Anasayfaİletişim
  
English

Talori Olaylar?ndan Sonra Siyasi Geli?meler Belgeleri


OSMANLI ARŞİVİ-YILDIZ TASNİFİ-ERMENİ MESELESİ-CİLT 2[TALORİ OLAYLARINDAN SONRASI YAŞANAN GELİŞMELER]
 

 .`°àM="justify">

Talori olaylar?ndan sonra Osmanl? ?mparatorlu?u’nun iç yönetiminde ve uluslararas? ili?kilerinde meydana gelen geli?meler, ?stanbul ve Berlin Andla?malar?yla kurulan yeni müdahale sisteminin sonucuydu.

Öncelikle ?ngiltere’nin, Fransa’n?n ve Rusya’n?n bu sistemi kullanma ve bu sistemden yararlanma imkânlar?n? ve ortam?n? ise, Osmanl? Devleti’nin ba?ta iktisadi ve mali alanda olmak üzere, siyasi hayat?nda güvensizli?e dayanan istikrars?zl?klar? ve idaredeki güçsüzlü?ü haz?rl?yordu.

?stanbul Andla?mas?, 4 Haziran 1878 tarihinde, Berlin Andla?mas?’ndan alt? hafta önce, Osmanl? ?mparatorlu?u ile ?ngiltere aras?nda yap?ld?. Andla?man?n amac?, Rusya’n?n özellikle Do?u ve Güneydo?u Anadolu bölgelerinde bilinen ç?karlar?n? engellemek ve jeopolitik beklentilerini önlemekti. Rusya, 1877-1878 sava??nda ele geçirdi?i Batum, Ardahan ve Kars’? elinde tutar ve Anadolu’da herhangi bir yeri zorla veya istila yolu ile ele geçirmeye kalkarsa, ?ngiltere Osmanl? ?mparatorlu?u’nun bu yerleri koruma ve savunmas?na silahla yard?m yükümlülü?üne giriyordu. Buna kar??l?k, Osmanl? ?mparatorlu?u Padi?ah?n ülkesi içerisinde H?ristiyan ve di?er unsurlar?n iyi yönetilmesi ve korunmas?na ili?kin olarak ileride devletler aras?nda kararla?t?r?lacak ?slahat? yapmay? ?ngiltere’ye vaad ediyor ve bu devletin Osmanl? ülkesini Rusya’ya kar?? koruma ve savunma yükümlülü?ünü yerine getirebilmesi için K?br?s Adas?’n?n ?ngiltere’ye tahsisini, adada asker bulundurmas?n? ve aday? idare etmesini kabul ediyordu.

?stanbul Andla?mas?’n?n özellikle K?br?s’?n ?ngiltere’ye tahsisini öngören kural?n?n kabulünü, “Osmanl? ?mparatorlu?u’nun (Padi?ah?n) hükümranl?k haklar?n?n sakl? tutulmas?” ?art?na ba?layan ve ?ngiltere taraf?ndan yaz?l? olarak taahhüt edilen “Gizli Ek’i uygulamada Osmanl? yöneticileri taraf?ndan, s?k s?k ortaya konacak ve devletin kar?? kar??ya kald??? tehditlerin bu yolla etkisiz k?l?nmas?na çal???lacakt?r.

Osmanl? ?mparatorlu?u, ?stanbul Andla?mas?yla;
Ayastafanos Andla?mas?’n?n a??r yükümlülüklerinden kurtulmay? amaçl?yor, Rusya’ya kar?? ?ngiltere’yi yan?na almay? hedefliyor. Berlin Andla?mas?’n?n haz?rl?klar?n?n son a?amas?nda bu devletin de deste?i ile etkinlik sa?lamaya çal???yordu. ?ngiltere ise, ad? geçen andla?ma ile Do?u Akdeniz ve Ortado?u’da çok önemli stratejik bir konuma sahip bulunan K?br?s Adas?’na yerle?iyor, Osmanl? ?mparatorlu?u’nun bütünlü?ünün korunmas?nda öncelikli bir duruma sahip oluyor ve bu devletin içi?lerine kar??mada, iktisadi ve ticari hayat?n? yönlendirmede di?er devletlerden daha etkin bir duruma geliyordu.

?stanbul Andla?mas?; ?ngiltere’nin 1880’lerden ba?layarak, Birinci Dünya Sava??’na kadar bölgede izleyece?i politikalar? önemli ölçüde etkileyecek ve ç?karlar?n? sa?lamada, milli hedeflerini gerçekle?tirmede kendisine önemli imkân ve f?rsatlar haz?rlayacakt?r. ?ngiltere’nin Osmanl? ?mparatorlu?u içerisinde ba?ta Ermeniler olmak üzere az?nl?k topluluklar?n?n sözde “daha iyi bir hayat biçimine kavu?turulmas?” yolundaki iddia ve talepleri ve bu tema içerisinde yo?un propaganda faaliyetleri, Londra’da toplanm?? ve bat? kamuoyunu yo?un ?ekilde yan?ltan gizli aç?k “az?nl?k örgütlerinin” çal??malar? aç?klanan andla?man?n sa?lad??? imkânlarla gerçekle?iyordu. (Belge 1 ve di?erleri.)

13 Temmuz 1878 tarihinde kabul ve imza edilen “Berlin Andla?mas?” uluslararas? nitelik ta??yan “Berlin Konferans?” sonunda olu?turulmu?tu. Andla?man?n ba?lang?c?nda; Osmanl? Devleti ile Almanya, Avusturya, Fransa, ?ngiltere,?talya ve Rusya’n?n, “son y?llarda meydana gelen olaylardan ve Ayastafanos ön bar?? andla?mas?yla son bulan sava?lardan ortaya ç?kan meseleleri, Avrupa’n?n asayi? ve düzenini korumak için 30 Mart 1856 tarihinde yap?lan Paris Andla?mas?’na dayanarak çözümlemek amac?yla aralar?nda bir Kongre toplanmas?na oy birli?iyle karar verilerek anla?t?klar?...” belirtilmektedir.

Andla?man?n ba?lang?c?nda yer alan “Son y?llarda meydana gelen olaylar”, Osmanl? hakimiyeti alt?nda bulunan S?rbistan, Karada?, Bosna, Hersek ve Bulgaristan bölgelerinde, öncelikle Çarl?k Rusyas?’n?n deste?inde “Slavizmin” yay?lmas? ve bölgelerde etkinli?in sa?lanmas? için ç?kart?lan isyanlar, ihtilaller, kar???kl?klard?r. Ayastafanos ön bar?? anla?mas? ?eklinde belirtilen belgenin son verdi?i muharebeler ise, “1877-1878 Osmanl?-Rus” sava??d?r. Bu durumu ile “Berlin Andla?mas?”, Osmanl? ?mparatorlu?u’nun topraklar?nda ve hakimiyet alanlar?nda ç?kar?lan kar???kl?klar?n, isyan ve ihtilâllerin sebebiyet verdi?i olaylar ile aç?klanan eylem ve faaliyetleri bir devletin en do?al görevi olarak bast?rmaya çal??an Osmanl? ?mparatorlu?u’na kar?? sava? açan Rusya’n?n sebep oldu?u sava?lar sonunda ç?kan sorunlar? çözümlemek amac?na yöneliktir. Çünkü bu meseleler Avrupa’n?n asayi?ini ve düzenini bozacak boyutlara eri?mi?, bir ba?ka deyi?le “Avrupa’da kurulan güç dengesini” tehdit eden bir boyuta gelmi?tir.

Berlin Andla?mas? meseleleri nas?l çözmü?tür?..
1. Osmanl? hakimiyetinde olan Romanya, S?rbistan, Karada? tam ba??ms?z olacaklard?r.
2. Tuna ile Balkan da?lar? aras?nda yar? ba??ms?z ve Osmanl? Devleti’ne ba?l? ve ona her y?l bir miktar vergi veren Bulgaristan kurulacakt?r. Bunun H?ristiyan bir hükümeti ve milis askeri olacakt?r. Bulgaristan Prensini halk seçecektir.
3. Balkan Da?lar?n?n güneyinde “Do?u Rumeli Vilâyeti” ad? alt?nda bir yönetim kurulacak, siyasi ve askeri bak?mdan Osmanl?ya ba?l? olmakla birlikte, idari ba??ms?zl??a sahip bulunacak ve Osmanl? hazinesine her y?l vergi verecektir. S?n?rlar?n?n korunmas? ve tahkimi Osmanl? Ordusuna aittir. Vali, Büyük Devletlerin onay?na ba?l? olarak, Osmanl? Hükümetince atanacakt?r. Yerel asayi?, mahallinden seçilmi? jandarma ve milis kuvvetleriyle sa?lanacakt?r. Bar?? zaman?nda Türk birlikleri Vilayette bulunmayacaklar, s?n?rlara gidebilmek için oradan geçebileceklerdir.
4. Bosna-Hersek Avusturya taraf?ndan i?gal edilecek, Yeni Pazar? i?gal etmekle birlikte, orada yol ve di?er imar faaliyetlerinde bulunabilecektir.
5. Do?u’da, Kars, Ardahan ve yaln?z ticari bir liman olarak kalmak ?art? ile ve tahkim edilmemek üzere Batum Rusya’ya verilecektir.
6. Hatur ve çevresi ?ran’a verilmekte, Yunanistan’a Teselya’da bir k?s?m topraklar eklenmekte, Girit’te, Rumeli’de, Do?u Anadolu‘da H?ristiyanlar? esas alan ?slahat yap?lmas? taahhüt edilmektedir. Bu arada Osmanl? Devleti-Rusya‘ya kar?? büyük bir sava? tazminat?yla yükümlendirilmi? bulunmaktad?r.

Berlin Andla?mas?n?n “Ermeni Meselesiyle” ilgili ünlü 61 inci maddesi ise ?öyledir:
Osmanl? Hükümeti, Ermeni halk? bulunan Eyâletlerde yerel ihtiyaçlar?n gerektirdi?i ?slahat? zaman geçirmeden uygulamay? ve Ermenilerin Çerkez ve Kürtlere kar?? huzur ve güvenliklerini sa?lamay? taahhüt eder ve ara s?ra bu konuda al?nacak önlemleri devletlere bildirece?inden ad? geçen devletler söz konusu önlemlerin uygulanmas?n? gözetleyeceklerdir (nezaret edeceklerdir).

Belgelerde s?k s?k geçen Berlin Andla?mas?’n?n 63’üncü maddesi ise, 1856 Paris ve 1871 Londra Andla?malar?n?n yürürlükteki maddelerine at?f yapmaktad?r.

