AnasayfaÝletiþim
  
English



E-B�lten �yeli�i

G�nl�k b�ltenimize �ye olmak i�in a�a�daki alanlar� doldurunuz.
Ad:
Soyad:
Eposta:


DERG� SAYILARI

Geçmiþten Günümüze Ermenistan'da Azerbaycan Türkleri

Hatem CABBARLI*
ERMENÝ ARAÞTIRMALARI, Sayý 4, Aralýk 2001 - Ocak-Þubat 2002

 

Ermeni diasporasý ve kimi çýkar guruplarýnýn son zamanlarda sýkça gündeme getirmeye çalýþtýklarý sözde soykýrým iddialarý, neredeyse üzerinde tartýþýlýr tek konu haline gelmiþtir. Oysa bu çalýþmada da üzerinde durulacaðý gibi, geçmiþten günümüze Ermenilerin Türklere yönelik mezalimi konusunda hâla tartýþýlmayan bir çok olay vardýr. Bunlardan biri, hiç kuþkusuz Ermenilerin Azerbaycan Türklerine yönelik yaptýðý katliamdýr.

Ermenistan’da yaþamýþ Azerbaycan Türklerinin tarihi ve kültürü 1990’lý yýllara kadar araþtýrma konusu olmamýþtýr. Bu durum büyük ölçüde Erivan’ýn 1828’e kadar Azerbaycan’ýn kuzey sýnýrýnda bulunan bir hanlýk olmasý ve fazla öðrenilmemesinden kaynaklanmaktadýr. Bunun yaný sýra Erivan Hanlýðý’nýn Çarlýk Rusya’sý tarafýndan 1828’de iþgal edilmesiyle bu eyaletin coðrafi ve stratejik önemi ortaya çýkmýþtýr. Yaklaþýk 100 yýl Çarlýk Rusya’sýnýn kontrolünde kalan Erivan eyaleti hakkýnda sömürgecilik anlayýþýyla bazý araþtýrmalar yapýlsa da bölgenin tarihi geçmiþi konusunda geniþ bir çalýþma yapýlmamýþtýr. Bu çalýþmada Ermenistan’da yaþamýþ Azerbaycan Türklerinin yaklaþýk 200 yýllýk tarihine kýsaca deðinilecek, günümüze kadar olan geliþmeler deðerlendirilecektir.

Öncelikle Ýrevan (Erivan) terminolojisine açýklýk getirmekte fayda vardýr.  Ýrevan kelimesi ilk defa VII. yüzyýl kaynaklarýnda kullanýlmýþtýr. Ermeni kaynaklarýnda Erebuni olarak tanýnan coðrafi bölgenin Ýrevan olduðu iddia edilmektedir. Ýrevan, XIV. yüzyýlda Azerbaycan’ýn idari yönetiminde hanlýk, XV. yüzyýlda ise idari merkez olarak tanýnmýþtýr.[1] Rusya, 1828’de Azerbaycan’ýn kuzeyini iþgal ettikten sonra Azerbaycan Güney ve Kuzey olarak ikiye bölündü. Kuzey Azerbaycan topraklarýnda (Erivan Hanlýðýnda) 1918’de Ermenistan Cumhuriyeti ve 1920’de Sovyet Ermenistan’ý kuruldu.

Ermenistan’da yaþamýþ Azerbaycan Türklerinin tarihi baþlý baþýna bir araþtýrma konusu olduðu için bu çalýþmada XIX. yüzyýlýn baþlarýndan itibaren Azerbaycan Türklerinin tarihi araþtýrýlacaktýr. 1826–1828 Rusya-Ýran savaþýndan önce Erivan Hanlýðý hakkýnda bilgi verilecek, Türkmençay Antlaþmasý’ndan 1917 Bolþevik devrimine kadar olan sürede buraya Ermenilerin göç ettirilmesi sonucu bölgede demografik durumun deðiþmesi, Rusya’nýn desteði ile Azerbaycan Türklerinin yaþadýklarý bölgelerden göç etmeye zorlanmalarýnýn nedenleri araþtýrýlacak, 1918–1920 Taþnaksutyun iktidarý zamaný geliþen olaylara açýklýk getirilerek, demografik durum yeniden deðerlendirilecek ve son olarak Sovyet Ermenistan’ýnda 1920–1989 tarihleri arasýnda Azerbaycan Türklerinin Komünistler ve Taþnaklar tarafýndan katledilmesine, bu süreç içerisinde 1948-1953’de Ermenistan’da yaþayan Azerbaycan Türklerinin zorla Azerbaycan’a göç ettirilmesinin ve 1988’de ise son göç aþamasýnýn nedenlerine açýklýk getirilecektir.

Ermeni Tarihinin Yazýlmasý ve Mitolojik Ermeni Ýddialarý 

Ermeni tarihçileri kendi tarihleri konusunda ciltlerle kitap yazmýþtýr. Ancak bu kitaplarýn Ermenilerin tarihi geçmiþi konusunda somut bilgiye, bilimsel ve tarihi olgulara deðil, genellikle efsane ve mitolojiye dayanarak yazýldýðýný söylemek mümkündür.[2] Eski Ermeni tarihçiler, ruhban sýnýfýndan olup, kendilerinden önce yaþamýþ Yunan ve Asurlu tarihçilerinin yazdýklarý kitaplardan faydalanmýþ, bazýlarý ise yabancý tarihçilerin eserlerini sahiplenmiþtir. Ermeniler tarafýndan Ermeni tarihinin atasý olarak tanýmlanan Movses Horenatsi (Horenli Movses) Ermeni milletinin doðuþ tarihini yazarken tarihte adlarý belli olmayan, elimize hiçbir eseri ulaþmayan Map Ýpas Kadina, Larupna ve Bardazan’ýn eserlerinden yararlandýðýný söylemektedir. Ne var ki, baþka tarihçilerle birlikte bazý Ermeni tarihçileri de, bunun Movses Horenatsi’nin bir uydurmasý olduðunu kabul etmektedir.[3] Ermenilerin Kafkasya’da uzun bir geçmiþe sahip olmalarý tartýþmaya açýktýr. Ermeni tarihçileri genellikle Horenatsi’nin “Historie de  L’Armenie”, Tridate III, Urfalý Mathie’nun “Kronoði” ve Thomas Ardzouni’nin “Historie des Ardzrouni” ve Nadir Þah döneminden bahseden “Livre d’Histories” kitaplarýný kaynak olarak göstermektedir.[4] Ermeni tarihçilerin bir çoðu kendilerinin Kafkasya’nýn yerli ahalisi olduklarýný vurgulamaktadýr. Aslýnda mevcut bütün veriler Ermenilerin Kafkasya’nýn yerlisi olmadýðýný göstermektedir.

Genellikle, literatürde Ermenilerin hangi coðrafyada yaþadýklarý ve hangi ýrka mensup olduklarý konusunda görüþ birliði yoktur. Ermeniler, zamanýnýn güçlü devletleri olan Roma, Bizans, Araplar, Selcuk’lu ve Osmanlý Ýmparatorluklarý tarafýndan iþgal edilmiþ ve bu devletler tarafýnda yönetilmiþtir.[5]

Bazý araþtýrmacýlar ise Ermenistan diye adlandýrýlan coðrafyada bilahare Ermeni diye anýlan millet tarafýndan iskan edilmediði, ülkede baþka bir ýrka mensup deðilse bile, Ermenice’den baþka bir dil konuþan milletin yaþadýðýný iddia etmektedir.[6] Tarihlerini MÖ XVII-XX. yüzyýla kadar dayatma kompleksi içinde olan Ermeni tarihçilerden Ayvazyan, kendilerinin “4000” yýllýk tarihini yazmýþ, ancak nedense sadece Urartu devleti konusunda geniþ bilgi vermiþtir. Her ne kadar Ermeni bilim adamlarý Urartu devletinin kendilerine ait olduðunu iddia etseler de bir çok tanýnmýþ tarihçi bunun aksini savunmaktadýr.[7]

Ermeni tarihçileri MÖ III. yüzyýlda kurulmuþ Alban devletinin de Ermeni devleti olduðunu iddia etmektedir. Her ne kadar Alban devleti hakkýnda yazýlý kaynaklar günümüze Ermeni dilinde ulaþsa da bu, Albanya’yý Ermeni devleti olarak kabul etmemiz için yeterli bir gerekçe deðildir. Tarihi kaynaklarda Albanya’da Kheçmatakalar, Ýjimakhlar, Gluarlar ve Gatlarla birlikte Türk soylarý olarak bilinen Savirler, Hazarlar, Bulgarlar ve Barsillerin yaþadýklarý bildirilmesine raðmen, Ermenilerin kendilerini tanýttýklarý gibi Hay ve Armin soyundan bahsedilmemektedir. Azerbaycan’ýn eski çað tarihçisi olarak tanýnmýþ Feride Memmedova Ermenilerin bu iddiasýný “Azerbaycan’ýn Siyasi Tarihi ve Tarihi Coðrafyasý” adlý kitabýnda tamamen çürütmüþtür.[8] Memmedova’nýn kitabý yayýmlandýktan sonra Alban tarihi üzerine araþtýrma yapanlar için yeni bir bakýþ açýsý ortaya çýkmýþ ve Ermenilerin ileri sürdüðü teorilerin yanlýþ ve çarptýrýlmýþ olduðunu kanýtlamýþtýr.

