Anasayfaİletişim
  
English

Talori Olaylar?ndan Sonra Siyasi Geli?meler-2


OSMANLI ARŞİVİ-YILDIZ TASNİFİ-ERMENİ MESELESİ-CİLT 2[TALORİ OLAYLARINDAN SONRASI YAŞANAN GELİŞMELER]
 

 ="justify">

Makâm-? Seraskeri Mektûbi Kalemi

Anadolu vilâyât-? ?ark?yesinde ya‘ni Erzurum ve Bitlis ve Van ve Mâmûreti‘l-aziz ve Diyarbekir ve Sivas vilâyetlerinde icrâs? musammem olan ?slâhât-? idare lây?has?.

Birinci Bâb
Vâliler

Birinci Madde: Vâliler zekâvet ehliyet ve istikâmetde en ziyâde te’mînât göstermi? olan müslim ve gayr-? müslim ricâl-i devletden intihab olunacakd?r. Binâenaleyh idâretten ve siyâseten mahzuru dâ‘î oldu?u alenen ve ma‘rûf olan zevât?n vâlili?e ta‘yininden ictinab olunacakd?r. Atî’üz-zikr tedâbir ve ?slâhât?n icrâ-y? hakîkisi re’si vilâyete ta’yin olunacak zevât?n evsâf-? mümtâzesine hasseten mütevakk?f olub Bâb-? âlî’ce ra’nâ ma’lûm ve müsellem oldu?undan vâlili?e ta’yin idece?i memurlar?n ehliyet-i lâzimeyi hâiz zevâtdan olmalar?na nezâret itme?i Bâb-? âlî vâcibe-i zimmet addedecekdir.

?kinci Madde: Bu sûretle ta’yin olunacak vâliler icrâât-? gayr-? me?ru‘alara kanûnen tebeyyün etmedikçe azl ve tebdil olunamayacaklard?r. Ve mü?ârünileyhem be? sene müddet için ta‘yin olunacaklar? gibi me‘mûriyetleri dahi tecdid olunabilir.

Tevfik Turhan

Üçüncü Madde: Vâlilerin bir muâvini olacak ve vâli Müslim ise muâvini H?ristiyan ve vâli H?ristiyan ise muâvini Müslim olacakd?r. Muâvinler vâliler mislilü bâ irâde-i seniyye nash ü ta‘yin olunacakd?r.
 
??bu muâvinler ahâlînin arz?hallerini kabul ve polis ve hapishânelere nezâret ve vergülerin tahsili muâmelesini tefti? etmek içün vâli taraf?ndan tevkil olunacakd?r. Ve vâlilerin gaybûbetinde onlara vekâlet ideceklerdir.

Bundan ba?ka suret-i intihablar? ta’yin olunacak bir Meclis-i umûmî-i vilâyet vâliye merbut olub menâfi’-i umûmiye ya‘nî in?â-y? turuk ve ziraat sand?klar? te’sis ve ziraat ve ticaret ve sanâyi‘in tevsi’ ve terakkîsi ve inti?âr-? maar?f-i umûmiye gibi husûsât üzerine müzâkere etmek vaz?fesiyle mükellef olacakd?r.

?kinci Bâb
Mutasarr?flar

Dördüncü Madde: Sancaklara ta’yin olunacak mutasarr?flar bâ irâde-i seniyye nasb olunacakd?r. Ve her bir vilâyetde mutasarr?fl?klar?n bir mikdâr? H?ristiyanlara tefvîz olunacak ve H?ristiyandan olan mutasarr?flar H?ristiyan ahâlisi en ziyâde sancaklara ta‘yin olunacakd?r.

Bir vilâyetde ?âyed bir mutasarr?fl?k var ise ve ol vilâyetín vâlisi Müslim ise mutasarr?f? bi‘t-tabi’ Hiristiyandan olmak lâz?m gelür.

Her bir mutasarr?f?n bir muâvini olub e?er mutasarr?f Müslim ise muâvini H?ristiyan ve bi’l-akis mutasarr?f H?ristiyan ise muâvini Müslim olacak ve mutasarr?f?n g?yâb?nda muâvin ana vekâlet idecekdir.

Üçüncü Bâb
Kaymakamlar

Be?inci Madde: Kaymakamlar vâlinin inhas? üzerine bâ irâde-i seniyye nasb olunacak ve vâlî-i vilâyet bunlar? ahâlînin emniyetini kesb etmi? ve kavânin-i müessesenin icâb?na tevfîkan evsâf-? matlûbe ile muttas?f zevâtdan intihab idecekdir. Ve her bir sancakda kaymakamlar?n bir mikdâr? H?ristiyanlara tefviz olunacakd?r. H?ristiyandan olan kaymakamlar H?ristiyan ahâlisi en ziyâde olan kazalara ta’yin olunacakd?r.

Alt?nc? Madde: Herhalde H?ristiyandan olan mutasarr?f ve kaymakaml?klar?n adedi vilâyetin yekûn mutasarr?f ve kaymakaml?klar?n?n sülüsünden dûn olm?yacakd?r.

Kaymakam?n mutasarr?f gibi bir muâvini olacakd?r ve kaymakam Müslim ise muâvini H?ristiyandan ve H?ristiyan ise muâvini Müslimden olacakd?r ve gerek mutasarr?f ve gerek kaymakam nezdinde Meclis-i umûmî-i vilâyete makis bir meclis bulunacakd?r.

Kazân?n meclisi nâhiyelerin meclisleri taraf?ndan intihâb olunaca?? gibi, sancaklar?n meclisi dahi kazâlar?n meclisleri taraf?ndan intihâb olunacakd?r. Ve vilâyetin meclis-i umûmîsi dahi sancaklar?n meclisleri taraf?ndan intihâb olunacakd?r.

Bi’l-fi’il me’mûriyet-i devletde bulunanlar?n hiçbirisi mezkûr meclislerde âzâl?k idemiyecekdir. ??bu meclislere mahallerine göre vâli veya mutasarr?f ve-yahut kaymakam riyaset idecekdir. Ve meclisler reisden mâ‘adâ dört âzâdan mürekkeb olub ikisi Müslim ve ikisi H?ristiyan olacakd?r.

Dördüncü Bâb
Nâhiyeler

Yedinci Madde: Her bir kaza birkaç nahiyeye münkas?m olacak. Nâhiye emlâk ve arâzi ve otlak ve yaylak ve k??lak ve sâir bu gibi arâziler ile berâber çend kurâdan mürekkeb bir dâiredir, i?bu karyelerden en ehemmiyetlisi nâhiyenin merkezi olacakd?r. Ve her nâhiyenin dâire hudûdu öyle bir sûretle ta‘yin olunmal?d?r ki ahâlisi hemmezheb olan köyler bir nâhiyede bulunmu? olsun. Velhâs?l nâhiyenin hîn-i te?kilinde ahvâl-i topo?rafyas? ve ahâlisinin sunûf-? muhtelifesiyle sekenesinin ihtiyâcât? taht-? nazara al?nmal?d?r. Nâhiyenin mikdâr? nüfusu ekall-i ikibin ve en çok onbin olacakd?r.

Bir nâhiyeye dâhil olan ve ahâlisi bin nüfusdan dûn olmayan mecmû’ kurâ ahâlisi masârif-i idâre-i nâhiye kendilerine âid olmak ?art?yla o kurâdan mürekkeb ayn? bir nâhiye te?kiline taleb idebilür.

Sekizinci Madde: Her bir nâhiyenin bir müdîri olacakd?r ve kendisine merbut bir meclis olub i?bu meclis ahâlîden intihab ve ekalli dört ve eksen sekiz a‘zâ-dan mürekkeb olacakd?r. ??bu meclis kendi a’zâlar?ndan müdîrini ve muâvinini intihab idecekdür. Müdîr ise ahâlinin ekseriyet efrâd?ndan olaca?? gibi muâvini ekalliyet ahâli efrâd?ndan olmak gerekdir. Meclisin bir kâtibi dahi bulunacakd?r.

Dokuzuncu Madde: Bir nâhiyenin sekenesi bir s?n?f-? ahâlîden mürekkeb ise meclis a‘zâs? hasseten ol s?n?f ahâlîden intihab ol?nacakd?r. Ve muhtelit oldu?u takdirde sekenesinin ekalliyeti yirmibe? hâneden dûn de?il ise ehemmiyeti nisbetinde mezkûr meclisde a’zâs? bulunmak lâz?m gelür.

Onuncu Madde: Müdirlerin nâhiye bütçesinden münâsib bir maa?? olaca?? gibi meclis kâtibinin dahi muayyen bir maa?? olacakd?r. Nahiyenin meclisine ve idâresine bir mahal tahsis olunacakd?r.
 
Onbirinci Madde: Nâhiye meclisi a’zâlar?n?n tebaa-i Devlet-i aliyyeden ve nâhiyede menâfi’i bulunan ve otuz ya??ndan ziyade sinni olan devlete senevî yüz kuru? vergi veren ve hiçbir vakit bir cinayetle mahkûm olmam?? olan efrâd-? ahâlîden intihab olunmas? me?rutdur.

Onikinci Madde: A’zâ-y? meclis kendi meyânelerinde müdiri intihab ettikleri anda ismini vâliye tebli? idecekler ve ol dahi intihâb?n usûl-i me?rû’aya tevfîkan icrâ olundu?unu tahkik itdikten sonra me’muriyetini tasdik idecekdir.

Onüçüncü Madde: ?mam ve ruhban ve mekteb muallimleri ve bi’l-fiil me’mûriyet-i devletde bulunanlar müdir me’mûriyetini îfâya me’zun de?ildirler.


Ondördüncü Madde: Meclis a‘zâlar? her sene n?sfen teceddüd idecekdir. Ancak müdirler iki sene müddetle me’mûriyetlerinde kalacaklard?r. Müdirler ve a‘zâ-y? meclis yaln?z bir kere yeniden intihab olunabilirler.

Onbe?inci Madde: Müdirin ve a‘zây? meclisin ve vezâ?fi ve sûret-i intihâb? ve tebdilleri idâre-i nevâhî nizamnâmesinin 14, 16, 17, 20, 21, 22, 23, 24, 25 ve 26’nc? maddelerinin ve Rumili vilâyât-? ?âhânesine dâir kanunnâme lây?has?n?n ahkâm?na tevfîkan ta’yin ve icrâ olunacakd?r.

Onalt?nc? Madde: Nahiyenin muhit oldu?u karyelerin birer muhtar? olacakd?r. Ve e?er bir karyenin müteaddid mahalleleri olur ve ahâlisi dahi s?nuf-? muhtelifeden bulunur ise her bir mahalle ve her bir s?n?f-? ahâlî içün birer muhtar olacakd?r.

Onyedinci Madde: Hiçbir karye mevki’ ve aded-i nüfusu ne olur ise olsun iki nahiyeye tâbi’ olamaz.

Onsekizinci Madde: Polis efrâd? nâhiye ahâlisinden din ve mezhebe bak?lmayarak ve ihtiyâcât-? mahalliye ile vilâyet jandarmas?na kifâyet idecek mikdarda nâhiye meclisi taraf?ndan ahz olunacakd?r.

Ondokuzuncu Madde: Nahiyenin polis efrâd? müdirin emri taht?nda ve çavu?luk vaz?fesine mümâsil ve zâifi îfâ eden me’mûrinin ve onba??lar?n taht-? kumandas?nda bulunacakd?r. Efrâd-? merkume müsellah olub ba‘dehû ta‘yin olunacak sûretde elbise-i resmiyeyi lâbis olacak ve ayl?klar? nâhiye bütçesinden îtâ olunacakd?r ve hidmetleri hâricinde kendi i?leriyle me?gul olma?a mezun ve hidmetlerine göre süvari ve piyâde olacaklar bunlardan gayr-? Müslim olub da bedel-i askerî te’diyesiyle mükellef olanlar istihdam olunduklar? müddet zarf?nda mezkûr vergiden muaf tutulacaklard?r.

Yirminci Madde: Polis efrâd? ba?l?ca nâhiyenin arâzî ve turûkunun hüsn-i inzibât ve âsâyi?ini suret-i dâimede muhâfazaya mecbur oldukdan ba?ka müdirin emri üzerine postalar?n muhafazas? içün terfîk edilen kuvve-i zâb?taya i?tirak etmek ve i’lâmlar?n ve ahkâm-? kânuniyyenin icrâs? içün müdire muâvenet etmekle mükellefdirler.
 
Alt?nc? Bâb
Jandarma

Yirmibirinci Madde: Her bir vilayette mahsus bir nizamnâme mucebince bir jandarma heyeti te?kil olunarak bu heyetin zâbitân ve neferât? Devlet-i aliyyenin her s?n?f tebaas?ndan intihab olunacakd?r. Vilâyatda jandarma zâbitan ve efrâd? i?bu hidmette muktedir ve s?n?f ve mezheblerine bak?lmayarak bilâ istisnâ ahâlî-i vilâyetden olacakd?r. Bu heyetin iki sülüsü nahiyenin n?sf? Müslim ve n?sf-? di?eri gayr-? Müslim polislerinden ahz olunacakd?r. Di?er sülüsü asâkir-i nizâmiyenin en müstaid çavu?an ve ba?çavu?lar?ndan mürekkeb olacakd?r. Heyet-i mezkûre hüsn-i intizam ve itaat ve tâlim hususunda nezaret-i celîle-i harbiyeye tâbi’ olub bunlara ait masârif ve maâ?at dahî ve vilâyet sand???ndan tesviye olunacakd?r. Zâb?tân?n maa?lar? asâkir-i nizâmiyede hemrütbe olan zâb?tân?n maa?lar?ndan dûn olm?yacakd?r.

Yedinci Bâb
Hapishaneler

Yirmiikinci Madde: Hapishânelerde maznûnen mevkuf bulunan e?has mahkûm bulunan e?has ile berâber bulundurulmamal?d?r. Hapishânelerin ahvâli s?hhiyesi sûret-i marziyede bulunmas?na ve mevkûfin ve mahbûsîn haklar?nda muâmele-i tazy?kiyye vuku‘a gelmemesine dikkat ve i‘tinâ olunmal?d?r. Hapishane müdürü ve muhâf?zlar? vâli-i vilâyet taraf?ndan ta’yin olunarak bunlar?n bir mikdar? polis ve jandarma efrâd?ndan olacakd?r.

Sekizinci Bâb
Tahkikat-t Evveliye Heyeti

Yirmiüçüncü Madde: Vilâyet ve sancaklar merkezlerinde birer reis ile biri Müslim ve di?eri gayr-? Müslim iki a’zâdan mürekkeb birer tahkikat-? evliye heyeti vâli-i vilâyet taraf?ndan tesis edilecekdir. ??bu heyetler jandarma taraf?ndan derdest olunan maznunlar?n sebeb-i tevkifini taharrî etmek ve derhal taht-? istintâka al?nmalar? ve kanunun iktiza eyledi?i cezay? müstelzim bir fiilden dolay? maznun olduklar? halde haps olunmalar? ve cezay? istilzam edecek bir fiiI ile maznun olmad?klar? halde polisin taht-? nezaretinde olarak derhal tahliye-i sebilleri içün emir vermek ve hiçbir ?ahs?n bilâ sebeb ve hilâf? nizam mahpeste kalmamas?na dikkat ve i’tina etmek vaz?fesiyle mükellefdirler. ??te ?u maksad?n husûlü içün hapishâneleri ziyaret birle mahpuslar?n ahvalini tahkik ideceklerdir.

??bu heyetler mazbatalar kaleme alarak valiye takdim edeceklerdir. Ve ol mazbatalarda polise getürilen e?hasdan hangilerinin sebili tahliye edildi?ini ve hangilerinin hal-i mahpusiyetde kalm?? oldu?unu beyan edeceklerdir.

Dokuzuncu Bâb
A?âyir-i Ekrâd?n Tefti?i

Yirmnidördüncü Madde: Göçebe kürdlerin zabt u idaresi içün her bir vilâyetde valinin taht-? emrinde bir a?iret memuru bulunacakd?r. Bu memurun e?kiya ve sâir mücrimleri tevkif ve mehâkimi âdiyenin huzûruna gelmelerini emr ü icbâr etme?e selâhiyeti olacakd?r. Ve mâiyetinde mikdâr-? kâfi adamlar bulunacak ve bundan ba?ka mahalli polisin dahi muâvenetini taleb edecekdir. Ve her bir kürd a?iretinin tebdil-i mekân eyledi?i esnâda a?iret memuru taht-? emrinde bulunan memurlardan bir mikdâr?n? a?âire terfik edüb bunlar a?iret nezdinde polis makam?nda bulunarak mücrimleri derdest edüb mehâkime havâle edeceklerdir. Göçebe kürdlerin i?gal eyliyecekleri mahallerin ve yaylak ve k??laklar?n hudûdu bir suret-i sarîhada tahsis ve ta’yin olunub bunlar nakl-i mekânlar? esnâs?nda mürûr ettikleri veyâhud muvakkaten i?gal eyledikleni arâzinin sahiblerine mucib-i zarar ye hasâr olmamal?d?rlar. ?âyed tecavüzleri vuku‘unda veyâhud mürûr ettikleri kurâ ahâlisinin can ve mallar?na zarar verdikleri halde bunlar?n bir daha nakl veya tebdîl-i mekân eylemeleri kat‘iyyen memnu’ olacakd?r.

