Anasayfaİletişim
  
English



E-Bülten Üyeliği

Günlük bültenimize üye olmak için aşağıdaki alanları doldurunuz.
Ad:
Soyad:
Eposta:


DERGİ SAYILARI

Ermenistan'da Medya: Bağımsızlık Sonrası Dönem, Gelişmeler ve Genel Sorunlar

Yrd. Doç. Dr. Leyla BUDAK*
ERMENİ ARAŞTIRMALARI, Sayı 12-13, Kış 2003 - İlkbahar 2004

 
Title: Media in Armenia: Post-Independence Period, the Developments and the General Problems

Abstract: The transformation of mass media from a Soviet type control mechanism to a post-Soviet form of communication has become a widely discussed issue in the newly emerged Central Asian and Caucasian republic. The article is the last chapter of similar studies of the writer on Southern Caucasian republics, and it focuses on Armenia and its media.

Keywords:  Media, Armenia, post-Soviet Period, Independence, Central Asia, Transcaucasia

Sovyetler Birliği’nin dağılmasıyla Baltık Cumhuriyetleri’nde başlayan bağımsızlık hareketleri Transkafkasya ve Orta Asya’da devam etmiştir. Sosyalist birlikten ayrılan her cumhuriyet, yeniden yapılanma sürecinde önemli aşamalar kaydetmiştir.

Düşünce ve ifade özgürlüğünün ve bundan destek alarak oluşturulan demokratik medya ortamının, komünist rejimin dışa kapalı atmosferinden demokratik düzene geçişte üstlendiği rol son derece önemlidir. Bilindiği gibi, Sovyet medyası, halkın bilgi ve haber kaynağı olmaktan çok siyasi rejimin propaganda ve ikna aracı olarak kullanılmıştı. Amaç, toplumsal ve siyasal alanın kontrol edilmesiydi.[1] Sovyetler Birliği’nin sınırları içindeki her cumhuriyette de merkezden yönetilen ve yönlendirilen medya aynı amaca hizmet etmekteydi. Uzun yıllar süren bu uygulamanın izlerini silmek elbette kolay değildir ve zamana gereksinme duyulmaktadır. Ayrıca aralarında farklılıklar da olsa genç cumhuriyetlerde, kitle iletişim sistemlerinin bağımsızlıktan sonra kaydettiği gelişmeler, beklenen düzeyin gerisinde kalmıştır. Öte yandan siyasi ve ekonomik alanda etkin olan güçlerin kitle iletişim araçlarından yararlanarak etkinlik alanlarını pekiştirme isteği de söz konusudur. Özetle bağımsız cumhuriyetlerin, kitle iletişim alanında hassas bir dönemden geçtikleri görülmektedir.

Bu düşüncelerden hareketle Orta Asya ve Transkafkasya ülkelerinin bağımsızlık sonrası kitle iletişim sistemlerini ve bu konudaki sorunlarını birer makale çerçevesinde incelemek amacıyla bir çalışma başlatılmıştır. Ermenistan medyasını konu alan bu makale, Güney Kafkasya Cumhuriyetleri’yle ilgili çalışmanın sonuncusudur.

Ermenistan

Türkiye ile 324 kilometre sınırı bulunan Ermenistan, Azerbaycan ve Gürcistan’la da komşudur. Aras Nehri üzerinden İran’la kısa bir sınırı vardır. Denizle bağlantısı olmayan Ermenistan, sert iklimi, verimsiz toprakları ve sınırlı doğal kaynaklarıyla bölgenin en sorunlu ülkesidir. İşsizlik nedeniyle Rusya’ya ve diğer ülkelere göçler artmakta, ülke nüfusu azalmaktadır. 2001 sayımına göre üç milyona yaklaşan nüfusun %93.3’ünü Ermeniler, %2.6’sını Azeriler, %1.6’sını Ruslar ve %2.5’ini diğerleri oluşturmaktadır. Ayrıca Azerbaycan’ın Karabağ bölgesine göçler nedeniyle Karabağ’daki Ermeni nüfusu 400.000’e yaklaşmaktadır. 437.000 kadar Ermeni de Gürcistan’ın Cevahetya vilayetinde yerleşmiştir.[2] Kafkasya dışında dünyanın çeşitli yerlerinde yaşayan Ermeni sayısı ise Ermenistan’da yaşayanlardan fazladır. Örneğin, ABD’de bir milyon, Avrupa ülkelerinde bir buçuk milyon, Orta Doğu ve Uzakdoğu’da bir milyon ve Rusya’da bir buçuk milyon Ermeni bulunmaktadır.[3]

