gümü?hane-Erzincan’? i?gal etmek suretiyle bu bölgelerdeki jeopolitik beklentilerinin önemli bir kesimini ele geçirmi?ler di?er ?skenderun-Adana stratejik alanlar?n? da kontrol alt?na alm??lard?. Ayr?ca Do?u ve Güneydo?uda i?gal ettikleri bütün yerler daha güneylerde Ba?dat-Basra-Musul hatt?n? da ilk f?rsatta kontrol edebilecek imkânlar? haz?rl?yordu. Ruslar, ?ran’da da önemli yerleri i?gal etmi? bulunuyorlar, Kafkaslar?n ise tek hâkimi durumuna gelmi? oluyorlard?.

Ermeni konusu aç?s?ndan durumun de?erlendirilmesi, tarihin en büyük gerçeklerinden birini ortaya koymas? bak?m?ndan dikkati çekicidir. Önce, Rus geni?leme hatlar?yla - yukar?da aç?klanan Ermeni terör örgütlerinin daha sava??n ba??nda harekete geçtikleri isyan - ihtilâl ve terör hatlar? aras?ndaki paralelli?i, hatta çak??may? gözden uzak tutmamak gerekmektedir. Bu benzerlik sebepsiz de?ildir. Ve Rusya’n?n jeopolitik emelleriyle orant?l?d?r.

Ermenilerin y?llarca arzu ettikleri, u?runda mücadeleler ve sava?lar verdikleri ve büyük ümitler ba?lad?klar? durum gerçekle?mi?, kurtulu? an? gelmi?ti. Rusya, kendi deyimleriyle “Ermenistan’? (?)“ i?gal etmi?, egemenli?i alt?na alm??t?. Bu arada Rusya topraklar? içerisinde bulunan “Ermenistan” say?lan ve ?ran topraklar?na dâhil gene “Ermenistan” sayd?klar? yerlerde de art?k bir tek devlet egemendi. U?runda çal??t?klar?, istilâlar? sa?lad?klar? Çarl?k Rusyas?, ?imdi bütün bu alanlar? Ermenilere açacak, Ermenilerin Osmanl? ?mparatorlu?unda görmedikleri hürriyetlerini (?) verecek, ba??ms?zl?klar?n? (?) sa?layacakt?. Bu ümitlerin ve beklentilerin Rusya için ne anlama geldi?ini ve genelde “Ermeni konusu” ve ”Ermeni sorunu”nun Rusya bak?m?ndan de?erlendirilmesini a?a??da sunaca??m?z iki belge çok iyi aç?klamaktad?r.

Belge 1
No. 450
27Haziran 1916

Kimden: Rus Hariciye Naz?r? Sazanof’dan
Kime: Kafkasya’da Çar Vekili Nikola Nikolayeviç’e.

Büyük Ermenistan’?n hemen tamam?yla askeri birliklerimiz taraf?ndan i?gal edilmesi ve buras?n?n Rus ?mparatorlu?u’nun s?n?rlar? içine sokulmas? zaman?n?n da yakla?m?? olmas?, ortaya, bu bölgenin idare tarz? sorununu ç?karm?? bulunmaktad?r. Gerçi, henüz sava? sona ermeden, zapt etti?imiz bölgelerdeki müstakbel iç siyasetimizin gerçek yönünü tayin ve tespit etmek zamans?z say?labilirse de, fakat bu hususta temel ilke olabilecek baz? genel esaslar? daha ?imdiden i?aretlememiz bana faydal? gibi görünüyor. Zira ”Sava? Hukuku Gere?ince ??gal Edilen Osmanl? Bölgelerinin ?dare Tarz? Hakk?nda Geçici Talimatname Projesi” de düzenlenip haz?rlanm?? olup, yak?nda yürürlü?e konacakt?r.

Yak?n gelecekteki görevlerimizin en güç ve karma??k yönü, Ermeni sorununun çözümlenip düzenlenmesinde ortaya ç?k?yor. Çünkü; daha önceleri Osmanl? idaresi zaman?nda, Ermeni ?slahat?n?n yürütülmesi için giri?ilen milletleraras? faaliyetlerde en önemli rolün Rusya’n?n pay?na dü?mü? olmas?; ?imdi de Ermenilerden bir k?sm?n?n (Küçük Ermenistan’da kalanlar?n) di?er devletlerin idaresi alt?na girmi? bulunmalar? nedeniyle, bu sorun - bütünüyle ele al?n?nca - bir dereceye kadar Rus iç siyasetinin s?n?rlar? d???na ta?maktad?r. Bizim tarafa geçen Ermeni vilâyetlerinin yak?n gelecekteki idare tarzlar?n? düzenlerken, biz bu iki önemli noktay? göz önünde tutmaktan vazgeçemeyiz. Binaenaleyh a?a??daki hususlar? zat? ha?metpenâhilerinin gözleri önüne sermeye cesaret ediyorum:

Bilindi?i üzere Ermeni sorununu çözümlemek için bizde iki fikir ak?m? vard?r. Bunlardan birincisi: 1913 y?l?nda bize teklif edilen tarzda Rusya’n?n himayesi alt?nda Ermenilere tam bir muhtariyet vermek; ikincisi de: Bu görü?e kar?? ç?karak, Ermenilerin siyasi önemini s?f?ra indirmek ve onlar?n yerine Müslümanlar? koymak.

Bana öyle geliyor ki, bu sorunun öyle veya böyle çözümlenmesi, gerek iç, gerekse d?? siyasetimiz bak?m?ndan Rusya’n?n ç?karlar?na uygun dü?mez.

Ermenilere geni? bir muhtariyet verilmesi görü?ünü ele al?rsak; o zaman unutulmamal?d?r ki, ?imdi Rusya taraf?ndan zapt edilen Büyük Ermenistan’daki Ermeni halk? hiçbir vakit ço?unlu?u elde edememi?tir. Evvelce Ermeniler bu bölgede nüfusun ancak dörtte birini te?kil ederken, Türklerin sava? esnas?nda Ermeniler hakk?nda uygulad?klar? ciddi tedbirlerden sonra bu oran, bizzat, Ermenilerin kendi ifadelerine dayan?larak söylenebilir ki, daha da dü?mü?tür. Bu ?artlar alt?nda bir (Ermeni Muhtariyeti) nin kurulmas?, az?nl???n ço?unlu?u idare etmesi gibi, bir haks?zl?k do?uracakt?r.

Öte yandan, Ermeni halk?n?n Müslüman ahaliye kurban edilmesi ve iki toplum aras?nda ortaya ç?kacak çat??malarda hükümet kuvvetlerinin Müslümanlar?n taraf?n? tutmas? görü?ünü kabul etmek de olmaz. Zira bu tutum, Ermenileri Osmanl? idaresinde oldu?undan daha kötü bir duruma dü?ürerek onlar?n s?n?rlar? d???ndaki soyda?lar?na k?skanarak bakmalar? sonucunu verir. Bu çözüm tarz? ayr?ca Rusya’y? p?s?r?k ve beceriksiz bir hale de sokar. Çünkü daha önceleri Ermenistan’da ?slahat yap?lmas?n? isteyen devletlerin aras?nda en büyük ve inatç? çabay? gösteren Rusya olmu?tu.

??te bu dü?üncelerden dolay? bizim için en olumlu ve ç?kar yol, Osmanl? ülkesinden ele geçirilen arazinin yeniden düzenlenmesinde kanun ve adaleti bilhassa sert bir surette uygulanmas?;bölgedeki bütün halklara ?rk ve din fark? gözetilmeksizin e?it muamele yap?lmas?; onlar? birbiri aleyhine dü?ürmemek ve birinin zarar?na olarak di?erine yard?m göstermemek oldu?unu san?yorum. Bu suretle Ermenilere, belirli bir çerçeve içinde, e?itim ve ibadet özgürlü?ü; dillerinden yararlanma hakk?, köy ve kasabalardaki idarelerde, halk mevcudunun % 5’i oran?nda, temsil yetkisi vermek mümkündür.

H?ristiyan olmay?p toplumlara da, mahalli ?artlar?n müsaadesine ve onlar?n kültür ve uygarl?k seviyelerine göre, ayn? ilkeleri kabul etmek gerekiyor. Nitekim yukar?da sözü edilen geçici talimatname projesi de Köy Meclisleri’nde ve Köy ?dareleri’nde kendi toplumlar?n? temsil için, bunlara baz? kontenjanlar ay?rmak suretiyle, bu görü?ü teyit ve tasvip etmektedir.

Mahalli arazi mülkiyeti ve kolonizasyon hususunda da ayn? suretle kanun ve adalet kurallar? uygulan?p yürütülmelidir.
Yukar?da sözü edilen ilkelerin gerçekle?mesi, benim derin inanc?ma göre, bölge halk?n?n mahallî hükümete sevgi ve sayg?s?n? çekecek iç ve d?? tahrik hastal?klar?ndan ortal??? temizleyecek ve bölge sakinleri için öylesine yeni hayat ?artlar? vücuda getirecektir ki, bu halk eski Osmanl? idaresi dönemini üzüntüsüzce anacakt?r.

Belge 2
No. 2083 - Mektup 16 Temmuz 1916

Kimden: “Kafkasya’da Çar Vekili Nikola Nikolayeviç’den
Kime: Hariciye Naz?r? Sazanof’a.

Sergey Dimitroyeviç;
27 Haziran 1916 gün ve 450 say?l? mektupla bana yapt???n?z müracaata kar??l?kt?r.
Sava? hukuku gere?ince i?gal etti?imiz Osmanl? bölgelerini Rus ?mparatorlu?u s?n?rlar? içine alma sorununun çözümlenmesinde temel olacak ilkelerin bugünden tespit edilmesinin pek ziyade arzuya ?ayan oldu?u yolundaki görü?ünüze kat?lmakta ve Ermeni Meselesinin halli konusunda belirtti?iniz güçlü ve karma??kl??? da içtenlikle onaylamaktay?m.

Benim derin inanc?ma göre, Rusya’n?n bugünkü s?n?rlar? içinde katiyyen bir (Ermeni Sorunu) yoktur. Ve böyle bir ?eyin an?lmas? bile gereksizdir. Çünkü Rus uyru?u alt?nda bulunan Ermeniler; t?pk? Müslümanlar, Gürcüler ve Ruslar gibi e?it haklara sahip Rus vatanda?lar?ndan say?lmaktad?r.

Benim idareme verilmi? olan Kafkasya’daki hükümet, mahalli toplumlar?n e?it haklardan faydalanma özgürlüklerinin ?iddetle savunulmas? gerekti?i inanc? içindedir. Hatta bu bölge halklar? aras?ndaki uzla?maz iddialar?n gittikçe güç kazanmas?nda, mahalli hükümet memurlar?n?n ?imdiye kadar - bilmeyerek - izledikleri davran??? tarz?n?n büyük etkileri oldu?unu da gizlemeyece?im. Fakat öte yandan ?una da inan?yorum ki, toplumlar aras?nda yüzy?llard?r süregelen sürtü?melerin k?z??t?rd??? bu mücadeleler, tüm Kafkas halklar?n?n Rus milleti gibi ayn? e?it haklardan faydalanmalar? ve onlar gibi Çar’?n kalbine daha yak?n olmalar? mahalli hükümetçe sa?lanabildi?i takdirde, tamam?yla dinip durulacakt?r.

Binaenaleyh bu esaslar içinde muhakkak bir (Ermeni Sorunu) bulmak isteniliyorsa, bunu, ancak Rus ?mparatorlu?u’nun Genel Sava? öncesi s?n?rlar? d???nda, yani bu defa Osmanl? ülkesinden kopard???m?z bölgeler içinde aramak gerekir.

Taraf?n?zdan bu konulara dair ileri sürülen mütalâalara gelince: Benim görü? ve dü?üncelerimin de sizinkilere tamamen uygun oldu?unu görmekle mutluyum.

Hiç ?üphe edilemez ki, Osmanl? Asya’s?ndan bu defa ele geçirilen bölgelerin düzenlenmesi i?inde, gayet ciddi ve kesin bir tutumla kanun yolu izlenerek, bu bölgelerde sakin bütün etnik gruplar hakk?nda tamam?yla tarafs?z kalmak gerekir.

Tabii, Rusya’n?n himayesi alt?nda bir (Muhdar Ermenistan) kurulmas? sorununa de?inmek – ?imdilik - do?ru de?ildir. Çünkü böyle bir davran??, benim aç?mdan, Genel Sava??n do?urdu?u öteki sorunlar?n bar?? ve sükûn içinde çözümlenmesi i?ini kar??t?r?r. Fakat ?u hususlarda sizinle ayn? görü?teyim ki, Ermenilere din ve e?itim konular?nda ba??ms?zl?k; kiliselerine ait mallar?n idaresinde ve dillerini kullanma bahsinde de özgürlük verilmesi lâz?md?r; ancak bütün resmi kurumlarda Rus dilinin üstünlü?ü ?art?yla.

Öte yandan mahalli halklar?n ?ehir, köy ve belediye idarelerinde, yüzde belirli bir oran dâhilinde temsilleri için, seçim serbestli?i verilmesinden de yanay?m. H?ristiyan olmayan toplumlara da, mahalli ?artlara ve bunlar?n uygarl?k seviyelerine uygun olarak, ayn? ilkelerin uygulanmas? gerekir.

Arazi mülkiyeti ve kolonizasyon sorununun düzenlenmesinde ileri sürdü?ünüz kanunî ve tarafs?z hareket tarz?n? bende uygun buluyorum. Bu hususta sizinle ayn? görü?ü payla?t???ma bir delil olmak üzere, Osmanl? ülkesinden ele geçirilen bölgelerde kendi ba??na arazi ve mesken zapt? gibi her türlü davran??? yasaklamak için verdi?im 19 Mart 1916 gün ve 131 say?l? emirnamenin bir suretini eki olarak size gönderiyorum.

Sonuç olarak ?uras?n? da söylemeden geçemeyece?im ki; gerek orduyu, gerekse Kafkas bölgesini ciddi bir surette tehdit etmekte olan yiyecek darl???n? ve bunun ileride ortaya ç?karaca?? tehlikeleri önlemek üzere ?imdiden tedbirler al?nmas? zorunlulu?undan dolay?, Ermeni firari ve mültecilerinin memleketlerine geri gönderilmesini dü?ünmek mecburiyetindeyim. Böylece, bu firari ve mültecilere, eski yurtlar?na yerle?erek üretici bir duruma gelme f?rsat? verilmi? olaca?? gibi, Kafkasya da bunlar? beslemek yükünden kurtulmu? olacakt?r. Ayr?ca bunlar?n Türkiye Ermenistan’?nda verimli bir hayata girmeleri, buradaki ordumuzun beslenmesi sorununu da hafifletecektir.

