Suren AYVAZYAN. Moskova: Kron Press Yayýnevi, 2000, 656 sayfa. Yayýn Dili: Rusça.
ISBN 5-232-01223-1
1877–1878 Osmanlý-Rus savaþý Ayastefanos Anlaþmasý ile sona ermiþ ve Antlaþmanýn 16. maddesi ile Ermeni sorunu uluslararasý gündeme taþýnmýþtýr. Ermeni sorununun uluslararasý gündeme taþýnmasý ve desteklenmesi XX. yüzyýlýn baþlarýna kadar Çarlýk Rusya’sý daha sonra ise Sovyet Rusya’sý tarafýndan kesintisiz olarak hayata geçirilmiþtir.
Bazý araþtýrmacýlar Sovyetler Birliði zamaný Ermeni propagandasýnýn 1965’den itibaren baþladýðýný ifade etmektedir. Ancak Haziran 1945’de Eçmiadzin’de yeni Ermeni Katogikosu seçilmesi nedeniyle dünya Ermenileri temsilcilerinin Eçmiadzin’e toplanmasý ve alýnan bir kararla Kars ve Ardahan’ýn Sovyetler Birliði tarafýndan ilhak edilmesi gerektiði ve Stalin’in boðazlar üzerinde talebini göz önünde bulundurulduðunda Sovyet Rusya’nýn Ermeni meselesine ilgisinin hiç bir zaman azalmadýðý görülür. Moskova’nýn izni olmadan 1965’de Erivan sokaklarýnda sözde Ermeni soykýrýmýnýn 50. yýlý anma törenleri düzenlenemezdi. Bu tarihten itibaren Rus ve Ermeni tarihçilerinin Ermeni meselesine ilgisi artmýþ Rus ve Ermeni dilinde çok sayýda makaleler yayýnlanmýþ kitaplar basýlmýþtýr.
Sovyetler Birliði’nin çökmesinden sonra Rusya Federasyonu’nda Türkiye karþýtý Ermeni propagandasýnýn arttýðý görülür. Zira Rusya’da yaþayan Ermeni diasporasý Sovyetler sonrasý Rusya’da siyasi ve ekonomik açýdan geniþ faaliyet alanýna sahip olmuþtur. Nitekim, sözde Ermeni soykýrýmýnýn Rusya tarafýndan tanýnmasý için Rusya Devlet Dumasý milletvekili Liberal Demokrat Parti üyesi Aleksey Mitrofonov’un 1995’de hazýrladýðý “Ermeni Halký Soykýrýmýnýn Kýnanmasý Hakkýnda” bildiriyi kabul etmesi, Rusya’da Ermeni diasporasýnýn faaliyetlerinin sonucudur.
Bu baðlamda Ermeni tarihçisi Ayvazyan’ýn “Rusya Tarihi: Ermeni Ýzi” adlý kitabý dikkat çekmektedir. Kitap Rusya Federasyonu ve eski Sovyetler birliði mekanýnda yaþayan Rusça konuþan topluluklar için propaganda aracý olarak yazýlmýþtýr. Kitabýn ana hattý, Ermenilerin kâdim bir ulus olduklarý, dünya medeniyetinin-yazýnýn, astroloji ve maden kültürünün Ermeniler tarafýndan keþfedildiði, Ermenilerin MÖ XVII-XIX. yüzyýllarda Sibirya’dan Orta Doðuya kadar olan bölgelerde yaþadýklarý ve daha sonra bu bölgeye yerleþen halklarýn tarih ve kültüründe silinmez izler býraktýðý tezlerden ibarettir.
Ayvazyan, büyük bir gayretle hayatýnýn 40 yýlýný harcayarak Ermenilerin ve Ruslarýn ayný millet olduklarýný kanýtlamaya çalýþtýðýný ifade etmektedir. Kitapta ileri sürülen iddiaya göre bakýr ve demir Ermeniler tarafýndan keþfedilmiþ, Ermeni tüccarlar tarafýndan Avrupa ve Orta Doðuya taþýnmýþtýr.
Ayvazyan, kitabýnda Ermenistan haritasýný çizerken Kiev Rusya’sýnýn Ermeniler tarafýndan IX. yüzyýlda kurulduðu tezini savunmaktadýr. Yazar Ermeni tarihinin baþlangýcýný Ermenilerin atasý Hayk’ýn MÖ. 2107’de Van’ýn güney-doðusunda Asur Çarý Bela’yý maðlup etmesinden almakta ve 1893’te kendilerinin “4000” yýllýk tarihinin olduðunu ifade etmektedir.
