AnasayfaÝletiþim
  
English



E-B�lten �yeli�i

G�nl�k b�ltenimize �ye olmak i�in a�a�daki alanlar� doldurunuz.
Ad:
Soyad:
Eposta:


DERG� SAYILARI

Kitap Tahlili: Salgýn Hastalýklardan Ölümler 1914-1918

Doç. Dr. Kamer KASIM*
ERMENÝ ARAÞTIRMALARI, Sayý 16-17, Kýþ 2004-Ýlkbahar 2005

 

Yazar: Prof. Dr. Hikmet ÖZDEMÝR

 

Türk Tarih Kurumu Yayýnlarý, XVI. Dizi-Sayý 104, Ankara, 2005. 445 sayfa, dipnotlar, yararlanýlan kaynaklar, dizin, fotoðraflar. ISBN: 975–16–1766–9

 

Prof. Dr. Hikmet Özdemir’in yazdýðý bu eser Türkiye’de ve diðer ülkelerdeki kaynaklar araþtýrýlarak ortaya çýkarýlmýþ ve Birinci Dünya Savaþý sýrasýnda Kafkasya’dan Mezopotamya’ya uzanan bir coðrafya’da salgýn hastalýklar nedeniyle meydana gelen sivil ve asker kayýplarýný detaylý analizlerle açýklayarak bu konudaki gerçekleri gün yüzüne çýkarmýþtýr. Kitap aðýrlýklý olarak 1914–1918 yýllarý arasýndaki salgýn hastalýklardan ölümleri incelemekle birlikte daha önceki dönemlere iliþkin açýklayýcý bilgiler de vermektedir. Salgýn hastalýklarýn bir ordu için bazen düþmandan daha tehlikeli olduðu bazen de kuþatýlan bir þehrin salgýn hastalýk sebebiyle zayýflayýp düþmesine neden olduðu için ordulara yararda saðlayabildiði belirtilmiþtir. Eski dünyada topluluklar arasýnda yalnýzca mal, düþünce ve teknikler deðil ayný zamanda hastalýk mikroplarýnýn da dolaþtýðý ve hastalýklarýn insanlarýn baþlýca ölüm nedenlerinin baþýnda yer almasý sebebiyle tarihi biçimlendirmede önemli rol oynadýðý görüþüne yer verilmiþtir. 12 bölümden oluþan kitapta ordularýn salgýn hastalýklar nedeniyle verdikleri kayýplar tablolar halinde sunulmuþtur. Bunlar incelendiðinde hastalýklarla ve bunlarýn yayýlmasýnýn önlenmesiyle mücadelenin savaþ stratejisinin bir parçasý olduðu ya da olmasý gerektiði görülmektedir. Örneðin Birinci Dünya Savaþý’nda Avrupa Cephesindeki bütün ordularda tifo salgýnlarý ortaya çýkmýþtýr. Ancak kitapta vurgulandýðý gibi Avusturya, Fransa, Almanya’da tifoya yakalananlarýn sayýsý çok yüksek iken Amerikan Ordusu’nda bu sayý düzenli tifo aþýsý ve temizlik koþullarýnda titiz davranýlmasý nedeniyle düþük kalmýþtýr. Osmanlý Ordusunun durumu incelendiðinde ise, 1877–1878 Osmanlý-Rus Savaþý, 1912–1913 Balkan Savaþý ve Birinci Dünya Savaþý’nda ordunun büyük bölümünde açlýðýn baþ gösterdiði ve kolera, tifo ve dizanteriden ölen askerlerin sayýsýnýn çatýþmalarda ölenlerden fazla olduðu görülür. Arda arda yapýlan savaþlar salgýn hastalýklarýn yayýlmasýnda önemli rol oynamýþtýr. 1877–1878 Osmanlý-Rus savaþýnda hastalýklarýn yaptýðý tahribat belirtilirken Rus Ordusunun iþgal ettiði topraklardan Osmanlý Ordusu’nun denetiminde bulunan Anadolu’ya ve Ýstanbul’a doðru kaçan Müslüman halkýn yol boyunca ve sýðýndýðý þehirlerde salgýn hastalýklar nedeniyle kitleler halinde ölmesi vurgulanmýþtýr. 1878’de Ýstanbul’da mülteciler arasýnda beliren hastalýklar kýsa sürede salgýna dönüþmüþ ve þehrin genel saðlýðýný ciddi biçimde tehdit etmiþtir. Balkan Savaþý sýrasýnda da salgýn hastalýklar önemli tahribat nedenidir. 1912 yýlýnda sadece koleraya yakalanan asker sayýsý 30 binden fazladýr ve bu miktarýn üçte biri ölmüþtür. Kitapta Leon Troçki’nin Balkanlardaki durum ile ilgili izlenimlerine de yer verilmiþtir.Troçki, bir memurun mektubundan þunlarý belirtmektedir: “Korkunç bir durum? Bazen, sivil Türk köylülerin nedensiz yere öldürüldüðünü, mallarýna mülklerine el konulduðunu, karýlarýnýn, çocuklarýnýn açlýða terk edildiðini görünce, doðrusu insanýn yüreði parçalanýyor. Rodoviþte ile Stip arasýnda yaklaþýk 2 bin Türk göçmen çoðu kadýn ve çocuk açlýktan öldüler-sahiden yalnýzca açlýktan…”(sayfa: 66).