Size derin sayg?lar besleyen Nikolay.”

Rusya’n?n, Anadolu topraklar?nda ve kaynaklar?nda jeopolitik hedeflerinin ve beklentilerinin önemli amaçlar?ndan biri de, bu alanlarda “Slav ?rk?n?” yeti?tirmek ve geli?tirmekti. Bunun aç?k anlam?, i?gal alt?na al?nan bölgelere Ruslar?n yerle?tirilmesi ve iskân? idi. Bir k?s?m topraklar ise Kazaklara ayr?lm??t?. “Rusya’ya, Rus yerle?tirilecek yeni ülkeler, yeni topraklar katmak” Çarl???n temel görü?leri içerisinde yer al?yordu. Bu sebeple Ermenilerin beklentilerinin gerçekle?mesine esasen imkân yoktur. Rus, ordular?n?n Erzurum’a girmelerinden hemen sonra yay?nlanan Ba?kumandanl?k emrinde “Ermeniler, Erzurum’da yerle?me hakk?na sahip de?illerdir” diyordu.
 
10 A?ustos 1916 tarihinde Petrograd’da yay?nlanan “REÇ” adl? gazetede; “Geçende Duma’da görü?ülmü? olan Türkiye (do?u ve güneydo?u bölgelerinde) i?gal edilen yerlerde Rus muhacirlerin iskân? projesi kuvvetle uygulanmaktad?r. Bu sorun Muhaceret yönetimi ile askeri makamlar aras?nda ?iddetli tart??malara sebep olmu?tur. Yaln?z hudut çevrelerinde de?il, daha uzak ovalarda özellikle verimli Mu? ovas?nda uygulaman?n yap?lmas? üzerinde incelemeler yap?lmaktad?r... Bu proje ile birlikte Kafkas kuzeyinde iyi sonuçlar al?nd??? için Türkiye’de de Kazaklar?n iskân? projesi de vard?r. Bu projeyi ileri sürenler, Rus Ermenilerini, Türkiye Ermenilerinden ay?racak, Ruslarla iskân edilmi? oldukça geni? ve verimli bir bölge tesis etmek istemektedirler.

Ermeni mültecileri yava? yava? yerlerine dönerek tarlalar?n? ekmeye ba?l?yorlar. Bunlar genellikle kendi kasabalar? harap oldu?u için en az zarar görmü? kasabalara yerle?iyorlar. Kar???kl??a meydan vermemek için Büyük Dük Nikola, geri dönmü? mülteci Ermenilerin Rus yönetimi kurulur kurulmaz buralar? terk etmelerini isteyen kesin ve ?iddetli bir emirname yay?nlam??t?r...” ?eklinde yaz?lar yer almaktad?r.

Bu örnek, jeopolitik beklentilerle Ermeni konusu üzerindeki gerçek çeli?kileri ve Ermenilerin kimler için araç haline getirildi?ini gösterecek binlerce belgelerden yaln?z bir kaç tanesidir.



Rusya’da ?htilâl Bol?evikler- Ermeniler

 

Rusya’da 1917 y?l?nda Bol?evik ihtilâli ba?lam?? ve ba?ar? kazanarak, Çarl?k devrilmi?ti. Art?k yeni bir rejim ve yeni bir düzen kurulmaya çal???l?yordu. Bol?evikler, Rus halk?na ve dünyaya “önce bar??” sonra “ekmek ve hürriyet” vaad ediyorlard?. ?ktidar? ele geçirmelerinden hemen sonra Almanya ve Osmanl? ?mparatorlu?u ile bar??? haz?rlayacak ve silahlar?n b?rak?lmas?n? sa?layacak Mütareke görü?melerine ba?lad?lar. Brest-Litovsk görü?meleri devam ederken, Ruslar, Anadolu’da i?gal ettikleri yerlerden çekilmeye ba?lad?lar. 13 Ocak 1917 tarihinde Lenin ve Stalin’in imzas?n? ta??yan ve ünlü “13 Numaral? Dekre” ad?yla an?lan bildiri yay?nland?. Bu bildiri 1917 y?l?ndan itibaren Türk-Sovyet anla?mas?na ve di?er Do?u hudutlar?n? belirleyen antla?malara kadar Bol?evik politikalar?n?n esas?n? te?kil edecekti. Ayr?ca, Sovyetlerin jeopolitik beklentilerinin de hiç de?i?medi?ini kan?tl?yordu.

“??çi ve köylü hükümeti Rusya’da ve Türkiye’de Ermenilerin istedikleri takdirde ba??ms?zl?klar?na kadar kendi yönetimlerini seçme haklar?n? destekler. Komiserler Meclisi bu hakk?n gerçekle?mesi için ancak hür bir referandumun sa?lam güvencelerle sa?lanmas?yla olaca??na inan?r. Bu inançlar ?unlard?r...” ?eklinde ba?layan “bildiri” a?a??daki maddeleri kapsar.

(1) Türk Ermenistan’? (?) - Do?u Anadolu’dan - askeri birliklerin çekilmesiyle birlikte bir Ermeni Milis te?kilât?n?n kurularak bölgede can ve mal güvenli?inin sa?lanmas?,
(2)Yak?n bölgelere s???nm?? Ermeni göçmenlerin yerlerine dönmeleri,
(3) Sava??n ba??ndan beri Türk hükümetlerince sürülmü?(?) olan Ermenilerin yerlerine dönmesi,
(4) Demokratik ilkelere göre seçilmi? milletvekillerinden kurulmu? geçici bir Ermeni hükümetinin olu?turulmas?. (Bunun ?artlar? Türkiye ile bar?? görü?meleri s?ras?nda ileri sürülecektir)
(5) Bu esaslar?n gerçekle?tirilmesi için Kafkas i?leri komiseri ?omiyan’?n Ermenilere yard?m etmesi,
(6) Ermeni topraklar?ndan yabanc? birliklerin ç?kar?lmas?...”

Bol?evik ihtilâli cephelerde bulunan Rusya ordular?nda önemli, durumlar meydana getirmi?ti. Rus birliklerinde bulunan erlerin büyük ço?unlu?u kaçm?? veya da??lm??t?. Bir k?s?m birliklerde ise üst-ast düzeni alt-üst olmu?, erler ve çavu?lar birlikleri yönetenler haline gelmi?ti. Bu ordular süratle cepheden çekilmekte, i?gal ettikleri yerleri bo?altmaktayd?. ??gal edilen yerlerde do?an bo?luklar? ise silahland?r?p, donatt?klar? Ermeni çetelerine veya ayakta kalabilen Ermeni taburlar?na b?rak?yorlard?. Bu çetelerden önemli say?lacak bir k?sm?n?n komutanlar? ise Ruslard?. Veya Rus subaylar? sözde Milis kuvvetlerinin kurmay ba?kanl???n?, birlik komutanl?klar?n? yap?yorlard?. Bildiri, aç?klanan ?artlar içerisinde yay?nlanm??t?. Bildirinin amaçlar? da belliydi. Da??lm?? Rus ordular?n?n yerine yeni Bol?evik kuvvetlerin konulaca?? zamana kadar Ermeni Milislerle durumu idare etmek, Kafkas bölgesindeki bo?luklar? doldurmak, Ermenileri yeniden kazanmakt?.

Mütareke dönemine kadar Türkiye’nin do?u hudutlar? kesinlikle belli de?ildi. ?ki Ermeni kolordusu, Kars’? ve Sar?kam??’? i?galleri alt?nda tutmakta ve sürekli olarak, hem Anadolu içlerindeki terör örgütleriyle hem de Kafkasya ve Türklerin ço?unlukta bulundu?u bölgelerde çete hareketleriyle Türk katliamlar?na devam etmekteydiler. Do?udaki Ermeni terörü, mücadelesi, sava?lar?, katliamlar? ve zulmü Milli Mücadele hareketinin ba?lamas?nda en önemli etkenlerden biri olmu?tur.

Ta?naklar, bugünkü Sovyet Ermenistan Cumhuriyeti topraklar?nda, bir Ermeni hükümeti kurmu?lard?. Bol?eviklerle mücadele halindeydiler. Di?er Ermeni terör örgütleri ise bir k?sm? Bol?evik ihtilalcilerle birlikte Rusya’da yeni rejimin kurulu?una hizmet ediyorlar, bir k?sm? da Anadolu’da terörü devam ettiriyorlard?.

Aç?klanan bildirinin, y?llar sonra ortaya ç?kacak Sovyet isteklerinin ve Türkiye Cumhuriyeti üzerinde her f?rsatta oynanmak istenen oyunlar gösterdi?i gibi ister Çarl?k, ister Bol?evik olsun, Rusya’n?n Anadolu topraklar? üzerinde jeopolitik beklentilerinde bir de?i?iklik olmam??t?. Konumuz bak?m?ndan belki de en önemli gerçeklerden biri Ermeniler hakk?nda herhangi bir de?i?ikli?in söz konusu olamayaca??d?r. Ermeni konusu her zaman Ruslar için bir sava? niteli?inden öteye gidememi?tir. Gidemeyecektir. ??te bu gerçe?i, Ermeniler anlamam??lard?r.



?ngilizlerde Görü? De?i?ikli?i

 

Rusya’daki rejimin de?i?mesi,yap?lan bütün antla?malar?n Bol?evikler taraf?ndan geçersiz say?l?p, aç?klanmas?, k?saca Türkiye’nin taksiminde ortaklardan birinin art?k antla?madan ayr?lm?? bulunmas?, Amerika’n?n sava?a ve Avrupa’daki geli?melere önemli ölçüde kat?lmas?, bütün olumsuzluklara ra?men Türk gücünün y?k?lmam?? hatta hiçbir alanda kesin ma?lubiyete u?rat?lmam?? olmas?, Almanya’n?n ise askeri gücüne kar??l?k ma?lubiyeti büyük bir teslimiyet içerisinde bekler hale gelmesi gibi birçok fakat gelece?in dünyas? bak?m?ndan önemli olan ?artlar kar??s?nda ?ngiltere’nin Osmanl? ?mparatorlu?una kar?? görü?lerinde önemli de?i?ikliklerin do?mas?na sebep olmu?tur.

5 Ocak 1918 tarihinde Loyd Corc, Türkiye hakk?nda ?u görü?leri aç?klamaktad?r. “Biz Türkiye’yi, hükümet merkezinden veya ?rk bak?m?ndan üstün oldu?u Türklerin ço?unlukta bulundu?u Küçük Asya ve Trakya’n?n, zengin ve ünlü topraklar?ndan mahrum etmek için sava?m?yoruz. Biz Akdeniz’le - Karadeniz aras?ndaki ula?t?rman?n uluslararas? bir duruma getirilmesi ve tarafs?zla?t?r?lmas? ile birlikte Hükümet Merkezi, ?stanbul’un, Türk ?mparatorlu?u’nun ve Türk ?rk?n?n öz yurdunun korunmas?na itiraz etmiyoruz. Bizce Arabistan, Ermenistan, Mezopotamya (Irak), Suriye ve Palestin’in ayr? milli durumlar?n?n tan?nmas?n? istemekte haklar? oldu?unu aç?kl?yoruz...” diyordu. Ve aç?klad??? yerlerdeki egemenliklerin nas?l kurulaca?? hakk?nda tart??man?n gereksizli?ine de?inerek ”Rusya’n?n çökmü? bulunmas?n?n bütün ?artlar? de?i?tirmi? oldu?undan, daha önce yap?lm?? antla?malar üzerinde müttefiklerin tart??malar?na bir engel kalmad???n?” bildiriyordu.

?ngilizlerin do?an bo?luktan yararlanmak istedikleri aç?kt?. Ancak, art?k Ermeni konusu, Irak gibi, Arabistan gibi, Suriye gibi müttefikler aras?nda tart???lmas? mümkün bir konuydu. Do?al olarak ?ngiliz beklentileri ölçüsünde geçerliydi.

Genelde bu görü?ler - Frans?z ve ?talyan ç?karlar?yla çeli?kili alanlarda ?ngiltere’nin tutum ve davran??lar?n? belirtiyordu. Bu durum Lozan antla?mas?na kadar devam edecekti. Ermeniler ise, Bol?evik Rusya’dan sonuç alamayacaklar?n? anlay?nca tekrar bat?ya ?ngiltere’ye döneceklerdi.



30 Ekim 1918 Tarihinde Mondros Mütarekesi ?mzaland?

 

Bu ate?kes anla?mas?yla, Osmanl? ?mparatorlu?u için Birinci Dünya Sava?? sona eriyor, bu devlet için silahl? ve ate?li mücadele arac? art?k bir kere daha kullan?lmayacak biçimde tarihe kar???yordu. Müttefik devletler ?mparatorlu?un egemenlik haklar?n?n bütününü ele geçirecek tutum ve davran??lar?na hemen ba?lad?lar. ?stanbul fiilen i?gal edildi. Osmanl? Silahl? Kuvvetlerinin terhisini, donanmas?n?n gözetim alt?na al?nmas?n? sa?lad?lar. Ula?t?rma, haberle?me sistemlerine el koydular. Türkiye’nin bütün mali ve ekonomik kaynaklar?n? ele geçirmeye çal??t?lar. Sava??n ba?lamas?ndan itibaren devam eden ablukay? yaln?z kendi iradeleri içerisinde açmaya yöneldiler. Ve Yunanistan’?n, sava? s?ras?ndaki isteklerini kar??lamaya ba?lad?lar. Bütün bunlardan ayr? olarak bu devletler Türkiye’nin kendileri için önemli jeopolitik hedef ve beklentilerini te?kil eden ve ayn? zamanda daha önce yap?lan taksim antla?malar?nda parsellenmi? bulunan alanlar?n ve bölgelerin, istedikleri noktalar?n? i?gal etme f?rsat?n? da ele geçirdiler.

Bu ate?kesle ba?layan evrede Ermeni konusu üç yönden geli?meye çal??t?. Birinci, Do?u ve Kuzeydo?u Anadolu’da ve Kafkaslar Güneyinde Ermeni silahl? kuvvetlerinin Türk ve Müslümanlara kar?? yapt??? katliamlar, göç ettirmeler, yerle?tikleri köy ve kasabalar?n tahribi ?eklinde görüldü ayn? zamanda Türk kuvvetleriyle sava? durumundayd?lar. Bölgede yap?lan sava?lar bilinen sonuçlar?yla, Türk zaferleri, Türkiye’nin do?u hudutlar?n?n belirlenmesi ve Sovyetler Birli?i içinde bir Ermenistan Cumhuriyetinin kurulmas? suretiyle geli?ti. Ermeni çetelerinin bu dönemde ve aç?klanan bölgelerde yapt?klar? zulüm, vah?et ve cinayetler ba?l? ba??na bir “katliam” ve bir “Türk - Müslüman soyk?r?m?n?” n? olu?turdu.

