Anasayfaİletişim
  
English

Frans?z Ar?iv belgeleri I????nda Do?u Lejyonu'nun Kurulu?u ve Faaliyetleri

M. Serdar PALABIYIK*
ERMENİ ARAŞTIRMALARI, Sayı 26, 2007

 .&À €le="text-align: jusğÿøÿKFrans?z Ar?iv belgeleri I????nda Do?u Lejyonu'nun Kurulu?u ve Faaliyetleri136PJOuml;z: Literatürde nadiren detayl? bir biçimde incelenen, Osmanl? ?mparatorlu?u’ndan kaçan veya halihaz?rda Fransa’da ya?amakta olan Ermenilerden olu?turulan Frans?z Do?u Lejyonu, Birinci Dünya Sava?? s?ras?nda ve sonras?nda Ortado?u’da görev yapan en önemli birliklerden biridir. 1915 y?l?nda kurulan bu birlikler özellikle Mondros Ate?kes Antla?mas?’ndan sonra Çukurova bölgesini tarumar eden, sava??n en kanl? birliklerinden birisidir. Bu makalenin amac? da Frans?z ar?iv belgelerine dayanarak bu lejyonun kurulu?unu ve faaliyetlerini incelemektir. Bunu yaparken, sözlü tarihe dayal? spekülatif bir yöntem kullanmak yerine gerçekte ne  oldu?unu tam olarak aç?klayabilmek için gerçek ar?iv belgelerine müracaat edilecektir. Makale ondokuzuncu yüzy?l?n son döneminden itibaren Frans?z-Ermeni ili?kileri üzerinde yo?unla?t?ktan sonra Kas?m 1916’ya kadar Do?u Lejyonu’nun kurulu? sürecini analiz edecektir. Bu lejyonun Birinci Dünya sava?? s?ras?nda ve sonras?ndaki faaliyetleri bu makaleyi takip eden bir dizi makalenin konusu olacakt?r.

 
Anahtar Kelimeler: Do?u Lejyonu, Frans?z-Ermeni ili?kileri, Ermeni sorunu, Devrimci Ermeni Komiteleri.

 

Abstract: Being rarely examined in detail, the French Legion d’Orient, composed mainly of the Armenians either fleeing fflom the Ottoman Empire or those who had already been living in France, has been one of the most signifficant troops served in the Middle East during and after the First World War. Established in 1915, these troops were one of the bloodiest units of the war, which had stormed the Çukurova region after the Armistice of Mudros. This article aims to examine the establishment and activities of this legion in the light of French archival documents. In doing that, rather than making mere speculations based on oral evidence, authentic documents will be referred in order to provide the reader with the exact knowledge of what happened in reality. The article started with the roots of French-Armenian relations since late nineteenth centuries and then analyzed the process of establishment of Eastern legion up until November 1916. The activities of the Eastern legion during and after First World War will be the subject of subsequent articles.

 

Key Words: Legion d’Orient, French-Armenian Relations, Armenian Question, Revolutionary Armenian Committees.

 

Giri?

 
1915-16 y?llar?nda Do?u Anadolu’da ya?anan olaylar? “soyk?r?m” olarak nitelendirenler ile devlete ihanet eden bir toplulu?un tehciri olarak nitelendirenlerin birle?tikleri nadir noktalardan biri o dönemde Osmanl? Devleti üzerindeki d?? bask?lar?n mevcudiyeti ve bu bask?lar?n Türk ve Ermeni topluluklar? aras?ndaki ili?kiler üzerinde önemli etkileri oldu?u görü?üdür. Özellikle ondokuzuncu yüzy?l boyunca d?? müdahaleler zirve noktas?na ula?m??t?r. Daha önceleri, bu müdahaleler ?stanbul’da ve ta?rada tesis edilen diplomatik misyonlar?n Osmanl? bürokrasisi üzerindeki etkisi ?eklinde görülmekteydi. Hatta onalt?nc? yüzy?l?n sonu ve on yedinci yüzy?l?n ba?? gibi erken bir tarihte bile Avrupal? devletlerin diplomatik misyonlar? yüksek rütbeli Osmanl? yetkilileri ile güçlü ili?kiler tesis ederek kendi ülkelerinin tabiyetindeki tüccarlar için ayr?cal?klar elde etmeyi amaçl?yorlard?.[2] Daha sonralar?, bu ekonomik müdahalelere, adli ve dini ayr?cal?k talepleri eklendi. Buna göre, Avrupa devletlerinin temsilcileri baz? H?ristiyan topluluklar?n hamili?ini kendilerine tevdi ederek fermanlar almak için mücadele ettiler. Bu çerçevede H?ristiyan topluluklar ile ilgili adli hususlara müdahale ederek bir tak?m ayr?cal?klar elde etmeye çal??t?lar.  On dokuzuncu yüzy?la gelindi?inde H?ristiyan topluluklar?n haklar?n?n korunmas? konusu üç Büyük Güç aras?nda son derece ?iddetli bir rekabetle sonuçland?. Bir taraftan Fransa kendisini Katolik H?ristiyan topluluklar?n hamisi olarak addederken, di?er taraftan ?ngiltere Protestan topluluklar için benzeri bir ayr?cal?k elde etmek için çaba harcad?. Son olarak, Osmanl? Devleti’nin on dokuzuncu yüzy?l boyunca defalarca sava?t??? Rusya kendini Osmanl? s?n?rlar? içerisindeki en kalabal?k gayrimüslim topluluk olan Ortodoks H?ristiyanlar?n hamisi olarak ilan etti. H?ristiyan topluluklar?n korunmas? hususundaki bu rekabet ondokuzuncu yüzy?l?n ortas?nda Büyük Güçler aras?nda bir sava?a bile yol açt?. Rusya’n?n Osmanl? Devleti’ndeki artan nüfuzundan çekinen ?ngiltere ve Fransa Osmanl? Devleti’ne Rusya ile yapt??? bir sava?ta (1853-56 K?r?m Sava??) destek vererek bu nüfuz art???n? engellemeye çal??t?lar.

 

Bu süreç içerisinde Ermeni toplumunun durumu son derece dikkat çekicidir. Ermeni toplumunun büyük bir bölümü Gregoryen Ortodoks’tur; bu haliyle Rus ç?karlar? için potansiyel bir hedef te?kil etmektedirler. Ancak 1820’lerde Osmanl? Devleti s?n?rlar? dâhilinde görev yapan Katolik misyonerlerin çal??malar?n?n neticelerinde önemli say?da Ermeni Katolikli?i tercih etmi?, böylece bir Katolik Ermeni toplumu olu?mu?tur. Bu toplum o kadar güçlenmi?tir ki, ?stanbul’daki Frans?z Büyükelçisi’nin de bask?s? ile 1831 y?l?nda Sultan II. Mahmut, Katolik Ermeni toplumunu tan?m?? ve onlara ba??ms?z bir kilise kurma izni vermi?tir.[3] Bu izni, Katolik misyonerlerden daha aktif bir misyonerlik faaliyeti yürüten Protestan misyonerlerin etkisi alt?nda Protestanl??a geçen Ermenilerin Protestan Ermeni toplumu olarak tan?nmas? ve onlara da ba??ms?z bir kilise kurma izni verilmesi izlemi?tir. 1846 y?l?nda Protestan Ermeniler Protestan Yönetim Kurulu (Protestant Governing Board) adl? bir yap? olu?turmu?lar ve ?stanbul’daki ?ngiliz Büyükelçisi’nin de araya girmesiyle kendi kiliselerini olu?turabilmi?lerdir.[4] Bütün bu geli?meler göstermektedir ki, Büyük Güçlerin müdahaleleri yaln?zca Osmanl? Devleti ile Ermeni toplulu?u aras?ndaki ili?ki aç?s?ndan de?il, Ermeni toplulu?un kendi içindeki mezhep bölünmelerine yol açmas? aç?s?ndan da önemli bir rol oynam??t?r.

 

Bu giri?in ard?ndan bu makalenin konusuna gelecek olursak, bu makale 1883-1916 y?llar? aras?nda Ermeni toplumu ile Büyük Güçlerden biri olan Fransa aras?ndaki ili?kileri ve bu ili?kilerin Ermeni sorunu üzerindeki etkilerini incelemek üzere kaleme al?nm??t?r. Bu çerçevede makalenin ilk bölümünde Fransa’da kurulan devrimci Ermeni örgütlerinin faaliyetleri ve Frans?z Hükümeti ile olan ili?kileri incelenecektir.  Makalenin odak noktas?n? olu?turan ikinci bölümde ise Birinci Dünya Sava?? s?ras?nda Frans?z Ordusuna ba?l? bir birlik olarak kurulan Do?u Lejyonu incelenecektir. Bu birlikler sava? s?ras?nda Fransa taraf?ndan tesis edilmi?, e?itilmi? ve Güney Anadolu’ya gönderilmi?tir. Lejyon’un 1916 y?l?ndan sonra Birinci Dünya Sava?? içerisinde ve Birinci Dünya Sava??’ndan sonra gerçekle?tirdikleri faaliyetler ise bu makaleyi takip edecek olan bir dizi makalenin konusunu te?kil edecektir.