 

Osmanlý Ýmparatorluðu’ndaki salgýn hastalýklarla mücadelede koruyucu saðlýk uygulamalarýnýn en baþýnda týbbiyenin açýlmasý ve karantina teþkilatýnýn kuruluþu gelmektedir. Yine Birinci Dünya Savaþý ile birlikte 1 Aðustos 1914 tarihinde 20-45 yaþlarýndaki sivil hekim, eczacý ve diþ hekimleri ordu emrine alýnmýþtýr. Osmanlý Ýmparatorluðunda salgýn hastalýklarla mücadelede en önemli adým ise Sýhhiye Nezareti’nin kurulmasý olmuþtur. Birinci Dünya Savaþý baþýnda Dahiliye Nezareti’nin adý, Dahiliye ve Sýhhiye Nezareti olarak deðiþtirilmiþtir. Kitapta Sýhhiye Nezareti’nin bütçesinin Meclisteki tartýþmalarýna deðinen kýsýmda Halep Mebusu Artin Boþgezeyan’ýn 1918 yýlýndaki konuþmasýna deðinilmiþtir. 1914–1918 yýllarý arasýnda Meclis tartýþmalarýna konu olan bir hususta çekirge istilalarýdýr. Özellikle Suriye’de önemli tahribat ve kýtlýk sebebi olan çekirge istilalarý konusunda bunu görenlerin ihbar etmelerini özendirmek için Meclis-i Mebusan’da 250 kuruþtan 1000 kuruþa kadar ödül verilmesi tartýþýlmýþtýr.

 

