Anasayfaİletişim
  
English

Kafkasya'da Cevaheti (Gürcistan) ile Krasnodar (Rusya) Ermenilerinin Jeopolitiği ve Özerklik Arayışları (İngilizceden Türkçe Özet)

Hasan KANBOLAT*
ERMENİ ARAŞTIRMALARI, Sayı 2, Haziran-Temmuz-Ağustos 2001

 
Gürcistan’ın Samtshe-Cevaheti vilayetinde ve Rusya Federasyonunun Krasnodar eyaletinde yaşayan Ermenilerin nüfusları hızla artmaktadır ve son on yılda kültürel ve siyasi alanda özerklik arayışlarına başlamışlardır. Türkiye’nin kuzeydoğu sınırlarında meydana gelen bu gelişmeler Türkiye için stratejik açıdan önemlidir. Samtshe-Cavaheti vilayeti Türkiye’nin Ardahan iline komşudur. Yine Cavaheti Türkiye’nin Türkgözü (Posof) sınır kapısı ve açılması planlanan Aktaş (Çıldır) sınır kapısı üzerindedir. Bakü-Ceyhan petrol boru hattı ve Kars-Tiflis demiryolu projeleri Samtshe-Cavaheti eyaletinden geçmektedir. Ayrıca Cavaheti zorunlu göçe tabi tutulan Ahıska Türklerinin yaşadığı bir yerdi. Ahıska Türklerinin eyalete geri dönme ihtimali vardır. Rusya Federasyonu’nun Krasnodar eyaleti ise, Rusya’nın Karadeniz kıyı şeridi boyunca uzanması, Tarım, sanayi ve ticaret bakımlarından gelişmiş olması, Novorosisk ve Sochi gibi iki önemli Karadeniz limanını barındırması, Rusya’da PKK’nın faaliyette olduğu bu vilayette Kürtlerin de özerklik taleplerinin olması, Türkiye ile yakın ilişkileri bulunan Adigey Federe Cumhuriyeti’nin bu vilayet içinde bir adacık halinde olması, Mavi-Akım doğal gaz boru hattının üzerinde yer alması ve hem Samtshe-Cevahiri hem de Krasnodar Ermenileri’nin Anadolu (genelde Erzurum ve Hemşin) kökenli olmaları nedenleriyle Türkiye açısından stratejik önemi vardır.

Gürcistan Ermenileri

Günümüzde Gürcülerden sonra Gürcistan’daki en büyük etnik grubu oluşturan Ermeniler ağırlıklı olarak ülkenin Güneybatısında ve Tiflis’te yaşamaktadırlar. Çeşitli tarihlerde meydana gelen göçler ile Gürcistan’daki Ermeni nüfusu artmıştır. 1989 nüfus sayımına göre Ermeniler Gürcistan nüfusunun % 8.1’ini oluşturmaktadır. Gürcistan’daki en büyük Ermeni nüfus Cavaheti ve Mesheti’de bulunmaktadır. İki vilayeti birlikte ele aldığımızda Ermeni nüfusu iki vilayetin toplam nüfusunun % 40’ını oluşturmaktadır. Bu illerde Ermenilerin nüfus içerisinde oranlarını arttıran nedenlerden biri Ahıska Türklerinin Cavahati ve Mesheti’den göçüdür. Avrupa Konseyi tarafından Gürcistan hükümetine Ahıska Türklerinin 12 yıl içinde aşamalı olarak Gürcistan’a geri dönmeleri planı sunulmuştur. Ancak Gürcistan hükümeti tarafından onaylanmayı bekleyen bu planın uygulanıp uygulanmayacağı konusunda şüpheler vardır. Türkiye’de 1992 yılında çıkarılan ‘Ahıska Türklerinin Türkiye’ye Kabulü ve İskanına Dair Kanun’ Ahıska Türklerinin Türkiye’ye göçlerini hızlandırmıştır.

