Anasayfaİletişim
  
English

Sosyal Demokrat Hınçakyan Cemiyeti ve Nizamiyesi

Yrd. Doç. Dr. Erdal AYDOĞAN*
ERMENİ ARAŞTIRMALARI, Sayı 12-13, Kış 2003 - İlkbahar 2004

 
Title: Social Democratic Hınchak Association and its Regulation

Abstract: The second half of the 19th century is a turning point for the organizaed minority struggles on the Ottoman territory. The theoretical basis of these struggles in terms of their nationalist sentiments is closely related to the Great Powers and the missioners. The article deals with such a situation in which the Armenians of the Ottoman Empire are analyzed in the context of Social Democratic Hınchak Association.  


Keywords: Social Democracy, Hınchak, Regulation, Armenians, Great Powers  

Giriş

Osmanlı Devleti’nin egemenliği altında yaşayan azınlıklardan Ermenilerin örgütlü mücadeleleri 1860’lardan itibaren büyük bir ivme kazanmıştır. Gerek Osmanlı ülkesinde, gerekse diğer ülkelerde yaşayan Ermenilerin arasında milliyetçilik fikirlerinin yeşermesinde büyük devletlerin ve misyonerlerin katkısı da büyük olmuştur.

Rusya’da Avrupa’da iyi eğitim almış Ermeni gençlerin, kiliselerin ve zengin Ermenilerin desteğiyle istedikleri yönde yetiştirilmesi büyük bir aydın Ermeni kesiminin oluşturulması sağlanabilmiştir.[1] Böylece Ermeniler arasında milli bilinç yaratılarak Büyük Ermenistan fikrinin ideolojik temellendirilmesi süreci başlatılmış oldu.

Mim Kemal Öke’nin “müstakil bir Ermenistan kurulabilmesine yönelik gelişmelerin birinci safhası” diye tanımladığı bu süreç tamamlanmış sıra bu büyük amacın gerçekleştirilmesine gelmişti. İşte bu gibi gerekçelerle Osmanlı ülkesinde ve diğer ülkelerde Ermenilerin örgütlenmeye başladığı görülür.[2] 1860’da Kilikyayı Kalkındırma, Hayırseverler Cemiyeti, Fedekarlar Cemiyeti, 1870 ve 1880’li yıllarda Van’da Ararat, Muş’ta Mektep Severler, Şârklı, gibi sosyal, kültürel ve dayanışma görünümlü derneklerin hayata geçirildiği, ancak bir müddet sonra yeterli alt yapı hazırlıklarına paralel olarak da bu derneklere eş komitelerin kurulmaya başlandığı hatta isimlerinin bile bu yöndeki amaçlarını ifade eder tarzda değiştirildiği dikkat çekicidir.[3] Mesela; bu tarihten itibaren Erzurum’da Silahlılar Cemiyeti, Milliyetperver Kadınlar Cemiyeti, Kafkasya’da Genç Ermenistan Derneği, Van’da İttihat ve Halas Derneği, Karahaç Derneği, İstanbul’da da Ermeni Vatanperverler İttikad, gibi daha bir çok derneğin yer altı faaliyetler başlattığı bilinmektedir.[4]

Bu gibi örgütlerin en büyük amacı Vilâyât-ı Şârkiyye’de Ermenilerin lehine ıslahat yaptırmak, Ermenilerin kendi kendilerini yönetebilme hakkını almak, Vilâyât-ı Şârkiyye’de okullar açmaktı.[5]

Ermenilerin bu gibi faaliyetlerini Osmanlı Devleti hoş görmekte bu çabaları bir vatandaşlık hakkı olarak kabul etmekteydi. Ve her olup biteni normal olarak gördüğü için de bunların ihanet edebileceğine ihtimal vermemekteydi. Osmanlı idaresinin bu yöndeki engin hoşgörüsüne rağmen, emperyalist devletlerin kışkırtmaları ve kilisenin faaliyetleri bu komitelerin Osmanlı Devletine karşı ayaklanma başlatmaları için, fırsat olarak görülmüştür. Gelinen bu noktayı Fransız Büyükelçisi Cabon şöyle anlatır:

“Ermenileri ayaklandırmak için öncelikle içlerine bağımsızlık ve milli amaç düşüncelerinin sokulması gerekiyordu. Ermeni komiteleri bu araçların yayılmasını ve yerleşmesini sağladılar. Birkaç yıl içinde gizli dernekler kuruldu. Bu dernekler, Osmanlı Hükümeti yönetiminin kötü ve aksayan taraflarını abartarak etrafa yaydılar ve böylece Ermeniler arasında bağımsızlık düşüncelerinin yayılmasına etken oldular.”[6]

Rus Generali Mayewski’nin ise komiteler hakkındaki analizi dikkat çekicidir:

“Petersburg Darül’l-Fünun talebesinden Serkis Kulcunyan’ın taht-ı riyasetinde 80-90 kişilik bir çete teşkil etti. Bu çetenin yarısı Petersburg’daki genç Ermeni talebeden ve nısfı da Kafkasya’nın cenub havalisinde gönüllü olarak teşekkül etmişti. Bunların hiçbirisi Türkiye ne demektir ve hudut nasıl muhafaza edilir bildikleri yoktu. Kürd ne demektir ve taraf-ı ahval arazisi ne merkezdedir. Bunlara dair hiç malumatları yoktu. Bu cihetler ikinci derecede kalır. Asıl maksat Türkiye’ye geçip arada bir çok kan dökmek”[7]

Bu komiteler, zaman kaybetmeden olaylar, isyanlar çıkarma yarışına katılırlar. Ayrıca Osmanlı Devleti’nin içinde bulunduğu sıkıntılardan da istifade edebilmeyi düşünmekteydiler.[8] İşte Ermenilerin, içinde bulundukları bu süreçte öne çıkan Hınçak ve Taşnak komiteleri oldu. Her iki komite de aynı amaçları paylaşmış ve dağınık haldeki farklı isimdeki dernek ve komiteleri birleştirmeyi amaçları arasında görmüşler ama Büyük Ermenistan’ı ihya için çaba içinde olmuşlar ve Vilâyât-ı Şârkiyye’de örgütlenmeyi esas edinmişlerdir.

