AnasayfaÝletiþim
  
English



E-B�lten �yeli�i

G�nl�k b�ltenimize �ye olmak i�in a�a�daki alanlar� doldurunuz.
Ad:
Soyad:
Eposta:


DERG� SAYILARI

Söyleþi: Açýkça Konuþalým: Ýki Büyükelçi Ermeni Sorununu Tartýþýyor


ERMENÝ ARAÞTIRMALARI, Sayý 3, Eylül-Ekim-Kasým 2001

 
SÖYLEÞÝ:

E. Büyükelçi Yüksel Söylemez’in Ermeni Araþtýrmalarý Enstitüsü Baþkaný E. Büyükelçi Ömer Lütem ile “Açýkça Konuþalým-Ýki Büyükelçi Ermeni sorununu Tartýþýyor” baþlýðý altýnda yaptýðý mülakatýn Türkçe çevirisi aþaðýdadýr. (Dipnot : Bu mülakat Turkish Daily News gazetesinin 22 Ekim 2001 tarihli sayýsýnda Ýngilizce olarak yayýnlanmýþtýr.)

Söylemez: Ermeni Sorunu Türkiye için gitgide artan bir öneme sahip oluyor. Sizin baþkanlýðýnýz altýnda “ Ermeni Araþtýrmalarý Enstitüsü”nü kurmuþ olduðu için Avrasya Stratejik Araþtýrmalar Merkezini tebrik etmek isterim. Anladýðýma göre Nisan ayýndan beri çalýþmaktasýnýz ve  Ermenistan, Ermeniler ve Ermeni sorunu hakkýnda bilimsel araþtýrmalarý teþvik etmeyi amaçlýyorsunuz.

Lütem: Evet doðrudur. Þimdiden dergimizin ilk iki sayýsýný yayýnlamýþ bulunuyoruz. “Ermeni Araþtýrmalarý-Armenian Studies “baþlýðýný taþýyan bu dergi üç ayda bir, Ýngilizce ve Türkçe olarak çýkmaktadýr. Bu konularda bazý kitaplar yayýnlamayý da planlamaktayýz.

Söylemez: Bir web siteniz var mý?

Lütem: Evet. web sitemizin adresi www.eraren.org.’dur. Sitemiz faaliyetlerimiz ve yayýnlarýmýz hakkýnda muntazam olarak güncelleþtirdiðimiz bilgileri içermektedir.

Söylemez: Enstitünüz, Ermenilerle ilgili konularda bir çok bilimsel toplantý, seminer ve paneller düzenliyor, deðil mi?

Lütem: Evet. Diðer yandan, davet edildikleri zaman üyelerimiz bu konudaki her türlü toplantý, konferans ve panellere de katýlýyorlar.

Enstitümüz, Ermeniler ve Ermenistan ile ilgili konulardaki kitaplarý bir araya getirerek bir kütüphane oluþturmayý amaçlamaktadýr. Ayrýca Ermeni sorunu konusunda Arþivlerimiz için mikro filmler de biriktirmeye baþladýk.

Söylemez: Bu konuyu az bilen Türkler ve Ermeniler için, Ermenilerle olan anlaþmazlýðý kýsaca nasýl tanýmlayabilirsiziniz?

Lütem: Bu anlaþmazlýk tarihi bir olayýn yorumlanmasýndan meydana gelmiþtir. Ermeni aktivistleri 1915–1916 Ermeni tehcirinin bir soykýrým suçu olduðunu veya Ermeni halký üzerinde bir soykýrým etkisi yaptýðýný iddia etmektedirler.  Türk tarihçi ve yazarlarýna gelince onlar tehcirin Ermenileri ortadan kaldýrmak amacýyla deðil aksine onlarý korumak için savaþ bölgelerinden uzaklaþtýrmak üzere ve ayný zamanda Osmanlý silahlý kuvvetlerinin de güvenliðinin saðlanmasý için yapýldýðý görüþündedirler. Osmanlý Hükümetinin sivil ahaliyi ortadan kaldýrmak amacýyla hareket etmediðini gösteren yeterli delil olduðuna inancýndayým.