Gürcistan Ermenilerinin Örgütleri: ‘Cavah Hareketi’, ‘Parvents, ‘Virk’

Dağlık Karabağ çatışması Cavaheti’de Ermeni milliyetçiliğini harekete geçirmiş ve Mart 1988’den itibaren Ahalkelek’den bir çok gönüllü Karabağ Ermenilerine yardıma gitmiştir. Böylece söylemi Ermeni kültürel mirasını korumak ve Cavaheti’deki okullarda Ermeni tarihi ve biliminin okutulmasını sağlamak, milli kurumları korumak ve bölgenin kalkınmasını sağlamak olan Cavaheti hareketi hızlı bir şekilde gelişmiştir. Hareket Cavaheti’de sınırlı bir özerklik istemektedir. Ermenistan iki cephede birden savaşmak istemediği için Cavaheti Ermenileri arasındaki ayrılıkçı istekleri kontrol altına almak istemiştir. 1994 yılında Mesheti ve Cavaheti eyaletleri birleştirilerek Samtshe-Cavaheti eyaleti oluşturulmuştur. Bu birleştirmedeki neden Cavaheti’deki Ermeni nüfus yoğunluğunu azaltmaktır. Ancak Birleşme Cavaheti ile sınırlı olan Ermenilerin otonomi isteklerinin sınırını genişletmiştir. Cavaheti hareketi kültürel otonomi gibi talepler ile ortaya çıkarken, paramiliter bir grup olan Parventlerin Cavahetinin geleceği konusunda başka planları vardır. Günümüzde Cavaheti Ermenileri kültürel otonomiye sahiplerdir. Hatta eyalette yaşayan Gürcüler Ermenice konuşabilirken, Ermeniler Gürcüce bilmezler. Ermenistan Cavaheti konusunda sessiz kalırken Taşnak yanlısı Virk örgütü öncülüğnde Ermenilerin özerklik talepleri sürmektedir.        

Ahalkelek Rus Üssü'nün Cavaheti Ermenileri için Önemi

Ahalkelek üssü Cavaheti'deki en önemli istihdam alanıdır. Üssün personelinin yarıdan fazlası Cavaheti Ermenisi kökenlidir. Ayrıca, vilayet nüfusun önemli bir kısmı Rus ordusuyla ticaret yaparak geçinmektedir. Cavaheti Ermenileri için söz konusu üssün ekonomik önemi yanında güvenlik açısından da önemi büyüktür. Üs Türkiye ve Gürcistan'a karşı bir kalkan olarak görülmektedir ve gerektiğinde Karabağ savaşında olduğu gibi Ermenileri silahlandırılması, muhtemel iç ve dış saldırılara karşı korunmasında kullanılabilirr. Gürcistan ordusu ise bu vilayette konuşlanmış durumda bile değildir. Cavaheti Ermenilerinin Rus askeri varlığından memnun olmasına rağmen, Gürcistan bağımsızlığına karşı bir tehdit olarak algıladığı Rus askeri varlığından hoşnut değildir. Gürcistan, Rus askeri varlığının topraklarından çekilmesini talep etmiştir. Samtshe-Cavaheti Ekonomisi

Samtshe-Cavaheti eyaleti Gürcistan'daki eyaletler arasında ekonomisi, altyapısı, iletişim hatları ve karayolları en kötü, yaşam standardı en düşük, işsizliğin en yüksek olduğu eyalettir ve özelleştirmenin henüz başlamamıştır. Kolhoz adı verilen kolektif çiftlikler iflas etmiş ve tarımsal üretim durmuştur. Az olan sanayi tesisleri de istikrarlı olarak çalışmamaktadır. Bu nedenlerden dolayı, Samtshe-Cavaheti'nin ekonomisi son on yılda Rusya ve Türkiye'ye bağlı duruma gelmiştir. Günümüzde vilayet nüfusunun büyük bir bölümünü Türkiye ile bavul ticareti yapan küçük çiftçilerden oluşturmaktadır.

