AnasayfaÝletiþim
  
English



E-B�lten �yeli�i

G�nl�k b�ltenimize �ye olmak i�in a�a�daki alanlar� doldurunuz.
Ad:
Soyad:
Eposta:


DERG� SAYILARI

Talat Paþa Ýçin Þahitlik


ERMENÝ ARAÞTIRMALARI, Sayý 4, Aralýk 2001 - Ocak-Þubat 2002

 

BRONSART VON SCHELLENDORF
“Talat Pasa Ýçin Þahitlik” [*]

 
GÝRÝÞ

1864 Berlin doðumlu olan Friedrich Bronsart von Schellendorf, 1882 de Prusya hassa alayýna girmiþtir. 1904 – 1905 Rus – Japon harbine katýlan Schellendorf,  1913 yýlýnda Alman askeri heyetiyle birlikte Türkiye’ye gelmiþtir. Birinci Dünya Savaþýnýn baþýndan 1917’ye kadar Genelkurmay Baþkaný olarak görev yapmýþtýr. 1918 den itibaren Fransa’da Prusya 5. Piyade Tümen Komutanlýðý yapmýþtýr.

Birinci Dünya Savaþý esnasýnda Osmanlý Ordusunda görev alan Alman askerlerin sayýsý 40 civarýndaydý. Liman von Sanders baþkanlýðýndaki Alman Askeri Yardým Heyeti, Birinci Dünya Savaþý’nýn baþýnda Osmanlý Genelkurmayý’ný denetim alarak, modernleþme sürecini devam ettirmiþler ve harekat planlarýnýn hazýrlanmasýnda büyük bir rol oynamýþlardýr.

General Bronsart von Schellendorf, Genelkurmay Baþkanlýðýnýn yeniden yapýlandýrýlmasý sonucunda, karar verici ve denetim organý olan Genelkurmay Birinci Yarbaþkanlýðý, Genelkurmay Karargahý Kýdemli Baþkanlýðýna getirilmiþtir, Genelkurmay Baþkaný ise Enver Paþa olmuþtur. Ancak daha sonra General Bronsart von Schellendorf fiilen Genelkurmay baþkaný olmuþ, yazýþmalarda kendisinden bu sýfatla söz edilmeye baþlanmýþ ve Enver Paþa’nýn etkisi sýnýrlandýrýlmýþtýr.

General Bronsart von Schellendorf, görevi itibariyle tüm yazýþmalara þahit oluyordu ve yazýþmalarýn birer suretini alarak Almanya’da bir arþiv oluþturuyordu. Osmanlý Devleti için savaþ tehlikesi yaklaþtýkça, von Schellendorf cephelerle ilgili hazýrlýklara katýlmýþtýr. Bunlara, son derece önemli olan, Doðu Cephesi’nin hazýrlýklarý da dahildir. Doðu Cephesi ile ilgili hazýrlýklarý von Schellendorf, Yarbay Hafýz Hakký ile geçekleþtirmiþtir. Savaþ baþladýðýnda ise denetim tamamen von Schellendorf’tadýr. Bu görevini 1917’ye kadar sürdürmüþtür. Çok saygýn ve baþarýlý bir subay olan General Bronsart von Schellendorf, 1920 yýlýnda Korgeneral rütbesiyle emekli olmuþtur.    

Talat Pasa Ýçin Þahitlik [**]

Emekli Korgeneral Bronsart von Schellendorf. Türk Ordusunun Genelkurmay eski Baþkaný ve son olarak Prusya Ordusunun 5. Piyade Tümeni komutanlýðý.

Tehliriyan davasýnda, konu üzerinde bilgisi ve yetkisi olmayanlar ile hikayeleri sadece duymuþ olan tanýklarýn ifadeleri alýnmýþtýr. Olayý yaþayan görgü tanýklarý davaya çaðrýlmamýþlardýr. Neden Ermeni olaylarýnýn olduðunda, bu dava için son derece önemli bir rol oynayan, olaylarýn mekanlarýnda resmi olarak görev yapmýþ Alman subaylarýnýn ifadeleri alýnmýyor?

