Anasayfaİletişim
  
English

Kitap Tahlili: T.C. Devlet Arşivleri Genel Müdürlüğü'nün Ermeni Sorunu Tarihiyle İlgili Son Yayınları

Emekli Büyükelçi, Dr. Bilal N. ŞİMŞİR*
ERMENİ ARAŞTIRMALARI, Sayı 4, Aralık 2001 - Ocak-Şubat 2002

 

(THE MOST RECENT PUBLICATIONS ON THE ARMENIAN ISSUE FROM THE TURKISH REPUBLIC STATE ARCHIVES)

Türkiye Cumhuriyeti Başbakanlık Devlet Arşivleri Genel Müdürlüğü, 1990’lı yıllardan beri Ermeni sorunuyla ilgili eserler yayınlamaktadır. 1994-1995’te iki ciltlik Osmanlı Belgelerinde Ermeniler (1915–1920) adlı kitabı, 1994–1998 yıllarında Hüseyin Nâzım Paşa’nın iki ciltlik Ermeni Olayları Tarihi’ni, 1995’te 1995–1997 yıllarında da üç ciltlik Arşiv Belgelerine Göre Kafkaslar’da ve Anadolu’da Ermeni Mezalimi başlıklı eseri çıkarmıştı.

Arşiv Genel Müdürlüğü son olarak 2001 yılında da Ermeni sorunu tarihiyle ilgili olarak bir dizi eser yayımladı. Millî Kütüphane’ye, bilim dünyasına yeniden önemli katkılarda bulundu. Şu anda önümde, bu yayınlardan altı kalın cilt bulunmaktadır:

( i ) Münir Süreyya Bey, Ermeni Meselesinin Siyasî Tarihçesi (1877–1814),

( ii ) Ermeniler Tarafından Yapılan Katliam Belgeleri I (1914–1919) ve

( iii ) Ermeniler Tarafından Yapılan Katliam Belgeleri II (1919–1921),

( iv ) Azerbaycan Belgelerinde Ermeni Sorunu (1918–1920),

( v ) Aspirations et Agissements Révolutionnaires des Comités Arméniens Avant et Après la Proclamation de la Constitution Ottomane (Meşrutiyetin İlânından Önce ve Sonra Ermeni Komitelerinin Emelleri ve İhtilâlci Eylemleri), ve

( vi ) Dr. Recep Karacakaya, Kaynakçalı Ermeni Meselesi Kronolojisi.

Hepsi 2001 yılında, Başbakanlık Devlet Arşivleri Genel Müdürlüğü’nce yayımlanmış olan bu eserlerin her birinin üzerinde uzun uzun durulabilir. Biz, şimdilik, bu kitapları kısaca tanıtmakla yetiniyoruz. Okuyuculara ve özellikle araştırmacılara bu değerli yayınları hararetle tavsiye ediyoruz. Genç araştırmacılar bu kaynak eserlerde pek çok yararlı malzeme bulacaklar ve bunları herhalde hakkıyla değerlendireceklerdir. Bu hayırlı yayın hizmetlerinden dolayı Devlet Arşivleri Genel Müdürü Doç Dr. Yusuf Sarınay’ı ve bu yayınlara emeği geçmiş olan herkesi yürekten kutlamak istiyoruz. İnanıyoruz ki bu alanda daha birçok eser ortaya koyacaklardır, çünkü ‘suyun başındadırlar’ ve azimlidirler.

Şimdi kısaca bu eserlere bir göz atalım:

 
I. ERMENİ MESELESİNİN SİYASİ TARİHÇESİ (1877–1914)

(THE POLİTİCAL HİSTORY OF THE ARMENİAN QUESTİON)

Münir Süreyya Bey.

Ankara: T.C.Başbakanlık Devlet Arşivleri Genel Müdürlüğü Osmanlı Arşiv Dairesi Başkanlığı Yayını No: 53,  2001. XVII+ 1079 sayfa, ISBN: 975–19–2777–3

Eserin yazarı Münir Süreyya Bey (1871–1932), eski bir hariciyecidir; Konsolos ve Başkonsolos olarak çeşitli ülkelerde görev yapmıştır. Bu eseri Tiflis’te Başşehbender bulunduğu sırada kaleme almış ve 1916 yılında İstanbul’da tamamlayıp Hariciye Nezaretine sunmuş. O zamandan beri basılamadan arşivde beklemiş olduğu anlaşılan kitap, 85 yıl sonra gün yüzüne çıkarılıp yayımlanmıştır.

