| |
Çarlýk Rusya, sýcak denizlere inme düþüncesinde kendisine engel olarak gördüðü Osmanlý Devleti’ni yýkabilmek için uzun yýllar plânlý politikalar üretmiþtir. Bu plânlardan biri de; Kafkaslar ve Doðu Anadolu üzerinden Ýskenderun Körfezi’ne inmektir. Bunun için Rusya, bölgede yaþayan Ýran ve Osmanlý Ermenilerini emperyalist çýkarlarý doðrultusunda yönlendirme gayretine girmiþtir.
Daha XVIII. yüzyýlda Rus Çarý I. Petro, Doðu ticaretinden faydalanmak için Ermenilerden istifade etmeyi düþünmüþ ve onlarý Rus topraklarýna davet ederek kendilerine dinî ve dünyevî her türlü imtiyazý vermeye hazýr olduðunu bildirmiþtir[1] . Ermeniler’in Rusya’ya baðlanmasý ve oradan destek ummasý, Ruslar’ýn Kafkasya bölgesine gerçekleþtirdikleri ilk seferlerden baþlayarak yeþermiþ ve giderek artmýþtýr. Bu durum da Rusya’nýn, Kafkasya ve Doðu Anadolu’ya yönelik faaliyetlerinde gerek siyasal, gerek askeri strateji belirlemesinde etkili olmuþtur[2] . 20 Haziran 1804’te Ýran’la yapýlan ilk savaþtan sonra Ýran Þahý’nýn bölgedeki otoritesi zayýflamýþ ve Rusya Eçmiyazin’le komþu olmuþtur. Ermeniler bu tarihten itibaren aralarýnda ýrk ve mezhep farký olmasýna raðmen Hýristiyan Rusya’ya karþý olan ilgilerini saklamamýþlardýr[3] .
Rusya, Kafkasya’da yürüttüðü müstemlekeci siyasetin gereði olarak Bizans döneminden bu tarafa, tarihi Azerbaycan topraklarýnda daðýnýk halde bulunan Ermeni ahalinin ve Ermenilerce kutsal sayýlan Eçmiyazin Kilisesinin[4] bulunduðu topraklarýn, Erivan Hanlýðýnýn[5] hakimiyetinden çýkarýlarak (% 73.8’nin Müslüman olduðu), “Ermenistan Vilayetine” çevrilmesini hedefledi[6] . Rus Ýncil Cemiyeti, 1815’te Petersburg’da 15 bin Ermenice Ýncil bastýrdý. Bununla yetinmeyen cemiyet daha sonra Osmanlý Ermenilerinin çoðunun Türkçe konuþtuðunu dikkate alarak[7] 1822’de Türkçe Ýncil bastýrýp Ermenilere daðýttý[8]. Yine ayný yýl Rus hükümetinin Eçmiyazin Kilisesine gösterdiði yakýn ilgiyi bahane eden Katoðikos Ephraim (Efraim), bölgede cereyan eden Osmanlý-Ýran savaþýnda Rusya’nýn korumasýna sýðýnarak barýþ imzalanana kadar Çar’ýn güvencesi altýnda kaldý[9] . Bu ilgiden memnun olan Rusya, hedefine ulaþmak için Kafkasya ve diðer doðu bölgelerinde yaþayan Ermenilere karþý faaliyetlerini yoðunlaþtýrdý[10].
Ýran Ermenileri’nin Rusya’nýn korumasýna girme istekleri, XIX. yüzyýlýn ilk döneminde bölgeye yayýlma arzusunda olan Rus ordusunu harekete geçirdi.[11] Aras vadisi boyunca ilerleyen Rus kuvvetleri Ermeni toplumu için mukaddes olan Eçmiyazin þehrini de içerisine alan Erivan bölgesini iþgal etti.[12] 5 Mart 1828 yýlýnda Rusya ile Ýran arasýnda Türkmençay Antlaþmasý imzalandý. O zamana kadar Ýran’ýn elinde olan Eçmiyazin Kilisesinin de bulunduðu topraklar Rusya’nýn hakimiyetine geçti. Týpký Gürcistan ve Kýrým hadisesinde olduðu gibi Ýþgal edilen bölgeler önce Rusya’nýn himayesinde ‘baðýmsýz’ bir Ermenistan olarak ilan edildi. Kýsa bir zaman sonra da Rusya tarafýndan ilhak olundu. Çar I. Nikola, 21 Mart 1828’deki Emirnamesiyle ‘Ermeni eyaletleri’ olarak vaftiz edilen yeni topraklarý Ýmparatorluðuna dahil etmeyi kararlaþtýrarak, unvanlarýna ‘Ermenistan Kralý’ sýfatýný da ekledi[13].
Rus - Ýran savaþýnda Ýran Ermenileri Ýran’a karþý, Rus ordusu saflarýnda savaþtýklarý gibi Rus askerlerine öncülük de ettiler. Böylece, Rus ordusu Urmiye ve Erdebil’i ele geçirdi. Rusya ile Ýran arasýnda Türkmençay antlaþmasýnýn imzalanmasýyla bölgede yaþayan Ermeniler bir sene içerisinde mal ve mülklerini satarak Erivan bölgesine nakledilecekti. Böylece Rusya, Erivan Hanlýðý’ný Ermenistan Vilayeti’ne çevirme projesini de hayata geçirmiþ oldu. Yapýlan tehcir sonunda gönüllü veya zorla 40 bin Ermeni, antlaþmanýn on beþinci maddesi gereði, göç etmek zorunda býrakýldý[14]. Göç eden Ermeniler, Rus hükümeti tarafýndan Müslüman nüfusun yoðun olarak yaþadýðý Erivan bölgesine yerleþtirildi. Çar I. Nikola bu davranýþýyla tarihi coðrafyaya müdahale ederek, bölgedeki demografik yapýyý Hýristiyanlar lehine bozma gayretine girdi. Bu geliþmeler sonucunda, Osmanlý tebaasý olan Gregoryen Ermeniler üzerindeki Rusya’nýn tesir ve yönlendirme kabiliyeti de iyice arttý. Böylece doðu ve batý Türklüðünün irtibatý kesilecek ve sunî bir Ermenistan oluþacaktý[15]. Ýþte bütün bunlar Ermeni kiliseleri içerisinde en yüce ruhani makam olarak tanýnan Eçmiyazin’in Rus sýnýrlarýna katýlarak Rusya’nýn emir ve kontrolü altýna girmesiyle baþlamýþ oldu.
Ruslar, Kafkasya’yý ele geçirdikten sonra Ermeni toplumu ile olan münasebetlerini de en üst seviyeye çýkarttýlar. Buna Ermeni toplumunun içinde bulunduðu coðrafya da müsaitti. Çünkü aralarýnda mezhep (inanç) ve ýrk farký olmasýna raðmen Rusya’dan baþka yakýnlaþacaklarý bir Hýristiyan devlet yoktu. Bu durum baþta Eçmiyazin Kilisesi olmak üzere Ermeni maceracýlar tarafýndan da hoþ karþýlandý. Ermeni gençlerinin bir çoðuna Rusya’daki üniversitelerde okuma hakký týnýndý. Bu üniversitelerde yetiþen gençlerden bazýlarý da Ýmparatorluðun seçkin ve askeri tabakasý içerisinde yerini aldý[16].
Ruslar, Petersburg’daki Ýmparatorluk Ýlimler Akademisinde ‘Ermeni tarihi ve edebiyatý’ üzerine metin ve tercümeler yayýnlamaya baþladý. Daha da önemlisi Ruslar ‘Pan – Slavizm’ propagandasýyla Osmanlý Devletini içten vurmayý hedefledikleri gibi, Anadolu cephesinde de Hýristiyanlýk propagandasý ile ordularýna Ermeniler’i, yardýmcý kuvvet olarak kullanmak istiyordu[17]. Baþlangýçta Ruslar’ýn bundan maksadý kurduklarý Ermenistan’ý iki Ýslam devletine, Osmanlý ve Ýran’a karþý tampon bölge olarak kullanmaktý. Fakat bu iki Ýslam devletinin bir türlü toparlanamadýðýný gören Rusya, eðittiði Ermeni gençlerin bir kýsmýný Osmanlý Devletine karþý kullanmak üzere Rus ordusunda istihdam etti. Bir kýsmýný da teþkilatlandýrarak Osmanlý Ermenileri’ni ayaklandýrmak için Doðu Anadolu’ya gönderdi [18].
