AnasayfaÝletiþim
  
English



E-B�lten �yeli�i

G�nl�k b�ltenimize �ye olmak i�in a�a�daki alanlar� doldurunuz.
Ad:
Soyad:
Eposta:


DERG� SAYILARI

Kitap Tahlili: Ermeni Ýddialarý ve Gerçekler

Doç. Dr. Yücel ACER*
ERMENÝ ARAÞTIRMALARI, Sayý 2, Haziran-Temmuz-Aðustos 2001

 
THE ARMENÝAN ALLEGATIONS AND FACTS

Prof. Dr. Ýsmail ÖZÇELÝK.
Ankara: Türkar,Turkish Metal Union Research Office, 2001. 87 s., dipnotlar, kaynakça. ISBN

1970'li yýllardan baþlayarak, özellikle Ermenistan dýþýnda yaþayan Ermenilerin çabalarý ile, Türkiye'ye yönelik Ermeni soykýrým iddialarý yoðun bir biçimde gündeme gelmeye baþladý. Bu iddialar, hem bilimsel inceleme adý altýnda yayýnlanan eserlerde hem de çeþitli ülke parlamentolarýnda dile getirilerek dünya kamuoyunun gündemine sokulmaya çalýþýldý ve Fransa örneðinin gösterdiði gibi bunda da önemli ölçüde bir baþarý saðlanmýþ gözükmektedir.

Türkiye açýsýndan, bu tür iddialarýn asýlsýzlýðý veya çarpýklýðýnýn dünya kamuoyuna anlatýlmasý gereði açýkça ortadýr. Bu amacýn gerçekleþtirilmesi için yapýlmasý gerekenler þüphesi oldukça çeþitli. Lakin, bunlar arasýdan, özellikle uzun dönemde etkin sonuç doðuracak yöntem, daha çok tarihi gerçekleri ortaya koyan ve bu gerçekleri gerçek niteliði çerçevesinde yorumlayan bilimsel nitelikli çalýþmalar yapmak olacaktýr.

Prof. Dr. Ýsmail ÖZÇELÝK'in "Ermeni Ýddialarý ve Gerçekler" adlý inceleme kitabý bu çerçevede atýlmýþ önemli adýmlardan birisini temsil etmekte. Kitap, "The Armenian Allegations and Facts" adý ile Ýngilizce'ye çevrilmiþ ve yayýnlanmýþtýr. Yukarýda belirtilen noktalar çerçevesinde kitap önemli bazý açýklarýn kapatýlmasýna yardýmcý olacak nitelikte.

Öncelikle belirtmek gerekir ki, çalýþmanýn özlü bir çalýþma olmasý, fazla geniþ bir hacim kaplamayacak þekilde hazýrlanmýþ olmasý, geniþ okuyucu kitlesine hitap ediyor olmasýna neden olacaktýr. Özellikle birçok insanýn kafasýnda yaratýlmaya çalýþýlan "Ermeni soykýrýmý' imajýnýn yýkýlmasý açýsýndan geniþ okuyucu kitlesine hitap eden dar hacimli bilimsel çalýþmalarýn oldukça yerinde olacaðý düþünülürse, Kitap'ýn bu açýdan önemli bir adým olduðu söylenebilir.

'Ermeni soykýrýmý' iddiasý, doðal olarak en çok yurtdýþýnda dile getirilmiþ ve etkili olmuþ, sonuç olarak da önemli sayýlacak bir kamuoyu yaratýlmýþtýr. Bu yanlýþ bilincin giderilmesine yönelik yapýlacak bilimsel çalýþmalarýn da þüphesiz yabancý dillerde, özellikle de Ýngilizce de basýlmasý gerekmektedir. Dolayýsý ile, kitabýn Ýngilizce'de basýlmýþ olmasý da önemli bir eksikliðin kapatýlmasýnda bir adým olarak görülmeli. Bu çerçevede ayrýca belirtmek gerekir ki, Kitap'ýn Ýngilizce olarak basýlmasý, konunun gündemde olmasý nedeni ile iyi bir zamana da denk gelmiþ gözükmekte.