Bu diaspora geniş bir örgütlenmeye gitmiş olup dünya genelindeki Ermeni faaliyetlerini organize etmektedir. Genellikle psikolojik savaş ve propaganda ağırlıklı olan ve Türkiye ile ilgili bazı tarihi iddiaları canlı tutmaya çalışan Ermeni faaliyetleri [4] kilise ve devletçe de desteklenmektedir. Bu durum Ermenistan’ın iç ve dış politikası yanında Ermeni medyasını da etkilemektedir. Kuşkusuz bu çalışmadan amaç, Ermeni iddialarının analizi değildir. Asıl olan bağımsızlıkla birlikte işlevleri değişen, kitle iletişim araçlarının yeniden yapılanma sürecindeki rollerini ve içinde bulundukları koşulları belirlemektir.

Bağımsızlık sonrası Ermenistan Cumhuriyeti’nin medyasını düzenleyen yasalara, yazılı ve görsel basının yapısal durumuna, temel sorunlarına, basın ve ifade özgürlüğü ile ilgili genel konulara aşağıda kısaca değinilmektedir.

Medya Alanı İle İlgili Yasal Düzenlemeler
Ermenistan Anayasası, doğrudan basınla ilgili ifadeler içermemekle birlikte herkesin kendi fikrini açıklamakta özgür olduğunu belirtmektedir. Anayasaya göre, herkes ifade özgürlüğüne, bilgiyi arama, elde etme ve dağıtma özgürlüğüne sahiptir ayrıca hiç kimse düşüncesini değiştirmeye zorlanamaz.[5]

Ermenistan’daki medya alanını düzenleyen kanunlardan ilki 8 Ekim 1991 tarihli “Basın ve Kitle İletişim Araçları Hakkındaki Kanun”dur. Bu yasada, basın ve diğer kitle iletişim araçlarının özgür olduğu ve sansüre tabi tutulamayacağı belirtilmektedir. Kanuna göre devlet kurum ve kuruluşlarının, sosyal ve politik organizasyonların, sosyal hareketlerin, kültürel, bilimsel ve eğitim kurumlarının medya organizasyonu kurma hakkı mevcuttur.[6] Bir medya organizasyonu kurmak için ilgili devlet kurumundan izin almak gereklidir. Gereken başvuru yapıldıktan sonra, başvuruda bulunan kuruluştan yasal sorumlulukların yerine getirilmesi istenmektedir. Radyo ve televizyon kuruluşları için gereken iznin alınması daha karmaşık bazı aşamalara tabidir. 1991 yılında çıkarılmış olan kanun, uzmanlar tarafından bazı yönleri ile eleştirilmektedir.  Kanunun güncelliğini yitirdiği, bazı bölümlerinin değiştirilmesi veya yeniden yapılması gerektiği şeklindeki görüşler, ulusal ve uluslararası toplantılarda dile getirilmiştir.[7]

Basın ve kitle iletişim alanını düzenleyen diğer kanunlar arasında “Televizyon ve Radyo Yayıncılığı Hakkındaki Kanun” (9 Ekim 2000), “Reklâmcılık Yasası”, (30 Nisan 1996), “Lisans Düzenlemeleri Hakkında Kanun ” ( 30 Mayıs 2001) yer almaktadır.

