.iÇà ` ="justify">
Birinci Dünya Sava?? s?ras?nda Osmanl? ?mparatorlu?u'ndaki Ermenilere ne oldu?una ili?kin tart??ma, ba?lad??? günden bu yana ?iddetini korumakta. Ermeniler kendilerinin, 20. yüzy?l?n ilk soyk?r?m?n?n kurbanlar? olduklar?n? söylüyorlar. Birçok Türk ise Ermenilerin iki halk aras?nda meydana gelen çat??malarda ve sava? zaman? güvenlik gerekçelerinden ötürü tabi tutulduklar? zorunlu göç s?ras?nda öldüklerini, zira Ermenilerin dü?manla i?birli?i yapt??? ve birço?unun da dü?man taraf?nda Osmanl?'ya kar?? sava?t???n? iddia ediyor. Bunun bir soyk?r?m oldu?unu savlayan akademisyenler, Ermenilerin iddialar?n?n çürütülemez birer tarihsel gerçek oldu?unu ileri sürüyorlar. Ancak hem Türkiye'de hem de Bat?'da birçok tarihçi, olaylar? soyk?r?m olarak tan?mlaman?n uygunlu?unu sorgulamaktalar.
Tart??man?n vard??? boyutlar ise bir hayli geni?. Fransa'da güçlü destek gören Ermeniler, Türklerin soyk?r?m uygulad?klar?n? kabul etmelerinin ve bundan dolay? özür dilemelerinin, Türkiye'nin Avrupa Birli?i'ne üyeli?i için önko?ul olarak koyulmas?n? talep ediyorlar. Soyk?r?m tart??malar?ndan ötürü Ankara ile Erivan aras?ndaki ili?kiler dondurulmu? durumda. Ermeni eylemciler ise Bat?'da bu tarihsel tart??may? politik olarak yönlendirmeyi istiyor ve bu amaçla çe?itli parlamentolardan Ermeni soyk?r?m?n? tan?yan kararlar almas?n? talep ediyorlar.
Bu tart??madaki esas mesele Ermenilerin ya?ad?klar? ac?lar?n boyutlar? de?il; her iki taraf da Ermenilerin 1915-1916 y?llar?nda Anadolu'dan Suriye çöllerine ve di?er yerlere tehcir edilmeleri s?ras?nda yüzbinlerce Hristiyan?n hayat?n? kaybetti?ini kabul ediyor. Bunun için Osmanl? hükümeti çok k?sa bir sürede erkekleri, kad?nlar? ve çocuklar? evlerinden ayr?lmaya zorlad?. Birço?u da?lardan ve çöllerden yapt?klar? yürüyü? s?ras?nda açl?k ve hastal?ktan öldü. Di?erleri ise katledildi. Tarihçiler bu olaylar konusunda tart??m?yor, tart??t?klar? ?ey, say?lar ve ko?ullar. Tart??madaki esas sorun kas?ta ili?kin. Jön Türkler 1916'daki katliamlar? örgütlediler mi? Ermenilerin kas?tl? öldürüldüklerini ve bu yüzden bunun soyk?r?m te?kil etti?ini iddia edenler, savlar?n? üç ana temele dayand?r?yorlar: 1919-1920 y?llar?nda kurulan, Jön Türklerin ba??nda oldu?u hükümetin yetkililerini Ermeni katliamlar?n? örgütlemekten mahkum eden askeri mahkeme davalar?; katliamlar? gerçekle?tirmekle suçlanan Te?kilat-? Mahsusa'n?n oynad??? rol ve Naim Bey'in, ?çi?leri Bakan? Talat Pa?a'n?n Ermenilerin yok edilmesi emrini verdi?i iddia edilen telgraflar? içeren an?lar?. Ancak bu olaylar ve bunlar? aktaran kaynaklar dikkatlice inlecendi?inde, b?rak?n sonuç ç?karmay?, Ermenilerin öldürülmesinin kas?tl? oldu?u iddas?n?n temellendirilece?i güçlü bir dayana?a var?lam?yor.