Söylemez: O zaman soykýrýmýn tarifi nedir?

Lütem: Birleþmiþ Milletler Soykýrým Suçunun  Önlenmesi ve Cezalandýrýlmasý Sözleþmesinin ikinci maddesine göre soykýrým “ tamamen veya kýsmen ,  milli, etnik, ýrki veya dini gruplarý ortadan kaldýrmak amacýyla yapýlan hareketler” dýr. Osmanlý hükümeti o zaman Ermenileri ortadan kaldýrmak amacýyla hareket etmemiþtir. Ýkinci olarak da tehcir soykýrým teþkil eden hareketler arasýnda sayýlmamaktadýr. Bu nedenle 1915 yýlýnda Ermenilerin tehciri soykýrým suçunun tanýmlamasý içine girmemektedir.

Söylemez: Neden bu sorun yaklaþýk bir asýr sonra hala canlýdýr.?

Lütem: 85 yýl sonra bu olaylarýn hala önemli bir sorun olarak addedilmesini anlamak mümkün deðildir. Bu olaylarýn ýzdýrabýný çekenler çoktan ölmüþtür. Onlarýn torunlarýnýn Türkiye’ye yerleþip yaþamak gibi bir niyetleri yoktur. Bu nedenle “soykýrým” hakkýndaki Ermeni iddialarý aslýnda bazý siyasi hýrs ve emeller için bir bahanedir.

Söylemez: Ermenilerin niyeti nedir?

Lütem: Eðer bugün, baþta Diaspora olmak üzere Ermeni basýnýný incelersek Türkiye’ye karþý onlarýn gerçek niyetlerini görebiliriz. Bu niyetlerin dört aþamada gerçekleþmesi düþünülmüþtür. Birinci aþamada sözde Ermeni soykýrýmýnýn uluslararasý toplum tarafýndan, yani büyük güçler ve uluslararasý kuruluþlar tarafýndan, tanýnacaðý ümit edilmektedir. Ýkinci aþamada Türkiye’nin, Birleþik Amerika gibi lider devletlerin baskýsý altýnda, Ermeni “soykýrýmý”ný tanýmasý amaçlanmaktadýr. Üçüncü aþamada Türkiye “soykýrým”dan zarar gören kiþilere veya onlarýn miraslarýna tazminat verecektir.  Son aþamada ise, baþkan Wilson’un büyük Ermenistan Projesinin canlandýrýlmasý amacýyla, Türkiye Doðu Anadolu’dan Ermenistan’a toprak verecektir.

Söylemez: Ermeniler bu savsataya gerçekten inanýyorlar mý?

Lütem: Çoðunluðunun buna inandýðý anlaþýlýyor. Maalesef devamlý bir beyin yýkama bunu mümkün kýlýyor. Bu kiþilere göre Türkiye Ermenilere karþý “soykýrým” uygulandýðýný kabul etmeli ve bunun için af dilemelidir. Bazýlarý bu olaylarýn ”kurbanlarý” ve onlarýn yakýnlarý için “tazminat “ talep ediyor. Ancak, çok az sayýda Ermeninin Doðu Anadolu’nun Ermenistan’a verilmesi gerektiðine inandýðýný zannediyorum.

Söylemez: Fransýz Parlamentosu Ermeni Kanununu neden kabul etti?

Lütem: Türk Kamu oyu Ermenilere karþý “soykýrým” iþlendiðini kabul etmiyor ve soykýrým iddialarýný kendisine yapýlmýþ bir hakaret olarak görüyor. Türkiye veya Türklerin ismini zikretmese de Ermeni “soykýrýmý”ný tanýyan Fransýz kanununa gösterilen tepkiler o derece güçlüydü ki Fransýzlar bu kanunu kabul ettiklerine adeta piþman oldular. Türkiye’nin Ermeni “soykýrýmý”ný tanýyacaðýný ümit etmek doðru deðildir. Bu son derece önemli bir olgudur. Ermeniler “soykýrým“ iddialarýndan vazgeçmedikleri taktirde aramýzdaki anlaþmazlýðýn çözümü mümkün olmayacaktýr.

