| | ��������="justify">
Abstract:The Turco-Russian wars in the 18th century led to the need for repairing and strenghtening of castles in Caucasia. The number of construction activities’ being over the labour supply forced Ottoman government to transfer construction workers to the region. The transferred workers were chosen among both muslims and non-muslims, that’s the criteria had been the qualifications instead of the religious background. The author of this article deals with this transfer of workers to Caucasia in the 18th century and argues that all workers are treated equally without looking at their backgrounds.
Keywords:Worker, Caucasia, Tsar Petro, Ottoman-Russian Wars, Castles, Anapa, Armenian Workers, Salaries Of Workers, Non-Muslim Workers
Anahtar Kelimeler:Amele, Kafkaslar, Çar Petro, Osmanl?-Rus Sava?lar?, Kaleler (Serhat Kaleleri), Anapa, Ermeni Ameleler, Amele Ücretleri, Gayr-i Müslim Ameleler
1-G?R??
Osmanl? Devleti’nde in?aat sektöründe gayr-i müslim ameleler yo?un olarak çal??makta idiler. Bunu aç?k bir ?ekilde Ömer Lütfi Barkan’?n Süleymaniye Camii ve ?mareti ?n?aat? adl? eserinde görmek mümkündür. Bu çal??mada yer ald??? üzere camii in?aat?nda çal??an gayr-i müslim amelelerin Müslüman amelelere oran? %50’nin biraz üzerindedir. XVIII. yüzy?lda da devlet, gayr-i müslim amelelerden yararlanmaya devam etmi?tir. Hatta yüzy?l?n ?artlar? gere?i serhat kalelerde yo?un olarak yap?lan in?a faaliyetlerinde Müslüman ameleler yan?nda gayr-i müslim ameleler de çal??t?r?lm?? ve amelelerin çal??ma ?artlar? ayn? düzeyde tutulmu?tur. Kafkasya’daki in?a faaliyetlerini ve Ermeni amele gönderilmesini de bu çerçevede ele almak gerekmektedir. Bu çal??mada, Osmanl? Devleti’nin Kafkasya’daki Rus ilerleyi?ine kar?? ald??? tedbirlerden birisi olan Anapa kalesinde yap?lan in?a faaliyetlerinde kullan?lan ameleler üzerinde durulurken, genelde müslim ve gayr-i müslim Osmanl? tebaas?, özelde in?a sektöründe öteden beri çal??an Ermeni amelelerin Kafkasya’ya gönderilme sebepleri ve amelelerin statüleri incelenmeye çal???lm??t?r. Bu nedenle zaman zaman devletin ?stanbul ve ülkenin di?er bölgelerinde uygulad??? amele ücretleri ele al?nmak suretiyle XVI. yüzy?ldan ba?layarak, zaman içindeki de?i?imi ve bu de?i?imin genelde müslim ve gayr-i müslim ameleler, özelde Ermeni ameleler aç?s?ndan farkl? olup olmad??? ortaya konulmaya çal???lm??t?r. Bu konuda Ba?bakanl?k Osmanl? ar?ivinde XVIII. yüzy?lda Kafkasya’ya gönderilen Ermeni amelelerin ücretleri ile ilgili olarak bilgi bulmak mümkündür. Ayr?ca Anadolu’da ve ?stanbul’da fiyat ve ücretler üzerinde yap?lan ara?t?rmalardan da yararlan?lm??t?r. Buna ra?men bu ara?t?rmalarda arka planda fiyatlar verilirken ücretlerle de k?yaslamaya gidilmi?, bu da ücretler hakk?nda bilgi edinmemize yard?mc? olmu?tur.
Gayr-i müslim reayadan in?aat sektöründe istifade edilmesi daha yükselme döneminde ba?lam??t?r ve bu amaçla Anadolu’nun bir çok yerinden ?stanbul’a in?aat sektöründe çal??mak üzere mevsimlik ameleler gelmi?tir. ?stanbul’daki in?a etkinli?i bu anlamdaki göçü cazip k?lmaktayd?. Özellikle Devlete ve vak?flara ait in?aatlarda i? bulma olana??n?n yüksek olmas?, bu anlamda önemli bir etkendir.[1] Duvarc?, marangoz gibi vas?fl? ve vas?fs?z pek çok amele Amasya, Kayseri gibi Anadolu’nun birçok yerlerinden ?stanbul’a çal??mak amac?yla gelmekteydi. Süleymaniye Camii ve imaretinin in?as?nda Anadolu’dan gelen usta ve ameleleri görmek mümkündür. Serbest i?gücü olarak niteleyebilece?imiz nitelikli i?gücünün ve niteliksiz olan hamall?k ve ?rgatl?k gibi i?ler Süleymaniye Camii in?as?nda i?lerin %23.8’ini olu?turmaktayd?. Bu vas?fl? vas?fs?z ameleler günlük ücretle çal??an serbest statüde i?çilerdi. Ancak statüleri ücretli olmakla birlikte çal??mamak gibi bir seçimleri yoktu. Hatta çal??ma ?artlar?nda istedikleri düzenlemeleri kabul ettirme gibi bir haklar? da yoktu.[2] Umumiyetle merkezden amele ihtiyac? bölgenin yöneticilerine bildirilir ve gerekli say?daki amelelerin tedarik edilmesi istenirdi.[3] Süleymaniye Camii in?aat?nda H?ristiyanlar?n oran? %51 bulurken Müslümanlar?n oran? ise %49 idi. Tabii ki çe?itli zanaat gruplar?nda bu oranlar de?i?mektedir.[4] Bu durum aralar?nda oran bak?m?ndan pek fazla fark görünmemesine ra?men in?aat sektöründe H?ristiyan amelelerin çok önemli bir yer tuttu?unu bize aç?k bir ?ekilde göstermektedir. Bu anlamdaki i?gücü göçünün ?stanbul’a XVIII. yüzy?lda da devam etmi?tir. 1155/1742-1743 y?l?nda Kayseri’den gelerek ve ?stanbul’da Parmakkap? yak?nlar?nda yer alan Papazo?lu ve Kur?unlu hanlar?nda ya?ayan H?ristiyan göçmenlerle ilgili kay?tlar mevcuttur. Bu kay?tlardaki isimler incelendi?inde Papazo?lu ve Kur?unlu hanlar?nda kalan amelelerin ço?unlu?unun Ermenilerden olu?tu?unu söylemek mümkündür.[5] Bu ameleler ?stanbul’da sadece camii ve vak?flar?n i?lerinde de?il, kale, köprü, gemi in?as? gibi i?lerde de çal??t?r?l?rlard?.[6]
Osmanl? Devleti’nde gerek vak?f in?aatlar?, gerekse kale, gibi devlet in?aatlar?nda çal??an gayr-i müslim amelelere uygulanan politikalarda dikkat çekmek istedi?imiz di?er bir unsur da inançlar?n?n gereklerini yerine getirmelerinde kolayl?k sa?lanmas?d?r. Mesela cuma gününün genel tatil olmas?n?n haricinde gayr-i müslim amelelerden isteyenlerin kendileri için ibadet günü olmas? hasebiyle önem arz eden pazar günü de tatil yapmalar? sa?lanm??, i?e gelmek konusunda mecbur tutulmam??lard?r. Ayn? durum Noel ve Paskalya günleri için de uygulanm?? ve kendilerine muhakkak genel tatil verilmi?tir.[7]
2-OSMANLI DEVLET?’N?N KAFKASYA’YA AMELE GÖNDERMES?
