Anasayfaİletişim
  
English

1877-1878 Osmanl?-Rus Sava??na Kadar Ermenilerin Türkiye'deki Durumu

Esat URAS*
OSMANLI ARŞİVİ-YILDIZ TASNİFİ-ERMENİ MESELESİ-CİLT 2[TALORİ OLAYLARINDAN SONRASI YAŞANAN GELİŞMELER]
 

 .…à€à="justify">

Fatih Sultan Mehmet, ?stanbul’u ald?ktan sonra, s?rf kendi te?ebbüsü ile Ermenilerin Bursa’daki Ruhani Reisleri Hovakim’i ?stanbul’a getirterek, Rum Patrikli?inin yan?nda, bir de Ermeni Patrikli?i kurdu (1461) ve Ermenileri de bu Patriklik ile idare etti.

Patrikler, uluslar?n?n dini ve toplumsal i?lerini görme ?ikâyetlerini inceleme, ulusa ait mallar? idare ve bunlar?n gelirlerini toplama i?ini görürlerdi. Hovakim’in unvan? Bütün Türkiye Ermenilerinin Patriki idi. Sonralar? ?stanbul Patrikli?i siyasî konularda çok önemli roller oynad?. Yabanc?lar buray? millî ve siyasî bir makam olarak tan?d?lar. Ermeni sorunu da, ileride görülece?i gibi, özellikle bu ?stanbul Patrikli?i’nin gayreti sonunda ortaya ç?kar?ld?.

Patrik Hovakim’den sonra ?stanbul’a gelen Ermeniler (Kumkap?, Yenikap?, Samatya, Narl?kap?, Edirnekap?, Balat kap?s?)’na ya da ba?kaca isimleriyle (Karagümrük odalar?, Malta odalar?, Çar?amba odalar?, Aya kap?, Tekke odalar?, Kömürcü odalar?, Ah?rkap? odalar?) çevresine yerle?tiler. 1475’te, Osmanl? Ordusu’nun ald??? Kefe’den, ?stanbul’a birçok Ermeni getirildi ve Salma Tomruk’ta, Edirnekap?’da yerle?tirildi.

1479’da Fâtih Karaman Ermenilerini, ?stanbul’a getirterek, bunlar? Samatya taraflar?nda oturttu. On dokuzuncu yüzy?la kadar ?stanbul Patrikli?ine ait fermanlarda (Alt? Topluluk Patriki) resmi unvan? vard?. Daha önce de Yavuz Sultan Selim, Çald?ran zaferinden sonra ?stanbul’a Tebriz’den birçok Ermeni sanatç?lar? getirtmi?ti. Fâtih’ten, ?kinci Sultan Mahmud’a kadar üç yüz elli y?ll?k süre içinde H?ristiyanlar?n ve bu arada, Ermenilerin de dinî ve toplumsal i?lerine kesinlikle kar???lm?yordu. Patrikhanelerin kendi mahkemeleri, hapishaneleri vard?. Dinî olmayan cezalara, sürgün kararlar? verirlerdi.

1860’daki (Nizamname-i Millet-i Ermeniyan) ç?kmadan evvel Patrik, Katogikos’luktan verilen yetkisine dayanarak, ruhanî reisleri yerinden al?r, âyin yap?lmas?n? yasaklar, ruhanî mesle?inden ç?kar?r ve sakallar?n? bile t?ra? ettirirdi. Bab? Ali’ye kar?? sorumlu ki?i olarak adamlar?yla, haraç toplar, mahkemesinde hukukî ve cezaî dâvalar? görür, nikâh i?lerine bakar, dini olmayan kararlar da verirdi.

Osmanl? Ermenileri, Türkiye’de sâkin bir hayat sürüyorlar, ticaret ve sanayi ile u?ra?arak hallerinden tamam?yla memnun durumda ya??yorlard?. Askerlikten ayr? tutulmalar? nedeniyle de nüfuslar? gittikçe art?yor, toplumsal durumlar? daha çok geli?mi? bir halde bulunuyordu.

Varantyan:[1] “Türkiye Ermenisi, Rus Ermenisine bak?l?rsa, Ermeni kültürü, dili, tarihi, edebiyat? itibariyle çok kuvvetli ve özgür idi. On dokuzuncu yüzy?l ba?lar?nda, Ermenilik bir millet olarak, henüz Avrupa’ca bilinmiyordu. Avrupal?lar, bunlar?, ?stanbul’dan biliyorlard?. Ermenileri, yeryüzüne da??lm?? tüccarlar, kendi ç?karlar?ndan ba?ka bir ?eye ba?l? olmayan kimseler, Yahudiler gibi vatans?z, milliyetsiz, serseri, bahts?z olarak tan?yorlard?,” diyor.

On dokuzuncu yüzy?lda Ermeniler, Türkiye’de ticaret ve sanat alan?nda rahat bir ya?am sürüyorlar, devlet i?lerinde de kullan?l?yorlard?. Üçüncü Selim zaman?ndaki Dadyan’lar, ?kinci Mahmut zaman?ndaki Düz o?ullar?, Balyan aileleri ve Kazaz Artin gibi kimseler bunlar?n canl? örnekleridir.

Bu yüzy?l ba?lar?nda; (Amira) denilen ve bankerlerden, tüccarlardan, devlet memurlar?ndan olu?an Ermeni büyüklerinin, Ermeni ulusunun toplumsal ya?amlar?n?n geli?iminde pek etkili hizmetleri olmu?tu.

Bu adamlar?n yard?m?yla okullar, matbaalar, kütüphaneler aç?ld?. Ayn? zamanda, birçok Ermeni gençleri, ö?renim yapmak, sanat ö?renmek üzere Avrupa üniversitelerine, okullar?na gönderildiler. Halbuki, Rus idaresinde bulunan Ermeniler bundan tamam?yla yoksun bulunuyorlard?, Fakat bütün bu çal??ma, daha çok ülke zarar?na yöneliyordu.

Varantyan:[2] “Türk idaresi bozuktu. Aç?kgöz ve tahsilli Ermeniler, uluslar?n?n yükseli?ine ilgisiz kalamazlard?. Kafkasya’daki Katogikos Nerses ve öteki reisler, ?ranl?lara kar?? çarp???rken, Ermeniler, Türkiye’nin, hasta adam?n mirâs?ndan, susu?undan yararlanmak isterlerdi. Gözleri önünde as?rl?k kom?ular? Rumlar, Türk bask?s?ndan kurtulmaya u?ra??yorlard?. Bunlar da, korkak ad?mlarla i?e ba?lad?lar,” diyor.

1839 y?l?nda Sultan Abdülmecit taraf?ndan Gülhane Hatt? (Tanzimat-? Hayriye) ilân edildi. Bu hat ile bütün Osmanl? az?nl?klar? için ?rk ve mezhep fark? olmaks?z?n e?itlik, can, mal emniyeti sa?lan?yor, H?ristiyan ile Müslümanlar aras?ndaki fark kald?r?l?yordu. 1856 tarihli (10 Cemaziyelâhir 1272) Islahat Ferman? da, Patriklere verilmi? olan imtiyazlar? do?rulam??t?. Tanzimat Hatt?, Ermenilerin siyaseten de geli?imine yol açt?. E?itlik perdesi alt?nda, Ermeniler aras?nda s?n?f mücadelesi ba?lad?. Esnaf, Amira’lara kar?? harekete geçti. Bunlar?n milli i?lerde nüfuzlar? k?r?lmak isteniliyordu.

Paris’te M?htaryan - Muradyan Okulu kurulmu?tu. Gelecekteki Ermeni harekât?n? idare edecek gençler, burada haz?rlan?yordu. Bunlar, milletin yaln?z kültürde de?il, siyasi alanda da önderli?ini yapmak için haz?rlanm??lard?. Bat? ihtilâllerinden al?nan sonuçlar?, ülkelerinde de daha köklü bir ?ekilde uygulamaya, ulusa önayak olmaya çal??acaklard?.

Tanzimat’tan sonra Ermenistan’?n diriltilmesi i?i, edebî ve ahlâkî yönlerde a??r ad?mlarla ilerlemeye ba?lad?. 1717’de Papas Sivasl? M?h?tar, Venedik’te St. Lazare’da, millî bir Ermeni kurulu?u meydana getirmi?ti. Katolik Mihitarist’ler, as?l Ermeni inanc?n? takip eden Lusavorçagan denilen Ermeniler üzerinde etkili olmaya ba?lad?lar. Bu kurumlarda yeti?tirilenler çok önemli i?ler gördüler.

Saruhan:[3] “Bu hareket halktan de?il, okumu?, ayd?n gençlerden geliyordu. Bunlar, ?stanbul’da az devam etmi? olan Üsküdar okulundan, Galatasaray’dan, Mihitarist’lerin Paris ve Venedik’teki kurumlar?ndan, Paris’teki Gabriel-Ayvazovski (Do?u okulundan) ç?km??lard?. Bu ayd?nlar, 1846’da (Milletta? cemiyeti) ad? ile bir örgüt meydana getirdiler. Buna, Lusavorçagan ve Katolik gençler de kat?lm??lard?. Bu hareketlerde Protestan Missionaire’lerinin (Ermeni ?ncil Cemiyeti) de büyük rol oynad?. Gençlerin bir k?sm? Frans?z ihtilâlini görmü?lerdi. Bunlar da, 21 Ekim 1853’de bir (Maarif cemiyeti) kurdular. Ermeni Anayasas?n? yazanlar da bunlard?. Bu örgüt, okullar için programlar, talimatnameler düzenledi, yeni okullar açt?lar” diyor.

Bu münasebetle “Lusavorçagan - Katolik” Ermenilerin ili?kilerine ve Katolikli?in ç?k???na bir göz atmak uygun olur.

Evvelce de görüldü?ü üzere, Türkiye’deki Ermeniler, Chalcedoine Concile’i kararlar?n? reddederek, “?sâ’da bir yarat?l??” kabul ediyorlard?. Kendilerine de Lusavorçagan deniliyordu. Bundan ba?ka Türkiye Ermenileri aras?nda bir de Katoliklik propagandas? ba? göstermeye ba?lam??t?. Bu hareket, ilk kez 1641’de Patrikhanenin Samatya’dan Kumkap?’ya aktar?lmas? s?ralar?nda ortaya ç?kt?. Bu s?ralarda, Père Slement Galano isminde bir Lâtin rahibi Galata’da Ermeni çocuklar?n? toplayarak ders veriyordu. ?stanbul Ermenileri bundan memnun olmad?lar.
Sonunda Galano ve arkada?lar? kaçt?lar. 1668’de Katolik papazlar?, Tercan, Hasankale, Gümü?hane, Kars, ?spir, Bayburt, Trabzon’da yerle?erek çal??maya ba?lad?lar.

1701-1702 tarihlerinde birtak?m Ermeniler, Papal?k taraf?na uydular ve Katolikli?i kabul ettiler. Fakat ruhanî bir ba?vurma yerleri olmad??? için nikâh, gömülme gibi törenler için Ermeni râhiplerine, günahlar?n itiraf?, âyin gibi konularda da Katolik papazlar?na ba?vuruyorlard?.

1810 tarihlerinde Ermeni Katolikleri Patrikhaneye ba?vurarak ileri sürdükleri be? önerinin, Ermeni Lusavorçagan kilisesi taraf?ndan kabulü halinde kendileriyle birle?meye haz?r olduklar?n? bildirdiler. Bu birle?me te?ebbüsü sonuçsuz kald?. Önerilerinden:

1. Ayin s?ras?nda, Papalara kar?? mücadelede bulunmu? olan Ermeni Katogikoslar?n?n adlar?n?n an?lmamas?.
2. Ruhanî dereceler verili?i s?ras?nda Chalcedoine Sinodunun lânetlenip aforoz edilmemesi.

Bu iki esasl? öneri, Lusavorçagan’lar taraf?ndan kabul olunmad?. Papa, Katolik Ermenilere bir Episkopos göndermekle yetindi. ?lerisi için bunu iyi görmeyen Ermeniler, Katolikli?in yay?lmamas? için bir birlik kurmaya u?ra?t?lar. Yine bir sonuç al?namad?. 1819’da Darphane Bakan? olan Düzyan’lar?n evinde âyin e?yas?, kilise süslemeleri bulundu. Ba?ta Patrik olmak üzere Ermeni ileri gelenleri Katoliklerin ba?lar?nda bulunanlar aras?nda tart??malar yap?ld?. Bir birle?me esas? kararla?t?r?ld?. Fakat Lusavorçagan Ermeniler, bunun Patrik’in yetkisinin d???nda oldu?unu ileri sürerek kar?? ç?kt?lar. Birle?me esas?n? da Katoliklerden ancak Venedikliler kabul ettiler. Lübnan, Ankara ve öteki yerlerdeki Katolik Ermeniler uygun bulmad?lar.

Çok uzun süre tahrikler, k??k?rtmalar, mücadeleler oldu ve nihayet 1830’da Fransa elçili?inin arabuluculu?u ile, ?kinci Sultan Mahmut Ermeni Katoliklerini, bir topluluk olarak kabul etti ve 27 ?ubat 1830’da Andon Nurican isminde bir Ermeni papaz?, Katolik Marhasas? atand?. Kendisi Avusturya uyruklu oldu?u için hükümet buna, resmî bir s?fat vermedi. Nihayet 22 Aral?k 1831’de Hagopos Çukuryan ad?nda bir papaz, Ermeni Katolik Patri?i atand?. ?lk defa Patriklik makam? Adana, daha sonra Lübnan Da??nda Zimmar manast?r? oldu. 1866’da Katolik Ermenilerin Episkoposu Andon Hassun, Zimmar Katolik Patri?i seçildi. Bu yüzden hayli zaman çok kar???k ve mücadeleli hareketler oldu. Sonunda Episkoposluk ile Patriklik makam? birle?tirildi. Katolik Patrikli?i ?stanbul’da kuruldu.[4]

Protestan Milletvekilli?i: 1828’de baz? Amerikan missionnaireleri, Türkiye Ermenilerine protestanl??? a??lamaya çal??t?lar. ?zmir ve ?stanbul’a yerle?erek Ermeni yoksul çocuklar? için paras?z okullar, genel gece dershaneleri, ibadethaneler açt?lar. Halk lisan?na çevrilmi? ?ncil da??tt?lar.

1846’da ?ngiltere elçisinin yard?m ve korumas?yla Abraham Ütücian’?n reisli?i alt?nda bir ?stanbul (Protestan Toplulu?u ?dare Heyeti) meydana geldi. 1850’de bir ferman ile bunlara bir millet reisi seçme hakk? verildi ve bir (Protestan milleti) tan?nd?. Reislerine de (Millet vekili) unvan? verildi.



 

 

Ermeni Milleti Nizamnamesi

 

Ermeni milletinin dinî ve toplumsal i?leri ile okullar ve cemaatlerine ait konular?n idaresi Patrikhanelere verilmi? ve bu cihet fermanlarla kan?tlanm??t?.[5]

1857, 1859, 1860’da Patrikhanede toplanan meclisler taraf?ndan birçok tart??malardan sonra haz?rlanm?? olan (Ermeni Milleti Nizamnamesi), Ermeniler için çok uygun ve önemli esaslar? ihtiva ediyordu. 29 Aral?k 1841 tarihli bir irade ile 27 Ermeni sanatkâr?ndan olu?an bir meclis kurulmu? ve millet i?lerinin idaresi bu meclise verilmi? ve fakat devam edememi?ti. 25 Kas?m 1842’de Patrikli?e geçen Asdvazadur uzakla?t?r?ld?. 1844 tarihinde, yerine, ?zmir Marhasas? Matyos Çubukcian geçti. Kendisi, Türkiye Ermenileri ile Eçmiyazin Katogikos’u aras?nda kesilmi? olan siyasî ili?kileri iyile?tirme ve kiliselerde, Katogikos’lar?n adlar?n?n an?lmas?n? emretti.

1847’de Patrikhane’de iki meclis kuruldu. Bunlardan birisi 14 ruhanî üyeden olu?an (Meclisi Ruhanî), di?eri de yar?s? Amira’lardan ve di?er yar?s? sanat erbab?ndan 20 ki?ilik (Yüksek Meclis) idi.

1850’de millî bir nizamname düzenlenmesi için bir encümen kuruldu. Düzenlenen proje çe?itli nedenler yüzünden bir süre geciktikten sonra sonunda 1862 y?l? Mart’?n?n yirmi dokuzuncu günü hükümetçe onayland?. Bu nizamname Türkiye Ermenilerinin siyasî, toplumsal varl?klar? üzerinde yeni bir dönem açmas? ve o zaman Osmanl? hükümetinin kendilerine kar?? ne kadar müsait bulundu?unu göstermesi bak?m?ndan son derece önemlidir.

ERMEN? M?LLET? N?ZAMNAMES?[6]

Bab? Âli
D??i?leri Bakanl???
Adet:191

Patrik Kaymakam? Sayg?de?er Efendiye

Bilgili, sayg?de?er efendi,
Yüksek Islâhat ferman? gere?ince her toplumun belirli bir müddet için ?imdiki imtiyaz ve muafiyetlerinin gözden geçirilmesine hemen ba?lanarak, zaman?n ve uygarl???n eserleri ve elde edilen bilginin gerektirdi?i ?slâhat? görü?erek sunmalar? ve ruhanî reislere verilmi? olan izin ve iktidar?n bu toplumlara sa?lanm?? olan hal ve yeni yer ile uzla?t?r?lmas? gere?ine ba?l? millet ileri gelenlerinden olu?mu? bir komisyon te?kil ile Ermeni milleti hakk?nda bir nizamname metni düzenlenmi? ise de bunun bir kere de Serkiz Patrik zaman?nda kurulan genel meclis kilise toplumlar? taraf?ndan seçilen ve kilise mensuplar?ndan olan üyelerin oyçoklu?u ile seçecekleri yedi ki?iden olu?an komisyonca gösterilmesi uygun bulundu?undan iki üç gün içinde gereken davet tezkereleri gönderilip bu komisyonun seçimiyle Bab-? Ali’de di?er komisyon ve özel memur ile birle?tirilerek halin gere?ine göre çal??ma yap?lmas? ve bu ?ekilde seçilecek yedi adam?n öncelikle adlar?n? belirten defterinin taraf? dostânemize sunulmas? uygun bulunmu?tur.

27 ?aban 1278 ?mza
14 ?ubat 1862  Ali

Bab?âli’de kurulan karma komisyon ile millet taraf?ndan seçilen komisyonun Bab?âli’ye sunmu? olduklar? Tutana??n örne?idir.

Yüce saltanat?n, adaleti alt?nda bulunan çe?itli toplumlar? âyin ve mezheplerinin gere?inin serbestçe yap?lmas?na ve özel i?lerinin idaresine dair daha önceden ba???lam?? oldu?u muafiyet ve imtiyazlar an?lan toplumun ruhanî i?lerinde geçerli olan usule ve özel âdetlerine uygun ve esasen hepsi hakk?nda ayn? oldu?undan her bir toplumda kendi geçerli geleneklerine uyularak yap?la gelmi? ve Ermeni milletinin de öteki milletler gibi ?imdiye kadar ço?unlukla kilise mensuplar?n Yüce Devletimizden patrikli?in reisi ve milletin vekili ve Devlet-i Aliyenin hüküm yürütme arac? olarak say?lan bir Patri?i bulunmu? olmakla ad? geçen Patrik öteden beri milletin çe?itli s?n?flar?ndan olu?mu? bir meclis arac?l??? ile milletçe seçilerek millete reislik etmek ve millî yararlar? gözetme görevi yap?m?nda bütün milletin an?lan meclis vas?tas?yla geçerli olan güç ve gözetiminden hiçbir sürede bütün bütün kurtulamay?p buna ad? geçen Patrik’in an?lan meclisi her zaman toplay?p davet etti?i ve i?lerin gere?i olarak veya Bab?âli’nin aç?k emirlerine ba?l? hal ve halledilmesi gereken bir önemli mesele belirdikçe Patrik’in an?lan meclise ba?vurdu?u konular?na i?aret eder.

Ermeni milleti bundan yakla??k yirmi y?l önce ad? geçen Patri?in yan?na görevlerinin yap?m?nda yard?mc? olmak ve ruhanî ve cismanîce geçerli olan usul ve eski geleneklerden her türlü z?tl?klar?n önü al?nmak üzere biri ruhanî i?ler ve di?eri cismanî i?ler için iki meclis atanmas?n? Yüce Devletimizden dilemi? ve bu meclislerin gereken toplum i?lerinin görülmesi için baz? komisyonlar kurmas?n? öngörmü? ise de milletin durumunun düzeltilmesine dair meydana gelen bu e?ilimlerin millet memurlar?n?n güçleri ve özel görevleri saptanmad??? halde gerek millet idaresinin türlü kesimleri aras?nda ve gerek bu idare ile millet aras?nda anla?mazl?klar?n eksik olmayaca?? ve bunun ise her tarafa ait olan hukukun icras?nda birtak?m düzensizlikler ile idarece ihtilâl ve kar???kl??a sebep olaca?? belli olup, i?te bu anla?mazl?k nedenleri ve tart??malar?n yasaklanmas?yla her taraf iddialar?n?n zarars?z hale getirilmesi amac?na ba?l? olarak Yüce Devletimiz bütün tebaa s?n?flar? konusunda esirgemeyip buyurdu?u ?efkâtli ba???lar? gere?ince milletin ruhanî ve cismanî aç?k gelenekleri ve hem de uzun zamandan beri milletçe geçerli olan usule uygun bir nizamname yaz?lmak üzere karma bir komisyon atanmas?n? gerekli saym??t?r. Bundan ötürü, Devlet-i Aliye’ye onaylanmak üzere sunulan ve gösterilmi? olan nizamname lâyihas? gere?ince Patrik’in Devlet-i Aliye ile millet aras?nda vas?ta olmak ?erefi geçmi?teki gibi sürekli k?l?n?p umumî meclisin kurulu?u da evvelki halinin daha bir düzenli biçimde yenilenmesinden ibaret oldu?u benzer millet vekillerinin de esnaf?n önceki hallerinde vuku bulmu? olan de?i?ime ba?l? esnafça seçilecek yerde Rum milletinde yap?landan belki daha çok düzen ve kanuna uygun olarak kilise toplumlar? taraf?ndan seçilip atanmalar?.

Ve ta?ra toplumlar?n?n Patrikhane görü?melerine katk? ve fikir birli?inden tamamen yoksun olduklar?ndan söz ederek meydana gelen hakl? ?ikâyetlerine ba?l? havralarda da bir miktar vekiller seçimiyle ?stanbul toplumlar? vekillerine eklenmesi ve genel meclis üyelerinin ruhanî olanlar? yani yirmi tanesi ?stanbul’da bulunan kilise mensuplar?nca seçilmek üzere yüz k?rka indirilip memuriyet müddetleri on y?la uzay?p her y?l bir üçünün de?i?tirilerek seçilmesi. Ve umumî meclisin gerek Patrik’i ve gerek yan?nda bulunacak iki meclis üyesini seçerek bunlar?n muamelât? vak?alar?na nezaret eylemesi.

Ve dünya i?lerine bakman?n cismanî meclise ve ruhani i?lerin ruhanî meclise ve öteki i?lerin de ad? geçen iki meclisin toplam?yla meydana gelen karma meclise ait olmas?.

Ve söz konusu meclislerin her biri kendi güçleri içinde gerek kilise toplumlar?nda ve gerek kilise ve okul ve hastane ve manast?rlar benzeri di?er yerlerde ortaya ç?kan bütün i?leri komisyonlar ve kiliseler cemiyetleri arac?l???yla yönetmeleri.

Ve idare merkezi Patrikhane olup Patrik’in de Patrikhane’nin resmî reisi yerinde bulunarak gerek umumî meclise ve gerek emrinde olan meclislere ba?kanl?k ederek do?rudan do?ruya veya dolayl? olarak millete ait bütün i?lere umumî meclisin gözetimi alt?nda bakmas? ve ta?ra toplumlar?n?n yönetimi ad? geçen merkeze ba?l? olup illerde marhasalar?n ?stanbul meclislerinin esas? üzerine düzenlenecek olan mahallî meclislerine reislik ve o meclislerin i?lerini görmeleri.