Hınçak Cemiyeti’nin Kuruluşu
Osmanlı Devleti’ne karşı alenen cephe alan en önemli örgütlerden olan Hınçak Komitesi,[9] 1887 yılında makam tutkunu, şöhret meraklısı Kafkasyalı bir Ermeni olan Avedis Nazarbeg ve Marksist ideolojiye inanmış beş öğrenci ile birlikte İsviçre’nin Cenevre kentinde teşekkül ettirilmiştir.[10]

Komitenin prensipleri Karl Marx’ın Komünist Manifesto’sundan esinlenilerek hazırlanmıştı ve üyelerinin çoğu Rusyalı Ermenilerdendi.[11] Kendileri sosyal demokrat olarak tanımlamalarına rağmen programlarında daha çok Marksizmin ağırlığı vardır. Kendilerini ifade edebilmek ve propaganda yapabilmek maksadıyla Hınçak (Çan) isminde bir de yayın organı çıkarabilmişlerdi.[12]

Komitenin amacı, Batı Ermenistan’ı Osmanlı Devleti’nin elinden alarak, Rus ve İran Ermenistanı’yla birleştirmek bağımsız ve Büyük Ermenistan’ı inşa etmekti.[13] Bunun için de silahlı eylem yoluyla isyanlar ve olaylar çıkarmak metodunu kullanarak amaçlarına ulaşabileceklerini düşünmüşlerdir.[14]

Bu cemiyet mensupları, bütün Osmanlı ülkesinde özellikle de Vilâyât-ı Şârkiyye’de çalışmalarına başlamışlardı.Ancak bir süre sonra Hınçaklar arasında fikir ayrılıkları oluşmaya başlamış, “1897’de ikiye bölünmüşlerdi. Bir kısmı asıl Hınçaklar yani Nazarbeg taraftarı olanlar, diğer kısmı Reforme Hınçaklar, Vera Gazmıyal Hınçaklar, adını aldılar. Bunlar da Arpiyar Arpiaryan isminde bir başka lidere taraftar idiler.” Her iki tarafta Hınçak cemiyetinin programıyla değil de liderlerinin hesap ve görüşleriyle hareket etmeye başlamışlar ve bir müddet sonra da taraftar kitlesini kaybetmeye başlamış, Ermeniler arasında zayıf bir örgüt statüsünde girmişlerdi.[15]

Hınçak Komitesi, nizamnamesinde amaçlarını şöyle açıklamışlardır:

“Sosyal Demokrat Fırkası – nitekim Hınçakyan Cemiyeti- için bütün Memâlik-i Osmaniye’de yani Ermenistan, Makedonya, Arabistan, Arnavutluk ile Memâlik-i Osmaniye’nin kıtaat-ı sairesinde şu sosyalist teşkilat-ı içtimaiyesinin vücud bulması azami-i amali teşkil eylediği gibi metalib-i atiye dahi cemiyet için bir maksad-ı asgari teşkil eylemektedir. Şöyle ki:[16] Ahalinin kendi mukadderatına hakimiyeti esasını husule getirerek Memâlik-i Osmaniye ahalisinden müstahsil sınıfın memleketin bilcümle umur-ı siyasiyesine müdahale edebilmelerini imkanpezir etmek ve sınıf-ı mezkurun iktisadi ve tahsis-i temeddün-i terakkiyatına (cultural) nail olabilecek kaffe-i esbabını ref etmek velhasıl müstahsil sınıfın bilcümle temayülat ve metalibatını kemal-ı serbesti ile izhar edebilmesini temin edecek şerait-i siyasiyeyi icad ve erbab-ı seî için elyevm bir bargiran olan şerait-i şekileyi peyderpey tâdil ederek müstahsil sınıfın kendi ahval-i hakikiyesinin müdriki olmasını temin ve sınıf-ı mezkurun müstakil bir heyet-i siyasiye halinde teşekkülünü husule getirmek ve bununla beraber bu sınıfın vazife-i içtimaiyesinin ifası hususundaki mesainin semeredar olmasını teshil ederek şerait-i içtimaye-i hazıra ile hadd-i azami-i amele doğru hatve-endaz-i (adım atan) terakkî olmasını taht-ı temine almaktır.”[17]

Hınçak Komitesinin, yukarıda kısaca vermeye çalıştığımız amaçlarını hayata geçirebilmek için de hazırlamış oldukları siyasi programlarında şu ilkeleri öne çıkarmaya çalışacakları belirtiliyor;

1. Memleketin siyasi ve iktisadi ve içtimai bilcümle mesail ve umuru hakimiyet-i mutlaka ile tetkik ve ittihaz-ı karar etmek selahiyet-i kamilesini haiz bir heyet-i teşriiye teşkili,

2. Vilayat, sancaklar, kazalar ve nahiyeler hakkında tevsi-i mezuniyet idare bahşi,

3. Referandum usulünün kabulü,

4. Her gûna payelerin ilgasıyla, millet, kavim, mezhep ve cins tefrik edilmeksizin her ferdin kanun nazarında müsavi tanınması,[18]

5. Umumen ve bila istisna ahz-ı asker usulünün tatbiki ve vakti huzurda hizmet-i askeriyenin milis usulüne hasrı,

6. Tedrisatın umumi ve cismani (laique) olarak mecburi ve meccanen olması,

7. Her ferdin lisan-ı maderzadı ile şifahen ve tahriren ifadeye hakkı olması ve ahali-i memleketi teşkil eden anasır-ı muhtelife lisanlarının müessesat-ı resmiye-i umumiyece müsavî tutulması,

8. Mürur tezkiresi ve pasaport usulünün lağvı,

9. İdam cezasının külliyen lağvı,

10. Angarya usulünün lağvı,[19]... vs.

Hınçak Komitesi, Cemiyetler Kanunu gereğince kurulduğu için meşru bir zeminde görünmektedir.[20] Dolayısıyla bu programları her Osmanlı vatandaşının kabul edip içinde bulunabilecekleri bir yapı tarzındaydı. Oysa ki görünen tarafı kadar bir de görünmeyen bir yapısı vardır ki işte bu tarafı, gayr-i meşru, terör ve bölücülüğü metod ve yol görmeleriydi.[21] Ermenilerin önde gelen aydınları Hınçakların bu yapısını şöyle izah ederler:

“Ermeni halkının duygularını harekete geçirmek için tahrik ve teröre ihtiyaç vardı. Halk, düşmanlarına karşı kışkırtılacak ve aynı düşmanın misilleme faaliyetlerinden yararlanılacaktı. Terör; halkı korumak ve Hınçak programına güven oluşmasını sağlamak için bir yöntem olarak kullanılacaktı. Bu suretle rejimin prestiji azaltılacak ve tam anlamıyla dağıtılması için çaba harcanacaktı...[22] Yine aynı konuda Robert Colleg’in yöneticisi Dr. Cyrus Hamlin de basında çıkan bir mektubunda Hınçakların tanımlanmasını şöyle yapmaktadır: “Hınçak Ermeni İhtilal Partisi, Türkiye’nin bazı bölgelerinde bütün Hristiyan halka ve misyonerlerin uğraşlarına büyük fenalıklar yapıyor, ıstırap çektiriyor...”[23]

