Anasayfaİletişim
  
English

Talori Olaylar?ndan Sonra Siyasi Geli?meler-3


OSMANLI ARŞİVİ-YILDIZ TASNİFİ-ERMENİ MESELESİ-CİLT 2[TALORİ OLAYLARINDAN SONRASI YAŞANAN GELİŞMELER]
 

 ="justify">

Bab-, Âli
Daire-i Sadaret Amedi Divân-? Hümayûn

Tezkire-i resmiye sûretidir.

Anadolu’da kâin vilâyât-? ma‘lûmenin ?slâh-? idâreleri hakk?nda mukaddemâ ?ngiltere ve Fransa ve Rusya sefirleri taraf?ndan kavânin ve nizâmât-? devlete muvâf?k olmak ?art?yle ve sûret-i gayr-? resmiyede i’tâ k?l?nan bir memorandum ve bir lâyiha ber mantûk-? irâde-i seniyye-i mülûkâne Adliye ve Hariciye ve Dahiliye ve Maarif Nâz?rlar? ve makâm-? sâmiye-i sadâretpenâhîleri müste?ar? pa?alar hazerât?ndan mürekkeb olarak te?kil edilen komisyonca tebli? olunan mülâhâzât-? isâbet âyât-? hazret-i hilâfetpenâhî muktaziyât-? celîlesine tevfîkan tekrar mevzu’-i bahs ve tetkîke konularak netâyic-i hâs?lay? hâvî kaleme al?nan mazbata-i husûsiye ve tashîhât-? cedîdeyi dahi muhtevî bulunan lâyihan?n di?er evrak ile beraber takdîmiyle istîzân? ?âmil ?eref-vârid olan 25 Muharrem sene 313 tarihli tezkire-i aliyye-i sadâretpenâhîleri tak?m?yle lede’l-arz manzûr-? dekây?k-? nesver-i cenâb-? pâdi?âhî olmu? ve lâyiha-i mezkûrenin tedkik edilen mündericât? üzerine komisyonun sürh ile yaz?lm?? olan lây?has?n? tashîhan ?eretsudur buyurulan irâde-i seniyye-i mülûkâne mâî mürekkeb ile tahrir ve i?âret olunarak mezkûr komisyon lây?has? mucebince icrâ-y? îcâb? husûsuna irâde-i seniyye-i hazret-i hilâfetpenâhî ?erefsüdûr buyurulmu? ve as?llar? nezd-i âlî-i ?âhânede h?fz buyurulan marulz-zikr komisyon lây?has?yle bu bâbdaki mazbatan?n sûretleri taraf-? e?ref-i ?âhâneden târih-i ke?idesiyle tev?ih buyurularak leffen seviyy-i sâmî-i sadâretpenâhilerine irsal k?l?nm??d?r. Tashîhât-? cedîdeyi hâvî olan suferâ-y? mü?ârünleyhim taraf?ndan i‘tâ olunan lâyihan?n kar??s?na komisyonca yaz?lan lâyiha hakk?nda ?erefsünûh ve sudûr buyurulan mütâleât-? hikmetgâyât-? hazret-i hilâfetpanâh? ber veçh-i âtî tebli? ve tezbir olunur. ?öyleki düvel-i sülüse-i ma‘lûme taraf?ndan i’tâ olunan lâyiha üzerine havass-? vükelâdan mürekkeb komisyonca icrâ edilen tetkîkât ve tashîhât? hâvî tanzim olunan lâyiha mucibince mevki-i icrâya vaz’ olunacak ?slâhât hâlen ve istikbâlen pek ziyâde ?âyân-? ehemmiyet mevaddan olub ?slâhât nâm?yle vuku’ bulacak icrâât?n devlet ve ahâliyi âtiyen dûçâr-? tehlike etmemesi husûsunun dâimen ve müstemirren pî?-i nazar-? i‘tinâdan aslâ uzak tutulmamas? ve bu noktan?n derece-i ehemmiyetinin pek ziyade takdir edilmesi hususunda sadâkat ve ru‘yet-i sâmiye-i sadâretpenâhilerine îtimâd-? humâyûn berkemâldir. Müsta?nî-i beyan oldu?u üzere bir memleketin müterekkib oldu?u ahâliyi te?kil eden aksam ve mezâhib-i muhtelifenin hangisi adeden ekser ise rüchâniyet dahi o mezhebde ve o mezhebe tâbi’ olan milletde olmas? emr-i tabîî oldu?u halde süferâ-y? mü?ârün-ileyhim taraflar?ndan i’tâ olunan lâyihada bu nokta-i mühimmenin nazar-? itibâra al?nmad??? görülmü?dür. Çünki bunlar Ermenilerin müsâvâtdan mahrum olduklar? zu‘m ve zann?nda bulunarak ve bunlar?n aded ve nüfusunu pî?-i i’tinâya lâyihalar?n? da o nokta-i nazardan bu esas üzerine tanzim etmi?lerdir. Halbuki Ermenilerin kesretlice bulunduklar? bir mahal varsa o da Dersaadet olub Dersaadet dahi dahil oldu?u halde Ermenilerin en ziyade bulunduklar? mahalde nüfuslar? ahâlî-i sâire nüfusuna nisbetle bihakk?n yüzde üçü nihâyet dördü tecavüz etmedi?i icrâ edilen tahkîkât?n neticesi olarak anla??ld??? gibi ahâlî-i ?slâmiyeden iki üç vilâyet te?kil edecek bir ço?unun maat-teessüf henüz tahrir-i nüfus muâmelesi icrâ edilmedi?i müteaddid vilâyetlerden ve ordû-y? hümâyûn merkezlerinden al?nan ma’lûmât-? sahîhadan anla??ld???ndan ve Ermeni fesad komitelerinin te?viki üzerine ba’z? Ermeniler iki?er tezkire alarak nüfuslar?n?n aded ve rakam?n? kabartm?? olduklar? ol taraflarda söylenmekte bulunmu? idü?inden ve Ermeni katolik cemaatinin efrâd-? adedi dahi dâhil oldu?u halde bile bil-cümle memâlik-i Devlet-i aliyye’de sâkin bulunan Ermeni nüfusunun mikdâr-? sahihi ancak dörtyüzellibin nihâyet be?yüzbin raddesine bâli? olabilece?inden süferân?n i’tâ eyledi?i lâyihan?n tamâmiyle kâide-i müsâvât esâs?na müsteniden tanzim edilmi? olmas? için bu esâsa mübteni olmas? lâz?m gelir idi. Bir de vilâyât-? ?âhânede pekçok vak?f arazi ve emlâk bulunub bunlar?n ve a?iretler yaz?n k??l?k ve k???n yazl?k mahallerini bilmecburiye terk eylemekte olduklar? cihetle a?âyir-i merkumenin bu sûretle usûl ve âdât-? kadîme-i memleket veçhile terk ve tahliye eyledikleri otlak ve yaylaklar?n arâzî-i hâliyeden olmas? lâz?m gelmiyece?i ve meselâ bir adam?n sayfiye yal?s? ve ?itâiye hânesi olub birinden di?erine nakletti?i halde tahliye olunan mahal yine o adama âid olarak sâhibsiz addolunam?yaca?? bedihî bulundu?u gibi a?âyir-i merkumenin beslemekde olduklar? hayvânât için vâsi’ otlaklar?n lüzum ve ehemmiyeti derkâr ve bu arâzi ba?kalar?n?n eline geçecek olur ise bukadar nüfus-? kesirenin harâbî peri?ânîsini mucib olaca?? â?ikar idü?inden ve çünki ta‘yin olunacak Defter-i hâkânî memurlar?na bâ‘z? e?irrâ taraf?ndan sahte senedât ibraz ile arâzî-i mezkûre esâsen kendilerinin taht-? tasarrufunda bulundu?u halde Türkler ve kürdler taraf?ndan zabt edildi?i yolunda birtak?m müfteriyât ve hilâf-? adâlet ve hakkâniyet müddeiyâta k?yam ile bu araziyi dahi ellerine geçirerek ve Rusya’daki Ermenilerden de oraya hicret vuku’ bularak elhâletü-hâzihî mikdar-? nüfuslar? ekall-i kalil oldu?u halde az zaman zarf?nda bu sûretle Ermenilerin ekseriyet te?kil edebilmeleri ve bunun üzerine ba‘z? Avrupa devletleri oraya bir vâli-i umûmî nasb ile oras?n?n mümtaz bir vilâyet hâline konulmas?n? talebe k?yam eyliyebilmeleri ve bu maksadlara da nâil oldukdan sonra aras? çok geçmeksizin vâli-i umûmînin yerine Avrupal? bir prens nasb?na kalk??malar? agleb-i ihtimâlâtdan olub ?u hâl ise Cenâb-? Hakk an? k?yâmü‘s-saate bâ-kemâl-i ?ân ü sadvet ebedmüddet buyursun Devlet-i aliyye’nin ink?râz?n? mucib netâyic-i vehîme tevlid ve intac edebilece?i beyan ve izahdan müsta?nî bulundu?undan müsellem olan sadâkat ve reviyyet-i fahîmâneleri îcâb?nca komisyon lâyihas?n?n mevadd-? mündericesinin mevki’-i tatbika vaz‘?nda buralar? pî?-i nazar-? itinâya al?narak maazallahu teâlâ üssü ?evket-i Devlet-i Osmaniye olan ahâlî-i ?slâmiyenin mahv u hârâbîsini muceb olabilecek bir yanl?? vuku‘a getirilmemesi ve Defter-i hâkânî memurlar?n?n bâlâda zikr olundu?u veçhile ba‘z? e?irrân?n melhuz olan harekât-? ?erîrâne ve desîsêkârânelerine kap?lm?yarak kemâl-i hakkaniyet ve adâletle îfây? vazife eylemeleri için bunlar?n sûret-i hareketleri hakk?nda yeniden bir ta‘limat kaleme al?nmas? ve bu emlâk ve arâzi maddesinin bu yolda bir ta’limat yap?lmazdan evvel mevki’-i icrâya vaz’? olunmamas? ve polis ve jandarmaya gelince bunlar?n vakten min el evkat hiçbir nâm-? müstear ile milis askerî renk ve ?eklini almamas? ve ahâlî-i ?slâmiyeyi dûçâr-? tehlike idememesi için nizamnâmesine vazifelerini ve elbiselerinin renk ve ?eklini mübeyyin kat‘î ve sarih sûretde mevadd-? lûzime derci ve bir mahalle gönderilmesi iktiza eden jandarma ve polislerin dahi s?rf H?ristiyandan gönderilmeyüb ekseriyeti ?slâmdan olmak üzere muhtelit olarak gönderilmesi ve bu jandarma ve polislerin bir hiyâneti görüldü?ü halde hidmetlerinden ihrac ve tard? lâz?m gelece?ine nazaran bunun için nizamnâmede mevcud olan bendin temâmî-i icrâ-y? ahkâm?na be-gâyet dikkat olunmas? ve nizamnâmede mevcud olan bend maksad? derece-i k?fâyede te’min etmiyor ise bendin te’min-i maksada kâfi olacak süretde ta‘dili ve jandarma ve polislerin ahvâl ve harekât ve sekenâtlar?n? tefti? etmek üzere Zabtiye Nezâreti ve Jandarma Dâiresi ile vilâyâtdan birer müfetti? ta’yin edilece?inin ve zikr olunan müfetti?ler, jandarma ve polisler taraf?ndan bir uygunsuzluk gördükleri halde keyfiyeti mercîleri vâs?tas?yle derhal makam-? sâmî-i sadaretpenâhîlerine bildirerek îcâb? icrâ k?l?naca??n?n nizamnâmeye derc edilmesi ve Defter-i hâkanî memurlar?yle jandarma ve polisde istihdam olunacak ?slâm ve H?ristiyan bilcümle memurlar?n her devletde oldu?u gibi metbû’-? mufahham ve muazzam?m?z pâdi?âh?m?z efendimiz hazretlerine ve hukuk-? hükümdârî-i hazret-i pâdi?âhîye ve Devlet-i aliyye’lerine sâd?kane hizmet edeceklerine ve hilâf-? adâlet ve hakkaniyet hareketde bulunmayacaklar?na ve kanun ve nizâma riâyetle nâmuskârâne ve müstakîmâne îfâ-y? vazife eyliyeceklerine tahlif ettirilmedikce ve iktizâ edenlerden kefil dahi olunmad?kca memuriyetlere hiçbir kimsenin ta’yin edilmemesinin ve ba’de’t-tahlif mugâyir-i kasem olarak hareket edenler hakk?nda bir ceza ta’yiniyle bunun da kanuna derc edilmesi ve mukaddemâ ?erefsâd?r olan emr ü fermân-? humâyûn-? mülûkâne mantuk-? münîfi veçhile cârî bulundu?u veçhile vâli ve mutasarr?f ve kaymakam ve müdirler ve sâir bilcümle memûrinin usûl ve nizâm? veçhile tahlif ettirilerek keyfiyetin evrâk-? havâdisle ilân edilmesi husûsuna kemâyenbak birkat daha dikkat ve îtinâ olunmas? ve e?irrâ ve müfteriler taraf?ndan ulemâ-i ?slâm ve me?âyih ve mûteberân-? ?slâmiyyeye birer bahâne ile ve birtak?m iftiralar isnâd?yle ahâlî-i ?slâmiyenin lekedâr edilmemesi için mezkûr nizamnâmeye ba’z? f?karât-? mahsûsa ilâvesi ve bir de müdafaa-i nefs içün esliha-i lâzimeyi hâmil olm?yan halk adeden ne kadar çok olursa olsun müsellah olan bir cemaat-? cüz’iyeye kar?? müdafaa-i nefs edememesi tabîî oldu?u cihetle yaln?z ahâlî-i ?slâmiyenin silahlar? toplan?bda H?ristiyanlar?n müsellâh b?rak?lmas? gibi mugâyir-i ma’delet ve nasafet bir hâlin adem-i vuku’?n?n taht-? te’mine al?nmas? ve i?bu ?slâhat?n süferâ-y? mü?ârün-ileyhim taraf?ndan îtâ olunan lây?hada zikr ve ta‘dâd edilen vilâyâta inhisar? ta‘biri kullan?lmayub ?slâhat-? mezkûrenin bil-cümle vilâyât-? ?âhânede icrâs? husûsunun taht-? karara al?narak peyderpey icrâ olunmas? ve bu ?slâhât?n k?t’a-i mübâreke-i hicâziyede icrâs? kabil olm?yan cihetleri olaca??ndan k?t‘a-i mezkûrenin ahvâline göre yap?lacak ?eylerin ileride Bâb-? âlî’ce dü?ünülüb arz-? atabe-i ulyâ k?l?nmas? ve ?akir Pa?a hazretlerinin tefti?i memuriyeti ?slâhât-? mukarrerenin mevki-i icrâya vaz‘?na kadar devam edece?i cihetle ona göre pa?ay? mü?ârün-ileyhe verilecek ta‘limât?n ve refâkat?na ta’yini îcab eden memurînin esâmisiyle mü?ârün-ileyhe tahsis olunacak maa? ve verilecek harc?rah mikdar?n?n arz? ve H?ristiyandan ta‘yin olunacak memurînin Ermenilere münhas?r kalmayub Rum ve Süryâni ile tebaa-i ?âhânenin sâir sunûf-? muhtelefie-i sâd?kas?ndan dahi hidemât-? devletde istihdam edilmesine i‘tinâ k?l?nmas? ve vâlilik ve mutasarr?fl?klara ta‘yin olunacak zevât?n edyân ve mezâhibin cümlesini siyyân ve müsâvi addeden ve ifrat derecede serbest fikirde bulunan ve Avrupal?larca popülarite kazanmak için her?eyi feda edebilecek olan adamlardan intihab olunmamas?na fevkalâde dikkat olunarak hidemât-? devlete ehl-i nâmus ve devlet-i metbu‘as?na sâd?k memurlar ta’yin olunmas?na pek ziyâde dikkat edilmesi ve komisyondan tanzim olunan lâyihan?n sefaretlere tebli?inde mündericât? hakk?nda itiraz edilecek olur ise çünki Devlet-i Osmaniye bir Devlet-i ?slâmiye oldu?undan ve ekseriyet ise ?slâmda bulundu?undan bundan ziyâde bir?ey yap?lmas?n?n teklif edilmesi “kendi ba??n?z? kendi elinizle kesiniz”i teklif demek idü?i ve bu ise musâvât ve insâniyete min-külli’ilvücûh muhalif ?ey yap?lmas? devletce mümkin olmad???n?n bi’l-etrâf delâil-i mukni’a serdiyle suferâ-y? mü?ârünileyhime tebli? ve tefhim k?l?narak ve sûret-i hakîmânede hareket ve idâre-i maslahat olunarak bir mabâhese kap?s? açmalar?na meydan verilmemesi ve Anadolu vilâyât-? ?âhânesi bir k?t’a-i vesîa bulunmas? mülâbesesiyle her cihetinin ahvâl ve keyfiyât? re’ye’l-ayn mü?ûhede olunmu?cas?na hakk?yle bilinemeyece?inden ve görüldükden sonra anla??lacak hal ve isti’dâd ba?ka olaca??ndan ve meselâ bundan evvel Mu? taraf?na azîmet etmi? olan Ferik Abdullah Pa?a‘n?n avdetiyle verdi?i ma’lûmata göre Hamidiye Alaylar?n?n hükûmet-i seniyyeye fevkalâde sâd?k bulunduklar? gibi hilâf-? kanun hiçbir hal ve hareketde bulunmayarak her cihetle mutî’âne hareket eyledikleri ve tarik-i sadâkatten ayr?lmayacaklar?na dâir maa-l-kasem verdikleri temînât?n hâricine ç?kmamakda sâbit kadem bulunduklar? mü?ûhede olundu?u ve a?âyir rüesâs? ve efrâd? hakk?nda her cihetle ve her tarafdan pekçok iftiralar edilmi? ve nüfus-? ?slâmiyenin zan ve tahmin edildi?inden ziyâde kesin bulunmu? oldu?u anla??ld???ndan ?akir Pa?a hazretlerinin ?slâhat?n icrâs? esnâs?nda mevâdd-? islâhiyenin mevki’in hal ve îcâb? nokta-i nazar?nca icrâs? müstehil olanlar bulundu?unu görüb anlad??? sûretde derhal Bâb-? âlî’ye bildirerek Bâb-? âlî’ce bir çâresine bak?lmas? ve icrâs? muktezâ-y? ma’delet ve hakkaniyete muhâlif ve birtak?m halk?n ma?duriyetini mûcíb olacak ?eyleri dahi Bâb-? âlî’ye i?’âr eylemesi içün mü?ârün-ileyhe verilecek ta‘lîmâta tafsilât derc olunmas? ve ?slâhat komisyon lâyihas? ahkâm? dâiresinde icrâ edilmesi ve komisyon lây?has? tercemesinin bir lûgatinde bile yanl??l?k vukû’ pekçok sû‘i tefsirât? müeddi olaca??ndan ve çünki vaktiyle Abidin Pa?a ve sâire taraf?ndan yaz?lan muharrerât?n tercemesinde hat’iyât vukû‘a gelmi? oldu?unu bu defa süferâ-y? sülüsenin verdikleri lâyiha ve memorandumda ba’z? mavadd?n onlara istinad edilerek yaz?lm?? bulunmas? göstermekde oldu?undan marru‘z-zikr komisyon lâyihas?n?n süferâya tebli? olunacak tercemesinde yanl??l?k vukû‘a gelmemesine be-gâyet dikkat olunmas? ve komisyon lâyihas? ahkâm?n?n süferâca hüsn-i telakkisine sadâkat ve rü’yet-i sâmiye-i sadâratpenâhileri îcâb?nca bezl-i mechûd ile ibrâz-? âsâr-? muvaffakiyet buyurulmas? ?erefsudûr buyurulan irâde-i seniyye-i hazret-i hilâfetpenâhî iktizâ-i âlîsinden olma?la ve zât-? sâmî-i sadâretpenâhîleri selâm-? sa‘âdet-ittisâm-? mülûkâne ile taltif buyurulduklar? gibi Hariciye Nâz?r? pa?a hazretlerinin dahi bu bâbda bezl-i mâ-hasal-? gayret eylemesi mucib-i mahzûziyet-i seniyye olaca??n?n selâm-? yümn-i encâm-? ?âhâne ile tebli? ve teb?îri cümle-i emr ü fermân-? hümayûn-? mülûkâneden bulunma?la ol bâbda emr ü ferman hazret-i veliyyü‘l-emrindir.