Ve ta?ra meclislerinin merkezî idareden ve bu idare komisyonlar?ndan her birinin ait oldu?u meclisten ve Patrik’in de bir taraftan Devlet-i Âliye’den ve di?er taraftan umum meclis arac?l???yla milletten sorumlu olmalar? ve Devlet-i Aliye’nin millet hakk?nda ç?kan hükümlerin uygulanmas? için tabii yollar ve millet idaresinin reisi addolunan Patrik’e hitap ile soraca?? i?ler konusunda oyunu aç?klamak üzere Patrik’i davet buyuraca??ndan bu takdirce Patrik’in, çevresinde bulunan meclislerin karar?na uyarak hareket etmesi veya milletin oyunu alarak devlet taraf?na bildirmesi emir ve uyar?s?nda bulunaca??ndan bu halde de Patrik’in umumî meclisi toplay?p bu meclisin görü?melerinin sonuçlar?n? sunmas? ve bildirmesi ve söz konusu idarenin üç türlü görevi olup devletçe olan görevi milleti, Devlet-i Aliye’ye tam bir ba?l?l?k halinde tutmak ve milletin ve gerek ki?ilerinin hukuk ve imtiyazlar?n?n devletçe korunmas? maddesini sa?lamak ve milletçe olan görevi, gerçekten ?efkatle hareket etmek ve Eçmiyazin makam? konusunda olan görevi de Ermeni kilisesi usul ve dinî geleneklerine uygun davranmaktan ibaret olmas? konular? ad? geçen komisyon taraf?ndan uygun görülür ve yüce buyruklar? üzere millet taraf?ndan bir nizamname konusunda görü?lerini Bab?âli’ye sunmak üzere te?kil ve seçilen komisyon taraf?ndan onaylanm?? olmakla bu konuda ve herhalde emirler yüksek makama aittir.

24 ?aban 1278
16 ?ubat 1862

?MZALAR:

Bab-? Âli Komisyonu üyeleri:
?stanbul Surp Hri?dakabed kilisesi Rahibi
Ohannes Hünkâr
Ohannes Vartabet Gabudikyan
Üsküdar Surp Haç kilisesinden Râhip Ohannes Papazyan
?stanbul Surp Hri?dakabed kilisesi Râhibi Ohannes Hünkâr Be?endiyan
Kevork Yeramyan
Serupe Viçenyan
Hagop Mubahyacian
Ohannes Yegyazaryan
Ohannes Dadyan
Kirkor Agaton
Hagopik Noradünkyan
 
Millet taraf?ndan seçilmi? komisyonun üyeleri:
Agatonyan M?g?rdiç
Aslanyan Istepan
Manukyan Manuk
Minasyan Minas
Rosinyan
Surenyan Hohanes
Odyan Kirkor

??bu Nizamnameye ait buyrultu

Yüksek Buyrultu Sureti

Ermeni Patrik Kaymakam? Sayg?de?er Efendi;
Ermeni Patrikhanesi’nin ?slâh durumu ve idaresine dair olarak daha önce Bab?âli’de te?kil olunan komisyonun kaleme ald??? nizamnamenin s?rf günlük meselelere ait olan baz? mahalleri tashih olunduktan sonra Huzuru Maalimevfuru Hazreti Padi?ahîye ledel’arz, nezdi âlii cenab? padi?ahîde rehini kabul olmas?yla mevadd? münderecisinin ba’dezin nizam ittihaz olunmas? hususunun taraf? dostanelerine havalesine emrü ferman? hümâyunu hazreti mülûkâne müteallik ve ?erefsudur buyurulmu? ve mezkûur nizamname leffen gönderilmi? olma?la her mantuku iradei seniyei cenab? padi?ahî, Nizamnamei mezkûrun havi oldu?u mevadd?n badema düsturül’amel tutularak mukteziyat?n?n ifas?na himmet eyleyeler deyu.

9 ?evval 1279
19 Mart 1863



 

MUKADD?ME

 

Devleti âliyye’nin Müslüman olmayan tebaas? hakk?nda ihsan buyurmu? oldu?u imtiyazlar esasen hepsi hakk?nda e?itlik üzere ise de her millette bunun tatbik ?ekli, usul ve özel âdetleri gere?ince, özel bir ?ekilde bulunmu?tur. Ermeni Patri?i, milletinin olup ancak Patrikhanede umuru ruhaniye için bir meclisi ruhanî, günlük i?ler için bir meclisi cismanî vard?r. Ve gerekti?inde bu iki meclis birle?erek karma meclis toplan?r. Gerek Patrik ve gerek bu meclisler âzas? muteberan? milletten mürekkep bir meclisi umumîde intihap k?l?n?r. Bu meclislerin vezaifi ve suveri te?kili hakk?nda yeterli kurallar? olmad???ndan türlü uygunsuzluklar meydana gelip alel’husus meclisi umumînin te?kilinde enva’? mü?kilât görüldü?üne ve Islâhat Ferman-? âlisi[7] hükmünce her toplumun bir belirli süre içinde mevcut imtiyaz ve muafiyetlerinin muayenesine ibtidar ile vaktin ve âsar? medeniyet ve malûmat? müktesebenin icap ettirdi?i ?slâhat? bilmüzakere arz eylemeleri ve rüesay? ruhâniyeye ita buyrulmu? olan ruhsat ve iktidar?n i?bu cemaatlere temin olunmu? olan hal ve mevkii cedit ve tevfik olunmas? lâz?m geldi?ine mebni Ermeni milleti muteberan?ndan mürekkep bir komisyon te?kili ile Ermeni milleti hakk?nda tertip olunan Nizamname lây?has?d?r.



 

ERMEN? M?LLET? N?ZAMNAMES?

 

?lk Esaslar

B?R?NC? BEND

Vatanda?lardan her birinin millete ve milletin de o ki?ilerin her birine yap?lmas? gerekli görevleri oldu?u gibi an?lan kimselerden her birinin millete ve milletin de onlar?n her birinde hukuku vard?r. Bundan dolay? gerek millet ve gerek millet ki?ileri ortak görevleri ile birbirine ba?l? olmakla birinin yapmas? gerekenler di?erinin hukuku, yani milletin görevleri millet ki?ilerinin, yine ad? geçen ki?ilerin görevleri de, milletin hukukudur.

?K?NC? BEND

Vatanda?lar?n görevleri, evvela her birinin millet ihtiyaçlar? için gerekli masraflara ortak olmas?, sonra milletin istedi?i hizmetleri iste?iyle üzerine almas?, daha sonra milletin kararla?t?r?lm?? tedbirlerine uymada ba?kalar?na örnek olmas? hususlar?ndan ibaret olup, ki?ilerin bu vatanda?l?k görevleri, milletin hukukudur.

ÜÇÜNCÜ BEND

Milletin yap?lmas? gerekli görevleri evvelâ millet ki?ilerinin kültürel ve maddi ihtiyaçlar?n?n kar??lanmas?na gayret etmek, sonra Ermeni kilisesinin inanç ve efsanelerine leke ve zarar getirmemek, ondan sonra da insano?ullar?na ayr?ca laz?m olan ö?renim ve e?itimi her s?n?f erkek ve k?z çocuklar?na e?itlik üzere ö?rettirmek, dördüncü olarak kilise ve hastane ve okul ve benzeri yap?lar? ve milli ba???lar? ?en ve mâmûr halde tutmak ve bunlar?n gelirlerinin bervefki ?er’î artt?rmak ve masraflar?n? makul suretle kar??lamak, be?inci olarak millî görevlere daimî olarak ba?l? olan kimselerin durumlar?n? düzeltmek ve gelece?ini temin etmek, alt?nc? olarak yoksulluk içinde bulunan fakirleri ?efkatle kay?rmak, yedinci olarak vatanda?lar aras?nda ortaya ç?kan anla?mazl?klar? adaletle halletmek k?sacas? milletin ilerlemesine canla ba?la çal??mak hususlar?ndan ibaret olup, milletin bu görevleri de vatanda?lar?n hukukudur.

DÖRDÜNCÜ BEND

Milletçe temsilcilikle görevlendirilip onun yerine karar veren ve an?lan ortak görevlerin nizamlara uygun olarak yap?m? ve tamamlanmas? hususuna bakan ve idareci tayin olunan hükümete Millî ?dare ad? verilip Osmanl? ülkesinin büyük ?ehirlerinde Ermeni milletinin dahili i?lerinin görülmesi ve idaresi, Devlet-i Aliye taraf?ndan özel imtiyaz ve nizamname ile an?lan hükümet sorumlulu?u üzerine b?rak?lm??t?r.

BE??NC? BEND

?dare, milletçe olmak için temsilcilik usulü üzere olmas? lâz?m gelir.

ALTINCI BEND

Temsilcilik usulü üzere te?kil olunan Milli ?darenin esas? görevlerin ve hukukun ba??d?r ki, hakkaniyetin ba?lang?c? olup oylar?n çoklu?u ile karar verilir ve bu da kanuna uygundur.[8]

Nizamnamede Patrik’in görevleri ?u maddelerle gösterilmi?tir:

?stanbul Patri?inin görevleri ?unlard?r:
Sekizinci madde - Patri?in vazifesi Esas Nizamname hükümlerine uyarak hareket ve bir de an?lan Nizamnamenin di?er bütün i?lerinin tamamen yap?lmas?na dikkat ve nezaret etmek hususlar?ndan ibarettir.

Patrik, kendisine gelen i?leri tart???larak karar verilmek üzere ait oldu?u meclise yollar. Ve bir mecliste kararla?t?r?lan maddeye dair kendisinin kararlar? ve di?er resmi yaz?lar? o meclis taraf?ndan imza ve tasdik olunmad?kça geçerli ve yürürlükte olamaz. Ama acele bir i? ortaya ç?k?p da görülmesi ve halli için meclis gününe beklenmek veya ola?anüstü meclisi davet etmek mümkün olamaz ise Patrik o konuda sorumlulu?u üzerine alarak kendi ba??na gerekli olan? yapmaya yetkili ise de, bu hali usulü üzere kay?t ettirmeye ve tasdik olunmak üzere ad? geçen meclise, gelecek toplant?da bildirmeye mecburdur.

Dokuzuncu madde - Patrik, kendi yoklu?u s?ras?nda millet meclislerinde verilen kararlara ait evrak? imza etmeden önce o kararlara dair görü?lerini aç?klay?p kararlar? yeniden gözden geçirtebilirse de görü?melerde tasdik olunan karar? Esas Nizamname hükümlerine ayk?r? bulmad?kça ad? geçen evrak? imzadan kaç?namaz.

Onuncu madde - Ruhban ve okul hocalar? ile kilise ve manast?r ve okul ve hastane memurlar?ndan Esas Nizamnameye ayk?r? harekette bulunanlar?n hizmetten ç?kar?lmas? hususunu ait oldu?u meclise ve komisyonlara teklif edebilir.

On birinci madde - Patri?in ruhani ve cismânî meclis ile onlar?n alt?nda bulunan komisyonlar? kendili?inden de?i?tirme ve bozma yetkisi yok ise de bunlardan birinin Esas Nizamnameye ayk?r? gidi? ve hareketini gördü?ü zaman ilk defas?nda o meclis veya komisyon reislerinden maddenin aç?klanmas?n? ister. Ve ikinci defas?nda kanunsuz hareketini bildirir ve uyar?r, düzeni korumaya davet ve üçüncü defas?nda e?er suçlanan heyet millet meclislerinden biri ise umumi meclise ba?vurur ve e?er komisyonlar?ndan biri ise dinden ba?ka i?lere bakan meclise ba?vurarak ve delilleri göstererek bunlar?n de?i?tirilmesini teklif eder.

On ikinci madde - Patri?in millet sand???ndan ayl??? oldu?undan, Patrikhane’nin dahili masraflar? kendisi taraf?ndan kar??lan?r.

(Millet Meclisine ait olan k?s?m, Ermenilerin ne kadar serbest ve ba??ms?z bir idareye sahip olduklar?n? gösterdi?i için o k?sm?n a?a??daki gibi aktar?lmas? uygun görülmü?tür):

Genel Meclisin[9] kurulu? ?ekli ve görevleri

Elli yedinci madde - Umumi Meclis yüz k?rk üyeden[10] meydana gelir. Bu üyeler üç k?s?m olup yedide bir bölümü olan yirmi ki?i ?stanbul’da bulunan kilise mensuplar? taraf?ndan seçilen kilise mensuplar?, ikinci k?sm? olan k?rk üye ki, ta?radan gelecek millet vekilleridir.

Üçüncü k?sm? olarak seksen üyesi de ?stanbul kilise cemaatleri taraf?ndan seçilen vekillerdir.

Elli sekizinci madde - Ruhani ve dünya i?lerine bakan meclislerin üyeleri umumi meclise dahil olup, umumi meclis üyeli?ine seçilmemi?ler ise ad? geçen mecliste oy sahibi olamayacaklard?r.

Elli dokuzuncu madde - Umumi meclisin üyeleri, yani yetmi? bir ki?i haz?r olmad?kça meclis toplanmaz.

Altm???nc? madde - ?stanbul Patri?i ve katogikosu gibi milletin ya?l? görevlilerini ve ruhani ve cismani meclislerin üyelerini seçmek ve bu meclislerin i?lemlerine bakmak ve onlara verilmi? olup da kendilerinin kestiremedikleri i?ler ortaya ç?karsa halledip düzenlemek ve bu nizamnameyi bozulmalardan korumak umumî meclisin görevlerindendir.[11]

Altm?? birinci madde - Umumî Meclis eskiden oldu?u gibi iki y?lda bir kere Nisan ay? sonlar?nda toplan?p geçen iki y?l içinde meydana gelen idare i?lerinin[12] yaz??malar?n? kabul ile görevli olan memurlar? yoluyla toplanm?? ve sarf olunmu? paralar?n genel toplam?n? görür ve denetler. Ve millet meclislerinin bütün üyelerini yeniden seçer. Ve y?ll?k millî ba???lar?n[13] idare ?ekline karar verir.

Umumî meclisin bu toplant?s?nda bu iki meclisin üyeleri bulunduklar? halde her bir konuda görü?ebilirler, fakat ba??? ve seçim maddelerinden ba?kas?nda oy vermezler.

1. An?lan meclisin katogikos seçimine kat?lmak,
2. ?stanbul ve Kudüs - ?erif patriklerini seçmek,
3. Ad? geçen iki meclis aras?nda ya da meclisler ile Patrik aras?nda do?an anla?mazl??? kald?rmak üzere toplan?l?r. Bu takdirde taraflar anla?mazl?klar?n? aç?klayabilirler ise de rey veremezler.
4. Nizamname esas?na dokunulmayarak düzeltme lâz?m geldikçe ve genel meclisin oy ve karar?na ba?l? bir sorun ç?k???nda toplan?l?r. ?u kadar ki, böyle ola?anüstü oturumun yap?lmas?ndan önce toplant? sebebi Patrikhane taraf?ndan Bab?âli’ye ifade olunarak izin al?n?r.

Altm?? ikinci madde - Genel meclis; Patrik, ruhanî meclis veya öteki meclisin uygun bulmas? ile veya genel meclis üyelerinden ço?unlu?unun iste?i ile toplar. Ancak önceki bendde bildirildi?i üzere bu gibi ola?anüstü toplant?, muhakkak sebebinin bildirimiyle devletçe izin verilmesine ba?l?d?r.

Genel Meclisin ruhanî üyelerinin seçim ?artlar?

Altm?? üçüncü madde - ?stanbul’da bulunan bütün kilise mensuplar?, ?stanbul Ermeni Patrik’inin daveti üzerine Nisan sonunda bir yerde toplan?p ta?ra memuriyeti olmayan ve otuz ya??n? bitirmi? olan ve be? y?l önce Papazl?k ve rahiplik rütbesini kazanan ve hiçbir dâva alt?nda bulunmayan Episkoposlardan veya papaz ve rahiplerden, kesin oy çoklu?u ve gizli oylama ile genel meclis için üye seçeceklerdir.

Altm?? dördüncü madde -Yukar?da bildirilen ruhani üyelerin görev süresi on y?l olup her iki y?lda bir, be?te biri de?i?tirilip yenilenecekler ve ilk sekiz y?l bu be?te birin ay?r?m ve ç?kar?l??? kura ile yap?lacakt?r. Ve gerek böyle kura ile ve gerek onuncu y?ldan sonra süresini tamamlay?p ç?kan üyenin tekrar seçilmesi geçerli olacakt?r.

Genel Meclisin halktan olan üyelerinin seçim ?artlar?

Altm?? be?inci madde - Milli ba??? ile ki?isel yetenek hakk? seçime esas tutulur. Millî ba??? hakk?n?n, seçim hakk?na esas olmas? için, genel ba??? olarak en az y?lda yetmi? kuru? ba??? verilmelidir. Seçilmeye ki?isel yetene?i olanlar, Devlet dairelerinde ve ba?ka memuriyetlerinde bulunanlar ve doktorlar ve e?itim kitaplar? yazm?? olanlar ve okul ö?retmenleriyle milletçe be?enilen e?itim eserleri meydana getirmi? olanlardan ibarettir.

Altm?? alt?nc? madde - En az yirmi be? ya??n? bitirenler seçim hakk? kazan?r, ancak Devlet-i Aliye tebaas?ndan olmak ?artt?r.

Altm?? yedinci madde - Seçim hakk?ndan muhakemece yoksun olanlar dört s?n?ft?r.
1. Bir cinayetten dolay? Ceza Kanunname-i Hümayunu hükümlerince medenî haklar? kullanmaktan süresiz uzakla?t?r?lm?? olanlard?r.
2. Millî i?ler idaresinde hiylesi belirtilip de bu görevlerde kullan?lmamalar?na millet meclisinden birisi taraf?ndan hükmolunmu? olanlard?r.
3. Devlet-i Aliye mahkemelerinde haklar?nda cezalar tertiplenip de henüz ceza süresi sona ermemi? olanlard?r.
4. Delili?i yüzünden ki?isel haklar?ndan yoksun b?rak?l?p, tamamen iyile?tikleri onaylanm?? olmayanlard?r.

Altm?? sekizinci madde - Osmanl? Devleti az?nl?klar?ndan otuz ya??n? bitirmi? olup, Devlet-i Aliye nizamlar? ve milli s?n?rlar?n? bilen ve tan?yan altm?? yedinci madde gere?ince seçim hukukundan yoksun olmayan bütün millet ki?ilerinin seçilmesi caizdir. Fakat ?stanbul kilise cemaatleri taraf?ndan seçilecek seksen üyenin en az yedisinin rütbe sahibi bulunmalar? ?artt?r.

Gerek ?stanbul içinden ve gerek d??ar?dan Genel Meclis için seçimle tayin olunacak üyelerin seçim ?ekli

Altm?? dokuzuncu madde - ?stanbul kilise toplumlar? ve di?er bölgelerden seçilmesi lâz?m gelen vekillerin say?s?n?n da??l???n? gösteren özel bir defter düzenlenmek üzere her iki y?lda bir ?ubat ay?n?n ba?lang?c?nda her iki meclisin komisyon kalem tutanaklar?n?n toplam?yla meydana gelen karma meclis taraf?ndan Patrikhane kaleminde bulunan genel nüfus defterine uyularak öteki bölgelerde marhasal?k ve ?stanbul’da her mahallede mevcut olan seçmenlerin say?s?na göre her yerde ne miktarda üye seçilecek ise Patrik taraf?ndan, yerlerinde durum ilân olunacakt?r.

Seçilen üyelerin görev süreleri on y?l olacakt?r ve her iki y?lda bir gerek di?er illerden ve gerek ?stanbul’dan seçilen millet vekillerinin be?te birini de?i?tirerek yenileyip, bu be?te birin seçim yerini tâyinde mahalle ve Marhasal?klar aras?nda her iki y?lda bir kere nöbetle?me usulü uygulanacakt?r. Ve ilk sekiz y?l?nda de?i?tirme emri kur’a ile tâyin ve uygulanacakt?r. ?u ?artla ki, bir mahallede seçmen ve bir marhasal?kta nüfus ço?alm?? veya azalm?? ise mevcutlar?n?n say?s?na bak?lmay?p seçilecek üyelerin miktar? ona göre tâyin edilecektir. Ölen veya ayr?lanlar?n yerine üye seçimi hususu da her y?lba??ndan iki ay evvel yap?lacakt?r. Ve ?stanbul mahallelerinden al?nacak üye kilise toplumlar?nda ve d?? bölgelerden gönderilecek üyeler marhasal?klarda bulunan genel meclislerde seçileceklerdir.

Yetmi?inci madde - Gerek ?stanbul’da ve gerek ba?ka yerden ve marhasal?k dairesinden olup olmamalar?nda, bir zarar olmay?p, ?u kadar ki, ?stanbul’da bulunmalar? ve ad? geçen toplumlar?n milletçe s?n?rlar?n? bilen ve seçmenler nazar?nda millet sevgisi ve temizlik ve yönleri bak?m?ndan do?ru ve itibarl? bulunmalar? gereklidir.
 
Bu vekiller, genel meclis ya da kendilerini seçmi? olan ?stanbul veya ta?ra toplumlar?n?n vekilleri say?lmay?p, hepsi ayn? izni haiz genel meclis üyesi itibar olunurlar.

Yetmi? birinci madde - ?stanbul’da seçilmesi gereken vekillerin say?s?yla, gerek seçmeye ve gerek seçilmeye yetkiyi gerektiren ?artlar? her ikinci y?l ?ubat ay?nda üyelerin be?te birini seçecek toplumlara Patrik taraf?ndan bildirilir ve duyurulur, bunun üzerine vekiller kilise cemiyetleri taraf?ndan seçilir. Fakat kilisenin vâizi ve olmad??? halde ba? papaz reis olup mahallenin ileri gelenlerinden de üç ki?iden alt? ki?iye kadar kilise cemiyetlerine ilâve olunur.
Bu cemiyetler kendi topluluklar? içinde seçim hakk?n? kazanm?? olup olmayanlar? tahkik ile alfabetik s?ra tertibi üzerine bir defterini düzenler ve sekiz gün meydanda kalmak üzere kilise cemiyeti odas?na asarlar.

Ve seçenlere kolayl?k olmak üzere istenilen vekiller say?s?n?n üç mislini havi bir defter yap?l?p kilise cemiyeti odas?na konulur. Fakat seçmenler bu an?lan deftere uymaya katiyen mecbur de?illerdir. Tasar?larda genel meclis üyeleri seçimi hususu da bu usul üzere uygulan?r.

(Doksan dokuz maddeden ibaret olan nizamnamenin di?er maddeleri oy verme, Millî vergi, Marhasalar?n görevleri hakk?ndaki hükümleri havidir.)

Bu nizamname ile Ermenilere ve Ermeni Patrikhanesine verilmi? olan hukuk ve yetkilere kar??l?k Rusya’da, Ermenilerin en büyük dinî makam? olan Katogikoslu?un vaziyetini mukayese etmek uygun olur.



 

Rusya Ermenileri Katogikoslu?una Ait Kanun (Pologenia)

 

Eçmiyazin dinî makam?n?n Ruslara geçmesinden sonra Ermeni katogikoslu?unun haklar? s?n?rlan?p, Ermeni milletinin kültüre, dinî konulara ait mevcut hukuku kay?t alt?na al?nd?. 1836’da, Ohannes Katogikos zaman?nda bunun hakk?nda bir kanun ç?kar?ld? ve bu kanuna (Pologenia) ismi verildi.

Bu kanuna göre, Rusya, Eçmiyazin katogikosunu, bütün Ermenilerin katogikosu olarak tan?yor ve kendisinin muhtelif memleketlerdeki Ermenilerin gönderecekleri temsilcilerin eliyle, Eçmiyazin kilisesinde seçilmesini kabul ediyordu. Fakat bu seçimin Çar’?n tasdikiyle onaylanmas? ?artt?.

Katogikosun yetkileri tamam?yla ruhânî meselelere ba?l? bulunuyordu. Bu meseleler için de Sinod meclisine ba?vurmaya mecbur idi. Bu meclis, Katogikos taraf?ndan seçilecek ve görevleri Çar taraf?ndan tasdik edilecek sekiz üyeden olu?mu?tu. Katogikos, Sinodun da reisi idi. Bütün dini i?ler, sinodun denetimine tabi bulunacakt?. Hükümet taraf?ndan bu sinoda (Çinovik, Prokuror) unvan?yla bir memur konuldu. Bu hükümet memurunun onay? eklenmeden, katogikos ve sinod, bir ad?m atmaya muktedir olamayacaklard?. Bu suretle Ermenilerin dinî i?lerine de kar???l?yordu. Eçmiyazin ve millî kurulu?lara hafiyeler doldu. Sinod üyelerini birbirine dü?ürdüler ve neticede katogikosun da, hükümet taraf?ndan seçimini sa?lam?? oldular.