Silah tezkiresi nizamnâmelerinin ahkâm? kürdlerin gerek göçebe ve gerek bir mahalde meskûn bulunan aksân?, hakk?nda harfiyyen icrâ olunacakd?r. Ve nakl-i mekân eden a?âyir bir mahalde iskân etme?e iknâ’ ve z?râatla i?gallerine tergib olunarak bu maksad içün sâir mezkûn ahâlinin istirahat ve hüsn-i hallerine muz?r olm?yacak mahallerde a?âyir-i mezkûreye arâzi gösterilecekdir. ?ntihab etmek ve olunmak hakk? bir mahalde meskun olm?yanlardan hiç birisine verilmeyüb bir nahiyenin arazisinde sûreti kat‘iyye ve dâimede temekkün etmiyenlere âid olm?yacakd?r.

Onuncu Bâb
Hamidiye Suvari Alaylar?

Yirmibe?inci Madde: Nizâmât-? mevcûdede ta‘yin olunan evkat-? ta‘lim ve taallümün gayr? zamanda Hamidiye Suvari Alaylar?n?n istihdam?na lüzum görüldü?ü takdirde mezkür alaylar yaln?z asakiri nizamiye ile beraber ve bunun sülüsünü tecavüz etmemek ?art?yla istihdam ve dahil-i vilayetde taksim olunabilirler. Evkat-? mu‘tadede ve hidmet haricinde bulunduklar? halde Hamidiye Suvari ne üniforma giyecek ve ne de silah ta??yacakd?r. Ve ol hallerde redifler hakk?ndaki ahkam-? kanûniyyeye muvaf?k olan Hamidiye Alaylar?na mahsus nizâmatda gösterildi?i veçhile mehakim-i adiyede muhâkemeleri icra olunacakt?r. (Düstûr-? askerînin dördüncü maddesi).

Onbirinci Bâb
Tasarruf-u Emlak Senedât?

Yirmialt?nc? Madde: Bir reis ve dört a’zadan ya‘ni ikisi ?slam ve ikisi H?ristiyandan mürekkeb mahsus komisyonlar ta‘yin olunarak i?bu komisyonlar emlâk senedât?n? ve tasarruf hukukunu tefti? ve ke?f idebildikleri haks?zl?k ve nizams?zl??? ?slâh etmekle mükellefdirler ve bir komisyonu mahsus bundan böyle tasarruf hukukunu lây?k?yle temin idecek bir usûl ittihaz edecekdir.
 
Onikinci Bâb
Ö?r Tahsilât?

Yirmiyedinci Madde: Â?âr da dahil oldu?u halde kâffe-i tekâlif-i emiriye müdirin idaresi taht?nda do?rudan nahiye meclislerinden intihab olunacak tahsildarlar ma‘rifetiyle tahsil olunacakd?r. Nahiyenin kaffe-i ahâlisi mükellef oldu?u ve verginin mikdâr-? yekûnunun tesviyesine zâmin ve mes’uldür.

Yirmisekizinci Madde: Ö?rlerin iltizâm? ve angarya âdeti la?v olunmu?dur. Her bir idâre merkezi nâhiyeden bed’ ile tahsil etmi? oldu?u vergilerden taraf-? devletten karargir ve musaddak olan büdcesi îcâb?nca kendi idâresinin mesârifene lâz?m olan mebla?? ahz edecekdir. Ve bunun gibi vilâyetin idâre-i mâliyesi vilâyetin vergisi yekûnundan ol vilâyetin idâresine ve umûr-? nâf?a ve maar?f-i umûmiyesine Iâz?m olan mebla?? ahz idecekdim. Ve hiçbir vakit ve halde ahâlî gerek askerin ve gerek memûrinin ihtiyâcât?na muktezî mesken ve erzak? meccânen verme?e mecbur olm?yacakd?r. Ve verginin adem-i te’diyesinden dolay? bir emvâlin cebren bey’i takdîrinde ahâlînin lüzumu mutlak olan e?yas?ndan ve i?ine ve san’at?na mahsus olan âlât ve edevât?ndan mahrum edilmemesine dikkat ve îtinâ olunacakd?r

Onüçüncü Bâb
Adliye

Yirmidokuzuncu Madde: Nahiyenin her bir mahallesinde ve muhtarlar?n taht-? riyâsetinde bir ihtiyar meclisi mevcud olub ol mahallin ahâlisi beyninde vuku’ bulacak münâza’ât?n te’lifiyle mükellef olacakd?r.

Otuzuncu Madde: Her bir kazada nahiyelerin adedine nisbetle mikdâr-? kâfi mahkeme-i sulhiye a‘zâlar? vâlinin inhas? üzerine Adliye Naz?r? taraf?ndan nasbive ta‘yin olunacakd?r. Bunlardan birisinin bi‘t-tâbi’ merkez kazada iskan etmesi ve kazalarda bulunan a’zâlar?n bir sülüsü H?ristiyan olmas? laz?m gelir. H?ristiyan a‘zalar H?ristiyan ahâlisi en ziyade olan merkezlerde bulundurulacakd?r.

Otuzbirinci Madde: Mahkeme-i sulhiye’nin vazifedar oldu?u mevâd evvela cünha husûsunda bilâ istînaf yaln?z nizâmat-? beldeye mugayir harekat ve maalistînaf be?yüz kuru? ve üç mah hapis cezas?n? tecavüz etmeyen cürümlerdir. Sâniyen hukuk dâvâlar?nda bilâ istînaf bin kuru?u tecavüz etmeyen deâvi-i âdiye-i hukukiyye ve ticâriyye ve maal-istînaf be?bin kuru?u tecâvüz etmeyen dâvâlard?r.

Otuzikinci Madde: Mahkeme-i sulhiye mahz-? islâh-? beyn içün dahi akd-? cemiyet edecek ve tarafeynin istidas? üzerine be?bin kuru?u tecavüz eden ve bir dâyâ içün hakem ta‘yin edebilecekdir. Ve hakem taraf?ndan ilâm verildikde tarafeyne istînaf içün mahal kalm?yacakd?r.

Otuzüçüncü Madde: Mehâkim-i sulhiye, kaza mahkemelerinin makamna kaim olduklar?ndan mevadd-? hukûkiyede vuku’ bulan kararlar? Sancuk mahkemesine istînaf olunacakd?r.

Otuzdördüncu Madde: Mehâkim-i sulhiye taraf?ndan verilen mahbûsiyet hükümleri kaza hapishânesinde icra olunacakd?r. Ve müdirler mehâkim-i sulhiyenin verdikleri i‘lâmlar?n icrâs?nda gerek hukuka ve gerek cezaya dâir olsun onlara muâvenet edeceklerdir.

Otuzhe?inci Madde: Kaza mahkemeleri la?v olmu? oldu?undan Sancak mahkemeleri mevadd-? hukûkiyeden be?bin kuru?u tecavüz eden dâvâlar? ve mehâkim-i sulhiyeden mevadd-? hukûkiyede verilmi? olan kararlar?n istînâf?n? görebilecekdir. Orada yaln?z bir hukuk mahkemesi mevcud olub mahkeme-i cinâyetin yerine dahi bir seyyar cinâyet mahkemesi bulunacakd?r. Sancak mahkemeleri ?ehâdetnâmeli ve Adliye Nezâreti cânibinden nash ve ta‘yin olunmu? bir reis ile Sancak Meclisleri taraf?ndan tamzim olunan defterde esâmisi gösterilmi? zevât meyân?nda vâlinin intihab edece?i iki âzâdan mürekkeb olacakd?r.

Otuzalt?nc? Madde: Sancak mahkemelerinin cinâyet dâireleri yerine seyyar cinâyet mahkemeleri kâim olacaklar?ndan bunlar vilâyetin mahkeme-i âliyesi a‘zâs?ndan tefrik olunacak bir reis ile ?stînaf mahkemesi taraf?ndan Sancak Mahkeme-i sulhiyesi a‘zalar?ndan biri müslim ve di?eri H?ristiyan olarak ta‘yin olunmu? iki a‘zadan mürekkeb olacakd?r. Seyyar Cinayet mahkemesinin esnâ-y? devrinde mehâkim-i sulhiye a‘zalar?na bir tahsîsat verilecekdir.

Otuzyedinci Madde: Seyyar Cinayet mahkemesi münâvebeten her bir kazaya ve vilayetin ve Sancaklar?n merkezlerine ve huzuru laz?m olan her bir kazaya gidüb mehâkim-i sulhiyenin cünha nev‘inden olan mevadda istînâf? havi verdikleri kararlar? ve gerek cinayet ve gerek be?yüz kuru? cezây? nakdî ve üç mah hapis cezas?n? tecavüz eden dâvâlar? bilâ-istîna istimâ’ edecekdir. Ve cinâyet dâvâlar?nda verdi?i i‘lâmlar yaln?z temyiz olunabilecekdir.

Otuzsekizinci Madde: Seyyar Cinayet mahkemesinin reisi bir kazaya vürûd?nda müstantik taraf?ndan istintâk? icrâ olunmu? ve derhal mahkemesine havâlesi câiz olan mevadd?n ve taht-? istintak?nda bulunan deâvînin defterini taleb edecekdir. Ve zikr olunan mevadda bir nizams?zl?k veyahud lüzumsuz te‘ehhürat tahakkuk ederse adliye nezâretine derhal bir lâyiha takdim edecekdir. ??bu seyyar mahkemelerin kazaya vürûdunda ye gerek azîmetinde hapishâneleri ziyâret edib mahpuslar?n ahvâlini tahkik ve tevkif müzekkirelerini tedkik edecekdir.

Otuzdokuzuncu Madde: Vilâyetin mahkeme-i âliyesi bir reis ile mikdâr-? kâfi a‘zâdan mürekkeb olub kendisine âid deâvî-i hukuk?yeyi istimâ’ ve seyyar mahkemelere bir reis vermekle mükellefdir. Deâvî-i hukûkiyede ?stînaf mahkemesi vazifesini icra etti?i gibi mevadd-? cinâiyede cinâyet mahkemesidir. Ve bir reis ile iki a‘zâdmevcud oldu?u halde mahkeme nizâmen te?ekkül edebilir. Ve kendisine merbut bir müdde-i umûmî ile mikdâr-? kâfi muâvinleri bulundurulacakd?r.

K?rk?nc? Madde: Sulh mahkemelerinin kararlar? ve kâffe-i mehâkimin i‘lâmlar? Türkçe tanzim olunacakd?r. Ve Türkçe olan metni mevkiine ve tarafeynin lisan?na göre Ermeni lisan?nda bir tercemeyi dahi hâvi olacakd?r.

Tevfik Tarhan

**************************************************************************,

Vak?f Ar?ivi
Y?ld?z Ermeni Meselesi, Cilt 5, Belge No. 1

Düvel-i selâse süferâs? taraf?ndan Anadolu vilâyât? ma‘lûmesinin ?slât? hakk?nda tanzim oluhan lây?han?n tedkîk edilen mündericât? üzerine mütâleâtd?r.

Birinci Bâb
Vâliler

— Vülât ve sâir kâffe-i me‘mûrin-i devletin erbâb-? ehliyet ve istikâmetden intihab ve ta‘yini ve sû’-i hal ve hareketleri görülenlerin azl ve tebdilleri ve îcâb?na göre taht-? muhâkemeye al?nmalar? zâten nizâmât-? müessise ahkâm?ndan oldu?undan bâ irâde-i seniyye nasb olunacak vülât-? izâm?n ba‘de-izîn dahi bu kavâid-i nizâmiye dâiresinde hüsn ü intihâb? husûsuna hükûmet-i seniyye bir kat daha dikkat ve i’tinâ buyurur ve yetmi? iki tarihinde ?erefsâd?r olan ?slâhat fermân-? âlîsi ahkâm-? mündericesinden oldu?u üzere tebaa-i Devlet-i aliyye‘nin cümlesi her hangi milletden olur ise olsun ehliyet ve kabiliyetlerine göre umum hakk?nda mer‘î-ül-icrâ olacak nizâmâta imtisâlen me‘mûriyetlerde istihdam olunur ise de vâlilik gibi umûr-? mülkiyenin en mühim vazifesiyle mükellef olacak zât?n idâre-i mülkiyenin her bir derecesinde mesbuk’-ül-tecrübe olmas? lâz?meden olmas?na ve husûsiyle lây?hada zikr olunan vilâyât ahâlisinin ihtilâf-? sunûf emzicesine ve nüfus kuyudât-? resmiyesine nazaran her hâl ve sûret-i idârede ve nüfusca ekseriyet-i ahâlî-i müslimeden olmak hasebiyle vâlinin ta‘yin-i zâtî hakk?nda usûl-ü hâz?ran?n tebdili oralar?n ?slâh-? idâresine bedel ihlâl-i âsâyi?i muceb i?ti?â?âta sebeb olmak kaviyyen meczum bulunmas?na mebnî îcâb-? mahalliyeye göre ahâlî-i gayr-? müslimenin sunî-? muhtelifesinden kesret-i nüfusu te?kil iden k?sm?na mensub memûrin-i gayr-? müslimeden vâil muâvini istihdâm olunmas? münâsibdir.

— Kanûnen azli mûcib su’i hareket tebeyyün etmedikce vülât ve sâir me‘mûrînin azl edilmedikleri sekiz on sene me‘mûriyetlerinde kalm?? vülât ve sâir zevât mevcut bulunmasiyle sâbit oldu?una göre bilâ sebeb-i kanûnî kimesne azl edilmemek kâide-i mer‘iyyesinden fazla olarak vülât?n be? sene müddetle me‘mûriyetlerinin tahdîdi kayd?na hâcet görülememektedir.

Recep R?za*

— Vâlilere muâvin ta‘yini maddesi birinci maddenin nihayetine derc olunmu? ve vezâif-i n?ükellefeleri dahi Düstur‘da münderic idâre-i umûmiye-i vilâyât nizamnâmesinin fasl-? sânîsinde mükemmelen ve vâz?han mastur bulunmu?tur.

?kinci Bâb
Mutasarr?flar

— Merkez-i vilâyet gibi elviye-i mülhakan?n ekserisinde dahi sekene-i mahalliyenin nisbet-i nüfusunca kesret ahâlî-i ?slâmiyede bulunmas? hasebiyle mutasarr?fl?klara me‘mûrin-i Müslimeden ehil ve erbab zevâtin ta‘yini lâzime-i hal ve maslahatdan görünüb ancak devletce lüzum görünen livâlara muktedir ve müstakim zevatdan gayr-i Müslim muâvin ta‘yin olunur.

Üçüncü Bâb
Kaymakamlar

— Kaza kaymakaml?klar? Mekteb-i mulkiye‘den bâ ?ehâdetnâme ne?‘et etmi? olanlara münhas?r tutulmu? olub el-yevm Müslim ve gayr-? Müslim olarak kaza kaymakaml?klar?na Dâhiliye Nezâret-i celîlesinin intihâb?yle bâ irâde-i seniyye mektebliler ta‘yin olunmakda oldu?undan kaymakaml?k intihâb?nda bu usûlün idâmesi münâsibdir. Ve mektebden ne?‘et etmeyüb de elyevm kaymakaml?klarda müstahdem ve hüsn-i hizmet ve sadâkatleri mücerreb olan Müslim ve gayr-? Müslim zevât dahi vâlilerin inhâs? ve Dâhiliye Nezâret-i celîlesinin tasdiki üzerine kezâlik bâ irâde-i seniyye kaymakaml??a nasb edilir. Ve bu kaymakamlar?n hiçbir sûretle lekelenmemi? ve hüsn-i hâl ve hareket ve istikâmet ve sadâkatleri devletce mücerreb ve ma‘lûm bulunmu? tak?m?ndan olmas?na sicil-i ahvâline mürâca‘atla sûret-i kat‘iyede ezher cihet dikkat ve i’tinâ k?l?nacakd?r.

— Kaymakaml?k ma‘iyetinde mal müdiri ve tahrîrat kâtibi gibi me‘mûrin-i muâvine mevcud oldu?undan bi’l-umum kazalara müstakillen muâvinlikler ihdas? masâr?f-? külliyeyi istilzâm edece?i ve maslahatan dahi lüzum görülmeyece?i cihetle bu muâvinliklerin ta‘mîmen ihdâs?ndan ise ehemmiyet-i mevkî’iyesi olan ba‘z? mahal kaymakaml?klar?na tahsis k?l?nmas? ve bu takdirde dahi kaymakam Müslim ise muâvini H?ristiyan ve kaymakam H?ristiyan ise muâvini Müslim olmas? münâsib görünür. Ve idâre-i umûmiye-i vilâyât nizamnâmesinin fasl-? râbi’inde vezâ?f-i mükellefesi beyân olundu?u veçhile kazâlarda Müslim ve gayr-? Müslim âzâs? ahâli taraf?ndan müntehab meclis-i idâre mevcud oldu?undan ve mesâlih-i mahalliyenin her nev’i ve cihetini müzâkere ve rü‘yete yeti?ebilece?inden umûr-? nâf?‘a ve sâireye bakmak üzere kazâlarda ayr?ca birer meclis te?kiline hâcet görülemez ve bu mecâlis-i idâre âzâs?n?n usûl-ü intihâbiyesi vilâyet nizamnâmesiyle idâre-i nevâhî nizamnâmesinde masturdur.

