Anasayfaİletişim
  
English
- 18 2007                                                                     

SOYKIRIM YALANI VE BATI'NIN SORUMLULU?U (SIDDIK ARSLAN)

18 2007, Kaynak : Cumhuriyet
="justify">Ermeniler ile Müslüman halklar aras?nda ya?anm?? olan "kanl? kavgalar?" ara?t?rmak üzere, 1920'lerde Anadolu'ya gönderilen ABD heyetinin haz?rlad??? raporlara bak?ld???nda, ayn? ?ekilde Rusya ve Avrupa ülkelerinin ar?ivleri incelendi?inde, suçlu taraf?n kesinlikle Ermeniler oldu?u net bir biçimde görülmektedir.

‚@ da, küçük hesaplar u?runa hem kendilerini harcad?lar, hem Osmanl?'y? zora soktular ve hem de "büyük insanl?k suçu i?leyerek" yüzy?llarca birlikte ya?ad?klar? kom?ular?n? hunharca katlettiler. Üstüne üstlük, "hem kel, hem de fodul" misali; hiç yüzleri bile k?zarmadan, ihanet ettikleri Osmanl?'ya "soyk?r?m" iftiras?, katlettikleri kom?ular?na ise "katil" damgas?n? vurma giri?imlerini yakla??k bir as?rdan beri sürdürüyorlar. Aç?kças?, hiç gere?i yokken ve kendilerini "göçebe ve yurtsuz" millet konumuna mahkûm etme bahas?na; soyk?r?m yalan?n? "saz çal?p söyleme" üslubuyla dillendirerek, kendilerini bu tuza??n içerisi çeken güç odaklar?n?n sinsi emellerine hizmet etmeyi sürdürüyorlar.

Üzülerek ve Bat?l?lara sitem ederek belirtmek isterim ki; iki dost ve sad?k ortak aras?na girerek onlar? birbirine dü?man etmek gerçek anlamda a?a??lanacak derecede kötü bir davran?? ve özelliktir. Öyle ki; neredeyse bütün inanç, gelenek, kültür ve yasal metinlerde bu gibi kötü hesap pe?inde ko?anlar "suçlu ve ay?pl?" olarak de?erlendirilirler. Kendi de?erlerimizde ise, "birbirine sadakatle ba?l? ki?i, aile ve devletleraras?na girerek" onlar? birbirine dü?man eden ki?i veya otoriteler fitnekâr, hilekâr, dü?man, kaypak, sahtekâr, vs gibi kötü s?fatlarla tan?mlan?rlar.

??te, Osmanl? ?mparatorlu?u döneminde, devlet otoritesine sadakatle ba?l? ve neredeyse en güvenilir kesimlerden birini olu?turan Ermeni halk?, ne yaz?k ki, bizzat Bat?l? mihraklar taraf?ndan "hayali vaatlerle" Osmanl?'ya kar?? k??k?rt?lm?? ve gelecekleri tamamen karart?lm??t?r. Uluslararas? ili?kilerin tabiat?nda var olan bu tarz giri?im, ba?lant? ve hamleler kar??s?nda fazla ?a??rmamak laz?m. Hatta, reel politik yönünden bakarsak, gerçek ma?dur konumundaki Osmanl?'n?n tarih sahnesinden silinmesinden sonra bile pe?inin b?rak?lmamas? ve miras?ndan bile bir ?eyler kopar?lmaya çal???lmas?n? da anlay??la kar??lamak laz?m. Bu ba?lamda, d?? politikan?n incelikleri ve gerekleri ba?lam?nda "soyk?r?m iddialar?n?n bütünü" analiz edildi?inde; sürece ayak uyduramama ve elindeki kozlar? kullanma becerisi gösterememe yönünden as?l suçlu olan Türkiye'dir. Dolay?s?yla, beceriksizli?imizin faturas? yan?nda, haks?z iddialar?n bedelini de ödemeye mecbur ve mahkûm olu?umuzun belli ölçüdeki sorumlulu?u bize aittir. Di?er yandan; Türkler ile Ermenileri, dünya uluslar?n?n diline dü?ürecek derecede birbirlerine has?m eden güçleri "hesaba çekerek sorgulama" cesaret ve cüretini göstermememiz nedeniyle de "millet ve devlet" olarak ayr? bir sorumlulu?umuzun oldu?unu belirtmek gerekir. Ayr?ca; bu sorumlulu?umuzun ba?l?ca sebeplerinden biri de içinde ya?amakta oldu?umuz "bilgi ve ileti?im ça??" denen sanayi ötesi dönemin gereklerine uygun hareket edemeyi?imizdir.