Osmanl? Devleti, Rusya’n?n Kafkasya’da ilerlemeye ba?lamas?ndan sonra bölgeyi tahkim ve takviye etmeye ba?lam??t?r. Nitekim Rusya’n?n bu yöndeki çal??malar? Çar Petro dönemi ile birlikte yo?un olarak ba?lam?? ve artarak da di?er Çar ve Çariçeler dönemlerinde devam etmi?tir. Çar Petro, 1722-1723 y?llar?nda Kafkasya harekat? olarak adland?rabilece?imiz, Bakü’ye kadar olan bölgeyi i?gal etmi?tir ve harekat sonunda Kafkasya’da yer alan Geylan, Mazenderan ve Esterabad gibi bölgeleri ele geçirmi?tir.[8] Çar Petro’nun Kafkasya’da ilerlemesi üzerine Osmanl? Devleti, Kafkasya ile daha yak?ndan ilgilenmeye ba?lam??t?r. Bu politika çerçevesinde Do?u Karadeniz k?y?lar?nda bulunan kaleleri tamir ve tahkim etmeye veya baz? kaleleri yeniden in?a etmek amac?yla faaliyetlerde bulunmaya karar vermi?tir. Fa?, Sohum gibi kaleler bunlardan bir kaç?d?r.[9]
1768-1774 Osmanl?-Rus Sava?? sonunda imzalanan Küçük Kaynarca Antla?mas? ile K?r?m Hanl???’na ba??ms?zl?k verilmi? ve Kafkasya’daki Osmanl?-Rus s?n?r? da Kuban nehri olarak tespit edilmi?tir. Ayr?ca Rusya, Antla?man?n 11. maddesi gere?i Osmanl? Devleti’ne ait sularda ticaret yapma hakk?n? da elde etmi?tir.[10] Rusya’n?n Karadeniz’de serbest seyr-ü sefer etmesinin bir ba?ka anlam? da Karadeniz’in Türk gölü olmaktan ç?kmas? ve uluslararas? sular haline gelmesidir. Ayr?ca yukar?da belirtti?imiz gibi K?r?m Hanl???’n?n ba??ms?z olmas?, Osmanl? Devleti’nin Karadeniz k?y?lar?n?n bir nevi Rus tehdidine aç?k hale gelmesi demektir. Nitekim Rusya, 1783 y?l?nda K?r?m Hanl???’n?n ilhak etti?ini resmen ilan etti[11] ve sonuç olarak Osmanl? Devleti, Karadeniz üzerindeki tek güç olma özelli?ini tamamen kaybetti.
Bu geli?meler üzerine Osmanl? Devleti Do?u Karadeniz k?y?lar?nda yer alan kaleleri derhal tamir ve tahkimi için harekete geçti.[12] Bu amaçla ?stanbul’dan ve Anadolu’dan sadece asker takviyesi de?il i?çi takviyesi de yap?lmaya çal???ld?. Tabii ki bu arada gerekli oranda malzeme takviyesini de özellikle vurgulamak gerekir.
Bölgenin tahkimi ve askeri bak?mdan takviyesi için Trabzon valileri görevlendirilmi?tir.[13] Yine bu amaçla umumiyetle Trabzon eyaleti sancaklar?ndan usta, amele ve malzeme sevkiyat? yap?lm??t?r. Mesela daha yüzy?l?n ba?lar?nda Fa? kalesinin yap?m? için Trabzon, Gönye, Batum, Gümü?hane ve Erzurum’dan sanatlar?nda mahir olmak üzere tertip edilen çe?itli dallarda in?aat ustalar? ve ayr?ca ameleler gönderilmi?tir.[14] Ustalar özellikle ?stanbul’dan gönderilmeye çal???lm??t?r.
Karadeniz’in kuzeyinde yer alan So?ucak[15] ve daha sonra in?a edilmesi ile onun yerini alacak olan Anapa kalesi ile Osmanl? Devleti Rusya’n?n Karadeniz’deki varl???na alternatif bir yol bulmaya çal??t?. So?ucak Muhaf?zl??? kurulduktan ve aktif hale getirildikten sonra Ferah Ali Pa?a[16] So?ucak muhaf?z? olarak tayin edilmi?tir. Ferah Ali Pa?a’n?n görevleri aras?nda Anapa Kalesi’nin yap?m? ön planda yer almaktad?r.[17] Nitekim k?sa süre içerisinde kalenin yap?m? tamamlanm??t?r. Bu amaçla Pa?a’n?n istedi?i usta ve ameleler ?stanbul’dan gönderilmi?[18] ve Anapa kalesi stratejik önemi itibariyle Osmanl? devletinin Kuzey Kafkasya’daki varl???n?n bir anlamda kan?t? haline gelmi?tir. Ayr?ca Osmanl? Devleti buradaki varl??? ile Rusya’ya kar?? yararlanmak istedi?i Kuzey Kafkasya kabileleri ile de irtibat kurma imkan?na sahip olmu?tur.[19]
Bu nedenle 1787 y?l?nda ba?layan Osmanl?-Rus Sava?? s?ras?nda Rusya’n?n Kafkasya’daki askeri harekatlar?n?n temel amac? Anapa kalesini almakt?. Anapa kalesi Osmanl? Devleti’nin Kafkas kabileleri ile do?rudan irtibat kurdu?u önemli bir merkezdi ve Anapa kalesi ele geçirilirse Osmanl? Devleti’nin bölgedeki etkinli?i zay?flat?lm?? olacakt?. Kale, Trabzon valisi Battal Hüseyin Pa?a’n?n Kafkasya harekat?nda ba?ar?s?z olmas? üzerine Ruslar taraf?ndan ele geçirilmi?tir.[20] Battal Pa?a’n?n bu harekat?ndan önce yap?lan iki sald?r?da Ruslar ba?ar?l? olamam??lard?. Ancak sava? sonunda imzalanan Ya? Antla?mas? ile kale Osmanl? Devletine iade edilmi?tir. Özellikle bu tarihten sonra kalenin tamiri için devaml? surette gerek ?stanbul’dan ve gerekse Anadolu’dan insan gücü takviyesi yap?lm??t?r. Çünkü kale Rus sald?r?lar? nedeniyle zarar görmü?tür.[21]