Dördüncü Bâb
Nâhiyeler

— Te?kîl-i nevâhî husûsât? sadr-? esbak Âlî Pa?a merhum zamân?nda tanzim olunan 9 Kânun-? sânî sene 1286 tarihiyle idâre-i umûmîye-i vilâyât nizamnâmesinin doksandördüncü maddesinden yüzalt?nc? maddesine ve sadr-? esbak merhum Mahmud Nedim Pa?a zaman?nda tanzim olunan 25 Mart sene 292 tarihli ?dâre-i Nevâhî Nizamnâmesinin birinci maddesinden yirmisekizinci maddesine kadar muharrer olan ahkâma tevfîkan icrâ olunabilir ise de memâlik-i mahrûsan?n kurâ ve kasabât?nda sunûf-? ahâlî ekseriyet üzere muhteliten sâkin olduklar?ndan ihtar olund??? veçhile hem mezheb olan köylerin bir nâhiyede bulunmas? sûretinin imkân-? icrâs? görülemez.

— Her bir nâhiyenin bir müdîri olmas? ve idâre-i nâhiyeye bakmak üzere bir meclisi bulunmas? maddelerinin kezâlik nizâmât-? mezkûreye tatbîkan icrâs? kabil ise de nâhiye mecisinin sekize kadar a‘zâs? bulunmas?na dâir nizâmât-? mezkûrede bir f?kra bulunmas?yle ma‘an Müslim ve gayr-? Müslim a‘zân?n dörtden ibâret olmas? a‘zân?n beher sene n?sf? de?i?tirilmek muâmelesine göre daha münâsib addolunur.

— Nâhiye meclislerinin sûret-i intihâb? nizâmât-? mezkûreye tâbi’ oldu?u gibi ?âyed umum sekenesi bir s?n?f ahâlîden mürekkeb nâhiye oldu?u halde a‘zâs?n?n o s?n?f ahâlîden intihab ve terekkübü tabî’îdir. Ve muhtelit oldu?u takdirde sekenesinin ekalliyeti yirmibe? hâneden dûn de?ilse ehemmiyeti nisbetinde a‘zâ bulundurulmas?n?n takyîdi dahi muvâf?k-? maslahatd?r.

— Nâhiye müdirleri ve kâtibleri ?imdiye kadar zâten muvazzaf olduklar? gibi nevâhîce icrâ k?l?nacak te?kilât esnâs?nda bu mâa?ât?n tahsîsât-? umûmiyesi dâiresinde icrâ-y? tertîbât? tabi’îdir. Ancak nevâhînin mesâr?f-? mahalliyesini tesviye içün bütçe tanzimi usulünün nizâmât-? mevzu‘ada yeri olmayub bütçe tanzimi hususu merkez-i vilâyete âiddir.
 
— Nâhiye meclisi a‘zâs?n?n emr-i intihâb?nda idâre-i umûmiye-i vilâyât nizamnâmesiyle idâre-i nevâhî nizamnâmesinde münderic ?ürût ve kuyûda riâyet olunmasiyle beraber intihab olunacak a‘zân?n bir cinayetle ve politika töhmetiyle mahkûm bulunmam?? olmas? dahi me?rutdur.

— Nâhiye müdirlerinin a‘zâ-y? meclis gibi ahâlî taraf?ndan intihab? idâre-i nevâhî nizamnâmesinde münderic ise de a‘zâ-y? müntehibe içlerinden birisini müdirli?e intihab etmesi ve do?rudan do?ruya vâliye bildirmesi nizamnâme-i mezkûrda gayr-? mezkûr olub bilakis ahâlî müdiri dahi intihab ettikden sonra tâbi’ oldu?u kaza kaymakaml??? vâsitas?yle ve livâ mutasarr?f?n?n i?‘âr?yle vâlî-i vilâyet taraf?ndan me‘muriyetini bâ tahrirat tasdik ve icrâ k?l?naca?? mastûrd?r. ?u kadar ki müdirlerin mensub veya müntehab olmas? meseleleri Avrupa memâlikinin ba‘z?s?nda dahi mevzu’-i bahs ve ihtilâf olarak memâlik-i Devlet-i aliyye‘nin ahvâl-i mahsûsas? îcâb?nca i?bu müdirlerin taraf-? devletden nasb olunmalari menâfi’-i umûmiye nokta-i nazarindan dahi lâz?m oldu?undan Hükûmet-i seniyyece dahi el-hâlet-ü hâzihî mevcud olan müdirler gibi zikr olunan iki nizâma tevfîkan te?kil olunacak nevâhî müdirlerinin taraf-? devletden intihab ve nasb olunmalar? usûlü tercih k?l?nacakd?r.

— ?dâre-i nevâhî nizamnâmesinin onikinci maddesinde beyan olundu?u vechile bi‘1-fiil me‘mûriyet-i devletde bulunanlarla mekteb muallimleri ve ahâlî-i gayr-? Müslime papaslar? müdirli?e intihab olunamaz.

— Bu husus dahi idâre-i nevâhi nizamnâmesinin onalt?nc? maddesine muvâf?k ise de f?kra-i âhiresi mübâyin olub çünki i?bu nizâmnâmenin f?kra-i âhiresinde müdir ve a‘zân?n tekrar intihablar? câizdir deyû tasrih olunmu?dur ve nevâhîde a‘zâl??a sâlih kimesnelerin çok bulunam?yaca??na ve müdirlerin nasb‘? olmas? tercih k?l?nd???na nazaran a‘zâ husûsunda f?kra-i nizâmiye muktezâ-y? hâl ve maslahata evfakd?r.

— Nevâhî müdir ve mecâlis a‘zâs?n?n vezâif-i mükellefesi ve intihab ve tebdilleri keyfiyât? idâre-i nevâhî nizamnâmesinin yirminci maddesinden yirmiyedinci maddesine kadar olan mevaddi ahkâm?na tevfïkan cereyan ider.

— Te?kîl-i vilâyât ve idâre-i umûmiyei vilâyât nizamnâmeleriyle idâre-i nevâhî nizamnâmesi mevadd-? müteallikas?na muvâf?kd?r.

— ?dâre-i vilâyât nizamnâmesiyle idâre-i nevâhi nizamnâmesine muvâf?kd?r.
 
Be?inci Bâb
Polis

— Nevâhî ahâlisinden nâhiye mecisleri ma‘r?fetiyle polis intihab ve istihdâm? mevki’-i tatbik ve icrâda bulunan nizâmatda münderic olmad??? gibi bir nâhiyede bulunacak polis efrâd? o nâhiye ahâlisinden intihap ve ahz olundu?u takdirde akarib ü taallükât? bulunmas?na ve ba‘z?lar?yle husûmet-i ?ahsiyesi olmak muhtemelât?na nazaran hizmet-i zâb?tada bihakk?n îfây? vaz?feye muktedir olamiyaca?? ve bîtarafâne hareket etmiyece?i cihetle gerek polis ve gerek jandarma efrâd?n?n sunûf-? tebaa-i ?âhâneden emniyetli ve ehl-i ?rz kimesnelerden olarak her vilâyetin dâhilinde mütemekkin Müslim ve gayr-? Müslim nüfusun nisbet-i umûmiyesi mikdâr?yle mütenâsib olacak sûretde merkez-i vilâyetce tertib ve te?kil k?l?nmas? ve vilâyetin umum jandarma ve polis hey‘et-i müterekkibesinden îcâbât-? mahalliyesine göre kazalara mahsus k?sm? tezyid ve bundan mikdâr-? münâsibinin nevâhî merkezlerine tefrik olunmas? h?fz-? âsâyi? nokta-i nazar?ndan temin-i maksada kâfï görünüyor.

— Merkez-i nâhiyede bulunacak olan polisler umûr-? zâb?tada tabî’î müdirin emri taht?nda hareket idece?i gibi polisler müteaddid olub da içlerinde polis komiseri dahi bulundu?u halde nizâmât-? câriyeye tevfîkan hareket etmeleri tabi’îdir ve silah ve elbisesi alan polis içün ta‘yin olunan e?kâl ve keyfiyâta tâbi’ olmal?d?r. Ve maa?lar? dahi kaza mal sand?klar?nca tesviye olunur. Ve bunlar muvazzaf bulunduklar? cihetle al‘ed-devam umûr-? zâb?tada bulunub e?gâl-i zâtiyeleriyle mü?tagil olabilmeleri câiz olm?yaca?? gibi silah alt?nda bulunan efrâd-? nizâmiye bile mahallerince tekâlif-i emiriyeleri tesviye etmekde iken gayr-? Müslim olan polislerin bedelât-? askeriyeden istisnâlar?na mahal yokdur. Ve polisler bulunduklar? mahaller dâhilinde îfâ-y? hidmet eyledikleri cihetle bunlardan süvâri istihdâm? gayr-? mesbuk ve bî lüzumdur. Vilâyetlerde yeniden ne mikdâr polis istihdâm? lâz?m gelece?inin mahallerince icrâ k?l?nacak tetkîkat?nda lüzum-? sahih ve kavî derecesinde polis efrâd? tertib olunub bu i?in beyhûde masraf? müstelzim olmamak içün ihtiyâcât-? hakîkiyesinden vâsi’ tutulmamas? lâz?m gelür. Ve bunlar?n usûl-ü istihdamlar?na ve harekât ve vezâif-i mükellefeleri elân polis heyeti hakk?nda cârî olan muâmelât dâiresine münhas?r olub ba?ka gûnâ bir ?ekil ve heyet-i cedîde iktisab idemiyecekleri takyid olunur.

— Turuk ve me‘âbirin ve emniyet ve âsâyi?in muhâfazas? ve postalar?n te‘min-i murûr? gibi vezâif-i inzibâtiyye piyâde ve süvari jandarmaya ve îcâb?na göre sevk ve tertibleri elviye ve kaza merkezlerine aittir.
 
Alt?nc? Bâb
Jandarma

— Jandarma efrâd?n?n îcâbât-? mevkiiyelerine göre Müslim ve gayr-? Müslim olarak tertib ve tahrir olunmas? ve ümerâ ve küçük zâb?tân?n asâkir-i ?âhânede müstahdem olanlardan intihab k?l?nmas? münâsib oldu?u gibi jandarma efrad maa?? nizâmiye efrâd maa??ndan ziyâde ve zâb?tan maa?? dahi nizâmiye zâb?tân? maa??na muâdil bulundu?u ve maa? ve masraflar?n?n vilâyet sand?klar?nca tesviyesi usûl-ü mevzû‘a îcâb?ndan idü?i derkârd?r.

Yedinci Bâb
Hapishaneler

— Maznûn-? aleyhimin tevkifhânelerde ve mahkûmin dahi hapishânelerde tevkif ve hapis olunmaktad?r. Ve hapishânelerin ahvâl-i s?hhiyesini tefti? ve tedkik etmek vülât ve mutasarr?f?n ve kaymakaml?klara müfevvez oldu?u gibi müdde-i umûmiler dahi bu bâbda icrâ-y? tefti?ât ile mükellef ve hapishânelerde müdir ve kâtibler ve gardiyan gibi me‘mûrin ve hademe dahi mevcut ve müretteb olub tevkifhâne ve hapishânelerin bu vesâit ile bir kat daha tanzim-i idaresine itinâ olunmas? hakk?nda tebli?-i vesâyâ olunabilir ve tevkifhâne ve hapishânelerin muhafazas? içün jandarma ve polis efrâd? dahi müstahdemdir. Ve mevkûfin ve mahpûsin haklar?nda i?kence ve tazyik muâmelesi kanûnen memnû’ olub mütecâsirleri haklar?nda mücâzât-? ?edîde icrâsi dahi kanunda muayyendir.

Sekizinci Bâb
Tahkikat-i Evveliye Heyeti

— Bu muâmele-i tahkikiye elân Dersaadet ve ta?ralarda polis meclisleri ma‘rifetiyle icrâ edilmekde olub ve tavsiye olunan sûret ise idâre-i umûmiye-i vilâyât ta‘limât?nda münderic bulunmu?dur.
 
Dokuzuncu Bâb
A?âyir-i Ekrâd?n Tefti?i

— Göçebe kürd a?âyirinin zabt ve idaresi ve e?kiya mücrimînin derdestleriyle mehâkime teslimi içün her vilâyetde bir a?iret memuru bulundurulmas? sureti maslahaten fâideyi mucib olm?yaca?? gibi kâbilil-icrâ bir keyfiyet olmas? dahi muhtemel görülemez. Çünki her a?iretin rüesâs? âhir a?irete icrâ-y? nüfuz idebilmesi ba‘îdü‘l-ihtimaldir. Binâenaleyh a?âyir içinde e?kiya ve mücrimîni takib ve derdest etmek ve mehâkime teslim eylemek husûsât? kuvve-i zâb?ta-i vilâyete ve vâlinin evâmir ve tedbirlerine müfevvez olmak lâz?m gelir. Ve a?âyir-i mezkûre ekseriyetle göçebe nev‘inden olmayub esâsen esbâb-i intia?lar? mevâ?i ve hayvânât beslemek husûsuna münhas?r idü?inden yaz?n yaylaklara ve k???n dahi kurâ ve kasabatda bulunan mesken ve me‘vâlar?na gidüb gelmekde olduklar?ndan yaylak ve k??laklara azîmet ve avdetleri esnâs?nda mürûr edecekleri mahaller evvelce ta‘yin edilerek oralarda bulunan ahâlî-i meskûnenin emvâl ve e?hâs?na bir güne teaddîde bulunamamalar? içün ordu mü?irîri taraf?ndan mansub bir zâbit kumandas?nda mikdâr-? kâfi asâkir-i ?âhâne ve vâliler taraf?ndan müntehib jandarma zâbitân ve efrâd? tertib edilmesi ve mürûr nizamnâmesiyle esliha ta??mak hakk?ndaki nizamnâme-i umûmî ahkâm?n?n bunlar hakk?nda dahi hüsnü tatbikâtina i’tinâ k?l?nmas? ve hilâf-? evâmir ü tenbihât harekâtda bulunmayacaklar?n? te‘mînen dahi k??laklara avdete de?in rüesây? a?âyir taraflar?ndan visak ta‘bir olundu?u veçhile akarib ve taallukatdan a?iretce mu‘teber ve mu‘temed birisinin münasebet ve civâriyetine göre merkez-i vilâyet ve livâya il zâm ve ikame edilmesi ba‘zen cârî olan usûl îcâb?ndan oldu?undan bu sûretin dahi mer‘î tutulmas? ve her vakit hayme-ni?în ve göçebe hâlinde bulunan a?âyir oldu?u halde bunlara devletçe icrâ-y? tergîbat olunarak tahsis-i arâzi ve mezâri’ ile iskanlar?na hükûmet-i seniyyece i’tinâ olunmas? teddbir-i lâzimeden addolunur. Rüesâ-y? a?âyirin bir tak?m e?irrân?n desâyis ve iftirâlar?yle dûçâr-? hakaret ve tehlike edilmemelerine vâliler ve mutasarr?flar ve kaymakamlar taraf?ndan fevkâlâde i’tinâ olunacakd?r.

Onuncu Bâb
Hamidiye Suvari Alaylar?

— Hamidiye alaylar?n?n evkat-? muayyene hâricinde silah alt?na al?nmalar? lâz?m geldi?i halde ne suretle istihdâm olunmalar? iktizâ edece?ine dâir mütâla‘a irâd k?l?nm?? ise de bu alaylar?n nizâmât? yeniden derdest-i tanzim bulunmas?na nazaran evkat-? ta‘limiyye hâricinde elbise iktisa etmemek ve silah ta??mamak keyfiyât?na âid olacak kuyûd ve revâb?ta dahi yap?lacak nizamnâme ahkâm?na müteallikdir. Ve bunlar?n efrâd? evkat-? ta‘limiye hâricinde ya‘ni silâh alt?nda bulunmad?klar? bir zamanda ta‘kîbât-? kanûniyyeyi istilzam eder hal ve hareketleri vuku‘ buldukca mehâkim-i nizâmiyede icrâ-y? muhâkemeleri usûlü cereyan etmektedir.

Onbirinci Bâb
Tasarruf-u Emlâk Senedât?