Rus müdahalesi, kuvvetli ve sistematik bir surette yerle?ti. Pologenia’ya göre katogikos ve sinodun görev ve yetkileri ?u i?lere ba?l? bulunuyordu:
1. Rusya’daki Ermeni kiliseleriyle manast?rlar?n, okullar?n ve di?er kurulu?lar?n idaresini gözetmek,
2. Kilise mesle?ine girmek isteyenler hakk?nda emirler vermek ve icab?nda bunlar? uzakla?t?rmak,
3. Evlenmeye dair halli zor meseleleri sonuçland?rmak,
4. Ölen kilise mensuplar?n?n yetimlerini, dullar?n? himaye etmek,
5. Kiliselerin, manast?rlar?n, okullar?n ba?lar?ndaki râhiplerin, memurlar?n isimlerini, bunlardan ölenlerin, evlenenlerin listelerini düzenleyerek her y?l Dahiliye Nezaretine bildirmek,
6. Ruhanî daireler ve bölgelerin ba??nda bulunan dinî reislerin i?lemlerini tefti? ve icab?nda kendilerini cezaland?rmak,
7. Seçimde, iki katogikos aday?n? onaylanmak üzere Çar’a sunmak,
8. Sinod içinde bir Prokuror bulundurmak,
9. Ruhanî bölgeleri Marhasalar ile yönetmek.

Pologenia’y?, kumandan Peputyans, Tiflis Nersesyan okulu müdürü Profesör Azkin ve Tiflis Ermeni Marhasas? Archepiskopos Serope’den kurulu bir heyet haz?rlam?? ve son ?eklini de Kafkas genel valisi Rozin, Katogikos Hovhanes, general Paskeviç’den meydana gelen bir komisyon tespit etmi?ti.

Pologenia’n?n prokuror hakk?ndaki maddelerinin metinleri ?öyledir:
Madde 45- Eçmiyazin Sinodunda özel surette ve ayr?ca bir Prokuror bulunur. Bu görevli, Senato yani âyin meclisi taraf?ndan, Rus, Ermeni dillerini bilen ve devlet hazinesinden maa? alan memurlar aras?ndan seçilir.

Madde 46- Lusavorçagan Ermenilerin Eçmiyazin Sinodu Prokuroru, bütün prokurorlar?n görevlerini tâyin eden kanunlar ve nizamnameler hükümlerine göre hareket eder.

Bu memur, dâvalara ve Sinoda sunulan maddelere bakar ve Eçmiyazin Patriki’nin seçiminde haz?r bulunur. Davalara ait konular? Adliye Nezaretine, öteki i?leri Dahiliye Nezaretine sunar. Lusavorçagan Ermenilerin, Eçmiyazin Sinoduna ait i?leri hakk?nda, Kafkas ve Gürcistan valiliklerine bilgi verir.
 
Bu kanuna ra?men 1903 y?l?nda Rusya, Rusya içinde bulunan ve kiliselere, okullara ait olan mallar ve topra??n hepsine el koyarak bunlar?, Maarif ve Ziraat Nezaretlerine verdi ve ancak bu mallar ve topra??n ümit edildi?i kadar k?ymetli olmad??? anla??ld?ktan sonrad?r ki yine Ermenilere geri verildi.



 

?lk Çal??malar

 

Ermeni sorununun ortaya ç?kar?ld??? günden beri H?ristiyanl?k âlemi üzerinde etki yapmak amac?yla, Osmanl? Devleti zarar?na kullan?lan en büyük silâh, ?slâmlar taraf?ndan Ermenilerin s?rf H?ristiyan olduklar? için zulme, bask?ya, katliâmlara u?ram?? olmalar? idi. ?syanlar, cinayetler, daima bu propaganda alt?nda saklan?yordu. Hâlbuki birçok H?ristiyan yazarlar?n?n tan?kl?klar?yla da do?ruland??? gibi, bütün devletler içinde din özgürlü?üne sayg? duyan tek devlet, Osmanl? Devleti idi.

Elise Reclus: “Türk hâkimiyeti, ?ahs?n, ki?inin içine, derinliklerine girmez. Bundan dolay?, birçok yönlerden halk topluluklar?n?n ba??ms?zl???, serbestisi, Türkiye’de bat? Avrupa’n?n en ileri ülkelerinden daha mükemmeldir,” diyor.

Ubiçini de ayn? ?eyi söylüyor: “Vicdan hürriyetine gelince, Türkiye’de hâkim olan din, di?er dinler hakk?nda H?ristiyan devletlerde ender görülen bir ho?görü göstermektedir”, diyor.

Romanyal? ünlü Profesör N Jorga:[14] “On sekizinci yüzy?l sonlar?nda Polonyal? gezgin Mikoscha’n?n (Türkler taraf?ndan Ermenilere, di?er bir millete verilen dereceden çok daha fazla hürmet ve sayg? gösterilmektedir. Ermeniler ayn? zamanda Rumlardan daha çok Türkler taraf?ndan verilmi? mezhep hürriyetine maliktirler) dedi?ini” naklediyor.

Ermenilere bu nizamname ile verilmi? olan hukuk ve yetkiler gelecek için yüksek geli?meler sa?layacak yerde, aksine en feci vaziyetlerin ortaya ç?kmas?na sebep olmu?tur. Bu nizamname ile verilmi? olan izinlerden yararlanan Patrikler, daha ziyade millî ve siyasî cephelerde çal??maya ba?lad?lar. Bu nizamname, 1860 Suriye olaylar?ndan ve Lübnan idaresinin kurulu?undan sonra ç?km?? ve yine nizamname, Ermenilerce ba??ms?zl?k için bir ad?m kabul edilmi?ti. Lübnan yüzünden yap?lan Avrupa müdahalesi geni?ler ise, bu davran???n kendileri için de yararl? olaca?? ümitleri uyand?.

Millet meclisi, yüzlerce dinleyici önünde her hafta müzakerelerini yap?yor, Bab?âli de bu hali memnuniyetle seyrediyordu. ?lk toplant?, 25 A?ustos 1860’da 120 üye ve 60 gazeteci, ö?retmen, milletin ileri gelenleri önünde yap?ld?.

Bir Ermeni yazar?, bu nizamnameden Ermenilerin yararlar?n? ?öyle s?ral?yor:[15]
 
1. Bat? uygarl??? ve e?itimine do?ru bir ad?m oldu.
2. ?stanbul’da, di?er illerde, birçok okullar, kültür kurumlar? aç?ld?.
3. Ermeni dil ve kültürünün geli?imine etken oldu.
4. Daha çok gazete ve dergiler yay?nland?.
5. Ermenileri seçim usullerine ve mücadelelerine al??t?rd?.
6. Kilise mensuplar?n?n hukuku s?n?rland?.
7. Ermenilere toplu olarak ?ikâyette bulunmak ve uygulamaya geçmek kuvvetini verdi.
8. Katolik, Protestan, Lusavorçagan Ermenilerin bunal?ml? günlerde birle?melerini sa?lad?.
9. ?htilâl ruhu uyand?, milli Ermeni sorunu masa üstüne konuldu.
Bir k?s?m Ermeniler, bu nizamnamenin millet için felâket getirdi?ini söylerler, hakl? de?iller mi?” diyor.

Saruhan:[16] “Ermeniler mühim millî bir kurulu? olan Millî Me?rutiyet Kanunu ile yar?m yüzy?ldan fazla ya?ad?lar. Bütün iç, millî, dinî i?lerini ayn? zamanda bu nizamname ile gördüler. Bu kanun, Osmanl? hükümetinin onaylad??? bir nizamname idi. Bu nizamname ile çal??anlar millî bir ba??ms?zl?k elde etmek için u?ra?t?lar. Birisi di?erini do?urdu” diyor.

1866’da dinî olmayan i?lere bakan meclis ile ruhanî meclis aras?nda anla?mazl?k, Erzurum Ermeni ruhanî reisi hakk?ndaki suçlamalar nedeniyle ortaya ç?kt?. Patriklikte bulunan Taktakyan, çekildi. Uzun mücadelelerden sonra ünlü Hr?myan patrik oldu.[17] Kendisi, Rusya ve Türkiye Ermenilerince zaten tan?nm?? bir adamd?.

Topc?yan, Hr?myan’dan söz ederken:[18] 1840-1850’de ilk defa halk hareketleri görülüyor. Amaç, büyüklerine kar?? halk tabakas?n? ayakland?rmak, isyan ettirmekti. Hareketlerin ilk a?amalar?nda dahilden gelmi? gençler de bulunuyordu. Bu gençler aras?nda özellikle ilk zamanlarda Hr?myan da vard?. Hr?myan’?n Mu?’tan ?stanbul Patrikli?ine getirilmesi ile Ermeni sorunu da ?stanbul’a ve oradan da Avrupa’ya geçmek üzere kendisiyle birlikte gelmi? oluyordu. Bundan sonra Millî Ermeni Meclisi ?ikâyetlerini ba?vurma yeri, gazeteler de, art?k bunlar?n yay?c?s? oldu.

Mu?’tan “Bizi unutma!” nidalar?yla u?urlanan Hr?myan’?n Ermeni patrikli?ine geçmesi üzerine Ermeni istekleri, ?ikâyetleri de millet meclisine ula?arak orada tart???lmaya ba?land?.

Hr?myan, ?stanbul’a gelince iki esas üzerinde çal??maya karar verdi:
1. Millî Kanunu Esasîyi [19] tekrar inceleyip, illerin iste?ine, ihtiyaçlar?na göre de?i?tirtmek,
2. ?stanbul Ermenili?inin, meclisin, hükümetin gözlerini Ermenistan’a çevirmek.

Kendisi Ermeni Millî Meclisinde, bir nutkunda, “Ben Ermenistan’?n ac? çeken bir temsilcisiyim. Benden öncekilerin derman aramak için hükümete ne ?ekilde ba?vurduklar?n? biliyorum. Fakat, ben daha etkili, ac? bir müdahalede bulunaca??m:’ diyordu.[20]

Hr?myan’?n k??k?rtmas?yla her taraftan ?ikâyetler ya?maya ba?lad?. Bunlar mecliste okunuyordu. Akl? ba??nda olanlar bu hareketleri tehlikeli gördüler ve sözleri dinlenmeyince de meclise devam etmediler. Nihayet uzun münaka?alardan sonra, gelecek raporlar?n müzakeresine devam edilmesine karar verildi. 1870’de meclis taraf?ndan bu raporlar topland?. ?ikâyetler, olaylar s?n?fland?r?ld?. 1870’den 1871’e kadar çal???larak bir bildiri düzenlendi ve hükümete verilmeden evvel bu bildiri müzakere edildi.

?ikâyetler ?öyle özetlenebilirdi:
1. Vergilerin toplanmas?nda yap?lan kanunsuzluklar,
2. Hükümet memurlar?n?n yolsuzluklar?,
3. Mahkemelerde H?ristiyanlar?n tan?kl?klar?n?n kabul edilmemesi, ba?ka birtak?m yolsuzluklar.

Bunlar bildirinin ilk k?sm?n? te?kil ediyorlard?. ?kinci k?s?mda bu hallerin düzeltilmesi için çareler gösteriliyordu:
1. Askerî bedel yerine asker vermeliyiz, bu suretle biz de ?eref ve onur sahibi oldu?umuzu ve vatan için bizim de ?slâmlar kadar kan dökmeye hakk?m?z oldu?unu ispat etmeliyiz.
2. Hükümet, vergileri mültezimler arac?l??? ile de?il, kendisi toplamal?d?r.
3. Gelir, mal üzerine kredi verilmesi için sand?klar kurulmal?d?r.
4. ?llere ba??ms?z, yetkili müfetti?ler tâyin olunmal? ve bu müfetti?ler herkes ile ilgilenerek umumî haller hakk?nda bilgi almal?d?r.
5. Düstur (Kanunlar dergisi) iller için çevrilmelidir.
6. Hukuk, ticaret, ceza dâvalar?, nizamî mahkemelere verilerek kanunlara göre görülmeli, ?er’iye mahkemelerine b?rak?lmamal?d?r.
7. Kürtler ve son zamanlarda Çerkesler, illerde halk? rahats?z, ayn? zamanda hükümetin de hazinesine zarar veriyorlar, asker vermiyorlar. Halbuki, di?er halk hem silâhs?zd?r, hem de devletin vergilerine boyun e?erler. Ya bunlar?n ellerindeki silâhlar toplanmal? veya di?er halka da silâh verilmelidir.

Bunlardan ba?ka bildiride Millî Me?rutiyet Nizamnamesi denilen bu nizamnamenin di?er yerlere de yay?lmas?, e?itimin uzak illere kadar büyük ölçüde genelle?tirilmesi eklenmi?ti. Bildiri, Patrik Hr?myan taraf?ndan be?enildi ve 18 ?ubat 1871’de Sadarete sunuldu. Hükümet taraf?ndan yar?s? Müslüman ve öteki yar?s? Müslüman olmayan üyelerden olu?mu? bir komisyon kuruldu. Muht?radaki hallere sebep olanlar?n cezaland?r?lmas? ve gelecek için tavsiyelerde bulunulmas? ve rica olunan i?lerin göz önüne al?nmas? kararla?t?r?ld?. 1872’de tekrar bu husus hakk?nda hükümete müracaatta bulunuldu.

Millî Me?rutiyet Nizamnamesinin tatbik kabiliyeti, istenildi?i gibi olmad??? ve as?l maddelerinin de?i?ime muhtaç bulundu?u öteden beri söyleniyor ve meclisin hemen her oturumunda bu de?i?menin lüzumundan söz ediliyordu. Hr?myan da bu nizamnamenin daha çok Avrupa usulleri göz önüne al?narak düzenlenmi? oldu?unu ve hiçbir zaman bu anlay??la yap?lan bir nizamnamenin illerdeki Ermeni halk?n?n durumunun düzelmesine yard?m edemeyece?ini ileri sürerek nizamnamenin yeni ba?tan bu esaslara göre özel bir heyet taraf?ndan düzenlenmesini öne sürüyordu. Bu sorun, Patrik Hr?rnyan’?n idaresi zaman?nda pek çok a?amalar geçirdi. Bir taraftan nizamnamenin yeni ba?tan düzenlenmesine çal???l?yor, üye say?s?n?n tâyininde anla?mazl?klar ç?k?yor, Hr?myan da, öte yandan, ta?ra için nizamnameler, talimatnameler tertip ettiriyordu. Ruhanî ve di?er meclis için, üye say?lar?yla birbirine uymayan miktarda üye al?n?yordu. Sonralar? patrik Nerses Varjabedyan ve Mateos Izmirliyan ruhanî meclise bu suretle girmi?lerdi.

Hr?myan’?n as?l amac?, meclis çal??mas?n? ?stanbul ve ta?ra diye ikiye ay?rmak, patriklik hukukunu geni?letmek, 140 üye bulmak çok güç oldu?u için, bunu, elliye indirmek, bunlardan yaln?z onunu ruhanî âzadan ve geri kalan?n? yar? yar?ya ta?ral? ve ?stanbul’lu olmak üzere yirmi?er üyeden meydana getirmekti.

Hr?myan’?n siyasî meclise kar?? bask?s? günden güne art?yordu. Bir defa mecliste, “E?er Patrikin hâkimiyet ve yetkisi geni?letilmezse görevine devam edemeyece?ini ve meclisin kararlar?n? kendisi, isterse yapaca??n?” söyledi. Hr?myan, uzun zaman bu noktalar üzerinde tart??malarda bulundu. Muhalifleri de bunu istemiyorlard?. Siyasî meclis Hr?myan’a kar?? cephe ald?, halk? Hr?myan aleyhine k??k?rtt?. Bunlar aras?nda Mateos ?zmirliyan da bulunuyordu.[21] Ta?ral? Ermeniler, Hr?myan’a taraftar idiler. Siyasî meclis ile Hr?myan aras?ndaki mücadeleyi haber al?nca, bunlardan bir k?sm?, siyasî meclis üyelerine sald?rarak, kendilerini Patrikin gözü önünde dövdüler.

Nihayet, Patrik olarak izledi?i amac? elde edemeyen Hr?myan, 1873 A?ustos’unda istifa etti. Bu hareketlere çorbac?lar, bankerler, sarraflar, hükümet memurlar? muhalif bulunuyorlard?. Yani, akl? ba??nda olanlar, hayat ve geleceklerini Türkiye’ye ba?l? kalmakta görenler, milletlerini bu gibi maceralara sürüklemek istemeyenler, Hr?myan’?n hareketini be?enmiyorlard?. Di?er taraftan da bunlar, hükümet siyasetini onaylayanlara hafiye, casus, hâin, kozmopolit diyerek hücum ediyorlard?.

Nihayet bu bildiri Nerses Varjabedyan’?n ba?kanl??? alt?ndaki bir heyette tekrar incelendi. ?llerdeki Ermeni ileri gelenlerinin de halk üzerinde nüfuzlar?n?n devam? için halka kötü davrand?klar?. ve hükümet memurlar?yla beraber olduklar? da bu bildiriye eklendi.

Patrik kaymakaml???na Nerses Varjabedyan geçti. Bu vekâleti 21 gün için kabul etti?ini ve derhal patrik seçilmesini ?art ko?tu ve 1873’de, Milli meclis toplant?s?nda, istifas?n? verdi.

Hr?myan’?n ta?ra Ermenilerince pek büyük bir yeri vard?. Buna mukabil Varjabedyan, ?stanbul Ermenilerince büyük bir üne sahipti. Kendisi girgin, azimli tan?nd??? için milli meclis oturumunda bulunan 64 üyeden altm???n?n oyuyla patrik seçildi (1874 - 1884). Nerses, patrikli?e tâyininden sonra nizamnamede önemli de?i?ikliklere ba?lad? ve Doktor Rusinyan ismindeki bir zata millî meclis için bir dahili nizamname düzenletti. Bu nizamname, hemen tamam?yla Fransa parlâmentosunun dahilî nizamnamesi idi. Bütçeyi, Ahtamar Katogikoslu?unun durumunu düzene soktu.

Zulüm bildirisi, 1876’da Nerses Varjabedyan zaman?nda tekrar ortaya ç?kt?.
Bu s?ralarda Türkiye’nin varl??? söz konusu oluyor, bunal?ml? günler geçiriliyordu. Rumeli’de, Bosna Hersek’te ihtilâl ba?lam?? ve Bulgaristan’a s?çram??t?. Bu uygun zamandan yararlanarak illerdeki Ermeniler hakk?nda Osmanl? hükümetinin daha ?iddetli bir surette ilgisini çekmek için Nerses Varjabedyan da, Simon bey Baksud ve Horen Episkopos Narbey ile birlikte çal???yorlard?. Avrupa devletleri Bosna - Hersek sorunu için hükümetten hemen tedbirler al?nmas?n?, reform yap?lmas?n? istiyorlard?. Bu s?rada ?kinci Sultan Abdülhamit tahta geçmi? ve me?rutiyet ilân edilmi?ti. Ermeni bildirisi, Patri?in Ermeni milletine bir beyannamesiyle birlikte yay?nlánd?. Varjabedyan, Bulgar sorununu hal için yap?lan ?stanbul konferans? s?ras?nda (1876), ?ngiliz birinci temsilcisi Salisbury’ye Hr?myan taraf?ndan tertip edilmi? olan Türkiye Ermenileri üzerine yap?lan bask?lar? gösteren bir rapor verdi. Fakat konferans?n konusu Ermeni sorunu olmad??? için bu te?ebbüsten bir sonuç al?namad?.

Ermeniler için iki yol vard?: 1) Osmanl? hükümetine ve Türklere kat?lmak, 2) Di?er H?ristiyan milletlerin harekât?n? izleyerek çal??mak ve Avrupa devletlerinin i?e kar??mas?ndan yararlanmak. Bütün Ermeni milletinin gelece?i, bu tercih olunacak hareket ?ekline ba?l? idi.



 

1877-78 Osmanl?-Rus Sava??na Kadar Islâhat Sorununun Özeti

 

Osmanl? hükümetinin iç ?slahat konusunda ilk ve genel te?ebbüsü, ?kinci Sultan Mahmut zaman?nda ba?lam?? ve Sultan Abdülmecit taraf?ndan ilan edilen (Gülhane Hatt? Hümayun’u, 1839) ile ilk ad?m at?lm??t?. Bu Hat’la güdülen amaç, ?slâm ve H?ristiyan tebaay? birbirine yakla?t?rarak kendilerine yüzy?l?n ve uygarl???n gereklerine göre bir hayat sa?lamakt?. K?r?m Seferinden sonra (1855), Osmanl? hükümetinin Ruslara kar?? dostu olan ?ngiltere, Fransa, Avusturya, Viyana’da Ruslarla yap?lacak bar?? antla?mas?n?n esaslar?n? haz?rlamaya ba?lad?lar. Protokole bir madde olarak, Osmanl? tâbiiyetinde bulunan H?ristiyanlar?n özgürlü?ü konulmak istenildi. Fakat bu konudaki fermanlar, bu yönde garanti verdi?i için bundan vazgeçildi ve yaln?z (Türkiye’de bütün dinler ve ayinler serbesttir. Hiçbir Osmanl? tebaas?, dinî nedenler yüzünden kovu?turmaya u?ramayacakt?r) ?eklinde bir kay?t konuldu. Daha sonra 1856 Paris Antla?mas?’ndaki esas içinde ?slahat ferman? ilân edildi. 1859’da Avrupa hükümetleri taraf?ndan ?slahat sorunu için Bab?âli’ye tekrar bir müracaat yap?ld?.

Rusya, K?r?m seferinden evvel Türkiye’deki H?ristiyanlar üzerinde bir nüfuz ve koruma siyaseti izliyordu. Bu nüfuzu K?r?m seferi yüzünden bir hayli dü?mü?, bu konudaki te?ebbüsleri geçici bir süre için geriye kalm??t?. Sava?tan sonra yine bu i? hakk?nda bütün kuvvetiyle çal??maya ba?lad?. Rusya, Türkiye’deki Müslüman olmayan az?nl?klar için genel veya mahallî ?slahat istiyor ve özellikle Rumeli’deki Islavlar? koruyarak bunlar?n Osmanl? hükümeti idaresinde u?rad?klar? zulümleri ileri sürüyor ve üçüncü bir komisyon arac?l???yla hallerinin incelenmesini ve gereken te?ebbüslerde bulunulmas?n? inatla istiyordu. Osmanl? hükümeti bu bölgeyi tefti? ettirerek gereken tedbirleri ve ?slahata esas tertibat? ald?r?yordu. Ama Rus k??k?rtmalar?n?n da hiç ard? arkas? kesilmiyordu. Bulgarlardan, Bosna-Hersek’ten, ?ikâyetler, müracaatlar s?kla??yordu. Bu ?ikâyetler, sonralar? isyanlara döndü. 1856’dan sonra bir (?l kanunu) yap?lm??t?. Bu kanun, Fransa kanunundan al?nm?? oldu?u için illere merkeziyetten daha serbest bir idare veriyor, Müslüman olan ve olmayanlar?n genel meclislerdeki seçilmi? üyeleri arac?l???yla hükümete ortak olmalar?n? sa?l?yordu.

Gorçakof, daha Paris Kongresinden evvel Türkiye’deki milletlerin, ba??ms?z bir millet te?kil edemeyeceklerini, bir millet halinde olmad?klar?n? ve bu amaçla hiçbir yerde hiçbir harekette bulunmad?klar?n?, bunun için kendilerinin dinî ve toplumsal esaslar üzerine örgüt kurarak bir (Millet) haline gelmeleri gerekti?ini söylemi?ti.

1867’de Rusya, (Müslüman olmayanlar?n ç?karlar?n?n ?slâmlar?n ç?karlar?ndan ayr?lmas?) için bir bildiri verdi. Rusya, e?itlik esaslar?n?n Türkiye’de kabul ve uygulanmas?n?n imkâns?z oldu?unu ileri sürüyordu. Bu nedenle, ?slahat sorunuyla u?ra?mak üzere di?er devletlerin ilgisini çekti ve illerde merkeziyetçi olmayan mahallî bir idare kurulmas? için direndi. Avusturya hükümeti bu sorunlar? incelemek üzere bir konferans yap?lmas? teklifinde bulundu ise de sonra bundan vazgeçti. Fransa ile Rusya hükümetlerinin teklifleri aras?nda görü? noktas? farklar? bulunuyordu.
 
?ngiltere ise tarafs?z kal?yordu. Rusya’n?n bu teklifinde korumak istedi?i H?ristiyan milletin, Balkan Islâvlar? oldu?u asl?nda biliniyordu. Zaten Rusya, Avrupa devletlerine Balkan H?ristiyanlar? hakk?nda ayr?nt?l? bir bildiri vermi?ti. Bunda:
1. Osmanl? Avrupa’s?nda, toprak da??l?m?n?n milliyet esaslar? üzerine yap?lmas?,
2. ?dare vaziyetlerinin tâyini,
3. Mahkemeler örgütü,
4. Askerî ?slahat,
5. Malî ?slahat,
6. E?itime dair ?slahat,
7. Umumî ?slahat,
?stenilmi? ve ayn? zamanda, istenilen bu örgüt ve ?slahat?n yaln?z Osmanl? hükümetine b?rak?lmayarak Avrupa hükümetlerinin gözetim ve denetimine verilmesi de öne sürülmü?tü.