Bu yeni dönemde; küresel düzeydeki her türlü aç?l?m, etkile?im, ileti?im ve yöneti?imde devletlerin etkisiyle boy ölçü?ebilecek derecede etkin, yetkin ve etkili güçler vard?r. Bu güçleri koordineli, e?güdümlü, planl?, programl? ve bilinçli bir ?ekilde harekete geçirme ba?ar?s?n? gösteren devletler, yeni küreselle?meci dönemin belirleyici güçleri olmaya adayd?rlar. O nedenle, küresel dünya sistemi içerisinde do?rudan veya dolayl? olarak at?lacak her ad?mda "devlet, sivil toplum örgütleri, dü?ünce kurulu?lar?, her nevi i? âlemi ve di?er etkili çevrelerin" kendi üzerlerine dü?en sorumlulu?u yerine getirmeleri gerekmektedir. Vatan ve millet ad?na vazife icra etme anlam?nda, bu kesimlerden herhangi birinde belirgin bir zafiyet hâs?l olursa, ilgili devletin küresel sistemle bütünle?mesinde ve haklar?n? savunmas?nda sorunlar ya?amas? mukadderdir. Bu durumda, Türkiye'nin ku?at?lmakta oldu?u "soyk?r?m yalan?" kar??s?nda çok yönlü ve kapsaml? bir "püskürtme, çürütme ve mahcup etme" operasyonu yapamay???m?z?n temelindeki en ciddi eksikliklerimizden birisi yeni döneme ayak uyduramay???m?zd?r denebilir.

Dikkat çekmemiz gereken bir ba?ka husus ?udur: Asl?nda yüzy?llarca iç içe, koyun koyuna ve s?rt s?rta kayna?arak ya?am?? Türkler ile Ermenileri birbirine dü?man eden güçleri hem Ermeniler ve hem de Türkler çok iyi bilmekte ve tan?maktad?rlar. Bu aç?k hakikate ra?men, ne yaz?k ki, iki ulusun öncüleri de; nedense meselenin asl?na, astar?na, vuku bulu? ko?ullar?na, sebeplerine ve gerçek aktörlerine dikkat çekici bir yöntem ve anlay??la aç?kl?k kazand?rmak üzere neredeyse hiçbir gayret sarf etmiyorlar. Yakla??k doksan y?ll?k kavgan?n sürdürülü? biçimine bakt???m?zda, varsa yoksa fasit daire ve k?s?rdöngü etraf?nda dönüp dolan?larak, kar??l?kl? suçlamalarla fitne ve fesat odaklar?n?n emel ve hayallerine hizmet ediliyor sadece. Maalesef, bu iki "tarihi dost" halk?; dü?tükleri bu fitne, kin ve nefret kuyusundan ç?karacak ne bir "kerim el" ç?km?? ortaya, ne de ak?l verecek bir "ermi? ruh" zuhur etmi?. Bu eksikli?in etkisiyle de, o dönemin hâkim güçlerinin oyununa gelmi? bulunan her iki halk; sorunlar?n? konu?arak halletmek yerine, aralar?na bu "tarihi dü?manl???" sokan güçlerin ideal, hedef ve hesaplar?na hizmet etme ad?na "kavgalar?n? küreselle?tirme" pe?inde ko?may? sürdürüyorlar.

Asl?nda, 1909­1920 y?llar? aras?nda Ermeniler ile Anadolu'nun Müslüman halklar? aras?nda ya?anm?? olan ?iddet, zorlama, tehcir ve kavgalar "bilgi, belge ve toplu mezarlara dayal?" bir ?ekilde incelenecek olsa, her iki kesimin de belli ölçüde hatal? oldu?u görülecektir. Böylece de, sorunu daha "içinden ç?k?lmaz" bir hale dönü?türmekten kaç?nman?n yollar? aranacakt?r, diye dü?ünüyorum. Ancak, her ?eye ra?men; tarihe bir not dü?me ve ibret vesikas? olarak yay?nlama ad?na, Ermenilerin yapt?klar? hatalar? ve bat?l?lar?n oynad??? oyunlar? gözler önüne sermek üzere, "Osmanl? Ermenilerinin tarihi" mutlaka kapsaml? bir ?ekilde gün yüzüne ç?kar?lmal?d?r. ?hanete u?rayan Osmanl?, sebepsiz bir ?ekilde katledilen de Müslüman halk; buna ra?men "soyk?r?m yalan?na muhatap" edilen ise yine Osmanl? Devleti. ??te bu saçmal??a son verme ad?na her ?ey aç?kl?kla ortaya dökülmelidir. Gerçi, iddia edilen soyk?r?m yalan? kendi ba??na bir tutars?zl?kt?r zaten. Çünkü "Soyk?r?m; Birle?mi? Milletlere göre, bir grubun di?er bir grubu kasten ortadan kald?rmak istemesidir. Mesela Almanlar Yahudileri, Frans?zlar Cezayirlileri, ?spanyollar Aztekleri aynen bu ?ekilde ortadan kald?rmay? istemi?lerdir. (Bu yönden bak?nca) Osmanl? ve Ermeniler aras?ndaki meseleye soyk?r?m demek cahilli?in tâ kendisi olur."