1919-1920 Askeri Mahkemeleri
Osmanl? ?mparatorlu?u'nun Birinci Dünya Sava??'ndan ma?lup ç?kmas?ndan sonra yeni bir hükümet kuruldu ve bu yeni hükümet, selefi Jön Türk rejimini ciddi baz? suçlar i?lemekle suçlad?. Bu suçlamalar 1908'de iktidar? ele geçiren ?ttihat ve Terakki Partisi lider kadrolar?n?n ve di?er seçilen eski yöneticilerin kurulan askeri mahkemelerde yarg?lanmalar?na neden oldu. Suçlamalar anayasan?n ortadan kald?r?lmaya çal???lmas?, sava? zaman? vurgunculu?u ile hem Rumlar?n ve hem de Ermenilerin öldürülmesini de içermekteydi.
Askeri mahkemelerin kurulmas?n?n esas nedeni, muzaffer müttefik devletlerden gelen Ermeni katliam?n?n sorumlular?n?n cezaland?r?lmas? yönündeki bask?lard?. Buna ek olarak Türkler suçu birkaç ?ttihat ve Terakki üyesinin üzerine y?k?p, Türk ulusunu temize ç?karmay? ve böylece Paris'te düzenlenecek bar?? konferans?nda kendilerine yönelik daha ho?görülü bir tutum al?nmas?n? sa?lamay? umuyorlard?.
En ünlü duru?ma ?stanbul'da yap?lm??t? ancak bu kurulan tek mahkeme de?ildi. Katliamlar?n gerçekle?ti?i Anadolu ?ehirlerinde de en az alt? mahkeme daha vard?. Belgelerin yetersiz tutulmu? olmas? nedeniyle mahkemelerin tam say?s? bilinmiyor. ?lk duru?ma 5 ?ubat 1919'da Yozgat'ta ba?lad? ve mahkemenin yetki alan? içinde Ankara da bulunuyordu. Yozgat'taki mahkemede bölge valisi de dahil olmak üzere üç Türk yetkili Ermenilerin kitleler halinde öldürülmesi ve ya?malanmas? ile itham edildiler. 8 Nisan'da mahkeme daval?lardan ikisini suçlu buldu, üçüncüsünü ise ba?ka bir mahkemeye sevk etti. Kesin hükmün verilmesinden iki gün sonra yerel yetkililer Bo?azl?yan ve Yozgat Kaymakam? Mehmet Kemal'i ast?. Kemal'in cenaze töreninde, ?ttihat ve Terakki Partisi unsurlar?n?n organize etti?i büyük bir gösteri düzenlendi. Türkiye'deki ?ngiliz yüksek komiseri, Türk halk?n?n 'infazlar?, suçlular?n çarpt?r?ld??? adil cezalardan ziyade bar?? için verilmesi gereken tavizler ?eklinde' alg?lad???n? ülkesine rapor ediyordu.
As?l duru?ma ?stanbul'da 28 Nisan 1919'da ba?lad?. 12 san?k aras?nda ?ttihat ve Terakki Partisi üyeleri ve eski bakanlar bulunuyordu. ?çi?leri Bakan? Talat Pa?a, Sava? Bakan? Enver Pa?a ve Halep Valisi Cemal Pa?a da dahil yedi san?k ülkeden kaçt?klar? için g?yab?nda yarg?land?lar. Ermeni tezlerinin en ünlü savunucular?ndan Vakahn N. Dadriyan ?öyle yaz?yor: '?ddianamelerde suçlamalar?n dayand?r?ld??? 42 belge yer alm??t?r. Bunlar?n birço?unda tarihler, ?ifreli telgraflar? ve mektuplar? gönderenlerin ve bunlar?n gönderildikleri ki?ilerin isimleri bulunmaktad?r.' Bu belgelerin aras?nda 3. Ordu Komutan? General Vehbi Pa?a'n?n 'Ermenilerin katledilmesi, yok edilmesi ve mallar?n?n ya?malanmas? ve bunlara el koyulmas? ?ttihat ve Terakki'nin merkez komitesinin ald??? kararlar?n sonucudur' dedi?i, yeminli ifadesi de var. ?ddianamede ayr?ca tehcirden sorumlu üst düzey bir yetkili olan Abdulahad Nuri'nin, Talat Pa?a'n?n kendisine 'tehcirin amac? k?y?md?r' dedi?ini anlatt??? ifadelerine yer verilmekte. 22 Haziran'da mahkeme anayasal düzeni zorla kald?rmaya te?ebbüs suçundan baz? san?klar? mahkum etti ve onlar? katliamlardan sorumlu tuttu. Talat, Enver, Cemal pa?alar ve Naz?m Bey g?yab?nda ölüm cezas?na çarpt?r?l?rlarken, di?erlerine uzun hapis cezalar? verildi.