Bu kiþilerin adlarý mahkemeye sunulmuþ ve bazýlarýnýn ise mahkeme tarafýndan görgü tanýðý olarak ifade vermeleri için hazýrlanmalarý talep edilmiþtir. Ancak netice itibariyle hiçbiri mahkeme karþýsýna çýkartýlmamýþlardýr. Böylece, elimde olmayan nedenlerden dolayý kaçýrdýðým, bu tanýklýk görevimi yerine getirip, hakikatlerin su yüzüne çýkarýlmasýnda yardýmcý oluyorum. Bunun bu kadar geç gerçekleþmesinin nedeni malzemeyi ancak teker teker toparlayabilmemden kaynaklanmaktadýr.

Bir suikasta kurban gitmiþ ve baþ vezirin üstüne yýkýlmýþ olan sözde Ermeni soykýrýmýný anlamak için geçmiþe dönmek lazým.

Ermeni vahþetlerinin kökleri çok eskiye dayanýr. Ermeniler ve Kürtler Rusya, Iran ve Türkiye sýnýr bölgesinde yan yana ve içice bir þekilde yasamaya baþladýklarýndan beri bölge halký üzerinde sürekli bir Ermeni baskýsý olmuþtur.

Kürt göçebe ve hayvan sahibi iken Ermeni çiftçi, zanaatçý veya tüccardýr. Kürt okul eðitimi almamýþtýr, paranýn kullanýmýný tam olarak bilmemektedir ayrýca faizin yasak olduðuna inanmaktadýr. Ermeni, tüccar olarak Kürt`un bu deneyimsizliðinden vicdansýz bir þekilde yararlanýp avantajlý bir konum elde etmektedir. Kürt aldatýldýðýný anlayarak Ermeniye karþý güveni sarsýlýr- ve iþte size Ermeni vahþeti! Dini farklýlýðýn bu olaylarda asla bir neden teþkil etmediklerini özellikle vurgulamak gerekir.

Ermeniler, büyük savaþ sýrasýnda Türkiye'nin doðu sýnýr bölgelerinde tehlikeli bir ayaklanma baþlattýklarýnda bu eski anlaþmazlýk tekrar alevlenmiþtir; bahsi geçen ayaklanma için belli bir neden yoktur zira (Batýlý)``Güçlerin`` Türkiye`den yapmasýný istedikleri reformlar iþe yaramaya baþlamýþlardý. Ermeniler parlamentoda koltuk, seçme hakký ve hatta bir ara Dýþiþleri Bakaný pozisyonuna sahiptiler. Devletin bütün diðer halklarý gibi, onlar da eþit sosyal ve siyasi haklara sahiptiler. Yaþadýklarý coðrafyadaki huzur Fransýz Generali Baumann tarafýndan eðitilmiþ jandarma ile saðlanýyordu.

Ermenilerin yaþadýðý bütün bölgelerde ele geçirilen basýlmýþ ilânlar, kýþkýrtýcý broþürler, silahlar, cephane, patlayýcýlar v.b. toplamý ayaklanmanýn üçüncü bir taraftan hazýrlandýðýný kanýtlamaktaydý; Rusya’nýn bu ayaklanmayý kýþkýrttýðý, desteklediði ve finanse ettiði apacýk ortadaydý. Ýstanbul`da, yüksek derecedeki subay ve devlet memurlarýna yönelik bir kumpas o dönemde ortaya çýkartýlmýþtý.