Hınçak Komitesinin programı ve yöntemlerine rağmen Ermeniler arasında büyük taraftar bulmalarına yetmemiştir. 1890’lardan itibaren de tek başına hareket etmekten feragat ederek Ermeni Devrim Federasyonuna katılmıştır. Ancak bundan kısa bir süre sonra Hınçaklar, kendilerine Taşnaksutyun’un bir üyesi gibi davranılmasından rahatsız olmuşlar anlaşmazlıklar iyice su yüzüne çıkmış ve Hınçak merkez komitesi resmi ilanlarla Taşnaklarla hiçbir bağlarının olmadıklarını belirtmişlerdir. Böylece kurulmak istenen birliktelik kurulmadan dağılmış oldu. Hınçaklar da kendi aralarında gruplaşmaya gitmişler, aralarında sokak kavgaları, öldürmeler yaşanmaya başlanmıştı.[24]

Gelinen bu noktada Ermenilerin de Hınçakların Marksist ideolojisine itirazları olmuş, 1900’lerden itibaren de bir çok komite taraftarı İngiltere, Rusya, Kafkasya’da öldürülünce de Hınçaklar büyük kan kaybetmişlerdi.[25] Bu gidişatı durdurabilmek için de bazı eylemlerde bulunmuşlarsa da yetersiz kalmışlar ve Taşnaklar kadar taraftar bulamamışlar ama yine de Birinci Dünya Savaşı sürecinde Ruslarla işbirliği yapmak suretiyle Vilâyât-ı Şârkiyye’de eylemlerine devam edebilmişlerdi.

Hınçak Komitesinin Örgütlenmesi
Hınçak Komitesi, bilindiği üzere Avrupa’da kurulmuş, ancak 1890’lardan itibaren ülkede var olan özgürlükçü havadan istifade ederek başta İstanbul olmak üzere ülkede teşkilatlanma atağına girebilmişti.[26] İlk önce ideolojik manada kendini anlatabilmek için basın yoluyla propagandayı denemiş daha sonra da teşkilatlanma atağına girebilmişti.[27]

Cemiyetin bundan beklentisi, Ermeni meselesini Avrupalı devletler vasıtasıyla gündeme taşımak ve istediklerini elde edebilmekti. Özellikle Vilâyât-ı Şârkiyye’de büyük bir örgütlenme çabası içine girmeleri, zamanı geldiğinde topyekün olarak Osmanlı’ya karşı Ermenileri ayaklandırmayı gerçekleştirebilmekti.[28]

Bu bağlamda Komitenin kuruluşu meşru kabul edilmiş olmasına rağmen,[29] Viâyât-ı Şârkiyye’de teşkilatlanma gayretleri Osmanlı hükümetlerince de ihtiyatla karşılanmıştır. Özellikle vilayetlerden bu konudaki belirsizliklerin giderilmesi için devamlı surette baş vuruları olmuştur. Mesela Urfa Mutasarrıflığı, Sosyal Demokrat Hınçakyan Cemiyeti’nin bir şubesinin Urfa’da açılmak istendiği, bu durumda nasıl bir yol takib edilmesi gerektiği hususunda Dahiliye Nezareti’ne başvurmuştur.[30] Yine komitenin merkez idare heyeti, Mamuretülaziz’de “Reforme Hınçak Cemiyeti”nin bir şubesinin açılması için şu başvuruyu yapar:

“Reforme Hınçak Cemiyeti” ünvanlı cemiyetimizin İstanbul Vilayeti’nin 30 Nisan 1909 tarihli ve 101 numaralı tasdiknamesiyle musaddak bulunmuş olduğu halde Mamüratülaziz Vilayeti dahilinde Çengüş Kazası’ndaki şubemiz mahalli hükümetçe tanınmaya tasarruf ve cemiyete mensub olanların düçar-ı tahkir edildiği mahallinden varid olan bir kıta mektublardan müsteban olmuş olmakla bu gibi ahval-i nameşruaya tekrar meydan verilmemesi hususunda icab edenlere tahrir buyurulması...”[31]

Bunun üzerine Dahiliye Nezareti ilgililere Cemiyetler Kanunu hatırlatmış ve buna göre hareket edilmesini istemiştir. Bunun üzerine de bir çok vilayet ve kazadan bunların gizli maksatlar taşıdığı ve niyetlerinin iyi olmadığı yolunda gerekçeler ileri sürerek bu şubelerin açılmamasına taraftar oldukları bildirilmiştir.[32]

Benzer bir durumun Diyarbakır ve Erzurum Vilayeti’nde de yaşandığı görülür. Hınçak Komitesinin 1887’den 1914’e uzanan hayat çizgisinde bir çok inişli çıkışlı durumlar yaşanmıştır. Komitenin Vilâyât-ı Şârkiyye’de otoritesini tesis edebilmek, diğer komitelere yönelişleri engelleyebilmek için zaman zaman şubelerinin yönetimlerini fesh ederek bazı müdahalelerde bulunması da bazı olumsuzlukların yaşanmasıyla sonuçlanabiliyordu.[33] Yani komite her defasında bölgede varlığını ispatlayabilmek için daha da şiddete baş vuruyor, buralar da otorite tesisinin gerçekleşmesini amaçlıyordu. Bu durum karşısında Hükümet de yine Cemiyetler Kanunu’na göre harekat edilmesini ilgililere bildiriyordu.[34]

Komitenin bu yönde harekat tarzını benimsemesi[35] ve Birinci Dünya Savaşı’nın çıkmasıyla yeni bir süreç başlamıştır. Bu aşamada niyetlerinin hiç de halis olmadığı görülmeye başlanmış, bütün bölgede topyekün eylemlere katılmaya başlamışlardır.

