Anasayfaİletişim
  
English

?STANBUL ERMEN? PATR?KL???'N?N KURULU?U

Canan SEYFELİ*
Ermeni Araştırmaları 1. Türkiye Kongresi Bildirileri-I.Cilt
 

 le="text-align: juğÿ,(?STANBUL ERMEN? PATR?KL???'N?N KURULU?U9dUan style="font-family: Verdana;">?STANBUL ERMEN? PATR?KL???’N?N KURULU?U

Ar?.Gör.Canan SEYFELi*



Günümüz Ermenilerinin ço?unlu?u H?ristiyanl?k dini mensubudur.Ermeniler H?ristiyanl??? kabul ettikten sonra do?u kiliselerinden monofizit kiliseler aras?nda yer alan milli kiliselerini olu?turmu?lard?r.[1]Bugün bu kilise Apostolik Ortodoks Ermeni Kilisesi diye isimlendirilmektedir.XVIII.Yüzy?ldan itibaren Ermeniler aras?nda Katolik ve Protestan kiliseler de olu?mu?tur.[2]

Tarihte Apostolik Ortodoks Ermeni Kilisesi’nin be? dini merkezi olu?mu?tur.Bunlar Eçmiadzin,Ahtamar ve Sis Katogigosluklar? ve Kudüs ve ?stanbul patriklikleridir.Günümüzde bunlardan Ahtamar Katogigoslu?u ortadan kalkt??? için dört kilise merkezi bulunmaktad?r.Sis Katogigoslu?u ise Kilikya Katogigoslu?u ad?yla Beyrut yak?nlar?nda Antelyas’ta ba??ms?z merkezli?ini sürdürmektedir.[3]

Bizim bildirimizin konusu Apostolik Ortodoks Kilise bünyesinde olu?an ?stanbul Ermeni Patrikli?i’nin kurulu?udur.?stanbul Ermeni Patrikli?i bugün Türkiye Ermenileri Patrikli?i ismi ile de an?lmaktad?r.

Osmanl? döneminde tesis edilen ?stanbul Ermeni Patrikli?i’nin kurulu?unun ayd?nlat?lmas? için fetihten önce ?stanbul’daki Ermeniler hakk?nda ara?t?rma yap?lmas? gerekti?inden hareketle ilk bölümde bu hususu ele alaca??z.Bu ba?lamda ?stanbul’da Ermenilerin nüfusu,sosyal ya?amlar?,kiliseleri,ruhanileri ve ruhanilerinin nüfuzu hakk?nda detayl? olmasa da bir fikir veren fetih öncesi döneme ait Ermenice el yazmalardaki muht?ralar,vekayinameler ve dönemle ilgili ara?t?rmalar bize kaynakl?k edecektir.

Ara?t?rmam?zda amac?m?z Ermeni-Rum ili?kileri ve bu ili?kileri do?uran dini ve siyasi konulara de?inerek fetihten önceki dönemde ?stanbul Ermeni Patrikli?i’nin izini sürmektir.

Daha sonra Osmanl? ?stanbul’unda patrikli?in kurulu?unu,döneme ait fermanlar?,muht?ralar? ve Ermenilerle ilgili genel ara?t?rmalar? göz önünde bulundurarak ele alaca??z.Bu husustaki amac?m?z ise günümüze kadar Ermenilerin Osmanl? Devleti ya da Türkiye Cumhuriyeti ile ili?kilerinde önemli rol oynayan patrikli?in kurulu?undaki muammay? bir nebze olsun kald?rmakt?r.



1.Fetihten Önce ?stanbul’da Ermeniler

Ermenilerin ?stanbul’da odakla?an ilk ili?kileri IV.Yüzy?lda ba?lam??t?r.Kay?tlarda rastlanan bilgilere göre ?stanbul’da ilk olarak Ermeni ö?rencilere rastlanmaktad?r.[4]

V.Yüzy?ldan VIII.Yüzy?la kadar Ermenilerin ?stanbul’da nüfusu oldukça artm??t?r.Fakat bu dönemde Grek ve Latin kiliseleri aras?nda Bat? Roma’n?n çökü?üyle h?z kazanan ekümeniklik iddialar?n?n ikonoklazm tart??malar?(VIII-IX.Yüzy?llar)[5]sonucunda Roma ve Grek kiliselerinin bölünmesine neden oldu?unu görüyoruz.Bu tart??malarda Bizans imparatorlar? etkin bir rol oynam??lard?r.Bu nedenle I.Diocletien gibi baz? ?mparatorlar tek devlet-tek kilise düsturuyla hareket etmi? ve kiliseyi evrensel Roma ?mparatorlu?unu olu?turma emelleri için kullanm??lard?r.[6]Fakat bunun için uygulanan zulümler do?udaki topluluklar?n kendi aralar?nda birlik olu?turmalar?na ve/veya do?u kilise merkezlerinin olu?mas?na neden olmu?tur.Mesela,bu dönemde bahsetti?imiz Bizans siyaseti neticesinde ?stanbul Ermeni Patrikli?i’nin olu?umuna ???k tutacak bir geli?me olmu?tur. Bizans’?n siyasi emelleri do?uda monofizitlere(Ermeniler,Yakubi Süryaniler,K?ptiler ve Habe?ler)zulüm ?eklinde yans?m??t?r. Bu ba?lamda monofizitlerin ço?u manast?rlar?ndan sürülmü?lerdir.Kudüs’te kalan monofizit topluluklar ise Ermeni hiyerar?isinde bir araya gelmi?lerdir.Bizans’?n ?slam ak?nlar? ile gerilemesiyle birlikte do?u kiliseleri rahat bir nefes alabilmi?lerdir.Yeni geli?en bu dinin din ve vicdan hürriyeti Kudüs’teki topluluklar? kendi gelenekleri içerisinde serbest b?rakm??t?r.Bu durum do?u kilise merkezlerinin te?kilatlanmalar?na neden olmu?tur.Kudüs’te olu?an Ermeni hiyerar?isi de bundan nasibini alm??,Ermeni Kilisesi’ne ba?l? ilk Patriklik Kudüs’te ?slam hakimiyeti döneminde olu?mu?tur.[7]

Ermeniler genel olarak bu tart??malarda tarafs?z kalm??lard?r.Fakat,kilisenin birle?tirici gücünden faydalanmak isteyen Greklere kar?? bazen birle?me fikri üzerinde durmu?lar,bazen de onlar?n zulmünden çekindikleri için yak?nl?k göstermi?lerdir. Bu yak?nl???n da etkisiyle Grekler ?stanbul Ermenilerinin ço?unu kendi mezhepleri içerisinde eritmi?ler ve Rumla?t?rm??lard?r.[8]

?stanbul,gittikçe daralan Bizans’?n ba?kentiydi ve yap?lan tart??malar?n da merkeziydi.IX.Yüzy?lda Bizans’la Roma’n?n siyasi ve dini ayr?l?klar?nda bir dönüm noktas? ya?and?.Roma’n?n Bizans’?n siyasi hakimiyetini reddine mukabil Patrik Photius, Papa’y? aforoz etti ve kendisini Do?ru Doktrin(Ortodoks)üzerinde olan ba??ms?z patrik ilan etti.Patri?in de gayretleriyle imparatorun ve patri?in yetkileri yeni kanunlarla düzenlendi.Bununla imparator dünyevi lider,patrik de dini lider oluyordu.[9]

Bu ilk dönemde,tarih boyunca kiliseler aras?nda birlik olu?turma faaliyetlerine s?cak bakan Ermeniler,Grek Kilisesi’nin birle?me tekliflerine birçok defa olumlu yan?tlar vermi?lerdir.Roma ve Grek kiliselerinin 1054 tarihindeki kesin ayr?l?klar?n? olumsuz olarak de?erlendiren Ermeniler,kiliseler aras? birlik olu?turma gayretlerine devam etmi?lerdir.En son 1166 tarihinde Katogigos Nerses ??norhali’nin bizzat birle?me teklifini görü?tü?ünü fakat,Greklerin mezheplerini küçük görmeleri sebebiyle görü?me sonras?nda teklifi reddettiklerini dönemin Ermeni müverrihlerinden ö?reniyoruz.[10]Bu birle?me te?ebbüslerinin olumsuz ?ekilde sonuçlanmas?nda Bizans Kilisesi’nin Roma Kilisesi’ne kar?? ekümeniklik tart??mas?nda ba?ta Ermeniler olmak üzere do?u kiliselerini bünyesine kazand?rma siyaseti[11]de önemli bir dini etkendir.

?stanbul’da Ermeni Patrikli?i’nin olu?umunun ayd?nlat?lmas?na yard?mc? olaca?? kanaati ta??d???m?z geli?meler XI.Yüzy?ldan itibaren belirginlik kazanmaktad?r.Bunda en önemli faktör Bizans’?n do?u s?n?r?ndaki geli?melerdir.?stanbul Ermeni Patrikli?i’ni yak?ndan ilgilendiren Bizans’?n do?u siyasetini belirleyen iki husus vard?r.Bunlar do?uda Ermenilerin durumu ve Bizans’?n bunlar üzerinde siyasi emeller ta??mas?na neden olan Müslüman Türklerin Anadolu’ya ba?latt?klar? ak?nlard?r.

Ermeni topraklar?,Bizans ?mparatorlu?u ve Bizans topraklar?n?n gittikçe küçülmesine neden olan Müslüman Türklerin ak?nlar? aras?nda bir tampon bölge konumundayd?.Ermeni-Bizans ili?kilerini do?rudan etkileyen bu durum Ermenilerin bazen Bizans’a do?rudan ba?l? bazen Bizans idaresi alt?nda valiliklerle(satrapl?k)bazen de kendi krall?k ya da prensliklerinde ya?amalar?na neden olmu?tur.[12]

Di?er tarafta Ermeniler,Müslüman Araplar ya da Türklerin hakimiyetinde bulunan topraklarda kendi mal ve mülklerine sahip olmakla beraber dini serbestlik içerisinde bulunmu?lard?r.Zaman zaman isyan etmelerine ra?men Arap hakimiyetinde iken kendi prensliklerini dahi olu?turmu?lard?r.[13]

Öyle ki,H?ristiyan olduklar? için yak?nl?k duyduklar? Bizans’a yine H?ristiyan olduklar? için Ermenileri sevdiklerini söyleyen Türk-Müslüman hükümdarlar?n? tercih etmi?lerdir.[14]

Ermeniler Bizans hakimiyetinde iken Türklere kar?? zaman zaman Bizans’?n yan?nda yer alm??lard?r.Bunun temelde sebebi ayn? dinin mensuplar? olmalar?yd?.Fakat Bizans’?n birlik olu?turmada kiliseyi kullanarak siyasi noktada toprak bütünlü?ünü korumak için Ermenilerden faydaland??? görülmektedir.Hatta bunun için,Ermenileri zorla kendi mezheplerine çekmeye çal??m??lar ve zulüm uygulam??lard?r.Ermeniler bu zulümlerden çekindikleri zaman ya ba?ka koruyucular elde etme ya da Bizans’la dini birlik olu?turma yönüne gitmi?lerdir.Ermenilerin böyle de?i?en bir siyaset gütmelerinin sebebi,Anadolu’da da??n?k kalm?? olmalar? sonucunda kendi kilise bütünlü?ünü koruma ve dolay?s?yla milli varl?klar?n? devam ettirme kayg?s?d?r.