 

Ara?t?rma sahas?n?n geni?li?inden dolay? ve Frans?z-Ermeni ba?lant?s?n? aç?kça ortaya koyabilmek için kronolojik bir yap? takip edilmektedir. Bunun yan? s?ra, bu konuyla ilgili ikincil kaynaklar? özetlemek yerine, Frans?z ve Osmanl? ar?ivlerinden elde edilen birincil kaynaklara odaklan?lmaya çal???lm??t?r. Bu nedenle bu makalede verilen bilgiler ve yaz?lan yorumlar tesadüfi bir beyin f?rt?nas?n?n sonucu de?ildir ve her iddia dikkatle belgelenmi?tir. Bu makalenin yazar? ancak böyle bir metodoloji ile tarihsel olaylar?n karma??k yap?lar?n?n çözümlenebilece?ini dü?ünmektedir.

 

I. 1. DÜNYA SAVA?I’NA KADAR ERMEN?-FRANSIZ BA?LANTISI (1883-1914)

 
Giri? bölümünde belirtildi?i üzere, Frans?z-Ermeni ba?lant?s? 1820’lerde Frans?zlar?n ?stanbul’da bir Katolik Ermeni Kilisesi kurulmas?na verdi?i destekle öne ç?km??t?r.  Ancak bu ba?lant? sadece Osmanl? topraklar?nda s?n?rl? kalmam??, Fransa’da da etkin bir Ermeni toplumu olu?mu?tur. Kafkaslardan ve Osmanl? topraklar?ndan Fransa’ya yap?lan Ermeni göçleri sonucunda, ba?ta Marsilya ve Paris ba?ta olmak üzere, Fransa’da küçük ama güçlü bir Ermeni toplumu olu?mu?tur. Ermeni sorununun 19. yüzy?l?n ikinci yar?s?nda patlak vermesinin hemen ard?ndan bu toplum, Osmanl? ?mparatorlu?u’na kar?? ate?li bir cephe olu?turmu?tur. Basit komiteler kurmak suretiyle Avrupa kamuoyunu Osmanl?lara kar?? k??k?rtma amac? gütmü? ve Osmanl?lar?n H?ristiyan nüfusa sürekli zulmetti?i gibi gerçeklikten uzak bir savla ortaya ç?km??t?r.

 
Ar?iv belgelerinin gösterdi?i gibi, daha 1883’te, Osmanl? yetkilileri Ermeni komitelerinin Paris’te faal oldu?u yönünde söylentilerden haberdar olmu? ve konuyla ilgili Paris’teki Osmanl? elçisi Esad Pa?a’dan bilgi istemi?tir. Büyükelçi verdi?i cevapta Paris’teki Ermeni toplumunun içinde bulundu?u durumu inceledi?ini ve Parisli Ermenilerin siyasi entrikalarla ilgisi olmayan birkaç fakir ö?renci ve bir tak?m i? adam?ndan olu?tu?u sonucuna vard???n? belirtmi?tir. Ancak yine de bu toplumdan gözünü ay?rmayaca??n? da söylemi?tir[5].

 
Büyükelçinin verdi?i bu cevap asl?nda onun konuya gerekti?i önemi vermedi?ini göstermesi aç?s?ndan çok dikkat çekicidir. Ermeni faaliyetleriyle ilgili al?nan istihbarat?n kesinli?inden emin olan Osmanl? Hariciyesi Esad Pa?a’y? Paris’teki Ermeni komitelerinin faaliyetler konusundaki bilgisizli?i nedeniyle uyarm??t?r. Bu ba?lamda Esad Pa?a’n?n Paris’teki Ermeni toplumuyla ilgili haz?rlad??? raporun St. Petersburg’daki Osmanl? elçisi ?akir Pa?a’n?nkiyle paralellik göstermedi?i belirtilmi?tir. ?akir Pa?a Paris ve Cenevre’de baz? gizli Ermeni örgütlerin varl???ndan bahsetmi? ve bunlar?n di?er ?ehirlerdeki Ermeni komitelerinden niyetleri dolay?s?yla ayr?ld???n? belirtmi?tir[6]. Di?er bir deyi?le, bu komiteler basit hay?r i?leri yürüten masum örgütlenmeler de?ildi ve Osmanl? hükümeti bu faaliyetleri yak?ndan takip etmeliydi.

 
Ba?lardaki bu yanl?? ve eksik tahminler Ermeni komitelerinin daha da kuvvetlenmelerine ve Londra, Cenevre, Paris ve Marsilya gibi Avrupa’n?n farkl? ülkelerindeki Ermeni örgütleri aras?nda kuvvetli bir a? kurma noktas?na gelebilmesine yol açm??lard?r. Bu komiteler 1890’lar?n ba??nda Anadolu’da ciddi isyanlar düzenlemeye ba?lam??lard?r. Dahas?, bu örgütler Osmanl? ?mparatorlu?u’nda görev yapan Ermeni dini yetkililer ile de s?k? bir ili?ki içindeydiler. “Londra ve Marsilya Ermeni Komiteleri” ad?ndaki genel bir örgütün e? ba?kan?ndan Adana Ermeni Ba?piskoposu Mighidritch Vehabedian’a yaz?lan bir mektupta Ermeni komitelerinin, yüzy?llar boyu ?mparatorlu?un di?er toplumlar?yla bar?? ve uyum içinde ya?am?? olan Osmanl? Ermeni cemaati üzerinde ne derece tesirli oldu?u aç?kça gösterilmektedir. Bu mektupta Ba?piskopos Vehabadian’?n Adana bölgesindeki Ermeni eleba?lar?n faaliyetlerinden gizli bir ?ekilde haberdar edilece?i belirtilmi? ve planlanm?? bir isyan konusunda bilgilendirilmi?tir[7]:

 
“Bin ki?iyi silahland?rabilecek cephaneyi yollad?k ve dinamitler için de gerekli talimatlar? verdik. Adana, Payas ve Mara?’a s?ras?yla 300, 60 ve 200 atl? h?zla gönderilmelidir. Bu askerler ac?mas?zca sald?rmal? ve faaliyetleri gizli tutulmal?d?r. “Ölüleriniz için dua edin” ?ifresini içeren telgraf? ald???n?zda, isyan? ba?latmal?s?n?z. Bu zamana dek, hiçbir ?eyden haberi olmayan hükümet atalet içinde olacakt?r. Onlarla ili?kinizi iyi tutunuz. Valilerin, genel valilerin ve bölge valilerinin güvenini ve arkada?l???n? iki yüzlülükle kazanmal?s?n?z ki, Ermeni faaliyetlerinden ?üphelenmesinler”.

 
Bu mektupta Ermeni isyan komitelerinin kulland??? yöntemler de aç?kça görülebilmektedir. Adana isyan? “telgraf hatlar?n?n kesilmesi, kamu binalar?n?n ate?e verilmesi, üst düzey yetkililerin öldürülmesi, [bölge ve mahalli] hazinenin ya?malanmas?, cephaneliklerin kontrol alt?na al?nmas? ve mahkûmlar?n hapishanelerden serbest b?rak?lmas?yla” ba?lamal?d?r.[8] Ayr?ca Büyük Güçleri de isyana dâhil etmek için K?br?s’taki ?ngiliz-Ermeni komitesi yoluyla Avrupa’daki önemli ba?kentler bilgilendirilecektir.[9] Bir ba?ka deyi?le, bu a? ba?ar?l? bir ?ekilde etkinle?tirilecektir. ?syanc?lar?n emirleri ve lojistik deste?i Londra ve Marsilya komitelerince sa?lan?rken, Avrupa kamuoyunu bilgilendirme görevi de ?ngiliz-Amerikan komitesi taraf?ndan gerçekle?tirilecektir.

 
1893’te Yozgat ve Merzifon’da büyük Ermeni isyanlar? ç?km??t?r. ?syanc?lar?n ?mparatorluk d???ndaki ba?lant?lar? Osmanl?lar? Avrupa’daki Ermeni komiteler hakk?nda daha fazla bilgi toplamaya zorlam??t?r. Bab?âli ve Paris aras?ndaki yaz??malardan anla??laca?? gibi, 1893’ün sonlar?nda hem Paris’teki Osmanl? Elçisi hem de Osmanl? Hariciyesi Ermeni komitelerinin faaliyetlerini, hala tam olarak olmasa da, daha dikkatle de?erlendirmeye ba?lam??t?r. Esad Pa?a hala Paris’teki Osmanl? elçisi idi, ancak on y?l önceki halinden daha duyarl? bir tutum sergilememi? ve de Marsilya’da ya?ayan üç Ermeni eleba?? Avedis Nakhian, Karakin Issakoudi ve Andon Sislian hakk?nda detayl? bilgi gönderememi?tir.[10] Di?er yandan Osmanl? Hariciye Vekili Said Pa?a, bu Ermeni eleba?lar?n? Avrupa kamuoyunu Osmanl?lar aleyhine k??k?rtmaya çal??an ki?iler olarak aktaran ba?ka kaynaklara yönelmi?tir.[11] Hariciye, istenilen bilgiyi sa?layamamas? dolay?s?yla Esad Pa?a’n?n etkinsizli?ini bir kez daha gözler önüne sermi?tir.

 
Tüm bu belgeler Osmanl? ?mparatorlu?u’nun Ermeni komiteleri hususunu pek de ciddiye almad???n? göstermektedir. Hükümetin di?er birçok konuyla u?ra??yor olmas? bu soruna etkin bir ?ekilde yakla?amamas?na yol açm?? olabilir. Özellikle Esad Pa?a’n?n Paris’te Osmanl? elçisi olarak on y?ldan daha fazla süre boyunca kalmas? Fransa’daki Ermeni komitelerinin güçlenmesine yol açm?? ve geri döndürülemez etkilerle sonuçlanm??t?r.

