Anasayfaİletişim
  
English

Önemli Bir Ermeni Kaynağı: Trans - Caucasian Post Gazetesi

Dr. Enis ŞAHİN*
ERMENİ ARAŞTIRMALARI, Sayı 6, Yaz 2002

 
Tarihî materyal olarak gazeteler, yayınlandıkları dönemin en önemli kaynakları arasında kabul edilmektedirler. Düzenli olarak yayımlanan bir gazete, yayınlandığı dönemin belli başlı özelliklerini yansıttığı gibi, yayınlandığı zaman ve mekân hakkında da çok önemli bir bilgi kaynağıdır. Bazı gazeteler, belli bir bölgede, belli amaçları halka iletmek, empoze ve kabul ettirmek için de yayımlanmış olabilirler. Bu tür gazeteler tam anlamıyla bir propaganda aracıdırlar. Bu çalışma, bu amaçla yayımlanmış bir gazetenin incelenmesini içermektedir. Söz konusu yayın organı, Trans-Caucasian Post[1] adlı gazetedir. Gazete, Ermeniler tarafından Tiflis’te İngilizce olarak çıkarılmış, Maverâ-yı Kafkasya’ya[2] ait Ermeni düşünce ve bakış açısını yansıtan bir propaganda aracı mahiyetindedir. Gazetenin yayımlandığı dönem, Osmanlı devletinin 30 Ekim 1918 tarihli Mondros Mütarekesi’ni imzalayıp, Kafkasya ile ilgili bağlantılarını kopardığı ve bölgeden çekildiği bir döneme tesadüf etmektedir. Mütareke hükümlerince, Batum üzerindeki İngiliz tahakkümü de bilindiğine göre, Mayıs 1918’de Almanya kontrolünde bağımsızlık ilanında bulunmuş olan Gürcistan’ın merkezinde böyle bir gazetenin çıkarılması, İngilizlerin Gürcistan’ı ve tabiî ki, Maverâ-yı Kafkasya’yı kendi kontrollerine almaları yönünde Ermenileri de kullanmak suretiyle hayata geçirmeye çalıştıkları bir projeye hizmet amacını gütmektedir.

Gazetenin ilk nüshası[3], 21 Şubat 1919 Cuma günü çıkarılmış ve haftada[4] iki kez yayınlanmıştır.  Altıncı sayıya kadar Cuma ve Salı, yedinci sayıdan itibaren Cumartesi ve Çarşamba günleri yayınlanan gazetenin fiyatı 1 rubledir. Dört sayfa olarak neşredilen gazetenin, her sayfasında eşit büyüklükte üç sütun bulunmaktadır. Gazetenin sahipleri olarak, M. Eprikian ve H. Mayelian adlı Ermenilerin isimleri kayıtlıdır ki, bu kişiler aynı zamanda gazetenin basıldığı Mamoul Press Basımevi’nin de sahipleridirler.[5] Matbaa, Tiflis’te Loris Melikovskaya Sokağı, No. 22’dedir[6].Gazetenin ilk nüshasındaki kayıtlara göre, Trans-Caucasian Post’un editör ve yayımcısı, S. Melikian adlı bir Ermeni’dir.[7] Editör ofisi olarak da, Beboutovskaia Street, No. 37 kaydı mevcuttur. Ayrıca gazete okuyucularından, her türlü ilân ve yazılara ait tüm meseleler için Lermontovskaia 12, “Aratch”taki editörün ofisine müracaat etmeleri istenilmiştir. Bu işle ilgili sorumlu kişi olarak, Mkrtichian adlı başka bir Ermeni’nin adı kayıtlıdır.[8] Gazetede yayımlanan reklamlar, sürekli olarak son sayfada yer almaktadır.

Trans-Caucasian Post gazetesi, Ermeniler tarafından çıkarılan, Ermeni düşüncesini ve bakış açısını yansıtan ve İngilizce olarak Tiflis’te yayınlanan bir gazete olmasından dolayı birtakım hususiyetler ihtiva etmektedir. Gazetenin ilk bakışta dikkat çeken en önemli özelliği, gazete adının hemen üstünde, “To serve Armenia is to serve Civilisation” W. Gladstone” (Ermenistan’a hizmet, medeniyete hizmettir)  yazısının mevcudiyetidir.[9]  Türk düşmanlığıyla tanınmış İngiliz siyasetçi Gladstone’un bu sözünün gazetenin baş kısmında ve her sayısında neşredilmesi, onun yayın politikasını açık bir şekilde ifade etmektedir. Bilindiği gibi, William E. Gladstone 1880 yılından itibaren İngiltere’de Liberal Parti vasıtasıyla birkaç defa başvekillik mevkiine gelmiş, bu devletin Osmanlı devletine karşı takip etmiş olduğu denge politikalarını değiştirerek, saldırgan bir siyaset izlemesinde başlıca rolü oynayan siyasetçilerden birisi olmuştur.[10] Hatta Gladstone çok ileri giderek, “Muhakkak ki bu Türkler medeni milletler arasında yaşamaya layık değiller!.... Alçak katiller sürüsü Asya’ya dönsün!” diyecek kadar hakaret sınırlarını fazlasıyla aşmıştı[11]. Gladstone’un gazetedeki sözleri bu ifadeleri ile birleştirildiğinde, durum daha da açıklık kazanmaktadır.