Mesela Hükümetin, Van Vilayeti’ne gönderdiği bir yazıda komitenin ulaştığı noktayı anlatması açısından önem taşımaktadır. Bu yazıda şöyle denilmekteydi:

“Hınçak Komitesi Paris Merkezi reisi olup Şerif Sadık ve avenesiyle akd-i itilaf iderek ihtilal ve Dersaadet de erkan-ı hükümete suikasd tertibatı içün adamlar göndererek Kafkasyalı İstepan Gorgian nam, diğer sabah Gülpanın son zamanlarda Ermenileri ayaklandırmak üzere Kafkasya tarıkıyla Van’a geçmek üzere bulunduğu veya geçtiği mevsukan istihbar olunmuş ve devaran yine Van’da bulunan Hınçak fedailerinden sağ eli çolak Sivaslı Krikor Nalbandyan nam diğer Gülvahan ve yine komite azası faalesinden Vanlı Asu’nun oralarda ika-ı fesad itmeleri kaviyen muhtemel.. kendilerinin ika-ı mefsedet itmelerine meydan vermeden derdest ve tevkifleri...”[36]

Yine bir benzer durum Mamüratülaziz Vilayeti’nde yaşanmış ve Hükümet bir uyarı da buraya yaparak dikkatli olunmasını istemiştir.[37]

İşte görüldüğü üzere komite, Vilâyât-ı Şârkiyye’de örgütlenme adına yaptığı çalışmalar aslında bir fırsat kollanmadan başka bir şey değildi. Kuruluşundan büyük savaşın sonuna kadar bu yönde aktivitesinden vazgeçmemiş, savaş sürecinde de çok büyük acıların yaşanmasında çok etkin bir rol üstlenmiş oldukları görülmüştü.

Cemiyetin Nizamnamesi
Memâlik-i Osmaniye Sosyal Demokrat Hınçakyan Cemiyeti Nizamname-i Esasisi Cemiyetler Kanunu mucibince Dahiliye Nezaret-i Celilesine takdim ve şerait-i lazıme ifa edilerek İstanbul vilayetinden 50 numrolu ve 26 Kanun-i Sani tasdik ilmühaberi istihsal edilmiştir.

Memâlik-i Osmaniye Sosyal Demokrat Hınçakyan Cemiyeti Heyeti İdare-i Merkeziyesi

Memâlik-İ Osmaniye Sosyal Demokrat Hınçakyan Cemiyeti Nizamname-i Esasisi (Programme)[38]:

Cemiyet-i beşeriyenin ekseriyetini teşkil eden amele yani müstahsil sınıfının –ki sermayedar (capitaliste) ve ashab-ı emlak bulunan bir ekalliyetin taht-ı hükm ve nüfuzunda bulunmaktadır-.  Hürriyet-i hakikiyeyi iktisab edebilmesi istihsal  ve tedavül-i servete ve münasebat ve müraselâta hizmet eden bilcümle vesaita yani araziye ve fabrikalara ve bankalara ve itibar-ı mali müessesatına ve şimendüferlerle emsali vesait-i nakliyeye bi’n-nefs malik olmasına mutavakkıftır.

Müstahsil sınıfının hürriyet-i hakikiyeye malikiyeti  tabiriyle millet, kavim ve cins (sexe) farklarına bakmaksızın cemiyet-i beşeriyenin siyasi ve iktisadi bir hürriyet-i tammeye malik bulunması anlaşılır.

Mütemeddin add ve tesmiye kılınan sermayedar sınıfının şerait-i hazıra-i siyasiye ve iktisadiye ve ictimaiyenin netice-i tabiyesi olarak hakk-ı tasarrufun bir şekl-i cedide ifrağı icab ediyor ki hayyiz-i fiile isali sayesinde vesait-i istihsale doğrudan doğruya müstahsil sınıfı malik bulunsun.

Müstahsil sınıfı gaye-i maksuduna vasıl olmak için her memlekette müstakil fark-ı siyasiye teşkiliyle memleketin bilcümle vesait-i içtimaiye ve siyasiyesi taht-ı idaresinde bulundurmağa ve mâheza memalik-i sairede bulunan bu misillü fırkalar ile dahi bil-itilâf hareket ederek bir inkılâb-ı ictimai (sociale) husule getirmeye sei edecektir.

İşbu inkılab-ı ictimaiyenin hayyiz-i fiile isalinde müstahsil (proleterya-proletariat) sınıfı memleketin siyasi ve iktisadi ve ictimai bilcümle teşkilatı yedd-i idaresine geçirmek ve umur-ı hükümeti derdest etmek suretiyle sınıflara münkasım teşkilatına ve binaenaleyh sınıf ve tefevvuk mübarezatına nihayet verecek ve bu suretle bir sosyalist teşkilat-ı ictimaiye tesis eyleyecektir.

Bu teşkilattan mütehassıl hakk-ı teşri-i umumi herkese umur-ı ictimaiyeye müdahale ve anları(onları) tetkik ve muhakeme ile hükmetmek salahiyeti bahşeder.

Bu suretle vücuda getirilecek teşkilat-ı ictimaiye her ferdin ve binaenaleyh umum ahalinin kuva-yı şahsiye ve iktisadiye ve ictimaiyesinin ve isti’dad ve iktidarının min küll-il vücuh tekâmülüne hıdmet ve kâffe-i münasebat-ı iktisadiye ve ictimaiyesinin âhenk âmiz ve muayyen bir surette tanzimi temin eyleyecektir.

İstihsâlatta kapitalizm (capitalisme) usulünün hükümferma olduğu bilcümle memalikte müstahsil (amele) sınıfına mensub sosyal demokrat fırkalarının öteden beri besledikleri ve takib ettikleri âmal ve mekasıd işte budur. Sosyal Demokrat Hınçakyan Cemiyetinin Memâlik-i Osmaniyede had-i âzâmi-i âmâli (maxima) olarak takip ettiği maksad da budur.

İkinci Kısım
Memâlik-i Osmaniyede mütemekkin (Türk, Ermeni, Kürt, Arap, Rum, Bulgar ve gayrihem) anasır-ı muhtelifeden mürekkeb ahalinin elyevm tâbi olduğu şerait-i idariye ve maliye ve iktisadiye ve tekâlif-i muhtelife müstahsil (amele) sınıfının mahv ve harabiyetini mucibdir.

Bu ahali elyevm öyle bir devre-i iktisadiyede bulunuyor ki bir taraftan müstahsilatta kapitalistlik usulü baş göstermekte ve diğer taraftan tarz-ı atik müstahsilat peyderpey zâil olmaktadır.

Derebeylik usulünden kalma itiyadlar dahi müstahsil (proletariat) sınıfının terakki ve tefeyyüzüne bir mani-i ca’li teşkil etmektedir. Bundan maada bu derebeylerin bakayası ve burjuva sınıfı memleketin umur-ı siyasiye ve iktisadiyesini ele geçirmeye cehd ve  bu suretle teşkilat-ı ictimaiyeyi sırf mensub oldukları sınıfın temin-i menâfiine hasr ve tahsisine seî etmektedir.