Rusya, Doðu Anadolu’daki emperyalist emellerini gerçekleþtirmek için Osmanlý Devletiyle savaþ durumuna geldi. 1828 yýlýnda Rus güçleri Paskeviç[19] kumandasýnda Erzurum’a doðru ilerlemeye baþladý. Yol boyunca Ermeniler Rus ordusunu sevinç gösterileriyle karþýladýlar[20]. Kars ve Çýldýr’daki Ermeniler, Osmanlý-Rus harbinin patlak vermesiyle Rusya’nýn yanýnda yer almakta tereddüt etmediler. Hatta Ruslar Kars’ta ele geçirdikleri silahlarý bunlara daðýttýðý gibi bir kýsmýný da Rus ordusuna asker olarak dahil etti.[21]
Osmanlý - Rus Savaþý neticesinde yapýlan (1829) Edirne Antlaþmasý’yla Doðu Anadolu’nun bir kýsmý Ruslar’ýn eline geçti. Bu durum Rus ordusundaki Ermeniler’le, Osmanlý Ermenileri arasýndaki iliþkileri daha da hýzlandýrdý. Böylece Ermeni toplumu ile Ruslar arasýnda hem dinî hem de siyasi münasebetler baþlamýþ oldu.[22] Savaþ sonunda Rus ordusu ile birlikte hareket eden Kars ve Erzurum bölgesindeki pek çok Ermeni yaptýklarýna karþýlýk olarak, Müslümanlar’ýn misillemesinden ve Osmanlý Devleti’nin yargýlamasýndan korktuklarý için bölgeden Ahýska’ya göç etti.[23] Çar Nikola, Ýran’la yaptýðý antlaþmada olduðu gibi Osmanlý Devleti’yle yaptýðý antlaþmada da, Rusya’ya göç etmek isteyen Ermeni ve diðer Hýristiyanlar’a tam serbestlik verilmesini ilk þart olarak ileri sürdü. Böylece 1830 tarihinde Rusya’ya ümit edilenden daha fazla Ermeni göç etti.[24]
Ruslar 1830’larda Osmanlý topraklarýndan çekilirken de ayný þeyi yaparak, beraberinde götürdükleri Ermeni göçmenleri Revan vilayetine ve Ahýska bölgesine yerleþtirdiler. Böylece Rus Hükümeti, Azerbaycan ve Anadolu Türklüðü arasýna örmüþ olduðu duvarý saðlamlaþtýrdý. Ermeni göçmenlerinin çocuklarý ve gençleri Rus okullarýna ve Harbiyesine alýnarak, Ruslar’a baðlanýp hizmet etmeleri hedeflendi.[25] Bu da Rus Hükümeti’nin Osmanlý Ermenileri üzerindeki politikasýný kolaylaþtýrdý. Zaman içerisinde Rus politikasýyla uyum saðlayan Ermeniler’e, ‘Rus yanlýsý Ermeniler’ de denildi.[26]
Çarlýk Rusya, hakimiyeti altýna aldýðý Ermeni toplumunun inançlarýný 1836’da resmen tanýyarak, Eçmiyazin Katoðikoslarý’ný daha kolay yönlendirebilmek için Pologenia adý verilen kanun çýkardý.[27] Bütün bu faaliyetlerle Rusya, Osmanlý topraklarýnda yaþayan Ermeniler için Eçmiyazin’i cazibe merkezi haline getirmeyi hedefliyordu. Çar böylece Ermeni toplumunun, Katoðikosunu serbest olarak seçmesine müsaade etmiþ oluyordu. Ancak bu seçim, Eçmiyazin’de bulunan sinod (meclis) tarafýndan yapýlacak, dýþarýdaki Gregoryen Ermeniler de temsilciler vasýtasýyla seçime iþtirak edeceklerdi. Sonuçta seçilen iki Katoðikostan birini Çar onaylayacaktý. Böylelikle Rus hükümeti, Gregoryen Ermeniler’i himayesi altýna alarak, bir anlamda Ýngiltere ve Amerika’nýn Doðu Anadolu’daki faaliyetlerini engellemeyi amaçlamaktaydý.[28] Bir de açýklanan emirnamede, Çar hükümeti tarafýndan Sinod’a ‘Çinovnik – Prokuror’ unvaný ile bir memur konuldu. Bu hükümet memurunun onayý eklenmeden, Katoðikos ve Sinod hiçbir iþ yapamayacaktý.[29] Yapýlan seçim sonucunun Çar’ýn tasdikine sunulmasý, onu kendine taraftar bildiði bir kimseyi seçme hakkýna sahip kýlýyordu. Rus Hükümeti iç politikasýnda Ermeniler’i bu þekilde oyalarken, dikkatlerini de dýþarýya yöneltmeyi ihmal etmiyordu. Rusya, Osmanlý Ermenileri’ne, sefiri vasýtasýyla Rus Ortodoks Kilisesi ile birleþmelerini arzu ve tavsiye eden bir beyanname yayýnladý.[30] Ermeniler’e öteden beri Ortodoks mezhebine girmeleri halinde himayeye mazhar olacaklarýný telkin ediyordu.[31] Bundan da maksat, Osmanlý topraklarýnda bulunan Ermeniler’i, Eçmiyazin Kilisesi eliyle nüfuzu altýna almaktý. Ama, çalýþmalarýn kýsa zamanda hedefine ulaþmadýðýný gören Rusya, esas gayesini açýða vurmakta gecikmedi.[32]
Ruslarýn esas maksadý Ermeniler’e baðýmsýzlýðýný kazandýrmak deðil, aksine kendi sýnýrlarý içerisindekilerini Ortodokslaþtýrmak, Osmanlý Ermenileri’ni de Babýali’ye karþý kendi menfaatlerini temin edecek tarzda kullanmaktan ibaretti. Ýstanbul’da ve Doðu Anadolu’da hep bu amaç doðrultusunda çalýþýyorlardý. Bu süreç içerisinde Osmanlý Devleti’nin bazý memurlarýný da parayla elde etmiþlerdi [33] .
Ermeni toplumundaki eðitim görmüþ olanlarýn neden Rus yanlýsý duygular taþýdýklarýný Konsolos Taylor, Kont Clarendon’a gönderdiði 19 Mart 1869 tarihli raporunda þöyle izah eder. “...arkalarýnda büyük devletler bulunan, Protestan, Katolik misyonerler, Osmanlý ülkesinde bütün eylemlerini ve din deðiþtirme faaliyetlerini yasal yollardan yaptýlar. Ancak mezhebî manada kendilerini destekleyecek güç olmadýðýndan Gregoryen Ermeniler bu iþleri kendi mezheplerinden yaþlý kimseler ya da muhtekir meclis üyeleriyle yürütmek zorunda kaldýlar. Katolik ve Protestan Ermenilere bakarak bunlar da zorunlu olarak baþka bir devletin himayesini saðlamak için harekete geçtiler. Doðu Anadolu’da Osmanlý Ermenilerinin bir çoðunda Rus Pasaportu vardý. Olabildiðince gizlilikle saðlanan bu belgeler, herkesçe bilinmekte ve geniþ ölçüde daðýtýlmaktaydý. Rusya’nýn, Osmanlý Gregoryen Ermenilerine gösterdiði ilgi ve Eçmiyazin’in Rus topraklarýnda olmasý, bu ruhani makamýn Rus politikasýný desteklemesi, Eçmiyazin yanlýsý Ermenileri Ruslara yaklaþtýrdý[34] .”