Başbakanlık Müsteşar Yardımcısı M. Selçuk Polat kitaba bir önsöz, Devlet Arşivleri Genel Müdürü Dr. Yusuf Sarınay da bir sunuş yazısı yazmış. Müsteşar Yardımcısı, “Bu eser, Ermeni melesinin ortaya çıkışı ve gelişmesinde büyük devletlerin rollerini ortaya koymakta ve daha çok siyasî ve diplomatik girişimleri ele almaktadır” diyor.

Bilindiği gibi, Ermeni sorunu ilk defa 1877–1878 Türk-Rus savaşıyla Avrupa’nın gündemine gelmiş ve bu savaşa son veren 1878 Berlin Barış Antlaşması’na Ermenilerle ilgili bir madde konmuştur. Böylece, tarihte ilk defa bir uluslararası antlaşmada Ermenilere yer verilmiş ve doğu Anadolu’da, Ermenilerin yaşadığı vilâyetlerde (daha sonra “Altı Vilâyet” denmiştir) Ermeniler lehine reform yapılması öngörülmüştür. Berlin Antlaşması’nı imzalayan büyük Avrupa devletlerinin, yani Rusya, İngiltere, Fransa, Almanya, Avusturya - Macaristan ve İtalya’nın da bu reformları denetleyecekleri belirtilmiştir (Berlin Antlaşması, Madde 61).

İşte bundan sonradır ve bu madde yüzündendir ki, Osmanlı Ermenileri, Türkiye ile bu Avrupa devletleri arasında diplomatik bir sorun haline gelmiştir. Berlin Antlaşması’yla Tuna vilâyetinde özerk bir Bulgar Prensliği kurulduğu gibi, Anadolu’nun “Altı Vilâyeti”nde de bir büyük Ermeni devleti kurmaya yönelik hesaplar yapılmaya başlanmıştır. Yani Rumeli’den sonra Anadolu’nun da parçalanması hedeflenmiştir. Eskilerin “Vilâyat-ı Sitte” dedikleri altı vilâyet, aslında şu altı “eyalet” idi: Erzurum, Van, Bitlis, Elaziz (Harput), Diyarbakıt ve Sivas. Bunların o zamanki toplam yüzölçümü 253.000 kilometre kare tutuyordu (Yani bugünkü Türkiye topraklarının üçte biri). O sıralarda Rus işgali altında bulunan Kars vilayeti de altı vilâyete eklenince, Anadolu’nun yaklaşık 300 bin kilometre karelik bölümünün Ermeni egemenliğine terk edilmesi söz konusuydu. Avrupa devletleri, Ermeniler için “reform” yoluyla adım adım bunu hazırlama peşindeydi ve Osmanlı Devleti de, pek haklı olarak, ülke bütünlüğünü koruma gayreti içindeydi.

Büyük Avrupa devletleri, Berlin Antlaşması’nın 61. Maddesi’ne dayanarak, Ermeniler için “reform” istemeye başladılar ve 1880’lerin başlarından itibaren Osmanlı Devleti üzerinde diplomatik baskılar arttı. Arkasından 1887 yılında Ermeni Hınçak örgütü, 1890’da da Taşnaksutyun örgütü kurulunnca ve Anadolu’da kanlı isyan hareketleri başlayınca, Avrupa büyük devletlerin İstanbul Hükümeti üzerindeki baskıları büsbütün artmıştır.

Münir Süreyya Bey kitabını “Ermeni Meselesinin Geçirmiş Olduğu Safahat-ı Siyasiyeye Dair Tarihçe (1877–1914)” başlığıyla kaleme almış. Şimdi Ermeni Meselesinin Siyasi Tarihçesi (1877–1914)  adıyla yayımlanan bu kitapta, siyasi gelişmeler üç bölümde ele alınıyor:

( i ) 1880–1883 Dönemi: Bu dönem, Avrupa devletlerinin Osmanlı Hükümeti’ne verdikleri 11 Haziran 1880 tarihli ortak nota ile başlatılıyor ve 1883’te bitiriliyor.

( ii ) 1894–1897 Dönemi: Bu dönem Hınçak Komitesi’nin 1894’te çıkardığı Sasun İsyanı’yla başlıyor ve Ermeni isyan hareketlerinin yatıştığı 1897 yılına kadar devam ediyor. Yazar, “üç dönenim en şiddetlisi bu ikinci dönemdir” diyor.

( iii ) 1912–1914 Dönemi: Bu sonuncu dönem Balkan Savaşı’ndan Birinci Dünya Savaşı arifesine kadarki yılları kapsıyor.

Yazar, bu üç dönemi, 194 sayfa tutan araştırmasında toplayıp, anlatmıştır. Araştırmasına tam 183 adet diplomatik belge eklemiştir. Böylece büyük bir eser ortaya çıkmıştır.