Fi 7 Safer sene 313, fi 17 Temmuz sene 311

Serkâtib-i hazret-i ?ehriyâtî Tahsin
Asl?na mutab?kd?r

(Mühür)
Müste?ar-? sadâret-i uzmâ Tevfik

(Mühür)
Amedî-i Divân-? hümâyûn Mehmed Ali

...........................................................................

Vak?f Ar?ivi
Y?ld?z Ermeni Meselesi, Cilt 5, Belge No. 2

Bab-? Ali
Ba?bakanl?k Divan-i Hümayun Amedi Kalemi

Resmi Yaz? (Padi?ah Buyru?u)

29 Temmuz 1895

Kimden: Padi?ah ad?na Saray Genel Sekreteri (Mabeyn-i Hümâyûn Ba?kâtibi) Tahsin’den
Kime: Ba?bakan’a
Konu: Islahat (yenilik) tasar?lar?n?n komisyonda görü?ülmesi

“(Resmî yaz? örne?idir)

Anadolu’daki adlar? taraf?n?zdan bilinen vilâyetlerin yönetimlerinin düzene konulmas? hakk?nda daha önce ?ngiltere, Fransa ve Rusya elçileri taraf?ndan devletin yasa ve tüzüklerine uymas? kayd?yla ve resmi olmayarak verilen bir memorandum ile bir tasar? Padi?ah?n yüksek buyruklar? ve önerileri do?rultusunda Adliye, D??i?leri, ?çi?leri, Millî E?itim Bakanlar? ve Ba?bakanl?k Müste?ar?ndan olu?an komisyonca tekrar incelenip görü?üldükten sonra düzenlenen özel tutanak ve yeni tasar? ?ekli ile di?er belgeler, 18 Temmuz 1895 tarihli Ba?bakanl?k yaz?s? ekinde Padi?ah hazretlerinin yüksek makamlar?na sunulmu?tur.

K?rm?z? ile yaz?lm?? olan söz konusu tasar? üzerinde gerekli incelemeler ve düzeltmeler yap?ld?ktan sonra bu konuda ç?kar?lan Padi?ah?n yüksek buyruklar? mavi mürekkep ile yaz?lm??t?r. Efendimiz taraf?ndan düzeltilmi? bulunan bu komisyon tasar?s?n?n gere?inin yerine getirilmesi husûsunda emir ve ferman buyrulmu? ve as?llar? Padi?ah kat?nda al?konulmu?tur. Tasar? ile bu konudaki tutana??n örnekleri Efendimiz taraf?ndan tarihlenerek ekte Ba?bakanl?k Yüksek Makamlar?na gönderilmi?tir.

Elçiler taraf?ndan verilen tasar? maddelerinin kar??s?na komisyonca yap?lan de?i?iklikler hakk?ndaki Efendimizin yüksek buyruklar? ve görü?leri a?a??da bildirilmi?tir. ?öyle ki:

Adlar? bilinen üç devlet taraf?ndan verilen tasar? üzerine Bakanlardan olu?an komisyonca yap?lan inceleme ve düzeltmelerden sonra,düzenlenen tasar? gere?ince uygulamaya konulacak düzenlemeler, ?imdi ve gelecek için son derece önemli maddelerden olup yenilik ad?yla yap?lacak uygulaman?n devlet ve halk?n? gelecekte tehlikeye dü?ürmemesi hususunun bir an göz önünden uzak tutulmamas? ve bu noktan?n ta??d??? önemin en iyi ?ekilde de?erlendirilmesinde yüksek Ba?bakanlar?nca gösterilecek ba?l?l??a Efendimizin güveni sonsuzdur.

Bilindi?i gibi, bir ülkenin halk?n? olu?turan toplumlar?n ve çe?itli mezhep taraftarlar?n?n hangisi say?ca ço?unlukta ise üstünlü?ün de o mezhepte ve o mezhebe ba?l? olan toplumda olmas? ola?and?r.

Böyle oldu?u halde adlar? geçen elçilerce verilen tasar?da bu önemli noktan?n dikkate al?nmad??? görülmü?tür. Çünkü bunlar Ermenilerin e?itlikten mahrum olduklar? kan?s?nda olduklar?ndan bunlar?n say? ve nüfusunu göz önünde tutmayarak tasar?lar?n? da o bak?? aç?s?ndan ve o esas üzerine düzenlemi?lerdir.

Halbuki, Ermenilerin kalabal?k oldu?u bir yer varsa o da ?stanbul’dur. ?stanbul dahi kat?ld??? halde Ermenilerin en çok bulunduklar? yerlerde nüfuslar?, di?er halk?n say?lar?na oranla, toplam yüzde üçü, en çok yüzde dördü geçmedi?i yap?lan ara?t?rma ve inceleme sonucunda ortaya ç?kar?lm??t?r.

Çe?itli vilâyetlerden ve ordu merkezlerinden al?nan güvenilir bilgilere göre üzülerek belirtmek gerekir ki Müslüman toplumdan iki üç vilayet olu?turacak kadar?n?n henüz nüfus say?mlar?n?n yap?lmad??? anla??lm??t?r. Di?er taraftan Ermeni fesat komitelerinin k??k?rtmas? üzerine baz? Ermeniler iki?er kimlik alarak nüfuslar?n?n say?s?n? ve rakam?n? kabartm?? olduklar? o taraflarda söylenmektedir. Ayr?ca Ermeni Katolik toplumunun say?lar? dahi kat?ld??? halde Osmanl? s?n?rlar? içinde ya?ayan toplam Ermeni say?s? ancak dört yüz elli bin, en çok be? yüz bine kadar varabilir. Buna göre elçilerin verdi?i tasar?n?n tamamen e?itlik kural?na dayanarak düzenlenmi? olabilmesi için bu esasa dayanmas? gerekirdi.

Bir de Osmanl? vilâyetlerinde pek çok vak?f toprak ve emlâk vard?r. Bunlarla, a?iretlerin yaz?n k??l?k ve k???n yazl?k yerlerini zorunlu olarak b?rakt?klar?ndan bu ?ekilde ülkenin eski gelenekleri gere?i a?îretlerce b?rak?l?p bo?alt?lan otlak ve yaylaklar?n bo? araziden olmas? gerekmez. Örne?in bir kimsenin yazl?k yal?s? ve k??l?k evi olup birinden di?erine geçti?inde bo?altt??? yer yine o adama ait olup sahipsiz say?lamayaca?? gibi, yine sözü edilen a?îretlerin beslemekte olduklar? hayvanlar için geni? otlaklar gerekmektedir. Bu topraklar ba?kalar?n?n eline geçecek olursa bu kadar kalabal?k nüfusun peri?an olacaklar? bir gerçektir.

Nitekim, atanacak tapu memurlar?na baz? ?irretler uydurma senet (Tapu Belgesi) göstererek yukar?da aç?klanan topraklar?n asl?nda kendilerinin tasarrufunda olup Türkler ve Kürtler taraf?ndan el konuldu?u yolunda birtak?m uydurmalarla adalete ve hakka ayk?r? iddialarda bulunmu?lar ve bu topraklar? ellerine geçirmi?lerdir. Sonra da Rusya’daki Ermenilerden oralara göçler olmu?tur.

Gerçekten nüfuslar? çok az oldu?u halde az zaman içerisinde bu ?ekilde say?lar?n?n ço?almas?, bunun üzerine de baz? Avrupa devletlerinin oraya bir genel vali atanarak oras?n?n imtiyazl? bir vilâyet durumuna getirilmesi iste?inde bulunabilmesi ve bu amaçlara da eri?tikten sonra aras? çok geçmeksizin genel vâlinin yerine Avrupal? bir prensin atanmas?na kalk??malar? kuvvetli bir beklentidir.

Bu durumda ise (Cenab-? Hak onu K?yamet’e kadar güç ve ?an? ile devaml? k?ls?n) büyük Osmanl? Devleti’nin çökmesine neden olacak ac? bir sonucun do?abilece?ini belirtmeye gerek yoktur. Yüksek ki?ilerinin bilinen üstün ve ince anlay??lar? gere?ince komisyon tasar?s?n?n uygulamaya konulmas?nda buralar? göz önünde tutularak (Allah korusun) Osmanl? Devleti’nin güç kayna?? ve temeli olan Müslüman toplumun peri?an ve harab olmas?na neden olabilecek bir yanl??l???n yap?lmamas?.

Tapu (Defter-i Hakânî) memurlar?n?n, yukar?da aç?kland??? ?ekilde baz? ?irretlerin yapabilecekleri hile ve yasad??? hareketlere kap?lmay?p son derece hak ve adalet üzere görevlerini yapmalar? için buralar?n görev ?ekilleri hakk?nda yeniden bir talimat haz?rlanmas? ve tasar?daki emlâk ve toprak maddesinin bu yolda bir talimat yap?lmazdan önce yürürlü?e konulmamas?.

Polis ve jandarmaya gelince:
Hiçbir zaman ve hiçbir takma ad ile milis askeri renk ve ?eklini almamas? ve ?slâm toplumunu tehlikeye dü?ürmemesi için nizamnâmesine görevleri ile elbiselerinin renk ve ?eklini belirten kesin ve aç?k bir madde konulmas?; bir yere gönderilmesi gereken jandarma ve polislerin de sadece H?ristiyanlardan gönderilmeyip ço?unlu?u ?slâmlardan olmak üzere karma olarak gönderilmesi; jandarma ve polislerin yasad??? bir hareketi görüldü?ünde görevlerinden uzakla?t?r?l?p at?lmas? gerekti?inden bunun için nizamnamede bulunan maddenin tam olarak uygulanmas?na son derece dikkat olunmas?; nizamnamedeki madde amaca yeterli gelmiyor ise maddenin amaca yeterli olabilecek ?ekilde de?i?tirilmesi; jandarma ve polislerin tutum ve davran??lar?n? denetlemek üzere Zaptiye Nezareti (Güvenlik Bakan?) ve jandarma Dairesiyle illerden birer müfetti? atanaca??n?n, bu müfetti?ler jandarma ve polisler taraf?ndan i?lenen bir uygunsuz hareket gördükleri takdirde durumu ba?l? bulunduklar? daireler kanal?yla derhal Ba?bakanl??a bildirerek gere?inin yap?laca??n?n nizamnameye konulmas?;

Tapu Dairesi memurlar? ile jandarma ve poliste görevlendirilecek Müslüman ve H?ristiyan bütün memurlar?n her devlette oldu?u gibi “Büyük Hükümdar?m?z Padi?ah?m?z Efendimiz Hazretlerine,Padi?ah?m?z?n hükümdarl?k haklar?na ve büyük devletine dürüstlükle hizmet edeceklerine; adalet ve hakka ayk?r? hareketlerde bulunmayacaklar?na; yasa ve nizamlara uyarak namus ve do?rulukla görev yapacaklar?na” dair yemin ettirilmedikçe ve gerekenlerden kefil dahi al?nmad?kça bu görevlere hiç kimsenin atanmamas?n?n ve yeminden sonra yemine ayk?r? davran??ta bulunanlar hakk?nda uygulanacak bir ceza maddesinin de yasaya konulmas?.

Daha önce ç?kar?lm?? bulunan Padi?ah Buyru?u do?rultusunda yürürlükte bulundu?undan vali, mutasarr?f, kaymakam, Bucak müdürü ve di?er bütün memurlar usûl ve kurallar?na göre yemin ettirilerek durumun duyuru belgeleriyle ilan edilmesi hususuna eskiden oldu?u gibi bir kat daha dikkat edip titizlik gösterilmesi.

Sahtekâr ve iftirac?lar taraf?ndan ?slâm bilginlerine, ?eyhlere, din adamlar?na birer bahane ile iftiralar edilerek ?slâm halk?n?n lekelendirilmemesi için söz konusu nizamnâmeye baz? özel maddeler eklenmesi;

Bir de, can güvenli?i için gerekli olan silah? ta??mayan halk say?ca ne kadar çok olursa olsun silah? olan küçük bir topluma kar?? kendini savunamamas? ola?an oldu?undan yaln?z ?slâm toplumunun silâhlar? toplan?p da H?ristiyanlar?n silahl? b?rak?lmalar? ile adâlet ve insafl?l??a ters dü?en bir duruma meydan verilmemesinin güvence alt?na al?nmas?.

??bu ?slahat?n (yeniliklerin) sadece an?lan elçiler taraf?ndan verilen tasar?da belirtilen ve adlar? geçen vilayetlere uygulanmas? sözü kullan?lmay?p, bütün vilayetlerde uygulanmas? hususunun kararla?t?r?larak birbiri arkas?na uygulanmas?.

Bu yeniliklerin baz? maddelerinin kutsal Hicaz bölgesinde uygulanmas? sak?ncal? olaca??ndan an?lan bölgenin durumuna göre yap?lacak düzenlemelerin ileride Bâb-? Alî’de kararla?t?r?larak Padi?ah Yüksek Makam?n?n onay?na sunulmas?.

?âkir Pa?a Hazretlerinin müfetti?lik görevi, kararla?t?r?lan ?slahat?n uygulamaya konulmas?na kadar devam edece?inden ona göre ad? geçen pa?aya verilecek talimat?n ve yan?na atanmas? gereken memurlar?n adlar? ile pa?aya verilecek maa? ve yolluk miktar?n?n onaya sunulmas?.

H?ristiyanlardan atanacak memurlar?n sadece Ermenilerden olmay?p Rum, Süryani ve di?er toplumlardan da atanmas?na titizlik gösterilmesi.

Valilik ve mutasarr?fl?klara atanacak ki?ilerin, din ve mezheplerin hepsini e?it gören, a??r? derecede serbest dü?ünen ve Avrupal?larca popüler olmak için her ?eyi feda edebilecek kimselerden olmamas?na, devletin ve devlet hizmetine ba?l? namuslu ve dürüst kimseler olmas?na son derece dikkat edilmesi. Komisyonca düzenlenen tasar?, elçiliklere bildirildi?inde içeri?i hakk?nda itiraz edilecek olur ise, Osmanl? Devleti bir ?slâm devleti oldu?undan ve ço?unluk da ?slâmlarda bulundu?undan bundan daha fazla bir¬?ey yap?lmas?n?n teklif edilmesi “kendi ba??n?z? kendi elinizle kesiniz”i teklif demek olacakt?r. Bu ise e?itlik ve insanl??a tamamen ayk?r?d?r. Bu bak?mdan bundan daha fazla bir ?ey yap?lmas? devletçe mümkün olamayaca??n?n etrafl?ca ve inand?r?c? kan?tlarla an?lan elçilere bildirilmesi ve anlat?lmas?; bunun çok çabuk bir ?ekilde yap?larak bir görü?me kap?s? açmalar?na meydan verilmemesi.

Anadolu’nun vilâyetleri geni? bir alan? kaplad???ndan her taraf?n?n durumu gözle görülmü?çesine gerçek ?ekliyle bilinemeyecektir. Görüldükten sonra anla??lacak durum ve görü?meler de?i?ik olacakt?r. Örne?in:

Bundan önce Mu? taraf?na gitmi? olan ferik (Tümgeneral) Abdullah Pa?a’n?n geri döndü?ünde verdi?i bilgilere göre Hamidiye Alaylar?n?n hükümete son derece ba?l? bulunduklar? gibi, yasa d??? hiçbir tutum ve davran??ta bulunmayarak her yönde sayg?l? bir ?ekilde hareket ettikleri,do?ru yoldan ayr?lmayacaklar?na dair yemin ettikleri ve verdikleri güvencenin d???na ç?kmamakta kararl? bulunduklar?n?n görüldü?ü: a?iretlerin reisleri ve fertleri hakk?nda her bak?mdan ve her birine pek çok iftiralar edilmi?, ?slâm nüfusunun san?ld???ndan ve dü?ünüldü?ünden fazla oldu?u anla??lm??t?r.

?âkir Pa?a’n?n, yeniliklerin uygulanmas? s?ras?nda yenilik maddelerinin bölgenin durumu ve gere?i noktas?ndan uygulanmas? ve mümkün olmayanlar? belirledikçe derhal Bâb-? Ali’ye bildirerek Bâb-? Alî’ce bir çözüm yolu aranmas?; uygulanmas? adalet ve hakka ayk?r? olan ve birtak?m halk?n zarar görmelerine yol açacak ?eyleri de Bâb-? Ali’ye yaz?l? olarak bildirmesi için ad? geçene verilecek talimata geni? bilgi konulmas?.

Islahat (yenilik) tasar?s?n?n maddeleri çerçevesinde uygulanmas?. Komisyonun düzenledi?i tasar?n?n tercümesinin bir kelimesinde dahi yanl??l?k yap?lmas? pek çok kötü yoruma yol açaca??ndan (nas?l ki vaktiyle Abidin Pa?a ve di?erleri taraf?ndan yaz?lan yaz?lar?n tercümesinde yanl??l?klar yap?lm?? oldu?unu,bu defa üç elçinin verdikleri tasar? ve memorandumda baz? maddelerin de onlara dayan?larak yaz?lm?? bulundu?u gösterilmektedir) söz konusu komisyon tasar?s?n?n elçilere verilecek tercümesinde yanl??l?k yap?lmamas?na son derece dikkat edilmesi.