 
1895’te Said Pa?a Avrupa ve Birle?ik Devletler’deki Ermeni toplumlar?n?n faaliyetlerine kar??n daha ciddi tedbirler almaya karar vermi? ve Londra, Paris, Atina, Budape?te ve Washington’daki temsilciliklere Ermeni komite üyelerinin listesini isteyen bir telgraf göndermi?tir.[12] Paris’teki yeni Osmanl? elçisi Ziya Pa?a’dan gelen cevap oldukça ilgi çekicidir. Ziya Pa?a Osmanl? Hariciye’sinden gelen telgraf? Fransa’n?n birçok ?ehrindeki Osmanl? temsilciliklerine gönderdi?ini, ancak ne yerel Frans?z yetkililerinin ne de Frans?z D??i?leri Bakanl???’n?n Osmanl? diplomatlar?yla i?birli?i yapt???n? belirtmi?tir. Frans?zlar?n verdi?i cevap, ya Frans?z D??i?leri Bakan?’n?n verdi?i gibi ?ehirlerinde Ermeni komitelerinin olmad???, ya da bu komitelerin listelerini veremedikleri yönünde olmu?tur. Böylece Ziya Pa?a “bu ko?ullar alt?nda Frans?z hükümetinin i?birli?ini reddetmesi nedeniyle istedi?imiz sonuçlara ula?mak için kendi özel ara?t?rmalar?m?z? yapmak durumunday?z” demi?tir.[13] Bu özel ara?t?rmalardan bir tanesi, üst düzey bir yetkiliden bir Ermeni komitesinin üyeleri oldu?u yönünde ?üpheler olan ki?ilerin listesini gösteren bir rapor elde edebilen Marsilya’daki Osmanl? Konsolosu taraf?ndan yürütülmü?tür.[14] Daha da ilginç olan Konsolos’un Nice ve Toulon’daki Osmanl? görevlileri hakk?ndaki ?ikâyeti olmu?tur. Konsolos bu görevlilerin kendisine sekiz y?l boyunca bir cevap yazmad?klar?n? ve Hariciye’den bu ki?ilerin de?i?tirilmesini talep ettiyse de bu iste?in gerçekle?medi?ini belirtmi?tir.[15] Böylece bir kez daha Osmanl? hükümeti Fransa’daki hayati geli?meleri takip etmekten aciz kalm??t?r.

 
1893’te meydana gelen bir ba?ka geli?me de Adana Ba?piskoposu Mighidritch Vehabadian’?n Kudüs’te tutuklanmas? ve bunun Avrupa bas?n?nda yank? bulmas? olmu?tur. Yukar?da belirtildi?i gibi, Ba?piskopos Çukurova bölgesindeki Ermeni isyanlar?ndan sorumluydu ve dahas? Marsilya ve Londra Ermeni Komiteleri örgütü ile i?birli?i içerisinde bu isyanlar? düzenlemekle görevlendirilmi?ti. Tutuklama karar? k?sa bir süre içerisinde Ermeni komitelerince Avrupa ba?kentlerine duyurulmu? ve karar? ele?tiren birkaç makale Avrupa gazetelerinde yay?mlanm??t?r. Tek yönlü bu yaz?lara kar?? ç?kmak üzere Said Pa?a yukar?da bahsi geçen Marsilya ve Londra Komitesinin mektubunu Avrupa ve Amerikan ba?kentlerindeki Osmanl? temsilcilerine göndermi?, bu mektubun yay?mlanmas? dolay?s?yla Avrupa gazetelerine yaz?lar yazmalar?n? istemi?tir.[16] Bu iste?e cevap veren birçok temsilci aras?ndan Viyana’daki Osmanl? elçisi Galib Bey ‘Correspondence de l’Est’ adl? bir gazetede bu mektubun bir özetini yay?mlatmay? ba?ard???n? belirtmi?tir. Ayr?ca ‘Nouvelle Presse Libre’ ve ‘Neuse Wiener Tagblatt’ isimli iki ba?ka Viyana gazetesi de bu mektuba at?f yapm??lard?r.[17]

 
1895 y?l?n?n ortalar?nda Osmanl?-Frans?z diplomasisinde yeni bir kriz patlak vermi?tir. Sivas Bölgesi’nden Ba?vekilli?e yaz?lan ?ifreli bir telgrafta Sivas’taki Frans?z Konsolos yard?mc?s?n?n, isyanlardaki faaliyetleriyle tan?nmas?na ra?men Dr. Karekin adl? bir Osmanl? Ermenisini imtiyazl? bir tercüman olarak görevlendirdi?i belirtilmi?tir. Karekin daha önce tutuklanm?? ancak kan?t yetersizli?inden yeniden serbest b?rak?lm??t?. Ayr?ca karde?i Dr. Dikran Yozgat isyanlar?ndaki rolü nedeniyle tutuklanm?? ve ölüm cezas?na çarpt?r?lm??t?. Cezas? henüz infaz edilmemi?se de Frans?z temsilci?inin Dr. Karekin’i görevlendirmesi iki karde?in de Frans?z korumas? alt?na al?nmas?yla sonuçlanacakt?.[18] Ancak bu sefer Osmanl? Ba?vekilli?i gerekli tedbirleri alm?? ve Frans?z Konsolos yard?mc?s? bu görevlendirme karar?n? geri çekmek zorunda kalm??t?r.[19]

 
1895 sonlar?nda Frans?zlar?n Ermeni isyanc?lara verdi?i deste?in devam etti?ine dair istihbarat gelmekteydi. Bu kez Halep vilayetinden gelen ?ifreli bir telgraf Osmanl? ?mparatorlu?u’ndaki Frans?z misyonerlerle Ermeni isyanc?lar aras?ndaki çok önemli bir ba?lant?ya i?aret etmi?tir. Bu ba?lamda bir Ermeni’nin itiraflar?ndan, Mara?’taki Frans?z Antrasante ruhban okul ve evlerinin alt?nda bir cephanelik oldu?u ö?renilmi?tir. Halep Valisi Ba?vekillikten gerekli soru?turmalar? yap?p yapmamas? gerekti?ini sormu?[20] ve ayn? gün verilen ilgi çekici cevapta Avrupal?lara ait bir bölgede sadece bir Ermeni’nin itiraflar?na dayanarak soru?turma yapman?n uygun olmayaca?? belirtilmi?tir.[21] Ba?ka bir deyi?le, geçen yüzy?lda yabanc? güçlerin müdahalesine maruz kalm?? Osmanl? hükümeti kendini çok dikkatli davranmak zorunda hissetmi?tir. Bu, her ne kadar, yabanc?lar?n Ermeni isyanc?lar?n faaliyetlerine verdi?i lojistik deste?e kar?? tepkisiz kalmak anlam?na gelse de, Osmanl? hükümeti ba?ka bir seçene?i dü?ünmemi?tir.

 
Her ne kadar Osmanl? ?mparatorlu?u, yabanc? güçlerin müdahalesini engellemek ad?na, Ermeni isyanlar?na kar?? gerekli tedbirleri almaktan kaç?nm??sa da, Frans?z hükümeti Osmanl?’n?n iç i?lerine kar??maya çoktan karar vermi?ti. Halep Vilayeti’yle Ba?vekillik aras?ndaki yaz??madan sadece iki gün sonra Paris’teki Osmanl? elçili?i Hariciye’ye gönderdi?i ?ifreli bir telgrafta bu yönde bir uyar?da bulunmu?tur. ?lk telgrafta Büyükelçi, Frans?z hükümetinin donanmas?n? y?ll?k tatbikatlar için Do?u Akdeniz’e gönderdi?ini, ancak bu sefer tatbikatlar?n normal zamanlar?ndan bir ay önce gerçekle?tirilece?ini belirtmi?tir.[22] ?kinci telgraf ise bu tarih de?i?ikli?inin nedenini aç?klamaktad?r. Osmanl? Büyükelçisi Frans?z D??i?leri Bakan? ile yapt??? görü?mesinde bu de?i?ikli?in nedenini sormu? ve Bakan’dan ?u cevab? alm??t?r:[23]

 
“Sizden gerçe?i saklayamam. ?stanbul’dan H?ristiyanlara yap?lan zulümlerle ilgili gelen telgraflara güvenilemez. Bu sebepten ve Fransa’n?n uzun zamand?r sürdürdü?ü Do?u politikas? yüzünden hükümet, di?er ülkelerin gerisinde kalmay? göze almad???ndan, Büyük Güçlerin Ermenilerin ya?ad??? Osmanl? vilayetlerindeki olaylara kar?? tak?nd??? ortak tavr? desteklemektedir”.

 
Di?er bir deyi?le, Ermeni sorunu, zaman?n Büyük Güçlerinin Yak?n Do?u’daki ç?karlar?n? korumak için kulland?klar? bir araçtan ba?ka bir ?ey de?ildi. ?ngiliz ve Ruslar?n bölge üzerindeki rekabetinden Frans?zlar geri kalmak istememekteydi. Bu yüzden Büyük Güçler bu oyunun bir parças? olduklar?n? ilan etmi?lerdir.