Rusya’n?n yukar?dan beri devam eden teklifleri do?rudan do?ruya “ademi merkeziyet” ad? alt?nda Osmanl? hükümetinin da??lmas?na yönelik bir te?ebbüstü. Asl?nda 1868’de Prens Gorçakof, do?u siyasetini aç?klarken Türkiye için (Qu Autonomie ou Anatomie) yani (ya h?ristiyanlara ba??ms?zl?k verilmeli, ya da Osmanl? hükümeti parçalanmal?, bölünmeli) diyerek Ruslu?un niyetlerini göstermi?ti.

Osmanl? hükümeti, iyi niyetle çal???yordu. Kanunlar?n, memleketin gerçek ihtiyaçlar?na göre yap?m? kararla?t?r?lm?? ve Avrupa kanunlar?ndan Türkiye’de yararl? olacaklar?n incelenip kabulü için bir de ?ûray? Devlet kurulmu?tu. ?ûray? Devlette üye ve memurlardan üçte birini Müslüman olmayanlar olu?turuyordu. Yine 1868’de ilk defa olarak Kirkor Agaton isminde bir Ermeni, Ula?t?rma Bakanl???na getirildi. Fransa, Türkiye’deki Katoliklerin koruyucusu durumundan ba?ka, bir de bütün H?ristiyanlar üzerine bir himaye gösteriyordu. 1860’da Lübnan’daki Dürzü olaylar? ve ?am olay? üzerine bu duruma dayanarak Lübnan’a ba??ms?zl?k sa?lam??t?. Lübnan olaylar?ndan sonra derhal Zeytun da harekete geçti. Lübnan’a verilen ba??ms?zl??? Zeytun’a da sa?lamak için, Prens Leon isminde birisi Haçin’e, Zeytun’a geldi. Buradaki halka Üçüncü Napoleon’a verilmek üzere bir bildiri düzenlettirdi ve kendisi Paris’e götürdü. Bu adam kendi kendine Leon Lusinyan ismini veriyor ve Ermeni hükümdarlar?ndan baz?lar? ile de akrabal??? bulundu?unu ve Kilikya’y? Türklerin elinden almak için Napoleon ve Palmerston ile müzakerelerde bulundu?unu söylüyordu. 1862 Zeytun olay?n?n yarat?c?s? olan bu ?ah?s, 1876’da MilAno’da öldü. Çocuklar?n?n ö?renim ve e?itimi için ?stanbul Ermenileri (Babalar? Ermenilerin son hükümdar?na mensup olan) bu çocuklara (4.000) lira ba??? toplad?lar. Bu bildiride Zeytun’lular, Türk idaresi alt?nda görmekte olduklar? zulümleri anarak Lübnan’a ba???lanan ba??ms?zl???n bir Ermeni Prensi idaresi alt?nda olarak kendileri için de al?nmas?na önder olunmas?n? rica ediyorlard?. Napoleon bu dilekçeyi kabul ederek ?stanbul elçisine gönderdi. Leon yine bu dilekçede Toros da?lar?nda ya?ayan bu halk?n (70.000) silah ta??yacak kuvvete sahip olduklar?n? yazd?rm??t?.[22]

Zeytun isyan? ba?lad?. Uzun çarp??malardan, hareketlerden sonra teslim olacaklar? s?rada, ?stanbul Katolik Patri?inin Napoleon’a yapt??? müracaat üzerine harekat sona erdi.[23]

Saruhan, Prens Leon’dan söz ederken ?öyle diyor:[24] “Haçin’den Zeytun’a Prens Leon isminde birisi geldi ve Zeytun’lular? k??k?rtarak Napoleon’a bir dilekçe düzenlettirdi ve bunu, kendisi Paris’e götürdü. Dilekçede, Zeytun’lular?n u?rad?klar? adaletsizliklerden, haks?zl?klardan söz ediliyor, Zeytun’a Lübnan gibi, bir Ermeni Prensi idaresi alt?nda ba??ms?zl?k verilmesi rica olunuyordu. Bu macerac? ki?i, kendi kendine ??han (Prens) unvan?n? vermi?ti, bu unvanla kabar?yordu. Güya kendisi Napoleon’un dostu, Avrupa krallar?n?n akrabas? imi?, Palmerston ve Napoleon ile Kilikya’y? Türklerden ay?rmak için müzakerede bulunuyormu?.

1862 Zeytun hareketine sebep olan bu Leon 1871’de Milano’da öldü. Ayn? y?l Eylül’ünde kar?s? Antonia Lozzi de orada öldü. Milâno’daki Secolo gazetesi, bu ölümü bildirirken, “Prenses Lusinyan tamam?yla yoksul bir halde alt? çocuk b?rakm??, en büyük o?lu, Marclien yoksullar evine kabul olunmu?, iki k?z? di?er bir yoksullar evine konulmu?, üç o?lunu da, Merlini isminde bir ?talyan i?çisi alm??t?. Bir Frans?z yazar?, bundan söz ederek bir makale yazm??, ?stanbul Ermenileri de babalar? Ermenilerin son hükümdar ailesinden olan bu yetimlerin geçimi, e?itimi için aralar?nda 3-4 bin lira toplam??lar.”

Leo,[25] bu durum konusunda ?öyle diyor: “Zeytun konusunda Girardin, V. Langlois makaleler yazd?lar. Ermeni ruhanî reisleri, eskiden de oldu?u gibi, halk?n siyasi gelece?inin düzenleyicisi ve idarecisi idiler. Kendileri, yani ruhanî reisler, Ermenilerin vaziyetlerini idare imtiyaz?na sahip ve hâkim bulunuyorlard?. ?mparator Napoleon’a ba?vuruldu. Frans?z siyaseti ayakland?r?ld?. ?mparator, Zeytun’lulara da Lübnan idaresinin uygulanmas? alt?nda, bu küçük kasabaya da bir ba??ms?zl?k verilmesine taraftard?. Fakat yaln?z onlar?n, Lübnan Maronî’leri gibi, Katolik kilisesine mensup bulunmalar? lâz?md?. Bu siyaset, Fransa’n?n do?uda temel ta??n? te?kil ediyordu. Zeytun’u Katolik yapmak için bir sorun meydana ç?kt?. Fakat daima Ermeni geçmi?inde oldu?u gibi burada da eski Ermeni yobazl??? ba?kald?rd?, engel oldu. Bu öyle bir gericilikti ki, Ermenileri dördüncü yüzy?lda bile H?ristiyan yapmaktan çok Lusavorçagan yapm??t?. O zamandan beridir ki, Lusavorçagan papazlar?, Ermeni halk?n? çapul ve ya?ma için kendilerine bir geçim kayna?? yapm??lar ve Lusavorçaganl??? bir temel ta?? olarak kullanm??lar, yüzy?ldan beri merhametsizce Ermeni halk? kurban eden müthi? bir örgüt olmu?tu.

Ayn? ?ey tekrarland?. Lusavorçagan ve Katolik ruhanîleri Zeytun’dan yararland?lar. Lusavorçaganlar üstün geldiler. Napoleon da Zeytun’u unuttu.

?lk siyasi te?ebbüs ba?ar?s?zl?kla sonuçland?. Fakat bu bir ?ey ifade etmedi. Ermeniler büyük ümitlerle dolu olarak, bundan sonra, Avrupa diplomatlar?n?n, ?srar ve inatla, kap?lar?n? çalmay? ö?renmi? oldular.

1871 Frans?z - Alman sava??ndan sonra Rusya meydan? yine bo? buldu ve Pan - islâvizm fikrini izlemeye ba?lad?. Bu defa yaln?z Balkan Islâvlar?, Bulgaristan, Karada?, S?rplar hakk?nda Bab?âliye ba?vuruyordu. 30 Aral?k 1875 tarihinde Avusturya D??i?leri Bakan? Kont Andrasay (Avusturya, Almanya ve Rusya) ad?na olarak di?er devletlere verdi?i notada, ?slahat sorununun yak?ndan izlenmesini ve bunun içinde ?slâm ve H?ristiyanlardan olu?an bir komisyon kurulmas?n? öneriyordu. Oysa ki bu tarihten bir ay önce 1875 Kas?m’?nda hükümet, ?slahat için bir ferman ç?karm??t?. 1876 May?s’?nda Selânik’te Frans?z ve Alman konsoloslar? öldürüldüler. Bu defa Almanya ba?ta olmak üzere Rusya ve Avusturya hükümetleri derhal ?slâhat esaslar?n?n uygulanmas?n? ve bu yap?lmad??? takdirde zorla yapt?r?lmak üzere gereken yollara ba?vuracaklar?n? bildirdiler. Daha sonra Fransa ve ?ngiltere’nin de kat?lmas?yla 1867’de Rusya taraf?ndan verilen muht?rada gösterildi?i üzere (illere, idarî bir çe?it ba??ms?zl?k verilmesini) önerdiler ve bu konuda görü?melerde bulunmak üzere ?stanbul’da elçilerden meydana gelen bir konferans yap?lmas?n? kararla?t?rd?lar.

Bu s?ralarda Sultan Abdülâziz tahttan indirilmi?, Be?inci Sultan Murad hastal???ndan ötürü padi?ahl?ktan ayr?lm??, ?kinci Abdülhamid tahta geçmi?ti. Konferans?n toplanmas? s?ras?nda ilk defa olarak Kanunu Esasî ilân olundu. Me?rutiyetin ilân? ?stanbul konferans?n?n yap?l???na rastlam??t?. Art?k herkes ülkeye, Kanun döneminin geldi?ine emin bulunuyordu.

1876 Haziran?nda Patrikhane genel meclisinin ruhanî ve cismanî[26] üyeleri kanunî süreleri son bulmu? oldu?undan istifalar?n? verdiler. Yerlerine birinci reisli?e Simon Maksud’un yerine, Sahak Abro, ikinci reisli?e Karabet ?ahbaz, üçüncü reisli?e Sebuh Maksud, birinci sekreterli?e Ohannes Boyac?yan, ruhanî meclis reisli?ine ba? episkopos Horen M?htaryan seçildiler.

Bu s?ralarda Rus gönüllüleri, silâh, malzeme, para ile donat?lan ve haz?rlanan Pan - islâvizm propagandac?lar?n?n önderli?i alt?ndaki çetelerle Karada? ve S?rbistan ile sava? ba?lad?.

Ermeniler, ba?lang?çta Kanunu Esasî ilân?ndan memnun olmu? gibi görünüyorlard?. Fakat biraz geçince ba??ms?zl?k, daha do?rusu istiklal ümitlerine veda etmek laz?m geldi?ini ve kuvvetli, me?ruti bir Türkiye idaresi alt?nda art?k amaca eri?mek imkân? olmad???n? anlad?klar? için bu f?rsattan yararlanmay? ihmal etmediler. ?llerdeki Ermenilere yap?lan zulüm ve zorla din de?i?tirtmeleri ileri sürerek yine ?ikâyetlere giri?tiler. Ve Meclis toplant?lar?nda art?k hep bu sorunlar, bu konular üzerine tart??malar yap?lmaya, dilekçeler düzenlenmeye ba?land?.

Saruhan, “1876’da Hr?myan taraf?ndan düzenlenmi? olan muht?raya baz? maddeler daha ilâve olunarak sadarete verildi. Bu muht?ran?n yazar?, sonra Katogikos olan ve Ermeni sorununun en önemli ve ba??l?ca k??k?rt?c?lar?ndan bulunan ?zmirliyan idi. Patrikhane, millî meclis, Bulgar ve S?rplara ba??ms?zl?k verildi?i takdirde kendilerinin de bundan yararlanacaklar?na emin bulunuyorlard?,”[27] diyor.

Patrik Nerses s?k s?k elçiler ile temas ederek desteklerini rica ediyor, ayn? zamanda resmî olmayan, özel Ermeni kurulu?lar? da çal???yorlard?. 1876’da Patrik, ?ngiltere elçisi olan Sir Elliot ile görü?tü. Elçinin bu konu?ma hakk?ndaki mektubu ilgi çekicidir.[28]

“Dün, Ermeni patri?i bana geldi. Ziyaretinin amac?, temsil etti?i H?ristiyan halk ad?na elçiler konferans?nda, yaln?z isyan eden illerdeki halka özel imtiyazlar verilmesi için ?srar etmeyeceklerini ve halen bar?? halinde bulunan öteki illerin de bunun d???nda b?rak?lmayaca??n? ümit ettiklerini bildirmek idi.

Ben de, ihtiyatla, elçiler konferans?n?n görevi, isyan ederek genel disiplini bozan illerde sükûnun temin oldu?unu ve Osmanl? hükümetinin bütün illeri hakk?nda bir ?dare usulü kurmaya çal??mak göreviyle yükümlü bulunmad???n? söyledim. Patrik cevap olarak, Ermeni halk?n bunu çok merak etti?ini ve e?er Avrupa devletlerinin ilgilerini çekmek için ihtilâl, isyan gerekiyorsa bunu ç?karman?n da, katiyen zor olmad???n? söyledi”

Ermenilerin bu konuda izledikleri siyaset, söz konusu olan Rumeli illerine, Anadolu H?ristiyanlar? d???nda, bir ba??ms?zl?k verilmesini temin idi. Bu yol ile Ermeni milleti hesab?na da bir ba??ms?zl?k elde edilmek isteniyordu.

Patrikhanece Ermeniler ad?na büyük devletlere verilen muht?radan ?ngiltere D??i?leri Bakanl???na verilmi? olan?n?n, Ermenilerin o zamanki ruhî halini ve amac?n? gösterdi?i için aynen çevrilmesi uygun görülmü?tür:[29]

Ha?metli ?ngiltere Kraliçesi Hazretlerinin D??i?leri Bakan? Lord Derby Hazretlerine

London, 74 Lancaster Gate W

“Asya’da, uygarl?k âleminin s?n?rlar?nda, önceleri rahat, geli?mi? ve insanl???n ilk be?i?i olan bir ülke, Avrupa taraf?ndan hemen hemen unutulmu? ve do?u H?ristiyanlar? için adalet saati çalm?? oldu?u bir s?rada, devletlerin âdil kat?nda kendisinin dinlenilmesini isteyen bir yer, vard?r.

E?er be? yüzy?ldan beri hüküm süren gericilik, adaletsizlik, barbarl?k, nihayet vicdan hürriyetine, gerçek ilerlemeye ve hakka yerini b?rak?yorsa, ayn? boyunduruk alt?nda inleyen halklar aras?nda, Ermenistan da bu haktan yoksun olmamal?d?r. Ermenistan, haks?z ve lây?k olmad??? bir lûtuf dilenmiyor, istedi?i bir hakt?r. ?lerleme ve uygarl?k i?inde, kendine dü?en pay? her ülke gibi, Ermenistan da, bütün me?ru araçlar ile varl???na, hakk?na sayg? duyulmas?n?, bütün ac?lar?na son verilmesini, bütün bask?lardan kurtar?lmas?n?, ilerleme ve geli?iminin serbestçe teminini, ?ngiltere’den istiyor.

Felâketlerinden ve arzular?ndan haberdar olan bat? milletleri, kendisine ellerini uzatacaklard?r. Ermenistan’?n ümidi budur. Müslümanlar?n, Arabistan’?n içlerinden hareket ederek Avrupa’n?n kalbine kadar, Peygamberin bayra??n? dalgaland?rd?klar? zamanda Ermenistan, barbar kom?ular?n?n devaml? istilâlar? alt?nda bitmi? bir halde bu istilâc? ve y?k?c? dalgalara kar??l?k vermek kuvvetini haiz de?ildi. Türkler, birkaç y?l sonra Bizans’ta oldu?u gibi, Ermenistan’da da ordu kurdular. Bu zamandan itibaren yaral?, y?k?k, tamamiyle kaybolmak tehlikesine u?ram?? bulunan Ermenistan’?n yaln?z bir dü?üncesi vard?: Milliyetini korumak için mümkün oldu?u derecede çal??mak, babalar?ndan kalan H?ristiyan dinini saf ve tam olarak muhafaza etmek, yeni efendilerinden, sahiplerinden, bekledi?i e?itlik ve adâlete kar??l?k kurtulu? gününe kadar kendilerinin boynu bükük bir haraç ve ya?ma yeri olarak kalmak.

Türkiye Ermenileri halen dört milyon nüfustan meydana gelmi?tir. Bunun Osmanl? i?galinden evvel iki kat?ndan daha fazla oldu?u tahmin edilmektedir. Yaln?zca ziraat ve ticaretle u?ra?arak, en a??r vergileri bile vererek, Ermeni, iyi huylu ve sakin hareket tarz?, çal??ma a?k? ve bu ülkelerde az görülen dinî ho?görüsüyle, gerek hâkim ?rk ile ve gerek milletler ve çe?itli mezheplere inananlarla daima tam bir uygunluk içerisinde ya?amaya u?ra?m??t?r.

Ermeni, kanunlara sayg?y?, her ?eyin üstünde tutar. O, hiçbir silâhl? isyan için ayakland?r?lamaz. Çünkü ileriyi gören karakteri ile -e?er bu gibi te?ebbüsler kuvvetli bir millet taraf?ndan yard?m görmezse- bu ?ekilde kurtulu?tan ç?kacak felâket getiren ve k?s?r sonuçlar hakk?nda kendisi, güven kanaat sahibi bulunmaktad?r. Daima kanunî yollarla adalet ve e?itlik istemek, -fakat ne yaz?k, ekseriya bo?una- bugün durumunu bildi?imiz milletin, izledi?i hareket ?ekli olmu?tur. Böyle hayvanca kuvvetlerin yönetimi alt?nda kalan ve her taraftan kin ve yobazl?ktan ba?ka kanun tan?mayan dü?manlarla ku?at?lm?? bulunan Ermeniler, bu kadar esaret y?llar? s?ras?nda asl?nda azalm?? olmakla beraber kendilerini her zamankinden çok daha toplu ve birle?mi? olarak korumay? bilmi?lerdir. Bu yüzy?l?n ba??na kadar verdi?i ?ehitlerinin kan? ile ya?ayan, kudret ve azmini dini u?runda sarf eden, kitapl?k kundakç?lar?n?n ellerinden koparabildi?i kültürel k?r?nt?lar? içinde milliyetini korumaya çal??an Ermeni, kendisini daha birkaç y?l önce esareti s?ras?nda Avrupa’daki ilerleme kar??s?nda bulmu?tur. Yar? aç?k olan gözüne çarpan ilk nur ???klar? bu olmu? ve kendisi de bu yol üzerinde yürümek istemi?tir.

Bu milletteki nitelikleri ve meziyetleri ke?feden ?stanbul’un Fatihi taraf?ndan, kendilerine baz? imtiyazlar ve muafiyet ba???lanm??, kiliselerinin ve mallar? ile milli mülklerinin yönetimi Patrik ile bunun taraf?ndan seçilecek baz? kimselere b?rak?lm??t?. Bu birkaç ki?inin yönetimi, baz? yolsuzluklar? ya da en az?ndan güçlükle toplanm?? olan gelirlerin kötü bir duruma dü?mesine sebep olmu?tu. Bu kaç?n?lmaz münasebetsizliklere engel olmak için on be? y?l vard?r ki millet genel oylamaya dayal? bulunan ve kendi küçük çevresi içinde kanuni ve idari hakiki bir örnek olacak bir kurulu? nizamnamesi haz?rlam??t?r.[30]

Bu nizamname baz? de?i?imlerden sonra hükümete kötülü?ü dokunmad???ndan kolayl?kla Sultan taraf?ndan onaylanm??t?. Bu tarihten sonrad?r ki Ermeniler büyük fedakârl?klar, kurbanlar ve kendilerini sarm?? ve çevreyle devaml? mücadeleler pahas?na olarak kiliselerini, mâbedlerini, hastanelerini ve en çok özen gösterilmesi gereken okullar?n? kurmak ve yönetmek için yeter miktarda kaynaklar meydana getirmi?lerdir.

Türkiye’nin ba?kentinde oturan Ermenileri örnek alan illerdeki Ermeniler, gelirlerinin bir k?sm?-zalimlerin eline geçen miktardan arta kalan?n müsaadesi oran?nda- ile okullar?n?n geli?imini sa?lamaktad?rlar. Fetihten beri verilen imtiyazlar ve muafiyetler -ki baz? yönlerden millî esas nizamname, ancak bu özelliklere ba?l? kalm??t?r.- Bu kadar tedbir ve gayretin ümit ettirdi?i kadar verimli olamam??t?r. Ülkelerinde ço?unlu?u siyasî ve daima gerici ve barbar olan Türk, Kürt, Af?ar ile çevrili bulunan Ermeniler, bugüne kadar her türlü zulüm ve dü?manl?klar alt?nda ya?am??lard?r. Gasp ve h?rs?zl?kla geçimini sa?layan bu vah?î halk, mahallî hükümetin ho? görü?ü ve hareketlerine yard?mc? olmas? sebebiyle hareketlerini sürdürebiliyor denilebilir. Bir gün geçmez ki bu sakin, çal??kan Ermeniler h?rpalanmas?nlar, bask? görmesinler, dinlerine, hürriyetlerine, namuslar?na, mallar?na sald?r?lmam?? olsun. Zorla arazi zapt?, kilise ve mabetlere sayg?s?zl?k, özellikle kad?nlar?n ve küçüklerin din de?i?tirmeye zorlanmalar?, yang?nlar, kurtulu? paralar?, ?rza geçme, öldürme Ermenilerin s?k s?k u?rad?klar? ?eylerdir.

Türkler, Kürtler ve Af?arlarla bunlara kat?lm?? olan Çerkesler baz? yerlerde mutlak hakim olarak hüküm sürerler. Bunlar, ikinci s?rada kalan mahalli hükümetlerinin gözlerinin önünde haddinden fazla vergi koyarlar ve ürküterek H?ristiyanlar?n en gizli ve özel münasebetlerine kadar burunlar?n? sokarlar, bo? ve manas?z bahanelerle ürünlerini imha eder, köyleri yakar ve halk?n? k?l?ç darbeleri ve tüfek ate?i alt?nda koyarlar. Ermenistan’da anar?i daimi bir haldedir denilebilir. Mahalli hükümetler çok ender bu canileri rahats?z ederler ve ço?unlukla ezilenlerin ?ikâyetlerine kar?? ilgisiz kal?rlar.

Sistemli bir halde cezas?z kalmaktan cesaret alan bunlar yeni bir kuvvetle yeni ba?tan cinayetlerine ba?larlar. Silâh ta??mak izni yaln?z Müslümanlar için vard?r. Bunun için, ço?u hükümete vergi vermeyen ve hiçbir kanuna ba?l? bulunmayan bu gezici sürülerin, ba?l?ca geçim araçlar? olan silâhlar?n?, hükümetin bilgisi ve gözü önünde ta??d?klar? görülür. E?er Ermeni kendi kendine adaleti yerine getirir veya dava açarsa, e?er ?eriat?n emretti?i ?ekilde dava Müslüman tan?klarla tespit ve desteklenmiyorsa, kat’iyen görülmez. Bir Müslüman, Kur’ana ayk?r? hareket cezas? bask?s? alt?nda oldu?u için, bir mezhepda??na kar?? H?ristiyan yarar?na tan?kl?k edemez. Bütün adaletsizlik bundan ç?kmaktad?r. Bugün Ermenistan’da yersiz, sanats?z, makul bir i?le me?gul olmayan bir milyona yak?n Kürt, Af?ar, Çerkes vard?r ki, bunlar çiftçi halk s?n?f?n?n zarar?na olarak ya?arlar. Bir taraftan bu tertipli, örgütlü, düzenli katil çetesinin bask?s? alt?nda kalan ve di?er taraftan s?k s?k Türk valilerinin gericilik ve kay?ts?zl???na u?rayan Ermenilerin, ?stanbul patriklerine ba?vurmaktan ba?ka çareleri yoktur. Her yeni zulüm olay?nda -ki bu zulümler ümitsizlik verecek bir ?ekilde ve devaml? olmaktad?r- Patrik, ilgisini çekmek için Bab?âli’ye ba?vurur. Bab?âli bazen i?i hiçe sayarak bu müracaat? iptâl eder, ya da memurlar?na, hatta kendisi ihmâl ve ho?görü ile suçlanan bir valinin eliyle bile olsa kovu?turma yap?lmas?n? emreder. Bu ?artlar dairesinde yap?lacak bir kovu?turman?n sonucunu kestirmek kolayd?r. Gösteri?li bir tarzda (El öpme) ismi verilen bu alay edilmeye lây?k usule fena fikirler, maskaral?k, münasebetsizlik kar??m?? ve yine bu usul daima adaletin gidi?ini durdurmu?tur. Bazen de ço?unlukla ?ikâyetnameyi imza edenlerin, ?ikâyetlerinde isimleri söz konusu edilmi? olan memurlar?n tehdidi veya ?ikâyet edenleri elde etmesi yüzünden, ikinci bir dilekçe ile evvelki ?ikâyetlerini tekzip ettikleri vâki olmaktad?r. ?ikâyette bulunan H?ristiyanlar?n daha sonra böyle bir küstahl??a cesaretleri yüzünden u?rayacaklar? cezadan kurtulabilmeleri kendileri için ne mutludur!