Kitabýn içeriði de, bilimsel çalýþmalar yolu ile yurt dýþýndaki kamuoyunun bilgilendirilmesi açýsýndan doyurucu gözükmektedir. Giriþ bölümünde, önemli bir çok temel noktada aydýnlatýcý özlü bilgiler sunulmakta. Ermeniler'in ilk dönemlerine, 'Ermeni' ve 'Ermenistan' kavramlarýnýn köken ve niteliklerine, Ermeniler'in devlet ve düzenli otorite tecrübelerine iliþkin tarihi gerçeklere, Ermeni göçlerine ve nedenlerine iliþkin çok özlü bilgiler sunulmakta. Bu noktalarýn da ötesinde, Ermeniler'in Selçuklu ve Osmanlý egemenlikleri altýna giriþlerine ve Ermeniler'in Osmanlý yönetimi altýndaki toplumsal statülerine ve haklarýna iliþkin de önemli bilgilere yer verilmekte. Giriþ bölümü ayrýca, daha Osmanlý döneminde Ermeniler tarafýndan ortaya atýlan 'baský' iddialarýnýn gerçek nedenlerini de özlü bir biçimde ortaya koymaktadýr.

Kitap, Ermeni meselesinin ortaya çýkýþýný ve ortaya çýkmasýnda yabancý güçlerin rolünü bir baþlýk altýnda incelemekte. Bu çerçevede, Osmanlý devletinin duraklama ve yýkýlma dönemlerinde, Ermenilerin, Fransa, Rusya, ve Britanya tarafýndan, Osmanlý'nýn diðer azýnlýklarý ile birlikte nasýl kullanýldýðýný ve sonuçta Osmanlý Ermenileri toplumunun nasýl uluslararasý bir sorun haline getirildiðini anlatmakta. Kitabýn bütünlüðü içerisinde düþünüldüðünde, Ermeni Sorunu'nun ortaya çýkýþýnda, belirtilen ülkelerin Ermeni halkýný çeþitli vaatlerle kullanarak oynadýðý baþat rolünü vurgulanmasý, Ermenin sorununun o gün ki ve bu gün ki niteliðinin incelenmesi ve anlaþýlmasý açýsýndan yerinde bir temel oluþturmakta.

Kitap, Osmanlý döneminde Ermeni sorununun geliþimi açýsýndan önemli dönüm noktalarýný baþlýklar halinde incelemekte. 1877-78 Osmanlý Rus Savaþý ve I. Dünya Savaþý'na kadar diðer geliþmelerin Ermeniler ve Ermeni sorunu üzerindeki etkisini genel hatlarý ile incelemekte.1877-78 Savaþý çerçevesinde, Ruslar'ýn savaþ ortamý içerisinde Ermeniler ve gizli Ermeni örgütleri üzerinde oluþturduklarý planlarý ortaya konmakta ve bunun Ermeni sorununun geliþimine etkisi belirtilmekte. I. Dünya Savaþý öncesi önemli geliþmelerden incelenenler, Osmanlý'nýn azýnlýklara ve bu arada Ermenilere yönelik reform hareketleri ve hatta diðer ülkelerin baskýsý ile bir otonom Ermenistan kurulmasý planý üzerinde duruluyor.

Öte yandan, Ermeniler'in, I. Dünya Savaþý ortamýný kullanarak Osmanlý Devleti'ne ve özellikle Doðu bölgesinde yaþayan Osmanlý halkýna karþý gerçekleþtirdikleri faaliyetler, tedhiþ hareketleri ve saldýrýlar belirtiliyor. Bütün bu geliþmelerin baþlýlar halinde inceleniyor olmasý, Ermeniler'in, savaþ açýsýndan hassas bölgelerden baþka bir yere göç ettirilmesi (tehcir) kararýnýn oluþmasýna ve savaþ ve göç sonucu yaþanan ölüm olaylarýna giden sürecin açýklanmasý ve anlaþýlmasý açýsýndan önemli bir temeli oluþturmakta.

Ermeni soykýrýmý iddialarýnýn gerçekliðinin incelenmesi açýsýndan, Osmanlý Devleti içerisinde yaþayan Ermeniler'in gerçek sayýlarýnýn tespiti þüphesiz önemli bir unsur. Bu nedenle önemi anlaþmazlýk noktalarýndan birini de oluþturmakta. Prof. ÖZÇELÝK, bu noktada, çeþitli kaynaklarýn, tehcirden önce Osmanlý'da ki Ermeni nüfusuna iliþkin verdiði rakamlarý yansýtmakta ve haklý olarak ta Osmanlý resmi kayýtlarýndaki rakamlarý vurgulamakta. Kitap, bu çerçevede faydalý bir ayrýntý olarak, tehcir sonrasý bölgeden göçen Ermeni sayýsýný da yansýtýyor. Böylece, rakamlara dayanýlarak güçlendirilmeye çalýþýlan Ermeni soykýrým iddialarýnýn gerçekliði bu açýdan daha kapsamlý bir sorgulamaya tabi tutulmakta. Yine bu çerçevede, tehcir sonrasý ve Türkiye Cumhuriyeti'nin kurulmasýna giden Ulusal Kurtuluþ Mücadelesi döneminde Ermenilerin durumu da incelenerek daha kapsamlý bir çerçeve ortaya çýkarýlmakta.

