“Ermeni meselesi denilen ve Ermeni milletinin gerçek çýkarlarýndan ziyade dünya kapitalistlerinin ekonomik çýkarlarýna göre halledilmek istenen mesele, Kars Antlaþmasý'yla en doðru çözüm þeklini buldu. Asýrlardan beri dostane yaþayan iki çalýþkan halkýn dostluk baðlarý memnuniyetle tekrar kuruldu."
Mustafa Kemal Atatürk
1 Mart 1922
TBMM Üçüncü Toplanma Yýlý Açýþ Konuþmasý
GÝRÝÞ
“Ermenilerce Atatürk’e Atfedilen Sözler ve Divan-ý Harb-i Örfi[1] Ýle Ermeni Teröristler Tarafýndan Þehit Edilenlere Atatürk’ün Gösterdiði Ýlgi” adlý çalýþma, Ermeniler ve Ermeni yanlýsý birçok kalemin Türkiye Cumhuriyeti Devletinin kurucusu Mustafa Kemal Atatürk’e yönelik olarak ortaya attýklarý birtakým iddialarýn doðruluðu-yanlýþlýðý ve bilimsel olup olmadýklarý üzerine bir araþtýrmayý ihtiva etmektedir.
Araþtýrmada öncelikle Atatürk’e yönelik iddialar tespit edilmiþtir. Bu aþamadan sonra tespit edilen iddialara karþý tez olabilecek veya bahsi geçen iddialarý destekleyecek materyallerin araþtýrma safhasýna geçilmiþtir.
Yapýlan kaynak taramasýndan sonra konu ile ilgili olabilecek ana kaynaklarýn araþtýrýlmasýna geçilmiþ bunun için arþiv ve kütüphanelerde çalýþmalar yapýlmýþtýr. Baþbakanlýk Cumhuriyet Arþivi’nde konuyla doðrudan ilgili orijinal belgelere ulaþýlmýþtýr. Ayrýca Türkiye Büyük Millet Meclisi Zabýt Cerideleri, ortaya atýlan birtakým iddialarýn doðru olup olmadýklarýný öðrenmek için incelenmiþ ve sonuçlarý çalýþmada sunulmuþtur.
Araþtýrmada, Ermeniler tarafýndan Atatürk’e yönelik iddialarýn olduðu, ancak yapýlan incelemeden sonra bu iddialarýn tutarsýz olduðu ortaya çýkmýþ ve Atatürk’ün Ermeni meselesine son derece saðduyulu yaklaþtýðý görülmüþtür.
Ermeniler tarafýndan Türkiye’ye yönelik karalama kampanyalarýnýn artýk bir siyasi sloganý haline gelmiþ olan “Ermeni soykýrýmý” iddialarýna karþý Atatürk, sadece sözleriyle gerçekleri ortaya koymakla kalmamýþ yetkileri elinde bulundurduðu bir sýrada (cumhurbaþkanlýðý döneminde) gerek Ýngiliz baskýsýyla oluþturulan Divan-ý Harb-i Örf-i maðdurlarýna gerekse Ýttihat ve Terakki üyeleri olarak ön plana çýkan ve Ermeni teröristlerince katledilenlere yönelik taltif ve yardýmlarýyla ortaya konu üzerindeki düþüncesini yansýtmýþtýr.
ATATÜRK’E ATFEDÝLEN ERMENÝ ÝDDÝALARI
Atatürk’e Yönelik Birinci Ýddia
Atatürk’e yönelik iddialar, Ermeniler tarafýndan deðiþik platformlarda sýk sýk dile getirilmiþ ve bunlar propaganda amacýyla ortaya atýlmýþtýr. (-maktadýr. ) Konu hakkýndaki hata veya kasýt, Paul du Véou adlý Fransýz yazarýn 1938 yýlýnda Paris’te yayýnladýðý “Lé Désastre d’ Alexandrette, 1934–1938” adlý kitabýnýn 121. ve 122. sayfasýnýn dipnotuna koyduðu ifadeden kaynaklanmýþtýr.[2] Paul du Véou’ya göre Mustafa Kemal 27 Ocak 1920 tarihinde Ýstanbul’da Divan-ý Harb-i Örfi de þahitlik yapmýþ ve bu þahitliðinde Türklerin Ermenileri katlettiðini söylemiþtir. [3]
Fransýz yazar Paul du Véou, bahsi geçen alýntýyý muhtemelen Ýstanbul’un iþgal altýnda olduðu yýl olan 1919-1920 yýllarýnda Ýtilaf devletlerinin denetiminde Ermeniler tarafýndan Fransýzca olarak çýkartýlan ‘Le Bosphore’ ve ‘La Renaissance’ gazetelerinde “Déclaration de Mustafa Kemal” ismiyle yayýnlanmýþ olan haberden etkilenerek ve doðru olup olmadýðýný tahkik etmeden alarak kitabýnýn dipnotuna koymuþtur.
Paul du Véou’nun kullandýðý dipnotu daha sonra Ermeni papazý Jean Naslian da kullanmýþtýr.[4]
“ ‘Hiçbir zaman ellerini kana bulamamakla iftihar eden Mustafa Kemâl, suçu birkaç kiþiye yükleyerek 28 Ocak’ta divan-ý harb’de aþaðýdaki itirafta bulunmuþtur’ diyen Naslian, Mustafa Kemal’i daha sonra kurulacak mahkeme üyesi olan ve gaddarlýðýndan dolayý ‘Nemrud Mustafa’[5] ismiyle veya ‘Nemrud Mustafa Paþa Divan-ý Harbi’ adýyla anýlan ‘Süleymaniyeli Mustafa Paþa’yla da karýþtýrmýþtýr. Adý geçen Papaz’ýn kitabý basýlmadan önce durumu öðrenip sözkonusu ifadenin bir hata olduðu, kendisine yine bir Ermeni yazarý, Guerguerian, tarafýndan ihtar edilmiþ ve kitaptan çýkarýlmasý gerektiði bildirilmiþse de, bu yapýlmamýþtýr.
“Benzer hatalar, bir yýl farkla yani 27 Þubat 1919 veya 28 Ocak 1920 tarihli olarak daha birçok Ermeni yazar tarafýndan tekrarlanmýþtýr.
“. . . Yukarýda zikrettiðimiz Guergian’dan sonra yine bir Ermeni yazar, James Tashjian da, yazdýðý makalesinde ‘Nemrud Mustafa’ ile Mustafa Kemal Atatürk’ün Ermeni yazarlarýnca karýþtýrýldýðýný ve bu hata üzerinde ýsrar edildiðini belirtmiþtir. Yine New York’ta oturan bir Amerikalý Papaz da 1967’de Beyrut’ta yayýnlanmýþ olan Massis haftalýðýnda bu yanlýþý düzeltici bir makale yayýnlamýþtýr.”[6]
Ýddia edilen Ýstanbul’daki bu mahkeme þahitliðini çürüten önemli bir diðer nokta ise, Mustafa Kemal Atatürk’ün, 27 Ocak 1920’de Ankara’da olmasýdýr. Yani teknik açýdan dahi Mustafa Kemal’in Ýstanbul’da bu mahkemede ifade vermesi imkansýzdýr.[7]
Atatürk’e Yönelik Ýkinci Ýddia
Mustafa Kemal’e atfedilen diðer bir iddia ise 1926 yýlýnda Los Angeles Examiner gazetesine verdiði demeçtir. Bu konu Ermeniler tarafýndan deðiþik yerlerde, yayýnlarýnda tekrarlanmýþ, hatta Ermeni lobisi tarafýndan ABD Kongresine taþýnmýþ ve bir propaganda aracý olarak kullanýlmýþtýr. Örneðin 1985 yýlýnda ABD Temsilciler Meclisi’ndeki konuþmasýnda T. M. Ü. Lehman, Atatürk’ün soykýrýmýn meydana geldiðini kabul ettiðini, hatta diðer Türklerce de kabul edilmesi gerektiðini söylediðini belirtmiþtir.[8] Benzer bir diðer konuþma ise ABD Senatosunda Senatör Levin tarafýndan 1994 yýlýnda yapýlmýþtýr.[9] Oysa adý geçen röportajýn tamamýyla düzmece olduðu Ankara Üniversitesi Siyasal Bilgiler Fakültesi Öðretim Üyesi Prof. Dr. Türkkaya Ataöv tarafýndan hiçbir kuþkuya yer vermeyecek þekilde Another Falsification “Statement” (1926) Wrongly Attributed to M. Kemal Atatürk adlý eserde kanýtlanmýþtýr.
Prof. Dr. Ataöv’ün eserinde belirttiði gibi, Atatürk böyle bir beyanatý vermemiþtir. Zira:
1. Atatürk’ün tüm söylev ve demeçleri birden fazla sayýdaki resmi ve yarý-resmi statüdeki yayýnlarca kayýt edilmiþtir. Bunlar arasýnda adý geçen gazetedeki demeç bulunmamaktadýr.
2. Atatürk’ün demeç verdiði öne sürülen Hilderband adlý Ýsviçreli gazetecinin Türkiye’ye geldiðine dair bir kayýt olmadýðý gibi, Ýsviçre resmi makamlarýnca verilen belgelerde bu isimde birinin var olduðuna iliþkin herhangi bir ize rastlanmamýþtýr.