Özellikle son yýllarda Ermeni tarihçiler kendi tarihlerini inanýlmaz derecede abartarak, dünya medeniyetini - yazýyý, astrolojiyi, bakýr ve demir madenciliðini Ermenilerin keþfettiðini kanýtlamaya çalýþmaktadýr.[9] Hatta dünyada insan hayatýnýn baþlangýcýnýn Gökçe (Sevan) gölünden geldiði iddia etmektedirler.[10] 

XIX. Yüzyýlýn Baþlarýnda Erivan Hanlýðýnda Siyasi Durum

XVII. yüzyýldan baþlayarak Çarlýk Rusya’nýn dýþ politikasýnda sýcak denizlere inme politikasý ivme kazandý. Özellikle, Rusya’nýn Kafkasya’ya yönelik politikasý büyük önem taþýyordu. Rusya Kafkasya’nýn iþgal edilmesiyle sýcak denizlere inme politikasýnda bir adým ilerleme kaydetmiþ oldu. Rusya, Kafkasya’ya yerleþme planýnda Ermenilere büyük önem veriyordu. Nitekim, Ermeni tüccarý Hoca Zakhar Sagradyan 1659’da elmas ve baþka deðerli hediyelerle Rusya’ya giderek Çar’la Ermeni tüccarlara saðlanacak kolaylýklarýn þartlarýný görüþmüþ ve 1667’de bu konuda bir anlaþma imzalanmýþtý.[11]

1699’da ise Ýsrail Ori, Ermeni zenginlerini toplantýya çaðýrarak Ermeni tüccarlarýn ekonomik durumunu görüþüyor ve bu toplantý sonucunda Rusya’nýn Ermenilere yardým etmesi için I. Petro’ya müracaat edilmesine karar veriliyor. 1701’de I. Petro Ori’yi kabul ederek onlara elinden gelen her türlü yardýmý yapacaðýna söz verdi ve 1724’de Ermenileri kendi himayesine almasý hakkýnda kararname imzaladý.[12] Sadece I. Petro deðil, selefleri de Kafkasya’da kendi kontrollerinde bir Ermeni devleti kurmak için çaba sarf etmiþtir. 19 Mayýs 1783’de Grandük G. A. Potyomkin II. Katerina’ya yazdýðý mektupta Ermeni devleti kurmak için fikirlerini þöyle ifade etmiþti: “...Fýrsat bulunca Karabað’ý hemen Ermenilerin kontrolüne vermek ve böylece Asya’da bir Hýristiyan devleti kurmak için gerekenleri yapacaðýz”.[13]

Rusya Kafkasya’ya sahip olmak için XIX. yüzyýlýn ilk çeyreðinden itibaren yeni askeri operasyonlara baþladý. 1801’de Doðu Gürcistan’ý iþgal eden Rusya’nýn Kafkasya’ya yerleþmesi, sadece Osmanlý ve Ýran’ý deðil, ayný zamanda Ýngiltere ve Fransa’yý da rahatsýz ediyordu. Ýngiltere ve Fransa, Rusya’ya karþý savaþta Ýran’ý destekleyeceðini bildirdi. Bunun üzerine Avrupa devletlerinin desteðini aldýðýna inanan Ýran, Haziran 1804’de Rusya’ya savaþ ilân etti. Rus ordusu 1804’de Erivan üzerine yürüdü. Birkaç ay devam eden savaþ sonucunda General Sisianov Tiflis’e geri çekilmek zorunda kaldý. 1813’e kadar devam eden savaþ sonucunda 12 Ekim 1813’de taraflar arsýnda Gülistan Antlaþmasý imzalandý. Antlaþma sonuçlarýna göre Erivan ve Nahçivan Hanlýklarýndan baþka Kuzey Azerbaycan Rusya tarafýndan iþgal edildi.[14]

Erivan Hanlýðý 1826 Rusya-Ýran savaþýna kadar Azerbaycan’ýn bir eyaleti olarak kaldý. Hanlýk 15 bölgeye ayrýlmýþtý: Kýrkbulak, Zengibasar, Gernibasar, Vedibasar, Þerur, Sürmeli, Derekent-Parçenis, Saatlý, Talin, Seyitli-Akhsalý, Serdarabad, Karpibasar, Abran, Dereçiçek ve Gökçe. Bölge yöneticisi-Mirbölük Erivan Haný tarafýndan tayin ediliyordu.

Erivan’ýn Ermenilere ait olduðunu iddia eden Ermeni tarihçileri Erivan Hanlýðý’nýn yönetim þeklini anlatýrken Ermeni terimleri deðil, Azerbaycan Türkcesinde terimler kullanmasý çok ilginçtir. Örneðin, Ermeniler, þehir yöneticisine-darug, yardýmcýlarýna ise yüzbaþý ve çavuþ, pazarlarý kontrol edene pazarbaþý[15] diyorlardý. Ancak bu kelimelerin hiç biri Ermenice deðildir.

Ermeni Piskoposu Hovannes, 1410’dan 1827’ye kadar Erivan Hanlýðý’nýn 49 Azerbaycan Türkleri Haný tarafýndan yönetildiðini belirtmiþtir. Bu bilgiler Ermeni Sovyet Ansiklopedisi’nde de yer almaktadýr.[16]

Gülistan Antlaþmasý’nýn þartlarýný kabul etmeyen Ýran, 1826’da Rusya’da Dekabristlerin[17] isyan etmeleri sonucunda siyasi görüþ ayrýlýðýnýn ortaya çýkacaðýný düþünerek 16 Temmuz 1826’da savaþa baþladý. Ýran, savaþýn ilk aylarýnda bazý baþarýlar elde etse de Rus ordusu karþýsýnda dayanamayarak geri çekildi ve 10 Þubat 1828’de Türkmençay Antlaþmasý imzalandý. Gülistan Antlaþmasý ile Kuzey hanlýklarýný kaybeden Ýran, Türkmençay Antlaþmasý’yla Erivan ve Nahçivan Hanlýklarýný da kaybetti. Böylece, Rusya Kafkasya’nýn iþgalini tamamladý.

Ýþgal Sonrasý Durum: Ermeni Göçü ve Yönetim Deðiþikliði

Türkmençay Antlaþmasý Azerbaycan Türkleri için yaklaþýk 200 yýllýk bir ayrýlýðýnýn deðil, ayný zamanda onlarýn yüzyýllardýr yaþadýklarý ata yurtlarýndan zorla göç ettirilmesinin de baþlangýcý oldu. Türkmençay Antlaþmasý þartlarýna göre Erivan ve Nahçivan Hanlýklarý Rusya’ya verildi. Barýþ antlaþmasý imzalandýktan hemen sonra Ýran’da yaþayan Ermeniler Erivan Hanlýðý’na göç etmeye baþladýlar. Bunun için onlara her türlü kolaylýk saðlanýyordu. Türkmençay Antlaþmasý’nýn XV. maddesine göre Ýran Ermenilerinin Erivan Hanlýðý’na göç ettirilmesine kolaylýk saðlýyordu. Antlaþmanýn XV. maddesinin þartlarýna göre “Þah Hazretleri... Azerbaycan eyaletinin bütün ahalisini ve memurlarýný tamamen affeder. Bundan baþka o, memur ve sakinlere bu günden baþlayarak kendi ailesiyle Ýran vilayetinden Rusya’ya serbestçe geçmek, hükümet ve yerel yönetimin hiçbir engeli olmadan onlarýn satýlýk malýna, yük ve eþyalarýna her hangi gümrük ve vergi alýnmadan menkul emlâkýný götürmek için bir yýl süre veriliyor. Gayrimenkullarý ise satmak veya onun hakkýnda karar vermesi için beþ yýllýk süre tanýnýyordu.”[18] Bununla da Ermenilerin Kafkasya’ya göç etmelerine hukuki dayanak saðlanmýþ oldu.   

Ýran’ýn Rusya ile savaþta yenilgiye uðramasý Erivan Hanlýðý’nda yaþayan Azerbaycan Türklerinin tarihini deðiþtirdi. Savaþ meydanýnda olan Azerbaycan Türklerinin yaþadýðý 420 köy harabeye döndü. Bu köylerin bir çoðu Rus ordusu ile iþbirliði yapan Ermeni çeteleri tarafýndan yaðmalandý. Kýrkbulak’ta 32, Zengibasar’da 8, Gernibasar’da 48, Vedibasar’da 33, Derekent-Parçenis’de 8, Saatlý’da 5, Talin’de 35, Serdarabad’ta 9, Karpibasar’da 12, Abaran’da 60, Dereçiçek’te 33, Gökçe’de 90 ve Dereleyez’de 46 köy haritadan silindi. Bu bölgelerde boþaltýlan Azerbaycan Türklerinin yaþadýðý köylerinin dýþýnda 105 köye ise Ýran’dan göç eden Ermeniler yerleþtirildi.[19]

Ruslarý kendilerinin kurtarýcýsý olarak karþýlayan Ermeniler, gönüllülerden oluþan silahlý birlikler kurarak Rus ordusu ile birlikte Ýran ve Osmanlýya karþý savaþtý.[20] Kafkasya’nýn iþgal edilmesinden sonra Çarlýk Rusya’nýn güney sýnýrlarýnýn güvenliðini saðlamak için Kafkasya Ordusu Baþ Kumandaný General Paskeeviç Aras sahili boyu, Pembek-Þoragel’e ve Gökçe gölü sahiline Ruslarý yerleþtirmek için 5 Ocak 1829’da Çar’a mektup yazarak izin istemiþti.[21] Ama bu plan hayata geçmedi ve Ruslarýn yerine Ýran ve Osmanlý Ýmparatorluðunda yaþayan Ermeniler Erivan Hanlýðý’na, Nahçivan ve Karabað’a göç ettirildi. Ermenilerin Kafkasya’ya göç ettirilmesi ile uðraþan Rus subayý Þavrov konuyla ilgili olarak þöyle yazmýþtý: “1826–1828 savaþýndan sonraki iki yýlda Kafkasya’ya 40 bin Ýran Ermenisi, 84 bin Osmanlý Ermenisi göç ettirilmiþ ve onlar Ermeni milletinin çok az olduðu Yelizavetpol (Gence) ve Erivan eyaletlerine yerleþtirilmiþtir. 1830’da Kafkasya’da yaþayan 1.300.000 Ermeninin bir milyonu buranýn yerlisi deðildir ve sonradan bölgeye göç ettirilmiþtir”.[22] Ermeni araþtýrmacýlarý da Ermenilerin Kafkasya’ya göç ettiklerini onaylamaktadýr. Örneðin, tarihçi Vardan Parsamyan konuyla ilgili olarak 1829-1830’da Erzurum, Kars ve Beyazýt’tan Kafkasya’ya 90 bin Ermeni göç ettiðini ifade etmektedir.[23]