Kuzey Kafkasya’ya usta ve amale[22] gönderilmesi 1793-1797 y?llar? aras?nda yo?unluk kazanm??t?r. Ameleler, ?stanbul d???ndan, özellikle Trabzon, Gönye, Batum, Karahisar-? ?arki, Erzurum, Kastamonu, ve Sinop gibi sancaklardan gönderilmi?lerdir. Bunlar?n yan?nda Bolu, Viran?ehir gibi kazalardan da amele sevkiyat? yap?lm??t?r. 1796 y?l?nda Bolu ve Viran?ehir kazalar?ndan da 500 nefer rençber amelesi tertip edilerek Bat? Karadeniz limanlar?ndan olan Bart?n’dan sevkiyat?n?n yap?lmas? istenmi?ti.[23] Yine ayn? y?l içerisinde Karahisar-i ?arki sanca??ndan toplanan 50 nefer amele Vona (Per?embe) liman?ndan gönderilecektir. En fazla sevkiyat yap?lan sancaklar?n ba??nda Erzurum ve Trabzon sancaklar? gelmektedir. Bunun sebebini Karadeniz bölgesinin Kafkasya’ya olan co?rafi yak?nl???nda aramak gerekir. Özellikle Karadeniz limanlar? sayesinde deniz ta??mac?l???n?n yap?labilmesi ula??m konusundaki s?k?nt?lar? azaltmaktad?r. Nitekim Osmanl? Devleti Kafkasya’ya yapaca?? askeri harekatlarda da asker sevk?yat?n?n büyük bir k?sm?n? Karadeniz bölgesinden Karadeniz limanlar? vas?tas?yla yapm??t?r.[24]
2.1-Kafkasya’ya Ermeni Amele Gönderilmesi
Kafkasya’ya amele sevkiyat? hususunda dikkatimizi çeken en önemli nokta bölgeye Ermeni amele gönderilmesidir. 1796 ve 1797 y?llar?nda Erzurum, Bayburt, Gümü?hane sancaklar?ndan Anapa Kalesine yakla??k 300 Ermeni amele gönderilmeye çal???lm??t?r. Bu i? için Erzurum valisi Yusuf Ziya Pa?a’ya görev tevdi edilmi?tir. Bu meyanda ilk emir 12 A?ustos 1796 tarihine aittir. Erzurum valisi Yusuf Ziya Pa?a’dan taht-? hükümetinde olan sancaklardan 300 Ermeni amele tertip etmesi ve en k?sa zamanda Trabzon iskelesine göndermesi talep edilmi?tir.[25] Amelelerin nakil masraflar? Trabzon gümrü?ünden kar??lanacakt?r.[26] Trabzon liman?ndan gruplar halinde Batum liman?na ve nihayet Anapa’ya sevk?yat?n yap?lmas? bir zorunluluk olarak kar??m?za ç?kmaktad?r. Sevkiyat s?ras?nda 50’?er ki?ilik guruplar olu?turulmas? ve her bir grup için de bir zabit tayin edilmesi önemle vurgulanm??t?r. Amelelere günlük yetmi? be?er akçe verilmesi uygun görülmü?tür. Ücretlerinin iki ayl?k mebla?? pe?in olmak kayd?yla ki?i ba??na 300 akçe postal paras? verilmesi öngörülmü?tür.[27]
Ermeni amelelerin gönderilmesinde 1797 Mart ay?na geldi?imizde baz? problemler ç?km?? olmal?d?r. Çünkü bölgeye gönderilmesi istenen amelelerin i?lemlerinin yap?lmas? için yeniden harekete geçilmi?tir. Hatta istenen Ermeni amelelere ek olarak Kastamonu, Sinop, Bolu kazalar?ndan 500 amele daha toplanmas? istenmi?tir.[28] A?ustos 1797 de yine ?stanbul’dan usta ve amele gönderilmesine karar verilen 100 duvarc? amelesinin bir k?sm? gayr-i müslimdir. Gayr-i müslimlerin Ermeni, Rum vb. hangi milliyetten olduklar? kay?tlarda aç?kça ifade edilmemi?tir.[29]
Vas?fl? ve vas?fs?z i?çi göçünde ?stanbul ba?kent olmas? hasebiyle büyük bir potansiyel olu?turmaktayd?. Bunun yan?nda devlet, di?er in?aat i?lerinde de?i?ik bölgelerden ihtiyaç olan yerlere amele sevk?yat? yapmaktayd?. Kale, köprü ve gemi in?as? gibi faaliyetler bunlardand?r. Özellikle sava?lardan sonraki dönemlerde serhat kalelerinin tamirinin yap?ld??? durumlarda i?çi talebinde art?? meydana gelmektedir. XVIII. yüzy?l bu aç?dan önemli ölçüde faaliyetin oldu?u bir dönemdir. Devrin siyasi ?artlar? gere?i Osmanl? Devleti’nin müdafaa konumuna girmesi, s?n?r boylar?ndaki serhat kalelerinin tamiri ve tahkimini yo?unla?t?rm??t?r. Bu nedenle s?n?r boylar?nda artan in?aat faaliyetleri ameleye olan talebe de yans?m??t?r. Özellikle Osmanl?-Rus sava?lar?ndan sonra Rus s?n?r?nda bulunan kalelerin tamiri için bu bölgelere önemli ölçüde amele gönderilmi?tir.
Osmanl? Devleti’nin Kafkasya’daki in?a faaliyetleri de bu aç?dan önem arz etmektedir. Ba?ta Anapa olmak üzere Kuzey Kafkasya’daki kalelerin tamiri için Eflak ve Bo?dan’dan amele gönderilmi?tir. Kuzey Kafkasya’n?n ileri gelenlerinden Seyyid Halil Sadarete gönderdi?i arz?nda, Anapa kalesinin tamiri için 1000 nefer rençber amelesine ihtiyaç duyuldu?unu ve bunun 100 nefer kadar?n?n kale yak?nlar?ndaki Nogaylardan istihdam edildi?ini ifade etmekle birlikte geri kalan 500 neferinin ise Eflak ve Bo?dan’dan gönderilmesini talep etmektedir.[30] Seyyid Halil’in istedi?i amelelerin Eflak ve Bo?dan’dan gönderilip gönderilmedi?ine dair elimizde kesin bir kay?t yoktur. Ancak Seyyid Halil; arz?nda böyle bir talepte bulundu?una göre daha önce bölgeden Kafkasya’ya amele gönderilmi? olmal?d?r.