Ermeniler lehine ve Türkler aleyhine olan bu yaklaşımlar, doğal olarak Ermeniler tarafından da büyük destek görmüştür. Gazetenin ilk nüshasında editör tarafından kaleme alınan  “Hearty Welcome/Samimi Karşılama” adlı başmakalede, şu ilginç ifadeler mevcuttur: “İngiltere’deki Büyük Britanya halkıyla konuşmak için bu ilk fırsatımızdır. Milletimizden Büyük Güçlere ilk sözlerimiz, hoş geldiniz sözleriyle onları selamlamak olmalıdır... Ermeni halkı yüzyıllardır Türk sultanlarının zalimliği altında ıstırap çekti. Büyük Glaldstone’un adlandırdığı gibi, biz, ‘Kızıl Sultan’la huzurlu bir hayat sürmedik. Türk politikalarının bize hakimiyeti, ateş ve kılıçla olmuştur. Biz özgürlük istedik... Byron ve Gladstone gibi büyük İngilizler, bizim talihsizliğimizle ilgilendiler... Büyük Britanya’nın küçük ve sadık müttefiki olan Ermenistan, güçlü İngiliz milletine, en samimi dileklerini bildirmektedir.”[12] Görüldüğü üzere, İngilizlerin bu girişimlerine, Ermeniler nazire yapmaktan geri durmamışlardır. Hatta gazetenin ikinci nüshasında, Gladstone’un yukarıda ifade edilen sözünü başlık olarak kullanan bir başyazı yayımlanmıştır. Bu yazıda da Türk düşmanlığıyla birlikte Ermeni-İngiliz yakınlığı üzerinde durulmuştur.[13] Gazetenin müteakip sayılarında da, bu durum açık bir şekilde kendisini belli etmektedir.

Gazetenin elde mevcut diğer nüshalarının başyazılarına kısaca göz atmak, gazetenin genel yayın politikası hakkında oldukça faydalı bilgiler verecektir. 28 Şubat 1918 tarihli “Transkafkasya Cumhuriyetleri[14] Konferansı” adlı başmakalede, Azerbaycan, Gürcistan, Ermenistan ve Kuzey Kafkasya Cumhuriyetlerinin yakın gelecekte bir konferansa davet edilmelerinin beklendiği ifade edilmekte ve bölgeye ait önemli gelişmelerin Rusya’nın dağılmasıyla birlikte başladığı belirtilmektedir. Bu aşamada Rus ihtilallerinden sonra Maverâ-yı Kafkasya’da 1918 yılında meydana gelen ilişkiler üzerinde durulmakta, özellikle Türk-Alman ittifakıyla bölgedeki milletlerin yaptığı mücadele anlatılmaktadır. Bunlar yapılırken de, Gürcistan ve Azerbaycan’ın Türkiye ve Almanya’ya hemen boyun eğdiklerini, ancak Ermenistan’ın ümitsiz de olsa Türkiye’ye karşı mücadelesini son ana kadar devam ettirdiği özellikle vurgulanmaktadır.[15]

4 Mart 1919 tarihli “Nuri ve Mürsel Paşa” adlı yazıda, Kafkas Cephesindeki önemli kumandanlardan Nuri ve Mürsel Paşaların, Mondros Mütarekesi’nin hükümlerini yerine getirmedeki isteksizlikleri ve Ermeni kıyımının düzenlenmesindeki suç ortaklıkları nedeniyle, İngilizler tarafından tutuklandığı haberi büyük memnuniyet hisleriyle verilmiştir. Bu haberin devamında ise, Ermenilerle ilgili İtilaf devletlerinin ilgisi hakkında şu yorum yapılmıştır: “Savaş patlak verdiğinde ve Türkiye dünyanın en büyük suçu olan masum Ermeni kurbanlarının yüz binlercesinin hayatları hakkındaki kararı uygulama alanına koyduğunda, Müttefikler bütün sorumluluğun, savaşta yaptıklarına bir cevap vermek zorunda olan Türkiye’ye ait olduğunu bildirdiler. Sorumlu kişiler arasına bugün iki isim daha eklendi: Nuri Paşa ve Mürsel Paşa. Onların her ikisi de, Bakû, Şeki ve Şirvan kıyımlarının[16] baş oyuncularıydı... Adalet saati geldi. Biz adil bir yargılamadan başka bir şey istemiyoruz. Bu talep bizim hakkımızdır ve Müttefiklerimizin görevi de hakkımızı onaylamaktır.”[17] Yani Ermeniler, “intikam saatinin” geldiğine inanıyorlardı.

“Milletler Cemiyeti” adlı makalede ise, Koalisyon, Müttefikler, Anlaşma devletleri gibi kavramın yerini Milletler Cemiyeti’nin alacağı ve dünyanın bundan böyle herhangi bir karışıklığa girmesi durumunda, bu gücün müdahaleci olacağı savunuluyordu.[18] Bundan anlaşılan odur ki, Ermeniler bundan böyle herhangi bir “Türk tehlikesi” ile karşılaştıklarında, büyük devletlerin onların savunucusu durumunda olacaklarını çok iyi biliyorlardı. Nitekim yakın gelecekteki gelişmeler, onları haklı çıkaracak nitelikte gerçekleşmiştir.

Trans-Caucasian Post gazetesinin 6. sayısındaki “Karabağ” adlı yazı ise, Ermenilerin Karabağ ile ilgilerini İtilaf devletleri nazarında kuvvetlendirmeye yönelikti. Bu yazının konusu, tüm Karabağ bölgesinin genel valisi olarak aday gösterilen Azerî asıllı Doktor Sultanof idi. Ermeni düşüncesine göre, Sultanof, Enver Paşa’nın ajanıydı ve şimdiye kadar Kafkasya’da Türkiye’nin işini kolaylaştıracak bir politika izlemişti. Oysa “Türk Ordusu’na karşı kendisini çok büyük bir cesaretle müdafaa etme başarısını gösteren bu soylu dağlılar bölgesi, tüm Transkafkasya’yı işgal eden Türk-Alman birliklerine karşı da hürriyetlerini koruyabilmişti.” Editöre göre, o ana kadar bu konudaki isteklerini kabul ettiremeyen Azerbaycan, şimdi böyle bir atamanın yapılmasıyla, isteklerini gerçekleştirmeye çalışacaktı. Fakat “bu olmamalıydı”.[19] Yani bir Azerî’nin Karabağ’da genel valilik yapmasının önü alınmalıydı.