Maalesef, Bat?l?lar?n "tarihi Osmanl? sendromu (hastal?k tablosu)" ve "Sevr hesaplar?" günümüze kadar hâlâ daha devam etti?i için; özellikle Ermeniler üzerinden, Osmanl?'n?n "zihinlerdeki yegâne mirasç?s?" konumundaki Türkiye'yi kö?eye s?k??t?rma amaçlar?n? "kesintisiz bir ?ekilde" sürdürmektedirler. Bu durumun bir neticesi olarak; her türlü imkânlar? elinde bulunduran Bat?; 1918 y?l?nda teslim olan ve 1920'de ise payla??lan Osmanl? Devleti'nin külleri aras?ndan silkinerek ç?kan "Anka Ku?u Türkiye'yi" iflah etmemek ve "tarihi kamburlarla u?ra?t?rmak" üzere Ermeni soyk?r?m? yalan?n? Türkiye'nin anl?na yap??t?rma kumpas? kurmu?tur.

Zira; soyk?r?m iddialar?n?n yalan, iftira, hile, kumpas ve zulüm oldu?unun tarihi belgelerle sabit oldu?unu en iyi bilenlerin ba??nda gelen Amerika Birle?ik Devletleri'nde, her y?l 24 Nisan'da olu?turulan "soyk?r?m yaygaralar?" bile, ba?l? ba??na Türkiye üzerinde oynanan oyunlar? ve kurulan kumpaslar? gözler önüne sermeye yeterlidir. Hakikaten; Ermeniler ile Müslüman halklar aras?nda ya?anm?? olan "kanl? kavgalar?" ara?t?rmak üzere, 1920'lerde Anadolu'ya gönderilen ABD heyetinin haz?rlad??? raporlara bak?ld???nda, ayn? ?ekilde Rusya ve Avrupa ülkelerinin ar?ivleri incelendi?inde, suçlu taraf?n kesinlikle Ermeniler oldu?u net bir biçimde görülmektedir. Üstelik Amerikal? ünlü Profesör Justin McCarthy'nin "tarihi belgelere dayal?" eserinde de; Ermeni yaygara ve iftiralar?n?n aksine, Anadolu'da, as?l katliam? yapan?n Ermeniler oldu?u net bir biçimde ortaya konulmaktad?r. ?öyle ki; ta?k?nl?k ç?karan, çeteler kurarak insan av?na ç?kan, i?galci Ruslarla birlikte hareket ederek masum kom?ular?n? bile hunharca katleden, tebaas? oldu?u Osmanl? Devleti'ne arkadan vuran, savunmas?z insanlar?n göç etmelerine bile müsaade etmeyerek topluca katleden, mensubu bulundu?u Osmanl?'n?n topraklar?nda Ermeni devleti kurarak Devlete ihanet eden, kad?nlar?n namuslar?n? kirletmekle yetinmeyerek onlar? gö?üslerinden kamalayan vs. vs. gibi suçlar? i?leyerek Osmanl? Devleti'ni "tehcir karar?na zorlayan" taraf?n bizzat Ermeniler oldu?u ve de tehcir karar?n?n verilmesiyle ilgili as?l talepte bulunan devletin ise "Birinci Dünya Sava??'nda, Osmanl?'n?n müttefiki" konumundaki Almanya oldu?u bariz bir biçimde belirtilmi?tir.

Kald? ki, 1909­1920 y?llar? aras?nda Anadolu ?ehirlerinde "terör estiren" Ermeni çetelerinin, sadece 1914­1919 aras? dönemde katletti?i Müslüman insanlar?n say?s? iki milyonla ifade edilebilecek boyutlara ula?m??ken; tebaas? olduklar? Osmanl? Devleti'ne arkadan vuran ve i?galci kuvvetlerle birlikte hareket ederek ihanet eden Ermenilerin ?erlerinden emin olmak üzere yap?lan tehcir ya da ba?ka ?ehirlere kontrollü bir biçimde göç ettirme hadisesinde hayat?n? kaybeden binler, ne yaz?k ki milyon olarak ifade edilerek dünya kamuoyu yan?lt?lmaya çal???lmaktad?r. Hâlbuki resmi istatistiklere göre 1914 y?l?nda Osmanl? s?n?rlar? içerisinde ya?amakta olan Ermenilerin toplam say?s? bir milyon üç yüz bin (1 milyon 300 bin) düzeyindeydi. Ba?ka bir kayna?a göre ise, "gerek Osmanl? ve Ermeni, gerekse yabanc?lara ait istatistikler, I. Dünya Sava?? döneminde Osmanl? topraklar?nda ya?ayan Ermenilerin nüfusunun en fazla 1.250.000 civar?nda oldu?unu göstermektedir. Göç eden Ermeni say?s? 390.000, yerine ula?an Ermeni say?s? ise 360.000'dir. Yani 30.000 ki?i salg?n hastal?k ve k?? ?artlar?ndan hayat?n? kaybetmi?tir. Kald? ki bu göç olay?n? ilk gerçekle?tiren Osmanl? da de?ildi. Ve gerçekle?tirilen en ba?ar?l? göç hareketlerindendir. Yak?n zamana kadar Ruslar; Orta Asya'da ve K?r?m'da bu i?i eline yüzüne bula?t?rm??, binlerce Türk'ün ölümüne sebep olmu?lard?r."