Türkmençay Antlaþmasý imzalandýktan hemen sonra Çar Antlaþmayý onayladý ve 21 Mart 1828’de Erivan’da yönetim sistemini deðiþtirerek Ermeni eyaletinin kurulmasý için kararname imzaladý. Eyaletin yönetimi Tuðgeneral Aleksandr Çavçavadze’ye verildi. Yönetim üyeliðine ise biri Azerbaycan Türkü, biri de Ermeni olmak üzere iki subay atandý. Ermeni eyaleti ayný zamanda Erivan ve Nahçivan vilayetine ve Ordubad bölgesine (okrug) ayrýldý. Eski yönetim organlarý aradan kaldýrýldý, Erivan, Nahçivan ve Ordubad’da polis yönetimi uygulanmaya kondu, mahkemeler kuruldu. Nahçivan ve Ordubad’da savaþ zamaný Ruslara yardýmcý olan bazý Beylerin yönetimine devam edildi, ancak onlarýn yardýmcýlarý ve danýþmanlarý Rus subaylarý idi. 1828’de baþlayan ýslahatlar tamamen uygulanmadý ve Rusya’nýn beklediði sonuçlarý vermemesi üzerine Rus hükümeti 23 Haziran 1833’de kabul ettiði yeni yönetim þeklini uygulamaya koydu. Erivan eyaleti, Erivan, Þerur, Sürmeli ve Serdarabad olmak üzere dört bölgeye bölündü. Nahçivan ve Ordubad yönetimi Türk Beylerin yönetiminde kalsa da diðer bölgelerin yönetimi yine de Rus subaylarýna verilmiþti.[24]

Türkmençay Antlaþmasý sonucu Ruslar Kafkasya’ya yerleþtikten sonra Osmanlý ile iliþkilerinde ciddi sorunlar ortaya çýktý. Rusya’nýn sýcak denizlere inme politikasý Osmanlýyý rahatsýz ediyordu. Avrupa devletleri de Rusya’ya karþý Osmanlýyý destekliyordu. Rusya’nýn sýcak denizlere inmesi Avrupa devletlerinin Orta Doðu politikasýna ters düþüyordu. Nisan 1828’de Osmanlý-Rus savaþý baþladý. Osmanlý iki cephede-Balkanlar ve Kafkasya’da savaþýyordu. Savaþ zamaný Rus ordusuna yardým eden, silahlý birlikler kurarak Osmanlýya karþý savaþan Ermeniler Erzurum, Kars ve Van’ýn Osmanlý’da kalmasý nedeniyle devlete ihanet ettikleri için Rusya’nýn kontrolünde kalan Erivan eyaletine, Gürcistan’a ve Azerbaycan’a göç etmeye mecbur oldu.

Erivan Eyaletinin Etnik Yapýsý ve 1828 Sonrasý Deðiþiklikler.

Erivan, Rusya tarafýndan iþgal edilmeden önce burada 169.155 kiþi yaþýyordu ve toplam nüfusun %83.5’i[25] Müslümanlardan oluþmaktaydý. 1829–1831 istatistik verilerine göre iþgal sonrasý Ermenilerin göç etmeleriyle nüfus sayýsý 241.112’ye ulaþtý. Artýk, Erivan eyaletinin toplam nüfusunun %58.8’i Ermenilerden oluþmaktaydý.[26]     

1916 istatistik verilerine göre Erivan’da toplam nüfusun %48’i, Zengezur’da %53.53’ü, Yeni Beyazýt’ta %42’i Azerbaycan Türklerinden oluþmaktaydý. Sürmelide 45 bin, Dereleyez’de ise 47 bin[27] Azerbaycan Türklerinin yaþadýðý bildirilmektedir. Tabi ki Erivan eyaletinde nüfus oranýnýn Ermenilerin lehine deðiþmesindeki etkenlerden biri de savaþ sonrasý yüzlerce köyün daðýtýlmasý, Osmanlý ve Ýran Ermenilerinin göç ettirilmesi ve 1905 katliamýnda öldürülmesi veya sürülmesidir. XIX. yüzyýlýn sonlarýna kadar Ermenilerin Kafkasya’ya göçü devam etti. XX. yüzyýlýn baþlarýnda Erivan eyaletinde yaþayan Azerbaycan Türklerinin sayýsý hýzla azalmaya baþladý.

Kafkasya’da yaþayan Azerbaycan, Gürcü, Ermeni aydýnlarý ve özellikle Bakü’de petrol sanayisinde çalýþan proleter sýnýfý Rusya’da yaþanan siyasi geliþmeleri dikkatle takip etmekteydi. Baþarýsýz olmasýna raðmen özellikle 1905 devrimi büyük yanký uyandýrdý ve Ermeniler güçlü bir þekilde örgütlenmeye baþladý. Çarlýk Rusya’sý Kafkasya’da tutunmak için “böl ve yönet” taktiðini uygulayarak Ermenileri Azerbaycan Türklerine karþý ayaklanmaya teþvik ediyordu.

1905-1907’de Azerbaycan Türklerinin Katliamý

Osmanlý ve Ýran Ermenileri Kafkasya’ya ve özellikle Erivan Hanlýðý’na yerleþtikten sonra bölgenin nüfus dengesi onlarýn lehine deðiþti.  XVIII. yüzyýldan itibaren devlet kurmak için yoðun faaliyete baþlayan Ermeniler, uygun ortamý bulmakta zorlanmadý. XX. yüzyýlýn baþlarýnda Rusya proletaryasýnýn ayaklanmasý eyaletlerde de büyük yanký uyandýrdý. Ermeniler, Çar yönetiminin Kafkasya’da zayýflamasýný fýrsat bilerek Erivan eyaletinde, Zengezur, Bakü, Þamahý, Gökçe, Mehri, Kafan, Eçmiadzin, Zengibasar ve Karabað’da Azerbaycan Türklerine karþý savaþ açtý.

1905 olaylarýnýn tanýðý olan ünlü Azerbaycan yazarý Mehmet Seyit Ordubadi facianýn baþ vermesinin nedenlerini söyle ifade etmektedir:

-Taþnaksutyun komitelerinin diktatör yönetimi uygulamasý ve bu nedenle her iki halk arasýnda silahlý çatýþmalarýn baþlamasý.

-1905 Rusya devrimi zamaný yerel Çar yönetiminin zayýflamasý ve olaylarda Ermenilerin lehine çifte standart uygulamasý.

-Müslüman halkýn bilgisizliði ve geliþen siyasi olaylardan habersiz olmalarý.[28]

Taþnaksutyun Komitelerinin silahlý çatýþmalara baþlamasýnýn en önemli nedenlerinden biri de Erivan ve civarýnda yaþayan Azerbaycan Türklerinin sayýsýný azaltmak ve burada bir Ermenistan devleti kurmak idi[29]. Silahlý çatýþmalar 23 Mayýsta baþladý ve 31 Mayýsa kadar devam etti. Bu çatýþmalarda Ermenilerin tarafýnda olan yerel yönetim Azerbaycan Türklerinin katledilmesine göz yumuyordu.

9 Haziran 1905’de silahlý Ermeni çeteleri Eçmiadzin iline baðlý Tekye köyüne hücum ederek köy ahalisini öldürmüþ, çok az insan hayatýný kurtarabilmiþtir. Birkaç günde Eçmiadzin ilinde 9 Türk köyü yaðma edildi ve boþaltýldý. Kafan’da Kerhane, Gatar, Helec, Saldaþlý, Ýncevar, Daþnov köylerinde yaþayan Azerbaycan Türklerinin bir çoðu öldürüldü, köyler yaðmalandý.[30] Gümrü ve civar köylerde yaþayanlar da Ermeni katliamýndan kurtulamadý. Saggarsu’ya hücum eden Ermeniler kadýn, çocuk, yaþlý demeden insanlarý öldürmeye baþladý. Köy imamý Molla Hasan Efendi Kuraný elinde tutarak Ermenilerin kadýn ve çocuklara dokunmamalarý için yalvarsa da bir sonuca ulaþamadý. Köy yaðmalandý, insanlar katledildi. 1905–1907 katliamýndan hayatýný kurtarabilen insanlar Ýran’a ve Türkiye’ye göç etti. Silahlý Ermeni çeteleri girdikleri her köyü iþgal ederek, Azerbaycan Türklerini öldürüyor ve kovuyorlardý. Onlarýn baþlýca gayesi bölgede Azerbaycan Türklerinin sayýný azaltmaktý.  

1905 proleter harekâtýn baþarýsýzlýkla sonuçlandýðýný gören Ermeniler Azerbaycan Türklerine yönelik saldýrýlarýna devam ederek Zengezur köylerine saldýrdýlar. 9 Aðustos 1906’da Ermeniler Rus ordusunun desteði ile Okucu-Þabedek köyüne hücum ettiler. Ermeni ve Rus askerlerinin hücumuna birkaç gün karþý koyduktan sonra civar köylerden yardým gelmediði için Okucu-Þabedek köyü boþaltýldý[31].

Ermeni çetelerinin Azerbaycan Türklerine karþý uyguladýðý güç politikasý sonunda XX. yüzyýlýn baþlarýndan itibaren Erivan eyaletinde Azerbaycan Türklerinin yaþadýðý köy ve insan sayýsý azaldý. Örneðin, 1886–1897 yýllarý arasýnda Erivan eyaletinde Azerbaycan Türklerinin nüfus artýþý 40 bin kiþi olduðu halde 1906–1916 yýllarýnda (1886 istatistiklerine göre Ermenilerden 61 bin kiþi fazla olmasýna raðmen) sadece 17 bin kiþi olmuþtur.[32]

1905–1906 katliamlarý sonucu binlerce Azerbaycan Türkü öldürüldü veya göç ettirildi. Ermeni çeteleri ve Rus askerlerinin ortak hareket planý beklenen sonuçlarý vermese de Erivan eyaletinde bir çok Türk köyü iþgal edildi. Ermeniler yarým kalmýþ planlarýný 1918’de yeniden hayata geçirmeye baþladý.

Kafkasya’da Siyasi Durumun Deðiþmesi ve 1918 Katliamý

Ekim 1917 devriminin sonuçlarý Kafkasya’da siyasi durumu kökünden deðiþtirdi. Bolþeviklerin barýþ bildirisi ve “Rusya Halklarýnýn Hukuk Beyannamesi” yayýnlandýktan sonra Bolþeviklerin Azerbaycan’a karþý tutumu baðýmsýzlýðýný kazanmasý için yardýmcý olmayacaklarý, aksine engel olacaklarý ortaya çýktý. Buna karþýlýk Azerbaycan Bolþevikleri Ekim devrimine umutla bakýyordu ve Bakü’de propagandalarýna hýz verdiler. Azerbaycan’da Bolþeviklerin siyasi desteði zayýftý ve 22 Ekimde Bakü Sovyet’ine yapýlan seçimlerde sadece 3770 oy alabilmiþti. Azerbaycan’ýn siyasi hayatýna yeni giren Müsavat Partisi ise toplam oylarýn yaklaþýk %40’ýný almýþtý.[33] Müsavat Partisinin baþarýsý Bolþevikleri rahatsýz ediyordu. Rusya’nýn geleneksel Kafkasya politikasýný yeni bir ideoloji perdesi altýnda hayata geçiren Bolþevikler siyasi altyapý çalýþmalarýna hýz verdi. Özellikle Bakü’nün petrol sanayi merkezi olmasý nedeniyle Bolþevikler her hangi bir yolla Azerbaycan’ý ele geçirmek ve kontrol altýnda tutmak istiyordu.