Jön Türklere kar?? yayg?n nefrete ra?men Türk halk? ?ttihat ve Terakki liderlerinin yarg?lanmalar?na kay?ts?z kalm??t?. ABD'nin ?stanbul'daki yüksek komiseri Lewis Heck ülkesine gönderdi?i 4 Nisan 1919 tarihli bir raporda ?öyle diyordu: 'Halk aras?nda yayg?n kan? odur ki, birçok duru?man?n esas gayesi, ki?isel intikam duygular?ndan ya da müttefik devletlerin özellikle de ?ngilizlerin te?vikinden kaynaklanmaktad?r.' Duru?malara kar?? muhalif tutum 15 May?s'ta ?zmir'in Yunan askerlerince i?galinin ard?ndan kuvvetlendi. Bu i?gal ülkede vatansever ve milliyetçi bir dalgan?n yay?lmas?na neden oldu.
Mustafa Kemal Atatürk'ün önderli?inde, sonunda ?stanbul'daki sultan?n devrilmesiyle biten bir milliyetçi hareket do?du. Hareketin ba?lang?c?ndan itibaren Kemalistler sultan?n onursuzca müttefiklere teslim olmu? olmas?n? ele?tirmi?ler ve duru?malar?n Osmanl? ?mparatorlu?u'nun bölü?ülmesi plan?n?n bir parças? olmas? korkular?n? ifade etmi?lerdi. 11 A?ustos 1920'de Ankara'daki Kemalist hükümet tüm askeri mahkemelerdeki duru?malar?n durdurulmas? emrini verdi. Nitekim Osmanl? kabinesinin 17 Ekim 1920'de istifa etmesiyle de duru?malar son buldu.
Ermeni yazarlar tarihsel gerçeklerin berrakla?mas?na katk?da bulunduklar? gerekçesiyle askeri mahkemeleri övmektedirler ancak mahkemelerde uygulanan prosedürlerin ve elde edilen bulgular?n güvenilirli?ine ili?kin soru i?aretleri göz önüne al?nd???nda, bu türden genel yarg?lara varmak sorunlu görünmektedir. Mahkemeler adil yarg?laman?n gereklerinden yoksundur. Osmanl? yarg? hukukunu iyi bilen yazarlardan çok az?, özellikle de askeri mahkemeler hakk?nda olumlu de?erlendirmede bulunmu?lard?r. Osmanl? ceza hukuku kar??l?kl? sorgulama hakk?n? tan?mamaktad?r ve yarg?c?n rolü Anglo-Amerikan gelene?indekine nazaran çok daha önemlidir. Yarg?ç haz?rl?k a?amas?nda ve duru?ma s?ras?nda sunulan tüm delillerin ispat kudretini ölçer ve san??? sorgulard?. Mahkeme ba?kan? tarafs?z bir yarg?çtan ziyade bir savc? gibi davran?rd?. Osmanl? ceza usul kurallar?, savunma avukat?n?n duru?ma öncesi yap?lan soru?turmalar?n yer ald??? dosyalara ula?mas?na ve yine duru?ma öncesi yap?lan sorgulamalar s?ras?nda savunma avukat?n?n müvekkili yan?nda bulunmas?na izin vermiyordu. Esas mahkemenin 6 May?s 1919 tarihli duru?mas?n?n üçüncü oturumunda savunma, mahkemenin iddianameye sürekli olarak kan?tlanm?? gerçek ?eklinde göndermede bulunmas?na itiraz etmi? ancak mahkeme bu itiraz? geri çevirmi?ti. Duru?malar?n hiçbirinde mahkeme tan?k dinlemedi ve verilen hüküm tamamen belgelere ve kar??l?kl? sorguya dayanmayan ifadelere dayand?r?ld?.