2.2- Amele Sevk?yat?nda Ortaya Ç?kan Problemler
Amele sevk?yat? konusunda ne gibi problemler vard?? ?stenilen say?da amele tedarik edilebiliyor muydu? Ameleler gönderildikleri bölgelere gitmekte istekli miydiler? Ya da gönderildikten sonra i? bitene kadar kal?yorlar m?yd?? Kaçma hadiseleri vuku buluyor muydu? Bu sorular?n cevab? bu ba?l?k alt?nda verilmeye çal???lm??t?r. Ele ald???m?z bölge ve dönem için amelelerin s?k s?k kaçt?klar?n? söylemek mümkündür. Hatta daha Kafkasya’ya varmadan kaçanlar vard?. Çünkü Seyyid Halil Sadarete yazd??? arz?nda amelelerin kaçt?klar?n? aç?kça belirtmektedir. Bu nedenle kaç???n önlenmesi amac?yla amelelerin ba?lar?na mutlaka güvenilir birisinin tayin edilmesini istemektedir. ??çiler neden gitmek istemiyorlar ya da gönderilseler bile neden kaç?yorlard?? Muhtemelen bölgenin tabiat ?artlar? ve i?in a??r olmas? Anapa veya ba?ka kalelere giden i?çilerin s?k s?k ve hatta daha bölgeye varmadan kaçmalar?n?n sebebini izah etmeye yeterlidir.[31] Ayn? problem Kastamonu’da da ya?anm??t?r. Çukadar-i Asâfiden Abdullah’?n 1793 tarihli raporunda Kastamonu’dan 200 amele tertip edilmesi istenmi?tir. Ancak Kastamonu Mütesellimi Hüseyin A?a’n?n ifade etti?i üzere her bir ameleye 100 kuru? verilse bile onlar? kendi r?zalar?yla Kafkasya’ya göndermek mümkün de?ildir. Hüseyin A?a, amelelerin zorla gönderildi?i durumlarda ise kaçma olas?l?klar?n?n yüksek oldu?unu belirtmektedir. Raporda istenen amelelerin gönderilmesinin ancak bölgenin ileri gelenlerinin te?viki sayesinde mümkün olabilece?i özellikle vurgulanmaktad?r.[32] Yani amelelerin gönderilmesi bölge halk?n?n kefaletinin sa?lanmas? ile mümkün görünmektedir.[33] A?ustos 1797’de ise ?stanbul’dan gönderilen duvarc? amelesi ve Erzurum’dan gönderilen amelelerin kaçma ihtimaline (gemide veya Anapa’ya ula?t?ktan sonra) kar??l?k gerekli tedbirlerin al?nmas? istenmi?tir. Bu tedbirlerden birisi sevkiyat s?ras?nda s?k? önlemlerin al?nmas?d?r. Bir di?er önlem de iki ayl?k ücretlerinin pe?in olarak verilmemesi ?eklinde kar??m?za ç?kmaktad?r. Halbuki amele gönderilmesi hususunda daha önceki uygulama iki ayl?k ücretlerinin pe?in verilmesi idi. Hatta postal paras? ad? alt?nda her bir ameleye 300 akçe de pe?in olarak ödenmekteydi. Anapa Kalesi Bina Emini Tosun Mehmed A?a’n?n Sadarete, böyle bir tedbirin al?nmas?n? teklif etmesini, ameleler aras?nda kaçma olaylar?n?n artmas? ?eklinde de?erlendirmek gerekir. Bu tedbir çerçevesinde pe?in ücret ödenmesi uygulamas?ndan vazgeçilmekteydi ve ?stanbul’dan giden ameleler 90 gün, ta?radan giden ameleler ise 60 gün çal??t?ktan sonra yevmiyeleri ödenmeliydi.[34] Buna dair bir konuyu yukar?da ad? geçen Tosun Mehmed A?a, Temmuz 1797 tarihli raporunda aç?kça belirtmektedir. Mehmed A?a, Anapa kalesinden kaçan amelelerin tam listesini haz?rlam??t?r. Ancak raporda amelelerin kaçma sebeplerini aç?klamam??t?r. Amelelerin üç ayl?k ücretleri pe?in ödenmi?tir. Ödenen miktar?n kefillerinden al?nmas? istenmi?tir.[35] Merkezden valiliklere gönderilen emirlerde bir k?s?m ücretlerin pe?in ödenece?i aç?kça ifade edilmekteydi. Ayr?ca amelelerin harc?rahlar? da merkezden tespit edilir ve pe?in ödenmesi gereken k?s?m içerisinde yer al?rd?.[36] ?ncelenen tarihlerde, XVIII. yüzy?l?n son çeyre?inde her bir amelenin harc?rah? 3000 akçe (25 kuru?) olarak tespit edilmi?tir.[37]
Hatta Kafkasya’ya ?stanbul’dan gönderilen 100 duvarc? amelesinin bir k?sm? kürek cezas? alm?? olan ki?ilerdir, ancak bunlar?n kaç?n?n bu gibi kürek cezas? ald???n? tespit etmek mümkün de?ildir. Ayr?ca Kafkasya’ya ceza alm?? ki?ilerin amele olarak gönderilmesinin gerekçesi de aç?kça ifade edilmemi?tir. Bunun sebebini 1787-1792 Osmanl?-Rus Sava?? sonras?nda yo?unla?an in?a faaliyetlerinde aramak gerekir. Muhtemelen artan in?a faaliyetlerine kar??l?k ortaya ç?kan i?gücü aç???n? kapatmak amac?yla bu yola ba?vurulmu?tur.[38]
Amele gönderilmesi hususunda 1798 y?l?nda da önemli ölçüde s?k?nt? ya?anm?? olmal?d?r. Çünkü Anadolu Eyaletinden Ayd?n, Sultanönü (Eski?ehir), Karahisar (Afyon), Mente?e (Mu?la), Teke (Antalya) sancaklar?nda bulunan t?mar ve zeamet sahibi olanlar, kale bina ve ?aranpolar?nda[39] çal??t?r?lmak üzere Anapa’ya gönderilmi?lerdir.[40]
3- OSMANLI DEVLET?’NDE AMELE ÜCRETLER?
Osmanl? devletinde amele ücretlerinin yüksek oldu?unu söylemek mümkündür. Bunun sebebi XVI. yüzy?l istisna tutmak kayd?yla i?gücü talebinin artmas?na kar??l?k i?gücü aç???n?n kapat?lamamas?d?r. Özellikle XVIII. yüzy?lda bu anlamda önemli oranda bir aç?k vard?r. Bunda yüzy?l?n ?artlar? gere?i in?a faaliyetlerindeki art???n önemli bir faktör olmas? yan?nda, büyük çapl? veba salg?nlar?n?n da i?gücü aç???n?n artmas?nda di?er bir faktör olarak kabul etmek gerekir. Bu nedenle i?gücü eksikli?inden dolay? amele ücretleri yüksek seviyede kalabilmi?tir. Ö. Lütfi Barkan, XVI. yüzy?lda bile Süleymaniye Camii in?as?nda çal??an amelelerin günlük ortalama 11 akçe civar?nda ücret ald?klar?n?; bu rakam?n ise yüksek oldu?unu ifade etmektedir.[41] Hatta serbest piyasada amele ücretleri daha yüksektir. Çünkü ameleler kimi zaman devletten daha fazla ücret veren ki?ilerin in?aatlar?nda çal??maya gidebiliyorlard?. Böyle zamanlarda devlet, amelelerin devlete ait binalar haricinde çal??malar?n? yasaklayabilirdi. Bu tür giri?imde bulunanlar ise cezaland?r?l?rd?. Çünkü öncelik devlete ait olan binalardayd?. Böylece amele ücretleri de kontrol alt?nda tutulmaktayd?.[42]
Amele ücretlerinin yüksek olmas? XVIII. yüzy?lda da devam etmi?tir.[43] Bu durumu yüzy?l içersindeki çe?itli in?a faaliyetleri ve ücret çal??malar?ndan takip etmek mümkündür.1780’de Cezayirli Gazi Hasan Pa?a, kona??n?n yap?m?nda çal??an amelelere 48 ilâ 60 akçe (16-20 para)[44] aras?nda de?i?en ücretler ödenmi?tir. Kalifiye eleman olarak nitelendirebilece?imiz neccar, marangoz, ta?ç?, s?vac? gibi amelelerin ücretleri daha yüksek idi. En dü?ük ücret ise yine vas?fs?z, a??r i?lerde çal??an rençber amelelere verilmekteydi.[45] 1770 y?l? ?ubat?nda Bursa’da Sultan Orhan Camii tamirat?nda çal??an ustalar?n yevmiyeleri 70 akçe, amelelerin ise 60 akçe idi.[46] Bu tarihten yakla??k 20 y?l sonra, 1793 y?l?nda Sivas’ta Pa?a saray?n?n in?aat?nda çal??an ustalar?n gündelikleri 90 akçe (30 para), amelelerin ise 75 akçe (25) para olarak ödenmekteydi.[47] 1802 de ise Y?ld?r?m Bayezid Vakf?’na ait usta ve amelelerin ücretlerinde önemli düzeyde yükselme söz konusudur. Bir ustan?n günlü?ü 195 akçeye (65 para) yükselmi?tir.[48] Vak?f in?aat?nda çal??an vas?fs?z amelelere de ayn? ücret verilmi?tir. Yerel baz? fakl?l?klar? dikkate almad???m?z zaman ücretlerde bir yükselmenin oldu?unu söylememiz mümkün görünmektedir.