Bu defa Devlet Arşivleri Genel Müdürlüğü’nce yayımlanan kitap tabir caizse “kerpiç” kalınlığında bir eserdir. Burada önce, 1–114. sayfalarda, “Münir Sürayya Bey Raporunun Sadeleştirilmiş Metni (1877–1914)” verilmektedir. Buna dizin (index) de eklenmiştir. 115–215. sayfalarda raporun aslının fotokopisi vardır.

Kitabın 219–1079. sayfalarında Münir Süreyya Bey Raporu’nun eklerini oluşturan 183 diplomatik belgenin tıpkıbasımları verilmektedir. Bu belgelerin 101 adedi incelenen Birinci Dönem (1880–1883) ve İkinci Dönem (1894–1897) ile ilgilidir. Bu 101 belgenin hemen hepsi, daha önce Türk Tarih Kurumu Yayınları arasında çıkmış olan sekiz ciltlik eserlerimizde yayınlamış idi.[1] Şimdi bu belgelerin asıllarının fotokopileri de yayımlanmıştır. Üçüncü Dönem (1912–1914) ile ilgili 82 iki belge bizim için de yeni yayımlanan belgelerdir.

1950’li yıllarda biz, Ankara Üniversitesi Siyasal Bilgiler Fakültesinde, Siyasi Tarih (Diplomasi Tarihi) derslerinde, Ermeni gailesinin Avrupa ve Osmanlı diplomasisine yansımalarını kısaca okuyor ve okutuyorduk. Ancak o zaman elimizin altında bu belgeler yoktu. Bugün çeşitli üniversitelerimizde uluslararası ilişkiler okuyan veya okutan genç kuşak, bizlerden daha şanslıdır, onların önlerinde şimdi böyle kaynak kitaplar bulunmaktadır. Bunlar, özellikle Osmanlı diplomasi tarihi ve Ermeni sorunuyla ilgilenenlerin vazgeçemeyecekleri kaynaklardır. Münir Süreyya Bey’in kitabı da bu kaynak eserlerden biridir. Okuyucular ve araştırıcılar için çok yararlı bir eserdir.


II. ERMENİLER TARAFINDAN YAPILAN KATLİAM BELGELERİ (DOCUMENTS ON MASSACRES PERPETRATED BY ARMENİANS) Cilt/Vol. I (1914–1819) ve Cilt/Vol. II (1919–1921).

Ankara: T.C. Başbakanlık Devlet Arşivleri Genel Müdürlüğü, Osmanlı Arşiv Dairesi Başkanlığı, Yayın No: 49 ve Yayın No: 50, 2001, XXII+740 & X+ 741–1329 sayfa.

Devlet Arşivleri Genel Müdürü Dr. Yusuf Sarınay, yazdığı Sunuş yazısında:

“Ermeniler Tarafından Yapılan Katliam Belgeleri (1914–1921)” adlı kitap, Ermenilerin 1914’ten sonraki olayları hangi mecralara sürüklediklerinin delilleridir. Bu kitapta, Ermenilerin Anadolu ve Kafkaslarda planlı bir şekilde Türk nüfusunu yok etme çalışmaları belgelerle ortaya konulmaktadır” diyor.

Belgelerin nelerden oluştuğu öyle sıralanıyor: Bölgede tahkikat yapan komisyonların tahkikat zabıtları; katliama uğrayan halkın heyetler önünde verdikleri yeminli ifadeler; köylerdeki ihtiyar heyetlerince tutulan ifade zabıtları; yine bölgede bulunan asker ve sivil görevlilerin raporları: ordu komutanı, fırka komutanı, ordu müfettişi gibi komutanlar, vali, kaymakam, mutasarrıf, polis müdürü gibi mülki âmirler, Kızılay yetkilileri, nahiye müdürleri, hakim ve savcılar, Düyun-u Umumiye memurları ve Muhacirin Tahkikat Komisyonları tarafından kaleme alınmış olan raporlar; Rus Kızılhaç hemşireleri gibi bazı yabancıların ‘sıcağı sıcağına’ tutmuş oldukları günlükler, kitaptaki belgeleri meydana getiriyor.

İki cilt olan kitap, Türkçe ve İngilizce’dir. Ama belgelerin yalnız başlıkları ve özetleri İngilizce’dir, yoksa tamamı İngilizce’ye çevrilmiş değildir. Kitapta önce belgelerin transkripsiyonları, Türkçe ve İngilizce özetleri yer almaktadır. Belgelerin transkripsiyonundan sonra fotokopileri verilmektedir. Fotokopilerin hepsi tabii olarak eski yazıyladır.