Kitapta Beyaz Hilal baþlýðýný taþýyan bölümde 1914–1918 yýllarý arasýnda Osmanlý Ordusunda salgýn hastalýklardan ölümler ile ilgili çarpýcý bilgiler verilmiþtir.  Örneðin Eric Jan Zürcher 1914-1918 Savaþý’nda Osmanlý Ordusunda hastalýklardan ölümlerin yüzde 50 civarýnda olduðunu; fakat Alman Ordusu’nda bu oranýn yüzde 10’da kaldýðýný vurgulamýþtýr. Osmanlý Ordusu’nda salgýn hastalýklardan ölenler diðer ordularla kýyaslanmayacak ölçüde yüksektir. Salgýn hastalýklardan Osmanlý Ordusunda en fazla kayýp 3. Orduda görülmüþtür. Doðu Anadolu’da görevli bu ordunun sadece salgýnlar nedeniyle kaybý 116 bindir. Osmanlý Ordusu’nun hastanelerdeki kayýtlara göre salgýn hastalýklardan kayýplarý 388 bindir. Fakat bu kayýplara kaçak askerlerden ölenlerin miktarý dahil deðildir. Bunlardan salgýn hastalýklara yakalananlarýn nerede ve ne zaman öldüðü belli deðildir. Kitaptaki ilginç bir tespit ise Askerlerin hastalýklardan ölümleriyle ilgili oranlar ve rakamlarýn ayný coðrafyada hareket halinde bulunan Müslüman ve Hýristiyan mülteci topluluklarýnýn kayýplarý hakkýnda yaklaþýk bir tahmin için kullanýlabileceðinin belirtilmesidir. Kitapta 1915’te güvenlik nedeniyle zorunlu olarak göç ettirilen Osmanlý Ermenilerinin sayýsýnýn 500 bin olduðu, 1916–1917 yýllarýnda Ruslarýn Doðu Anadolu’yu iþgaliyle Rus Ermenileri tarafýndan Kafkasya’dan ve Doðu Anadolu’dan Anadolu’nun daha güvenli iç kýsýmlarýna kaçmak zorunda býrakýlan Müslüman topluluklarýn sayýsýnýn da 1 milyon olduðu belirtilmiþtir. Kitapta vurgulandýðý gibi Birinci Dünya Savaþý boyunca Kafkasya, Çapakur (Bingöl), Irak ve Suriye gibi savaþ alanlarýnda ve Anadolu’nun iç ve güney bölgelerinde savaþ boyunca Hýristiyan ve Müslüman 1.5 milyon sivil hareket halindedir. Birinci Dünya Savaþý’nda Osmanlý Ordusu’nda sýrasýyla tifüs, dizanteri ve sýtmadan ölümlerin yüksek olduðu görülmektedir. En fazla ölümlerin 3. Orduda görülmesinin nedenleri ise bu ordunun görev alanýnýn yüksek daðlýk ve kýþý çok þiddetli olan ve uzun süren yerler olmasý, cepheye ulaþýmda az sayýdaki þosenin dýþýnda yol olmamasý, askerin iklim koþullarýna uygun giydirilmemesi ve iaþesinin teminin de sorunlarla karþýlaþýlmasýdýr. Bu nedenlerde 3. Orduda hastalýklardan ölümler, yaralýdan ölümlerin 28 katýdýr. 3. Ordu Erzurum ve civarýnda yýðýnak yapmýþtýr ve askerler buraya uzaklardan yaya olarak gelmiþler ve yolda ve ulaþtýklarý kýtalarda bitten temizlenme imkânlarýndan yoksun kalmýþlardýr. Kitapta vurgulandýðý gibi hastalýklar konusunda ise asýl facia Sarýkamýþ’tan sonra yaþanmýþtýr. Tifüs, lekeli humma ve dizanteri 3. Ordunun Sarýkamýþ’tan sonra ikinci felaketi olmuþtur. Doðu Anadolu vilayetlerinde Tifüs salgýný Osmanlý Hükümeti’nin Zeytun’da, Van’da, Muþ’ta, Sivas’ta ve Þebinkarahisar’da baþ gösteren ayaklanmalar üzerine Osmanlý Ordusu’nun ulaþým hatlarýnýn korunmasý ve güvenlik gerekçesiyle bir kýsým Ermenilerin Rusya’nýn kontrolündeki savaþ alanýna uzak bir bölgede yerleþtirilmeleri kararýndan aylarca önce baþlamýþtýr. (sayfa: 205)

 

Bu eserde Justin Mc Carthy’nin Ölüm ve Sürgün adlý eserinden alýntýlarla Birinci Dünya Savaþý sýrasýnda Müslüman ve Hýristiyan tüm halkýn yaþadýðý trajedi ortaya konmuþtur. “Doðu Anadolu’dan yahut Kafkasya’dan göçe çýkmýþ sýðýnmacýlarýn gerek Müslüman olanlarýndan gerekse Ermeni olanlarýndan ancak pek az sayýdaki kiþi bakýmýndan iþlerin yolunda gittiðinin anlatýldýðýna rastlayabiliyoruz; bunlarýn içinde bulunduðu koþullarýn, ayný dönemde Avrupa’da yahut Batý Anadolu’da sýðýnmacý durumuna düþmüþ kimselerinkinden daha kötü olduðu varsayýlabilir. Birinci Dünya Savaþý boyunca, Doðu’da, Müslüman sýðýnmacýlar için kurulmuþ sýðýnmacý kamplarý yoktu. Devletin Muhacir Komisyonu, sýðýnmacýlara yardým saðlamak için elinden geleni yaptý, ama kendi askerlerini bile doðru dürüst giydiremeyen bir devlet, bir milyon sýðýnmacý için ne ölçüde yardýmcý olabilir?” (Salgý Hastalýklardan Ölümler, sayfa: 242–243)

 

Salgýn hastalýklar savaþ içerisinde ordularý tahrip ettiði gibi sivillerin de kitleler halinde ölmesine neden olmuþtur. 9 Haziran 1915–8 Þubat 1916 tarihleri arasýnda Anadolu’nun çeþitli bölgelerinden iskan edilmek üzere nakledilen Ermenilerden de 25-30,000 kiþinin tifo ve dizanteri gibi hastalýklardan öldüðü 2001 yýlýnda Osmanlý Arþivinde gerçekleþtirilen bir araþtýrmada ortaya çýkmýþtýr.