Komisyon tasar?s? maddelerinin elçilerce iyi kar??lanmas?na Yüksek Ba?bakanlar?ndan görülen ba?l?l???n gere?i olarak üstün çaba göstermeniz ve ba?ar?l? olman?z Yüce Padi?ah?n yüksek Buyruklar?d?r. Padi?ah Efendimiz Yüksek ki?ilerinizi mutluluk veren selâmlar?yla onurland?rd?klar? gibi D??i?leri Bakan? Pa?a Hazretlerinin de bu konuda üstün çaba göstermesi memnunluk ve ho?nutluk verece?inden Efendimizin u?urlu selâmlar?n? müjde olarak bildirmeniz de yüksek emir ve buyruklar?ndand?r.

Bu konuda gere?i için emir ve ferman emir sahibinindir”

Saray Genel Sekreteri Tahsin

Asl?na uygundur

Ba?bakanl?k Müste?ar? Tevfik

Divan-i Hümâyûn Amedî Kalemi Müdürü Mehmet Ali

***************************************************************************,

Osmanl? Ar?ivi
Karton 13, K?s?m 14, Zarf 88, Evrak 88/43

Makâm-? Seraskerî Mektûbî Kalemi

Mesned-i celîl-i sadâret-i uzmâya Bitlis vilâyeti ahvâline dâir takdîm olunan muht?ran?n tercemesidir.

Bitlis’deki ?ngiltere konsolos vekilinden âhiren vürûd eden raporlar mündericât?na nazaran vilâyet-i mü?ârün-ileyhân?n ve husûs?yle Mu? sanca??n?n hâl-? hâz?r? tasavvur ol?nabilecek dereceden daha beterdir.

Geçen Haziran ile Temmuz aylar? zarf?nda Mu? sanca??nda yekdi?erini müte’âkiben bir tak?m i?ti?â?ât vuku‘a gelerek otuz sekiz ki?inin katl ve itlâf edilmesini ve dört karyenin nehb ü gâret olunmas?n? intâc eylemi?dir. Bu vekâyi’den en mühimleri Haziran?n dokuzunda zuhur iden (Suluk) ve ?ehr-i mezkûrun onuncu yirminci ve yirmiyedinci günlerinde tahaddüs eyleyen (izervank) ve (Mu? pazar?) ve (Ba?lun) vak’alar?d?r. Vakayi’-i mezkûre ?âyân-? teessüf olmakla beraber ancak bi’n-nisbe hâiz-i ehemmiyet vuku’âtdan ma’dûd olup as?l mucib-i vehâmet bir ?ey varsa o da Mu? ovas?n?n her taraf?nda hüküm-fermâ olan sefâlet ve f?kdânî-i emniyetdir ki, bunun da bir delil-i celî ve kavisi ahâlî-i gayr-? müslime mikdâr-? nüfusunun sür’at-i fevkâlâde ile tenâkusu maddesidir. ?u ahvâl iki sebebden ya’nî evvelâ cârî ve mer’î bulunan usûl-i idâre-i mâliyeden ve sâniyen vilâyetin ahvâl-i siyâsiyesi ile su-i idâresinden münba’isdir.

A. Usûl-i idâre-i mâliye
1. ( Vergilerin sûret-i cibâyeti) Tahsildarlar zulm ü i’tisaflar?n? son dereceye vard?rarak ba‘zen tamâmiyle îfâ-y? tekâlif itmi? bir mükellefin hayvânât?n? îfây? tekâlif idemeyen kom?ular?n?n düyununu istîfâ itmek üzere füruht etmekte ve hatta ayn? tekâlifi ikinci def’a olarak istîfâ idebilmek fikriyle makbuz ilmühaberleri i’tâ itmemekde ve bir karye mükellefinin i’tâs?yle mükellef olduklar? bedelât-? askeriyenin mecmu’ mikdâr?n? tahmin eyledikleri s?rada yaln?z karyenin bilcümle zükûr ahâlisini de?il muhâcirini dahi dâhil-i hesab eylemekdedirler köylüler tahsildarlar?n ta’addiyât?ndan ba?ka bir de refakatlerindeki jandarmalarla asâkir-i ?âhânenin dahi ihtiyâcât ve mütâlebât-? müfritesini tedarik itmek mecburiyetinde bulunuyorlar.

2. (A’?âr): Evvelki be? senelik bedelât-? a’?âr?n mikdâr-? vasatîsi esâs?na tevfîkan ve mültezimînin vesâtetlerine arz-? iftikar idilmiyerek cibâyet-i a’?âr usûlü ittihaz olunmu? idi. Zahiren müfid görünen bu tedbir gayr-? müslim müstakil çiftlik müste’cir ve mültezimleri mikdar?n?n sür’at-i tenâkusuna mebnî hakîkat-? halde aslâ mûcib-i fevâid de?ildir. Ba‘z? kurâda bu müstecir ve mültezimlerin mikdar? bundan be? alt? sene evvelki çiftçiler mikdar?n?n hums? raddesine bile vâs?l olmuyor. Bu usûlün müsâd?f oldu?u muhâlefete kar?? me’mûrîn-i mahalliyye köylülerin a’?âr? kendileri i?tirâ itmelerine müsâ’ade ile iltizâm usûlünü yeniden tatbika meyyal görünüyorlarsa da me’mûrin-i hükûmetin mazhar-? sahâbeti olan “mültezimler”in mümâna’at-? ?edîdesi ve bir de bunlar?n tenzilât-? külliye ile i?tirâ ettikleri “senedât” ile hükûmete kar?? tesviye-i düyûn hususunda nâil olduklar? teshîlât sâyesinde temâyül-i mezkûrun kuvvede kalaca?? anla??l?yor as?l arzu olunur bir ?ey varsa o da a’?âr?n do?rudan do?ruya cânib-i hükûmet-i seniyyeden istîfâs? ve muhikk bir esas üzerinden hisâb olunmas?d?r.

3. (Tarik mükellefiyeti): Her ne kadar bu resm Bitlis vilâyeti içün senevî oniki kuru?a veya dört gün müddetle bedenen îfây? mükellefiyete kasr u tahdid edilmi? ise de bu müddet ekseriyâ oniki güne temdid edilmekde ve köylülere âid yük arabalar? gayr-? muayyen müddetlerle angarya olarak al?nmaktad?r.
 
4. (Selemdarl?k): Köylüler mükellef olduklar? vergileri tesviye edebilmek içün dâimâ “selemdar” denilen murahahac?lara müracaat itmekde ve bunlar da bilâhare hubûbat veya hayvanatla ödenmek ?art?yle nakden mikdür-? cüz’i avanslar virmekde ve i?bu hubûbât ve hayvânât?n k?ymetleri avanslar mikdâr?n? pek ziyâde tecâvüz eylemekdedir. Bu usûlün külliyyen ref’i ve “selemdarlar”?n el-yevm matlûb? bulunan mebâli?in muhik bir raddeye tenzili z?mn?nda tedâbir-i lâzime ittihâz? lâzimedendir.

5. (Zira‘at Bankas?): Köylülerin Ziraat Bankalar?na tercihan “selemdarlara” müracaat itmeleri i?bu bankalar muâmelât?n?n uzun sürmesinden ve kendilerinin bu muâmelât?n ikmâlinden sonra dahi küçük me’murlara bah?i? i’ta itmedikce mebâli?-i müstakrazaya destres olamamas?ndan mütevelliddir. ?u hâlin netâyicinden olarak Mu? Ziraat Bankas? ?ubesinin hemen bütün sermayesi di?er kaza ve sancaklara sarf olunmu?dur. ?krâzâta müteferri’ muâmelât?n sadele?tirilmesi ve fâizlerin her sene muntazaman istîfas? derece-i vücûbda olup bu da hem köylülerin hem de bankan?n menâfi’ine muvâf?kd?r.

6. (Vergi bakayâs?): Mu? sanca?? ile di?er sancaklarda vergi bakayâs? küllî bir mikdara bâli? olmakdad?r. Mu? sanca??nda bu bakayân?n istîfas? husûsunda pek ziyâde ?srar gösterilecek olursa ahâlinin hâl-i perî?ânîsi mertebe-i nihâyeye îsâl idilmi? olur.

B. Ahvâl-i siyâsiye ve idâre-i umûmiye
1. (Kürdler): Ahâlî-i gayr-? müslimeye kar?u Kürdlerin hâiz oldu?u serbestî-i tâm âdetâ hâl-i fetret ve i?ti?âsa mümâsil bir emniyetsizlik tevlid itmekde ve anlar taraf?ndan îkâ’ olunan k?tâl ve gârât?n men’i z?mn?nda me’mûrin-i mahalliyece aslâ sarf ? mesâ’î idilmemekdedir. Alel-?tlak denilebilir ki Kürdler içün mücâzât ve Ermeniler içün de sehâbet ve himâyet ma’dûm hükmündedir. Yollar ne mârrinü âbirîn ne de kârbanlar içün selâmet ve emniyet bah? olmad???ndan köylüler müteneffiz birle Kürdün zir-i sahâbet ü himâyetine iltica etmedikce mahsullerini toplamak üzere köylerinden d??ar? ç?kma?a cesaret idemiyorlar.

Konsolos raporlar?nda münderic vakâyi’den baz?lar?na bak?l?rsa Kürdler me’mûrine kar?u eser-i riâyet göstermemekde ve bunlar ise Kürdlere muhâlefeteya cesaret edememekde veya bunu arzu eylememekdedirler.

2. (Beylerle a?alar?n mezâlim ütaaddiyat?): Adî e?kiyâdan mâ’adâ mezâlim ü vah?etleri meydân-? aleniyyetde bulunan ba‘z? beylerle a?alar vard?r. E?hâs-? merkume köylülerin arâzisini ya “selemdar” s?fat?yle veya sadece kuvve-i cebri-ye ile zabt itmekde ve bunlar k?tâl ve cerâim-i sâire îkâ’ itmekle de ittihâm olunmakdad?r.

?uras? cây-? nazard?r ki ekser ahvâlde e?hâs-? merkûmenin elde ittikleri arâzi kendi namlar?na ferâ? edilmeyerek emlâk senedât? dâimâ eski sahiblerinin namlar?na muharren kalmakda ve anlar bu emlâka âid vergileri te’diyeye devam eylemekdedirler. Binaen-aleyh arâzinin as?l sahiblerinin tehvin-i düyûnu z?mn?nda tedâbir-i lâzimeye bi’ttevessül emlâk?n tekrar kendilerine iâdesi ve bu suretle büsbütün dûçâr-? mahv u peri?ânî olmalar?n?n men’-i kabildir.

3. (Ba??bozuk Hamidiye ve cânbe-ser): Me’mûrin-i mahalliye erbâb-? fesâd?n emr-i tenkilât?nda münhas?ran asâkir-i nizamiye istihdâm?yle iktifâ itmediklerinden Mu?lu Abdurrahim Beyin kumandas?nda bulunan (Ba??bozuk)lar dahi (Soluk) vak’as?na i?tirak eylemi?lerdir. “Hamidiye” asâkirinden de ?ikâyet idilmekde ve bunlar üniforma iktisâ etmediklerinden bundan bi’l-istifade envâ’-? fezâyih ve tecâvüzâta tasaddî itmekdedir. “Seyyâre” hey’eti ise bir dereceye kadar nizam ve intizâm-? askerîye tâbi’ bulunmakla beraber resmen tan?nm?? bin nev ‘i ba??bozuk hey‘eti oldu?u görülüyor. Beyne’l-ahâlî “can-be-ser” nâm?yla yâd olunan hey’et-i mezkûre bi’lhassa erbâb-? fesâd?n tenkîli maksad?yla te?kil olunmu?dur. Hey’eti te?kil eden Kürtler âmirlerinin ta’limat?na intizan etmeksizin erbab-? fesaddan addetdikleri küffe-i e?hâs? ta‘kibde muhtar olduklar?ndan bu suretle nüfuz ve serbest î-i azîmi hâiz bulunuyorlar. ?u halden en vahim su’-i isti’mâlât tevellüd idece?i derkârd?r.

4. (?dare-i adliye ve hapishâneler): ?dâre-i adliye aslâ hâiz-i mükemmeliyet de?ildir. En hafif emâreler üzerine ittihâm olunan kesân muâmelât-? adliyece vuku‘a gelen te’ehhurât yüzünden tûl-i müddet mahpus kalmakda ve bu hâlin neticesi olarak Mu? hapishânesi ekserisi elan mahkûm idilmemi? ve belki de birçoklar? bîgünah bulunmu? olan mahbûsînle mâlî bulunmakdad?r.

Hemen hepsi Ermenilenden ibâret olan üçyüz kadar e?has ihtivâ eden bu hapishânenin hâli ne kadar ?iddetle muâhaze edilse becâd?r. Hapishâne Mu? k??las?n?n zemin kat?n?n bir k?sm?ndan müfrez ve bu k?s?m daha ufak di?er sekiz oda ile bunlar?n vasat?nda kâin bir odadan mürekkebdir. Penceresi ve menfezi bulunmayan ?u vasatî odada yüz kadar bîçare mevkuf bulunmakda ve bunlar hep birden yatacak yer bulamamakdad?r. Di?er odalar?n her birinde yirmibe?er mahbûs bulunuyor. Ba’z?lar? tifoya tutulmu? müteaddid marzâya mahsus olarak daha geçenlere kadar ayruca bir ikâmetgâh yokdu.

5. (Me’mûrinin maz?nna-isû e?has haklar?ndaki etvâr ve muâmelât?): Me’murince maz?nna-i sû e?hasa kar?u ittihaz olunan tavr u hareket erbab-? fesâd?n mikdâr?n? terkisden ziyâde tezyide sâlihdir. Kürdler ve hususiyle Canbeserler muhbirlikde bulunma?? menfaatlerine pek muvâf?k addetmekde ve bunlar taraf?ndan vuku bulan ihbârât ve ittihâmât me’mûrince memnûniyetle telakkî idilmekde ve ittihâm idilen kesân en ehemmiyetsiz emânât üzerine habse ilkâ olunmakdad?r. Bu suretle habs idilen kesân?n dâimâ genc ve kavîyü’l bünye âdemler olduklar?na me?hud old???ndan hemen bi’l-cümle karyeler gençlerinin da?lara tahassun ve ilticâ itmeleri ve bir tak?m ittihamat-? kâzibeden tahlis-i nefs içün ihtiyâr-i firar ittikden sonra da nihâyet erbab-? fesad çetelerine iltihak eylemeleri ?âyân-? isti?râb olamaz. Gerek bu mülteciler ve gerek cünha ve cerâim-i siyâsiyye ile maznun mahbûsinin ekserisi haklar?nda bir afv-? umûmî ?sdâr buyrulmas? hükûmet-i seniyyenin menfaat-? mahsûsuna tevâf?k idece?i melhuzd?r.

6. (Jandarma): Bitlis vilâyeti ile vilâyat-? mütecâvire-i ?âhâne jandarmalar?n?n tenzîk? pek ziyâde arzu olunun mevâddand?r. Jandarmalar ahâlî-i kurây? müsâvi ve taaddiyâta kar?u vikaye idecek yerde bizzat kendileri ufak birer zâlim kesiliyorlar. E?er bunlar ahâlinin en a?a?? sunuf? meyân?ndan al?nm?? olmasalar ve cüz ‘î olan maa?lar?n? muntazaman istîfâ itmi? olsalar idi bu cihet daha ziyâde mucib-i isti?râb olmu? olurdu. ?u hâlin ?slâh? içün jandarmalar?n hüsn ü intihâ bina i’tinâ idilmesi ve ahâliyi soymaks?z?n taayyü? idebilmelerinin taht-? temîne al?nmas? ve tecrübe dîde zabit ve muallimlerin nezaretleri alt?nda tensik olunmas? iktizâ ider.

Bâlâda mücmelen zikr ve ta’dâd olunan müsâvî-i ahvâlin neticesi ?âyân-? esefdir. Tekâlif ve düyunun bâr-? giran? alt?nda zebûn ve emniyet ü selâmetden tamâmiyle mahrûm ve e?kiya ile Kürd beylerinin mezâlim ü taaddiyât?na ma’rûz bulunan Mu?ovas? ahâlî-i gayr-? müslimesi art?k büsbütün dûçâr-? ye’s ve nevmîdî olmu? gibi görünmekde ve hükûmetin bile meslek-i hareketi kendilerinin kat‘iyyen mahv?na matuf bulund???na zâhib olmakdad?n. Fevka’l-âde münbit bir ovada sâkin ahâlî meyân?nda hükümfermâ olan fakr u sefâlet pek câlib-i dikkatdir. Ahâlinin mikdâr? bir sür’at-i azîme ile tenâkus etmi? ve son alt? sene zarf?nda bu mikdâr?n takrîben yüzde yirmi nisbetinde azald??? tahmin olunmakda bulunmu?dur. Müstakil gayr-? müslim çiftlik müste’cirleri mikdâr?n?n daha câlib-i dikkat bir suretde tenâkus itdi?i evvelce beyan olunm??d?. Bunlar yerine kâim olan Kürd ashâb-? arazi ve emlâk köylüleri hakîkî bir hâl-i esâretde tutuyorlar. Köylüler ancak bu menzeleye indikden sonra yeni efendilerinin sâye-i himâyetlerinde nail-i emniyet ve selâmet olabilecekleri ümidinde bulunuyorlar. Konsolos raporlar?ndan kezâlik istinbât olundu?una göre vilâyetin di?er kazalar? ve husûsiyle Ahlat ve Bulan?k kazalar? ile Siirt sanca?? gitdikce tezâyüd iden ve en ciddi endi?elere bi-hakk?n mahal virebilecek olan bir hâl-i i?ti?â? içinde bulunuyor. Kürdler hükûmetin musâmaha-i fevka’l-âdesini sûiisti’mâl iderek her tarafda me’mûrine kar?u riâyet?ikenâne hareket itmekde ve Siirt sanca??nda muhtelif kabâil-i ekrad rüesâs? beynin-de münâzaat zuhur iderek bu münazaata ba?luca kurban olanlar ise rüesâ-y? merkume aras?nda emr ü tasarruf ve temellükü münâzi’ün fîhâ olan kura ahâlî-i hiristiyaniyyesi bulunmaktad?r. ?u ahvâle binâen Bitils vilâyetinde sâkin Enmeniler müctemi’an Rusya’ya hicreti tasavvur itmi? olup onlar?n ?imdiki hallerine nazaran bu tasavvurlar? muhik addolunmak zarunîdir. Me?erki hükûmet-i seniyye bunlar?n âtiyen daha mes’udâne imrân-? hayat itmelerini te’mine sâlih bir tak?m ?slâhât-? ciddiyye icra itmek niyetinde bulunmu? ola.

??bu tasavvur köylüleri her vakitkinden daha az hubûbat zer’ine imale itmi? oldu?u gibi bu?day fiyat?nca büyük bir terakkî husûlünü istilzâm eylemi? ve bu galâ Bitlis’de selemdar ve mültezimlerle müttefikan hareket iden muâmelecilerden mürekkeb kumpanya taraf?ndan muhafaza idilmekde bulunmu?dur.