3. Atatürk’ün baþka yabancý basýn kuruluþlarýna verdiði demeçler yukarýda anýlan gazetenin iddia ettiklerinin tam tersi bilgiler içermektedir.
4. Adý geçen yayýn bahse konu olan olayla ilgili olarak birçok kiþi ve yer isimleriyle tarih hatalarý içermektedir.[10]
Atatürk’e Yönelik Üçüncü Ýddia
8 Ekim 2000 tarihli “Yeni Bin Yýl” gazetesinde ortaya atýlan bir diðer Ermeni iddiasýnda ise Mustafa Kemal Atatürk’ün 24 Nisan 1920’de Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde yaptýðý konuþmada, Jön Türk liderlerinin soykýrým politikalarýný kýnadýðý[11] belirtilmiþtir.
TBMM’nin açýlýþýnýn ertesi, yani 24 Nisan 1924 Cumartesi günü Mecliste beþ (5) celseli bir oturum yapýlmýþ ve bu oturumda Mustafa Kemal Paþa beþinci (5.) celse hariç, diðer ilk dört celsede kürsüye çýkarak uzun konuþmalar yapmýþtýr. Mustafa Kemal Paþa’nýn konuþma yaptýðý ilk üç celse açýk görüþmeler þeklinde olmuþ, dördüncü celse ise gizli olarak yapýlmýþtýr.
Mustafa Kemal Paþa, yaptýðý oldukça uzun konuþmalarýnda Mondros’tan 1920 yýlý Nisan ayýna kadar geliþen olaylarýn (siyasi, askeri) genel bir deðerlendirmesini yapmýþtýr.
Bu oturumda yapýlan açýk ve gizli celselerde, Mustafa Kemal Paþa’nýn bütün konuþmalarý tetkik edilmiþ ancak, 8 Ekim 2000 tarihli “Yeni Bin Yýl” gazetesinde bahsedilen þekliyle hiçbir cümleye rastlanmamýþ, hatta tam aksine Mustafa Kemal Paþa’nýn Ýttihat ve Terakki düþmanlýðý yapýlmasýný doðru görmediðine dair sözler sarfettiði, Ermeniler ve Ermeni sorunu ile ilgili olarak da aþaðýdaki ifadelerde bulunduðu görülmüþtür.
Cemal Paþa tarafýndan kendisine çekilen telgrafý okuduktan sonra bu telgrafa yazdýðý cevabý Meclis kürsüsünden okuyan Mustafa Kemal Paþa, Ýttihatçýlýk ve Ýttihatçýlar hakkýndaki görüþünü þöyle ifade etmiþtir:
“Biz anasýrý gayrimüslime ile Ýtilaf Hükümatýnýn makasýdý siyasiye tahtýnda gördükleri alelitlak Ýttihatçýlýk düþmanlýðýný esas itibariyle doðru görmüyoruz. Sadece devleti, memleketi harabeye çeviren suistimal sahiplerine karþýyýz.”[12]
Mantýklý bir yaklaþýmla bakýldýðý zaman, Birinci TBMM’ni oluþturan milletvekillerinin çoðunun Ýttihatçýlardan oluþtuðu farkedilecektir. Böyle olunca da Mustafa Kemal Paþa’nýn kürsüye çýkýp yukarýda verdiðimiz “Yeni Bin Yýl” gazetesinde iddia edilen konuþmayý yapmasýnýn imkansýz olduðu görülür.
Zaten 24 Nisan 1920 tarihli Mustafa Kemal Paþa’nýn konuþmalarý tetkik edildiðinde de iddia edilen konuþmayý yapmadýðý, aksine konuyla ilgili dikkat çekici açýklamalar yaptýðý tespit edilmiþtir. Aþaðýda, Mustafa Kemal Paþa’nýn 24 Nisan 1920 tarihinde aðzýndan çýkan “Ermeni-Ermenistan ve Ermeni sorunu” ile ilgili bütün konuþmalarý aynen verilmiþtir.
Mustafa Kemal Paþa, Damad Ferid Paþa Hükümeti’nin Ermenistan ile ilgili Ýngiliz kontrollü tavizkâr politikalarýný sert bir þekilde eleþtirdikten sonra, Cemal Paþa’nýn kendisine telgrafta yazmýþ olduðu suallere bir cevap niteliði taþýyan þu sözleri söylemiþtir:
“Buna bir de Rum ve Ermenilerin Hükümeti tanýmamalarýný ve Ýtilaf Devletlerine istinad ederek âdeta hali isyanda ve birtakým teþkilatý mefsedetkâranede bulunduklarýný ilâve edersek Payitahtýmýzýn içinde bulunduðu vaziyeti elîme ve hatarnaki tamamen tavsif eylemiþ oluruz.”[13]
Ýkinci celsede Ermenilerin yanýsýra Rumlarla ilgili olarak yukarýdaki konuþmalarý yapan Mustafa Kemal Paþa, doðrudan Ermenilerle ilgili olarak aþaðýdaki konuþmalarý yapmýþtýr:
“Bunu mütaakýp idi ki, Ýngilizler zâhiren tatlý, bütün efkârý tatyibedecek bir tebliðde bulundular: Ýngiliz mümessili siyasisi Londra’daki Hariciye Nezareti tarafýndan Hükümetimize bir tebliðde bulundu ve dedi ki; Yunanlýlar da dâhil olmak üzere Ýtilâf kuvvetlerine karþý baþlamýþ olan harekâtý tatil ediniz, ikincisi Türkiye’de Ermenilere karþý icra edilmekte bulunan katliamdan sarfýnazar ediniz![14] Ýþte bu iki þeyi yaptýðýnýz halde Ýstanbul size terk olunacaktýr. Fakat bu iki harekette bulunmadýðýnýz takdirde sulh þeraiti fevkalâde fena olacaktýr.”[15]
“Ýkinci teklif ki, memleket dâhilinde katliam yapýlmamasý, Ermenilere karþý bu, gayrivarit idi. Memleketimiz cümlemizce malûmdur. Hangi kýtasýnda Ermenilere karþý katliam yapýlmýþtýr. Veya yapýlmaktadýr. Harbi umuminin bidayeti safahatýndan bahsetmek istemem ve zaten itilaf devletlerinin de bahsettikleri bittabi mâziye ait fazahat deðildir. Bu gün memleketimizde bu gibi fecayiin icra edildiðini iddia ederek, bundan sarfýnazar etmenizi taleb ediyorlardý...”[16]
“Ýþte menfaatlerini, türlü türlü tazyikat ile bütün alemi hariciyi aleyhimize tahris eylemekte gören bâzý mehafil ve anasýr lehimizde inkiþafa baþlýyan bu cereyaný temelinden yýkmak ve bütün âlemi haricinin milletimiz lehine tashihi zehabetmesine meydan vermemek için külliyen kizbi mahz olan en son Ermeni kýtali saniasýný tertip ve ilân eylediler. Ve zaten pek mahdut ve basit olan vesaiti teksibiyemizi, gazetelerimizi de kaatilâne bir sansüre tâbi tutarak hiçbir vasýta ile cihan medeniyetine karþý müdafaai hukuk etmemize müsaade eylemediler ve bu suretle hukuku beþerin esasatý mukaddesesinden bulunan ‘Müdafaai nefis, hakkýndan da milletimizi külliyen mahrum ederek efkâr ve temayülâtý cihaný harap memleketimiz ve mazlum milletimiz aleyhinde yeniden pek müthiþ ittihamat ile zehirlediler.
“Ýngilizler bir taraftan mevkii hariciyemizi yeni katliam bühtanlarý ile sarsmaya, diðer taraftan da Kabine’yi, Meclisi mebusanýmýzý mevkii faaliyetten ýskat suretiyle vaziyeti dâhiliyemizde eyledikleri Ýstanbul’un iþgalini sühuletle tatbik edecek bir zemin izhar eyliyorlardý”[17]
“Anandolu’da sâkin Ermenilerin ve Rumlarýn evamiri Hükümete ve âmâli millîyeye muhalefetleri vukubulmadýkça her türlü tecavüzden masun tamamen mesut ve müreffeh bir hayata mazhariyetleri öteden beri kabul edilmiþ bir esas idi. Klikya ve havalisinde ve Þark hududumuz dahilindeki resmî ve gayrîresmi Ermeni kuvvetlerinin dindaþ ve ýrkdaþlarýmýza karþý vukubulan tecevuzatý cinayet kâraneleri karþýsýnda dahi memleketimizde yaþýyan sâkin Ermenilerin her türlü taaruzdan masuniyetlerini temin eylemeyi pek mühim bir vazifei medeniye telâkki eyledik ve Anadolu’nun âlemi haricî ile temasýnýn münkati olduðu bugünlerde menafii âliyei vataniyeyi istihdaf eyliyen tedabir meyanýnda Ermeni ahalinin muhafazai selâmeti lüzumunu bütün makamata bildirdik.
“Ýþte Ýstanbul’un ecnebi iþgalinden bugüne kadar güzaran eden eyyamý ýstýrabýmýz esnasýnda hiçbir devleti ecnebiyenin himayei fiiliyesine mazhar olmýyan Anadolu Ermenilerinden hiçbir ferdin hattâ en basit bir surette mâruzu tecavüz olmamasý bize her vesile ile isnadý cinayet eden ve hasaisi medeniyeyi tahtý inhisara alan entrikacý Avrupa’nýn yüzlerini kýzartacak ve milletimizin fýtratan mütehalli olduðu þeairi insaniyenin derecei ulviyetini ispat edecek pek mühim bir noktadýr.”[18]
Gizli olarak yapýlan celsede ise Mustafa Kemal Paþa yine Ermenilerle ilgili aþaðýdaki konuþmayý yapmýþtýr.