Birinci ciltte belgelerin transkripsiyonu 377 sayfa, fotokopileri ise 363 sayfa tutmaktadır. Bu cildin tamamı XXII + 740 sayfadır. İkinci ciltte 313 sayfalık transkripsiyon (sayfa 741–1054) ve 275 sayfa fotokopi (sayfa 1055–1329) vardır ve bu cildin tamamı da yaklaşık 600 sayfa tutmaktadır. (X + 741–1329).

Dr. Sarınay, kitabın başındaki Sunuş yazısında, Türk insanının Doğu Anadolu’da ve Çukurova’da yaşadığı korkunç dramı kısaca dile getiriyor:

“Her cildin sonuna, diyor, o cilt içindeki belgelerde bahsedilen ve Ermeniler tarafından katliama tabi tutulan Türklerin sayısını gösteren bir istatistikî cetvel eklenmiştir. Her iki cildin sonunda bulunan cetvellerden de anlaşılacağı gibi, Osmanlı Arşivleri, sayısı kesin olarak belirlenen 518.105 Türk’ün Ermeni komiteleri tarafından katledildiğini belgelemektedir. Ayrıca, yine bu komitelerce pek çok yerleşim biriminde de sayısı belirlenemeyen katliamlar yapılmıştır” (s. xi).

Demek ki, Ermeni çeteleri, yedi yılda en az yarım milyonu aşkın masum insanın canını almışlar! Bunlar yalnız belirlenebilenler. Ama şimdilik belirlenememiş olanlar da az değildir. Ermeni Hınçak ve Taşnak çetelerinin katliamı 1880’lerde başlamıştı. O tarihlerden 1914’e kadar uzanan 35 yıllık dönemdeki Ermeni katliam serileri de belgelenebilirse korkunç tablo daha net ortaya çıkar.

İki ciltlik kitapta şu yerlerde yapılmış olan katliam belgelenmiştir: (Yer adlarını alfabe sırasına koyduk):

Adana, Ağbaba, Akçakale, Allahüekber Dağı civarı, Ardahan, Ardı, Arzuti, Aşkale, Bardız,  Batum, Bayburt,  Bayezid, Bitlis, Celâloğlu, Cemil, Çıldır, Erzurum, Demirkapı, Dereilyas, Erivan civarı, Göle, Gölpınar, Gülek, Gümrü, Haçin, Haçlı, Hamoğlu, Haramivartan, Hınıs, Hizan, Iğdır, Kağızman, Karakilis, Karakurt, Karaurgan, Kars, Kepenek, Kilis, Kosor, Maraş, Mercitli, Mököz, Nahcıvan, Novoselin, Oltu, Pasinler, Penaduz, Penek, Peneskird, Pilamori, Pilümür, Pozantı, Saderek, Sarıkamış, Sekman, Sivin, Süregel, Şeril, Tercan, Terme, Todoviran, Toptaş, Tortum, Ünye, Van, Zaruşad, Zengibasar, Zeytun, Zor.

Bu yerler dışında kalan daha nice köy ve kasabalarda Ermeniler tarafından Türk halkına katliamlar yapılmış olduğu da bilinmektedir. Onların da belgeleneceğini umarız.

Bir boşluğu dolduran bu kitap, her halde dünyanın önde gelen kütüphanelerine gönderilmiştir. Henüz gönderilmemişse tez elden gönderilmesi ve dünya kataloglarına girmesi gerekir.


III. AZERBAYCAN BELGELERİNDE ERMENİ SORUNU (1918–1920)

(THE ARMENIAN PROBLEM IN THE AZERBAİJANİ DOCUMENTS, 1918–1920).

Ankara: T.C. Başbakanlık Devlet Arşivi Genel Müdürlüğü, Cumhuriyet Arşivi Daire Başkanlığı, Yayın Nu. 28, 2001.  XXXII + 682 sayfa / pages. ISBN 975–19–2778–1.

T.C. Devlet Arşivleri Genel Müdürlüğü, 1995–1998 yıllarında, Kafkaslar’da ve Anadolu’da Ermeni Mezalimi başlığı altında dört ciltlik bir eser yayınlamıştı. Eserin birinci cilldi 1906–1918 yıllarını, ikinci cildi 1919 yılını, üçüncü cildi 1919–1920 yıllarını ve dördüncü cildi de 1920–1922 yıllarını kapsıyordu.

Devlet Arşivleri Genel Müdürlüğü 2001 yılında da Azerbaycan Belgelerinde Ermeni Sorununu (1918–1920) başlıklı kitabı yayınlamıştır. Bu kitap hakkında, Genel Müdür Dr. Yusuf Sarınay şunları söylüyor:

“Ermeni komitelerinin yaptıkları katliamlar Genel Müdürlüğümüz tarafından daha önce yayınlanan belgelerle gözler önüne serilmişti.”