Ruslar Osmanlý Devleti aleyhine, Osmanlý Ermenileri üzerindeki bilinçlendirme faaliyetlerini Eçmiyazin Kilisesi aracýlýðý ile yürütme planlarýnýn artýk sonuçlarýný alýyordu. Çünkü Eçmiyazin Katoðikosluðu’nun Rus Çarlarýyla olan yakýn iliþkileri ve bu merkezin Osmanlý himayesi altýnda yaþayan din adamlarý üzerindeki etkisi, Rusya’yý Osmanlý Ermenilerinin baþýna kendi davasýna sadýk papazlarý yerleþtirme noktasýna getirdi[35]. Bu papazlar, Rus Çarlarýnýn istek ve arzularý doðrultusunda hareket ediyorlardý[36]. Bunun için Rusya’nýn takip ettiði ve büyük bir titizlikle üzerinde durduðu þark siyaseti, Osmanlý Devletinin zayýflamasýnda ve daðýlmasýnda en çok tesir icra eden sebeplerden biri olacaktýr[37]. Özellikle Çarlýk Rusya, Osmanlý Devletindeki iç huzursuzluðu artýrmak gayesiyle Rus yanlýsý Ermenileri, Eçmiyazin vasýtasýyla kullanmaya devam etti. Ruslar bu konuda o kadar ileri gittiler ki, Üç Kilisede (Eçmiyazin) Gregoryen Ermeni papazýna, Ermenileri Osmanlý hükümetine karþý ayaklandýrmasý önerisinde bulundular. Fakat söz konusu Papaz, bu fikri kabul etmeyince boðularak öldürüldü ve bu arada Ermeni manastýrý da yakýlarak kýymetli eþyalarý yaðmalandý[38].
Rusya, Eçmiyazin Kilisesi’nin içerideki nüfuzunu yok denecek bir seviyede tutmakla beraber, dýþarýdaki nüfuzunun güçlenerek devam etmesinde menfaat görüyordu[39]. Bu arada Birinci Meþrutiyetin Ýlânýndan (1876) Osmanlý Ermenilerinin memnun olmalarý[40] , Rusya’nýn, Ermenilere yönelik faaliyetlerini artýrmasýna sebep olacaktýr[41] . Bunda da en önemli araç yine Eçmiyazin’dir.
Rusya, Doðu Anadolu ile Dicle ve Fýrat havzasý hakkýndaki düþüncelerini gerçekleþtirmek için[42] 1828-1829 savaþýnda olduðu gibi yine ayný þekilde 1877-1878 Osmanlý-Rus savaþýnda da bölgede yaþayan Rus yanlýsý Ermenilere, silah, araç, gereç desteði vererek donattý[43]. Böylece Rus ordusu bölgede kendisine yerli iþbirlikçileri vasýtasýyla lojistik destek saðlamýþ oldu. Bu savaþta Rus ordusundaki Ermeni subay ve yöneticilerin öncülüðünde baþarýldý.[44]
Rus Çarlarý tarafýndan Eçmiyazin Kilisesine seçilen Katoðikoslarýn, Rusya’nýn Osmanlý topraklarýnda yürüttüðü emperyalist politikalarýn hayata geçirilmesinde azýnsanmayacak derecede rolleri olmuþtur[45]. Çarlýk Rusya’nýn bu baþarýsý, 3 Mart 1878 günü imzalanan Ayastefanos Antlaþmasýna Osmanlý Ermenileriyle ilgili bir madde konmasýyla daha da pekiþti. Bu madde ile Ermeni ve Ermenistan adlarý ilk kez bir uluslararasý antlaþmaya girmiþ oldu[46]. Ayný zamanda bu madde ile Osmanlý hükümeti için yeni bir yükümlülük, Rusya için de yeni bir ahdi hak doðdu[47]. O zamana kadar Osmanlý Devleti ile problemi olmayan Ýstanbul Ermeni Patrikhanesi ve bir kýsým Ermeniler bilhassa Rusya’nýn tahriklerine kapýlarak, Ermeni ideallerini gerçekleþtirmek üzere harekete geçti[48].
Eçmiyazin Kilisesi vasýtasýyla Osmanlý Ermenilerini kontrol eden Rusya’nýn hedefi, planýn ikinci ayaðý olan Doðu Anadolu’dan Basra’ya veya Çukurova’ya doðru uzanan ve kendi kontrolünde kalacak bir Ermenistan oluþturmaktý. Rusya, Ermenileri kýþkýrtarak sýcak denizlere açýlma imkaný ararken, bu durumu sezen Ýngilizlerin müdahalesi ile olaylarýn seyri deðiþtirdi[49]. Bu arada Rus ajanlarý, Babýali ve çevresinde Rus askeri çekilir çekilmez müslümanlarýn Ermenileri yok edeceði propagandasýný yaymaktaydýlar. Bu ve benzeri propagandalarýn tesirinde kalan Rus yanlýsý Ermeniler telaþa düþtüler[50]. Doðu Anadolu’da asýl büyük Ermeni göçü bu savaþtan sonra oldu. Rus yanlýsý Ermeniler yaptýklarýnýn karþýlýksýz kalmayacaðýný düþünerek, Rus askeri çekilirken yüz bin kadar Ermeni de Erivan ovasýna gitti[51]. Çünkü bunlar iþgal sýrasýnda boþ durmamýþ Müslüman ahaliye eziyet etmiþlerdi. Bu himaye ve yönlendirme gerçekte din kisvesi altýnda emperyalist maksatlarla yapýlmaktaydý[52]. Anadolu’daki Ermenilerin dinî kimliklerini ve yeni oluþmakta bulunan milli hislerini Rusya kendi amaçlarý için durmaksýzýn sömürüyordu[53].
Rus Çarý II. Aleksandr, 1881 martýnda bir nihilist tarafýndan öldürülünce Rusya’nýn Doðu Anadolu Politikasýndaki deðiþiklikleri daha da belirgin hale geldi. Zira bu devlet söz konusu tarihten itibaren dýþarýda her türlü baðýmsýzlýk hareketlerine karþý koyan, içeride ise Ruslaþtýrma siyaseti güden bir politika izlemeye baþladý. Dolayýsýyla Rusya, Osmanlý Ermenileri lehine ýslahât yapýlmasý konusu ile ilgilenmekten adeta vazgeçti[54]. O yüzden 1883 yýlýndan itibaren kendi hakimiyeti altýndaki Ermenilere karþý tutumu da sertleþti. Öyle ki, kendi tâbiiyetindeki Ermenilerin, daha önceki dönemlerde olduðu gibi Osmanlý Ermenileri ile iliþkilerini bile iyi gözle bakmaz oldu[55] ve sonuçta 1885 yýlýnda bu cemaate ait bütün dinî okullarý kapattý[56].
Ermeni meselesinde Ýngiltere’nin insiyatifi ele geçirmesi ve diðer taraftan Balkanlarda yeni ortaya çýkan Romanya ile Bulgaristan’ýn izlediði politikalar, Rusya’yý hayal kýrýklýðýna uðrattý. Bütün bu geliþmeler Rusya’nýn, Ermeni toplumu üzerindeki siyasetinde mühim bir deðiþiklik yapmasýna neden oldu. Ayný hatayý Doðu Anadolu’da da tekrar edip günün birinde o taraftan da yolunu kesecek bir Ermenistan oluþumunu tehlikeli görmeye baþladý[57]. Rus Hariciye Nazýrý Prens Lobanow “biz Garptaki hatamýzý Þark da tekrar etmeyeceðimiz için bir Ermeni Bulgaristan’ý istemeyiz” dedi. Yani, milliyeti Slav ve mezhebi Ortodoks olan Bulgaristan Prensliði Rusya’ya bu kadar küstahça karþý koymaya cesaret ettiðine göre Slav ve Ortodoks olmayan bir Ermeni hükümetini, Rusya’nýn itaati ve buyruðu altýnda tutmak elbette daha zor olacaktý. Ruslarýn en büyük hedeflerinden biri de Ermeni Kilisesini, dilini ve kültürünü deðiþtirmekti. Bu dönem Çarlýk Rusya’nýn, Kafkasya’yý Ruslaþtýrma siyasetinin en þiddetli dönemi idi. Güney Kafkasya’da, Anadolu’dan daha fazla Ermeni vardý[58].
Rusya’nýn Doðu Anadolu politikasýný bu dönemde açýkça; ‘Rus hududunda Ermenisiz Ermenistan’ þeklinde ifade edilmekteydi[59]. Bu manada Rusya, Ermenilere hiç bir zaman büyük bir teveccüh göstermedi[60]. Hatta son dönem Kafkas hudutlarýna iltica etmiþ olan Osmanlý tebaasý Ermenilerin hareketlerini kontrol altýnda bulundurmayý Osmanlý hükümetine gizlice vaat bile etti[61].