Vücuduna en ziyâde ihtiyac his iden ?slâhât bervech-i âti hülâsa olunabilir. ?öyleki,

(Emlâk vergisinin usûl-i cibâyeti)
1. Vergilerin muntazaman cibâyeti sûi-isti’mâlâta mütecâsin tahsildarlar?n te’dibi kanunen muayyen vergilerden mâ’adâ her gûnâ tekâlifin men’-i istifas?.
2. Haricde bulunan kesandan bedel-i askerinin adem-i istîfâs?, ??bu teklifin her ?ah?sdan ayr?ca istifas?.
3. Zer’ edilen hubûbât?n kemiyyeti misüllû muhik bir esas üzerinden a’?âr?n istifas?.
4. Tarik mükellefiyetinin tanzimi.
5. “Selemdarl?k “?n ilgâs? ve köylülerin el-yevm selemdarlara medyûd olduklar? mebâli?in tenzili.
6. Ziraat Bankalar?ndan istikrâzat?n teshili.
7. Te’diyeye kudretyâb olam?yanlardan vergi bakayâs?n?n afv? dûçâr-? gâret olan kurâdan emvâl-i mesrûka bedelât? nisbetinde vergilerin te’hir-i istîfas?.
8. Emlak ve arazi senedât?n? tetkîke ve bi gayr-? hakk?n zabt olunan araziyi ashâb?na i’âdeye ve yine lüzumu takdirinde vergileri ta’-dile me’mur komisyonlar te?kili kâbil olursa bu komisyonlar me’mûrin-i mahalliyyeden te?kil edilmemelidir.
(Asâyi?-i umûmî)
9. Taaddiyâta mütecâsir beylerle a?alar?n te’dibi.
10. Hamidiye asâkiri ile Canbeserlerin ve sâirenin tefti? ve nezaret alt?nda bulundurulmas?.
11. Köylülerin himâyesi. Hayvânât-? mesrûkan?n i’âdesi.
(?dare-i mahalliyye)
12. Hapishânelerle idâre-i adliyenin tanzim ve ?slâh?.

**************************************************************************,

Vak?f Ar?ivi
Y?ld?z Ermeni Meselesi, Cilt 2, Belge No, 16

Seraskerlik Makam? Yaz? ??leri

Nota

1895 Temmuz sonras?

Kimden:
Kime: Ba?bakanl??a
Konu: Bitlis, Mu? ve çevresindeki huzursuzlu?un giderilmesi için al?nmas? gerekli görülen idarî, ekonomik ve askeri önlemler

“Ba?bakanl?k Yüksek Makam?na Bitlis Vilâyeti’nin durumu hakk?nda sunulan notan?n tercümesidir.

Bitlis’teki ?ngiltere konsolos vekilinden son olarak gelen raporlar?n içeri?ine göre, ad? geçen vilâyetin, özellikle Mu? sanca??n?n içinde bulundu?u durum tasavvur olunabilecek dereceden daha beterdir.

Geçen Haziran ile Temmuz aylar? içinde Mu? sanca??nda birbiri ard?ndan birtak?m ayaklanmalar olmu?, otuz sekiz ki?i ölmü?, dört köy de ya?ma ve talan edilmi?tir.

Bu olaylardan en önemlisi Haziran’?n dokuzunda meydana gelen (Suluk), ve ayn? ay?n onuncu, yirminci ve yirmi yedinci günlerinde meydana gelen (?zervank ?), (Mu?pazar?) ve (Ba?lun) olaylar?d?r.

Söz konusu olaylar son derece üzücü olmakla beraber, oldukça da önemli say?l?rlar. As?l ac? olan bir ?ey varsa o da, Mu? ovas?n?n her taraf?nda süregelen yoksulluk ve güvensizliktir. Bunun da aç?k ve kuvvetli kan?t?, Müslümanlar?n d???ndaki halk?n say?s?n?n son derece çabuklukla azalmalar?d?r. Bu durum iki nedenden ileri gelmektedir:

Birincisi yürürlükte bulunan ekonomik yönetim usulleri; ikincisi de Vilâyetin politik durumu ile kötü idaresidir.

A. Ekonomik Yönetim ?ekli:
1. Vergilerin toplanmas?:
Tahsildarlar (vergi toplayan maliye memurlar?), eziyet ve sertliklerini son dereceye vard?rm??lard?r. Bazen vergi borcunu tamamen ödemi? olan bir yükümlünün hayvanlar?n?, vergi borcunu ödemeyen kom?usunun borcuna kar??l?k almak için satmakta, hatta ayn? borcu ikinci defa alabilmek dü?üncesiyle de makbuz vermemektedirler.

Bir köy yükümlülerinin vermekle yükümlü olduklar? askerlik bedelinin toplam miktar?n? yakla??k olarak belirlemede köyün sadece erkek halk?n? de?il, buraya göçmen olarak gelenleri de katmaktad?rlar. Köylüler, tahsildarlar?n eziyetlerinden ba?ka, ayr?ca yanlar?ndaki jandarmalarla, askerlerin a??r? istek ve ihtiyaçlar?n? kar??lamak zorunda kal?yorlar.

2. A’?âr (Ondal?k vergi):
Önceki be? y?ll?k a’?âr bedelinin ortalama miktar? üzerinden ve mültezimlerin arac?l??? kald?r?larak a’?âr vergisi toplama usulü konulmu?tu. Görünürde yararl? gözüken bu önlem, H?ristiyan ba??ms?z çiftlik kirac?lar?n?n ve mültezimlerin say?lar?n?n azalt?lmas?n? amaçl?yorsa da asl?nda hiçbir yarar? yoktur. Baz? köylerde bu kirac? ve mültezimlerin say?lar? bundan be? alt? y?l önceki çiftçi say?s?n?n be?te biri kadar?na bile varm?yordu. Buna kar??l?k yerel memurlar köylülerin a’?âr vergilerini kendilerinin sat?n almalar?na izin verilmesiyle iltizam usulünün yeniden yürürlü?e konmas? yakla??m? içindedirler. Hükümet yetkililerinin arka ç?kt?klar? mültezimlerin buna ?iddetle kar?? ç?kmalar? ve bir de bunlar?n büyük indirimler ile satt?klar? senetlerle hükümete kar?? borçlar? ödeme konusunda elde ettikleri kolayl?klar sayesinde, söz konusu yakla??m?n yürürlükte kalaca?? anla??l?yor. As?l arzu edilen bir?ey varsa o da do?rudan do?ruya vergilerin hükümet taraf?ndan toplanmas? ve kesin olarak bir esas üzerinden hesaplanmas?d?r.

3. Yol yükümlülü?ü (vergisi):
Her ne kadar bu vergi Bitlis Vilâyeti için y?ll?k on iki kuru? veya dört gün süre ile bedeni olarak çal??ma yükümlülü?ü ile s?n?rland?r?lm?? ise de bu süre ço?unlukla on iki güne kadar uzat?lmakta ve köylülerin yük arabalar? belirsiz süreyle i?te kullan?lmak için al?konulmaktad?r.

4. Selemdârl?k:
Köylüler, yükümlü olduklar? vergileri ödeyebilmek için devaml? olarak “Selemdâr” denilen tefecilere ba?vururlard?. Bunlar da daha sonra hububat ve hayvanla ödenmesi ?art?yla avans olarak çok az miktarda para vermektedirler. Bu hububât ve hayvanlar?n de?erleri verilen avanslar?n tutar?n?n çok üstündedirler. Bu usulün tamamen kald?r?lmas? ve “Selemdâr”lar?n hâlen alacaklar? olan paran?n haklar? olan miktara indirilmesi hususlar?nda gerekli önlemlerin al?nmas?.

5. Ziraat Bankas?:
Köylülerin Ziraat Bankas? yerine an?lan selemdârlara ba?vurmalar?, banka i?lemlerinin uzun sürmesinden ve kendilerinin bu i?lemlerin tamamlanmas?ndan sonra da küçük memurlara bah?i? vermedikçe borç para (kredi) alamamalar?ndan ileri gelmektedir. Bunun sonucu olarak da Mu? Ziraat Bankas? ?ubesinin hemen bütün sermâyesi di?er kazâ ve sancaklara harcanm??t?r. Krediye ba?l? i?lemlerin kolayla?t?r?lmas? ve fâizlerin her y?l düzgün olarak ödenmesi gerekli olup, bu da hem köylülerin hem de bankan?n yarar?nad?r.

6. Vergi bakâyâs? (vergi borcu):
Mu? sanca?? ile di?er sancaklarda vergi borçlar? çok yüksek rakamlara eri?mektedir. Mu? sanca??nda bu borçlar?n toplanmas?nda pek fazla zorlama yap?lacak olursa halk?n peri?an durumu son dereceye ç?kar?lm?? olur.

B. Genel Yönetim ve Politik Durum:
1. Kürtler:
H?ristiyan halka kar?? Kürtlerin sahip olduklar? tam bir serbestlik tam anlam?yla kar???kl?k ve ayaklanmaya yol açan bir güvensizlik do?urmakta ve Kürtler taraf?ndan i?lenen cinâyetlerin ve ya?malamalar?n önlenmesinde yerel memurlarca çaba harcanmamaktad?r. Genel olarak denilebilir ki, Kürtler için ceza, Ermeniler için de sevgi ve koruma yoktur.

Yollar, ne yolcular ne de kervanlar için yeterli güvene sahip de?ildirler. Bu nedenle köylüler, sözü geçer bir Kürdün korumas? ve deste?i alt?na girmedikçe ürünlerini toplamak için köylerinden d??ar? dahi ç?kma?a cesâret edemiyorlar.

Konsolosluk raporlar?nda kay?tl? olaylar?n baz?lar?na bak?l?rsa Kürtler, memurlara kar?? sayg?l? davranmamakta, memurlar da Kürtlere kar?? durmaya cesaret edememekte veya böyle bir tutumu arzu etmemektedirler.

2. Beylerle a?alar?n zulüm ve eziyetleri:
Adî e?k?yadan ayr? olarak zulüm ve eziyetleri aç?kça görülen baz? beylerle a?alar vard?r. An?lan ki?iler, köylülerin topraklar?n? ya “Selemdâr” s?fat? ile veya zor kullanarak ele geçirmekte, ayr?ca da bunlar? öldürme ve di?er suçlarla da suçlamaktad?rlar.

?uras? dikkat çekicidir ki, ço?u durumlarda an?lan ki?ilerin elde ettikleri topraklar kendi adlar?na kayda geçirilmez. Tapular? yine eski sahipleri üzerinde kay?tl? kal?r ve vergilerini de yine eski sahipleri ödemeye devam ederler. Bundan dolay? topraklar?n as?l sahiplerinin borçlar?n?n hafifletilmesi ve topraklar?n?n tekrar kendilerine geri verilmesiyle büsbütün peri?an olmalar? önlenmi? olur.

3. Ba??bozuk, Hamidiye ve Cin-be-ser:
Yerel memurlar, bozguncular?n ele geçirilip yok edilmelerinde sadece normal askerlerin kullan?lmas?yla yetinmediklerinden, Mu?lu Abdürrahim Bey’in komutas?nda bulunan ba??bozuk kuvvetler de Soluk olay?na kat?lm??lard?r. “Hamidiye” askerlerinden de ?ikayet edilmektedir. Bunlar resmi elbise giydiklerinden, bundan yararlan?p çe?itli uygunsuz hareketlerde sald?r?larda bulunmaktad?rlar. “Seyyâre” denilen güçler ise bir dereceye kadar düzgün ve askerî kurallara uymakla beraber onlar da resmen tan?nm?? bir ba??bozuk güçler olarak görülüyor. Halk aras?nda “Cân-be-ser” ad?yla söylenen güçler, özellikle bozguncular?n ortadan kald?r?lmalar? amac?yla kurulmu?tur. Bu güçleri olu?turan Kürtler, yöneticilerinin emirlerini dinlemeksizin bozguncu olarak gördükleri herkesi izlemekte serbest olduklar?ndan geni? yetkilere sahiptirler. Bu nedenle de çok üzücü olaylar?n meydana gelmesi beklenebilir.

4. Adlî yönetim ve hapishaneler:
Adlî yönetim asla tam bir olgunlukla çal??mamaktad?r. En hafif belirtiler üzerine suçlanan ki?iler, adlî i?lemlerin gereksiz gecikmeleri nedeniyle uzun süre tutuklu kalmaktad?r. Bu durumun sonucu olarak da Mu? hapishânesi halen ço?u hakk?nda karar verilmemi? ve belki de birçoklar? suçsuz olan tutuklularla doludur.

Hemen hepsi Ermenilerden olan üç yüz kadar ki?inin bulundu?u bu hapishanenin durumu ne kadar çok tenkit edilse yeridir. Hapishane, Mu? k??las?n?n zemin kat?nda ayr? bir bölümde, ufak ufak sekiz oda ile bu odalar?n ortas?ndaki bir odadan ibarettir. Penceresi ve ???k deli?i bulunmayan orta odada yüz kadar zavall? tutuklu bulunmakta, bunlar?n hepsi bir anda yatacak yer bulamamaktad?rlar. Di?er odalar?n her birinde de yirmi be?er tutuklu bulunmaktad?r. Baz?lar? tifo hastal???na tutulmu? olup, belirli hastal?klar için ayr?lm?? özel bir yer daha geçenlere kadar yoktu.

5. Memurlar?n ?üpheli ki?iler hakk?ndaki tutum ve davran??lar?:
Memurlar?n ?üpheli ki?ilere kar?? tak?nd?klar? tav?r ve davran??lar?, bozguncular?n say?lar?n? azaltmaktan çok artmas?na neden olmaktad?r. Kürtler ve özellikle Cânbeserler muhbirlikte (haber verme) bulunmay? ç?karlar?na uygun görmekte ve bunlar taraf?ndan verilen haberler ve bilgiler de memurlarca memnunlukla kar??lanmaktad?r. Suçlu diye bildirilen ki?i de en önemsiz bir neden ile tutuklan?p hapis edilmektedir. Bu ?ekilde hapsedilen ki?ilerin daima genç ve güçlü kimseler oldu?u görüldü?ünden hemen bütün köylerin gençlerinin da?lara kaç?p s???nmalar?, birtak?m yalan suçlamalardan kurtulmak için kaçt?ktan sonra da oralardaki bozguncu çetelere kat?lmalar? anormal kar??lanamaz.

Gerek bu ?ekilde s???nanlar ve gerek âdî veya siyasi suçlar ile san?k olan tutuklular?n ço?u hakk?nda genel af ç?kar?lmas?n?n hükümetin yarar?na olaca?? dü?ünülmektedir.

6. Jandarma:
Bitlis Vilâyeti ile çevresindeki vilâyetlerin jandarmalar?n?n düzene konulmas? son derece arzu olunmaktad?r. Jandarmalar köy halk?n? e?it tutup, s?k?nt?lara kar?? koyaca?? yerde bizzat kendileri küçük birer zâlim kesiliyorlar. E?er bunlar halk?n en a?a?? tabakalar?ndan seçilmi? olmasalar ve az miktarda olan ayl?klar? da zaman?nda verilmi? olsa idi bu durum daha iyi olurdu. Bunun düzeltilmesi için jandarmalar?n seçimlerinde titizlik gösterilmesi, halk? soymaks?z?n ya?amalar?n?n güvence alt?na al?nmas?, deneyimli subay ve ö?retmenlerin kontrolünde e?itilmeleri gerekir.

Yukar?da toplu olarak aç?klanan ve say?lan birbirinden farks?z durumlar?n sonuçlar? üzüntü vericidir. Vergilerin ve borçlar?n a??rl??? alt?nda ezilen, güven ve huzurdan tamamen yoksun, e?k?ya ile Kürt beylerinin eziyet ve i?kenceleriyle kar?? kar??ya bulunan Mu? Ovas? H?ristiyan halk? art?k büsbütün ümitsizli?e kap?lm?? olup, hükümetin bile tutumunun kendilerini kesinlikle yok edece?i endi?esi içindedirler.

Son derece verimli bir ovada ya?ayan halk?n yoksulluk içinde bulunmas? çok ilgi çekicidir. Halk?n nüfusu h?zl? bir ?ekilde azalm??t?r ki son alt? y?l içinde nüfusun yakla??k yüzde yirmi kadar?n?n azald??? san?lmaktad?r. Ba??ms?z H?ristiyan çiftlik kirac?lar?n?n say?lar?n?n da daha dikkat çekici bir ?ekilde azald??? daha önce belirtilmi?ti. Bunlar?n yerlerine geçen toprak ve emlak sahibi Kürt ileri gelenleri köylüleri gerçekten bir tutsak olarak tutuyorlar. Köylüler, ancak bu kadar alçalabildikleri zaman yeni efendilerinin korumalar? alt?nda kendilerinin güvence alt?nda olabileceklerini ümit etmektedirler.

Yine konsolos raporlar?ndan anla??ld???na göre vilâyetin di?er kazâlar?, özellikle Ahlat ve Bulan?k kazâlar? ile Siirt sanca?? gittikçe artan ve en ciddi endi?elere hakl? olarak yer verebilecek bir kar???kl?k içinde bulunuyor. Kürtler, hükümetin kendilerine tan?d??? ola?anüstü ho?görüyü kötüye kullanarak her tarafta memurlara kar?? ho? olmayan tutum ve davran??larda bulunmaktalar ve Siirt sanca??nda çe?itli Kürt kabileleri liderleri aras?nda anla?mazl?klar ve kavgalar ç?kmakta olup, bunlar?n kavgalar?n?n ba?l?ca kurbanlar? da H?ristiyan köylüler olmaktad?r. Bu nedenle de Bitlis Vilâyetinde ya?ayan Ermeniler toplu olarak Rusya’ya göç etmeyi hakl? olarak dü?ünmektedirler. Tâ ki hükümetin bunlar? gelecekte daha mutlu bir hayat sürmelerini garanti edecek yeni ve ciddi önlemler almas?na kadar.

Bu dü?ünceler köylüleri her zamankinden daha az ürün ekmeye yöneltmi? oldu?undan bu?day fiyatlar? çok yükselmi?tir. Bu k?tl?k Bitlis’te selemdâr ve mültezimler ile birlikte hareket eden i?lemcilerden olu?an bir ?irket taraf?ndan da sürdürülmektedir.