Osmanl? ?mparatorlu?u’nun siyasi, iktisadi, mali hayat?n? büyük ölçüde etkileyecek ve uluslararas? ili?kilerin de getirmi? oldu?u a??r yükümlülüklerle birlikte hareket ve manevra imkânlar?n? önemli ölçüde k?s?tlayacak “Berlin Andla?mas?’n?n” müdahaleci sistemine kar?? bu devletin yöneticileri, andla?man?n 63’üncü maddesinde yer alan ve Paris Andla?mas?’n?n yürürlükte bulundu?unu kabul ettikleri 7, 8 ve 9 uncu maddelerinden yararlanmak isteyecekler, müdahale sistemini yumu?atmaya çal??acaklard?r. “Paris Andla?mas?’n?n” ilgili maddeleri ?unlard?r:

(Yedinci Madde) — Fransa, Avusturya, ?ngiltere, Prusya, Rusya ve Sardunya, Osmanl? ?mparatorlu?u’nun Avrupa’n?n genel hukukuna ve Avrupa toplumunun orta?? oldu?una ili?kin iradesini kabul ve ilan ederler. Ad? geçen devletlerin her birisi ayr? ayr? Osmanl? Devletinin ülke bütünlü?üne ve yüksek ba??ms?zl???na uymay? taahhüt ederler. Bu taahhütlerin icras?na ortakla?a kefil olurlar. Bu sebeplerle bu taahhütlerinin bozulmas?n? gerektirecek bir harekete umumun ç?karlar?na dokunur bir mesele gözü ile bakacaklard?r.

(Sekizinci Madde) — Osmanl? Devleti ile andla?mada taraf olan devletlerden biri veya birkaç? aras?nda ili?kilerinin bozulmas?na sebep olacak bir anla?mazl???n meydana gelmesi halinde Osmanl? Devleti ile andla?man?n taraf? olan devletlerden her biri zor kullanmaya karar vermezden önce bu uygunsuzlu?u arabuluculuk yolu ile ortadan kald?rmak için andla?man?n di?er devletlerine imkân vereceklerdir...

(Dokuzuncu Madde) — Yüce Padi?ah Hazretleri vatanda?lar?n?n mutluluklar? do?rultusunda yap?lmakta olan sürekli hizmetlerde, ?rk ve din ayr?m? gözetilmeden tümü için iyi geli?melerin ortaya ç?kt???n? H?ristiyan halk?n?n haklar?nda da en iyi niyetlerini bir kez daha belirtir bir Yüce Ferman ç?karm?? olduklar?ndan ve bu konudaki fikirlerinin bir kan?t? olarak ad? geçen Ferman?n müttefik devletlere bildirilmesini uygun bulmu?lard?r. Andla?ma Devletleri bu ferman?n yüce de?erini bilir ve kabul ederler. ?uras? kesinlikle kararla?t?r?lm??t?r ki, bu bildiri Yüce Padi?ah?n ne kendi vatanda?lar?yla olan i?lemlerine ve ne de Osmanl? Devletinin içi?lerine gerek tek ve gerek topluca kar??mak için, hiçbir durumda andla?ma devletlerine bir hak ve yetki vermeyecektir...



?stanbul ve Berlin Andla?malar?n?n Uygulanmas? Yönünde ?lk Talep

 

Belge

19 A?ustos 1878 Tarihli “?ngiliz Notas?”

(Özet)

Osmanl? Hükümetinin ?slahat i?ine kendili?inden ba?lamas? iyi olur. Osmanl? Asyas?’n?n ?slahata muhtaç oldu?u son iki andla?mada onaylanm??t?r. Fakat al?nacak önlemlerin belirlenmesi Padi?aha b?rak?lm??t?r. Ermeniler hakk?ndaki önlemler, Berlin Andla?mas?’na göre, önce Padi?ahça tespit edilip bunlar?n uygulanmas?n? gözetmek hakk?na sahip büyük devletlere bildirilecektir. Halbuki ?stanbul Andla?mas?’na göre, Padi?ah, Asya ülkesinde oturan H?ristiyan vatanda?lar?n?n yönetim ve korumas?na ili?kin olarak uygulanacak ?slahat?n ayr?nt?lar?n? ?ngiltere ile görü?erek kararla?t?rmaya mecburdur. Ülkenin bu k?sm?n?n hemen ihtiyac? olan ?ey, sadece sanayinin geli?mesi ve halk?n geri kalm??l?ktan kurtar?lmas? için onun can ve mal?n? güvenlikte bulunduracak bir idaredir. Bunun için her ?eyden önce dikkat olunmas? gereken ?eyler, güvenlik ve düzen, adli, idare ve devlet gelirlerinin toplanmas?nda üzerinde durulmas? gereken maddelerdir.

?ngiliz Notas?nda, aç?klanan yakla??mla talepler ?u ?ekilde özetlenebilir.
1. Asya vilayetlerinde yabanc?lar taraf?ndan kurulmu? ve kumanda edilen bir jandarma (Notada sava?tan az önce jandarman?n ba??na bir ?ngiliz subay?n?n getirilmi?, birçok ?ngiliz subay?n?n da hizmete al?nm?? olmas?ndan ve üç ay içinde önemli geli?meler görüldü?ünden, sava? sebebiyle bu heyetin kurulamad???ndan ve bu i?e tekrar ba?lanacak zaman?n geldi?inden söz edilmektedir. Bu durumda ?ngiltere üstü kapal? ?ekilde Jandarman?n kurulu? ve çal??malar?n?n ?ngiliz subaylar?na verilmesini istemektedir.)
2. Asya’da baz? ?ehirlerde istinaf mahkemelerinin kurulmas? ve bunlar?n her birinde Avrupal? bir hakimin bulunmas?, kararlar?n bu hakim taraf?ndan onaylanmas? ?art?n?n kabul edilmesi. Bu tarzda kurulacak mahkemelerin ?zmir, Erzurum, Diyarbak?r, Halep, ?am ve Ba?dat’da öncelik ta??mas? önerilmektedir.
3. Her vilayette “?ltizam?n kald?r?lmas?” ve oralarda devlet gelirlerinin sorumlu, ço?unlukla Avrupal? tahsildarlarca toplanmas?.
4. Bu ?slahat?n tamamen uygulanabilmesi için atanacak vali, hakim ve tahsildarlar?n görevlerini iyi yapt?klar? sürece yerlerinde belirli bir süre kalmalar?...’

?ngiltere’nin, ?stanbul ve Berlin Andla?malar?na göre Osmanl? ?mparatorlu?u’na kar?? alaca?? tutum ve davran??lar? ilk belirleyen bu notaya verilen cevapta özetle ?öyle denilmektedir:

1. Güçlü bir Jandarma tümeni kurulacakt?r. Her ülkenin jandarmaya ili?kin kanunu ve usulleri ayr? oldu?undan bizde de jandarman?n kurulu?u için ülkenin ?artlar? ve halk?n usul ve adetlerini dikkate alacak, devletin hukukunu koruyacak bir yöntem haz?rlanmaktad?r. Kanun, Yüce Padi?ah?n onay? ile yürürlü?e girecektir. Jandarma da yabanc? uzmanlardan yararlan?lacakt?r.
2. Mahkemelerin azalt?lmas? hakk?nda planlar yap?lmaktad?r. ?ngiliz görü?ünü de dikkate alacak çe?itli derecede mahkemeler kurulacakt?r. Avrupal? hukukçular?n bilgi ve deneyimlerinden yararlanmak da mümkündür. Fakat mahkemelerde yabanc? hâkimlerin bulundurulmas? her türlü kurallara ayk?r?d?r. Mahkemelerde ülkenin kanunlar?n?, adetlerini, ?artlar?n? bilmeyen üyelerin bulunmas? zordur. Yabanc?lar ancak müfetti? gibi kullan?labilirler.
3. A?ar? kald?rmak istiyoruz, ancak yeni bir usul konulmas? zamana ba?l?d?r. Bir, iki vilayette denendikten, sonra yeni usulün yayg?nla?t?r?lmas? gerekir. Deneyimleri olan yabanc?lardan yararlan?l?r.
4. Osmanl? Hükümeti, Vali, hâkim ve tahsildarlar?n iyi çal??t?klar? sürece yerlerinde b?rak?lmas?na taraftard?r...[1]

Cevab?n sonunda, ?ngiliz Hükümetinin verilen program?, izlenen amaca ve devletin hükümranl?k haklar?n?n korunmas?na, Osmanl? ülkesinde bulunan halk?n gerçek ç?karlar?na uygun oldu?unu görece?inin ümit edildi?i belirtilen bu notan?n, Saffet Pa?a’n?n, Ba?bakan ve D??i?leri Bakanl??? zaman?nda, 9 Ekim 1880’de verildi?i anla??lmaktad?r.[2]

?ngiltere’nin, Berlin Andla?mas?’ndan bir ay sonra yapt??? ve bir anlamda deneme mahiyetindeki isteklerin, Berlin Konferans? s?ras?nda “Ermeni Derneklerinin” Konferansa kat?lan heyetlere sunduklar? taleplerle gösterdi?i paralellik ve özde yak?nl?k dikkat çekicidir.



“Islahat” Taleplerinde ?kinci A?ama Haziran, 1880

 

1880 y?l? ba?lar?nda ?ngiltere’de iktidara gelen Liberal Parti, ?ngiliz kamuoyunu iç meselelerden uzak tutmak, Afganistan’da izlenen politikadan ve hareketlerden Rusya’y? Anadolu’daki ç?karlar?na çekmek ve ?ngiltere’nin bölgeye ili?kin emellerini Osmanl? ?mparatorlu?u topraklar? ve hâkimiyet alanlar? üzerinde kendisine ba??ml?, küçük siyasi ve iktisadi güç merkezleri yoluyla gerçekle?tirmek amac?yla Osmanl? Hükümeti’ne kar?? harekete geçti. “Do?u Anadolu Vilayetlerinde ?slahat” taleplerini yeniledi. ?stanbul ve Berlin Andla?malar?na dayanarak, yap?lan bu taleplere andla?man?n taraf? olan di?er ülkelerinde kat?lmas?n? sa?lad?.

11 Haziran 1880 tarihinde, Berlin Andla?mas?’nda taraf olan Devletlerin, ?stanbul Hükümetine vermi? olduklar? “Nota”da, Andla?man?n 61 inci maddesine uygun olarak, henüz ?slahata ba?lan?lmad???n?, bu nedenle sürekli olarak ?slahat konusunu izleyerek, tahrik edeceklerini, gecikmelerden ise Osmanl? Devleti’ni sorumlu tutacaklar?n? bildirdiler. Çok a??r bir dille yaz?lm?? olan bu “Nota”ya Osmanl? Hükümeti, 5 Temmuz 1880”de verdi?i cevapta:

1.Do?u Vilayetlerine yetkili memurlar göndererek, Ermenilerin ve di?er vatanda?lar?n güvenliklerini sa?lay?c? önlemlerin incelendi?ini, bu memurlar?n yetkileri içinde gereken uygulamalarda bulunacaklar?n?,
2. Mahkemelerin, idari makamlar?n yönetimlerinden ayr?ld???n?.
3. Yeni vergi toplama usullerinin belirlenerek, uygulamaya giri?ildi?ini,
4. Baz? yörelerde Jandarma ve polis örgütlenmesine gidildi?i ve yeni yasama projelerinde yerli ve yabanc? subay ve memurlar?n görevlendirildi?ini,
5. Yap?lan ara?t?rma ve incelemeler sonunda, en acil ihtiyac?n nahiye ve cinayet (ceza) mahkemelerinin kurulu?u ile nahiye meclislerinin örgütlenmesi oldu?u, bu meclislerin ise halk taraf?ndan seçilen ve hükümetçe de bir üyenin kat?laca?? ?eklinde dü?ünüldü?ü,
6. Nahiyelerin kendilerine özgü jandarmalar? olaca??, Vilayetlerin de Jandarma örgütüne sahip bulunaca??, bunlar?n her din ve ?rktan kimselerin kat?l?m?yla kurulaca??,
7. Okullar?n ço?alt?l?p, altyap? hizmetlerinin geni?letilece?i,
8. Seyyar mahkemelerin de (Cinayet mahkemeleri) kurulu?unun dü?ünüldü?ü,
9. ?darede,yerel hizmetlerde her dinden ve ?rktan memurlar?n mevcut oldu?u ve bunlar?n say?lar?n?n art?r?lmas?na gidilece?i, ?eklinde yap?lan çal??malar anlat?ld?ktan sonra, yap?lan olumsuz propagandalara de?inilerek, her ülkede olabilen adi suçlar?n abart?larak ve bütün propaganda araçlar? kullan?larak, Avrupa Kamuoyunu yan?ltt??? belirtilmekte ve söz konusu Van, Diyarbak?r, Erzurum, Sivas illerinde halk?n ancak %17’sinin Ermeni, %4’ünün di?er H?ristiyanlardan ve % 79’unun ise Müslümanlardan olu?tu?unu, bunlar?n ise herhangi bir ay?r?m yap?lmaks?z?n yönetildi?i bildirilmi?tir.