Rusya’ya göç 1901 yýlýna kadar devam etti. Fakat Ruslar merkez olarak seçtikleri Eçmiyazin Kilisesi ve civarýný nüfus bakýmýndan yeterince Hýristiyanlaþtýrdýklarý için gelen Ermenilere “ya Rus tabiiyetine geçersiniz ya da Rus topraklarýný terk edersiniz” diyerek baský yapmalarý üzerine pek çok Ermeni tekrar Osmanlý topraklarýna geri dönmek zorunda kaldý[62]. Çünkü daha önce ifade ettiðimiz gibi Rusya tarafýndan hayata geçirilen proje neticesinde bölgede demografik yapý Ermenilerin lehine deðiþmeye baþlamýþtý. 1823 nüfus sayýmýna göre Karabag ahalisinin % 8.4 Ermeni iken bu durum 1832’de % 34.8’e, 1897’de yapýlan sayýma göre ise % 53’e çýkmýþtýr[63]. Eçmiyazin Kilisesi etrafýnda Ermeni nüfusun yoðunlaþmasý o güne kadar Müslümanlarýn yaþadýðý coðrafyanýn Hýristiyanlaþmasýna neden olmuþtur. Planýn bundan sonraki ayaðýnda ise Rusya, Osmanlý topraklarýnda kalan Ermenilerin vasýtasýyla Doðu Anadolu’yu ele geçirme gayretine girecektir.
Ýstanbul Rus sefirinin, “Politiche Corresqondig” de çýkan bir beyanatýnda; Ruslarýn Ermenilere olan sempatilerine raðmen Ermeni meselesine müdahale etmek ve bu suretle Rusya’nýn gelecekteki politik hareketini sekteye uðratmak niyetinde olmadýðýný ifade etti[64]. Osmanlý Devletinin içte ve dýþta devamlý problemli olmasý, ordusunun donaným itibarýyla eksik olmasý, Rus siyasetinin ana hatlarýný oluþturmaktaydý[65].
Rusya’nýn Doðu Anadolu bölgesindeki çýkarlarý, Osmanlý Ermenilerinin tam veya yarý baðýmsýz siyasi bir varlýk olarak görülmelerine asla razý olmayan bir politika izlemek zorunda býraktý[66]. Bundan bir müddet sonra Rostof’a gelerek Rus Ýmparatoru ve Ýmparatoriçesini ziyaret için müracaat eden Eçmiyazin Katoðikosuna, Ermeni meselesi sonuçlanýncaya kadar kabul edilmeyeceði bildirildi[67].
Ýç politikada Çarlýk rejiminin yumuþamasý üzerine, daha önce el koyduðu Eçmiyazin Kilisesinin mallarýný 1903 yýlýnda iade etmeyi kararlaþtýrdý[68]. Bu kararla yumuþayan Ermeni-Rus iliþkileri Trablusgarp’ýn iþgali ve Balkan Savaþý’nýn Osmanlý Devletini çok sarstýðý bir dönemde yeniden hareketlendi. Baþta Katoðikos olmak üzere Patrikhane ve etrafýnda oluþan Rus yanlýsý Ermeniler tarafýndan, Rusya’nýn müdahalesiyle doðu illerinde ýslahat meselesi de bu dönemde tekrar ortaya çýkarýldý[69].
Öte yandan Rusya’yý en çok tedirgin eden, Balkan savaþlarýnda Osmanlýyý bozguna uðratan küçük Hýristiyan devletlerinin saldýrýsýndan cesaret bulacak ihtilalci Ermeni örgütlerinin, Doðu Anadolu’da benzeri bir harekete geçmeleriydi. Böyle bir isyan yalnýz Anadolu topraklarýyla sýnýrlý kalmayacak, Kafkasya’daki Ermeniler de olaya karýþacaklardý. Bu da Rusya’nýn gerçek amacýný engelleyecekti. Ýþte bu þartlar altýnda Rusya, politikasý gereði Ermeni isteklerine sahip çýkma bahanesiyle Doðu Anadolu’da aðýrlýðýný sürdürecek bir formül geliþtirmiþti. Bu formülün adý da; Berlin Antlaþmasýnda yer alan Anadolu’daki Ermeniler için yapýlmasý gereken reformlardý[70]. Böylece Kafkasya’daki ihtilalci Ermenilerin dikkati Doðu Anadolu’ya çekilerek Osmanlý Ermenilerine yönlendirilmiþ olacaktý. Diðer taraftan Rusya, söz konusu dönemde Osmanlý Ermenileri arasýnda geliþen milliyetçilik fikirlerinin kendi Ermenilerine de yansýmasýný önlemek için, faaliyetlerini Eçmiyazin Kilisesinin ruhani tesirini Ermeni toplumu üzerinde kuvvetlendirme yönünde yapmýþtýr[71].
Rusya yaklaþýk iki yüzyýldýr sürdürdüðü Eçmiyazin Kilisesini kendi hedefleri doðrultusunda baþarýyla yönlendirme siyasetini kýsa bir aradan sonra yeniden baþlattý. Bu dönemde Eçmiyazin Katoðikosu Sürenyan, verilen emirlere, uymakta ve bu iþe alet olmakta gayet uygundu. Petersburg’a yaptýðý ziyarette daha cemaatinin dinî problemleri için hiçbir þey yapmadan Ermenilerin siyasi hürriyetleri konusunda çalýþmýþ ve kendilerini tamamýyla hükümdarýn eline býrakmýþtý. Yakýn Doðu siyasetinin þartlarý baþkaydý. Rusya’yý yine Osmanlý Ermenilerini himayesine almaya sürüklüyordu[72].
Ýleri tarihlerde Osmanlý topraklarýnda çýkacak olan silahlý ayaklanma hareketlerinin büyük bir çoðunluðu yapýlan düzenlemeye göre, Rusya Ermenistan’ýndan yani Eçmiyazin’den idare edilecekti[73]. Bu cümleden olarak Rusya, Ermeni meselesinin kendi emperyalist emelleri doðrultusunda çözümlenebilmesi için Eçmiyazin Kilisesini, 1912 yýlý yazýnda Osmanlý Ermenileri arasýnda zemin hazýrlamakla görevlendirdi[74].
I. Dünya Savaþý arifesinde Avrupa kamu oyunu, Ermeni meselesi lehinde bir Rus müdahalesi için seferber etmek gereði ortaya çýkýnca, Çar hükümetinin sadýk birer elamaný olan Eçmiyazin Kilisesinin yöneticileri çok yararlý birer araç haline geldi[75]. 16 Nisan 1914’te Eçmiyazin Katoðikos’u, Türk-Rus sözleþmesinden dolayý kendisine bilgi veren Sazanof’a yazdýðý teþekkür mektubunda; Ermeni toplumunun Rusya’ya baðlýlýðýný, Ermenilerin yeniden tarih sahnesine dönmesini saðlayan sevgili hükümdarý II. Nikola’ya ve onun yöneticilerine övgü dolu sözlerle taltifte bulunmasý[76] ve yine Katoðikos’un I. Dünya Savaþýnýn baþlamasýndan hemen sonra 5 Aðustos’ta Kafkasya Genel Valisine gönderdiði bir mektupta; Rusya’nýn bu tarihi fýrsatý kaçýrmamasýný hatýrlatarak, altý doðu vilâyetinin özerk Ermenistan statüsünde Çarlýða baðlanmasýný rica ediyordu[77]. Ermeni toplumu, Ruslarýn bu hareketini kendi hesaplarýna yapýlmýþ bir teþebbüs zannediyorlardý ve Çarlýk siyasetinin kör bir aleti olduklarýnýn farkýnda deðillerdi[78].
I. Dünya Savaþý’nýn baþlangýcýnda Katoðikos Keork’un bütün Ermenilerin Rusya’ya baðlýlýðýný Eçmiyazin Katoðikosluðunun resmi dergisi olan ‘Ararat’ýn 1914 tarihli Aðustos sayýsýnda þu cümlelerle nakleder. ‘... Þimdi, Ermeni milletinin, geçmiþte, tarihte, yüzyýllardýr bilinen baðlýlýðýný, Rus Ýmparatorluðu tahtýna karþý olan sadakatini en yüksek inanç ve istekle göstermesi zamaný gelmiþtir. Manevi evladýmýzýn kendinden öncekiler gibi vazifelerini kahramanca ve en büyük fedakarlýklarla yapacaklarýndan emin bulunarak, bu Katoðikos emirnamemizle, bu büyük ve haklý harekete en kýsa zamanda manevi ve maddi yönden yardým etmelerini ve vatanýmýz olan büyük Rusya’nýn þerefi ve iyiliði için savaþa gitmeye hazýr bulunanlarýn býrakacaklarý yardýmsýz ailelere yardým etmelerini herkese tavsiye ederiz...’ [79].