15 Mart tarihli başmakalenin konusu “Özgürlük, Birlik ve Ermenistan’ın Bağımsızlığı” adını taşıyordu. Bu yazıda, Türkiye’nin Doğu vilayetlerine dair Ermeni istek ve iddiaları dile getirilmiştir. 7–15 Şubat 1919 tarihlerinde, Erivan’da Türkiye Ermenileri Kongresi yapılmıştı. Bu kongrede alınan karara göre, “Batı Ermenileri”nin yeniden evlerine dönebilmelerini sağlayan bir plân kabul edilmişti. Kongre, İtilaf devletleri ile Ermenistan’a müracaat ederek, bu planın hayata geçirilmesine çalışacaktı. Üstelik yine bu kongrede, “Türk Ermenistanı”[20]nın bağımsızlık ilanında bulunarak, Transkafkasya Ermenistanı ile birleşme ve Ermenistan Parlamentosu’na üye sokma sürecine girmesi karar altına alınmıştı.[21] İşte 15 Mart tarihli yazının konusu, bu kongrenin aldığı kararlara dairdi. Yazıya göre, Paris Barış Konferansı’nın en ivedi bir şekilde çözmesi gereken sorunlardan birisi, işte bu meseleydi. “Altı Türk Vilayeti”[22]ni de kapsayan özgür ve bağımsız Ermenistan’ın, daha önce sözü edilen Milletler Cemiyeti tarafından idare edilmesi, Ermeni halkının ve Ermeni tarihinin isteğiydi.[23] Bu ifadedeki “eksiklik”, gazetenin bir sonraki sayısında düzeltilecek ve Ermenistan’ın “gerçekte” sadece yukarıda sayılan yerleri içermediği, ilave olarak Kilikya ve Rus Ermenistanı’nın Ermeni vilayetlerini de kapsadığı, editör tarafından özellikle ifade edilmiştir.[24] “Türk Ermenileri Kongresi” tarafından alınan bu karar, bütün Ermeni halkının bu ateşli rüyasına ulaşma yolunda, onlara kılavuzluk eden bir adım olacaktı. Üstelik yazara göre, İngiltere, Fransa, Amerika ve İtalya devletleri, bu konunun gerçekleştirilmesi için Ermenilere söz dahi vermişlerdi.[25] Sadece bu yazı bile, Ermenilerin büyük devletlerle bağlantısını açıkça ortaya koyuyordu.

Bu “uygun” ortamda, gazetenin bir sonraki nüshasının başlığı “Ermenistan’ın Yeniden Yaratılması” adını taşımaktadır. Editör yazısında, savaşın galibi olan İtilaf devletlerinin, Paris Barış Konferansı’nda Ermenistan’ın birlik ve bağımsızlığını ilân edeceklerine olan inancını açıkça ifade etmiştir. Hatta daha da ileri giderek, böyle bir yardımın olmaması halinde Ermenistan’ın yaşayamayacağını savunmuştur.[26] Bu ifadelerle, Ermenilerin ve İtilaf devletlerinin Paris Barış Konferansı’nda sergiledikleri politikaların aynı paralellikte olduğunu belirtmeye ayrıca gerek yoktur.

22 Mart tarihli Trans-Caucasian Post’un başyazısı, “Amerika ve Ermenistan”dır. Yazıda Ermenilerin Amerika’dan beklentileri, Amerika’nın Ermenilere bakış açısı ve bu durum karşısında Ermenilerin “şükran duyguları” şu şekilde ifade edilmekteydi: “Amerika’nın bütün kesimleri, Ermenistan’a büyük oranda yardımlarda bulundular. Şüphesiz ki, “doğunun güzel çiçeği Ermenistan”, sahibine iade edilmedikçe, bu yardımlar durmayacaktır... Sevgili ve asil misafirlerimiz, hoş geldiniz. Siz de hoş geldiniz güçlü ve soylu Amerika. Minnettar Ermenistan size selam ediyor!”[27]  Türkiye’nin ve özellikle her zaman “sığınılacak bir kale” olarak kabul ettikleri Rusya’nın yokluğunda Ermeniler, bu dönem dış politikalarının dayanak noktasını Amerika Birleşik Devletleri olarak tespit etmişlerdi. Ancak bilindiği üzere Amerika’nın bölgeyle ilgilenmesi tam anlamıyla mümkün olamayacak ve 1920 yılının sonundan itibaren, Ermenistan, kendisini yine Rusya’nın “emin” kollarına bırakacaktır.

Trans-Caucasian Post’un hiçbir nüshası yoktur ki, Türkiye’den bahsetmiş olmasın. Her sayısında Türkiye’den ya metin içerisinde bahsedilmiştir, ya da tamamen Türkiye’ye hasredilmiş yazılar mevcuttur. İşte bunlardan bir tanesi de 26 Mart 1919 tarihinde yayınlanan “Türkiye Entrikaları” adlı yazıdır. Bu yazı, diğerlerinde olduğu gibi sadece Türkiye’yi suçlama amaçlı kaleme alınmamıştır, içeriğinde Türkiye ve Türkler hakkında saldırılar, hakaretler, ağır ithamlar...  vardır.