Yap?lmas? en çok gerekli görülen yeni düzenlemeler a?a??da özet olarak verilmi?tir. ?öyle ki:

Emlâk vergisinin toplanma ?ekli:
1. Vergilerin zaman?nda toplanmas?, kötü uygulamada bulunan tahsildarlar?n cezaland?r?lmalar? ve yasal olarak belirtilen vergilerden ba?ka her çe?it getirilecek yükümlülü?ün önlenmesi.
2. D??ar?da bulunan ki?iler için askerlik bedelinin al?nmamas?, bu paran?n her ki?iden ayr? al?nmas?.
3. Ekilen ürünün miktar? üzerinden hakl?l?k üzere ondal?k vergisi al?nmas?.
4. Yol yükümlülü?ünün düzene sokulmas?.
5. Selemdârl???n kald?r?lmas? ve köylülerin bugün selemdârlara olan borçlar?n?n azalt?lmas?.
6. Ziraat Bankas?na olan borçlar?n ödenmesinde kolayl?k sa?lanmas?.
7. Borçlar?n? ödemeye güçleri olamayanlardan kalan vergilerinin af edilmesi, mallar? ya?ma ve talan edilen köylerden çal?nan mal bedelleri kar??l???ndaki vergi tutarlar?n?n ödenmesinin ertelenmesi.
8. Emlâk ve toprak senetlerinin incelenmesi, haks?z yere el konulan topraklar?n sahiplerine geri verilmesi ve yine gerekli görüldü?ünde vergileri de?i?tirme amac?yla komisyonlar kurulacak olursa bu komisyonun yerel memurlardan olu?turulmamas?.

Genel huzur ve güven:
9. Eziyet yapan beylerle a?alar?n cezaland?r?lmalar?.
10. Hamidiye askerleri ile cinbeser ve di?erlerinin denetim ve gözalt?nda bulundurulmalar?.
11. Köylülerin korunmas?; çal?nan hayvanlar?n?n geri verilmesi.

Yerel yönetim:
12. Hapishaneler ile adli yönetimin düzene sokulmas??’

**************************************************************************,

Osmanl? Ar?ivi
Karton 4, K?s?m 9, Zarf 72, Evrak 1065

Makâm-? Seraskerî Mektûbî Kalemi

Petersburg Sefâret-i Seniyyesine

Düvel-i muazzama-i selâsenin Anadolu‘da vâk?’ vilâyât-? sitte-i ?âhanede icrâs?n? sûret-i dostânede teklîf ettikleri ?slâhat-i ma’lûmenin ta’yîninde Cevad Pa?a’n?n gösterdi?i batâetin düvel-i muazzamaca hüsn-i telakkî olunamamas? ve sadr-? esbak Said Pa?a’n?n ol bâbda birçok teahhüdâtda bulunmas? üzerine Cevad Pa?a tebdîl olunarak mesned-i sadâret mü?ârün-ileyh Said Pa?a’ya tefvîz buyurulmu?tu. Said Pa?a teahhüdât? vecihle ?slâhat-? matlûbeye bir sûret-iseri’a vermek lâz?m gelirken aylarca i?i ta’vîkat-? nâ-ma’kuleye dü?ürdü. ?u hâli vesîle ittihaz etmek isteyen ba‘z? mevâk?’-i siyâsiyyenin i?fâlat?na kap?lan Ermeni komiteleri nefs-i Derseâdet’de ve ta?rada ihtilâl îkai te?ebbüsât?na k?yam ederler. Buralar?n? Zabt?ya Nezareti istihbâr etmekle tedâbir-i lâzime-i ihtiyâtkârînin ittihâz? mü?ârün-ileyh Said Pa?a’ya i?’âr ve îcab?n? istîzan eyler ise de amden i?e ehemmiyet vermedi?i gibi muharrik-i fesâd olup zâb?taca taht-? tevkîfe al?nan e?hâs-? muz?rray? ?ngiltere sefâreti tavassutu ile tahliye ettirir. Ve âdetâ ihtilâlci olduklar? muhakkak olanlara ili?ilmemesini Zabt?ye nezâretine emr-i tavsiye eyler. ??te Said Pa?a’n?n ?u sûretle iltizâm etti?i tarîk-? müsâadekârî ile Ermenilere Bâb-? âli’ye tehâcürn etmek cesâretini verir. Vak’a esnâs?nda dahi devam ettirdi?i bir di?er tedbîrsizlik ve müsâmahadan ba?ka bir de tebriye-i zimmet etmek zu‘miyle birçok cebânet gösterir. ??te bu ahvâlin kâffesi evrâk-? resmiyye ile sâbitdir. Binâenaleyh devleti ithâm etmek niyet-i hâinânesinde bulunur. Böyle bir adam?n art?k mevk?’-i iktidârda bulunmas? hâlen ve müstakbelen her türlü mahzûru dâ’î olabilece?inden azl buyuruldu ve birçok zaman devam ve imtidâd etmek üzere tehiye’ edilmi? olan bu ihtilâl taraf-? e?ref-i hazret-i h?lâfetpenâhîden ittihâz tedâbir-i sâibe ve serî’a ile iki gün zarf?nda mübeddel-i âsâyi? edildi?i gibi ?slâhat-? lâzime hemen taht-? karâra al?nd?. Said Pa?a’n?n sebeb-i azli bu gibi ahvâl-i h?yânetkâri oldu?u halde ba’de’l-infisâl tek durmay?p bir yandan Ermenileri iltizâm eden taraf?n politikas?na hâdim muâmelâta ve bir yandan da türlü türlü erâcîf ve ekâzîb ile çoluk çocuktan ma‘dûd olan mektep talebesinden ba‘z?s?n?n efkâr?n? tesmîme devam ederek Dersaâdet‘de ho?nutsuzluk hüküm-fermâ ekâzîbini ?ngiliz matbû‘ât? lisân?na dü?ürmek yolunu iltizâm eder. Binâenaleyh bunun hakk?nda ta’kîbât-? kanûniyye icrâs? lâz?m geldiyse de ol bâbda edilecek muâmelât-? kanûniyyenin dahî Londraca sû-i tefsîrata u?ramas? ihtimâlat-? kaviyyesinden ihtirâzen bu yola gidilmeyip Said Pa?a’n?n bu gibi mefâsidden men’ine vesîle olmak için do?rudan do?ruya maiyyet-i seniyye-i hazret-i h?lâfet-penâhîde bulundurulmas? sûreti münâsib mütâlaa olunma?la Memâlik-i Mahrûsa-i ?âhâne’nin her taraf?nda ?slâhat ve terakk?yât esbâb?n? dü?ünerek ol bâbdaki mütâlâat?n? lâyihalarla arz-? atebe-i ulyâ etmek ve e’âz?m-? ricâl-? devlet-i aliyyeden kendisinin intihâb edece?i bir iki zât? dahi refâkatinde buluhdurmak üzere Mâbeyn-i hümâyunda do?rudan do?ruya maiyyet-i seniyyede bulunmas? husûsu kendisine teklîf olunur ve ol bâbda taraf-? e?ref-i hazret-i Padi?ah îden bir hayli te’mînat ve taltîfat sezâvâr buyurulur ise de rivâyet-i vâk?‘aya nazaran bu aral?k kendisine târi olan teessürât-? asabiyye-i dimâg?yyeye mukavemet edemiyerek bu teklîfatdan tevahhu? ile evvelki gün Çar?amba günü ak?am? ?ngiltere sefaretine ilticâ eder. Ve sefâretde iken makam-? sadarete yazd??? bir tezkirede vücûduna târi olan hastal?k hasebiyle memleketin menâfi’ine hâdim olan ?u teklîfi kabûlde ma’zûr oldu?unu beyan ve Avrupa‘ya azîmeti istîzan ile beraber
hakk?nda râyegân buyurulan teveccühât ve avât?f-? seniyye-i hazret-i h?lâfet-penâhiden dolay? dermiyân-? ?ükrân eyler. Bunun irtikâb eyledi?i bu cürm-i denâetkârînin husûsan Londraca birçok tefsîrâta u?rayaca?? mülâhazasiyle vükelâ-y? devletden ?ura-y? Devlet reisi Said ve Hariciye Naz?r? Tevfik Pa?alar ile Mabeyn-i hümâyun Ba?kâtibi Tahsin Bey sefârete i’zâm ve mü?ârün-ileyhe nesâyih-i lâzime icrâ ve taattufat-? seniyyeden imzâs? taht?nda beyân-? ?ükrâniyet idüb durur iken neden tevahhu? eyledi?i kendisine suâl ettirildikde hiçbir sûretle ihâfe edilmedi?ini ve bilakis defaât-? mükerrere mazhar-? ilt?fât-? âlî oldu?u ve fakat îfa etmek istemedi?i bu hidmet-i milliyeye mükerreren da‘vet buyurulmakdan tevahhu? eyledi?ini i’tiraf ve beyân iderek selâmet-i zihniyyede bulunmad???n? irâe ider bir tak?m evza’ ve etvâr-? garîbede ve yekdi?erini nakz ider ifâdât-? acîbede bulunarak gerek mü?ârünileyhim ve gerek suferâ vâs?talariyle edilen nasâyihi ?sga etmeyüb sefâretle kald??? mü?ârün-ileyhim taraflar?ndan arz-? atabe-i ulyâ k?l?n?r. ??te ?u hâdîsenin hakay?k? bundan ibâret olup i?in ma’kûsen Petersburg‘a nakli ihtimâline mebnî te?rîhine ibtidar k?l?nd?. Buralar?n?n Lisan-? münâsib ile ve gâyet mahremâne bir sûretle prens hazretlerine tebli?iyle ona göre buradaki sefârete emir verdirilmesi hususunun taraf-? âlîlerine tebli? muktezây-i emr ü ferman-? hazret-i hilâfetpenâhidendir.
 
***************************************************************************

Vak?f Ar?ivi
Y?ld?z Ermeni Meselesi, Cilt 1, Belge No. 2

Seraskerlik Makam? Yaz? ??leri

Yaz?

Kimden: D??i?leri Bakanl???’ndan
Kime: Petersburg Türk Büyükelçili?i’ne
Konu: Ba?bakan Said Pa?a’n?n görevden al?nma nedeni

“Petersburg Osmanl? Büyükelçili?i’ne

Üç büyük devletin Anadolu’daki alt? vilâyette uygulanmas?n? dost bir görünümle teklif ettikleri ?slâhat konular? maddelerinin belirlenmesinde Cevat Pa?a’n?n gösterdi?i gev?ekli?in, sözü edilen devletlerce ho? kar??lanmamas? ve eski Ba?bakan Sait Pa?a’n?n da bu konuda birçok hususta söz vermesi üzerine Cevat Pa?a görevinden al?nm?? ve yerine Sait Pa?a getirilmi?ti.

Sait Pa?a, verdi?i sözlere göre, istenilen ?slahat konular? maddelerinin belirlenmesinde çabukluk gösterece?ine, tersine konuyu aylarca savsaklayarak ç?kmaza soktu. Bu durumu bahane etmek isteyen baz? üst yetkili politikac?lar?n aldatmalar?na kap?lan Ermeni komiteleri de ?stanbul’un içinde ve ta?rada ayaklanma giri?imlerinde bulundular.

Bu ayaklanma ç?kar?lan yerleri Güvenlik Bakanl??? (Zaptiye Nezareti) önceden bildirmi?tir. Gerekli önlemleri almak ve haz?rl?kl? bulunmak için Sait Pa?a, Padi?ah Hazretlerine aç?klamada bulunarak izin iste?inde bulunmu?tur. Ancak, konuya kas?tl? olarak önem vermedi?i gibi, bozgunculuk hareketlerinden dolay? güvenlik kuvvetlerince tutuklanan zararl? ki?ileri de ?ngiltere Elçili?inin arac?l??? ile serbest b?rakt?rm??t?r. Öyle ki, Devlete kar?? ayaklanma giri?iminde bulunduklar? kesin olarak bilinen ki?ilere dahi dokunulmamas? için Güvenlik Bakanl???’na emir verir.

??te, Said Pa?a’n?n tak?nd??? bu ?ekildeki aç?k tav?r, Ermenilere Bâb-? Ali’ye sald?r?da bulunma cesaretini verir. Olaylar s?ras?nda dahi önlemsizli?i ve ho?görülü?ü devam ettirdikten ba?ka bir de kendisinin bir ilgisi yokmu? gibi birçok korkakl?k hareketlerinde bulunur.

Bu durumlar?n tamam? resmi belgeler ile kan?tlanm??t?r. Bütün bunlara ra?men bir de Devleti suçlama giri?iminde bulunur. Böyle bir adam?n art?k yetkili makamda bulunmas? bugün ve gelecek için zararl? görüldü?ünden Padi?ah Hazretleri taraf?ndan görevinden al?nm??t?r.

Uzun süre devam ettirilmek üzere plânlanm?? olan ayaklanma olaylar?, Yüce Padi?ah Hazretlerinin alm?? oldu?u etkili çabuk önlemler ile iki gün içinde bast?r?ld?. Ayn? zamanda ortam?n huzuru sa?land??? gibi, gerekli görülen ?slahat konular? da hemen karar alt?na al?nd?.

Sait Pa?a’n?n görevden al?nmas?na sebep bu gibi hâince tutum ve davran??lar? oldu?u halde ad? geçen görevden al?nd?ktan sonra yine de bo? durmam??t?r. Bir yandan Ermenileri destekleyen taraf?n politikas?na hizmet eder bir tutum içerisine girerken, bir yandan da çe?itli yalan ve uydurmalarla çoluk çocuktan ibaret olan okul ö?rencilerinden baz?lar?n?n dü?üncelerini zehirlemeye devam etmi?tir.

?stanbul’da huzursuzluk bulundu?u yalan?n? ?ngiliz bas?n?n?n diline dü?ürülmesine çal???yordu. Bu bak?mdan bunun hakk?nda yasal soru?turma aç?lmas? gerekmekte idiyse de bu konuda yap?lacak yasal i?lemin Londra’da kötü bir ?ekilde yorumlanmas? beklentisi kuvvetli bulundu?undan bundan çekinilmi?tir.

Sait Pa?a’n?n uygunsuz hareketlerinin önlenmesi için bahane olarak do?rudan do?ruya Padi?ah Hazretlerinin yak?n bir hizmetinde bulundurulmas? yolu uygun görüldü. Kendisine Türkiye’nin geli?tirilmesi ve ilerletilmesi yollar?n? dü?ünüp belirlemesi, bu konudaki dü?ünce ve görü?lerini tasar?lar ?eklinde Padi?ah’a sunmas?, bu çal??malar? s?ras?nda Devlet adamlar?n?n önde gelenlerinden seçece?i birkaç ki?iyi de yan?na alarak Sarayda do?rudan do?ruya Padi?ah’?n yan?nda bulunmas? teklif edildi. Ayn? zamanda Padi?ah Hazretleri taraf?ndan kendisine birçok hususta güvence verilip iltifatlarda da bulunuldu.

Anlat?ld???na göre ad? geçen, bu aral?k kendisinde meydana gelen zihinsel ve sinirsel bir rahats?zl??a katlanamad???ndan bu tekliflerden korkarak önceki gün, yani Çar?amba günü ak?am? ?ngiltere Elçili?ine s???nm??t?r. Elçilikte bulundu?u s?rada Ba?bakanl??a yazd??? bir yaz?da, bedeninde meydana gelen hastal?k nedeniyle ülkenin yarar?na hizmet olan teklifleri özrü nedeniyle kabul edemeyece?ini belirtmi? ve Avrupa’ya tedaviye gitmek için izin iste?inde bulunmu?tur. Yine ayn? yaz?da, Padi?ah Hazretleri taraf?ndan hakk?nda gösterilen iyi niyet ve verilen görevden dolay? da te?ekkürlerini bildirmi?tir.

Sait Pa?a’n?n i?ledi?i suçlar?n ve kötülüklerin özellikle Londra’ca çe?itli yorumlara yol açaca?? dü?üncesiyle kendisiyle görü?mek üzere ?ura-y? Devlet Reisi (Dan??tay Ba?kan?) Sait Pa?a, D??i?leri Bakan? Tevfik Pa?a ve Saray Ba?kâtibi Tahsin Bey ?ngiliz Elçili?ine gönderildi. Bu ki?iler, ad? geçene gerekli nasihatlarda bulunduktan sonra, Padi?ah Hazretlerinin kendisine olan övgülere kar??l?k olarak imzal? yaz?s? ile te?ekkür etti?i halde neden korktu?u sorulur. Cevap olarak: hiçbir ?ekilde korku duymad???n?, aksine defalarca Padi?ah Hazretlerinin övgüsünü görmü? oldu?unu, ancak yapmak istemedi?i bu milli göreve tekrar tekrar ça??r?lm?? olmas?ndan endi?e duydu?unu söyler. Ayr?ca, zihinsel dengesinin düzenli olmad???n? gösteren birbirini tutmayan birtak?m garip tutum ve davran??larda bulunarak tutars?z sözler söyler. Davran??lar? ve söyledi?i sözler kar??s?nda gerek kendisine gidenler ve gerekse ?ngiltere elçileri taraf?ndan yap?lan ö?ütleri dinlemeyip elçilikte kal?r.

Yukar?da aç?klanan durum ad? geçen Pa?aya giden ki?iler taraf?ndan aynen Padi?ah Hazretlerine sunulur.

??te olay?n gerçek yönü bu ?ekildedir. Petersburg’a ters yönde bildirilmesi beklentisine kar?? bu aç?klama yap?lm??t?r. Durumun aç?k ve uygun bir dille ve son derece gizli olarak Prens Hazretlerine duyurulmas? ve ona göre buradaki elçiliklerine emir verdirilmesi. Yüce Padi?ah?n yüksek buyruklar? gere?idir. Yüksek kat?n?za bildirilir”

***************************************************************************,

Osmanl? Ar?ivi
Karton 4, K?s?m 9, Zarf 72, Evrak 1071

Makâm-? Seraskeri Mektûbî Kalemi

Düstur cem‘?yyeti kaç ki?iden ibaret oldu?u ve kang? sadr-? a’zam?n zaman?nda ictimâ etti?i

Ermenilere verilen meclis-i umûmi imtiyaz? hakk?nda Meclis-i vükelâ mazbatas? ve kararnâmesi yok. Yaln?z bir tezkire-i sadaret, imza yerinde yaln?z bir M ile bulundu ki ol vakit sadr-? a‘zam ve Mabeyn-i hümâyûn ba?kâtibleri yaln?z bir M ile yazarlarm??. Böyle bir imtiyaz-? mühim kabil midir ki ?ûra-y? Devlet ve Meclis-i Vükelâ’n?n karar? olmaks?z?n yap?labilsin? Bu husus devletin kavânin ve usûl ve âdât?na muhalif bulundu?undan bu bâbdaki ma‘lûmatlar?n?n mufassalan arz? sadakatlerinden intizar olunmaktad?r.