Reklamla ilgili genel düzenlemeleri içeren “Reklamcılık Yasası” reklamların içerik ve şekil şartları ile ilgili bazı düzenlemeler getirmektedir. Örneğin, reklâmların Ermeni dilinde olması gerektiğini veya Ermenice’ye çevrilmesini şart koşmaktadır. Ayrıca kanun, çocukların kendileri için olmayan ürünlerin reklamlarında yer almaması gerektiğini, alkollü içeceklerin, tütün ve tütün ürünlerinin reklamının yasak olduğunu belirlemektedir.[8] “Lisans Düzenlemeleri Hakkındaki Kanun”da da radyo ve televizyon yayın kuruluşlarının, Ulusal Televizyon ve Radyo Komisyonu’ndan lisans temin etmeleri için gereken yasal sorumluluklar, lisanslarla ilgili düzenlemeler ve hangi şartlar altında yayın lisanslarının geri alınabileceği veya iptal edilebileceği gibi konular yer almaktadır.

9 Ekim 2000 tarihli “Televizyon ve Radyo Yayıncılığı Hakkındaki Kanun”, radyo ve televizyon alanını düzenlemektedir. Radyo ve televizyon alanını düzenleyici kuruluş, kamu radyo ve televizyonu, radyo ve televizyon yayıncılığı ile ilgili genel düzenlemeleri içermektedir. Yayıncılık kanununun 24. maddesi, programlar açısından dikkat edilmesi gereken yayın içerikleri ile ilgili sınırlandırmaları belirlemektedir. Kanuna göre, etnik, dini veya ırk ayrımcılığına yol açabilecek programların yayınlanması yasaktır. Ayrıca savaşı, şiddeti teşvik eden yayınlar özellikle çocuk ve genç izleyicilerin gelişim ve eğitim sürecine zarar verebilecek çeşitli korku filmleri, pornografik içerikli ve başkalarının haklarına saldırı niteliği taşıyan yapımlar yasaklanmaktadır. Bu kanun çeşitli yönleri ile eleştirilmekte, bazı bölümlerinin medya alanını kısıtladığı şeklinde görüşler kamuoyunda yer almaktadır. [9]

Yazılı Basın

Ermenistan’da Ermenice ve Rusça basılan gazete ve dergiler yayınlanmakta, bazı Amerika veya Avrupa menşeli yayınlar da bulunmaktadır. Ancak yabancı yayınların fiyatları halkın alım gücünün üstündedir. Ermenistan genelinde 2003 yılı itibariyle 30’dan fazla gazete basıldığı, birçok popüler gazetenin ortalama tirajının 3.000–4.000 dolayında olduğu görülmektedir. [10] Halkın alım gücü sınırlıdır. Ekonomik koşullar yüzünden toplam tirajlar oldukça düşüktür. 2002–2003 yıllarında, bazı gazetelerin tirajlarında bir yükseliş gözlenmekte ise de genel olarak tirajların yüksek olduğunu söylemek mümkün değildir.

Tirajları yüksek sayılabilecek gazeteler arasında Novoe Vremya, Ayb-Fe, Or, Orran, Avant Guard, Aizhm gibi özellikle son yıllarda yayınlanmaya başlayan gazeteler sayılabilir. [11] Ayrıca Ararat, Azg, Golos Armenii, Noyan Tapan, Yerevan News, Respublica Armenia, Gazeta Armenia da bazı diğer gazeteler arasında sayılabilir. Haber ajansları arasında ise Armenpress, ArminFo, Mediamax, Noyan Tapan yer almaktadır.

Gazete basım ve dağıtım olanakları yeterli ölçüde olmamakla birlikte bazı gelişmeler gözlenmektedir. Devlete ait olarak uzun yıllar işlevlerini yürüten basımevlerini özel girişime devretme olumlu bir gelişme olarak değerlendirilebilirse de bu durum beraberinde bazı sorunları da getirmektedir. Özellikle basımevlerinin ticari desteği sağlayan grup veya kişilerin etki ve denetimine girmesi söz konusudur.[12] Gazete dağıtımı ülke genelinde hala önemli bir sorun olmakla birlikte dağıtım üzerinde devlet tekeli kırılmış ve özel girişim de bu alanda etkili olmaya başlamıştır. Küçük ölçekte dağıtım yapan sekiz özel dağıtım merkezi kurulmuştur.[13] Bölgesel ve yerel düzeyde ise yazılı basının finansal kaynakları çok daha azdır. Halkın ekonomik olanakları ve alım gücü başkent Erivan ve çevresine göre son derece sınırlıdır. Finansal sıkıntılar nedeniyle bölgesel veya yerel basın gelişme gösterememekte ve ulusal gazeteler bölgelerde daha az sayıda dağıtılmaktadır.