Kafkasya’ya gönderilen amelelerin ücretleri do?rudan merkezi hükümet (?stanbul’dan) taraf?ndan belirlenmi?tir. Merkezden amele sevk?yat? ile ilgili olarak valiliklere gönderilen emirlerde amelelere verilecek ücretler, bu ücretlerin ne kadar?n?n pe?in oldu?u ve nereden ödeme yap?laca?? aç?k bir ?ekilde belirtilirdi.[49] Kafkasya’ya gönderilen amelelerin ücretlerini, Bursa, ?stanbul ve Sivas’ta amelelere verilen ücretlerle kar??la?t?rd???m?zda çok fazla bir fark?n olmad??? görülmektedir. 1793 y?l?nda Sivas’ta bir amelenin gündeli?i 75 akçe iken yakla??k ayn? tarihlerde 1794 ve 1797 y?llar?nda Kafkasya’ya gönderilen amelelerin ücretleri de günlük 75 akçedir.[50]
Kafkasya’ya gönderilen amelelerin ücretlerinde Osmanl? Devleti’nde ele ald???m?z dönem olan XVIIII. yüzy?l?n ikinci yar?s?na kadar olan uygulamalarda oldu?u gibi müslim ve gayr-i müslim aras?nda bir fark gözetilmemektedir. Ücretlerin belirlenmesinde temel k?stas i?çilerin usta, amele gibi vas?fl? veya vas?fs?z olmalar? idi. Usta olan vas?fl? ameleye daha fazla ücret ödenmekteydi. Kafkasya’ya gönderilen Müslüman ameleler için tespit edilen günlük 75 akçe[51] yevmiye, Ermeni amelelere de verilmekteydi.[52] Osmanl? Devleti’nin daha önceki dönemlerinde oldu?u gibi XVIII. yüzy?lda Kafkasya’ya gönderilen Ermeni ameleler için de ayr? bir uygulama söz konusu de?ildir. Ücretlendirmede ki?inin milliyeti de?il, ta??d??? vas?flar ön planda yer almaktad?r.
4- SONUÇ
Osmanl? Devleti, Rusya’n?n kendisi için bir tehdit unsuru olmaya ba?lamas?ndan sonra Rus s?n?r?nda bulunan kaleleri tamir, tahkim etmeye daha fazla önem vermeye ba?lam??t?r. Bu gibi faaliyetler XVIII. yüzy?lda Osmanl?-Rus Sava?lar?n?n ba?lamas? ve yüzy?l?n devam?nda Kafkasya’ya kaymas? ile birlikte Kafkasya’da da yo?un olarak ba?lam??t?r. Öncelikle Fa?, Sohum ve daha sonraki tarihlerde So?ucak ve Anapa kaleleri tamir ve tahkim edilen kalelerin ba??nda gelmektedir. Özellikle Anapa kalesi Kafkasya’daki Osmanl? varl???n?n devam? için ayr? bir yere sahip olmas? nedeniyle önemle üzerinde durulmu?tur. Çünkü Anapa kalesi Osmanl? Devleti’nin Kuzey Kafkasya kabileleri ile do?rudan irtibat kurdu?u bir yerdir. K?r?m Hanl???’n?n Rusya taraf?ndan 1782 de ilhak edilmesi Kuzey Kafkasya’n?n, dolay?s?yla Anapa Kalesinin önemini art?rm??t?r.
Bu itibarla Devlet Anapa kalesinin tamiri ve tahkimi konusuna azami dikkat göstermi?tir. Kafkasya’daki di?er kaleler gibi Anapa kalesinin tamiri için de Karadeniz bölgesinden amele sevkiyat? yap?lm??t?r. Bu amelelerin Karadeniz bölgesinden yap?lm?? olmas? bölgenin co?rafi yak?nl???ndan kaynaklanmaktad?r. Bu tarihlerde amele talebine kar??l?k i?gücü aç???n?n fazla olmas? muhtemelen Ermeni amele gönderilmesinin sebebini aç?klamam?z? sa?layacakt?r. Yine ayn? sebeplerden ötürü kaleye Eflak ve Bo?dan’dan da amele gönderilmesi sa?lanm??t?r.
Burada dikkat çekmek istedi?imiz en önemli unsurlardan birisi, Osmanl? Devleti’nin en az?ndan in?aat sektöründe çal??an amelelerin ücretlendirilmesinde müslim- gayr-i müslim ay?r?m?na gitmemi? olmas?d?r. Bunun örne?ini çok aç?k bir ?ekilde Süleymaniye camii in?aat?ndan ba?layarak, üzerinde durdu?umuz dönem olan XVIII. yüzy?l içerisinde de görmek mümkündür. Ücret tespit edilirken uygulanan temel k?stas ki?inin ta??d??? vas?flard?r. Bir zanaata sahip olup olmad??? üzerinde durulan en önemli kriterdir. Kafkasya’ya gönderilen Ermeni amelelerin ücretlerinin belirlenmesinde ayn? k?staslar dikkate al?nm?? ve Müslüman amelelerin ücretleri ile ayn? seviyede tutulmu?tur. Bir ameleye günlük 75 akçe ücret verilmesi uygun görülmü?tür. Her bir ameleye verilen postal ücreti dahi ayn? seviyede olup her bir amele için 300 akçedir.
[1] Suraiya Faroqhi; Kent ve Kentliler, (?stanbul: 1993), ss. 343-344.
[2] Ömer Lütfi Barkan, Süleymaniye Camii ve ?mareti ?n?aat?(1550-1557), I, (Ankara: 1972), s. 26.
[3] Ba?bakanl?k Osmanl? Ar?ivi (BAO) C As. Nr. 33870, Dergâh-? Muallâm Kap?c?ba??lar?ndan Karahisar-? ?arki Sanca?? Voyvodas?, Canik Muhass?l? Haf?z Mehmed’e hüküm (17 zilhicce 1207), 16. Temmuz 1794; C. As. Nr: 12844, Trabzon valisi Yusuf Ziya Pa?a’ya Hüküm ( 7 safer 1211) 12 A?ustos 1796).
[4] Cengiz Orhonlu, ‘?ehir Mimarlar?’, Türkler, Say? 14, (Ankara: 2002), s. 530.