Berlin’deki kongreye üç Ermeni murahhas? gönderilmi? ve bunlar?n i’zâm? ve ne için gönderildi?i efendimizce ma’lûm de?ildir ve bu husûs ma‘at-teessüf bir çok sonra ma‘lûm-? âlî buyuruldu. Bu vükelâdan kang?s?n?n karar? ile olmu?tur. Giden Ermenilerin bir ikisi Bâb-? âli’ye celb olunarak (Bunlar?n birisi Horen Luzinyan) (Di?eri de vefat eden patrik Ohannes, üçüncüsü ma’lûm-? âlî de?il) Taraf-? devletden gönderildikleri kendilerine beyan olunmu? ve bunlar Berlin‘de devletin aleyhinde Anadolu‘yu ?u hale koyacak suretde imza koymu?lar ve devletin hâkiminin haberi olmad??? halde ol vak?tki vükelân?n verdi?i ?eyi ?imdi talebde bulunurlar, ne büyük küstahl?k ve din ve devlete ve hemcinsine ne büyük h?yanet, la’netullâhi aleyh. Bu husûsa dair olan bi’lcümle ma’lûmatlar? hat?rlarda kald??? derecede arz buyurmalar? efendimize ve devlete olan sadakat ve ubûdiyyetlerine ve husûs?yle tarîk-? ilmiyyeden yeti?mi? bir zat-? âlîkadr olmalariyle dîn-i mübîn-i islâma olan ?u zarardan bi’l-cümle ricâlden ziyade müteessir olmalar? tabii oldu?undan böyle bir hidmet îfa ederek Allah‘? ve resûlünü ho?nûd etmi? olacaklard?r.

Buna dair verecekleri ma’lûmat-? evrak?ye ve saireye müracaat etmeksizin bir dereceye kadar nâk?s olaca??ndan zikr olunan maddelere dair olan bi‘1-cümle ma‘lûmat kang? devâirde cereyan etmi?se îcab eden evrak celb buyurulmak üzere arz?.
 
***************************************************************************
 
Vak?f Ar?ivi
Y?ld?z Ermeni Meselesi, Cilt 1, Belge No. 3

Seraskerlik Makam? Yaz? ??leri

Özel yaz?

Kimden: Padi?ah Hazretlerinden
Kime: Cevdet Pa?a’ya*
Konu: Düstur (Yasalar Dergisi) Kurulu’nun ne zaman olu?turuldu?u ve Berlin’deki kongreye gönderilen Ermeniler

“Düstur Kurulu’nun kaç ki?iden olu?tu?u ve hangi Ba?bakan?n zaman?nda topland???

Ermenilere verilen Meclis-i Umumi (Genel Kurul) ayr?cal??? hakk?nda Bakanlar Kurulu Tutana?? ve Kararnamesi yoktur. Yaln?z, imza yerinde (M) harfi bulunan Ba?bakanl???n bir yaz?s? bulunmu?tur ki, o s?ralarda Ba?bakan ve Mâbeyn-i Hümâyûn (Saray Genel Sekreterli?i) Ba?kâtiplerinin böyle önemli bir ayr?cal??? ?ura-y? Devlet (Dan??tay) ve Bakanlar kurulu karar? olmadan yaln?z bir (M) harfi ile yazmalar? mümkün müdür? Bu durum, Devletin kanûn, nizam ve geleneklerine ters dü?mektedir. Konu hakk?ndaki bilgilerinizin geni? olarak sunulmas?, güvenilir yüksek ki?ili?inizden beklenmektedir. Berlin’deki kongreye üç Ermeni delegesi gönderilmi?. Bunlar?n gönderili?leri ve niçin gönderildikleri Efendimizce bilinmemektedir. Ne kadar üzücüdür ki bu konuda çok sonra bilgileri olmu?tur.

Bu olay bakanlardan hangisinin karar? ile olmu?tur?
Kongreye gönderilen Ermenilerin bir ikisi Bâb-? Ali’ye getirtilerek (bunlardan birisi Horen Luzinyan, di?eri ölen Patrik Ohannes, üçüncüsünü bilmiyorum) kendilerine Devlet taraf?ndan gönderildikleri söylenmi?tir.

Bu ki?iler Berlin’de Devletin aleyhinde ve Anadolu’yu ?u duruma koyacak ?ekilde imza koymu?lar! Devlet Ba?kan?n?n haberi olmad??? halde o zamanki bakanlar?n verdi?i ?eyi ?imdi de istemektedirler. Ne büyük alçakl?k! Din ve Devletine ne büyük hâinlik! Allah’?n lâneti üzerlerine olsun!

Bu konuyla ilgili ne varsa bütün bilgilerinizi,hat?rlarda kald??? derecede sunman?z, Efendimize ve Devlete olan sevgi ve ba?l?l???n?z; özellikle ilmiye s?n?f?ndan yeti?mi? yüksek bir ki?i olman?z nedeniyle ?slâm Dini ad?na verilen ?u zarardan bütün devlet ileri gelenlerinin üzüntü duymalar? ola?an oldu?undan böyle bir görevi yerine getirmeniz Allah’? ve Resulünü de ho?nut etmi? olacakt?r.

Konu hakk?nda verece?iniz bilgiler herhangi bir belgeye dayanmaks?z?n bir dereceye kadar noksan olaca??ndan, söz konusu konularla ilgili bütün i?lemler hangi dairede yürütülmü?se gerekli görülen belgelerin getirtilmek üzere bildirilmesi.”
 
***************************************************************************
 
Osmanl? Ar?ivi
Karton 4, K?s?m 9, Zarf 72, Evrak 1075

Makâm-? Seraskeri Mektûbî Kalemi

Nazar-? mütâlâalar?na havâle eyledi?im evrak H?lâfet-i kübrâ-yi ?slâmiyye ve Devlet-i Aliyye-i Osmaniyye için hayat mes’elesi olma?la cülûsumdan beri taraf?mdan mazhar oldu?unuz muâmele-i nâzikâne ve hakk?mda olan sadâkat ve meveddet-i samimiyyeniz ve emekdarl???n?z iktizas?nca evrâk-? mezkûreyi hukûk ve menâfi’-i dîn ve devlet nokta-i nazar?ndan kemâl-i bîtarâfi ile tedkîk ve ol bâbdaki mütâlâan?z? arz eylemeniz için Cenab-? Hakk’a ve Resûl-i ekremine vâv-? kasem ve bâ-i kasem ve tâ-i kasem ile sizi tahlîf ederek havâle ederim.

Süferâ-yi sülüsenin vermi? olduklar? muht?ra vaktiyle ?ngiltere’de ?imdiki f?rkan?n mevk?’-i iktidarda bulundu?u zaman f?rka-i mezkûreye mensûb olan elçi Go?ini taraf?ndan verilen muht?ran?n ayn? gibi ise de ol vakit yaln?z ?ngilizler taraf?ndan verilmi? olan mezkûr muht?raya nazaran ?imdiki muht?ra daha mu’tedil olup bu da Rusya ve Fransa sefirlerinin dahi i?tirâkinden nâ?i ?ngilizlerin istedikleri gibi ileri gidememelerinden ne?’et eylemi?tir. Mezkûr muht?ra ?ngiltere sefaretinde yaz?lm?? ve ma’lûmunuz olmak lâz?m geldi?i vechile ricâl-i devletden birkaç kimsenin dahi inz?mân-? re’yîle tanzîm edilmi? oldu?u zann?nday?m Rusya ve Fransa sefirleri ?ngilizlerin ?iddetini teskîn için muht?ran?n i’tâs?na ale’l-imiyya i?tirâk etmi?ler ise de hukûk ve menâfi’-i Devlet-i Aliyye’nin halelden masûniyyetine dair Rusya ?mparatoru taraf?ndan verilen te’mînata nazaran Rusya ve Fransa sefirlerinin mezkûr muht?rada Devlet-i Aliyyece icrâ olunacak ta’dîlat? ?ngiltere sefaretine kabul ettirme?e çal??acaklar? muhakkakt?r.

Mezkûr muht?ra verilmezden evvel mündericât? Ermenilerden daha ziyade me’mûr ve jandarma istihdâm olunmas? ve köylerden al?nacak verginin birkaç sene hâs?lat?n?n mikdâr-? vasatîsi h?sâbiyle maktû‘an al?nmas? ve vilâyatda mahâkimin sür’at-i matlûbe ile rü’yet-i de’âviye k?fayetsizli?inden nâ?i seyyar mahkemeler te?kîli husûslar?ndan ibâret oldu?u ifâde olunmu? iken verilen muht?rada daha pek çok maddeler görülmü?tür. Ricâl-i devletden ba’z?lar?n?n ?ngilizlerle yaln?z kalmak için Rusya ve Fransa sefirlerini aradan ç?karmak istedikleri delâil ile anla??lm??t?r.
 
***************************************************************************
 
Vak?f Ar?ivi
Y?ld?z Ermeni Meselesi, Cilt 1, Belge No. 4

Seraskerlik Makam? Yaz? ??leri

Gizli, Özel

Kimden: Padi?ah Taraf?ndan
Kime:
Konu: ?ngiltere, Fransa ve Rusya elçilerinin Anadolu’daki ?slahat ile ilgili vermi? olduklar? muht?ra (nota)

“Etrafl?ca inceleyip, görü?lerinizi bildirmeniz için verdi?im belgeler, Büyük ?slam Halifeli?i ve ?an? Yüksek Osmanl? Devleti’nin hayati meselesidir. Taht’a ç?k???mdan beri taraf?mdan görmü? oldu?unuz yak?n ilgi, bana kar?? olan ba?l?l???n?z, içten sevginiz ve dürüst çal??malar?n?z?n kar??l???d?r. Bu belgeleri, din ve devletin yarar? ve haklar? aç?s?ndan olgun bir tarafs?zl?k göstererek inceleyip, konu hakk?ndaki dü?üncelerinizi sunman?z için Cenab-? Hakk’a ve Resül-i ekrem’ine Vallâhi, Billahi ve Tallâhi ile sizi yemin ettirerek veriyorum.

Üç elçinin (?ngiltere, Fransa ve Rusya) vermi? olduklar? muht?ra (nota), ?ngiltere’de ?imdiki partinin daha önceki iktidar? zaman?nda bu partiye ba?l? olan Elçi Go?eni taraf?ndan verilen notan?n ayn? gibi ise de, o zaman yaln?z ?ngilizler taraf?ndan verilmi? olan an?lan nota’ya göre ?imdiki daha ?l?ml?d?r. Bu da, Rusya ve Fransa elçilerinin kat?lmalar?ndan dolay? ?ngilizlerin istedikleri gibi ileri gidememelerinden kaynaklanmaktad?r.

Söz konusu muht?ra, ?ngiltere Elçili?inde yaz?lm??. Bilgileriniz olmas? gerekir ki, devlet adamlar?ndan birkaç ki?inin de görü?leri al?narak düzenlenmi?. Rusya ve Fransa elçileri, ?ngilizlerin sertli?ini yat??t?rmak için muht?ran?n verilmesini sorup soru?turmadan kabul etmi?lerdir. Ancak, Osmanl? Devleti’nin hukukunun ve ç?karlar?n?n korunmas? ve bir zarar görmemesine dair Rusya ?mparatoru taraf?ndan verilen güvenceye göre Rusya ve Fransa Elçilerinin sözü edilen muht?rada Osmanl? Devletince yap?lacak de?i?ikli?i ?ngiltere elçisine kabul ettirme?e çal??acaklar? kesindir.

Bu muht?ran?n verilmezden önceki ?eklinde Ermenilerden daha fazla memur ve jandarma görevlendirilmesi, köylerden al?nacak verginin birkaç y?lda elde ettikleri ürünün ortalamas? üzerinden toptan al?nmas?, vilâyetlerdeki mahkemelerde, davâlar?n k?sa süre içinde sonuçland?r?lamamas? sebebiyle gezici mahkemeler kurulmas?ndan ibaret maddeler bulunmaktayd?. Bu defaki muht?rada ise daha fazla maddelerin oldu?u görülmü?tür. Bunun da devlet adamlar?ndan baz?lar?n?n ?ngilizlerle yaln?z kalmak için Rusya ve Fransa elçilerini aradan ç?karmak istediklerinden ileri geldi?i, kan?tlar?yla anla??lm??t?r.”

***************************************************************************,

Osmanl? Ar?ivi
Karton 5, K?s?m 11, Zarf 120, Evrak 2005

Makâm-? Seraskerî Mektûbî Kalemi

Evvel emirde Sason’da Ermeniler taraf?ndan vukû’ bulan ahvâle dâir Bâb-? âli’den yaln?z birkaç def’a ma’rûzat vukû’ bulup bir gûne tedbîr ittihâz olunmamas? ?ngiltere sefîrinin konsolosundan ald??? beyaniyle Mâbeyn-i hümâyûna takdîm etti?i notadan Bâb-? âli’nin ma’lûmat? oldu?u halde yine sefir-i mü?ârün-i-leyhin mezkûr notay? Mâbeyn-i hümayûna takdîm etmesine ve buna kar?? bir tedbîr arz olunmamas? ve i?e bir ecnebî mes’elesi rengi verilmesi ve bu i?in mes’uliyetti Mâbeyn-i hümâyûn‘a atf olunmas? ve ?ngiliz sefiriyle olan mukarrerât ve Rus ve Frans?z sefîrlerinin i?lerini devletin zarar?na olarak tesviye olunmas? meselâ Beyrut r?ht?m? imtiyâz? ve romorkör imtiyaz? Beyrut ?ümendiferi te’minat akçesine zam Madagaskar cezîresinde vukû’ bulmakta olan Frans?z muharebesinde lüzûm‘u olan esterlerin memâlik-i Devlet-i Aliyyeden ihrâc?na müsâade olunmak gibi her biri hazine-i devlete zarar olan ?eyler, bir taraftan Rusya sefâretinin alacak mes’elesinde bir taraftan va‘d, di?er taraftan hakeme havâle, Va’d, Rusya sefîrini kazanmak politikas? ve hakeme havâle dahi i?i efkâr-? umûmiyyeden setr etmek ve ?ngiltere sefâretinin alaca?? para bir mes’ele rengine götürülerek bi‘z-zarûre tasdîk ettirilmesi Bâb-? âli’nin evvel emirde kendisinden ?ikâyet ve s?rf dâhilî olan bir tak?m i?lerin süferâ-yi mü?ârün-ileyhim taraf?ndan devletçe yap?lmas? lüzûmu taleb olunmas?. Geçenlerde Pangalt?‘da bir tak?m cinâyet îka eden çavu?un alt? saat sonra tevkîf olundu?u ve bunun ertesi gün gazete ile i’lân? ferman buyuruldu?u halde Bâb-? âli’nin resmî bir gazetesi hükmünü alm?? olan Sabah gazetesi ile câninin ismi zikr olunm?yarak deh?etli bir sûretde i’lân olunmas? aradan birkaç gün geçtikten sonra câninin derdest olundu?u beyâniyle isminin i’lân olunmamas?na i‘tirâz buyuruldukta yine i’lân edilmeyip nihayet herkesde deh?et hâs?l edildikten sonra sefâretlerin ?ikâyetine meydan verilmesi ve bunlar tarihten iki gün mukaddem Münif Pa?a’n?n Mâbeyn-i hümâyun’a gelmesi ve mahremâne ifâdesi oldu?undan bahisle huzûr-? ?âhâneye kabûl buyurulup bir müddet sükûneti muhâfaza ettikten sonra Ermeniler softa asker ve Arnavut ve sâire k?yafetleri ile gelerek rast geldiklerine hücûm ile cinâyet îka’ edeceklerini ve vâk?‘a bu kadar nüfûs aras?nda bir ?ey yapamazlarsa da maksadlar? müdâhalât-? ecnebiyyeyi da‘vet etmekten ve Pangalt? cinâyetinden hâs?l olan deh?eti tezyîd etmekten ibâret bulundu?u ve Pangalt? cinâyetini îka’ eden ?ahs?n afv-? ?âhâneye mazhar olaca?? rivâyet olunmakta ve Açmiyazin katagigosu taraf?ndan Ermenilere gelen tahrîrat?n kilisede hîn-i k?râetinde ?ngiliz sefîrinin dahi bulunmas? bu ta‘lîmat?n icrâs?na Ermenilere cür’et verdi?i ve kendisi buna mümâsil ?eylere tesadüf edip lambalar?n? ta’mîr ettirdi?i bir Ermeniden sonra geri istedi?i halde yava? yava? pa?a olsun, ne olursa olsun dedi?i ve daha üç-dört def’a buna mümâsil haller mü?âhede etti?i ve Ermenilerin bu cinâyât? îka’ edeceklerini nereden haber ald??? suâl buyuruldukta Frans?z sefâretinden ve Frans?z sefâretinden kimden ald??? suâl buyuruldukta Frans?z sefâretinden de?il öteki berikinden ve bunlar kimdir deyû suâl buyurulmas? üzerine yine öteki berikinden cevâb?ndan ba?ka bir ?ey söylememi?tir. ?ngiliz sefirinin Patrikhaneye gitti?ini nereden haber ald??? suâl buyuruldukta bir ?ngiliz ve ismi nedir deyû suâl buyuruldukta bir kont ve tekrar suâl buyuruldukta yine bir kont ve benim çoktan beri bildi?im idi deyû cevap vermesi ve bu yolda cevap vermesi entrika oldu?unu ihsâs etti?inden tekrar suâl buyurulmam?? ve suâl buyurulsa da söylemiyece?i derkâr bulunmu? idi ve Bitlis vâlisi Tahsin Pa?a aleyhinde ötede beride söz söyledi?i gibi huzûr-? ?ahânede dahi pa?ay? mü?ârun-ileyhin en a??r cezâya çarp?lmas?n?. Mükerreren sadrazamla hariciye naz?r?na bu mes’ele hakk?nda sadakatlerine istinaden re’ylerini istimzac buyuruldukta in?aallah hitam bulur fakat Ermeni vali ve jandarma ve namuslu me’murlar ve ehliyetli valiler ta’yîni ve taleb de etseler bunu edecekleri beyandan ibaretdir.

Dünkü gün al?nan haberler sefaretlerin mukarrerât? Ermeniden jandarma ve ba’z? taraflarda daha ziyade Ermeni kullan?lmas? (ve üçüncüsü bir karyeye maktûan vergi tarh olunmas?) ki bu yeni bir imtiyaz olmak lâz?m gelir. Çünki arazi üzerine de?il ve Kâmil Pa?a zaman?nda U?ak‘da bir Ermeni karyesine hudûd ta’yîn olunmu? böyle maktû’ vergi tarh olunmu?. Bu bâbda ta’mîk-? tahkîkat olunaca??.