— Emvâl-? gayr-i menkûlenin te‘min-i tasarrufât? husûsu evvelce Hükûmet-i seniyye taraf?ndan nazar-? i‘tinâya al?narak vaktiyle gerek Dersaadet‘de ve gerek ta?ralarda muhtelif ve mütenevvî sûretde senedât i‘tâ olunur iken bu usûlün ilgâs?yle her nevi emlâk ve arâzi içün Defter-i hâkanî Nezaretinden senedât-? umûmiye verilmesi usûl ve kaidesi vaz ‘buyurularak gerek arâzi-i emîriye ve mevkufa ve gerek emlâk-? sarfiye içün nezâret-i mü?ârün-ileyhâdan senedât-? hâkaniye i‘tâ ettirilmesiyle hukuk-u tasarrufiyye-i ahâli temin ve tevsik edilmi?dir. Ve tasarruf-? emlâka müteallik ahvâl ve muâmelât?n tetkîkinde kavânin-i müteallikas? ahkâm?na vukuf iktizâ edece?ine göre rnahallerince Müslim ve gayr-? Müslim a‘zâdan mürekkeb komisyonlarla yaln?z bu tetkîkat?n icrâs? mümkün addolunam?yaca??ndan merkez-i vilâyetde bulunan Defter-i hâkânî ve merkez livâda olan arâzi memurlar? riyaseti taht?nda olarak iki Müslim ve iki gayr-i Müslim dörder a‘zâdan mürekkeb komisyonlar te?kiliyle bu babda icrâ-y? tetkîkat edilmesi münâsib olur ise de i?bu komisyonlar?n esâs? tedkîkat-? iddia-y? hakk? tasarruf edenlerin ihticâca sâlih evrak ve senedât?n? tetebbu’undan ibâret olmas?yle beraber ahâlinin ba‘z?s? mücerred ahkâm-? kânuniyeye vukufsuzluktan nâ?î mütemellik oldu?u emlâk ve arâzisinin sened-i resmîsini almam?? olaca??ndan ve bilakis ihbâr-? mücerredle sened elde etmi? kesan dahi bulunaca??ndan vâki’ olacak tetkîkatda bu cihet-i mühimme dahi nazar-? i‘tinâya al?narak arâzi ve emlâkini nas?lsa vaktiyle senede rabt ettirmemi? olan hak sâhibinin o emlâk ve arâzide ?ira‘an ve tefevvüzen veyahud irsen mutasarr?f oldu?u keyfiyât? iyice tefahhus ve taharrî olunub ihkâk-? hak edilmesi ve yohsa senedât ibrâz edilmiyor denilerek hakk-? kadîminden mahrum k?l?nmamas? ve bertakrib sened istihsâl edib esâsen hakk-? temellükü sâbit olam?yacaklar?n dahi sened-i mezkûru ne suretle istihsâl eyledikleri cihetleri de iyice ara?t?r?larak ?unun bunun emlâkinin gasb ve taarruzdan kurtar?lmas? velhâs?l bir tak?m deâvî-i gayr-? sahîha ve müzevvereye meydan b?rak?lmamas? ve bilhassa arâzi ve emlâk-? vakfiyenin halelden vikâyesine sa’y ve i‘tinâ k?l?nmas? sâl?fü‘z-zikr komisyonlar?n akdem vezâifinden olmal?d?r. Ve mukarrerât-? vâk?‘alar? mecâlis-i idâre-i vilâyât ve elviyede bi’t-tetkik taht-i tasdîke ald?r?lmas? ve kanûnen bi’l-muhâkeme fasl ve hükme muhtaç görünen husûsât?n dahi mehâkim-i âidesîne havâlesi müktezay-i maslâhatd?r ve bu husus içün merkeziyet-i idâre esâs?na da muvâf?k olmak üzere her sene merkezden en nâmuslu ve müstakim ve hiçbir ?eyle lekedar olmam?? dört ki?i intihab ile vilâyât-i ?âhâneye îzâm olunarak hilâf-? adâlet ve hakkaniyet muâmelât cereyan edib etmedi?ini tefti? ile Bâb-? âlî’ye bildirmeleri suretiyle kontrol edilecekdir.

Onikinci Bâb
Ö?r Tahsilâti

— Umûmen mahsûlât-? ö?riyenin ahâliden bedelen istihsâli ahvâl-i ahâliye göre mümkün olamad??? bi‘d-defaat muhtelif mahallerde icrâ k?l?nan tecârib ile mâlum olub ahâlinin hisse-i ö?riyeyi aynen mahsul zaman? vermeleri kendilerince mûcib-i suhûlet oldu?u derkârd?r. Bununla berâber ihâle-i â?âr nizamnâmesinde â?âr?n karye be karye rnüzâyedeye konulmas? ve ahâlîce deruhde ve iltizâm?na taleb vukû‘? hâlinde kendilerine ihâlesi mestur oldu?undan bu usûlün kemâkân devam ve cereyân? zurûri görünüyor. Emvâl-i sâire-i devletin tahsilât? içün mukaddemâ tahsildarlar ta‘yin ve istihdâm olunmu? ise de hüsn-i istihsâl-i emvâle ve emr-i cibâyette ahâlîce yüsr ve suhûleti muceb olacak intizâm-? muâmelât ve ahvâle muvaffakiyet hâs?l olamamas?na ve kuvve-i zâbitadan ba?ka bir vâs?ta ile istihsâli hükûmetce dü?ünülmesine mebnî ayr?ca tahsil bölükleri te?kil k?l?nm?? ve bunlar gidecekleri mahallerde yem ve yiyeceklerini ahâlîden taleb etmemek ve hilâf-? hareket idenler olur ise adîden te’bîd k?l?nmak kavâidi dahi mevzû’ bulunmu?dur. Ve emvâl-i mürettebenin zimem-i ahâlîden ahz ü istîfâs?yle rnahallî mal sand?klar?na te‘diye ve îfâs? hususlar, dahi ahâlinin intihab gerdesi olan kurâ ve mahallât muhtar ve kâb?z-? mallar?na âid olub tahsil bölükleri efrâd? tahsil olunacak akçeye el sürmemek dahi usûl-ü mukarreredendir. Binâenaleyh nevâhî meclislerince intihab ve nasb? istenilen tahsildarlar elân beyan olundu?u veçhile müntehib-i ahâlî olan kâb?z-? mallar ve muhtârân dimek oldu?undan bu bâbda yeniden bu usûlün yerine öyle bir sûretin teemmül ve tesîsine hâcet olmad??? zannedilir.

— Â’?âr?n iltizâma verilmeyüb emâneten idâresi usûlü dahi devletçe tecrübe olunmu? oldu?u halde idâresince mazbûtiyet husûle gelemeyüb emvâl-i devletce zâyiat ve ahâlî taraf?ndan dahi envâ’-? ?ikâyât vuku‘a gelmi? ve bu sebeble iltizâm usûlü iâde k?l?nub ancak bu babda bâdî-i ?ikâyât ahvâl zuhûra gelmemesi içün â?âr nizamnâmesinde birtak?m kuyûd ve revâb?t derc olunarak ezcümle toptan ihâle-i â?âr hususu kald?r?lub ahâlinin dahi muceb-i ra?bet ve suhûleti olmak içün madde-i sâb?kada zikr olundu?u veçhile karye be karye müzâyede edilmenin ve ahâli nâm?na dahi iltizam k?l?nmak kaidesi vaz‘ve te’sis olundukdan ba?ka mültezîminden bedelât-i iltizâmiyenin ta‘assür-i istihsâlinde devlet mehâkime sevke maslahat eyledi?i gibi ahâlinin mültezimlerden ?ikâyet ve iddialar? içün serbestce mecalis-i idâreye ve mehâkime müraâcaat eylemeleri usûlü dahi câridir. Ve angarya usûlü ötedenberi külliyyen memnu’ ve mütecâsirleri mes‘uldür. Binâen-aleyh bu bâbda yeniden bir kayd nizam? tasavvur ve tesîsine mahal yokdur. Nahiyelerde mal sand?klar? tesis ve kü?âdi dahi vaktiyle tecrübe olunub muâmelâtca s?hhat ve intizam görülememi? ve emvâl-i devlet beyhûde zayi’âta u?ram?? oldu?undan tekrar tecrübenin maddeten ve menfa‘aten iktizâs? olmayub nâhiyelerin vilâyet muvâzenesine dahil bulunan masâr?f-i muayyenesini mah be mah kaza mal sand?klar?ndan ist?ifa etmek usûl-ü câriyesinin devam ve istimrâr? lâz?m gelir. Vilâyetin ve elviye-i rnülhakas?n?n dâhil-i muvâzene bulunan masârifi dahi rnal sand?klar?nca tesviye k?l?n?r ve in?aat ve tâmirât ve turuk-u meâbire müteallik tertibât ve g?bben ve bedelen amele-i mükellefe hakk?ndaki muâmelât Nâf?a Nezâretine âid olarak bu bâbda vilâyetlerle icrâ-y? muhâberât ile icâbâti tesviye olunmakda oldu?u gibi idâre-i umûr-? maarif içün muvâzeneten lâz?m olan mebâli? Maarif Nezaretince bi‘t-tertib mahallerine icrâ-y? tebligat ile tesviye edilmekde bulunmu? oldu?undan nizâmât-? mevzuaya nazaran ba‘de-izîn dahi bu usûl üzere îfâ-y? muâmelât olunmas? muktazi görünüyor. Gerek memurînin ve gerek asâkir-i ?âhânenin mesken ve me‘kûlât? için ahâlinin meccânen bir?ey î’tâ etti?i kat‘iyyen vâki’ de?ildir. Ve ahâlinin tekâlif-i emiriyesinin tahsilât?ndan dolay? tedâbir-i ?edidesi vuku‘a gelmedi?i vergi ve bedelât-? askeriye misillû emvâl-i mürettebeden sene be sene ahâli zimmetlerinde bunca bakayâ kalmas?yle sâbit olub ma‘amâ-fîh süknâs?na muhtes olacak hânesinin ve taayyü?ine kâfi olacak mikdar arâzisinin ve âlât-? sanâiye ve edevât-? zen‘iyesinin ve çift hayvanât?yle tohumlu?unun gerek deyn-i mîrîsi içün gerek deyn-i ?ahsîsi içün bey’ ve furuhtu câiz olmayaca?? hakk?nda mevadd-? nizâmiye mevcud oldu?undan yeniden tesis-i kavâid-i kanûniyeye hâcet yokdur.

Onüçüncü Bâb
Adliye

— Nahiyelerde nizâmât-? mevzu‘a icâb?nca münâzaat-? cüz‘iyeyi sulhan tesviye telif-i tarafeyn etmek üzere ihtiyar meclisleri mevcuddur.

— Kazalarda te?kilât-? mehâkim kanununda muayyen oldu?u veçhile Bidâyet mahkemeleri mevcud olub devâir-i sulhiye dahi karyelerde ihtiyar meclisleri ve nahiyelerde nahiye meclisleridir. Ve bunlar?n vezâifiyle tesviye-i maslahatta derece-i selâhiyetleri kanûn-? mezkûrda mukayyeddir. Binaen-aleyh tavsiye olundu?u veçhile kaza ve nahiye merkezlerinde sulh hâkimleri te?kilât? hakk?nda madde-i kanûniye olmad??? gibi nevâhî ve kurâda mesâil ve ahkâm-? kanûniyeye vâk?f zevat bulunam?yaca?? cihetle öyle vezâif-i vâs?‘a ile sulh hâkimleri nasb ve ta‘yin k?l?nmak muvâf?k-? hâl ü maslâhat de?ildir.

— Mehâkim-i sulhiye te?kilât?na mahal kalmad??? madde-i sâb?kaca tavzih k?l?nd??? cihetle ta‘yin-i vezâif bahsine hâcet yokdur.

— Deâvî-i hukûkiyede tarafeyne hakem nasbetmek mehâkime vazife olmayub ticaret kanûnnâmesi iktizâs?nca ?irket dâvâlar?nda mehâkim-i ticaret tarafeyne mümeyyizler nasb ettirir. Bununla beraber Mehâkim-i sulhiyeye hâcet olmad??? beyan k?l?nm?? olmas?na göre böyle bir vazifenin cihet-i tesisiyesini daha ziyade tetkîke mahal yokdur.

— Mahkeme-i sulhiye te?kilinin imkân ve fâidesi olmad??? ve bu bâbda devâir-i sulhiye te?kilât-? hâz?ras?n?n ibkâs? lâz?m gelece?i îzâhât?na göre kaza bidâyet mahkemelerinin dahi ibkâs? tabîîdir.

— Tavzîhât-? sâb?kaya nazaran mehâkim-i sulhiyenin adem-i lüzumuna mebnî ona vazife olmak üzere gösterilen i?bu muâmelât dahi sâk?td?r.

— Kazalarda Bidâyet mahkemelerinin lüzûm-? ibkâs? izah k?l?nm?? ve livâlarda bulunan hidayet hukuk ve ceza mahkemelerinden Ceza mahkemesinin yerine devâvî-i cinâiyeyi ru‘yete mahsus olmak üzere seyyar cinayet mahkemeleri te?kili kavânin-i adliye hâricinde bulunmu?dur. Ma‘hâzâ fâide ve imkân? dahi mutasavver de?ildir. Çünkü turuk-i muvâsalar?n suubeti cihetiyle böyle bir mahkemenin te?kiliyle devren seyr-ü hareketi zamana muhtaç olaca?? ve mevsim-i ?itâda ba‘z? mahal ve mevâki‘e göre yollar?n mesdûd bulunaca?? ve binâen-aleyh birtak?m deâvî-i cinâiyenin ve husûsiyle müsâreaten icrây? tahkîkat ve muhâkemesi lâz?m gelen cerâyim-i me?hudenin heyet-i mahkeme vakit ve zamân?yle vürûd edememesinden dolay? te‘ehhürde kalmas?n? ve medâr-? hükm olacak delâil ve emârât?n ta‘assur-i istihsâlini istilzam ederek bu sebeble hukuk-? umûmiye ve hukuk-? ?ahsiye dâvâlar?n?n ziyâ?na bâis oldu?u derkârd?r.

— Madde-i sâb?kadaki îzâhâta göre rnehâkim-i seyyâre te?kilât? müteassir ve bî-fâide idü?inden sûret-i te?kiliyesi hakk?nda ta’yin-i muâmelâtdan müsta?nîdir.
 
— Mehâkim-i seyyâre te?kilât? esâsen münâsib ve muvâf?k-? hal ve maslahat görülemedi?ine binâen ta’yin-i vezâifine dahi rnahal yokdur.

— Seyyar mahkemeler te?kili esâs? münâsib addolunmamas?na mebnî i?bu muâmelât dahi vâreste-i tedkikdir.

— Merâkiz-i vilâyâtda bir reis ile iki a‘zâdan mürekkeb bir mahkeme-i âliye te?kili kavânin-i adliyenin ahkâm? hâricinde bir teklifdir. Halbuki vilâyet merkezlerinde birer reis ile dörder a‘zâdan mürekkeb bir ?stînaf Hukuk mahkemesiyle ?stînaf Ceza mahkemeleri mevcud olarak yine merkezlerde bulunan birer reis ile iki?er a‘zâdan mürekkeb Bidâyet Hukuk ve Bidâyet Ceza Mahkemeleri bulunarak mehâkim-i ?stinâfiye Bidâyet mahakiminin deâvî-i hukûkiye ve cezâiyesini istinâfen rü‘yet eder. Ve merkez-i vilâyetteki cinâyet dâvâlar?n? dahi ?stînaf mahkemesi re’sen rü’yet eyler. Ve livâlarda birer reis ile iki?er a‘zâdan mürekkeh bidâyet hukuk ve ceza mahkemeleri dahi bulunarak merkez-i livâdaki deâvî-i hukûkiye ve cezâiyeyi te?kilât-? mehâkim kanunîyle usûl-i muhâkime-i hukukiye ve cezâiye kanunlar? ahkâm?na tevfïkan rüyet edib livân?n kazalar? mehâkiminin dahi kabil-i istînâf olan i‘lâmât?n? istînâfen tedkik eder. Ve ta?ralardaki mehâkimin suret-i te?kiliyesi olunan tecâribe göre kifâyet ve faide taht?nda olub bu te?kilât?n ta?yinile öyle mahkeme-i âliye te?kiline kunânen ve maddeten ve maslahatan mahal yokdur.

— Hukuk-? âdiye ve mehâkime-i cezâiyeye dâir mehâkim-i nizâmiyeden tanzim ve i’ta k?l?nacak i’lâmât?n kat‘iyyen lisan-? resmî olan Türkçe tahrîri lâz?m gelir.

Recep R?za

***************************************************************************,

Osmanl? Ar?ivi
Karton 95, K?s?m 35, Zarf 48, Evrak 38

Seraskerlik Makam? Yaz? ??leri

Anadolu’nun do?u illerinde yani Erzurum, Bitlis, Van, Elaz?? (Mamuretülaziz), Diyarbekir ve Sivas illerinde uygulanmas? kararla?t?r?lm?? olan idari ?slahat (yönetim düzenlemeleri) tasar?s?:

Birinci K?s?m
Vâliler

Birinci Madde: Vâliler, zeka, yetenek ve yönleri bak?m?ndan en çok güven vermi? Müslüman ve Müslüman olmayan devlet adamlar?ndan seçilecektir. Bu bak?mdan idari ve siyasî aç?dan sak?ncal? olduklar? aç?kça bilinen ki?ilerin vâlili?e atanmalar?ndan kaç?n?lacakt?r. A?a??da aç?klanan önlem ve düzenleme (?slahat)lerin gerçek uygulamas? vâlilik görevine atanacak ki?ilerin seçkin niteliklerine özellikle ba?l? olup, bu husus Hükumetçe (Bâb-? Alî’ce) de çok iyi bilindi?inden vâlili?e atayaca?? memurlar?n gerekli niteli?e sahip ki?ilerden olmalar?n? gözetmeyi Bâb-? Alî bir görev sayacakt?r.