Devletler, Osmanl? Hükümetinin bu aç?k ve ?slahatla ilgili görü? ve uygulamalar? kapsam?na alan notas?na 7 Eylül 1880 tarihinde verdikleri genel ve sert cevaplar?nda: Konsoloslar?n?n raporlar?na dayanmakta, Jandarma ve polis örgütle?mesi hakk?nda haz?rlanan projelerin henüz kendilerine gönderilmedi?i bildirilerek, ortada bir anar?i durumunun oldu?unu tekrar etmektedirler. Notada özellikle; Çerkez ve Kürtlerin a??r? hareketlerinin önlenmesi istenmekte, H?ristiyan halk?n yok edilmesine sebep olacak davran??lardan çekinilmesi belirtilerek, Osmanl? Hükümetinin ayn? yasa ve kurallar? Ermeni ve Kürtlere uygulamak istemesinin yanl??l??? ortaya konularak, yerle?mi? halkla göçebe durumundaki insanlar? ayn? kurallarla idare etmenin imkans?z oldu?u iddia edilmektedir. Notada, Ermeniler ve gerekirse Ermeni ve Türkler ve di?er tarafta Kürtler için ayr? düzenlemeler, hukuki esaslar yap?lmal?d?r denilerek nahiye örgütlenmesinin yetersizli?i aç?klanmaktad?r. Notada, Devletler, k?saca
1. Islahat?n yerel olmas?n?,
2. Çe?itli unsurlara ayr?, ayr? kanunlar?n uygulanmas?n?
3. Memur, Jandarma, Subay atamalar?nda ve seçimlerinde bu ayr?l???n dikkate al?nmas?n?,
4. Yerel yönetim ve esaslar?n, Merkezden ayr?larak yönlendirilmesi önerilmektedir.

Bu çok a??r ve devletin ba??ms?zl?k ve hükümranl?k haklar?yla ba?da?mayan önerilere kar??, Osmanl? Hükümeti ili?kileri daha da ciddi boyutlara getirmemek, yap?lan ?slahat çal??malar?n? bir kez daha aç?klamak amac?yla 3 Ekim 1880 tarihinde devletlere verdi?i cevapta:

Hükümetin, Müfetti?ler görevlendirerek, ?ngiliz Baker Pa?an?n ba?kanl???nda çal??malar yapt?klar?n?, al?nan sonuçlar?n önemli bir bölümünün de uyguland???n? bildirmi? ve son olarak “Islahatla” ilgili görü?lerini ?u ?ekilde özetlemi?tir:

1. Erzurum, Van, Bitlis, Diyarbak?r Vilayetleri mahkemeleri yeniden düzenlenecek, ?slah edilecektir. Bu i? görevlendirilecek yüksek rütbeli (Mare?al) bir görevlinin gözetiminde yap?lacakt?r.
2. Ad? geçen vilayetlerde jandarma ve polis örgütleri yeniden kurulacakt?r.
3. Jandarma Alay komutanlar?, Harbiye Nezaretince atanacak, di?er subay ve memurlar Alay Meclislerince seçilip, valinin onay? ile ilgili Bakanl?kça atanacakt?r. Valiler, ihtiyaçlar?na göre, memur ve polisleri il içinde gerekli gördükleri yerlere atayabileceklerdir.
4. Gümrük, Posta-Telgraf ve vas?tal? vergiler d???nda kalan vergi gelirleri, ilk olarak bu dört vilayet bütçesine ayr?lacak, memur maa? ve masraflar? bu yolla ödenecektir. Vilayetlere tahsis edilen paran?n %10’u e?itim ve bay?nd?rl?k hizmetlerine ayr?lacakt?r.
5. Adliye memurlar?n?n seçimi, ilgili kurallara göre yap?lacak, idari memurlar ise valinin önerisi, ilgili Bakanl???n kabulü ve Padi?ah?n iradesiyle gerçekle?tirilecektir.
6. Mahkemeler, “Mecelle”’ ve devletin di?er kanunlar?n? uygulayacaklard?r.

Osmanl? Hükümetinin bu notas? ile “Islahat’” konusundaki, devletle müdahalesinin ikinci a?amas? da sona ermi? ve Talori olaylar?na kadar, zaman zaman konu ele al?nm??sa da, uluslararas? bir boyut ve durum kazanmam??t?r.



1880 – 1895 Güç Kayb? Y?llar?

 

Osmanl? ?mparatorlu?u; 1880’li y?llara girerken, dünya co?rafyas?nda, bat?da, Adriyatik denizi, Yunanistan ile; Kuzey bat?da, Karada? ve Avusturya hakimiyeti alt?na yeni girmi? Bosna-Hersek, S?rbistan’la; Kuzeyde, Bulgaristan, Karadeniz, Rusya ile; Do?uda, Rusya ve ?ran’la; Güneyinde, Basra körfezi, Arap Denizi, K?z?ldeniz ve K?br?s’? ele geçiren ?ngiltere, Kuzey Afrika ülkelerinin güney s?n?rlar?yla hudut bulunuyordu. Gerçekte ise, bu alanlar?n önemli bir bölümünde Osmanl? hâkimiyeti, o yerlerde bulundurmaya çal??t??? Askeri gücünün varl??? ve as?rlard?r yürütmeye gayret etti?i yönetim sisteminin ayakta kalabilen kural ve gelenekleri ölçüsünde var say?labiliyordu. Süvey? kanal? ye çevresi, hudut say?lan güney denizleri tamamen ?ngiltere’nin ve bu devletin ortakla?a idare etti?i iktisadi ve ticari güçlerin elinde idi. ?ngiltere bu önemli iktisadi güç merkezlerini donanmas?, silah gücü ve diplomasisi ile sürekli geli?tiriyordu. 1880”li y?llarda dikkatli bir gözlemci, Osmanl? ?mparatorlu?u’nun elinde kalm?? bulunan ve ad?na Osmanl? Avrupa’s? denilen küçük say?lacak Rumeli Eyaletinin dahi bu büyük imparatorlu?un silah gücü ile kendisine ba?l? oldu?unu görebilecekti. Manast?r, Üsküp, Yanya, Kumanova, Selanik illeri ve Rumeli’deki en önemli bölgeler son kaleler say?l?yor, göçler, ölümler ve hastal?klarla Türk nüfusunun giderek azald??? alanlar bir avuç Türk subay ve askerlerinin gayretleriyle elde tutulabiliyordu. Ayn? durum ve özellikler Osmanl? Devletinin hâkimiyeti alt?nda bulunan Kuzey Afrika ve Arap yar?madas?ndaki il ve bölgelerde görülüyordu.

Osmanl? ?mparatorlu?u’nun aç?klanan on be? y?l içerisinde en önemli meselelerinin ba??nda, Türk Makedonya’s?n?n, Kuzey Afrika alanlar?n?n, Girit Adas?’n?n M?s?r’?n, hangi ?artlarla ve ödenecek bedellerle elde tutulup, tutulamamas? geliyordu. “Avrupa’da var say?lan dengenin” bedellerini te?kil eden bu alanlar için nelerin yap?laca??, nelerin yap?lamayaca?? Osmanl? Devletinin uluslararas? ili?kilerinin temel noktas?n? te?kil ediyordu.

M?s?r meselesi 1879’da ba?lad?, 1882’de ?ngilizlerin i?gali ile son buldu
?ngiltere için M?s?r, üç önemli stratejik öneme sahipti. Ve iki önemli jeopolitik beklentiye cevap veriyordu. M?s?r, Süvey? kanal?n? kontrol edecek, Musul, Basra sistemini yandan koruyacak, ünlü Hint yolunu açacak veya kapayacak bir konumdayd?. ?ngiltere’nin, Do?u Akdeniz ve K?z?ldeniz hakimiyeti beklentisine cevap verebiliyor, di?er yandan Ruslar?n Güney Denizlerine inme yollar?ndan en önemlisini t?k?yordu. Gelecekte, ?ngiltere bu alan?, Nil k?y?lar?n? kontrol alt?na almakla, Orta do?unun bütün kaynak ve zenginliklerine de sahip olabilecekti. Aç?klanan beklentilerin tamam? k?sa zamanda gerçekle?ti. Musul ve Basra körfezindeki beklentiler ise Birinci Dünya Sava??’n?n sonunda istenilen ?ekilde çözümlenecekti.

?ngiltere’nin M?s?r’? i?gali, Fransa ile ili?kilerinin ciddi ?ekilde bozulmas?na sebep oldu. Ve Fransa ile Rus yak?nla?mas? bu dönemde en önemli boyutlara ula?t?.