Çar’ýn istiklal vaat eden beyannamesi üzerine gönüllü Ermeni birlikleri teþkil edilerek, Rus ordusunun Doðu Anadolu bölgesine yöneldiði sýrada cephe gerisinde beþinci kol faaliyetlerine baþladý[80].
Birinci Dünya Savaþý’nda Doðu Anadolu Ermenileri’nin büyük bir kýsmý Kafkas Ermenileri ile tek toplum gibi bir bütün olarak iç içe bulundular[81]. Rusya, 1914 Kasým’ýnda yaptýðý bir açýklama ile Osmanlý Ermenileri’ni Türk zulmüne karþý silahlanmaya çaðýrdý. Yapýlan bu çaðrýyý Eçmiyazin Kilisesi de uygun buldu[82]. Rus hükümetinin desteðini alan Ermeniler, Doðu Anadolu’da bir devlet kurma hayaliyle çeþitli dernek ve partiler kurarak olaylar çýkarýp Türk nüfusu katletmeye baþladýlar[83]. 1915 yýlý Rus-Ermeni iþbirliðinin bir baþka ifadeyle Rusya’nýn gözünde, Eçmiyazin Kilisesinin itibarýnýn zirveye çýktýðý yýldýr. Ancak bu geliþen olaylar, Devletin varlýðýný tehlikeye düþürünce, Babýali’yi Ermenileri tehcire tâbi tutmak zorunda býrakmýþtýr.[84]
Sonuç olarak; Rusya, Ermeni toplumunca kutsal sayýlan Eçmiyazin Kilisesini ve ona baðlý Ermenileri emperyalist emelleri doðrultusunda yönlendirerek[85], Müslümanlarýn çoðunlukta olduðu Erivan bölgesindeki demografik yapýyý Ermeniler lehine deðiþtirmiþtir. Bu da Ruslara, Kafkaslarda Doðu Anadolu’nun kapýsýný açacak ve üs vazifesi görecek stratejik bir alan oluþturmuþtur. Çar yönetimi, Erzurum - Ýskenderun Hattý’ný kendine geniþleme alaný olarak gördüðünden, Türklerle, Ermenileri birbirlerine boðazlatmaya çalýþmýþtýr. Bir çok yönden Ermeni toplumu ile Osmanlý Devleti arasýndaki düþmanlýðýn temelinde Ruslarýn Kafkasya’daki yayýlmasý yatmaktadýr. Ermenilerin yaþadýðý coðrafyada destek umarak dinî bakýmdan baðlanabilecekleri belki de tek güçlü Hýristiyan Devlet Rusya idi. Ancak Rusya’nýn uyguladýðý politikalar kesinlikle kendi çýkarlarýný gözetmekten öteye geçememiþtir.
[1] K. Beydilli, ‘1828-1829 Osmanlý-Rus Savaþýnda Doðu Anadolu’dan Rusya’ya Göçürülen Ermeniler’, Türk Tarih Belgeleri Dergisi XIII, (Ankara: 1988), s: 17’den (ayrý basým), s. 368 vd; S. Çöhçe, ‘Ermeni Kimliði Hakkýnda Bir Deðerlendirme’, Yakýn Tarihimizde Kars ve Doðu Anadolu Sempozyumu (17 - 21 Haziran1991), (Ankara: 1992), s. 100.
[2] Justin McCarthy, Ölüm ve Sürgün, (nþr. B. Umar), (Ýstanbul: 1998), s. 25 v.d.
[3] Bkz. H. F. B. Lynch, Armenia Travels and Studies I, (New York: 1901), s. 232.
[4] Bizans Ýmparatorluðunun uç beyliklerinde yoðun olarak yaþayan Ermenilerin çeþitli bölgelere tehciri ve Bizans-Ermeni iliþkileri için bkz. Davut Kýlýç, ‘Selçuklular’a Kadar Anadolu’da Gregoryen Ermeni Kilisesi (M. 451-1100)’, TK., (Aralýk 2000), s: 452; s. 752-760.
[5] Erivan’ýn kuruluþu ve Rus-Ýran muharebeleri sonucunda 1828’de Türkmençay Antlaþmasýyla Ruslarýn eline geçiþi için bkz. M. Bala, ‘Erivan’, ÝA IV, s. 311-315.
[6] M. Abdullayev, ‘Rusya’nýn Þimali Azerbaycan’da Müstemlekecilik Siyaseti’, Azerbaycan Tarihinin Çaðdaþ Problemleri, (nþr. H. Ýsaxanlý), (Hazar Üniversitesi, 2000), s. 45.
[7] 1835-1839 yýllarý arasýnda Osmanlý Devleti hizmetinde bulunan Alman subayý Moltke, Türk hakimiyeti altýndaki Ermeniler için ‘Bu Ermenilere aslýnda Hýristiyan Türkler demek mümkün, bu hakim milletin adetlerinden, hatta lisanýndan o kadar çok þey almýþlardýr’ demektedir. Bkz. H. V. Moltke, Türkiye Mektuplarý, (Ýstanbul: H. Örs, 1969), s. 35. Ayrýca Ermeniler’in durumu ve Türkler’le iliþkileri hakkýnda bkz. E. De Amýcýs, Ýstanbul, (Ankara: B. Akyavaþ, 1986), s. 162.
[8] N. A. Banoðlu, Ermeni’nin Ermeni’ye Zulmü, (Ankara: 1976), s. 85. Yine bu faaliyetler çerçevesinde 1816 yýlýnda Rusya’da (Moskova) açýlan ilk Ermeni Gymnasium (Jimnastik Okulu) için bkz. E. Smith, Armenia I, (Boston ve New York: 1833), s. 224 vd.
[9] Smith, Armenia II, s. 116.
[10] R. Þahin, Tarih Boyunca Türk Ýdarelerinin Ermeni Politikalarý, (Ýstanbul: 1988), s. 107.
[11] 1827 kýþýnda Katoðikos Nerses Aþdarages, cemaatýna þöyle sesleniyordu. “Ararat dünyasýnýn ve Ermeni milletinin þaþkýnlýk ve takdirini kazanacaðýmýz zaman, ana tahtýn eski baðýmsýzlýðýnýn yeniden kurulmasý ve canlandýrýlmasý günü geldi. Ermeni kahramanlarý, ayaða kalkýnýz, Ýranlýlarýn iþini bitiriniz. Ýhtiyar Masis’i (Aðrý Daðý) sevindiriniz. Bir defa daha vatan topraklarýný kanlarýnýzla boyayýnýz ve sonra hür olarak yaþayýnýz.” Savaþ Ermenilerinde desteklemesiyle Ruslarýn zaferiyle sonuçlandý. Bkz. E. Uras, Tarihte Ermeniler ve Ermeni Meselesi, (Ýstanbul: 1987, s. 757.
[12] W. E. D. Allen, P. Muratoff, 1828 - 1921 Türk - Kafkas Sýnýrýndaki Harplerin Tarihi, (Ankara: genelkurmay Basýmevi, 1966), s. 20. R. G. Hovannisian, Armenia On The Road to Independence 1918, (Los Angeles: 1967), s. 8.
[13] Bkz. Y. Ternon, Ermeni Tabusu, (Ýstanbul: E. Oðuz, 1995), s. 53; L. Nalbandian, The Armenian Revolutionary Movement, (Los Angeles: 1963), s. 24.
[14] Beydilli, a.g.m., s. 372 vd.
[15] Þahin, a.g.e., s. 130.
[16] R. G. Hovannisian, Armenia On The Road to Independence 1918, (Los Angeles: 1967), s. 7 vd; Cöhçe, a.g.m., s. 100.
[17] Bkz. F. Kýrzýoðlu, ‘Armenya / Yukarý - Ellerde 2700 Yýllýk Türk Varlýðý, Ermeniler’in Rus Ýstilasýna Alet Olmasý ve Mezalimi’, Atatürk Üniversitesi XX. Yýl Armaðaný Ermeniler Hakkýnda (Makaleler Derlemeler) II, (Ankara: 1978), s. 59.