?kinci geli?me, Avrupa ve özellikle ?ngiltere - Fransa kamuoylar?n?n ve politikac?lar?n?n üzerinde Ermeni propagandas?n?n yo?unlu?u biçiminde oldu. Ermeni terör örgütleri temsilcileri, suni Ermeni Cumhuriyeti temsilcileri ?eklinde sanki bir devleti temsil ediyorlarm?? gibi Avrupa’da ba?vurmad?klar? siyasi ki?i ve yetkili b?rakmad?lar. Bu dönemde bütün Avrupa devletleri Ermeni terör örgütlerine kar?? mesafeli bir tutum ve davran?? içerisine girmi?ti. A.B.D.’leri ise Ermeni konusunda her bak?mdan s?cak, destekleyici davran?yor, yukar?da aç?klanan genel politikalar?na paralel ili?kilerin kendi denetimi alt?nda kurulmas?n? istiyordu. Bu politika, günümüzde de aynen devam edecekti.

Üçüncü geli?me ise, Anadolu’nun Güney ve Güneydo?usunda cereyan etmekteydi. Suriye’den-Güneye do?ru hareket halinde bulunan Frans?z kuvvetlerine buralarda yerle?mi? veya Osmanl? ülkesi hudutlar? içerisindeyken bu yerlere iskân edilmi? Ermeniler,Frans?z kuvvetlerinin önünde Anadolu topraklar?na Adana -Mara? - Urfa’ya do?ru ilerliyor, arkalar?nda gördükleri destek ve güçten de yararlanarak aç?klanan hatlar üzerinde Ermeni terörünü bu kez resmi Frans?z üniformalar? içerisinde devam ettiriyorlard?. Bu geli?mede dünya tarihine örneklik te?kil edecek önemli durumlarda ortaya ç?k?yordu. Daha önce, ba?ka yerlere iskân edilmek için Mara?’ dan - Adana’dan ayr?lan Ermeniler silahl? Frans?z kuvvetlerinin pe?inden bu yerlere giriyor, ayr?l?rken satt?klar? arsa -tarla ve evlerini mahkemelere ba?vurmak suretiyle geri al?yorlard?. Türk yarg? organlar? gelen ve ba?vuran her Ermeni’nin ba?vurusunu inceliyor, tapular? varsa onlar? iade ediyor, zilyetlik suretiyle o mülklerde ya?am??larsa haklar?n? sat??lar? da iptal ederek geri veriyordu. Bütün bunlara ra?men, Ermeniler Müslüman halk? en ?iddetli ?ekilde cezaland?rmaya çal???yor, öldürüyor, ?rz ve namuslar?na sald?r?yordu.

Mondros Mütarekesinde, Müttefik devletlerin hesaba katmad?klar? bir durum vard?. “Türk Milli Gücü”. K?sa zamanda bu gücün olu?turdu?u, Milli Mücadele ve Türk ?stiklâl Sava?? dönemi ba?lad?. Bu mücadelenin ba?lamas?nda önemli rollerden birini de Ermenilerin Do?uda ve Güneydo?uda yapt?klar? katliamlar ve di?er faaliyetler te?kil ediyordu. Türk ?stiklâl Sava??n?n sonunda dü?man yurt d??? edildi. Do?udaki zaferlerle Türkiye’nin hudutlar? belirlendi. Ve Lozan Bar?? Antla?mas? imzaland?. Bu dönemde de Ermeniler Avrupa ve A.B.D.’leri kamuoylar?n? etkilemeye büyük gayret sarf ettiler. Ancak, Türk Milli Gücü’nün kar??s?nda hiçbir sonuç alamad?lar. Zamanla A.B.D.’leri de Anadolu topraklar? üzerinde jeopolitik beklentilerinin Ermenilerin ve onlar? ileri sürerek çe?itli ç?karlar sa?lamak isteyenlerin arzular?na uygun olarak Anadolu’yu istila ederek gerçekle?emeyece?ini veya bu topraklarda yap?lacak her hareketin bedelinin çok a??r olaca??n? anlam?? oldu ve beklentilerini ba?ka yollarla gerçekle?tirmeye çal??may? ön gördü.

Ça??n bu ilk yirmi üç y?l? içindeki geli?meler, Ermeni terör örgütlerince hiçbir zaman tatmin edici görülmedi. Onlar için, Osmanl? ?mparatorlu?unun yok olmas?yla birlikte imzalanan Sevr anla?mas? geçerliydi. Çünkü, tarihleri boyunca ba?kalar?n?n mücadelelerinin sonunda, ba?kalar?n?n kendilerine sa?lad??? imkânlar? kullanmak Ermeni terör örgütlerinin bir yerde tutum ve davran??lar?n?n de?i?mez çizgisi olmu?tu. Sevr’in Türk Milli Mücadelesi ve Türk ?stiklâl Sava?? ile ortadan kald?r?lmas?n? hiçbir zaman kabul edemediler. Ancak, her zaman oldu?u gibi bir hususu da dikkatlerden daima kaç?rd?lar. Anadolu tarihini inceleyenlerin görebilecekleri gibi hiçbir güç Anadolu’ya, anla?malarla sahip olamam??t?. Bu topraklar için kan dökenler, ter dökenler bir yana itilerek, ba?ka güçlerin beklentilerinin arac? olarak Anadolu’ya sahip olunamazd?.

Bu dönemin en belirgin özelli?i propagandalar?n yayg?nl???, yo?unlu?u, devletlerin uygulad??? psikolojik harekâtlar?n çe?itlili?i, esnekli?i ve hemen hemen diplomasiden - sava?a kadar kullan?lan bütün vas?talarda esas rol oynamas?yd?. “Sava?” temas? hiç de?i?medi. Ermeni temsilcileri devaml? olarak Müttefiklerin yan?nda, Osmanl? ?mparatorlu?una kar?? sava?t?klar?n?, bu sebeple sava?tan yararlanmak istediklerini aç?klam??lard?. Lozan’da ise “Ermeni Yurdu” temas? i?lenmeye ba?lad?. Bu teman?n ba? mimar? ve yay?c?s? ise gene ?ngilizler oldu. Çal??man?n ilk bölümlerinde görülen belgeler bu dönemi ve 1973 senesine kadar olan durumu gözler önüne sermeye gayret eden de?erlendirmelerdir.

Jeopoliti?in, Ermeni konusundaki esas rol ve özelli?i, bütün incelikleriyle belirtilen dönemlerde ortaya ç?kmaktayd?. 1973 -1985 döneminde de a??rl???n? hissettiren en büyük gerçeklerden biri Türkiye üzerindeki beklentilerdir. Bu beklentileri, “Tehdidi” ortaya ç?karanlar ve kullananlar kadar, “Tehdidi” kendi denetimleri alt?na almaya çal??an devletlerde de görülmektedir.



ERMEN? SORUNU - ERMEN? KONUSU ÜZER?NDE YAPILAN TANIMLAMALAR

 

Ermeni sorunu - Ermeni konusu” üzerinde çok çe?itli tan?mlamalara rastlamak mümkündür. Bu tan?mlama gayretlerinin önemli bir kesimi propagandalar?n ortaya koyup, i?ledi?i ve psikolojik harekât uygulamalar?n?n kulland??? “temalar?n” tekrar? ve aç?klamas? ?eklindedir. Bir ba?ka tan?mlama gayretlerinde, Ermeni terör örgütlerinin kendi siyasi görü? ve tutumlar? a??rl?k ta??r, bunlar görü?lerini dünya kamuoyuna ula?t?rmak için çe?itli tan?mlar üretirler. Kiliseler ba?l? olduklar? inançlar yönünden soruna yakla??r ve yorumlar yaparlar. Devletler, jeopolitik hedef ve beklentilerine paralel ve bunlar?n gerçekle?tirilmesine katk?s? oran?nda soruna ilgi ve s?cakl?k gösterirler, so?uk ve ilgisiz davran?rlar. Bu yönde uluslararas? ili?kilerde kullanacaklar? tan?mlar? yaparlar, o kadar ki bazen bu tan?mlar? uluslararas? örgütlere de götürürler.

Ermeni sorunu - Ermeni konusu” üzerinde hangi tan?m yap?l?rsa, yap?ls?n konunun daima siyasi niteli?i a??r basar. Ve daima Türkiye-Türkler hedef te?kil eder. Aç?k söylenmese bile, Türkiye ve Türkler küçümsenir, eski veya yeni dü?manl?klar z?mni bir tekrara tabi olur.

Ermeni sorunu - Ermeni konusu" üzerinde yap?lacak her tan?mlama üç önemli engelle kar??la??r. Bu engeller, tan?m?n üzerinde görü? birli?ini de güçle?tirir, hatta ba?lang?çta imkâns?z k?lar. Bunlar, bugün dünya üzerinde birçok ülkede ya?ayan, o ülkenin vatanda?? say?lan, o ülkenin imkânlar?na sahip, s?ras?nda her türlü kamu hizmetinde görev alabilen, çal??an ve o ülkede do?mu? Ermenilerin hemen hepsinin ayr? ayr? görü?lere, ayr? ayr? tutum ve davran??lara sahip olmas?d?r. Sorunun esas? da burada yatmaktad?r. Bir Frans?z Ermeni’si ile bir ?ngiliz, Lübnan, Suriye ve A.B.D.’de do?mu?, büyümü? Ermeni aras?nda büyük görü? ayr?l?klar? vard?r. Bunlar o ülkelerde, o ülkelerin vatanda?lar? olarak beklentilere, ümitlere, amaçlara sahiptirler. Sovyet Ermenistan’?ndaki Ermeni ile ayn? görü?leri, duygular? payla?salar bile belirli bir ölçüye kadard?r. ?kinci engel, tan?mlama gayretlerinin ço?unun Ermeniler d???nda, siyasi nitelikleri a??rl?k ta??yan bir çabalaman?n sonucu olmas?d?r. Üçüncü engel ise Ermeni sorunu - Ermeni konusunun, Ermeni terörü ile özle?tirilmi? bulunmas?d?r. Bu durum, teröre önemli bir propaganda gücü sa?larken, gerçekleri gözlerden saklad??? için tutarl?l???n? yitirmektedir, Ermeni sorununun - Ermeni konusunun tarihi sürecinden yararlanarak yap?lan tan?mlar da ayn? engele tak?l?rlar.

Günümüze kadar yap?lan ba?l?ca tan?mlar ?unlard?r:
1. “Ermeni sorunu - Ermeni konusu” ulusal bir kurtulu? hareketidir ve bölgedeki halklar?n kurtulu? hareketlerinin bölünmez bir parças?d?r.

Dünya Ermeni Kongresi Ana Tüzü?ünde de yer alan bu tan?m, tamamen bir model aray???ndan ibarettir. Yukar?da ele?tirmesi yap?lm??t?r. Tutars?zd?r. Gerçeklere dayanmamaktad?r. Yaln?z Ermeni terörünü dünya kamuoyunda, baz? benzetmelerden yararlanarak, me?ru göstermeye çal??ma amac?na yöneliktir. Gerçekte, bu sorun hiçbir ülkeyi de ilgilendirecek güce sahip de?ildir, yeter ki, o ülkeler böyle bir tan?m? kendi ç?karlar?na uygun görsünler ve Ermenileri her zaman oldu?u gibi araç olarak kullanmaya kalks?nlar bu takdirde tan?m, o devletlerin politikalar?n?n paralelinde olu?turulan propaganda temas?ndan öteye gidemez.

2. “Ermeni sorunu - Ermeni konusu” baz? devletlerin Türkiye üzerindeki emellerinin ve amaçlar?n?n gerçekle?mesi için Türkiye’yi y?pratmaya, güçsüzle?tirmeye yönelik faaliyetlerin bir parças?d?r. Gelecekteki ç?karlar? bak?m?ndan güçlü bir Türkiye’yi tehdit kabul eden ülkelerde bu konuyu sürekli canl? tutmak isterler.

Bu tan?m?n tarihi dayanaklar? vard?r. Gerçeklere de uymaktad?r. Ancak konuyu Ermeniler aç?s?ndan tan?mlamamak gibi bir zafiyete de sahiptir.

3. “Ermeni sorunu - Ermeni konusu” Ermeni terörüdür. Ve dünyadaki terör olgusunun bir parças?d?r.
Ermeni terör örgütlerinin tutum ve davran??lar?, ili?kileri bak?m?ndan bu tan?mlaman?n gerçek yönleri bulunmaktad?r. Fakat sorunu yaln?z terörle ba?lamas? bak?m?ndan eksiktir.

4. "Ermeni sorunu - Ermeni konusu” dünya Narkotik ve benzeri kanun d??? ve bütün insanl???, kendi ç?karlar? u?runa, tehdit eden faaliyetler dizisidir. Bu faaliyetler büyük ölçüde Narkotik örgütlerinin dikkatlerini Ermeni terörü üzerine çekip ç?karlar?n? sa?lamak ve kendilerini gizlemek ?eklinde olu?maktad?r.

Bu tan?mlaman?n da Ermeni terör örgütlerinin ili?kileri bak?m?ndan gerçek yan? bulunabilir, ancak ne sorunu aç?klayabilir ne de tarihi süreç içerisinde olu?an durumlar? ve gerçekleri ortaya koyabilir. En önemlisi de süreklilik niteli?i ta??yan Ermeni konusunu, belirli bir zaman ve konu kesitiyle k?s?tlar ki, gerçek amaçlar? daha çok gizler.

5. “Ermeni sorunu - Ermeni konusu” bir kin ve kan gütmedir. Ermenilerin geçmi?te u?rad?klar? çe?itli insanl?k d??? hareketlerden intikam almak isteklerini Ermeni terörü ?eklinde ortaya koymalar?d?r. Bu tan?mda hiçbir gerçe?i yans?tmad??? gibi tutars?zd?r. Çünkü, Ermeni terör örgütleri, Ermenilerin çok büyük ço?unlu?unun d???ndad?rlar. Ve onlar? bask? alt?nda tutmaktad?rlar. Türkiye ve Türk dü?manl???n?n gerçek pay? vard?r, ama sorunu tam olarak aç?klayamaz.
 