• 1883 y?l?nda ?ngiltere Sudan’? i?gal ederek, Nil’in tam kontrolünü ele geçirmi? oldu.
• 1881 y?l?nda Fransa, Tunus’u i?gal etti. Bu suretle, Do?u Akdeniz’deki, ç?karlar?n?n ve söz sahibi olman?n imkânlar?ndan birini yakalama ?ans?n? sa?lad?.
• 1887 y?l?nda yap?lan “?ngiliz-?talya” gizli andla?mas?nda; ?ngiltere, ?talya’n?n Trablus ve Bingazi’deki “örtülü faaliyetlerini”, iktisadi ve ticari etkinli?ini kabul ediyor, bir anlamda ?talya’n?n buralar? i?galini destekleyece?ini belirtiyordu. Bu andla?mada bulunan “Statükonun korunmas?” ilkesi ise, ?talya’n?n beklentilerini d??ar?da b?rakan bir özellik ta??yordu. Ayn? esaslar, Avusturya-Almanya-?talya üçlü ittifak?nda da yer al?yor, ?ttifak bu y?l on sene daha uzat?l?yordu.
• 1885 y?l?nda Bulgarlar, Do?u Rumeli’yi i?gal ettiler. Bu suretle Balkanlar’da, Berlin Andla?ma’s?yla kurulan denge bozuldu. Art?k, Rusya’n?n güvenece?i bir Bulgaristan söz konusu olam?yor, buna kar??l?k Fransa ve ?ngiltere bölgede etkinlik sa?l?yorlard?. Gerçekte bu durum, bir yandan “Üçlü ?ttifak ülkeleri” Almanya, Avusturya ve ?talya, di?er yandan da ?talya-?ngiltere taraf?ndan en uygun çözüm olarak de?erlendiriliyor ve Rusya’n?n, yeni Slavizm ad? alt?ndaki geni?lemesine engel oluyordu. ?ngiliz ve Frans?zlar?n Balkanlar’da güç sa?lamas? ise, Almanya ile Rusya’y? yak?nla?t?r?yor ve Almanya, Rusya’ya Bo?azlar? ve ?stanbul’un i?galini önerebiliyordu.
• Makedonya bölgesinde ise geçen on be? y?l içerisinde, Fransa ba?ta olmak üzere ?talya’n?n ve hatta Avusturya’n?n deste?ine sahip birçok “y?k?c?-bölücü eylemler” ve “Örtülü faaliyetler” haz?rl?klar? yap?l?yordu. 1893’de ilk “Makedonya Komitesi” kuruldu. (Makedonya ?ç ?htilâl Komitesi) ad?n? alan bu komitenin amac?, “Makedonya Muhtariyeti” idi. Tamamen “Gizli” bir örgütle?meye dayanan faaliyetler süratle geli?tirildi ve Osmanl? Devleti içinde yeni bir hükümet gibi hareket edici duruma getirildi. Komitenin temel özelli?i “Bulgar unsurlar?na” dayanmas? ve bunlara a??rl?k vermesiydi.
• Girit meselesi ise içerden ve d??ardan yap?lan tahrikler, k??k?rtmalarla, gizli örgütlenmelerle devam ettirilmi? ve sonunda 1895 y?l?nda, Girit’e H?ristiyan bir Vali tayini sa?lanm??t?.

Özel olarak birkaç cümle ile de?inilen olaylar sonunda, 1895 y?l?na gelindi?inde, Osmanl? ?mparatorlu?unun Kuzey Afrika’da, M?s?r ve Nil vadisinde, dolayl? olarak K?z?ldeniz ve Hint denizinde, Makedonya ve Balkanlar’da giderek büyük güç kaybetti?i görülecektir. Anadolu’daki olaylar ve hareketler bu ortam içerisinde geli?ecek ve “Ermeni Meselesi” önemli d?? ve iç meselelerin bir nirengi noktas?n? te?kil edecektir.

On be? y?l?n iktisadi olaylar? ve geli?meleri ise, bir cümle ile Osmanl? ?mparatorlu?u’nun temel kaynaklar?n?n, üretiminin ve emek gücünün bir anlamda tamam?na yak?n?n?n, Bat? Devletleri ipote?ine devri ve o devletlerce yönlendirilmesi ve yönetilmesi ?eklinde özetlenebilir. Elde tek sa?lam kalan Anadolu’nun ticari anla?malarla, imtiyazlarla, 1881’de ilan edilen “Muharrem Kararnamesinden” sonra kurulan ve devletin iktisadi ve mali hayat?n? kontrol alt?na alan sistemle; kaynaklar?, iktisadi gücü tamamen bat? emperyalizmine teslim edildi.

Aç?klanmaya çal???lan d?? etkenler, Makedonya’dan Balkanlar’a, Kuzey Afrika ülkelerinden Arabistan Yar?madas?’na yay?lan ve geni?leyen y?k?c?-bölücü eylemler ve “örtülü faaliyetler” ve nihayet Anadolu’da sessizce örgütlenerek daha yayg?nla?maya müsait gizli “Ermeni çal??malar?” iç yönetimde önemli geli?melere sebep oluyordu. Meclis-i Mebusan’?n süresiz tatili ve kapat?lmas?, 1876 “Kanun-i Esasi’nin ask?ya al?nmas? sonucunu do?urmu?, ?mparatorluk merkezi otoritenin “?kinci Abdülhamid’in” ?ahs?nda toplan?r bir durum alm??d?.

Osmanl? Devleti’nin toprak bütünlü?ünün ve hükümranl?k haklar?n?n korunmas? esas?na dayanan temel görü?, gerçekte “Merkezi Otoriteyi” bir ?ahs?n elinde toplayacak ve O’nun kararlar?n?n her alanda ve her yerde bir tek iradeye ba?lanacak durumun mazereti ?eklinde görünmekteydi. Gerçekte ise, bütün yönetim ayn? temel görü?ü payla??yor, fakat özellikle Ermeni olaylar?nda da görülece?i üzere uygulamada ayr?l?klar, farkl? görü?ler görülüyordu.

Bu ise, ?mparatorlu?un mevcut yap?s?na ters dü?er kabul edilmekteydi.
Bat?dan gelen birçok dü?ünce ak?mlar?, Birinci Me?rutiyetin toplumda ve iç yönetimde meydana getirdi?i beklentilerin gerçekle?memesi hedef olarak ?kinci Abdülhamid’i al?yor, bu padi?ah?n ?ahs?n?n gösterdi?i zafiyetlerin ?mparatorlu?u güç duruma dü?ürdü?ü ?eklinde görü?ler yayg?nla??yor ve en küçük bir hareket veya ?üphe yerine konmas? imkâns?z zararlara sebebiyet veriyordu. 1881’de Mithat Pa?a tutuklanm??, muhakeme edilmi? ve 1884’de sürüldü?ü yerde öldürülmü?tü. Bu olay?n, özellikle yüksek yönetim makamlar?nda yer alan ki?ilerin zihinlerinden ç?kmas? imkâns?zd?. Davran??lar? her an kontrol alt?nda bir bürokrasi, yukar?dan a?a??ya, a?a??dan yukar?ya do?ru bütün yönetimi sarm??, sonunda insiyatiften yoksun, birbirine güvenmeyen, ki?isel ç?kar ve h?rslar?yla devlet ve millet islerini kar??t?ran bir idare ortaya ç?km??t?.

1890’larda ba?layan ve ilk olarak Yüksek Okullarda ve bu okullar?n ö?rencileri aras?nda geli?en “Gençlik hareketleri” ço?unlukla yurt d???nda mücadeleyi sürdürme dü?üncesi içerisinde olan Türk çocuklar?n?n Avrupa’ya kaçmas?na sebep oluyor ve yeni siyasi kadrolar?n kurulu?unu haz?rl?yordu.



Talori Olaylar?ndan Sonra D?? ?li?kilerde Geli?meler

 

Talori olaylar?, ba?ta ?ngiltere olmak üzere Fransa ve Rusya’ya Osmanl? ?mparatorlu?u’nun içi?lerine kar??ma imkân ve f?rsatlar?n? haz?rlad?. Devletler, kendilerine göre yorumlad?klar?, ?stanbul ve Berlin Andla?malar?n?n “Do?u Anadolu’da Islahat yap?lmas?n?” öngören maddelerinin uygulanmas?n? Osmanl? Devletinin içi?lerine kar??ma arac? olarak de?erlendiriyorlar ve taleplerini aç?klanan andla?malara dayand?r?yorlard?. Bu suretle, ?stanbul ve Berlin Andla?malar?ndan sonra “Osmanl? ülkesinin do?u ve güneydo?u bölgelerinde ya?ayan Ermeni ve di?er H?ristiyan az?nl?klar?n huzur ve güvenlikleri” bahanesiyle ad? geçen devletlerin müdahale giri?imlerinin “Üçüncü A?amas?” ba?lam?? oldu. D?? ili?kilerdeki bu geli?meler Osmanl? Devletinin 1894 ve 1895 y?llar?n?n en önemli meselelerinin ba??nda yer ald?. 1895 y?l?n?n Aral?k ay?nda ç?kan “Zeytun Ermeni ?syan?” (Belge 27) ise, bütün Avrupa Devletlerinin yukar?da aç?klanan gerekçelerle Osmanl? Devletinin içi?lerine kar??malar?n? özendirecek etkin bir kamuoyunun sa?lanmas?na yard?mc? oldu. “Üçüncü A?ama”, ?kinci Me?rutiyetin ilân?na kadar çe?itli olaylarla, d?? bask? ve manevralarla devam etti. Bundan sonraki müdahale a?amalar?na ve hatta “Osmanl? Devletinin Taksimi proje ve anla?malar?na” uygun ortamlar? geli?tirdi.

Gerçekte Talori Olaylar?, uzun bir haz?rl?k döneminden sonra, d??ardan planlanan, yönlendirilen, desteklenen Ermeni y?k?c?-bölücü eylemlerinin devlete kar?? isyan ?ekline dönü?türülmesi idi. Talori Olaylar? ile ba?layan isyan döneminin amac?, ayaklanmalar?n yayg?nla?t?r?larak ve Avrupa kamuoylar?n? da yan?na alarak Anadolu’da Balkan modeli bir “Ermeni muhtariyeti”ni kurmakt?. Hedef ise, yak?n gelecekte ?ngiltere’nin etkisi alt?nda “Ba??ms?z bir Ermeni Devletinin” olu?turulmas?yd?. ?syan?n askeri müdahale ile k?sa sürede bast?r?larak, isyanc?lar?n ve liderlerinin yakalanmas? aç?klanan amac?n gerçekle?mesine engel oldu. Ermeni örgütlerinin, Avrupa Devletlerinin ve özellikle ?ngiltere ve Rusya’n?n istediklerini sand?klar?, Anadolu’da “Ba??ms?z bir Ermeni Devleti” kurulmas? hedefini de geri att?. Çünkü Osmanl? ülkesinin bu topraklar? üzerinde “Ba??ms?z bir Ermeni Devletinin” kurulmas?, Avrupa Devletlerinin, ?ngiltere ve Rusya’n?n çok yönlü ç?karlar? ile çat???yordu. Buna kar??l?k ?ngiltere Osmanl? Devletinin içi?lerine kar??ma, iç idareyi yönlendirmede öncelik almay? gelecekteki ç?karlar?n?n gerçekle?tirilmesi için bir ana hedef olarak seçmi? ve bunun önemine Liberal ve Muhafazakâr, iki partisi de inanm??t?. Fransa ve Rusya ise, meydan? tamamen ?ngilizlere b?rakmamak için “Üçlü Müdahale” görü?üne kat?lm??lard?. Araç olarak, Andla?malarda yer alan “Islahat konusunu” kulland?lar. Yöntem olarak, uluslararas? güç ve rekabet ili?kilerinde güçsüzlü?üne inand?klar? Osmanl? Devletine kar??, bask?l? diplomasi yolunu seçtiler. Ve ?slahat konusunu önemli bir mesele haline getirdiler. ?ngiltere’nin, Fransa’n?n bir süre sonra ?talya ve di?er devletlerin Ege denizinde, Çanakkale Bo?az? önünde ve Be?ige liman?nda, hatta Elçilik gemileri ad? alt?nda ?stanbul’da görülen donanmalar? diplomatik yolla yap?lan taleplerin yerine getirilmesinde bir bask? unsuru oluyordu. Her Ermeni olay?n?n, isyan?n?n ard?ndan yakalananlar?n serbest b?rakt?r?lmas?, liderlerinin ülkeyi terk etme imkânlar?na kavu?turulmas? bu yöntemle sa?lan?yordu. Amerika ise, her biri bir Ermeni üssü haline getirilmi? bulunan okullar?, yetimhaneleri ve bak?m evleriyle “insani boyutlar” temas?n? i?leyerek binlerce Ermeni’yi yurt d???na gitmeye, Amerika’ya göçe özendiriyor, büyük bir ço?unlu?unu kendi imkânlar?yla Amerika’ya götürüyordu. Bu dönemde Amerika’n?n Ermeni konular?yla ilgilenmesi tamamen “kol ve emek gücünün” kendi ülkesine ucuzca ve “erdemlik ad? alt?nda” ta??nmas?ndan ibaretti. O kadar ki, bir ara Bat?l? devletlerin “?slahat konusundaki” taleplerinin, mahallinde incelenmesi söz konusu oldu?u zaman, meseleyi tarafs?zl?kla ve iki taraf? da dinleyerek ara?t?raca??n? bildirmesi üzerine Amerika, ad? geçen devletler taraf?ndan konu d???nda b?rak?ld?.