Bu do?rultuda Bizans yönetimi,Bizans’?n do?u s?n?r?nda meydana gelen yeni geli?meleri ?stanbul Ermenilerine yans?tm?? ve ?stanbul Ermenileri için önemli ölçüde rahats?zl?k verecek sonuçlar do?urmu?tur.Mesela Süryani Mihayil’in vakayinamesinde bu konu ile ilgili rastlad???m?z bir kay?t hem çok ilginçtir hem de konuyu aç?klamaya yetecek derecededir.[15]Bu kay?ttan XII. Yüzy?l ba?lar?nda Ermenilerin ?stanbul’da kendilerine ait bir kiliselerinin oldu?unu ve bir papazla i?adam? heyeti taraf?ndan idare edildi?ini de ö?reniyoruz.Fakat Türklerle i?birli?i yapt?klar? yolunda ?mparatora jurnallenen Ermeniler ve Süryanilerin kendilerine ait kiliseleri yak?lm?? ve papazlar? kovulmu?tur.Hemen akabinde ise,Ermeniler ve Süryaniler Patri?in iste?i üzerine sürülmü?lerdir.Bu olay neticesinde Ermenilerin büyük k?sm? Rum Ortodoks mezhebini kabul etmi?ler ve zamanla Rumla?m??lard?r.Rum ismi kullanan bu Ermenilere Hay-Horom(Ermeni-Rum)denmektedir.Hay-Horomlar?n soylar?n?n günümüze kadar geldi?i ileri sürülmektedir.[16]

Ayn? yüzy?l?n sonuna do?ru Ermenilerin yine Ortodoks mezhebine çevrilmeye çal???ld???n?,Rum Ortodoks ayini ve usulünü uygulamalar? için zorland?klar?n? görüyoruz.[17]

Bundan sonraki geli?melerde ?stanbul Ermenilerinin fethe kadar kendilerine ait bir kilise etraf?nda cemaatle?tiklerini gösteren de?erli bilgiler vard?r.

XIV.Yüzy?l ba?lar?nda ?stanbul’da bir dini öndere rastlanmaktad?r.19 Mart 1307’de Sis’te toplanan Ermeni din adamlar?n?n konsilinde 26 piskopos aras?nda bulunan Husik isminde bir piskopos ?stanbul Ermenilerini temsil etmi?tir.[18]

Fetihten yakla??k yüzy?l öncesinden itibaren Ermenilerin biri Konstantinopolis’te di?eri Galata’da iki kilise etraf?nda cemaatle?tiklerini görüyoruz.Bu iki kilise ve ruhanilerinden bahseden de?erli kay?tlar,Ermeniler taraf?ndan Ermenice yaz?lm?? eserlerin muht?ralar?ndan ve kiliselerdeki in?a ya da tamirat kitabelerinden müte?ekkildir.

Konstantinopolis’deki Surp Sarkis Kilisesi’nde yaz?lan bir muht?radaki kay?t ?öyledir:“Bu yaz?,Grek memleketinin Konstantinopolis ?ehrinde Surp Sarkis(Kilisesi)nin içinde,Ape?a Asdvadzadur taraf?ndan 809(1360)tarihinde ikmal edilmi?tir.”[19]Bu muht?rada dikkat çeken bir isim söz konusudur ki Ape?a,Ermenice’de rahipler,ayr?ca ke?i? ve zahitler için kullan?lmaktad?r.[20]Kilise hiyerar?isinde ise,bir manast?ra ba?l? bekar papazlar için kullan?lmaktad?r.Bu durumda iki ihtimal vard?r:

Birincisi,zikri geçen yaz?y? yazan papaz ?stanbul’da ikamet etmektedir.Bu da dini e?itim alan evlenmemi? bir papaz?n bir manast?rda yerle?ik olmas?n? gerekli k?lmaktad?r.Ermenilere ait bir kiliseden bahsedildi?ine göre istanbul’da bir de Ermeni manast?r? vard?r.Bu husus Armenianon denen bir Bizans dönemi manast?r?n?n Ermenilere ait oldu?u ihtimalini kuvvetlendirmektedir.[22]Bir manast?r?n ve alt derecedeki ruhanilerin oldu?u yerde bir piskoposun da bulunmas? gereklidir.

?kinci ihtimal biraz zay?f olmakla birlikte bekar ruhaninin d??ardan gelen bir seyyah oldu?udur.Bu durumda ?stanbul’da Ermeni tüccarlar?n bulundu?u bir dönemde[23]d??ardan gelen bir ruhaninin yine bir ruhaninin yan?nda ikamet etmesi söz konusudur. Ermeni seyyahlar?n?n bir yere vard?klar?nda önce kilise arad?klar?n?,e?er bu seyyah?n dini bir vazife için gelmi? ya da do?rudan dini bir rütbesi varsa,kesin olarak bir ruhaninin yan?nda ikamet etti?ini Polonyal? Simeon’un Seyahatnamesi’nin hemen her sayfas?ndan anl?yoruz.[24]Bu durumda ise ?stanbul’da Ermeniler,patriklik düzeyinde olmasa da en az?ndan alt düzeyde bir ruhaninin önderli?inde cemaatle?mi?lerdir.

Konu hakk?nda belirtilmesi gereken di?er bir hususun üzerinde durmakta fayda vard?r.O da Bizans’?n ?stanbul Ermenilerine kar?? zaman zaman iyile?en kar?? siyasetidir[25]ki bu husus ?stanbul’da Ermeni Patrikli?i’nin kurulup kurulmad??? konusunu belirsiz k?lmaktad?r.

Günümüze kadar varl???n? koruyan Surp Krikor Lusavoriç Kilisesi hakk?nda ise daha ayr?nt?l? malumata sahibiz.[26]Bu kilise hakk?nda ise yine bir muht?rada ?u kay?ta rastlamaktay?z:“Galata’da Ermenilerin tek bir kiliseleri vard?r ki,ilk defa 1391 senesinde,Teotoros’un Katogigoslu?u zaman?nda K?r?m’?n Kefe ?ehrinden ?stanbul’a gelen Goms adl? bir tacir taraf?ndan in?a ettirilmi?tir.Bu zat,Cenevizlilerden Galata’da arsa alm?? ve bu kiliseyi in?a ettirmi?tir.Aved adl? bir demirci de kilisenin yan?ndaki“Surp Haç”mihrab?n? yapm??t?r.”[27]Bu kiliseyi yapt?ranlar?n atalar? Anili olan Kefeli Bezirganlar oldu?una dair malumat verilmektedir.[28]Surp Krikor Lusavoriç Kilisesi hakk?nda verilen bu bilgilerden Galata’da(Karaköy)1430’lu y?llarda muhtelif tüccarlar? ve esnaf? bulunan bir Ermeni cemaatin ya?ad???n? anl?yoruz.Burada yap?lan Surp Haç ?apeli’nin in?a edilmesi ise geni? bir cemaatin varl???n? ve bu cemaatin zamanla geni?ledi?ini ortaya koymaktad?r.

?stanbul Ermeni Patrikli?i’nin kurulu?unu yak?ndan ilgilendiren bilgilerin fetihten yakla??k yirmi y?l öncesinde yo?unla?t???n? görüyoruz.1431-1445 Bale-Ferrare-Florance Konsili esnas?nda 1439’da Grek ve Latin Kiliseleri’nin ard?ndan Ermeni Kilisesi de birle?me karar? ald?.1442’de K?pti,1445’de ise Süryani Kilisesi birle?me karar? ald?.Fakat,1449 y?l?na kadar sürdürülen gayretlere ra?men kiliseler aras?nda birlik olu?turulamad? ve 1484 y?l?nda al?nan kararla birlik geçersiz say?ld?.[29]

1438 öncesinde yüksek rütbeli bir ruhani taraf?ndan idare edilen cemaatin iki kiliselerinin-biri ?stanbul’da,di?eri Galata’da-olabilece?ine de?inmi?tik.1430’da Kudüs Patrikli?i’ni i?gal eden Esayi’nin ?stanbullu olmas? ve yine ayn? tarihlerde Kilikya Ermeni Katogigosu’nun ba?kentte bir temsilcisi,Episkopos Hovhannes’in ?stanbul’da bulunmas? bu bilgilerimizi desteklemektedir.[30]Bu bilgiler ?????nda ?stanbul’da bir Ermeni piskoposun varl???ndan Söz edebiliriz.

Fetihten önce Hovagim ismi geçen,biri 1438 di?eri 1447 tarihli iki yaz?ta rastl?yoruz.[31]Bu yaz?tlar? de?ersiz olarak telakki etmenin ya da her ikisinde de hatal? bilgilerin verilmi? olabilece?ini ileri sürmenin abes olaca?? kanaatindeyiz.Bu k?ymetli yaz?tlar,Bizans’?n tamamen küçüldü?ü ve Türklerin Konstantinopolis’i fethetme ihtimaline kar?? Bat? ve Do?u kiliselerinin birle?me çabalar? içerisinde bulundu?u,bunun için bir araya geldi?i dönemde odakla?maktad?r.

1438 tarihli yaz?t Hovagim’den“?stanbul’un Ba?piskopos’u Hovagim”diye bahsetmektedir.Tarih boyunca ?stanbul Ermenilerini bir ba?piskoposluktan mahrum b?rakmaya çal??an Bizans’?n son döneminde,Türklere kar?? gücünü art?rma çaresi arayarak kiliseler aras?nda birlik olu?turma gayretlerine dü?tü?ünü görüyoruz.[32]Olu?turulacak bu birlik içerisinde Ermeniler de önemli bir yer i?gal etmektedir.Do?u kiliselerinden birlik ça?r?s?na ilk uyan Ermeni Kilisesi’dir.1439’da al?nan bu karar öncesinde ?stanbul’da bulunan Ermeni piskoposunun ya da yeni birisinin ba?piskopos atanmas? birle?me gücünün itici/iyi niyet göstergesi olarak ihtimal dahilindedir.

1447 tarihini gösteren ikinci yaz?t ise daha dikkate de?er ve daha ayr?nt?l? bilgi vermektedir.“Bugün Bursa ve ?stanbul eyaletlerinin piskoposu olan Hovagim’in cesur bir lider-çoban oldu?u dönemlerde”?eklinde bahsedilen bu yaz?tta Hovagim’in nüfuzunun artt???n? görüyoruz.Sadece ?stanbul’un de?il,Bursa’n?n da ba?piskoposu konumuna gelmi?tir.Osmanl? Devleti’nin ba??ehri olan Bursa,Hovagim’in nüfuz alan?na dahil edilir ve dokuz y?l süren bu dönem,Bizans ?mparatorlu?u’nun ?stanbul’da kiliseleri birle?tirme zaman?na rastlamaktad?r.Bu durum Bizans’?n yüzy?llard?r uygulam?? oldu?u siyasi ve bir ?stanbul Ermeni Piskoposlu?u tahsis etmekten kaç?narak Ortodoks-Rumla?t?rmaya çal??t??? dini politikas?na(ekümeniklik çabalar?)uygun dü?mektedir.