İtilaf devletlerini “göreve” çağıran bu yazının önemli kısımları şu şekildedir: “Ermenistan’ın tüm kısımlarından dehşetli haberler alınıyor. Kana susamış Türkiye, yenildiğini hala kabul etmemiştir. Batıdaki politik değişikliklere güvenerek, mahvolmuş durumuna, dalaverelerle moral aramaktadır. O hem kendi memleketinde ve hem de Transkafkasya’da hala önemli stratejik noktaları elinde tutmaktadır. Azerbaycan Hanlarıyla birlikte Osmanlı İmparatorluğu’nun tatminsiz satrap ve cellatları, Transkafkasya’nın bütün Müslüman ahalisini silahlandırmakla meşguldürler ve yeni entrikalar yürütmektedirler. Eğer Türkiye’nin askerî hazırlıklarını ve Azerbaycan silahlı kuvvetlerinin faaliyetlerini dikkatli bir şekilde takip edersek, anlarız ki, ilk olarak Türk-Azerî çeteleri Türk Ermenistanı’ndan Rus Ermenistanı’nı ayırmak isteyecekler ve ikinci olarak da Ermenistan Cumhuriyeti’nin etrafını saracaklardır. Kars, Nahçıvan, Sürmeli, Karabağ, Ahıska, Ahalkelek, tüm Türk ve Azerî silahlı kuvvetlerinin, bölgedeki Müslüman ahaliyi kandırıp, Ermenistan arazisine ilerlemek için yoğunlaştıkları belli başlı stratejik noktalardır. Beş yıl devam eden Dünya Savaşı İtilaf devletlerinin zaferiyle sonuçlandıktan sonra, Transkafkasya tekrar, yeni bir kan dökmenin eşiğinde bulunmaktadır. Transkafkasya’nın siyasî ufkunun üzerinde kara bulutlar toplanıyor ve İtilaf devletleri onları dağıtmak istiyorlar. Bu bugün yapılmalıdır, yarın çok geç olacaktır.”[28]  Baştan sona saldırı ve hakaretlerle dolu olan bu yazı, içeriğinin tamamı ile büyük tutarsızlık ve dengesizlik örneği sergilemektedir. Öyle ki, bu yazının sadece tarihine dikkat edilmesi halinde dahi, Ermenilerin ne kadar “yaygara” yaptıklarının anlaşılması mümkündür. Ermeniler böyle yapmakla, İtilaf devletlerinin Türkiye üzerindeki baskılarını artırma amacı taşımışlardır. Oysa gazetenin bu nüshasının yayımlandığı tarihte, Osmanlı devleti Mondros Mütarekesi’nin ağır şartları altında zaten ezilmektedir ve onun bu şartlarda –istese bile- entrika çevirecek bir durumu  söz konusu değildir. Mütarekenin imzasından beş aylık bir süre geçmiştir ve İtilaf devletleri bu mütarekeye dayanarak, Türkiye’nin adeta her noktasını kendi kontrollerine almaya çalışmaktadırlar. Yine bu günler, Mustafa Kemal Paşa’nın memleketin kaderine el koymak için İstanbul’da bulunduğu ve Anadolu’da millî uyanışın bin bir güçlükle yavaş yavaş hayata geçtiği dönemlerdir. Dolayısıyla bu zor günlerde Türkiye’nin hala birtakım entrikalar peşinde koştuğunu ve Kafkasya’da hala ilhakçı bir politika güttüğünü iddia etmek, hayalcilikten öte tarihten habersizliğin, tarihi çarpıtmanın herhalde en güzel örneklerini teşkil etmektedir. Bu makale, Ermeni propagandasının boyutlarını da göstermektedir ve dolayısıyla gazetenin yayın politikasını en iyi ifade eden makalelerden birisidir.

Trans-Caucasian Post gazetesinin, ilk sayfasının başmakaleler dışındaki kısmında ve diğer sayfalarında, Ermenistan ile ilgili diğer güncel ve önemli görülen konular ele alınmıştır. İlk on nüshada bulunan yazılardan, yayın sırasıyla önemlileri şunlardır:

1. “Ermenistan’da Büyük Kıtlık” başlığı altında, Ermenistan Cumhuriyeti Parlamento Başkanı A. Sahakian imzasıyla, İngiltere, Amerika, Fransa ve İtalya devletleri parlamentolarına başvurularak, yardım istenmiştir. “Ermeniler ve Müttefikler” başlığıyla, Ermeniler ile İngilizler arasındaki yazışmalara ve özellikle Türk düşmanlığı ile bilinen Viscount Bryce’ın “The Treatment of Armenians in the Ottoman Empire 1915-16” adlı kitabından yapılan alıntılara yer ayrılmıştır. Bryce’ın bazı yazışmalarının tam metinleri yayımlanmıştır ki, bunlar özellikle Türk hükümetinin Ermeniler aleyhine takip ettiği iddia edilen politikalara aittir. “Birleşik Ermenistan Bağımsızlık Deklarasyonu” adıyla, Bogos Nubar’ın Paris’teki faaliyetlerine ve Kilikya’yı da kapsayan bir “Ermenistan”ın bağımsızlık ilanının yapıldığına dair bilgiler mevcuttur. “Armenia: Her Culture and Aspirations” adıyla birkaç nüsha devam edecek yazı dizisi, The New Armenia’nın editörü Arshag Mahdesian tarafından kaleme alınmıştır. Ayrıca İngiltere’deki genel seçimin partilere göre oy dağılım sonuçları da gazetenin içeriğinde mevcuttur.[29]

2. “Müttefik Kıtalarında Ermeniler” adlı yazı, İtilaf devletlerinin muhtelif askerî birliklerinde görev yapan Ermeniler hakkındadır. Amerika ve Kafkasya, Ermeni Başbakanının Tiflis’e varışı, The Daily Mirror gazetesinden naklen ABD Başkanı Wilson’ın Londra ziyareti ve Avam Kamarası’ndaki konuşması, Gürcü Parlamentosunun olağanüstü oturumu, Tiflis’te belediye seçimleri gibi konular da, gazetenin ikinci nüshasının önemli başlıklarındandır. Ermeni basınından kısmında, “Memleketimizdeki İngilizler” başlıklı yazıda, bölgedeki İngiliz kuvvetlerinin varlıklarının, Alman ve Türkler için taşıdığı anlam ifade edilmekte ve İngilizler selamlanarak, “Ermeni halkının geçmiş ve gelecekteki ümitleri, müttefiklerindedir. Arkadaşlarımızı karşılamaktan memnunuz!” ifadeleri mevcuttur. Rus basınında ise, “Zakavkazskoe Slovo” gazetesinden alıntı yapılarak, Paris Barış Konferansı’nda Transkafkasya ile ilgili gelişmeler ifade edilmiştir. Gazetenin ikinci nüshasının diğer ilginç bir yönü de, bu sayıdan itibaren gazetenin son sayfasında bol miktarda reklamın yayımlanmasıdır.[30]