Gazeteler,  devlet ya da siyasi partiler, kilise veya ticari güç odakları tarafından desteklenmektedir. Gerçek anlamda bağımsız bir gazeteden söz etmek pek mümkün gözükmemektedir. Finansal desteği çeşitli çıkar gruplarından sağlanan gazetelerin reklâm veya ilanla elde etmeleri gereken gelirler ise son derece azdır, gerçekte gazeteler reklâm işi ile ilgilenmemekte, az sayıda personel ile çalıştırdıkları reklâm departmanları küçük ölçekli tutulmaktadır. Ayrıca vergilerin yüksek olması birçok reklâm vereni açık reklâm vermekten kaçınmaya zorlamaktadır. Reklâm sektörü ile ilgili sorunlar, Ermenistan’daki basını zorlamakta, finansal bağımsızlık yeterli düzeyde sağlanamamakta ve bunun sonucu olarak da yeteri kadar özgür bir basın ortamı oluşamamaktadır.[14] Her gazetenin finansal desteğini sağlayan kişi, grup veya partiler, gazetelerde kendi görüş ve fikirlerini dile getirmekte, bu durum gazeteciler arasında kendi kendine sansür uygulamalarına yol açmakta, gazetelere finansal desteği sağlayan kişi, grup veya partilerin istediği makale veya yazıların basılmasına neden olmaktadır. Sonuç olarak “gazeteler, ekonomik veya siyasi çıkar gruplarının ya da medya patronlarının etki ve denetiminde kalmakta”[15] halk sosyal, politik ve ekonomik olaylar konusunda objektif olarak bilgilendirilmemekte ve bu durum, demokratik süreçler açısından olumsuz etki yaratmaktadır.

Gazetecilerin genel olarak eğitim düzeyleri de yeterli değildir. Üniversitelerde verilen gazetecilik eğitiminin modern gazeteciliğin gereklerini karşılayamadığı, profesyonellik düzeyinin gelişme gösteremediği ve bu eksikliklerin gazete içeriklerine yansıdığı görülmektedir.

Radyo-Televizyon Yayıncılığı

2002 yılı sonları ve 2003 yılı başları itibariyle ülkede yayın yapan özel televizyon sayısı 40 civarındadır. Özel televizyon kanallarından Prometheus ve Alternative Media dışında ülke geneline yayın yapan televizyon kuruluşları devlete aittir. Rus televizyon kanallarından ORT ve RTR de ülke genelinde izlenebilmektedir. Bazı Rus kanalları ise sadece başkent Erivan ve çevresine yayınlarını ulaştırabilmektedirler.[16]  Özel televizyon kuruluşları arasında A1 Plus, Ar, Armenia TV, Prometheus, Alternative Media, Armenia, ART_13, ALM, Fortuna, Hai Tv, STV, Erivan Tv bulunmaktadır.

Ermenistan’da halkın başlıca haber kaynağı televizyon yayınlarıdır. Nüfusun %86’sı için televizyonlar en önemli haber kaynağıdır. [17] Televizyonların genellikle eski teknolojiye bağımlı olduğu, yazılı basın alanında olduğu gibi işlevlerini ticari, siyasi etkilere açık olarak sürdürebildikleri ve profesyonellik düzeyinin önemli bir gelişme gösteremediği görülmektedir. Ekonomik kökenli sorunlar yayıncıları zorlamaktadır. Birçok televizyon kanalı güç ekonomik koşullar altında çalışmakta, düşük kaliteli programlar, korsan filmler ve müzik programları yayınlamakta, siyasi ve ticari etkiler televizyonların program içeriklerinde kendini göstermektedir.

