Eduard OGANÝSYAN. Münhen-Moskova, Feniks Yayýnevi, 1991, 2 Citte, Toplam 700 say.
ISBN 5-86238-003-5.
1960’lý yýllardan sonra Ermeni bilim adamlarý, Osmanlý tarihi üzerine ciddi araþtýrmalar yapmaya baþlamýþtýr. Tarihçiler, genellikle Osmanlý tarihinin XIX. yüzyýlýn sonu XX. yüzyýlýn baþlarýndaki dönemde ortaya çýkan Ermeni Meselesi, Ermeni siyasi partileri, dernek ve komitelerin faaliyetlerini ve konuyla ilgili Osmanlýnýn izlediði politikayý mercek altýna almýþlardýr. Ermeni araþtýrmacýlar özellikle, Birinci Dünya Savaþýnda Osmanlý coðrafyasýnda yaþayan Ermenilerin, Kafkasya cephesinde ve cephe arkasýnda Rus ordularý ile iþbirliði yapan ve bu nedenle tehcir edilen Ermeniler üzerinde araþtýrmalar yapmaktaydý.
Bu araþtýrmacýlardan biri de Eduard Oganisyan’dýr. Kitabýn deðerlendirmesine geçmeden önce Eduard Oganisyan’ýn tanýtýlmasýnda yarar vardýr. Oganisyan, Almanya’nýn Munhen kentinde faaliyet gösteren “Ermeni Sorunlarý Araþtýrmalarý Enstitüsü” Baþkanýdýr. Oganisyan, Taþnaksutyun Partisinin üyesidir ve kendisini açýkça Türk düþmanlýðý kimliðinde tanýtmaktadýr.
Oganisyan’ýn, 1991’de Moskova’da basýlmýþ “Yüzyýllýk Mücadele” adlý kitabýnda XIX. yüzyýlýn sonlarýndan 1990’lý yýllarýn baþlarýna kadar Taþnaksutyun Partisinin Ermeni siyasi hayatýnda oynadýðý rol hakkýnda geniþ bilgi verilmektedir. Kitap 2 ciltten ve 700 sayfadan oluþmuþ ve 8 alt baþlýða bölünmüþtür. Oganisyan, Taþnaksutyun Partisi, Ermeni komite ve derneklerin kurulmasý, devlete karsý izledikleri politikayý Birinci Dünya Savaþý sonuna kadar incelemiþtir. Bu dönemde Osmanlýda yaþanan geliþmelere açýklýk getirmeye çalýþmýþ, olaylarý kendi açýsýndan deðerlendirmiþtir. Taþnaksutyun Partisinin iki yýllýk iktidarý (1918–1920) sonrasý Ermenistan’ýn Bolþevik ordusu tarafýndan iþgal edilmesi ve Taþnaksutyun Partisinin Avrupa ve Amerika’da Türkiye aleyhine yaptýðý propaganda faaliyetleri konusunda bilgi vermektedir. Oganisyan, “Þark Meselesi”nin bir boyutu olan “Ermeni Meselesi” ile ilgili olarak tarihi süreçte geliþen olaylar ýþýðýnda bazý iddialarda bulunmuþtur.
Oganisyan, Birinci Dünya Savaþýndan önce ve sonra Avrupa ve Amerika’ya göç eden Ermenileri siyasi ve kültürel baðlamda Taþnaksutyun Partisinin örgütlediðini ifade ederek, Ermeni kimlik bilincinin ve milli deðerlerinin korunmasýnda, Ermenilerin devrim ruhunun ve sözde soykýrým konusunda Ermeni toplumunun bilgilendirilmesinde Taþnak ideolojisinin büyük önemi olduðunu kaydetmiþtir.
Taþnaksutyun Partisinin Avrupa ve Amerika’da Ermeni kolonileri üzerinde kontrol saðlayabilmelerinde en önemli etkenlerden biri de 1920’de Bolþevik Ordusunun Ermenistan’ý iþgal etmesinden sonra iktidarda olan Taþnaksutyun Partisi üyelerinin yurtdýþýna gitmeleri ve burada yeniden örgütlenme sürecinin baþlamasýyla ilgilidir.