[5] Suraiya Faroqhi, ‘18. Yüzy?l Anadolu K?rsal?nda Suç, Kad?nlar ve Servet’, içinde Madeline C. Zilfi (ed.), Modernle?menin E?i?inde Osmanl? Kad?nlar?, (?stanbul: 2000), ss. 15-16
[6] Ahmet Makal, ‘XIX. yüzy?l Sonlar? XX. yüzy?l ba?lar?nda Osmanl? ?mparatorlu?u’nda Çal??ma ?li?kileri’, Osmanl?, Say? 5, (Ankara: 1999), s. 90. Osmanl? Devleti’nde özellikle Ermenilerin çe?itli alanlarda istihdam?n?n yap?ld???n? biliyoruz. Bu alanlardan birisi de ?stanbul’da hamall?k i?leridir. 1826 y?l?nda yeniçeri oca??n?n ilgas?ndan sonra Devlet, Türk hamallar yerine Ermenilerden istifade etmek yolunu tercih etmi?tir. Hamall?k i?ini bu tarihe kadar yeniçeri ittifak?yla Müslümanlar yürütüyordu. Özellikle hamallar?n ?stanbul liman?nda çal??t?klar? dü?ünülürse nedenli önemli olduklar? aç?kça ortaya ç?km?? olacakt?r. Sultan II. Mahmut hamall?k i?inin yap?lmas? amac?yla on bin ki?inin sa?lanmas? için Ermeni Patri?ine emir verdi. Anadolu’nun de?i?ik bölgelerinden özellikle Do?u Anadolu vilayetlerinden bu amaçla Ermeniler çal??mak üzere ?stanbul’a geldiler. Bu durum Ermenilerin 1896 y?l?ndaki Osmanl? Bankas?’n? i?gal etmesine kadar devam etti. Bundan sonra Ermenilerin yerine Do?u Anadolu vilayetlerinden gelen Müslümanlar geçti. Ermeni hamallar ba?kentten memleketlerine geri gönderildiler. Donald Quataert, ‘XIX. Yüzy?lda Osmanl? ?mparatorlu?u’nda ??çi ve Devlet’, Osmanl?, Say? 5, (Ankara: 1999), s. 81. Bu i? için XIX. yüzy?l boyunca Anadolu’dan ?stanbul’a Ermeni göçü olmu?tur. Bu göçe dair mürur tezkerelerine Jurnal defterlerinde s?kça rastlanmaktad?r. Bu konuda bak?n?z: Kastamonu Jurnal Defteri (1252-1253/1836-1837), Haz: Abdulkerim Abdukadiro?lu, ? Hakk? Aksoyak, Necip Faz?l Duru, (Ankara: 1998).
[7] Barkan, Süleymaniye Camii..., s. 101
[8] Alexandre Bennigsen, ‘Peter the Great, the Ottoman Empire, and Caucasus’, Canadian-American Slavic Studies, Cilt VIII, Say? 2, Summer 1974, ss. 311-318; ?brahim Yüksel, ‘Çarl?k Rusya’n?n Azerbaycan’? ?stilas? ve Osmanl? Devleti’nin Tutumu’, Kafkasya Ara?t?rmalar? I, (?stanbul: 1992), s. 25-33.
[9] Mahir Ayd?n, ‘Fa? Kalesi’, Osmanl? Ara?t?rmalar? VI, (?stanbul: 1986), s. 71
[10] Osman Köse, Küçük Kaynarca Antla?mas? (Olu?umu-Tahlili-Tatbiki), Ondokuz May?s Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü Tarih Anabilim Dal? Yay?nlanmam?? Doktora Tezi, s. 387
[11] Halil ?nalc?k, ‘K?r?m Hanl???’, Türk Dünyas? El Kitab? II, (Ankara: 1976), s. 427.
[12] Do?u Karadeniz k?y?s?ndaki So?ucak kalesi ba?ta olmak üzere Rus s?n?r?nda bulanan di?er baz? kaleler; Hotin, Bender, Kule, Tulçi, ?sakç?, Akkerman gibi kaleler de tamir edilmi?tir. Bütün bu faaliyetler Hassa ba?mimar? Mehmed Tahir A?a’n?n görev süresi içerisine tekabül etmektedir. Geni? bilgi için bak?n?z: Muzaffer Erdo?an, ‘Onsekizinci As?r Sonlar?nda Bir Türk Sanatkâr? Hassa Ba?mimar? Mehmed Tahir A?a Hayat? ve Mesleki Faaliyetleri’, ?ÜEFD Tarih Dergisi, XI/15, Eylül 1960, ss. 25-47.
[13] Bu amaçla Trabzon valisine gönderilen emirler için bak?n?z: B.O.A., MAD Ke?if ve Tamirat Defteri, Nr. 3162, s. 577 vd. Ayr?ca Osmanl? idari yap?s? içerisin de So?ucak Trabzon Eyaletine ba?l? olarak yer almaktad?r. Fahamettin Ba?ar, Osmanl? Eyâlet Tevcihât? (1717-1730), (Ankara: 1997), s. 22, s.129.
[14] Fa? kalesindeki 1726 y?l?ndaki in?aat faaliyetleri kapsam?nda ?stanbul’dan gönderilen usta ve amelelerden ba?ka yine Trabzon Gönye ve Batum sancaklar?ndan amele ve ayr?ca Erzurum taraflar?ndan ise 100 nefer rençberân ile birlikte 140 nefer amele tertip edilmi?tir. 1727 y?l?nda ise Trabzon eyaletindeki kazalardan 150 nefer rençberan kale mahalline gönderilmi?tir. Bu gibi faaliyetler 1728 y?l?nda da devam etmi? ve Ortaköy, Dimetoka, Arnavudköy ve Edirne’den 300 nefer amele, Erzurum’dan 100 nefer, Trabzon dan 50 nefer, Ah?ska ve Batum’dan 150 nefer ve Gönye’den 100 nefer olmak üzere 400 nefer rençberân kale yap?m?nda görevlendirilmek üzere Fa? kalesine sevk edilmi?leridir Ayd?n, Fa? Kalesi, ss. 73-93
[15] So?ucak kalesinin ne suretle tahkim ve takviye edilmesi gerekti?i Frans?z istihkam subaylar?ndan Antuvan ?abo(?) taraf?ndan Bab-? Aliye bildirilmi?tir. Antuvan ?abo dönemin sadrazam? Halil Hamid Pa?a taraf?ndan kabul edilmi? ve So?ucak Kalesi ile birlikte Çanakkale kalelerinin de müdafaa planlar?n? yapm??t?r. ?smail Hakk? Uzunçar??l?, ‘Sadrâzam Halil Hamid Pa?a’, Türkiyat Mecmuas?, Say? 5, (?stanbul: 1935), s. 234.