Bu ciltte yay?nlanan 3,6,7, 18 numaradaki Belgeler, Devletlerin “Islahat konusu” üzerindeki görü?lerini, 13 numarada yer alan ve bir “Konsolos Raporunu” kaynak alan belge ise, yerel durumun üst makamlara nas?l abart?larak anlat?ld???n? göstermektedir.



?ç Yönetimde Geli?meler

 

“Talori olaylar?” s?ras?nda ve bu olaylardan sonra, özellikle d?? çevreden gelen bask?lar?n önlenmesi konular?nda, Osmanl? Devletinin üst yönetim organlar? aras?nda temel politikan?n uygulanmas?na ili?kin olarak görü?, tutum ve hareket farkl?l?klar? ortaya ç?kt?. Saraya yak?n çevreler bu durumu her f?rsatta çe?itli sebepler ve beklentiler içinde istismar etti. Sonuçta k?sa bir süre içerisinde üç Sadrazam?n (Ba?bakan?n) görevden al?n?p, tekrar, tekrar göreve getirilmeleri gibi devlet istikrar?n? etkileyecek ve devleti güçsüz k?lacak geli?meler görüldü.

Osmanl? ?mparatorlu?u’nun merkezi güç ve iradesini tek ba??na kendisinde toplayan ve kullanan Padi?ah ?kinci Abdülhamid’in Ermeni y?k?c?-bölücü eylemleri ve baz? devletlerin bu eylemlerin meydana getirdi?i propagandalarla etkilenen kamuoylar?n? da arkalar?na alarak ileri sürdükleri “Islahat taleplerini” nas?l de?erlendirdi?i konusunda belgeler, Birinci ve bu ciltte yay?nlanm?? bulunmaktad?r.

1890’lar?n üç Sadrazam? Kâmil Pa?a’n?n, Ahmed Cevad Pa?a’n?n ve Said Pa?a’n?n “Islahat Meselesinin” çözümüne ili?kin görü? ve tutumlar? da bu cildin önemli belgeleri aras?nda yer almaktad?r.

Gerçekte, Ermeni y?k?c?-bölücü eylemlerinin devletin varl???na ve toprak bütünlü?üne yönelmi? çok ciddi bir tehdit ve tehlike te?kil etti?i konusunda, Osmanl? yöneticileri aras?nda herhangi bir de?erlendirme ve görü? ayr?l??? yoktur. “Ermeni ve H?ristiyan az?nl?klar?n huzur ve güvenli?i” örtüsü alt?nda devletlerin ?slahat isteklerinin Osmanl? ?mparatorlu?u’nun içi?lerine a??r bir kar??ma amac? ta??d??? hususlar?nda Padi?ah, Ba?bakanlar? ve di?er yöneticilerin farkl? dü?ündükleri söylenemez. Görü?, tutum ve hareket ayr?l?klar? tamamen uygulamaya ve uygulamadaki önceliklere ili?kindir. Yüksek stratejiyi belirleyen ve uygulayan ?kinci Abdülhamid’in, Ba?bakanlar?n?n uygulamadaki farkl? görü? ve tutumlar?n? ?ngiltere ve di?erlerine kar?? dikkatlice kulland??? ve bu durumu bir manevra arac? haline getirdi?i de bilinmektedir.



Olaylar Kar??s?nda Padi?ah?n Görü?leri

 

Padi?ah ?kinci Abdülhamid’in, Devletlerin verdikleri “Islahat tasar?lar?” hakk?ndaki görü?leri, 7 ve 12 numaral? belgelerde aç?kça belirtilmektedir. Bu görü?ler ?u ?ekilde özetlenebilir:

1. Üç devlet taraf?ndan verilen tasar?, son derece önemli maddeleri kapsamaktad?r. “Islahat-Yenilik” ad?yla yap?lmas? istenen uygulamalar devlet ve halk?n gelece?ini tehlikeye dü?ürmektedir.
2. Bir ülkenin halk?n? olu?turan çe?itli unsur ve mezhepten toplumlar?n hangisi ço?unlukta ise üstünlü?ünde o unsur ve mezhebe ba?l? millette bulunmas? do?al bir zorunluluktur. Tasar?da bu önemli nokta dikkate al?nmam??, az?nl???n ço?unlu?a üstünlü?ü ve hakimiyeti tercih edilmi?tir. Çünkü yabanc? devletler Ermenilerin e?itlikten yoksun olduklar? kan?s?nda bulunduklar?ndan, bunlar?n say? ve nüfuslar?n? göz önünde bulundurmadan tasar?lar?n? haz?rlam??lard?r. Gerçekte:
a) Ermenilerin kalabal?k olduklar? bir yer varsa o da ?stanbul’dur. ?stanbul’da ya?ayanlar da kat?ld?klar? halde Ermenilerin en yo?un bulunduklar? yerlerde dahi nüfuslar oradaki halk?n nüfusuna oranla %3-%5 ‘i geçmedi?i, yap?lan ara?t?rmalardan anla??lm??t?r.
b) Osmanl? s?n?rlar? içerisinde Ermeni nüfusu 450-500 bini geçmez
c) Ermeniler, bozguncu komitelerin bask?s? alt?nda iki?er kimlik kart? almak suretiyle nüfuslar?n? art?rma yoluna gitmi?lerdir.
3. Osmanl? vilayetlerinde pek çok vak?f topraklar? ve binalar? vard?r. Bunlar?n ve a?iretlerin yaz?n k??l?k ve k???n yazl?k yerlerini zorunlu olarak b?rakt?klar? ve eski hukuk ve geleneklere göre a?iretlere tahsis edilmi? otlak ve yaylaklar vard?r. Bunlar bo? arazi say?lmaz. Bir adam?n yazl?k yal?s? ve k??l?k evi olup, birinden di?erine geçti?inde bo?altt??? yer gene o adama ait olup, sahipsiz say?lmazsa a?iretlerin k???n veya yaz?n gitmedikleri topraklar sahipsiz de?ildi. Bunlar için geni? topraklar ve hayvanlar?n? besleyecek otlaklar gerekir. Bu yerlerin ba?kalar?n?n eline geçmesi halinde bu kadar kalabal?k nüfus peri?an olur. Ermeniler baz? tapu memurlar?na etki yaparak bu arazileri üstlerine geçirmeye kalk??m??lar ve sonra da Rusya’daki Ermenilerin buralara göç etmesini sa?lam??lard?r.
 
Avrupa Devletlerinin nüfuslar? bu durumda olan yere bir vali atanarak oray? imtiyazl? bir vilayet durumuna getirilmesi iste?inde bulunmalar? ve bu amaca eri?tikten sonra çok geçmeden genel vali yerine Avrupal? bir prensin atanmas?na kalk??malar?, Büyük Osmanl? Devletinin çökmesine neden olacak ac? bir sonucun do?mas?n? belirtmeye gerek yoktur.
4. Tasar?n?n uygulamaya konulmas?nda Osmanl? Devletinin güç kayna?? ve temeli olan Müslüman toplumun peri?an ve harap olmas?na neden olabilecek bir yanl??l???n yap?lmamas? esas? kabul edilmelidir.
5. Polis ve Jandarman?n hiçbir zaman ve hiçbir ad ile milis askeri nitelik ve özelli?ine kavu?turulmamas?,
6. Tapu Dairesi memurlar?, Jandarma ve Polis te?kilat?nda görevlendirilecekler k?saca Müslüman ve H?ristiyan bütün memurlar?n göreve ba?larken Devletin hükümranl?k haklar?na ve kanunlara adaletle, dürüstlükle hizmet edeceklerine dair yemin ettirilmesi, bunlar?n yeminleri tamamlanmad?kça ve gerekenlerden kefil al?nmad?kça görevlere ba?lat?lmamas?,
7. Vali, Mutasarr?f kaymakam, Bucak Müdürleri ve di?er memurlar?n da ayn? ?ekilde usul ve kurallar?na göre yemin ettirilerek göreve ba?lat?lmas?,
8. Sahtekâr ve iftirac?lar taraf?ndan ?slâm bilginlerine, ?eyhlere, din adamlar?na birer bahane ile iftiralar ederek ?slâm halk? lekeleyecek davran??lara engel olacak yasal düzenlenmelerin yap?lmas?,
9. Can güvenli?i için gerekli olan silah ta??mayan halk say?ca ne kadar çok olursa olsun, silah ta??yan küçük bir topluma kar?? kendisini savunamayaca??ndan, ?slâm toplumunun silahlar?n?n toplan?p, H?ristiyanlarda silah bulundurulmas? adalete ve insafa ters dü?ece?inden böyle bir duruma imkân verilmemesi,
10. Islahat?n bütün vilayetlere uygulanmas?,
11. H?ristiyanlardan atanacak memurlar?n yaln?z Ermenilerden de?il, Rum ve Süryani ve di?er toplumlardan da atanmas?,
12. Komisyonca düzenlenen tasar?n?n elçilere bildirildi?inde hakk?nda itiraz edecek olanlara, Osmanl? Devletinin bir ?slâm devleti oldu?u ve ço?unlu?unun da Müslümanlardan olu?tu?u belirtilerek daha fazla bir ?ey yap?lmas?n?n “Kendi ba??n?z?, kendi ellerinizle kesiniz” anlam?na gelece?inin hat?rlat?lmas? ve anlat?lmas?, esas al?nmal?d?r.

?kinci Abdülhamid 25 Haziran 1895 tarihli “Buyru?unda” Konu ile ilgili genel yakla??m?n?;
Berlin Andla?mas?’n?n 61. maddesinin devletlere vermi? oldu?u yetkiye kar?? 63’üncü maddesinin kapsam? da Osmanl? Devletinin bütünlü?üne ve ba??ms?zl???na kefil oldu?undan her iki maddenin birbirine paralel tutulmas? ve bu paralelli?in korunmas?,Bakanlar ve Devlet ileri gelenlerinin ba?ta gelen görevleridir. Devletçe, bu paralelli?i bozacak her türlü durumdan ve her ne ad alt?nda olursa olsun, milis askeri niteli?i alabilecek kurulu?lardan son derece kaç?n?lmak gerekir... sözleriyle aç?klamaktad?r.
 