Burada k?saca i?aret etti?imiz olaylar gerçek tan?kl?klara dayal? oldu?u gibi cemaatin genel meclisi oturumlar?na dair bas?lm?? tutanaklar? ve hattâ Türk memurlar?n?n vesikalar?yla da kuvvetlendirilmi?tir.

En ilkel insanl?k prensiplerine ayk?r? bulunan bu hareketlerin her birisinin Ermeni Patrikhanesinde özenle saklanan dosyalar? vard?r. Bunlar?n ayr?nt?lar?, yaln?z isimlerinin kayd? bile muazzam, geni? bir eser konusu olur. Bunlar, gere?inde di?er eserlerden çok genel meclisin 11 Nisan 1872 ve 17 Eylül 1876 tarihlerinde yay?nlad??? iki önemli raporla desteklenebilirler.

Ermenilerin çal??ma ve yükselme a?klar?na ra?men bu kadar anormal bir durum içinde, ne için refaha ula?amad?klar? kolayl?kla anla??l?r.

?imdi Sultan’?n da bizzat Hatt-? Hümayunu ile keyfi buldu?unu bildirdi?i Osmanl? Hükümetinin yönetim ?ekli, her zaman ve özellikle illerde halkça bu u?urda sarf edilmi? olan çal??maya, gayretlere daima engel olmaktan geri durmam??t?r. Ama binlerce fedakârl?klar, ?srar ve direni?ler pahas?na -ve yabanc?lardan hiçbir destek görmeden- Ermeniler, okullar?na Avrupa e?itim esaslar?n? sokmay? ve bu suretle san’atta, ilimde, ticarette, ?erefli bir yer elde etmeyi ba?arm??lard?r. Otuz y?ldan beri Ermeni gençli?i ba?l?ca Avrupa merkezlerinde ve Amerika’da uygarl???n ürünlerinden yararlan?yorlar. Bugün denilebilir ki-gurur ve özünmeyle de?il, çünkü bunlar?n fikri geli?meleri ancak nisbîdir- Ermeni milleti, Asya’n?n o kadar arzu edilen bu bölgesinde az çok yak?n bir gelecekte parlayacak bir uygarl?k için bu yerde bulunmas? gereken geli?mi? bir halk kütlesine gerekli bütün unsurlar? kendi ba?r?nda toplam?? bulunmaktad?r. Ermeni, bu fikir ve te?ebbüsü, muhte?em tarihini kendisinde ya?ad??? ve yüzy?llardan beri aln?n?n teri ile topra??n? sulad??? eski dünyan?n bu k?sm?nda yapt??? hizmetlere kar??l?k olarak hakk?ndan al?yor.

E?er Avrupa gerçekten ve içtenlikle çe?itli milliyette bulunan yirmi milyondan fazla bir halk?n gömülmü?, batm?? bulunduklar? karanl?k ve vah?eti ortadan kald?rmak istiyorsa, kar??s?nda kendisinin bu konudaki çal??mas?n? kolayla?t?racak ve bu insanca te?ebbüsün yap?lmas? için bütün yeteneklerini, hizmetlerini sunan bir halk bulacakt?r. Do?u H?ristiyanlar?n?n durumlar?n?n düzeltilmesi için Avrupa’daki kanunî hareketleri dikkat ve alâkal? bir bak??la izleyen bütün Ermenilerin içten kan? ve ümitleri bu idi. Fakat biz, bütün bak??lar?n Avrupa Türkiye’sindeki H?ristiyanlara çevrilmi? oldu?unu, anlat?lmaz bir kalp a?r?s? ve devaml? artan korku ve deh?etle görüyoruz. Kötü ve ho? görülemeyecek bir yönetim alt?nda inleyen Anadolu Ermenilerinin yüz defa daha tevsik edilmemi? bulunan ?ikâyetlerine katiyen önem verilmeyerek, Müslüman gericili?i ve ilgisizli?inin tek kurbanlar? olarak yaln?z Avrupa Türkiye’si H?ristiyanlar? göz önüne al?n?yor, e?er Bat? devletleri, Ermenilerin ?st?rap çektikleri fenal?klar? kald?rmay? dü?ünmüyorsa incelenmesi gerekli hal ve ?artlar alt?nda yaz?lm?? olan ne Patrik beyannamesi ve ne de yedi esasl? nokta, ba??nda bulundu?u halk?n ?zt?raplar?n? gösterir. Dilekçe, Ermenilerin vaziyetini daha iyi yapamaz. Anadolu H?ristiyanlar?n? d??ta tutmak suretiyle Bosna - Hersek ve Bulgaristan H?ristiyanlar?n?n durumunu diplomatik te?ebbüslerle veya ba?ka yollar ile ?slaha çal??mak onlar?n isteklerini korumak, zulüm alanlar?n? ba?ka yerlere nakletmek, yang?n? daha uzak bir yerde parlamak üzere bast?rmak demek olacakt?r.

Avrupa Türkiye’sinin bir k?sm?n?n oldukça ustaca tertiplerle ?slâm hâkimiyetinden kopar?ld???n?, Türk hükümeti nüfuzunun di?er Rumeli illerinde küçüldü?ünü sanmak, Bulgaristan ve di?er yerlerde yap?lan zulümler kahramanlar?n?n, ruhlar?nda H?ristiyan kin ve dü?manl??? oldu?u halde Asya’ya dönü?ü ve göçleri olmayacak m?d?r? Bu kin ve dü?manl?k da bütün ?sâ izleyicileri hakk?nda ?üpheli ve korkunç kabul edilmeyecek midir? Bunlar?n faaliyetlerine devam suretiyle, bu himayesiz ve silâhs?z halk üzerinde ne kadar cinayetler i?lenmi? olacakt?r.

Hükümete gelince, Müslümanlar?n gözünde bile etki ve nüfuzunun azald???n?, hazinesinin tükendi?ini, gelir kaynaklar?n?n s?n?rland???n? görerek, Anadolu’daki H?ristiyanlar?n vaziyetlerinin köklü bir ?ekilde ?slah? için tayin edilmi? olan ?slahat? hiçbir zaman uygulayamayacakt?r. Osmanl? hükümeti, kendisine gösterilecek bütün iyi niyetlere ra?men vergi verenlerin refah?n? temin ve gelir kaynaklar?n? artt?rmak için tar?m i?lerinin geli?mesine ait tedbirleri mecburen kullanamayacakt?r.

Ermeniler, Osmanl? hükümetinin yönetimine sokmak istedi?i Anadolu ve Rumeli H?ristiyanlar?na da yayg?n bulunacak ?slahat vaadleri ile katiyen kendilerine teminat verilmi? kabul edemezler. Bilinmektedir ki Osmanl? hükümeti, 18 ?ubat 1856 tarihli Hatt? Hümayunundan beri bu gibi vaadlerde cimrice davranmam??t?r. Bu sefer büyük devletlerin önerilerini içtenlikle uygulamak istese bile millî al??kanl?klar aras?nda bu kadar derin kök salm?? olan bir yönetim ?eklinin bugün ya da yar?n de?i?tirilmesi sorunu imkâns?z olmasa bile çok zordur. Bu te?ebbüsler daima bât?l inançlara, bilgisizli?e çarpmakta devam edecektir. Dahas? var: ?u anda imparatorlu?un kaderini ellerinde tutan Osmanl? büyük siyasileri aras?nda, kendilerini as?l Osmanl?lar?n H?ristiyanlara oranla manevi ve fikrî alanda üstün bulunduklar?na inanmalar?ndan dolay?, bütün tebaan?n e?itli?ine imza koymaya raz? olmayacak ve bunun için savunmada bulunacak birçoklar? vard?r. Türk büyüklerinin baz? içten kanaatleri ?üphesiz devletin yönetim ?eklinin esas?n? te?kil etmi? olan istisnac?l??? kolayla?t?rmam?? de?ildir. Anadolu’daki dört milyon Ermeni’nin e?ilimi ve ?imdiki durumlar? özetle bunlard?r. Ayn? zamanda do?u H?ristiyanlar? sorununun bir hal ba?lang?c?nda bulundu?u s?rada kendilerinde hâs?l olan ?üphe ve korkular? da bunlar te?kil etmektedir.

Rumeli’ndeki ?zt?rap ve felaket arkada?lar? hakk?nda al?nmak istenilen tedbirler, Anadolu’daki H?ristiyanlar?n bilhassa orada elde toplu bir kütle te?kil etmekte olan ve ihtimal ki en çok özene lây?k bulunan Ermenilerin vaziyetini a??rla?t?racakt?r.

E?er H?ristiyan Avrupa, hakikaten do?ulu dinda?lar?n?n siyasi ve manevi kurtulu?lar? ile ilgili ise, hareketiyle ?üphesiz böyle aç?k bir haks?zl?k hâs?l etmekten kaç?nmal?d?r.

Ermeniler, bu k?salt?lm?? muht?ray? Büyük Devletlere sunarken, dâvalar?n?n onlar taraf?ndan özel surette göz önüne al?nmakta ihmâl edilmeyece?ini ümit etmeye cesaret ederler.

?stanbul, 1876

Yukar?da gösterildi?i gibi, özellikle Hr?myan zaman?nda ba?layan bu patrikhane ?ikâyet raporlar?, müracaatlar? Rumeli H?ristiyanlar? sorunundan sonra en ?iddetli bir safhaya girmi? bulunuyordu. Patrikhanenin Bab?âli’ye, Avrupa devletlerine verdi?i zulüm raporlar?, ?ikâyetnameler incelenirse bunlardan birçoklar?n?n basit zab?ta olaylar?ndan ba?ka bir ?ey olmad??? görülür. Patrikhane, sistemli bir surette en basit olaylar?, olmas? tabiî basit hâdiseleri, kabartarak hükümete belirtirken, di?er taraftan da bunlar?, siyasî, önemli olaylar ?ekline sokarak Avrupa Devletleri temsilcilerine vermekte hiç kusur etmiyordu.

Muht?rada gösterilen ?eyler ?unlar idi:
1. Kanun ve adaletin uygulanmas? hususunda ta?ra memurlar?n?n genellikle kay?ts?zl?klar?, ihmâlleri hakk?nda yap?lan ?ikâyetlerin, kendilerinden sorulmas?, bunlar?n daha çok görevlerini kötüye kullanmalar?na yol açmaktad?r.
2. Ta?radaki hükümet meclisleri te?ekkülleri, ç?karc? adamlara mahsus imtiyazl? bir yer halindedir.
3. ?llerdeki Ermeniler, gerici ?slâmlar?n hakaret ve dü?manl?klar?na u?ramaktad?rlar.
4. Hükümete ait in?aatta angarya uygulanmakta ve haks?z para istenilmektedir. Bunlar?n yap?lmamas?.
5. Yol in?aat? için bask? ve eziyet yap?lmamas?.
6. Mültezimlerin usulsüz isteklerine yard?m edilmek suretiyle ürün vergisinin nakden ödenmesi için halk?n zorlanmamas?.
7. Ailelerin ihtiyac? için çiftçinin kendi ev ve bahçesinde yeti?tirdi?i ürünlerin vergiye tâbi tutulmamas?.
8. Çiftçilerin vergilerini, mültezimin ambar?na götürmeye mecbur edilmemeleri. 
9. Mültezimin vaktinde gelmemesinden dolay? ürünlerin ya?mur alt?nda b?rak?larak çürümesine meydan verilmesi ve sonra da çürümü? üründen sa?lam fiyat? üzerinden zorla vergi al?nmas?n?n önlenmesi.
10. Mültezimlerin ve adamlar?n?n halk?n evinde misafir edilerek bunlar? besleme ve bar?nd?rmaya mecbur tutulmamalar?.
11. Çok defa Erzurum’da yap?ld??? gibi öküz boyunduruklar? üzerine vergi al?nmamas?.
12. Köylü Ermenilerin ?ahnal?k, ölçek hakk? denilen fazla vergiler ödemesine zorlanmamalar?.
13. Askeri bedel vergisinde, ölülerin, göçmenlerin, kaçaklar?n hisselerinin de toplanmamas?.
14. Temettü ve emlak vergilerinin adaletsizce konmas? ile ?slamlar?n yükünün Ermenilere yükletilmemesi.
15. Vergi toplama bahanesiyle Ermeni çiftçisinin ev e?yas?n?n âlet ve edevat?n?n sat?lmas?n?n ve zab?ta memurlar? taraf?ndan dövülme ve hapsedilmesinin yasaklanmas?.
16. Kad?nlar?n ve ya?ça küçük çocuklar?n ?slâm dinini kabule mecbur edilmemeleri.
17. Müslüman olmayanlar?n tan?kl?klar?n?n kabul edilmemesi yüzünden k?z kaç?rma, h?rs?zl?k, öldürme gibi suçlar?n cezas?z kald???.
18. Silâhl? Kürtlerin, da?l? a?iretlerin, Çerkeslerin ve aslen Türk olan derebeylerinin bask?lar? alt?nda Ermeni halk?n çekti?i ?st?rap ve i?kencelere nihayet verilmesi.

Yukar?daki iddialar? ileri sürmek suretiyle rapor, 1872 Nisan?’ndaki rapora göre bunlar için yedi çözüm yolu söz konusu etmekteydi:
1. Toprak sorunu hakk?nda, verilmi? olan ve Divan-i Hümayunca özel surette kurulan komisyonca, muhteviyat? kanun ve adâlete uygun görülen kararlar?n uygulanmas?.
2. Kiliseler mallar?n vergiden ve mahlûl olmaktan müstesna tutulmalar?.
3. ?ah Hüseyin o?lu, Keykelan o?lu Aziz ve Abdülfettah beylerin ve Kangal a?as? Abdürrahman ve benzerlerinin baz?lar? tespit edilmi? olan zulüm ve adaletsizlik ve halk?n ac? ?ikâyetleri sebebiyle kanunen cezaland?r?lmalar? ve sürülmeleri.
4. Bab?âli’de bir komisyon kurulmas? ve buna patrikhaneden gönderileceklerin kat?lmas? ile bunlar?n yüksek yetkiyle, zulümler ve adâletsizlik hakk?nda kovu?turmada bulunmak üzere Anadolu’yu dola?malar? ve zulümlerin giderilmesi çarelerinin bulunmas?.
5. Bab?âli’de mezhepler müdürünün reisli?i alt?nda daimî ve karma bir komisyon te?kili.
6. Patrikhaneden bildirilecek sorunlar hakk?nda kovu?turma yap?lmas? ve gereken tedbirlerin al?nmas? için Sadaretten emirler verilmesi.
7. H?ristiyanlar?n tan?kl?kta bulunmalar?n?n yasaklanmas?.

Bu takriri haz?rlayan komisyonun reisi, daha sonra Patrik ve Katogikos olan Mateos ?zmirliyan idi. Patrikhanenin te?ebbüsü ve bu hususta illere yapt??? bildirinin sonucu olarak her taraftan ?ikâyetler geliyordu. Rusya da bu hareketlere yard?m ediyordu.

Rusya’daki Ermeniler taraf?ndan da, Türkiye’deki Ermeniler hesab?na, Rus hükümetine ba?vurulmu? ve arac?l??? rica olunmu?tu. 1876’da Tiflis genel valisi olan Grandük Michael Nikolayevitch’e, Ermenilerden kurulu bir heyet, ba?lar?nda Tiflis Belediye reisi, Gürcü Dimitri oldu?u halde Çar’a hitaben ?u dilekçeyi verdiler:

“?mparator Hazretlerinin Yüksek Huzurlar?na”

“Yüce ve esirgeyici devletinizde ya?amak dolay?s?yla refah ve sükûn içinde bir hayat geçiren biz, Tiflis’te oturan Ermeniler, H?ristiyanl???n gereklerinden olan insaniyet duygusuna uyarak, hududun öte taraf?nda ya?ayan milletda?lar?m?z?n ?st?raplar?na, u?rad?klar? zulümlere, gerek tek olarak ve gerek toplumlar? itibariyle, dinî, ailevî konularda u?rad?klar? haks?zl?klara, kad?nlar?n?n, k?zlar?n?n namuslar?na kar?? yap?lan sald?r?lara ilgisiz kalamay?z.

Sevgili Hükümdar?m?z?n ve bütün Rus halk?n?n Türk tâbiiyetindeki H?ristiyanlar hakk?ndaki hissî ?efkatlerini bildi?imiz için biz de, kan ve din karde?lerimize kar?? olacak yard?m?, ?mparatorumuzun lütuf ve önderli?inden bekliyoruz. H?ristiyanl???n adalet severli?i, bizim bahts?z irk ve dinda?lar?m?z?n vaziyetini ha?metli imparatorumuza sunmaya ve arac?l???n? ricaya cesaret etmemize yol açt?.

Türkiye’deki Müslüman olmayan toplumlar ve bu arada ?slâmlar taraf?ndan daima bask? gören Ermeniler hakk?nda lütuf ve inayetlerini rica ediyoruz. Soruna müdahale ve gere?inin temini ha?metlilerinin uygun görmesine ba?l?d?r.”

Genel vali, bunu Çar’a sundu. Bu müracaattan haberli olan Türkiye Ermenilerinin reisleri de, ba?ta Patrik olmak üzere pek çok memnun kald?lar.

1876’da ?stanbul, ?ngiliz elçisi, Ermeni hareketleri hakk?nda ?ngiltere D??i?leri Bakanl???’na ?öyle yaz?yordu.[31]

“Ermeniler aras?nda tehlikeli bir ?ekil alabilecek ho?nutsuzluk hareketleri belirmektedir. ?ikâyetlerini Bab?âli’ye bildirdiler ve i?itti?ime göre, Padi?aha da müracaat etmek fikrindedirler.

Hükümetle kesinlikle ilgisi olmayan yüksek mevkili bir Ermeni, bana bugün, milletda?lar?n?n ?imdi duyduklar? ho?nutsuzluklar?n?n, esas olarak nedeni Bab?âli ise de bugünkü heyecan?n, Rus k??k?rtmalar?n?n sonucu oldu?unda ?üphe olmad???n? söyledi bu adam, bana zaten i?ittiklerini tekrar etti. Yani, Ermenilerin okumu? tabakas? ?iddetli suretle Rus aleyhtar?d?rlar. Fakat gerçek surette bu dü?manl??a u?rayan halk kütlesi öyle de?ildir. Bunlar bir de?i?me do?arsa bunun daha iyi olaca??na inanm??lard?r.”

Erzurum, ?ngiliz konsolosu J. C. Taylor taraf?ndan gönderilen (1869) raporda da ?öyle deniliyordu:[32]

“Bu kasabada, her tarafta Ermeniler, Osmanl? Hükümetine kar?? ac? ac? ?ikâyette bulunuyorlar. Ayn? zamanda Rusya’y? överek aç?ktan aç??a oraya göçe karar verdiklerini söylüyorlard?. Bu halin, kendi Papazlar?n?n daimi k??k?rtmas? sonucu oldu?u anla??l?yor. Fakat kabul etmelidir ki, Ermenilerin memnun olmamalar? için çe?itli sebepler de vard?r. Bunlar da: Türk Hükümetinin fena idare tarz?, vergilerin e?it olmayan ?ekilde konmas?, bu vergilerin ve a?ar?n hadden fazla ve usulsüz bir ?ekilde toplanmas?, adaletin yoklu?u, devaml? yolsuzluklar ve H?ristiyanlar?n ?slâmlarla e?it olmalar? hakk?ndaki vaadin, uygulanmam?? olarak kalmas?d?r.

Bir di?er hükümet de, Ermenilerin yak?nl?k ve sayg?s?n? çekmek için, hiçbir ?ey esirgememektedir. Erzurum ilindekiler, Rus hududuna yak?n bulunmak itibariyle, bu hissi sayg?y?, ço?unlu?u çiftçi olan Diyarbak?r, Harput gibi uzak yerlerdeki Ermenilerden daha çok ta??yorlar. Ancak burada, Erzurum’da zenginlerden herhangi birisinin az çok samimi olarak bu arzuyu ta??mamakta oldu?unu zannetmiyorum. Bunlardan büyük k?sm? Türk tebaas? olmalar?na ra?men Rus pasaportlar?n? ta??maktad?rlar. Mümkün oldu?u kadar gizli olarak yap?lmakta olmas?na ra?men, pasaport al?? veri?i aç?k ve çok geni? bir ?ekilde cereyan etmektedir. Benim bölgemde hiçbir büyük ?ehir, bu sahte Ruslardan yoksun de?ildir. Rusya konsolosunun mahalli hükümetiyle ili?kilerinde di?er konsoloslar?n yapmad?klar? bir ?ekilde tak?nd??? âmirce tav?r ve hareket, çok a??r? istekler, kibirli tav?rlar? ve Türk memurlar?n?n Rus konsolosuna kar?? gösterdikleri u?ak davran???, cahil halk gözünde Rus konsolosunun ya da daha do?rusu onun temsil etti?i hükümetin sahte k?ymetini çok fazla yükseltmektedir. Bu suretle halk aras?nda kendilerine yard?m edebilecek veya etmek isteyen hükümetin ancak Rusya oldu?u fikri, gittikçe kuvvetlenmektedir. Bu adamlar, tabii ki mücadele zamanlar?nda, kendilerine yabanc? bir devletin yard?m ve korumas?n? temin hakk?n? bah?eden pasaportlar? elde etmek için ona müracaatta bulunmaktad?rlar. Rus konsolosunun bu hareketi, ?stanbul elçisince uygun görülmemi? olsa bile, kendisinin do?rudan do?ruya ba?l? bulundu?u Tiflis hükümetince onaylanmakta oldu?unu kesinlikle söyleyebilirim.”

Osmanl? hükümeti taraf?ndan Kanunu Esasînin ilân edilmi? olmas?na ra?men, elçiler konferans?, müzakerelerine devam etmekte idi. Konferans, Bulgaristan için ayr?, Bosna-Hersek için ayr? bir ba??ms?zl?k projesi haz?rlamakla me?gul oldu.

Rumeli Islavlar? sebebiyle Rusya ile sava? ç?kt?. Elçiler konferans? sonuçsuz kald?. Patrik Varjabedyan, Ermenilerin vaziyeti hakk?nda Sultan Hamid’e ba?vurdu. Ermeni Milli Meclisinde bu konu üzerinde müzakereler devam etti. Yava? yava? isyan esaslar? haz?rlanmaya ba?lad? ve harekete geçilmek için sava??n sonunu beklemek uygun görüldü.



1877-78 Osmanl?-Rus Sava??ndan Sonraki Te?ebbüsler (Berlin Konferans?)

 

Osmanl?-Rus Sava??n?n, son buldu?u s?ralarda Patrik Nerses ve ?zmirliyan’?n reisliklerinde, Ermeni meclisi, gizli surette toplanarak, Rus Çar?na verilmek üzere Eçmiyazin Katogikoslu?una bir muht?ra gönderilmesine karar verdi.

Bu muht?rada, ?u konular?n temini, Türkiye Ermenileri ad?na Çar’dan rica olunuyordu:[33]
1. F?rat’a kadar olan bölgenin Türklere geri verilmemesi ve buralar?n, Ararat ili ile birle?tirilerek, Rus Çar?’n?n ülkesinin bir parças? olmas?n?n temin buyurulmas?,
2. Arazi ilhak? olmayaca?? bize duyuruldu?undan-e?er böyle olacaksa- Bulgaristan’a ve Bulgar milletine verilecek imtiyazlar?n bütün Ruslar?n hükümdar? Ha?metmeâp efendimiz taraf?ndan, Ermeni milletine de bah? ve ihsan buyurulmas?,
3. ??gal olunan toprak bo?alt?lacaksa, hükümetten ?slahat için maddî teminat al?nmas? ve ?slahat?n uygulama ve tamamlanmas?na kadar, Rus askerlerinin i?gal ettikleri topraklar? bo?altmalar?,

Bunlar da, ?u esaslara dayanmal?d?rlar:
a) Zab?ta memurlar?n?n ço?unlu?unu Ermeniler te?kil etmelidirler.
b) Ermeniler de düzenli bir askerî talim ve e?itim görmelidirler.
c) Kürtler ve Çerkesler, bulunduklar? da?lar? b?rakarak kasabalara inmeli ve oralara yerle?melidirler ve bir süre için de kendilerinden jandarma yaz?lmamal?d?r.
4. Ermeniler de, memuri hizmetlerde çal??t?r?lmal?d?rlar. Özellikle bu bölgedeki vali ve belediye reisleri Ermeni olmal?d?rlar. Ancak bu esaslar kabul ve uyguland?ktan sonra ?mparator Hazretlerinin askerleri çekilmelidirler.