“Ermenilere gelince, Ermeniler bütün dünyanýn fevkâlde mazharý sahabeti olmuþ bir vaziyette bulunuyorlar. Âmali siyasiyelerinin tecellisi için nasýl çalýþtýklarý malûmdur. Fakat bu günkü vaziyetler bizimle temaslarýna dair arzedebileceðim noktalar þunlardýr: Ermeniler Erivan Ermeni Hükûmeti mýntakasý dahilinde ahalii islâmiyeyi imha etmekle meþguldür. Biz Ýngilizleri, Amerikalýlarý aleyhimizde tahrik etmemek ve her nasýlsa harbi umumide yapýlmýþ olan vak’anýn tekerrür ve tevalisine dair hiç bir zan ve þüphe vermemek için bu mýntýkai malûme dahilinde bulunan ahalii islâmiyenin hududumuzu geçmek suretile alenen muavenetlerine dahi þitap etmekte tereddüt ettik. Fakat oradaki ahalii islâmiye her taraftan hamisiz kalýnca bittabi kendi hayat ve namuslarýný yine kendiliklerinden muhafaza ve müdafaada tereddüt etmediler. Bu cihetle bidayetten bu güne kadar Erivan Ermeni Hükümeti mýntýkasý dahilinde muharebe ve müsademe devam edegelmektedir ve bütün müsademat neticesinde de bittabi dindaþlarýmýz fevkalâde mutazarrýr olmakla beraber namus ve haysiyetlerini de muhafaza etmekten geri durmuyorlar. ”[19]
Diyerek Mustafa Kemal Paþa bölgedeki Müslüman ahalinin son derece zor þartlar altýnda olduðunu beyan etmiþ ve Birinci Dünya Savaþý sýrasýnda Müslüman halka karþý yapýlmýþ olan Ermeni tecavüzlerine iþgaller yüzünden milletin kendisinin karþýlýk vermek zorunda kaldýðýný konuþmasýnda dile getirmiþtir.
Netice itibariyle Mustafa Kemal Paþa’nýn bahsi geçen tarihte Ýttihatçýlarý suçlayýcý ifadeler kullanmamýþ ayrýca Ermenilerin iddia ettikleri sözde soykýrýmý ifade eden veya vurgulayan bir cümle de sarfetmemiþtir. Hatta bu gizli celsedeki konuþmasýnýn devamýnda, Maraþ ve Urfa gibi yerlerde Fransýzlar tarafýndan kýþkýrtýlan Ermenilerin Müslüman Türk ahaliye yönelik tecavüz ve katliamlarýna göz yummayacaklarýný açýkça ifade etmiþtir.[20]
Atatürk’e Atfedilen Yeni Bir Ýddia
Avrupa Parlamentosu’nun Dýþ Ýliþkiler Komitesi’nin 22 Kasým 2001 tarihinde açýklamýþ olduðu tasarýsýnda[21] Türkiye’nin Avrupa Birliði üyeliði adaylýðý ile ilgili olarak þu açýklama yapýlmýþtýr:
“Türkiye’nin AB üyeliði adaylýðý, birliðe bölgede çatýþmalar konusunda Türkiye’nin esnekliðini artýrmasýný garanti eden özellikle Ermenistan açýsýndan özel fýrsatlar ve nedenler sunmaktadýr. Bu hem sýnýrýn kapanmasý hem de 1915 soykýrýmýna bakýþý açýsýndan böyledir...”[22]
Avrupa Parlamentosu’nun bahsi geçen taslaðýnda yukarýda verilen paragrafýna ise þöyle bir dipnot düþülmüþtür:
“Soykýrýmýn tanýnmasý talebi, çoðunlukla Ermeni politikacýlar tarafýndan yapýlmaktadýr. Bildirildiði üzere Kemal Atatürk 10 Nisan 1921’de TBMM’de yaptýðý konuþmada Jön Türk rejiminin Birinci Dünya Savaþý’nda Ermenilere karþý soykýrým yaptýðýný söylemiþtir...”[23]
Atatürk’ün Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde böyle bir konuþma yapmýþ olmasý imkansýzdýr.
2. IV. 1337 (2 Nisan 1921) ile 30. IV. 1337 (30 Nisan 1921) tarihleri arasýnda TBMM’nde on üç (13) oturum yapýlmýþtýr. 1921 yýlý Nisan ayý içerisinde TBMM’de yapýlan bütün oturumlar TBMM Zabýt Ceridelerinden okunmuþ ve bu oturumlarýn hiç birisinde-gizli oturumlar da dahil olmak üzere- TBMM Baþkaný Mustafa Kemal Paþa’nýn bulunmadýðý tespit edilmiþ, dolayýsýyla da konuþma yapmadýðý görülmüþtür. [24]
Yapýlan inceleme sonucunda sadece 21. IV. 1337 tarihli 23. Ýçtima’ýn (oturum) 4. Celsesinde Mustafa Kemal Paþa’nýn 5/2685 numaralý 3. XI. 1336 tarihli “Vilâyatý müstahlasa ahalisine verilmiþ olan tohumluk zehairin affý” hakkýnda kanun lâhiyasý gýyabýnda okunmuþ[25] ve yine 28. 4. 1337 tarihli 26. Ýçtima’ýn 2. celsesinde Mustafa Kemal Paþa’nýn 27. IV. 1337 tarihli “Âzayi Kiramdan bâzýlarýna mezuniyet itasýna dair Divaný Riyaset Kararý”nýn okunduðu[26] tespit edilmiþ, Ermeni-Ermenistan konularýnda herhangi bir beyanatýn olmadýðý görülmüþtür.
Mustafa Kemal Paþa, 1921 yýlý Nisan ayý içerisinde TBMM’nde hiçbir oturuma baþkanlýk etmemiþ hatta bu tarihte Meclis’e dahi gelmemiþtir.
Bahsi geçen Nisan 1921 yýlýna ait Meclis Zabýt Cerideleri incelendiðinde ortaya çýkan bir diðer önemli nokta da, Avrupa Parlamentosu tasarýsýnda tarih olarak belirtilen 10 Nisan 1921’de TBMM’nde herhangi bir oturumun yapýlmamýþ olmasýdýr.
TBMM’de 9 Nisan 1921 tarihinde 18. Oturumun yapýldýðý, 10 Nisan 1921 tarihinde herhangi bir oturumun yapýlmadýðý bir sonraki oturumun 11 Nisan 1921 tarihinde 19. oturum olarak yapýldýðý görülmüþtür.[27]
Avrupa Parlamentosu rapörtörünün böyle bir yanlýþ beyaný araþtýrýp incelemeden her ne kadar taslak rapor dahi olsa resmi kayýtlarýna geçirmesi bir bakýma yadýrganacak bir hadise de deðildir. Ayný durum ABD Parlamentosunda da sýk aralýklarla kasýtlý olarak Ermeni Lobisi tarafýndan yapýlmaktadýr. Örneðin, gazetede çýkmýþ yalan bir haber, çok önemli bir vesikaymýþ gibi Kongreye sunulmakta ve ýsrarla kayýtlara geçirilmesi istenmektedir.[28] Sonraki yýllarda ise kayýtlara geçirilen bu yalan yanlýþ haberler, resmi kongre belgesi olarak Ermeni propagandacýlarý tarafýndan “kaynak ‘Kongre Zabýtlarýdýr!’” diyerek kullanýlmýþtýr (-maktadýr).
