Anasayfaİletişim
  
English
- 28 2009                                                                     

ERİVAN YİNE SAÇMALADI

28 2009, Kaynak : Soykırım Gerçeği

      Ermenistan Dışişleri Bakanı Eduard Nalbantyan, 1915 olaylarıyla ilgili Ermeni iddiaları konusundaki dış politika önceliklerinden vazgeçmeyeceklerini belirterek, “Ermenistan, Türkiye ile ilişkileri normalleştirmek için özveride bulunmayacak” dedi.

      Ermeni haber ajanslarının haberine göre Eduard Nalbantyan, başkent Erivan’da düzenlediği basın toplantısında, 1915 olayları hakkındaki iddiaların uluslararası alanda tanınmasına yönelik çabalarını hiçbir biçimde durdurmayacaklarını vurgulayarak, tarihsel gerçek olduğunu ileri sürdüğü iddiaların doğruluğuna kuşku düşürecek girişimlerden kaçınacaklarını söyledi.

      Nalbandyan’ın sözleri, kahramanlığını anlatırken hırsızlığını itiraf eden suçluyu anımsatıyor. İddialarının her an kuşkulu duruma düşebileceğinin kendileri de farkındalar, yanlış bir adım atıp da açık vermeyelim derdindeler.

      Dışişleri Bakanı Ali Babacan’ın “iki ülke arasında uzlaşmanın çok yakın olduğu” yönündeki düşüncesine katıldığını da dile getiren Nalbantyan, “Yine de sorunlar, Türkiye’nin Ermenistan ile önkoşulsuz olarak diplomatik ilişki kurmayı kabul etmesinden sonra çözülebilir” dedi.

      Nalbandyan burada kendince Türkiye’ye akıl veriyor: Türkiye önkoşulsuz masaya otursun diyor.

      Yani Türkiye;
      -Topraklarımıza, sınırlarımıza göz dikmeyin,
      -Soykırım iddialarınızın gerçekliğini bilim adamları araştırsın ve gerçekler ortaya çıksın,
      şeklindeki beklentilerini unutsun diyor.

      Ermenistan Dışişleri Bakanı, siz bu koşullardan vaz geçin, ama biz saldırganlığımızdan asla geri adım atmayız, soykırım iddialarını asla tartışma konusu yapmayız, sınırları çizen anlaşmaları tanımayız, Sevr’i hortlatırız, Doğu Anadolu’ya “Batı Ermenistan” da deriz, topraklarınızda hak da iddia ederiz gibi akıl almaz bir yaklaşım içinde.

      Nalbantyan, halen Ermeni işgali altında tutulan Yukarı Karabağ konusuna da, “sorunla ilgili Bakü’nün her sivri çıkışına Erivan’ın tepki vermesi durumunda çözüm sürecinin kilitlenebileceğini, çözümün gerçekleştirilmesi için karşılıklı güven ortamının oluşturulması gerektiğini” kaydetti. Azerbaycan’a saldıran, topraklarını işgal eden, vatandaşlarını katleden başka bir ülke herhalde.

      Ülkenizin bir bölümünü işgal edecekler, vatandaşlarınızı öldürecekler, öldüremediklerini topraklarından kaçıracaklar, uluslar arası tüm girişimlere ve alınan kararlara rağmen işgali sürdürecekler, Rusya’dan BM Güvenlik Konseyi’nin bu konuda aldığı dört karara rağmen silah almaya devam edecekler, sonrada karşılıklı güven ortamının oluşturulmasından söz edecekler.

      Ermenistan’daki yönetim, ülkede yaşanan ekonomik sıkıntının sebebi konusunda da tüm dünyayı kandırıyor. Türkiye ile sınırların kapalı olması nedeniyle Ermeni halkının yoksulluk çektiğini söylüyorlar…

      Ama gözden kaçan bir nokta var: Ermenistan’ın Rusya, İran ve Gürcistan ile sınırları açık. Onlarla ticareti devam ediyor. Yakın zamanda Çin ile de anlaşmalar yaptılar. Aslında Ermenistan’ın dış ticarete konu olacak ciddi bir üretimi de yok. O halde sorunun kaynağını başka bir yerde aramak lazım. Ermenistan bugün Kafkasya’da yasa dışı işlerin merkezi durumunda, silah ve nükleer madde kaçakçılıkları, teröristlerin barındırılması gibi akla gelebilecek her türlü kötülük var. Durum böyle olunca da kara para trafiği, iktidar ve ona yakın mafya gruplarının elinde toplanıyor. Ermenistan vatandaşlarına da yoksulluk çekmek düşüyor. Türkiye’nin Ermenistan sınırını açmadan önce Doğu Anadolu’da nükleer madde, silah ve terörist transferini önleyecek güçlü bir teknolojik ve personel donanımına gitmesi gerekir. Aksi takdirde Ermenistan’da bugün iktidarda olan Taşnak çetesi, ülkemizin doğu illerini cehenneme dönüştürmekte bir an bile tereddüt etmez. I. Dünya Savaşı ve öncesinde yaşanılan dönemi, yeniden yaşamak istemiyorsak sınırı açmadan önce Ermenistan sınırlarının güvenliğini garantilememiz gerekir.
      
      Bu arada hatırlatmakta yarar var: Ermenistan hükümetinin AB ile de başı dertte! Zira AB; son genel seçimler ve sonrasında meydana gelen olaylar ve muhalefet partilerinin susturulması, muhaliflerin hapsedilmesi konusunda Ermenistan’a ciddi bir şekilde baskı yapıyor. Avrupa Konseyi Parlamenterler Meclisi, Ermenistan`a karşı uygulanacak yaptırımlara ilişkin bir karar tasarısı hazırlamakla meşgul. Ermeni diplomatlar ve politikacılar AB kapılarında hükümetlerini baskıcı, despot görünümünden kurtarmak için çırpınıyorlar. Kendi halkına karşı bu denli acımasız olan bir hükümetin komşularıyla iyi ilişkiler kurmasını beklemek hayalden öteye gitmez.

      Ermenistan’da bu ikiyüzlü ve yayılmacı, saldırgan yönetim olduğu sürece bölgedeki barış arayışları komşularının tüm iyi niyetine rağmen mümkün görülmüyor.

    Habere Yorum Yaz        Tavsiye Et

   «  Geri