 
Avrupa’daki Ermeni faaliyetleri öyle bir noktaya varm??t?r ki Osmanl? diplomatlar? art?k isyanc? komitelerin sonraki ad?mlar?n? tahmin edebilmekteydiler. Paris’teki Osmanl? elçisi Münir Bey’den Hariciye Vekili Tevfik Pa?a’ya Nisan 1896’da gönderilen bir mektupta Münir Bey, birçok kaynaktan Ermeni komitelerinin ?stanbul’da bir ay içerisinde büyük bir sald?r? düzenlediklerini; çünkü ?stanbul’daki meydana gelecek herhangi bir olay?n yo?un Ermeni propagandas? yoluyla Avrupa ba?kentlerinde ses getirece?ini dü?ündüklerini ö?rendi?ini belirtmi?tir.[24] Mektupta Osmanl? hükümeti, ?stanbul’un seçiminde ?ehirde Ermenilerin hamisi gibi davranan birçok Avrupal? temsilci bulunmas?n?n da etkili oldu?u konusunda uyar?lm??t?r.[25]

 
Bu tahminin hakl?l???, sadece bir buçuk ay sonra Ermenilerin Haziran 1896’da Osmanl? Bankas?’na gerçekle?tirdi?i sald?r?yla kan?tlanm??t?r. Büyük Güçlerin temsilcileriyle yap?lan yo?un müzakerelerden sonra Osmanl? hükümeti, Rus elçili?inin yard?m?yla Ermeni militanlar?n ülkeden ç?kmas?na izin vermi?tir. Bu militanlar ?mparatorluk topraklar?n? Gironde ad?nda bir Frans?z gemisiyle terk edip Marsilya’ya gitmeyi amaçlam??lard?r. Ancak Osmanl? hükümeti Frans?zlar?n bu militanlar? kabul etmemesini talep etmi?, ancak Frans?z hükümeti Osmanl? yetkilileriyle, militanlar?n foto?raflar?n?n sa?lanmas? gibi adli prosedürler alan?nda i?birli?i yapmay? reddederek, onlar? kabul etmi?tir.[26]

 
Bu olaylar birbiri ard?na meydana gelirken, Ermeni komitelerinin Avrupa’da kamuoyunu Osmanl?lar?n aleyhine çevirmek amac?yla yürüttü?ü Türkiye’yi gayrimüslim cemaati bask? alt?nda tutan, ac?mas?z ve despot bir ülke olarak tan?tan propaganda faaliyetleri ba?ar?l? olmaktayd?. Bu tip zararl? bir propagandaya kar??l?k Osmanl? hükümeti daha etkin tedbirler almaya karar vermi?ti. Eylül 1896’da Osmanl? Hariciye’si Roma, St. Petersburg, Paris, Londra, Viyana ve Berlin, yani Avrupal? tüm Büyük Güçler’deki Osmanl? elçiliklerine yollad??? telgrafta büyükelçiler Ermeni sorunuyla ilgili ?mparatorluk’taki son geli?melere dair bilgilendirilmi? ve bulunduklar? ülke hükümetlerine Ermenilerin ya?ad??? bölgelerde yap?lan reformlar hakk?nda aç?klamalarda bulunmalar? istenmi?tir. Bu aç?klamalarda Osmanl? hükümetinin gerekli reformlar? gerçekle?tirmeye çal??t???, ancak bölgedeki Ermeni isyanlar? yüzünden reform sürecini tamamlaman?n neredeyse imkâns?z hale geldi?inin alt? çizilmeliydi.[27]

 
Bu çal??man?n ba??nda belirtildi?i gibi, Osmanl? hükümeti daha 1883 y?l?nda Ermeni komiteleri hakk?nda detayl? bilgi talep etmeye ba?lam??t?. ?stenilen ?ekildeki detayl? bir liste ancak 17 Ekim 1896’da Marsilya’daki Osmanl? konsolosu Mavroyani Bey taraf?ndan gönderilmi?ti. Bu raporda “Ermeni Mültecilere Yard?m ?çin Marsilya Komitesi” (The Committee of Marseilles for Helping the Armenian Refugees) adl? bir Ermeni komitesine üye olanlar?n isimleri, adresleri ve mesleklerini içeren bir tablo yer almaktayd?. Komitede Mouline, Gujer ve Delord gibi Frans?z Protestan Piskoposlar?n?n ve de Albay Stitt ve Yüzba?? Hodler gibi ?ngiliz askerlerinin isimlerinin bulunmas? oldukça ilginçtir.[28] Bu isimler Avrupa’daki Ermeni cemaatiyle Avrupal?lar aras?ndaki yak?n ili?ki a??n? gösteren aç?k bir kan?tt?r.

 
Bu esnada Paris’teki Emeni isyan komiteleri kilise ve cenazeleri kullanarak Frans?z kamuoyunu kendi taraflar?na çekmeye çal??maktayd?. Münir Bey’in Tevfik Pa?a’ya gönderdi?i bir telgrafta Ermeni propagandas?n?n nas?l etkili oldu?u anlat?lmaktad?r. Münir Bey telgraf?nda, Katolik Ermenilerin Paris’te St. Clotilde Kilisesi’nde düzenledikleri bir cenaze töreninde bir Katolik Ermeni rahibin verdi?i vaazda, Haçl? Seferleri s?ras?nda Ermenilerin Frans?z askerlerini kurtard???n? ve ?imdi de Ermenilerin, Osmanl? ?mparatorlu?u’nun zulmünden kurtulmak için, Frans?z halk?n?n yard?m?na ihtiyaç duydu?unu anlatt???n? belirtmi?tir.[29] Törenin sonunda Kilise’nin Frans?z rahibi olan Charmetan cenazeye gelenlerden Ermeni komitelerine yard?m etmek için para toplam??t?r.

 
Frans?z-Ermeni ili?kilerine ve bunlar?n Osmanl? Ermenileri üzerindeki sonuçlar?na de?in bir ba?ka önemli geli?me de May?s 1896’da ba?layan “Monsieur Barthélemy olay?”d?r. Fransa’n?n Halep Konsolosu Monsieur Barthélemy, Ermeni ve Müslüman toplumlar aras?nda arabuluculuk yapmak için Mara?’a gitmi?, Müslümanlar Barthélemy’nin Ermeni yanl?s? davran??lar?ndan ho?nutsuz olmu?tur. Durum buyken, Halep Valisi Raif Bey’in gönderdi?i ?ifreli telgraftan anla??laca?? gibi, Frans?z hükümetinin Barthélemy’i Mara?’a daimi konsolos yard?mc?s? olarak atayaca??na dair söylentiler mevcuttu. Raif Bey de hükümeti gerekli tedbirler almas? konusunda uyarm??t?r.[30] Ancak Osmanl? hükümetinin çabalar? yeterli olmam?? ve Monsieur Barthélemy Mara?’a konsolos yard?mc?s? olarak atanm??t?r. Daha sonraki telgraflar Monsieur Barthélemy hakk?nda detayl? bilgiler içermi? ve Mara? bölgesindeki Müslümanlara kar?? olan nefreti ile Ermenilerin gerçekle?tirdi?i katliamlara kar?? gösterdi?i tolerans hakk?nda raporlar vermi?tir.[31] Di?er belgelerden ise bir Frans?z müdahalesini kolayla?t?rmak için hükümete kar?? bir komplo düzenlendi?i anla??lm??t?r. Bu ba?lamda ?stanbul’daki Frans?z büyükelçisi Ba?vekilli?e yapt??? ba?vuruda Monsieur Barthélemy’e kar?? düzenlenecek bir suikasttan haberdar oldu?unu ve bu gibi bir olay?n gerçekle?mesi halinde tek sorumlunun Bab?âli olaca??n? bildirmi?tir.[32] Sonuç olarak hükümet sald?r?y? engelleyecek gerekli tedbirleri alm??t?r. Ancak böyle küçük bir konunun nas?l uluslararas? bir z?tla?maya yol açabilece?ini göstermesi aç?s?ndan Monsieur Barthélemy olay? önemlidir.

 
Osmanl?’n?n Balkan Sava?lar?nda ald??? yenilgi Avrupa’daki Ermeni komitelerine Avrupa kamuoyunu bir kez daha Osmanl? aleyhine etkileme imkân? sa?lam??t?r. Ermeniler özellikle, Balkan Sava?lar?ndan sonraki durumu düzenlemek için toplanan Londra Konferans’?na kat?lanlar? etkilemeye çal??m??t?r. Bu aç?dan Boghos Nubar Pa?a ba?kanl???ndaki bir Ermeni komitesi Ermenilerin ya?ad??? bölgelerde Osmanl?lar?n reform yapmas? talebini masaya getirmeyi amaçlam??lard?r. Osmanl?’n?n Viyana’daki büyükelçisi Hüseyin Hilmi Bey bu konunun aciliyetiyle ilgili görü?ünü bildirirken di?er Osmanl? vilayetlerinin de ciddi ve h?zl? bir reform sürecine ihtiyaç duydu?unu belirtmi?, ancak Do?u Vilayetleri’nin özel statüsü nedeniyle yabanc?lar?n daha çok ilgisini çekti?ini anlatm??t?r. Bu yüzden Do?u Vilayetleri’ndeki reform ihtiyac?n?n di?er bölgelerden daha öncelikli oldu?unu belirtmi?tir.[33] Di?er bir deyi?le d?? müdahaleleri engellemek için bölgede en k?sa sürede ve etkin bir ?ekilde reform süreci ba?lat?lmal?yd?.