Atatürk, Ermenilerin Türk halkýna yönelik tedhiþ hareketlerini bir çok konuþmasýnda belirtmekle kalmamýþ, Cumhurbaþkaný olduðu dönemde de fiiliyatýyla söylemlerini pekiþtirici faaliyetler yapmýþtýr. Þöyle ki, iþgal döneminde Ýngilizlerin baskýsýyla Osmanlý Hükümeti tarafýndan kurulan Divan-ý Harbi Örfi’lerde masum olduklarý halde idam edilmiþ olanlarýn ve Ermeni teröristlerce þehit edilenlerin geride kalan aile fertlerine Atatürk, Cumhurbaþkanlýðý sýrasýnda sahip çýkmýþ, onlara ev vermiþ ve maaþ baðlatmýþtýr.[29]
DÝVAN-I HARB-Ý ÖRFÝ VE ERMENÝ TERÖRÝSTLER TARAFINDAN ÞEHÝT EDÝLENLERE ATATÜRK’ÜN GÖSTERDÝÐÝ ÝLGÝ VE YAPILAN YARDIMLAR
“Boðazlýyan Kaymakamý Kemal Bey Olayý” ve Sonrasýnda Kemal Bey’in Ailesine Yapýlan Yardým
Mondros Mütarekesinden sonra gerek Ýtilaf Devletlerinin gerekse beklediði fýrsatý yakalayan Hürriyet ve Ýtilaf Fýrkasý’nýn baskýsý sonucu “memleketi harbe sokanlarla Ermenileri tehcir edenlerin yargýlanmasý” istenmiþ ve bu yönde ilk adým Tevfik Paþa Hükümetinin 1 Mart 1919’da Padiþaha sunduklarý kararname ile atýlmýþtý. Ancak Padiþah, olaðanüstü yetkilere sahip Divan-ý Harb-i Örfi hüvviyetindeki bir mahkemenin nazýrlarý yargýlamasýna Kanun-ý Esasi’nin izin vermediðini ve suçlularýn cezalandýrýlmasý için yeni mahkemelere ihtiyaç olmadýðýný belirterek kararnameyi geri çevirmiþti. Oysa bundan önce Þubat ayý içerisinde (Nazýr statüsünde olmayan) Ýttihatçýlarý yargýlayan Divan-ý Harb-i Örfi çalýþmalarýna baþlamýþtý. [30] Çok geçmeden yapýsý itibariyle tam bir Hürriyet ve Ýtilaf hükümeti olan Damad Ferid Paþa hükümeti kurulmuþtu.[31]
Kemal Bey’in Yargýlanmasý
Damad Ferid Hükümeti, “Ermenilerin, Ýngilizlerin ve diðer büyük Devletlerin arzusu ve mutabakatleriyle müstakil ya da muhtar bir cumhuriyet” vaadiyle iþ baþýna gelmiþti.[32] Bu hükümet, Ermeni tehciri ile ilgili yargýlanmalarý hem Ermeni ve Ýngilizlere yaranma, hem de amansýz bir þekilde muhalif olduðu için Ýttihatçýlarý cezalandýrma aracý olarak görüyordu. Çok geçmeden bir kararname hazýrlanarak Padiþaha sunulmuþ ve Padiþah tarafýndan onanarak yürürlüðe konulmuþtur (8 Mart 1919). Bundan sonra Damad Ferid iliþki içinde bulunduðu Ýngiltere Sefarethanesi’nin taleplerini yerine getirerek “tehcir ve harp mesulleri bahanesi ile birçok namuslu, vatanperver ricalin tevkifini” istemiþti. [33]
Çok geçmeden tutuklamalar baþlamýþ ve kanun yürürlüðe girdikten hemen sonraki iki gün içerisinde 20 den fazla Ýttihatçý tutuklanmýþtý. 24 Mart‘ta ise Divan-ý Harb-i Örfi yargýlamalarý baþlamýþtý. Bu davalar “Yozgad Tehcir ve Taktil Davasý”, “Trabzon Tehcir ve Taktil Davasý” gibi davalar olup diðer tehcir davalarýyla devam etmiþtir. Damad Ferid Hükümeti bu davalarýn süratle yürütülmesi ve bir sonuca varmasý için mahkeme üzerinde büyük baskýlar uygulamýþ ve sonuç olarak Ýstanbul’daki Divan-ý Harb-i Örfi, ilk kararýný 8 Nisan 1919’da bir idam kararýyla[34] sonuçlandýrmýþtý. Bu karar, Boðazlýyan Kaymakamý ve Yozgad Mutasarrýf Vekili Mehmed Kemal Bey’in idam kararýydý...[35]
Yukarýda da zikredildiði gibi Gotthard Jaescke bu mahkemeler hakkýnda: "Divan-ý Harp Mahkemelerinin kuruluþ ve yargýlama sürecinde Ýtilâf devletlerinin gerek komiserleri gerekse komutanlarý çok yakýndan alaka göstererek hükümete devamlý baský ve yönlendirmede bulunmuþlardýr." deðerlendirmesini yapmýþtýr[36].
Divan-ý Harp Mahkemeleri her gün Ermeni ve Rum nümayiþçilerle dolup taþmýþtýr. Gazetelerde, tehciri görenleri þahitliðe çaðýran ilânlar çýkmýþ, mahkemeler ise ömründe Boðazlýyan ve Bayburt'a gitmemiþ kiþilerin Ýstanbul'da þahitliðini kabul etmiþtir.[37]
Bu günleri "Türklere karþý Ermeni Komitecileri" adlý eserinde Altan Deliorman þöyle anlatýr:[38]
"...Þimdi, Ermeni komitecileri tekrar Ýstanbul'a doluþmuþ, savaþ içinde çýkarýlan tehcir kanununun hesabýný sormak için, Ýtilâf Devletleri'nin temsilcileri vasýtasiyle pek kanlý hazýrlýklar yapmaktaydýlar. Bu komitecilerin baþýnda Ermeni Patriði Zaven Efendi gelmekteydi. Zaven Efendi, þimdi arka arkaya listeler hazýrlýyor, Ermeni tehcirinde suçlu gördüðü kimselerin adlarýný Sadrazamýn eline tutuþturuyordu. Sadrazam Ferid Paþa Hürriyet ve Ýtilâf Fýrkasý'nýn reisiydi. Ýttihadçýlara karþý da büyük nefret hisleriyle doluydu. Fýrkacýlýk Osmanlý Devleti'nin son senelerinde bir hastalýk haline gelmiþ en umulmadýk zamanlarda bile büyük gaileler çýkarmýþtý. Damad Ferid Paþa'nýn nazarýnda, kendisinden önceki devrede iþbaþýnda bulunanlar ittihadçýydý; þu halde suçluydular. Cezalarýný çekmeleri lâzýmdý.
“Patrik Zaven Efendi'nin nazarýnda ise, Ermeni tehciri dolayýsýyla bütün Türkler suçluydu. Ýttihadçýlar baþta olmak üzere. . . O halde, bunlarýn da cezalarýný çekmeleri lazýmdý.
“Ýþgal kuvvetlerini arkasýna alan Patrik, tertiplediði listeleri Damad Ferid Paþa'ya gönderiyor. O da bunlarý, "Nemrut Mustafa Divân-ý Harb-i" adý ile anýlan idam mekanizmasýna havale ediyordu. Enver, Talât ve Cemal Paþalar Türk topraklarýný terk etmiþler, Avrupa'ya, Kafkasya'ya, Orta Asya'ya doðru kaybolup gitmiþlerdi. Onlardan, Nemrut Mustafa Paþa eliyle deðil, baþka yollardan intikam alýnacaktý. Fakat, hiç olmazsa birkaç idarecinin kaný dökülmeliydi ki, Ermeni Komitecilerinin iþtahý tatmin edilebilsin.
“Yakýn günlerde, Ýstanbul halký, Beyazýt Meydaný'ndaki daraðaçlarýnda can verecek masum ve bahtsýz Türk idarecilerinin kaderine hep birlikte aðlayacaktýr.”[39]
Yaklaþýk iki ay süren ve üyeleri arasýnda Ermenilerin de bulunduðu Mehmed Kemal Bey’in mahkemesinde dinlenen þahitlerin çoðu da yine Ermeniler olmuþtur. Mehmed Kemal Bey hakkýnda 8 Nisan 1919’da verilen karar 10 Nisan 1919 Perþembe günü Beyazýt Meydaný’nda yerine getirilmiþtir.[40]
Kemal Bey’in mahkemesinde birçok yalancý þahit dinlenmiþtir. Konuyla ilgili “özgün” bir çalýþma olan Nejdet Bilgi’nin “Ermeni Tehciri ve Boðazlýyan Kaymakamý Mehmed Kemal Bey’in Yargýlanmasý” isimli eserde geniþ izahatta bulunulmuþtur.[41]
Kemal Bey’in Yozgad ve Boðazlýyan’da göreve baþladýðý sýralar ve görevini sürdürdüðü dönem içerisinde bölge de birçok Ermeni isyaný çýkmýþtýr. Osmanlý Devleti’nin savaþ içerisinde olduðu bu dönemde Ermeniler ya düþman saflarýnda yerlerini almýþlar ya da kendi bulunduklarý bölgelerde isyan haline geçmiþlerdi. Devletin savaþ hali gibi olaðanüstü bir durumda haklý olarak almýþ olduðu ‘tehcir’ kararýyla birlikte de özellikle Kemal Bey’in görev yaptýðý Yozgad ve Boðazlýyan çevresinde Ermeni tedhiþ faaliyetleri yoðunluk kazanmýþtý. Kemal Bey, görevinin bir gereði olarak bu tedhiþ faaliyetlerine engel olmaya çalýþmýþtý. Kemal Bey, Boðazlýyan civarýndaki köylerde yapmýþ olduðu aramalarda Ermenilere ait çok sayýda silah ve cephane ele geçirmiþti.[42] Sonuç itibariyle Mehmed Kemal Bey Ýstanbul’dan kendisine verilen emirleri yerine getirmiþti.
Mahkemedeki savunmasýnda Kemal Bey, Türklerin hiçbir zaman “müsebbib ve zâlim” olmadýklarýný, ancak Ermenilerin baðýmsýzlýk kazanmak amacýyla yüz binlerce masum Türk’ü katlettiklerini bunun da savaþýn acýlarýný çok çekmiþ olan Müslüman halkýn kinini tahrik ettiðini belirtmiþtir.[43]
Boðazlýyan Kaymakamý Mehmed Kemal Bey’in Vasiyeti
Kemal Beyin Mülkiyeden sýnýf arkadaþý e sonradan Bekiraða Bölüðü’nde hapishane arkadaþý olan Ýbrahim Zaðra, Kemal Bey hakkýnda þunlarý anlatmýþtýr:[44]
“Kemal ile, mevfuken kaldýðým Bekiraða Bölüðü’nde tutuklu olarak buluþtuk. Boðazlýyan Ermenileri’nin tehciri sebebiyle muhakeme ediliyordu. Mülkiye sýralarýnda þûh ve þâtýr ve dâima gülen Kemal’in bu meseledeki kahramanca hareketine daima hayran kalmýþtýk. Kendisiyle bir gün görüþürken: ‘Ýbrahim beni asacaklar’ demiþ; çocuklarýný ve ailesini düþünerek, derinden bir ‘Ah!’ çekmiþti. Zirâ, gerek tehcir esnasýnda, gerek önemli memuriyetleri sýrasýnda, ahlâkî salâbetini o derece muhafaza etmiþ, o kadar temiz kalmýþtý ki, ilk tevkifi sýrasýnda, kendisini ziyarete gelen eniþtesinden bir tek sigara isteyecek on parasý olmadýðýný söyleyecek kadar irtikab ve tenezzülden uzak bulunmuþ; ailesine maddî hiçbir servet býrakmayarak, ‘Bayrak kadar temiz kalýp’, ebediyete ulaþmýþtýr. Ýç çekiþinin sebebi bu idi.”