Televizyon yayıncılığı açısından reklâmcılık önemli bir gelir kaynağıdır. Ermenistan’daki ekonomik sorunlar, reklâm gelirleri üzerinde olumsuz etki yaratmaktadır. Yayın kuruluşlarının reklâm pastasından aldığı payı daraltmaktadır. Bu arada devlet radyo ve televizyonu devlet tarafından finanse edilmekle birlikte reklâm olanaklarından da özel televizyonlar ve radyolar gibi aynı şekilde hatta daha fazla yararlanmaktadırlar. Ülkede en geniş reklâm dilimi devlet kuruluşlarına aittir.

Görsel işitsel medyada da objektif gazetecilik kriterlerinden uzak kalındığı, özellikle haber yayınlarının içeriklerinde nesnel ölçütlere uygun haber yapılmadığı söylenebilir. Finans kaynakları daha sınırlıdır ve bu nedenle sponsorların etkisine daha açıktırlar. Küçük ölçekte yayın yapan yerel televizyonların haber yayınları veya program içeriklerinde etki veya denetim daha fazla hissedilmektedir.  Radyo yayıncılığı ise daha çok eğlence amaçlı ve müzik ağırlıklı gelişme göstermiştir. Devlet radyosu ülke geneline yayınlarını iletebilmekte,  devlet tarafından finanse edilmektedir. Özel radyolar arasında Dinamit FM, Hay, Hai FM 105.5, Hit FM sayılabilir.

Basın ve İfade Özgürlüğü ile İlgili Genel Değerlendirme
Sovyetlerin dağılmasıyla birlikte, yetmiş yıllık kapalı rejimi geride bırakan genç cumhuriyetler, özgürlüğe dayanan demokratik birer cumhuriyet olma yolunda çaba göstermektedirler. Aralarında farklılıklar da olsa, toplumsal gelişmelerinin ana ilkelerini kendi kamuoylarına mal etme ve kamuoyunu yansıtma konusunda hemen her cumhuriyetin kitle iletişim araçlarından yararlandığı bilinmektedir. Siyasi karar mercilerinin uygulamalarında bazı ayrıcalıklar mutlaka vardır. Ama genelde her ülkede basın ve ifade özgürlüğü ile ilgili yasal düzenlemelere gidilmiş, uluslararası taahhütlerde bulunulmuş, medyanın toplum hayatında oynadığı rol anlaşılmış, medya, toplum ve demokrasi ilişkilerinde önemli gelişmeler kaydedilmiştir. Şüphesiz, bu gelişmeler, cumhuriyetlerin içinde bulundukları koşullara ve hassasiyetlere göre değişmektedir. Ayrıca cumhuriyetlerin kitle iletişim sistemlerinde katedilen mesafelerin yanında aşılması gereken önemli sorunlar bulunduğu ve bu nedenle tam anlamıyla özgür ve bağımsız bir basından söz etmenin mümkün olmadığı da görülmektedir.

Bağımsızlıktan sonraki Ermenistan medyası, dünyadaki gelişmelere paralel olarak yeni değerlerle tanışırken bir yandan da devlet-kilise-diaspora etkisinde bocalamaktadır. Ermenistan’da önemli bir güç olan Kilisenin ana ilkesi “Büyük Ermenistan” idealini esas alan “Hay-dat” ideolojisini canlı tutmaktır. Devlet politikası üzerinde de etkili olan kilise, diaspora faaliyetlerini de etkilemektedir. Her ne kadar Anayasa’nın 15. Maddesinde vatandaşlar arasında din ayrımı yapılmayacağı belirtilmiş ise de bu hükmün uygulama alanına ne ölçüde taşındığı tartışmalıdır. Kayıtlı olmayan dinlerin Ermenistan’da faaliyet göstermesi son derece zorlaştırılmıştır. Bu tür gruplar, gazete ve dergi yayınlayamaz, toplantı mekânları kiralayamaz, radyo ve televizyon programı yapamazlar.[18] Diaspora Ermeniliği de dünya Ermeni basını üzerinde olduğu kadar Ermenistan medyası üzerinde de etkilidir.[19] Diaspora partilerinden Taşnak, Hıncak, Ramgavar eskinin devamı niteliğinde kuruluşlar olup kitle iletişim alanında da etkilidirler.