Kanaatimize göre istanbul’da fetih öncesine kadar gelen bir ?stanbul Ermeni Ba?piskoposlu?u’nun var oldu?udur.Fakat,bu durum Bizans ?mparatorlar? taraf?ndan uygulanan farkl? farkl? muamelelerden ve dönem dönem Ermeni-Bizans ili?kilerine tesir eden olaylardan dolay? Patriklik düzeyinde bir kurum aç??a ç?kmam?? ve Bizans’?n oyunlar?na alet olmu?tur.



2.?stanbul Ermeni Patrikli?i’nin Kurulu?u

?stanbul Ermeni Patrikli?i’nin kurulu?unda üzerinde önemle durulmas? gereken iki husus vard?r.Bunlardan birincisi Ermeni Kilisesi,di?eri ise Osmanl? Devleti’dir.

Ermeni Kilise hiyerar?isinde iki yüksek ruhani merkez vard?r.Bunlar Katogigosluk ve patriklik merkezleridir.Kilise hiyerar?isinde patrik Katogigosdan sonra gelmektedir.Fakat,piskopos konumundad?r.Piskoposlar kendilerinden alt derecedeki bir ruhaniyi takdis edebilirler.Bununla birlikte piskoposlar?n kutsanmas? ve ruhanilerin kutsanmas?nda kullan?lan müron ya??n?n kutsanmas? ancak bir Katogigos reisli?inde on iki piskopos taraf?ndan gerçekle?tirilebilir.[33]Bu durum patri?in kendisinden yüksek bir ruhaniye,Katogigosa ba?l? olmas?n? gerekli k?lmaktad?r.Bu nedenle bir patrikli?in ya da piskoposlu?un olu?turulmas?nda en yetkili merci ancak bir Katogigosluktur.

Bu ba?lamda ?stanbul Ermeni Patrikli?i’nin kurulu?unda etken olabilecek üç ruhani merkez,Ahtamar,Sis ve Eçmiadzin Katogigosluklar?,bulunmaktad?r.Patrikli?in olu?mas?nda bu Katogigosluklar?n etkisi hakk?nda döneme ait hemen hiç kaynak yok gibidir.Zaten bu hususta hiçbir görü? ileri sürülmemi?tir.Fetih sonras?nda tart???lmayan,görü? ileri sürülmeyen bu hususun fetih öncesindeki geli?melere ba?l? oldu?u kanaatindeyiz.E?er Ana Ermeni Kilisesi,kilise içerisinde bölünme olu?turacak yeni bir kilise merkezinin kurulmas? hususunda kendi etkisini ortaya koymad?ysa,bunun sebebi,kurulu? tart??malar?n? fetihten sonraya ta??mam??,dolay?s?yla kurulu?unu Bizans döneminde gizleyen bir ?stanbul Ermeni Kilise merkezi(Ba?piskoposluk) bulunmas?d?r.[34]Fetihten sonraki geli?melerde XIX.Yüzy?l sonuna kadar Katogigosluk merkezleri aras?nda ?stanbul Ermeni Patrikli?i’ni nüfuz alt?na alma çabas?n?n oldu?unu görüyoruz.[35]Osmanl? dönemindeki bu durum,patrikli?in kurulu?una bir tepki olmad???na göre ?stanbul’da bir merkez olu?turma gayretinin Bizans döneminde aranmas? gerekti?i yolundaki görü?ümüzü desteklemektedir.

Fetihten hemen önce kiliseler aras? birlik olu?turma gayretinin olumsuz sonuçlanmas?yla Bursa ve ?stanbul eyaletlerinin ba?piskoposu Hovagim’in Bizans taraf?ndan dini statüsünün elinden al?narak sürülmesi ve Sis Katogigoslu?u’na ba?l? oldu?undan Bursa’ya yerle?mesi akla yatk?nd?r.

Fetihten sonra ?stanbul merkezde Ermenilere en erken 1458 tarihinde rastlamaktay?z.Bu belge Franz Babinger taraf?ndan ne?redilen bir fermand?r.1473 tarihli bu fermanda“Sulumanast?r’da sakin olan Ermeniler Murahhasas? Kirkor mukaddimen Dergah-? Muallama gelüb mezkur manast?r garb?nda olan harabe odalar ve yerler kadimden manast?ra tabi olub tasarruf olunagelmi?tir. ?imdi Akkirmanlu taifesinden baz? duhul iderler deyü bildirdi ve kendisine isna ve sittin ve semanemie(862) Cemaziyelevvelisinde hükm-i ?erif verilmi?tir.“ibaresiyle 1473 öncesinde 17 Mart 1458 tarihinde verilmi? ba?ka bir fermana at?f vard?r.Bu fermanda manast?r çevresindeki odalar?n ve yerlerin önceden oldu?u gibi bu tarihte de Sulumanast?r’a ait oldu?u hükmü verilmi?tir.[36]

Bu belgeden ?stanbul’da Ermenilerin fetihten sonra bir ruhani önderin idaresinde ya?ad?klar?n? anl?yoruz.Bu ruhani önderin 17 Mart 1458 tarihinden önce ve 1447’de ?stanbul ve Bursa eyaletlerinin ba?piskoposu Hovagim’den sonra ?stanbul Ermenilerinin ruhani önderi olarak bulunmas? söz konusudur.Bu durumu Osmanl? Gayrimüslimleri idare sistemi ile aç?klayabiliriz.Bu sisteme göre ?stanbul’daki Ermeniler ayinleri üzere,olduklar? gibi serbest b?rak?lm??lard?r.Bu durumu Galata z?mmilerine verilen 857 (Haziran’?n ilk haftas?,1453)tarihli fermandan[37]ve Rum Ortodokslar?n ruhani önderlerinin atanmas?ndan[38]da anlamaktay?z.

Bu tarihten sonra(1459)ise XV.Yüzy?l Ermenice elyazma muht?ralar?nda ?stanbul’da bir ruhani önderden,Piskopos Mardiros’dan bahsedilmektedir.[39]Mardiros’un ise fermanda zikredilen Murahhasa Krikor’dan sonra ruhani önder olarak seçilmesi akla yatk?nd?r.Fetihten önceki ve sonraki bu durum ?stanbul’da bir ruhani önderli?in oldu?unu ortaya koymaktad?r.Fakat fetihten sonra Bizans manast?r? olan Sulumanast?r’?n Ermenilere ait olmas? nüfuzlar?n?n ?ehirde artt???n? göstermektedir.

Tarihi 1461 y?l?na kadar götürülen ?stanbul Ermeni Patrikli?i’nin kurulu?unun Osmanl? devrinde olmas? söz konusudur.Ayr?ca patrikli?in hem ruhani hem de sivil olarak ilk defa Osmanl? döneminde olu?tu?u fikrinden hareketle Bizans döneminde olmayan bir kurumun Osmanl? döneminde ilk defa olu?tu?u ileri sürülmü?tür.Patrikli?in öncesinin olaca?? kabul edilmedi?i için de Osmanl? Devleti,“zemini olmayan patriklik kurumunun olu?mas?na niçin müsaade etmi? ya da kendisi kurdurmu?tur?”sorusundan hareketle muhtelif görü?ler ortaya at?lm??t?r.

Bu hususta bizim kanaatimiz Bizans döneminde bir ba?piskoposlu?un oldu?u yönündedir.Bizans dönemi ba?piskoposlu?unu“Fetihten Önce ?stanbul’da Ermeniler”bölümünde i?ledi?imizden görü?lerimizin dayanaklar?n? tekrar s?ralamay? gerekli görmüyoruz.[40]

Bu durumda Bizans döneminde ve fetihten sonra 1461’e kadar ?stanbul’da bir Ermeni ba?piskoposlu?u bulundu?una göre Osmanl? döneminde olu?an ya da olu?turulan dini kurumun yükseltilmesi ve yüceltilmesi söz konusudur.Biz Osmanl? döneminde ba?piskoposlu?un yükseltilmesini dini ve siyasi geli?melerin ????? alt?nda ele alaca??z.Bu arada Ermenice eserlere Ermeniler taraf?ndan yaz?lm?? muht?ralardan,?stanbul tarihi ve ?stanbul’daki Kiliselerle ilgili kitap ve makalelerden;Ermeni Patrikli?i ile ilgili yap?lm?? muhtelif makaleler ve baz? genel eserlerden yararlanaca??z.

?stanbul Ermeni Patrikli?i’nin olu?umu hususunda en geni? malumat? veren tarihsel doküman XVIII.Yüzy?l?n ikinci yar?s?na aittir.Çamçyan’?n Ermeni Tarihi isimli bu de?erli yap?t?n?n ilk bask?s? olan 1786 tarihli üçüncü cildinde patrikli?in olu?umu ?öyle anlat?lmaktad?r:“??te bu Sultan Mehmet(Mehemmet)daha önce Bursa’da iken Ermeni halk?na ve o yerin ruhani önderi olan Hovagim adl? episkoposa kar?? sevgi gösteriyordu.Ve bir gün Hovagim ile konu?urken ruhani önder(Hovagim)ona“Tanr? senin krall???n?,di?er krall?klardan daha yükseltsin.“diye dua etti.Bunun üzerine Sultan“E?er ?stanbul’u ele geçirmeyi ba?ar?rsam, seni ve Ermeni ileri gelenlerini ?stanbul’a götürece?im ve seni onlar?n lideri yapaca??m.“?eklinde bir vaatte bulundu. Sultan?n ?stanbul’u ele geçirip devletin merkezini de oraya ta??mas?ndan birkaç y?l sonra,Sultan Bursa’ya geldi?inde vermi? oldu?u sözü hat?rlad? ve Piskopos Hovagim ile birlikte birçok seçkin Ermeni ailesini(Baz?lar? bunlar?n alt? hane oldu?unu söylüyor)Ermeni tarihinin 910.y?l?nda(1461)Bursa’dan ?stanbul’a getirdi.Sultan bu hanelerin baz?lar?na ikamet için ?ehrin içinde yer verdi.Kimilerini ise birçok Ermeninin bulundu?u Galata’ya yerle?tirdi.Sultan ayn? zamanda Galatya’dan(Ankara)da
dört Ermeni hane getirdi.Daha sonra piskopos Hovagim bir fermanla(Kraliyet mektubuyla)önder tayin edilerek ona Patrik,yani Badriark unvan? verildi.Hovagim’e Anadolu’daki ve Yunanistan’daki(Rumeli)Ermeniler üzerine hükmetme yetkisi verildi.?stanbul Patrikli?i o günden beri varl???n? sürdürdü.”[41]

Fatih Sultan Mehmet’le Hovagim’in tan???kl?klar?n? fetih öncesi döneme,payitaht Bursa’ya dayand?ran bu k?ymetli tarihsel doküman?n de?erlendirmeye tabi tutulmas? gerekmektedir.Bu tan???kl?kta geçen Bursa ve Hovagim laf?zlar? fetih öncesi dönemde de?erlendirdi?imiz Bursa ve ?stanbul Ba?piskoposu Hovagim’le ba?lant?l?d?r.Hovagim,bu tarihsel dokümandan anla??ld???na göre fetihten hemen önce 1447 y?l?ndan sonra,sadece Bursa Ba?piskopos’u olarak kalm??t?r.