Ermeni Taþnaklar ve Bolþevikler Ekim devriminden hemen sonra Lenin’in imzasýyla “Batý Ermenistan Hakkýnda” beyanname yayýnlanmasýný baþardýlar.[34] Bu, Bolþevik hükümetin Ermeni meselesine olan ilgisinin bir sonucuydu. Beyannamenin imzalanmasýndan sonra “Büyük Ermenistan” kurulmasýnda bir engel olarak görünen Erivan eyaleti ve baþka bölgelerde yaþayan Azerbaycan Türklerini bölgeden tamamen çýkarmak veya hiç deðilse sayýlarýný çok aza indirmek gerekiyordu. Ekim devriminden sonra Kafkasya’da geliþen siyasi olaylarý dikkate alan Taþnaklar Erivan, Zengezur ve baþka bölgelerde Azerbaycan Türklerine karþý silahlý eylemlere baþladý. Birinci Dünya Savaþýnda Brest-Litovsk Antlaþmasý gereðince Kafkasya cephesinden geri çekilen Rus ordularý silah ve cephaneyi Ermenilere býrakmýþtý. Kafkasya’da askeri ve siyasi durum çok ciddi idi ve geliþen olaylar bir merkezden yönetilmiyordu.

5 Mart 1918’de Baku’de ilk silahlý çatýþma baþladý ve baþka bölgelere de yayýldý. Özellikle de Erivan, Zengezur ve Gökçe’de yaþayan Azerbaycan Türkleri için büyük tehlike ortaya çýktý. Antranik’in komutanlýðýnda Ermeni silahlý çeteleri Gökçe’de Çamýrlý, Medine, Anaðýzoðlu, Kýþlak, Gulalý, Küsecik, Alçalý, Küçük Karakoyunlu ve Delikardeþ köylerine hücum ederek bir çok Müslüman’ý katlettiler. Bu katliama katýlan Yarbay Vahram “kahramanlýðýný” þöyle ifade etmiþti. “Ben hiçbir þeyin farkýna varmadan Basarkeçer ahalisini mahvettim. Ancak bazen kurþunlarý kullanmak istemiyordum. Bu köpekleri öldürmenin en kolay yolu þudur ki, savaþ sonrasýnda sað kalanlarýn hepsini kuyuya atýp üzerlerine aðýr taþlar atmak gerekiyor ki onlar sað kalmasýnlar. Ben de aynen böyle yaptým. Bütün erkekleri, kadýnlarý ve çocuklarý kuyulara attým, kuyunun aðzýný taþlarla kapatarak onlarý ölüme terk ettim”.[35]

Ermenistan baðýmsýzlýðýný ilan edene kadar Taþnak komitelerinin silahlý birlikleri, daha sonra da resmi hükümet ordusu Azerbaycan Türklerini katletmeye devam etti. Rusya Genel Meclisi, Bolþevikler tarafýndan daðýtýldýktan sonra Kafkasya üyeleri 23 Þubat 1918’de “Mâverây-ý Kafkas Komiserliði”ni kurdular. Bu Komiserlik Kafkasya’nýn yüksek hakimiyet organý olmalýydý. Ama Mâverây-ý Kafkas Komiserliði üyeleri arasýnda Kafkasya’nýn dýþ politikasý konusunda büyük anlaþýlmazlýklar ortaya çýktý. 22 Nisan 1918’de “Kafkasya Baðýmsýz Federe Devleti” ilân olunduysa da taraflar arasýnda çekiþmelerin devam etmesi üzerine 28 Mayýs 1918’de Ermenistan baðýmsýzlýðýný ilan etti ve Taþnaklar 1918’de Kars vilayetinin ve Erivan eyaletinin bir kýsmýný müttefik ordulardan almayý baþardýlar.

1918’de Kafkasya konusunda Türkiye, Ýngiltere ve Almanya arasýndaki anlaþmazlýðý fýrsat bilen Antranik Zengezur’a saldýrdý. Hazýrlýksýz yakalanan köy ahalisi Karabað, Ýran ve Erivan’a giderek canlarýný kurtarabildi. Eylül ayýndan itibaren Zengezur üzerine hücumlar yeniden baþladý. Rut, Darabe, Agadu ve Bagudý köyleri tamamen daðýtýldý, Arkhalý, Þyagur, Melikli, Pulkent, Þeki, Kýzýlcýk köyleri ise zarar gördü. Bu köylerde toplam 500 kiþi Ermeniler tarafýndan öldürüldü.[36] 1918 sonlarýnda ise Zengezur’da Azerbaycan Türklerinin yaþadýðý 115 köy daðýtýldý. Toplam 7739 kiþi olmak üzere 3257 erkek, 2276 kadýn ve 2196 çocuk öldürülmüþtü.[37] Antranik, Khmbapet Dro ve Hamazasp’ýn silahlý çeteleri köyleri yakmýþ, insanlarý öldürmüþ veya zorla göç ettirmiþti. Aðustos 1918’de Iðdýr ve Eçmiadzin’de 60 köy Dro’nun silahlý çeteleri tarafýndan yaðmalandý.

1918–1920 Taþnak iktidarý zamaný Ermenistan’da yaþayan 575.000 Azerbaycan Türkünün 565.000’i katledilmiþ veya zorla göç ettirilmiþti. Bazý Ermeni araþtýrmacýlarý da bu verileri onaylamaktadýr: “1920’de Sovyet hükümeti zamaný Taþnaklarýn yürüttüðü politika sonucu burada 10.000 kiþiden biraz fazla Türk kalmýþtý. 1922’de 60.000 göçmen geri döndükten sonra Azerbaycan Türklerinin sayýsý 72.596 kiþi olmuþtur”.[38]

1918-1920’de Azerbaycan Türklerinin katledilmesi veya zorla göç ettirilmesi 1905 katliamýnýn devamý idi. Bu süre zarfýnda Ermeniler ciddi bir teþkilatlanma sürecine girmiþ, silahlanmýþ ve propaganda faaliyetlerini geniþletmiþti. 1918’de Ermenistan (Ararat) Cumhuriyetinin kurulmasýyla Ermenilerde milli kimlik ve devlet anlayýþý ivme kazandý. Ýki yýllýk (Mayýs 1918-Kasým 1920) Taþnak iktidarý zamaný Azerbaycan Türklerinin % 60’ý öldürüldü.[39] Azerbaycan ve Gürcistan’a karþý savaþan Taþnaklar ülkeyi ekonomik ve siyasi olarak çok kötü duruma düþürdüler. Taþnaklar inatla Gürcistan’dan Borçalý ve Ahýlkeleyi, Azerbaycan’dan ise Karabað, Nahçivan ve Gence eyaletinin bir kýsmýný talep ediyordu. 1918 katliamý 1905 olaylarýnýn devamý ve 1930, 1949–1953, 1988 katliamýnýn temeli oluþturdu.

     

Sovyet Ermenistan’ ýn Milli Politikasý

Kasým 1920’de Ermenistan Cumhuriyeti Bolþevikler tarafýndan devrildi ve Sovyet hükümeti kuruldu. Milli birlik ve beraberlik ideolojisi gereðince Ermenistan’dan zorla göç ettirilmiþ Azerbaycan Türkleri geri getirilmeye baþlandý. Ermenistan Halk Komiserleri Sovyeti Baþkaný Myasnikyan 27 Nisan 1922’de Ýran hükümetine yazdýðý bir mektupta Ýran’a göç etmiþ Azerbaycan Türklerinin geri dönmeleri için onlara yardým etmelerini, ulaþým ve gerekli belgelerin verilmesinde kolaylýk saðlamalarýný rica etti. Rusya’nýn Ýran Büyükelçiliði bu nedenle özel komisyon kurdu. Komisyon aracýlýðýyla Zengibasar ve Gemerli ahalisi geri döndü ve döndüklerinde çok ciddi sorunlarla karþýlaþtý. Taþnak hükümeti onlarýn menkul ve gayrimenkul emlaklarýný müsadere etmiþti ve birçok insan geri dönmek istemiyordu. Ancak daha sonra Ermenistan Askeri Devrim Komitesi göçmenlerin geri dönmelerine kolaylýk saðlamak amacýyla bu kararý yürürlükten kaldýrdý ve Sovyet hükümetinin hayatlarýna garanti verdikten sonra Azerbaycan Türkleri geri dönmeye baþladý. Geri dönen Azerbaycan Türklerini yerleþtirmek için Dýþiþleri Komiserliði ve Adalet Komiserliði özel program hazýrladýlar. Azerbaycan Türkleri arasýnda siyasi propagandanýn daha geniþ yapýlmasý için Süleyman Nuri Ermenistan Devrim Komitesine üye seçildi.[40] Nuri, Ýran’a giderek Sovyet hükümetinin göçmenlere yardým edeceðini, Taþnak hükümeti zamaný yaþamýþ olduklarý zulmü ve haksýzlýklarý bir daha yaþamayacaklarýný anlatýyordu. Anavatandan zorla göç ettirilmiþ insanlar geri dönmesi sonucunda 1922’de onlarýn sayýsý 77767, 1931’de ise 105838 olmuþtu.[41]

Myasnikyan, Khorhurdayin Hayastan (Sovyet Ermenistan’ý) ve Hayastaný Karmir Banak (Ermenistan Kýzýl Ordusu) gazetelerinde yazdýðý makalede Taþnak hükümetinin devrilmesi ve Sovyet hükümetinin kurulmasýnda Azerbaycan Türklerinin de büyük emeði olduðunu ve Abbaskulu Þadlinski’nin komutanlýk ettiði “Kýrmýzý Tabur”un Taþnaklara karþý kahramanca mücadele verdiðini ifade etmiþtir.[42]