Ayvazyan, XIX. yüzyýlýn sonlarýnda Ermeni meselesinin uluslararasý gündeme taþýnmasýnda (1877–1878 Osmanlý Rus savaþý sonucu imzalanmýþ Ayastefanos Anlaþmasýnýn 16. maddesi) Ermeni halkýnýn Ruslara minnettar olduklarýný, bu zamandan itibaren Ermenilerin büyük bir baðýmsýzlýk mücadelesi baþlattýklarýný ve bu mücadelenin önderliðini Hýnçak (Çan), Taþnaksutyun (Birlik), Ramgavar (Emekçi) partilerinin yaptýðýný vurgulamýþtýr.
Yazarýn iddiasýna göre, Osmanlý Ýmparatorluðu 1887’de nüfus sayýmý yaptýðý zaman Ýmparatorluk içerisinde 12,5 milyon Ermeni olduðunu ancak bu sayýnýn 2,5 milyon olarak gösterildiðini, ayný tarihte Osmanlý Türklerinin toplam nüfusunun ise 5 milyondan fazla olmadýðýný ifade etmiþtir.
Yazar, sözde Ermeni soykýrýmýndan geniþ bir þekilde bahsederek 15 milyon (!) Ermeninin Osmanlý tarafýndan katledildiðini kanýtlamaya çalýþmýþtýr. Ermeni soykýrým literatüründe birbirinden farklý rakamlar gösterilmektedir, ancak hiçbir tarihçi 15 milyon Ermeninin sözde soykýrýma uðradýðýný söylemeye cesaret etmemiþtir. Ayvazyan ise Osmanlýda demografik durumu kökünden deðiþtirerek, Ermeni tezlerini savunan en radikal tarihçilerin bile kabul görmediði 15 milyon rakamýný ileri sürmektedir. Özellikle sözde soykýrým konusunda duygusal davranarak propaganda yapmaya çalýþmýþtýr. Örneðin, Türklerin “barbarlýðý!” ve “vahþiliði!” konusunda geniþ bilgi vermeye çalýþmýþtýr.
Yazar, daha sonra çok ilginç bir iddiada bulunmaktadýr. Bolþevik ordusunun 1920’de Kafkasya’yý iþgal etmesinden sonra Rus-Osmanlý iliþkilerine deðinerek Sovyet Rusya’nýn Ermenilerin milli davasýna ihanet ettiðini, Türkiye’nin doðusunun Ruslar tarafýndan Türklere býrakýldýðýný ifade etmiþtir. 1918–1920 Ermenistan cumhuriyetinin kurulmasýna da deðinen Ayvazyan bunun Ermenilerin son bin yýllýk tarihinin en þerefli sayfasý olduðunu, baðýmsýz bir Ermenistan devletinin kurulmasýnýn Ermenilerin bin yýllýk mücadelesi sonucu ortaya çýktýðýný vurgulamýþtýr. 1918-1920’de Ermenistan-Osmanlý arasýnda yaþanan savaþta Avrupa, Amerika ve Sovyet Rusya’sý tarafýndan Ermenilerin kendi kaderlerine terk edildiðini anlatmýþtýr.
Ayvazyan daha sonra ise Ermenistan’ýn Sovyet Rusya’sý tarafýndan iþgal edildiðini, baþta Stalin olmak üzere Bolþevikler tarafýndan “Doðu Ermenistan” topraklarýnda Azerbaycan Cumhuriyetinin kurulduðunu ve daha ileri giderek Ermenilere ait!? Bakü petrollerini de Azerbaycan Türklerine verdiklerini yazmýþtýr.
Yazar daha sonra 1921–1945 yýllarý arasýnda Ermenistan’ýn siyasi-sosyal ve kültürel tarihini incelemiþ, ülkenin Stalin despotizmi ile yönetildiðini, 1980–1990 yýllarý arasýnda ise Ermenistan’da yaþanan siyasi geliþmeler ve Ermeni halkýnýn baðýmsýzlýk yolunda verdiði mücadeleyi anlatmýþtýr.
Kitabýn son bölümünde ise 1995–1997 yýllarýnda Ermenistan Cumhuriyetinin yaþadýðý siyasi ve ekonomik sorunlar hakkýnda bilgi verilmiþ ve çýkýþ yollarý aranmýþtýr.
Ayvazyan’ýn kitabý, bilimsel bir çalýþmadan çok propaganda aracý olarak yazýlmýþtýr. Kitapta her ne kadar tarihsel açýdan inandýrýcý olmayan bilgiler verilse de Ermeni bilim adamlarý ve tarihçilerinin Türkiye ve Türkler hakkýnda düþünceleri ve iddialarýný öðrenmek bakýmýndan ilginç bir kaynaktýr.
|