Krasnodar (Amşen) Ermenileri

Rusya Federasyonu'nun Karadeniz kıyı şeridinin tamamını oluşturan ve Novorosisk, Soçi gibi iki önemli Karadeniz limanını barındıran Krasnodar eyaleti, tarım-sanayi-ticaret açılarından, ‘Rusya'nın Marmarası’ durumundadır. Rusya'nın ve Abhazya'nın Karadeniz kıyılarına yerleşmiş olan Ermeniler, genelde Türkiye'nin Doğu Karadeniz'inde bulunan Hemşin bölgesi kökenli oldukları için Kuzey Kafkasya'da ‘Amşen Ermenileri’ adıyla tanınmaktadır. SSCB devrinden itibaren, gerek Ermenistan'dan ve gerekse Güneybatı Gürcistan'dan bu eyalete yoğun bir Ermeni işçi göçü de gerçekleşmiştir. Amşen (Hemşin) Ermenileri, Krasnodar'da yoğun bulundukları kent ve köylerde örgütlenmiş, Ermeni Diasporası ile ilişkilerini geliştirmiştir. Krasnodar'daki en önemli Ermeni kuruluşu ‘Ermeni Bilim ve Kültür Merkezi’ olan ‘Amshen’dir. Bu merkez, Amşen Ermenilerini Ermenistan, Dağlık-Karabağ ve Ermeni diaspora faaliyetleri konusunda bilgilendirmek ve aynı zamanda Amşen Ermenileri üzerine çıkan haberleri Rus, Ermeni ve Ermeni diasporası basınına iletmek amacıyla kurulmuştur. Krasnodar'ın da içinde bulunduğu Kuban bölgesini tarihi Ermeni toprağı olarak gören ve eyalet içinde örgütlenmelerini tamamlayan Amşen (Hemşin) Ermenileri, 1995 sonrası Krasnodar'da siyasi-kültürel özerklik arayışına başlamışlardır. Bu amaçla, Soçi'nin güneyinden Abhazya'nın Gagra kentinin kuzeyine kadarki bölgede nüfusun çoğunluğunu oluşturan Amşen Ermenileri, Rusya'nın Karadeniz sahilinde yer alan Adler'de özerklik arayışına girmişler ve bu amaçlarına yasal bir dayanak sağlamak için Adler'de ‘Ermeni Ulusal Bölgesi’ oluşturmak amacıyla referandum yapmak için 2000 yaz aylarında girişimlere başlamışlardır. Ermenilerin Krasnodar'da özerklik arayışlarının yanında, 1990'lı yıllarda Kürtlerin de Krasnodar'da ‘Kürt Özerk Bölgesi’ oluşturmak için talepte bulunması ve PKK'nın Moskova, Saratov ve Krasnodar'da Kürtlerin kültürel haklarının verilmesini Nisan 2000'de Putin'den istemesi, bu eyaletin Moskova ve Ankara açılarından hassas bir döneme girdiğini göstermektedir. Rusya ile Türkiye arasında gerçekleştirilen Mavi Akım Doğalgaz Boru Hattı'nın da Krasnodar'dan geçmesi Ankara açısından bu eyaletin önemini arttırmaktadır. Haziran 2000'de yapılan ‘Krasnodar eyaletinin uluslararası ilişkileri ve göçmen olmanın koşulları’ konulu toplantıdaki konuşmasında Krasnodar Vali Yardımcısı Nikolay Karçenko, ağırlıklı olarak Krasnodar Ermenileri üzerinde durarak, Soçi'de Ermeni nüfusunun son yıllarda iki katına çıktığını, Şoçi'de kurulan Ermeni sivil toplum kuruluşlarının yöneticileri arasında Ermeni terör örgütleri ile ilişki içine bulunan kişilerinde yer aldığını, söz konusu bu kuruluşların amacının Adler'de ‘Ermeni Ulusal Bölgesi’nin oluşturulması olduğunu ve bunlardan dolayı Soçi'de ‘Ermeni Sorunu’nun oluştuğunu’ söylemiştir. Amşen Ermenilerinin Adler'de ‘Ermeni Ulusal Bölgesi’ oluşturmak için referanduma yönelmelerine tepki de karşı bir referandum isteği ile gecikmeden gelmiştir. 22 Temmuz'da Krasnodar'da yapılan ve Taman temsilcileri, Kuban Kazakları birlikleri ve Krasnodar Valisi N. Kondratenko tarafından kontrol edilen Oteçestvo hareketi üyelerinin katıldığı toplantıda, Krimsk Kazaklarının yaptığı ‘Krimsk ve Abinsk bölgeleri sakinlerinin Ahıska Türkleri, Kırım Tatarları ve [Ermeniler de dahil olmak üzere] Kafkasyalı-Asyalı diğer halklar üzerine düşüncelerinin öğrenilmesi için referanduma gidilmesi’ teklifi kabul edilmiş ve referanduma gidilmesi amacıyla imza toplanması için Batı Kuban Rusları Birliği Koordinasyon Konseyi kurulmuştur.