Vasiyet[45]
“Merhum sevgili oðlum Adnan’ýn medfun bulunduðu Kadýköy Kuþdili çayýrýndaki kabristanda yavrumun yanýnda gömülmemi diliyorum. Teyzem ve kardeþim Kadýköyünde sâkindirler. Teyzemin adresi Mühürdar Caddesinde 67 numaralý hanedir, adý Ýsmet Hanýmdýr. Defin masrafý teyzeme tevdî buyurulmalýdýr. Kabir taþým, hamiyetli Türk ve Müslüman kardeþlerim tarafýndan dikilmeli ve üstüne þöyle yazýlmalýdýr: ‘Millet ve memleket uðrunda þehid olan Boðazlýyan Kaymakamý Kemal’in ruhuna fatiha.’ Periþan zevcem Hatice’ye, yavrularým Müzehher ve Müþerref’e muavenet edilmesini, yavrularýmýn tahsil ve terbiyesine ihtimam buyurulmasýný vatandaþlarýmdan beklerim. Babam, Karamürsel âþâr memur-u sâbýký Arif Bey de acizdir. Kardeþim Münir de kimsesizdir. Bunlara da muavenat olunursa memnun olurum. Türk milleti ebediyyen yaþayacak, Müslümanlýk asla zevâl bulmayacaktýr. Allah millet ve memlekete zevâl vermesin. Ferdler ölür, millet yaþar. Ýnþallah Türk milleti ebediyete kadar yaþayacaktýr.
30 Mart 1335
Boðazlýyan Kaymakam-ý Sâbýký Kemal. ”
Boðazlýyan Kaymakamý Mehmed Kemal Bey’in idamýndan yaklaþýk bir yýl sonra açýlan Türkiye Büyük Millet Meclisi’nin aldýðý ilk kararlardan birisi Ermeni tehciri bahanesiyle tutuklu bulunanlarýn tahliye edilmesi þeklinde olmuþtur (8 Mayýs 1920).[46] Konuyla ilgisini kesmeyen TBMM, 11 Aðustos 1920 tarihinde de tehcir mahkemelerini tamamen kaldýrmýþtýr.[47] Bununla da yetinmeyen Mustafa Kemal baþkanlýðýndaki TBMM, Padiþah-Ýstanbul Hükümeti ve Ýtilaf Devletleri’nin cuntasý tarafýndan katledilen “Ermeni davasý” þehitlerine sahip çýkmýþ ve ilki 25 Aralýk 1921’de Urfa Mutasarrýfý Nusret Bey olmak üzere ikincisi 14 Ekim 1922 tarihinde de Boðazlýyan Kaymakamý Kemal Bey’i ‘Milli Þehit’ ilân eden kararlarý çýkartmýþ, bu þehitlerin arkalarýnda býraktýklarý eþ ve çocuklarýna maaþ baðlamýþtýr.[48]
Cumhuriyetin kuruluþunu takip eden yýllarda Mustafa Kemal, konu üzerindeki hassasiyetini korumaya devam etmiþ ve kendisinin Cumhurbaþkanlýðý döneminde 2 Þubat 1927 yýlýnda Boðazlýyan Kaymakamý Kemal Bey’in arkasýnda býraktýðý ailesine Maliye Bakanlýðý Vakýflar Ýdaresine devr olunmuþ olan evi kendi üzerlerine tapu edip yerleþmelerini saðlamýþtýr.[49]
Türkiye Cumhuriyeti
Baþvekalet
Kalem-i Mahsus Müdüriyyeti
Aded
4710
Kararnâme
Ermeni emvâl-i metrûkesinden bulunmasý hasebiyle Maliye Vekâlet-i Celilesince Evkaf Ýdaresine devir olunan ve Ýstanbul Ýdare Hey’etince yirmibin lira kýymet takdîr edildiði anlaþýlan merbût cedvelde muharrer apartmanla hanenin, 31 Mayýs 926 tarih ve 882 numrolu kanun ahkâmýna tevikân(tevirân), Boðazlýyan Ka’imakamý Kemal Bey’in hîn-i vefatýnda nafakasiyle mükellef bulunduðu zevcesi Hatice ve kerimeleri Müzehher ve Müþerref Hanýmlarla Mahdumu Adnan Bey nâmlarýna tahsîs ve temlîki, Evkaf Müdüriyyet-i Umûmiyyesinin 2 Þubat 927 tarih ve 31667/17 numrolu tezkiresiyle vukû’bulan teklifi üzerine, Ýcra Vekilleri Hey’etinin 2 Þubat 927 tarihli icitmâ’ýnda tasvib ve kabul olunmuþdur. 2 Þubat 927
Reisicumhur
Gazi M. Kemâl
Baþvekîl Adliye Vekîli Müdâfa’a-i Milliye Vek.
Ýsmet M. Esâd Receb
Bahriye Vekâleti Vek. Dahiliyye Vek. Hariciyye Vek.
Ýhsan M. Cemil Dr. T. Rüþtü
Maliyye Vek. Ma’arif Vek. Vek. Nafý’a Vek.
M. Abdülhâlýk Dr. Refik Behiç
Ziraat Vek. Ticaret Vek. Sýh. Ve Mua. Ýct.Vek.
M. Sabri M. Rahmi Dr. Refik
Urfa Mutasarrýfý Nusret Bey Olayý ve Sonrasýnda Nusret Bey’in Ailesine Yapýlan Yardým
Divan-ý Harb-i Örfi’nin kurbanlarýndan birisi de Urfa Mutasarrýfý Nusret Bey’dir. Nusret Bey, Mondros Mütarekesinden sonra Dahiliye Vekilliðine atanan Artin Cemal adýyla tanýnmýþ Cemal Bey tarafýndan görevinden azledilmiþ, Ýstanbul’a getirilmiþ ve o dönemde Hurþid Paþa’nýn baþkanlýðýnda kurulan Divan-ý Harb-i Örfi’de “Ermeni tehciri davasý” sanýðý olarak yargýlanmýþ ancak hiçbir suçu olmadýðý için beraat kararý almýþtý. Ancak çok geçmeden Nusret Bey, tekrar tutuklanarak Bekiraða Bölüðü denilen meþrutiyet sonrasý siyâsi sanýklarýn tutulduðu zindana götürülmüþtür. Urfa Mutasarrýfý Nusret Bey, bu hapishaneye geldiðinde yalnýz deðildi. Zira eski (Baþbakan) Sadrâzâm Said Halim Paþa’dan Þükrü (Kaya)’ya, Tevfik Rüþdü (Aras)’dan Memduh Þevket’e ve Mithat Þükrü (Bleda) Beylere kadar, Ziya Gökalp’ten Adiye Nazýrý Ýbrahim Bey ve Dahiliye Nazýrý Hacý Adil Beyler hatta Tanin Gazetesi Baþyazarý Hüseyin Cahit (Yalçýn) Bey de dahil olmak üzere birçok Ýttihatçýnýn orada mahbus olduðunu görmüþtür.[50]
Nusret Bey’in getiriliþ sebebi daha önce yargýlanýp beraat ettiði dava olan “Ermeni tehciri davasý”dýr. Tehcir sýrasýnda Urfa’nýn en büyük idari amirliði olan Mutasarrýflýk görevini yürütmekteydi. Nusret Bey, Ýstanbul’dan kendisine gelen emirleri yerine getirmiþ, savaþ gibi olaðanüstü þartlar içerisinde isyanlarý, ihanetleri ve tedhiþ hareketleriyle devlet için birinci derecede tehdit unsuru olan Ermenilerin sevkiyatý iþini onlarýn güvenliklerini temin ederek yerine getirmiþti.
Boðazlýyan Kaymakamý Mehmed Kemal Bey’in mahkemesinde olduðu gibi Nusret Bey’in yargýlandýðý Divan-ý Harb-i Örfi’nin de Baþkanlýðýný Nemrud Mustafa Paþa yapmýþtýr.