1919-1920 askeri mahkemelerinde yap?lan duru?malar?n ispat kudretini etkileyen en ciddi sorun, duru?malara ili?kin belgelerin tamamiyle kaybolmu? olmas?d?r. Sözlü ve yaz?l? ifadeler hakk?nda bugün bildiklerimiz, Osmanl? hükümetinin resmi gazetesi Takvim-i Vekayi ve bas?nda ç?kan haberlerle s?n?rl?d?r. Bilinmeyen ?ey ise, tutulan ifade kay?tlar?n?n kopyalar?n?n do?rulu?u ve gazetelerin delillerin tümünü mü yoksa baz? k?s?mlar?n? m? yay?mlad???d?r.
Dadriyan bu konuda ?öyle diyor: '?ddianamede yer verilmek üzere sunulan tüm belgeler, ?çi?leri Bakanl???'n?n yetkili personeli taraf?ndan tasdik edilir ve belgenin üzerine 'asl? gibidir' ibaresi dü?ülürdü.' Ancak az say?da tarihçi, dönemin yetkililerinin sözlerine bunlar?n do?rulu?u kan?tlanmadan güvenir. Örne?in Nürmberg Duru?malar?n?n tarihi a??rl???, mahkemeye sunulan devasa boyutlardaki orjinal belgelere dayanmaktad?r. Duru?ma tutanaklar? kaybolmu? olsayd? ve bu belgelere d??ar?dan eri?im engellenseydi Nürmberg'de verilen hükümlerin tarihsel önemi ciddi ölçüde azal?rd?.
As?l belgelerin yoklu?unda Ermeni sorununu inceleyen tarihçiler, sadece belgelerin seçilmi? parçalar?na ve al?nt?lara dayanmaktad?r. Örne?in Dadriyan, 3. Ordu Komutan? General Vehbi Pa?a'n?n, ?ttihat ve Terakki liderlerinden Bahaddin ?akir'den, '3. Ordu bölgesinde insan kasaplar?n? bulup onlarla ba?lant? kuran... ?pten kaz?ktan kurtulmu? ellerini ve gözlerini kan bürümü? jandarmalar ve polisleri örgütleyen' adam ?eklinde bahsetti?i yeminli ifadesine itimat eder. Vehbi Pa?a'n?n yeminli ifadesinin bir bölümüne ?stanbul'daki esas duru?man?n ve Harput'taki duru?man?n iddianamesinde yer verildi. Ne var ki iddianame, suçun sabit oldu?una kan?t te?kil etmez. Al?nt?lanan ifadelerin içeri?i kaybolmu?. Bununla birlikte 29 Mart 1919'da Trabzon'da görülen duru?mada Vehbi Pa?a'n?n yeminli ifadesinin tümünün okundu?u söylense de duru?ma tutanaklar? hiçbir kaynakta yer almam??, sadece karar, resmi gazetede yay?mlanm??t?r.
Ça?da? Türk yazarlar?, 1919-1920 askeri mahkemelerini müttefiklerin planlar?n?n bir parças? olarak yorumlam?? ve reddetmi?lerdir. Ayn? zamanda müttefikler de yarg?lamalar? adaletsizlik olarak de?erlendirmi?lerdir. ?ngiliz yüksek komiseri S.A.G. Calthorpe Londra'ya ?unlar? yaz?yordu: 'Duru?malar tam bir maskaral?k ve hem bizim hem de Türk hükümetinin prestijine zarar veriyor.' Komiser John de Robeck ise, mahkeme öyle bir ba?ar?s?zl?k örne?i ki, 'var?lan bulgular kat'i suretle dikkate al?namaz' diyordu. Dahas? ?ngiliz hükümeti, sava? suçlular? olduklar? iddia edilen Osmanl? yetkililerini Malta'da yarg?lamay? dü?ündükleri dönemde, 1919-1920 Osmanl? askeri mahkemelerine sunulan delilleri de?erlendirmeye almay? hiçbir ?ekilde kabul etmemi?ti.