Bu defa, Başbakanlık Devlet Arşivleri Genel Müdürlüğü ile Azerbaycan Millî Arşivi Genel Müdürlüğü arasında imzalanan  ‘Arşivlerarası İşbirliği Protokolü’ sonucu Azerbaycan Millî Arşivi’nden elde edilen Ermeni sorunu ile ilgili belgeler yayınlanmaktadır.

Yayınlanan eserde, Ermeni saldırıları sonucu uğranılan can ve mal kaybını gösterir resmî tutanaklar, ‘Azerbaycan Hükümeti Fevkalâde Soruşturma Kurulu’nun raporları, şahitlerden alınan ifade tutanakları, Azerbaycan Hükümeti’nin Ermeni sorunu ile ilgili olarak İtilâd Devletleri’nin bölgedeki yetkilileri ve Ermenistan resmî makamları arasında yaptığı yazışmalar yer almaktadır.

Azerbaycan Millî Arşivinde yer alan belgeler incelendiği zaman görülecektir ki, Ermeni komiteleri sadece Osmanlı Devleti sınırları içersindeki insanlarımıza değil, 1918–1920 yılları arasında Azerbaycan Türklerine de büyük katliamlar yapmışlardır” (Önsöz, s. v-vi).

Kitapta, asılları Azerbaycan Millî Arşivi’nde bulunan 108 belge yer almaktadır. Bunların hemen hepsi Rusça’dır. Önce 100 sayfa içinde belgelerin Türkçe geniş özetleri verilmiştir. 108 belge 100 sayfada özetlenmiştir. Demek ki yaklaşık her belgeye bir sayfalık özet ayrılmıştır. Özetler bölümünün sonunda dizin de vardır. Bu dizin yer ve kişi adlarını içermektedir. İkinci bölümde (s. 103–682) Belgelerin Fotokopileri yer almaktadır.

Azerbaycan Cumhuriyeti Baş Arşivler İdaresi Genel Müdürü Dr. Atahan Paşayev, kitaba bir Giriş yazmıştır. Bir forma uzunluğundaki bu Giriş aydınlatıcıdır. Burada, yayılmacı Rusya’nın 1820’lerde güney Kafkaslara indikten sonra, nasıl Ermeni yanlısı bir politika izlemiş ve bu politika sonucu olarak Azeri topraklarının bir bölümünü Ermenilerce nasıl gasp edilmiş olduğu anlatılmaktadır. 1826–1828 Rusya-İran savaşından hemen sonra Rusya, 40 bin kadar Ermeniyi İran’dan alıp Azeri toprakları olan Erivan, Nahçıvan ve Karabağ hanlıklarına yerleştirmiş. Rusya, İran’dan sonra Osmanlı devletini vurmuş, 1828 yılında hem Balkanlar, hem Kafkaslar üzerinden Türk toprakları üzerine yürümüş. Rusya, 1928–1829 Türk-Rus savaşının hemen ardından, bu defa 84.600 Osmanlı Ermenisini aynı Azeri topraklarına göç ettirmiş. Böylece, tarihi Azeri toprakları olan Erivan ve Nahçıvan hanlıklarında yoktan bir “Ermeni Vilâyeti” yaratılmış.

Azeri toprakları üzerinde kurtulan “Ermeni Vilâti” ile ilerde kurulacak “Ermeni Devleti”nin temeli atılmış. Bundan sonra adeta ‘dağdan gelenin bağdakini kovması’ başlamış. Arkalarını Ruslara dayayan Ermeniler, zulüm, tehdit, şantaj, katliam ile yerli Azeri nüfusunu ‘defetme’ veya yok etme yoluna sapmışlar ve onların mallarını, mülklerini de gasbetmişler. Sonunda Ermenistan’da bir tek Türk veya Azeri bırakmamışlardır. Oysa söz konusu topraklar vaktiyle Azerilerin vatanıydı.

Yani Ruslar sayesinde Ermeniler, önce bir “Ermeni Vilâyeti” kurmuşlar, sonra bu vilayeti “Ermenistan Devleti” yapmışlar, en son olarak da “Büyük Ermenistan” devleti kurmaya yönelmişlerdir. 1917 Bolşevik İhtilâli üzerine Rus Çarlık İmparatorluğu dağılırken ve Güney Kafkasya’da bağımsız Azerbaycan, Gürcistan ve Ermenistan devletleri tarih sahnesine çıkarken, işte tam o geçiş döneminde, 1918–1920 yıllarında, Ermeniler yeniden geniş çaplı katliamlara girişmişler. Kaf dağının hem beri yakasında, hem öte yakasında, yani hem doğu Anadolu’da, hem de Azerbaycan topraklarında yerli Türk halkını yok etmeye veya def etmeye kalkışmışlar. Amaç, Türk ve Azeri toprakları üzerinde Büyük Ermenistan Devleti’ni kurmaktır.