3. “Ermenistan İçin Amerikan Gıda Yardımı” başlığı altında, Dr. James Boatin başkanlığındaki Amerikan Yakındoğu Yardım Komitesi’nin Karakilise, Gümrü ve Batum’da gıda kampları kurduğu, yine Fransız Albay Chardigny’nin Tiflis’te aynı misyonla bulunduğu ifade edilmektedir. “Literary Section” kısmında, Zeytun olaylarında ölen Mugurditch Beshiktashlian adlı bir Ermeni’nin Türkler hakkındaki “ölüm fermanı”nı anlatan uzunca bir mektubu yayınlanmıştır. “Azerbaidjan” kısmında, Azerbaycan Başbakanı Fethali Han Hoyski’nin İngiliz Generali Thomson’a hitaben yazdığı bir mektup yer almaktadır. “Kafkasya ve Milletleri” adıyla bu sayıda başlayan ve elde mevcut sayılarında devam eden yazı dizisinde, bölgenin coğrafî yapısından nüfus istatistiklerine ve bölgedeki önemli gelişmelere ait bilgiler mevcuttur. Gazetenin son sayfasında ise, Rus, Ermeni ve Azerîlerin sırasıyla Nashe Vremia, Mshak ve Sieverny Kavkas gazetelerinden bölgeyle ilgili alıntılar mevcuttur.[31]

4. İlk sayfada Paris Barış Konferansı’ndaki Ermeni Delegasyonu Başkanı Aharonian’ın konferans gündemine, Ermenistan Cumhuriyeti’nin bağımsızlık ilanının onaylanması için sunduğu bir bildiri bulunmaktadır. “Türkiye: Büyük Memurların Tutuklanması” adlı haber, İstanbul’da yayınlanan Tercüman-ı Hakikat gazetesindeki bir bilgiyi aktarmaktadır. Buna göre, 30 Ocak 1919’da İstanbul’daki önde gelen memurlardan 21 tanesi tutuklanmıştır ve daha başkalarının da tutuklanması beklenmektedir. “Constantinople” başlığı altında, İtilaf devletlerinin İstanbul’daki faaliyetleri anlatılmaktadır. “Karabağdaki Ermeni Ulusal Konseyi’nden Şuşa’daki İngiliz Misyonu’na” adı altında, Karabağ’daki Ermenilerin bölgede Azerbaycan otoritesini kabul etmedikleri ve bölgeye atanan valiyi tanımadıklarını dair adı geçen konseyin, durumu İngilizlere aktardıkları, onların da durumu İngiliz yüksek otoritelerine bildireceklerine dair haber yer almaktadır. “Literary Section”da ise, yine bir Ermeni’nin yazdığı hammasi bir şiir yer almaktadır. Rus, Ermeni ve Azerî basın özetleri kısmında, yerel gazeteler olan Tifliskiy Listok, Zakavkaskoie Slovo ve İskra gazetelerinin, bölgeyle ilgili haberlerinden iktibas yapıldığı anlaşılmaktadır.[32]

5. “Savaş Boyunca Ermeni Kayıpları” başlığı altında, Ermenilerin kendi bakış açılarından, savaş içerisinde uğradıkları kayıplar ifade edilmiştir. 18 Ocak 1919’da Paris Barış Konferansı’nın toplanması, “Tarihî Gün/Historic Day” adıyla verilmiştir. Birkaç sayı devam edecek bu dizinin ayrıntılarında, konferans müzakerelerinin gündemini bulmak dahi mümkündür. 7 Mart 1919 tarihli bu nüshada, önemli bir yazı dizisi daha yayınlanmaya başlanmıştır. “Rus İnkılabı’ndan Sonra Transkafkasya’daki Olayların Muhtasar İzahı” adıyla yayınlanmaya başlayan bu dizi, 1917 yılının başlangıcından, 1918 yılı sonuna kadar Kafkasya’da meydan gelen önemli olaylar üzerinde durmuştur. Özellikle Türkiye ile ilişkiler, Maverâ-yı Kafkasya ile Türkiye arasındaki Trabzon ve Batum Konferansları ve Antlaşmaları konuları ayrıntılı işlenmiştir. Bunlar yapılırken, bölgede gerçekleşen faaliyetler Ermeni ağzıyla ifade edildiğinden, sık sık “Türk Mezalimi” başlıklarını görmek de mümkündür. Gürcü basın özetlerinde ise, “Borba” gazetesinin 4 Mart tarihli nüshasından naklen, Paris Barış Konferansı’nda Bogos Nubar ve Aharonyan’ın, konferanstaki faaliyetleri hakkında bilgi verilmektedir.[33]

6. “Amerika ve Ermenistan” adlı yazı, Amerika’dan Ermenistan’a yapılan yardımlarla ilgilidir.  Memleket Haberleri kısmında, Gürcistan Meclisi’nin açılması ve Gürcistan ve Azerbaycan’da Ermeni mümessilleri konusu işlenmiştir. Gürcü ve Azerî basınından bölge ile ilgili önemli haberler, bu nüshada da mevcuttur. Diğer başlıklar, daha önce bahsedilen yazı dizilerinin devamı niteliğindedir.[34]

7. “Gürcistan’ın Ermeni Cumhuriyeti’ni Tanıması” adlı başlıkta, 21 Şubat 1919’da Gürcistan Dışişleri Bakanlığı’ndan Ermenistan Dışişleri Bakanlığı’na gönderilen bir yazıyla, Ermenistan devletinin tanındığı bildirilmiştir. Yazının altında Gürcü Dışişleri Bakanı Evgenii Gegeçkori’nin imzası vardır. “Barış Konferansı” yazısında, Paris Barış Konferansı” ile ilgili son gelişmeler verilmektedir. Yazı dizisi “Literary Section”da Lord Byron ve Ermeni Lisanı konusu işlenmiştir. Ermeni basını kısmında ise, “Zakavkaskoe Slovo” gazetesinden naklen, Dr. Sultanof’un Karabağ’a genel vali atanmasıyla ilgili Ermeni bakış açıları yansıtılmıştır[35].