Ermeni millî meclisi, ayn? zamanda, Edirne’ye bir heyet yollanmas?na ve çok gizli bir toplant?s?nda da, Rus ?mparatoru ?kinci Aleksandr ile ba?vekil Gorçakof’a birer dilekçe sunulmas?na karar vermi?ti. ?mparatora verilen dilekçe ?udur:
 
Ha?metpenah,
Muazzam imparatorlu?unuzun askerleri taraf?ndan kazan?lan zaferden sonra Türk Ermenileri ruhanî reislerinin takdir, hürmet ve hayretini ve ayn? zamanda tap?n?rcas?na tebriklerini sunmalar?na ve bu tebrikleriyle, Ermeni milletinin amaç ve arzular?n? da ifade etmekte bulunduklar?n? temine müsaade buyurulmas?n? çok rica ederiz.

?evketmeâb, silahlar?n?z, kahraman ve sava?ç? tan?nm?? olan bir milleti ma?lûp etmi?tir. Bu zaferle, kudretiniz, dünyada, yeni bir ?an ve ?eref daha kazand?. K?l?çlar?n?z gerek Avrupa’da ve gerek Asya’da galip geldi. Kumandanlar?n?z ve askerleriniz kutsal kanlar?n?, Bulgaristan’da oldu?u gibi Ermenilerin anas? olan ve senelerden beri Ermenilerin gözya?lar? ve ac?lar?yla yo?rulan Ermenistan’da da döktüler. Ha?metmeâb, vaâdleriniz herkes için idi. Himayeniz de, herkes hakk?nda e?it bir mahiyette olmal?d?r. Ermenilerin de Türkiye’deki di?er Müslüman olmayanlar gibi, haklar? vard?r. Ç?karc? olmamak, özellikle, Cenab-? Hakk?n büyük lâkab?yla ululad???, dünyan?n en kahraman bir hükümdar? için en büyük niteliktir.

Evet, Muazzam Hükümdar, Ermeniler de bugün dinda?lar?n?n kaderi tayin edilmekte oldu?u bu s?rada, sizin yüksek himayenizi rica ediyorlar. Onlar da zulüm görmü?tür, onlar da zalim vah?iler taraf?ndan ku?at?lm??, Avrupa’dan uzak bir kö?eye at?lm??; ac?lar?yla, ?st?raplar?yla her yönden di?er H?ristiyan milletlerden daha yoksun, seslerini i?ittiremeyecek bir halde bulunuyorlar.

Bugün istedi?imiz, bugün ricaya cesaret etti?imiz ?eyler, Rumeli H?ristiyanlar?na verilecek yönetim ?eklinin Ermenilere de uygulanmas?d?r. Bu suretle kendilerinin yüreklerinden kopan feryatlar? i?itilecek ve zavall?l?klar?na nihayet verilecektir.

Ha?metpenah, bu hususta aldand???m?za, efendimize kar?? olan güvenimiz sebebiyle, ihtimal veremeyiz. Kalbimizden gelen takdisat?m?z? samimî hürmetlerimize ilâveten arz eder ve kabul buyurulmas?n? rica ederiz.[34]

Zat-? âlii Ha?metpenahilerinin en mütevazi ve sad?k bendeleri Patrik Nerses Varjabedyan Ermeni Patrikhanesi-?stanbul,
1 - 13 ?ubat 1878 (Dokuz Episkopos)

“Prens Gorçakof’a”

Asaletmeâp efendimiz,
Biz, a?a??da imzalar? bulunan Türkiye Ermeni milleti ruhanî reisleri, Ha?metpenah ?mparator hazretlerine bir dilekçe sunmay? ve bunun, sizin taraf?n?zdan, yüksek huzurlar?na verilmesine delâlet buyurulmas?n? rica ediyoruz.

Türkiye Ermenilerinin, Do?uda büyük büyük de?i?meler oldu?u bir s?rada ümitlerini, Asya’da ve Avrupa’da muazzam, ?erefli bir zafer kazanm?? olan ?anl? Rus Hükümdar?na ve iktidar?n?, çeyrek yüzy?ldan beri memleketini güzel idare ile ispat etmi? bulunan sizin gibi büyük bir memura ba?lamalar?ndan dolay? hayret buyrulmamas?n? rica ederiz.

Ermeniler, u?rad?klar? azap ve ?st?raplar? ayr?nt?lar?yla tekrar ve yeni ba?tan yüce devletinize kar?? bir ?ikâyetname tanzim etmek istemiyorlar.

?uras? bir gerçektir ki, e?er H?ristiyan milletler ac? içinde iseler, Ermeniler, bunlar?n iki misli ac? çekmektedirler. Kendileri, Ermeni olmayan ve ac?lar?na kar?? daima ilgisiz kalan dü?manlarla ku?at?lm??lard?r. Onlar, bugün de Ermenileri yüz üstü terk edilmi? bir halde zannediyorlar. Ermeniler ise milletda?lar?n?n bir k?sm?n?n Rusya idaresi alt?nda ya?amakta olduklar?n? ve Eçmiyazin kutsal makam?n?n Rus imparatorunun himayesi alt?nda oldu?unu biliyorlar. Ermeniler, H?ristiyanlar hakk?ndaki himayeden istifade suretiyle dinlenece?ine, Türkiye’de kendileri için ayr? kanunlar, nizamlar ç?kar?laca??na emindirler. Ermenilerin mevcudiyetleri himaye görmezse, o zaman kendileri daha a??r tehlikelere u?rayacaklard?r.

Her zaman ?anl? hükümdar?m?z?n arzular?na uygun bulunan, yüksek ve soylu görü? ve tedbirlerinizle bu meseleyi de, muhakkak surette imparator hazretlerinin huzuruna arz ve onaylar?n?n al?nmas? için delâlet buyuraca??n?z? ümit ederiz. Ricalar?m?z?, do?u H?ristiyanlar?n? savunmak için k?l?c?n? k?n?ndan s?y?rm?? olan zata kar?? yükseltiyoruz. Biz, Rumeli’deki dinda?lar?m?za benzemekten ba?ka bir ?ey istemiyoruz. Türkiye’de, Ermenistan denilen bir vatana ba?l? bir halk vard?r. Kendileri için orada bir idare kurulmas? pek kolayd?r. Biz, orada, Ermenistan’da, millî bir irade alt?nda di?er bir devletin bask?lar?n?n d???nda kalarak ya?amak, vatan?m?z?, mâbetlerimizi müdafaa etmek istiyoruz.

Büyük kurtar?c?m?z ?mparator hazretlerinin gölgesinde bir vatanda ya?amak, geli?mek için Ermeniler her türlü vas?talara sahip bulunmaktad?rlar. Türklerde oldu?u gibi Ermenilerde de en büyük idare adamlar? vard?r. E?itim, Ermenilerde Türklerden daha çok yayg?nd?r. E?er kendilerinin yeter derecede idare kudretine sahip olmad?klar? ile sürülürse, Rumeli’de yap?ld??? gibi, bir idare ?ekli ile bu i?in temini mümkündür.

Ermenistan’?n kurtulu?unu hedef alan bu temennilerin sebepleri, sâikleri vard?r. Bunu, kurtulu?umuz için en önemli bir çare olarak istirham etti?imizi zat-? âlilerine sunmakta tereddüt etmeyiz.
 
Acaba sesimiz i?itilecek mi? Asaletmeâp, ke?ke gerek bizim ve gerek bütün Ermeni milletinin kalbindeki sonsuz minnettarl?k duygular?n? okuyabilmi? olsayd?n?z.

Zat? âlilerinin alçak gönüllü H?ristiyan bendeleri olmakta iftihar etti?imizi bildiririz.

?stanbul: 1-3 ?ubat 1878 Dokuz Episkopos Patrik Nerses Varjabedyan

Bar?? günden güne bekleniyordu. Vakit pek az kalm??t?. Bu sebeple bu muht?ralardan bir nüshas?, Granduc Nicolas Nicolayevitch’e ve di?eri de Ignatiyeff ad?na Edirne’ye gönderildi. Di?er örnekleri Eçmiyazin arac?l???yla Çar’a sunulmak üzere eski Patrik Hr?myan ile Episkopos Horen Narbey’e[35] verildi. ?zmirliyan da, katogikosun bu husustaki görü?ünü ö?renmek ve sözlü baz? beyanatta bulunmak üzere bunlardan önce Eçmiyazin’e hareket etti.

Granduc Nicolas, Ermeni Episkoposlar?n?n iki muht?ras?n? da alarak Petersburg’a, ?kinci Alexandre’a gönderdi.

Zaten ?mparator yan?nda Ermeni sorununun ortam?, Kafkas Ermenileri ad?na Kirkor Arzruni isminde birisi taraf?ndan Kafkas Genel valisine verilip Petersburg’a gönderilen dilekçe ile önceden haz?rlanm?? bulunuyordu. ?mparator Ignatiyeffe, bar?? görü?meleri s?ras?nda Ermeni sorununun da göz önüne al?nmas?n?, Ermenilerin hallerini ferahlatacak bir madde konulmas?n? bildirmi?ti. Patrikhane, Ermenilerin isteklerini gösterir bir muht?ra haz?rlam??t?. Bu muht?ra, Lübnan’?n ba??ms?zl??? esas tutularak düzenlenmi? ve hükümete verilmek üzere haz?rlanm??t?.

Bu s?ralarda Türk dostu olan Ermeni çevreleri de derhal Rus taraftar? oldular. Patrik Nerses Varjabedyan’?n siyasetini baz?lar? ?u cümle ile özetlerler: “Rusya’ya minnettar kalmak, ?ngiltere’den Ermeniler için maddî ve manevî istifade temin etmek”


?stanbul Ermenilerinin, katogikos Dördüncü Keyork yan?ndaki te?ebbüslerini ayr?nt?lar?yla görmek istifadeli olur. Saruhan, bu te?ebbüsleri ?öyle gösteriyor.

“?stanbul Ermeni idarecileri çevresi, katogikos Dördüncü Kevork’un Ermeni sorununa kar??mas?n? ve Türkiye Ermenilerinin ricalar?n? kendisinin veya bir devlet arac?l???yla Rusya Çar?’na ve sonra da Avrupa devletleri delegeleri kongresine vermesini gerekli görüyorlard?. Katogikosun kand?r?lmas? i?i (Episkopos Mateos ?zmirliyan)’a verildi. Kendisi acele Eçmiyazin’e hareket edecekti.

Patrik Nerses, 4 ?ubat 1878 tarihli mektubu ile katogikos Kevork’a ?zmirliyan hakk?nda, “Zat-? kudriyetpenahîlerine gerek ruhanî ve gerek dünyevî, bütün milletda?lar?n arzusunu sunacakt?r. Gerek Mateos Episkopos’un ve gerek kilise mensubu iki temsilcinin (Hr?myan ve Narbey)’in zat-? akdesânilerince sevgiye lây?k görüleceklerini ümit ederim,” diyordu.

Sava? yeni bitmi?ti. ?stanbul ile Kafkasya aras?nda muntazam ula??m gerçekle?memi?ti. Tek yol, Odesa-Poti idi. ?zmirliyan var???n?n gecikece?ini anlad??? için, katogikosun yak?n ve samimî adam? olan Episkopos Vahram Manguni’ye bir mektupla müracaat etti. Nerses, katogikos’a gönderdi?i 12 ?ubat tarihli di?er bir mektupla, “milletin kendisinden Ermenistan ad?na, önce Çar’?n kendisine ve e?er bu mümkün olamazsa elçiler konferans?na müracaat etmeyi istedi?ini” bildirdi.

“Katogikos Dördüncü Kevork, Rusya aleyhtar? de?ildi. Ancak kendisinin nüfuz ve etkisi alt?nda bulundu?u dostu Episkopos Manguni Rus aleyhtar? bulunuyordu. Bu sebeple, ?zmirliyan, Manguni üzerinde etki yapmaya u?ra??yordu. Kendisine 13 ?ubat 1878 tarihli bir mektubunda ?öyle yaz?yordu:

“Zaman?n yapt???n? hiçbir ?ey yapamaz. Zaman çok ?eyleri de?i?tirir. Haller ve ?artlar?n gereklerine uymam?z lâz?md?r. Eski davran???m?z? de?i?tirmeliyiz. ?leri görü?lülü?ümüzü, çevremizi muhafaza ederek Çar’a müracaat etmeliyiz. Bugün Türkiye, büyük ve önemli k?sm?n? kaybetmi? bir halde olarak onun ayaklar?n?n alt?nda bulunuyor. Türkiye, o k?s?mda kalsa bile bundan sonra Rusya’n?n uysal bir tâbii olacakt?r. Herhalde Rusya’n?n himayesine muhtac?z. Daima onun teveccüh ve muhabbetini çekmeye, bugün olmazsa bile, çok geç kalmayacak bir gün, meydana ç?kacak olan Türkiye’nin Asya sorunu ortaya konulaca?? zamanda, ülkemizdeki pay?m?za sahip olmak için ?imdiden Ermeni sorununu ç?karmaya çal??mal?y?z,” diyordu.

?zmirliyan, Mart ba?lar?nda Eçmiyazin’de bulunuyordu. ?lk te?ebbüslerini Vahram Manguni yan?nda yapt?. Manguni, Katogikos Kevork’un hastal??? dolay?s?yla dilekçeleri, rica nameleri, ?zmirliyan’?n kendisi arac?l???yla katogikosa sunmas?n? ve cevab?n? da yine bu ?ekilde almas?n? istedi. ?zmirliyan bu arac?l??? reddederek, Episkopos Bedros vas?tas?yla, katogikos’a ba?vurdu. Bu müracaat?nda, katogikosa (?ahsî rahats?zl???, hastal??? zaman?nda bile olsa milletin bu hayat ve ölüm sorununun halli için katogikosluk meselesinin halli için katogikosluk vazifesini lütfen yapmalar?n?) tavsiye etti. Katogikos taraf?ndan kabul olundu. Gerek bu gerek sonraki konu?malar bir sonuç vermedi. Katogikos’un hareket ?ekli ve siyasetini de?i?tiremedi. ?zmirliyan, eli bo? olarak nisan ba?lar?nda ?stanbul’a döndü ve u?rad??? ba?ar?s?zl??? anlatt?. Katogikosun eski tan?d?klar? do?rudan do?ruya kendisine ba?vurarak i?in gerçek yan?n? ona anlatmaya çal??t?lar.
 
Bunlardan Doktor Serviçen, ?stanbullular?n görü?lerini katogikosa gönderdi?i 12 Nisan 1878 tarihli mektubunda ?öyle gösteriyor:

“Zannediyorum ki zat? kudsiyetpenâhîleri beni ne kadar tan?rsa ben de, zat? akdesânelerini bütün hissî e?ilimleriyle beraber o kadar tan?yorum. Ac?nacak ?uras?d?r ki, birbirimizden uzak oldu?umuzdan dolay? ben sizin taraflar?n vaziyetinden haberli de?ilim. Zat? akdesâneleri de bizden uzakla?t?ktan sonra, burada meydana gelen de?i?ikliklerden haberdar bulunmuyorlar. Bunun için kendimi vaziyeti aç?k olanak zat? âlilerine sunmaya ve tutulacak ya da esasen tutulmu? olan hareket tarz?n?, zat? kudsiyetpenahîlerinin takdirine b?rakmaya mecbur kabul ediyorum.

Evvelâ sizin bildi?iniz vaziyet, bu vaziyeti idare edecek Fuad ve Ali pa?alar?n, yerlerine binisini b?rakmadan ölmeleri üzerine de?i?mi?, ortadan kaybolmu?tur. Bunun yerine (Kaymakam) vaziyetleri ortaya ç?km??t?r. Yani burada yüzy?llardan beri kütle kütle, ayr? ayr? bir hayat geçirmi? olan halk?n, son zamanlarda hepsinin hiçbir kütlenin millî gelene?ine dokunmadan, birle?tirilerek hamur yap?lmas? tecrübe edilmi?tir.

?ngiltere ve Fransa’n?n a??lamas? ile Re?it, Ali ve Fuad pa?alar taraf?ndan yap?lm?? olan bu deneme ba?ar? sa?lamam?? ve devletin kuvveti de, eski yüzy?llardaki etki ve derinli?ini canland?rmaya yetmemi? oldu?undan art?k her kütle için yap?lacak tek ?ey, (ayr?lmak ve kendi ba??n?n çaresini aramak) olmu?tur. ??te ?imdiki vaziyet.

Zat? âlileri, benim ve benim gibilerin bir devlete, Asya k?sm?n? güçlendirerek Ermenili?i ilerletmesinin ç?karlar? gere?i oldu?unu anlatmaya çal??t?klar?n? iyi bilirler. Do?rusu, Türkler de bunu gösterdiler. Fakat bu fikirde bulunmu? olsalar bile bir ?ey yapmaya kendilerinin iktidarlar?, kuvvetleri yoktur. ?imdiki hareketler, faaliyetler aras?nda ne yapmak lâz?m idi? Bulgar, Yunan, Bo?nak gibi milletler kendi i?lerini ortaya ç?kar?yorlar, biz Ermenilerin ne yapmam?z gerekirdi? Türklerle birle?mek mi? Geçmi? ispat etti ki, onlarla birle?mek için, ?slâm olmaktan yani milliyetini inkâr etmekten ba?ka çare yoktur. ??te Ermeni sorunu böyle meydana ç?kt?. Biz ç?karmadan, haller ve vaziyet bunu meydana ç?kard?.

Atalar?m?z?n, bizden öncekilerin din, dil ve hat?ralar?na ait olan, üzerine titredi?imiz millî geleneklerimizi muhafaza etmek için, çok iyi tan?d???m?z ve gelecekte izleyece?i hareket ?eklini bildi?imiz galibe müracaat ederek bir çare arad?k, milletimizin tan?n?r bir vaziyete sahip olabilmesi için kendisinden ricalarda bulunduk.

Biz, çok iyi bildi?iniz gibi, ne Türkle?mek, ne de Rusla?mak biliriz. Ermeniyiz ve ölünceye kadar da Ermeni kalaca??z.

Ermenilik yarar?na çal??t?k ve çal??aca??z. E?er bir sonuç elde edememi? olsak bile, hiç olmazsa bizi, Ermenilik görevini yapamad???m?z için hiç kimse suçlayamaz. Hata ediyorsak bile hareketlerimize ho?görü gösterilmelidir.

Zat? kudsiyetpenahîleri, kendimizi ya da milleti satt???m?zdan ?üpheleniyorsunuz. Her ne de olsa böyle de?ildir. Almak isteyen olabilir, fakat sat?c? yok. Acaba izledi?imiz bu hareket ?eklinde yan?l?yor muyuz? Amac?m?z sizce bilindikten sonra bu nas?l olabilir? ?yi biliniz ki bugün Türk Hükümeti yoktur. Ermeniler için yaln?z Kürtler ve onlar?n zulüm ve haks?zl?klar? vard?r. Ayn? zamanda da ortada bir millet kurulmas? ya da o milletin ortadan kalkmas? sorunu bulunuyor. Böyle bir vaziyette çal??mamam?z büyük bir günah, büyük bir cinayet olur.

Gerek bize ???k tutmaya memur olan siz ve gerek bütün milletimizce ve makam?n?za muhalif olanlar için de, bizden öncekilerin hat?ralar? ve geleneklerini ihtiva eden bir merkez kabul olunan kutsal kürsünüz, bize destek olmazsa vazifesini ihmal etmi? olur. Ne korkuyorsunuz? Bizler ölümlüyüz, vazifemizi yapmak için bu dünyaya geldik. Vazifemizi görerek hayat?m?z? bitirece?iz. ??te benim görü?üm ve prensibim budur. Sanmam ki, bu noktada birbirimizden ayr?lm?? olal?m.

O halde Kudsiyetpenah, iyi biliniz ki, milletimize siyasî bir gelecek temini için yaln?z Rusya’ya de?il; Almanlara, ?ngilizlere, Frans?zlara ve bütün Avrupa’ya ba?vurduk. Kim bizim ile beraberse bizim dostumuzdur. Biz, kesinlikle hiç kimseye teslim olmad?k ve olmay?z. Yoksulluk ve çaresizli?imiz için koruyucu ar?yoruz. Kendi ç?kar?, Ermeni’nin ç?kar? ile birle?ebilen birisini bulursak onunla, olmazsa ba?kas?yla. Nihayet bize önder olan ilke, milletin yarar?d?r. ?üphe etmiyoruz, sizin için de öyledir. ??te yapt???m?z ve yapaca??m?z bunlard?r. Yaln?z zat? akdesânelerinin onay?na sunulmas? kal?yor”

Zat? kudsiyetpenahîlerinin en mütevazi bendesi ve o?lu Serviçen

Tomayan ?öyle yaz?yor: “Bar?? antla?mas?nda Ermenistan’?n ismi bile olmad???n? görünce -Ermeniler sava? alan?nda olduklar? için büyük miktarda zarar görmü?lerdi- Patrik, her sorumlulu?u üzerine alarak Ayastafanos’da Rus ordusuna gitti. Granduc Nikolas’dan Ermeniler için de bir madde konulmas?n? rica etti. Granduc kendisine art?k geç oldu?unu ve zaten antla?man?n yar?n imza edilece?ini söyledi. Patrik’in ricalar?na, Kont ?gnatiyeff ile Baron Nelidoff’un da destekleyici sözleri eklendi. Granduc Ignatieff’e Ermeniler için de bir madde yaz?lmas?n? söyledi. Ignatieff’in maddesi, Ayastafanos antla?mas?n?n on alt?nc? maddesi oldu.

Ertesi günü Osmanl? temsilcileri, Granduc Nikolas ile Ayastafanos’da Ermeni Dadian’lar?n evinde toplan?nca, Ruslar?n Ermeniler için de bir madde istediklerini görmekten hayrette kald?lar ve buna kar??, bir Ermeni sorunu olmad???n? öne sürerek ?ikâyet ettiler. Fakat Granduc, Çar’dan özel talimat ald???n? söyledi ve Osmanl? temsilcileri de bunu kabule mecbur oldular. Madde ?öyle idi:

“Ermenistan’dan Rusya askerinin istilâs? alt?nda bulunup Yüce devletimize verilmesi gereken yerlerin bo?alt?lmas? oralarda iki devletin dostane münasebetlerine zararl? kar???kl?klara yer verebilece?inden, Yüce Devletimiz, Ermenilerin bar?nd??? eyaletlerde mahallî menfaatlerin gerektirdi?i ?slahat ve düzenlemeyi vakit kaybetmeksizin yapmay? ve Ermenilerin Kürtlere ve Çerkeslere kar?? emniyetlerini sa?lamay? garanti eder.”

Antla?man?n bu maddesi ba??ms?z idare elde etmeye çal??an Ermenileri memnun edemedi. Fakat daha sonra Ermenistan ad?na Osmanl? hükümeti taraf?ndan bir taahhüt olmas? ve hemen ?slahat kabul edilmesi, Rus Çar? ile bir ili?ki kurulmu? olmas?ndan dolay? memnuniyet belirdi. Ba?lang?çtan beri Ermeniler daha fazlas?n? bekliyorlard?. Kafkasya Ermenilerinin Rusya ordusuna yard?m?ndan ve Rus ordusundaki Ermeni kumandanlar?n?n hizmetlerinden dolay? ümitleri çoktu. Özellikle 1826-1828’de Nerses A?darakesi zaman?nda Rus ordusu ile bir safta çal??m?? Ermenilerin hat?ras? da vard?. Tam ba??ms?zl?k ümit edilirken, bu madde ç?kt?.

Ermeniler bu antla?madan, siyasî cephede, büyük istifadeler temin etmi? oldular. Çünkü bu madde Ermenistan’? milletleraras? bir antla?ma içerisine sokmak ?erefimi ald?. Bu sebeple de (3 Mart 1878) tarihi, Ermeniler için bir ba?lang?çt?r.