6. “Ermeni sorunu - Ermeni konusu” Ermenilerin Türkiye üzerindeki beklentilerinin, Türkiye topraklar?nda “yurt sa?lama” amaçlar?n?n çe?itli ?ekillerde ve çe?itli ba?lant?larla ortaya ç?kmas?d?r. Bu tan?m?n da psikolojik ve manevi bir gerçe?i dile getirmesi bak?m?ndan önemi vard?r. Ancak, bugün hiçbir Ermeni’nin vazgeçemeyece?i böyle bir arzuyu gerçekle?tirecek ne birli?i, ne gücü vard?r. Yukar?da aç?kland??? gibi birçok ülkede, o ülke vatanda?? olan Ermenilerin art?k vatan sayd?klar? topraklar?n? da terk edeceklerini ve yeni yurtlar arayacaklar?n? kimse kesinlikle söyleyemez. Belki bu yakla??m Ermeni terörünü aç?klayabilir. Ancak, bu yakla??m dahi terörün uygulamalar?n? böyle bir sonuca varmak için ortaya kondu?unu aç?klayamaz. Çünkü, ne tarihte ne de günümüzde hiçbir devlet teröre teslim olmam??t?r. Olamaz da özellikle, Türkiye gibi milli gücü, say?l? devletlerin içerisinde en kuvvetlisi olan bu devletin teröre boyun e?ece?i ak?llara bile gelmez. Gelirse, bu ba?ka bir anlam ta??r.

Ermeni sorununu - Ermeni konusunu” ve buna ba?lanan “Ermeni terörünü" tarihi süreci içerisinde, belirli zaman kesitlerinde tan?mlamak mümkündür. XVI. yüzy?ldan XX. yüzy?la kadar ve ya?ad???m?z yüzy?lda bu sorunun ne anlamlara geldi?i aç?klanm??t?r. Ancak, bütün bunlar bugün ve 1973 -1985 y?llar? aras?ndaki Ermeni terörünü tan?mlamaya yetmemektedir. Sebebi çok aç?kt?r, ?artlar de?i?mi?tir, zaman de?i?mi?tir, mekân de?i?mi?tir. Ermeni terör örgütlerinin anlamad??? en önemli gerçeklerin ba??nda bu de?i?en ko?ullar gelmektedir. Ayn? ?ekilde, Ermeni teröründen bir fayda bir gelecek bekleyenlerin de ba?l?ca hatalar? bu esasta toplanmaktad?r. Do?al olarak da tan?mlar hep kendileri için yap?lmaktad?r.

Gerçekte ise “Ermeni sorunu - Ermeni konusu” Ermenilerin sorunu ve konusudur. Farkl? co?rafyalarda ya?amak, farkl? mezheplere, dillere sahip olmak, farkl? insanlarla farkl? kaderleri, sevinçleri payla?mak, Sovyetler Birli?i içerisindeki Sovyet Ermenistan Cumhuriyetini tan?mamak, küçümsemek gibi hususlar XIX. yüzy?l?n sonlar?nda ve XX. yüzy?l?n ba?lar?nda, Türk dü?manl??? üzerine bina edilmeye çal???lan “Ermenilik ?uuru “nu art?k geçersiz k?lm??t?r. 1960’dan itibaren ba?layan çe?itli Ermeni örgütlerinin kar??s?nda bulunduklar? sorun, “Ermenilik ?uurunun” yeniden nas?l canland?r?laca?? idi. Bunun için 1973- 1985’lerde yeniden eski “Türk ve Türkiye dü?manl???na” dönülmü? veya ba?ka bir ifadeyle ortada tek kalan “Türk ve Türkiye dü?manl???” kullan?lmaya ba?lanm??t?r. Bunun sonucu olarak da Ermeni terörü yeniden ihya edilmi?, do?al olarak bu yeniden uygulamada birçok ç?kar çevrelerinin, devletlerin ve örgütlerin de yard?m ve destekleri sa?lanabilmi?tir. Bugün, “Ermeni ?uurunu “olu?turacak, Ermenili?i devam ettirecek, diliyle, din birli?iyle, ya?ad?klar? ülkede ikinci derecede bir vatanda? olmaktan kurtulacak çareler “Ermeni sorununu - Ermeni konusunu” te?kil etmektedir, Ermeni terörü ise bunda ba?ar?s?z kalm??t?r.

Bu k?sa aç?klamayla, “Ermeni sorunu - Ermeni konusu”nun bir cümleyle ifadesi, “Ermenili?i ya?atabilmektir” ?eklinde tan?mlanabilir. Ermenilerin bir amaç, bir hedef ve ülkü etraf?nda toplanmas? ise sorunun ba?ka bir yönünü te?kil eder. Nitekim, son “Anayasa (?)“ bu ihtiyaçtan do?mu?tur.



ERMEN? TERÖR ÖRGÜTLER?


Ermeni Terör Örgütlerinin Ortak Özellikleri

 

1.Tarihi süreci içerisinde ve 1973 - 1985 yeni Ermeni terörü döneminde, Ermeni örgütlerinin amaçlar?n?n ve bu amaçlar? gerçekle?tirmek için izledikleri yol ve yöntemlerin incelenmesinde tamam?n?n birer ihtilâl, isyan ve terör örgütleri oldu?u görülür. 1890’larda,”Çeteler te?kil etmek, hedef kitleler olan Osmanl? toplumunun maneviyat?n? bozmak, Türkleri eldeki bütün imkânlar? kullanarak öldürmek, yok etmek, egemenlik haklar?ndan mahrum k?lmak, Ermeni az?nl?k topluluklar?n? silahland?rmak, ihtilâl, isyan ve terör için haz?rlamak, ihtilâl komiteleri, katliam gruplar?, katliam birlikleri kurmak, hükümet kurulu?lar?n? tahrip edip, ya?malamak gibi do?rudan teröre ve terörün yayg?nla?mas?na” çal??an, kurulu? düzenleri bu esaslara dayanan, izledikleri yol ve yöntemlerde aç?klanan do?rultuda hareket eden Ta?naklar?n, Bol?evik ihtilâlinden sonra 1918-1920 y?llar? aras?nda bugünkü “Sovyet Ermenistan Cumhuriyeti” bölgesinde iktidar? ele geçirerek “Ermeni Cumhuriyetini” kurmalar?, çe?itli siyasi giri?imlerde bulunmalar? bunlar?n terör niteliklerini ortadan kald?rmam??, y?llar sonra 1972 y?l?nda “Ermeni Soyk?r?m? Adalet Komandolar?” adl? grubu kurmalar?na engel olmam??t?r. Bu grubun neler yapt?klar? ise bütün insanl?k âlemince, terörle tarihte ve günümüze hiçbir ilgileri olmayan ancak terör örgütlerinin bask?lar? alt?nda bulunan Ermenilerce bilinmektedir. Bunun gibi Marksis H?nçak örgütü de 1973-1985 yeni Ermeni terör döneminin ba?l?ca terör uygulay?c?s? olan ve varl??? ancak teröre dayanan ASALA’ n?n kurulu?unun fikri ve manevi kayna?? olmakla kalmam??, bu grubu veya örgütü özendirmi?, desteklemi?tir.

Ermeni sorunu - Ermeni konusu veya Ermeni davas? hangi anlamda ele al?n?rsa al?ns?n, hangi görü?lerle aç?klanmaya çal???l?rsa çal???ls?n, Ermeni örgütlerinde bu kavramlar terörle e?de?erli olmu?, amaç ve beklentiler sürekli ?ekilde Türk ve Türkiye dü?manl???, kan ve kin üzerine bina edilmi?tir.

2. Ermeni terör örgütlerinin kurulu?lar? dar bir kadro ile gerçekle?tirilmekte, merkezi yönetim genellikle bu kadronun denetiminde bulunmaktad?r. Merkez yönetiminin ön gördü?ü eylemler içerisinde belirli say?da ve belirli görevleri yüklenmi? özel timler taraf?ndan uygulamaya konmaktad?r. Bu timler s?ras?nda çok de?i?ik örgüt isimleriyle kamuoylar?na yans?t?lmakta bu suretle Ermeni örgüt say?s?n?n çok oldu?u görüntüsünün yay?lmas? arzu edilmektedir.

3. Bu örgütlerde, merkezi yönetimler ve bunlara ba?l? çe?itli organlar?n belirli bir fiziki alanda veya ayn? co?rafyada olmas? gerekmemektedir. Çe?itli ülkelerde olabilece?i gibi, bir ülkenin çe?itli yerlerinde de bulunabilirler. Bu durum, Ermeni örgütleri hakk?nda “Merkezi”lik özelli?ini daha demokratik, daha yayg?n bir ?ekle sokmay? sa?lamakta ise de gerçekte bütün Ermeni terör örgütlerinde çok s?k? ve disiplinli bir merkez egemenli?i esas kabul edilmektedir.

4. Örgütlerin gerek aç?klanan yap?lar?, gerekse lider (?) ki?iler aras?ndaki rekabetler ve çat??malar s?k ve çe?itli bölünmeleri ortak bir özellik haline getirmi?tir. Bu durumdan da yararlan?lmakta, bir örgüt, birden fazla ki?inin liderli?inde ayr?l?nca sanki ayr? terör örgütleri görüntüsü verilmektedir.

5. Örgütlerde genelde bütün terör örgütlerinde ve faaliyetlerinde esas olan gizlilik ba?ka bir ortak özelli?i te?kil etmektedir. Ancak, s?ras?nda merkezin örtüsünün devam?, korunmas? veya eylemin daha yayg?n ve etkin propaganda arac? olarak kullan?lmas? için özellikle alt grup veya özel tim eylemlerinde aç?kl??a gidilmekte, eylemler ilân edilmekte, gerçekle?tikten sonra da üstlenilmektedir. Bütün bunlar propaganda amaçlar?yla hudutlu ve bu amaçlara paraleldir.

6. Bütün Ermeni terör örgütlerinde, terör psikolojik harekât?n bir parças?, hatta bir a?amas?d?r. Propaganda amac?yla terör uygulanabildi?i gibi yaln?z terör yaratmak, korku ve sindirme sa?lamak için de terör eylemlerine ba?vurulmaktad?r. ?kinciler, daha çok Ermenilere ve örgüte kar?? gelenlere veya örgütün emirlerine uymayanlara uygulanmaktad?r.

7. Bu örgütler, halkla ili?kiler, haberle?me ve bunlar? gerçekle?tiren araçlar hakk?nda geni? bilgi ve deneyimlere sahiptirler. Ayr?ca, bu faaliyetleri yerine getiren ki?i, kurum ve kurulu?larla yak?n temas ve ili?kiler içerisinde bulunmaktad?rlar. Bu etkinlikleri, örgütlere yeterli ya?ama ve yay?lma zaman?n? haz?rlamaktad?r.

8. Ermeni terör örgütleri daima bir veya birden fazla devletin aç?k veya kapal? deste?ine sahiptirler. Bu devletler örgütleri birer araç ?eklinde kulland?klar? gibi, kendi gizli örgütlerini ve psikolojik harekât kurulu?lar?n? örtmek için de kullanmaktad?rlar.

9. Bütün Ermeni örgütleri için Türkiye, Türkiye dü?manl???, kurulu?lar?n?n ve devamlar?n?n manevi unsuru halindedir. Ayr?ca, bu dü?manl?k üzerine haklar ve ç?karlar? bina etmektedirler. Türkiye ile ili?kisi, temas? ve ba?lant?lar? olan ülkelerle görüntüde olan dü?manl?klar gelip geçicidir. Terörün bu ülkelere s?çramas? veya bir ve birden fazla olay?n bu ülkelere kar?? veya bu ülke vatanda?lar?n? da hedef olarak almak suretiyle uygulanmas? tamamen “tehdit” niteli?i ta??r, dü?manl?k unsurunu kapsamaz.

10. Tarihi süreci içerisinde Ermeni terörü üç a?ama gösterir. Birincisi, terörle Ermenileri, Ermeni topluluklar?n? kazanmak veya kendilerine çekmek bu suretle Ermenili?i sa?lamakt?r. ?kincisi, Ermeni olmayan kamuoylar?na “gücü” ve “boyutlar?n?” kabul ettirmek, ilgiyi sa?lamakt?r. Üçüncüsü ise, siyasi geli?meler ve uluslararas? ç?kar çat??malar?na Türkiye ve Türklük hakk?nda kullan?labilecek “dü?manl?k kaynaklar?” haz?rlamakt?r. XIX. yüzy?l?n sonlar?nda “hürriyetsizli?e - yoksullu?a - haklardan eksikli?e u?rat?lm?? az?nl?k” temas? - XX. yüzy?l?n sonlar?na do?ru “soyk?r?m?na - katliamlara u?ram?? halk - millet” temas? tamamen uluslararas? ili?kilerde kaynak sa?lama amac?na yöneliktir. Ve ilk f?rsatta, bu kaynaklar hiç tereddütsüz Türkiye’ye rakip devletler taraf?ndan hatta uluslararas? te?kilâtlar taraf?ndan kullan?lacakt?r. Bütün terör örgütlerinin gizli kalan amaçlar? ve hedefleri uluslararas? çat??malardan do?acak f?rsatlar?n de?erlendirilmesidir. Bu ise tarihi sürecine uygun olarak kendileri d???nda gerçekle?mesini bekledikleri bir hedef hatta emeldir.



1973- 1985

 

Yeni Ermeni terör döneminde, terörü özendiren, geli?tiren, haz?rlayan, daha geni? alanlara yay?lmas?n?, hedeflerinin çe?itlenmesini sa?layan; terör tim ve gruplar? olu?turan, yeni örgütlenme çabalar?na insan gücü manevi ve psikolojik destekler, temaslar ve ili?kiler ortam? haz?rlay?p veren; geleneksel Ta?nak ve H?nçak terör örgütleridir. Bunlar?n yan?nda aç?klanan dönemde isminden en çok söz ettiren ve Ermeni terörü ile e? anlamda kullan?lan “Ermenistan’?n Kurtulu?u ?çin Ermeni Gizli Ordusu” örgüt ad?n?n k?salt?lm?? ?ekli olan ASALA’ d?r.

Geleneksel terör örgütleri içlerinden ç?kard?klar? terör tim ve gruplar?yla, ASALA ise, ba??ms?z görünümü alt?nda, terörün en ac?mas?z ve insanl?k d??? uygulamalar?yla yeni dönemin terör yarat?c?lar? olmu?lard?r. ASALA’ da manevi ve psikolojik deste?i, temas ve ili?kiler ortam?n? H?nçak’ lardan alm??t?r. Bu yakla??mla denebilir ki, gerçekte geleneksel terör bütünü ile devam etmi?, 1960’larda haz?rlanan ortamdan yararlanm??, f?rsatlar? de?erlendirerek bir süre daha Türk ve insanl?k av?na ç?km??t?r.