8. “Kardinal Born’un Ermeni Bayrağını Kutsaması” başlığında, Londra Başpiskoposu’nun İstanbul ziyareti sırasında, Ermeni bayrağını kutsaması hakkında bilgiler sunulmaktadır. M. Venizelos ve Ermenistan konusunda, ise Rum ve Ermenilerin Türkiye üzerindeki ilgileri yine “saldırgan” bir üslupla ifade edilmektedir. 19 Mart 1919 tarihli bu nüshayı önemli kılan bir diğer önemli başlık ise, “Ermenileri İmha Etmek İçin Enver Paşa’nın Resmî Emri” adını taşımaktadır. Yazının altında 28 Şubat 1333 tarihi kayıtlıdır. Bilindiği gibi bu kayıt, sadece Ermeniler tarafından söylenen ve Enver Paşa’ya ait olduğu bildirilen bir iddiadan başka bir şey değildir. Ermenilerin bugün mezalim diye yaptıkları yaygaraların önemli bir kısmı da bu bilgiye dayandırılmaktadır ki, böyle bir belgenin varlığı ve taşıdığı anlam bilindiği gibi gerçeklerle ilgili değildir. “Dış Haberler”de Mezopotamya’daki bir sulama kanalının açılışından bahsedilmekte, “Memleket Haberleri”nde ise,  Gürcistan ve Karabağ hakkında bilgiler mevcuttur.“Türk-Alman Bakû Kuşatması” başlığında, Bakû’deki Ermeni Ulusal Konseyi Başkanı’nın imzasıyla konuya ait iki adet belge yayınlanmıştır ki, bu belgelerin içeriğinde, Ermenilerin Bakû’de yaptıklarını haklı çıkaracak ve İngilizlerle bağlantısını kuvvetlendirecek deliller mevcuttur.[36] Kaldı ki, o dönemde (Eylül 1918) Bakû’de Ermenilerle Rusların kurdukları idare, ulusal değil, Azerîlerin aleyhine gerçekleştirilmiş müstevli bir idaredir. Son sayfada ise, Rus basınından “Kavkaskoe Slovo” gazetesinin 14 Mart tarihli nüshasından, Kafkasya’daki gelişmelere ait bilgiler aktarılmış, Ermeni basınından ise, “Mahak” gazetesinden naklen, Ahısha, Nahçıvan ve Karabağ olaylarına yer verilmiştir[37].

9. “İngiliz Ordusundaki Gönüllüler” başlığı altında, adı geçen ordudaki Ermeni gönüllüler hakkında bilgi verilmektedir. Dış Haberler kısmında, Paris Barış Konferansı’ndaki Ermeni isteklerine genişçe yer ayrılmıştır. Haydarpaşa-Ankara arasındaki demiryollarının İngilizlerin kontrolü altında olduğu konusunda da önemli bilgiler mevcuttur. Bakû ve Ermeni basın özetlerine, bu nüshada da yer verilmiştir. Günlük olarak yayımlanan diğer yazı dizilerinin yanısıra, “İngiliz Parlamentosu’nun Açılışı” başlığında, parlamentonun açılışı sırasında Kralın nutku hakkında okuyuculara malumat sunulmaktadır.[38] İngilizlerin bölgeye dikkatlerini ve yardımlarını çekmek, gazetenin yayın amaçlarından olduğu için, İngiltere ile ilgili haberlere özellikle yer verilmiştir.

10. “Ermenistan’a İtalyan Komitesi” konusunda, İstanbul basınında alınan bir habere göre, Ermenistan için İtilaf devletlerinin bir komite oluşturdukları hakkındaki bilgiler sunulmuştur. Dış haberler konusunda İngiltere’ye dair bilgiler yoğunlukta olup, İngiliz Parlamentosu’nda Kralın yaptığı açılış konuşmasının devamı anlatılmıştır. “Memleket Haberleri” başlığı altında, Gürcistan’daki yeni kabine hakkında bilgi verilmiştir. Gazetenin son sayfasında, Prof. Edgar J. Banks tarafından kaleme alınan “Eski Ermenistan’da Yükseliş ve Düşüş” adlı makale yayımlanmıştır[39] ki, bu makalenin devamı, bir sonraki sayıda neşredilecektir.[40]

Mondros Mütarekesi sonrası İngilizlerin Batum ve Gürcistan ile olan bağlantıları dikkate alındığında, gazetenin neden Tiflis’te ve neden İngilizce olarak yayınlandığı konusunda birtakım ipuçları ortaya çıkmakta ve Ermenilerin İngiltere bağlantısı hakkında da çok önemli düşünceler çağrıştırmaktadır. Ermeniler böyle bir gazeteyi çıkarmakla Gürcistan topraklarındaki alakalarını belli etmek istemişlerdir. Ermeniler bilindiği gibi, 4 Haziran 1918 tarihli Batum Antlaşmaları sonucunda Ermenistan yaklaşık olarak 10000 km2’lik bir devletçik haline getirilmişti. Üstelik Ermenilerin sadece Türkiye ile değil, aynı zamanda Gürcistan ile de birtakım sınır problemleri mevcuttu.[41] İşte Trans-Caucasian Post gazetesinin İngilizce olarak Tiflis’te yayımlanması, Ermenilerin İngiltere’den beklentilerini açıkça ifade etmektedir. Üstelik İngiltere’nin Rusya’nın da yokluğunda, savaşın galibi ve diğer devletler üzerinde söz sahibi olduğu da düşünülürse, Ermenilerin beklentilerinin boyutları daha rahatça anlaşılabilir.