Ba’z? gazetelerde ve sefaretlerin lisan?nda sadrazam?n nüfûzu olmad??? yolunda ?ikayetler görülüp i?itilmesi buna mümâsil bir tak?m sözlerin cereyan etti?i zamanda Arif Bey vâs?tasiyle kendisine irâdat-? seniyye teblî? olundu?u vakit kendisinin ber-muktezâ-y? sadakat i?lerin mecrâ-yi nizâmisinde cereyan etti?ini arzu etmesinden dolay? kendisine diktatör olmak istiyor deyu isnâdda bulunduklar?n? arz etmekle bunu söyliyen kendilerinin bir ihtilâlci oldu?unu farz ederek söylemi? ve çünki bir memleketde pâdi?ahdan ba?ka diktatör olam?yaca?? cihetle bunu söyliyenin niçin a?z?n? y?rtmad?klar? suâl buyurulma?la bu sözün asla ?evket-meâb efendimiz hazretleri taraf?ndan söylenmedi?i halde taraf-? ?âhaneden söylenmi? oldu?unu arz etmesi a?reb-i garâibdendir. Stevenson buraya gelerek kendisiyle müzâkereye giri?mek cihetini tervîc etmelerine i’tirâz buyurulma?la zarûrî sarf-? nazar etmeleri ve Stevenson’un muahharan ne?retti?i risâlede Hilâfet-i ?slâmiyyenin esâs? i’tibariyle gayet muz?r bir makale münderic olmakla buna kar?? serîan tedâbir-i lâzime ittihâz olunmas? lüzûmunun arz? ve Atina sefîri bulunan biraderiyle do?rudan do?ruya muhâbere etmek üzere bir husûsi ?ifre miftah? bulunup Sason vukûat?n? müteâk?b Hariciyenin ma’lûmât? olmaks?z?n mezkûr ?ifre ile birâderine uzun bin ?ifre göndererek ertesi gün Atina gazetelerinin kâffesi Sason vukûat?ndan dolay? devlet aleyhine bendler ne?r ettikleri ve bunun biraderi taraf?ndan i?’âr olunmas? kendi kendilerine diktatörlük isnâd olunmas?ndan ?ikayet ediyorlar. ? tarihli arîzalar?nda kâffe-i ümûrun merci’i Bâb-? ali olmas?n? ya’ni ?evketmeâb efendimiz hazretlerine takdîm olunacak ma’rûzat?n kâmilden sadâret vas?tasiyle arz olunup ba?ka hiçbir taraftan takdîm olunmamas?n? ve bir madde hakk?nda birkaç tarafa telgraf çekilmeyip yaln?z Bâb-? ali’ye çekilmesini arz ediyorlar. Bu halde ?evketmeâb efendimiz hazretlerinin alacaklar? ma’lûmat makam-? sadaretin arz?ndan ibaret kal?p memleketde ta? ta? üzerinde kalmasa ba?ka taraftan arz-? ma’lûmat olunam?yacak bir de yine zikr olunan tezkeirelerinde ?slâhata me’mûr olacak komisyonun i?’ârât?n? yaln?z Bâb-? ali’ye bildirmesi laz?m geldi?i arz olunuyor. Bu kadar as?rl?k devletin umûr-? mühimmesi mes’ûliyyetini yaln?z kendi uhdelerine almaktan nas?l ihtirâz etmiyorlar. Bunlar diktatörlük de?il de nedir? Bitlis valisi Tahsin Pa?a Müslümanlar? muhafaza ve vikaye etti?i halde azl edilerek ve Derseâdet’e bir ayak evvel gelip ma’lûmat vermesi laz?m gelirken Trabzon tarîki b?rak?l?p ?skenderun tarîki ile celb olunmas?.
 
***************************************************************************
 
Vak?f Ar?ivi
Y?ld?z Ermeni Meselesi, Cilt 1, Belge No. 7

Seraskerlik Makam? Yaz? ??leri

Özel yaz? (Rapor)

Kimden:
Kime:
Konu: Ermenilerin yasad??? hareketleri, yabanc? devletlerin bu konudaki giri?imleri ve baz? Osmanl? devlet adamlar?n?n tutum ve davran??lar? hakk?nda

“Sason’da Ermeniler taraf?ndan ç?kar?lan olaylarla ilgili olarak Bâb-? Alî (Osmanl? Hükûmeti)’den Yüce Padi?ah kat?na sâdece birkaç kere bilgi sunulmu?, fakat herhangi bir önlem al?nmam??t?r. ?ngiltere elçisinin, konsolosundan ald??? bilgilere dayanarak Mâbeyn-i Hümâyûn (Saray Genel sekreterli?i)’a sundu?u notadan Bâb-? Ali’nin bilgisi oldu?u halde, ad? geçen elçinin sundu?u sözü edilen notaya kar?? da bir önlem önerisinde bulunmam??t?r. Duruma bir yabanc? gözüyle bak?lm?? ve sonra da i?in sorumlulu?u Mâbeyn-i Hümâyûn’a yüklenmi?tir.

?ngiliz elçisi ile yap?lan yaz??malar; Rus ve Frans?z elçilerinin politikalar?n?, Osmanl? Devleti’nin zarar?na olarak sürdürmeleri; meselâ: Beyrut r?ht?m? imtiyaz?, römorkör imtiyaz?, Beyrut demiryolu güvence (teminat) paras?na zam ve Madagaskar adas?nda yap?lmakta olan Frans?z sava?lar?nda gerekli görülen kat?rlar?n Osmanl? devleti ülkesinden ç?kar?lmas?na izin verilmesi gibi durumlar!.. Her biri devletin hazinesine zarar verici i?lerdir.

Rusya elçili?inin alaca?? konusunda bir taraftan söz verme, di?er taraftan hakeme havâle. Söz vermek! Rusya elçisini kazanma politikas? ve hakeme havâlede i?i kamuoyundan saklamak!..
 
?ngiltere elçili?inin alaca?? para da bir sorun haline getirilerek zorla onaylatt?r?lm??t?r. Bâb-? Ali önce kendisinden ?ikâyet ve sadece içi?lerimizi ilgilendiren baz? i?lerin an?lan elçiler taraf?ndan devletçe yap?lmas? istenilmi?tir.

Geçenlerde Pangalt?’da baz? cinâyetler i?leyen çavu?un, alt? saat sonra tutukland??? ve olay?n da ertesi günkü gazete ile ilân? Padi?ah Hazretleri taraf?ndan emir buyruldu?u halde, Bâb-? Alî’nin resmî gazetesi say?lan Sabah gazetesinde katilin ad? yaz?lmayarak halk? korkuya sürükleyici bir ?ekilde yay?nlanm??t?r. Aradan birkaç gün geçtikten sonra kâtilin yakaland??? aç?klanm?? ve Padi?ah taraf?ndan kâtilin ad?n?n aç?klanmamas?na kar?? ç?k?ld??? halde, yine de aç?klanmam??t?r. Sonunda herkesin korkuya kap?lmas?na neden olunmu? ve elçiliklerin ?ikâyetlerde bulunmalar?na meydan verilmi?tir.

Bu tarihten iki gün önce, Münif Pa?a, Mâbeyn-i Hümâyûn’a gelerek Padi?ah Hazretlerine gizli söyleyecekleri oldu?unu bildirmi?tir. Padi?ah’?n huzuruna kabul buyrulmu?, bir süre sessizce durduktan sonra:

“Ermenilerin medrese ö?renci, asker, Arnavut ve benzeri k?l?klara girip rast geldikleri ki?ilere sald?r?da bulunup cinâyet i?leyeceklerini; gerçi bu kadar kalabal?kta bir ?ey yapamazlarsa da amaçlar?n?n yabanc? devletlerin duruma el koymalar?n? sa?lamak ve Pangalt? cinâyetinden do?an korkulu havay? daha da artt?rmak oldu?unu; Pangalt? cinâyetini i?leyen ki?inin de Yüce Padi?ah taraf?ndan af edilece?i söylentilerinin dola?t???n?;

Açmiyazin Katagigosu taraf?ndan Ermenilere gönderilen talimat?n kilisede okundu?u s?rada ?ngiliz elçisinin de orada bulunmas?n?n bu talimat?n uygulanmas?nda Ermenilere cesaret verdi?ini;

Kendisinin de bu gibi olaylarla kar??la?t???n?, örne?in lambalar?n? tamir ettirdi?i bir Ermeniden geri alaca?? s?rada Ermeninin f?s?lt? olarak ‘Pa?a olsun, ne olursa olsun’ diye söylendi?ini; daha üç dört kere buna benzer durumlara tan?k oldu?unu” anlatm??t?r.

Bu anlatt?klar?ndan sonra Pa?aya: “Ermenilerin bu cinâyetleri i?leyeceklerini nereden ö?rendi?i?” soruldu?unda, “Frans?z elçili?inden” diye cevap vermi?tir. “Frans?z elçili?inden kimden?” denildi?inde “Frans?z elçili?inden de?il, ötekinden berikinden” demi?tir. “Bunlar kimdir?” diye sorulunca, yine “öteki, beriki” deyip ba?ka bir ?ey söylememi?tir. “?ngiliz elçisinin Patrikhâneye gitti?ini nereden haber ald????” soruldu?unda “Bir kont” dedi?i ve tekrar soruldu?unda yine “Bir kont, benim çoktan beri tan?d???m idi” diye cevap verdi?i.

Pa?an?n bu ?ekilde cevaplar vermesinden dolay? ku?kulan?lm?? ve bir dolap çevirdi?i kan?s? uyand???ndan tekrar soru sorulmam??, sorulsa da cevap vermeyece?i anla??lm??t?. Bitlis Vâlisi Tahsin Pa?a’n?n aleyhinde ötede beride sözler söyledi?i gibi, Yüce Pâdi?ah?n huzurunda da onun en a??r cezaya çarpt?r?lmas?n? istemi?ti. Padi?ah hazretleri, Ba?bakanla D??i?leri Bakan?na dürüstlüklerine güvenerek bu konudaki görü?leri sormu?, onlar da “?n?aallah son bulur, fakat Ermeni vâli, jandarma ve namuslu memurlar ile yetenekli valiler atanmas?n? da isteseler bunu yapacaklard?r.” cevab?n? vermi?lerdi.

Dün al?nan haberler:
Elçiliklerin kararlar? Ermenilerden jandarma görevlendirilmesi ve baz? taraflarda daha çok Ermeni kullan?lmas?. Üçüncüsü de bir köye götürü vergi uygulanmas? ki, bunun yeni bir imtiyaz olmas? gerekir. Çünkü toprak üzerine de?ildir. Kâmil Pa?a zaman?nda U?ak’ta bir Ermeni köyünün s?n?r? belirlenmi? ve götürü vergi uygulanm??, Bu konuda derinlemesine inceleme yap?lacakt?r.

Baz? gazetelerde ve elçilerin dilinde, ba?bakan?n sözü dinlenmedi?i yolunda ?ikayetler görülüp, i?itildi?i ve buna benzer birtak?m sözlerin dola?t??? s?rada, kendisine Arif Bey ile Padi?ah Hazretlerinin bu konudaki buyru?u gönderilmi? idi. Konu hakk?nda verdi?i cevapta: “Padi?ah Hazretlerine gösterdi?i ba?l?l?k ve i?lerin usulüne uygun gitmesini istedi?inden kendisi hakk?nda diktatör olmak istiyor diye isnadda bulunduklar?n? söylemi?tir. Bu cevaba kar??l?k:

“Bunu söyleyenin, kendisinin bir ihtilalci oldu?unu faiz ederek söylemi? olaca??; çünkü bir ülkede Padi?ahtan ba?ka diktatör olamayaca??, bu sözü söyleyenin niçin a?z?n? y?rtmad?klar??” sorulmu?, sözün asla Yüce Padi?ah taraf?ndan söylenmemi? olmas?na ra?men, Padi?ah hazretleri taraf?ndan söylenmi? oldu?unu ileri sürmesi son derece gariptir.

Stevenson buraya gelerek kendisiyle görü?me iste?inde bulunmu?tur. Buna kar?? ç?k?l?nca zorunlu olarak görü?meden vazgeçmi?tir. Stevenson’un son olarak yay?nlad??? dergide, ?slâm Halifeli?inin esas? üzerine son derece zararl? ve kötü bir makalesi yer alm??t?r. Buna kar?? hemen önlem al?nmas? gerekti?inin sunulmas?.

Atina elçisi bulunan biraderi ile do?rudan do?ruya haberle?mek üzere özel ?ifre anahtar? bulunmaktad?r. Sason olaylar?ndan sonra D??i?lerinin bilgisi olmaks?z?n bu ?ifre ile biraderine uzun bir yaz? göndermi? ve ertesi gün Atina gazetelerinin hepsi Sason olay?ndan dolay? Osmanl? Devleti aleyhinde yay?nlarda bulunmu?lard?r. Bunun biraderi taraf?ndan aç?klanm?? oldu?u.

Kendilerine diktatörlük isnad?nda bulunulmas?ndan ?ikayet ediyorlar. ? tarihli yaz?lar?nda, bütün i?lerin Bâb-? Ali taraf?ndan yürütülmesini, yeni Padi?ah Efendimiz Hazretlerine sunulacak yaz?lar?n hepsinin Ba?bakanl?k kanal?yla sunulup, ba?ka hiçbir taraftan sunulmamas?n?; bir konu hakk?nda birkaç tarafa telgraf çekilmeyip, yaln?z Bâb-? Ali’ye çekilmesini arz ediyorlar. Bu durumda, Padi?ah Efendimiz Hazretlerinin edinece?i bilgiler sadece Ba?bakanl???n sunduklar?ndan ibaret kal?p, ülkede ta? ta? üzerinde kalmasa ba?ka taraftan bilgi verilemeyecek.

Yine sözü edilen yaz?lar?nda:
Islahat konusunda görevlendirilecek komisyonun düzenleyece?i raporu yaln?z Bâb-? Ali’ye bildirmesi gerekti?i arz olunmaktad?r. Bu kadar as?rl?k bir devletin önemli i?lerinin sorumlulu?unu sadece kendi üzerlerine almaktan çekinmiyorlar! Bunlar diktatörlük de?il de nedir?

Bitlis Valisi Tahsin Pa?a Müslümanlar? korudu?u ve savundu?u halde görevinden ç?kar?larak ?stanbul’a biran önce gelip bilgi vermesi gerekirken, Trabzon yolu b?rak?l?p ?skenderun yolu ile getirtilmesi...”

***************************************************************************,

Osmanl? Ar?ivi
Karton 95, K?s?m 35, Zart 48, Evrak 1156

Bab-? Âli Nezaret-i Umuru Hariciye Terceme Odas?

Aded

Hariciye Nezâretinden fi 4 A?ustos sene 95 tarihiyle Londra Sefaret-i seniyyesine irsâl olunan 245 numaral? husûsi ve mahremâne telgrafnâmenin tercemesidir.

Taraf?m?zdan verilen cevab? düvel-i sülüsenin i’tâ ettikleri ?slâhat lâyihas?yle lede‘l-mukâyese metbu’-? mufahham ve muazzam?m?z pâdi?âh?m?z efendimiz hazretlerinin hukuk-? mukaddese-i hümâyûnlar? ve kavanin ve nizâmât-? saltanat-? seniyyeleri ile kâbil-telif olacak her?eyin bizce kabul edildi?i nezd-i sefirânelerinde ma‘lûm olmu? olmal?d?r. E?er Avrupa devletleri ?arkda sulh ve müsâlemeti muhafaza etmek arzu ediyorlar ise taraf?m?zdan ya‘ad olunan ?slâhat â‘mâl-i mekârim i?timal-i hazret-i pâdi?âhîye tevfîkan kâffe-i tebe’a ve zîr-destân-? hümâyûnlar?n?n husûl-i refah ve saâdet hallerini temine bâligan mâ-bela? kâfi addolunmal?d?r. Filvâki’ ?slâhât?n icrâs?na dikkat ve nezârete me’mur bir müfetti?-i umûmî nasb ve ta’yin ve afv-? umûmî i‘lân buyurulmu? oldu?u gibi vâli ve mutasarr?flar nezdine H?ristiyan muâvinler ta‘yin ve kaymakamlarla müdirler din ve mezhebe bak?lmaks?z?n nasb idilecekdir. Cevabnâmemizde münderic ?slâhât-? sâire dahi bilâ ifâte-i vakt mevâki’-i icrâya vaz’ olunacakd?r. ?u hâle nazaran düvel-i sülüse selâse teklîfât?n?n taraf?m?zdan suret-i telakkîsî pî?-i nazar-? i’tinâya al?nmak ve “sûret-i dostâne ve gayri resmiyede” bize i’tâ olunan lây?hay? tamâm?yle kabul etmedi?imizden dolay? hakk?m?zda izhâr-? kin ve garaz olunmamak iktizâ ider. ?uras? nazar-? dikkatden dûr edilmemelidir ki ahâlî-i ?slâmiye’nin pek ziyâde ekseriyet üzere bulundu?u vilâyât-? ?âhânece ?slâhât icrâs? taleb edilmi? oldu?undan ahâlî-i ?slâmiyenin hubb-? nefisle(ri)ne dokunulacak olursa ?slâhat-? mezkûreyi tavsiye itmekden matlub olan maksada muhâlif bir netice hâs?l olmu? olur. Lây?ha-i mütekâbilemizde her iki unsuru gücendirmekden tevakkî etmek istedik. ?ark ile garb ahvâline lây?k?yle vâk?f olan zât-? sefirâneleri gibi mehere-i erbâb-? siyâsetden bir zât?n ?u ittihaz etti?imiz kararda ne derece kâ’ide-i hazm-u ihtiyâta riâyet ve kâbil-i icrâ olan ?eyleri kabule müsâreat eyledi?imizi bi’s-suhûle denk ve teyakkun idece?i derkârd?r. Binâen-aleyh hukûkumuz bir yedd-i kifâyete mevdû’ idü?inden Lord Salisburi’yi bizim sûret-i fikr ve mütâlâ’am?za i?tirâke sevk ve iknâ’ etme?e ve bu sûretle imtidâd eyledikce metbû’-? mufahham ve muazzam?m?z pâdi?âh?m?z efendimiz hazretlerinin efkâr ve niyât-? ?efkatperverâne ve merhamet-i küsterâne-i humâyûnlar?ndan bilcümle tebea-i sâd?kânelerinin istifâde eylemeleri hakk?ndaki arzû-i mülûkânelerinin husûlpezîr olmas?na mâni’ olacak olan ?u hâl-i i?ti?â?a nihâyet verme?e muvaffak olaca??n?z meczumdur. Lord Sal?sburi ile vuku’ bulacak musâhabât-? dostâne ve husûsiyenizde mü?ârünileyhi bu meseledeki sûret-i fikir ve mütâleam?z?n hak ve sevâba mukârenetini tasdik ve teslime sevk ü imâleye muvaffak olur iseniz (bunda hiç ?üphemiz yokdur) metbû’-? mufahham ve muazzam?m?z pâdi?âh?m?z efendimiz hazretlerine büyük bir hidmet îfâ etmi? olaca??n?zdan nâm-? sefirâneleri sahâyif-i tarih-i Osmânide mastûr olacakd?r. Zât-? âsafânelerinin bu hususda maddeten mümkün olan ?eyleri icrâ etmekde oldu?unu bilir isek de i?in ehemmiyet-i azîmesine mebnî bu bâbda tekrar ale’t-tekrâr vesâyâ-y? lâzime icrâs?na lüzum görmekdeyim. Hatm-i kelâm etmezden evvel zât-? sefîrânelerince mâlûmat olmak üzere ?uras?n? ilâve eylemeliyim ki düvel-i sülüse süferâs? ?slâhat lây?has?n? Bâb-? âlî’ye i‘tâ eyledikleri vakit te?ebbüs-i vâk?‘lerini “gayr-? resmî ve dostâne” deyû tavsif eylemi? olduklar? cihetle bu i?e müteallik kâffe-i te?ebbüsât?m?za dahi bu mâhiyeti vermek menâfi’imiz iktizâs?ndand?r.
 