Yeni Ermeni terörizminin ana nedenlerinden birini “Armenian National Liberation” ba?l?kl? etüdünde, Michael M, GUNTER ?u ?ekilde aç?klamaktad?r: “?uras? aç?kt?r ki, günümüzde Ermeni terörizminin ana nedenlerinden biri, birçok devlet ve ki?inin aç?kça bu mücadeleyi desteklemesi ve teröristleri bu eyleme sürükleyen nedenlerin, kabul edilmesi gerekti?ini öne sürmesidir…” ?eklinde aç?klamaktad?r.

Amerika’n?n Massachusetts Eyaletindeki Cambirigge kentinde bulunan “Zoryan Ça?da? Ermeni Ara?t?rmalar? Enstitüsü” yöneticisi ve “Armenian Review” gazetesinin yaz? i?leri müdürü Gerard J. Libaridyan ise bu dönemi; “Türk devletinin ve dünyan?n büyük devletlerinin altm?? y?l süren bar?? çabalar?ndan sonra bile,Ermenilerin duygular?n? kabul etme yönündeki isteksizli?i yeni bir terörizm döneminin aç?lmas?yla sonuçlanm??t?r” ?eklinde anlat?yor ve me?rula?t?rmaya çal???yor.

ASALA lideri Agop Agopyan ise “...geleneksel Ermeni partilerinin sürdürdü?ü politikan?n ba?ar?s?zl?klar?n?n anla??lmas?ndan sonra” Ermeni ?iddet olaylar?n?n ortaya ç?kt???n? iddia ediyor.

Görüldü?ü gibi bütün bu görü?ler, tarihi süreci içerisinde Ermeni terörünü bir yana iterek, “haklar?n savunulmas?nda bar???n veya sava??n” seçimine Ermeni konusunu getirmek istiyorlar. Ancak, ba?lang?c?ndan itibaren, ihtilâllerle, isyanlarla, sava?la yok etmek istedikleri Türklerin ve Türkiye’nin kar??s?na hangi haklarla ç?kt?klar?n?, bu haklar? kimden ve nereden ald?klar?n? aç?klam?yorlar. Ermeni terörü için bir hak ortada görülüyor, “kin - intikam -katliam - terör hakk?” bunu ise, hiç çekinmeden kullanmaya çal???yorlar. Ermeni örgütlerinin ba?lang?c?ndan itibaren bir terör örgütleri oldu?u gerçe?ini de görmemezlikten geliyorlar. Yeni terör dönemi ise birden fazla devletin ve birçok ki?inin Türkiye üzerindeki beklentilerinden, 1960’lardan ba?layarak yap?lan propaganda ve gösterilerin haz?rlad??? ortamdan, Türkiye’nin kar?? kar??ya bulundu?u çe?itli sorunlar? istismar eden rakiplerinin tutum ve davran??lar?ndan yararlan?larak eski bir terör döneminin yeniden ihyas? anlam?n? ta??yor. O dönemin sonuçlar? ne olmu?sa, yeni Ermeni terör döneminin de ayn? sonuçlar? payla?aca??n? ba?lang?c?ndan itibaren belli ediyor. Ancak, bu kez bütün bir Ermeni camias?, insanl?k dünyas? kar??s?nda terörist damgas?yla ç?kman?n ezikli?ini, üzüntüsünü çekerek sonuçlar? endi?eyle izliyor. Bu gerçe?i ise Ermeni terör örgütleri görmek istemiyorlar veya onlar? bu yöne itenler göstermek istemiyorlar, Yayg?n propaganda ve psikolojik harekât uygulamalar? devam ediyor.



Ta?nak Ermeni Terör Örgütü

 

“Ermeni Devrimci Federasyonu” veya Ta?nak - Ta?naklar - Ermeni terör örgütü - Ta?nak Partisi olarak da an?ld?. Komünistlerin “Ermeni Cumhuriyetini” ele geçirmelerinden sonra A.B.D. , Lübnan, ?ran, Fransa ve Yunanistan da “sürgündeki parti” ?eklinde örgütü devam ettirmeye çal??t?. Günümüze kadar çe?itli faaliyetleriyle devam etti, yeni terör döneminin haz?rlay?c?s? ve özendiricisi oldu. Terör tim ve gruplar? olu?turdu.

1.Örgüt yap?s?

a. “Büro” - Örgütün en üst organ?d?r? Örgüt yönetimi “Büro”nun kararlar? do?rultusunda gerçekle?ir. Büro, görünü?te kollektif liderlik ?eklindedir. Kaliforniya’dan, Fransa’dan, ?ran’dan birer, Lübnan’dan be? üyeden olu?ur. Üyeler kendi aralar?ndan birini ba?kan seçerler. Lübnan iç sava??na kadar Büro, Lübnan’dayd?. ?ç sava? sonunda s?ras?yla A.B.D. ne, Yunanistan’a, Fransa’ya ta??nd?. Bugün tekrar A.B.D.’lerinden oldu?u san?lmaktad?r. “Büro” üyeleri, yönetim esaslar?, kararlar? gizlidir. 1985 y?l?na kadar, ?ran do?umlu, Yunanistan’da ya?ayan, Hrair Marukiyan’?n büronun ba?kan? oldu?u bildirilmektedir.

b. “Merkez Komitesi”- Örgütün üst yönetim organ?d?r. “Büro” ile yerel gruplar ve örgütler aras?ndaki ba?? te?kil eder, Ermenilerin nüfus bak?m?ndan önemli olduklar? yerlerde kurulur. Lübnan ve Fransa’da birer “Merkez Komitesi” olmas?na kar??l?k, A.B.D.’lerinde “Bat? Kesimi Merkez Komitesi” - “Do?u Kesimi Merkez Komitesi” ad? alt?nda iki komite vard?r. Pramite benzeyen bu yap?n?n alt?nda yerel örgütler, organlar yer al?r. Bunlar, çe?itli “Ermeni Gençlik Federasyonu” - “Gençlik Örgütü” - “Erkek ve K?z Ö?renciler ?zci Örgütü” - “Spor ve Kültür Örgütleri” gibi adlarla kurulmu?lard?r.

c. “Merkez Komitesi”ne veya “Merkez Komitelerine” ayr?ca propaganda ve yay?n; Hukuk; Mali; Askeri; E?itim ve “Ermeni göçünü denetleme komitesi” ad? alt?nda çe?itli hizmet bölümleri ba?l?d?r, Bunlar daha çok bilgi ve teknik hizmet birimleridir.

“Ermeni Devrimci - ?htilâlci - Federasyonu” ad?, propaganda etkinlik sa?lamak ve özellikle Bat? kamuoyunda tepki yaratmamak amac?yla de?i?tirilmek istenmi? ve Ta?naklar?n siyasi kolu ?eklinde – “Ermeni Ulusal Komitesi” – ad?n? alm??t?r. Çe?itli propaganda uygulamalar?nda sanki farkl? kurulu?larm?? gibi iki isimde kullan?lmaya çal???lmaktad?r.

2. Amac? ve hedefleri

Ta?nak Ermeni terör örgütü “Ermeni davas?n?” (Hay Taht) Sevr anla?mas?nda (?) gösterilen, komünist olmayan Ermenistan’?n kurulmas?n?n ve Türkiye’nin Ermenilere kar?? i?lendi?i iddia edilen suçlara kar?? tazminat ödemesinin sa?lanmas? anlam?nda anlamaktad?r. Ta?nak yay?n organlar?nda bu amaç ?u ?ekilde ele al?nmaktad?r. “Sevr anla?mas? üzerinde durmaya devam edece?iz. Bu anla?ma davam?z?n kilometre ta?lar?ndan biridir.” Bir ba?ka yaz?da da Ta?nak amaçlar? “Ermenilerin kendi vatanlar?nda ya?ama ve kendilerini yönetme hakk?na sahip olmalar?”d?r, ?eklinde özetlenmektedir. Bir ba?ka ve yayg?n hale gelmi? amaç ise üç noktada toplanmaktad?r. Bunlar, (a) Soy k?r?m?n tan?nmas? (b) Türkiye’nin tazminat ödemesi (c) Ermeni topraklar?na geri dönü?ün gerçekle?mesi ?eklinde özetlenmektedir.

3. Stratejileri, tutum ve davran??lar?

Ta?nak Ermeni terör örgütü, görüntüde stratejisini “bar??ç? yollarla amaçlar?n?n gerçekle?tirilmesi” ?eklinde ortaya koymu?tur. Ancak ne süreç içerisindeki tutum ve davran??lar? ne de yeni Ermeni terör dönemindeki faaliyetleri bu görüntüleri ve davran??lar? kan?tlamaktad?r. Aksine, tam bir terör örgütü olan ve uzun deneyimlerle elde edilen propaganda gücünü tam olarak kullanma e?iliminde bulunan bu örgüt, kamuoylar?n? yan?ltmak için çe?itli “bar??ç?” görüntüler sergilemektedir.

“Ermeni Soy K?r?m? Adalet Komandolar?” terör grubunu Ta?nak örgütü kurdu, daha sonra bunun ad?n? “Ermeni Devrimci Ordusu” ?ekline çevirdiler. Bu grubun bütün cinayetleri ve bombalama olaylar? Ta?nak terör örgütünce planland? ve kararla?t?r?ld?. Aç?klanan tutum ve davran??lar hiçbir zaman Ta?nak’lar?n terör örgütü niteli?ini yitirmedi?ini gösterdi. Ancak, bu terör örgütünün ASALA’ dan farkl? bir yan? ortaya ç?kt?. ASALA için Türk veya ba?ka ülkelerin vatanda?lar? terör uygulamalar?nda veya katliamlarda fark etmiyordu. Hedeflerde ay?r?m yap?lm?yordu. Buna kar??l?k Ta?nak Ermeni terör örgütü ve ona ba?l? terör gruplar? hedef olarak yaln?z Türkleri, Türk vatanda?lar?n?, Türk temsilcilerini seçiyorlard?.

1982 y?l?nda Los Angeles’teki Türk Ba?konsolosunu öldürdükten sonra Adalet Komandolar?n?n yapt?klar? aç?klamada “Tek amac?m?z Türk diplomatlar? ve Türk kurumlar?d?r” deniyordu. “Ermeni Devrimci Ordusu”nun 1983 y?l?nda Lizbon’daki Türkiye Büyükelçili?ine yapt??? sald?r?da da ayn? durum tekrarlan?yordu. K?saca, Ta?nak Ermeni terör örgütü ile ASALA aras?ndaki fark?, birinin yaln?z Türk hedeflerine yönelmesi, di?erinin ise Türk veya di?er milletler vatanda?lar?n? terör uygulamas?nda ay?rt etmemesidir. Gerçekte, ise bu tarihi süreç içerisinde de görülen bir durumu yans?t?yordu. XIX. ve XX. yüzy?l?n ilk yirmi y?l? içinde, Ta?naklar daha çok bat? yanl?s? davranarak bat? ülkelerindeki kamuoyunu etkilemeye çal???rlarken, H?nçaklar Rusya’ya yöneliyorlard?. Terörün, iki yan? da 1973 - 1985 y?llar? aras?nda kullan?lmaya ba?lad?.

Ta?nak Ermeni örgütü aç?klanan elçilik bask?n?ndan sonra genel stratejisini aç?klama f?rsat? buldu. Bu stratejiye göre: “Bir kurtulu?’ hareketinin nihai amac?na eri?mesi için iki a?ama vard?r...” deniyordu. Bu a?amalar? da ?u ?ekilde formüle etmekteydi. “Birincisi destek üsleri sa?lamakt?r. Buna “?ç propaganda” denilir. ?kinci a?ama ise, d??ar?da tan?nmayan dünyan?n be?enisini kazanmad?r. En az?ndan dünya kamuoyunun davaya e?ilmesi sa?lanmal?d?r. Bu ise, bir ba?ka de?imle gösteri eylemleri dönemidir...” ??te Ta?naklar için, Ermeni terörü aç?klanan stratejinin “gösteri” eylemlerini yans?t?yordu. Cinayetler, bombalamalar, bask?nlar ve bu arada ölen yaralanan, ezilen insanlar tamamen bir gösteriden ibarettir, say?l?yordu.

Ta?nak Ermeni terör örgütünün niteliklerini ve özelliklerini, Ta?nak Partisi tarihçisi Varanciyan ?u ?ekilde aç?klamaktad?r:
“Belki de hiçbir ihtilâlci parti, hatta Ruslar?n Narodovoletz ve ?talyanlar?n Çarbonarileri bile - ki bunlar terörist eylemlerde zengin deneyimlere sahiptirler ve hiçbir ?eyden çekinmezlerdi - Ta?nak partisi kadar ç?lg?n türde terörist yeti?tirememi?tir. Yüzlerce silah?ör, bomba ve hançerle intikam için yola ç?km?? ki?i yaratm??t?r...” incelenen dönemde de ayn? ç?lg?n teröristler, Türklere ve Türk kurumlar?na kar?? yönelmi?lerdi.

4. Viyana ve Münih Kongreleri

a. 27 Aral?k 1981 tarihinde Viyana’da yap?lan 22 inci Ta?nak Kongresinde a?a??da özetleri verilen kararlar al?nd?.
• Partinin amac?, birle?ik ve özgür bir Ermenistan’?n kurulmas?d?r.
• Di?er Ermeni kurulu?lar?, siyasi komite arac?l???yla bask? yap?larak, Ta?nak saflar?na çekilmelidir.
• Bat?l? ülkelerle tam bir yak?nl?k kurulmal?d?r.
• Sovyet Ermenistan’? ile yak?n ili?kilere girilmeli ve Ermeni göçü durdurulmal?d?r.
b. 1984 y?l? sonunda 15 ülkeden gelen parti temsilcileriyle Münih’te yap?lan kongrede ise ?u kararlar al?nm??t?r.
• Ermeni davas?n?n tan?t?lmas? için yeni kampanyalar ba?lat?lmal?d?r.
• Ermeni davas?na siyasi çözüm sa?layacak, çe?itli bar??ç? ve yasal yollar denenmelidir. Örnek olarak (A.B.D.’leri kongresinde ve Birle?mi? Milletler ?nsan Haklar? Komisyonunda giri?imlerde bulunularak) Ermeni soyk?r?m?n?n tan?nmas? sa?lanmal?d?r.

Bu toplant? sonunda yay?nlanan aç?klamada ise, “Ermeni halklar?n?n me?ru haklar?, Türkiye’nin soyk?r?m?n? tan?mas?yla sa?lanmal?, insani ekonomik ve kültürel kay?plar?n tazmini ve binlerce y?ll?k Ermeni vatan?n?n yeniden kurulmas?n? savunmaya devam edece?iz...”

Her iki kongre kararlar? da Ta?nak Ermeni terör örgütünün, propaganda araçlar? olarak kullan?lacak temalar? belirlemesi bak?m?ndan ilginçtir.