Ermenistan Devrim Komitesi geri dönen Azerbaycan Türklerinin barýnmalarý ve sosyo-kültürel faaliyetlerini ön plana çýkardý. Sovyet hükümetinin ilk yýllarýnda Leninakan, Kirovakan ve Dereçiçek’te eðitim kurslarý düzenlendi. Hatta Ermenistan Halk Komiserleri Sovyeti Baþkaný Sarkis Kasyan Ermenilerin yaþadýðý bölgelerde Ermeni dilinin, Azerbaycan Türklerinin yaþadýklarý bölgelerde ise Azerbaycan Türkcesinin devlet dili olmasý konusunda kararname imzaladý. Azerbaycan Türklerinin toplu yaþadýklarý Amasya, Basarkeçer, Vedi, Karabaðlar, Zengibasar ve Krasnoselo illerinde Azerbaycan Türkçe’si devlet dili olarak kullanýlmýþtýr. Bu illerde 1953’e kadar Ýl Parti Baþkanlarý ve Ýl Sovyetleri Yönetim Baþkanlarý Azerbaycan Türkleri olmuþtur. 1921’de Rençber, Zengi, Kýzýl Þafak ve Komünist, adlý gazeteler yayýnlanmýþtýr. Bundan baþka Sovyet Ermenistan’ý adlý bir gazete de basýlmýþtýr. 1925’den baþlayarak Ermenistan Komünist Partisi, Erivan Bölge Komitesinin, Tarým ve Köy Ýþleri Bakanlýðý ve Adalet Bakanlýðý yayýnlarý arasýnda Azerbaycan Türkcesinde kitaplar ve broþürler yayýnlanmaya baþladý.[43]

1920–1935 tarihleri arsýndaki dönemi araþtýrýrken dikkati çeken bir noktaya açýklýk getirmekte yarar vardýr. Daðlýk Karabað’ýn Ermenistan ile birleþtirilmesini talep eden Ermenistan hükümeti buna paralel olarak Ermenistan’da yaþayan Azerbaycan Türklerinin bazý haklar tanýdý. Bu haklarý öne sürerek görüþme masasýnda Azerbaycan hükümetinden Daðlýk Karabað konusunda taviz vermeyi talep edeceklerdi. Yapýlan uzun tartýþmalardan sonra Karabað’ýn Ermenistan ile birleþtirilmesi talebi reddedildi. Ancak Karabað’a özerklik statüsü verildi. Karabað’ýn Ermenistan ile birleþtirilmesi baþarýsýzlýkla sonuçlandýktan hemen sonra Ermenistan hükümeti Azerbaycan Türklerine tanýdýðý bir çok haklarý geri aldý.

Ermenistan hükümeti Azerbaycan Türklerine ait her ne varsa onlarý ortadan kaldýrmaya, tarih sayfasýndan silmeye çalýþýyordu. 1935’e kadar Ermenistan’da köy, kasaba ve coðrafi yer adlarýnýn % 95’i Azerbaycan Türkcesinde idi. Bu iddiamýzý Çar Rusya’sý zamaný hazýrlanmýþ askeri haritalar doðrulamaktadýr.[44] Burada yaþayan Azerbaycan Türklerini kendi geçmiþlerinden uzaklaþtýrmak için öncelikle yaþadýklarý bölgelerin adlarýný deðiþtirmek gerekiyordu ve Ermeniler zaten bu iþe daha XIX. yüzyýlda baþlamýþtý. Örneðin, 1828’de Ýrevan-Yerevan, 1837’de Kever-Nor-Beyazýt, 1840’da ise Gümrü-Aleksandropol olarak deðiþtirilmiþti.

Ermenistan Yüksek Sovyeti kararý gereðince Azerbaycan Türkcesinde olan coðrafi yer adlarýnýn resmi olarak deðiþtirilmesi 1935’de baþladý. Ne yerli Azerbaycan Türk halkýndan, ne de Azerbaycan devletinden konuyla ilgili ciddi itirazlar gelmediðini gören Ermenistan hükümeti, 1988’e kadar bu konuda 18 karar daha imzaladý.[45] Köy, kasaba ve coðrafi adlar belirli bir plana uygun olarak deðiþtiriliyordu.

1. Azerbaycan Türklerinin tarihi geçmiþini ve soyunu bildiren yer adlarý: Örneðin, Aþaðý Türkmenli-Lusagyuð (Eçmiadzin), Gorçulu-Mrgaþad (Hoktemberyan), Serdarabad-Hoktember (Hoktemberyan), Bayandur - Vaðadur (Gorus), Þirvancýg - Lernakert (Artik).

2. Bazý köy ve kasaba adlarý Azerbaycan Türkcesinde olduðu gibi Ermenice’ye çevrilmiþtir: Örneðin, Armutlu-Tandzut (Hoktemberyan), Taþkala-Karaberd (Ani), Derekent-Dzoraguyð (Gugrak), Dereçiçek-Tsakhadzor (Razdan), Göl-Liçk (Martuni), Güllübulak-Vardakhpyur (Gukasyan).

3. Bazý köy ve kasaba adlarý Sovyet hayat tarzýna uygun “dostluk ve kardeþliði” simgeleyen adlarla deðiþtirilmiþtir: Örneðin, Karakýþlak-Dostluk (Masis), Sultanabad-Þurabad (Amasya), Cücekent-Kýzýlþafak (Kalinin), Aþaðý Necili-Sayat-Nova (Masis), Çanakçý-Sovetakert (Ararat).

4. Bazý köy ve kasaba adlarýný Azerbaycan Türkcesinde olduðu gibi ancak Ermenice telaffuza uygunlaþtýrmakla deðiþtirilmiþtir: Örneðin, Derabbas-Derbas (Sisian), Deliler-Dalar (Artaþat), Eleyez-Aragats (Talin), Erevus-Arevis (Sisian),  Cabud-Kapuyt (Ezizbeyov), Çýrpýlý-Crapi (Ani).

5. Bazý köy ve kasaba adlarýnýn önünde gelen “Yukarý”, “Aþaðý”, “Büyük”, “Küçük” kelimeleri Ermenice’ye çevrilerek “Verin”, “Nerkin”, “Mets”, “Pokr”olarak kullanýlmýþtýr: Örneðin, Yukarý Zaðalý-Verin Zaðalý (Vardenis), Aþaðý Zeyve-Nerkin Zeyve (Eçmiadzin), Büyük Kepenekçi-Mets Kepenekçi (Akhuryan), Küçük Þiþtepe-Pokr Þiþtepe (Gukasyan).

6. 1935’e kadar deðiþtirilen köy ve kasaba adlarý Ermenistan Yüksek Sovyetinin kararý olmadan deðiþtirilmiþtir: Örneðin, Bebirli-Bartsraþen (Ani), Deymedaðlý-Þrvenants (Kafan), Tovuzkala-Berd (Þemþeddin), Þirabad-Prakar (Eçmiadzin). Bazen de iki köyü birleþtirmekle birinin adýný yok ediyorlardý: Örneðin, Aðtala (Kamo), Rehimabad (Masis), Kamýþlý (Vardenis).

Azerbaycan Türklerinin simgesi olan köy ve kasaba adlarýnýn deðiþtirilmesi ile paralel olarak Ermenistan hükümeti 1930-1937’de Stalin’in uyguladýðý komünizm için her türlü tehlikeyi yok etme politikasýný öne sürerek binlerce Azerbaycan Türkünü Orta Asya’ya sürdü. Onlarca köy tamamen boþaltýldý.[46]

1923’de Daðlýk Karabað’a Azerbaycan merkezi yönetimine baðlý özerklik statüsü verilse de Ermeniler Karabað’ýn Ermenistan ile birleþtirilmesi konusunu her zaman gündemde tutmayý baþardýlar. 1918–1923 yýllarýnda geliþen olaylarda önce baðýmsýz Azerbaycan hükümeti, sonra da Sovyet Azerbaycan’ý hükümeti Ermenistan’da yaþayan Azerbaycan Türklerinin hayatýný garanti altýna almak için hiçbir giriþimde bulunmadý. Birinci hükümet 18 aylýk iktidarý boyunca içinde bulunduðu zor þartlardan dolayý bunu yapmaya zaman bulmadý. Ancak Sovyetler zamaný sosyalist ideolojiyi benimseyen Azerbaycan Bolþevikleri, Daðlýk Karabað’a özerklik statüsü verilmesi görüþmelerine baþlarken Ermenistan’ýn Zengezur ve Gemerli bölgesinde toplu halde yaþayan Azerbaycan Türklerine de özerklik verilmesi konusunu hiç tartýþmadýlar.

Karabað’ýn Azerbaycan yönetimine baðlý kalmasý gerçeði ile Ermeniler hiçbir zaman barýþmadýlar. Nitekim, 1945’de Ermenistan Komünist Partisi Genel Sekreteri Arutyunov Stalin’e mektup yazarak Daðlýk Karabað’ýn Ermenistan’a verilmesini rica etti. Stalin, bu konuyla ilgili Azerbaycan Komünist Partisi Genel Sekreteri Baðýrov’un da görüþlerini almayý tercih etti. Baðýrov, Stalin’e yazdýðý mektupta prensip itibarýyla buna karþý olmadýðýný, ancak buna karþý Ermenistan, Gürcistan ve Daðýstan’da Azerbaycan Türklerinin toplu yaþadýklarý bölgelerin Azerbaycan’a verilmesi gerektiðini ifade etti. Ermeniler bu koþullar altýnda Karabað’ýn Ermenistan’a verilmesinin bir anlamý olmadýðýný bilerek konuyu kapattý.[47] Ermenistan hükümeti Daðlýk Karabað’ýn Ermenistan ile birleþtirilmesi konusunu 1964’de Mikoyan ve Ermenistan Komünist Patisi Genel Baþkaný, Khuruþov’la görüþünde Kýrým’ýn Ukrayna’ya verildiðini örnek göstererek Daðlýk Karabað’ýn da Ermenistan ile birleþtirilmesini istedi. Khuruþov ise cevabýnda “Size Daðlýk Karabað’dan Ermenistan’a taþýnmanýz için 24 saat ve 12 bin askeri kamyon vermeye hazýrým”[48] demiþtir. Her ne kadar Karabað konusunda merkezi yönetimden olumlu cevap almasalar da Ermeniler bu konuda hiçbir zaman taviz vermediler ve propaganda faaliyetlerine devam ettiler.