Te?kilat-? Mahsusa'n?n Rolü
1919-1920 tarihlerinde kurulan birkaç askeri mahkeme, Te?kilat-? Mahsusa adl? birimin y?k?c? rolüne at?fta bulunmu?tur. Ermeni davas?n?n pek çok destekçisi bu suçlamay? kabul etmektedir. Dadriyan, bu birimin üyelerini, ?ttihat ve Terakki Cemiyeti'nin Ermenileri imha etme planlar?n? gerçekle?tirmek için kulland?klar? ba?l?ca araç olarak tan?mlam??t?r. Dadriyan, 'Görevleri Türkiye'nin iç bölgelerindeki sapa alanlara konu?lanmak ve s?n?r d??? edilen Ermeni konvoylar? yok etmekti. Te?kilat-? Mahsusa'n?n temel görevi Ermeni soyk?r?m?n?n uygulanmas?d?r' diye yaz?yor.
1903-1907 tarihlerinde kurulan Te?kilat-? Mahsusa, ismini ancak 1913'te ald?. Enver Pa?a'n?n direktifi ve yetenekli pek çok yetkilinin komutas? alt?nda söz konusu te?kilat, özel bir tim gibi görev yapt?. Te?kilatla ilgili tek akademik ara?t?rman?n yazar? Philip Stoddart, birimi 'Hem Arap ayr?l?kç?l??? hem de Bat? emperyalizmi ile mücadele eden önemli, birlik yanl?s? bir araç' olarak tan?ml?yor. Zirvede oldu?u dönemde, örgüte kay?tl? 30 bin üye bulunuyordu. Birinci Dünya Sava?? s?ras?nda Osmanl? komutas? bu birimi, Kafkaslar, M?s?r ve Mezopotamya'daki özel askeri harekatlarda kulland?. Rejim örgütü ayn? zamanda, harici dü?manlar ile 'muhtemel i?birli?ini' yok etmek için de kulland?. Ancak Stoddart'a göre bu eylem, öncelikle Suriye ve Lübnan'daki yerli milliyetçileri hedef al?yordu. Ona göre, Te?kilat-? Mahsusa, Ermenilerin s?n?r d??? edilmesinde herhangi bir rol oynamad?.
Ancak, askeri mahkemenin iddianamesi Te?kilat-? Mahsusa'y? Ermenilere kar?? 'suç içeren operasyonlar ve eylemler' gerçekle?tirmekle suçluyordu. Dadriyan'a göre, '?ttihatç? liderler, yurt içindeki cephelerde özellikle Ermenilere kar?? kullanmak üzere e?kiya birliklerini yeniden konu?land?rd?lar. Ermeni nüfusunun yo?un oldu?u büyük kent, kasaba ve köylere yönelik kapsaml? bir ak?nla, Te?kilat-? Mahsusa birimleri, ?ttihat'?n imha projesini gerçekle?tirmeye koyuldu'.
Dadriyan, Türk ve ayn? zamanda Alman sivil ve askeri kaynaklar?n, Te?kilat-? Mahsusa'n?n ölüm timlerinde mahkumlar?n istihdam? da dahil bu bilgiyi do?rulad?klar?n? söyleyerek devam ediyor. Ancak Dadriyan'?n at?flar?, iddialar?n? her zaman kan?tlam?yor. Osmanl? hükümeti Birinci Dünya Sava?? s?ras?nda askerlik hizmeti için adam ihtiyac?n? kar??lamak üzere hükümlüleri serbest b?rakm?? olsa da, Te?kilat-? Mahsusa'n?n çok say?da mahkum ile katliamlarda önemli bir rol oynad???na dair mahkeme iddianamesinin ötesinde bir kan?t bulunmamaktad?r. Mahkumlar?n varl??? da anormal bir durum de?ildir. Sava? zamanlar?nda askeri hizmetlerde mahkumlar?n kullan?lmas?n?n ABD ve ?ngiliz ordular?nda da örnekleri mevcuttur.