Dikkat ederseniz, ihanet eden insanlar?n hainlikleri ve estirdikleri terörü sorgulamam?z gerekirken; ihanetlerinin kar??l???nda, sadece ?erlerinden emin olmak üzere, Merkez vilayetlerden Çevre vilayetlere yapt?r?lan göç hadisesi sebebiyle kocaman bir tarih töhmet alt?na al?nmak isteniyor. O nedenle, bilinçli ve maksatl? olarak gündemde tutulmaya çal???lan sözde Ermeni soyk?r?m? iddialar?n?n ne derece dayanaks?z oldu?unu ve ne gibi ç?kar kayg?lar?yla ortaya at?ld???n? mutlaka ayd?nlatmam?z gerekmektedir. Bunun en iyi yolu ise bilgi, belge ve toplu mezarlara dayal? olarak Türk-Ermeni ili?kilerinin bütün yönleri gözler önüne serilmelidir. Aç?kças?; "Tarafs?z ve uluslararas? niteliklere sahip bir komisyon" taraf?ndan yap?lacak olan bu tarz ciddi çal??malar?n ürünleriyle ortaya ç?kmad???m?z sürece, dünya kamuoyunun buland?r?lm?? zihinlerini durulu?a kavu?turmam?z mümkün de?ildir.

?lginçtir; Osmanl? Devleti'nin suçlanmas?na çanak tutan ve dolayl? olarak da Türkiye'yi mahkûm etmek isteyen Bat?l?lar; sadece "sözde ve iddia" hükmündeki basit terör hadiselerini gerekçe göstererek i?gal ettikleri Afganistan ve Irak'ta milyonlar? katlederken nedense kendileri üzerine toz kondurulmas?na bile tahammül gösteremiyorlar. ??te, hayran kald???m?z ve u?runa kocaman bir tarihi bile reddetmeye yeltendi?imiz Bat? kültür ve medeniyetinin gerçek yüzü budur. ?imdi soruyorum: Bat?l?lar ve Rusya'n?n deste?iyle Osmanl?'n?n Anadolu ?ehirlerinde uzun y?llar terör estiren ve mensubu bulunduklar? Osmanl? Devleti'ne ihanet ederek aç?kça dü?manl?k yapan Ermenilerin yapt?klar?n?n on binde biri (1/10.000) bile ABD'ye yap?lm?? olsayd?, acaba ABD nas?l bir tav?r tak?n?rd?? Cevap basit ve belli: ABD'ye yap?lacak olan küçük bir ihanetin cezas? "toptan imhad?r" ya da i?galdir.

O halde, sözde soyk?r?m yaygaralar? sebebiyle öncelikle ve özellikle Bat?l?lar?n tav?rlar?n? sorgulamam?z gerekirken; sadece Ermenileri suçlama hatas?na dü?erek, iki halk aras?ndaki dü?manl?klar? daha da onulmaz yaraya dönü?türmeyelim. Netice olarak, sadece soyk?r?m iddialar?n? de?il; Anadolu'da estirilen terör ve ihanet rüzgârlar? ile büyük devletlerce saç?lan fitne ve fesat tohumlar? da "bilgi, belge ve somut kan?tlara dayal? olarak" masaya yat?r?larak olaylar?n gerçek mahiyeti kesin bir ?ekilde aç?kl??a kavu?turulmal?d?r. Ayr?ca, Bat? tarihinin "sömürgecilik, emperyalizm ve post-modern (neo) emperyalizm" deneyimleri de etrafl? bir ?ekilde tetkik edilerek; e?er icap ederse, tarihimizle ilgili söz söyleyecek en son kesim ya da otoritenin Bat?l?lar olmas? gerekti?ini net bir ?ekilde gözler önüne sermeliyiz.

    Habere Yorum Yaz        Tavsiye Et

   «  Geri