?kinci Madde: Bu ?ekilde atanacak olan vâliler, yasad??? uygulamalar? yasalara dayan?larak belirlenmedikçe görevlerinden al?namayacak ve de?i?tirilemeyeceklerdir. Bunlar be? y?l süre ile atanacaklar? gibi görevleri tekrar yenilenebilir.

Üçüncü Madde: Vâlilerin bir yard?mc?s? olacak, vâli Müslüman ise yard?mc?s? H?ristiyan, vâli H?ristiyan ise yard?mc?s? Müslüman olacakt?r. Yard?mc?lar da vâliler gibi Padi?ah onay? ile atanacaklard?r.

Bu yard?mc?lar halk?n dilekçelerini kabul etmek, polis ve hapishaneleri gözetmek ve vergilerin toplanmas? i?lemlerini denetlemek için vali taraf?ndan görevlendirileceklerdir. Vâlilerin bulunmad?klar? zamanlarda onlara vekâlet edeceklerdir. Ayr?ca, seçilme ?ekilleri belirlenecek olan bir ?l Genel Meclisi vâliye ba?l? olacak ve genel yararlar yani yol yap?m?, ziraat sand?klar? kurma, ziraat, ticaret ve sanayiin geli?tirilmesi ve yayg?nla?t?r?lmas?, genel e?itimin yayg?nla?t?r?lmas? gibi konular üzerinde görü?üp tart??mak göreviyle sorumlu olacakt?r.

?kinci K?s?m
Mutasarr?flar
Dördüncü Madde: Sancaklara atanacak Mutasarr?flar Padi?ah onay? ile atanacaklard?r. Her bir ilde mutasarr?fl?klar?n bir k?sm? H?ristiyanlara ayr?lacak ve H?ristiyanlardan olan mutasarr?flar H?ristiyan halk? en çok olan sancaklara atanacaklard?r.

Bir ilde e?er bir mutasarr?fl?k var ise ve o ilin vâlisi Müslüman ise mutasarr?f?n tabii ki H?ristiyandan olmas? gerekir.

Her mutasarr?f?n bir yard?mc?s? olup e?er mutasarr?f Müslüman ise yard?mc?s? H?ristiyan, e?er mutasarr?f H?ristiyandan ise yard?mc?s? Müslüman olacak, mutasarr?f?n bulunmad??? zamanlarda yard?mc?s? ona vekâlet edecektir.

Üçüncü K?s?m
Kaymakamlar

Be?inci Madde: Kaymakamlar valinin teklifi ve Padi?ah?n onay? ile atanacaklard?r. ?l vâlisi bunlar? halk?n güvenini kazanm??, kurulu? yasalar?n?n gere?ine uygun olarak aran?lan nitelikiere sahip ki?ilerden seçecektir. Her sancakta kaymakaml?klar?n bir k?sm? H?ristiyanlara ayr?lacakt?r. H?ristiyan olan kaymakamlar H?ristiyan halk? en çok olan ilçelere atanacaklard?r.

Alt?nc? Madde: H?ristiyandan olan mutasarr?f ve kaymakamlar?n toplam say?s? ilin toplam mutasarr?f ve kaymakamlar?n?n üçte birinden a?a?? olmayacakt?r.

Kaymakam?n, mutasarr?f gibi bir yard?mc?s? olacakt?r. Kaymakam Müslüman ise yard?mc?s? H?ristiyandan, H?ristiyan ise yard?mc?s? Müslüman’dan olacakt?r. Gerek mutasarr?f, gerek kaymakam?n yan?nda ?l Genel Meclisine benzer bir meclis bulunacakt?r.

?lçenin meclisi nahiyelerin (Bucaklar?n) meclisleri taraf?ndan seçilece?i gibi, sancaklar?n meclisi dahi ilçelerin meclisleri taraf?ndan seçilecektir. ?llerin Genel Meclisi de sancaklar?n meclisleri taraf?ndan seçilecektir.

Devlet hizmetlerinde çal??an hiç kimse sözkonusu meclislerde üyelik edemiyeceklerdir. Bu meclislere durumlar?na ve yerlerine göre vali, mutasarr?f veya kaymakam ba?kanl?k edecekdir. Meclisler ba?kandan ba?ka dört üyeden olu?mu? olup, ikisi Müslüman ve ikisi H?ristiyandan olacakt?r.

Dördüncü K?s?m
Nahiyeler (Bucaklar)

Yedinci Madde: Her ilçe birkaç buca?a bölünmü? olacakt?r. Bucak, mal, toprak, otlak, yaylak, k??lak ve di?er bunlara benzer topraklar?yla beraber birkaç köyden meydana gelmi? bir dairedir. Bu köylerden en önemlisi bucak merkezi olacakt?r. Her buca??n yetkili alan? öyle bir ?ekilde belirlenmelidir ki halk? ayn? mezhepten olan köyler bir bucakta bulunmu? olsun. K?sacas?, bucag?n kurulmas? s?ras?nda topo?rafik durumu ve halk?n?n çe?itli s?n?flar?yla ihtiyaçlar? göz önünde bulundurulmal?d?r. Bucaklar?n nüfusu en az ikibin en çok onbin olacakt?r.

Bir buca?a ba?l? olan ve halk? bin ki?iden az olmayan toplam köy halk?, buca??n yönetim giderleri kendilerince kar??lanmak kayd?yla o köyden kurulmak üzere ayr? bir bucak kurmak iste?inde bulunabilirler.

Sekizinci Madde: Her buca??n bir müdürü ve kendisine ba?l? bir kurulu olacakt?r. Kurulun üyeleri halktan seçilecek, en az dört en çok sekiz üyeden olu?acakt?r. Kurul, müdürünü ve yard?mc?s?n? kendi üyeleri aras?ndan seçecektir. Müdür halk?n ço?unlu?undan olanlardan, yard?mc?s? ise az?nl?k olan üyesinden olacakt?r. Kurulun bir de yaz?c?s? bulunacakt?r.

Dokuzuncu Madde: Bir buca??n halk? ayn? halktan olu?makta ise kurul üyeleri özellikle o halktan seçilecektir. Karma oldu?u takdirde halk?n az?nl?k k?sm? yirmibe? haneden az de?il ise önemi oran?nda an?lan kurulda üyesi bulunmas? gerekir.

Onuncu Madde: Müdürlerin bucak bütçesinden uygun bir maa?? olaca?? gibi kurul yaz?c?s?n?n da belirli bir maa?? olacakt?r. Buca??n kuruluna ve yönetimine bir yer verilecektir.

Onbirinci Madde: Bucak Kurulu üyelerinin Osmanl? Devleti uyruklu, buca?a yarar? görülen, otuz ya??n? a?m??, devlete y?lda yüz kuru? vergi veren, hiçbir zaman cinâyet suçuyla mahkum olmam?? ki?ilerden seçilmesi ?artt?r.

Onikinci Madde: Kurul üyeleri kendi aralar?nda müdürü seçtikleri anda ad?n? vâliye bildirecekler ve o da seçimin usulüne uygun olup olmad???n? inceledikten sonra memurluk görevini onaylayacakt?r.

Onüçüncü Madde: ?mam, rahip (papaz v.b.) ve okul ö?retmenleri ile devlet memurlar? müdürlük görevini yapamazlar.

Ondördüncü Madde: Kurul üyelerinin her y?l yar?s? yenilenecektir. Ancak müdürler iki y?l süre ile görevlerinde kalacaklard?r. Müdürler ve kurul üyeleri yaln?z bir kere yeniden seçilebilirler.

Onbe?inci Madde: Müdürün ve Kurul üyelerinin görevleri ve seçilme ?ekilleri ile yenilenmeleri Bucaklar?n Yönetimi Nizamnâmesinin 14, 16, 17, 20, 21, 22, 23, 24, 25 ve 26 nc? maddeleri ile Osmanl? Rumeli Vilâyetleri Kanun Tasar?s?n?n maddelerine uygun ?ekilde belirlenip yürürlü?e konulacakt?r.

Onalt?nc? Madde: Bucaklara ba?l? köylerin birer muhtar? olacakt?r. E?er bir köyün çe?itli mahalleleri bulunur ve halk? da çe?itli mezheplerden olu?mu? olur ise her mahalle ve her mezhep için birer muhtar olacakt?r.
 
Onyedinci Madde: Hiçbir köy mevkii ve nüfus say?s? ne olursa olsun iki buca?a ba?l? olamaz.

Be?inci K?s?m

Onsekizinci Madde: Polis görevlileri bucak halk?ndan din ve mezhebe bak?lmayarak yerel ihtiyaca ve il jandarmas?na yetecek say?da Bucak Kurulu taraf?ndan al?nacakd?r.

Ondokuzuncu Madde: Buca??n polis görevlileri müdürlerinin emri alt?nda ve çavu?luk görevine e? görevi yapan memurlar?n ve onba??lar?n yönetimlerinde bulunacaklard?r. Bunlar silâhl? olup, daha sonra belirlenecek ?ekildeki resmi elbiseyi giyeceklerdir. Ayl?klar? bucak bütçesinden ödenecektir. Görevleri d???nda kendi ki?isel i?leriyle u?ra?abilirler. Hizmetlerine göre atl? ve yaya olacaklard?r. E?er bunlardan H?ristiyan olup da askerlik bedeli vermekle yükümlü olanlar varsa bunlar görevli bulunduklar? süre içinde an?lan bedelden (vergiden) muaf tutulacaklard?r.
Yirminci Madde: Polis görevlileri öncelikle buca??n arazi ve yollar?n?n güvenli?ini ve dirli?ini devaml? ?ekilde korumakla yükümlü oldu?u gibi müdürün emri üzerine postalar?n korunmas? için ayr?lm?? olan güvenlik kuvvetlerine de kat?lmak ve mahkeme kararlar?n?n ve yasa hükümlerinin uygulanmas? için müdüre yard?m etmekle de yükümlüdürler.
 
Alt?nc? K?s?m
Jandarma

Yirmibirinci Madde: Her ilde özel nizamnâme gere?ince bir jandarma birli?i kurulacakt?r. Bu birli?in subay ve erleri Osmanl? Devleti’nin her s?n?f halk?ndan seçilecektir. ?llerde jandarma subay ve erleri bu göreve ehil olan s?n?f ve mezheplerine bak?lmadan her s?n?f halktan al?nacakd?r. Bu birli?in üçte ikisi buca??n yar?s? Müslüman ve di?er yar?s? Müslüman olmayan polislerden al?nacakt?r. Üçte biri ise askerî güçlerin en yetenekli çavu? ve ba?çavu?lar?ndan olu?mu? olacakt?r.

Sözkonusu birlik, düzen, disiplin ve e?itim konusunda Harbiye Nezâreti’ne ba?l? olup, bunlara ait gider ve maa?lar da il sand???ndan ödenecektir. Subaylar?n maa?lar? Orduda ayn? rütbede olan subaylar?n maa?lar?ndan az olmayacakt?r.

Yedinci K?s?m
Hapishâneler

Yirmiikinci Madde. Hapishânelerde zanl? olarak tutuklu bulunan ki?iler mahkûm bulunan ki?iler ile beraber bulundurulmamal?d?r. Hapishânelerin sa?l?k durumlar?n?n istenilen düzeyde bulunmas?na, tutuklu ve mahkûmlar?n haklar?nda bask? yap?lmamas?na dikkat edilmeli ve titizlik gösterilmelidir. Hapishâne müdür ve koruyucular? il vâlisi taraf?ndan atanacak ve bunlar polis ve jandarma görevlilerinden olacakt?r.

Sekizinci K?s?m
Ön ?nceleme Kurulu

Yirmiüçüncü Madde: ?l ve sancak merkezlerinde birer ba?kan ile biri Müslüman ve di?eri Müslüman olmayan iki üyeden olu?an birer ilk inceleme kurulu il vâlisi tarafindan kurulacakt?r. Bu kurullar jandarma tarafindan tutuklanan zanl?lar?n tutuklanma nedenini ara?t?rmak, derhal soru?turmalar?n? yapmak, yasa bak?m?ndan cezay? gerektiren bir hareketten dolay? zanl? iseler hapis olunmalar?, cezay? gerektirmeyen bir hareketten dolay? tutuklanm??lar ise polis gözetiminde olarak derhal serbest b?rak?lmalar? için emir vermek; hiçbir ki?inin sebebsiz ve yasa d??? olarak hapishânede kalmamas?na dikkat ve özen göstermek görevi ile yükümlüdürler.

??te bu amaçlar?n yerine getirilmesi için hapishâneleri ziyaret ederek hükümlülerin durumlar?n? inceleyeceklerdir.
 
Bu kurullar, tutanaklar haz?rlay?p valiye sunacaklard?r. Tutanaklarda polise getirilen ki?ilerden hangilerinin serbest b?rak?ld???n? ve hangilerinin hapiste kalm?? oldu?unu belirteceklerdir.

Dokuzuncu K?s?m
Kürt A?iretlerinin Denetlenmesi

Yirmidördüncü Madde: Göçebe Kürtlerin disiplin alt?nda yönetilmesi için her ilde vâlinin emrinde bir a?iret memuru bulunacakt?r. Bu memurun e?k?ya ve di?er suçlular? tutuklama ve mahkemelere gelmelerini emretmeye ve zorlamaya yetkileri olacakt?r. Bunlar?n yanlar?nda yeteri kadar adamlar bulunacak, ayr?ca yerel polisin dahi yard?m?n? isteyebileceklerdir.

Her Kürt a?ireti oturma yerini de?i?tirdi?i s?rada a?iret memuru emri alt?nda bulunan memurlardan birkaç?n? a?iretin yan?na katacakt?r. Bunlar a?iret yan?nda polis makam?nda bulunacak, suçlular? yakalay?p ilgili mahkemeye göndereceklerdir.

Göçebe Kürtlerin yerle?ecekleri yerlerin, yaylak ve k??laklar?n s?n?rlar? do?ru ve net olarak belirlenip, bunlar yer de?i?meleri s?ras?nda geçtikleri veyahut geçici olarak yerle?tikleri topraklar?n sahiplerine zarar verici olmamal?d?rlar. E?er sald?r?da bulunurlar veya geçtikleri köylerin halk?n?n can ve mallar?na zarar verdikleri görülürse bunlar?n bir daha yer de?i?tirmeleri ve gidi? geli?leri kesinlikle yasaklanacakt?r.

Silah kullanma izni nizamnâmesinin hükümleri gerek göçebe gerekse yerle?ik Kürtler hakk?nda da aynen uygulanacakt?r.

Yer de?i?tiren a?iretler bir yerde yerle?me?e raz? ettirilerek ziraatle u?ra?malar?na özen gösterilecektir. Bu amaç için di?er yerle?ik halk?n rahat ve huzurlar?na zarar getirmeyecek yerlerde sözkonusu a?iretlere toprak gösterilecektir. Seçmek ve seçilmek hakk? bir yerde yerle?mi? olmayanlara verilmeyip, bir buca??n topra??nda kesin olarak ve devaml? ?ekilde yerle?meyenlere ait olmayacakt?r.

Onuncu K?s?m
Hamidiye Atl? Alaylar?

Yirmibe?inci Madde: Yürürlükteki nizamnâmelerde belirlenen e?itim ve ö?retim zamanlar?n?n d???nda Hamidiye Atl? Alaylar?n?n görevlendirilmesine gerek duyuldu?unda an?lan alaylar yaln?z düzenli askerlerle birlikte ve bunun üçte birini geçmemek kaydiyle görevlendirilip il içinde da??t?labilirler. Belirli zamanlarda ve hizmet d???nda bulunduklar? s?ralarda Hamidiye Atl?lar? ne üniforma giyecek ve ne de silah ta??yacakt?r. O durumlarda redif askerleri hakk?ndaki yasa hükümlerine uygun olan Hamidiye Alaylar?na özel nizamnâmede gösterildi?i ?ekilde adi mahkemelerde sorgulanmalar? yap?lacakt?r (Askeri Düsturun dördüncü maddesi.).

Onbirinci K?s?m
Emlâk sahibi olabilme senetleri

Yirmialt?nc? Madde: Bir ba?kan ve dört üyeden yani ikisi ?slâm ve ikisi H?ristiyandan olu?an özel komisyonlar kurulacakt?r. Bu komisyonlar emlâk senetlerini ve kullanma haklar?n? denetleme ve ortaya ç?kard?klar? haks?zl?k ve usulsüzlükleri düzeltmekle yükümlüdürler. Bir özel komisyon bundan böyle sahip olma hukukunu en iyi ?ekilde sa?layacak bir usul haz?rlayacakt?r.
 