Te?kilat-? Mahsusa ile ilgili katliam iddialar?n?n belgelerde do?rudan dayana?? yoktur ancak bu iddialar, ancak bu belgeleri okudu?unu belirtenlerin ku?kulu varsamy?mlar?na dayanmaktad?r. Dadriyan, orijinal kaynaklar?n imkan vermeyece?i varsay?mlarda bulunan önde gelen akademisyenler aras?ndad?r. Te?kilat-? Mahsusa ve Ermeni katliamlar? aras?nda bir ba?lant? kurmaktad?r ancak ?üpheli belgeyi yazan Alman yetkili Stange, bu belgede Te?kilat-? Mahsusa'dan hiç at?fta bulunmam??, sadece 'ayak tak?m?'ndan bahsetmi?tir. Ayr?ca Stange'nin, Dadriyan'?n ileri sürdü?ü gibi Te?kilat-? Mahsusa'da bir rolü oldu?una ili?kin herhangi bir bulgu yoktur. Osmanl? ve Alman gizli servisleri aras?ndaki gerilim aç?s?ndan bak?ld???nda bu olas?l?k d??? bir atama olurdu. Stange'? ço?unlu?u Ruslarla sava?maya gönüllü 2-3 bin düzensiz Gürcü'nün olu?turdu?u bir müfrezenin komutan? olarak tan?mlayan Alman D??i?leri Bakanl??? dosyalar?n?n do?rulu?u çok daha olas?d?r. Ba?ka bir Alman yetkilinin Stange'?n müfrezesinde Ermenilerin oldu?undan bahsetmesi de, hiç ?üphe yok ki tuhaf bir gerçektir. S?n?r d??? edilen Ermenilerin kim taraf?ndan öldürüldü?ü sorusunun kesin cevab?n? bulmak zordur. Te?kilat-? Mahsusa'y? suçlamak siyasi aç?dan en elveri?li çözüm olsa da, faillerin Kürt a?iret üyeleri ve yozla?m?? polisler olmas? ihtimali daha yüksektir.
Dadriyan, önde gelen bir Te?kilat-? Mahsusa yetkilisi olan E?ref Ku?çuba?? ile ilgili bir kaynakla ilgili olarak da benzer küstahl?klarda bulunmu?tur. Birinci Dünya Sava??'n?n patlak vermesi s?ras?nda E?ref Ku?çuba??, Arabistan, Sina yar?madas? ve Kuzey Afrika'daki Te?kilat-? Mahsusa operasyonlar?n? yönetiyordu. 1917 y?l?n?n ba??nda Yemen'deki görevi s?ras?nda ele geçirilen Ku?çuba??, ?ngiliz ordusu taraf?ndan 1920'ye kadar kald??? Malta adas?na gönderildi. ?ngiliz yetkililer Ku?çuba??'n? sorgulad?lar ancak o, Ermeni katliamlar?nda herhangi bir katk?s? oldu?unu reddetti. 1964'te 91 ya??nda öldü. Dadriyan, Ku?çuba??'n?n, Türk yazar Cemal Kutay ile bir mülakat?nda, katliamlarda yer ald???n? do?rulad???n? iddia ediyor. Ancak daha derin bir ara?t?rma, Ku?çuba??'n?n bu tür bir itirafta bulunmad???n? ortaya ç?karm??t?r.
?ddia daha çok eksik ifadeler ve kusurlu anlat?mlara dayan?larak olu?turulmu?tur. Keza, aksi yöndeki iddialara ra?men, 1919'daki askeri mahkemedeki iddianame Te?kilat-? Mahsusa'y? Ermeni soyk?r?m? ile ba?lant?land?r?rken, ne mahkeme tutanaklar? ne de karar? bu iddiay? desteklemektedir. Dahas? daval?lar örgütün rolünü, Rus s?n?r? ötesindeki gizli görevler olarak tan?mlamaktad?r. Osmanl? askeri ar?ivlerinde ara?t?rma yapan çok az say?daki Bat?l? bilim adam?ndan biri olan Gwynne Dyer, Te?kilat-? Mahsusa'n?n Ermeni katliamlar?n?n suç orta?? oldu?una dair iddiay? 'dedikodu' olarak nitelendiriyor. Türk Genelkurmay?'na ait ar?ivlerde Te?kilat-? Mahsusa'ya gönderilmi? ?ifreli telgraflar oldu?u söyleniyor ancak bu belgeler, akademik bir ara?t?rman?n konusu olmam??t?r. Yeni belgeler ortaya ç?kana kadar, Te?kilat-? Mahsusa ve Ermeni katliamlar? aras?ndaki ba?lant?, teyit edilmemi? bir iddiadan ba?ka bir ?ey de?ildir.