Hovagim’in Fatih’le ili?kisinde tan???kl?k merkezi Bursa’d?r.Bursa,Osmanl?’n?n ba?kentidir ve fethinden itibaren dini bir merkez haline gelmi?tir.[42]Ermenilerin Kilikya Krall???’n?n da??lmas?ndan itibaren Konya,Karaman,Kütahya ve buralardan da Bursa’ya yerle?tiklerini,[43]?stanbul fethi öncesi ve sonras?nda ise Bursa’da Ermenilerin bizzat ya?ad?klar?n? biliyoruz.[44] Zaten fetihten sonra da patrikli?e ba?l? bir merkez oldu?unu görüyoruz.Osmanl?’n?n Anadolu’yu fethi esnas?nda bölgede Ermenilerle birlikte yerle?ik ba?ka Gayrimüslimlerin varl??? malumdur.Osmanl?’n?n Gayrimüslimlere uygulam?? oldu?u sistemin daha önce uygulad??? bir sitem oldu?unu[45]göz önünde bulundurunca,Türkleri dinda?lar? Bizans’a tercih eden Ermenileri idare için Bursa’n?n merkez olmas? akla yatk?nd?r.Hovagim’in Bursa ile ?stanbul aras?nda gidip gelmelerini de hem Bizans’?n dini-siyasi politikas? hem de Osmanl?’n?n Gayrimüslimleri idare sistemi aç?kl??a kavu?turmaktad?r.Bizans’?n siyasetinden yukarda bahsetmi?tik.Osmanl?’n?n idaresine gelince Gayrimüslimler dini i?lerinde serbest,kendi ayinleri üzere b?rak?lm??lard?r.Durum böyle olunca Hovagim’i yüksek rütbeli dini liderlikle onurland?rma i?i Osmanl? sultanlar? taraf?ndan gerçekle?tirilmi?tir.

Böyle bir ataman?n yap?labilmesi için her ?eyden önce bir kuruma ihtiyaç duyacak,dini hatta sivil i?lerini bu kurum vas?tas?yla sürdürebilecek bir cemaatin olmas? gerekirdi.Fetihten sonra ?stanbul merkezde Ermenilere en erken 1458 tarihinde rastlamaktay?z.Daha önce bahsetmi? oldu?umuz 1473 tarihli fermanda,Sulumanast?r çevresindeki odalar?n ve yerlerin 17 Mart 1458 tarihinde“Sulumanast?r’da sakin olan Ermeniler murahhasas? Kirkor”a verilmi? ba?ka bir fermanda oldu?u gibi bu tarihte de manast?ra ait Oldu?u hükmü verilmi?tir.[46]

Sulumanast?r(Perivleptos)ile ilgili bilgiler Bizans dönemine(1403-6)kadar gitmektedir ve bu manast?r?n Rumlara ait oldu?unu ortaya koymaktad?r.[47]Bu durumda fetihten sonra 1458 tarihinden önce Sulumanast?r Rumlar taraf?ndan terkedilmi?-ki bunu manast?ra ait olan çevresindeki harabe odalar?n varl???ndan anl?yoruz-ve bo? olan manast?r Ermenilere verilmi?tir.Buna göre bu tarihten önce ?stanbul merkezde Ermenilerin bulundu?unu,ayn? zamanda fetih öncesi dönemde bahsetti?imiz kiliseler de dü?ünülürse kendilerine ait kiliselerinin olmakla beraber bu kiliseler aras?nda ruhani liderin ikamet etti?i kilisenin de bu fermanda zikredilen Sulumanast?r(Surp Kevork Kilisesi)oldu?unu anl?yoruz.Bu durumda ?ehrin Ermenilerle iskan? hususunda rastlad???m?z en erken kaynaklar?n 1458 tarihini gösterdi?ini dü?ünürsek Sulumanast?r’?n kendilerine tahsis edilen Ermenilerin Bizans döneminden kalma Ermeniler olduklar?n? söyleyebiliriz.Bu görü?ümüzü,fetih esnas?nda 700 Alman ve Ermeni askerinin sava?ta ölmeleri ve bu ölüleri Grek ve Ermenilerin toplamakla me?gul olmalar?na dair malumat ta desteklemektedir.[48]

Bu bilgiler fetihten hemen önce(1447)ve fetihten sonra(1458 y?l?ndan önce)istanbul’da Ermenilerin bir piskopos ya da ba?piskopos etraf?nda cemaatle?mi? olduklar?n? göstermektedir.Bununla birlikte fetihten sonra hummal? bir ?ekilde ?ehrin iskan edildi?ini görüyoruz.Fetihten alt? y?l sonra(1459)fethi görmü? tarihçi Kritovulos’dan Fatih’in“taht-?hakimiyet-i Osmaniye’de bulunan Ermenilerle anas?r-? saire içinde ilm-ü fen ve servet sahibi olanlar? ve ticaretle i?tigal edenleri memleketlerinden ?stanbul’a nakletti?ini”ve sanat erbab?n? ?ehre,di?erlerini etrafa yerle?tirdi?ini ö?reniyoruz.[49]Evliya Çelebi ise,?ehrin iskan? s?ras?nda Tokat ve Sivas Ermenilerinin Sulumanast?r’a yerle?tirildi?ini söylemi?tir.[50]Say?lar? abart?l? olsa da 1475’de Kefe’den k?rk bin,1490’da Yavuz taraf?ndan Çald?ran seferinden dönerken yine k?rk bin Ermeni’nin ?stanbul’a getirildi?ini söyleyenler vard?r.[51]Bununla birlikte Ankara’dan,Bursa’dan,[52]Bayburt’tan,Adana havalisinden[53] getirilenlerin oldu?unu biliyoruz.Fatih devri vakfiyelerinden ise Galata’da sekiz Ermeni mahallesi ile birlikte bir Ermeni kilisesinin oldu?unu ö?reniyoruz.[54]

Topkap? Saray? Ar?ivi’ndeki 1477 y?l?ndan kalma bir istatistikten hareketle ?stanbul merkezde 14548 evden 267 evin Kefe’li H?ristiyanlara,372 evin Ermenilere,384 evin Karamani Ermenilere ve 31 evin de Çingenelere ait oldu?u;Galata’da ise 1781 evden 62’sinin Ermenilere ait oldu?u bildirilmi?tir.[55]Ayn? vesikadan yararlanan Schneider ise bir evde 4-5 ki?i bulunabilece?inden hareketle ?stanbul merkez nüfusunun fetih öncesi nüfusa ula?m?? oldu?u sonucuna varm??t?r.[56]Kefe’den getirilenlerin ço?unun Ermeni oldu?unu biliyoruz,fakat bunlar?n say?s?n?n k?rk bin oldu?u da oldukça abart?l?d?r. Çingenelerin ise Ermeni Oldu?u ileri sürülmektedir.[57]Bu bilgiler ?????nda ?stanbul merkezde yakla??k 5.000,Galata’da ise yakla??k 350 Ermeni bulundu?u sonucuna ula?maktay?z.Bütün bu bilgiler gösteriyor ki Ermenilerin ?stanbul’daki nüfusu Bizans dönemine göre oldukça artm??t?r.Bunda en önemli faktör kendilerine güvenilmesi ve Osmanl? hakimiyeti alt?ndaki bölgelerden sanatkar ve tüccarlar?n ?stanbul’a getirilmeleridir.

Ermenilerin ?stanbul’a göç ettirildiklerini döneme ait el yazma muht?ralardan da ö?renmekteyiz.1480 tarihli bir elyazma muht?rada ?öyle bir kay?t vard?r:“Büyük Hünkar Sultan Mehmed,Uzun Hasan’a kar?? yürüyüp onu ma?lup ederek Tebriz’e kaç?rd?ktan sonra,Bayburt denilen ?ehre döndü;oradan ?stanbul’a çok güzel bir Mezamir nüshas? getirdi.Hekim Amirdovlat,bu mukaddes kitab? görerek onu 922(1473)senesinde ele geçirdi.Hünkar,keza,Ermeni takviminin 928.Senesinde(1479),Karaman memleketindeki Ermenileri ?stanbul’a getirdi.Ben aciz Mardiros’u da beraberlerinde ?stanbul’a,hocam Sivasl? Vardapet Mateos’un ve Trabzonlu Vardapet Abraham’?n yan?na getirdiler.Sultan,Vardapetleri Patriklik için celbettirmi?ti,fakat onlar dünyevi ihtiraslardan uzak kalarak münzevi bir hayat sürmeyi tercih ettiler.”[58]

Bu k?ymetli muht?radan Ermenilere güvenilerek saray hekimi yap?ld?klar?;1479’da Karaman’dan Ermeni ailelerinin,daha önce ise Sivas ve Trabzon’dan Ermeni ruhanilerinin getirildi?i anla??lmaktad?r.Ruhanilerin getirilmesinin maksad? atama yapmak oldu?una göre ?ehirde zaten yeterli cemaatin var oldu?u anla??lmaktad?r.Patriklik olu?turma amac?na yönelik olarak adaylarla birlikte en az?ndan onlar?n yak?nlar?n?n da getirilece?i dü?ünülebilir.

?stanbul’a yerle?tirilen Ermeniler hakk?nda verdi?imiz bu malumat 1459’dan sonra ve 1479’dan önce Ermenilerin ?ehirde iskan edildi?ini ortaya koymaktad?r.Ayr?ca ?ehrin iskan?na Fatih dönemi sonlar?nda h?z kazand?r?ld???n? görüyoruz.Bu durumda Fatih döneminde bir ruhani merkez olu?turabilmek ya da olu?turulan bu piskoposlu?un bir anlam kazanabilmesi için Ermeni nüfusuna ihtiyaç duyuldu?unu kabul edebiliriz.Bu da hem Fatih döneminde hem de daha sonra ?stanbul’u iskan noktas?nda göç ettirilerek gerçekle?tirilmi?tir.[59]Adeta göçe te?vik mahiyetinde olan bu durum patrikli?in olu?mas?na zemin haz?rlayacak Ermeni nüfusunun ?stanbul’da olu?mas?na neden olmu?tur.