[16] Ferah Ali Pa?a’ya So?ucak Muhaf?zl??? görevi 25 Aral?k 1785’de tevdi edilmi?tir. BOA. A. RSK. Nr. 1601, s. 46,
[17] BOA, C As, Nr. 1006 So?ucak Muhaf?z? Ferah Ali Pa?a’ya hüküm, (Evahir-i Cemâziyel-âhir 1196), Haziran 1782; MD, Nr. 181, So?ucak Muhaf?z? Ferah Ali Pa?a’ya hüküm, s. 88, h. 272 (Evail-i Muharrem 1196 )
[18] BOA, C As Nr. 47391, So?ucak Muhaf?z? Ferah Ali Pa?a’n?n tahrirât hülâsas? 4 ?aban 1198)
[19] Mustafa Budak, ‘Kafkasya ve Osmanl? Devleti (XVI-XIX. Yüzy?llar), Osmanl? I, Ankara 1999, s. 599
[20]Rusya kaleyi ele geçirmek için 1788, 1789 ve 1791, y?llar?nda üç sald?r? düzenledi ve 1791 y?l?ndaki üçüncü sald?r?s?nda ele geçirmeyi ba?ard?. John F. Baddeley, Ruslar?n Kafkasya’y? ?stilas? ve ?eyh ?amil, (?stanbul: 1995), ss. 76-79.
[21] BOA. HH, Nr. 6339, Sadrazam?n Padi?aha Arz?, (1205), 1790/1791.
[22] Amele, i?çi, ?rgat anlam?na gelmekte olup, Arapça ‘amel’ (i?) kelimesinden gelmektedir. Osmanl? Devleti’nde XIX. yüzy?la kadar daha çok in?aat, tar?m, madencilik alanlar?nda çal??anlar için kullan?lan bir tabir olarak kar??m?za ç?kmaktad?r. Kelime, daha sonraki dönemlerde ise genellikle a??r i?lerde çal??an vas?fs?z i?çileri ifade etmek amac?yla kullan?l?r hale gelmi?tir. Sendikac?l?k Ansiklopedisi, ‘Amele’ maddesi s. 38; Ayn? anlamda vas?fs?z i?çiyi ifade etmek için rençber tabiri de kullan?lmaktad?r. Ahmet Makal, ‘XIX. yüzy?l Sonlar?...’, s. 91; Hatta bazen rençber amele tabiri ile de ayn? anlam?, yani vas?fs?z a??r i?lerde kullan?lan i?çileri ifade etmek amac?yla kullan?lm??t?r. BOA. C As, Nr. 24959, Sinob Kad?s?na Hüküm, (22 ?a’ban 1211), 20 ?ubat 1797; ; BOA. C As, Anapa Bina Emini Tosun Mehmed A?a’n?n Sadarete Arz?, ( Selh ?a’ban 1211), ?ubat 1797; Vas?fl? ameleleri ifade etmek için esnaf amele ifadesi belgelerde yer almaktad?r. BOA. C As, Nr. 47923, Mimar Mehmed A?a’n?n Sadarete Arz?, (16 Safer 1193), 5 Mart 1779; BOA. C As,
[23] BOA. C As. Nr. 5872, Sadaret Penâhiden Haf?z ?smail’in Sadarete arz?, (2 Rebi’ül- âhir 1211), 6 Ekim 1796.
[24] Bunu aç?k bir ?ekilde XVIII. Yüzy?l?n ikinci yar?s?nda gerçekle?en ve Canik Muhass?l? ve Trabzon valisi Canikli Ali Pa?a’n?n K?r?m seraskerli?i görevleri çerçevesinde yapt??? iki K?r?m seferinde görmek mümkündür. R?za Karagöz, ‘Canikli Ali Pa?a’, 1 Yay?nlanmam?? Doktora Tezi, 19 May?s Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü Tarih Anabilim Dal?, s. 38, s. 57.
[25] BOA. C. As. Nr. 12844; Trabzon Valisi Yusuf Ziya Pa?a’ya hüküm, ( 7 Safer 1211) 12 A?ustos 1796.
[26] Trabzon ?eriyye Sicili Nr. 132, s. 29a, Trabzon Valisi Yusuf Pa?a’ya ve Trabzon Gümrük Emini’ne hüküm ( Safer 1211) A?ustos 1796.
[27] BOA. C. As. Nr: 4213; Çukadar-? Asafîden ?brahim’in tahrirat hülâsas?, ( 25 Cemâzi-yel-âhir 1211), 26 Aral?k 1796.
[28] BOA. C. As. Nr: 9050; Anapa Bina Emini Tosun Mehmed’e hüküm, ( 22 Ramazan 1211), 21 Mart 1797.
[29] BOA. C. As. Nr: 4033, Anapa Kalesi bina emini Tosun Mehmed A?a’n?n Sadarete arz?, ( 17 Safer 1212), 15 A?ustos 1797.
[30] Jean-Lois Mattei, ‘K?r?m ve Kafkasya’da Osmanl? Nüfuzunun Gerilemesi ve Ruslara Kar?? Kafkas Kabilelerinin Direni? Giri?imleri (1792)’, Toplumsal Tarih, Haziran 1994, s. 54.
[31] Mattei; ‘K?r?m ve Kafkasya’da...’, s. 55.
[32] BOA. C. As. Nr: 12916; Çukadar-? Asâfiden Abdullah’?n tahrirat hulâsas?, ( 3 Rebi’ül-evvel 1207), 9 Ekim 1793.
[33] Osmanl? Devleti’nde Kamu hizmetlerinin görülmesinde ve suçlar?n önlenmesinde kefalet sistemi uygulanm??t?r. Reayadan olanlar?n hatta yer yer devlet hizmetinde çal??anlar?n mutlaka kefilleri bulunmaktayd?. Tan?nmayan bilinmeyen bir ki?iyi, güvenilir biri vas?tas?yla tan?ma ve güvenilir hale getirme amac? güdülmekteydi. Böylece Devlet, insanlar? birbirine kefil olmak suretiyle birbirlerinden sorumlu tutuyordu. Geni? bilgi için bak?n?z: Abdullah Saydam,’Kamu Hizmeti Yapt?rma ve Suçu Önleme Yöntemi Olarak Osmanl?larda Kefâlet Usulü’, K?br?s’tan Kafkasya’ya Osmanl? Dünyas?nda Siyaset, Adalet ve Raiyyet, (Trabzon:1998), ss. 98-115; Bu tür bir uygulamaya Kafkasya’ya gönderilen ameleler konusunda tesadüf edilmektedir. Temmuz 1797’de Anapa Kalesinde çal??an bir k?s?m amele firar etmi?tir. Üç ayl?k yevmiyeleri de amelelere pe?in olarak ödenmi?tir. Amelelerin çal??t?klar? günler dü?üldükten sonra geri kalan k?sm?n?n kefillerinden al?nmas? istenmi?tir. BOA. C As, Nr. 4738, Anapa Bina Emini Tosun Mehmed A?a’n?n Sadarete Arz?, (23 Muharrem 1212), 18 Temmuz 1797.
[34] BOA. C. As. Nr: 4033, Anapa Kalesi bina emini Tosun Mehmed A?a’n?n Sadarete arz?, ( 17 Safer 1212), 15 A?ustos 1797.
[35] BOA, C As, Nr. 4738, Anapa bina emini Tosun Mehmed A?a’n?n Sadarete Arz?, (23 Muharrem 1212), 18 Temmuz 1797.