[18] Bkz. M. Saray, ‘Ermeni Meselesinin Ortaya Çýkýþý, Ermeni Meselesini Ortaya Çýkaranlar’, XI. Türk Tarih Kongresi V, (Ankara: 1994), s. 1757.
[19] Ýran - Rus savaþlarýnda ve Türkmençay Antlaþmasý’ndaki (1 Þubat 1828) baþarýlarýndan dolayý Paskeviç’e, Rus hükümetince bir milyon ruble para ile ‘Erivan Kontu’ payesi verilmiþtir. (Bkz. M. Bala, a.g.md., s. 314). Paskeviç’in 1828 - 1829 Osmanlý - Rus savaþýndaki baþarýlarý için bkz. Puþkin, Erzurum Yolculuðu Biyelkin’in Öyküleri, (nþr. A. Behramoðlu), (?: 1999), s. 57 v.d.
[20] Hovannisian, a.g.e., s. 8.
[21] K. Beydilli, a.g.m., s. 383 v.d.
[22] A. Süslü v.d, Türk Tarihinde Ermeniler, (Ankara: 1995), s. 120.
[23] Hovannisian, a.g.e., s. 9.
[24] Rusya’ya göç ettirilen Ermeniler için bkz. Beydilli, a.g.m., ss. 365-408; Vak’anüvis Ahmed Lütfi Efendi Tarihi II-III, (Ýstanbul: Tarih Vakfý, 1999), 408 v.d.
[25] Mim Kemal Öke, Ermeni Sorunu (1914 - 1923), (Ankara: 1991), s. 72.
[26] Ayrýca Rusya’nýn tesirinden fazla kurtulamayan bu Ermeniler’e ‘Þarklý Ermeniler’ de denir. Bkz. Þahin, a.g.e., s. 183.
[27] M. Ormanyan, The Church Of Armenia, (Londra: 1955), s. 72 v.d.
[28] G. Bozkurt, Gayrimüslim Osmanlý Vatandaþlarýnýn Hukuki Durumu (1839-1914), (Ankara: 1989), s. 182.
[29] Uras, a.g.e., s. 172.
[30] G. Çark, Türk Devleti Hizmetinde Ermeniler (1453 - 1953), (Ýstanbul: 1953), s. 256 v.d.
[31] Gregoryen Ermenilere verilen hak ve imtiyazlar geri alýndý, Ermeni ruhani reisleri bu karara direndi. Diðer taraftan Ermenilere yapýlan baskýlara karþý manevi nüfuzunu harekete geçiren Papalýk makamý, Çar Nikola’yý sert bir protesto ile uyardý ve Hýristiyan aleminin tavassutunu istedi. Yapýlan baskýlar neticesinde Çar, aldýðý karardan geri adým attý. Böylece Eçmiyazin Kilisesi ve mensuplarý, Rus Ortodoks Kilisesi tarafýndan yok edilmekten kurtulmuþ oldu. Bkz. G. Çark, a.g.e., s. 258; Davut Kýlýç, Osmanlý Ýdaresinde Ermeniler Arasýndaki Dinî ve Siyasî Mücadeleler, (Ankara: ASAM, 2000), s. 86.
[32] Buxton kardeþler Ermenistan hakkýndaki eserinde, Rusya’daki Ermenilere yapýlan baskýlarý þöyle dile getirir; ‘Ermeni Kilisesinin serveti, Rusya’nýn hýrsýný çekti. Rus hükümeti bu serveti elde etmek istedi. Galitzin, Eçmiyazin’e asker gönderdi. Ermeniler askerleri taþa tutular. Katoðikos yerini býrakmaya mecbur kaldý. Rus Subaylarý, hazinelerin anahtarlarýný istediler. Onlarýn bu istekleri reddedildi, bunun üzerine kilisenin kapýlarýný kýrýp, paralarý ve kýymetli eþyayý götürdüler. Manastýrlarýn arazisi zapt edildi. Her yerde kiliselerin mallarýna, gelirlerine el konuldu. Ayin yapýlmadý. Papaz ve öðretmenler parasýz kaldýlar. Rus hükümeti, papazlara ve öðretmenlere Ortodoks olurlarsa kendilerine iki kat aylýk verileceðini vaat etti. Fakat kimse din deðiþtirmeyi kabul etmedi’ (Bkz. Buxton Kardeþler, Travels and Politics in Armenian, London 1914, s. 75’den naklen; Uras, a.g.e., s. 427). Yine ayný þekilde Edovart Driault, Çar III. Aleksandr’ýn Ermenilere yönelik politikasýný þöyle Ýfade eder: Çar III. Aleksandr, Ermeniler’i Ortodokslarla karýþtýrarak, bir topluluk haline getirmek için bir takým tedbirler aldý. Ermeni okullarýný Eçmiyazin Katoðikosu’nun elinden alarak, Rus hükümetinin denetiminde Rusça eðitim yapan okullar haline getirdi. Ermeni memurlarýndan da ya Ortodoks mezhebine geçmelerini ya da istifa etmelerini istedi. Ermeni talebelerini Rus Üniversitelerinden atarak adeta Gregoryen Ermenileri ve kilisesini ortadan kaldýrma düþüncesindeydi. Bkz. E. Driault, Þark Meselesi, (Ýstanbul: Hafýz, 1328), s. 329.
[33] Tahsin Paþanýn Yýldýz Hatýralarý Sultan Abdülhamid, (Ýstanbul: B. Yayýnlarý, 1990), s. 395.
[34] Bilal Þimþir, British Documents On Ottoman Armenians I, (Ankara: 1989), s. 64 v.d.
[35] E. Granville, Çarlýk Rusyasý’nýn Türkiye’deki Oyunlarý, (Ankara: O. Arýman, 1967), s. 34.
[36] Sadrazam Cevat Paþa’dan Mabeyn Baþkitabetine (14 Eylül 1893), BOA, Yýldýz Sadaret Hususi, 4-Ra-1311, Ýç no: 702-1475 280 / 18; BOA, Yýldýz Sadaret Hususi, Dosya no: 315, Sýra no: 45, Ýç no: 3-1-2, Evrak no: 2294; BOA, HNA, Endikatör: S-III, Karton no: 315, Dosya no: 78, Evrak no: 11787 / 267.
[37] R. Karadað, Þark Meselesi, (Ýstanbul: ?), s. 83.
[38] Þimþir, a.g.e. I, s. 86.
[39] Kamuran Gürün, Ermeni Dosyasý, (Ankara: 1988), s. 23.
[40] M. Ethemoðlu, Ermeni Terörünün Kýsa Tarihi, (Diyarbakýr: 1987), s. 12.
[41] S. J. ve E. K. Shaw, Osmanlý Ýmparatorluðu ve Modern Türkiye II, (Ýstanbul: M. Harmancý, 1983), s. 249 v.d.
[42] E. Z. Karal, Osmanlý Tarihi VII, (Ankara: 1988), s. 129.
[43] Ottoman Archives Yýldýz Collection The Armenian Question I, (Ýstanbul: Tarihi Araþtýrmalar ve Dökümantasyon Merkezleri Kurma ve Geliþtirme Vakfý, 1989), s. XIX. Ayrýca Rusya, Ermeni toplumunu ayaklandýrmak ve gerektiðinde böyle bir isyaný yönetmek üzere Doðu Anadolu’ya Rus subaylar gönderdi. [Bkz. Petersburg Büyükelçisi Þakir Paþadan Hariciye Nazýrý Asým Paþaya (5 Ekim 1880), BOA, HNA, Endikatör: S-II, Dosya no: 120, Ýç no:5, Karton no: 191.] Baþka bir belgede de Baþvekil Said Paþadan, Sivas Valisi Hakký Paþaya gönderilen 7 Ekim 1880 tarihli emirnamede; Ermenileri, Ýngiltere’den evvel Rusya’nýn yardým ve nezaretine sýðýndýrmak göreviyle Kafkasya’dan Beyazýt, Van ve Erzurum taraflarýna on subayýn gönderildiði, þimdi de ayný þekilde Ýstanbul’dan, Diyarbakýr, Sivas ve Erzurum’a on subayýn görevlendirilerek hareket ettiklerini bildirerek, bu konuda gerekli tedbirlerin alýnmasýný istedi. Bkz. BOA, Yýldýz Esas Evraký, Kýsým: 24, Defter no: 332, Zarf: 162, VIII.