 

Önemli sayýda Osmanlý Ermeni’sinin savaþ yýllarýnda Ýmparatorluk topraklarý dýþýna göç ettikleri ve baþka ülkelerin vatandaþý olduklarý saplanmýþtýr. Ýmparatorluk topraklarý dýþýna Akdeniz yoluyla göç eden Ermeni kafilelerde ortaya çýkan bir hastalýðý gören Fransýz doktorlar buna “Maladie Armenienne” demiþlerdir. Daha sonra bu hastalýðýn Akdeniz çevresindeki topluluklarda da görülmesi üzerine bu isim terk edilmiþ ve “Periyodik Hastalýk” denilmiþtir. (sayfa: 245–246) Göç eden kafilelerde Anadolu’da iken salgýn hastalýklar görülmüþtür. Kitapta, 2 Kasým 1915 tarihinde Konya Vilayetine gönderilen yazýda 200 Ermeni’den 50’sinin aðýr, 150’sinin hafif hasta olduklarý ve çoðunun dizanteri ve sýtmaya yakalandýðý, bunlarý derhal boþ olan evlere yerleþtirilmesinin istendiði belirtildiði vurgulanmýþtýr. 1915 yýlýnda Suriye Cephesinde Humma ve Tifüs salgýnlarý ortaya çýkmýþtýr. Lekeli humma Suriye ve Filistin’de ortaya çýkmýþ ve Alman kýtalarý koruma yöntemleri sayesinde korunurken, Türk kýtalarýnda açlýk ve bitkinlik nedeniyle bu hastalýk pek çok ölüme neden olmuþtur. Halep’te de salgýnlar artmýþ ve buradaki Ermeni kafilelerde görülen Tifüs üzerine 1915’te Cemile Mahallesi’nde yapýmý yarým kalan Fransýz Hastanesi, Halep Kýþlasýný yapmakta olan 500 kiþilik amele taburu tarafýndan bir haftada tamamlanmýþ ve 850 yataklý hastane olarak hizmete sokulmuþtur. (Sayfa 247) Halep’te orduya ve sivil halka zarar veren salgýnla mücadele için Cemal Paþa’nýn baþkanlýðýnda bir sýhhi sýkýyönetim kurulmuþ, zorunlu tecrit ve tedavi ile salgýna karþý mücadeleye çalýþýlmýþtýr.

 

Birinci Dünya Savaþý’nda Osmanlý Ýmparatorluðu’nda Doðu vilayetlerinde iki ayrý dönemde meydana gelen Müslüman göçleri sýrasýnda da salgýn hastalýklar önemli sayýda ölümlere neden olmuþtur. Birinci dönem Müslüman göçü, Van’daki Ermeni isyanýyla baþlamýþ ve 1915 yazýnda Ruslarýn geri çekilmesiyle son bulmuþtur. Ýkinci dönem Ruslarýn 1916 yýlýndaki istilalarýyla baþlamýþ ve Osmanlý Ordusunun daha saðlam biçimde elinde tuttuðu, güneyde ve batýda kalan þehirler Müslüman göçmenlerle dolmuþtur. 15 Aðustos 1916 ile 18 Aralýk 1917 yýllarý arasýnda Müslüman göçmenler arasýnda kolera salgýnlarý baþ göstermiþtir. Birinci Dünya Savaþý’nda Kafkasya’dan ve iþgal edilen Osmanlý þehirlerinden iç kýsýmlara kaçan Müslüman göçmenlerin yerleþtirilmesindeki aksaklýklar askeri saðlýk birimlerinin raporlarýnda yer almýþtýr. Bu raporlardan örnekleri de incelediðimiz bu kitapta bulmak mümkündür.

 