Onikinci K?s?m
Ö?ür (Onda Bir Vergi) Toplanmas?

Yirmiyedinci Madde: A’?âr da içinde oldu?u halde bütün devlet vergileri müdürün yönetimi alt?nda, do?rudan bucak kurullar?n?n seçip atayaca?? tahsildarlar taraf?ndan toplanacakt?r. Buca??n bütün halk? yükümlü oldu?u verginin tamam?n? ödemekle yükümlü ve sorumludur.

Yirmisekizinci Madde: Ö?ürlerin iltizam yolu ile toplat?lmas? ve angarya usulü kald?r?lm??t?r. Her yönetim merkezi bucaktan ba?l?yarak toplam?? oldu?u vergilerden devlet taraf?ndan kararla?t?r?lan ve onaylanan bütçesi gere?ince kendi yönetiminin giderleri için gereken mikdar? alacakt?r. Bunun gibi, ilin mâlî yönetimi ilin vergisi toplam?ndan o ilin yönetimine, bay?nd?rl?k ve maarif (Milli E?itim) hizmetlerine gerekli olan miktar? alacakt?r. Hiçbir zaman ve hiçbir durumda halk, gerek askerin ve gerek memurlar?n ihtiyaclar? olan oturma yeri ve erzak?n? kar??l?ks?z olarak vermeye mecbur olmayacakt?r.

Verginin ödenmemesinden dolay? bir mal?n zorla sat?lmas? gerekti?i durumlarda halk?n ihtiyac? olan e?yas?ndan, i?ine ve sanat?na ait olan alet ve malzemesinden yoksun edilmemesine dikkat ve özen gösterilecektir.

Onüçüncü K?s?m
Adliye

Yirmidokuzuncu Madde: Buca??n her mahallesinde ve muhtarlar?n ba?kanl???nda bir ?htiyar Heyeti bulunup o mahallenin halk? aras?nda meydana gelecek anla?mazl?klar?n giderilmesiyle yükümlü olacakt?r.

Otuzuncu Madde: Her ilçede bucaklar?n say?s?na oranla yeteri kadar Sulh Mahkemesi üyesi valinin teklifi üzerine Adliye Bakan? taraf?ndan atanacakt?r. Bunlardan birisinin merkez ilçede oturmas? ve ilçelerde bulunan üyelerin üçte birinin H?ristiyan olmas? gerekir. H?ristiyan üyeler H?ristiyan halk?n en çok bulundu?u merkezlerde bulundurulacakt?r.
 
Otuzbirinci Madde: Sulh Mahkemelerinin görev alan?na giren konular, önce istinafs?z yaln?z belde kurallar?na ayk?r? hareket ve istinafl? be?yüz kuru?, üç ay hapis cezas?n? geçmeyen suçlard?r. ?kinci olarak hukuk davalar?nda istinafs?z bin kuru?u geçmeyen âdî hukuk ve ticari davalar ile istinafl? be?bin kuru?u geçmeyen dâvâlard?r.

Otuzikinci Madde: Sulh Mahkemesi sadece iki taraf aras?n? bulmak için dahi toplanacak ve iki tarafin iste?i üzerine be?bin kuru?u geçen bir dava için hakem tayin edebilecektir. Hakem taraf?ndan ilâm (bildiri) verildi?inde iki taraf için de istinafa (bir üst mahkemeye) ba?vurmaya gerek kalmayacakt?r.

Otuzüçüncü Madde: Sulh Mahkemeleri, ilçe mahkemelerinin yerini ald?klar?ndan hukukî konularda verdikleri kararlar? Sancak mahkemelerinde istinaf olunacakt?r.

Otuzdördüncü Madde: Sulh Mahkemeleri taraf?ndan verilen hapis kararlar? ilçe hapishânelerinde yerine getirilecektir. Müdürler Sulh Mahkemelerinin verdikleri ilâmlar?n (bildirilerin) uygulanmas?nda gerek hukuka gerek cezaya dair olsun onlara yard?mc? olacaklard?r.

Otuzbe?inci Madde: ?lçe Mahkemeleri kald?r?lm?? oldu?undan Sancak Mahkemeleri hukukî konulardan be? bin kuru?u geçen dâvâlar? ve Sulh Mahkemelerinden hukukî konularda verilmi? olan kararlar?n istinaf?n? (bir üst mahkeme görevini) görebileceklerdir. Orada yaln?z bir hukuk mahkemesi bulunup, cinâyet mahkemelerinin yerine dahi gezici bir cinâyet mahkemesi bulunacakt?r. Sancak mahkemeleri diplomal? ve Adliye Bakanl??? tarafindan atanm?? bir ba?kan ile Sancak Kurullar? taraf?ndan düzenlenen defterde adlar? gösterilmi? ki?iler aras?ndan vâlinin seçece?i iki üyeden olu?acakt?r.

Otuzalt?nc? Madde: Sancak mahkemelerinin cinâyet dâireleri yerine gezici cinâyet mahkemeleri konulaca??ndan bunlar ilin yüksek mahkemesi üyelerinden seçilecek bir ba?kan ile istinaf mahkemesi taraf?ndan Sancak Sulh Mahkemesi üyelerinden biri Müslüman di?eri H?ristiyan olarak atanm?? iki üyeden olua?cakt?r. Cinâyet mahkemesinin dola?mas? s?ras?nda Sulh Mahkemesi üyelerine bir ödenek verilecektir.
 
Otuzyedinci Madde: Gezici cinayet mahkemesi s?ra ile her ilçeye, ilin ve sancaklar?n merkezlerine ve bulunmas? gereken her ilçeye gidip Sulh Mahkemelerinin suç cinsinden olan konularda istinaf olarak verdikleri kararlar?, gerek cinayet gerek be?yüz kuru? para cezas? ve üç ay hapis cezas?n? a?an davalar? istinafs?z dinleyecektir. Cinayet dâvâlar?nda verdi?i ilâmlar yaln?z temyiz olunabilecektir.

Otuzsekizinci Madde: Gezici cinâyet mahkemesinin ba?kan? bir ilçeye vard???nda sorgu hâkimi taraf?ndan sorgusu yap?lm?? ve derhal mahkemesi görülmesi gereken konular?n ve istinafi alt?nda bulunan dâvâlar?n defterini isteyecektir. Sözkonusu konularda bir uygunsuzluk veya gereksiz bir gecikme görülür ise Adalet Bakanl???’na derhal bir rapor sunacakt?r. Bu gezici mahkemelerin ilçeye vard?klar?nda ve gidi?lerinde hapishâneleri gezip mahkûmlar?n durumlar?n? inceleyip, tutuklanma tezkerelerini de inceleyecektir.

Otuzdokuzuncu Madde: ?lin Yüksek Mahkemesi bir ba?kan ve yeteri kadar üyeden olu?ur. Kendisine ait hukuk davâlar?n? dinler. Gezici mahkemelere bir ba?kan verir. Hukuk dâvâlar?nda üst mahkeme (?stinaf Mahkemesi) görevini yürüttü?ü gibi cinâyet davalar?nda da Cinâyet mahkemesidir. Bir ba?kan ve iki üye bulundu?u anda mahkeme kurulmu? olur. Kendisine ba?l? bir savc? ile yeteri kadar yard?mc?lar? bulunacakt?r.

K?rk?nc? Madde: Sulh Mahkemelerinin kararlar? ve bütün mahkemelerin ilâmlar? Türkçe düzenlenecektir. Türkçe olan metni yerine ve taraflar?n diline göre Ermeni dilinde bir tercümesi de olacakt?r.

**************************************************************************,

Vak?f Ar?ivi
Y?ld?z Ermeni Meselesi, Cilt 5, BeIge No. 1

?ngiltere, Fransa ve Rusya elçileri taraf?ndan Anadolu’daki adlar? bilinen illerde uygulanmas? için düzenlenen ?slahat tasar?s?n?n incelenen içeri?i hakk?nda görü?ler:

Birinci K?s?m
Vâliler

— Valiler ve di?er bütün devlet memurlar?n?n yetenekIi ve dürüst kimselerden seçilmesi ve atanmas?; kötü tutum ve davran??lar? görülenlerin görevlerinden al?nmas? ve de?i?tirilmeleri, gere?inde yarg?lanmalar? zaten yürürlükte bulunan yasa ve nizamlar?n hükümlerindendir. Padi?ah Buyru?u ile atanacak olan valilerin bundan sonra da bu yasa ve nizamlar çerçevesinde seçilmelerine Osmanl? Hükumeti bir kat daha dikkat ve özen gösterir. 1856 tarihinde ç?kar?lan Yüsek “Islahat Ferman?’ hükümlerinden oldu?u üzere Osmanl? Devleti tebaas? (halk?) hangi milletten olursa olsun yetenek ve becerilerine göre herkes hakk?nda geçerli olacak nizamlara uyularak görevlendirilse de valilik gibi yönetim i?lerinin en önemli göreviyle üstlendirilecek ki?inin sivil yönetimin her derecesinde çal??m?? olup tecrübesi olmas?na, özellikle tasar?da adlar? geçen vilâyetlerin halk?n?n mezhep ve di?er anla?mazl?klar?na, resmi nüfus kay?tlar?na göre her bak?mdan yönetim ?ekli ve nüfusca halk?n ço?unlu?u Müslüman olmas? bak?m?ndan vâlinin ki?isel olarak atanmas? hakk?nda yürürlükteki usulün de?i?tirilmesi halinde oralar?n yönetim düzenlemesine kar??l?k huzur ve güveni bozacak kar???kl?klara sebeb olaca??na kesin gözle bak?ld???ndan bölgenin gere?ine göre Müslüman olmayan halk?n nüfusca en çok say?ya sahip olan?ndan Müslüman olmayan bir vali yard?mc?s? atanmas? uygundur.

— Yasalara dayan?larak görevden al?nmas?n? gerektirecek kötü davran??? belirlemedikçe valilerin ve di?er memurlar?n görevlerinden al?nmad?klar? sekiz on y?ld?r görevlerinde kalm?? valiler ve di?er memurlar?n varl?klar? ile kan?tlanm?? oldu?una göre sebebsiz yasa d??? kimsenin görevden al?nmamas? yürürlükte bulunan usulden bulunmaktad?r. Bu bak?mdan ayr?ca vâlilerin be? y?l süre ile görevlerinin s?n?rland?r?lmas? kayd?na gerek görülmemi?tir.

— Vâlilere yard?mc? atanmas? ?ekli birinci maddenin sonunda belirtilmi?tir. Görevlerinin ayr?nt?lar? da Düstur’da yay?nlanm?? bulunan “?dâre-i Umumiye-i Vilâyât Nizamnâmesi = ?llerin Genel Yönetim Tüzü?ü”nün ikinci k?sm?nda geni? ve aç?k bir ?ekilde yaz?lm?? bulunmaktad?r.
 
?kinci K?s?m
Mutasarr?flar

— ?l merkezi gibi ba?l? livalar?n (sancaklar?n) ço?unda dahi nüfus bak?m?ndan ço?unluk Müslüman halkda oldu?undan mutasarr?fl?klara Müslüman Türk memurlardan yetenekli ve bilgili ki?ilerin atanmas? durumun ve i?in gere?inden görülmektedir. Ancak, Devletçe gerekli görülen livalara güçlü ve dürüst ki?ilerden Müslüman olmayan yard?mc? atan?r.

Üçüncü K?s?m
Kaymakamlar

— ?lçe kaymakaml?klar? Mülkiye Mektebi’nden (Siyasal Bilgiler Fakültesi) diploma alarak mezun olmu? olanlara özel olarak ayr?lm?? bulunmaktad?r. Bugün Müslüman ve Müslüman olmayan kimselerden ilçe kaymakaml?klar?na ?çi?leri Bakanl???’n?n teklifi ve Padi?ah?n onay? ile Fakülteliler atanmakta oldu?undan kaymakaml?k seçiminde bu usulün devam ettirilmesi uygundur. Fakülteden mezun olmay?p da bugün kaymakaml?klarda görevli bulunan ve dürüst ve do?ruluklar? denenmi? olan Müslüman ve Müslüman olmayan ki?iler de valilerin teklifi ve ?çi?leri Bakanl???n?n onay? üzerine Padi?ah Buyru?u ile kaymakaml?klara atan?r. Bu çe?it kaymakamlar?n hiçbir ?ekilde lekelenmemi?, dürüstlükleri, do?ruluklar? iyi hal ve davran??lar? devletçe denenmi? ve bilinmekte olan ki?ilerden olmas?na memuriyet sicillerine bakmakta dikkat edilip titizlik gösterilecektir.

— Kaymakaml?k emrinde Mal Müdürü ve Tâhrirat Kâtibi (yaz??ma memuru) gibi yard?mc? memurlar bulundu?undan bütün ilçelere ba??ms?z yard?mc?l?klar konulmas? büyük harcamalara yol açaca?? gibi i? bak?m?ndan da gerekli görülmeyecektir. Bu yönden sözkonusu yard?mc?l?klar?n genel olarak konulmas?ndan ise önemli duruma sahip bulunan baz? kaymakaml?klara konulmas?; bu durumda da kaymakam Müslüman ise yard?mc?s? H?ristiyan ve kaymakam H?ristiyan ise yard?mc?s? Müslüman olmas? uygun görülür. ?llerin Genel ?daresi Nizamnâmesinin dördüncü k?sm?nda görevleri belirtildi?i ?ekilde ilçelerde, Müslüman ve Müslüman olmayan üyeleri halk taraf?ndan seçilmi? ?dare Meclisleri var oldu?undan ve bölgenin sorunlar?n? her bak?mdan görü?üp tart??maya ve çözümlemeye yeterli olabilece?inden bay?nd?rl?k ve di?er i?lere bakmak üzere ilçelerde ayr?ca birer meclis kurulmas?na gerek görülemez. Bu ?dare Meclisi üyelerinin seçilme usulleri Vilayet Nizamnâmesiyle Nahiyelerin ?daresi Nizamnâmesinde kay?tl?d?r.

Dördüncü K?s?m
Nahiyeler (Bucaklar)

— Bucaklar?n kurulu? esaslar? eski Ba?bakan merhum Ali Pa?a zaman?nda düzenlenmi? olan 21 Ocak 1871 tarihli ?llerin Genel Yönetimi Nizamnamesinin doksandördüncü maddesinden yüzalt?nc? maddesine ve yine eski Ba?bakan merhum Mahmut Nedim Pa?a zaman?nda düzenlenen 6 Nisan 1876 tarihli Nahiyelerin Yönetim Nizamnâmesinin birinci maddesinden yirmisekizinci maddesine kadar yaz?l? bulunan hükümlere uygun olarak yürütülebilir ise de Osmanl? memleketlerinin köy ve kasabalar?nda halk?n ço?u karma mezheplerden oldu?undan aç?ldand??? ?ekilde ayn? mezhepten olan köylerin bir buca?a ba?lanmas? ?eklinin uygulanmas? mümkün de?ildir.

— Her buca??n bir müdürü ve buca??n yönetimine bakmak üzere bir kurulu bulunmas? maddeleri yine sözkonusu nizamnâmeye göre uygulanmas? mümkün ise de bucak kurulunun sekize kadar üyesi bulunmas?na dair an?lan nizamnamede bir madde bulunmas?yla birlikte Müslüman ve Müslüman olmayan üyelerin dörtten ibaret olmas? ve üyelerin her y?l yar?s?n?n de?i?tirilmesi ?ekli daha uygun olur.

— Bucak kurullar?n?n seçilme ?ekli an?lan nizamnâmeye göre olaca?? gibi e?er halk?n?n tamam? ayn? halktan olu?an bucak ise o zaman üyelerinin o halktan seçilmesi ve olu?mas? ola?and?r. Halk? karma oldu?u takdirde halk?n az?nl?k k?sm? yirmibe? hâneden az de?il ise önemi oran?nda üye bulundurulmas?n?n kayda konulmas? uygun görülmü?tür.

— Bucak Müdürleri ve yaz?c?lar? ?imdiye kadar zaten kadrolu (muvazzaf) olduklar? gibi Bucaklarca kurulacak te?kilat s?ras?nda bu maa?lar?n genel ödemeler çerçevesinde ödenmesi ola?and?r. Ancak bucaklar?n kendi harcamalar?n?n ödenmesi için bütçe düzenlenmesi usulünün an?lan nizamnâmede yeri yoktur. Bütçe düzenlenmesi konusu il merkezine aittir.

— Bucak Kurulu üyelerinin seçilmesinde ?dâre-i Umumiye-i Vilâyât (?llerin Genel Yönetimi) Nizamnâmesiyle ?dâre-i Nevâhî (Bucaklar?n Yönetimi) Nizamnâmesinde bulunan kay?t ve ?artlara uyulmas?yla beraber seçilecek üyelerin bir cinayet ve politika suçuyla mahkum bulunmam?? olmas? dahi ?artt?r.