5. Destek ve ili?kileri

Ta?nak Ermeni terör örgütü, deste?ini daha ziyade A.B.D.’lerinden ve Avrupa devletlerinden almaktad?r. ?li?kileri ise mümkün oldu?u kadar di?er terör örgütleriyle temas etmemek ?eklinde bir esasa ba?lanm??t?r. Ad? geçen devletlerin çe?itli te?kilâtlar?yla ili?kileri vard?r. Kilise ve Kiliseler Birli?i ile “Ermeni lobileri” “Ara?t?rma merkezleri” ba?l?ca destek kaynaklar?n? te?kil etmektedir.

6. Politik geli?meleri

1. 1970’lere kadar, Ta?nak Ermeni terör örgütünde belirlenen ve uygulanan politikalarda esas “Sovyet Ermenistan’?n?n kurtulu?u ve ba??ms?zl???” idi. Bu sebeple, Sovyetler Birli?i’ne kar?? olan dü?manl?klar öncelik kazan?yor, Sovyet Ermenistan’?n? tutan veya Sovyet Ermenistan’?n? destekleyenlere kar?? ac?mas?z bir mücadele veriliyordu. New York, Holy Cross Ermeni Kilisesi’nin Ba?piskoposunun Noel ayini s?ras?nda bir Ta?nak fedaisi taraf?ndan öldürülmesinin nedeni, ad? geçenin Sovyet Ermenistan’?ndaki durumu onaylamas?yd?.

2. 1970’lerden sonra, Ermeni Cumhuriyeti lider ve kadrolar?n?n ölüm ve di?er sebeplerle ortadan kalkmas? ve da??lmas?, Üçüncü Dünya kurtulu? hareketlerine Ta?nak terör hareketlerinin benzetilmesi gibi sebeplerle politikalarda önemli de?i?iklikler yap?ld?. Art?k, dü?manl?k Türkiye’ye-Türklere yöneldi. “Fa?ist Türkiye” as?l dü?man oldu, O’nun müttefiki Amerika’da dü?man ülkeler içerisine kat?ld?. 1972’de Ta?naklar?n kurdu?u ve te?kilâtland?rd?klar? “Ermeni Soy K?r?m? Adaleti Komandolar?” terör grubu da aç?klanan politikalar sonucu olarak harekete geçirildi. Ta?nak ve özellikle bu terör grubunun propaganda organ? Aztag ?apatoryag, “Günümüzde kurtulu? mücadelelerinin de son umut ve ç?k?? yolu olarak terörizmdir” ?eklinde “Terörü” ilan ediyordu.

3. Lizbon harekât?, Ta?nak Ermeni terör örgütünün bütün propaganda ve çabalar?na ra?men tam bir ba?ar?s?zl?k olarak görüldü. Lizbon Türk Elçili?i’nin bask?n?n?, terörde bir dönüm noktas? ?eklinde gösteren davran??larda itibar kazanamad?. Bu olaydan sonra, “Ermeni soyk?r?m? adaleti komandolar?” terör grubunun ismi “Ermeni Devrimci Ordusu” olarak de?i?tirilmek zorunda kal?nd?ysa da gene Ta?naklara yeterli etkinlik sa?layamad?, özellikle 1984 tarihinde Ta?nak canilerinden Sasunyan’?n tutuklan?p, mahkum edilmesi Ta?nak politikas?na önemli bir darbe vurdu. Amerika’da do?an Ermenilerin deste?ini yitirdi. “Armenian Reporter” gazetesi, Ta?nak partisinin Lübnanl?, d??ardan gelen Ermenilerin eline geçti?ini, terörizmi desteklemeyen büyük ço?unluk kar??s?nda aciz kald???n? yaz?yordu. Terörist kolun zay?flamas?, Ta?naklar aras?nda ve özelikle “Büro” ve “Merkez Komiteleri” üst yönetimleri aras?ndaki çat??malar? art?rd?. Ve örgütün üst yönetimi ikiye ayr?ld?. “Büro”nun güçlü adamlar?, Lübnan Merkez Komitesinin temsilcileri, önde gelen yöneticileri Lübnan’da, Beyrut’ta öldürüldüler veya kayboldular. 1985 y?l?n?n sonlar?na do?ru art?k bir Ta?nak bütünlü?ünden söz edilemez oldu. Ta?nak terör örgütünün, bu duruma gelmesine d??ardan iki büyük etken rol oynad? bunlardan birincisi Ta?nak yöneticilerinin baz? devletlerin gizli servisleriyle ili?kilerinin aç?klanmas? ve bu servislerin Ermeni kiliselerini bir elde toplama çabalar?n?n ortaya ç?kmas?yd?. ?kincisi ise ASALA - Ta?nak mücadelesiydi. ASALA, Ta?nak yöneticileri için “Ermenilerin kan?n? emen ve kurutan parazitler” diyordu. Ta?nak Ermeni terör örgütündeki geli?meler gerçekte yeni de?ildir. Her defas?nda bu çat??malar, bölünmeler olmu? bir süre sonra yeniden ortaya ç?km??lard?r. “Dünya Ermeni Kongrelerinde” Ta?naklar?n a??rl??? her zaman görülmü?tür, görülecektir. Politika geli?meleri ise geçici lider çat??malar? ?eklinde yorumlanabilir.

7. Yay?n Organlar?

Ermeni terör örgütleri içerisinde propaganda konusunda büyük deneyimleri ve o nispette destekleri bulunan Ta?nak Ermeni terör örgütü, çe?itli süreli, süresiz yay?nlar, sat?n al?nan radyo programlar?, özel radyolar, TV ve Video filmleri gibi haberle?me ve yay?n araçlar?yla sürekli olarak amaçlar?n?, hareketlerini, politikalar?n? dünya kamuoyuna duyurmak imkân?n? elde etmi?lerdir. Birçok devlet bu bak?mdan Ta?naklara özel destekler sa?lam??lar ve ilgi göstermi?lerdir. Ta?nak yay?n organlar? içerisinde en önemlileri A.B.D.’lerinde Ermenice yay?nlanan “Hayrenik” ve “Asbarez” ile ?ngilizce yay?nlanan “Armenian Weekly”dir.

Bu örgütün, kat?lanlar?n k?s?tl? say?lar?na ra?men, Paris, Bükre?, Erivan, Münih gibi yerlerde 22 dünya konferans? düzenlemesi önemli bir propaganda, yay?na ve yay?lma olay?d?r.



ASALA

 

Ermenistan’?n Kurtulu?u ?çin Ermeni Gizli Ordusu” ASALA.
Ermeni terörünün 1973 - 1985 yeni döneminde kendisinden en çok söz ettiren, Ermeni terör örgütü ASALA’ d?r. Kurulu?u, örgüt yap?s? ve çal??malar? hakk?nda kesin bilgiler henüz yay?nlanmam??t?r. Çe?itli Ermeni kaynaklar? ve yay?nlar? ASALA hakk?nda, baz? ?ah?slara ilgili bilgiler vermekte, ço?u kez bu örgütün veya terör grubunun yay?nlar?ndan elde edilen sonuçlar? aç?klamaktad?rlar. Bunlar ise bu terör grubunun yaymak istedi?i veya aç?klanmas?nda sak?nca görmedi?i bilgilerdir. ASALA’ n?n kurulu?unu, Lübnan olaylar?na ba?layan, Lübnan’daki Filistin Kurtulu?u örgütlerinin faaliyetleri içerisinde gören, onlardan esinlenerek ortaya ç?kt???n? savunan görü?ler oldu?u gibi birkaç Ermeni’nin bir araya gelerek yeni bir terör örgütü kurduklar?n? ve bu örgütün k?sa zamanda dönemin en çarp?c?, en etkin terör olaylar?n? meydana getirdi?ini yazan yay?nlar da vard?r. Bütün bunlar. ASALA’ n?n kurulu?unu tam olarak aç?klamaktan uzakt?rlar. ASALA’n?n bir terör örgütü olarak ortaya ç?kmas? ?artlar? bilinmeden ve doldurulmu? oldu?u bo?luk yeterince aç?kl??a kavu?turulmadan mevcut tereddütler daha uzun süre devam edecektir.

Her ?eyden önce Ermeni terörünün yeni döneminde ilk hareketlerin Ta?nak Ermeni terör örgütünün politikalar? ve hedefleri gere?i oldu?u bilinmelidir. Ta?naklar?n tarihi süreç içerisinde ve aç?klanan dönemde tamamen bat? yanl?s?, Türk hedeflerini esas alan, terörü k?s?tl? uygulayan bir politika izledi?i ve bat? devletlerinden destek ve yard?m gördü?ü, hatta bunlarla i?birli?inde bulundu?u da çe?itli kan?tlarla aç?kl??a kavu?mu?tur. Esasta bundan ba?ka bir tutum ve davran??ta bulunmalar?na da yap?lar?, tarihi geli?imleri uygun de?ildir. Bu ortamda bo? bulunan bir alan vard?r. Marksist-?htilalci-Yeni nesilleri yak?ndan ilgilendiren ve özellikle Fransa’daki tabiriyle “Yeni Ermeni Direni? Örgütleri” gibi cazibeli gelecek, Sovyetler ve do?u ülkeleriyle ilgili alan bo? san?lmaktad?r. Gerçekte, bu alan H?nçaklar taraf?ndan çok eski tarihlerden beri doldurulmu? bulunmaktad?r. Ve 1960’tan itibaren H?nçaklar da çe?itli görü?lerle yeni terör dönemini haz?rlamaktad?rlar. Ancak, ortada H?nçaklar görülmemekte ve ASALA ?eklinde, her ?eyi ile yeni say?lmay? isteyen bir terör örgütü ç?kmaktad?r. Yeni Ermeni terörünün haz?rlay?c? etkenleri dikkate al?nd???nda ve özellikle H?nçaklar?n terör örgütü olarak, amaçlar?, politikalar?, hedefleri incelendi?inde ASALA’n?n H?nçaklar?n bir terör grubu oldu?u kan?s?na var?labilir. Ancak, Lübnan ?artlar?, yeni geli?meler, bu grubu dünya kamuoyuna yeni bir terör örgütü gibi ç?karm??, bu örgüt üstlendi?i terör olaylar?yla tan?nm??t?r. Gerçekte ise de?i?en önemli bir durum yoktur. Tarihi süreci içerisinde iki Ermeni terör örgütü gene sahnededir. Birisi, daha belirgindir, kurdu?u terör gruplar? ve timleriyle hareketlidir. Di?eri ise görünmemekte bütün manevi, psikolojik deste?in yan?nda, her türlü insan gücünü, deneyimini de tahsis etti?i bir Ermeni terör grubu örtüsü alt?nda kalmakta, bu grup daha alt gruplar ve timlerle terörü gerçekle?tirmektedir.

1. Kurulu?u ve Örgüt Yap?s?

ASALA, 1975 y?l?nda kuruldu. 6-7 üyeden olu?an kurucular? içerisinde, terör örgütünün en hareketli iki üyesinden biri olan Agop Agopyan, örgütün bilinen lideriydi. ?kincisi ise cinayet eylemlerini bizzat gerçekle?tiren, terör olaylar?n?n faili bulunan ve Agop Agopyan’?n yoklu?unda örgütün ayakta kalmas?n? sa?layan Agop Tarakç?yan’d?. ?kincisi 1981’de öldü. Birincisi ise çe?itli yaralanma, tedavi gibi sürelerin d???nda örgütün lideri olarak kald?. Filistin Kurtulu? Örgütlerinin eleman? olarak tan?nd?. Mücahit ismini ta??d?.

Örgütün yap?s? geleneksel Ermeni terör örgütleri modeline uygundu.
Lübnan Merkez Komitesi, örgütün üst yönetimini üstlenmi?ti. Özellikle 1980 y?l?nda bu komite, Lübnan’da önemli bir ?ekil ald?. Ve “Büro” niteli?ine büründü.

Merkez Komitesine ba?l?, Siyasi Komite-Mali Komite-Propaganda ve Yay?n Komitesi-?stihbarat Komitesi-Askeri Komite gibi alt kurulu? ve organlar görevlendirildi. Askeri Komite, eylem timlerinin de ba?l? oldu?u bir organ niteli?indeydi.

2. Amaç ve Hedefleri

ASALA, 1981 y?l? sonunda aç?kland??? “siyasi program?yla” amaçlar?n? ve hedeflerini dünya kamuoyuna yay?nlad?. Buna göre ASALA’n?n amac?: “Demokratik, sosyalist ve devrimci bir hükümetin önderli?inde birle?mi? bir Ermenistan’?n kurulmas?yd?.” Bu tan?mlanan hükümetin neresi oldu?u da aç?kça anla??l?yordu. Sovyetler Birli?i ve sosyalist devletlerden her türlü yard?m istenmekte ve “Sovyet Ermenistan? halk?n uzun sava?? için bir üs olarak” kabul edilmekteydi.

Siyasi programda dü?manlar, iki grupta toplan?yordu. Bunlardan birincisine “yerel gericiler” deniyordu ki, ASALA kar??s?nda yer alan veya yan?nda bulunmayan Ermenilerdi, Ta?nak Ermeni terörü örgütüydü. ?kincisi ise “Uluslararas? Emperyalizmin destekledi?i Türk emperyalizmi” olarak gösterilmekteydi.

ASALA, “Ermeni topraklar?n?n (?) kurtar?lmas? için temel yolun, devrimci ?iddet eylemlerinden geçti?ini” kabul ediyor ve ilan ediyordu. Program?na göre; ASALA, üstün s?n?flar?n hegemonyas?n? reddedenleri destekleyecek ve uluslararas? devrimci hareket içinde koalisyonlar kurulup güçlenmesine çal???lacakt?. Bunun için ?iddet ve terör as?ld?.

ASALA’da amaçlar?n gerçekle?tirilmesi için terör eylemlerinin özellikle Türklere veya Türk dostlar?na uygulanmas?, resmi veya özel ?ah?slar?n seçilmesi önemli de?ildi. “Terör bir olayd?” ve önemli olan olay?n boyutuydu. Hedefler ikinci planda kalabilirdi. Bu nedenle katliamlar, büyük yank? uyand?racak öldürmeler, bombalamalar ön plâna geçiyor, çocuk, kad?n, Türk veya ba?ka bir milletten olma önemli say?lm?yordu. Ancak, her defas?nda öncelik Türklere ve Türkiye’ye uygulanacak terör eylemlerinden idi. Ankara - Paris Havaalanlar?n?n, ?stanbul, Kapal?çar??’da giri?ilen sald?r? ve katliamlar?n Orly sald?r?s?n?n sebepleri tamamen “olay?n” çap? do?uraca?? etki ve yank?yd?.