İşte şu esbab-ı mesrudeye binaen bir sosyal demokrat fırkası  -nitekim Hınçakyan Cemiyeti - için bütün Memâlik-i Osmaniyede yani Ermenistan, Makedonya, Arabistan, Arnavutluk ile Memâlik-i Osaniyenin kıtaat-ı sairesinde şu sosyalist teşkilat-ı ictimaiyesinin vücud bulması hadd-ı azami-i amali teşkil eylediği gibi metalib-i âtiye dahi cemiyet için bir maksad-ı asgari teşkil eylemektedir. Şöyle ki: Ahalinin kendi mukadderatına hakimiyeti esasını husule getirerek Memâlik-i Osmaniye ahalisinden müstahsil sınıfın memleketin bilcümle umur-ı siyasiyesine müdahale edebilmelerini imkânpezir etmek ve sınıf-ı mezkurun iktisadi ve tahsis-i temeddüni terakkiyatına (cultural) hail olabilecek kâffe-i esbabını ref’ etmek velhasıl müstahsil sınıfının bilcümle temayülat ve metalibatını kemal-i serbesti ile izhar edebilmesini temin edecek şerait-i siyasiyeyi icad ve erbab-ı seî için elyevm bir bargiran olan şerait-i sakileyi peyderpey tâdil ederek müstahsil sınıfının kendi ahval-i hakikiyesinin müdriki olmasını temin etmek ve sınıf-ı mezkurun müstakil bir heyet-i siyasiye halinde teşekkülünü husule getirmek ve bununla beraber bu sınıfın vazife-i ictimaiyesinin ifâsı hususundaki mesainin semeredan olmasını teshil ederek şerait-i ictimaiye-i hazıra ile hadd-i azami-i amele doğru hatve endaz-i (adım atan) terakki olmasını taht-ı temine olmaktır.

İşbu esbab ve mütalaata göre Sosyal Demokrat Hınçakyan Cemiyetinin maksad-ı asgarisi meşru (legal) bir esasa müstenid ve şerait-i meşrutiyete (parlamentaire) muvafık olup bu çığırda sarf-ı mesai ederek meşrutiyet ve hukuk-ı avam (democrate) esasına müsteniden teşkilat-ı cedide vücuda getirmeye çalışmaktadır ki, bu teşkilatın şerait-i esasiyesi bervechi âtidir.

1-Memleketin siyasi ve iktisadi ve ictimai bilcümle mesail ve umuru hakimiyet-i mutlaka ile tetkik ve ittihaz-ı karar etmek salahiyet-i kamilesini haiz bir heyet-i teşriiye teşkili ki müddet-i devamı iki sene olacaktır .

2-Vilayat ve sancaklar, kazalar ve nahiyeler hakkında tevsi-i mezuniyet idare bahşı.

3-Gerek heyet-i teşriiye ve gerek vilayet, sancak, kaza ve nahiyeler müstakil idare meclisleri için yirmi yaşında bulunan her ferdin bil-istihkak millet, kavim, sınıf, mezheb ve cinsi tefrik edilmeksizin müntehab ve namzed olabilmesi.

4-Umumi, müsavi, hafi ve bilavasıta reyler ile intihab usulünün kabulü ve her intihabdan evvel tahrir-i nüfusun icrası.

5-İntihabatın her mahalde aynı zamanda ve eyyam-ı tâtiliye-i resmiyeden birinde icrası

6-Vekâlet-i ahaliyi haiz olanların cümlesine hazine-i devletten miktar-ı kâfi tahsisat tayini.

7-Referandum usulünün kabulü

8-Her gûna payelerin (ordres) ilgâsıyla millet, kavim, mezheb ve cins tefrik edilmeksizin her ferdin kanun nazarında müsavi tanınması.

9-Matbuâtın ve kelamın ve vicdanın ve ictimaın ve cemiyet ve ittihat teşkilinin ve mücahede-i intihabiyenin (Agitation) ve tatil-i işgalin ve beynelmilel amele ittihadına iltihakın kâmilen serbest olması.

10-Şahıs ve ikâmetgâh ve mekâtebenin taarruzdan masuniyeti.

11-Müessesat-ı mezhebiyenin mesarifatı her bir mezhebe müntesib olanların muavenetine hasrolunması.

12-Umumen ve bilâ istisna ahz-ı asker usulünün tatbiki ve vakt-i huzurda hizmet-i askeriyenin milis usulüne hasrı.

13-Tedrisatın umumi ve cismanı (laique) olarak mecburi ve meccanen olması. Taraf-ı hükümetten ve her yerin müstakil idare meclislerinden muhtacine muavenet edilmesi ve etfal-i zekur ve enas için tahsil-i sınâinin (professionel) temini.

14-Tedrisatı kendi lisan-ı maderzâdıyla icra edimek şartıyla herbir unsurun ibtidai idadi ve âli derecelerinde mektebler tesis ve küşad edebilmesi ve mezkur mekteblerde lisan-ı resminin tahsili mecburi olması şartıyla taraf-ı hükümetten ve mahalli müstakil idare meclislerinden bilcümle anasıra muavenet-i nakdiye icrası.

15-Her ferdin lisan-ı maderzadı ile şifahen ve tahriren ifadeye hakkı olması ve ahali-i memleketi teşkil eden anasır-ı muhtelife lisanlarının müessesat-ı resmiye ve umumiyece müsavi tutulması.

16-Muhakematın bilâhare olması ve umur-ı adliyede bila ücret ashab-ı musaliha muavenet-i hukukiye icrası ve jüri (jury) usulünün tatbiki.

17-Herkesin memurini suret-i mütadesinde teşkil etmiş jüri heyeti huzuruna muhakemeye davet edebilmesi.

18-Mürur tezkiresi ve pasaport usulünün lağvı.

19-Tedbil-i mekânın ve hergüna sanayi ile iştigalin ve teşebbüsat-ı iktisadiyenin serbesti-i tamma mazhar olması.

20-Haksız olarak taht-ı ithama alınan ve tevkif edilen ve mahkumiyet gören zevata tazminat itâsı

21-İdam cezasının külliyen lağvı.

22-Hastagânın meccanen tedavisi ve hıfzıssıhaya ait ihtimamat ve tekayyüdatın meccanen icrası.

23-Beynelmilel zuhur edecek ihtilâfat ve münazaâtın (conflict) hükm-i usulüyle halli.

Ahalinin ıslah-ı ahval-i iktisadiyesi şerait-i âtiyenin hayyiz-i fiile isaline mutevakkıftır.

Evvelen-Bilvasıta tekalifin külliyen ilgası.