Azerbaycan Cumhuriyeti, Ermenilerin yaptığı katliamları araştırmak üzere, 31 Ağustos 1918’de bir “Fevkalâde Soruşturma Kurulu” kurmuş. Kitapta yer alan belgelerin çoğu, işte bu kuruldan veya komisyondan günümüze kalan belgelerin küçük bir bölümüdür. Ancak o kurulun hazırlamış olduğu anlaşılan binlerce sayfalık belge ve derlediği pek çok fotoğraf bugün ortada yokmuş. Dr. Paşayev, “Ne yazık ki, bugün bu belgeler yabancı ülkede oturan soydaşımızın veya Batı devletlerinin birinin arşiv veya kütüphanesinde bulunmaktadır” diyor, fakat bu konuda daha fazla açıklama yapmıyor. Sonra şunları söylüyor:

“Ermeni Cumhuriyeti, 1918–1920 tarihlerinde bu topraklarda oturan Azerbaycan Türklerine karşı tarihte benzeri olmayan vahşilikler yapmıştı. Arşivimizdeki belgelere göre, 1918–1920 tarihlerinde Azerbaycan Cumhuriyeti Parlamentosu’na ve hükümetine, Erivan, Zebngezur, Nahcıvan, Ordubad ve başka yerlerden gönderilmiş yüzlerce dilekçe, telgraf ve mektuplarda Ermeni çetelerinin Azerbaycan Türklerine karşı yaptıkları mezalim hakkında geniş bilgiler var...”

Evet, eksiklerine rağmen, bu kitap bizim için aydınlatıcı bir kaynaktır. Türkiye ve Azerbaycan Devlet Arşivleri arasındaki işbirliği kutluyor ve bu işbirliğiyle ortaklaşa yeni yeni eserler ortaya konmasını diliyoruz. Zira bu gibi ortak eserler bizlere, Ermeni gailesini bütünüyle kavrama imkânı verecektir. Şimdiye kadar Türkiye’de bizler, daha ziyada sorunun bize dönük veçhesini görüyorduk; Azerbaycan Türkleri de öncelikle kendilerine dönük veçhesini. Bundan böyle karşılaştırmalı olarak her iki yüzünü de daha iyi görüp değerlendirebileceğiz. Sonra Kafkaslar yöresinde Türklere karşı oynanmış olan kanlı oyunları, meselâ Balkan Türklerine uygulanan katliamlarla karşılaştırabileceğiz ve bunlardan da sağlıklı sonuçlar çıkarabileceğiz, diye ümit ediyoruz. Esasen Devlet Arşivleri Genel Müdürlüğü’nün bu alanda da yayınları vardır. Örneğin 1996 yılında Arşiv Belgelerine Göre Balkanlar’da ve Anadolu’da Yunan Mezalimi adlı üç cilt yayınlamıştı.

 
IV. ASPIRATIONS ET AGISSEMENTS REVOLUTIONNAIRES DES COMITES ARMENIANS AVANT ET APRES LA PROCLAMATION DE LA CONSTITUTION OTTOMANE

(MEŞRUTİYET’İN İLANINDAN ÖNCE VE SONRA ERMENİ KOMİTELERİNİN EMELLERİ VE İHTİLALCİ EYLEMLERİ)

Ankara: République de Turquie, Direcition Générale des Archives d’Etat, Publication de la Direction du Fépartement des Archives Ottomane, 2001, Second Edition. X +  416 sayfa / pages + 146 sayfalık122 adet belge fotokopisi ve fotoğraf / 146 pages copies of documents.   ISBN: 975-19-2658-0.

Dili / Language: Fransızca / French.

Bu Fransızca eser, ilk defa, İttihat ve Terakki Hükümeti zamanında, 1917 yılında İstanbul’da yayımlanmıştı. 85 yıl sonra şimdi Ankara’da ikinci defa basılmıştır. Kitap, vaktiyle Türkiye’de çok kan dökmüş olan Ermeni komitelerinin eylemleriyle ilgili ana kaynaklardan biriydi, fakat çoktan antika olmuştu, nadir eserler pazarlayan sahaflarda dahi bulunamıyordu. Arşiv Genel Müdürlüğü, bu eseri yeniden yayınlamakla hayırlı bir iş yapmıştır.

İkinci baskıyı, kütüphanemizdeki ilk baskısıyla karşılaştırdık. Tıpa tıp aynısıdır, sayfa numaralarında hiç kayma olmamış, eski fotoğraflar yeniden basılırken kalite korunmuş ve kitap birinci hamur kâğıda kaliteli biçimde basılmıştır. Öteki kitaplar da birinci hamur kâğıda basılmışlardır.