Naim Bey'in An?lar?
Ermeni soyk?r?m? suçlamalar?n?n dayand??? üçüncü kaynak, Aram Andonyan taraf?ndan dünyaya yay?lan 'Naim Bey'in Hat?rat?' adl? belgedir. Aram Andonyan, 1914'teki seferberlik s?ras?nda askeri sansür memuru olarak görev yapan bir Ermeniydi. Nisan 1915'te tutuklanmas?n?n ve ?stanbul'dan s?n?r d??? edilmesinin ard?ndan, geçici oturma izni ald??? Halep'e gitti. Ekim 1918'de kentin ?ngilizler taraf?ndan kurtar?lmas?ndan sonra Andonyan, hayatta kalan Ermeni kad?n, erkek ve çocuklar?n ifadelerini toplad?. Bu arada Halep'te çal??an Türk yetkili Naim Bey ile de temas kurdu. Naim Bey, Andonyan'a, çok say?da resmi belgeyi, telgraf? ve kararlar? da kapsayan an?lar?n? verdi. Andonyan bu an?lar? Ermenice'ye tercüme etti ve bunlar Ermenice, Frans?zca ve ?ngilizce olarak yay?mland?.
Naim Bey'in an?lar?ndan türeyen belgeler, soyk?r?m iddias?n? desteklemek için ileri sürülen en mahkum edici delillerdir. En suçlay?c? olanlarsa, dönemin içi?leri bakan?n?n telgraflar?d?r. E?er gerçek iseler, Talat Pa?a'n?n tüm Türk Ermenilerin öldürülmesi emri verdi?ine dair kan?t olu?turmaktad?r.
Talat Pa?a'n?n mutlak ac?mas?zl??? an?larda sürekli tekrar edilmektedir ancak bu, pek çok Ermeninin Talat Pa?a hakk?ndaki görü?lerinden büyük bir farkl?l?k göstermektedir. Örne?in 20 Aral?k 1913'te ?ngiliz Büyükelçili?i yetkilisi Louis Mallet, Ermenilerin Talat Pa?a'ya güvendiklerini, ancak her zaman böyle bir içi?leri bakan? ile kar?? kar??ya kalmamaktan korktuklar?n? bildirmi?tir. Benzer bir ?ekilde Alman diplomat Liparit, Talat'?, 'son alt? y?lda Türk-Ermeni dostlu?unun samimi bir yanda?? olma itibar?n? kazanan' bir ki?i olarak nitelendirmi?tir. Talat Pa?a kötü niyetli bir ?eytana dönü?mü? olabilir ama ça?da?lar?n?n dü?ünceleri bu nitelendirmeyi desteklememektedir.
Naim Bey'in an?lar?nda yer alan belgelerin gerçekli?ine dair çok fazla ku?ku mevcuttur. Baz? Ermeni akedemisyenler, 1921'de Talat Pa?a'ya suikast düzenleyen Soghomon Tehlirian'?n duru?mas? s?ras?nda Talat Pa?a'n?n be? telgraf?n?n gerçekli?inin bir Alman mahkemesi taraf?ndan do?ruland???n? ileri sürmektedir. Ancak duru?man?n stenografik kay?tlar?, savunma avukat?n?n, telgraflar?n gerçekli?i do?rulanamadan, be? telgraf? kan?t olarak sunma önerisini geri çekti?ini göstermektedir.
Belgelerin gerçekli?i ile ilgili detayl? bir inceleme gerçekle?tiren iki Türk yazar ?inasi Orel ve Süreyya Yuca, Ermenilerin, bir gün belgelerin sahte oldu?unun ortaya ç?kmas?ndan kaç?nmak için kas?tl? olarak belgelerin orijinallerini yok etmi? olabileceklerini ileri sürmü?lerdir. ?ki yazar, dönemin orijinal Türk belgeleriyle söz konusu belgeler aras?nda farkl?l?klar bulunmas?n?n, ikincilerin sahte oldu?una i?aret etti?ine ve ayr?ca resmi kay?tlarda Naim Bey'in bulunmamas?n?n da varl??? ile ilgili ?üphe yaratt???na dikkat çekmektedir.