Yay?nlanan belgelerde aç?kça görüldü?ü gibi Padi?ah ?kinci Abdülhamid’in ?ngiltere, Fransa ve Rusya’n?n “Islahat Önerileri” ad? alt?nda yapm?? olduklar? isteklere kar?? Yüksek Stratejisi iki temel noktada toplanmaktad?r, Bunlar:
1. Osmanl? Ülkesinde yap?lacak ?slahat bütün vilayetleri kapsam?na al?r.
2. Müslüman ço?unlu?un hak ve hukuklar? esas tutulur. Devletin ba??ms?zl???na, hükümranl?k haklar?na ve Anadolu’nun bütünlü?ünü bozmaya yönelik öneriler kabul edilemez.

Bu Yüksek stratejinin uygulanmas? ise uzun bir süreci gerekli k?lm??, tasar? önerileri, diplomatik görü?meler, komisyon çal??malar? çe?itli raporlar ve bu raporlar?n Bakanlar Kurulunca seçilecek heyetlerce incelenmesi, tekrar üzerinde çal??malar gibi gayretlerle devam ettirilmi?tir. Bu arada bölgeye atanan müfetti?lerin raporlar?, inceleme sonuçlar?n?n tekrar gözden geçirilmeleri, s?k s?k de?i?tirilen Ba?bakanlar ve s?ras?nda ayn? ?ahs?n Said Pa?a’da oldu?u gibi, yedi kere Ba?bakanl??a getirilip, azledilmesi yollar? ve yöntemleri denenmi?tir. Denebilir ki, üç Devletin önerisi daha ba?lang?c?nda hiçbir uygulama ?ans? olmayan, uluslararas? bir güç ve rekabet mücadelesinden öteye gitmeyecek olan sonuçlar? do?urmu?tur. K?saca, Abdülhamid Erzurum, Sivas, Van, Diyarbak?r, Bitlis, Siirt illerinin bir “Ermeni Muhtar Eyaleti” ve sonunda “Ermeni Devleti” olarak, Anadolu’nun parçalanmas?na kesinlikle engel olmu?tur.



Sadrazam Ahmed Cevad Pa?a’n?n Görü?leri

 

1891 y?l?n?n A?ustos ay?nda Ba?bakanl??a getirildi, 1895 y?l?n?n Ocak ay?nda görevine son verildi. Ermeni y?k?c?-bölücü eylemlerinin en yo?un oldu?u ve Talori olaylar? s?ras?nda Ba?bakan bulunuyordu. Hakk?nda yaz?lan eserlerde “Ba?bakanl??? s?ras?nda en büyük zorlukla kar??la?t??? önemli meselenin, Ermeni olaylar? ve bu olaylardan do?an siyasi konular oldu?u” belirtilerek “Merzifon, Yozgat ve Tokat’ta Ermeniler yabanc?lar?n te?vik ve destekleriyle ayakland?lar. Daha sonra Sasun (Talori) olay? meydana geldi. Önemli ve zor siyasi bir mesele oldu. Devletler, müdahaleye kalk??t?lar. Ara?t?rma için olay yerine bir heyet gönderildi. ?ngiltere, Fransa ve Rusya devletleri, kendi memurlar?n? görevlendirerek ara?t?rma yap?lmas? iste?inde bulundular. Uzun yaz??malardan sonra, devletçe atanan ara?t?rma heyetine onlardan da birer memurun kat?lmas? kararla?t?r?ld?. Fakat devletlerin müdahaleleri ve halk?n ?ikâyetleri artt?. Yabanc? bas?n Osmanl? Devleti aleyhine ?iddetli yay?nlarda bulundular. Bu sebeple zorluklar daha da yayg?nla?t?.” denilmekte ve “Ba?bakan, sorumluluk ta??d??? halde güç ve etkinlikten yoksun ve padi?ahtan ald??? emri yerine getirmeye görevli idi. O s?rada devletler taraf?ndan “Islahat için önerilerde bulunacaklar?” haber al?nmas?yla, buna engel olmak üzere baz? ?slahat giri?imlerinde bulunulmak istenerek Hükümetçe Müslüman ve H?ristiyanlardan kurulu bir komisyon olu?turulmas?na ra?men, amaç elde edilemedi. Devletler alt? vilayette ?slahat yap?lmas? iste?i ile bir yaz? gönderdiler. Ve bask?ya ba?lad?lar. Cevad Pa?a, devlet i?lerinin yenile?tirilip düzenlenerek müdahalelere yer vermemek dü?üncesiyle bir heyet kurulmas?n? Hükümetin önemli gördü?ü hususlar?n o heyetçe incelenerek, onaylanacak maddelerin Padi?ah taraf?ndan kabulünü arz etti. Bu davran???, uzun zamandan beri ba?layan k?rg?nl?klar? ve güvensizlikleri art?rd? ve azledildi...” ?eklinde Ahmed Cevad Pa?a’n?n, Ba?bakanl?kta geçirdi?i süre içinde en önemli meseleyi ve sonuçlar?n? aç?klamaktad?r.

Kamil Pa?a’dan sonra Ba?bakanl??a getirilen Ahmed Cevad Pa?a’n?n, “Islahat” konusundaki görü? ve tutumu genelde “Devletin ba??ms?zl???n?n ve hükümranl?k haklar?n?n, ülke bütünlü?ünün korunmas?” esas?na dayanmaktad?r. Ancak, “Islahattan anlad??? yeni düzenlemelerin” özellikle “Devletin en üst makamlar?ndaki görev, yetki ve sorumluluklar?n do?ru ?ekilde belirlenmesi ve uygulanmas?” ?eklinde gere?ine ve yarar?na inanmaktad?r.

Cevad Pa?a’n?n “Islahat hakk?ndaki görü?leri” 1 numaral? ve 5 Aral?k 1894 tarihli belgede yer almaktad?r. Buna göre:
1. Islahat demek, ülkenin bir k?sm?na ba??ms?z yönetim hakk? vermek de?ildir. Çünkü bunlar devlete zarar verir.
2. Uzun y?llard?r devlet taraf?ndan gerekli görülen düzenlemeler yap?lmakta ve uygulanmaktad?r. Mahkemelerin yeniden kurulu?u, hakimlerin atanmas? en önemli örneklerdir.
3. “As?l yap?lmas? gereken düzenleme ?udur:
Padi?ah kendisine ba?l? ve dürüst kimseler aras?ndan en çok güvendi?i birini Ba?bakanl??a atamal?d?r. Di?er Bakanl?klar?n ilk ba?vuru yeri, Ba?bakanl?k makam?d?r. Her Bakan, bulundu?u dairenin ba?? olup, kendisine ba?l? olanlar?nda ilk ba?vuru yeri Bakanl?kt?r. Bunlar?n tamam? Padi?ah?n yetkisini ta??yan vekilleridir. Padi?ah yetkisini onlar arac?l??? ile kullan?r. Bakanl?k görevinden al?nd?klar? anda da sade birer vatanda? olurlar. Bütün bu hususlar çok iyi bilinmelidir. Bugün durum ise tam aksinedir:

Bütün Vilayet valilerinin ilk ba?vuru makam? ?çi?leri Bakanl???’d?r. Vilayetlerden gelen yaz?lar ve bilgiler önce ad? geçen Bakanl?kta incelenip Ba?bakanl??a gönderilir. Oradan da bir kez daha incelendikten sonra belirli yollarla Padi?ahl?k Yüksek Makam?na sunulur. Bugün hiç kimse kimin ne yapt???ndan bilgisi yoktur ve kimse ba?l? bulundu?u makam? tan?mad???ndan bir yönetim karga?as? sürüp gitmektedir. Valiler ne kadar hatal? hareket ederlerse etsinler, haklar?nda soru?turma yap?lmayaca??n? bildiklerinden üst makamlar?n? ve Ba?bakanl??? hiç dinlememektedirler. Bunu aç?klamaktaki amac?m hiç kimsenin Padi?ah?n Yüce Kat?na ba?vurmamas? de?ildir. As?l amac?m Valiler ve di?erlerinin konular? incelemeden do?rudan do?ruya Padi?ah kat?na götürmeleridir. Sivas Vilayetinde Jandarma kuvvetlerinin 200 ki?inin eklenmesi hakk?nda Padi?ah buyru?u ç?km??t?r.

Di?er taraftan elçiliklerimiz gazetelerle u?ra?maktan, devletin yarar?na izlenmesi gereken politika ile u?ra?maya vakit bulam?yorlar. Gazete ?antajlar?na önem verdikçe, ?antajlar artaca??ndan bunlarla ba?a ç?kmak mümkün olmuyor...”



Sadrazam Kamil Pa?a’n?n Görü?leri

 

?kinci Abdülhamid’in çok önem verdi?i Ba?bakanlar?ndan (Sadrazamlar?ndan) Kâmil Pa?a ilk Ba?bakanl?k görevine 1885 y?l?nda getirildi. M?s?r, Balkan ve nihayet Ermeni meseleleri O’nun zaman?nda büyük önem kazand?. 1891’de görevinden al?nd?. ?kinci kez Ba?bakanl??a getirilmesi 1895 y?l?nda oldu. Ayn? y?l bu görevden tekrar al?nd?. Kâmil Pa?a da, Osmanl? Devletinin üst yönetimdeki durumu, her ?eyin Padi?ah Makam? taraf?ndan yönlendirilmesi ve yönetilmesini devletin güçsüzlü?üne sebep olan konular?n ba??nda görüyordu.

1894 y?l? Ekim ay?nda görü?lerini Padi?aha yaz?l? olarak sundu. Ve görevine son verildi. Kâmil Pa?a’n?n aç?klanan döneme ili?kin k?sa Ba?bakanl???ndaki olaylar? inceleyen, ünlü tarihçi ?bnülemin Mahmud Kemal ?nal[3], durumu ?u ?ekilde özetliyordu:

“Ermeniler, Anadolu’da hep birlikte isyan ettiler. Ermeni hareketi Avrupa taraf?ndan Hükümetin kötü idaresine Sasun (Talori) olay? da Padi?ah?n keyfi idaresine ba?land?. Devlet, içerde ve d??ar?da zorluklar içinde kald?. Büyük Devletler elçileri Hükümete ba?vurarak a??r ?ikâyetlerde bulundular. H?ristiyanlar? tehdit alt?nda bulunduran genel bir huzursuzluk görülmekte ve her tarafta heyecan?n artmakta oldu?unu bildirerek, derhal etkin önlemler al?nmad??? takdirde durumun devletlere (Avrupa Devletleri) götürülece?ini söylediler.

Bu zor durumun nas?l çözülece?i Padi?ah taraf?ndan soruldu?unda Kâmil Pa?a, Padi?aha görü?lerini yaz?l? olarak verdi...”