Yukarda bahsetti?imiz ayn? muht?ran?n ba?ka bir yerinde“Bu kitap,1480 tarihinde ?stanbul’da Çarkhapan Surp Asvadzadzin Kilisesi’nde yaz?lm??t?r”ibaresi vard?r.[60]Ba?ka bir muht?rada ise“Hem?inli Karabet adl? bir papaz taraf?ndan 1493 senesinin Haziran ay?n?n 25’inde ?stanbul ?ehrinde,Sulumanast?r Surp Kevork Kilisesi’nde yaz?ld??? ifade edilmi?tir.”[61]Ayr?ca Sulumanast?r’?n 1458 tarihinde Ermenilere ait oldu?undan yukarda bahsetmi?tik.Bu kiliselerin Bizans döneminden kalma olduklar? ispatlanm??t?r.[62]

?stanbul’a iskan edilen Ermenilerin Samatya,Langa,Yenikap?,Kumkap?,Balat ve Hasköy olmak üzere alt? semte yerle?tirildiklerini görmekteyiz.[63]Bunlardan anla??lan odur ki Anadolu’nun çe?itli yerlerinden getirilen Ermeniler ?stanbul’un muhtelif semtlerine yerle?tirilmi?lerdir.Kendilerine ait bir kilise bulunmayan ba?ka bir yere yerle?tirildilerse dini vazifelerini icra etmeleri için Rumlardan kalan kiliseler Ermenilere tahsis edilmi?tir.Bu durumda ?stanbul Ermenilerinin Fatih döneminde Alt? Cemaat olarak tabir edilmesini sa?layacak bir kilise etraf?nda cemaatle?en Ermeni nüfusunun olu?tu?u anla??lmaktad?r.Daha sonraki ar?iv belgelerinde de Ermeniler için bu tabirin kullan?ld???n? biliyoruz.[64]Bu durum 1461’de Hovagim’in Patrik seçildi?ini ileri süren tarihsel dokümandaki Bursa’dan getirilen Ermenilerin ?stanbul’da alt? semte yerle?tirildikleri ifadesini do?rulamaktad?r.

Fatih döneminde ?stanbul Ermeni Patrikli?i’nin olu?mas?na zemin haz?rlayan bir kurumsal altyap?n?n,yani ba?piskoposlu?un ve bu kuruma ihtiyaç duyup dini ve siyasi i?lerini gören Ermeni cemaatleri bulundu?una göre Fatih’in bir Patrik atama i?i kalm??t?r.1480 tarihli muht?ra eldeki patrik teriminin geçti?i en eski kaynakt?r ve Fatih’in 1479’dan önce bir patrik atama te?ebbüsünde bulundu?unu göstermektedir.Bu durumda herhangi birisinin ?stanbul Ermeni Patrikli?i’nin Fatih taraf?ndan olu?turuldu?unu ileri sürmesi için yeterli kan?t ortadad?r.

Bununla birlikte Fatih’in atama te?ebbüsünde bulunarak patrik ünvan?n? kullanmas?n?n aç?k ?ekilde ?stanbul ba?piskoposlar?na verilen bir ünvan olmad???ndan hareketle ilk dönemde murahhasa ünvan?n?n kullan?ld??? kabul edilmi?tir.Kendisinden patrik olarak bahsedilen ilk ruhani önder Hovagim’den alt?nc? ruhani önder Astvadzadur I.‘e(1537-1550)kadarki ilk be? ruhani önderin murahhasa ünvan?n? ald?klar? ileri sürülmü?tür.[65]Bunun sebebi Çamçyan’?n verdi?i malumat ve Fatih’in patrik atama te?ebbüsünden bahseden muht?ran?n göz önünde bulundurulmamas?ndan kaynaklanmaktad?r.Oysa Fatih tu?ral? Mürahhasa Krikor’a verilen ferman 17 Mart 1458 tarihli fermand?r.1473’te yenilenen bu fermandan,Sulumanast?r çevresindeki harabe odalar?n ve yerlerin manast?ra,dolay?s?yla Ermenilere aitli?i konusunda oldu?undan yenileme tarihindeki ruhaninin unvan? hakk?nda bir bilgi alam?yoruz.[66]1461 öncesinde murahhasa ünvan?n?n kullan?lmas? daha sonra da bu ünvan?n kullan?ld???n? göstermez.

Bu fermanda patrikli?in kurulu?una aç?kl?k kazand?racak temel kavram murahhasa unvan?d?r.Mürahhasa,bir bölgedeki Ermeni ruhani önderler için kullan?lan bir terimdir.Bunun böyle oldu?unu XIX.Yüzy?l Osmanl? Salnameleri’nden anl?yoruz.Salnamelerde Katogigosluk,patriklik ve murahhasal?k merkezleri verilmektedir.Murahhasal?k merkezlerinin ruhani önderleri ba?piskopos, piskopos ve rahip olabilmektedir.Ayr?ca farkl? y?llara ait salnameleri inceledi?imizde murahhasalar?n de?i?imiyle murahhasal?k merkezinin de de?i?ti?ini görmekteyiz.[67]Bu durumda Katogigosluk merkezlerinde oldu?u gibi murahhasalar?n ikamet etti?i kilise ya da manast?r?n mürahhasal?k merkezi kabul edildi?ini anlamaktay?z.1458’de murahhasal?k merkezi olan Sulumanast?r’?n hem Çamçyan’?n verdi?i malumatta hem de daha sonraki dönemlere ait verilerde patriklik merkezi oldu?unu görüyoruz.[68]Bu durumda murahhasal???n patrikli?e dönü?ümü ortadad?r.Murahhasa ünvan? ruhani önderler için kullan?ld???na göre Osmanl? hakimiyeti alt?ndaki bölgelerin piskoposlar?n?n da ba?land??? bir ruhani önderlik,ba?piskoposluk ?stanbul’da olu?turulmu?tur.

Fatih Sultan Mehmed’in vermi? oldu?u ferman?n Patrikhanenin muhtelif zamanlarda u?rad??? yang?n felaketlerinde kaybolmu? olmas?,atama i?inin tarihinde oldu?u gibi ilk ruhanilere verilen ünvan,onlar?n görev ve sorumluluklar?n? da bir muamma içerisinde b?rakmaktad?r.

Fatih’in kullanm?? oldu?u patrik ünvan? ?eref payesi olarak de?erlendirilebilir.Fakat,bu noktada ruhanilere verilen ünvandan ziyade atama yap?lmas?na te?ebbüs önemlidir.Zira ba?piskoposun patrik olarak isimlendirilmesinin kilise hiyerar?isinde,yani ruhani olarak bir getirisi yoktur.Ba?ka bir ifadeyle patrik olarak atanan ruhani,bundan sonra bir Katogigos gibi piskopos takdisi ya da müron ya??n? kutsama ritüelini meydana getirmiyor.Fakat kendisinden alt derecedeki ruhanilerin takdisi ve ayn? derecedeki piskoposlar?n ruhani idaresini üstleniyor.Ruhani hiçbir yetkisi bulunmayan Osmanl? Padi?ah? da sivil yetkiler vererek ruhanileri ve halk? idare etmesi için görevlendiriyor.Bu durumda ruhani yetkilerini Katogigostan alan piskopos sivil yetkilerini de Osmanl? Sultan?ndan alarak patriklik mertebesine yükselmektedir diyebiliriz.

Ermenice’de patrik teriminin kullan?m?n?n ve Ermeni Kilisesi’nde patriklik hiyerar?isinin olu?umunun bu konuya yeterince aç?kl?k getirece?i kanaatindeyiz.

Ermeniler patrik için batriark,patrikhane için,batriarkaran,patriklik için ise batriarkutyun tabirini kullanmaktad?rlar. Batriark kelimesi Grekçe patriark kar??l???ndad?r.[69]Grekçe’de patria ve archein kelimelerinin birle?mesi ile meydana gelen patriark kelimesi ilk olarak IV.Yüzy?lda Konstantin taraf?ndan umumi piskoposlar için kullan?lm??t?r.[70]VI.Yüzy?lda ise Roma,?stanbul,Antakya,?skenderiye ve Kudüs piskoposlar? için ba?piskopos manas?nda kullan?lm??t?r.Bu merkezlerin kurulu?lar?nda bir piskoposluk olmalar?ndan dolay? patrik,ba?piskopos olarak isimlendirilmi?tir.Ermeni Kilisesi de Katogigostan alt derecede bulunan patri?e,idaresinde piskoposlar?n da bulunmas? nedeniyle ba?piskopos,yani patrik ünvan?n? vermi?tir.Bu ba?lamda patriklik yarg? alan? içerisindeki piskoposluk bölgelerinin ba?l? bulundu?u ba?piskoposluktur.[71]

Ermeni Kilisesi’nde patriklik hiyerar?isinin olu?umuna gelince Ermeni hakimiyetinde olmayan bölgelerdeki vaftizlilerin ve kiliseye ba?l? piskoposluklar?n idaresinin mevcut Katogigosluklarla giderilmesinin zor oldu?u ve devlet içerisinde vaifiizlilerin sivil idaresinin de gerekli oldu?u durumlarda yüksek dereceli bir ruhaniye ihtiyaç duyulmu?tur.Bu ihtiyaç yeni bir Katogigosluk ihdas etmekle giderilemezdi.Çünkü bu Kilisenin bölünmesi anlam?na gelirdi.Bu nedenle Katogigostan alt derecede,piskopostan yüksek derecede bir ruhani olmal?yd?.Bu da daha önce piskoposluk iken ba?piskoposluk yap?lan merkezler için kullan?lan Grekçe patriark teriminin ifade etti?i patriklik ile kar??land?.

Ermeni Kilisesi’nde olu?an patrikliklere bakt???m?zda Kudüs ve ?stanbul patriklikleri oldu?unu görürüz.Bu iki patriklik de Bizans idaresinde iken Müslümanlar taraf?ndan fethedilen ?ehirlerde olu?mu?lard?r.?ki patrikli?in olu?umunun da bu ?ekilde olmas? bir tesadüf de?ildir.Bizans’?n bask? ve zulümleri alt?nda bulunan Ermenilerin bir Müslüman taraf?ndan fethedilen ?ehirde kendi ayinleri üzere serbest b?rak?l?p devlete de cizye ad?nda bir vergi ödedikleri bilinmektedir.

Kudüs patrikli?inin olu?um sürecini önceki bölümlerde vermi?tik.?stanbul Patrikli?i’nin olu?umuna gelince Fatih’in ?stanbul’u fethetti?inde Ermenilerin bir ba?piskoposa sahip olduklar?n? bilmemesi dü?ünülemez.Bursa’da ili?ki içerisinde bulundu?u Hovagim’in Bizans dönemindeki vazifesinin dü?ürülmesinden sonra Fatih taraf?ndan Bursa Ba?piskoposu olarak atanmas?na izin vermesi akla yatk?nd?r.Bu durum ?stanbul’u fethetme dü?üncesinde olan Fatih’in siyasetine de uygundur.Bu durumda fetihten önce bir ba?piskoposun idaresinde bulunan Ermeniler,fetihten sonra Fatih taraf?ndan ayinleri üzere serbest b?rak?larak bir idari sistem olu?turulmu?tur.Olu?turulan bu idari sistemi ba?piskoposlu?un yükseltilmesi ve yüceltilmesi olarak ifade edebiliriz.