Silah altýna alýnabilinecek Müslümanlar zaten Türk ordusunda olduklarý için, Ermeniler kendilerini savunamayan toplum arasýnda korkunç bir katliama giriþmekte zorlanmadýlar. Çünkü sadece Rusya cephesi ile Doðudaki Türk Ordusunun arkasýndan ve yanýndan saldýrmakla kalmayýp o bölgelerdeki Müslüman topluluklarýn da köklerini kurutmuþlardýr. Bir görgü tanýðý olarak ben, Ermenilerin yaptýklarý vahþetin boyutunun Türklerin sonradan suçlandýðý sözde Ermeni vahþetinden kat kat beter olduðunu belirtmek istiyorum.

Cephe arkasýndaki baðlantýlarýnýn zarar görmemesi için ilk olarak Doðudaki Türk Ordusu olaya müdahale etmiþtir. Ama bütün gücünü cephedeki Rus üstünlüðüne saklamasý gerektiðinden ve isyan, imparatorluðun uzak köþelerine de yayýldýðýndan, baþkaldýrýyý bastýrmak için Jandarmaya baþvurulmuþtur.

Her düzenli devlette olduðu gibi Jandarma Ýçiþleri Bakanlýðýna baðlýydý ve zamanýn bakaný Talat olduðundan, gerekli talimatlarý o vermeliydi. Ordunun cephe arkasýndaki hassas baðlantýlarý büyük tehdit altýnda olup, Müslüman halk Ermeniler’in vahþetleri karþýsýnda umutsuzluða kapýlmýþtý bu yüzden acele hareket edilmeliydi. Bu kritik durumda Bakanlar Kurulu Ermenilerin devlet için bir tehlike arz ettiklerini açýklayýp, onlarý ilk olarak sýnýr bölgelerinden uzaklaþtýrmaya yönelik zor bir karara vardý. Savaþtan uzak, nüfus yoðunluðu az ve verimli topraklarý olan Kuzey Mezopotamya`ya yerleþtirileceklerdi. Ýçiþleri Bakanlýðý ve ona baðlý Fransýz General Baumann tarafýndan meslekleri için özel olarak yetiþtirilmiþ Jandarmanýn tek görevi bu kararýn yerine getirilmesini saðlamaktý.

Talat dengesiz ve intikam peþinde olan bir katil deðil, uzun vadeli düþünen bir devlet adamýydý. Onun gözünde Anadoludaki Ermeniler, her ne kadar þimdiki durumlarýnda Rus ve Rus Ermenilleri tarafýndan galyana getirilmiþ olsalarda, barýþ zamanlarýnda son derece yararlý vatandaþlar idi. Rus etkisi ve Kürt anlaþmazlýklarýndan uzak, bu yeni, verimli ve gelecek vaat eden topraklara, çalýþkanlýklarý ve zekalarý sayesinde yeniden hayat vereceklerini umuyordu.

Talat, ayrýca dýþ basýnýn Ermenilerin sýnýr dýþý ediliþini Türklere karþý sözde bir ``Hýristiyan-Avý`` propagandasý için kullanacaklarýný önceden görmüþtür ve bundan dolayý her türlü þiddetten uzak durmak istemiþtir. Haklýydý! Talat’ýn korktuðu baþýna gelmiþti. Propaganda devreye girdi ve gerçekten de yurtdýþýnda bu aptallýða inanýlmasý saðlandý! Düþünülmeli ki bu olaylar Hýristiyan devletleri ile yakýn müttefik olan, ordu bünyesinde çok sayýda Hýristiyan subay ve asker barýndýran bir ülkede oluyor güya.

Þimdi tehcir olayýna deðinmek istiyorum. Türk imparatorluðunda, büyüklüðünden kaynaklanan ve yetersiz altyapýsý yüzünden, vilayetler merkezden bir nevi baðýmsýzlardýr. Örneðin Osmanlý valileri bizim baþkanlardan daha fazla yetkiye sahiptirler. Buna dayanarak kendi bölgelerinde geliþen olaylarý Ýstanbul`a nazaran daha iyi deðerlendirebildiklerini savunurlar. Onun için bazen Ýçiþleri Bakanlýðýnýn emirleri istenildiði gibi yerine getirilmiyordu.