3.Stratejileri tutum ve davran??lar?

ASALA’da temel strateji, dünyadaki ilerici Ermeni hareketlerini bir noktada “Lübnan’da” toplamak, bir merkezden yönlendirmekti. K?saca, ilerici Ermeniler ASALA çat?s? alt?nda birle?ecek ve “ASALA Halk Hareketi”ni ba?latacakt?. Bu suretle, Ermenilerin ilerici güçleri, birbirleriyle resmi i?birli?ine girebilecek ve güçlerini birle?tireceklerdi.

ASALA stratejisinin bu bölümünü 1981 yaz?nda, dünyadaki tüm ilerici Ermenileri Lübnan’da toplant?ya ça??rmakla uygulamaya çal??t?. “?lerici” de?imi “Sosyalist-Marksist” anlam?na geliyordu.

Stratejinin ikinci bir a?amas? da, bu güç birli?inin sosyalist hükümetlerin de yard?m?yla terörü yayarak, sava? dönemini ba?latmas?yd?. Ermeni terörü, Ortado?u’daki kurtulu? mücadelelerinin bir parças?yd? ve Türkiye’nin bütünlü?üne yönelmi? her hareketle bütünle?ebilirdi. Bu stratejinin sonucu olarak ASALA - PKK i?birli?i meydana geldi.

ASALA’da tutum ve davran??lar ise tam bir terörü yans?tmaktayd?. Yönetim bütün kademelerinde, terör ve uygulamada terör bu örgütün simgesi say?l?yordu. Liderler, birbirlerini öldürüyor, be?enmediklerini tasfiye ediyorlar, öldürtüyorlard?. Bunun d???nda, her terör timi sanki yeni bir Ermeni örgütü gibi dünya kamuoyuna tan?t?lmak isteniyor, bu yolda her türlü propaganda yap?l?yordu. Cinayetleri çe?itli, ismi yeni duyulan örgütler üstleniyordu. Çal??man?n sonuna 1981- 1982 y?l?nda ASALA’ya ba?l? ölüm-cinayet-bombalama-bask?n timlerinin nas?l birer örgüt gibi ve çe?itli adlarla gösterilmeye gayret edildi?ine ili?kin bir liste eklenmi?tir. Okuyucu, bu listeye bakarak, bu kadar çok Ermeni örgütünün neler yapabilece?ini dikkatle izleyebilecektir. Ancak, bunlar birer tim ve grup özelliklerinden öteye gitmemi?ler, ASALA’ya ba?l? ve O’nun taraf?ndan yönlendirilen cinayet makineleri olarak kalm??lard?r.

4. Politik geli?meler

1975 y?l?nda kuruldu?u kabul edilen ASALA’n?n politik geli?meleri iki safhada etkin bir durum ald?. 1979 y?l?nda Paris Ermeni Konferans? s?ras?nda sa?lad??? yeni güçlerle kuvvetlendi. 1981 y?l?nda güçlendi. 1983 y?l?nda ikiye bölündü.

1975 y?l?nda kurulan bu terör örgütünün ilk eylemini kuruculardan Agop Tarakç?yan 16.2.1976 tarihinde Beyrut Türk Büyükelçili?i Ba?kâtibi Oktay Cerit’i öldürmekle gerçekle?tirdi. 1979 y?l?na kadar, Filistinlilerin kendi aralar?ndaki çat??malara kar??t?, lider Agopyan yaraland?. 1979 y?l?nda Paris’te toplanan Ermeni Konferans? s?ras?nda, Fransa’daki Ermeni teröristlerle irtibat kuruldu.
 
Ve örgüte yeni elemanlar, yeni kan geldi. Bunlar?n içerisinde en ünlüleri Alex Yenikom?iyan ve Monte Melkonyan’d?. 1981 y?l?nda birçok terör olaylar?n? bu yeni gruplar gerçekle?tirdi. ASALA, bir taraftan ?sviçre’yi, di?er taraftan Fransa’y? tehdit etmeye ba?lad?. Fransa’daki “Yeni Ermeni Direni? Örgütünün” - Kanada’daki “Azad Hay” ve ?ngiltere’deki “Gaitzer” gruplar?n?n ASALA’ya kat?ld?klar?n? ilan ediyordu. Terörün büyük bir etkinlik ve yayg?nl?kla devam etti?i bu y?llar içinde merkez kadrosunda ihtilâflar ba?lad?. Özellikle ASALA’n?n masum insanlara da yönelmi? terör eylemleri, çe?itli kamuoylar?nda durumlar?n? sarst?. ?srail’in Lübnan’? i?galiyle ASALA yöneticileri, Filistinlilerle birlikte Lübnan’? terk etmek zorunda kald?. Temmuz 1983 tarihinde de ikiye bölündü.

• Agop Agopyan Grubu - Yunanistan ve Ortado?u’ya yerle?ti. Türk ve yabanc?, masum kad?n ve çocuk ay?r?m? yapmadan teröre devam etti. Orly katliam ve sald?r?lar?n? sürdürdü.
• Bat? Avrupa’da ise, “ASALA devrimci hareketi” ismini ald?. Daha ?l?ml? ve yaln?z Türk hedeflerini terörde esas alan bir di?eri Ara Toranyan’d?. Toranyan Merkezi, Paris’te olan” Ermeni sald?r?s?n? tamamen “Fa?ist bir sald?r?” olarak niteledi.

Melkonyan ise Ermeni mücadelesinin siyasi zemini olu?turmay? amaçlad???n? aç?kl?yordu. Buna göre harekât?n iki yönü vard?. (1) Ermenileri harekete geçirmek (2) Türkiye’ye kar?? harekete geçmi? di?er güçlerle i?birli?inde bulunmak. ?ran do?umlu Melkonyan, ikinci a?amada “ittifaklar” kurma stratejisini ileri sürüyordu. Agopyan da faaliyetlerini devam ettiriyordu.

5. Destek ve ili?kileri

ASALA’n?n amaçlar?, izledi?i politikalar gere?i üç yönlü bir destek sa?lamaktad?r. Bunlar (1) Sovyetler - Do?u Bloku ve Sosyalist ülkeler deste?i (2) Türkiye’yi d?? ve iç tehdit ve terörle y?pratmay? jeopolitik beklentileri bak?m?ndan politikalar?n?n esas? sayan ülkelerin deste?i Yunanistan - Suriye... (3) komünist partilerden, dolayl? olarak H?nçak Ermeni terör örgütünden ve sempatizanlar?ndan, kar?? görü?lere sahip bulunsalar da Ermeni kiliselerinden sa?lanan desteklerdir.

ASALA’n?n ili?kileri ise, uygulad?klar? stratejiye paralel olarak Türkiye için tehdit ve terörü do?rudan veya dolayl? ?ekilde uygulamaya çal??an Ermeniler d??? terör örgütlerine öncelik verilmek üzere düzenlenmi?tir. Bunlar 1975 -1980 evresi içinde Filistin Kurtulu? Örgütü, Komünist partileri eylem gruplar? ve baz? devletlerin gizli örgütleridir. 1980 y?l?nda Nisan ay?nda Sidon / Lübnan’da yap?lan PKK ile ortak eylem anla?mas?yla ASALA ili?kilerini geni?letmi?tir. Bu yolla ASALA - PKK aras?nda görü? ve eylem birli?i kurulmu?tur. Gerçekte ise her iki örgüt ayn? amaçlar? payla?makta, benzer yap? ve görü?lerdedir. 1983 y?l?ndan sonra ba?layan evrede ise ASALA ili?kileri Melkonyan’?n stratejisine uygun ?ekilde geli?mi?, Türkiye içinde terörün uygulanmas?na a??rl?k verilerek, bu stratejiyi do?rudan veya dolayl? ?ekilde eylemle?tirecek imkân ve kabiliyette bulunan her örgütle ili?kiler kurulmas? esas al?nm??t?r. Bunlar?n ba??nda gene PKK ve benzeri kurulu?lar ile TKP ve di?er komünist örgütler gelmektedir.

6. Yay?nlar? ve haberle?me araçlar?

• ASALA’n?n en önemli ve resmi yay?n organ? “HAYASTAN”d?r.
• Ayr?ca, “Hay-Baykar” - “Armenia” - Londra’da yay?nlanan “Kaytzer” adl? dergilerde yay?n organlar?n?n ba??nda gelmektedir.
• ASALA ilk radyo yay?nlar?na 1981 de Beyrut’ta ba?lam??, “Lübnanl? Ermenilerin Sesi” ad? alt?nda günde bir saatlik yay?nlar yapm??t?r. Bunlar?n d???nda ili?kili oldu?u ülkelerin haberle?me araçlar? ve kamu ileti?im sistemleri de ASALA’ya yay?n yönünden destek sa?lamaktad?rlar.



ERMEN? KONGRELER?

Ermeni Sorununun - Ermeni Konusunun tarihi süreci içerisinde, Ermeni terör örgütlerinin, kiliselerin ve baz? devletlerin dolayl? ?ekilde özendirmeleri, talepleri veya davetleriyle çe?itli Ermeni kongrelerinin topland??? bilinmektedir. Bunlar?n büyük bir k?sm? Ta?nak veya H?nçak Ermeni terör örgütlerinin gerçekle?tirdi?i kongrelerdir. Belirli bir zamana ba?l? kalmadan, gerek kendi üyelerini, gerekse konuyla ilgili Ermenileri, kilise temsilcilerini bir araya getiren bu toplant?larda o günün ?artlar?, durumlar? ve örgütlerin imkânlar?, faaliyetleri üzerinde bir forum niteli?i ta??yan görü?meler yap?l?r, ço?u kez uygulanmayan ve hemen bölünmelere, çat??malara sebep olan kararlar al?n?rd?.

 

1973- 1985 y?llar? aras?nda Yeni Ermeni terörü döneminde de “Dünya Ermeni Kongreleri” veya “Dünya Ermeni Örgütleri Kongreleri” ad? alt?nda, 1979/Paris - 1983/Lozan - 1985/Sevr kentlerinde toplant?lar yap?ld?. Ve dünya kamuoyuna, Ermeni topluluklar?na, Ermeni terör örgütleri mensuplar?na çe?itli mesajlar iletilmeye çal???ld?. Rahip James Karnuziyan’?n ba?kanl???ndaki 1985 y?l?nda yap?lan kongrede de “Ermeni Anayasas?” ba?l???n? ta??yan bir metin kabul edildi. Aç?klanan dönemde yap?lan kongrelerin temel amaçlar? “Ermeniler aras?nda birlik ve beraberli?in sa?lanmas?” - “Siyasi istek ve taleplerin bir merkez taraf?ndan yap?lmas?” - “Ermeni terör güçlerinin bir çat? alt?nda toplanmas? ve güç birli?i” ?eklinde ortaya konuldu, Büyük bir propaganda ve psikolojik harekât uygulamas?na yönelik bu faaliyetlerin dünya kamuoyuna yans?t?lmas? ön plana ç?kar?ld?. Ermenilerin de yap?lan faaliyetlerden etkilenmeleri ve terörle veya di?er uygulamalarla ba?lar?n?n kurulmas? sa?lanmaya çal???ld?. Bu kongrelerde izlenen di?er bir amaç da, ayr? ayr?, olsalar da Ermeni terör örgütlerinin stratejilerinde uyumun ve geli?menin gerçekle?mesiydi. Bu suretle bütün terör ve uygulamalar dünya Ermeni camias?n?n ortak istekleri ?ekline sokulabilecek, güç ve gere?inde cephe birli?i sa?lanacakt?.

Bu kongrelerdeki ortak özellikler ?unlard?r:
a. Bütün kongrelerde silahl? mücadele tart??malar? ön plana geçmi?tir. Bu mücadeleyi uygun bulanlarla - bulmayanlar aras?ndaki tart??malar zamanla Ermeni terör örgütlerinin bölünmelerine sebep olmu?tur. ASALA, 1979 tarihli Paris Kongresinden sonra di?erlerine kat?lmam?? veya sokulmam??t?r.
b. Bütün kongrelerde al?nan kararlar?n uluslararas? kurulu?lara gönderilmesi ve bu kararlar?n çe?itli düzeylerde ulaslararas? forumlarda ele al?n?p tart???lmas? kararla?t?r?lm?? ve bu imkânlar aranm??t?r.
c. Ermenilerin bir çat? alt?nda toplanmas? ve temsili önemli konulardan biri olmu?, ancak bunun nas?l gerçekle?ece?i hususunda ortak bir görü?e var?lamam??, Anayasa denilen metinde bir haz?rl?k dönemini ön görmü?tür.
d. Kongrelerde üye say?lar? giderek azalm??t?r.
e. Kongrelerde görü? ayr?l?klar? aç?kça gözlenmi?, ancak bunu giderecek somut önlemler al?namam??t?r.



1979 Paris Kongresi

“I nci Dünya Ermeni Örgütleri Kongresi” Paris’te 3 - 6 Eylül 1979 tarihinde toplanm??t?r. Bu kongreye ASALA önemli bir güçle kat?lm?? ve kongrede etkin rol oynam??t?r. Kongre, Fransa’daki Ermeni ihtilâlci (?lerici) güçler üzerinde etkili olmu?, özellikle terör örgütlerine kat?lma sa?lanm??t?r. Bu kongrenin amac?; Dünyadaki Ermenilerin bir fikir etraf?nda, bir bayrak alt?nda toplanmas? ve örgütlenmesiyle, siyasi ortam?n de?erlendirilip toprak taleplerine yönelinmesi ?eklinde özetlenebilir.

Kongrede önemli öneriler ?unlard?r:
a. Parti ve mezhep çeki?melerine son verilmeli bir “Merkez Komite” kurulmal?d?r.
b. Diaspora Ermenilerinin asimilasyonuna son vererek önlemler al?nmal?d?r.
c. Eylem ve uygulamalarda ihtiyaç duyulan askeri teorisyenler ve stratejistler sa?lanmal?d?r.

Bu kongrede al?nan kararlar:
a. Pan Ermenizm hareketi h?zland?r?lacak, Ermenilik kavram? Diaspora çerçevesinde politize edilecek ve dünyada bir “Ermeni gücü” yarat?lacakt?r.
b. Sovyet Sosyalist Cumhuriyetler Birli?i’ndeki Ermenilerin, Ermeni sorunlar?na yard?mc? olmalar? imkânlar? ara?t?r?lacak ve gerekli katk?lar?n sa?lanmas?na çal???lacakt?r.
c. Toprak istek ve talepleri do?rudan Türkiye’den yap?lacakt?r.
d. Ermeni kilisesi milli karaktere kavu?turulacakt?r.
e. Bir Ermeni Bankas? kurulmas? çal??malar? ba?lamal?d?r.
f. Merkez Bürolar? kurulmal?, yay?n ve haberle?me imkânlar?, geli?tirilmelidir.