Söylemez:  Neden bir süre önce Ermeniler Türk diplomatlarýný öldürdüler?

Lütem: Amaç Ermeni iddialarýnýn reklamýný yapmaktý. 1973–1985 yýllarý arasýnda yabancý ülkelerde 34 Türk diplomatý veya resim görevlisi öldürüldü. Bu kiþiler kendilerini öldürenlere karþý bir þey yapmamýþlardý. Katiller ve onlarýn kurbanlarý daha önce karþýlaþmamýþlar ve birbirlerini tanýmamýþlardý. Bu kiþiler sadece Türk olduklarý için öldürüldüler. Katiller gerçekte Türk devletini temsil eden simgelere saldýrdýlar. Bunlar tamamen ýrkçý saldýrýlardýr. Ermeni Diasporasýnda ýrkçý inanýþlar mevcuttur.

Söylemez: “Travma” Ermenileri hakký gösterebilir mi?

Lütem: Ermenilerin travma hakkýndaki savlarý önemlidir zira travma’nýn cinayet iþlemeye neden olabileceðine inanmaktadýrlar.

Bu açýklamanýn demogojiden öte bir deðeri olmadýðýný düþünüyorum. Bunun gerçeklerle ilgisi yoktur. Trajik olay yaþayan kiþilerde travma görülebilir. Ancak travma kiþiseldir. Onlarýn çocuklarýnda da olumsuz duygular mevcut olabilir. Üçüncü kuþak için ise uzak bir geçmiþe ait bazý üzücü hikayeler söz konusudur. Türk diplomatlarýný katleden Ermenilerin üçüncü kuþaða ait olduklarýný hatýrlayalým. Ermeni Diasporasýnýn ikinci, üçüncü ve yetiþmekte olan dördüncü kuþaklarý Ermeni okullarýnda, kiliselerinde Türkiye aleyhinde propaganda yapýldýðý için devamlý bir beyin yýkamaya maruz kalmýþlar ve kalmaktadýrlar. Bu ýrkçý ve ahlaki olmayan bir davranýþ olup Diasporanýn Ermeni milli kimliðini muhafaza etmesini saðlamak onlara kin aþýlanmasý anlamýna gelmektedir. Batýlý Ülkelerdeki Ermeniler asimilasyona maruzdur. Eðer Ermeni Diasporasýnda bir tür travma mevcutsa bu geçmiþten miras olarak kalmamýþtýr. Yapay olarak yeniden yaratýlmýþtýr.

Söylemez: Türk – Ermeni iliþkilerinin geleceðini nasýl görüyorsunuz?

Lütem: Türk ve Ermeniler birbirleriyle anlaþmanýn kendi çýkarlarýna olduðunu idrak etmelidirler. Türklerde azgýn milliyetçi duygular yoktur o nedenle bizim için Ermenilerle barýþ yapmak daha kolaydýr.

Ermenilere gelince sorun farklýdýr. Türklere karþý kin kampanyasý Ermeni milli kimliðini belirleyen baþlýca unsur olarak mevcut olduðu sürece Ermeni Klisesi, Ermeni siyasi partileri ve kültürel kuruluþlarý vb. Türklerle barýþ giriþimlerini onaylamayacak ve desteklemeyeceklerdir. Bu, Diaspora Ermenilerinin büyük çoðunluðunun “Türk-Ermeni Barýþma Komisyonu”na neden bu kadar karþý olduklarýný göstermektedir. Bu kiþiler Türkler ve Ermeniler arasýnda bir barýþma olasýlýðýný dahi düþleyememektedir.

Söylemez: Ermenilerin bu önyargýsýna karþý ne yapmak gerekir?