Ayastafanos üç esas? ihtiva ediyordu:
1. Ermenistan denilen bir memleket vard?r.
2. Buralar?n idaresi ?slaha, düzeltilmeye muhtaçt?r.
3. Ermenilerin güvenli?i Kürtler ve Çerkesler taraf?ndan tehlikeye maruzdur.

Bunlar?n her birine ayr? ayr? çareler gösterilmi? ve “vakit geçirilmemek ?art?yla” kayd? eklenmi?tir.

Bu antla?mada, Rusya’n?n Ermenistan’da i?gal etti?i yerleri gereken ?slahat yap?l?ncaya kadar elinde tutaca?? aç?k bir surette bildirilmi?ti. Ruslar?n bir zaman önce oradan ç?kmalar?, ?slahat?n acele uygulanmas?na ba?l? idi. Yani bu maddeye göre, Rusya Ermenistan’dan istedi?i parçalar? alacak, di?er yerlerini de “?slahat?n uygulanmas?na göz kulak olmak” ad? alt?nda i?gali alt?nda bulunduracakt?. Berlin konferans?nda Londra Büyük Elçisi Kont ?uvalof da, Rusya’n?n böyle dü?ündü?ünü söylemi?ti. E?er madde bu ?ekilde kalm?? olsayd? antla?ma, Rusya ile Osmanl? hükümeti aras?nda oldu?u için, Rusya daima kontrol hakk?na sahip bulunacakt?.
 
Ayastafanos, Ermenileri Rus himayesine koymu?tu. E?er Ermenistan, Rusya’ya kalm?? olsayd? daha m? iyi olurdu? Rusya aç?ktan aç??a, hür ya da ?slahat görmü? bir Ermenistan’?n kendisine ho? gelmeyece?ini göstermi?ti. Ermeniler yine te?ebbüslerde bulunmaktan geri durmad?lar. ?zmirliyan, Eçmiyazin’e gitmi?ti. Episkopos Horen Narbey de ?stanbul’da tertip edilmi? olan (Ermeni Ba??ms?zl??? Projesi)ni alarak Petersburg’a gitmi? ve orada Rus yüksek çevreleriyle temasa ba?lam??t?.

Bu proje ?u esaslar? ihtiva ediyordu:
1. Ermenistan’a kesinlikle bir genel vali atanacak ve bu vali, Ermeni Lusavorçagan mezhebinde olacakt?r. Kendisi, Padi?ah taraf?ndan seçilecek ve görevi, Çar taraf?ndan onaylanacakt?r. Valiye Marzban ünvan? verilecek ve Mare?al rütbesini haiz bulunacakt?r.
2. Mutasarr?flar, kaymakamlar, belediye reisleri yine Ermeni Lusavorçagan mezhebi mensuplar?ndan olmak üzere Ermenistan mebuslar meclisinden seçilecek görevi Bab? Ali’ce onaylanacakt?r.
3. Memleketin güvenlik ve disiplininin sa?lanmas? Ermenilere b?rak?lacak, jandarma Ermenilerden olacakt?r.
4. Mahkemeler, H?ristiyan kanunlar?na göre kurulacak ve hâkimler Ermeni olacakt?r. Din mahkemesi, Kad? ve benzeri dinî memurlar bulunmayacakt?r.
5. Kürt derebeyleri da??t?lacakt?r. Kürtlere, derebeylerine verilmi? olan imtiyazlar kald?r?lacakt?r.
6. Vergiler, yeniden ve adilâne bir tarzda konulacak ve da??t?lacakt?r.
7. Evkaf?n idaresinin, emlâk ve di?er vergi kanunlar?n?n yeniden düzenlenmesi, arazinin yeniden yaz?lmas?.
8. Ermenistan’daki Türklerin silâhlar?n?n toplanmas?.
9. Ermenistan’?n idaresi için yeni bir idare kanunu düzenlenecek ve bu kanun, Rusya’n?n onay? al?nd?ktan sonra uygulanacakt?r.
10. Zeytun’a eski zamanlardaki gibi “ba??ms?zl?k” verilmesine söz verilecektir.

Bunlar?n sa?lanmas?na kadar, Ermenistan’da bulunan Rus askerlerinin yerlerine dönmemeleri de ayr?ca rica olunmu?tur.

Ermeni Patrikhanesinde, ruhanî ve cismanî meclisler taraf?ndan düzenlenen bu proje hakk?nda, pek büyük ümitler besleniyordu. Rus diplomatlar? da bu projenin uygulanaca?? hakk?nda teminat vermi?lerdi.

H. Narbey, Ermeni generali Loris Melikof’u Ermenistan’a vali tâyin ettirmek niyetinde idi. As?l fikri, Loris Melikof’un, (Yukar? için bizden bir ?ey ümit etmeyiniz, oras? bize lâz?md?r. Siz, a?a??da bir ?eyler yap?n?z. Orada size yard?m ederiz) ?eklindeki ö?ütlerine uymak ve Ruslar?n Ermenistan’? i?gallerini kolayla?t?r?p Kilikya’y? da bu i?gale haz?rlamakt?.

Ayastafanos antla?mas?ndan sonra, Granduc Nikolas, ?stanbul’a gelerek Sultan Abdülhamid’i ziyaret etti, oturmas? için Beylerbeyi Saray? ayr?ld?. Ermenilere kar?? gösterdi?i yak?nl?ktan, yard?mdan dolay? te?ekkür etmek üzere, Patrik Nerses Varjabedyan, Paskalya yortusundan istifade ederek kendisini ziyaret etti ve Ermenistan ba??ms?zl??? hakk?ndaki muht?ray? verdi. Ve Rus askerlerinin çekilmelerinden sonra birçok Ermeni köylülerinin zulümlere u?rad???ndan bahsetti.

Ayastafanos antla?mas?na Ermenilere ait olan 16’nc? maddenin konulmas? için yap?lan te?ebbüslerin iç yüzünü ve geçirdi?i safhalar? Saruhan’dan aynen çevrilen ?u parça göstermektedir:

“Ermeni milli meclisinin ço?unlu?unu te?kil eden sa?duyu sahibi üyeleri, 21 Kas?m 1877, Cuma günü Galata Ermeni merkez okulunda özel bir toplant? yapt?lar ve bir lây?ha haz?rlad?lar. Bu lây?ha, bütün Ermenilerin dinî reisi olan Eçmiyazin katogikosu arac?l???yla sunulacakt?. Lây?hay? katogikosa götürmek üzere kilise mensuplar?ndan meydana gelen bir heyet seçilmesi kararla?t?r?ld?. Fakat bu s?rada, Nerses Vartabet Partogamyan’?n Eçmiyazin’e gidece?i anla??ld??? için bu görev kendisine verildi.

Bundan ba?ka katogikosdan ikinci olarak da ?u istekler rica ediliyordu:
“Kutsal ki?ili?iniz, az bir zaman sonra toplanacak bar?? konferans?na kendi taraflar?ndan yüksek rütbeli, i? ve dil bilir, ruhanî mesle?e mensup bir kimse göndermeli ve bunun arac?l???yla, Ermeni milletinin genel reisi, ba?? olarak Avrupal?lar?n toplant?s?nda kendi görü?ü olarak bunlar? ileri sürmelidir. Gidecek temsilciler, yukar?daki tekliflerin 2 ve 3’üncü k?s?mlar?n?, yaz?l? olarak elçiler konferans?na vermeli, içindeki hükümdara ait unvan ve kelimeleri ihtiva eden cümleler yerine, “Avrupa devletlerinin lütuflar? ve müttefik Avrupa hükümetlerinin himaye ve onaylar? ile” cümleleri konulmal?d?r. Gidecek temsilci, Büyük Devletlerin kabineleri ile, meclisleriyle ve özellikle ?stanbul millî meclisimizle elde edilmi? olan ?ngiltere, Fransa, Prusya hükümetleriyle de, resmi olmayarak, katogikosluk ad?na görü?melidir.

Sorunun resmen elçiler konferans?na sunulmas? önemli sorunu, milliyetçi katogikos hazretlerine verilmi?tir.”

Nerses Varjabedyan’?n, hükümet taraftar? olmas?ndan ?üphe ediliyordu. Bu sebeple Hr?myan, 1877’de bütün Episkoposlar?, Kuzguncuk’taki evine ça??rd?. Kendileriyle uzun süre görü?tü ve “Nerses’in tuttu?u yolun uygun olmad???n? ve kendisini devirerek yeni ruhla dolu bir kimsenin Patrikli?e getirilmesini teklif ederek Patriklik için ?zmirliyan’? öne sürdü. Nerses, Hr?myan’a hak verdi. Ve milletin menfaati nerede ise kendisinin de orada olaca??n?, yaln?z Episkoposlar?n da kendisine yard?mda bulunmalar?n? rica etti. Ve bu suretle Hr?myan’?n a??lad??? yeni siyasetin etkisi alt?nda vaziyetini de?i?tirdi. Ondan sonra Ermeni sorununu bütün kuvvetiyle takip etti.

Bab?âli Ocak ay?nda bar?? antla?mas?n?n ilk ?artlar?n? kararla?t?rmak üzere Edirne’ye temsilcilerini yollarken, Patrik Nerses de, Edirne marhasa vekili Kevork V. Ruscukliyan’a talimat veriyordu. Ruscukliyan, i?e ba?lamas?n? ?öyle anlat?yor:

“Granduc Nikola’ya ve Kont Ignatiyefe ho?geldiniz ziyareti yapmak zorunda idim. Uygun bir f?rsat beklerken Filibe sab?k Rus konsolosu ve Bulgar i?lerinde rol oynam?? olan Ermeni dostu Girof, Rus elçisinin yard?mc?s? olarak Edirne’ye geldi. Kendisinden, benim Kont Ignatiyeff’in huzuruna kabulüm için arac?l???n? ve Ermenistan durumu hakk?nda bilgi almakl???m hususunda yard?mc? olmas?n? rica ettim. Girof bu teklifimi kabul etti ve ertesi gece beni Kont Ignatieff’e takdim ederek görü?memizde kendisi tercümanl?k yapt? ve ayn? zamanda Kont’a bizimle gizli görü?ebilece?ini söyledi. Önce usulen H?ristiyanl?k ad?na ve do?u H?ristiyanlar?n? kurtarmak amac?yla sava? ilân ederek Allah’?n lütfu ile Bulgar H?ristiyanlar?n? ve Asya’da oturan bir H?ristiyan millet olup Bulgarlardan daha az i?kenceye u?ramayan ve yoksul vaziyette bulunan Ermeni milletini kurtarm?? olan Rusya ?mparatorunun, mutlulu?unun devam?n? diledim. Ve sözüme devamla “??itti?imize göre Rus ordular? Ermenistan’?n Erzurum ve Kars gibi baz? k?s?mlar?n? da i?gal etmi?lerdir. Bütün ili?kilerimiz ?stanbul’dan al?nacak bilgiye ba?l? kald???ndan Ermenistan’da bulunan karde?lerimiz hakk?nda hiçbir bilgimiz yoktur. Buras? hakk?nda haber almak bizim için gereklidir,” dedim. Kont “Evet, Rus ordusu Erzurum’a kadar ilerlemi? ve oray? i?gal etmi?tir. Ermenistan’?n o k?sm? ?imdi hürriyetten istifade etmektedir. Fakat Ermeni milleti bir millet olarak ya da Ermenistan’?n büyük bir k?sm? Bulgarlar?n elde etti?i hürriyete ula?amayacaklard?r. Çünkü Ermeniler, Ermenistan’da haz?r bulunmad?lar, ölü kelime halinde kald?lar. Ben, üç y?ldan beri Ermeni davas?n?n savunucusu ve vekili olmu? idim. Ta?ral? Ermenilerin yoksul, ilgisiz, özellikle öteye beriye da??t?lm?? vaziyetlerini bir tarafa b?rakal?m. ?stanbul’daki sa?lam fikirli ve çal??kan Ermeniler bile, Nobar pa?adan ba?layarak, benim iyilik dileyen te?ebbüsüme, i?ime engel oldular. Fakat üzülmeyiniz. Mademki Türk tebaas?s?n?z. Gelecekten ümitli olarak bu dakikadan sonra ilim ve bilgi, medenî terbiye, maddi ve manevî araçlarla, iç örgütle, siyasetin size ba??ms?zl?k verece?i gün için haz?r bulununuz. Ben, daima patrikinizi desteklemeye haz?r?m. Patrik beklemesin, i?e ba?las?n, tam zaman?d?r,” dedi. 20 Ocak 1878 gününde Kont Ignatieff’den ald???m emirleri ve i?ittiklerimi Patrik’e bildirdim. Ayn? zamanda Ruslarla olan görü?melerimizin samimi dostumuz ve eski arkada??m?z Girof arac?l??? ile yap?ld???n? ve e?er bu ili?kilerimizin ve Ermenistan’?n zulüm ve haks?zl??a u?ram?? halk? hakk?ndaki ba?vurmalar?m?z?n devam?n? uygun buluyorsa bu f?rsat? elden kaç?rmamak için acele olarak bildirmesini kendisinden rica ettim.

Patrik Nerses nas?l ba?ar?l? oldu, ya da nas?l iyi bir rastlant? kendisine yard?m etti? Buras? belli de?il. Ancak mektubunun al?nmas?ndan on gün sonra Stepan Pa?a, Aslanyan ve Hovhannes Ef. Nuryan, Bab? Ali taraf?ndan özel bir görev ile Saffet ve Server pa?alar?n emrine gönderildiler. Kendilerinin görevleri hasta Türk askerlerini ?stanbul’a yollamak idi. Fakat ayn? zamanda bu iki zat, patrikin 31 Ocak 1878 tarihli tavsiyesi ile Ermeni sorunu konusunda dan??man olarak bana gönderilmi?lerdi. Biz kendilerine Kont Ignatieff ile olan görü?memizi ve sonuçlar?n? söyledik. Onlar da bize Kutsal Patrik’in Rus elçisi ve Granduc Nikolas’ya Ermenilerin yoksulluk ve haks?zl??a u?ram??l?klar?n?n bildirilmesi ve Rus imparatorunun merhametinin uyand?r?lmas? hakk?ndaki arzusunu ve ancak onun sayesinde Ermenilerin de, bir Ermeni milleti olmak s?fat?yla Bulgarlar gibi hürriyete ula?abilecekleri hakk?ndaki dü?üncesini ve emrini bildirdiler.

Patrik’e vaziyetin rapor ile bildirilmesinden beri on gün geçti?i için, art?k cevap beklemeyerek, tekrar Rus heyeti ile ili?kiyi kuvvetlendirdim. Bundan dolay?, bu amaçla ve dostumuz M. Girofun tavsiyesi ve Kont Ignatiyeff de uygun buldu?u için, tekrar Granduc’ün huzuruna ç?karak Rus usul ve gelenekleri üzere yar?n kilisede Rus imparatorunun sa?l???n?n devam? dilekleri, sava?ta ölen Rus askerlerinin ruhlar?n?n istirahat? için yap?lacak âyinde taraflar?ndan bir memur bulundurulmas?n? kendisinden rica ettim.

Bu s?rada Granduc’ün yan?nda huzura ç?k???m?n sebebini bilen elçi Kont Ignatiyeff ile ?imdiki, ?stanbul’daki elçi Kont Nelidoff bulunuyorlard?. Üçünün aras?nda Rusça oldukça hararetli bir konu?ma oldu. Sonra Granduc Nikolas davetimize kar??: “Ermeni halk?n?n davetinden çok memnunum. Askerlerimize çok sevgi gösterilerinde bulundular ve bulunuyorlar. Onlara evlerini aç?yorlar ve her yolda kolayl?klar gösteriyorlar. Ben Ermenileri severim ve onlara hürmet ederim. Bu ayinde ?ahsen ben de kilisenizde bulunmay? arzu ederim. Ancak, günü kararla?t?r?lmas?n. Çünkü sava?ta bulunuyoruz. ?imdilik bunu geciktiriniz. Gününü, ben tayin eder ve size bir gün önce bildiririm,” dedi. Bu cevaba kar?? te?ekkür ettim ve yan?ndan ayr?ld?m.

Bu haberi ve Granduc’den ald???m sözü sayg?de?er yard?mc?lar?m?za bildirdim. Granduc kiliseye gelmeden önce, güç olmakla beraber, kendilerini Kont Ignatiyeff”e takdim etmek lâz?md?. Çünkü Saffet ve Server pa?alar?n bilgileri olmadan bir tarafa gidemezlerdi. Bütün dikkatlere ra?men, bir gece gizlice Nuryan efendiyi Kont ?gnatiyeff ile görü?türmeyi ba?ard?k ve Ermeni milletinin yoksullu?unu ve haks?zl??a u?rad???n? aç?klayarak Rus imparatorunun merhametini istedik. Ignatiyeff’in huzurunda kald?k. Bize Granduc ile görü?erek dâvam?za uygun bir yol gösterece?ini ve iki gün sonra gece yine ayn? saatte, Stepan pa?ay? da birlikte alarak kendisine gelmemizi söyledi. ?stedi?ini yapt?k ve Stepan pa?ay? da beraber alarak yan?na gittik. Bize “Granduc’le görü?tüm, davan?z bir dereceye kadar ba?ar?l? olmu?tur. ?mpatarola haberle?medeyiz. Bir iki güne kadar imparatorun onay?n? alaca??m?z? ümit ederim. Duâ ediniz, Allah ba?ar?l? k?ls?n,” dedi. Bu ümitlerle heyecanland?k. Tekrar ermeni milleti ad?na Çar’?n merhametini rica ederek, ho?nut olarak döndük. Bu görü?menin sonucunu özel bir Rus kuryesi arac?l??? ile derhal Patrik Nerses’e bildirdim ve buna cevap olarak bir te?ekkür name ald?m.

Granduc vaâd etti?i gibi 8 ?ubat’ta kilisemize geldi. Kendilerine, Kont Ignatieff, Kont Nikola ve 16 general ve yüksek rütbeli memur refakat ediyorlard?. Te?ekkür ve iyi dilekler âyini çok düzenli geçti. Ayinden sonra kendilerini marhasahaneye davet ettim. Çay haz?rlatm??t?m. Orada Stepan Pa?a, Aslanyan ve Hohannes Nuryan Efendiler de haz?r bulundular. Bunlar?n kilisede bulunmalar?na Saffet Pa?a izin vermemi?ti. Konu?man?n konusu, haks?zl??a u?rayan Ermeni halk? üzerine idi. Bu s?rada Granduc, Ermenistan’?n co?rafi durumu ve halk?n?n hali hakk?nda öyle sorular sordu ki, benim bu konular hakk?nda kendisini ayd?nlat?p güven verecek derecede yeterli bilgim bulunmuyordu. Bundan ötürü, bu, benim için Stepan Pa?a, Aslanyan’? ve Nuryan Efendi’yi, Granduc’e takdim etmek için bir f?rsat te?kil etti. Granduc’e derhal, “Asaletlilerinin bu sorular? hakk?nda Ermeni millî meclisinin burada Saffet Pa?a yan?nda bulunan iki reisinin, tam ve eksiksiz bilgi verebileceklerini ve e?er arzu buyururlarsa hemen geleceklerini” söyledim. Granduc cevaben: “Evet, kendilerini görmeyi arzu ederim, gelsinler,” dedi. Ve derhal yaverlerinden birisini, Saffet Pa?a’n?n evine gönderdi. Bizimkiler zaten orada bizden haber bekliyorlard?. Saffet Pa?a, Granduc’ün bu emrine kar?? koymayarak kendilerini gönderdi. Yar?m saat birlikte görü?tüler. Kendileri de, Ermenistan’?n ba??ms?zl??? hakk?nda rica ettiler ve yalvard?lar. Granduc giderken kendisinden tekrar ?st?rap çeken, ezilmi? Ermeni milletini unutmamas?n? rica ettim. Granduc elimi s?karak, “Ne ben ve ne de karde?im imparator sizi unutmay?z,” dedi.

Ertesi gün Kont Ignatieffe giderek te?ekkürlerimi bildirdim ve Granduc’ün huzuruna kabulüm için bir randevu rica ettim. Gün ve saat tayin olundu. Belirtilen saatte kabul edildik. Yine Kont Ignatieff ve Nelidoff orada bulundular Gösterilen büyük lütuflardan ve gördükleri yak?nl?ktan dolay?, Rus hükümetine kar?? ümit ve sevgiyle dolu bulunan Ermeni halk? ad?na, te?ekkürler ettim.

Granduc, sayg?yla elimi s?karak, “Ermenilerin sevgi gösterilerinden çok memnun kald?m. Memnuniyetimi ve ne Rumlardan, ne de di?er milletlerden böyle iyi bir kabul görmedi?imi karde?im ?mparatora telgrafla bildirdim. Birkaç gün sonra buradan hareket ederek Ayastafanos’a gidece?im ve orada, Kumkap?’daki Patrikinizin daha çok yak?n?nda olaca??m. Patrikinize yaz?n?z, i?iniz, ümitleriniz bo?a ç?kmayacak. Müsterih olunuz, karde?im ile görü?medeyiz,” dedi.

Bu yar? resmi ili?kiler, bize daha çok ümitler verdi, ho?nutlukla döndüm. ?ki gün sonra Ignatiyeff beni yan?na ça??rm??t?. Hemen yan?na gittim. Kont, “Gözünüz ayd?n, i?leriniz ba?ar?yla sonuçland?, Çar’?n onay?n? ald?k. Sorununuz s?ras?yla Rus-Türk antla?mas?na geçecektir. Hemen ve acele olarak Granduc’e Ermenilerin isteklerini, dileklerini bildiren bir proje takdim ediniz,” dedi.

Stepan Aslanyan Pa?a ve Nuryan Efendi’den ba?ka bir üçüncü zat daha vard? ki, çok nazik olan vaziyetine bakmayarak milli dâvaya çok büyük hizmet etmi? ve özellikle Ayastafanos antla?mas?na 16’nc? maddenin konulmas?na çal??m??t?r. Bu zat da Türk temsilciler olan D??i?leri Bakan? Saffet Pa?a ve Berlin elçisi Sadullah Bey’e yard?mc? olarak verilen D??i?leri Sekreteri Sergis Hamamc?yan idi.

O zamanda bütün ?stanbul, büyü?ünden küçü?üne kadar gözlerini Türkiye’nin gelece?ini tâyin edecek olan Moskof’lara dikmi?lerdi. Ondan Ermenistan’?n ba??ms?zl???n? bekliyorlard?. Yani Avrupa, Türkiye’sine verilecek vaziyetin kendilerine de verilmesini bekliyorlard?. Herkes, büyük, küçük, memur, buna çal???yordu.

Edirne’ye gönderilen temsilcilerden ba?ka olarak muzaffer Rus ?mparatoruna da Türkiye Ermenileri ad?na bir tebrik name gönderilmi?ti. Patrikhane durum ve vaziyetin alaca?? ?ekillere göre çe?itli projeler haz?rlam??t?. Bunlardan birisinde de Lübnan’a verilen ba??ms?zl?k ?ekli esas tutulmu?tu.

Edirne antla?mas? s?ras?nda orada bulunan iki temsilci Kevork Vartabet Ruscukliyan arac?l??? ile Ignatieff’e (Van, Mu?, Erzurum, Diyarbak?r ve ötekilerden olu?mu? bir ba??ms?z Ermenistan kurulmas?) için müracaatta bulundular. Ignatieff, bar?? antla?mas?na 16’nc? madde olarak ?öyle bir madde konuldu?unu müjdeledi:

“Avrupa Türkiye’sinde olan düzensizliklerin, zulümlerin ayn?, Türkiye Asya’s?nda da yap?ld???ndan, bunun önünü almak için Padi?ah ile Rus Çar’?, Kafkas illeri ile yan yana olan Ermenilerin bulundu?u ilçelere (Erzurum, Mu?, Van, Diyarbak?r, Sivas vs.) kesin bir ba??ms?z idare verecek ve bunu sa?lamak için iller kanununda gereken de?i?iklikleri yapacaklard?r”

Bu istek, Türkiye delegelerinin itiraz?na sebep oldu. Bunlar aç?ktan aç??a Padi?ah?n onay? olmadan bir Ermeni ba??ms?zl???n? kabul edemeyeceklerini öne sürdüler ve Anadolu için de bir ba??ms?zl?k istenilmesinden son derecede hayrete dü?tüler. Derhal Marhasa vekilini ça??rd?lar ve kendisinden aç?klamada bulunmas?n? istediler.

Ruscukliyan, -bilmezlikten gelerek- Ermenilerin, Ruslar?n elinde oyuncak olmayacaklar?n?, Rusya’n?n bunu önceleri de denemi? oldu?unu, be? yüz y?ldan beri idaresinde ya?ad?klar? hükümetten Ermenilerin memnun bulunduklar?n? söyledi.