Fatih’in atama te?ebbüsünde bulunmas?nda Osmanl? gelene?ine uymamas? dü?ünülemez.Osmanl? gelene?inin örne?ini Yavuz Sultan Selim’in Kudüs’ü fethetti?inde Kudüs Ermeni Patri?i Sarkis’e vermi? oldu?u fermandan da anlamaktay?z.Yavuz Ercan taraf?ndan yay?nlanan bu fermanda,at?fta bulunulan en eski tarih Hz.Ömer’in vermi? oldu?u nameye dayanmaktad?r(638).Ayr?ca Ermenilerin ellerinde bulunan kilise,manast?r ve di?er kutsal yerler eskiden hangi ?artlarla ellerinde bulunuyorsa,yine ayn? ?ekilde devam etmek üzere kendilerine verilmi?tir.Ayr?ca bu fermanda eskiden oldu?u gibi Habe?,K?pti ve Süryani toplumlar?na da Mar Yakup Kilisesinde oturan Ermeni patriklerinin gelenekleri üzere sahip olaca?? belirtilmi?tir.[72]

Bütün bu vermi? oldu?umuz bilgiler,?stanbul Ermeni Patrikli?i’nin Bizans döneminde ba?piskoposluk konumunda iken Fatih taraf?ndan derecesinin yükseltilerek patriklik konumuna getirildi?ini ortaya koymaktad?r.Peki Osmanl? Devleti taraf?ndan böyle yükseltme ve yüceltme ?eklindeki bir atamaya niçin ba?vurulmu? ya da müsaade edilmi?tir?

Fethedilen ?ehrin iskan edilmesi oran?n hakim nüfusunu olu?turman?n i?aretidir.Peki farkl? unsurlar?n ?ehre göçünü te?vik niçindir?Bilindi?i gibi Rumlardan al?nan ?ehirde bir Rum dini kurumunun canl?l???n?n devam ettirilmesi var ortada.Bunun sebebi,büyük bir ço?unlu?u sava?tan sonra ?ehirde kalan Rum nüfusu için yap?lm?? olabilir.Böyle bir tesis hem içerdeki hem de diasporadaki Rumlar?n fetheden güce kar?? nefretlerini hafifletme sebebi olabilir.[73]Hatta Bat? H?ristiyanlar?n?n tepkisini hafifletmek için de olabilir.Fakat,fetihten sonraki geli?melerin ????? alt?nda(bunun tarihi günümüze kadar getirilebilir) fethedilenlerin yüzy?llarca kilise olarak varl???n? devam ettiren ve ekümeniklik iddias?nda bulunarak di?er kiliseleri içerisine çekme hususunda Katolik Roma ile yar??an patrikli?in ve vaftizlisi olan halk?n,içinden fetheden güce kar?? nefretini atmas? dü?ünülemez.Eldeki kan?tlar da bu yöndedir.[74]Hatta fetihten hemen sonra isyan dü?üncesine matuf fikirler yayan baz? Rumlar cezaland?rllm??t?r.[75]Rumlar ?ehrin iç taraflar?na yerle?tirilmi?ti.Fakat,bu tedbirler yeterli görülmeyince Anadolu’nun muhtelif yerlerinden Ermeniler ?stanbul’a getirilip surlara ve kap?lar?n giri?ine yerle?tirilmi?lerdir.[76]Bu durumda Rum ruhani merkeziyle ayn? seviyede bir ruhani merkezin ihdas? ile ayn? ?ehirdeki iki H?ristiyan kilise aras?ndaki ba?lar?n zay?f kalmas?na olanak sa?lanm??t?r diyebiliriz.

Bütün bunlar? Anadolu’daki tarih ve sosyal ya?am da desteklemektedir.Ermenilerin,Anadolu’nun birçok bölgesinde,da??n?k ?ekilde,yo?unlukla Kafkasya taraflar?nda(Do?u Anadolu’da)ve Kilikya’da olmak üzere ya?ad?klar?n? görüyoruz.Osmanl?’n?n yükseli? döneminde bu bölgelerin ço?u-ba?ta Van,Kudüs-M?s?r olmak üzere-Osmanl?’n?n eline geçmi?ti.Bununla beraber Rum Kilisesi’nin içinde filizlenip geli?ti?i,ekümeniklik iddias?nda bulundu?u Bizans ?mparatorlu?u’nun zulmü alt?nda Anadolu’daki Ermenilerin Türklerin hakimiyetini tercih ettikleri bir vak?ad?r.Ermenilerin Bizans’?n da büyük katk?s? oldu?u bu da??n?k Anadolu ya?am? içerisinde,Osmanl? s?n?rlar?na dahil olmu? Ermeni Kilise merkezleri de vard?.Buralar? yüceltmek ve yükseltmek gibi bir durum varken,bunlar?n aralar?ndaki Ana Kilise merkezi olma çeki?melerinden de faydalanarak ?stanbul’da yeni bir Ermeni kilise merkezi olu?turulmu?tur.Zaten var olan Kilise merkezleri ile de?il de ba?kentte olu?turulan yeni bir merkez, patriklik ile,Anadolu’nun her taraf?nda ya?ayan,tarih boyunca isyan ruhlu olmu? Ermenilerin idaresini de kolayla?t?racakt?.

Dikkate ?ayan bir ilave faktör de,?stanbul’a göç ettirilen Ermenilerin ço?unlu?unun üst düzeyde kültüre sahip esnaf,sanatkar vb. olmalar?d?r.Bu Ermeniler ?mparatorlu?un ba??ehrinin kültürüne de katk?da bulunacaklard?.Ayn? zamanda yeni olu?turulan patrikli?in kökle?mesini,ayakta kalmas?n? sa?layacakt?.Nitekim çeki?meli geçen(?arkl?lar-garpl?lar çeki?meleri)ilk iki yüzy?l? a?k?n sürede,kendilerine biçilen dini statülerinin de etkisiyle Ermeniler zenginle?tiler ve patrikli?in,dolay?s?yla Osmanl? Devleti’nin idaresine tesir edecek seviyeye ula?t?lar.Bunlara amiralar ismi verilmi?tir.Amiralar?n patrikli?in dini idaresinin siville?mesine de tesirleri olmu?tur.

Bütün bunlardan sonra söyleyebiliriz ki,Osmanl? Devleti’nin yükseli? devrinde güttü?ü siyasetin ve dinlerinin etkisiyle belirlemi? olduklar? ba?kalar?na kar?? müsamahakar davran??lar? ?stanbul’da kurumla?t?r?lm?? dini cemaatler içerisinde, temelden olu?turulan yeni bir H?ristiyan dini kurumu,?stanbul Ermeni Patrikli?i tesis olmu?tur.Bu dini kurumlar?n üstünde ise Osmanl? Hükümeti yer alm??t?r.Çünkü Osmanl? ?ahs?nda H?ristiyan dini tarihi aç?s?ndan önemli bir yeri olan ?stanbul’un Müslümanlar taraf?ndan fethi ve bu fethi gösterecek alt yap?n?n göstergesi olarak y?llarca farkl? nedenlerle bask? alt?nda tutulan unsurlara özgür ve kendini ifade edecek imkan? sa?lam??t?r.Bu farkl? unsurlar?n haklar?n?n tan?nmas? siyasal/ideolojik bir duru?tur,ama Osmanl?-Bizans çeki?mesinin de son perdesidir.