Saniyen-Vergiler hakkında elyevm mer’î olan usul-i hazıranın ilgasıyla derece-i muayyinesi fevkinde varidat ve miras üzerine mütezâif (progressif) vergi ahzı usulünün tatbiki.

Salisen-Köylülerin hükümete olan her nevi duyun ve tekâlif bakayasından muafiyeti.

Rabian-Angarya usulünün lağvı.

Hamisen-Duyun-ı Umumiye’nin ilgası.

Halkın Memâlik-i Osmaniyedeki ahval-i mahsusa-i iktisadiyesi, amele sınıfınca maddeten ve manen ve ahval-i sıhhiye itibariyle izmihlali mucib bir (4/11) hal-i tâkat-fersa vücuda getirmekte olduğundan şerait-i âtiyenin tatbiki matlubdur.

1-Amelenin günde sekiz saatten ziyade çalışmaması.

2-Haftada bir kere 42 saat bilâ fasıla istirahat

3-Kezalik muayyen olan zaman haricinde fevkalade hizmet talebinin men’i.

4-Ahalinin çalıştığı bilcümle umur-ı iktisadiyede gece çalışmak usulünün men’î yalnız gece çalışmak usulü,fen ve mahiyet-i meşgale icabatından olur veya amele teşkilatı nokta-i nazarından umumun ve bahusus müstahsilin menafiine muvafık bulunursa o halde caiz görülecektir.

5-Gece hizmetlerinin imtidadı beş saatten ziyade olmaması ve bu müddetin bir gündeliğe muadil tutulması.           

6-Ondört yaşından dun olan çocukların çalışmadan men’i ve ondörtten on yedi yaşında bulunan zükur ve inas amelenin günde yalnız altı saat çalıştırılması.

7-Kadınların ahval-i bedeniyelerine muzır görünen işlerde istihdam edilmemesi ve vaz’-ı hamlden dört hafta evvel ve altı hafta sonra hizmetten muaf tutulması ve işbu müddetler zarfında ücret-i mutadesinin kemâkân itası.

8-Kadın istihdam olunan fabrikalar veya müessesat-ı sairede sütte bulunan ve küçük sinde (yaşta) olan çocuklar için dârül etfaller (4/12) (asıl des enfants) tesisi ve süt veren kadınlar her üç saatte yarım saat müddetle çalışmadan azad edilmesi.

9-Hükümetçe sermayedarlardan alınacak vergi-yi mahsuusla bir sermaye (fonds) teşkili ve bu sermaye ile ihtiyar ve amel-mande (kötürüm) veya kısmen yahut külliyen mâlul olan amelenin temin-i maişeti için taraf-ı hükümetten sigorta usülünün tesisi.

10-Müessisler veya müteşebbisler tarafından amele ücretinden her ne suretle ve her ne isimle olursa olsun bir gûna tenzilat icra edilmemesi (Mesela: ceza-yi nakdi ilah. gibi)

11-Ahalinin her nevi meşagil-i iktisadiyesinde miktar-ı kâfi işbaşıları tayini ve bunların nezaretini ücretle hizmet edilir, bilcümle umura ve hükümete ait teşebbüsata tamim edilmesi. Hane hizmetkarlarının dahi bu yolda bir nezarete tâbi tutulması. Kadın istihdam olunan müessesatta dahi kadın işbaşları tayini ve amele tarafından intihab edilip ücretini hükümetten alan amele vekillerinin ameleye ait nizamatın husn-i tatbikine ve saî ve amelin takdir-i kıymetine imalattan istimal olunan mevadd-ı asliye ile semerat-ı sa’yin kabulü veya adem-i kabulü gibi hususata hak-ı nezareti.

12-Amele ücretinin emtia ile tesviyesinin men’i ve ücretin bilâşard ve kayd nakden tesviye edilmesi te’diyat için çalışma saatleri dahilinde olmak şartıyla hafta içinde bir yevm-i muayyenin tayini.

(4/13)

13-Müteşebbisler tarafından ameleye tahsis olunan ikâmetgâhların şerait-i hıfzıssıhasına riayeti ve bunların dahili intizamına ve ücretin adl ve hakkaniyete muvafık olarak tayinine dikkat etmek üzere mahallî müstakil idare meclisleri canibinden intihab olunan zevatın amele murahhaslarıyla beraber nezaret eylemeleri ve bu suretle hem memleketin bilumum hukukuna malik vatandaş ve hem de ferd haklarını haiz bulunan amelenin hukuk ve hayatı müteşebbislerin muamelat-ı keyfiyesine karşı müdafaa edilmesi.

14-Amele ücretine bir hadd-i asgari (minimum) tayini.

15-ücret mukabilinde hizmet edilen müessesat derununda fabrikatörlerin müdahalesinden âri olarak ahval-i sıhhiye ve tıbbiyeye muntazam nezaret edilmesi ve mesarifi fabrikatörlere ait olarak amelenin meccanen tedavisi ve hastalıkları müddetince ücretlerin kemakân tediyesi

16-Sa’y ve amelî himaye eden nizamatın müteşebbisler tarafından ihlâli halinde bunların mes’uliyet-i cezaiyeye düçar olması.

17-Müteşebbislerin ve amelinin mütesaviyen intihab edecekleri vekillerden mürekkeb olarak müessesat-ı iktisadiyenin kâffesinde ameleye mahsus mahkemeler teşkili.

18-Yerli veya haricden gelecek ameleye iş tedarik etmek için imalâtın bilcümle şua’bâtında amele teşkilatı vekillerinin taht-ı nezaretinde olarak şa’y ve amel borsaları teşkil edilmesi ve bu hususta mahallî müstakil idare meclislerinin mecbur tutulması.

(4/14) Memâlik-i Osmaniye’de sanayi (industrie) henüz bir hal-i ibtidaîde olduğu gibi araziye malikiyet dahi ufak ufak araziye tasarruf suretinde bulunduğu derkâr ise de peyderpey sermayedaran tarafından arazinin cem ve iddiharına (capitalisation) ve sanayinin cesim bir mikyasta icrasına teşebbüs edilmekte olduğundan sosyal demokrat Hınçakyan cemiyeti arazi meselesi hakkında dahi âtiyü’z-zikr hatt-ı hareketi kabul eylemektedir.

1-Köylülerin kendi arazisinden serbestçe istifade itmesine mâni olacak her türlü nizamatın ve teamül ve adat-ı mahalliyenin ref ve ilgası.

2-Kolluk usulü bakayasının külliyen kaldırılması.