[36] Ahmet Tabako?lu, ‘Osmanl? Ekonomisinde Emek Piyasas? ve Ücretler’, V. Milletleraras? Türkiye Sosyal ve ?ktisat Tarihi Kongresi Tebli?ler (?stanbul 21-25 A?ustos 1989), (Ankara: 1990), s. 91.
[37] BOA. C. As. Nr: 33870, BOA. C As. Nr. 33870, Dergah-? Muallâm Kap?c?ba??lar?ndan Karahisar-? ?arki Sanca?? voyvodas?, Canik Muhass?l? Haf?z Mehmed’e hüküm (17 zilhicce 1207), 16. Temmuz 1794.
[38] BOA. C. As. Nr: 4033, Anapa Kalesi bina emini Tosun Mehmed A?a’n?n Sadarete arz?, ( 17 Safer 1212), 15 A?ustos 1797.
[39] ?aranpo: Küçük kalelerin etraf?na Kaz?klarla yap?lan set, bölme. Ayd?n, ‘Fa? Kalesi’, s. 72.
[40] BOA. C. As. Nr: 53257, Eyalet-i Anadolu’da vaki Ayd?n sanca?? beylerine (Evâil-i Rebi’ül-âhir 1212)
[41] Barkan, Süleymaniye Camii... s. 22, Rençber, neccar gibi amele ücretleri XVI yüzy?lda yaz aylar?nda 12 akça, k?? aylar?nda 10 akçe olarak tespit edilmi?tir. Yine bu yüzy?lda bennâ (Kalfa Dülger), neccar, ta?ç? gibi i?çilerin ücretleri itirazlar? üzere günlük 12 akçeden 16 akçeye ç?kar?lm??t?r. Ahmet Refik Alt?nay; Onuncu Asr-? Hicride ?stanbul Hayat?, Haz: Abdullah Uysal, (Ankara: 2000), ss. 124-126
[42] Alt?nay, Onuncu Asr-? Hicride..., s. 125, Osmanl? Devletinde mal ve hizmetlerin narha tabi oldu?u gibi i?çi ücretleri de narha tabi idi ve merkez taraf?ndan belirlenirdi. Bu itibarla tespit edilen ücretlerin alt?nda ücret verilmesi yasakt?. Tespit edilen ücretlerin yetersiz kalmas? durumunda vas?fl? ve vas?fs?z i?çiler divana ba?vurarak gerekçeleriyle birlikte yevmiyelerinin yetersiz oldu?unu belirtirler ve yeniden düzenleme yap?larak zam talep ederlerdi. Bu ba?vurular divan taraf?ndan de?erlendirilerek yevmiyelerin az oldu?u sonucuna ula??l?rsa derhal ücret narhlar? yeniden düzenlenir ve gerekti?i ölçüde zam yap?l?rd?. Zam ilgili i?çilerin kethüda ve söz sahiplerinin ücretleri kabul ettiklerini ve bu tespit edilen ücret üzerinden ücret talep etmeyeceklerine dair taahhütte bulunmalar?ndan sonra yürürlü?e girerdi. Salih Aynural; ?stanbul De?irmenleri ve F?r?nlar? Zahire Ticareti (1740-1840), (?stanbul: 2002), s.155
[43] Amele ücretlerinde XVI. yüzy?la göre ya?anan art??? paran?n de?erini kaybetmesine ba?l? olarak görmek mümkündür. Ancak böyle bir art?? söz konusu oldu?unda bile amele ücretlerini al?m gücü aç?s?ndan ele almak gerekir.Bunun XVI. yüzy?la oranla ameleler aleyhine geli?mi?tir. Mesela 1525 y?l?nda tersanede çal??an usta bir günlük ücretiyle 6425 gr. et alabilmekteydi. Bu durum 1640 da 5711 gr. ve 1826 da ise 6425 gr. d?r. Tabako?lu, ‘Osmanl? Ekonomisinde....’, s. 97. Ancak özellikle XVIII. ve XIX. yüzy?l için Bursa’da farkl? bir durum vard?r. 1775 y?l?nda bir usta gündeli?iyle 6 kile bu?day al?yorken 1827’de gündeli?inde art?? olmas?na ra?men 0.35 kile bu?day alabilmektedir. Mustafa Öztürk, ‘Bursa’da Hububat Fiyatlar? (1775-1840)’, XI. TTK (5-9 Eylül 1990), Kongreye Sunulan Bildiriler, IV, (Ankara: 1994), s. 1734. Ancak in?aat sektöründe çal??anlar özellikle kalifiye eleman olan ustalar tar?m kesiminde çal??anlara göre daha fazla ücret almaktad?rlar. Re?at Kasaba, Osmanl? ?mparatorlu?u ve Dünya Ekonomisi, s. 85.
[44] 1 para 3 akçedir. Dolay?s?yla bir amelenin yevmiyesi 48-60 akçedir. XVIII. yüzy?l ortalar?ndan itibaren Osmanl? Devleti’nde sikke rayici ?u ?ekildedir: 1 kuru? 40 para ,1 para 3 akçe ve 1 kuru? 120 akçe idi. ?smail Hakk? Uzunçar??l?, Osmanl? Tarihi, IV. Cilt I. K?s?m, s. 597.
[45] Neccar: 30-40 para (90-120 akçe), Ta?ç?: 27-30 para (81-90 akçe); S?vac?: 40 para (120 akçe) Tabako?lu, ‘Osmanl? Ekonomisinde....’, s. 96.
[46] Öztürk, ‘Bursa’da Hububat...’, s. 1733.
[47] Mustafa Öztürk; ‘XVIII. Yüzy?l?n Sonlar?nda Orta Anadolu’da Fiyatlar’, X. Türk Tarih Kongresi (Ankara 22-26 Eylül 1986) Kongreye Sunulan Bildiriler, IV, (Ankara: 1993), s. 1837.
[48] Öztürk, ‘Bursa’da Hububat...’ , s. 1733.
[49] BOA. C. As. Nr: 24959, Sinob Kad?s?na hüküm 22 ?a’bân 1211, ( 20 ?ubat 1797; Nr: 36737, Anapa Bina Emini taraf?ndan talep edilen rençberan amelenin defteri, (13 ?a’bân 1211), 9 ?ubat 1797; C As. Nr. 5872, Sadaret Penâhiden Haf?z ?smail’in Sadarete arz?, (2 Rebi’ül- âhir 1211), 6 Ekim 1796.
[50] 1796 y?l?nda Karahisar- ?arki Sanca??ndan Anapa Kalesi için gönderilecek amelelere günlük 75 akçe verilmesi emredilmi?tir. BOA. C As 3708, Karahisar-? ?arki Sanca??nda vaki kazalar?n kad?lar?na ve Karahisar-? ?arki Sanca?? Mütesellimine hüküm, 2 ?aban 1210 ( 4 Mart 1796)
[51] BOA. C As 3708, Karahisar-? ?arki Sanca??nda vaki kazalar?n kad?lar?na ve Karahisar-? ?arki Sanca?? Mütesellimine hüküm, 2 ?aban 1210 ( 4 Mart 1796).
[52] BOA. C As. Nr: 36737, Anapa Bina Emini taraf?ndan talep edilen rençberan amelenin defteri, (13 ?a’bân 1211), 9 ?ubat 1797.
| |