— Bucak müdürlerinin kurul üyeleri gibi halk taraf?ndan seçilmesi bucaklar?n Yönetimi Nizamnâmesinde yer almakta ise de seçilmi? üyelerin aralar?ndan birini müdürlü?e seçmesi ve do?rudan do?ruya valiye bildirmesi an?lan nizamnâmede yer almamaktad?r. Bu husus halk müdürü dahi seçtikten sonra ba?l? oldu?u ilçe kaymakaml??? ve Liva (Sancak) Mutasarr?f?n?n yaz?s? ile Vali taraf?ndan memuriyetinin yaz?l? olarak onaylanaca?? ?eklinde yer almaktad?r. ?u kadar ki, müdürlerin atama veya seçilmi? olmas? konular? Avrupa ülkelerinin baz?s?nda dahi kesin kararla?t?r?lm?? de?ildir. Osmanl? Devleti’nin özel durumlar? gere?ince bu müdürlerin devlet taraf?ndan atanmalar? genel yararl?l?klar aç?s?ndan da gereklidir. Bu bak?mdan Osmanl? Hükumetince de bugün görevde bulunan müdürler gibi an?lan iki nizamnâmeye uygun olarak görevlendirilecek bucak müdürlerinin devlet taraf?ndan seçilip atanmalar? ?ekli uygun görülecektir.

— Bucaklar?n Yönetimi Nizamnâmesinin onikinci maddesinde belirtildi?i ?ekilde devlet memurlu?unda bulunanlar okul ö?retmenleri ve papazlar müdürlü?e seçilemez.

— Bu husus, Bucaklar?n Yönetimi Nizamnâmesinin onalt?nc? maddesine uygun ise de son fikras? ayk?r?d?r. Çünkü sözkonusu nizamnâmenin son f?kras?nda müdür ve üyelerin tekrar seçilmeleri uygundur diye aç?ldamada bulunulmu?tur. Bucaklarda üyeli?e yetenekli kimselerin çok bulunamayaca?? ve müdürlerin atama ?eklinin uygun görüldü?ü göz önünde tutulursa üyeler hakk?nda Nizamnâme maddesi i?in esas?na daha uygundur.

— Bucak Müdürleri ve Kurullar üyelerinin yükümlü olduklar? görevler, seçilmeleri ve yenilenmeleri durumu Bucaklar?n Yönetimi Nizamnâmesinin yirminci maddesinden yirmiyedinci maddesine kadar olan maddelerin içeri?ine göre yürütülür.

— ?llerin Kurulu?u ve ?llerin Genel Yönetimi Nizamnâmeleriyle Bucaklar?n Yönetimi Nizamnâmesinin ilgili maddelerine uygundur.
 
— ?llerin Yönetimi Nizamnâmesi, Bucaklar?n Yönetimi Nizamnâmesine uygundur.

Be?inci K?s?m
Polis

— Bucak halk?ndan bucak kurullar? taraf?ndan poils seçilmesi ve görevlendirilmesi yürürlükte bulunan nizamnâmelerde yer almamaktad?r. Ayr?ca, bir bucakta bulunacak polis görevlileri o bucak halk?ndan seçilip görevlendirildi?i takdirde akrabas? ve yak?nlar? bulunmas? ve baz? kimselerle de ki?isel dü?manl??? olabilece?i beklentisi gözönünde bulunduruldu?unda güvenlik hizmetini gere?i ?ekilde yerine getiremeyece?i ve tarafs?z hareket etmeyece?i bak?m?ndan gerek polis ve gerek jandarma görevlilerinin Osmanl? uyruklu güvenilir, namuslu ki?ilerden olmas?, her ilin s?n?rlar? içinde oturan Müslüman ve Müslüman olmayan nüfusun genel oran? say?s?yla uygun olacak ?ekilde il merkezince düzenlenip görevlendirilmesi, ilin genel jandarma ve polis güçlerinden duyulan ihtiyaca göre ilçelere ait k?sm?n?n art?r?lmas? ve bunlardan yeteri kadar?n?n da bucak merkezlerine ayr?lmas? güvenli?in korunmas? bak?m?ndan amac?n sa?lanmas? için yeterli görülmektedir.

— Bucak merkezinde bulunacak polisler güvenlik i?lerinde normal olarak müdür yönetiminde hareket edecekleri gibi polisler çok say?da olacaklar?ndan içlerinde polis komiseri de bulundu?u halde yürürlükteki kurallara göre hareket etmeleri ola?and?r. Silâh ve elbiseleri bugünkü belirli ?ekil ve duruma uygun olacakt?r. Ayliklar? ilçe Mal Sand?klar? taraf?ndan ödenir. Bunlar kadrolu olduklar?ndan devaml? olarak güvenlik hizmetlerinde bulunacaklar?ndan ki?isel i?leriyle u?ra?malar? do?ru olamaz. Ayr?ca silah alt?nda bulunan askeri görevliler bile yerlerine göre devlete vergi vermekte iken Müslüman olmayan polislerin askeri bedelden ayr?cal?kl? tutulmalar?na yer yoktur. Polisler bulunduklar? yerler içerisinde görev yapt?klar?ndan bunlardan atl? polis görevlendirilmesi geçmi?te olmad??? gibi ?imdi de gereksizdir. ?llerde yeniden ne miktar polis görevlendirilmesi gerekece?inin yerlerinde yap?lacak inceleme ile belirlenerek gere?i kadar polis görevlendirilip, bo?una harcama yapmamak için gerçek ihtiyac?n üstüne ç?kmamak gerekir.

Bunlar?n görevlendirilme usulleri yükümlü ve sorumlu bulunduklar? görevleri yürürlükte bulunan ve geçerli olan polis kurulu?u hakk?ndaki kurallara ba?l? olup, ba?ka türlü bir ?ekil ve yeni bir kurulu? hakk?na sahip olamayacaklar? kay?t olunur.

— Yol ve geçitlerin güvenli?inin ve emniyetinin sa?lanmas? korunmas? ve postalar?n güvenlik içinde geçi?leri gibi güvenlik hizmetleri yaya ve atl? jandarmaya ait olup gere?ine göre düzenlenip gönderilmeleri sancak ve ilçe merkezlerine aittir.
 
Alt?nc? K?s?m
Jandarma

— Jandarma erlerinin yerlerinin gere?ine göre Müslüman veya Müslüman olmayan ?eklinde düzenlenip yaz?lmas?, subay ve küçük subaylar?n Osmanl? Ordusunda görevli olanlardan seçilmesi uygun oldu?u gibi jandarma erlerinin ayl?klar?n?n askeri erlerinin ayl?klar?ndan fazla ve subaylar?n?n maa?? da ordu subaylar?n?n maa??na e? bulundu?u, maa? ve di?er giderlerinin il sand?klar?nca ödenmesi geçerli olan usul ve kural gere?idir.

Yedinci K?s?m
Hapishaneler

— Zanl?lar tutuk evlerinde, mahkûmlar da hapishânelerde tutuklu ve hapis olunmaktad?rlar. Hapishânelerin sa?l?k durumlar?n? denetlemek ve incelemek vâli, mutasarr?f ve kaymakamlara ait oldu?u gibi savc?lar dahi bu konuda denetlemede bulunmakla yükümlüdürler.

Hapishânelerde müdür, gardiyan ve yaz?c? gibi memur ve hizmetli bulunmaktad?r. Tutuk evleri ve hapishânelerin bunlar arac?l??? ile bir kat daha düzene konulmas? hakk?nda önerilerde bulunulabilir.

Tutukevleri ve hapishânelerin korunmalar? için jandarma ve polis görevlileri dahi hizmettedirler. Tutuklu ve hükümlülerin hakk?nda i?kence ve bask? i?lemleri yasa ile yasak olup bunu yapanlar hakk?nda a??r cezalar uygulanmas? da yasada belirtilmi?tir.

Sekizinci K?s?m
Ön ?nceleme Kurulu

— Bu inceleme i?lemleri ?imdi ?stanbul ve di?er illerde polis kurullar? taraf?ndan yerine getirilmektedir. Önerilen ?ekil ise ?llerin Genel Yönetimi tâlimât?nda yer alm?? bulunmaktad?r.
 
Dokuzuncu K?s?m
Kürt A?iretlerinin denetlenmesi

— Göçebe Kürt a?iretlerinin disiplin alt?nda yönetilmesi, e?k?ya ve suçlular?n yakalan?p mahkemeye gönderilmeleri için her ilde bir a?iret memuru bulundurulmas? ?ekli i?lerlik yönünden yarar sa?lam?yaca?? gibi uygulanmas? da mümkün görülemez. Çünkü her a?iretin reislerinin di?er bir a?irete etkili olabilmesi uzak beklentidir. Bu bak?mdan a?iretler içinde e?k?ya ve suçlular?n izlenmesi, tutuklan?p mahkemelere gönderilmesi i?i ilin güvenlik kuvvetlerine ve valinin emirlerine ve önlemlerine ait olmas? gerekir.

Sözkonusu a?iretler ço?unlukla göçebe cinsinden olmay?p geçinmeleri binek ve kesimlik hayvan besleme?e ba?l? oldu?undan yaz?n yaylaklara ve k???n da köy ve kasabalarda bulunan ev ve yurtlar?na gidip gelmekte olduklar?, yaylak ve k??laklara gidi? geli?leri s?ras?nda geçecekleri yerler önceden belirlenerek yerle?ik halk?n mal ve ?ah?slar?na herhangi bir zarar vermemeleri için Ordu Mü?iriyeti taraf?ndan atanm?? bir subay komutas?nda yeteri kadar asker ve valiler taraf?ndan görevlendirilmi? jandarma ve subay ve erleri bulundurulmas?, geçi? nizamnâmesiyle silâh ta??nmak hakk?ndaki genel nizamnâme hükümlerinin bunlar hakk?nda da aynen uygulanmas?na özen gösterilmesi, emir ve önerilere ayk?r? hareketlerde bulunmayacaklar?n? güvence alt?na almak için k??laklar?na dönünceye kadar a?iret reisleri taraf?ndan visak denilen akraba ve yak?nlar?ndan a?iretce sayg? duyulan ve güvenilir birisinin ili?ki ve yak?nl???na göre il merkezine ve sanca?a gönderilerek yerle?tirilmesi bazan geçerli bir usul gere?i oldu?undan bu ?eklin dahi yürürlükte bulundurulmas?; her zaman çad?rda ve göçebe halinde bulunan a?iretlere devletçe öncelik tan?narak toprak ve tarla verilerek yerle?melerine özen gösterilmesi gerekli önlemlerden say?l?r.

A?iret reislerinin bir k?s?m kötü kimselerin aldatmalar? ve iftiralar? ile zarar görmemelerine ve tehlike ile kar??la?mamalar?na valiler, mutasarr?flar ve kaymakamlar taraf?ndan son derece özen gösterilecektir.

Onuncu K?s?m
Hamidiye Atl? Alaylar?

— Hamidiye atl??ar?n?n belirli zamanlar d???nda silah alt?na al?nmalar? gerekti?inde ne ?ekilde görevlendirilmeleri gerekti?ine dair görü? bildirilmi? ise de bu alaylar?n nizamnâmelerinin yeniden ele al?nm?? olmas? nedeniyle e?itim zamanlar?n?n d???nda elbise giymemek ve silah ta??mamak durumuna ait olacak kay?t ve ilgi dahi yap?lacak nizamnâme hükümlerine ba?l? olacakt?r. Bunlar?n erleri e?itim zamanlar? d???nda yani silah alt?nda bulunmad?klar? bir zamanda yasal kovu?turmay? gerektirir bir durumlar? meydana geldi?inde normal mahkemelerde mahkeme edilmeleri usulü yürürlüktedir.

Onbirinci K?s?m
Emlâk sahibi olabilme senetleri

— Ta??nmaz mallara sahip olma ve kullanma hususu daha önce Osmanl? Hükûmeti taraf?ndan ele al?nmm? ve vaktiyle gerek ?stanbul’da ve gerek ta?rada de?i?ik ?ekillerde senetler verilirken bu usulün kald?r?lmas?yla her çe?it emlak ve toprak için Defter-i Hâkânî Nezâreti (Tapu Kadastro)’nden genel senet verilmesi usulü ve kural? yürürlü?e konulmu?tur. Gerek devlet arazisi ile vak?f arazisi ve gerek kullan?lan bütün emlâk için ad? geçen bakanl?ktan “Senedât-? Hâkâniye” (Resmi Belge) verilmekle halk?n sahip olma ve kullanma hakk? hukuku sa?lanm?? ve belgelendirilmi?tir.

Emlâka sahip olma ve kullanma ile ilgili durum ve i?lemlerin incelenmesinde ilgili yasa hükümlerinin bilinmesi gerekece?ine göre yerlerince Müslüman ve Müslüman olmayan üyelerden olu?an komisyonlarla yaln?z bu incelemenin yerine getirilmesinin mümkün olamayaca??ndan il merkezinde bulunan Defter-i Hâkânî (Tapu ve Kadastro) ve merkez sancakta bulunan arazi memurlar?n?n ba?kanl???nda olarak iki Müslüman ve iki Müslüman olmayan dörder üyeden olu?an komisyonlar kurulmas?yla bu konuda incelemelerde bulunulmas? uygun olur. Ancak, bu komisyonlar?n as?l görevi hak iddias?nda bulunanlar?n delil olarak gösterdikleri senet ve belgelerin do?rulu?unu incelemektir. Bununla beraber halk?n baz?s? yasa hükümlerini bilmedi?inden dolay? sahibi oldu?u emlâk ve arazisinin resmi senedini almam?? olaca??ndan ve ayr?ca sözlü bildiri ile senet elde etmi? kimseler dahi bulunaca??ndan yap?lacak olan incelemede bu önemli nokta dahi gözönüne al?narak, arazi ve emlâkini nas?lsa vaktiyle senede ba?latmam?? olan hak sahibinin o emlâk ve arazide sat?n alarak, miras yoluyla veya üstünlükle elde etmi? oldu?u kullanma hakk?n?n etrafl?ca ara?t?r?l?p hakk?n sahibine verilmesi, belge gösterilmiyor denilerek eski hakk?ndan mahrum b?rak?lmamas?, bir yolunu bulup sened elde edenlerin asl?nda sahip olma hakk? olmayanlar?n da ellerindeki senedi ne ?ekilde elde ettikleri de iyice ara?t?r?larak ?unun bunun emlâkinin haks?z el konmadan ve sald?r?dan kurtar?lmas?, k?sacas? uydurma ve gerçe?e dayanmayan davalara meydan b?rak?lmamas?, özellikle vak?f arazi ve emlâkin zarardan korunmas?na önemle özen gösterilmesi sözü edilen komisyonlar?n önde gelen görevlerinden olmal?d?r. Komisyonlar?n karara ba?lad?klan durumlar? ?l ve Sancak ?dare kurullar?nda incelenerek onaylanmas? ve yasal olarak mahkeme olunmas? ve hükme ba?lanmas? gereken konular?n da ilgili mahkemelere gönderilmesi uygun olur. Bu husus için merkezi yönetim esas?na da uygun olmak üzere her y?l merkezden en namuslu ve dürüst, hiçbir ?ekilde lekelenmemi? dört ki?i seçilerek illere gönderilmesiyle hakk? ve do?ruya ayk?r? i?lemler yap?l?p yap?lmad??? denetlenerek Bâb-? Ali’ye bildirmeleri ile kontrol alt?na al?nm?? olacakt?r.

Onikinci K?s?m
Ö?ür (Onda Bir Vergi) Toplanmas?

— Genel olarak ö?ür gelirlerinin halktan para olarak (bedel) al?nmas? halk?n durumlar?na göre mümkün olamad??? çok kere ve çe?itli yerlerde yap?lan denemeler ile bilinmektedir. Halk?n ö?ür paylar?n? ürün zaman? aynen vermelerinin kendilerince daha kolay oldu?u aç?kça bellidir. Bununla beraber ?hale-i A’?âr Nizamnâmesi’nde a’?âr?n köy köy artt?rmaya konulmas?, halk taraf?ndan vergi toplanmas? i?inin üstlenme (iltizam) iste?inde bulunulmas? durumunda kendilerine verilmesi kay?tl? bulundu?undan bu usulün ayn? ?ekilde devam? ve uygulanmas? zaruri görünüyor.

Devletin di?er mallar?n?n gelirlerin toplanmas? için daha önce tahsildarlar görevlendirilmi? ise de bu gelirlerin istenilen ?ekilde elde edilmesi ve toplan?lmas?nda halka kolayl?k ve rahatl?k getirici bir durum ve i?lem sa?lanamam?? oldu?undan bu konuda güvenlik kuvvetlerinden ayr? olarak özel bir vas?ta dü?ünülmü? ve vergi toplama bölükleri kurulmu?tur. Bunlar gidecekleri yerlerde yem ve yiyecekleri halktan istememek ve uygunsuz davran??larda bulunanlar olur ise a??r ?ekilde cezaland?r?lmak maddesi dahi konulmu?tu.