3-Marabaları (ortakçılar) ashab-ı arazinin tama’ ve irtikabına karşı himaye edecek kanun ve nizamatın vaz’ı.

4-Her ne suretle olursa olsun rençberlerden cebren zabt ve gasb olunan arazinin sahib-i hakîkîlerine iadesi.

5-Hükümetin ve mahallî müstakil idare meclislerinin müzaheret ve muavenetiyle ve evvelce rızalarını tahsil etmek şartıyla hâlî arazide muhacirinin iskânı

6-Vesait-i zâtiyesiyle ziraat eden arazi-i cizye ashabına hükümet ve mahalli müstakil idare meclisleri tarafından sükûlet ibrazı şöyle ki:

(4/15) Evvela-Ziraate müteallik âlât ve edevatın tedarik ve idhaliyle bunlardan zürrâ-i merkumenin meccanen istifade etmeleri.

Saniyen-Tohumluk ve arzın kuvve-i inbatiyesini tezyid edecek mevadın iştirâ ve tedariki

Salisen-Mahsulat-ı arziye ve ziraiyenin meydan-ı füruhta vaz’ı

Rabian-Fenn-i ziraat ve harâsete ait vukufun tamimi için konferans mahalleri ve numune çiftlikleri tesisi.

7-Arazi-i cüz’iye ashabının tâbi bulundukları ağır vergilerin tahfifi.

Üçüncü Kısım
Mesail-i milliye nokta-i nazarından milel-i muhtelifenin siyasi hukuku tamamiyle muhafaza edilecektir. Bir milletin diğerinin mâdûnunda bulunması külliyen reddedilecektir. Her bir milet mevcudiyet-i hususiye-i tarihiyeyi haiz bir unsur-ı ictimai teşkil ettiğinden bir gûna tezayyuka maruz bulunmaksızın serbestane temin-i terakkiyatına hadim bilcümle vesaitten istifade edecektir. Milletlerin müsavat-ı kat’iyesi ve muhafaza-i evsaf-ı mümeyyizesi taarruz ve müdahaleden külliyen masûn bir hak teşkil ettiğinden her bir milletin bila-mevâni-i terakki ve teâlîsine ictimai, iktisadi ve siyasi hiçbir gûna mevani ikâ edilmeyecektir.

(4/16)

Dördüncü Kısım
Cemiyetin metalibat-ı hazıra-i asgariyesiyle maksad-ı azamisine vasıl olmak için istimal edilecek vesait bervech-i âtidir:

Parlamento hayatına mahsus faaliyet, irşadat, (propagande) sanayi ve ziraat erbabı arasında cemiyetler (syndicat) teşkil tâdil-i işgâl (iş tatili) ve amele meyanında imalat e istihlâkât için teâvün cemiyetleri (cooperatif) tesis ve ahalinin terakkiyat-ı fikriye ve temeddüniyesine hadim müessesat ihdas,velhasıl beynelmilel sosyal demokrat mücahedesine hadim addolunan bilcümle vesait.

Beşinci Kısım
Sosyal Demokrat Hınçakyan Cemiyeti millet-i meşruta-i Osmaniyeye karşı vücud-ı devletten ayrılmak temâülâtını (seperatisme) bütün kuvvetiyle reddeder.

Sosyal Demokrat Hınçakyan Cemiyeti’nin işbu nizamname-i esasîsi (4/17) (programme) ahkâmını tasvib ve kabul eden ve hüsn-i ahlak sahibi bulunan ve yirmi yaşını ikmal eden her ferd-i millet mezheb ve cins tefrik edilmeksizin cemiyete dahil olabilir.

Memâlik-i Osmaniye’de akvam arasında lisan ve irfan cihetiyle pek mühim farklar mevcut olup bunların tesirinden kurtulmak mümkün olamayacağına nazaran Memâlik-i Osmaniyede Sosyal Demokrat teşkilatınca efkâr-ı iştirakiyun (socialiste ve meslek-i iştiraka ait neşriyatın tamimine en müsait tarik cümlesi cemiyete mensub olunmak şartıyla her ırk için hususi teşkilat vücuda getirmektir.

Meslek-i iştirak (socialisme) nokta-i nazarından Sosyal Demokrat Hınçakyan Cemiyeti her kavminde sosyal demokrat şubeler vücuda getirmeye sa’y edecektir ki, bunların heyet-i umumiyesi de beynelmilel sosyal demokrat teşkilat-ı umumiyesinin bir şubesi olacaktır.

 


 