Lütem: Türkleri ve Ermenileri barýþtýrmanýn çok zor bir iþ olduðu açýktýr. Zannediyorum ki tek olasý yol Ermenilerin çoðunluðunun Türkler için beslediði önyargýlarý kaldýrmaya çalýþmaktýr. Birbirimizi iyi tanýmamýzý saðlamak için iki taraf arasýnda her tür temasýn yapýlmasý teþvik edilmelidir. Örneðin geçen yaz Türkiye’ye Amerikalý Ermeni bir turist grubu geldi. Baþta son derecede þüpheci bir davranýþ içindeydiler ancak sonralarý Türklerin samimi, hatta cana yakýn kiþiler olduðunu ve hiç Ermenilere karþý olmadýklarýný keþfettiler. Ermeni turistler ülkeyi terk ederken Türkiye ve Türkleri hoþlandýklarýný hayretler içersinde kabul ettiler

Söylemez: “Barýþma Komisyonu”nu nasýl deðerlendiriyorsunuz? Bu komisyon için baþarý þansý var mý?

Lütem: “Türk- Ermeni Barýþma Komisyonu” Türk–Ermeni anlaþmazlýðýnýn çözümlenmesine doðru atýlmýþ çok önemli bir adýmdýr. Ýlk defa olarak Türk – Ermeni iliþkileri ve sorunlarýnýn her yönü ( soykýrým iddialarý hariç) Türk ve Ermeni aydýnlarý tarafýndan tartýþýlabilmektedir. Komisyonun yakýn zamanda bazý somut sonuçlara ulaþabileceðini ve her iki hükümete de tavsiyelerde bulunabileceðini ümit ederim. 1915-1916 olaylarý çok eskidir ve geçmiþte gömülüdür. Bu olaylarýn,  mantýken, günümüz Türk –Ermeni iliþkilerine engel çýkarmamasý gerekir. “Barýþma Komisyonu”nun tarihçiler tarafýndan ele alýnabilecek “soykýrým” iddialarýný tartýþmamasýnýn gayet yerinde olduðunu fikrindeyim. Komisyonun baþarý þansýna gelince bunun daha ziyade Ermeni üyelerin davranýþýna baðlý olduðunu düþünüyorum. Ermeni üyeler, bazý aþýrý Ermeni çevrelerin tamamen haksýz ancak çok güçlü eleþtirilmelerine karþý durmalý ve iyi niyetle Türk meslektaþlarýyla konularý tartýþmaya devam etmelidirler.

Söylemez: Tarih bize ne öðretmektedir?

Lütem: Türk ve Ermenilerin asýrlarca beraber yaþadýklarý bir gerçektir. Ortak veya benzer bir kültüre sahip olduðumuz da bir gerçektir. Bu nedenle, kültür ve sanat alanýndaki iþbirliðinin baþarýlý olacaðýný hep düþündüm. Ermenistan sýnýrlý kaynaklarý olan “küçük bir ülkedir.” Kendi refahý için Türkiye’ye muhtaçtýr. Ekonomik iliþkilerin geliþtirilmesi halklarýmýz arasýnda daha iyi bir anlayýþýn yerleþmesine ve hatta siyasi iliþkilerin iyileþmesine yardýmcý olacaktýr.

Söylemez: Kýsaca Diasporadakiler veya Ermenistan’dakiler olsun Ermenilerle temaslarýn ve ikili iliþkilerin arttýrýlmasýný teklif ediyorsunuz. Ancak resmi iliþkiler ne durumdadýr?

Lütem:  Türkiye Ermenistan’ýn baðýmsýzlýðýný ilk olarak tanýyan ülkelerden biridir. Bu, yeni devlete karþý bir iyi niyet ifadesi idi. Ancak Türkiye için þimdiye kadar diplomatik iliþkiler kurmak mümkün olmadý.

Söylemez: Buna engel olan nedir?

Lütem: Anlatayým. Ermenistan’ýn Baðýmsýzlýk Bildirisinin 11. maddesi Türkiye’nin doðusunu batý Ermenistan olarak tanýmlamaktadýr. Ermenistan Anayasasýnýn 13. maddesine göre ise,  Ermenistan’da deðil Türkiye’de bulunan Aðrý daðý Ermeni armasý üzerinde yer almaktadýr. Diplomatik iliþkiler kurulmasý ile ilgili görüþmeler sýrasýnda Ermenistan Türkiye’nin toprak bütünlüðünü tanýmayý kabul etmemiþ olup, halende bu tutumunu sürdürmektedir. Diðer yandan, Ermenistan baðýmsýzlýk bildirisinin 11. maddesine uygun olarak, sözde Ermeni soykýrýmýnýn uluslararasý alanda tanýnmasýna çalýþmaktadýr.