 

Bu günlerde Fransa Ermeni propagandas?ndan oldukça etkilenmi?ti. Haziran 1913’te Frans?z hükümeti Osmanl? hükümetine gönderdi?i bir notta Do?u Vilayetleri için bir “yüksek komiser” atanmas?n? talep etmi?tir. Ba?vekil Said Pa?a’ya gönderdi?i bir telgrafta, Paris’teki Osmanl? elçisi R?fat Pa?a hükümetini bu talebi kabul etmesi konusunda uyarm??, yoksa bu giri?imin yabanc? hükümetlere kalaca??n? söylemi?tir.[34]

 
Böylece 1883’ten 1914’e dek geçen otuz y?ll?k süre boyunca Avrupa’daki Ermeni komiteleri, Avrupa kamuoyunu, yanl?? bilgilendirmek suretiyle, etkilemeyi ba?arm?? isyanc? komiteler aras?nda kusursuz bir a? kurmu?tur. Bu dönemdeki Ermeni-Frans?z ba?lant?s? göreceli olarak daha gayri resmi ve dolayl? olmu?tur. ?li?kiler ana hatlar?yla Frans?z hükümet görevlilerinin Fransa’daki Ermeni komitelerine verdi?i destek ve Osmanl? ?mparatorlu?u’ndaki Ermeni vatanda?lar? koruma çabas?ndan ileri gelmi?tir. Ancak Birinci Dünya Sava?? ba?lay?p Osmanl? ?mparatorlu?u ?tilaf Devletlerine kar?? sava? ilan etti?i zaman, Frans?z-Ermeni ili?kileri daha resmi ve do?rudan bir hal alm??t?r. Ayr?ca bu ba?lant?lar yak?n bir zamanda Ermeni militanlar?n Do?u Lejyonu çat?s? alt?nda Frans?z ordusuna dâhil edilmesiyle tam bir i?birli?ine dönü?ecektir.

 
II. B?R?NC? DÜNYA SAVA?I’NIN ?LK YILLARINDAK? FRANSIZ-ERMEN? ?L??K?LER? (1914-1916) VE DO?U LEJYONU’NUN KURULU?U

 

May?s 1915’te, Birinci Dünya Sava??’n?n ba?lamas?ndan sadece bir y?l, Osmanl?lar?n sava?a Almanya yan?nda giri?inden de yedi ay sonra Osmanl? Ermenileri Zeytun’da kayda de?er bir isyan ba?latm??lard?r. ?mparatorlu?un k?r?lgan yap?s?na ra?men Osmanl? askerleri isyan? bast?rmak için bölgeye yollanm??lard?r. Bu esnada Çanakkale hala aktif bir cepheydi ve Osmanl? ordular? ?tilaf güçleriyle Mezopotamya’da sava?maktayd?. Bu zor dönemlerde Ermenilerin Zeytun’da ba?latt?klar? isyan çok zararl? olacakt?. D??ar?dan destek almaks?z?n ba?ar?l? olamayacaklar?n? anlayan Ermeniler Avrupa’daki Ermeni komitelere telgraflar göndererek Avrupa’da destek aramalar?n? istemi?lerdir. Örne?in, bir Osmanl? Ermeni’sinden Boghos Nubar Pa?a’ya gönderilen bir telgrafta Zeytun Ermenilerinin 20.000 Osmanl? askeriyle çarp??t??? ve e?er desteklenmezlerse durumlar?n?n daha kötüye gidece?i belirtilmi?tir.[35]

 
Avrupal? güçler aras?nda Ermeniler en çok Fransa’ya güveniyorlard?. Fransa’daki Ermeni toplumunun önde gelenlerinden Arshag Tchobanian Frans?z D??i?leri Bakan? Delcassé’ye yazd??? bir mektupla Frans?zlar?n deste?ini talep etmi?tir.[36] Osmanl? s?n?rlar?nda ya?ayan Ermenilerin çok ciddi bir zulme maruz kald?klar?n? iddia ettikten sonra Tchobanian Ermenilerin, sanki böyle bir ülke her hangi bir zamanda var olmu? gibi, Kilikya Ermenistan’?n?n yok edilmesini önlemeye çal??t???n? öne sürmü?tür. Ayr?ca Ermenilerin Kilikya bölgesini Frans?z Suriye’sine ba?l? bir Frans?z vilayetine çevirmeye haz?r olduklar?n? da belirtmi?tir. Tchobanian buna ek olarak ?u beyanlarda bulunmu?tur:[37]

 
“Fransa’n?n Kilikya’da ç?karlar? vard?r ve bunlar? korumak istemektedir. Bu noktada Ermeni ç?karlar? da korunacakt?r… On yüzy?l boyunca Kilikya Ermeni kimli?e sahip olmu?tur. Avrupa 11. yüzy?lda bölgeye ‘Küçük Ermenistan’ ad?n? vermi?tir… 11. Yüzy?ldan sonra ise bölge Türk i?galine u?ram??t?r… ?u anda tüm Kilikya’da 400.000’den fazla Ermeni bulunmaktad?r… Ermeniler Frans?z okullar?nda e?itim görmü?tür… Suriyeli karde?lerimizle beraber büyük plan? [Kilikya’n?n Frans?z Suriyesine dâhil edilmesi] desteklemekteyiz.”

 
Buradan da anla??laca?? gibi Ermeniler sadece Osmanl? askerlerine kar?? yard?m istemiyor, ayn? zamanda da Fransa’n?n Kilikya bölgesini i?gal etmesini talep etmekteydiler. Frans?z hükümeti bu mektuba cevap vermemi?tir. Bu arada Osmanl? ?mparatorlu?u da isyan? bast?rm??t?r. Tchobanian Frans?z D??i?leri Bakan?’na yazd??? bir ba?ka mektupta isyan?n bast?r?lmas?n? Osmanl?lar?n Ermenileri katletmesi ?eklinde nakletmi?tir.[38] Daha sonra ise Ermeni Katogigos’u Kevork’tan Frans?z D??i?leri Bakan?’na yaz?lan bir ba?ka mektupta yine ayn? taleplerde bulunulmu?tur: Ermeni davas?na sa?lanacak Frans?z yard?m?. Yine ayn? mektupta Katogigos, Boghos Nubar Pa?a’y? Ermeni Kilisesi’nin temsilcisi olarak görevlendirdi?ini de belirtmektedir.[39]

 
1915 Eylül’ünden itibaren, M?s?r’a gelen Ermeni kaçaklarla ilgili sorunlar ba? göstermi?tir.  Özellikle Zeytun isyan?n?n bast?r?lmas?ndan sonra bir grup Ermeni M?s?r’a kaçm??t?r. Bu Ermenilerle ilgili M?s?r’daki Frans?z temsilcilerle Frans?z D??i?leri Bakanl??? aras?nda yaz??malar yap?lm??t?r. O zamanlarda M?s?r’?n ?ngiliz hamili?inde olmas?ndan ötürü Ermenilerin kabul edilip edilmeyece?i ?ngiliz yetkililere kalm??t?. Ancak di?er yandan Ermeniler ?ngilizlere de?il, Frans?zlara güvenmekteydi. Konuyla ilgili olarak Fransa’n?n ?ngiltere büyükelçisi Paul Cambon ?ngiliz D??i?leri Bakan? Sir Edward Grey ile görü?mü?tür. Cambon taraf?ndan Frans?z D??i?leri Bakanl???’na gönderilen bir telgrafta ?ngilizlerin, Ermenilerin M?s?r’a yerle?melerine izin vermeyecekleri çünkü onlar?n M?s?rl?lar taraf?ndan Sultan’a ihanet eden bir millet olarak görüldükleri belirtilmi?tir.[40] Böylece Cambon ?ngilizlerin yard?mc? olmayacaklar?n? belirterek hükümetin Ermenileri Rodos’a yerle?tirmek için ?talya’ya ba?vurmas?n? tavsiye etmi?tir. Frans?z hükümeti ?talya, Cezayir, Tunus ve Fas hükümetlerine bu mültecileri kabul edip edemeyeceklerini sormu?sa da, ald??? bütün cevaplar siyasi ya da ekonomik nedenlerden ötürü olumsuz olmu?tur.[41]

 
Bu Ermenileri Kuzey Afrika’ya yerle?tirmenin mümkün olmad???n? anlay?nca, Frans?z D??i?leri Bakanl???, hükümetin hiçbir ?ekilde ilgilenmedi?i bu ki?iler hakk?nda daha fazla bilgi sahibi olmaya karar vermi?tir. Frans?z D??i?leri Bakan?’ndan Kahire’deki Frans?z temsilcisi Monsieur Defrance’a gönderilen bir telegrafta, erkek Ermeni mültecilerin Frans?zlar?n Do?u’daki operasyonlar? için lejyoner olarak kullan?l?p kullan?lamayaca?? sorulmu?tur.[42]

 
Kahire’deki Frans?z temsilcisinin Ermeni mülteciler hakk?ndaki cevab? önemli bilgiler içermektedir. Buna göre mülteciler 869 ki?iydi ve bunlardan 500 tanesi asker olarak e?itilebilirdi. Bu gönüllüler Ermeni Lejyonu’na dahil edilebilir ve ?skenderun bölgesine daha sonras? için planlanan bir sald?r?da kullan?labilirlerdi.[43]

 
Ancak M?s?r’daki ?ngiliz yetkililerin Ermeni mülteciler için daha farkl? planlar? vard? ve onlar için geçici bir kamp bile haz?rlam??lard?. Mültecilerin kabul edilmesine kar??n ?ngilizler güçlü Ermeni erkeklerinin Mondros’taki liman in?as?nda çal??malar?n? istemekteydi.[44] Ancak Ermeniler bu durumdan ho?nut de?illerdi. Defrance’?n Frans?z D??i?leri’ne yazd??? üzere:[45]

 
“…Güçlü Ermeniler i?çi olarak kullan?lmak istemiyorlar… Ço?u bize borçlu olduklar?n? kabul etmekte ve bizim çabalar?m?za katk?da bulunmak istemektedirler …[Ancak], Mudros’ta çal??maya zorlanan Türk tutsaklar ya da zenci Somalililer gibi muamele görmek istememektedirler.”