Paris Kongresi sonunda, ?iddet eylemleri ve terör olaylar? artt?. ASALA yeni kanlar sa?layarak güçlendi. Bütünle?me çabalar?nda etkinlik görüldü. Silahl? e?itim faaliyetleri çe?itli merkez ve yerlerden art?r?ld?.



1983 Lozan Kongresi

Lozan Kongresi önemli geli?meler sonucunda topland?. Terör büyük boyutlara vard?r?lm??, dünya kamuoyu giderek Ermenileri ve teröristleri k?nama durumuna gelmi?ti. Özellikle toplu katliam ?ekline varan eylemler ba?ta Ermeniler olmak üzere bütün dost, tarafs?z hatta müttefik güçleri bile tedirgin etmekteydi. Bu durumlar kar??s?nda ”Ermeni siyasi görü?lerini birle?tirmek ve tek do?rultuda hareket etmelerini sa?lamak” amac?yla Lozan Kongresi topland?. ASALA bu kongreye kat?lmad?. ?iddet yanl?lar? ise az?nl?kta kald?. Kongre sonunda Ta?naklar’da ve ASALA’da bölünmeler görüldü. Alt terör tim ve gruplar? zaman zaman ba??bo? yeni örgütler ?eklinde harekete giri?tiler. Ve büyük bir k?sm? tasfiye edildi. Tutukland?, mahkûm edildi.

Kongrede önemli konu ve öneriler ?unlard?:
a. Bir kurucu heyet olu?turulmal?, temel politikalar saptanmal?, toprak taleplerinin esas?na ili?kin görü?ler belirlenmeli, bu istek bir esasa ba?lanmal?.
b. “Milliyetçi, demokratik dü?üncede bir ulusal kurtulu? hareketi olu?turulmal?.”
c. Bu kongreler, Dünya Yahudi Kongrelerine benzer ve o’nun gücünde, demokratik parlamenter bir niteli?e ula?t?r?lmal?d?r.

Bu kongrede al?nan kararlar:
a. Kongrelerin demokratik, parlamenter bir niteli?e ula?t?r?lmas? için gereken haz?rl?klar yap?lacak ve bir “Anayasa” haz?rlanacakt?r.
b. Kurucu heyet, hem Anayasa haz?rl?klar?n? yapacak, hem de çe?itli siyasi görü?lerin sentezini olu?turacak çal??malar?n? bu metne katacakt?r.
c. Kongre çal??malar?, bir bildiri ile dünya kamuoyuna aç?klanacakt?r.

Bu kongre çe?itli tart??malarla kapand?. Büyük bir ke?meke?lik görüldü. Il?ml?lar kongreye hâkim oldular, Ancak önemli geli?meler sa?layamad?lar. Kongreden sonra çat??malar devam etti, yukar?da aç?klanan bölünmeler ba?lad?.



1985 Sevr Kongresi ve “Ermeni Anayasas?”

7 - 13 Temmuz 1985 tarihinde Sevr’de toplanan ve ad?na “III. Dünya Ermeni Örgütleri Kongresi” denilen, kongrede temel amaç, haz?rlanan “Ermeni Anayasas?n?n” kabulü idi. Bu suretle, Ermenileri dünya çap?nda temsil edecek bir ”Birli?in” olu?turulmas?na çal???lacakt?.
 
Bu kongreye Ermeni terör örgütleri resmen kat?lmad?. Ta?naklar?n temsil niteli?i uzun tart??malara sebep oldu, ASALA bu kongrede de temsil edilmedi. ?iddetli tenkitlere maruz kald?.

Kongrede öneriler ?unlard?:
a. “Tek Ermenilik, tek amaç, tek mücadele, tek ses” bir slogan halinde önerildi ve kabul edildi.
b. Sevr’in geçerli, Lozan’?n geçersiz oldu?u ileri sürüldü.
e. ASALA desteklenmemeli önerisi kabul edildi.
d. Türkiye’ye kar?? sürekli sava??n devam edece?i önerildi, kabul edildi.
e. Türkiye’nin yay?l?mc? politikas?n? kar?? Yunanistan’?n ve K?br?s Rumlar?n?n sürdürdükleri sava??n desteklenmesi önerildi. Kabul edildi.
f. Kongrenin, “Sürgündeki Filistin Ulusal Konseyine” benzer bir nitelik ta??mas? önerisi, gerekli geli?melerin izlenmesi suretiyle kabul edildi.

Kongre kararlar?

a. Kongre, haz?rlanan ve bir Anayasa niteli?i verilen “Ermeni Anayasas?” metnini kabul etti.
b. Kongre, amaçlara eri?ebilmek için çok yönlü bir stratejinin uygulanmaya konulmas?n? da kabul etti. Buna göre:

aa. ”Türk sömürgecili?i ile mücadele için, Ermeni ve di?er halklar aras?nda oldu?u kadar, Ermeni ulusal kurtulu? hareketiyle Türkiye’deki ilerici – devrimci - hareketler aras?nda da ittifaklar kurulmas?” ve “Ermeni halk?n?n mücadelesinin kaç?n?lmaz olarak bask? alt?ndaki öteki halklar?n davas?yla ba??ml? oldu?u”nun bilinmesine karar verildi.
bb. “Dünya Ermeni kongresi, kendisinin herhangi bir devlet ya da güçle ili?kisinin bulunmad???n? ilan ederken, Ermeni halk?n?n mücadelesine sayg? duyan ve destekleyenlerin yard?mlar?n? kabul edece?ini” de kararla?t?rd?.

c. Kongre, Lozan Antla?mas?nda imzas? bulunan devletlere, Birle?mi? Milletler’e, Sovyetler Birli?i’ne, Sovyet Ermenistan? Cumhuriyetine, A.B,D.’lerine, Avrupa Konseyine, Bloksuzlar hareketine ba?vurarak,”Ermeni halk?n?n sömürgecili?in kald?r?lmas?ndan yararlanmayan tek halk oldu?unun” bildirilmesine karar verdi. Ve bu karar uyguland?.
d. Kongre, Türkiye’nin 1915 soyk?r?m?n? kabul etmesi için zorlanmas?na ve böyle bir kabul halinde topraklar?n?n kurtar?lmas? yolunun aç?laca??na inanarak, bu niyetini kullanmaya karar verdi, gerekli yerlere bildiriler da??t?ld?, ba?vurular yap?ld?.
e. Kongre, Sovyet Ermenistan?’nda Ermeni kültürünün korunmas?na yard?mc? oldu?u için Sovyetler Birli?i’ne te?ekkür eden bir karar? kabul etti.

Bu kararda, Sovyetlerin soyk?r?m?n? kabul etmi? olmas? ve Nisan 1985 tarihli Pravda’da bu hususta bir makale yay?nlanm?? bulunmas? övgü ile an?l?rken, soyk?r?m tasar?s?n?n kongreden geçmesini sa?layamad??? için Amerika yönetimi ele?tirildi.



Ermeni Anayasas?

“Üçüncü Dünya Ermeni Kongresinde” kabul edilen, Ermeni Anayasas?’n?n takdim konu?mas?nda kongre ba?kan? Rahip James Karnuziyan “Ermenilerin bölünmelerinden büyük s?k?nt? çekildi?ini” aç?klayarak, bu s?k?nt?lar?n giderilmesini ve birli?in sa?lanmas?n? gerçekle?tirmek için “birle?ik bir grup olmaktan ba?ka çare bulunmad???n?” Anayasa denilen metin bu amaca yönelik bütün görü?leri kapsam? içerisine ald???n? belirtiyordu.

Tarafs?z gözlemciler, Anayasan?n uygulanmas? halinde, “Ermeni davas? için mücadele veren her türlü kurulu?un ve örgütlerin, Ermeni Kongresinin ?emsiyesi alt?nda toplanaca??n?” aç?kl?yorlard?:

Genel olarak Anayasada “Ermeni Kongresinin” amaçlar? ?unlard?r:
a. Da??n?k halde bulunan Ermenileri birle?tirmek ve bir yap? olu?turmak.
b. Kongreyi, dünyan?n tan?mas?n? sa?lamak.
e. Türk i?gali alt?ndaki Ermeni topraklar?n? (?) kurtarmak için tüm siyasi ve diplomatik yollar? kullanmak.
d. Ermenilerin vatanlar?na dönü?lerini örgütlemek ve bunun için haz?rl?klar yapmak.

Bu amaçlar?n gerçekle?tirilmesi için kongre, hiçbir ?ekilde özerkliklere gölge dü?ürmeyecek biçimde öteki örgütlerin kat?l?mlar?n? sa?lama yollar?n? arayacakt?r. Asl?nda, üyeleri Ermeni as?ll? olup ve yirmiden fazla üyeye sahip her grup, demokratik ilkelerle kongrede temsil hakk?na sahip bulunuyorlar ve bu surette geni? taban ilkesi kabul ediliyordu.

Anayasada kongre merkezi - ?sviçre’de olacakt?r.
“Ermeni Ulusal Konseyi” gibi geleneksel kurumlar, Genel Kurul - Yönetim Konseyi... gibi kurulu?lar yarat?lacakt?r.



SONUÇLAR

1973- 1985 y?llar? aras?nda yeniden ba?lat?lan Ermeni terörünün “Ermeni sorunu - Ermeni konusu” bak?m?ndan ortaya koydu?u gerçekler nelerdir?

Ermeni terör örgütlerinin geçmi? dönemleri aratmayacak ?ekilde ac?mas?zca uygulad?klar? terörden al?nacak dersler nelerdir?
Bu dönemin b?rakt??? izlenimlerin, gelecekteki geli?meler bak?m?ndan ayd?nl?k noktalar? var m?d?r?

Tamam?na yak?n? yay?nlanm?? Ermeni kaynaklar?na, Ermeni sempatizanlar?n?n eserlerindeki görü?lere dayan?larak haz?rlanm?? bu genel incelemede “Sonuçlar” ba?l??? alt?nda, aç?klanan hususlara cevap vermek mümkündür.

1.Geçmi?te Osmanl? ?mparatorlu?u içerisinde bulunan Ermeni az?nl?klar?n?, çe?itli ç?karlar?, emelleri ve beklentileri bak?m?ndan, hedef al?p bu topluluklar? Osmanl? devletinde bir sorun - bir konu haline getiren dü?ünceler; bugün Sovyet Sosyalist Cumhuriyetler Birli?i’ne dahil Ermeni Cumhuriyetine sahip Ermenilere ve dünyan?n çe?itli ülkelerinde ya?ayan Ermeni topluluklar?na bir “ERMEN? DAVASI” sunmu? bulunmaktad?rlar. Art?k söz konusu olan “Ermeni sorunu - Ermeni konusu: de?il, dünya kamuoyuna, uluslararas? örgütlere, baz? devletlerin parlamentolar?na ve senatolar?na kabul ettirilmek istenen “Ermeni davas?d?r”. 1973-1985 yeni Ermeni terörü dönemi, bu davan?n silahlarla, cinayetlerle, katliamlarla, bask?nlarda tan?t?lmas?, kabul ettirilmesi için propaganda niteli?i ta??r. Daha aç?k bir anlat?mla katliamlar?n, cinayetlerin, bask?nlar?n ve di?er terör uygulamalar?n?n bir tek amac? vard?r, “Ermeni davas?”n? tan?tmak bu davan?n boyutlar?n? aç?klamak, nerelere varabilece?i hakk?nda korkunun ve vah?etin yarataca?? ilgiden yararlanmakt?r.

2.1973 - 1985 yeni Ermeni teröründen insanl???n, olaylarla hiçbir ilgileri olmad?klar? halde dünya kamuoyu önünde adlar? teröriste ç?kan Ermenilerin alacaklar? birçok dersler vard?r. Ancak, terörün propaganda ve psikolojik harekât vas?tas? olarak kullan?lmas? bütün devletleri ilgilendirmesi gereken bir konudur, 1973 -1985 dönemi bu aç?dan de?erlendirilmelidir. Hukuki, düzenler ve me?ru zeminler üzerinde kalmas? gereken devletlerin, hiçbir kural tan?mayan, her vas?tay? me?ru k?lan teröre kar?? harekât alanlar? hem k?s?tl? kalm??t?r, hem de etkisiz bulunmu?tur. Daha önemlisi, baz? devletler jeopolitik beklentileri aç?s?ndan terörü özendirmi?lerdir, desteklemi?lerdir. Bir gün ayn? silah?n kendilerine dönece?ini hesap etmemi?lerdir. Denebilir ki, aç?klanan yeni Ermeni terörü bu bak?mdan önemli derslerle doludur.

Bir ba?ka aç?dan ise Ermeni terör örgütlerinin görünümdeki farkl?l?klar?, aralar?ndaki çat??malar, ‘bölünmeler’, esas ve hedef bak?m?ndan tamamen yapayd?r. “Ermeni Davas?”n?n tan?t?lmas?n? ön gören bir terör propaganda uygulamas?, ?ekli, geni?li?i ve yayg?nl??? ne olursa olsun birbirini bütünleyerek cereyan etmi?tir. Ve birçok psikolojik harekât uzman?n?n önünde, psikolojik harekât?n çe?itli a?amalar?ndan birinin de terör oldu?u gerçe?ini ortaya koymu?tur.

3. Gelecekteki geli?meler, uluslararas? te?kilâtlar?n, devletlerin parlamentolar?n?n, senatolar?n?n ba?ta olmak üzere uluslararas? ili?kilerde jeopolitik beklentilerin “Ermeni Davas?”n?n kabulünde veya reddinde gören devletlerin tutumuna göre ?ekil alacakt?r. Boyut kazanacakt?r.

“Ermeni davas?”n?, sunuldu?u ?ekilde kabul eden görü?ler, pe?inen katliamlarla, cinayetlerle, bask?nlarla yetinmeyen ve kanl? sava?lar? özleyen bir düzeni de arzu eder duruma geleceklerdir.

“Ermeni davas?”n?n, Ermenili?in dil, din, mezhep ve kültür birli?i ?eklinde geli?mesi ise terörü daima reddedecek, Ermeni camias?n? da zaten huzursuz olan durumundan belki kurtarabilecektir... Aksi halde, bu camia da, giderek artan huzursuzluklar?n, çe?itli kötü niyetli bak??lar?n alt?nda ezilip gidecektir…

 ----------------------
* -
- OSMANLI ARŞİVİ-YILDIZ TASNİFİ-ERMENİ MESELESİ-CİLT 1[TALORİ OLAYLARI)
        
   «  Geri