*Selçuk Üniversitesi,Sosyal Bilimler Enstitüsü Dinler Tarihi Ar?.Gör.,Konya.
[1]Ermenilerin H?ristiyanl??? toplu olarak kabul etmeleri ve kilisenin te?ekkülü hakk?nda ayr?nt?l? bilgi için bkz.Canan
Seyfeli,“Surp Krikor Lusavoriç:Ermenilerin Ayd?nlat?c?s?”,Uluslararas? Türk Dünyas? ?nanç Önderleri Kongresi,23-28
Ekim 2001,Ankara,kongrede sunulmu? bildiri.Ara?t?rmam?zda Ermeniler ve Ermeni Kilisesi ile ?gili terimleri Bat?
Ermenice’de telaffuz edildi?i ?ekilde asl?na uygun olarak kulland?k.Patrik ve patrikhane gibi Türkiye’deki kullan?m?
kökle?mi? terimleri ise Türkçe literatürde kullan?ld??? ?ekilde b?rakt?k.
[2]Hovhannes J.Tcholakian,L’eglise Armenienne catholique En Turquie,Istanbul:Ohan Mat.,1998,s.8 vd.;Gedikpa?ay? Hayasdanyayts Avedaranagan Yege?etsvo 1850-1950,?stanbul:Ak?n Matbaas?,1950,s.26 vd.;Ayr?ca bkz.M.Numan Malkoç,?stanbul’daki Protestan Kiliseler,?stanbul:Lütuf Yay.,1999,ss.82,87,91;ayr?ca bkz.
[3]Malachia Ormanian,The church of Armenia,Translated from French by G.Mancar Gregory,Second English Edition,London.:A.R. Mowbray&co.Limited,1955,ss.37-41;Oradedr 2002,?stanbul:Ohan Matbaac?l?k,Aral?k 2001,s.92.
[4]Bkz.Moses Khorenats’i,History of the Armenians,Çev.:Robert W.Thomson,Cambridge,Harvard University,1980,ss.333-334.
[5]Mehmet Ayd?n,Hristiyan Genel Konsilleri ve II.Vatikan Konsili,1.bas.,Konya:S.Ü.Bas.,1991,ss.22-24.
[6]A.A.Vasiliev,Bizans ?mparatorlu?u Tarihi,c.I,Çev.:Arif Müffid Mansel,Ankara:Maarif Matbaas?,1943,ss.187-196,287,331; Ayr?ca bkz.Mehmet Çelik,Türkiye’nin Fener Patrikhanesi Meselesi,?zmir:Akademi Kitabevi,1998,ss.67-70;Esat Uras,Tarihte Ermeniler ve Ermeni Meselesi,?stanbul:Belge Yay.,1976,ss.128-129.
[7]Avedis K.Sanjian,The Armenian Communities in Syria under Ottoman Dominion,Cambridge:Harvard Universty Press,1965,ss.96-97.
[8]Bkz.Fred Field Goodsell,"Tarihsel Görünüm”,Ed.Clarence Richard Johnson,M.A.,?stanbul 1920,Çev.:Sönmez Taner,?stanbul: Tarih Vakf? Yurt Yay.,1995,ss.39-40.
[9]Georg Ostrogorsky,Bizans Devleti Tarihi,Çev.:Fikret I??ltan,4.bas.,Ankara:T.T.K.Bas.,1995,ss.216,224.
tO Müverrih Vardan,“Türk Fütuhat? Tarihi(889-1269)”,Çev.:Hrant Der Andreasyan,Tarih Semineri Der.,Say?:1-2,?stanbul:I.Ü. Edebiyat Fak.Yay.,1937,s.207;Ayr?ca bkz.Godsell,a.g.m.,s.40;Uras,a.g.e.,ss.128-129.
[11]Recep ?ahin,Tarih Boyunca Türk idarelerinin Ermeni Politikalar?,?stanbul:Ötüken,1988,ss.70-71.
[12]Kamuran Gürün,Ermeni Dosyas?,5.bas.,?stanbul:Rüstem,2001,ss.31-35.
[13]M.Streck,“Ermeniye”,I.A.,c.4,Eski?ehir:M.E.B.‘lay.,1997,ss.317-326.
[14]Urfal? Mateos,Mateos Vekayi-Namesi(952-1136)ve Papaz Grigor’un Zeyli(1136-1162),Çev.:Hrant Der Andreasyan,2.bas.,Ankara: T.T.K.Bas.,1987,ss.111-113;Ermeni-Bizans ve Emeni-Türk ili?kilerinde ayr?nt?l? bilgi için bkz.Mervan el-Müdevver,el-Ermenu Abra’t-Tarih,D?me?k,Suriye,1980,ss.479-484;vardan,a.g.m.,ss.177,179,212,237-238;Claude Cahen,Osmanl?lardan Önce Anadolu, Çev.:Erol Üyepazarc?,?stanbul:Tarih Vakf? Yurt Yay.,2000,ss.169-170,316;Ali Sevim,Genel Çizgileriyle Selçuklu-Ermeni ?li?kileri,Ankara:T.T.K.Bas.,1983,ss.7-8.
[15]Süryani Mihayil,Vekayiname,Çev.:Hrant Der Andreasyan,Türk Tarih Kurumu Kütüphanesinde el yazma,ss.23-24(K?s?m II,Fas?l VII.).
[16]Kevork Pamukciyan,“Ermeniler”,D.B.I.A.,c.3,?stanbul:Kültür Bakanl??? ve Tarih Vakf?’n?n Ortak Yay.,1994,s.190.
[17]Vardan,a.g.m.,s.212;Pamukciyan,“Ermeniler”,s.190.
[18]?.?ncicyan,XVIII.As?rda ?stanbul,2.bas.,Çev.:Hrand D.Andreasyan,?stanbul:I.E.Yay.,1976,s.21.Her ne kadar Der Andreasyan, ?ncicyan’?n kitab?na ekledi?i dipnotta ?stanbul Piskoposu Husik’le ilgili konsil kay?tlar?nda ?stanbul için Stinpol lafz?n?n kullan?ld???n?,bu ismin ?stanbul için kullan?lmayabilece?inden hareketle ba?ka bir ?ehir olabilece?ini ileri sürüyorsa da bunun böyle oldu?una dair kesin bir delil yoktur.Bkz.?ncicyan,a.g.e.,dipnot 58,ss.21-22.
[19]Eremya Çelebi Kömürciyan,?stanbul Tarihi XVII.As?rda ?stanbul,2.bas.,?stanbul:Eren Yay.,1988,ss.3,83.Kevork Pamukciyan bu kiliseden bahseden 1361 ve 1398 tarihli iki el yazma muht?radan söz etmektedir.Ayr?ca Konstantinopolis’te de??l Galata’da oldu?unu ve Surp Krikor Lusavoriç Kilisesi’nin eski ismi oldu?unu ileri sürmü?tür.Bkz.Kömürciyan,a.g.e.,Notlar-Fas?l VI.,s. 22,dipnot 417 a;Ayr?ca bkz.Kevork Pamukciyan,“Sulumanast?r Surp Kevork Kilisesi Ne Zamandan Beri Ermenilerin Elinde?”,Tarih ve Edebiyat Mecmuas?,s.5,Y?l.16,May?s 1980,?stanbul:1980,s.87;Ayr?ca Surp Sarkis Kilisesinin ?stanbul’da oldu?una dair ayr?nt?l? bilgi için bkz.Sarkis Sarraf Hovhannesyan,Payitaht ?stanbul’un Tarihçesi,2.bas.,Çev.:Elmon Hançer,?stanbul:Tarih Vakf? Yurt Yay.,1997,s.9;?ncicyan,a.g.e.,s.42.
[20]Bedros Zeki Garabedyan,Ermenice’den Türkçe’ye Mükemmel Lügat,Konstantinopolis,1907,s.1.
[21]Ormanian,a.g.e.,s.127;Ayr?ca bkz.Abdurrahman Küçük,Ermeni Kilisesi ve Türkler,1.bas.,Ankara:Ocak Yay.,1997,s.279.
[22]?ncicyan,a.g.e.,s.43.
[23]Kömürciyan,a.g.e.,ss.83-84.
[24]Polonyal? S?meon,Seyahatname(1608-1619),Çev.:Hrant D.Andreasyan,?stanbul:Baha Matbaas?,1964,ss.4 vd.
[25]?ahin,a.g.e.,ss.70-71.
[26]Va?ar?ak Seropyan,"Krikor Lusavoriç(Surp)Kilisesi”,D.B.?.A.,c.5,?stanbul:Kültür Bakanl??? ve Tarih Vakf?’n?n Ortak Yay., 1994,ss.106-108.Seropyan Krikor Lusavoriç Kilisesi’nin 1431 y?l?nda in?a edildi?inin daha sonra bulunan bir çok kan?tla kesinle?ti?ini,Kilisede bulunan biri haçkar di?eri ise Aziz Meryem ile ?sa tasvirleri nak?edilmi? iki kitabeli ta??n 1431 tarihini ta??makta oldu?unu söylemi?tir.Bkz.Va?ar?ak Seropyan,“Krikor Lusavoriç(Surp)Kilisesi”,s.106;Va?ar?ak Seropyan, “Ermeni Patikli?i”,D.B.I.A.,c.3,?stanbul:Kültür Bakanl??? ve Tarih Vakf?’n?n Ortak Yay.,1994,s.188.
[27]Kömürciyan,a.g.e.,ss.36,220;Ayr?ca bkz.?ncicyan,a.g.e.,s.102;Hovhannesyan,a.g.e.,s.41.
[28]Kömürciyan,a.g.e.,s.36.
[29]Francis Dvornik,Konsiller Tarihi ?znik’ten II.Vatikan’a,Frans?zca’ya Çev.:Soeur Jean-Mar?e O.P.,Türkçe’ye Çev.:Mehmet Ayd?n,Ankara:T.T.K.Bas.,1990,ss.57-59;Ayr?ca bkz.Mircea Eliade ve loan P.Couliano,Dinler Tarihi Sözlü?ü,Çev.:Ali Erba?, ?stanbul:?nsan Yay.,1997,s.136.
[30]Godsell,a.g.m.,s.41.
[31]Kevork B.Bardakjian,“The Rise of the Armenian Patriarchate of Constantinople”,Christians and Jews in the Ottoman Empire, Vol.I,Ed.:Benjamin Braude ve Bernard Lewis,New York,London:Holmes-Moyer Pub.,1982,s.91;Ayn? makalenin Türkçe çevirisi için bkz.Kevork B.Bardakjian,“?stanbul Ermeni Patrikli?i’nin Do?u?u”,Çev.:Gürhan Korkmaz,Ermeni Sorunu ve Bursa Ermenileri,Bursa: Uluda? Üniversitesi Bas.,2000,ss.89-105.
[32]Charles Diehl,Bizans ?mparatorlu?u Tarihi,Çev.:Cevdet R.Yulark?ran,?stanbul:Kanaat Kitabevi,1939,ss.171,180;Ayr?ca bkz. Baron Joseph Von Hammer Purgstall,Büyük Osmanl? Tarihi,2.bas.,c.1,Çev.:Mehmed Ata,?stanbul:Medya Ofset,Tarihsiz,ss.541-542.
[33]Ormanian,a.g.e.,ss.103-104;Abdurrahman Küçük,a.g.e.,ss.277-278,281-282.
[34]“Fetihten önce ?stanbul’da Ermeniler”bölümüne bkz.
[35]Çark,a.g.e.,ss.29-30.
[36]Franz Babinger,“Ein Besitzstreit um Sulu Manast?r unter Mehmed II.(1473)”,Charisteria Orientalia,Ed.:Felix Taver-Vera Kubickova-Ivan Hrbek,Praha:Nakladatelstvi Ceskoslovenske Akademie,1956,ss.31-33.Bu makaleyi bizim için çeviren Say?n Prof. Dr.?erafettin Gölcük ve Yrd.Doç.Dr.Abdülkerim Bahad?r Bey’e te?ekkürü bir borç biliriz.Franz Babinger taraf?ndan ne?redilen 1473 tarihli bu ferman Pars Tu?lac? taraf?ndan da ne?redilmi?tir.Fakat yanl??l?kla 15 A?ustos 1570 tarihli olarak gösterildi?inden iki ayr? fermanlarm?? gibi alg?lanmaktad?r.Bkz.Pars Tu?lac?,?stanbuli Hayots Yege?etsiner?(?stanbul Ermeni Kiliseleri),?stanbul:Pars Yay.,1991,ss.53-55.
[37]Ahmed Akgündüz,Osmanl? Kanunnameleri ve Hukuki Tahlil?eri,1.Kitap Osmanl? Hukukuna Giri? ve Fatih Devri Kanunnameleri, ?stanbul:FEY Vakf?,1990,ss.477-479.
[38]Aurel Decei,“Patrik II.Gennadios Skolarios’un Fatih Sultan Mehmet ?çin Yazd??? Ortodoks ?’tikad-namesinin Türkçe Metni”, Fatih ve ?stanbul,c.I,s.I,29 May?s 1953,?stanbul:?stanbul Fethi Derne?i Yay.,1953,ss.100-102.
[39]Bardakjian,a.g.m.,s.91;Pamukciyan,“Ermeniler”,s.191.
[40]“Fetihten Önce ?stanbul’da Ermeniler”bölümüne bkz.