Binlerce Müslüman mülteci dýþýnda ayný sayýdaki Ermenileri, iskân bölgesine ulaþtýrýp, onlarý beslemek, onlara barýnak saðlamak gibi alýþýlmadýk ve zor olan bu görevi yerine getirmek, az sayýdaki eðitimsiz memurlarýn güçlerini aþýyordu. Ýste burada Talat büyük bir özveri ve her türlü imkanlarý kullanarak olaya el attý. Onun tarafýndan valilere ve jandarmaya gönderilen emirler hala mevcut olmalýdýr. Ýçiþleri Bakanlýðý’nýn Savaþ Bakanlýðý’na yolladýðý birçok yazýþmada, ki ben görevim gereði bunlarýn varlýðýndan haberdardým, ordudan acil yardim isteniyordu. Askeri durum elverdikçe bu çaðrýya kulak verildi. Ordu,  kendisin bile eksikliðini hissettiði gýda, taþýt, barýnak, doktor ve týbbi teçhizatlarý yardýma sunmuþtur. Ne yazýk ki bütün çabalara raðmen binlerce Müslüman göçmen ve tehcir edilen Ermeniler yürüyüþün zorluklarýna dayanamayýp ölmüþlerdir.

Burada böyle durumlarý önceden tahmin edip, tehcire gidilmemesi kararýna varýlabilinir miydi sorusu akla geliyor. Türk göçmenlerin Ermeni vahþeti karsýsýndaki haklý korkularý yüzünden, kendilerinin durdurulmasýna izin vermeyecekleri zaten bir gerçekti. Ayrýca Ermenilerin ayaklandýklarý bölgelerde devlet tarafýndan uzaklaþtýrýlmalarý gereðini onaylamak lazým! Ayrýca bunun da sonuçlarýna katlanmak gerekiyordu!

Þimdi, günümüz Almanya’sýnýn durumunu ele alalým. Eðer þu talimatlarý verebilecek yetkiye sahip bir bakanlýk olsaydý ve, “Bütün Polonyalý isyancýlar Oberschlesien’den uzaklaþtýrýlýp tutsak kamplarýna götürülecekler!” Ya da: “Bütün þiddet yanlýsý Komünistler gemi yolu ile Sovyet-Rusya kýyýlarýna býrakýlacaklar!” þeklindeki emirler çýkarsaydý, bütün Almanya`dan mutluluk çýðlýklarý yükselmez miydi?

Belki Tehliriyan davasýndaki yargýçlar kendilerine bu sorularý iyice sorarlar—Ýþte o zaman Ermeni isyanýndaki sert tedbirlere yeni bir bakýþ açýsýndan bakabileceklerdir. Talat, askeri kanat tarafýndan dile getirilen akdenizdeki bütün Yunanlýlarýn sýnýr dýþý edilmesini içeren isteðe karþý direnmiþtir çünkü orada “sadece casusluk” yapýlýyordu. Ermenistan’daki gibi tehlikeli bir ayaklanma akla yatkýn olmasýna raðmen gerçekleþmedi. Talat bir devlet adamýydý, bir katil deðil!

Þimdi Ermeni Olaylarýný Anlatalým

Kürtler ile baþlýyorum. Kürtler, bu ender hatta belki de asla yine tekrarlanmayacak fýrsatý deðerlendirip nefret ettikleri ve Müslümanlara karþý o kadar vahþet olaylarýna giriþmiþ olan Ermenileri, yürüyüþleri sýrasýnda soyup, gerektiðinde de öldürmüþlerdir. Ermenilerin çile yolculuðu birçok gün ve hafta boyunca Kürt yerleþim bölgelerinden geçiyordu!- Mezopotamyaya baþka bir yol yoktu!