[1] Anaıde Ter Mınassıan, Ermeni Devrimci Hareketinde Milliyetçilik ve Sosyalizm (1887-1912), Çev. Mete Tunçay, (İstanbul, 1995), s. 18.
[2] Mim Kemal Öke, Ermeni Sorunu, 1914-1923, (Devletin Dış Politika Araç Alternatifleri Üzerine Bir İnceleme), (Ankara, 1991), s. 75.
[3] Cemal Anadol, Tarih Işığında Ermeni Dosyası, (İstanbul, 1982), s.95.
[4] Halil Metin, Türkiye’nin Siyasi Tarihinde Ermeni ve Ermeni Olayları, (İstanbul, 1997), s.87.
[5] Anadol, Tarih Işığında Ermeni Dosyası... s.96; Esat Uras, Tarihte Ermeniler ve Ermeni Meselesi, (İstanbul, 1987), s.430.
[6] İhsan Sakarya, Belgelerle Ermeni Sorunu, 2.bs., (Ankara, 1984), ss.73-74. Yine bu konuda, New York, Herald Muhabiri Sidney Whitman’ın komiteler hakkında şu ilgi çekici bilgiyi aktarmaktadır: “Erzurum İngiliz Konsolosu M. Graves’e sordum: -Eğer bu memlekete hiçbir Ermeni komitecisi gelmemiş olsaydı ve Ermenileri isyana kışkırtmasaydılar, bu çarpışmalar olur muydu? -Tabiî hayır, sanmam ki bir tek Ermeni öldürülmüş olsun.” Uras, Tarihte Ermeniler... s.426; Anadol, Tarih Işığında Ermeni Dosyası... s.94.
[7] Rus General Mayewski’nin Doğu Anadolu Raporu, Van ve Bitlis Vilayetleri Askeri İstatistiki, (Haz.) Hamit Pehlivanlı, Van, 1997, s.58.
[8] Sakarya, Belgelerle Ermeni Sorunu..., s.75.
[9] Hınçak; Çan sesi, çıngırak anlamındadır, (Uras, Tarihte Ermeniler... s.431.)
[10] İsmet Parmaksızoğlu (Hz.), Ermeni Komitelerinin İhtilal Hareketleri ve Besledikleri Emelleri, (Ankara, 1981), s.16.
[11] Uras, Tarihte Ermeniler... s.431.
[12] Anaıde Ter Mınasıan, Ermeni Devrimci Hareketinde Milliyetçilik ve Sosyalizm...... s.22.
[13] Uras, Tarihte Ermeniler...  s.431; Anadol, Tarih Işığında Ermeni Dosyası..., s.95.
[14] Sadi Koçaş, Tarih Boyunca Ermeniler ve Türk-Ermeni İlişkileri, (Ankara, 1967), s.126, Erdal İlter, Ermeni Propagandasının Kaynakları, (Ankara, 1994), s.8–vd. Mesela Hınçakya Komitesinde görev yapacak olan şahıs ve üyelerin seçimi ile ilgili talimatnamelerinde şöyle denilmektedir:
- Altıncı madde, komite kendi içinde bir sır hafiyye tayin etmeli, bu hafiyeye hükümet memurininden olmalı,
- Sekizinci madde; Komitenin bir de celladbaşısı bulunmalı.
- Dokuzuncu madde, Komitenin bir de alet-i fesadı bulunmalı... vs,  Ermeni Komiteleri (1891-1895), (Ankara, 2001), ss.11-12.
[15] Koçaş, Tarih Boyunca Ermeniler... ss.127-128.
[16] Başbakanlık Osmanlı Arşivi (B.O.A ), Dahiliye Siyasi ( DH-SYS) , 53/3, Belge No: 4/7.
[17] B.O.A, DH-SYS, 53/3, Belge No: 4/8.
[18] B.O.A, DH-SYS, 53/3, Belge No: 4/9.
[19] B.O.A, DH-SYS, 53/3, Belge No: 4/10; B.O.A, DH-SYS, 53/3, Belge No: 4/11.
[20] Tarık Zafer Tunaya, Türkiye’de Siyasal Partiler, İkinci  Meşrutiyet  Dönemi,  c.I, (İstanbul, 1984), s.368 – vd.
[21] (Haz.) İsmet Parmaksızoğlu, Ermeni Komitelerinin İhtilal Hareketleri ve Besledikleri Emelleri, (Ankara, 1981), s. 12-vd.
[22] Le Probleme Armenıen: Neuf Questions, Neuf Reponses, (Ankara, 1982), s.15.
[23] Sakarya, Belgelerle Ermeni Sorunu... s.82.
[24] Louise Nalbandıan, The Armenian Revolutionary Movement: The Devalopment of Armenian Political Parties through the Nineteenth Century, (Berkeley and Los Angeles, 1963), ss.163-164.
[25] Sakarya, Belgelerle Ermeni Sorunu... s.86. Bu eylemler arasında Erzurum İsyanları, Babıali Baskınları sayılabilir... Ermeni Komitelerinin İhtilal Hareketleri... s.17.
[26] Koçaş, Tarih Boyunca Ermeniler... ss.126-127.
[27] B.O.A, DH-SYS, 65/2, Belge No: 12.
[28] Ermeni Komitelerinin İhtilal Hareketleri... s.17.
[29]  B.O.A., DH-SYS, 53/12, Belge No: 2/1.
[30]  B.O.A., DH-SYS, 53/3, Belge No: 2; B.O.A, DH-SYS, 53/3, Belge No: 1/1, B.O.A, DH-SYS, 53/3, Belge No: 1/2, B.O.A, DH-SYS, 93/3, Belge No: 3.
[31]  B.O.A., DH-SYS, 53/12, Belge No: 2.
[32]  B.O.A., DH-SYS, 53/12, Belge No: 1/1; B.O.A, DH-SYS, 53/12, Belge No: 3.
[33]  “Nalbandyan, İstanbul Merkez-i Umumisi’nden aldığı emir üzerine cemiyet-i mezkure heyetini fesh ederek idarenin mühr-ü resmisiyle işbar-ı sairenin tarafına teslimi azasına tebliğ ittiği...” B.O.A, DH-SYS, 65/2, Belge No: 5
[34] “Cemiyetler Kanunu’nun madde-i mahsusası mucibince idare yeniden teşkil ve usulü dairesinde Hükümete müracaat edildiği...” B.O.A, DH-SYS 65/2, Belge No: 6; “Civar şubelerin konferansı Heyet-i İdarece tesirsiz kalıyor. Hükümet, Vahek’in murahhaslığını tanıyor...” B.O.A., DH-SYS, 65/2, Belge No: 8; B.O.A, DH-SYS, 65/2, Belge No: 10.
[35] Mesela Hınçaklar 17 Eylül 1913 tarihinde Köstence’de yaptıkları toplantılarında bu yöndeki düşüncelerine aleniyet kazandırmışlardır. Yöntemleri terör olacaktı...” Mahmut Muhtar, Maziye Bir Nazar, (Çev.) Nurcan Fidan, (Ankara 1999), s.50.
[36]  B.O.A, DH-ŞFR, 44/68.
[37] “Ermeni Metropolidi, Demokrat Sosyal Hınçakyan Komitesinin Paris merkezi efkarına hadım ve ihtilalkarane bir vaziyet de bulunduğu istihbar olan Harput şubesi efradının ahval ve harekatı taht-ı tarassudda bulundurulması...” B.O.A., DH-ŞFR, 45/71.
[38] Hınçak Cemiyeti’nin makalemize konu olan bu  nizamnamesi şimdiye kadar bütün boyutuyla yayınlanmamış olması çalışmanın önemini artırdığı kanaatindeyiz. Bu belge Başbakanlık Osmanlı Arşivi Dahiliye Siyasi tasnifinde 53/3 numarasıyla bir kitapçık olarak bulunmaktadır.Biz bu çalışmada söz konusu olan bu belgeyi tam metnin transkripsiyonunu yayınlamaktayız.Kitapçığın kapağı aynen şöyledir:
Memâlik-i Osmaniye Sosyal Demokrat Hıncakyan Cemiyeti
Heyet-i İdare-i Merkeziyesinin 2. Neşriyatı
Memâlik-i Osmaniye Sosyal Demokrat Hınçakyan Cemiyeti Nizamname-i Esasisi
(Program)
Dersaadet
1325

 ----------------------
* Atatürk Üniversitesi Atatürk İlkeleri ve İnkılap Tarihi Enstitüsü Öğretim Üyesi -
- ERMENİ ARAŞTIRMALARI, Sayı 12-13, Kış 2003 - İlkbahar 2004
            Tavsiye Et

   «  Geri
Yorumlar