[41]P.Mikayel Çamçyants,Batmutyun Hayots Sgzpane A?kharhi minçev tsam Dyar?n 1784,Hetor 3,Venedik:Hovhannes Prantsyants,16 Nisan 1786,s.500.Bu eseri bizim için temin eden Sarkis Seropyan’a ve tercüme eden va?ar?ak Seropyan’a te?ekkür ederiz.Ayr?ca bkz.Bardakjian,a.g.m.,s.89;Kar??la?t?r?n?z.Benjamin Braude,“Fundation Myths of the Millet System”,Christians and Jews in the Ottoman Empire,Vol.I,Ed.:Benjamin Braude ve Bernard Lewis,New York,London:Holmes-Moyer Pub.,1982,s.81,Türkçe’ye Çev.:Kurtulu? Dinçer,Tarih ve Toplum,c.4,s.40,Nisan 1987,ss.34-40 ve c.4,s.41,May?s 1987,ss.12-16.
[42]Bkz.Mükrimin Halil Y?nanç,“Bursa”,I.A.,c.2,Eski?ehir:M.E.B.Yay.,1997,ss.81-82.
[43]Mehmet Hocao?lu,Ar?iv Vesikalar?yla Tarihte Ermeni Mezalimi ve Ermeni Meselesi,1.bas.,?stanbul:Er-Tu Matbaas?,1976,s.51; Ayr?ca bkz.Y.G.Çark,Türk Devleti Hizmetinde Ermeniler 1453-1953,?stanbul:Yeni Matbaa,1953,ss.10-11;Va?ar?ak Seropyan,“Hovagim I”,D.B.I.A.,c.4,?stanbul:Kültür Bakanl??? ve Tarih Vakf?’n?n Ortak Yay.,1994,s.89.
[44]Bkz.Franz Babinger,Mehmed the Conqueror and His Time,Translated from the German by Ralph Manheim,Princeton:Princeton University,1978,s.197.
[45]H.A.R.Gibb ve Harold Bowen,“Islamic Society and the West”,Vol.I,part II,Oxford:Oxford Universty Press,1957,s.214.Osmanl? Devleti Ehl-i Kitab gayrimüsl?mleri ?slam ?eriat?ndaki z?mmi kaidelerine göre idare ediyordu.Fakat,Osmanl? döneminde uygulanan bu sistemin tamamen her zaman ve her yerde uygulanan hukukla ayn? oldu?unu söylemek mümkün de?ildir.Osmanl? Devleti padi?ah?n tek otoritesinde yönetiliyordu ve bu durum padi?ahlar?n z?mmili?i farkl? farkl? alg?lamalar? sonucunda bu sistemin kaidelerinin uygulamas? da farkl? farkl? olmu?tur.Bkz.Ebu’l Ala El Mevdudi,“?slam’da Gayr-i Müslimlere Tan?nan Haklar”,Çev.: Osman Güner,O.M.U.I.F.Der,s.7,Samsun,1993,ss.181-199;Mustafa Fayda,Hz.Ömer Döneminde Gayr-? Müslimler,2.bas.,?stanbul:M.Üni. Yay.,1989;Gilles Veinstein,“Fetihten Sonraki Osmanl? Millet Sistemi Uzerine Baz? Dü?ünceler”,I.Uluslar aras? ?stanbul’un Fethi Sempozyumu,?stanbul,24-25 May?s 1996,ss.137-142;Cevdet Küçük,“Osmanl? Devletinde Millet Sistemi”,Osmanl?(Ed.Güler Eren),c.4 Çroplum),Ankara:Yeni Türkiye Yay.,1999,ss.208-216.
[46]Babinger,“Ein Besitzstreit um Sulu Manast?r unter Mehmed II.(1473)”,ss.31-33.
[47]Ruy Gonzales de Clavijo,“Anadolu,Orta Asya ve Timur”,Çev.:Ömer R?za Do?rul,Sad.:Kamil Doruk,1.bas.,?stanbul:SES Yay., 1993,ss.41-42.
[48]N.lorga,“?stanbul’un Zapt? Hakk?nda ?hmal Edilmi? Bir Kaynak”,Çev.:Faz?l ???közlü-Adnan S.Erzi,Belleten,s.49,c.XIII,Ocak 1949, Ankara:T.T.K.Bas.,1949,ss.110-111,129.
[49]Kritovulos,Tarih-i Sultan Mehmed Han-? Sani,?stanbul:Ahmed ?hsan Matbaas?,1328,s.128;Ayr?ca bkz.Ekrem Hakk? Ayverdi, Fatih Devri Sonlar?nda ?stanbul Mahalleleri,?ehrin ?skan? ve Nüfusu,Ankara:Do?u? Matbaas?,1958,ss.73-74.
[50]Evliya Çelebi,Tam Metin Seyahatname,c.1-2,?stanbul:Birle?ik,1996,s.80.
[51]Osman Ergin,Türk Tarihinde Evkaf,Belediye ve Patrikhaneler,?stanbul:Türkiye Bas.,1937,s.72.
[52]?ncicyan,a.g.e.,s.19.
[53]Kömürciyan,a.g.e.,s.73.
[54]Tahsin Öz,Zwei Stiftungsurkunden des Sultansmehmed II Fatih,?stanbul,1935,Belge II,ss.91,100,103,107,108;Galata’daki Ermeni mahalleleri ?unlard?r:Ermeni Fenaveç,Manolverdi,Pa?meno,Etmekçi Anderya,Haceger,?adi Beg,Papazo?lu mahalleleri ve Erm?eniyan Mahallesi.F.Kiper,Fatih Mehmet II Vaktiyeleri,Ankara:Vak?flar Umum Müdürlü?ü Ne?riyat?,1938,ss.232,236,238,239; Ayr?ca bkz.Ekrem Hakk? Ayverdi,“Fatih Devrinde ?stanbul Mahalleleri”,Vak?flar Der,,c.4,Ankara:Vak?flar Umum Müdürlü?ü Ne?riyat?,1958,ss.259-261.
[55]Bkz Ayverdi,Fatih Devri Sonlar?nda ?tanbul Mahalleleri,?ehrin ?skan? ve Nüfusu,ss.80-81.Ayverdi ?ark ailelerinin geni? aile olduklar?ndan hareketle hane ba??na 7-8 ki?i bar?nabilece?ini ve evler haricindekileri de göz önünde bulundurarak ?stanbul merkezde genel nüfusun yakla??k 140.000 olaca?? sonucuna ula?m??t?r.Buna göre Ermeni nüfusunu yakla??k 7000 olarak dü?ünebiliriz.Bkz.a.g.e.,ss.82-83.
[56]Alfons Maria Schneider,“XV.Yüzy?lda ?stanbul’un Nüfusu”,Belleten,c.XVI,s.61,62,63,64,Ankara:T.T.K.Bas.,1952,ss.42-43.
[57]?ncicyan,a.g.e.,s.15,dipnot.41;Ayr?ca bkz.Sarkis Seropyan,“Çingenelerin Ermenile?mi?leri:Hay-Po?alar”,Tarih ve Toplum,c. 34,s.202,Ekim 2000,?stanbul:?leti?im,2000,ss.21-25.
[58]Kömürciyan,a.g.e.,s.80;Ayr?ca bkz.Hrant Der Andreasyan,“XIV.ve XV.Yüzy?l Türk Tarihine Ait Ufak Kronolojiler ve Kolofonlar”,Tarih Enstitüsü Der.,s.3,Ekim 1972,?stanbul:Edebiyat Fakültesi Matbaas?,1973,ss.147-148.
[59]Uras,a.g.e.,s.149;?an?n,a.g.e.,s.74;Abdurrahman Küçük,a.g.e.,s.88.
[60]Kömürciyan,a.g.e.,s.80;Ayr?ca bkz.Hrand Asadur,“G.Bolsoy Hayer? yev Irents Batriarkner?”,1901 Intarcag Oratsuyts Azkayin Hivantanatsi(1901 Ermeni Milli Hastanesi Salnamesi),Konstandnubolis,1901,s.81.61 Hovhannesyan,a.g.e.,s.7.
[62]Polonyal? Simeon,a.g.e.,ss.V,4,10;Surp Kevork Kilisesi’nde bulunan Sulumanast?r denilen geni? bir holün fresklerinin Bizans dönemine ait oldu?unu belgeleyen kan?tlar vard?r.Clavijo XV.Yüzy?l?n ba??nda bu manast?rdan bahsetmektedir.Polonyal? Simeon’un verdi?i bilgilere yak?n bilgiler veren ça?da?? Stchove,1630-1631 tarihlerinde ?stanbul’da bulunmu? ve bu mekan?n Ermeni Patrikhanesi oldu?unu söylemi?tir.Yine do?u seyyahlar?ndan Montcorys XVII.Yüzy?lda ve Sestini 1778’de bu kiliseden bahsetmektedirler.Bkz.Clavijo,a.g.e.,ss.41-42.;Jean Ebersolt,“Bizans ?stanbul’u ve Do?u Seyyahlar?”,Çev.:?lhan Arda, ?stanbul:Pera Turizm,1996,ss.112-113,173,176;Kömürciyan,a.g.e.,ss.75-76;Pamukciyan,“Sulumanast?r Surp Kevork Kilisesi Ne Zamandan Beri Ermenilerin Elinde?”,ss.88-89;Kevork Pamukciyan,“Kumkap? Patrikhane Kilisesi Ne Zamandan Beri Ermenilerin Elindedir?”,Tarih ve Toplum,c.14,s.81,Eylül 1990,ss.39,41.
[63]Bkz Ayverdi,Fatih Devri Sonlar?nda ?stanbul Mahalleleri,?ehrin ?skan? ve Nüfusu,s.79;Ayr?ca bkz.Uras,a.g.e.,s.149.
[64]?stanbul Ermeni Patri?i ve Alt? Cemaat tabir olunan Ermeni taifesinin Eçmiadzin Katogigosunun tayini hususundaki
1214(1799-1800)tarihli mahzar?;BOA,HH.,13182.B.
[65]Tu?lac?,a.g.e.,s.55.
[66]Ferman?n sureti için bkz.Babinger,“Ein Besitzstreit urn Sulu Manast?r unter Mehmed II.(1473)”,ss.31-33.
[67]Salname-i Devlet-i Aliyye-i Osmaniyye,Sene:1294,32.sene,Dersaadet:Halil Efendi Matbaas?,1294,ss.589-592;Salname-i Devlet-i Aliyye-i Osmaniyye,Sene:1296,34.def’a,?stanbul:Hac? Hüseyin Efendi Matbaas?,1296,ss.257-260;Salname-i Devlet-i Aliyye-i Osmaniyye,Sene:1277,Def’a 15,?stanbul:Takvimhane-i Amira,1277,ss.94-97.
[68]Babinger,a.g.m.,s.30,dipnot.5.;Polonyal? Simeon,a.g.e.,ss.4,10.
[69]Garabedyan,a.g.e.,s.703.
[70]?inasi Gündüz,Din ve ?nanç Sözlü?ü,1.bas.,Ankara:Vadi Yay.,Ekim 1998,s.302;Mehmet Zeki Pakal?n,Osmanl? Tarih Deyimleri ve Terimleri Sözlü?ü,c.2,?stanbul:M.E.B. Yay.,1993,ss.758-759;“Fener Patrikhanesinin Geçirdi?i ?nk?lab”,Ay?n Tarihi,Y?l:1, Numara:2,Ankara:Te?rin-i Evvel 1339(1923),ss.137-138.
[71]Ormanian,a.g.e.,s.116;Abdurrahman Küçük,a.g.e.s.277.
[72]Yavuz Ercan,Kudüs Ermeni Patrikhanesi,Ankara:T.T.K.Bas.,1988,ss.15-16
[73]Lütfi Güçer,“?stanbul Fethinin ?ktisadi ve Siyasi Sebepleri”,Fethin 511 inci Y?ldönümü Konferanslar?,?stanbul,1964,s.76.
[74]Süreyya ?ahin,Fener Patrikhanesi ve Türkiye,2.bas.,?stanbul:Ötüken,1996,ss.164 vd.;Robert Mantran,17.Yüzy?l?n ?kinci Yar?s?nda ?stanbul,c.1,Çev.:Mehmet Ali K?l?çbay,Enver Özcan,Ankara:T.T.K.Bas.,1990,s.114.
[75]Ayverdi,a.g.e.,ss.74-75.
[76]Ormanian,a.g.e.,ss.60-61.
[77]Yavuz Ercan,Osmanl? Yönetiminde Gayrimüslimler,Kurulu?tan Tanzimat’a Kadar Sosyal,Ekonomik ve Hukuki Durumlar?,1.bas., Ankara:Turhan Kitabevi,2001,s.109.
[78]Hagop,Barsoumian,“The Dual Role of the Armenian Amira Class within the Ottoman Government and the Armenian Millet(1 750-1850)”,Christians and Jews in the Ottoman Empire,Vol.I,Ed.:Benjamin Braude ve Bernard Lewis,New York,London:Holmes-Moyer Pub., 1982,ss.171 vd.
 ----------------------
* Ankara Üniversitesi İlahiyat Fakültesi -
- Ermeni Araştırmaları 1. Türkiye Kongresi Bildirileri-I.Cilt
        
   «  Geri