Ermenistan’da devlete ait medya kuruluşlarının bağımsız olanlara göre daha güçlü olduğu bilinmektedir. Bağımsız olarak tanınan veya böyle olduğu belirtilenlerden de Başkan Koçaryan’a yakın kişilere ait medya organizasyonları vardır.[20] Öte yandan, bütün baskılara rağmen üç milyonluk ülkede siyasi parti adedinin 70’e yaklaşması[21] bunlardan birçoğunun kendi olanakları ölçüsünde medya kuruluşlarına sahip olmaları ve maddi olanaksızlıklardan ötürü diğer medya kuruluşlarının destek sağlayacak kişilerin veya siyasi grupların kontrolüne girmeleri ayrı bir kargaşa konusudur.[22]

Ayrıca devlete ait olan medya kuruluşları ile özel medya kuruluşlarının aynı koşullar altında çalıştığını söylemek de mümkün değildir [23] Hükümetten, bakanlıklardan veya resmi kurum ve kuruluşlardan bilgi temin edilmesi gerektiğinde devlete ait olmayan medya kuruluşları çeşitli zorluklarla karşılaşmaktadırlar. Baskı ve dolaylı sansür örneklerine rastlamak mümkündür.

Medyadaki siyasallaşma şiddet olaylarına da neden olmaktadır. Koçaryan yanlısı yayın yaptırdığı iddiasıyla Radyo Televizyon Kurumu başkanı 22 Aralık 2002’de öldürülmüştür. Yeni seçilen başkanın ise 1999 Meclis Baskını sanıklarından olduğu iddiası ortaya atılmıştır. 1999 yılının Ekim ayında Ermenistan Parlementosu’na yapılan saldırılardan sonra bağımsız olduğu belirtilen basın kuruluşlarına yönelik kontrol ve denetim artmıştır. Gazetecilere yönelik saldırı ve tehdit olaylarında da belirgin bir artış kaydedilmiştir.

Tüm bu olumsuzluklar, demokratik bir medya ortamının oluşmasına engel teşkil etmektedir. Diğer yandan maddi sıkıntılar da eklenince birçok basın kuruluşu kapanma durumuna gelmiştir. Örneğin, bağımsızlığın onuncu yılı itibariyle kayıtlı medya kuruluşlarının yalnızca %30’unun faal olduğu belirtilmektedir. [24] Vergilerin yüksekliği, basım ve dağıtım zorlukları, reklâm gelirlerinin yetersizliği, maliyet artışları, medya kuruluşlarını giderek daha zor bir duruma itmektedir. Tüm bu güç koşullara, ülkede gerçek anlamda bağımsız bir yargı sisteminin henüz yerleşememiş olması da etki etmektedir. Basının sorunlarının çözümü yasal mekanizmalardan gereken desteği alamamaktadır. Yalnızca 1999 yılında basınla ilgili 12 davadan 11’i kaybedilmiştir. Bu eğilimin 2000 yılında da devam ettiği görülmüştür. [25]

Sonuç

Sonuç olarak demokratik bir geçmişten ve geleneklerden yoksun olan Ermenistan medyası, cumhuriyetin bağımsızlığını kazanmasından yaklaşık on iki yıl sonra da demokratik bir yapılanmadan oldukça uzak, devletin, siyasi grup ve partilerin, kilisenin ve ticari çıkar gruplarının etki ve denetiminde olmaya devam etmektedir. Ermenistan medyasının içine düştüğü bu olumsuz durumun aşılması için basın ve ifade özgürlüğü ile ilgili yeni yasal düzenlemelere öncelik verilmesi, yasaların uygulama alanına getirilmesi, yargı sisteminin basın ve ifade özgürlüğünü savunabilecek bağımsız bir yapıda şekillenmesi gereği öncelikli konulardır.