Azerbaycan Türklerinin zorla göç ettirilmesine 1905-1906’da baþlandý. Ermeni ve Rus silahlý çetelerinin saldýrýlarý sonucu binlerle insan öldürüldü veya mecburen göç etmek zorunda kaldý. Göçün ikinci dalgasý 1918-1920’de, üçüncüsü 1948-1953’de, dördüncü ve son göç ise 1988-1989’da yaþandý.

Ermenistan hükümeti nüfusunun az olduðunu ileri sürerek yurt dýþýnda yaþayan Ermenileri Ermenistan’a yerleþtirmek için 1945’den itibaren geniþ propaganda faaliyetine baþladýlar. “Nüfus artýþý programý” Azerbaycan Türklerinin aleyhine “baþarýyla” sonuçlandý. Ermenistan’dan zorla göç ettirilen Azerbaycan Türklerinden daha az sayýda Ermeni kabul edildi. Gerçek amaç nüfus artýrmaksa Azerbaycan Türklerine karþý mecburi göç planý uygulanmadan da dýþarýda yaþayan Ermenileri yerleþtirmek mümkündü. Ancak Ermenilerin amacý Türksüz bir Ermenistan kurmak idi. Dýþarýda yaþayan Ermenilerin Ermenistan’a göç ettirilmesi için uygun ortam 1943’de Tahran konferansýnda ortaya çýktý. Ermeni diasporasý Sovyetler Birliði Dýþiþleri Bakaný Molotov’a müracaat ederek Ýran’da yaþayan Ermenilerin Ermenistan’a göç etmeleri için izin istedi. Molotov Stalin’le görüþtükten sonra izin verildi. Bu konuyla ilgili olarak SSCB Bakanlar Konseyi Azerbaycan’da kýrsal alanlarýn kullanýmý, tarýma elveriþli bölgelerin kurulmasý ve yurt dýþýnda yaþayan Ermenilerin göç ettirilerek Ermenistan’dan göç eden Azerbaycan Türklerinin yaþadýklarý bölgelere yerleþtirilmesi için 23 Aralýk 1947 tarih 4083 No’lu “Ermenistan SSCB’den köylülerin ve baþka Azerbaycan ahalinin Azerbaycan SSCB’nin Kur ve Aras ovalýðýna göç ettirilmesi hakkýnda” ve 10 Mart 1948 tarih 754 No’lu “Göç ettirmenin þartlarý hakkýnda” iki karar verdi.[49] SSCB Bakanlar Konseyinin kararý gereðince Azerbaycan Türkleri üç aþamada- 1948’de 10 bin, 1949’da 40 bin, 1950’de ise 50 bin kiþi göç etmeli idi. Toplam 100 bin kiþinin göç ettirilmesi planlanmýþtý. Bu karara karþý Azerbaycan hükümetinden hiç kimse itiraz etmedi, sadece Bakanlar Konseyi Baþkaný Kuliyev Molotov’a mektup yazarak Ermenistan’dan göç ettirilen Azerbaycan Türkleri Kur, Aras ovalýðýna deðil, coðrafi bakýmdan onlarýn yaþadýklarý ortama daha uygun olan Azerbaycan’ýn kuzey bölgelerine veya Bakü’ye yakýn yerlere göç etmelerine izin verilmesini istedi. Ancak Kuliyev’in bu mektubu cevapsýz kaldý ve Azerbaycan hükümeti 14 Nisan 1948 tarih ve 455 Nolu kararý ile SSCB Bakanlar Konseyinin kararlarýný uygulamaya koydu.

1 Kasým 1948’e kadar Ermenistan’dan Azerbaycan’a 7747 kiþi göç ettirildi. Ayný yýl 2384 kiþiden oluþan 429 aile de kendi baþýna Ermenistan’ý terk ederek Azerbaycan’a geldiler. Aralýk ayýna kadar ise toplam 11007 kiþi Azerbaycan’a göç etti. Göçmenleri Azerbaycan’da barýndýrmakta bazý sorunlarla karþýlaþan hükümet SSCB Bakanlar Konseyine müracaat ederek 1949’da 12–15 bin kiþinin göç ettirilmesini istedi. Ermenistan hükümeti ile görüþtükten sonra 1949 yýlýnda toplam 15713 kiþinin göç ettirilmesi konusunda anlaþma saðlandý. Bunlardan 5420 kiþi ilkbaharda, 10293 kiþi ise sonbaharda göç ettirilmeli idi. Ancak SSCB Bakanlar Konseyi Ermenistan ve Azerbaycan arasýnda varýlmýþ anlaþmaya itiraz ederek 1949’da toplam 40 bin kiþinin göç ettirilmesini talep etti ve konuyla ilgili Bakanlar Konseyine rapor verilmesini istedi. Kuliyev, SSCB Bakanlar Konseyi Baþkan Yardýmcýsýna müracaat ederek ciddi sorunlarla karþýlaþtýklarýný ve 1949 yýlýnda toplam 10 bin kiþinin göç ettirilmesini talep etti. 1953’e kadar devlet 53 bin kiþiyi Azerbaycan’a göç ettirdi. Bir o kadar da kendi baþýna göç ederek Azerbaycan’a yerleþti.[50] Göçmenleri yerleþtirmek için Azerbaycan’da hiçbir altyapý iþleri tamamlanmamýþtý. Ýnsanlarýn barýnacak yerleri ve yiyecekleri yoku.

Stalin’in ölümünden sonra göç durduruldu ve daha sonra göç edenlerin bir çoðu geriye dönmeye baþladý. Arþiv belgelerinin araþtýrýlmasýndan Ermenistan’dan Azerbaycan’a 100 bin kiþi deðil 144.654 kiþi göç ettirilmiþtir.[51] Göç ettirilen bu insanlarýn yaklaþýk 1/3’i açlýk ve hastalýk gibi nedenlerden hayatýný kaybetmiþtir.[52] Zorla göç ettirilen 144.654 kiþiden hiç biri Karabað’a sokulmadý. Göçmenlerin bazýlarý Karabað’a yerleþmek isteseler de devlet güç kullanarak onlarý geri götürdü. Örneðin, birkaç aile Martuni ilinin Giþi ve Hunuþnak köyünde sýðýnsalar da Azerbaycan Göç Ettirme Komisyonunda üst düzey görevlerde bulunan Ermeniler onlarý zorla çýkardýlar.

1949’de göç süreci baþlayýnca Abovyan Üniversitesinin Azerbaycan Türkcesinde eðitim veren dört fakültesi, bir yüksek okul, yüzlerce orta okul ve lise kapatýldý.[53] Bununla Azerbaycan Türklerine ait ne varsa yok edilmeye çalýþýlýyordu.

Ermenistan’dan Azerbaycan’a göç ettirilmiþ insanlarýn yaklaþýk %45’i Stalin’in ölümünden sonra geri döndü. Hükümet ve yerel yönetim geri dönen insanlara elinden geldiði her türlü haksýzlýklarý yapýyor, yerleþme ve barýnmalarýna engel oluyordu.

1948-1953’de Azerbaycan Türklerinin zorla göç ettirilmesi olayýný deðerlendirirken þu sonuçlarý çýkarabiliriz; amaç, nüfus sayýsýný arttýrmak deðil, Azerbaycan Türklerini tamamen göç ettirmek veya hiç deðilse sayýlarýný çok aza indirmek, Azerbaycan Türklerine ait okul, lise, yüksek okul, üniversite, kültür merkezi ve baþka sosyal faaliyet merkezlerini kapatmaktý.

Ermenistan Komünist Partisi Merkez Komitesinin Ocak 1975 tarihli genel toplantýsýnda konuyla ilgili sunulan raporlarda Azerbaycan Türklerinin boþalttýðý 476 köye Ermenilerin yerleþtirilmediði ve bu köylerin boþ kaldýðýnýn[54] gösterilmesi bu iddiayý doðrulamaktadýr.

Ermenistan hükümeti 1988’e kadar Azerbaycan Türklerine karþý her tür baský araçlarýný kullanmýþtýr. 1948-1953’de 100 bin kiþinin göç ettirilmesi planlanmýþtý ancak uygulamada bazý sorunlar ortaya çýktý ve Stalin’in ölümünden sonra ise göç tamamen durduruldu. 1960’lý yýllara gelindiðinde ise Erivan ve Ermenistan’ýn bütün illerinde yüksek görevlerde bulunan Azerbaycan Türklerinin kanunsuz olarak iþten çýkarýlma süreci baþladý.[55] 1965’de Ermenistan hükümeti Moskova’dan sözde Ermeni soykýrýmýnýn 50. yýldönümünü anmak için izin aldý. 24 Nisan’da 400 bin kiþinin katýldýðý mitingde “Batý Ermenistan (yani Anadolu) Bizim Olmalýdýr!”, “Daðlýk Karabað Bizimdir!”, “Nahçivan Ermenistan Topraðýdýr! sloganlarýyla Azerbaycan ve Türkiye’ye karþý gösteriler yapýldý.[56] Bu tarihten itibaren hükümetin ve Ermenilerin Azerbaycan Türklerine karþý baskýlarý daha da arttý. Her yýl düzenlenen anma törenlerinde Ermeni gençleri Azerbaycan Türklerinin yaþadýklarý bazý köylere hücum ederek taraflar arasýnda ciddi sorunlara neden oluyorlardý. Ermenilerin iddia ettiði gibi Karabað harekatý 1980’li yýllarýn ikinci yarýsýndan sonra Gorbaçov yönetiminin uyguladýðý glasnost (açýklýk, aleniyet) ve perestroyka’nýn (yeniden yapýlanma) politikasýnýn sonucu deðildir. Taþnak Komitelerinin Azerbaycan ve Türkiye’ye karþý uyguladýðý politika Sovyet Ermenistan’ýn resmi politikasý olmuþtur. 1988’e kadar Ermenistan’da Azerbaycan ve Türkiye düþmanlýðýný anlatan yüzlerce kitap basýlmýþtýr. Hatta ortaokul ve lise tarih kitaplarýnda sözde Ermeni soykýrýmýndan bahsedilmiþ, Türklerin Ermenileri katlettiði ifade edilmiþtir. Ermeniler “mets yegern” (büyük katliam) konusunu Ermenistan Sovyet ansiklopedisinde daha geniþ olarak ele almýþlardýr. Nitekim, ansiklopedinin bütün ciltlerinde Türkiye’de Ermenilerin yaþadýðý köylerin adý verilmiþ ve köy sakinlerinin Türkler tarafýndan katledildiði yazýlmýþtýr.[57] 1960’lý yýllardan baþlayarak Ermenistan hükümeti gayrý-resmi olarak Ermeni yazarlarý ve tarihçilerini 1918–1920 Taþnak hükümetinin Ermenistan’ýn milli devlet kurumu ve Karabað’ýn Ermeni topraklarý olduðu propagandasýný yapmalarý için örgütledi. Ermeni hükümetinin örgütlediðini iddia ediyoruz, çünkü o zamanlar merkez ve yerel yönetimin izni olmadan hiç kimse bu iþe kalkýþamazdý, kalkýþsa bile baþarýlý olamazdý.  