Yeni baskısında kitabın upuzun başlığını biraz kısaltmak veya açıklamak belki yerinde olurdu. Çünkü başlıkta “Anayasanın ilânından önce ve sonra...” deniyor. Ne demektir bu?  “1908 Meşrutiyetinin ilânından önce ve sonra...” demektir. Böyle bir başlıkla, İkinci Meşrutiyet’in ilânından ve af çıkarıldıktan sonra da Ermeni komitelerinin silâh bırakmamış ve kanlı eylemlerine devam etmiş oldukları mesajı veriliyordu. 1917’de kolayca anlaşılabilen bu mesaj, bugün aynı kolaylıkla algılanamaz. Dolayısıyla başlığı biraz değiştirmek veya açıklamak uygun olurdu. Üçüncü baskı için şimdiden bu notu düşüyoruz.

Kitabın metin kısmı 416 sayfa, fotoğraflar ve tıpkıbasımlar bölümü de 146 sayfa tutmaktadır. Kitapta şu konular vardır:

BİRİNCİ BÖLÜM: Hınçak Komitesinin kurulması, Taşnaksutyun Komitesi, Osmanlı Bankasına Saldırı, Zeytun olayları, Erzurum olayları, Savaşa davet, Sasun olayları, Ermeni Komiteleri ve Rus Çarlığı.

İKİNCİ BÖLÜM: Meşrutiyetin ilânından sonra İstanbul komiteleri ve taşra komiteleri, Türkiye Ermenileri, Ermeni sorunu, Ermeni İhtilâl Komiteleri, Ermenilerin yaptıkları katliamlar, Silah seçimi hakkında, Köyler hakkında, Hınçak Demokrat Komitesinin Yedinci Kongresi, Komiteler arasındaki ilişkiler,  Komitenin çeşitli seksiyonları arasındaki karşılıklı ilişkiler, Komite merkezinin değiştirilmesi, Merkezin bütçesi, Bitlis’teki Rus Konsolosunun İstanbul’daki Rus Büyükelçisine bir raporu, Konsolosun diğer raporları, Hınçak komitesinin Anadolu’da, Balkanlarda, Mısır’da, Amerika’da, Doğuda faaliyet gösteren komitelerle çeşitli yazışmaları, Otonom Ermenistan, Ruslar ve Ermeniler, Taşnak Komitesi’nden köylere talimat, Taşnak komitesinin iç tüzüğü, Taşnak Komitesi’nin Sekizinci Kongresi, Hınçak Komitesinin 24 Temmuz 1914 günü İstanbul’da yaptığı Üçüncü Kongre tutanağı (kısmen)...

AYAKLANMA OLAYLARI: Maraş Sancağı-Zeytun’da, Kayseri’de, Bitlis vilâyetinde, Mamuret’ul Aziz (Harput) vilâyetinde, Diyarbekir vilâyetinde, Sivas vilâyetinde, İzmit vilâyetinde ve Adapazarı’nda, Bursa Vilâyetinde, Adana vilâyetinde, Halep vilâyetinde, İzmir vilâyetinde, Canik (Samsun) sancağında; Fransız Senatörü Louis Martin’in Başbakan Briand’a bir mektubu ve Başbakanın buna cevabı, Mavi Kitap, Urfa olayları, Şarki Karahisar olayları, Fındıcık olayları, Yozgat (Boğazlıyan) olayları, Yangınlar, Halep komitesinin faaliyetleri; Erzurum, Van, Bitlis, Diyarbekir, Trabzon vilâyetlerinde ve Oltu yöresinde Ermenilerin canavarlıkları.

BAZI BELGELERİN TIPKIBASIMLARI VE BU ESERLE İLGİLİ FOTOĞRAFLAR.

Bu bölümde, çoğu Ermenice olan 20 kadar belge fotokopisi ile yaklaşık 100 adet fotoğraf bulunmaktadır. Neredeyse yüzyıllıktır olan bu fotoğraflar, tabii biraz karanlık ve siliktir, buna rağmen çarpıcıdır. Ermeni komitelerinin isyan için nasıl silahlanmış, nasıl olduklarını, nasıl canavarlıklar yaptıklarını gözler önüne sermektedir.

Bu kitap, Ermeni komiteleri hakkında önemli bir kaynaktır. Komitelerin faaliyetleri, eylemleri konusunda birinci elden belgeleri, bilgileri içermektedir. Ermeni komitelerinin özellikle 1915 tehciri öncesindeki faaliyetlerini merak eden okuyucular ve araştırıcılar bu kitaptan çok yararlanacaklar ve kitabı yeniden yayınlayan Devlet Arşivleri Genel Müdürlüğüne müteşekkir kalacaklardır. Tamamı Fransızca olan kitabın yabancı kütüphanelere de ulaştırılması yerinde olur.