Ayrıca basın ve ifade özgürlüğünün korunmasında maddi olanakların da payının büyük olduğu unutulmamalıdır. Maliyetten, dağıtıma, alt yapı olanaklarından vergilere, reklâm gelirlerine kadar çok çeşitli konularda acil önlemlere gereksinim vardır. Ermenistan’daki gazetecilerin eğitimi ise öncelik arz eden bir diğer konudur. Gerek meslek içi eğitimin gerekse üniversitelerde verilen gazetecilik eğitiminin iyileştirilmesi ve basın çalışanlarının profesyonellik düzeyinin geliştirilmesi basın etiği açısından da çok büyük önem taşımaktadır.

 


 


[1] Fred Siebert, Theodore  Peterson ve Wilbur Schramm, Four Theories of the Press, (Urbana: University of the Illinois Press, 1959), ss.121-125
[2] Murat ŞAHİN, “Transkafkasya Siyasi Coğrafyasında Etnik Dağılımın Etkileri”, Avrasya Etüdleri, TİKA Yay., 2001 Yaz, No. 19, ss.33-35
[3] Ersal YAVİ, 1856-1923 Emperyalizm Kıskacında Türkler, Ermeniler, Kürtler, (İzmir: Yazıcı Yayınevi, 2002), s. 385
[4] Erdal İLTER, Ermeni Propagandasının Kaynakları, (Ankara: Kamu Hizmeti Vakfı Yayını, 1994), ss. 10-13
[5] Ermenistan anayasası için bkz: http:// www. armeniaforeignministry.com
[6] Ermenistan Medya alanını düzenleyen kanunlar için bkz: www.internews.am
[7] Karen ANDREASYAN, “The Armenian Media Landscape”, European Media Landscape Reports, internet adresi: http:// www. ejc. nl/ jr/ emland/ armenia. html erişim tarihi: 29.10.2003
[8] a.g.y.
[9] “Armenian Press Overview”, International Journalist Network Report, internet adresi: http:// ijnet.org/ FE_Article/ pressoverview. Asp? Country ID= 644, erişim tarihi: 28.10. 2003
[10] Andreasyan, a.g.y
[11] a.g.y
[12] Tigran NAGDALYAN, “The Audience Of Mass Media In Armenia”, Transcaucasus Media Bulletin, No. 2, Ekim 1997, s.15
[13] Andreasyan, a.g.y
[14] Janna KRIKOROVA, “The Role and Influence of the Advertising Market on Printed Media”, Transcaucasus Media Bulletin, No. 2, Ekim 1997, ss.17–18
[15] “Armenian Press Overview”, Internatıonal Journalist Network Report, a.g.y
[16] Andreasyan,a.g.y
[17] Nagdalyan, a.g.y,
[18] Mahmut Niyazi SEZGİN, “Ermenistan’da Dini Yapı- Dini Hayat”, Ermeni Araştırmaları Dergisi, ASAM Yayını, ASAM Yayını, Kış 2003, No. 8, s.163
[19] Erdal İLTER, a.g.e., s. 31
[20] Mahmut Niyazi SEZGİN, “Ermenistan’da İç Siyasi Yapı ve 19 Şubat Başkanlık Seçimleri”, Stratejik Analiz, Şubat 2003, Cilt 3, No. 34, s. 80
[21] Niyazi Sezgin, “Ermenistan’da İç Siyasi Yapı ve 19 Şubat Başkanlık Seçimleri”, a.g.m., s. 78
[22] Yavi, a.g.e., ss. 380-381
[23] Yasha LANGE, “Armenia”, Media in the CIS, The Report For EIM, internet adresi: http://  ınternews. ru/ books/ media/ armenia. html, erişim tarihi: 26.10.2003
[24] Yavi, a.g.e., s. 381
[25] Yavi, a.g.e., ss. 380–381

 ----------------------
* Celal Bayar Üniversitesi Gördes Meslek Yüksekokulu Öğretim Üyesi -
- ERMENİ ARAŞTIRMALARI, Sayı 12-13, Kış 2003 - İlkbahar 2004
    İçeriğe Yorum Yaz    Yazdır    Tavsiye Et

   «  Geri
Yorumlar

Henüz Yorum bulunmamaktadır.


 
 
ERAREN - Ermeni Araştırmaları Enstitüsü

Bu site en iyi 1024 x 768 çözünürlükte görüntülenir.