1976’da Sovetakan Grakanutyun (Sovyet Edebiyatý) dergisinin 8. sayýsýnda editör Stepan Kurtikya’nýn “Milli Özgürlük Mücadelesinin Vakayinamesi” adlý bir makalesi yayýnlandý. Kurtikyan, Taþnaksutyun hükümetinin iki yýllýk iktidarýnýn Ermenilerin özgürlük mücadelesinin þerefli sayfasý olduðunu, Sovyet hükümetinin ise Ermenilerin baðýmsýzlýk tarihini silmeye çalýþtýðýný ifade etmiþti.[58] Makale büyük yanký uyandýrdý, Ermenistan Komünist Partisi Merkez komitesinde tartýþýldý ve Kurtikyan “ciddi” bir þekilde eleþtirildi.     

1980’li yýllarýn baþlarýndan itibaren Ermenistan’ýn ayrý-ayrý bölgelerinde Azerbaycan Türklerine karþý saldýrýlar baþladý. 24 Nisan 1983’de Zengibasar’da (Masis) bir gurup Ermeni Azerbaycan Türklerinin düðününü basarak bir çok insaný yaraladýlar. Ermeniler, Türklerinin mezarlarýný daðýtmaya baþladý. Bu olayý Zengibasar Emniyet Müdür Yardýmcýsý Anastas Ýskenderyan organize etmiþti. Ermenilerin bu tutumu ciddi karýþýklýða neden oldu. Ýtiraz seslerini duyurmak için Zengibasar’ýn Azerbaycan Türk ahalisi Türkiye-Ermenistan sýnýrýna toplanarak sýnýr hattýný geçmeye çalýþtýlar. Moskova’nýn müdahale etmesiyle çýkabilecek olaylar önlendi. Olaylarýn sorumlusu olarak Zengibasar Komünist Parti Komitesi Baþkan Yardýmcýsý Azerbaycan Türkü olan Memmedov görevinden alýndý.[59]  Bu olaydan sonra Azerbaycan Türklerine karþý resmi hükümet dairelerinden ciddi baskýlar yapýlmaya baþlandý. Üst düzey görevlerde bulunan Azerbaycan Türkleri görevlerinden alýndý.

1988-1989’da Azerbaycan Türklerinin Katliamý ve Tehcir Edilmesi

1987 sonlarýna doðru Karabað sorununun ortaya atýlmasýyla durum daha da ciddileþti, Ermenistan’da yaþayan Azerbaycan Türkleri ciddi tehlikeyle karþý karþýya kaldý. 1987’den baþlayarak Ermeniler Karabað’ýn Ermenistan’a birleþtirilmesi konusunu uluslararasý gündeme taþýmaya baþladý. 18 Kasým 1987’de Gorbaçov’un ekonomik danýþmaný Abel Aganbekyan Fransa’nýn L’Humanite gazetesine verdiði demeçte Karabað’ýn ekonomik ve siyasi “sorunlarý” hakkýnda bilgi vererek Karabað’ýn Ermenistan’a birleþtirilmesi gerektiðini ifade etti.[60] Aganbekyan’nýn bu konuþmasýný Avrupa ve Amerika’daki Ermeni gazeteleri manþetten verdi. Moskova, Aganbekyan’ýn verdiði demeçle ilgili açýklama yapmaktan kaçýndý. Bu Ermenileri daha da cesaretlendirdi, artýk, Erivan sokaklarýnda yapýlan mitinglerde sadece Daðlýk Karabað’ýn deðil, Nahçivan’ýn da Ermenistan ile birleþtirilmesi gerektiði bildiriliyordu. 1988’de on binlerce Ermeni sokaklara çýkarak Sovyet bayraðýný yaktýlar ve Ermenilerin bölücü faaliyetlerini eleþtirdiði için Pravda (Gerçek) gazetesinin yayýnlanmasýný engellediler.

20 Þubat 1988’de Daðlýk Karabað Halk Delegeleri Yüksek Sovyeti, bölgenin Ermenistan’a birleþtirilmesi hakkýnda karar aldý. Azerbaycan Yüksek Sovyeti bu kararý reddettikten sonra olaylarýn yönü tamamen deðiþti. Ermenistan’da yapýlan mitinglerde Azerbaycan Türklerinin derhal ülkeyi terk etmeleri isteniliyordu. Mayýs ayýndan itibaren Ermeni silahlý çeteleri Azerbaycan Türklerinin yaþadýðý köylere hücum etmeye baþladý. Ermenistan güvenlik güçleri Azerbaycan Türklerine karþý yapýlan saldýrýlarý önlemektense, çetelerle birlikte hareket ediyor, Azerbaycan Türklerinin yaþadýklarý köyleri derhal boþaltmalarýný istiyordu. Ermenistan radyo ve televizyonu da gerçek dýþý haberler yayýnlayarak, etnik düþmanlýðý daha da alevlendiriyordu. Mayýs 1988’den itibaren Azerbaycan Türklerine karþý yapýlan baskýlar daha da arttý. Onlara gýda ürünleri ve günlük tüketim mallarý satýlmýyor, hastanelerde saðlýk hizmetleri verilmiyordu. Ermenilerin baskýlarýna dayanamayan, Azerbaycan hükümetinden hiçbir destek almayan Azerbaycan Türkleri baskýlara dayanamayarak, Azerbaycan’a göç etmek zorunda kaldý. 230 bin[61] Azerbaycan Türkü yüzyýllardýr yaþadýklarý topraklardan zorla çýkarýldý. 1988–1989 yýllarýný arasýnda toplam 214 kiþi[62] Ermeniler tarafýnda katledildi. 1918 olaylarýnda binlerce Azerbaycan Türkünü katleden Njde’nin anýsýna Mart 1989’da Gafan’da dikilen anýtýn açýlýþ töreninde bir konuþma yapan Gafan Ýl Komünist Parti Baþkaný Mkrtçyan þöyle demiþti: “...Siz çok çalýþtýnýz, ancak Ermenistan’dan Azerbaycan Türklerini çýkaramadýnýz. Sizin büyük arzunuzu torunlarýnýz yerine yetirdi. Þimdi, Ermenistan’da bir kiþi olsun bile Azerbaycan Türkü kalmamýþtýr”.[63] Zengibasar, Vedi, Basarkeçer (Vardenis), Amasya ve Erivan’da yaþayan Azerbaycan Türkleri daha zor þartlar altýnda göç etmek zorunda kaldý. Ermenistan Bakanlar Konseyi eski Baþkan Yardýmcýsý Arutyunyan’ýn elebaþý olduðu silahlý Ermeni çeteleri köylere hücum ederek evleri yaðmaladý, Azerbaycan Türkleri zorla göç ettirildi. 1989’da Ermenistan’da yaþayan Azerbaycan Türklerinin tamamý Ermenilerin yaptýðý zulme dayanamayarak Azerbaycan’a sýðýndý.

Sonuç

XIX. yüzyýlýn baþlarýndan itibaren Azerbaycan topraklarýna yerleþmeye baþlayan Ermeniler 1918’de Ermenistan Cumhuriyetini kurmayý baþardýlar. Ýki yýl baðýmsýz olan Ermenistan 1920’de Sovyetler tarafýnda iþgal edildi ve Sovyet Ermenistan’ý kuruldu. Hem 1918-1920 döneminde hem de Sovyet Ermenistan’ý zamaný burada yaþayan Azerbaycan Türkleri zorla göç ettirildi veya katledildi. Ermeniler “Ermenistan Ermenilerindir” projesinin som aþamasýný 1988’de hayata geçirebildiler. 1948–1953 ve 1988’de Azerbaycan Türklerinin zorla göç ettirilmesiyle Sovyetler Birliði Anayasasýnda öngörülen insan haklarý, uluslararasý hukuk normlarý ve milli eþitlik hukuku ihlal edilmiþtir. 1936 SSCB ve Azerbaycan SSC Anayasalarýnda öngörülen (m.5) referandum yürürlüðe konmamdan 144.654 kiþi göç ettirilmiþ, bütün milletlerin kanun karþýsýnda beraberliði (m. 36) temin edilmemiþtir.

Ermenistan bu gün de Azerbaycan Türkleri ve Türkiye’ye karþý toprak talepleri ileri sürmektedir. Karabað’ýn Ermenistan tarafýndan iþgal edilmesiyle bir milyondan fazla insan yaþadýklarý topraklardan kovulmuþtur.

Ermeni mezaliminin bir baþka yüzü olan ve üzerinde pek durulmayan Azerbaycan Türklerinin yaþadýðý katliam konusu gündeme getirilmeli ve Azerbaycan Türklerinin hak sesi dünya kamuoyuna duyurulmalýdýr. Yýllardýr hiç durmadan artan sözde Ermeni soykýrým kýþkýrtmacýlýðý tarihi gerçekleri saklamak ve saldýrgan tutum sergilemek dýþýnda hiçbir amaca hizmet etmiyor. Bu nedenle, Ermeni mezalimini unutmamak ve sözde “tarih dersi” vermek isteyenlere gerçek tarihi anlatmak, bu güne kadar üzerinde pek durulmayan konularda odaklanmak gerekmektedir. Kuþkusuz, bu araþtýrmalar salt araþtýrma olarak kalmamalý daha sistematik çalýþmalara da ön ayak oluþturabilmesi için çaba sarf edilmelidir.