 

Gerçekten de o dönemde M?s?r’da güçlü bir Ermeni toplumu mevcuttu. Frans?z hükümeti de M?s?r Ermenilerinin Ermeni mültecilere yard?m amac?yla kullan?labilece?ini dü?ünmekteydi. Ancak M?s?r Ermenileri Frans?zlar?n “karde?lerine” yard?mc? olma ça?r?lar?na cevap vermemi?lerdir. Frans?z D??i?leri Bakan? René Viviani’ye gönderdi?i bir telgrafta Defrance “sürekli yapt???m ça?r?lara ra?men, M?s?r Ermenilerinin Port Said’deki Ermeni mültecilere yard?mc? oldu?unu görmedim” demektedir.[46]

 
Ermeni mültecilerle ne yap?laca?? konusu büyük bir karma?a yaratm??t?r. Konunun bir de yetki boyutu vard? ki, Ermeniler ?ngiliz korumas?nda olan M?s?r topraklar?ndayd?lar. Böylece onlarla ilgili tüm tedbirler ?ngilizlere aitti. Ancak bu Ermeniler kendilerini ?ngilizlere de?il, Frans?zlara sad?k hissetmi?ler ve sürekli olarak Frans?z korumas? talep etmi?lerdir. Bu yüzden ?ngiliz ve Frans?z yetkililer bu konuda i?birli?i yapmak mecburiyetindeydiler. ?ngiltere M?s?rl? Müslümanlar?n tepkisinden çekindi?i için bu yerle?imin sürekli hale gelmesini istememekteydi. ?ngilizlerin plan? Ermenileri Mondros’a getirip liman in?as?nda i?çi olarak çal??t?rmakt?. Di?er yandan Frans?z hükümeti Fransa’daki Ermeni toplumunun bask?s? alt?ndayd? ve mültecileri Frans?z kontrolü at?ndaki Kuzey Afrika topraklar?na geçirmek istemekteydi. Ancak bu tercihin gerçekle?tirilmesi mümkün olmay?nca, geriye sadece tek bir seçenek kalm??t?: Ermenileri Osmanl?lara kar?? asker olarak kullanmak. Böylece daha sonra Kilikya’da gerçekle?tirilecek Frans?z sald?r?lar?nda kullan?lmak üzere bir Ermeni lejyonu olu?turma fikri do?mu?tur.

 
Ekim 1915’te Defrance Ermeni mültecileri askeri olarak kullanmak için bir plan haz?rlam??t?r. D??i?leri Bakanl???’na gönderdi?i bir raporda Kilikya’da bir Ermeni isyan?n?n organize edilmesini ve takiben isyan? desteklemek için Fransa’n?n Suriye’ye sald?rmas?n? teklif etmi?tir. Bu isyan?n eleba?lar? Port Said’de Frans?zlar taraf?ndan e?itilecek Ermenilerden seçilecekti.[47] ?ngiliz ve Frans?z yetkilileri Ermeni mültecilere silah ve cephane sa?layarak onlar? zaman? gelince Kilikya bölgesine göndermeyi öngören bir anla?maya varm??lard?r.[48]

 
8 Haziran 1916’da patlak veren Arap ?syan? ?ngiliz ve Frans?zlar?n Port Said Ermenileri ile ilgili niyetlerini büyük ölçüde ?ekillendirmi?tir. Fransa’n?n ?ngiltere Büyükelçisi Paul Cambon’dan D??i?leri Bakanl???’na gönderilen ?ifreli bir telgrafta bu plan?n ön haz?rl?klar? görülebilmektedir.[49] Buna göre ?ngiliz ve Frans?z yetkilileri Ermeni lejyonunun Frans?z askerlerince bir ba?ka ?ngiliz korumas? olan K?br?s’ta e?itim görmesi üzerinde anla?m??lard?r. Silah ve cephaneleri Frans?z ordusu taraf?ndan kar??lanacakt?. Ayr?ca lejyonun gelecekteki faaliyetlerini Arap ?syan?’yla koordine etme niyeti de mevcuttu. Frans?z D??i?leri Bakan?’n?n Frans?z Sava? Bakan?’na gönderdi?i bir telgrafta belirtti?i üzere[50]:

 
“Arap ?syan? sadece [Arap] yar?mada de?il, ayn? zamanda Suriye ve Filistin’deki Türk egemenli?ini de tehdit edecektir… [Ermeni] müfrezelerinin Adana ve ?skenderun yak?nlar?nda konu?land?r?lmas? Türkleri, tüm güçlerini Mekke ?erifi’nin üstüne göndermekten al?koyacakt?r.”

 
Ayr?ca bu telgrafta Sava? Bakan?’ndan 5000 Ermeni gönüllünün silahland?r?l?p silahland?r?lamayaca?? da sorulmu?tur.[51] Ba?ka bir deyi?le Frans?zlar Port Said’deki Ermeni mülteciler y???n?ndan tam te?ekküllü bir ordu yaratacaklard?.

 
Bu planlar daha sonra detayl? bir rapora eklenmi? ve görü?ünü almak üzere Frans?z Genelkurmay ba?kan? General Joseph Joffre’ye gönderilmi?tir. Generalin gönderdi?i cevap oldukça dikkat çekicidir. Joffre cevab?nda Ermeni lejyonunun, Osmanl? ?mparatorlu?u’na kar?? bir isyan haz?rl???nda olan Ensarileri desteklemek için kuzey Suriye’ye gönderilmesini istemi?tir.[52] Ayr?ca “Osmanl? ?mparatorlu?u’nu tehdit eden büyük siyasi zorluklardan da yararlan?lmas? gereklili?ine” dikkat çekmi?tir.[53] Di?er bir deyi?le, Frans?z stratejisi Osmanl?’ya Arap ve Ermenilerle beraber ortak bir sald?r? düzenlemek üzerine kurulmu?tu.

 

Bu plan ba?ar?ya ula?mam??t?r. Ba?ar?s?zl???n nedenlerinden biri ?ngiltere ve Fransa’n?n Port Said’deki Ermeniler üzerindeki rekabeti olmu?tur. Eylül 1916’da ?ngilizler Frans?zlar?n Ermenileri bölgeden bir an önce ç?kartmas?n? istemi?tir. Bu talebin temel nedeni finansald?. Defrance’?n Frans?z D??i?leri Bakanl???’na gönderdi?i ?ifreli bir telgrafta ?ngilizlerin Ermeni lejyonu için ayda 30.000 frank harcad???n? ve bunun da ?ngiliz hazinesine ek bir yük getirdi?ini yazm??t?r. E?er lejyon ba?ka bir yere gönderilmeyecekse, ?ngilizler Frans?zlar?n bu giderleri kar??lamas?n? istediklerini de belirtmi?tir.[54]

 
Ermenileri Arap ?syan?’na destek olacak bir ?ekilde kullanamamak ?ngiliz ve Frans?z yetkilileri önemli bir krizin e?i?ine getirmi?tir. Bu durum M?s?r’daki Frans?z Askeri Misyonunun ba?kan? Albay Bremond’un Frans?z D??i?leri Bakan?’na gönderdi?i bir telgrafta aç?kça görülmektedir.[55] Bremond ?ngilizlerin Port Said’deki Ermeni kamp?n?n temelli bir yerle?ime dönü?mesine izin vermeyece?ini ve bu yüzden de Frans?z yetkililerinin ?ngilizlerle bir anla?maya varmas? gerekti?ini belirtmi?tir. Ancak ayn? zamanda ?ngiltere’nin K?br?s Valisi’nin de Ermenilerin adaya getirilmesini istedi?ini de not etmi?tir. Böylece ?ngiliz ve Frans?zlar konu üzerinde müzakere etmeye ba?lam??lard?r.

 
10 Eylül’de Te?men Giraud’nun Sava? Bakanl???’na sundu?u bir raporda Ermeni güçlerinin e?itiminin tamamland???n? bildirmi?tir. Ayr?ca taburlara kumanda etmek için daha önce Osmanl? ordusunda görev alan bu Ermenilerin görevlendirilece?ini de belirtmi?tir. E?er Ermeniler kendi kendilerini kumanda edeceklerse, bu durumda en iyi seçimin Osmanl?lara kar?? daha önce sava?m?? Ermeni eleba?? Yessri Yakoubian’dan yana olmas? gerekti?ini savunmu?tur.[56]  

 
Ermeni güçlerinin haz?rlanmas? ve gönderilmesi hususlar?nda öngörülemeyen gecikmeler ya?an?nca, ?ngiltere ve Fransa’n?n aras? daha da aç?lm??t?r. Bu gerginlikle ilgili görü?lerini Frans?z D??i?leri Bakan?’na gönderdi?i ?ifreli bir telgrafta belirten Defrance, ?u hususlar? öne ç?karmaktad?r:[57]

 
“Port Said Ermenilerinden faydalan?lmas? konusu bizim donanmam?z ile ?ngiliz yetkililer aras?nda gerginli?e yol açm??t?r. En k?sa zamanda somut kararlar almak son derece gereklidir”.