Türkiye'nin yakındaki uzak topraklar olarak algıladığı Samtshe-Cavaheti ve Krasnodar, son on yıldır giderek belirginleşen çok boyutlu Ermeni sorunu nedeniyle yeni olaylara gebedir.

Bağımsızlık sonrası Gürcistan, doğudan batıya doğru uzanan gerek enerji ve gerekse ulaşım yollarının potansiyel koridoru durumuna gelmiştir. Dağlık Karabağ Savaşı Gürcistan'ın bu önemini daha da arttırmış, Ermenistan'ın Rusya ile Batı'ya ve Türkiye'nin Azerbaycan'a açılımı, Türkiye ve Azerbaycan'ın Ermenistan ile kayıt dışı ticari ve turistik ilişkileri Gürcistan üzerinden gerçekleşmeye başlamıştır. Gürcistan, kuzey ve kuzeybatısındaki (Abhazya ve Güney Osetya) çatışmalarından sonra güneybatısında (Samtshe-Cavaheti) meydana gelebilecek yeni bir etnik kökenli çatışmanın ülkeyi kesin bir parçalanmaya sürükleyebileceğinin farkındadır.

Şevardnadze, bir tarafta Türkiye, Azerbaycan, Ukrayna, Batı devletleri ve diğer tarafta Rusya, Ermenistan ve diğerleri olmak üzere iki devlet grubu arasında denge kurarak dış politikasını yürütmeye çalışmaktadır. AB ve Fransa hükümetinin Gürcistan ve Ermenistan ile yaptığı anlaşma ile Gürcistan-Ermenistan arasındaki Poti-Haşuri-Borjomi-Ahaltsihe-Ahalkelek-Gümrü-Erivan-Megri karayolunun yeniden yapımı konusunda mutabakata varılmıştır. 1996'da Gürcistan, Azerbaycan, Ukrayna arasında Özbekistan ile de yakın bir işbirliği içerisinde Taşkent-Bakü-Kiev arasında -daha sonraları Avrasya ulaşım koridoru olarak adlandırılacak olan- bir ulaşım koridorunun projelendirilmesi ve yapımı konusunda anlaşma imzalanmıştır. Avrasya ulaşım koridorunun yapımı, Türkiye tarafından gündemde tutulan Bakü-Ceyhan Petrol Boru Hattı ve Kars-Tiflis Demiryolu Projeleri Rusya'nın Güney Kafkasya üzerindeki nüfuzunu azaltabilecek girişimlerdir. Bu nedenle Rusya'nın, bu enerji ve ulaşım koridorları projelerinin geçiş güzergahı üzerindeki Samtshe-Cavaheti vilayetinde projeleri belirsiz bir tarihe kadar rafa kaldırılacak bir çatışmayı çıkarması ve/veya desteklemesi olası bir gelişme olacaktır. Bölgedeki bir çatışma Gürcistan'ın kaldırmak istediği Ahalkelek Rus üssünün de bölgede gerekliliğini ortaya çıkararak mevcut konumunu sağlamlaştıracaktır.