***************************************************************************
 
Vak?f Ar?ivi
Y?ld?z Ermeni Meselesi, Cilt 4, Belge No. 10

Bab? Ali D?? ??leri Bakanl??? Tercüme Odas?

Aded

Telgraf

Özel ve Gizli

Say?: 245

4 A?ustos 1895

Kimden: D??i?leri Bakanl???’ndan
Kime: Londra, Türk Elçili?i’ne
Konu: Üç devlet elçisinin verdi?i ?slahat tasar?s?na verilen cevap hakk?nda

“Taraf?m?zdan verilen cevab,
Üç devletin verdikleri (?slahat) tasar?s? ile kar??la?t?r?ld???nda Padi?ah?m?z Efendimizin kutsal hukukuna ve devletin yasalar?na uygun dü?ecek her ?eyin bizce kabul edildi?i taraf?n?zdan bilinmi? olmal?d?r.

E?er Avrupa devletleri do?uda bar?? ve huzuru korumay? arzu ediyorlar ise taraf?m?zdan uygulanmas?na söz verilen yeni düzenleme ?ekli, Padi?ah Hazretlerinin korumas? alt?nda bulunan halk?n?n huzur ve mutlulu?u için fazlas?yla yeterli say?lmal?d?r.

Yenilik uygulamalar?n?n denetimiyle görevlendirilmi? bir memur ve genel müfetti? atanm??t?r. Ayr?ca genel af da ç?kar?lm??t?r. Vali ve Mutasarr?flar?n yanlar?na H?ristiyan yard?mc?lar ile kaymakamlar ve müdürler de din ve mezheb gözetilmeksizin atanacaklard?r.

Cevab?m?zda yer alan di?er yenilikler de vakit kaybetmeden uygulamaya konulacakt?r.
?u duruma göre, üç devletin önerilerinin taraf?m?zdan kar??lan?? ?eklinin dikkatle göz önünde bulundurulmas?, “dostça ve resmi olmayarak” bize verdikleri tasar?y? aynen kabul etmedi?imizden dolay? hakk?m?zda kin ve öfke duyulmamas? gerekir.
 
?uras? gözden uzak tutulmamal?d?r ki, ?slam halk?n?n pek fazla ço?unlukta bulundu?u do?u illerinde, ?slahat uygulanmas? istenilmi? oldu?undan yap?lacak düzenlemelerle ?slâm halk?n?n onurlar?na dokunulacak olursa yenilik getirmeyi önermekten beklenilen amaca ters dü?en bir sonuç elde edilmi? olur.

Kar?? tasar?m?zda her iki unsuru da gücendirmemek istedik. Do?u ile Bat?’n?n durumunu çok iyi bilen yüksek ki?ileri gibi, üstün politika sahibi bir ki?inin de ?u ald???m?z kararda i?i sa?lam tutmaya ne derece dikkat ve uygulanmas? mümkün olan ?eyleri kabul etmede ne kadar çabukluk gösterdi?imizi kolayl?kla anlayacakt?r.

Hukukumuz sizin güçlü ellerinize emanet edilmi?tir. Bu nedenle, Lord Salisburi’yi bizim dü?üncemiz ve görü?lerimize kat?lmas? yolunda yönlendirip inand?rmaya çal??aca??n?z ve bu ?ekilde uzay?p gittikçe Padi?ah?m?z Efendimiz Hazretlerinin iyilik getirici niyet ve dü?üncelerinden bütün Osmanl? vatanda?lar?n?n yararlanmas?na engel olan ?u kar???k duruma da son verdirmeyi ba?araca??n?z kesindir.

Lord Salisburi ile yapaca??n?z dostça özel görü?menizde kendisini bu konudaki dü?ünce ve görü?lerimizin do?ru ve hay?rl? oldu?una inand?r?r ve kabul ettirebilirseniz (bunda hiç ?üphemiz yoktur), Padi?ah?m?z Efendimize büyük bir hizmette bulunmu? olaca??n?zdan ad?n?z Osmanl? Tarihi sayfalar?nda yer alacakt?r.

Yüksek ki?ilerinin bu konuda maddi yönden gerekli olan her ?eyi yapmakta oldu?unu biliyorsak da i?in öneminin büyüklü?ünden dolay? tekrar tekrar hat?rlatmay? gerekli görmekteyim.

Sözlerime son vermezden önce, yüksek ?ahs?n?z?n bilgileri olmak üzere ?uras?n? ilave etmeliyim ki, üç devlet elçileri yenilik tasar?s?n? Bâb-? Ali’ye verdikleri vakit giri?imlerini “resmi olmayarak ve dostça” diye ifade ettiklerinden bu konu ile ilgili bütün giri?imlerimize ayn? ifadeyi ve anlam? vermek ç?karlar?m?z?n gere?idir”

**************************************************************************,

Osmanl? Ar?ivi
Karton 94, K?s?m 34, Zarf 159, Evrak 1987

Mak’âm-? Seraskerî Mektûbî Kalemi

Sadr-? âzam Said Pa?a kullar? Ermeni i?inin kesbetmi? oldu?u ehemmiyetin derecesini makâm-? sadârete ta’yin buyuruldu?undan sonra ol bâbda süferâ ile vuku’bulan mükâlêmât? ve tetebbüât ve tetkîkat-? vâk?‘as? neticesi olarak anlad???ndan ve Rusya sefiri i?in bitirilmeyüb de ?ngilizler tedâbir-i zecriyeye mürâcaat idecek olur ise kendülerinin Bahr-i sefidde bir teknesi bile olmad???ndan bir ?ey yapam?yacaklar?n? ve Fransa sefiri dahi bunu te’yîd ve ?ngilizler taraf?ndan bir nümayi? icrâs? ihtimâlini tebyin ile berâber nihâyet i? bir konferansa dü?ecek olur ise anda di?er birçok mesâilde muvzu-i bahs edilmek tabi’î oldu?undan neticesi Devlet-i aliyye içün hay?rl? olm?yaca??n? beyan iderek her ikisi de tekâlif-i vâk?’an?n kabuliyle i?in bitirilmesi lüzumunu dermeyân etmi? olduklar?ndan i?in daha ziyâde kesb-i mü?kilât ve ehemmiyet etmesine meydan b?rak?lmamak ve ?ngiliz donanmas? def’ edilmek içün — ki bu misillû ahvâl-i mü?kilede devlet birtak?m ?eyleri va’d ile mü?kilât? berterâf eder. Sonra vakit geçer hal de?i?ir, devlet o mevâidi icrâ etmiyebilir. Daha do?rusu kar??s?ndakini aldat?r. Zira yap?lan ?ey bir muâhede veya mukâvele de?il imzas?z bir ka??t i’tâs?ndan ibârettir. Evvel ve âh?r beyân etti?i veçhile buras?n? da derpi? iderek — suferâ-y? sülüseye tebli? edilmek üzere ma’lûm-? ?âhâneleri olan cevab müsveddesini kaleme alub takdim etti?ini ve bunda düvel-i sülüse süferâ tercümanlar?n?n Turhan Pa?a kullar?n?n taht-? riyâsetindeki komisyona müraâcaat idebilmeleri hakk?nda düvel-i sülüse taraf?ndan evvelce vuku’ bulmu? olan ve devletce yap?lacak ?slâhat?n icrâs? içün te’mînat addolunarak devlete kabul ettirilmesine ?srar olunan teklifin önünü almak ve Berlin Muâhedenâmesinin altm?? birinci maddesi böyle bir selâhiyeti mutazamm?n olmad???ndan madde-i mezkûre mucebince tercümanlar?n Hariciye Nezaretine müracaat itdikleri hakk?nda bizim tarafdan dermeyân k?l?nub düvel-i sülüse taraf?ndan kabul olunmayan suretle ecnebilerin teklifi beyninde ikisi ortas? bir ?ey yap?lmak ve kendü me’mûriyetinden evvel te?kil k?l?nm?? olan komisyon bahsi ve tercümanlar?n buraya müraca’at?ndaki mahzurlar bertaraf edilmek içün bir sûret-i mu‘tedile olmak üzere di?er nezâretlerde mesâlihin cins ve nev’ine göre müteaddid müdiriyetler bulundu?u gibi Dâhiliye Nezâretinde dahi vilâyât-? ma’lûmenin di?er vilâyâtdan tefrik ve tahdîdi ma‘nas?n? mutazamm?n etmemek içün vilâyellerin münâsebet-i mevkiyelerine göre i?lerine bakmak üzere devletce görülen lüzûma mebnî Asya ya‘nî Anadolu ve Avrupa ya‘ni Rumeli ve Arabistan vilâyetleri deyû müdiriyetler te?kil olunmu? gibi gösterilerek o sûretle birer müdiriyet te?kiliyle tercümanlar?n dahî sâir nezâretlerde tâkib ettikleri mesâlih içün o nezaretlerdeki müdiriyetlere müraca’at idegelmekde olduklar? gibi Anadolu vilâyât? müdirine müraca’at idebilmeleri sûretini dü?ünüb yazm?? idü?ini ve bu mazhar-? tasvîb-i humâyûnlar? olmad???ndan andan ol vakit sarf-? nazarla gerek düvel-i sülüse süferâs? tercümanlar?n?n komisyona müraca’at etmeleri hakk?ndaki tekliflerine ve gerek ahîren Hariciye Naz?r? Turhan Pa?a kullar?yle Mektûbî-i Hariciye Münir Bey kullar?n?n dermiyan edilece?ini söyledikleri mevadd-? sâire-i ma‘lûmeye dâir olan tekâlifin esbâb-? mucibesinin ve delâil-i lâzimenin bi’letrâf serd ü beyân?yle gayr-? kabil-i kabûl oldu?unun bizzat ve bi’lvâs?ta süfera-y? sülüseye ve suferâ-y? Saltanat-? seniyye vâs?tas?yle Düvel-i sülüseye tefhim ve beyân?yle son lây?ha-i cevâbiyemizle iktifâ etmeleri esbâb?n?n istikmâline sarf-? mesâ’î ve makderet eylemekde bulundu?unu ve ol bâbda Petersburg sefiri Hüsnü Pa?a’ya te’kîd-i teblîgat içün dün gece hariciye nâz?r? kullar?na ber tafsîl îfây? ta’lîmât eyledi?ini ve ber mû ceb-i irâde-i seniyyeleri bu gün de te’kid idece?ini ve bidâyet-i me’mûriyetinden berû bu i?de Rusya ile Fransa kendüsiyle müttefik olmad?kca ?ngiltere’nin yaln?z ba??na bir ?ey yapam?yaca?? fikrinde bulundu?undan dâimâ Rusya ve Fransa’y? ?ngilizlerden ay?rarak bizim muhafaza-i hukuk ve menâfi’-imize imâleye çal??d???n? ve elyevm kendi fikri bu merkezde olub Rusya ve ana tab’an Fransa bizim taraf? iltizam ettikleri halde ?ngilizlerin yaln?z ba??na bir ?ey yapam?yaca??n? ve binâen-aleyh Petersburg’dan gelecek cevâba intizar edilmek lâz?m gelece?ini ve hilâf-? me’mûl olarak Ruslardan al?nacak cevab bize muvâf?k olmaz ise o halde yap?lacak iki sûret kalub bunlar?n biri velînîmet-i bî minnetimiz ?evketmeab efendimiz hazretlerinin do?rudan do?ruya Rusya ?mparatoruna müraca’at buyurmalar? ve di?eri de ?ngilizler ele al?nub telîf-i beyn çaresinin aran?lmas? olaca??n? ifâde eyledi?i ma’rûzdur.

Fl 3 Rebiulevvel sene 313 ve fi 12 A?ustos sene 311

Kullar?
Mehmed
 
***************************************************************************
 
Vak?f Ar?ivi
Y?ld?z Ermeni Meselesi, Cilt 4, Belge No. 15

Seraskerlik Makam? Yaz? ??leri

Yaz? (Rapor)

24 A?ustos 1895

Kimden: Mehmed’ten
Kime: Padi?ah Yüksek Makam?na
Konu: Ba?bakan Said Pa?a’n?n, üç devletin önerilerine kar?? tutum ve görü?leri

“Ba?bakan Sait Pa?a, Ermeni sorununun kazand??? önemin derecesini Ba?bakanl?k Makam?na atand?ktan sonra bu konuda elçiler ile yapt??? konu?malar ile inceleme ve ara?t?rmalardan anlam?? oldu?undan söz ederek konu hakk?nda ?u aç?klamalarda bulunmu?tur:

“Rusya elçisi: ??in bir an önce bitirilemeyip de ?ngilizler zorlay?c? yollara ba?vuracak olur ise kendilerinin Akdeniz’de bir teknesi bile olmad???ndan bir ?ey yapamayacaklar?n?”;Fransa elçisi de bunu do?rulayarak: “?ngilizler taraf?ndan bir gösteri yap?lmas? beklentisinden” söz ettikten sonra” bu i? bir konferansa b?rak?lacak olursa orada di?er birçok konular? da ele almak mümkün oldu?undan neticesinin Türkiye için hay?rl? olmayaca??n? söylemi? ve her iki elçinin de yap?lan önerilerin kabul edilerek sorunun sonuçland?r?lmas? gere?ini ortaya koymu? bulunduklar?n?” belirtmi?tir.

“Bu nedenle konunun daha çok güçlük ve önem kazanmas?na meydan b?rakmamak ve ?ngiliz donanmas?n?n uzakla?t?r?lmas?n? sa?lamak için — ki bu gibi güç durumlarda devlet birtak?m ?eylere söz vererek güçlükleri ortadan kald?r?r, sonra vakit geçer ve durum de?i?ir. Devlet o söz verdi?i ?eyleri yerine getirmeyebilir zira kar??s?ndakini aldat?r çünkü yap?lan ?ey bir anla?ma veya sözle?me de?il, sadece imzas?z bir kâ??t vermekten ibarettir. — Üç elçiye bildirilmek üzere yüksek bilgileri bulunan cevap müsveddesi yaz?l?p sunuldu?unu” bildirmi?tir.

“Bu yaz?m?zda;
Üç devlet elçilerinin tercümanlar?n?n Turhan Pa?a ba?kanl???ndaki komisyona ba?vurmalar? hakk?nda üç devlet taraf?ndan daha önce haz?rlanm?? olan ve devletçe haz?rlanacak olan yeni düzenleme esaslar?n?n uygulanmas? için güvence say?larak devlete kabul ettirilmesinde ?srar edilen teklifin önünü almak; Berlin Anla?mas?n?n 61’nci maddesi böyle bir yetkiyi vermedi?inden an?lan madde gere?ince tercümanlar?n D??i?leri Bakanl???na ba?vurabilecekleri hakk?nda bizim taraf?m?zdan ortaya konulan ve üç devlet taraf?ndan kabul olunmayan ?ekille,yabanc?lar?n teklifi aras?nda ikisi ortas? bir ?ey yap?lmak; kendi atanmamdan önce kurulmu? olan komisyona tercümanlar?n ba?vurmalar?ndaki sak?ncalar?n ortadan kald?r?lmas? için ?l?ml? bir ?ekil olmak üzere di?er bakanl?klarda i?in konu ve çe?idine göre çe?itli müdürlükler bulundu?u gibi ?çi?leri Bakanl???nda da söz konusu vilâyetlerin di?er vilâyetlerden ayr? tutuldu?u anlam?n? verdirmemek için vilâyetlerin durumlar?na göre i?lerine bak?lmak üzere devletçe gerek duyuldu?undan dolay? Asya, Anadolu ve Avrupa, yani Rumeli ve Arabistan illeri diye müdürlükler kurulmu? gibi gösterilerek o ?ekilde birer müdürlük kurulmas?yla tercümanlar?n da di?er bakanl?klarda izledikleri i?lemler için o bakanl?klardaki müdürlüklere ba?vurduklar? gibi Anadolu vilâyetleri müdürüne ba?vurmalar? ?ekli dü?ünülüp yaz?lm??t?” dedikten sonra:

Ancak bu ?ekil Padi?ah Hazretlerinin yüksek görü?lerince uygun görülmedi?inden daha o zaman vazgeçilmi?tir.

?imdi, üç devlet elçisinin tercümanlar?n?n komisyona ba?vurmalar? hakk?ndaki tekliflerine ve sonradan D??i?leri Bakan? Turhan Pa?a ile D??i?leri sekreteri Münir Bey’in ortaya konulaca??n? söyledikleri bilinen di?er maddelere dair olan tekliflerin gerekçelerinin ve gerekli kan?tlar?n ortaya konularak kabul edilmesinin imkâns?z oldu?unun üç elçiye ve Osmanl? elçileri kanal?yla da üç devlete (?ngiltere,Fransa ve Rusya) bildirerek son cevap tasar?m?zla yetinmeleri gerekçelerinin tamamlanmas?na çal???lmaktad?r.

O konuda, Petersburg elçisi Hüsnü Pa?a’ya tekrar bildiri için dün gece D??i?leri Bakanl???na aç?klamal? bir talimat verilmi?tir. Efendimizin yüksek buyruklar? gere?i bugün de tekrar edilecektir.

Göreve ba?lad???mdan beri bu i?te Rusya ile Fransa kendisiyle anla?m?? olmad?kça ?ngiltere’nin yaln?z ba??na bir ?ey yapamayaca??n? dü?ündüklerinden Rusya ve Fransa’y? ?ngiltere’den ay?rarak bizim hukukumuzun korunmas?na ve ç?karlar?m?za yakla?t?rmaya çal???lmaktad?r. Bugün dü?üncemiz bu merkezdedir. Rusya ve ona uyan Fransa bizim taraf?, tuttuklar? takdirde ?ngiltere yaln?z ba??na bir ?ey yapamayacakt?r. Bunanla beraber Petersburg’dan gelecek cevab? da beklemek gerekecektir. Aksi dü?ünce olarak Rusya’dan al?nacak cevap bize uygun gelmez ise o zaman yap?lacak iki uygulama vard?r. Bunlardan biri Padi?ah?m?z Efendimizin do?rudan do?ruya Rusya ?mparatoruna ba?vuruda bulunmalar?, di?eri ise ?ngilizler ele al?n?p aray? bulma çaresini aramak olacakt?r” buyurmu?lard?r.”

Kullar?
Mehmed
***************************************************************************,

 ----------------------
- OSMANLI ARŞİVİ-YILDIZ TASNİFİ-ERMENİ MESELESİ-CİLT 2[TALORİ OLAYLARINDAN SONRASI YAŞANAN GELİŞMELER]
        
   «  Geri