Belirlenmi? mallar?n halktan al?narak Mal Sand?klar?na verilmesi hususlar? da halk taraf?ndan seçilmi? bulunan köy ve mahalle muhtarlariyle kabz?mallar?na aittir. Toplama bölükleri görevlilerinin toplanacak paraya el sürmemeleri de kararla?t?r?lm?? usuldendir.

Bu durumda, bucak kurullar?nca seçilip atanmas? istenilen tahsildarlar bugün aç?kland??? ?ekilde halk taraf?ndan seçilmi? olan muhtar ve kabz?mallar demek oldu?undan bu konuda yeniden bu usulün yerine öyle bir ?eklin dü?ünülmesine ve kurulmas?na gerek görülmedi?i san?l?r.

— A’?âr?n vergi toplay?c?lara (iltizama) verilmeyip vergi dairesince yönetilmesi usulü de devletce denenmi? fakat idarece istenilen sonuç elde edilememi?, devlet mallar?nda zarar ve halk taraf?ndan da çe?itli ?ikâyetler meydana gelmi?tir. Bu nedenle istekli ki?ilere toplat?lma (iltizam) usulü tekrar konulmu?tur. Ancak, bu konuda ?ikayete sebeb olacak bir durum meydana gelmemesi için A’?âr Nizamnâmesi’nde birtak?m kay?tlar ve esaslar konulmu?tur. Bunlardan a’?âr?n toptan ihale edilmesi usulü kald?r?lm?? yerine halk?n da ilgi göstermesi ve kolayl?k sa?lanmas? için önceki maddede aç?kland??? ?ekilde köy köy artt?rmaya konulmas? ve halk ad?na dahi toplanma usulü getirilmi?tir. Ayr?ca, mültezimlerden (vergi toplama i?ini üzerine alanlar) vergi toplanmas? s?ras?nda halka zorluk ç?karanlar? devlet mahkemeye verece?i gibi hak?n mültezimlerden ?ikâyette bulunmalar? ve dava etmeleri için serbestce Yönetim Kuruluna ve mahkemelere ba?vurma usulü dahi yürürlüktedir.

Angarya usulü eskiden beri tamamen yasak olup buna kalk??anlar da sorumlu tutulurlar. Bu bak?mdan bu konuda yeniden bir madde ve kural koymaya gerek yoktur.

Bucaklarda mal sand?klar? kurulmas? ve aç?lmas? da daha önce denenmi?, i?lerlik bak?m?ndan bir yarar ve düzenlilik görülememi? ve devlet mallar? hiç yokdan zarara u?ram?? oldu?undan tekrar denemenin maddi olarak ve yarar bak?m?ndan gere?i olmay?p bu konuda bucaklar?n il bütçesinde bulunan belirli giderlerini aydan aya ilçe mal sand?klar?ndan almas? usulünün sürdürülmesi gerekir.

?lin ve ba?l? sancaklar?n bütçede bulunan giderleri dahi mal sand?klar?nca kar??lan?r. ?n?aat, onar?m ve yol yap?mlar? ile ilgili yat?r?mlar, para ile veya bedel olarak çal??acak i?çilerle ilgili i?lemler Nâf?’a Nezâreti (Bay?nd?rl?k Bakanl???)’ne aittir. Bu konuda illerle haberle?meler yap?larak gerekli para ödenmekte oldu?u gibi Milli E?itim yönetimi ve giderleri için gerekli para da Maârif Nezâreti (Millî E?itim Bakanl???)’nca kar??lanarak gerekli yerlere bildirilerek ödemeleri yap?lmaktad?r. Yürürlükteki nizamnâme esaslar?na göre bundan sonra da bu usul üzerine i?lemlerin sürdürülmesi gerekli görülüyor.

Gerek memurlar?n gerek askeri görevlilerin oturma yeri ve yiyecekleri için halk?n kar??l?ks?z bir?ey verdi?i kesinlikle olmam??t?r. Halk?n yükümlü bulunduklar? vergilerin toplanmas?ndan dolay? ?iddet önlemlerinin meydana gelmedi?i, vergi ve askerlik bedeli gibi al?nmas? gerekli paralardan her y?l halk?n üzerinde alacak kalmaktad?r. Bununla beraber oturdu?u evinin, geçimine yeterli olacak kadar topra??n?n, sanat?na ait araç gereçlerinin, çiftçilik aletlerinin, çift hayvanlar?n?n ve tohumlu?unun gerek devlete olan borcu gerek ki?iye olan borcu için sat?lmas? uygun olmad??? hakk?nda yürürlükte yasa maddesi mevcut oldu?undan yeniden yasa maddeleri konmas?na gerek yoktur.

Onüçüncü K?s?m
Adliye

— Bucaklarda nizamnâme esaslar? gere?ince küçük anla?mazl?klar? bar?? yolu ile gidermek üzere ?htiyar Heyetleri vard?r.

— ?lçelerde Mahkemelerin kurulu? yasas?nda belirtildi?i ?ekilde Bidâyet (Ba?lang?ç) mahkemeleri vard?r. Sulh daireleri de köylerde ?htiyar Heyetleri, bucaklarda da Bucak Kurullar?d?r. Bunlar?n görevleri ile i? alanlar?ndaki yetkilerinin derecesi an?lan yasada kay?tl?d?r. Bu bak?mdan önerildi?i ?ekilde ilçe ve bucak merkezlerinde ve sulh hâkimleri kurulu?u hakk?nda yasa maddesi olmad??? gibi bucak ve köylerde sorunlar? ve yasa hükümlerini anlamada ehil kimse bulunam?yaca??ndan öyle geni? çapl? görevler ile sulh hâkimleri atanmas? uygun görülmemektedir.

— Sulh Mahkemeleri kurulmas?na gerek görülmedi?i önceki maddede aç?kland???ndan görevleri konusuna da gerek yoktur.

— Hukuk davâlar?nda taraflara hakem tayin etmek mahkemelerin görevi de?ildir. Ticaret yasas? gere?ince ?irket (ortakl?k) davalar?nda ticaret mahkemeleri taraflara bilirki?i tayin ettirir. Bununla beraber Sulh Mahkemelerine gerek olmad??? aç?kland???na göre böyle bir görevin konulmas? yönünün daha fazla incelenmesine yer yoktur.

— Sulh Mahkemeleri kurulmas?n?n mümkün ve yararl? olmad??? ve bu konuda yürürlükteki sulh dairelerinin devam ettirilmesinin gerekli oldu?u aç?klanm?? oldu?undan ilçe Bidâyet mahkemelerinin de devaml?l??? ola?and?r.

— Yukar?da yap?lan aç?klamaya göre Sulh Mahkemelerinin kurulmas?na gerek olmad???ndan ona görev olarak gösterilen bu i?lem dahi dü?er.

— ?lçelerde Bidâyet (Ba?lang?ç) Mahkemelerinin devam ettirilmesi gere?i aç?klanm??t?. Sancaklarda bulunan Bidâyet, Hukuk ve Cezâ Mahkemelerinden Cezâ Mahkemesinin yerine cinâyet davâlar?n? görmeye mahsus olmak üzere gezici cinâyet mahkemeleri kurulmas? Adli yasalar d???nda görülmü?tür. Ayn? zamanda bunda yarar ve imkân dahi dü?ünülemez. Çünkü ula??m yollar?n?n güçlü?ü nedeniyle böyle bir mahkemenin kurulmas?yla dola?mas? uzun zaman alacakt?r. K?? mevsiminde baz? yer ve mevkie göre yollar kapal? bulunacakt?r Bu bak?mdan birtak?m cinayet dâvâlar?n?n, özellikle acele kovu?turmas? yap?l?p mahkemesi görülmesi gereken kan?tl? suçlar?n sözkonusu mahkeme heyeti vakit ve zaman?nda gelememesinden dolay? mahkemeleri geri kalacakt?r. Kararda etkili ve geçerli olacak delil ve izlerin elde edilmesi zorla?acak ve bu ?ekilde de genel ve ki?isel dâvâlar?n kayb?na yol aç?lm?? olacakt?r.

— Yukar?daki maddede aç?kland??? üzere gezici mahkeme kurulmas? güç ve yarars?z oldu?undan kurulmas? hakk?nda i?lemlerin belirlenmesi gereksizdir.
 
— Gezici mahkemeler kurulmas? esas olarak uygun ve yararl? görülmedi?inden görevinin belirlenmesine de gerek yoktur.

 — Gezici mahkemelerin kurulmas? uygun görülmedi?inden bu i?lem de gereksizdir.

— ?llerin merkezlerinde bir ba?kan ile iki üyeden olu?an bir yüksek Mahkeme kurulmas? Adliye yasas?n?n hükümleri d???nda yap?lan bir öneridir. Halbuki il merkezlerinde birer ba?kan ile dörder üyeden olu?an bir ?stinaf Hukuk Mahkemesi ile ?stinaf Ceza Mahkemeleri bulunmaktad?r. Yine merkezlerde bulunan birer ba?kan ile iki?er üyeden olu?an Bidâyet Hukuk ve Bidâyet Ceza Mahkemeleri de vard?r. ?stinaf Mahkemeleri Bidâyet Mahkemelerinin hukuk ve ceza dâvâlar?n? üst mahkeme olarak görür. ?l merkezindeki cinâyet dâvâlar?n? da ?stinâf Mahkemesi do?rudan görür. Sancaklarda birer ba?kan ile iki?er üyeden olu?an Bidâyet Hukuk ve Cezâ Mahkemeleri de sancak merkezindeki hukuk ve cezâ davalar?n? Mahkemelerin Kurulu? Kanunu ile Hukuk ve Ceza Mahkemeleri Usulü Kanunlar? hükümlerine uygun olarak görür. Ayr?ca sanca??n kazalar?n?n mahkemelerinin de istinaf? mümkün olan ilâmlar?n? istinaf olarak inceler.

Ta?ralardaki mahkemelerin kurulma ?ekli yap?lan deneyimlere göre yeterli ve yarar alt?nda olup bu kurulu?un belirlenmesiyle öyle yüksek mahkeme kurulmas?na yasa bak?m?ndan ve i?lerlik yönünden gerek yoktur.

— Âdi hukuk ve ceza mahkemelerine dair verilen mahkeme kararlar?n?n ilâmlar? kesinlikle Türkçe olarak yaz?lacakt?r.
Receb  R?za

***************************************************************************,

Osmanl? Ar?ivi
Karton 95, K?s?m 35, Zarf 48, Evrak 38

Bab-? Âli
Daire-i Sadaret Amedi Divân-? Hümayûn

Anadolu‘da vâki’ vilâyât-? sitte-i ma’lûmenin ?slâh? idâreleri hakk?nda mukaddemâ ?ngiltere ve Fransa ve Rusya sefirleri taraf?ndan î’tâ k?l?nan memorandum ve lâyihe üzerine bi’l-istîzân müteallik buyurulan irâde-i seniyye-i cenâb-? mülûkâne mantuk-u münifi veçhile Hâriciye Nezâretinden süferâ-y? mü?ârün-ileyhe verilen müzekkire-i ?ifâhiyede süferâ-y? mü?ârün-ileyhimin binsekizyüz doksanbe? senesi Mayas?n?n onbiri tarihinde vermi? olduklar? lâyiha ve muht?ran?n evvel ve âh?r mukarrer ve müeyyed oldu?u veçhile kavânin ve nizâmât-? mevzu‘a-i Devlet-i aliyye’ye mugayir olm?yan mevadd ve ahkâm? esâsen kabul edilmi?dir. Fakat mezkûr lâyiha ve muht?ran?n tedkîk ve mübâhaseye muhtaç olan ba’z? nukat ve teferruât? istisnâ olunur deyû münderic bulunma?la ve i?bu iki k?sma taksim olunan mevadd kangileri oldu?u süferâ-y? mü?ârün-ileyhim taraflar?ndan devlet-i metbualar? nâm?na istifsar k?l?nma?la bunlar?n tedkîk ve tefriki z?mn?nda bi’i-istîzân müteallik buyurulan irâde-i seniyye-i hazreti tâcidârî mantuk-u münifi üzere Adliye ve Hâriciye ve Dâhiliye ve Maar?f Naz?rlar? ve makam-? Sadâret müste?ar? pa?alar hazerât?ndan mürekkeb bir komisyon te?kil olunmu?du. Zikr olunan memorandum ve lâyihan?n sûret-i ta’dîli hakk?nda mezkûr komisyonda cereyan iden tedkikat ve müzâkerâta göre her sah?fenin bir k?sm?nda süferân?n teklifleri ve sürhle muharrer olan di?er k?sm?nda dahi komisyonun mülâhazât? mastur olmak üzere tebyiz ve 18 Muharrem sene 313 tarihli tezkire-i husûsiye-i âcizî ve komisyonun mazbata-i husûsiyesi ile birlikde arz ve takdim k?l?nan iki k?t‘a lâyiha bunlar?n mevadd-? mü?temilesinden ba‘z?lar? hakk?nda ?erefvâki’ olub 24 Muharrem sene 313 tarihli tezkire-i husûsiye-i aliyyeleriyle tebli? olunan mülâhazât isâbet âyân-? hazret-i hilâfetpenâhî muktaziyât-? celîlesine tevfîkan komisyonca tekrar mevzu’-i bahs ve tetkike konularak netâyic-i hâs?la-i tezekkürât? hâvî kaleme al?nan mazbata-i hususiye ve tashihat-? cedideyi dahi muhtevi olmak üzere tekrar tebyiz etdirilüb her sah?fesinin ziri komisyon heyeti taraf?ndan mumizi bulunan iki k?t‘a lâyiha di?er evrâk?yla berâber leffen arz ve takdim k?l?nm?? olma?la ol bâbda her ne veçhile emr ü fermân-? hümâyûn-u hazret-i hilâfetpenâhî müteallik buyurulur ise mantûk-? celîli infaz olunur efendim.

Fi 25 Muharrem sene 313 fi 6 Temmuz sene 311
 
***************************************************************************
 
Vak?f Ar?ivi
Y?ld?z Ermeni Meselesi, Cilt 4, Belge No. 20

Bab-? Ali
Ba?bakanl?k Divan? Hümayun Amedi Kalemi

Sunu? Yaz?s?

18 Temmuz 1895
Kimden: Ba?bakan Said Pa?a’dan
Kime: Padi?ah Yüksek Makam?na
Konu: Memorandum ve nota hakk?nda

“Anadolu’da bulunan adlar? bilinen alt? ilin yönetim ?ekillerinin yeniden düzenlenmesi hakk?nda daha önce ?ngiltere, Fransa ve Rusya elçileri taraf?ndan bir tasar? ile memorandum verilmi?ti. Bunun üzerine ç?kar?lan yüksek Buyruklar?na göre D??i?leri Bakanl???m?zdan an?lan elçilere verilen sözlü cevapta: An?lan elçilerin 11 May?s 1895 tarihli olarak vermi? olduklar? tasar? ve notan?n her an ifade edildi?i ?ekilde Devletin yasa ve tüzüklerine ayk?r? olmayan madde ve hükümlerinin esas olarak kabul edildi?i bildirilmi?ti.

Ancak, ayn? zamanda sözkonusu tasar? ve notan?n incelenmesi ve görü?ülmesi gerekli görülen baz? maddelerinin ve noktalar?n?n bulundu?u da belirtildi?inden bu iki k?sma ayr?lan maddelerin hangileri oldu?u elçiler taraf?ndan devletleri ad?na sorulmu?tu.

Sözkonusu maddelerin ayr?l?p belirlenmesi hususunda istek üzerine ç?kar?lan yüksek Buyruklar? gere?i Adliye, D??i?leri, ?çi?leri ve Milli E?itim Bakanlar? ile Ba?bakanl?k Müste?ar?’ndan olu?an bir komisyon kurulmu?tu.

Sözü edilen memorandum ve tasar?n?n yenilenmesi hakk?nda an?lan komisyonda yap?lan inceleme ve görü?melere göre her sayfan?n bir k?sm?nda elçilerin teklifleri ve k?rm?z? ile yaz?l? di?er k?sm?nda da komisyonun görü?leri kay?tl? olmak üzere sonuç temize çekilmi? ve 11 Temmuz 1895 tarihli Özel Ba?bakanl?k yaz?m?z ile komisyon karar? Yüksek Makamlar?na sunulmu?tu.

Tasar?lardaki baz? maddeler hakk?nda 17 Temmuz 1895 tarihli olarak buyrulan görü? ve önerileriniz uyar?nca komisyon konuyu tekrar ele alm?? ve yap?lan görü?melerden sonra elde edilen sonuç hakk?ndaki tutanak ile iki aded tasar? ve di?er evrak ekte sunulmu?tur.

Bu konuda her ne ?ekilde emir buyurulur ise ona göre hareket olunaca?? sunulur efendim.”

Sadrazam Said
 
***************************************************************************

 

 ----------------------
- OSMANLI ARŞİVİ-YILDIZ TASNİFİ-ERMENİ MESELESİ-CİLT 2[TALORİ OLAYLARINDAN SONRASI YAŞANAN GELİŞMELER]
        
   «  Geri