Ermenistan Cumhuriyeti’nin bağımsızlık ilanından sonraki gelişmeler gazetede yoğun olarak işlenmiş, Müttefik devletler ve özellikle İngiltere’nin Ermeniler lehine izlediği politikalar üzerinde ısrarla durulmuştur. Bunlar yapılırken de, Türk düşmanlığı ustalıkla işlenmiş, muhtelif nüshalarında “Türk Mezalimi” başlıklı haber ve yorumlar sıklıkla yayınlanmıştır. Bununla da yet inilmemiş, diğer haber ve yorumların içeriğinde de bu konu yer yer işlenmiştir. Gazetenin tamamında, Ermenilerin deyimiyle “Turkish Armenia” adını verdikleri Doğu Anadolu vilayetlerinde Türkiye’nin Ermenilere karşı çok sert ve acımasız bir şekilde davrandığı konusu üzerinde durulmuş, Türkiye’ye ağır eleştirilerde bulunulmuştur. Bu haliyle gazete tam bir propaganda amacı taşımaktadır. Gazetenin yayın politikası, bu yönüyle Ermeni meselesinin bugün gelmiş olduğu boyutla paralellik arz etmektedir. Zira Ermeniler, gerçekle hiç ilgili olmadığı halde, dünya kamuoyunu sözde soykırım iddialarıyla meşgul etmektedirler. Bu tutumları, yaşanmamış olayları yaşanmış gibi göstererek, dünya kamuoyunu aldatmaktan başka bir anlam taşımamaktadır. Ancak acı olan hadise, Türkiye’nin gerçeklerine inanmayan uygar dünyanın, (?) Ermenilerin yalanlarına rahatlıkla aldanabilmesidir. Bu da, dünyada bugün milletlerarası alanda uygulanan çifte standardın bir sonucudur. Gerçekler hiç de Ermenilerin iddia ettiği gibi değildir. Mahallî bir karakteri olan bu gazetenin incelenmesi dahi, Ermenilerin gerçek olduğunu söyledikleri hadiselerin, aslında bir iddiadan başka bir şey olmadığını açıkça göstermektedir.

 


 