?gnatieff’in, bunun imparatorun iste?i oldu?u hakk?ndaki ?srarlar? üzerine, sonunda Osmanl? temsilcileri bunu Ayastafanos’da kabule mecbur oldular.

Granduc, Ayastafanos’a gelerek Dadyan Arakel Bey’in evine indi. Dadyan’?n k?z? da Ermeniler hesab?na bir madde konulmas? için Granduc’e ricalarda bulundu.

Ayastafanos’da Ermeni sorununun savunulmas?yla Episkopos Horen Narbey u?ra?t?. ?ki hafta, Ignatieff in yan?nda te?ebbüste bulunarak aralar?ndaki özel ve ki?isel ili?ki sayesinde 16’nc? maddenin kabulünde etkili oldu.

Ayastafanos antla?mas? ?ngiltere’ye ho? gelmedi ve antla?ma ile Rus etkisinin do?uda artmakta oldu?unu hissetti. Do?u durumunu kararla?t?racak olan bu antla?man?n Rus-Osmanl? Devletleri aras?nda de?il, vaktiyle Paris konferans?nda bulunmu? olan devletler aras?nda tart???lmas? gerekti?ini ileri sürdü. Lord Beaconsfield, Avam Kamaras?ndan (6) milyonluk bir ödenek ald?. ?ngiliz Donanmas?n? Bo?az’a, Hindistan ordusundan bir kuvveti de Malta’ya gönderdi. Bir müddet, Rusya ile ?ngiltere aras?nda sava?, kaç?n?lamaz bir halde idi. Fakat Rusya, esasen yorgun oldu?undan ve Avusturya’n?n dostlu?undan veya tarafs?zl???ndan da emin bulunmad???ndan ?ngiltere’nin iste?ine ve Ayastafanos antla?mas?n?n Berlin Konferans?na verilmesine boyun e?di.



 

 [1] M. Varantyan, Ermeni Harekât?n?n Tarihi, Cenevre, 1914 (Ermenice).
[2] M. Varantyan, Ermeni Harekât?n?n Tarihi. Cilt 2, Sayfa: 238, Cenevre (Ermenice).
[3] Ermeni Milli Meclisi, Sayfa 5.12, Tiflis, 1912. (Ermenice).
[4] Bir ara Hükümet Katoliklerin ba??na bir ?slâm atay?p idareye kalk??m??t?. Lütfi Tarihi ?u ilgi çekici bilgiyi veriyor: Esat Efendi der ki: (Sal? nigû zi bahare? peyda) beytinden bilindi?i gibi Katolik sorunu bu s?rada yine meydana ç?k?p Fransa elçisi özel takrir sunarak sürülen Katoliklerin iadesini ve sat?lan yal?lar?n?n reddini ve ba??ms?z patrik atanmas?n? dilekçeyle istedi. ?stanbullu olanlar?n?n dönü?lerine izin, ötekilerin ihmal ve o günlerde düzeltilen Yunan maddesi yüzünden Fransa elçisi taraf?ndan da bu husus belirtilmi?ti. Sonralar?, yani Yunan sorunu ile ilgileri bitince sahip ç?kmaya ba?lad?lar. Katolik ayininin ?stanbul’da yay?l???nda Ermeni Katoliklerinin eskisi gibi ayin ve papazlar?yla muameleleri yaln?z sohbetten ibaret idi. Bu sohbet, Ermeni rahipleri ile ilginin kesilmesi sonucunu vererek o s?rada Katolik Ermenilerinden ölen birinin gömülmesi konusunda iki taraf rahipleri aras?nda ortaya ç?kan a??z kavgas? üzerine Fransa elçisinin ?srar?yla Ermeni rahiplerinden cenaze al?n?p Katolik papazlar?na verildi. Süslü buhurdan ve ilahiler ile birçok frenkler bulundu?u halde geçirilerek Galata’da büyük bir ?ölen yapt?lar.
Bunun üzerine Ermenilerin kocaba??s? makam?nda bulunan Gazaz Artin, Fransa elçili?ine gitmi? ve elçi ile görü?mede acele ile katolik papazlar?n?n kar??malar?n? yasaklamas? için direnmi?, s?k?nt?s?na cevap olarak, elçi: “Bu, inanç dâvas?d?r. Benim kral?m Katoliktir, ben de inanc?mda mütesallibim. ?nanç için can feda olur.” diyerek Artin’i a?a??lay?p yan?ndan ç?karm??t?r.
Esat Efendi bu maddeyi bildirdikten sonra, “Bak bu i?lere bunu gerektiren kötü dü?üncelilere, böyle gider ise Ermenilerin hepsi Katolik olacak ve daha sonra ne ayr?l?klar ortaya ç?kacakt?r” demi?tir. Esat Efendinin sözü burada bitti.
Resmi evraktan anla??lm??t?r ki, Katolik tak?m? sürgün ve kovulup ev ve mallar? sat?n al?nd?ktan sonra Fransa elçili?i taraf?ndan inanç birli?i yüzünden bunlar hakk?nda resmi olarak sahip ç?kma ve müdahaleye kalk???lm?? ve her gün Bab?âli’ye sözle ve yaz?yla bildiriler s?k s?k verilmesine özen gösterilerek o s?rada verilen dilekçelerin birinde Ermeni Katoliklerine ba??ms?z patrik atanmas? ve sürgündekilerin dönmesi ve evlerinin geri verilmesi ve kilise yap?m? kesinlikle istenmi?tir. Fransa elçisi her geli?inde, Reis Efendi ile saatlerce süren tart??malar vukuundan sonra sonunda bir gün serasker Hüsrev Pa?a ve Reis Efendi, tersaneye gelerek Fransa elçisini oraya getirtip yap?lan özel bulu?madaki uzun görü?menin özetidir. Yan?nda bir Episkopos bulunmak üzere Ermeni Katoliklerine ?slâm’dan bir naz?r atanmas? esas kabul olunarak, toplum i?lerinin naz?rlar taraf?ndan yap?lmas?na karar verilmi?tir. Buna dair padi?ah?n huzuruna sunulan ayr?nt?l? takrir üzerine ç?kan hatt? hümayun örne?idir.
(Kaymakam pa?a; Katolik maddesine dair Fransa elçisi ile olan konu?malar? içine alan bu iki bend aç?klamal? takrir taraf?mdan görülmü?tür. ?u Katolik maddesine her ne kadar ?slâmlardan bakan atanmas?na ?imdilik karar verilmi? ise de, mademki söz konusu elçi ?u maddeye bu derece kar??m??ken bundan böyle geri duramayaca?? gün gibi aç?kt?r. Bari bundan sonra kilise ve di?er bunlara dair maddeleri bütün bütün Frans?z’?n eline dü?ürtmeyerek yüce devletimiz taraf?ndan görülmesinin çaresine bak?lm?? olsa, sonunda daha uygun dü?ece?i bellidir. Ordu kumandan? pa?a ile yap?lan müzakerede ikinci bendde bildirilen ve izin istendi?i üzere an?lan bakanl??a sözü geçenlerden tütün gümrükçüsü Ethem Efendi uygun görülmekle ad? geçene verilmek üzere i?lem yap?lmas? çabukla?t?r?ls?n…ilâh...)
Ethem Efendinin, memuriyeti Bab?âli’de yaparak Katoliklerin mesalihi olaylar?n? takrirle, Bab?âli’ye bildirmesi yolunda sözlü emir verilmi?tir. Memuriyeti gere?i olarak Ethem Efendi be? bendi kapsayan bir takrir sunmu?tur. Özetle, âyin anla?mazl??? nedeniyle bir süredir Ermeni milleti aras?nda beliren tart??malardan zararlar umulmad???ndan ?imdilere de?in iki tarafta devletçe korunmakta ise de Katolikler Frenk kiliselerine giderek görünü?te Ermeni uyru?u, iç yüzünden Frenk ba?l?s? olmaya ba?lad?klar?ndan dolay? tedip ve gurbete gönderilmi?lerdi. Ta?ral? olarak müstakil padi?ah emri ile sürülenlerden ba?ka ta?rayla ilgisi olmay?p ?ehirli bulunanlar?n cezalar? yeterli görülerek döndürülmeleri ve Frenk kiliselerinden uzakla?malar? için kendilerine özgü mabet yap?lmas? ve H?ristiyanlardan piskopos atanmas? ve binalar? de?i?tirilmeyen ve H?ristiyan mahallesi aras?nda bulunan evlerinin reddi konular?n? göstermekten ibarettir. ?lâh... (Tarih-i Ahmet Lütfi, ?kinci Cilt, Sayfa: 185-191.).
[5] Tanzimat? Hayriye (1839 - Gülhane Hatt?) ile bütün vatanda?lar aras?nda hukuk e?itli?i, can, mal, namus dokunulmazl??? sa?lan?yordu, 18 ?ubat 1856 tarihli Islahat Ferman? da H?ristiyan, Müslüman olmayan uyruklar hakk?nda ?u çok esasl? hükümleri muhtevi bulunuyordu.
1. Gülhane Hatt? Hümayunu ve Tanzimat kanunlar? ile kay?ts?z ?arts?z bütün tebaaya can, mal, namus emniyeti için verilmi? olan güven bir kere daha tekrarland? ve do?ruland?.
2. Türkiye’de bulunan H?ristiyan ve öteki Müslüman olmayan uyruk ve toplumlar?na evvelce verilmi? olan bütün imtiyazlar ve ruhanî muafiyetler kald?r?ld?.
3. H?ristiyan ve Müslüman olmayan uyruklar?n belirli bir süre içinde imtiyaz ve muafiyetleri tetkike ba?lanarak zaman?n, uygarl???n, ilmin gerektirdi?i ?slahat?n, padi?ah?n yaz?l? emri ve Bab?âli’nin gözetimi alt?nda patrikhanelerde meydana getirilecek meclisler taraf?ndan müzakeresi ile Bab?âli’ye sunulmas? uygun görüldü.
4. Fatih Sultan Mehmet ve ondan sonrakiler taraf?ndan patrikler ile H?ristiyan Episkoposlar?na verilmi? olan (ruhsat ve iktidar)’?n bu toplumlara sa?lanm?? olan hal ve yeni durumlar? ile ba?da?t?r?lmas?.
5. Patriklerin seçim usulleri düzeltildikten sonra kendileri patriklik rütbesine göre ölünceye kadar atanacaklard?.
6. Bab?âli ile çe?itli toplumlar ruhanî reisleri aras?nda kararla?t?r?lacak ?ekle uyularak Patrik, Metropolit, Marhasa, Episkopos ve Haham’lar tâyinleri s?ras?nda yemin ettirileceklerdi.
7. Rahiplere verilmekte olan bah?i?ler, ba???lar yasaklanacak ve bunun yerine Patriklere, Cemaat Ba??lar?na belirli gelirler ba?lanacakt?r.
8. Ruhban ve sairenin de rütbe ve yerlerinin önemlerine ve verilecek karara göre kendilerine adaletle maa? ba?lanacakt?.
9. H?ristiyan rahiplerinin ta??n?r, ta??nmaz mallar?na zarar verilmeyecekti.
10. Ahalisinin hepsi bir inançta bulunan ?ehir, kasaba, köylerde âyin yap?labilen binalar?n, okul, hastane, mezarl?k gibi di?er yerlerin “as?l ?ekilleri üzere” tamir ve onar?mlar?na engel olunmayacakt?.
11. Bu gibi yerlerin yeniden in?as? icap edince Patrik veya millet reislerinin onay? halinde bunlar?n resim ve yap?m ?ekli Bab?âli’ye sunulacak, ç?kacak yaz?l? emir uyar?nca gere?i yap?lacak veya belirli bir süre içinde itiraz edilecekti.
12. Bir inanc?n toplumu yaln?z olarak yani ba?kalar? ile kar???k olmayarak bir yerde bulunuyor iseler, o yerde âyine ait hususat aç?kça da yapmak da kay?tlara ba?l? olmayacaklard?.
13. Halk? çe?itli dinlerde bulunan toplumlardan olu?mu? ?ehir, kasaba ve köylerde ise her bir toplum grubunun oturdu?u ayr?ca yerde yukar?da bildirilen usullere uyarak kendi kilise, hastane, okul ve mezarl?klar?n? tamire yetkili olacaklar, yeniden yap?m? gereken binalara gelince, bunlar için izni Patrikler veya toplum Metropolitleri Bab?âli’den dilekçe ile isteyecekler, devletçe bir mahzun görülmedi?i takdirde kendilerine izin verilecekti.
Bu gibi i?lerde hükümet taraf?ndan yap?lacak i?lemler tamamiyle hasbi (yani paras?z) olacakt?.
14. Bir mezhebe ba?l? olanlar?n say?s? ne kadar olursa olsun bu mezhebin tam bir özgünlükle gere?inin yap?lmas?n? sa?lamak için gerekli tedbirler al?nacakt?.
15. Mezhep, dil, cinsiyet yönleri ile uyruklardan bir s?n?f?n di?er bir s?n?ftan a?a?? tutulmas?na yol açan bütün deyimler, sözler ve di?erleri Divan yaz?lar?ndan tamamen yok edilecek ve halk aras?nda veya memurlar taraf?ndan da utan?lacak, namusa dokunacak, her türlü nitelendirmelerin kullan?lmas? kanunla yasaklanacakt?.
16. Türkiye’de bulunan her din ve mezhebin âyini, serbest olarak yap?lmakta oldu?undan, uyruklardan bir kimse bulundu?u dinin âyinini yapmaktan al?konulmayacak ve bu yüzden kendisine eziyet verilmeyecekti.
17. Din ve mezhep de?i?imi için kimseye zor kullan?lmayacakt?.
18. Uyruklardan bulunanlar, gerek ya?, gerek imtihanca kararla?t?r?lan ko?ullar? yerine getirdiklerinde, ay?rt edilmeden askerî ve idari okullara kabul olunacaklard?.
19. Bundan ba?ka her bir toplum e?itim ve endüstriye dair milletçe okullar yapmaya izinli olup ancak bu gibi genel okullar?n ö?retimi ve ö?retmenlerinin seçimi bir e?itim meclisinin gözetim ve denetimi alt?nda bulunacakt?.
20. ?slâm’la H?ristiyan ve öteki Müslüman olmayan tebaa aras?nda veya ?sevî uyruklar ile di?er Müslüman olmayanlar?n aralar?nda ticaret veya cinayetle ilgili olarak ç?kacak dâvalar, karma Divanlara verilecek, dâvay? dinlemek için bu Divanlar taraf?ndan yüzle?tirilecek bunlar?n ortaya koyacaklar? ?ahitler, ifadelerini daima kendi âyin ve mezhepleri üzere yapacaklar?n? yemin ile onaylayacaklard?.
21. Basit hukuka ait olan dâvalarda il ve sancak karma meclislerinde vali ve memleket kad?s? haz?r olduklar? halde dinen veya düzene göre görülüp bu mahkeme ve meclislerde duru?malar aç?k olarak yap?lacakt?.
22. H?ristiyan ve öteki Müslüman olmayan uyruklardan iki kimse aras?nda miras hukuku gibi özel davalar sahibi olanlar istedikleri halde o davalar? Patrik veya Reisler ve meclisler yoluyla görülmek üzere havale olunacakt?.
23. Cezalar, Ticaret kanunlar? ile karma Divanlarda icra olunacak usûl ve nizamlar ve duru?malar, mümkün olan h?zla tamamlanarak ve zab?t, toplanarak Türkiye’de kullan?lan çe?itli dillere çevrilerek yay?nlanacak ve ilân edilecekti.
24. Hukukça e?itlik görevlerce e?itli?i gerektirdi?inden H?ristiyan ve öteki Müslüman olmayan tebaa da ?slâmlar gibi askeri hisse ödenmesi konusunda verilen karara uymak zorunlulu?unda olacaklard?.
25. ?slâm’dan ba?ka uyruklar?n askeri s?n?flar içine al?nma ?ekilleri konusunda gereken nizamnameleri yap?lacak ve az bir süre içinde yay?nlanacak ve duyurulacakt?.
26. Eyaletler ve sancak meclislerinde ?slâm ve H?ristiyan ve di?erlerinden âzan?n seçimlerini düzenli bir ?ekle koymak için bu meclislere ait kaideler düzeltilecekti.
27. Her toplumun reisleri ile Padi?ah taraf?ndan tâyin edilecek birer memurlar? devlet tebaas?na ait olan maddelerin görü?ülmesinde (Yüce Meclis) de bulunmak üzere sadaret makam?ndan ça?r?lacaklar, bu memurlar birer y?l için tâyin edilecekler, memuriyetlerine ba?lad?klar? s?rada yemin ettirileceklerdi. Yüce Meclis’in üyeleri gerek basit gerek ola?anüstü yap?lan toplant?lar?nda oy ve görü?lerini do?ruca ifade etmelerinden dolay?, incitilmeyeceklerdi.
28. Bozma, rü?vet, yolsuzlu?a dair olan kanunlar?n hükümleri, bütün tebaa haklar?nda herhangi s?n?fta ve ne türlü memuriyette bulunursa bulunsunlar, bilinen usullerine göre yap?lacakt?.
[6] ?stanbul’da 1279 – 1863’de H. Mühendisyan matbaas?nda bas?lm?? ve patrik kaymakam? ?stepan’?n (Episkopos Istepan Kaymakam? Patriki Ermeniyan) yaz?l? mührüyle onaylanm?? nüshas?ndan.
[7] Hatt?-? Hümâyun, Evaili Cemaziyül’âh?r 1272.
[8] Nizamnamenin Ermenicesi, Türkçe metinden daha aç?k ve farkl?d?r. Nizamname yerine (Ermnilerin te?kilât? esasiyesi) deyimi kullan?lm??t?r. Be?inci benddeki temsilcilik kar??l??? Ermenicesinde (Mebus,)’dur.
[9] Ermenicesinde (Milli Meclisi Umumî)’dir.
[10] Ermenicesinde (Yüz k?rk mebus’tan te?ekkül eder).
[11] Ermenicesinde Umumî Meclisin vazifesi (Patrik, Katogikos ve milletin rüesay? memurinini)... ve yine (... o meclislere ait fakat iktidarlar?n?n fevkinde addolunan i?leri kararla?t?rmak ve hükme raptetmek) ?eklindedir.
[12] Ermenicesinde (?darei Milliyenin).
[13] Ermenicesinde (Millî vergi).
[14] Geschichte Des Osmanischen Reiches, Cilt 5, Sayfa 606.
[15] K. Ozanyan, Ermenilerin Tarihi Vazifesi, 1919, (Ermenice).
[16] Osmanl? Ermenileri ve Millî Kanunu Esasî, 1860- 1910, (Ermenice).
[17] Ermenilerin(Hayrik)(babac?k) lâkab?n? takt?klar? bu zat?n Ermeni Siyasî Tarihinde pek büyük rolü vard?r. M?g?rd?ç H?r?myan, 1820’de Van’da do?du. 1869’dan 1873’e kadar ?stanbul Patrikli?inde kald?. 1893’de 72 ya??nda iken Katogikos oldu. 1907’de 87 ya??nda öldü. Kendisi amcas? taraf?ndan e?itilmi?ti. 20 ya??nda iken ö?retmen oldu. Anas?n?n ?srar? ile evlendi. Bir müddet sonra kar?s? öldü. Kuzey ?ran, Kafkas, Eçmiyazin taraflar?nda dola?t?ktan sonra ?stanbul’a geldi ve ilk eseri olan (Ararat için)’i yay?nlad?. 1854’de 34 ya??nda iken Ahtamam Manast?r?na Vartabet oldu. ?iddetli vaizleriyle, nutuklariyle dikkati çekti. Van’da Varak Manast?r?nda (Van Kartal?) isimli bir dergi ç?kard?. Bu dergilerde milletinin tarihinden, gelecektekì görevlerinden söz edip yeni ku?a?a daima mücadele ve ihtilâl tavsiye ediyordu. 1862’de Mu?’ta iken de (Mu? Kartal?)’n? ç?kard?. Berlin Kongresine Ermeni Dâvas?n? götürdü. Temaslar?, bildirileriyle bu dâvay? savundu.
[18] Genç Türkler ve Ermeniler, Tiflis 1909 (Ermenice).
[19] Yukar?da da gösterildi?i gibi Ermeni Milleti Nizamnamesi’nin Ermenice çevirisinde (Millî Kanunu Esasî) cümlesi ve üye yerine de (mebus) kelimesi kullan?lm??t?r.
[20] Varantyan, Cilt: 2, Sayfa: 49 (Ermenice).
[21] M. Varantyan, Cilt 2, Sayfa: 71 (Ermenice).
[22] Zeytun’un geçmi?i ve ?imdiki ça??, (Ermenice), 1900.
[23] Zeytun ?syan? ihtilâller k?sm?nda ayr?ca gösterilecektir.
[24] Revue de Constantinople (1878)’den naklen, Saruhan Sayfa 94, (Ermenice).
[25] Türkiye Ermenileri ?htilâlinin ?deolojisi, Cilt 1, Paris, 1935 (Ermenice).
[26] Cïsmâni, Türkçe metinlerde kullan?lan kelimedir. Ermenice metinde cismanî kar??l??? olarak (siyasi) kelimesi yaz?l?d?r.
[27] Ermeni Meselesi ve Ermeni Meclisi Millîsi, Tiflis, 1912, (Ermenice).
[28] Blue Book, N. Turkey, (1877).
[29] ?stanbul’da 1876 Eylül’ünde tertip ve Ermeniler ad?na olarak Seth A. Apkar taraf?ndan ?ngiltere D??i?leri Bakan? Lord Derby’ye verilmi?tir. (Ermenicesinden çevrilmi?tir.)
[30] Bu Esas Nizamnameye göre Milli ?dare a?a??daki gibi kuruluyordu: Cemaatin genel meclisi taraf?ndan seçilmi? olan ?stanbul Patri?i bu meclise, idare meclisine reislik eder. Kendisi milletle devlet aras?nda arac? durumdad?r. Halkoyu seçiminden ç?km?? olan cemaat genel meclisi, 140 üyeden (Ba?kentte 20’si ruhbandan olmak üzere seçilmi? 100, di?er illerden seçilecek 40 üyeden meydana gelir.) Bu meclis, bir ruhanî meclis ve bir de dinî olmayan i?lere bakan cismanî meclis ile çe?itli i?ler için yedi ?ube tâyin eder. Her ilde merkezdekinin ayn? bir milli irade vard?r. ?ller genel meclisi, ancak ?stanbul Merkezi ?daresiyle münasebette bulunurlar. Bundan ba?ka her ba?papas ruhani idaresi, halk oyu ile seçilmi? bir meclis taraf?ndan yönetilir.
[31] Blue Book, Turkey, N. 1, 1877.
[32] Blue Book, Turkey, N. 16, 1877.
[33] Saruhan, Ermeni Meselesi ve Ermeni Milli Meclisi, Sayfa 261 - 262, Tiflis, 1912, (Ermenice).
[34] Leo: Ermeni Meselesinin Vesikalar?. Tiflis, 1915, Sayfa: 56 - 58 (Ermenice).
[35] Ermeni Meselesinde büyük i?ler görmü? olan bu adam?n as?l ismi Horen Kalfayan’d?r. Venedik’teki Mihitaristler okulunda ö?renimini yapt?. Katolik (Vartabet) derecesi ald?. ?stanbul’a dönü?ünde Katoliklikten ç?karak Ermeni Ana Kilisesine geçti. Paris’te Ermeni okulu müdürü iken “Masis Güvercini” dergisini kurdu. Oradan K?r?m’da Teodosya’ya gitti, çok kalmad?. ?stanbul’a döndü. 1867’de Eçmiyazin’e giderek episkoposlu?a terfi etti. Dönü?ünde Be?ikta? Kilisesi vâizli?ine tâyin olundu. Türk - Rus Sava??ndan sonra Nerses Varjebedyan taraf?ndan H?r?myan ile birlikte Berlin Kongresine gönderildi. Kumkap? gösterisine kat?ld???n?n anla??lmas? ve Avrupa ile haberle?meleri yakalanmas? üzerine hükümet, Patrikhaneden rütbesinin kald?r?lmas?n? istedi. 1893’de öldü. Gûya Kilikya’da saltanat sürmü? olan Lusinyan ailesinden oldu?unu iddia ederek bir zamanlar bu ismi ta??m??, sonra de?i?tirmi?tir. Yazar, ozan olarak tan?n?r.

 

 ----------------------
* -
- OSMANLI ARŞİVİ-YILDIZ TASNİFİ-ERMENİ MESELESİ-CİLT 2[TALORİ OLAYLARINDAN SONRASI YAŞANAN GELİŞMELER]
        
   «  Geri