 
Bir ay sonra baz? somut ad?mlar at?lmaya ba?lanm??, Frans?z subaylar ?ngiliz yetkililerle görü?mekteydi. Örne?in Albay Bremond ?ngiliz yetkililerden Suriye’deki tüm tutsaklar? b?rakmas?n? talep etmi? ve bu mahkûmlar?n Do?u Lejyonu’nu desteklemek için kullan?lacak ek kuvvetleri olu?turaca??n? belirtmi?tir.[58] Ayr?ca Albay Romieu Sava? Bakanl???’na General Murray ile erkek Ermenilerin K?br?s’a gönderilece?i, ancak çocuk ve kad?nlar?n Port Said’de b?rak?laca?? konusunda anla?maya vard???n? bildirmi?tir.

 
1916 Ekim’inin sonunda ise Frans?z Sava? Bakan? Frans?z D??i?leri Bakan?’na Do?u Lejyonu projesinin tamamlanaca??n? bildirirken ?unlar? belirtmi?tir:

 
“15 Ekim’de Do?u Lejyonu’nu, hiçbir gecikme olmaks?z?n, Frans?z askerlerinin rehberli?inde olacak Osmanl? gönüllülerinden kuraca??ma karar verdim. Lejyona kat?lmak isteyen Ermeni ve Suriyeli gönüllüler Türkiye’ye kar?? Frans?z bayra?? alt?nda çarp??acaklar”.

 
Görüldü?ü üzere Ermenilerin sava?ta kullan?lmas? konusu uzun zamand?r gündemdeyken, bu husustaki son karar ?tilaf Güçleri aras?ndaki koordinasyon bozuklu?u nedeniyle ancak Ekim 1916’da verilebilmi?tir. Ancak bir kez Güneydo?u Akdeniz’de kurulup konu?land?r?l?nca, bu lejyon bölgede Birinci Dünya Sava??’n?n birçok katliam?ndan ve zulmünden sorumlu en zalim güçlerinden biri olacakt?r.

 
SONUÇ         

 
Sonuçta, daha 17. yüzy?l?n ortalar?nda olu?maya ba?layan Frans?z-Ermeni ba?lant?lar?n?n, 19. yüzy?l?n sonlar?na do?ru, özellikle Birinci Dünya Sava?? süresince ve sonras?nda büyük çapta bir i?birli?ine dönü?tü?ü söylenebilir. Ar?ivsel ara?t?rmalar?n gösterdi?i üzere, Frans?z hükümetleri Fransa’daki Ermeni toplumunu, her ne kadar Osmanl?lara kar?? isyan düzenlemekten ya da Avrupa kamuoyunu H?ristiyanlar?n zulüm görmesi iddias?yla Osmanl? aleyhine k??k?rtmaktan hiçbir zaman çekinmese de, Osmanl? ?mparatorlu?u’na kar?? her zaman desteklemi? ve korumu?tur.

 
Di?er taraftan Osmanl? ?mparatorlu?u Avrupa’daki Ermeni komitelerinin faaliyetlerini takip etmekte yetersiz kalm??t?r. Ya Avrupa ba?kentlerinde görev yapan baz? Osmanl? büyükelçilerinin yetersizli?inden, ya da yabanc? müdahalesini engelleme iste?inden dolay?, ?mparatorluk Avrupa’daki Ermeni komitelerinin faaliyetlerine kar?? sessiz kalm??t?r. Ancak bu tepkisizli?in bedeli çok a??r olmu?, birçok Ermeni isyan? do?rudan ya da dolayl? olarak Avrupal? Ermeni Komitelerince ya organize edilmi? ya da finansal olarak desteklenmi?tir.

Osmanl?’n?n Birinci Dünya Sava??’na girmesi ise Fransa’n?n ve ?mparatorluktaki Ermenilerin i?ini kolayla?t?ran bir geli?me olmu?tur. Ba??ms?z bir Ermenistan yaratmak isteyen Ermeniler bu amaçlar?n?n d??ar?dan bir müdahale olmaks?z?n gerçekle?emeyece?inin fark?ndayd?lar. Bu yüzden baz? Ermeniler Ruslarla i?birli?i yaparken, di?erleri de Frans?zlara yönelmi?tir. Frans?z-Ermeni ba?lant?lar?n?n en somut sonuçlar?ndan biri de Frans?z Do?u Lejyonu’nun kurulmas? olmu?tur.

 
Lejyonun kurulmas? süreci Birinci Dünya Sava??’n?n iki müttefiki ?ngiltere ve Fransa aras?nda kayda de?er bir z?tla?maya yol açm??t?r. Osmanl? ?mparatorlu?u’ndan kaçan Ermeniler ?ngiliz himayesi alt?ndaki M?s?r’a gelmi?ler ancak burada Frans?zlara güvenmek istemi?lerdir. Lakin Frans?zlar Ermenileri Frans?z topraklar?na alabilecek ne kapasiteye ne de iste?e sahiptiler.  Frans?zlar için bu sorunun üstesinden gelmenin tek yolu Ermenileri askerile?tirip bir an önce Anadolu’daki operasyonlarda kullanmak olarak görülmü?tür. Bunun nedeni Ermenilerin M?s?r’da, onlar? i?çi olarak kullanmak isteyen ?ngilizlere çok masrafl? olmaya ba?lamalar? idi Bu yüzden Ermeniler, Fransa’dan lejyona kat?lan di?er askerlerle beraber Birinci Dünya Sava??’n?n en kanl? güçlerinden biri olan Do?u Lejyonu’nun bel kemi?ini olu?turmu?lard?r.

 






[1] Bu makalenin ?ngilizce versiyonu ilk olarak Review of Armenian Studies dergisinin 10. say?s?nda yay?nlanm?? olup, Ermeni Ara?t?rmalar? ve Review of Armenian Studies dergilerinde yay?mlanmakta olan bir dizi makalenin ilkidir. Okuyuculardan gelen istek üzerine Türkçe’ye çevrilerek bu say?da yay?mlanmaktad?r.

[2] Bu müdahalelerin detayl? bir tart??mas? için bkz. M. Serdar Palab?y?k, “Contributions of the Ottoman Empire to the Construction of Modern Europe”, Yay?mlanmam?? Yüksek Lisans Tezi, Ankara, 2005; bu tez tam metin olarak  www.lib.metu.edu.tr adresinde mevcuttur.

[3] Genelkurmay Askeri Tarih ve Stratejik Etüt Ba?kanl???, Belgelerle Ermeni Sorunu, Ankara: Ba?bakanl?k Bas?mevi, 1992, s. 26.

[4] Justin McCarthy ve Caroline McCarthy, Turks and Armenians: A Manual on the Armenian Question, Washington D.C.: Committee on Education, Assembly of Turkish American Associations, 1989, s. 31.

[5] Osmanl? Devleti’nin Paris Büyükelçisi Esad Pa?a’dan Osmanl? D??i?leri Bakan? Arifi Pa?a’ya BOA. HR. SYS. 2748/2, 1 Kas?m 1883, Osmanl? Belgelerinde Osmanl?-Frans?z ?li?kileri (1879-1918), Ankara: Ba?bakanl?k Bas?mevi, 2002, 2 Cilt, Cilt 1, s. 6.

[6] As?m Pa?a’dan Esat Pa?a’ya, BOA. HR. SYS. 2748/2, 29 May?s 1884, Osmanl? Belgelerinde…, s. 7.

[7] 6 A?ustos 1892 tarihli bu mektup Osmanl? D??i?leri Bakanl??? taraf?ndan tercüme edilmi?tir. BOA. HR. SYS. 2789/8, Osmanl? Belgelerinde…, s. 19.

[8] Ay.y.

[9] Ay.y.

[10] Esad Pa?a’dan Sait Pa?a’ya, BOA. HR. SYS. 2748/26, 27 Kas?m 1893, Osmanl? Belgelerinde…, s. 24.

[11] Said Pa?a’dan Esad Pa?a’ya, BOA. HR. SYS. 2748/26, 10 Ocak 1894, Osmanl? Belgelerinde…, s. 25.

[12] Said Pa?a’dan Rüstem Pa?a (Londra), Ziya Pa?a (Paris), ?akir Pa?a (Atina), Re?id Bey (Budape?te) ve Mavroyeni Bey’e (Washington), BOA. HR. SYS. 2788/16, 6 Ocak 1895, Osmanl? Belgelerinde…, s. 30.

[13] Ziya Pa?a’dan Said Pa?a’ya BOA. HR. SYS. 2788/16, 27 Ocak 1895, Osmanl? Belgelerinde…, s. 31.

[14] BOA. HR. SYS. 2788/16, 30 Ocak 1895, Osmanl? Belgelerinde…, s.

[15] Ay. y.

[16] Said Pa?a’dan Paris, Londra, Viyana, Roma, St. Petersburg, Berlin, Atina, Madrid, Bükre?, Brüksel ve Washington’daki Osmanl? temsilciliklerine, BOA. HR. SYS. 2788/23, 3 Mart 1895, Osmanl? Belgelerinde…, ss. 34-35.