Birinci Dünya Savaþý sýrasýnda Suriye ve Lübnan’da açlýktan ölümler olmuþtur. Ýspanya Kralý Lübnan halkýna hediye edilmek üzere buðday göndermek istemiþ, Cemal Paþa bunu onaylamýþ ancak Ýngiliz Savaþ kabinesi karþý çýkmýþtýr. Savaþ süresince Cemal Paþa’nýn Beyrut ve Lübnan’ýn Hýristiyan halkýný kasten açlýktan öldürdüðünü iddia etmiþlerdir. Oysa Cemal Paþa, Müslüman ve Hýristiyan Beyrut ve Lübnan halkýnýn iaþesi için elinden geleni yapmýþtýr. Ancak çok sayýda insan açlýktan ölmüþtür. Bunun sebebi ise buðdayýn yetiþmemesidir. Ýngiliz gemileri ise Beyrut ve Lübnan halký için erzak taþýyan mavnalarý ve yelkenlileri batýrmýþlar ve abluka uygulamýþlardýr. Deðiþik bölgelerde salgýn hastalýklardan ölenler savaþ propagandasý gereði Müslümanlarýn Hýristiyanlarý katletmesi þeklinde yansýtýlmýþtýr. Kitapta Justin McCarthy’den aktarýlan bazý kýsýmlar oldukça dikkat çekicidir. “Savaþýn baþlangýcýndaki çatýþmalarýn yapýldýðý vilayetlerde, yani, Van, Bitlis, Erzurum Vilayetlerinde, Müslümanlarýn en azýndan yüzde 40’ý, savaþ sonunda ölmüþ bulunuyordu.” “…Ne var ki, dünya öteden beri Ermenilerin ne çileler çektiðini bilmektedir. Þimdi artýk, dünyanýn, Doðu’daki Müslümanlarýn da ne çileler çektiðini ve bu çile çekiminin nasýl bir dehþetli felaket olduðunu gözden geçirmesinin zamanýdýr. Ermeniler gibi, Müslümanlar da, kýyýmdan geçirildiler, akla durgunluk veren sayýlarda olarak açlýktan ya da hastalýklardan ölüp gittiler. Ermenilerin ki gibi, onlarýn ölülerinin de anýmsanmaya hakký vardýr.” (Salgýn Hastalýklardan Ölümler, sayfa. 272–273) 1917 Kasým ayýndan itibaren Rus Ordusu çekilmiþ ve Rusya’da yeni kurulan yönetimin isteði ile 16 Aralýk 1917’de Erzincan’da ateþkes imzalanmýþtýr. Doðu Cephesi’nde Rus Ordusu tarafýndan boþaltýlan yerlerde Ermeni milisler, Müslüman halka karþý katliamlar baþlatmýþlardýr. Bu katliamlarý durdurmak amacýyla Türk Kuvvetleri, 12 Þubat 1918 tarihinde yeniden harekete geçmiþ ve bu sýrada bazý askerler donarak yaþamlarýný yitirmiþlerdir. Türk Kuvvetleri, 12 Mart 1918 günü Erzurum’a girdiðinde, nüfusun yarýsý, Ermeni milisler tarafýndan öldürülmüþtür. (sayfa. 325–326)

 

Salgýn hastalýklarla mücadele konusunda kitapta vurgulanan bir hususta 1915’teki salgýn hastalýklar faciasýndan sonra 3. Ordu bölgesindeki sivil halk arasýndaki salgýn hastalýklarla mücadele iþinin Ordu Sýhhiye Riyasetine verilmiþ olmasý ve 1917 yýlýnda Ordu’nun göçler sebebiyle kimsesiz ve bakýmsýz kalmýþ çocuklarý toplayarak bunlara bakmýþ ve bir çoklarýnýn hayatýný kurtarmýþtýr.

 

Kitapta genel olarak gösterildiði gibi Birinci Dünya Savaþý ve onun hemen sonrasýnda salgýn hastalýklardan ölümler özellikle Osmanlý coðrafyasýnda asker ve sivil kayýplarda önemli bir yer tutmuþtur. Birleþik Krallýk ve Almanya’nýn nüfuslarý 1911–1922 yýllarý arasýnda artarken, Fransa’nýn sadece yüzde 1 oranýnda azalmýþ bunlara karþýn Anadolu’nun nüfusu yüzde 30 oranýnda azalma göstermiþtir. Yüzde 10’u yurdundan ayrýlýp dýþarýya göçmüþ, yüzde 20’si ölmüþtür. Kitapta da ifade edildiði gibi Birinci Dünya Savaþý’nda her milliyetten ve dinden insan acý çekmiþ ve olumsuz sýhhi koþullar nedeniyle kitlesel ölümler olmuþtur. Salgýn Hastalýklardan ölümler isimli kitap zaman zaman fazla detaylar içerse de özellikle belirli bir döneme iliþkin detaylý inceleme yapmak isteyecek araþtýrmacýlar için de ýþýk tutacak bir kaynak niteliðindedir.
 ----------------------
* Abant Ýzzet Baysal Üniversitesi, ÝÝBF, Uluslararasý Ýliþkiler Bölümü Öðretim Üyesi -
- ERMENÝ ARAÞTIRMALARI, Sayý 16-17, Kýþ 2004-Ýlkbahar 2005
    ï¿½ï¿½eri�e Yorum Yaz    Yazd�r    Tavsiye Et

   «  Geri
Yorumlar

Hen�z Yorum bulunmamaktad�r.


 
 
ERAREN - Ermeni Ara�t�rmalar� Enstit�s�

Bu site en iyi 1024 x 768 �z�n�rl�kte g�r�nt�lenir.