[1] Ý. Memmedov ve S. Asadov, Ermenistan Azerbaycanlýlarý ve Onlarýn Acý Kaderi, Bakü, Azerbaycan Yayýnevi, 1992,  s. 8.
[2] Bu konuda daha geniþ bilgi için bakýnýz: Kirakos Gandzaketsi, Ýstoriya Armenii, Eski Ermenice’den çeviren: T. Ter-Grigoryan,  Bakü, 1946.  Suren Ayvazyan, Ýstoriya Rossii. Armyanskiy Sled, Moskova, Kron-Press Yayýnevi, 2000.
[3] Esat Uras, Tarihte Ermeniler ve Ermeni Meselesi,  Ýstanbul, 1987, Belge yayýnlarý,  s. 3-4.
[4] Þenol Kantarcý, Ermeni Sorunu: “Ezilmiþ Millet Kimliðiyle Meselenin Psikolojik Boyutu,  Yeni Türkiye, Ocak-Þubat 2001,  Yýl 7, Sayý 37,  s. 510.
[5] Arþiv Belgelerine Göre Kafkaslarda ve Anadolu’da Ermeni Mezalimi, I, 1906–1918,  Ankara,  T. C. Baþbakanlýk Devlet Arþivleri Genel Müdürlüðü Osmanlý Arþivi Daire Baþkanlýðý,  Yayýn No:23,  s. 3.
[6] M. Hakký Çaþýn, “Ermenistan Silahlý Kuvvetleri”, Avrasya Dosyasý, Cilt: II, Sayý: 4, (Sonbahar 1995–1996), s. 48
[7] Ünlü Rus tarihçisi B. Piotrovski Urartu devletinin bir Ermeni devleti olmadýðýný iddia etmektedir. Piotrovski’ye göre MÖ. IX.yüzyýlda  Ermeniler veya Ermeni soyundan olan bir kabile Urartu’nun zayýfladýðý zaman hücum ederek iþgal etmiþ ve oraya yerleþmiþlerdir. Bir çok tarihçi de Piotrovski’nin iddialarýný kabul etmektedir.
[8] Bu konuda daha geniþ bilgi için bakýnýz: F. Memmedova, Azerbaycan’ýn Siyasi Tarihi ve Tarihi Coðrafyasý, Bakü, 1993, Azerbaycan Devlet Yayýnevi.
[9] Ayvazyan, Ýstoriya Rossii..,  s-34-77.
[10] Bu konuda daha geniþ bilgi için bakýnýz:  Kolýbel Çeloveçestva-na Territorii Ýstoriçeskoy Armenii;
http://www.azg.am/_RU/20020108/2002010817.shtml
[11] Vartan Khaçaturyan,  “Stanovlenie Armyanskikh Koloniy v Rossii”, Planeta Diasporý,  Moskova, 2000,   No: 1-2, s. 85.
[12] Rehimoðlu , Silinmez Adlar...,  s. 13.
[13] Araz Aslanlý, Tarihten Günümüze Karabað Sorunu, Avrasya Dosyasý, Ýlkbahar 2001, Cilt: 7, Sayý: 1,  s. 394.
[14] Ýsmayýlov, Azerbaycan XIX-XX. yüzyýlýn Baþlarýnda,  Derleyen: Ýgrar Aliyev, Azerbaycan tarihi, Bakü, 1993, Bilim Yayýnevi,  s. 204.
[15] Parsamyan, Ýstoriya Armyanskogo Naroda, Erivan, 1972, Hayastan Yayýnevi, s. 6.
[16] Memmedov,  Ermenistan Azerbaycanlýlarý ve..., s. 5-16.
[17] Aralýk ayý Rusça’da Dekabr demek. Ýsyan Dekabr ayýnda çýktýðý için isyancýlara Dekabristler deniliyordu.
[18] T. Veliyev ve.b, Azerbaycan Tarihi, Bakü, Maarif Yayýnevi, 1998, s. 12.
[19] Rehimoðlu , Silinmez Adlar...,  s. 18-19.
[20] Parsamyan, Ýstoriya Armyanskogo..., s. 64.
[21] Parsamyan, Ýstoriya Armyanskogo..., s. 65.
[22] Þavrov,  Novaya Ugroza Russkomu Delu v Zakavkasye: Predstoyaþaya Rasprodaja Mugan Ýnorodtsam, Petersburg, 1911, ss. 59–61. Aktaran: S. Asadov, Ermenistan Azerbaycanlýlarýnýn Tarihi Coðrafyasý, Bakü, Gençlik Yayýnevi,  s. 26.
[23] Parsamyan, Ýstoriya Armyanskogo.  s. 71.
[24] Parsamyan, Ýstoriya Armyanskogo..., s 80.
[25] Rehimoðlu , Silinmez Adlar...,  s. 62.
[26] Parsamyan, Ýstoriya Armyanskogo..., s 66. 28 Hasan Nifteliyev, 50 Yýl Önce Azerbaycanlýlarýn Ermenistan’dan Deportasiyasý Baþladý, Derleyen:  Veliyev , Deportasiya, Azerbaycan Ansiklopedisi Yayýnevi s. 309
[28] Memmed Seid Ordubadi, Kanlý Yýllar, Bakü, 3 No’lu Yayýnevi, 1991,  s. 8-9.
[29] Gerard J. Libardian, Ermenilerin Devletleþme Sýnavý, Çev; Alma Taþlýca, Ýstanbul, 2000, Ýletiþim Yayýnevi,  s.117.
[30] Ermenistan’da yaþayan Azerbaycanlýlar konusunda daha geniþ bilgi almak içim Bakýnýz: Derleyen:  Asadov,  Ermenistan Azerbaycanlýlarýnýn ..., ss. 28–30.
[31] Ordubadi, Kanlý...,  s 126-130.
[32] Rehimoðlu , Silinmez Adlar...,  s.  30.
[33] Eldar Ýsmayýlov, Azerbaycan Tarihi, Bakü, 1995, Öðretmen Yayýnevi,   s. 5.
[34] Ayvazyan, Ýstoriya Rossi...,  s. 487.
[35] A. Lalayan,  Kontrevalyutsionnýy Daþnakstyun i Ýmperialistiçeskaya  Voyna 1914-1918. Azerbaycan Bilimler Akademisi Haberleri, Felsefe ve Hukuk Sayýsý, 1989,  No 4, s. 50. Aktaran: V. Arzumanlý, 1918 Katliamý, Bakü, 1995, Öðretmen Yayýnevi,  s.58.
[36] Arzumanlý, 1918 Katliamý...,  s. 59.
[37] Arzumanlý, 1918 Katliamý...,  s. 61.
[38] Z. Korkodyan, Sovyet Ermenistan’ýn Nüfusu. 1831-1931, s.184. Derleyen: Asadov, Ermenistan Azerbaycanlýlarýnýn ..., s. 35.
[39] A. Lalayan,  Ýstoriçeskie Zapiski,  Cilt 2, 1938,  s. 80.
[40] Memmedov,  Ermenistan Azerbaycanlýlarý ve..., s.  35.
[41] Asadov, Ermenistan Azerbaycanlýlarýnýn Tarihi..., s. 49.
[42] Memmedov,  Ermenistan Azerbaycanlýlarý ve..., s.  36. 32  Asadov, Ermenistan Azerbaycanlýlarýnýn Tarihi.., s. 50.
[44] Ý. Veliyev , Deportasiya,   s. 386
[45] Nazim Mustafa,  Ermeni Sahtekarlýðý-Ermeni Ýhaneti, Derleyen: Veliyev, Deportasiya,  s. 155.
[46] Bu konuda daha geniþ bilgi için bakýnýz: Emir Guliyev, Göçürülme (1948-1953), Derleyen: Veliyev, Deportasiya, s.  210.
[47] Veliyev, Deportasiya, Derleyen: Veliyev, Deportasiya, s.  78. 37  Yurii Pompeev, Krovavýy Omut Karabaxa, Bakü, Azerbaycan Yayýnevi,  1992,  s.19-20.
[49] Guliyev, Göçürülme..., s. 210.
[50] Memmedov,  Ermenistan Azerbaycanlýlarý ve..., s. 49
[51] Zakir Serdarov, En Büyük Tarihi Adaletsizlik, Derleyen: Veliyev, Deportasiya,  s. 279
[52] Memmedov,  Ermenistan Azerbaycanlýlarý ve..., s. 49
[53] Atahan Paþayev, Göçürülme, Derleyen: Veliyev, Deportasiya, s.  67.
[54] Memmedov,  Ermenistan Azerbaycanlýlarý ve...,  s. 50.
[55] 1988’e kadar sadece Ermenistan’ýn Amasya ilinde Ýl Komünist Parti Genel Baþkaný Yýldýrým Baðýrov olmuþtur. Kendisine karþý birkaç defa  suikast edilse de, hafif býçak yarasý alarak kurtara bilmiþtir.  Amasya ilinde yaþayan Azerbaycan Türklerinin güvenli bir þekilde Azerbaycan’a ulaþmalarýný saðlamýþtýr.
[56] Asadov, Ermenistan Azerbaycanlýlarýnýn Tarihi...,  s.55
[57] H. Cabbarlý, Rusya’da Ermeni Diasporasý: Oluþumu ve Faaliyetleri, Ermeni Araþtýrmalarý, Ankara, Eylül-Ekim-Kasým, 2001, Sayý: 3,  s. 141.
[58] Taþnaksutyun Partisinin tarihi için bakýnýz: Eduard Oganesyan, Vek Borbý, Moskova, 1991, Feniks Yayýnevi,  s. 19.
[59] Rehimoðlu , Silinmez Adlar...,  82
[60] Pompeev, Krovavýy Omut...,  s. 20.
[61] United Nations Development Programme, The Report on the Status of  Women of Azerbaijan Republic,  p.51
[62] Asadov, Ermenistan Azerbaycanlýlarýnýn Tarihi...,  s. 61.
[63] Asadov, Ermenistan Azerbaycanlýlarýnýn Tarihi...,  s. 62.

 ----------------------
* -
- ERMENÝ ARAÞTIRMALARI, Sayý 4, Aralýk 2001 - Ocak-Þubat 2002
    ï¿½ï¿½eri�e Yorum Yaz    Yazd�r    Tavsiye Et

   «  Geri
Yorumlar

Hen�z Yorum bulunmamaktad�r.


 
 
ERAREN - Ermeni Ara�t�rmalar� Enstit�s�

Bu site en iyi 1024 x 768 �z�n�rl�kte g�r�nt�lenir.