[17] Galib Bey’den Said Pa?a’ya, BOA. HR. SYS. 2788/23, 23 Mart 1895, Osmanl? Belgelerinde…, s. 35.

[18] Sivas Vilayeti’nden Sadaret Makam?’na, BOA. A. MKT. MHM 660/2, 10 Haziran 1895, Osmanl? Belgelerinde…, s. 42.

[19] Sadaret Makam?’ndan Sivas Vilayeti’ne, BOA. A. MKT. MHM 660/2, 4 Temmuz 1895, Osmanl? Belgelerinde…, s. 43.

[20] Halep Vilayeti’nden Sadaret Makam?’na, BOA. A. MKT. MHM 646/32, 8 Kas?m 1895, Osmanl? Belgelerinde…, s. 47.

[21] Sadaret Makam?’ndan Halep Vilayeti’ne BOA. A. MKT. MHM 646/32, 8 Kas?m 1895, Osmanl? Belgelerinde…, s. 48.

[22] Paris’teki Osmanl? Büyükelçili?i’nden Hariciye Vekaleti’ne, BOA. HR. SYS. 469/65, 10 Kas?m 1895, Osmanl? Belgelerinde…, s. 48.

[23] Paris’teki Osmanl? Büyükelçili?i’nden Hariciye Vekaleti’ne, BOA. HR. SYS. 469/65, 13 Kas?m 1895, Osmanl? Belgelerinde…, ss. 49-50.

[24] Münir Bey’den Tevfik Pa?a’ya, BOA. HR. SYS. 2749/13, Nisan 1896, Osmanl? Belgelerinde…, s. 59.

[25] Ay. y.

[26] Hariciye Vekâleti’nden Marsilya’daki Osmanl? Ba?konsoloslu?u’na, BOA. HR. SYS. 2802/4, BOA. HR. SYS. 2749/25, 25 Mart 1897, Osmanl? Belgelerinde…, ss. 94-116.

[27] Hariciye Vekâleti’nden Roma, St. Petersburg, Paris, Londra, Viyana ve Berlin’deki Osmanl? temsilciliklerine, BOA. HR. SYS. 2789/8, 30 Eylül 1896, Osmanl? Belgelerinde…, s. 65.

[28] Mavroyeni Bey’den Tevfik Pa?a’ya, BOA. HR. SYS. 2786-1/242, 17 Ekim 1896, Osmanl? Belgelerinde…, ss. 69-70.

[29] Münir Bey’den Tevfik Pa?a’ya, BOA. HR. SYS. 2747/57, 2 Kas?m 1896, Osmanl? Belgelerinde…, s. 73.

[30] Raif Bey’den Sadaret Makam?’na, BOA. A. MKT. MHM. 651/17, 10 Haziran 1896, Osmanl? Belgelerinde…, s. 132.

[31] Mara? Valili?i’nden Sadaret Makam?’na, BOA. Y. A. HUS. 377/54, 28 Eylül 1897, Osmanl? Belgelerinde…, s. 136.

[32] Hariciye Vekaleti’nden Sadaret Makam?’na, BOA. HR. SYS. 2793/12, 22 Ekim 1899, Osmanl? Belgelerinde…, s. 141.

[33] Hüseyin Hilmi Bey’den Hariciye Vekaleti’ne, BOA. HR. SYS. 2817-1/44, 8 ?ubat 1913, Osmanl? Belgelerinde…, s. 193.

[34] R?fat Pa?a’dan Said Pa?a’ya, BOA. HR. SYS. 1866-6/41, 23 Haziran 1913, Osmanl? Belgelerinde…, s. 195.

[35] M. M?g?rd?çyan’dan Boghos Nubar Pa?a’ya, 28 May?s 1915, Hasan Dilan (der.), Frans?z Diplomatik Belgelerinde Ermeni Olaylar?, Ankara: Türk Tarih Kurumu Yay?nlar?, 2005, Cilt 2, s. 138.

[36] M. Tchobanian’dan M. Delcassé’ye, 3 Haziran 1915, Dilan (der.), Frans?z Diplomatik Belgelerinde…, Cilt 2, ss. 143-148.

[37] Ay. y.

[38] M. Tchobanian’dan M. Delcassé’ye, 9 Haziran 1915, Dilan (der.), Frans?z Diplomatik Belgelerinde…, Cilt 2, ss. 169-177.

[39] Katogigos Kevork’tan, M. Delcassé’ye, 5 Ekim 1915, Dilan (der.), Frans?z Diplomatik Belgelerinde…, Cilt 2, s. 230.

[40] Paul Cambon’dan Fransa D??i?leri Bakanl???’na, 15 Eylül 1915, Dilan (der.), Frans?z Diplomatik Belgelerinde…, Cilt 4, s. 10.

[41] Fransa D??i?leri Bakanl???’ndan Roma’daki Frans?z Büyükelçili?i’ne, 15 Eylül 1915, Dilan (der.), Frans?z Diplomatik Belgelerinde…, Cilt 4, s. 11; Fransa D??i?leri Bakanl???’ndan Cezayir, Tunus ve Fas Hükümetlerine, 16 Eylül 1915, Dilan (der.), Frans?z Diplomatik Belgelerinde…, Cilt 4, s. 13; Tunus Hükümeti’nden Fransa D??i?leri Bakanl???’na, 18 Eylül 1915, Dilan (der.), Frans?z Diplomatik Belgelerinde…, Cilt 4, s. 17; Fas Hükümeti’nden Fransa D??i?leri Bakanl???’na, 20 Eylül 1915, Dilan (der.), Frans?z Diplomatik Belgelerinde…, Cilt 4, s. 19; Cezayir Hükümeti’nden Fransa D??i?leri Bakanl???’na,  9 Ekim 1915, Dilan (der.), Frans?z Diplomatik Belgelerinde…, Cilt 4, s. 41.

[42] Frans?z D??i?leri Bakanl???’ndan M. Defrance’a, 17 Eylül 1915, Dilan (der.), Frans?z Diplomatik Belgelerinde…, Cilt 4, s. 15.

[43] M. Defrance’tan, Fransa D??i?leri Bakanl???’na, 19 Eylül 1915, Dilan (der.), Frans?z Diplomatik Belgelerinde…, Cilt 4, s. 18.

[44] Paris’teki ?ngiltere Büyükelçisi’nden Frans?z D??i?leri Bakanl???’na, 11 Ekim 1915, Dilan (der.), Frans?z Diplomatik Belgelerinde…, Cilt 4, s. 43.

[45] M. Defrance’tan, Fransa D??i?leri Bakanl???’na, 13 Ekim 1915, Dilan (der.), Frans?z Diplomatik Belgelerinde…, Cilt 4, s. 47.

[46] M. Defrance’tan, Fransa D??i?leri Bakanl???’na, 29 Ekim 1915, Dilan (der.), Frans?z Diplomatik Belgelerinde…, Cilt 4, s. 49.

[47] Fransa D??i?leri Bakanl???’ndan Fransa Donanma Bakanl???’na, 10 Ekim 1915, Dilan (der.), Frans?z Diplomatik Belgelerinde…, Cilt 4, s. 63.

[48] M. Defrance’tan, Fransa D??i?leri Bakanl???’na, 10 ?ubat 1916, Dilan (der.), Frans?z Diplomatik Belgelerinde…, Cilt 4, s. 64.

[49] Paul Cambon’dan Fransa D??i?leri Bakanl???’na, 4 Temmuz 1916, Dilan (der.), Frans?z Diplomatik Belgelerinde…, Cilt 4, s. 79.

[50] Fransa D??i?leri Bakanl???’ndan Fransa Sava? Bakanl???’na, 19 Temmuz 1916, Dilan (der.), Frans?z Diplomatik Belgelerinde…, Cilt 4, s. 82.

[51] Ay. y.

[52] General Joffre’den Fransa Sava? Bakanl???’na, 1 A?ustos 1916, Dilan (der.), Frans?z Diplomatik Belgelerinde…, Cilt 4, ss. 90-93.

[53] Ay. y.

[54] M. Defrance’tan, Fransa D??i?leri Bakanl???’na, 9 Eylül 1916, Dilan (der.), Frans?z Diplomatik Belgelerinde…, Cilt 4, s. 112.

[55] Albay Bremond’dan Fransa D??i?leri Bakanl???’na, 10 Eylül 1916, Dilan (der.), Frans?z Diplomatik Belgelerinde…, Cilt 4, ss. 127-132.

[56] Te?men Giraud taraf?ndan haz?rlanan rapor, 10 Eylül 1916, Dilan (der.), Frans?z Diplomatik Belgelerinde…, Cilt 4, ss. 152-160.

[57] M. Defrance’tan, Fransa D??i?leri Bakanl???’na, 10 Eylül 1916, Dilan (der.), Frans?z Diplomatik Belgelerinde…, Cilt 4, ss. 160-162.

[58] M. Defrance’tan, Fransa D??i?leri Bakanl???’na, 10 Ekim 1916, Dilan (der.), Frans?z Diplomatik Belgelerinde…, Cilt 4, s. 178.
 ----------------------
* ODTÜ Uluslararası İlişkiler, Araştırma Görevlisi - spalabiyik@gmail.com
- ERMENİ ARAŞTIRMALARI, Sayı 26, 2007
            Tavsiye Et

   «  Geri
Yorumlar