[44] Shaw ve Shaw, a.g.e. II, s. 252.
[45] E. Granville, a.g.e., s. 33.
[46] Antlaþma metni için Bkz. Nihat Erim, Devletlerarasý Hukuku ve Siyasi Tarih Metinleri: Osmanlý Ýmparatorluðu Anlaþmalarý I, (Ankara: 1953), s. 395. Alman Þansölyesi Bismark, Ayastefanos sonuçlarýnýn gözden geçirilmesi için Berlin de bir konferansýn toplanmasýný teklif etti. Rus Çarý, Avrupa Konferansýnýn toplanmasýna razý olmadýðý takdirde savaþýn kaçýnýlmazlýðýný anladý. Görüþmelerin bir ara kesilmesine raðmen toplantýyý kabul etti. (Bkz. A. F. Türkgeldi, Mesail-i Mühimme-i Siyasiyye II, (nþr. B. S. Baykal), (Ankara: 1987), s. 58; Shaw ve Shaw, a.g.e. II, s. 237). Ayastefanos Antlaþmasýný gözden geçirmek için Berlin’de toplanan konferansta Ermeni Meselesi, Rusya ile Ýngiltere arasýnda rekabete neden oldu. Her iki devlette Ermenilerin sempatisini kazanmak için Ayastefanos Antlaþmasýnda geçen Ermenilerle ilgili ýslahât maddesinin Berlin Antlaþmasýna da girmesi için gayret sarf ettiler. Böylece Ermenilerle ilgili madde bu kez de Berlin antlaþmasýnýn 61. maddesinde yer aldý. [Antlaþma maddesi için bkz. N. Erim, a.g.e. I, s. 423.] Rusya bu maddeden hareketle bir müddet “Ermeni reformlarýyla” ilgilenecek ve siyasi menfaatlarý icabý, Türk - Rus münasebetlerinde ‘Ermeni meselesi’ gündeme getirecektir. Bkz. A. N. Kurat, Türkiye ve Rusya, (Ankara: 1990), s. 100. [47] C. Küçük, Osmanlý Diplomasisinde Ermeni Meselesinin Ortaya Çýkýþý (1878 - 1897), (Ýstanbul: 1986), s. 4.
[48] Çoþkun Üçok, Siyasi Tarih, (Ankara: 1951), s. 289. Ýstanbul Ermeni Patrikliðinin baðýmsýz Ermenistan kurma çabalarý için bkz. Davut Kýlýç, ‘Ýstanbul Ermeni Patrikhanesinin Baðýmsýzlýk Hareketlerine Yöneliþi (1850 - 1896)’, Osmanlý II, (nþr. G. Eren), (Ankara: 1999), s. 153-159.
[49] M. Saray, ‘Türk-Sovyet Münasebetleri ve Ermeni Meselesi’, Tarih Boyunca Türklerin Ermeni Toplumu Ýle Ýliþkileri Sempozyumu, (8 - 12 Ekim 1984, Erzurum) (Ankara: 1985), s. 128.
[50] Þimþir, a.g.e. I, s. 210; Küçük, a.g.e., s. 31.
[51] C. Küçük, “XIX. Asýrda Anadolu’da Ermeni Nüfusu”, Türk Tarihinde Ermeniler Sempozyumu, (Ýzmir 26-27 Mayýs 1983), Ýzmir 1983, s. 85.
[52] E. Z. Karal, Osmanlý Ýmparatorluðunda Ermeni Meselesi, (Ankara: 1971), s. 8.
[53] McCarthy, a.g.e., s. 117.
[54] Küçük, a.g.e., s. 89; Kazým Karabekir, Ermeni Dosyasý, (nþr. F. Özerengin), (Ýstanbul: 1994), s. 143; Gürün, a.g.e., s. 159.
[55] Gürün, a.g.e., s. 163; A. Mýnassýan, Ermeni Devrimci Hareketinde Milliyetçilik ve Sosyalizm 1887-1912, (Ýstanbul: 1995), s. 83. Kafkasya Valisi Galiç, 1898 yýlýnda Çar’a sunduðu raporda þunlarý söylüyordu. ‘Ermeni ihtilali fikri komiteler tarafýndan yayýlmaktadýr. Bu fikirlerle dolu ihtilalci Ermeniler Kafkasya’dan acil olarak uzaklaþtýrýlmalý, ihtilal fikrinin Ermeni ahaliye yayýlmasýný önlemek için þiddetli davranýlmalýdýr. Ýlk tedbir olarak da istiklal fikri mekteplerde aþýlandýðýndan Ermeni mektepleri, Rus maarifine baðlanarak kontrol altýna alýnmalýdýr. Bu düþünceden hareketle 320 Ermeni mektebini kapatmýþ ve mal varlýðýný maarif nezareti emrine almýþ bulunuyorum. Tarafýnýzdan tasdikini rica ederim. Ermenilerin matbuat ve bilumum hayýr cemiyetleri, siyasetle uðraþtýklarýndan matbaalarýný ve cemiyetlerini kapatma salahiyetinin verilmesini teklif ederim.’ Bkz. O. Karabýyýk, Türk-Ermeni Münasebetlerinin Dünü-Bugünü, (Ýstanbul: 1984), s. 149 v.d.
[56] L. Nalbandýan, a.g.e., s. 144. Rus Ermenileri, Rusya’nýn kendi dillerini ve özelikle dinlerini yok etmek istediðini fark ederek, köydeki Ermeni ilkokullarýný olabildiðince kilise ile iþbirliðine yönlendirdi. Þehirlerde gönüllü dindarlarýn desteðiyle ortaokullar açýldý. Fakat bu okullar Rus yöneticiler tarafýndan kapatýlýp, sadece resmi olarak jimnastik eðitimi veren okullar haline dönüþtürüldü. Ermeni rahipler bu okullarda el altýndan kendi dillerini ve dinlerini öðrencilere vermeye çalýþtýlar: Bkz. Bilal Þimþir, British Documents On Ottoman Armenians (1880 - 1890) II, (Ankara: 1989), s. 570. Bu geliþmeler karþýsýnda; 1885 yýlýnda Rus hükümeti, Ermeni aydýnlarý tutukladýðý gibi, okul ve kiliselerini kapatarak mallarýna el koydu. (Bkz. Granville, a.g.e., s. 31. Rusya’daki Ermeni gazeteleri þiddetle göz altýnda tutulduklarýndan seslerini çýkaramýyorlardý. Bkz. Tarhan Büyükelçiliðinden Hariciye Nezaretine (19 Mart 1892), BOA, HNA, Endikatör: T.S, Karton no: 13, Dosya no: 11, Ýç no: 70-6.
[57]M. Hocaoðlu, Abdülhamid Han ve Muhtýralarý, (Ýstanbul: 1983), s. 176.
[58]Ý. H. Daniþmend, Ýzahlý Osmanlý Tarihi Kronolojisi IV, Ýstanbul 1955, s. 333.
[59]E. Granville, a.g.e., s. 58.
[60]Eçmiyazin Kilisesi’nden, Ýstanbul Ermeni Patrikliði’ne gönderilen mektupta, Rusya’ya göç eden Ermenilerin bir kýsmýný Rus hükümetinin iade etmek istediði, ancak Katoðikosluðun araya girmesiyle bu iþin bahara tehir edildiði bildirildi. Gerekçe olarak da bölgede yaþayan halkýn kalabalýk olduðu, dolayýsýyla bunlara verilecek ziraata elveriþli toprak bulunmadýðý, ortaya çýkan acýklý durumun Patriklikçe, Osmanlý hükümetine arz edilmesi istendi. [bkz. Adliye ve Mezahip Nazýrý Rýza Paþadan Mabeyn Baþkitabetine (14 Nisan 1894): BOA, Yýldýz Sadaret Mütenevvia, Dosya no: 8-L-1311, Evrak: 803 / 8196, No: 93 / 45; Ayrýca Bkz. BOA, HNA; Endikatör: TS, Karton no: K 84, Evrak no: 115 / 2781-16.] Daha sonra Rus Büyükelçisi Ýgnatief’in Hariciye Nazýrý Sait Paþaya gönderdiði 9 Þubat 1895 tarihli yazýda; Rusya’ya geçiþ yapan Ermenilerin hepsisinin elinde Osmanlý pasaportu bulunduðunu, on binlerce Türk tebaasý Ermeni’nin Kafkas halký için bir yük olduðunu belirterek bunlarýn Osmanlý hükümetince geri alýnmasýný istedi. Bkz. BOA, HNA, Endikatör: S-III, Karton no: 297, Dosya no: 26, Ýç no: 5, Evrak no: 129.