Ýngiliz himayesinde cesaret bulan Ermeni Patrikhanesi mahkemeye sürekli olarak yalancý þahit tedarikinde bulunmuþ hatta þahit bulunamadýðý zamanlarda da gazetelere ilanlar verilmiþtir.[51]
Örneðin 29 Nisan 1920 tarihli Serbestî gazetesinde þöyle bir ilan çýkmýþtýr:[52]
“Divan-ý Harb-i Örfî Riyâsetinden:
Bayburt ve Ergani Madeni taktil ve tehciri meselesine dair malûmat ve meþhudatý olanlarýn Divâný Harbe gelmeleri ilân olunur. ”
30 Nisan 1920 tarihli Peyam Sabah gazetesinde ise “Davet” baþlýklý bir baþka ilân çýkmýþtýr. Ýlân þöyledir:[53]
“Divân-ý Harb-i Örfî Riyâsetinden:
Bayburt ve Ergani Madeninden tehcir olunup âhiren avdet eden müslim ve gayrimüslimlerden Dersaâde’de bulunanlarýn önümüzdeki cumartesi günü zevâli saat 10’da Divân-ý Harb-i Örfi’de hazýr bulunmalarý beyân olunur. ”
Aslýnda yukarýda gazetelerdeki bu ilânlar, Ermenilerin bugün hala iddia ettikleri sözde 1.5 milyon Ermeni’nin öldüðü iddiasýný çürüten en büyük delillerdendir. Zira eðer iddia edildiði gibi böyle bir olay olmuþ olsaydý, bu mahkemeler sýrasýnda neredeyse sona eren bir imparatorluk içinde Ýstanbul’da Ýtilaf Devletlerinin tam desteðini almýþ olan Ermenilerin konuya çok yakýn ilgi gösterecekleri muhakkaktý. Böylelikle de bahsi geçen mahkemeler yüz binlerce Ermeni þahidiyle dolup taþardý. Zira, iddia edilen olayýn doðasý bunu gerektirirdi. Oysa yukarýda da görüldüðü üzere olaylarla ilgili þahitlik için artýk gazete ilânlarýna baþvuruya kadar gidilmiþtir.
Gerek bu ilânlarla gerekse Ermeni komitecileri ve Patrikhanenin üstün uðraþlarý neticesinde mahkemeye getirtilen þahitlerin iddia edilen hiçbir olaya þahit olmadýklarý görülmektedir. Örneðin, kendisinin Bayburt’ta doðup büyüdüðünü söylediði halde sorulan sorular neticesinde Bayburt’a hayatýnda hiç gitmediði anlaþýlan hatta þivesi dahi Bayburt þivesi olmayýp Ýstanbul þivesiyle konuþan yalancý þahitler bunun en önemli delillerindendir. Nemrud Mustafa Paþa’nýn Baþkanlýðýndaki bu mahkemede 10 yaþýndaki Ermeni çocuklarý dahi þahit olarak dinlenmiþtir. Nusret Bey’in mahkemesinin 1920 yýlý ortalarýnda yapýldýðý düþünülürse tehcir sýrasýnda henüz beþ yaþýnda olan ve henüz aklý bir þeye ermeyecek yaþtaki çocuklarýn kendilerine öðretilenleri mahkemede yalan yanlýþ söylemeleri ve bu ifadelerin Nemrud Mustafa Paþa tarafýndan son derece dikkate alýnmasý düþündürücüdür. Ancak sonuç itibariyle Urfa Mutasarrýfý Nusret Bey’in kaderi de Boðazlýyan Kaymakamý Mehmed Kemal Bey’in çizgisiyle birleþmiþtir. Yani idam. . . [54]
Nusret Bey’in Kardeþine Son Mektuplarý ve Vasiyeti[55]
“Kardeþim,
Müretteb ve musanna birtakým cerâime istinaden hakkýmda hükm-ü idam lâhik olduðunu ve infazýný temin için Mustafa Paþa’nýn[56]bizzat çalýþmakta bulunduðunu gördüm ve iþittim. Vicdaným kat’iyyen azap hissetmiyor. Çünkü bîgünahým (günahsýzým), masumum. Meðer muazzep olanlar, alçak olanlarmýþ. Elhamdülillâh alçaklýk etmedim. Namusumu ve vicdanýmý daima muhafaza ettim. Cemal Bey[57] ve Mustafa Paþa ile Ermenilerin tertip eyledikleri þu cerâimden hiçbirinin faili deðilim. Bundan emin olabilirsiniz.
Siz bana kardeþlik deðil, pederlik ettiniz. Mahfuzen getirilip ertesi günü tahliye edildiðim zaman da söylediðim gibi, tekrar temin ederim ki, bana isnad edilen fiillerin fâili deðilim. Orduya ve binaenaleyh vatanýma ettiðim hizmetlerle binâen vâki olan terfilerim, niþan alýþlarým bu adamlarýn beni fýrkacý zannederek hakkýmda þu Ermeni meselesini icad eylemelerine sebep oldu. Ýþte benden fýrka intikamýný þu suretle bîgayri hakkýn alýyorlar. Alsýnlar. Allah âdil-i mutlaktýr. Elbet bir gün onlar da gazaba düçâr olurlar.
Nusret”
“Kardeþim,
Bugün hayatýmýn son dakikalarýný yaþýyorum. Vicdaným kat’iyyen muazzeb deðildir. Hayatýmda millet ve vatanýma hizmetten baþka gayem yoktu. Onu elhamdülillâh kemali sýdk ve istikamette (tam bir sadakât ve doðrulukla) ifa ettim. Bana isnad olunan cerâimin hiçbirisinin faili deðilim. Masum ve bîgünahým. Garaza kurban oluyorum. Mustafa Paþa, garazýný bugün de gösterdi. Ýzzeddin (Nusret Bey’in kayýnbiraderi) tafsilâtýyla anlatsýn. Küçük çocuklarýmý, zevcemi yalnýz ve pek fakir olarak býrakýyorum. Beþ gün sonra yiyecekleri bile kalmayacaktýr.
Allah aþkýna sokaklarda býrakma. Valdesi, çocuklarýmýn terbiyelerine baksýn, intikamýmý almak için çocuklarýmý ona göre terbiye ederek büyütsün. Babalarý mücrim (suçlu) deðil, þehiddir. Ýþte son nefesimde hiçbir þeyden korkmayarak vicdanýmdan kopup gelen þu ifadelerimi sana iblâð ediyorum. Vataným yaþasýn, elbet bir gün gelir, intikamýmý alýr. Masumlarýn âhý büyüktür.
Bir masumun kaniyle oynayan þu Mustafa Paþa’nýn hainâne hareketleri þu dünyada kendisine acaba kâr kalacak mý? Sabýr tavsiye eder ve aileme sefalet çektirmemenizi rica ederim. Bilirim, senin de halin müsait deðildir. Fakat ne yapalým, senden baþka kimsem yok.
Elveda kardeþim, hakkýnýzý helâl ediniz.
Nusret”
Nusret Bey’in Ýdamýndan Sonra Nusret Bey’in Ailesine Yapýlan Yardým
1 Aðustos 1920 sabahý týpký Kemal Bey gibi Bayezid Meydanýnda idam edilen Urfa Mutasarrýfý Nusret Bey’in bu acý sonundan hemen sonra Ankara’da Mustafa Kemal Paþa Baþkanlýðýndaki TBMM 11 Aðustos 1920 tarihli kararýyla yukarýda da bahsedildiði gibi bu mahkemeleri laðvetmiþtir. Daha sonra ise 25 Aralýk 1921 tarihli Nusret Bey’i “Milli Þehit” ilân eden kanunu çýkarmýþ ve Nusret Bey’in geride býrakmýþ olduðu hanýmý ve çocuklarýna maaþ baðlamýþtýr.[58]
Mustafa Kemal Atatürk, Kemal Bey’in ailesine gösterdiði yakýn ilgiyi Nusret Bey’in ailesi için de göstermiþ ve aþaðýdaki belgede de[59]görüldüðü üzere kendi imzasýyla bu aile için yardýmlarýný esirgememiþ ve vatan için þehit düþen bu ailelere sahip çýkmýþtýr.
Türkiye Cumhuriyeti
Baþvekalet
Muamelât Müdüriyyeti
Aded
5973
Kararnâme
Ermeni Sûikasd Komiteleri tarafýndan þehid edilen Urfa Mutasarrýf-ý sâbýký Nusret Bey’in vârislerine verilmesi muktazi yirmi bin lira kýymetinde müstakil bir mülk bulunmadýðý Ýstanbul vilâyetinin iþ’ârýndan anlaþýlmasýna mebnî, Beyoðlu’nda Asmalý Mescid mahallesinde cadde-i kebîrde kâ’in atîk 264-264 ve on bir def’a mükerrer 266 ve 266 ve Cedîd 212 numrolu yirmi üç bâb ma’auda dukkâný müþtemil tevsi’i intikali ve yüz kýrk bin kuruþ vâridat-ý Sâfiyeli Anzavur Haný nâmýyla ma’rûf bir bâb apartmanda Bedros nâm þahýsdan metrûk bulunan ve Ýstanbul Vilâyeti Ýdâre Hey’etince hey’et-i mecmûasýna takdir edilen elli bin liradan otuz iki hisse itibâriyle isâbet eden on beþ bin altý yüz yirmi beþ liralýk on hissesinin 31 Mayýs 926 tarih ve 882 numrolu Kanun mûcibince müteveffayý muma ileyhin hîn-i vefâtýnda nafakasý üzerine vâcip iken terk ettiði zevcesi Hayriyye Haným ile mahdûmlarý Târýk, Mazlum ve Nasûhi Beylere tahsis ve temlîki, Evkâf Müdiriyyeti Umûmiyesinin 14 Kânun-ý evvel 927 târih ve 43044/141 numrolu tezkiresiyle vukû’ bulan tekîfi üzerine, Ýcrâ Vekîlleri Hey’etinin 25 Kânûn-ý evvel 927 târihli ictimâ’ýnda tasvip ve kabûl olunmuþtur. 25 Kânûn-ý evvel 927
Reisicumhur
Gazi M. Kemâl
Baþvekîl Adliyye Vekîli Müdâfa’a-i Milliye Vek.