Kitabýn son bölümünde, kitabýn asýl maksadý açýsýndan spesifik bir inceleme yapýlamakta ve Ermeni iddialarý ve bu iddialarýn gerçekliði incelenmekte. Ýnceleme, Kitap'ta önceden verilen ve yukarda deðindiðimiz noktalar çerçevesinde yapýlmakta. Tehcir yasasý ayrýntýlý incelenmekte ve Ermeni tarihçilerce Talat Paþa'ya atfedilen telgraflarýn gerçekliði üzerinde durulmakta. Öyle anlaþýlýyor ki, 'soykýrým' kararýnýn veya uygulamasýnýn olmamasýnýn ýþýðýnda asýl sorunun, gerçekleþen ölümlerin 'soykýrým' olarak deðerlendirilip deðerlendirilemeyeceði noktasýnda düðümleniyor. Bu çerçevede, 1948 tarihli Birleþmiþ Milletler Soykýrým Sözleþmesi'ne de deðiniliyor. Belirtmek gerekir ki, sorunun bu noktada düðümleniyor olmasý, bu konuda Kitap'ta yapýlan incelemenin kapsamýndan daha detaylý bir inceleme gerekmektedir. Ancak, Kitap'ýn tarih ilmi çerçevesinde yapýlmýþ bir inceleme olmasý ve soykýrým kavramýnýn ise daha çok hukuksal bir kavram olmasý nedeni ile, Kitap'tan daha fazla ayrýntý beklemek aþýrý bir beklenti sayýlabilir.

Kitap, son kýsýmlarýnda, Ermeni iddialarýna karþý yabancý araþtýrmacýlarýn bulgu ve fikirlerine ve de günümüzde Türkiye'de yaþayan Ermenilerin durumuna iliþkin unsurlara da yer vererek kapsamlý bir çalýþma görüntüsünü oluþturuyor denebilir.

Fakat, zamanlamasý, kapsamý ve içeriði açýsýndan söylenebilecek yukarda ki olumlu görüþlere birkaç eleþtirinin eklenmesi gerekli gözükmekte. Göze çarpan ilk olumsuzluk Ýngilizce çeviri konusunda kendini gösteriyor. Bazý yerlerde yanlýþ kavramlar ve hatalý cümleler kullanýlmakta ve bu da Kitab'ýn içeriðinin anlaþýlmasýný önemli ölçüde zorlaþtýrmakta, hatta bazý yerlerde, ifade edilmek istenen manayý bozmakta. Özellikle belirtmek gerekir ki, Atatürk'ün Kars Antlaþmasý'nýn imzalanmasýndan sonra söylediði ve Ermeni meselesine iliþkin sözünün Ýngilizce çevirisi, Kitap'ýn baþlangýcýnda ve arka kapaðýnýn dýþ yüzünde verilmekte ama iki çeviri birbirinden, manayý deðiþtirecek ölçüde farklýlýk göstermektedir.

Belirtilmesi gereken son önemli nokta, atýflarla ilgili. Her ne kadar kitap özlü bir anlatýmý benimsemiþse de, sayfa altýndaki atýflar kýsmý biraz daha zengin tutularak okuyucularýn daha fazla etkilenmesi saðlanabilirdi. Ayrýca, referanslar daha çok birincil nitelikli kaynaklara yapýlmýþ olsaydý, çalýþmanýn bilimsel niteliði artacak ve dolayýsý ile okuyucunun daha fazla etkilenmesi saðlanabilecekti.

 ----------------------
* Çanakkale Onsekiz Mart Üniversitesi Öðretim Üyesi,Çanakkale -
- ERMENÝ ARAÞTIRMALARI, Sayý 2, Haziran-Temmuz-Aðustos 2001
    ï¿½ï¿½eri�e Yorum Yaz    Yazd�r    Tavsiye Et

   «  Geri
Yorumlar

Hen�z Yorum bulunmamaktad�r.


 
 
ERAREN - Ermeni Ara�t�rmalar� Enstit�s�

Bu site en iyi 1024 x 768 �z�n�rl�kte g�r�nt�lenir.