Ermeni topluluklara, bölük halinde eskort eden Türk Jandarmalarýnýn davranýþlarý hakkýndaki duyumlar bir birinden deðiþiktir. Bazen Ermenileri Kürt çetelere karþý kahramanca savunmuþlardýr. Bazen de onlarý býrakýp kaçtýklarý söyleniliyor. Ayrýca ya Kürtler ile iþbirliði yapýp yada kendi baþlarýna Ermenileri öldürüp soyduklarý bir çok kez iddia ediliyor, yüksek mevkilerdeki emirler doðrultusunda böyle hareket ettiklerine dair bir kanýt gösterilememiþtir. Talat bu olaylar için sorumlu tutulamaz; bu geliþmeler kendisinden 2000 km uzaklýkta gerçekleþti ve daha önce deðinildiði gibi jandarma savaþ baþlayana kadar sadece Fransýzlar tarafýndan bir eðitim görmüþlerdir.

Türk subaylarýn Ermenilerden yararlandýklarý da inkar edilemez ama üstler böyle vakalardan haberdar edilince hemen sert cezalara baþvurulmuþtur. Diyelim Doðu Ordusunun kumandaný Vehip Paþa bu nedenlerden dolayý iki subayý, askeri bir mahkemede yargýladýktan sonra kurþuna dizdirtmiþtir.

Enver Paþa Ermenilerden yararlanan Halep valisi bir Türk generali anýnda görevden alarak, uzun bir hapis cezasýna çaptýrarak cezalandýrmýþtýr. Bu örneklerin Ermeni olaylarýnýn istenilmediðini kanýtlayacaðýný düþünüyorum. Ama savaþ vardý ve gelenekler vahþileþmiþti. Fransýzlarýn bizim tutsaklara ve yaralýlara yaptýklarý vahþilikleri anýmsatmak isterim.

Duyduðuma göre öldürülmüþ büyük vezir dýþýnda Enver Paþa da Alman mahkemesi tarafýndan saldýrýya uðramýþ. Enver, anavatanýný tüm kalbi ile sevmektedir.

O yetenekli ve çok defalar þahit olduðum örneði görülmemiþ cesarete sahip onurlu bir askerdir. Onun sayesinde Türk ordusunun yeniden yapýlanmasý mümkün oldu ve ezici üstün bir güç ile onun ruhunu içinde barýndýrmýþtýr - bugün bile hala vataný için savaþýyor bu ordu.

1919 yýlýndan 1917 yýlýna kadar Türk ordusunun Genelkurmay rütbesinde görevi gereði bu iki adam ile iliþkisi olmuþ olan benim dýþýmdaki hiçbir baþka Alman subayý onun ve arkadaþý Talat Paþa hakkýnda bir karara varmaya yetkili deðildir.

Talat Paþa vatan sevgisinin kurbaný olmuþtur! Umarým zamaný geldiðinde Enver Paþa vatanýný yeni bir güce getirmekte baþarýlý olur!

Bu iki adamýn zor zamanlarda bana tüm güvenlerini, diyebilirim ki arkadaþlýklarýný, hediye etmeleri benim için onurlu bir anýdýr. 

 


 

[*] General Bronsart von Schellendorf ile ilgili giriþ Toplumsal Tarih, Kasým 2000 dergisinden, Bir Arþiv YaðmasýHikayesi makaleden derlenmiþtir.   

[**] Deutsche Allgemeine Zeitung gazetesi, No: 342, 24.07.1921, Sabah sayýsý eki.

 ----------------------
- ERMENÝ ARAÞTIRMALARI, Sayý 4, Aralýk 2001 - Ocak-Þubat 2002
    ï¿½ï¿½eri�e Yorum Yaz    Yazd�r    Tavsiye Et

   «  Geri
Yorumlar

Hen�z Yorum bulunmamaktad�r.


 
 
ERAREN - Ermeni Ara�t�rmalar� Enstit�s�

Bu site en iyi 1024 x 768 �z�n�rl�kte g�r�nt�lenir.