Söylemez: Ermenilerin Yukarý Karabað’ý iþgal etmesi de var.

Lütem: Bu diðer bir engeldir. Ermenistan Azerbaycan topraðý olan Yukarý Karabað’ý iþgal etmiþtir. Bu, BM Güvenlik konseyi kararlarýna aykýrý bir harekettir. Ermeni iþgali, halen kötü koþullarda, kamplarda yaþamaya devam eden bir milyon kadar Azerbaycan’lýnýn mülteci olmasýna yol açmýþtýr. Ermenistan’ýn Azerbaycan topraklarýný istila ettiðinde þüphe yoktur. Bu Ankara’nýn Erivan ile diplomatik iliþkiler kurmayý reddetmesinin sebeplerinden biridir.

Ermeni politikasýnda, Türkiye’nin toprak bütünlüðü hakkýnda köklü bir deðiþiklik olmadýkça, “soykýrým” iddialarý deðiþmedikçe ve Karabað anlaþmazlýðý çözümlenmedikçe Türkiye Ermenistan arasýnda diplomatik iliþkiler kurulmasýný beklemek imkansýz gibidir. Diðer yandan baþkan Koçeryan’ýn Türkiye’ye karþý tutumunun iki ülke arasýnda mevcut sorunlarýn olumsu bir çözümüne hiçde katkýda bulunmadýðýný belirtmek isterim.

Söylemez: Baþkan Koçeryan’ýn Türkiye’ile diplomatik iliþkiler kurulmasýný çok arzu ettiði kanýsýný taþýyordum.

Lütem: Evet bunu gerçekten çok istiyor. Ermenistan için Türkiye ile diplomatik iliþkiler kurmak muazzam siyasý avantaj saðlamasý anlamýna gelmektedir. Karalarla kuþatýlmýþ bir ülke için Karadeniz’e bir çýkýþ bulmak ekonomik iliþkilerinde ciddi artýþý teþvik edecektir.

Sorun Ermenistan’ýn Türkiye ile diplomatik iliþkiler kurulmasý için gerekli koþullarý yerine getirmeye hazýr olmamasýndan kaynaklanmaktadýr. Belirttiðim gibi bu koþullar Türkiye’nin toprak bütünlüðünün tanýnmasý, “soykýrým” iddialarýndan vazgeçilmesi ve yukarý Karabað için adil ve dengeli bir çözümün kabul edilmesidir.

Söylemez: Türk Ermenileri için neler söylebilirsiniz?

Lütem: Onlar Türkiye Cumhuriyetinin sadýk vatandaþýdýr. Türk toplumunun ayrýlmaz birer parçasýdýr. Türk kökenli Türk vatandaþlarýyla hiçbir sorunlarý yoktur Kendi okullarý,  kiliseleri, hastaneleri, hayýr kurumlarý ve gazeteleri vardýr. Ülkenin ekonomik, sanatsal ve fikir hayatýnda önemli bir rol oynamaktadýrlar. Onlarla iftiar ediyoruz. Onlara, ayný zamanda kendilerinin de olan bu ülkede baþarý ve mutluluk diliyorum.

Söylemez: Teþekkür ederim Ömer Bey.
 ----------------------
- ERMENÝ ARAÞTIRMALARI, Sayý 3, Eylül-Ekim-Kasým 2001
    ï¿½ï¿½eri�e Yorum Yaz    Yazd�r    Tavsiye Et

   «  Geri
Yorumlar

Hen�z Yorum bulunmamaktad�r.


 
 
ERAREN - Ermeni Ara�t�rmalar� Enstit�s�

Bu site en iyi 1024 x 768 �z�n�rl�kte g�r�nt�lenir.