Oganisyan da bir çok Ermeni yazarlar gibi klasik üslup kullanarak Ermenistan’ýn Türkler tarafýndan Batý ve Doðu Ermenistan olarak ikiye bölündüðünü ifade etmiþ ve XIX. yüzyýlýn sonlarýndan baþlayarak Osmanlýda ortaya çýkan Ermeni Meselesi ile ilgili bilgi vermiþtir.
Oganisyan, diaspora Ermenilerinin psikolojik durumunu deðerlendirirken bir Ermeni çocuðunun Ermeni Meselesi ile görüþlerinin oluþmasý aþamalarýný þöyle ifade etmiþtir. “Yurtdýþýnda yaþayan bir Ermeni çocuðunun arkadaþý cumartesi ve pazar günleri beþ günlük okul sýkýntýsýndan kurtulmak için futbol oynayýp veya kumsalda dinlenirken, o cumartesi okuluna giderek Ermenice öðrenmeli, Ermeni edebiyatý ve tarihini okumalý, þiirler ezberlemelidir. 9-10 yaþlarýnda bir Ermeni çocuðu kendi tarihini iyice öðrenmiþtir, o dedelerinin Türkler tarafýndan “soykýrýma” maruz kaldýðýný bilerek Türklerden nefret ediyor, onun arkadaþlarý daha çocukluk dünyasýndayken o artýk büyümüþtür ve düþmanýný tanýyor”.[1] Oganisyan, bu þartlar altýnda büyüyen bir Ermeni gencinin adalet istemesinin normal olduðunu, siyasi görüþlerinde deðiþiklik olduðunu ve daha çok sosyalist ideolojisini benimsediklerini de vurgulamaktadýr.[2] Oganisyan’a göre 1960’lý yýllara kadar Avrupa kamuoyunun soykýrým konusunda bilgilendirilmesinde sosyalist partilerin büyük rolü olmuþtur.
Oganisyan, terörün Ermeni Meselesinin gündemde tutulmasýna yardýmcý olduðunu ifade ederek örnekler vermiþtir. Üyelerinin büyük bir çoðunluðu yabancýlardan oluþan “Ermeni Halký Haklarýnýn Savunma Komitesi” baþta Fransýz Bakan Francheske, Yunan Bakan Papademilis ve tanýnmýþ bir çok Profesörler olmakla 1981’de Münhen’de düzenledikleri konferansa Ýspanya’da bir gazetenin Genel Yayýn Yönetmeni Yardýmcýsý olan ve Ermeni terörü sonucundan kütürüm kalan Gureran’ýn katýlmasý ve Ermeni Halký Haklarýnýn Savunma Komitesi’nin 19. üyesi olmasýný silahlý mücadelenin baþarýsý olarak göstermeye çalýþmýþtýr.
Oganisyan, sözde soykýrým konusunda Ermeni propagandasýnýn temel unsurunun medya ve uluslararasý insan haklarý teþkilatlarý, sivil kurum ve kuruluþlarý olduðunu kaydetmektedir. Ermeni soykýrýmý propagandasýnýn her hangi bir araçla yapýlýrsa yapýlsýn, doðru olduðu tezini savunmaktadýr. Yazara göre terör devlet düzeni sistemini ve kamuoyu düzeninin bozulmasýnda en etkili bir eylem olmakla birlikte her hangi bir ideolojinin propagandasýnýn yapýlmasýnda etkili olmaktadýr.
Kitabýn son bölümlerinde Azerbaycan ve Ermenistan arasýnda yaþanan Daðlýk Karabað konusuna deðinilmiþ, Ermenilerin bölücülük faaliyetleri, Ermeni silahlý birleþmelerinin Daðlýk Karabað’da Azerbaycan Türklerine karþý yaptýklarý katliamlar baðýmsýzlýk mücadelesi gibi deðerlendirilmiþtir. Oganisyan’ýn bu kitabý XIX. yüzyýlýn sonlarýndan XX. yüzyýlýn sonlarýna kadar Taþnaksutyun Partisi faaliyeti, Ermeni diasporasýnýn Avrupa ve Amerika’da örgütlenme süreci, Türkiye ve Azerbaycan aleyhine yaptýklarý propagandalarý anlamak bakýmýndan ilgi çekicidir.
[1] Oganisyan, Vek Borbý..., s. 451.
[2] Oganisyan, Vek Borbý..., s. 451-452.
|