V. KAYNAKÇALI ERMENİ MESELESİ KRONOLOJİSİ (1878–1823)

(CHRONOLOGY OF ARMENIAN PROBLEM – WITH BIBLIOGRAPHY, 1878-1823).

Dr. Recep KARACAKAYA.

Ankara: T. C. Başbakanlık Devlet Arşivleri Genel Müdürlüğü, Osmanlı Arşiv Dairesi Başkanlığı, Yayın No: 52, 2001. XVI + 261 sayfa / pages. ISBN: 975-19-2779-X.

Devlet Arşivleri Genel Müdürlüğü görevlilerinden olduğu anlaşılan Dr. Recep Karacakaya, bu kitabı hakkında şöyle diyor:

“ ‘Kaynakçalı Ermeni Meselesi Kronolojisi’ adıyla yayına hazırladığımız bu eser, Ermeni meselesiyle ilgili araştırma yapmak isteyenlere faydalı olmak amacıyla kaleme alınmıştır.  Bu konuyla ilgili olarak birkaç bibliyografya kitabı dışında araştırmacılara yol gösterecek kronolojik eser hemen hemen yok gibidir. Biz de bu eksikliği gidermek amacıyla mütevazı bir adım atmaya çalıştık...

“Ermeni meselesinin tam bir kronolojisini yapmak oldukça zordur. Bu nedenle hazırladığımız bu çalışmanın da bir çok eksikleri olduğunu biliyoruz. Bir kronoloji denemesi niteliğinde olan eserin, Ermeni sorunu üzerinde araştırma yapacaklara yön gösterecek nitelikte olması tek teselli kaynağımızdır. Bundan sonra da bu konudaki belge ve bilgileri toplamaya devam ederek, daha mükemmel ve eksiksiz bir kronoloji oluşturmak asıl hedefimizdir.”

Evet, araştırmacı Karacakaya, şimdiye kadar hemen hiç kimsenin eğilmediği bir konuya el atmıştır. Bir boşluğu doldurmaya çalışmaktadır. Türkiye’de Ermeni araştırmaları yıldan yıla artmaktadır ve böyle bir kitaba da ihtiyaç vardır. Bu kronoloji Ermeni araştırmacıları için, elden bırakılmayacak bir başvuru kitabı olacaktır. Ancak mükemmel bir kronoloji hazırlayabilmek çetin bir iştir, yıllar alır, sabır ister, yığınla yayını ve belgeyi dikkatle taramak lâzımdır. Yine de boşluklar kalabilir, ama yılmamak gerekir.

Kitapta tarihler, yıl – ay - gün sıralamasıyla verilmiş. Bazı yabancı dillerde bu yazım biçimi benimsenmiş olsa bile, Türkçe’de tarihler gün – ay - yıl diye sıralanır. Kitap Türkçe olduğuna göre, tarih sıralaması da Türkçe’ye uygun olmak gerekir. Meselâ 1878 / 07 / 13 şeklinde değil, 13 / 07 / 1878 şeklinde yazarız. Hiçbir gerekçe tarihlerin tersyüz edilmesini ve dilimizin bozulmasını haklı gösteremez. Kitabın yeni basımlarında bu yanlışlığın düzeltileceğini umarız.

Dr. Karacakaya’yı giriştiği bu çalışmasından dolayı kutluyor ve “daha mükemmel ve eksiksiz bir kronoloji oluşturma” yolunda kendisine başarılar diliyoruz.



[1] Bkz. Bilâl N. Şimşir, British Documents on Ottoman Armenians (İngiliz Belgelerinde Osmanlı Ermenileri), Vol. / Cilt I (1856–1880), Cilt II (1880–1890), Vol. / Cilt III (1891–1895) ve Vol. / Cilt IV (1895), (Ankara: Türk Tarih Kurumu Yayınları, 1982–1890) ve Bilâl N. Şimşir, Documents Diplomatiques Ottomans, Affaires Armenéniennes (Osmanlı Diplomatik Belgelerinde Ermeni Sorunu), Vol. / Cilt I (1886–1893), Vol. / Cilt II, (1894–1895),  Vol. / Cilt III (1895–1896) ve Vol. / Cilt IV (1896–1900), (Ankara: Türk Tarih Kurumu Yayınları, 1985–1999), ISBN: 975–16–0172-X Tk; 975–16–1020–6: 975–16–1021–4.

 ----------------------
* Tarihçi -
- ERMENİ ARAŞTIRMALARI, Sayı 4, Aralık 2001 - Ocak-Şubat 2002
            Tavsiye Et

   «  Geri
Yorumlar