[1] Bu çalışma, Trans-Caucasian Post gazetesinin elde mevcut ilk 10 sayısının incelenmesinden oluşmaktadır. Bu aşamada, gazete fotokopilerini Amerika Birleşik Devletleri’nden getirerek, kullanmama ve dolayısıyla böyle bir çalışmanın ortaya çıkmasına imkân sağlayan değerli meslektaşım ve arkadaşım Dr. Deniz Bilgen’e teşekkür etmek, benim için bir borç ve mutluluk olacaktır.
[2] Maverâ-yı Kafkasya, tarih literatüründe farklı şekillerde ifade edilen bir bölgedir. Kafkas dağlarının güneyi için kullanılan bu tabirin Türkçe versiyonları arasında, Cenubî Kafkasya, Güney Kafkasya, Kafkas-ötesi, Kafkas-berisi, Kafkas-ardı gibi ibareler vardır. Batılıların Transkafkasya adını verdikleri bölge, Ruslar tarafından Zakafkasya olarak adlandırılmaktadır. Farklı tabirler kullanılsa da, aslında kasdelilen bölge Kafkasya’nın güneyinden başka bir yer değildir. Bu terimler sadece ülkelerin coğrafî konumlarına göre farklılık arzetmektedir. Türkiye’ye göre Kafkasya’nın güneyi Kafkas-berisi, Rusya’ya göre ise Kafkas-ötesidir. Bugün Azerbaycan, Gürcistan ve Ermenistan devletlerin kapladığı bu alan, Türk Tarih Literatüründe daha çok Mavera-yı Kafkasya olarak geçmektedir (Enis Şahin, Türkiye ve Maverâ-yı Kafkasya İlişkileri İçerisinde Trabzon ve Batum Konferansları ve Antlaşmaları (1917-1918), Erzurum, 1996 (Basılmamış Doktora Tezi), s. 25-26.
[3] The Trans-Caucasian Post, 21 February 1919, No. 1.
[4] Gazetenin başlık altı yazısı üçüncü nüsha dahil “semi-weekly newspaper” şeklindeyken, dördüncü nüshadan itibaren “bi-weekly newspaper” olarak yayınlanmıştır ( 28 February 1919, No. 3, s. 1 ve 4 March 1919, No. 4, s. 1).
[5] The Trans-Caucasian Post, 25  February 1919, No. 2, s. 4.
[6] The Trans-Caucasian Post, 25 February 1919, No. 2, s. 1.
[7] The Trans-Caucasian Post, 21 February 1919, No. 1, s. 4.
[8] The Trans-Caucasian Post, 25 February 1919, No. 2, s. 1.
[9] The Trans-Caucasian Post, 21 February 1919, No. 1, s. 1.
[10] Kamuran Gürün, Ermeni Dosyası, Ankara, 1985, ss. 39, 73–79.
[11] Ahmed Rüstem Bey, Cihan Harbi ve Türk Ermeni Meselesi, Türkçesi: Cengiz Aydın, İstanbul, 2001, s. 70.
[12] The Trans-Caucasian Post, 21 February 1919, No. 1, s. 1.
[13] The Trans-Caucasian Post, 25 February 1919, No. 2, s. 1.
[14]Transkafkasya Cumhuriyetleri terimiyle, Gürcistan, Azerbaycan ve Ermenistan devletleri kastedilmektedir. Bu devletler, Transkafkasya Seymi’nin 26 Mayıs tarihinde dağılmasından sonra, sırasıyla 26, 28 ve 30 Mayıs 1918 tarihlerinde kurulmuştu. Gazeteye göre, 11 Mayıs 1918 tarihinde bağımsızlık ilanında bulunan Kuzey Kafkasya Cumhuriyeti de bu devletler arasındaydı (Bu konuda ayrıntılı bilgi için bkz. Şahin, Trabzon ve Batum Konferansları, s. 494 vd).
[15] The Trans-Caucasian Post, 28 February 1919, No. 3, s. 1.
[16] Türkiye’nin 1918 yazında Kafkasya’da gerçekleştirdiği askerî harekât kastedilmektedir.
[17] The Trans-Caucasian Post, 4 March 1919, No. 4, s. 1.
[18] The Trans-Caucasian Post, 7 March 1919, No. 5, s. 1.
[19] The Trans-Caucasian Post, 11 March 1919, No. 6, s. 1.
[20]  “Türk Ermenistanı” tabiri, Rusya’nın I. Dünya Savaşı içerisinde Kafkas cephesinde Türkiye’den işgal ettiği Türk topraklarını ifade eden bir ibare olup, Batılılar ve daha çok Ruslar tarafından kullanılmıştır. Bununla ifade edilmek istenen yerler, Erzurum, Erzincan, Muş, Van ve Bitlis vilayet ve sancaklarıyla, bunların oluşturduğu hattın doğusunda Rusya sınırına kadar devam eden bölge idi. Trabzon ve doğusundaki sahil kısmı da bu dönemde Rus işgaline uğradığı olduğu halde, “Türk Ermenistanı” daha çok yukarıda sayılan topraklar için kullanılıyordu. Mondros Mütarekesi’nin imzalanmasından sonra ise, askerî gelişmelerin de sonucu olarak, bu tabirin kastettiği alan daha da genişletilecek ve mezkur deyim yukarıdaki arazilerin yanısıra, Elazığ, Sivas, Diyarbakır ve hatta Kilikya adı verilen Adana ve civarını da kapsayacaktır. Öyle ki, Osmanlı literatürüne göre, Erzurum, Sivas, Bitlis, Van, Elazığ ve Diyarbakır vilayetlerinin oluşturduğu sahaya Vilâyât-ı Şarkıye veya Vilâyât-ı Sitte (Altı Vilayet) adı verilirken, Batılı, Rusça ve Ermenice kaynaklarda “Six Armenian Vilayets” adı geçiyordu. Bu durum Ermenilerin tarihî hülyaları olan “Büyük Ermenistan”a ulaşma arzularını gösterdiği gibi, onların Batılı devletlerin ve Rusya’nın desteğini aldığı anlamına da geliyordu (Şahin, Trabzon ve Batum Konferansları, s. 104n).
[21] The Trans-Caucasian Post, 7 March 1919, No. 5, s. 1–2.
[22] O yıllardaki Osmanlı idarî bölünüşüne göre, Erzurum, Sivas, Van, Bitlis, Elazığ ve Diyarbakır vilayetleridir. Ancak Ermenilerin iddialarının aksine, bölgenin demografik yapısı Türkiye’nin lehine bir durum arz etmektedir. Nitekim güvenilirliği ispatlanmış olan Osmanlı resmî sayımına göre, 1914’de ülkenin toplam nüfusu 18.520.016 iken, Ermeni nüfusu 1.294.851 idi ve bu oran yüzdelik olarak  % 6.9 idi (Öke, Ermeni Meselesi, s. 132, dn. 8). Yine 1914 Resmî İstatistiki’ne göre, altı vilayetteki Türk ve Ermeni nüfus dağılımı, Ermeni iddialarının aksine şu şekildeydi: Sivas Vilayeti 939.735 Türk, 147.099 Ermeni, Erzurum Vilayeti 673.497 Türk, 124.377 Ermeni, Elazığ Vilayeti 446.379 Türk, 79.821 Ermeni, Bitlis Vilayeti 309.999 Türk, 117.492 Ermeni, Diyarbakır Vilayeti 496.101 Türk, 75.850 Ermeni, Van Vilayeti 179.380 Türk, 67.792 Ermeni (Türk Tarih Kurumu, Tevfik Bıyıklıoğlu Arşivi, No. 5).
[23] The Trans-Caucasian Post, 15 March 1919, No. 7, s. 1.
[24] The Trans-Caucasian Post, 19 March 1919, No. 8, s. 1.
[25] The Trans-Caucasian Post, 15 March 1919, No. 7, s. 1.
[26] The Trans-Caucasian Post, 19 March 1919, No. 8, s. 1.
[27] The Trans-Caucasian Post, 22 March 1919, No. 9, s. 1.
[28] The Trans-Caucasian Post, 26 March 1919, No. 10, s. 1.
[29] The Trans-Caucasian Post, 21 February 1919, No. 1, s. 1-4.
[30] The Trans-Caucasian Post, 25 February 1919, No. 2, s. 1-4.
[31] The Trans-Caucasian Post, 28 February 1919, No. 3, s. 1–4.
[32] The Trans-Caucasian Post, 4 March 1919, No. 4, s. 1–4.
[33] The Trans-Caucasian Post, 7 March 1919, No. 5, s. 1–4.
[34] The Trans-Caucasian Post, 11 March 1919, No. 6, s. 1–4.
[35] The Trans-Caucasian Post, 15 March 1919, No. 7, s. 1–4.
[36] The Trans-Caucasian Post, 19 March 1919, No. 8, s. 1–4.
[37] The Trans-Caucasian Post, 19 March 1919, No. 8, s. 4.
[38] The Trans-Caucasian Post, 22 March 1919, No. 9, s. 1–4.
[39] The Trans-Caucasian Post, 26 March 1919, No. 10, s. 1–4.
[40] The Trans-Caucasian Post, 29 March 1919, No. 11, s. 4.
[41] Şahin, Trabzon ve Batum Konferansları, s. 612.

 ----------------------
* Sakarya Üniversitesi, Fen – Edebiyat Fakültesi, Tarih Bölümü, Türkiye Cumhuriyeti Tarihi Anabilimdalı Öğretim Üyesi ve Atatürk İlkeleri ve İnkılap Tarihi Araştırma ve Uygulama Merkezi Müdürü -
- ERMENİ ARAŞTIRMALARI, Sayı 6, Yaz 2002
            Tavsiye Et

   «  Geri
Yorumlar