Ýsmet M. Esâd M. Abdülhâlýk
Bahriye Vekâleti Vek. Dahiliyye Vek. Hariciyye Vek.
M. Abdülhâlýk Þ. Kaya Dr. T. Rüþdi
Maliyye Vek. Ma’arif Vek. Nafý’a Vek.
M. Rahmi M. Rahmi Dr. Refik
Ermeniler Tarafýndan Þehit Edilen Doktor Reþit Bey’in Ailesine Yapýlan Yardýmý Gösteren Belge:[60]
Türkiye Cumhuriyeti
BAÞVEKÂLET
Muamelât Müdürlüðü
Aded
8855
Kararname
3 Temmuz 927 tarih ve 5894 numaralý Kararnameye zeyildir:
Ermeni komitalarý tarafýndan þehit edilen ricalden Doktor Reþid Bey’in ailesine evvelce verilen on beþ bin lira kýymetindeki emvale ilâveten istanbul’da Feri Köyünde Kýr Sokaðýnda Tahtaburunyan’dan metruk atik 12 Cedid 143 numaralý hane ile birinci kýsým atik Kurtuluþ Caddesinde Hokaçyan Viçen’den metruk Fransýz mezarlýðýnda 115 numaralý orta yerinden tahta perde ile tefrik edilen dükkân için 1500 lira olmak üzere ceman takdir edilen beþ bin lira üzerinden temliki; Evkaf Umum Müdürlüðü’nün 12/12/929 tarih ve 71877/122 numaralý tezkiresiyle yapýlan teklifi üzerine Ýcra Vekilleri Heyetinin 12/2/930 tarihli içtimaýnda tasvip ve kabul olunmuþtur. 12/2/930.
REÝSÝCUMHUR
Ýmza
Bþ. V. Ad. V. M. M. V.
Ýmza Ýmza Ýmza
Da. V. Ha. V. Ma. V.
Ýmza Ýmza Ýmza
Mf. V. Na. V. Ýk. V. S. Ý. M. V.
Ýmza Ýmza Ýmza Ýmza
Ermeniler Tarafýndan Þehit Edilen Doktor Bahaeddin Þakir Bey’in Ailesine Yapýlan Yardýmý Gösteren Belge[61]
Türkiye Cumhuriyeti
BAÞVEKÂLET
Kalem-i Mahsus Müdüriyyeti
Aded
4716
Kararnâme
Ermeni emval-i metrukesinden olub maliyece vaz-ý yed olunarak bilâhara Evkafa devir edilen ve Ýstanbul Vilâyeti Ýdare Hey’etince onyedibin beþyüz altmýþ yedi lira kýymet takdir edildiði anlaþýlan Þiþli’de Kýr Sokaðýnda atîk üç ve Cedîd bir numrolu hanenin, 31 mayýs 926 tarih ve 882 numrolu kanun mucibince, Ermeni su-i kasd komiteleri tarafýndan þehid edilen ricalden doktor Bahaeddin Þakir Bey’in hîn-i vefatýnda nafakasýyle mükellef bulunduðu zevcesi Cenan Haným’la oðlu Alp ve Mehmet Celasin Beyler namýna temlîki, Efkaf Müdiriyyet-i Umumiyesinin 23 Kânûn-ý sâni 927 tarih ve 31453/9 numrolu tezkiresiyle vukû’bulan teklifi üzerine, Ýcra Vekilleri Hey’etinin 13 Þubat 927 tarihli ictimâ’ýnda tasvip ve kabul olunmuþtur. 13 Þubat 927.
Reisicumhur
Gazi M. Kemâl
Baþvekîl Adliye Vekîli Müdâfa’a-i Milliye Vek.
Ýsmet M. Esâd Receb
Bahriye Vek. Dahiliyye Vek. Hariciyye Vek.
Ýhsan M. Cemil Dr. T. Rüþtü
Maliyye Vek. Ma’arif Vek. Vek. Nafý’a Vek.
M. Abdülhâlýk Dr. Refik Behiç
Ziraat Vek. Ticaret Vek Sýh. Ve Mua. Ýct. Vek. .
M. Sabri M. Rahmi Dr. Refik
Ermeniler Tarafýndan Þehit Edilen Cemal Paþa’nýn Yaveri Nusret Bey’in Ailesine Yapýlan Yardýmý Gösteren Belge[62]
Türkiye Cumhuriyeti
BAÞVEKÂLET
Kalem-i Mahsus Müdüriyyeti
Aded
5570
Kararnâme
Firarî Ermeni Mihran Bezoryan ile Kirkor Esmeryan’dan metrûk olup Hazinece vaz’ý yedle bilâhare Evkafa devir edildiði ve Ýstanbul Ýdare Hey’etince hey’et-i mecmu’asýna on dokuz bin dört yüz kýrk lira kýymet takdir olunduðu anlaþýlan Ýstanbul’da Beyoðlu’nda Feriköy Büyükdere Caddesinde 83/123 numrolu hane ile Kadýköy’ünde Caferaða Mahallesinin atik Papasoðlu cedîd Moda Caddesinde kâ’in atik ve cedid 34 numrolu dükkân ve cedid 36 numrolu apartmanýn nâmlarýna tahsîsi; Ermeni komitalarý tarafýndan þehit edilen ricalden Cemal Paþa Yaveri Nusret Bey’in veresesinden zevcesi Elmas Perinan ve hemþireleri Nebiye ve Münire Hanýmlarla biraderi Aziz Nihad Bey . . . mezkûr hane, dükkân ve apartmanýn 31 Mayýs 926 tarih ve 882 numrolu kanun mucibince . . . nâmlarýna tahsis ve temlîki, Evkaf Müdüriyyeti Umumiyesi’nin 6 Aðustos 927 tarih ve 38004/102 numrolu tezkiresiyle vukû bulan teklifi üzerine Ýcra Vekîlleri Hey’etince 30 Aðustos 927 tarihinde tasvîp ve kabûl olunmuþdur. 30 Aðustos 927
Reisicumhur
Gazi M. Kemâl
Baþvekîl Adliyye Vekâleti Vekîli Müdâfa’a-i Milliye Vek.
Ýsmet Receb Receb
Bahriye Vek. Dahiliyye Vek. Hariciyye Vek.
Ýhsan M. Cemil Dr. T. Rüþtü
Maliyye Vek. Vek. Ma’arif Vek. Nafý’a Vek.
M. Rahmi M. Necati Behiç
Ziraat Vek. Ticaret Vek Sýh. Ve Mua. Ýct. Vek. .
M. Sabri M. Rahmi Dr. Refik
Yukarýda görülmektedir ki, Mustafa Kemal Atatürk hakkýnda sürekli olarak birtakým iddialar ortaya atýlmýþtýr (-maktadýr). Oysa bu çalýþmanýn objektif bir eleþtirisi yapýldýðýnda, Mustafa Kemal’in þu ana kadar iddia edilen veya bundan sonra iddia edilecek benzer ithamlarý söyleyecek ve savunacak bir düþünce yapýsýna sahip olmadýðý görülür.
1915 Göçü’nü soykýrým olarak göstermek isteyen ve bu amaçla her türlü bilimsel etik kuralýný çiðneyen çevrelerin Atatürk’e atfen bu tür yanýltýcý düzmece ifadelerin yanýnda, bilim çevrelerinin çok iyi bildiði gibi, Talat Paþa’ya atfen soykýrým emreden sahte dokümanlar oluþturduklarý da hatýrlanmalýdýr.
EKLER
Urfa Mutasarrýfý Nusret Bey'in Ailesine Yapýlan Yardým

BCA, 030 18 01, 027-70-0.
EK I
Urfa Mutasarrýfý Nusret Bey'in Ailesine Yapýlan Yardým

BCA, 030 18 01, 8-8-2.
EK II
Cemal Paþa'nýn Yaveri Nusret Bey'in Ailesine Yapýlan Yardým

BCA, 030 18 01, 025-49-19.
EK III
Doktor Reþit Bey'in Ailesine Yapýlan Yardým
.jpg)
BCA, 030 18 01, 023-7-18.
EK IV
Avrupa Parlamentosu Taslak Raporu

[1] Divan-ý Harb-i Örfi: Sýkýyönetim Mahkemesi.
[2] Azmi Süslü, Ermeniler ve 1915 Tehcir Olayý, Ankara, 1990, s. 154–155.
[3] Paul du Véou, Lé Désastre d’ Alexandrette 1934–1938, Paris, 1938, s. 121–122.
[4] Süslü, Ermeniler ve 1915 . . . . , s. 155–156.
[5] “Nemrud” lakaplý bu kiþinin bir diðer lakabý da “Kürd Mustafa Paþa”dýr. Bunun için bkz. Osman Selim Kocahanoðlu, Ýttihat-Terakki’nin Sorgulanmasý veYargýlanmasý, Ýstanbul, 1998, s. 41; Altan Deliorman, Türklere Karþý Ermeni Komitecileri, Ýstanbul, 1973, s. 229.