An?lar 1920'de yay?mland???nda, Ermeni eylemciler yazar? kötülüklerini düzeltmeye çal??an dürüst bir ki?i olarak tan?mlarken, 1937'de Andonyan taraf?ndan düzenlenen bask?da yazar?n, alkolik ve kumarbaz oldu?u ve belgelerin para kar??l???nda al?nd??? ortaya ç?kmaktad?r. Andonyan, onunla ilgili gerçekleri ortaya ç?karman?n bir anlam? olmad???n? yazar. Tam tersine an?lar?n etkisine zarar verecektir çünkü hiç kimse, para kazanmak için belgeleri uydurmu? olan bir alkolik ve kumarbaz?n sözüne inanmaz. Naim Bey'in an?lar?ndaki belgeler, Jön Türkleri ve Türkleri ac?mas?z ve kötü ki?iler olarak resmetmektedir. Bu materyaller, ABD ve Bat? Avrupa'daki kamuoyunu etkileyecek ve Paris Bar?? Konferans?'nda lobi faaliyetlerinde bulunan Ermenilerin ba??ms?zl?k isteklerine destek olu?turacakt?. Bu nedenle Ermeni Ulusal Birli?i belgeleri ald?. Telgraflar Londra'ya gönderilen rapora ve Malta mahkumlar?n?n dosyalar?na dahil edildi ancak ?ngiliz hükümeti taraf?ndan hiç kullan?lmad?. Bu belge de, o dönemdeki pek çok sahte belgeden biri olarak addedildi.
Türk yazarlar bu belgelerin sahte oldu?u iddialar?nda yaln?z de?iller. Hollandal? tarihçi Erik Zürcher, Andonyan'dan ortaya ç?kan 'Naim Bey belgelerinin sahte oldu?unun kan?tland???n?' yazd?. ?ngiliz tarihçi Andrew Mango da bu görü?ü payla??yor. Lobicilerin ve politikac?lar?n soyk?r?m iddialar?n?, pek çok tarihçi ve akedemisyenin en kötü ihtimalle sahte, en iyi ihtimalle do?rulanamaz ve sorunlu olarak gördükleri belgelere dayand?rmaya çal??malar? da ironiktir.
Sonuç
Birinci Dünya Sava?? s?ras?ndaki ölümleri soyk?r?m olarak nitelendiren Ermeni iddialar?na temel olu?turan bu üç dayanak da, Jön Türk rejiminin ölümleri kasten planlad??? yönündeki suçlamalar? kan?tlamakta ba?ar?s?z kal?yor. Önceden planl? bir yok etme politikas?na i?aret eden di?er dayanaklar da daha ileri gidemiyor.
Neredeyse bir yüz y?l önce Osmanl? ?mparatorlu?u'nda gerçekle?en olaylara soyk?r?m etiketinin yap??t?r?l?p yap??t?r?lamayaca??, pek çok tarihçi için küçük bir sonuç olabilir ancak tart??mal? bir siyasi olay olmaya devam etmektedir. Hem Ermeni partizanlar hem de Türk milliyetçiler iddialar?na körü körüne ba?lanm?? ve karma??k bir tarihi olay? basitle?tirmi?lerdir. Siyasi ç?karlar fazla oldu?undan, her iki taraf da muhalifleri susturmu?tur. Türk liderler diplomatik bask? ve tehditler yöneltmi?, Ermeni hükümeti soyk?r?m? tan?mayanlar? Türk hükümetini yat??t?rmaya çal??makla suçlam??t?r. Baz? Türk ve Ermeni tarihçiler son dönemde, sa??rlar diyalo?undan vazgeçilip bilimsel temelli tarihsel ara?t?rmalara odaklan?lmas?n?n zaman?n?n geldi?ini öne sürdüler. Tarihi, siyasi ç?karlar? için sapt?ran milliyetçilerden kurtarman?n mümkün olup olmad???n? zaman gösterecek.