Belge

 

Ba?bakan Kâmil Pa?a’n?n Padi?aha sundu?u yaz?l? görü?leri

Bir süreden beri devlet yönetiminde uygulanan sistemin toplumda yaratt??? memnuniyetsizlik ve halkta meydana getirdi?i ho?nutsuzluk, devletlerin Ermenileri korumaya kalk??t?klar? bu günlerde ortaya ç?karak, dedikodu ve ?ikâyetlerin Avrupa’ya kadar yay?lmas?na sebep olmu?tur. Bu konuda Müslümanlarla H?ristiyanlar ayn? do?rultuda hareket ettiklerinden durumdan yararlanmak isteyen f?rsatç? devletler memnun olsalar da bugün Osmanl? Devletinin devam?n? ve toprak bütünlü?ünü siyasi ç?karlar? gere?i kabul eden devletler, geli?en olaylar? dikkatle izlemekte ve ülkede meydana gelebilecek bir ?htilâlin devletleraras? dengeyi bozaca?? endi?esiyle bu ?artlar?n kald?r?lmas?n? dü?ünmekte olduklar?n? Frans?z elçisi önemli ihtarat ?eklinde bildirmi? bulunmaktad?r. Elçi, ?ngiltere elçisinin de ayn? fikirde oldu?unu sözlerine eklemi?tir.

Bu elçiler taraf?ndan toplumun memnuniyetsizli?ine sebep olan konular?n ba??nda; halka kar?? sorumlu olacak bir hükümetin yoklu?u ile sözde idari i?lerin saraya ta??narak Yüce Padi?ahl?k Makam?n?n i?lerin ayr?nt?lar?yla u?ra?t??? ve bu gidi?ten yararlanmak amac?yla Saraya yak?n çevrelerin özel telkinleriyle Yüce Makam?n fikirlerini istedikleri yöne yönlendirmekte oldu?u gelmektedir.

?dari düzenin yap?s?n?n ve i?lemesinin bozulmas?ndan do?an sorumlulu?un,toplumun bütün unsurlar? gözünde sorumsuz olmas? gereken Padi?ah hazretlerine yüklendi?i, devletin ve Yüce Makam?n korunmas? ve devam? için Padi?ah?n hizmetinde bulunanlardan en çok güvenine sahip bir ?ahsa vekâlet vererek, yetkileri oran?nda sorumlu tutulmas?n? ve bu ?ah?sla birlikte çal??acak ki?ileri de seçerek bir Vekiller Heyeti kurulup, di?er ülkelerde oldu?u gibi Yüce ?radenin alt?nda devleti idare ve i?lerin yürütülmesi ve ba?ar?s?zl?k durumunda, Ba?bakanl???n güvenilir di?er bir ?ahsa verilmesi gere?i Frans?z Elçisi Cambon taraf?ndan önemle bildirilmi?tir.

Bu durumda as?l amaç, geçmi?te uygulanan ve Yüce Atalar?m?z zaman?nda cereyan eden idare usulünün yürürlü?e konmas?ndan ibaret bulunmu? olup, herkesin kabul ve ba?lanaca?? candan hizmetlilerinizden bir Vekiller Heyeti kuruldu?u ve her yönü ile idari i?lerin yönetildi?i ve Yüce ?radeden sorulan hususlar?n k?sa bir süre içinde sonuçland?r?larak emredildi?i ve her zaman Yüce Padi?ah Hazretlerinin buyruklar?n?n derhal yerine getirilece?i di?er yak?nlar?n dilek ve istekleri üzerine emredilecek devlete ili?kin i?lerinde incelenerek, görü?lerle birlikte sunulmas?na müsaade edildi?i takdirde Yüce Makam a??r çal??malar?ndan bir nebze uzak kalm?? olacak ve hem de devlet çark? do?al mihveri etraf?nda dönerek gerek yurt içinde gerek Avrupa’daki kamuoylar? tatmin edilerek yabanc?lar?n itiraz ve kar??malar?n?n önü al?nacakt?r.

Sadrazam (Ba?bakan) Kâmil Pa?a’n?n, üç devletin “Islahat”’ ad? alt?nda yapt?klar? çal??ma ve Notalar?na kar?? görü?leri 21 numaral? Belgede yer almaktad?r. Bunlar:

1. Yap?lan öneriler Berlin Andla?mas?’n?n esaslar?na dayand?r?lmak istenmekte ise de Sasun (Talori) olay? üzerine Ermenilerin aldatmalar?na kap?lan ?ngilizler, yanl?? bir yakla??mla Berlin Andla?mas?’n?n daha ötesine gitmi?lerdir. Osmanl? ?mparatorlu?u’nun do?u bölgelerinin yerel ihtiyaçlar?na göre uygulayaca?? ?slahat ?eklini kendileri belirlemeye ve ayn? zamanda uygulamay? denetlemeye kalk??m??lard?r. Madem ki o yanl?? esas?n düzeltilmesi yolunda o zamanki hükümet giri?imlerde bulunmayarak Ermenilerin ayaklanmalar?n? sanki yönetim bozuklu?undan kaynakland??? inanc?n? kamuoyunda yerle?tirmi?tir, ?imdi de kar??la??lan baz? durumlara katlanmak zorunludur. As?l aranacak husus Devletin hukukunun korunmas?d?r. Elçiler ile aralar?nda anla?mazl?k olan maddeleri o çerçeve içerisinde çözümlemek gerekir...

Benim görü?üme göre elçilerin bu gözcülük önerisine asla kar?? ç?k?lmamal?d?r. Ancak gözcülük burada Islahat Komisyonuna ba?vurarak de?il, yerel uygulamada yani illerde olaca??ndan ne ?ekilde gözcülük edecekleri kendi görü?lerine b?rak?lmal?d?r.

2. Jandarmada H?ristiyan subaylar?n görevlendirilmesi, Nahiye Müdürlerinin ?ller Tüzü?üne göre yerli olmalar? hususlar?;

Nüfus oranlar?na göre H?ristiyan memurlar?n kabul olunmas? önceki padi?ahlar zaman?nda ç?kar?lm?? olan “Islahat Ferman?” ile verilen e?itlik kayd?na dayanmakla ve Müslüman olmayan halk?n da genel haklardan yararlanmas? aç?klamas?na ba?lanmaktad?r. ?imdi bu konuda çekingenlik gösterilmesi yabanc?lar?n fazla ilgisini çekece?inden gereksizdir. Özellikle Padi?ah?m?z hakk?nda yersiz ta?k?nl?klara sebep olur.

?ngiltere kamuoyunu bir an önce yat??t?rmak için, yap?lan önerilere kar?? Berlin Andla?mas?‘n?n garanti alt?na ald??? Yüce Saltanat hukukuna asla zarar getirilmeyecektir ilkesini de kapsayan bir madde eklenece?i belirtilmelidir.

3. Elçilerle görü?ülecek konu, sadece “Gözcülük” konusudur. Yenilikler pe? pe?e ortaya kondukça Hükümet taraf?ndan önceden elçilere bilgi verilece?inden bunlar?n yerlerinde görülmesi hususu kendilerinin bilece?i bir konudur. Buna karar verildi?inde sorun çözümlenmi? olacakt?r, ?eklindedir.

Görüldü?ü ve belgelerden ç?kan sonuçlar?n da kan?tlad??? gibi, Kamil Pa?a Ba?bakanl??? döneminde, Osmanl? Devletinin üst yönetimindeki uygulamalar?n ve sistemin yanl??l???n? bütün meselelerin esas? saym?? ve bunun çözümünü, yabanc? elçilerin a?z?ndan dile getirmeye çal??m??t?r. Islahat önerilerine kar?? ise, yap?lacak fazlaca bir ?ey olmad???n? kabul etmekte, baz? esas noktalar üzerinde durmakta ve “Gözcülük esas?na” de?inerek, bu hususun yabanc? elçiler üzerine at?lmas?yla yurtiçi ve yurtd??? kamuoylar?n?n konuyla ilgilerinin kesilece?ini belirtmektedir.



Sadrazam Said Pa?a’n?n Görü?leri

 

1879, 1880, 1882, 1883, 1895, 1901, 1908 y?llar?nda yedi defa Ba?bakanl?k görevine getirildi. ?mparatorlu?un On dokuzuncu yüzy?l?n son otuz y?l? ve Yirminci yüzy?l?n ilk on y?l? içerisinde kar?? kar??ya kald??? bütün meselelerinin ve uluslararas? ili?kilerde zor günlerin içerisinde bulundu. Bunlara çözümler arad?, çözümler geli?tirdi. Zaman zaman Padi?ah?n görü?leri, tutumu ve hareketleriyle ters dü?tü. Ve her defas?nda görevden al?narak bir anlamda ?stanbul’da ve hatta evinde kalma?a mecbur b?rak?ld?, tekrar Ba?bakanl??a getirildi. ?kinci Abdülhamid’in deyimi ile “Said Pa?a en zor günlerde aranan, görevlendirilen bir dost ve yak?nd?...”

Said Pa?a yazd??? hat?rat?nda, 1895 y?l?nda Ba?bakanl?kta geçen birkaç ayl?k görevinden al?nma sebebini “...Ermeni meselesinin ba??ndan beri fikrimin, Yüce Padi?ah Hazretlerinin fikirlerine uygun bulunmam?? olmas? azlimin en önemli sebebiydi...” ?eklinde belirtmektedir. 5 Numaral? belgede, Said Pa?a’n?n 1895 y?l?nda yeniden Ba?bakanl??a getirilmesini gerektiren olaylar ve görü?ler yer almaktad?r. Bu belgedeki görü?leri ?u noktalarda toplamak mümkündür:

1. Üç elçinin verdikleri söz konusu edilen ve Bakanlar Kurulunda görü?ülerek, Padi?ah Hazretlerine sunulan bilgilerden ortaya ç?kan durum, Osmanl? Devletinin politika alan?nda çok güç ve kritik konumda oldu?unu göstermektedir.
2. Bu güç meselelerin çözümü için konunun kayna??na ve ba?lang?c?na inmek gerekir.
a) Önce, Sasun (Talori) olaylar?n?n meydana getirdi?i sorunlar?n ?mparatorlu?un bir “?ç meselesi” olarak kalmas?, büyütülüp yayg?nla?t?r?lmamas? gerekirdi. Bu yakla??mla, olaylarda ?iddete ba?vurdu?u iddia edilen yerel memurlar?n ara?t?r?lmas? ve gerekirse cezaland?r?lmalar? uygulamas? yeterdi. ?ngiltere elçisi bu konuda Hükümete bir nota (gizli) vermi?, Hükümet ise bu notaya verdi?i cevapta bölgedeki ?ngiliz Konsolosunu suçlam?? ve konsolosun bölge halk?n? k??k?rtt???n? belirtmi?tir.
b) ?ngiliz Elçisi, bu durum üzerine “Bir devletin halk?n? yöneticilerine kar?? k??k?rtman?n a??r bir suçlama oldu?unu, gerçek durumun ortaya ç?kar?lmas? ve konsolosun olaya kar??t??? belirlenirse görevine son verilmesi için bölgeye durumu ara?t?rmak üzere askeri ata?enin gönderilmesini” bildirmi?tir.
Hükümet ?ngiliz askeri ata?esinin bölgeye gönderilmesini kabul etmemi?tir.
c) Londra elçimiz taraf?ndan, ?ngiliz D??i?leri Bakanl???n?n ayn? konudaki ihtar?, Yüce Padi?ah Hazretleri taraf?ndan incelenerek, gere?inin yap?lmas? için Hükümete gönderildi. Hükümet, elçilerden hiçbirinin bir önerisi ve talebi olmad??? halde bölgede devletlerin Konsoloslar?n?n inceleme ve soru?turmalarda bulunmalar?n? ve bölgeye gitmelerini önerdi. Hatta bu konuda Konsoloslar?n do?rudan inceleme ve ara?t?rma yapmalar? için bir talimat yazarak, Padi?ah Hazretlerine sundu.
Devletin ba??ms?zl???na ve hukukuna ayk?r? kurallar ta??yan bu talimat?n düzeltilmesi, soru ve cevap haklar? gibi hususlar?n yeniden ele al?nmas? için Yüce Padi?ah talimat? iade etti.
d) Bu s?rada ?ngiliz elçisinin yeni bir hareketi görüldü. Elçi, Ermenilere “E?k?ya” denmesini k?n?yor ve itiraz ediyordu. Buna kar?? “Ermenilerin askeri güçlere silah kullanm?? olduklar?” belirtilerek cevap verilmesi gerekirken, elçili?in iddialar? cevapland?r?lmad?.
3. Yüce Padi?ah Hazretleri, Hükümetin bu tutumunun, k?saca Avrupa büyük devletlerinin konsoloslar?n?n bölgede inceleme ve ara?t?rma yapmalar?n?n, sonuçta devletlerin de müdahalelerine yol açaca??n? belirterek reddetti. Ve en tarafs?z olan Amerika Konsolosunun gönderilmesini uygun gördü.
Amerika ise, kendisinin devaml? olarak kar?? ç?kt??? bir devletin i?lerine müdahale hususunu, di?er bir devletin durumunu inceleyerek ara?t?rmas?n?n politikas?na ters dü?tü?ünü bildirerek özür diledi. Ve öneriyi kabul etmedi. (Gerçekte ise, bu durum o tarihteki Amerika-?ngiltere aralar?ndaki meseleler bak?m?ndan kabul edilmedi. Amerika yapaca?? bir ara?t?rmada her iki taraf? da dinleyece?ini ve kimin hakl? olup olmayaca??n? daha önce aç?klam??t?. Bu durum ise önce ?ngiliz politikas?na ters dü?üyordu.)
4. Bu durum üzerine üç elçilik konsoloslar?n?n bölgeye gönderilmesi kararla?t?r?ld?. Daha önce haz?rlanan talimat da Padi?ah Hazretlerince düzeltilerek uygulanmaya konuldu. Ve “Mesele ortaya ç?kt?.”
5. K?saca, Devletin ba??ms?zl??? esas?na göre ne ?ngiltere’nin ve ne de di?erlerinin inceleme ve soru?turmada bulunmalar? gerekmezken, ayn? zamanda da yukar?da görüldü?ü gibi, Elçilerden de böyle bir istek gelmeden Hükümet hangi sebeplerden oldu?u anla??lmayan bir görü? ile Konsoloslar?n bölgeye gönderilmesi sonucuna ve meselenin ortaya ç?kmas?na neden oldu.

Said Pa?a, durumu bu ?ekilde ortaya koyduktan ve bölgede görülen görü? ve dü?üncelerini belirttikten sonra, temel hareket tarz?n? ?u ?ekilde aç?kl?yordu:

Konunun önemini art?ran ?ey Fransa ve Rusya devletlerinin ?ngiltere ile birle?mesinden ileri gelmektedir.... gereken çaba gösterilir Rusya ve ona uyan Fransa’n?n ?ngiltere’den ayr?lmas? sa?lan?rsa, bu durum Osmanl? Devletinin haklar?na uyan de?i?ikliklerin de kabulünü gerektirecek görü?ündeyim... Bu sebeple öncelikle bu husus üzerinde gereken incelemeler, ara?t?rmalar yap?lmal?, vakit geçirilmemelidir.

Said Pa?a’n?n bu yakla??m?, ?kinci Abdülhamid taraf?ndan meselenin olu?mas?nda ve çözüm sürecinde önemli görülerek yeniden Ba?bakanl??a getirilmesini sa?lad?. Ancak, yay?nlanan di?er belgelerde görülece?i üzere, Ermenilere kar?? yumu?ak davrand???, hatta onlar? korudu?u, ?ngilizlerin taraf?n? tuttu?u gibi iddialar ve “Hainlikle suçlamalar” üzerine görevinden al?nd?.

Özetlenirse, “Ermeni y?k?c?-bölücü eylemlerinin’” uluslararas? bir güç ve mücadele arac? olarak kullan?lmas? yöntemi, bu eylemlerin isyan ve ihtilâl ?ekline dönü?mesi ile Avrupa Kamuoyunu da etkileyerek uluslararas? bir mesele haline dönü?tü. Meselenin çözümünde ise, Osmanl? ?mparatorlu?u’nun üst yönetimindeki de?i?ik görü?ler, dü?ünceler, tutum ve davran??lar büyük zorluklara neden oldu. ?kinci Abdülhamid bu ortam içerisinde, alt? vilayette muhtar bir idarenin kurulmamas? için büyük çaba harcad? ve sonuçta da ba?ar?l? oldu.



Zeytun ?syan? ve Sonuçlar?

 

Zeytun, Mara? vilayetine ba?l? bir kasabad?r. Berit da?? eteklerinde, Ceyhan nehrine kar??an “Berit çay?”’ üzerinde kurulmu?, çok da?l?k bir co?rafi konuma sahipdir. Zeytun kasabas? ve çevresi halk? genellikle hayvanc?l?k ve küçük bir bölümü de tar?mla geçimlerini sa?lard?. Yerel idare ve devletle uzun süren anla?mazl?klar? olmu?tu. Özellikle ekonomik gücü zay?f bölgenin vergi yükü hiçbir zaman do?ru ?ekilde ve kolayl?kla ödenmemi?, çe?itli çat??malara, anla?mazl?klara sebebiyet verilmi?ti. 1878 Osmanl?-Rus Sava?? s?ras?nda bölgedeki “Ermeni gruplar?n?n” halk? isyana k??k?rtt?klar? görülmü?, k?sa sürede bast?r?lm??t?.

?ngiltere’de, Londra merkezinde, bulunan “H?nçak Örgütü”nün Nazarbeg Ba?kanl???ndaki ?ubesi’nin amac? H?nçak Ermeni Örgütü’nün güç ve faaliyetlerini göstermek, Talori olaylar?ndan sonra meydana gelen siyasi geli?meleri etkilemek ve ?mparatorluk içerisinde bir “Ermeni Meselesi’nin varl???n? Avrupa Kamuoyuna tan?tmak, bu kamuoyunu k??k?rtmakt?. Gerçekte ise, Londra Ermeni örgütü tamamen ?ngilizlerin yönlendirmesinde, deste?inde ve denetiminde bulunan ve gere?inde kullan?lmak için el alt?nda tutulan bir araçt?. Yay?nlanan Belgeler içerisinde özellikle ?kinci Abdülhamid’in dikkatini çeken bu örgütle ?ngiltere D??i?lerinin temaslar? da bu durumu aç?kl?yordu.

H?nçak Londra ?ubesinin ba?kan? Nazarbeg’in planlad??? faaliyetler 1895 y?l?n?n ilk aylar?nda ba?lad?. ?syan bölgesi seçildi. Bölgeye ?ngiltere’den H?nçak grubundan bir propaganda grubu gönderildi. Propaganda grubu bölge halk?n?n silahlanmalar?n?, silah ve paran?n komite taraf?ndan gönderilece?ini, isyan?n ba?lamas?yla birlikte ?ngiliz deniz kuvvetlerinin Mersin ve ?skenderun limanlar?n? i?gal ederek, bölgeye asker ç?karaca??n? yayd?lar.

Eylül ay?nda Zeytun’lu isyanc? grubun liderlerinin ve köy temsilcilerinin bu propagandac?larla yapt?klar? toplant?da, isyan?n ?ekli, tarihi kararla?t?r?ld?. Bu karar üzerine, ortalama alt? bin Zeytunlunun kat?ld??? isyan ba?lad?. Askeri kuvvetlere kar?? sald?r? ?eklinde ba?layan, k??la ve kamu binalar?n? basarak burada bulunan asker, subay, kaymakam ve di?er yetkilileri esir alan isyanc?lar bölgeye yay?lmaya ba?lad?lar. Asilerin ellerindeki silahlar?n tamam?na yak?n? en yeni ve ?ngiliz yap?s?, modern harp araçlar?yd?. Asiler üzerine gönderilen birliklerin hareketi ile Zeytun ku?at?ld?. Bu durum kar??s?nda ?ngiltere, Fransa ve Rus konsolosluklar?yla, Halep’teki Alman ve Avusturya’y? da temsil eden ?talyan konsoloslar? olaylar?n durdurulmas? ve Ermeni isyanc?larla Hükümet kuvvetleri aras?nda bir arabuluculuk görevini yerine getirmeye çal??t?lar. Bunlar, 31 Ocak 1895 tarihinde Zeytun’a geldiler. Sonuçta, isyanc?lar?n silahlar?n? teslimi, genel af ç?kar?lmas?, ?ngiltere’den gelenlerde dahi baz? komitecilerin yurtd???na ç?kar?lmas? gibi hükümran bir devletin kabul edemeyece?i ?artlarla isyan? sona erdirdiler. (Belge 27) Bu isyan?n ve yap?lan hareketlerin safahat?n? aç?klamaktad?r.

Bu isyan H?nçak komitesinin Anadolu’da yapt??? en önemli isyan olay?d?r. ?syan?n sonuçlar?, Üç devletin “Islahat” tasar?s?yla ba?layan isteklerinin giderek ?talya, Avusturya ve Almanya’n?n da kat?lmas?yla bir Avrupa Devletleri konusu olma e?ilimi göstermesidir. Bir tarafta Osmanl? ?mparatorlu?u di?er tarafta alt? Avrupa Devleti, Zeytun’da devlete, orada ya?ayanlara, orduya kar?? silahl? harekete geçmi? Ermenilerin koruyuculu?u ad? alt?nda yer alm??lard?r. Bu tarihten sonraki geli?meler, Osmanl? ?mparatorlu?unun kar?? kar??ya kald??? tehdit ve tehlikenin ne derece önemli, ciddi ve büyük oldu?unu gösterecek, idari yap?n?n ise yukar?da aç?kland??? gibi zay?fl???n? ortaya koyacakt?r.



[1] Yusuf Hikmet BAYUR, Türk ?nk?lab Tarihi Cilt I, K?s?m 1, Türk Tarih Kurumu-Ankara, 1983, Sayfa 6-7.
[2] a.g.e.s. 8.
[3] Ibnülemin Mahmud Kemal ?nal, Osmanl? Devletinde Son Sadrazamlar VI. cüz, ?stanbul 1965.

 ----------------------
- OSMANLI ARŞİVİ-YILDIZ TASNİFİ-ERMENİ MESELESİ-CİLT 2[TALORİ OLAYLARINDAN SONRASI YAŞANAN GELİŞMELER]
        
   «  Geri