[6] Süslü, Ermeniler ve 1915 . . . . , s. 155–156.
[7] Bunun için bkz. Gotthard Jaeschke, Kurtuluþ Savaþý ile Ýlgili Ýngiliz Belgeleri, Çev. Cemal Köprülü, Ankara, 1986, s. 148–156.
[8] U. S. Congressional Record, 12 December, 1985.
[9] U. S. Congressional Record, April19, 1994, s. S4461.
[10] Türkkaya Ataöv, Another Falsification “Statement” (1926) Wrongly Attributed to M. Kemal Atatürk, Ankara, 1988, s. 3–17.
[11] Yeni Bin Yýl, 8 Ekim 2000.
[12] TBMM Zabýt Ceridesi, C. 1. , s. 20.
[13] TBMM Zabýt Ceridesi, C. 1. , s. 23.
[14] Bu sözler Mustafa Kemal Paþa’nýn kendi düþünceleri deðildir, Ýngiltere Dýþiþleri Bakanlýðý’nýn kendi ifadeleridir.
[15] TBMM Zabýt Ceridesi, C. 1. , s. 26.
[16] TBMM Zabýt Ceridesi, C. 1. , s. 26–27.
[17] TBMM Zabýt Ceridesi, C. 1. , s. 27.
[18] TBMM Zabýt Ceridesi, C. 1. , s. 29.
[19] TBMM Gizli Celse Zabýtlarý, C. 1. , s. 4.
[20] TBMM Gizli Celse Zabýtlarý, C. 1. , s. 4.
[21] European Parliament, Draft Report, 22 November 2001. (Rapor’un aslý için bkz. Ekler bölümüne)
[22] European Parliament, Draft Report, 22 November 2001.
[23] European Parliament, Draft Report, 22 November 2001. Verilen dipnotun devamý þöyledir: “Cumhurbaþkaný Koçaryan’da Türkiye’nin soykýrýmý tanýmasýný talep etmektedir. Bu iki ülke arasýndaki iliþkilerin normalleþmesi açýsýndan olmassa olmaz koþulu deðildir” (European Parliament, Draft Report, 22 November 2001. )
[24] TBMM Zabýt Ceridesi, C. 9-10.
[25] TBMM Zabýt Ceridesi, C. 10. , s. 60.
[26] TBMM Zabýt Ceridesi, C. 10. , s. 134.
[27] TBMM Zabýt Ceridesi, C. 9. , s. 442-443.
[28] Bunun çok açýk bir örneði için bkz. Þenol Kantarcý, “Ermeni Sorunu: Ezilmiþ Millet Kimliðiyle Meselenin Psikolojik Boyutu”, Yeni Türkiye: Ermeni Sorunu Özel Sayýsý, I, Sa:37 (Ocak-Þubat 2001), s. 518-519.
[29] Konuyla ilgili Atatürk imzalý arþiv belgeleri aþaðýda verilmiþtir.
[30] 1918 Aralýk ortalarýnda tutuklanarak Ýstanbul’a getirilen Mehmed Kemal Bey’in yargýlamasýna 5 Þubat 1919’a baþlanmýþtýr. Nejdet Bilgi, Ermeni Tehciri ve Boðazlýyan Kaymakamý Mehmed Kemal Bey’in Yargýlanmasý, Ankara, 1999, s. 86–87.
[31] Bilgi, Ermeni Tehciri. . . , s. 57–58.
[32] Jaeschke, Ýngiliz Belgeleri. . . , s. 41. “Sultan arzu ettiðimiz (yani Ýngilizlerin arzu ettikleri) her bir þahsýn cezalandýrýlmalarýna hazýr olduðunu. . . ” diye devam eden yazýsýnda Jaeschke, bu mahkemelerin iþgal altýnda bulunan Ýstanbul’da Ýngiliz baskýsýyla oluþturulduðunu ve verilen kararlar üzerinde de Ýngilizlerin son derece etkili olduklarýný yazmýþtýr (Jaeschke, Ýngiliz Belgeleri. . . , s. 174. )
[33] Bilgi, Ermeni Tehciri. . . , s. 59. , Ayrýca bkz. Kemalettin Þükrü, Mütareke Acýlarý, Ýstanbul, 1930, s. 123.
[34] Jaeschke, Ýngiliz Belgeleri. . . , s. 178.
[35] Bilgi, Ermeni Tehciri. . . , s. 59. , 1918 yýlý 10 Nisan’ýndan Kemal Bey hakkýnda idam kararýnýn verildiði 8 Nisan 1919’a kadar Meclis-i Vükelâ’nýn kararýyla Rum, Ermeni ve Arap muhacirlerinin yeniden iskân ve iaþeleri için seferberlik tahsisatýndan altmýþ milyon kuruþun tahsisini kararlaþtýrmýþtý (Ýbrahim Ethem Atnur, Osmanlý Hükümetleri ve Tehcir Edilen Rum ve Ermenilerin Yeniden Ýskâný Meselesi, Ankara Üniversitesi Türk Ýnkýlâp Tarihi Enstitüsü Dergisi, (Kasým 1994) Yýl:7 Sa:14’den Ayrý Basým, Ankara, 1994, s. 121–122. )
[36]Osman Selim Kocahanoðlu, Ýttihat-Terakki'nin Sorgulanmasý ve Yargýlanmasý, Ýstanbul, 1998, s. 40.
[37]Kocahanoðlu, Ýttihat-Terakki'nin Sorgulanmasý. . . , s. 40.
[38] Deliorman, Ermeni Komitecileri, s. 215–216.
[39] Deliorman, Ermeni Komitecileri, s. 215–216.
[40] Bilgi, Ermeni Tehciri. . . , s. 85; Jaeschke, Ýngiliz Belgeleri. . . , s. 178.
[41]Bu þahitliklerle ilgili olarak, örneðin Kemal Bey’in aleyhine þahitlik yapan Ermeni Leon Nahabetyan, Kemal ve Tevfik Beyler tarafýndan Keller köyünde 4 kiþinin öldürüldüðünü iddia etmiþ, isimleri kendisine sorulunca da birinin ismini vermiþ diðerleri için de “anlar haber veririm” cevabýný vermiþtir. Yine tehcir sýrasýnda 12 yaþýnda olan Artin oðlu Agob, akrabalarýnýn öldürüldüðünü söylemiþ, akrabalarýnýn isimleri sorulduðunda iki isim vermiþ diðerlerinin isimlerini unuttuðunu söylemiþtir. Bir baþka þahit Ojeni Varvaryan, Ermenilerin öldürülmesine þahit olduðunu, Kemal ve Tevfik Beyleri adam öldürürken görmediðini ancak iþittiðini söylemiþ ancak savcý tarafýndan bu ifadeler de çeliþkili bulunmuþtur. Bir baþka çeliþkili ifade ise Ohannes oðlu Ýstopan’dan gelmiþtir. Ýstopan, önceki ifadesinde binlerce Ermeni’nin öldürüldüðünü ve bunlarý gözüyle gördüðünü söylemiþ ancak mahkeme tarafýndan kendisine öldürülen kimseyi görüp görmediði sorulunca görmediðini belirtmiþtir. (Bilgi, Ermeni Tehciri. . . , s. 104–105. )
[42] Sabah, 9 Þubat 1919; Memleket, 8 Mart 1919.
[43] Bilgi, Ermeni Tehciri. . . , s. 147.
[44] Bilgi, Ermeni Tehciri. . . , s. 88–89.
[45] Deliorman, Ermeni Komitecileri. . . , s. 233. Ayrýca bkz. Bilgi, Ermeni Tehciri. . . , s. 162–163.
[46] Düstur, Üçüncü Tertip, I, Ankara, 1953, s. 7–8; Ayrýca bkz. Jaeschke, Türk Kurtuluþ Savaþý Kronolojisi-Mondros’tan Mudanya’ya, Ankara, 1970, s. 102.
[47] Düstur, Üçüncü Tertip, I, s. 33.
[48] Bilgi, Ermeni Tehciri. . . , s. 184–185.
[49] Baþbakanlýk Cumhuriyet Arþivi (BCA), 030 18 01, 023 – 7 – 12. Bundan sonraki dipnotlarda Baþbakanlýk Cumhuriyet Arþivi “BCA” olarak gösterilmiþtir.
[50] Deliorman, Ermeni Komitecileri, s. 236.
[51] Deliorman, Ermeni Komitecileri, s. 238.
[52] Deliorman, Ermeni Komitecileri, s. 238.
[53] Deliorman, Ermeni Komitecileri, s. 238.
[54] Deliorman, Ermeni Komitecileri, s. 239-242.
[55] Deliorman, Ermeni Komitecileri, s. 245–246.
[56] Mustafa Paþa tabirliyle Nemrud Mustafa Paþa kastedilmektedir.
[57] Cemal Bey tabiriyle Namý diðer Artin Cemal kastedilmiþtir.
[58] Bunun için yukarýda anlatýlan Boðazlýyan Kaymakamý Mehmed Kemal Bey mevzusuna bkz.
[59] BCA, 030 18 01, 027 – 70 – 3. (Belgelerin orijinal metni çalýþmanýn sonunda ekler kýsmýnda verilmiþtir. )
[60] BCA, 030 18 01, 8 – 7 – 7.
[61] BCA, 030 18 01. 023 – 7 – 18.
[62] BCA, 030 18 01. 025 – 49 – 19. |