[61]J. Pichon, Cihan Harbinin Þarka Ait Kaynaklarý Avrupa’nýn Yakýn Þarka Hululünün Tarihçesi, (nþr. C. Yalçýn), (Ýstanbul: 1939), s. 139.
[62]E. Akçora, Van ve Çevresinde Ermeni Ýsyanlarý (1896 - 1916), (Ýstanbul: 1994, s. 70.
[63]Abdullayev, a.g.m., s. 47.
[64]Sadrazam Kamil Paþadan Mabeyn Baþkitabetine (27 Eylül 1890), BOA, Yýldýz Sadaret Hususi, Dosya no: 12-S-1308, Ýç no: 1, Evrak no: 239 / 44.
[65]Tahsin Paþanýn Hatýralarý..., s. 69.
[66] Ottoman Archives Yýldýz Collection The Armenian Question II, (Ýstanbul: Tarihi Araþtýrmalar ve Dökümantasyon Merkezleri Kurma ve Geliþtirme Vakfý 1989), s. 10 vd. Rusya, bu politikasýný Hariciye Nazýrý Giers vasýtasýyla özel görevle Petresburg’da bulunan Fuad Paþaya, Ermeni meselesinde Osmanlý Devletini tam olarak desteklediklerini, bu mesele siyasi olmayýp Osmanlý Devletinin dahili meselesi saydýðýný, bunu da Ýngiltere’ye resmen bildirdiklerini belirtti. Bkz. Özel görevle Petersburga giden Fuad Paþadan Mabeyn Baþkitabetine (31 Aralýk 1894), BOA, HNA, Endikatör: T, Karton no: 153, Ýç no: 475.
[67] Hariciye Nazýrý Sait Paþadan Sadrazam Cevat Paþaya (12 Mayýs 1895), BOA, HNA, Endikatör: M.T, Karton no: 775, Ýç no: 17, Zarf: 1312.
[68]Y. T. Kurat, ‘Doðu Anadolu’da Ermeni Sorunu (1900 - 1920)’, Tarih Boyunca Türklerin Ermeni Toplumu Ýle Ýliþkileri Sempozyumu, (Ankara: 1985), s. 232. Bu dönem de Rusya, 1904-1905 Rus-Japon harbine kadar sürecek olan Ermenilerin kültürel ve ticari faaliyetlerini engelleme politikasýný da sistemleþtirdi. Bkz. Þahin, a.g.e., s. 189.
[69]Uras, a.g.e., s. 577.
[70]Kurat, a.g.m., s. 229 v.d.; Reformlarýn uygulanmasý için bkz. M. Þaþmaz, ‘Ermenilerin Hakkýndaki Reformlarýn Uygulanmasý (1895 - 1897)’, Osmanlýdan Günümüze Ermeni Sorunu, (Ankara: 2000), s. 93-104.
[71] Þahin, a.g.e., s. 189.
[72]Uras, a.g.e., s. 376. Rusya’nýn amacý Ýstanbul ve Doðu Anadolu topraklarýný ele geçirmekti. Ermenistan bu amaca ulaþmak için sadece bir ön karakol durumundaydý. Ruslarýn yaptýklarý demir yollarýndan bazýlarý ok gibi dosdoðru bir þekilde Ermenistan’dan geçerek Osmanlý hududuna kadar uzanýyor ve orada bitiyordu. Bu durum Ruslarýn maksadýna açýkça göstermektedir. Bkz. L. R. Hartýll, ‘Men Are Like That’, 1856 - 1923 Emperyalizm Kýskacýnda Türkler Ermeniler Kürtler, (nþr. E. Yavi), (Ýzmir: 2001), s. 317.
[73]M. Bala, Ermeniler ve Ýran, (Ýstanbul: 1927), s. 25 vd.
[74]Granville, a.g.e., s. 64.
[75]Granville, a.g.e., s. 36.
[76]Granville, a.g.e., s. 86.
[77]Kurat, a.g.m., s. 232.
[78]Uras, a.g.e., s. 383.
[79]Uras, a.g.e., s. 589.
[80]Akçora, a.g.e., s. 76. Osmanlý Hükümeti 21 Temmuz 1914 tarihinde seferberlik ilan etmiþti. Seferberlik ilk kez Ermenileri de kapsýyordu. Þark vilayetlerinin idari reformu konusunda hem fikir olan Ermeni komitalarýnýn yöneticileri Ýstanbul’da toplanarak taþra teþkilatlarýna þu talimatý veriyorlardý: Rus birlikleri hududu geçip, Osmanlý ordusu geri çekildiði zaman elinizdeki her türlü imkanla her yerde ayný anda isyan edeceksiniz. Osmanlý ordusu iki ateþ arasýnda býrakýlacaktýr. Devletin temelleri havaya uçurulacaktýr. Ýdari merkezler iþgal edilerek, ikmal kafilelerine hücum edilecektir. Buna karþýlýk Osmanlý ordusunun ilerlemesi halinde, silahlarýyla birlikte birliklerini terk edip, çeteler kurarak Ruslara katýlacaklardýr. Bkz. D. Kevorkyan, ‘Ermeni Meselesinde Tehcire Amil Olan Sebepler’, Tarih Boyunca Türklerin Ermeni Toplumu Ýle Ýliþkileri Sempozyumu, (Ankara: 1985), s. 300.
[81]McCarthy, a.g.e., s. 26.
[82]Akçora, a.g.e., s. 73.
[83]Ermeni ve Ruslarýn yaptýklarý katliamlar için bkz. Arþiv Belgelerine Göre Kafkaslar’da ve Anadolu’da Ermeni Mezalimi I-IV, (nþr. Baþbakanlýk Devlet Arþivleri Genel Müdürlüðü), Ankara 1995.
[84]Tehcir kararý bütün Ermenilere þamil deðildir. Bunlar; hasta ve âmâlar, Katolik ve Protestan mezhebinde olanlar, askerler ve aileleri, memurlar, tüccarlar, bazý amele ve ustalardýr. Osmanlý ordusunda görev yapan asker, subay ve sýhhiye sýnýflarýnda hizmet görenlerin ve ailelerinin yaný sýra merkez ve taþrada bulunan Osmanlý Bankasý þubeleriyle, Reji Ýdaresi, düyun-ý umumiyye ve bazý konsolosluklarda görevli Ermeni memurlar sadakat ve iyi halleri göz önüne alýnarak sevk dýþý býrakýlmýþlardýr. Sadakatsizlik eden ve komite mensubu olanlar azledilerek sevk edilmiþlerdir. Yetim çocuk ve dul kadýnlar da sevk edilmeyerek yetimhanelere ve bulunduklarý yerlerdeki köylere yerleþtirilmiþlerdir. Ayrýca ticaret ve benzeri suretlerle ikamet eden Ermeniler, Ermeni mebus ve aileleri de yerlerinde kalmýþtýr. Bu konuda arþiv belge numaralarý için bkz. Osmanlý Belgelerinde Ermeniler (1915-1920), (Ankara: Baþbakanlýk Devlet Arþivleri Genel Müdürlüðü, 1994), s. 10.
[85]Rusya’nýn Eçmiyazin Kilisesine verdiði destek ve yaptýðý düzenlemelerle birlikte devamlý Ermeni toplumuna baðýmsýzlýk vadinde bulunmasýndan kaynaklanmaktadýr. (bkz. Lynch, a.g.e., s. 233). Baþka bir ifadeyle Rusya, Kafkasya’yý ele geçirdiðinden bu tarafa Doðu Anadolu ve Mezopotamya’ya uzanan hattý her zaman elde etmeyi düþünmüþtür. Bunun için Eçmiyazin Kilisesini ýslah ederek, kendi emellerine hizmet ettirdiði gibi kilise mensuplarýný da bu doðrultuda yönlendirmiþtir. Bkz. Granville, a.g.e., s. 58.
| |