Azerbaycan ve Türkiye ile diplomatik ilişkisi bulunmayan Erivan, İran'dan başka diplomatik ilişki içinde olduğu ikinci komşusu ve Rusya'ya, Batı'ya ve Karadeniz'e çıkış kapısı olan Gürcistan ile ilişkilerini bozmamak için ayrılıkçı eğilimlere destek vermemektedir. Uzun dönemli düşünen Erivan, Gürcistan SSC dönemindeki Cavaheti vilayeti yerine bağımsızlık döneminde Mesheti ile Cavaheti vilayetlerinin birleştirilmesiyle oluşturulan Samtshe-Cavaheti vilayetinden daha memnundur. Çünkü bu yeni vilayet, Erivan ve Moskova ile iyi ilişkilere sahip olan -Karadeniz kıyısındaki- Acaristan ile komşudur. Böylece, Ermenistan'ın Karadeniz'e ulaşma ideali bir adım daha gerçekleşmiştir. Ayrıca, Türkiye ile (özellikle Doğu Karadeniz bölgesiyle) ticaretinde Acaristan'a açılan Sarp (Artvin-Hopa) Sınır Kapısı'nı ve Samtshe-Cavaheti vilayetine açılan Türkgözü (Ardahan-Posof) Sınır Kapısı'nı kullanan Ermenistan ile Cavaheti Ermenileri, Gürcistan'ın sözkonusu vilayetine doğru açılması düşünülen ve Ermenistan'a daha da yakın olan Aktaş (Ardahan-Çıldır) Sınır Kapısı'nın faaliyete geçmesiyle daha da rahatlayacaktır. Böylece, Gürcistan ile ilişkilerini geliştirmeye çalışan Türkiye dolaylı olarak Cavaheti Ermenilerine ve Ermenistan'a yardım etmiş olacaktır.

Anadolu Türklüğünün doğal bir parçası olan Ahıska Türklerinin Samtshe-Cavaheti'ye dönebileceği gerçeği ise bu vilayetin geleceğini etkileyecektir. Gürcistan'daki Rus üslerinin kapanması için girişimlerde bulunan Şevardnadze yönetimi Ahıska Türkü kartını Ermenileri dengelemek için kullandığı takdirde, Güneybatı Gürcistan'da yeni olayların çıkması olasıdır. Ahıska Türklerinin Türkiye tarafından Anadolu'ya iskan edilmesine devam edilmesi ise Samtshe-Cavaheti Ermenilerini ve Krasnodar'ın yerel yöneticilerini rahatlatacaktır. Nitekim, Krasnodar'ın yerel yöneticileri 'sessiz ve aşamalı bir planla, Rusya için stratejik önemde olan bu eyaletlerde yaşayan Ahıska Türklerinin rahatsız edilerek Türkiye'ye yerleşmesinin sağlanmasını' bir politika olarak benimsemişlerdir.

Samtshe-Cavaheti Ermenilerinin koruyucusu durumuna gelen Moskova'nın, SSCB'nin dağılması sonrası Rusya Federasyonu'nun tek çıkış kapısı olarak kalan Krasnodar'da Amşen Ermenilerinin -ve diğer etnik grupların- özerklik arayışlarını desteklemesi ise beklenmemelidir. Bu nedenle, Moskova'nın iki bölgede farklı politikalara yönelmesi kaçınılmazdır.
 ----------------------
* ASAM Kafkasya Uzmanı -
- ERMENİ ARAŞTIRMALARI, Sayı 2, Haziran-Temmuz-Ağustos 2001
            Tavsiye Et

   «  Geri
Yorumlar